Johann Wolfgang Von Goethe – Goethe Der ki… Alıntılar

kitap_1502021196-300x200 Johann Wolfgang Von Goethe - Goethe Der ki...   Alıntılar

Müziği, zevk almak yoluyla olmaktan çok, düşünce yoluyla yani genel olarak tanırım.

————————————

Yalın güzeli, güzelden anlayan değerlendirir,

Süslü ise yığına seslenir.

————————————

Hayatın sonuyla başını birleştirebilen insan, en mutlu insandır.

————————————

İnsan özgür olmak için kendine hakim olmayı bilmelidir.

————————————

İnsanın ruhu suya benzer su gibi

Gökten iner

Göğe çıkar,

Sonra gene yere

İnmesi gerek

Ebediyen değişerek. Gesang der Geister über den Wassern

————————————

Müslümanların, eğitimlerine hangi öğretilerle başladıkları son derece ilginçtir. Dinde temel olarak gençlerini şu inanca bağlıyorlar: Her şeye yön veren Allah’ın daha ezelden nasip ettiğinden başka bir şey gelmez insanın başına. Ve işte bu inançla bütün bir ömür için donaulmış, rahatlamış oluyorlar ve başka şeylere pek ihtiyaçları kalmıyor.

Gesprâche mit Eckermann

————————————

Matematikçiler tuhaf adamlar! Başardıkları büyük şey sayesinde kendilerini evrensel bir lonca sayıyorlar ve kendi çevrelerine uymayan, organlarının işlem yapamayacağı hiçbir şeyi kabul etmek istemiyorlar.

Max. und Ref 1277

————————————

Cahiller, bilenler tarafından bin yıl önce cevaplandırılmış olan şeyleri sorarlar.

————————————

Sorunlar

Acelikle düzelmez.

————————————

Karşi gelip tartışanlar bir ara şunu düşünmeli: Her dil herkes için ‘anlaşılır’ değildir.

————————————

Ne kadar çok ana baba çocukların selametini bilmiyor ve onların en açık duygularına karşi sağır!

————————————

Kelimelerin söyleyemediği şeyi, bırak susmakla söyliyeyim.

————————————

En iyisi, size bir sır vereyim;

Önce kendi aynanıza bakın!

————————————

İnsanın en iyi yardımı, kendi kendisine yaptigı yardimdir.

————————————

Tökezleyerek de epey yol alınır, yeter ki düşüp kalmasın insan.

————————————

Hep şunu gördüm ki, ikaz edici belirtilere hiçbir insan önem vermiyor; dikkader genellikle hoş görünen ve bir şeyler vaat edenlere yöneliyor ve yalnız onlara inanç, canlılığını koruyor.

Wahiverwandischaften I, 18

————————————

Bir başkasıyla, bildiğimi sandığım bir şey hakkında konuştum! hemen onu daha iyi bildiğini sanıyor ve ben de hep kendi bilgimle kendi içime geri dönmek zorunda kalıyorum.

Max. und Refi, 595

————————————

Çeviride, çevrilmesi imkânsızın sınırına kadar dayanmalı; işte ancak o zaman bir yabancı milletin ve yabancı dilin farkına varılmış olur.

Max. und Ref. 1056

————————————

Çeviride ne olursa olsun yabancı dille doğrudan doğruya savaşa girmeye kalkmamalı. Çevirilemeze kadar dayanıp bunun karşısında saygı duymalı, çünkü her bir dilin değeri ve karakteri işte oradadır.

————————————

Bıktırmakla hiçbir şey kazanılmaz.

————————————

Fizik yapımız, toplum hayatımız, geleneklerimiz, alışkanlıkla, dünya bilgeliği, felsefe, din ve hayatta bazı tesadüfler, her şey, her şey bize fedâkârlıkta bulunmamız gereğini haykırıyor. ”

Dichtung und Wahrheit IV 16

————————————

Bir millet, kendi edebiyati olduğu sürece hüküm verebilir ve cağdaş dünyayı olduğu gibi geçmişi de anlar.

————————————

Bu nedenle denir ki yabancı bir milletin bütün durumu göz önünde tutulmadan onun edebiyatını ne anlamak ne de hissetmek mümkündür.

Hotzig’e, 11.11.1829

————————————

Şair ruhun yarattığı şey, gene bir ruh tarafından algılanmalıdır. Soguk bir analiz, şiiri harap eder ve gerçeği ortaya çıkarmaz. Hiçbir şeye yaramayan ve yalnızca rahatsız eden cam kırıkları kalır meydanda.

Luden, 19.8.1806

————————————

Bir yıkıcı eleştiri var, bir de verimli eleştiri. Birincisi çok kolaydır, çünkü ne kadar sınırlı olursa olsun, kafasında herhangi bir ölçü, herhangi bir örnek kurup sonra da cesaretle önündeki kitabın buna uymadığına, bu yüzden işe yaramayacağına inandırmak yetiyor; böylece de sanatçıya karşı her türlü sorumluluktan kurtulunmuş oluyor. Verimli eleştiri epeyce daha güç. Onun soruları şöyle: Yazar ne yapmak istemiş? Bu plan akıllı ve anlaşılır bir şey mi? Onu uygulamayı ne kadar başarabilmiş? Bu sorular anlayışlı ve sevgiyle cevaplandırılınca yazara yardım etmiş oluruz; o da sonraki çalışmalarında şüphesiz ilerlemeler kaydeder ve eleştirimize karşı yükselir.

İnceleyin:  Sen Cisminle Değil, Ruhunla İnsansın"

Sehriften zur Literatur. Teilnahme Goethes an Manzoni 11 conte di Car magnola noch einmal

————————————

Bizden en çok istenen şey, kendimizi yetiştirmemizdir. Kötü örneklerle yanlış yetiştirmekten korkmasak, nasıl yetişeceğimiz önemsiz bir şey olurdu.

————————————

Uyarı ve azarlamayla, ahlâkçılık ve vaızla, kötü sonuçlardan korkutarak, cezalarla tehdit ederek bazı insanları kötülükten uzak tutmak mümkündür. Ama eğer çocukların ve yetişkinlerin kendileri hakkında düşünmeleri sağlanırsa, onlarda çok daha yüksek bir kültür yerleştirilmiş olur.

****

Kartal havada havaya, zirvelerde zirvelere alışır, Vergleichende Anatomie IV

————————————

Sabretmeye alıştıysan, inan bana, çok şey yapmışsın.

————————————

Pek çokları araçlarla amacı birbirine karıştırıyorlar, amacı göz önünde tutmaksızın araçlardan zevk alır oluyorlar.

————————————

Atalar sözüdür: Kendi ocağın, Terbiyeli karın: Bunlar altınlara, incilere bedeldir.

————————————

Dengi dengine! Yalnız böylesi dogrudur.

————————————

Kalp neyle doluysa, dudaklardan dökülür gider.

————————————

Gereğinden çok şey talep etmek gizli bir gururdur.

————————————

Hiçbir insanın dünyaya bakışı öteki insanlara benzemez; ve farklı karakterler çoğunlukla aynı ilkeyi farklı uygulayacaklardır.

sehriften zur Kunst. Propylöen

————————————

Hiçbir zaman

Karşı cıkmaya aldanma.

Cahillerle tartışırken

Bilgeler bile cehalete kapılır.

————————————

Son derece okunmaya değer ama okunmaya elverişsiz kitaplar vardır; bunun tersi de olabilir

————————————

Kuran’ın üslubu, özüne ve amacına uygun olarak ciddi, muazzam, dehşetli, yer yer de gerçekten yüce. Böylece çivi çiviyi söküyor ve kitabın o büyük etkisine kimsenin şaşmaya hakkı yok. Değil mi ki asıl hayranları onu yaratılmış değil de Tanrı gibi ölümsüz ilân etmişlerdir?

West. Öst. Divan. Noten und Abhandlungen

————————————

Eski bir deneyimdir: Değerli bir şey kendini gösterdi mi, karşıt olarak âdilik, muhalefet ortaya çıkar. Bırakalım çıksın, iyiyi baskı altında tutamazlar,

E von Müller 23.11.1823

————————————

Bir millet için iyi olan şey, bir başkasını taklit etmeden yalnizca onun kendi özünden ve kendi genel ihtiyacından ortaya çıkan şeydir

————————————

İster kral olsun ister değersiz biti

En mutlu insan

Evinde rahatı olandır.

————————————

Yalın güzeli, güzelden anlayan değerlendirir,

Süslü ise yığına seslenir.

————————————

Hayatın sonuyla başını birleştirebilen insan, en mutlu insandır.

————————————

İnsan özgür olmak için kendine hakim olmayı bilmelidir.

————————————

İnsanın ruhu suya benzer su gibi

Gökten iner

Göğe çıkar,

Sonra gene yere

İnmesi gerek

Ebediyen değişerek. Gesang der Geister über den Wassern

————————————

Müslümanların, eğitimlerine hangi öğretilerle başladıkları son derece ilginçtir. Dinde temel olarak gençlerini şu inanca bağlıyorlar: Her şeye yön veren Allah’ın daha ezelden nasip ettiğinden başka bir şey gelmez insanın başına. Ve işte bu inançla bütün bir ömür için donaulmış, rahatlamış oluyorlar ve başka şeylere pek ihtiyaçları kalmıyor.

Gesprâche mit Eckermann

————————————

Matematikçiler tuhaf adamlar! Başardıkları büyük şey sayesinde kendilerini evrensel bir lonca sayıyorlar ve kendi çevrelerine uymayan, organlarının işlem yapamayacağı hiçbir şeyi kabul etmek istemiyorlar.

Max. und Ref 1277

————————————

Cahiller, bilenler tarafından bin yıl önce cevaplandırılmış olan şeyleri sorarlar.

————————————

Sorunlar

Acelikle düzelmez.

————————————

Karşi gelip tartışanlar bir ara şunu düşünmeli: Her dil herkes için ‘anlaşılır’ değildir.

İnceleyin:  Hz. Ömer (r.a)’den öğütler

————————————

Ne kadar çok ana baba çocukların selametini bilmiyor ve onların en açık duygularına karşi sağır!

————————————

Kelimelerin söyleyemediği şeyi, bırak susmakla söyliyeyim.

————————————

İnsanın en iyi yardımı, kendi kendisine yaptigı yardimdir.

————————————

Tökezleyerek de epey yol alınır, yeter ki düşüp kalmasın insan.

————————————

Hep şunu gördüm ki, ikaz edici belirtilere hiçbir insan önem vermiyor; dikkader genellikle hoş görünen ve bir şeyler vaat edenlere yöneliyor ve yalnız onlara inanç, canlılığını koruyor.

Wahiverwandischaften I, 18

————————————

Bir başkasıyla, bildiğimi sandığım bir şey hakkında konuştum! hemen onu daha iyi bildiğini sanıyor ve ben de hep kendi bilgimle kendi içime geri dönmek zorunda kalıyorum.

Max. und Refi, 595

————————————

Fizik yapımız, toplum hayatımız, geleneklerimiz, alışkanlıkla, dünya bilgeliği, felsefe, din ve hayatta bazı tesadüfler, her şey, her şey bize fedâkârlıkta bulunmamız gereğini haykırıyor. ”

Dichtung und Wahrheit IV 16

————————————

Bir millet, kendi edebiyati olduğu sürece hüküm verebilir ve cağdaş dünyayı olduğu gibi geçmişi de anlar.

————————————

Bu nedenle denir ki yabancı bir milletin bütün durumu göz önünde tutulmadan onun edebiyatını ne anlamak ne de hissetmek mümkündür.

  1. Hotzig’e, 11.11.1829

————————————

Bir yıkıcı eleştiri var, bir de verimli eleştiri. Birincisi çok kolaydır, çünkü ne kadar sınırlı olursa olsun, kafasında herhangi bir ölçü, herhangi bir örnek kurup sonra da cesaretle önündeki kitabın buna uymadığına, bu yüzden işe yaramayacağına inandırmak yetiyor; böylece de sanatçıya karşı her türlü sorumluluktan kurtulunmuş oluyor. Verimli eleştiri epeyce daha güç. Onun soruları şöyle: Yazar ne yapmak istemiş? Bu plan akıllı ve anlaşılır bir şey mi? Onu uygulamayı ne kadar başarabilmiş? Bu sorular anlayışlı ve sevgiyle cevaplandırılınca yazara yardım etmiş oluruz; o da sonraki çalışmalarında şüphesiz ilerlemeler kaydeder ve eleştirimize karşı yükselir.

Sehriften zur Literatur. Teilnahme Goethes an Manzoni 11 conte di Car magnola noch einmal

————————————

Bizden en çok istenen şey, kendimizi yetiştirmemizdir. Kötü örneklerle yanlış yetiştirmekten korkmasak, nasıl yetişeceğimiz önemsiz bir şey olurdu.

————————————

Pek çokları araçlarla amacı birbirine karıştırıyorlar, amacı göz önünde tutmaksızın araçlardan zevk alır oluyorlar.

————————————

Atalar sözüdür: Kendi ocağın, Terbiyeli karın: Bunlar altınlara, incilere bedeldir.

————————————

Kalp neyle doluysa, dudaklardan dökülür gider.

————————————

Gereğinden çok şey talep etmek gizli bir gururdur.

————————————

Hiçbir insanın dünyaya bakışı öteki insanlara benzemez; ve farklı karakterler çoğunlukla aynı ilkeyi farklı uygulayacaklardır.

Sehriften zur Kunst. Propylöen

————————————

Hiçbir zaman

Karşı cıkmaya aldanma.

Cahillerle tartışırken

Bilgeler bile cehalete kapılır.

————————————

Son derece okunmaya değer ama okunmaya elverişsiz kitaplar vardır; bunun tersi de olabilir

————————————

Kuran’ın üslubu, özüne ve amacına uygun olarak ciddi, muazzam, dehşetli, yer yer de gerçekten yüce. Böylece çivi çiviyi söküyor ve kitabın o büyük etkisine kimsenin şaşmaya hakkı yok. Değil mi ki asıl hayranları onu yaratılmış değil de Tanrı gibi ölümsüz ilân etmişlerdir?

West. Öst. Divan. Noten und Abhandlungen

————————————

Eski bir deneyimdir: Değerli bir şey kendini gösterdi mi, karşıt olarak âdilik, muhalefet ortaya çıkar. Bırakalım çıksın, iyiyi baskı altında tutamazlar,

E von Müller 23.11.1823

————————————

Bir millet için iyi olan şey, bir başkasını taklit etmeden yalnizca onun kendi özünden ve kendi genel ihtiyacından ortaya çıkan şeydir

————————————

 

Muhammed Ali

Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir