Bursa Nutku Davasında ki Üzüntülerimiz

Bursa Nutku 1960’ların ikinci yarısında adli bir davaya konu olmuştu.Davayı açan Bornova Savcısı rahmetli Ali Osman Kırkyaşaroğlu’nun oğlu Atakan Bey,ailesinin vaktiyle yaşadığı sıkıntıları Derin Tarihe anlattı.

Hukukçular arasında bile’ tartışmalar başlamış, konu siyaset alanımı taşınmıştı. Pek tabii ki siyasetçilerle birlikte basan da da­vaya çok büyük önem vermiş, sol ve sag görüşlü basın haberlerinde, yorum ve gö­rüşlerinde tartışmalar, suçlamalar yapılmaya başlanmıştı. Görevini kamu adına yapmakla mükellef olan bir savcıyı suç unsuru taşıdığı sabit bir bildiri hakkında iddianame hazırladı diye adeta linç etmeye çalışmışlardı.

Rahmetli babamın özel yaşamım didik didik etmeye başlayan sol basın, akla hayale gelmeyecek senaıyolar ürermiş, ne yazık ki CHP yanlısı avu­katlar, gazeteciler dedikodu haberle-riyle hem babamı, hem de ailemizi yıpratmışlardı. Özellikle Cumhuriyet, Akşam ve Demokrat İzmir gazeteleri babamı zor duruma sokmak ve canın­dan bezdirmek İçin entrikalar içinde oluşturdukları yalan yanlış haber ve yorumları halka yayıyorlardı. Akşam gazetesi köşe yazarlarından Çetin Altan, babamı suçlayıp hakarete varan ifadelerle tahkir etmeye başlamıştı. O tarihlerde hemen her gün babamla ilgili haberleri gazetelerin birinci sayfalarında görüyorduk.Tabii ki solcu basın babamın aleyhinde yayın yaparken,sağcı basın takdir eden ve öven ifadeler kullanıyordu.                     –

Şu hususu özellikle vurgulamak istiyorum ki. sol görüşlü basının haberleri, Çetin Âltan ‘ın köşe yazıları, ‘Cumhuriyet, Milliyet ve Demokrat İzmir gazetelerınin yanlı tutumları rahmetli babamı ve ailesi olarak bizleri çok üzmüştü.Oldukça yıpranmıştık

Ardından dönemin Yargıtay Başkanı İmran Öktem’in 1966 Yargı Yılı açış konuşmasında solcu kesimin görüşleri doğrultusunda ifadeler kullanması üzüntümüzü arttıran, adeta yaramıza tuz biber eken bir gelişme olmuştu. Babam sırf bu davayı açtı diye faşistlikle suçlandı. Türlü hakaret ve suç­lamalara maruz kaldı. Bu nedenle za­manla sağlığı olumsuz etkilendi.

Düşünün, Anadolu’nun göbe­ğinde, küçük bir kasabada çok zor şartlarda eğitimini sürdüren, bezir çırasıyla derslerini çalışıp Kayseri li­sesi’nden mezun olan, sonra da Anka­ra’da önce DTCF Felsefe bölümünde, ardından Ankara Hukuk Fakültesi’nde okuyup kamın adamı seviyesine ulaşan bir savcıyı, sırf vazifesini yaptı diye ‘‘faşist“ diye damgalamışlardu

Ne yazık ki bu sevimsiz adilimi atanlar, sol basın ve destekçisi CHP olmuştu. Böylesine acımasız böylesine vicdan duygularından uzak bir olguyu kabul etmemiş ve boyun eğmemiz düşünülemezdi. Babamla ailesi olarak bizler asla pes etmedik.Mücadelemizde dimdik ayakta durduk. Rahmetli babacığımın engin ve kutsal mirasına inançla sahip çıkarak…

Derin Tarih

Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir