Cemil Meriç:İslam Dünyası İçin Kurtuluş İttihattadır

cemilmeric-300x225 Cemil Meriç:İslam Dünyası İçin Kurtuluş İttihattadır

Burhan Bozgeyik:Geride bıraktığımız Hicrî 14. Asrın değerlendirmesini; a’) Bu asırda cereyan. eden dünya çapında tarihî hadiseler b) Kültür san’at yönünden c) İslâmiyet açısından yapar mısınız?

Cemil Meriç:Sualiniz en az iki kitabın konusu, a) Tarih b) Tarih Felsefesi..

Ciddi bir cevap takdim etmeme ne bilgim ne de bir sohbetin bir dar çerçevesi müsait. Sadece hatıralarınızı tazeleyeceğim.

1.Hariçte: Arkada bıraktığımız asır, sular altında kalan bir kıt’a. İnsanlığın kaderini değiştiren bazı büyük hadiselere işaret edelim.

a. Balçık ayaklı dev ve doğu despotizminin temsilcisi sayılan Çarlık Rusya’ nın batı tekniği ile mücehhez ve o zamana kadar sesini pek az duyurmuş Japonya tarafından bozguna uğratılması.

b. Birinci Dünya Savaşı ve balçık ayaklı devin deri değiştirerek yeni bir çehre ile arz-ı endâm etmesi.

c. İkinci Dünya savaşı, Avrupa’nın asırlardan beri devam eden rakipsiz hâkimiyetinin tehlikeye girişi. Amerika, Rusya, Çin ve sömürge zincirlerini parçalayan 3. Dünya. Bağımsızlığa kavuşan Asya’nın ve Afrika’nın çeşitli devleri.

2. Dahilde: Batı emperyalizminin günden güne yoğunlaşan taarruzları karşısında Osmanlı devletini ayakta tutmaya çalışan büyük politikacı Abdülhamit Han; hem Avrupa’ya, hem Balkan devletlerine kafa tütmak, hem de müstağripleri dizginlemek ihtiyacı.

ATEŞE VERİP FİRAR ETTİLER

Abdülhamit, yıkılmağa yüz tutan bir binayı 33 yıl ayakta tutmak için tarihin benzerini görmediği bir zekâ ve dirâyet gösterdikten sonra, kendi açtığı mekteplerde yetişmiş şaşkın bir intelijansiye tarafından al aşağı edilir. Türkiye’nin yeni idarecileri ülkeyi bir kan ve ateş denizine attıktan sonra kararı firara tebdil ederler. Sonra istiklâl savaşı ve geniş halk yığınlarının büyük fedakârlıkları sayesinde püskürtülen düşman… Sonra birbirini kovalayan devrimler. İktidara kuyruk sallayan yabancılaşmış bir intelijansiya. Siyasetin hatta tarihin dışına itilen geniş halk yığınları; üniforma giyen düşünce ve l950’nin beyaz ihtilâli… Halkın bu şahlanışını affedemeyen eski parti ve yeniden değişen nizam. Tekrar hayal kırıklığı Medler cezirler ve hâlâ sürüp giden yer sarsıntısı.

İnceleyin:  Hepimiz Suç Ortağıyız

B. Hicri 15. Asra girerken insanlığın ve İslâm âlemi’nin önündeki meseleler nelerdir sizce?…

C. İnsanlık bir muvazene buhranı içinde çırpınmaktadır. Bir yanda tekniğin büyük fetihleri, bir yanda apışıp kalan ruh. Maddenin mahpesinde ne yapacağını bilemeyen küstah ve zavallı Avrupalı. Biz de Tanzimat’tan beri Avrupalılaşıyoruz. Maymunun Avrupalılaşması, Çünkü Avruya’yı Avrupa yapan büyük ve çetin muhasebeye ‘ girişmeden Avrupa’nın zaaflarma, pisliklerine, hayvaniyetine özendik. Bununla beraber onu kemiren her hastalık bizim de geleceğimizi, hatta bugünümüzü tehdit etmektedir.

NEDEN SAKLAYALIM?

Insani mahlükların en şereflisi yapan vasıfların başında din; yani bir mukaddese iman gelir. Sürü; dil ve din sayesinde cemiyet seviyesine yükselir. Değerlerimizi kaybettik. Tarihimizi bilmiyoruz. Avrupa’yı hiçbir zaman tanıyamadık. Batının yükseliş döneminde bayraklaştırılan fakat gerçek değerleri olmadığı için kırılıp müzeye kaldırılan ne kadar oyuncaklar varsa; hepsine put diye sarıldık. Türk aydını pozitivisttir. İlimcidir; Marksisttir. Bu şapşal tecessüs yalnız dine; yalnız İslâmiyet’e; yalnız tarihine kapalıdır. Elbette ki; bu tüyler ürpertici hükmü bütün aydınlarımız için geçerli saymak affedilmez bir hata olur. Ama önce gerçeği görmek ve hastalığı teşhis etmek; kendimizi aldat-mamak zorundayız. Neden saklayalım? Tanzimattan beri büyük bir hızla inançlarımızdan uzaklaştık. Ne ortak bir dilimiz kaldı; ne ortak mukaddeslerimiz. Feci olan şu; İslâmiyet karşısıdaki bu kayıtsızlık hiç bir tefekkür cehdinin mahsulü değildir. Görmemek için gözlerimizi oyuyoruz. Aydın dediğimiz kimseler içinde İslâmiyet’ in en basit kâidelerinden haberdâr olan kaç kişi var. Büyük tehlike insanın her iki dünyadaki âkibetini tayin edecek olan ana meseleler hakkında izhar edilen bu hayvanca lâubalilik, Esefle arzedeyim ki Müslümanlarımızın çoğu da İslâmiyet’i şuurlu olarak bilmemektedir. Laikler ise; ne bir ilmihal “kitabı okumuşlardır, ne Peygamberin hayatı hakkında üç beş sayfalık bir risale.

İnceleyin:  Kur’ân'ın en mühim bir dersi iman-ı bil’âhirettir

DEMEK Kİ…

Hülâsa olarak diyeceğim ki; önce dilimizi ehliyetsiz müdahâlelerden kurtarmak; kardeşlerimizi, komşularımızı, kader arkadaşlarımızı muhabbetle kucaklamak ilk vazifemiz. Bunu yaparken de kişiliğimizin temeli olan İslâmiyet’i de tanımak ve incelemek zorudayız. Bu bizi bekleyen çetin ve dikenli yolda atmamız gereken ilk. adım. Sonra bütün İslâm ülkelerindeki kardeşlerimizi tanımak, onların kurtuluş mücadelelerini desteklemek, tecrübelerinden ders olmak mecburiyetindeyiz. Nihayet dünyaya da açılacağız. Her ülkede hakikatı arayan dostlarımız var.

-İlmi Çin’de de olsa arayınız- ve -Hikmet müslümanın kaybedilmiş malıdır- ahkâmından tecâhül gösteremeyiz. Kitabımız; -Hel yestevilleziyne yağlemüne, velleziyne lâ yağlemün- buyuruyor. Demek ki, İslâm dünyası için necât ittihattadır. Soy ve dil gibi ayırıcı âmillere iltifat etmeyip, aynı mukaddeslere inanan büyük ve muztarip insan kitlesini kendi parçamız sayacağız.

B. Yurdumuzda, son yarım asırdaki dinî hayatın değerlendirmesini yapar mısınız?

C. Son 50 yıl içinde çeşitli felâket ve musibetlerle uyuşan geniş halk tabakalarına hakkın ve şuurun sesini haykıran tek mücâhid “Bediüzzaman’dır. Ülkemizin yüz üstü bırakılan insanları o’nun Nur Risalelerini okuyarak İslâmiyet’in ne kadar aydınlık, ne kadar muhterem; ne derece şerefii bir inanç manzümesi olduğunu idrak ettiler.

Zilletleri izzete tahavvül etti. Şüphesiz ki, mukaddes ateşi söndürmemeye çalışan tek insan değildir Bediüzzaman.Fakat ışığı ülke sathına en çok yayılan gür bir meşaledir. İslâm’ın bayrağını zinde bir imanla gelecek nesillere devretmek için hiçbir fedakârlıktan çekinmeyen Nur talebeleri hem sayı, hem ihlâs bakımından önde olmak vasfım mu
hafaza etmektedir.

(l Aralık 1979)

Burhan Bozgeyik -Mulakatlar,syf.273-278

Muhammed Ali

Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir