Mercek Tesellisi

dervisin-teselli-koleksiyonu Mercek Tesellisi

Aynı hadisenin hem saadet veren, hem kalbi daraltan yanları mevcuttur, insana düşen, çirkin olanı bırakıp güzel olana yönelmek, sıkıntılı yönlere değil ferahlatan yönlere dikkatini yoğunlaştırmaktır. Hatalı yorumlardan dolayı olumsuz hale gelen birçok hadise vardır. Her tarafın siyah olduğunu iddia eden biri varsa, anlarız ki, onun gözlüğü siyahtır.

Endişeli bakış, kâinatta her şeyi endişe kaynağı olarak gösterir. İhanet korkusu yaşayan biri etrafını bir ihanet çemberi olarak görür. Sorun, görünenlerde değil, gözlerdedir, bakışlardadır. Her güzelin çirkin göründüğü bir görme açısı, her çirkinin güzel göründüğü bir bakma açısı mutlaka vardır. Her şey yolunda gitse bile kalbindeki karanlık sebebiyle hayatı ve olayları daima karanlık gören insanlar vardır. Bir bilge, hep olumsuzluğa odaklananları, çiçekleri bırakıp sadece yaraların üzerine konan sineklere benzetir.

Bazen bir şeyin bütününde var olan güzellik, ayrıntılarında görünmeyebilir. Mesela Mars’ın dışarıdan çok güzel bir görüntüsü var. Ama Mars’ın içindeyken o güzellik görülemez. Bir şarkının notaları tek tek dinlendiğinde insanı etkilemesi mümkün değildir. Başımıza gelen bazı hadiselere geniş bak-tığımızda onlardaki güzellikler görülür, detaylara inildikçe o güzellikler kaybolur hatta yerini çirkinliklere bırakır. Bu durumlarda önemli olan teferruat değil, bütünlüktür. Bir kimseye; “Okyanusu tarif et!” denildiğinde, kıyıya vuran birkaç çöpten bahsedip o muhteşem denizi görmüyorsa, detayda boğuluyor demektir. Detaycı insanlar kimi zaman nimeti azap olarak görürler. Biri ona nasihat etmiştir. Tam ihtiyaç duyduğu nasihatlerdir bunlar. Bu ona yapılmış bir iyiliktir aslında. Ama o, birtakım lüzumsuz detaylara takılmaya başlar. O kişi hangi niyetle böyle demiştir?

Acaba daha farklı bir şey demek istemiş olabilir mi? Onun kuyusunu kazmaya çalışıyor olabilir mi? Onu oyundan düşürmek istiyor olabilir mi? Böyle tuhaf detaylar içerisinde boğularak bir iyiliği, kendisine yapılan bir hücuma çevirebilir insan. Kur’ânın ifadesiyle “Her gürültüyü kendi aleyhlerinde sanırlar” (Mûnafikun, 4). Çiçekteki güzellik teferruata inildiğinde değil, dış bütünlüğüne bakıldığında belli olur. Çiçeğe mercekle bakmamalıyız. Çirkin çiçek yoktur, yanlış yerden ve yanlış araçla bakılmadığı müddetçe, işte bazen teferruata girmek incitir inşam, vesveselere sebebiyet verir.

Bazı filozoflar ‘bilginin acı sebebi olduğunu, bazıları da cehaletin’ mutluluk kaynağı olduğunu söylemişlerdir. Bu tespitler doğru olmasa da, bazı durumlar için geçerlidir. Şayet kasıtları yüzeysel bakılması gereken konulara detaylı bakılmasının zararları ise bu konuda haklılar. Şeytan teferruatta gizlidir, derler. Ama sanat da teferruatta gizlidir. Bazı durumlarda önemli olan bilakis teferruattır. Kar tanesindeki sanatı arıyorsak teferruatına bakmalıyız. Kar tanesindeki ince sanatlar sadece mikroskoplarla görülebilir.

Herhangi bir insana veya ağaca bakınca, Allah insanı veya ağacı daha güzel yaratamaz mıydı, diye bir soru içimizden geçebilir. Kendisi en fazla birkaç kilometre uzağı görebilen; içinde bulunduğu zamanın bir dakika sonrasını ve bir dakika öncesini algılayamayan, bir şeyin önünü gördüğünde arkasını, arkasına baktığında önünü göremeyen, bir şeyin dışını gördüğü anda içini, içini gördüğündeyse dışını göremeyen insanoğlunun kâinatın bütünlüğü açısından bir şeyin nasıl göründüğünü, ağacın nasıl bir güzelliğe sahip olduğunu bilmesi mümkün müdür? Bütünlük algısı olmadığı müddetçe, parçaya bakarak tutarlı bir yorum ileri sürmek imkân dâhilinde değildir. Çünkü “bütün’, ‘parça’nın doğru tanımını sağlayan en önemli etkendir.

Bazen detaya bakan çirkin, bütüne bakan güzellik görür, bazen de tamamına bakan çirkinlik, detayına inen güzellik görür. İnsana düşen ne zaman detaylara odaklanacağını, ne zaman olaylara dışından bakacağım doğru belirlemektir. Yaşadığımız hadise ferahlık kaynağı olmak yerine, kasvet sebebi olmuşsa, teferruata bakmamız gereken yerde bütüne, bütüne bakmamız gereken yerde teferruata dikkat kesildiğimizden dolayıdır.

Mecit Ömür Öztürk – Dervişin Teselli Koleksiyonu,syf.63-65

Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir