<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hikmetli Sözler | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/sozler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Feb 2026 13:14:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Hikmetli Sözler | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Emine Öğük &#8211; Mâtürîdî&#8217;nin Hikmetli Sözleri ve İlmi İzahları (Alıntılar)</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/emine-oguk-maturidinin-hikmetli-sozleri-ve-ilmi-izahlari-alintilar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/emine-oguk-maturidinin-hikmetli-sozleri-ve-ilmi-izahlari-alintilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Mar 2024 07:09:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İlim]]></category>
		<category><![CDATA[İyilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[Amel]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Ebû Mansûr el-Mâtürîdî]]></category>
		<category><![CDATA[Münazara]]></category>
		<category><![CDATA[Sabır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=26944</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Delillerin çokluğu (her zaman) gerçeği tüm yönlerden layıkıyla bilme imkânı vermez. (Mâturidi, Kitâbu&#8217;t-Tevhid, 195) Mâtüridi, delilleri en isabetli şekilde kullanarak düşünceleri temellendirmek gerektiğini, bunun için geçerli delillere ihtiyaç olduğunu söyler. Deliller bir fikri ispatlamada oldukça önemli olduğundan vazgeçilmez bir mahiyet arz ederler. Ancak Mâtüridi, bir iddiayı her açıdan destekleyen deliller olsa bile, her zaman [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/emine-oguk-maturidinin-hikmetli-sozleri-ve-ilmi-izahlari-alintilar/">Emine Öğük – Mâtürîdî’nin Hikmetli Sözleri ve İlmi İzahları (Alıntılar)</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2024/03/wi_800.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-26945 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2024/03/wi_800-198x300.jpg" alt="" width="198" height="300" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2024/03/wi_800-198x300.jpg 198w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2024/03/wi_800-600x911.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2024/03/wi_800-768x1166.jpg 768w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2024/03/wi_800-674x1024.jpg 674w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2024/03/wi_800.jpg 800w" sizes="(max-width: 198px) 100vw, 198px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Delillerin çokluğu (her zaman) gerçeği tüm yönlerden layıkıyla bilme imkânı vermez.</p>
<p>(Mâturidi, Kitâbu&#8217;t-Tevhid, 195)</p>
<p>Mâtüridi, delilleri en isabetli şekilde kullanarak düşünceleri temellendirmek gerektiğini, bunun için geçerli delillere ihtiyaç olduğunu söyler. Deliller bir fikri ispatlamada oldukça önemli olduğundan vazgeçilmez bir mahiyet arz ederler. Ancak Mâtüridi, bir iddiayı her açıdan destekleyen deliller olsa bile, her zaman gerçekliklerin bütün çıplaklığıyla bilinmesinin mümkün olamayacağına vurgu yapar.</p>
<p>İstidlâli ve müşahedeye dayalı bilgi türü arasında ayrım yapan Mâtüridi bazı gerçekliklerin istidlâli yolla bilinmesinin söz konusu olamayacağını vurgular ve rü&#8217;yetullahın bu kapsamda olduğuna işaret eder. Diğer taraftan delillerin çokluğu her zaman bir fikrin doğru olduğunu ispat için yeterli değildir. Bazen batıl bir düşünce için de çeşitli deliller ortaya sürülebilmektedir. Aslolan delillerin çokluğu değil, delillerin sağlam oluşu ve geçerliliğidir. Bu nedenle sayısal çokluk tek başına yeterli bir değer taşımaz.</p>
<p>Matüridi&#8217;nin bu açıklamaları, hakikatin keşfinde delilleri ikinci plana ittiği şeklinde değerlendirilmemelidir. Zira o pek çok yerde delillerin önemine dikkat çekmekte ve ikna edici delillere rağmen inanmamakta direnen ve ispatlanan hakikatleri kabul etmeyen insanların kendilerine yazık ettiklerine işaret etmektedir.</p>
<p>Mâtüridi geçerli delillere rağmen insanların gerçekleri kabul noktasındaki zaaflarının nedenlerine ilişkin görüşlerini de paylaşır. Buna göre insanlar arasında inatçı olanlarla, körü körüne bir başkasına tabi olanlar her türlü bilgiye ve doğruluğunu kanıtlayan delillere karşı çıkarak kendi iddialarını tasdik etmeye devam etmektedir.</p>
<p>İnatçı kişiler, tam aksi yönünde deliller olmasına rağmen kulaklarını hakka tıkayarak kendi görüşlerindeki inatları yüzünden gerçeğe sırt çevirirler. Sırf başkalarını taklit eden kişi ise alternatif görüşleri kulak ardı edecektir. Çünkü onun nezdinde kendi taklit ettiği kişi dışında bir hakikat yoktur. Hakikat tamamen taklit ettiği kişinin söylediğinden ibarettir.”(Maturidi,Kitabu&#8217;t Tevhid,4)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p>Her işin ve fiilin bir oluş hakikati vardır, dünyada olmuşsa görülecektir, ahirette olmuşsa bilinecektir.</p>
<p>(Mâtüridi, Te&#8217;vilâtü&#8217;l-Kur&#8217;ân, 14/298)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p>Nefiy olumsuzlanan şeyi zihinden ve akıldan kaldırır, bu gerçekleşince de zihin ve akıl olumsuzlanan şeyi artık takdir edemez.</p>
<p>(Mâtüridi, Kıtâbü&#8217;t-Tevhid, 194)</p>
<p>İnsan olumsuz olarak kodladığı şeylere karşı mesafe koyar, o şeyler artık onun ilgi alanının dışına çıkar. Kişi olumsuz olarak algıladığı şeyi yok sayar ve zihninden siler/silmek ister. Bunu yaptığı durumda da olumsuzlanan şeyin gerçek değerini takdir edemez. Mesela insan bir başka kişiye karşı negatif bir kodlama yaptıysa, onun hakkında olumsuz düşüncelere sahipse, bu durumda o kişinin olumlu yönlerine karşı da kendisini kilitler. Artık onun meziyetlerini göremez hâle gelir. Bu durumda toptan kabul veya toptan ret gibi bir tavır çıkar ortaya. Bu tavır aslında doğru bir tavır değildir. İnsan gerçeğiyle de bağdaşmaz. Zira insan aslında hata ile malul bir varlıktır. Hatalarını en aza indirip onlardan uzaklaşmakla mükellef olmakla birlikte zaman zaman hata yapmaktan da tumüyle korunmuş değildir. Dolayısıyla hata yapan bir kişinin başkalarının hatalarına karşı da daha mütehammil olması beklenir. Hata ve kusurları fark edilen bir insana karşı gösterilmesi gereken tavır şöyle olmalıdır: Bu kişiye hatalarından uzaklaşması yönünde tavsiyelerde bulunmak, hataların aslında en çok da hata sahibıne zarar verdiğıni hatırlatmak, o kişiyi daha iyi insan olmanın yöntemleri hakkında düşünmeye davet etmek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Münazaranın (fikri tartışma) usulu, gizli kalmış hususların ortaya çıkması ve hikmetin boyutlarının anlaşılması için araştırma yapmaktır.</p>
<p>(Mâtüridi, Kitâbü t-Tevhid, 233)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Zarar vermek, başkası için bir güzellik sebebi olsa bile, özünde kötüdür.<br />
(Mâtüridi, Te&#8217;vilâtü&#8217;l-Kur&#8217;ân, 13/204)</p>
<p>Toplumda bir veya birkaç kişiye faydalı olan bir şey, eğer pek çok kişiye zarar veriyorsa, o şeyden uzak kalmak, her durumda umumun menfaatini gözetmek gerekir. Yine bir kişiye veya bir canlıya yahut da doğaya zarar vermek, bir başkası için güzellik sebebi olsa da kendi özünde iyi değildir. Özünde kötü olan bir şeyden insanlara iyilik gelmesini beklemek beyhude bir çaba olur. Bir şey zahirde iyi görünebilir. Aslolan o şeyin gerçekte ne olduğudur&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Delil, kendi özünde delil olsa bile onu dikkate alıp kullanan kişi için geçerli olur, onu benimseyip kullanmayan için delil niteliği taşımaz, bilakis bir körlük ve şaşkınlık vesilesidir.</p>
<p>(Mâturidi, Te&#8217;vilâtü&#8217;-Kur&#8217;ân, 1/31)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Benzeşme iki şeyin cevherleri, sıfatları ve hacimleri (had) açısından bir noktada birleşmesi demektir.</p>
<p>(Mâturidi, Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 194)</p>
<p>İki şey arasında bir benzerlik kurulabilmek için bu iki şey arasında çok yönlü bir mukayeseye ihtiyaç olduğunun altını çizen Mâtüridi, bütün yönlerden benzer olmayanın birbiriyle kıyas edilmemesi gerektiğini vurgular. Özellikle duyular âlem ve gayb âlemi arasında kurulan irtibatta bu farklılıklara dikkat edilmesi gerekır. Mâtüridi mevcut âlemin fizik ötesi âlemin varlığının delihi olduğunu ve tabiattaki mevcut varlıkların Yaratıcı&#8217;nın varlığına ve sıfatlarına kılavuzluk ettiğini söylemektedir.56 Ancak bu âlemler arasındaki ilişki bir benzerlik olarak değerlendirilmemelidir.</p>
<p>Mâtüridi burada söz konusu olan kılavuzluğu kâinatta bulunan atlık, uyum, acziyet ve noksanlık gibi unsurların kendi kendine meydana gelmemenin ve kendisi dışında bir yaratıcıya ihtiyaç duymanın belgeleri olarak değerlendirir. Dolayısıyla âlem Yaratıcı&#8217;nın mahiyeti hakkında değil, âlemin kendi kendine meydana gelmesinin mümkün olmadığı, bir yaratıcıya ihtiyaç duyduğu ve bu yaratıcının âlemin taşıdığı özelliklerin fevkinde bır varlık olduğu hakkında bilgi verir.”57 Şahid ile gayb arasındaki ilişkinin “kıyas” kavramı üzerinden değil “istidlâl” sözcuğü üzerinden yapılandırılması ve “kıyâsu&#8217;l-gaıb ale&#8217;ş-şahid” ifadesi yerine “ıstıdlal bı&#8217;ş-şâhıd ale&#8217;l-galb” nıtelemesinin tercih edilmesinin hikmeti de budur.</p>
<p>56 Maturidi, Kıtdbü&#8217;t-Tevhid, 26, 50, 51.</p>
<p>57 Matüridi, Kıtabüt-Tevhid, 50.</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Bir şeyin mukayesesi benzeriyle olur/ Bir şey benzeriyle kıyas edilir. (Mâturidi, Kıtâbu&#8217;t-Tevhid, 47)</p>
<p>Matüridi&#8217;ye göre her şey benzeriyle mukayese edilmelidir. Birbiriyle kıyas edilecek olan şeylerin benzer özellikler taşıması gerekir. Kıyas için zaten fıkıh usulünde illet benzerliği şartı gerekli görülmüştür. İki şey arasında ortak illet olmadan kıyas yapılamaz. Kadınla erkeği, elma ile armudu kıyas etmek doğru olmaz. Birbinne benzer özellikler taşıyan iki şey arasında kıyasta bulunmak esas olmalıdır. Mâtüridi&#8217;ye göre özellikle Allah ile insanları birbirlerıyle mukayese ederek bazı sonuçlar çıkarmak isabetli olmaz. Allah yaratıcı, kullar ise yaratılmış olma vasıflarını taşır. İnsanlar bir filli gerçekleştirirken belli amaçlara binaen bunu gerçekleştirirler. Mâtüridi&#8217;ye göre bunun sebebi ya bir zaran defetmek ya bır fayda temin etmek ya da herhangi bir ayıptan uzak kalmaktır. Oysa Allah hem bu vasıflardan munezzeh, hem de kâinatı bu gayeleri gerçekleştirmek için yaratmış değildir. Söz konusu fayda ve zarar durumu, muhtaç durumda olup derecesini yükseltmek ve değerini artırmak isteyen kimseler içindir.</p>
<p>İnsanlar bu gayeleri dikkate almadan iş yapsalar, fiillerinden dolayı ya bir dunyevi zarara ya da uhrevi mutsuzluğa maruz kalırlar. Oysa butün söz ve fiilleri isabetli ve bizatihi her şeyden müstağni olan Allah, fülini herhangi bir faydanın temini ya da bir zararın defi için gerçekleştirmez. Emri ve yasağı da bir menfaat temini veya bır zararın bertaraf edilmesi için değildir. Şu hâlde Allah ile diğer yaratılmışlar müstağni olma ve hikmet açısından çok farklı konumda olduklarından bunları birbirleriyle mukayese etmek doğru değildir * 58</p>
<p>58.Matüridi, Kitabü&#8217;t-Tevhid, 273.</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Dininiz tek bir din, milletiniz tek bir millettir ki o da Islam&#8217;dır.</p>
<p>(Maturidi, Te&#8217;viltu&#8217;-Kur&#8217;ân, 10/35)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Eğer Allah&#8217;ı sever ve O&#8217;na boyun eğip itaat ederseniz, Allah yardımıyla ve düşmanlarınıza karşı desteğiyle sizin yanınızda olur. Ama eğer O&#8217;ndan yüz çevirir ve inatla karşı durursanız, hükümranlığı ve intikam almasıyla yanınızda olur.</p>
<p>(Mâtüridi, Te&#8217;vilâtu&#8217;l-Kur&#8217;ân, 14/336)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Güzellikler, ancak iman ve tevhid inancı ile birlikte gelirse kalıcı olur ve mükâfat kazandırır, fakat imanla gelmezse o güzelliklerden yararlanmak ve mükâfat elde etmek söz konusu olamaz.</p>
<p>(Mâturidi, Te&#8217;vilâtu&#8217;Kur&#8217;ân, 13/1928)</p>
<p>Fiillerin en güzelini Allah&#8217;ın nzasına en layık olanı olarak kabul eden, imanı ve ibadetleri iyılık ve güzelliklerin elde edilme vesilesi gören ve imanı bütün iyilık ve güzelliklerden daha hayırlı bir amel olarak değerlendiren Mâtüridi84 için iman ve ibadetlerin iyi bir insan ve iyi bir kul olmada vazgeçilmez bır fonksıyonu vardır. Mâtüridi Allah&#8217;ın koyduğu sınırları aşanların veya aklın ve dinin kabul etmediğini yapmayı tercih edenlerin bu yaptıklarının çirkin bir fiil olduğunu ve bu nedenle akıl ve dın tarafından yasaklandığını ifade eder.“ 85</p>
<p>85.Mâturidi, Te&#8217;vilâtu&#8217;Kur&#8217;ân, 5/373,608<br />
86.Mâturidi, Te&#8217;vilâtu&#8217;Kur&#8217;ân, 2/428</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Dinin esası fiiller/davranışlar olmayıp inançlardan ibarettir. Şu sebeple ki inançlar, baskı ve hâkimiyetin kurulamayacağı değerlerdir; hiç kimse başkasının inancına hükmetme veya ona engel teşkil etme gücüne sahip değildir. Çünkü inançlar kalplerin fiilleridir.</p>
<p>(Mâtüridi, Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 593)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>İyiliklerin en üstün olanı imandır.</p>
<p>(Mâtüridi, Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 620)</p>
<p>Mâtüridi imana büyük bir kıymet atfetmiştir. İyiliklerin en üstünü olarak vasfettiği iman için ayrıca “en büyük hayır” nitelemesinde bulunmuştur.'(Kitabu&#8217;t Tevhid,544) İmanın en büyük hayır (iyilik) olarak zikredilmesi, iman-ahlak bağına dikkat çekmesi açısından önem arz eder. İmanın iyilik olarak vasfedilmesi iman sahibi kişilerin de iyilik sahibi kişiler olduğu gerçeğini beraberinde getirir. Dolayısıyla Allah&#8217;ın insanlardan istediği en temel dini vecibe, aslında onların iyilik ve güzellik sahibi bir insan olmasıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Herhangi bir şey, bir sebep olmadan bulunduğu yerden ne düşer ne aşağıya iner ne de yukarı çıkar. Allah&#8217;ı ise herhangi bir şeyin aciz bırakması yahut O&#8217;ndan gizlenmesi yahut da O&#8217;nun isteğine engel olması ihtimali yoktur.</p>
<p>(Mâturidi, Te &#8216;vilâtu&#8217;l-Kur&#8217;ân, 13/24)</p>
<hr />
<p>İnsanlar peygamberlere tabi olup onların getirdikleriyle amel etselerdi, aralarında ayrılık, bölünme ve karışıklık doğma ihtimali olmazdı.</p>
<p>(Mâtüridi, Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 79)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Hiç kimse, Allah Teâlâ&#8217;nın dünyadaki iyiliklerinin karşılığını ahirette mükâfat görecek şekilde hak etmiş değildir. Insanlara verilen mükâfat onlar bunu hak ettikleri için değil, Allah&#8217;ın lütfu ve ihsanı (ikram) sayesindedir.</p>
<p>(Mâtüridi, Te&#8217;vilâtü&#8217;l-Kur&#8217;ân, 14/284)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Allah insanları ahireti hatırlamaya teşvik eder. Çünkü ahiretin unutulması yaşama hırsı doğurur, yaşama hırsı mal düşkünlüğüne sevk eder, mal düşkünlüğü de cimriliğe neden olup kişiyi ibadetleri ve itaatleri yerine getirmekten alıkoyar.</p>
<p>(Mâtüridi, Te&#8217;vilâtü&#8217;-Kur&#8217;ân, 2/203)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Dinde kulun kurtuluşunun esası fiili sayesinde gerçekleşir. Allah&#8217;ın kulunun doğru olan fiili yapmasına vesile olan sebepleri yaratması, onun üzerinde engin lütuf ve ihsanının olduğunu gösterir.</p>
<p>(Mâtüridi, Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 199)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>İnsan sonucu fayda sağlamayan veya zarardan sakındırmayan bir fiili işlemeyi manasız bulur.</p>
<p>(Mâtüridi, Kıtâbü&#8217;t-Tevhid, 158)</p>
<p>İnsan fiillerini gerçekleştirirken fayda-zarar ilkesini göz önünde bulundurur. Sonucunun kendisine fayda sağlayacağını düşündüğü fiilleri yapar, zararlı olduğunu düşündüğü fiillerden ise sakınır. Kendisine zarar vereceğini bildiği kötülüklerden uzak kalmaya gayret eder. Bile bile zarara doğru sürüklenmek istemez. Mâtüridi insanların kendi inisiyatifleriyle baş başa kaldıkları durumda fayda sağlamayan işlere girişmediklerini, bunu yapan kişilerin ise ahmak ve cahil olmakla itham edildiklerini söyler.&#8221;151</p>
<p>Matüridi&#8217;ye göre bu, aslında insanca bir tutumdur. İnsanlar uzak veya yakın bir menfaat elde etmek için güçlüklere göğüs gerip gayret gösterirler. Allah da insanlara faydalı olan şeyleri emretmekte, zararlı olan şeylerden de onları sakındırmaktadır. Akıllı kişi de kendi yarar ve zararını bilen ve ona göre davranan kişidir. Ancak, küçük bir fayda için büyük kayıplar vermeyi göze alması isabetli olmaz. Bu nedenle küçük ve geçici çıkarlar elde etmek , için olması gerekenden taviz vermek, batıl ve yanlış yollara tevessül etmek isabetli bir tutum olmaz. Daha uzun vadeli, daha kalıcı faydalar elde etmek için çabalanmalıdır. Bu noktada en kalıcı fayda ahirete dönük olan ve Allah rızasına nail olmaya vesile olan faydadır.</p>
<p>151. Matüridi. Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 253.</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Sizden alınan servet hakikatte sizin değil başkasınındır, elinde başkasının malı bulunan birinin, sahibi gelip onu aldığında üzülmesi gerekmez.</p>
<p>(Mâtüridi, Te&#8217;vilâtü&#8217;l-Kur&#8217;ân, 14/366)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Bir şeyi başka bir şey için değil de sadece bozmak için yapıp kuran kimse abesle iştigal eden (boş iş yapmak) ve hikmetten uzak kalan kimsedir.</p>
<p>(Mâtüridi, Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 157)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Şahsi inançtan başka herhangi bir bilginin olmadığını benimseyen kimse, söylediği ve inandığı her şeyin gerçek olduğunu zanneder, kendi görüşüne muhalif olan fikirleri de inkâr eder.</p>
<p>(Mâtüridi, Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 934)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Bilgiye göre değil de kendi şahsi telakkisine göre düşünen kimse ile fikir tartışmasında bulunmanın bir anlamı yoktur.</p>
<p>(Mâtüridi, Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 234)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Kaybettiklerinize üzülmeyiniz, fakat neden kaybettiğinizi anlamak için günahlarınıza bakınız&#8230; Sahip kılındıklarınıza da sevinmeyiniz, Allah&#8217;ın size karşı olan ihsanını fark ediniz.</p>
<p>(Mâtüridi, Te&#8217;vlâtu&#8217;-Kur&#8217;ân, 14/365)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Bütün iyilikler Allah&#8217;ın kulu üzerinde bir hakkı olduğu hâlde, Cenab-ı Hak, onlar üzerindeki nimetlerinin büyüklüğünü hatırlatan bu iyilikleri kendisine verilmiş olan bir borç olarak isimlendirmekte ve onları değerli kabul edip ödüllendirmektedir.</p>
<p>(Mâtüridi, Te&#8217;vilâtü&#8217;-Kur&#8217;ân, 29/135)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Allah&#8217;ın namaz, zekât ve diğer ibadetleri farz kılmasının hikmeti şudur ki: Allah üstün kıldığı kullarına nimetlerini yaymış ve yeryüzündeki her şeyi onların emrine amade kılmıştır. Mesela namaz bedenindeki bütün yetenekleri son noktasına kadar kullanma imkânını bir araya toplar. Zorunlu olduğu bir ibadeti kendi irade ve tercihiyle yerine getirirken aynı anda şükrünü de eda etmiş olur.</p>
<p>(Mâturidi, Te&#8217;vilâtü&#8221;l-Kur&#8217;ân, 1/208-909)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Her kim başkasını içinde olgunluk ve iyilik bulunan bir şeye davet etmek isterse, yapması gereken önce onu şefkatle (rıfk) ve yumuşaklıkla davet etmesidir.</p>
<p>(Mâtüridi, Te&#8217;vilâtü&#8217;l-Kur&#8217;ân, 17/33-34)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Sabır, kaybettiği şeyden ötürü nefsi sızlanmadan alıkoymaktır. Zaten kaybolanların tamamı Allah&#8217;a aittir ve insanlar nezdinde emanet konumundadır. Başkasının olan bir şeyin elden çıkmasına feryat etmenin bir anlamı yoktur.</p>
<p>(Mâtüridi, Te&#8217;vilâtü&#8217;-Kur&#8217;ân, 1/283)</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr />
<p>Allah&#8217;tan batıl hak suretinde, hakkı da batıl suretinde görmekten bizi korumasını niyaz ederiz; zira O, güçlüdür, kâinatı yönetendir, kudretlidir.</p>
<p>(Mâtüridi, Kitâbü&#8217;t-Tevhid, 356)</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/emine-oguk-maturidinin-hikmetli-sozleri-ve-ilmi-izahlari-alintilar/">Emine Öğük – Mâtürîdî’nin Hikmetli Sözleri ve İlmi İzahları (Alıntılar)</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/emine-oguk-maturidinin-hikmetli-sozleri-ve-ilmi-izahlari-alintilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Kasım Fidan &#8211; Sufiname</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ahmet-kasim-fidan-sufiname/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ahmet-kasim-fidan-sufiname/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 08:01:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[İbadet]]></category>
		<category><![CDATA[İlim]]></category>
		<category><![CDATA[Amel]]></category>
		<category><![CDATA[Arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fetva]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kulluk]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Ulema]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=26642</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; “Öyle biri ile arkadaş ol ki sana dünya veya ahiret cihetinden faydası dokunsun, bunun dışındakilerle meşgul olmak büyük bir ahmaklıktır.” Ebü Süleyman Dârâni (k.s.) &#160; “Bir kardeşinin evliliğine yardım etmek, sevabı çok olan amellerdendir. Hatta bazı âlimler, nikâha yardımın gaziyi teçhiz etmek veya mükâteb (bedelini ödediğinde azat olacak) bir kölenin azadına yardım etmekten daha [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ahmet-kasim-fidan-sufiname/">Ahmet Kasım Fidan – Sufiname</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/11/sufiname97f765f882821fab148b97777e50a092.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-26644 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/11/sufiname97f765f882821fab148b97777e50a092-193x300.jpg" alt="" width="229" height="356" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/11/sufiname97f765f882821fab148b97777e50a092-193x300.jpg 193w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/11/sufiname97f765f882821fab148b97777e50a092.jpg 320w" sizes="(max-width: 229px) 100vw, 229px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Öyle biri ile arkadaş ol ki sana dünya veya ahiret cihetinden faydası dokunsun, bunun dışındakilerle meşgul olmak büyük bir ahmaklıktır.”</p>
<p>Ebü Süleyman Dârâni (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Bir kardeşinin evliliğine yardım etmek, sevabı çok olan amellerdendir. Hatta bazı âlimler, nikâha yardımın gaziyi teçhiz etmek veya mükâteb (bedelini ödediğinde azat olacak) bir kölenin azadına yardım etmekten daha efdal olduğunu söylemişlerdir.”</p>
<p>İmâm-ı Şarâni (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Taat ve ibadet işinde Allah&#8217;ı unutan, ancak başı dara geldiği ve işi düştüğü zaman Allah&#8217;ı hatırlayana akıllı denmez.”</p>
<p>Zünnün-i Mısri (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Namazda kıyamda iken secde edilecek yere bakmak sünnettir. Bu amel, sünnete uygun olmayan birçok erbainden, yani kırk gün çile çekmekten daha iyi ve faydalıdır.”</p>
<p>Abdullah Dihlevi (k-s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Peygamber Efendimiz Hazretleri&#8217;nin bir sünnet-i seniyyesini ihya etmek, yüz defa sakal-ı şerifi ziyaretten faziletli ve o Hazret&#8217;in katında sevimlidir.”</p>
<p>Osman Bedreddin Erzurümi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Kim herhangi bir vakitte, Allah&#8217;ın kendisine farz kıldığı bir farzı zayi ederse, (daha sonra onu kaza etse bile) uzun bir zaman o farzın lezzetinden mahrum edilir.”</p>
<p>İbn Nüceyd (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“İbadetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allah Teâlâ&#8217;ya en çok yaklaştıran şey namazdır.”</p>
<p>İmâm-ı Rabbâni (r.aleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Garip Müslümanların bu dönemde sapıklık deryasından kurtulması ancak peygamberliğin kaynağı, beşerin en hayırlısı olan Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ailesinin gemisine binmekle mümkün olur.”</p>
<p>İmâm-ı Rabbâni (raleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Ehl-i sünnet büyüklerinin yoluna tâbi olmaya ve onları taklit etmeye muvaffak olana ne mutlu! Bunlara aykırı yol tutanlara da yazıklar olsun.”</p>
<p>İmâm-ı Rabbâni (raleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Şu zamanki gençlik zamanıdır. Nefis, şeytan ve din düşmanlarının istilası zamanıdır. Bu zamanlarda az amele biçilen itibar, başka zamanlarda yapılan amellere biçilmez.”</p>
<p>İmâm-ı Rabbâni (r.aleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Neyi seversek Allah için sevelim. Sevginin bu türlüsü bir ibadettir. Bilakis bu sevgi nefs için olursa haramdır ve hüsran sebebidir.”</p>
<p>Osman Bedreddin Erzurümi (ks)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;İnsanın, yanında bulunanlarla tatlı tatlı sohbet etmesi, onlara güzel ahlak ile davranması, geceleri sabaha kadar ibadet etmesinden gündüzleri ise oruçlu geçirmesinden hayırlıdır.”</p>
<p>Fudayl b. İyâz (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kulluğun tadını alamayan, hiçbir şeyden zevk bulamaz.</p>
<p>Abdullah b.Mübarek (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Ubudiyyet (kulluk) malı bırakıp emrolunan hususa sımsıkı sarılmaktır. Hak aramak yerine, vazifeye koşmaktır diye anlatılmıştır.”</p>
<p>Ebü Hafs Haddâd (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Lokmayı helalden temin edebilmek için uğraşmak, geceleri ibadet edip gündüzleri oruç tutmaktan efdaldir. Çünkü her şeyin başı helal lokmadır.”</p>
<p>İbrahim b. Edhem (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şu beş şey kulun ilahi rahmetten mahrum olduğunun alametidir: Kalpteki katılık, gözyaşının kuruması, hayâ azlığı, dünyaya rağbet ve uzun emel.”</p>
<p>Fudayl b. İyâz (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Dinin alışveriş kısmını bilmeyen, haram lokmadan kurtulamaz ve ibadetlerin sevabını bulamaz. Zahmetleri boşa gider, azaba yakalanır ve çok pişman olur.</p>
<p>İmâm-ı Âzam Ebü Hanife (k.s.) “Bir kimse ibadet işinde hiç ayrılmadan direk gibi kalıp gitse midesine gireni helal veya haram diye seçmedikten sonra hiçtir. Hiçbir ibadeti makbul olmaz.”</p>
<p>İmâm-ı Âzam Ebü Hanife (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sen Allah&#8217;a tam manasıyla kulluk yapamayıp kullukta bazı noksanların olduğu sürece gerçek hürriyete ulaşamazsın (Asıl hürriyet, nefsin ve eşyanın esaretinden kurtulup noksansız bir şekilde yüce Mevlâ&#8217;ya kulluk yapmaktır).”</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“İnsanların fitnesinden kurtulmak istiyorsanız, çarşı ve pazarlarda çokça bulunmayınız.”</p>
<p>Hacı Bayrâm-ı Veli (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Allah Teâlâ katındaki kadrini ve değerini bilmek istersen seni hangi işlerde bulundurduğuna dikkat et!”</p>
<p>İbn Atâullah el-İskenderi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Bir kimsenin seni ne kadar çok sevdiğini anlamak istersen senin o kimseyi ne kadar sevdiğine dikkat et. Yani sen onu ne kadar seviyorsan o da seni o kadar seviyor demektir.”</p>
<p>İmâm-ı Muhammed Bâkır (r.aleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>» “Allah Teâla&#8217;nin merhameti vardır diyerek isyana kalkışma, kahrından da korkarak ümitsizliğe düşme.</p>
<p>İbn Vefa (ks)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Kalp huzursuzluğuna tutulmamak, eleme uğramamak ve günahlardan temizlenmek isteyen, iyi ve hayırlı işlerini çoğaltsın.”</p>
<p>Ebü&#8217;l-Hasan-ı Şâzeli (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ahlak bozulunca fasıklar salihlere, zalimler adillere ve kafirler Müslümanlara galip gelir.</p>
<p>Ebubekir Verrak(k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Bir kimse bütün ilimleri kendinde toplasa Allah Teâlâ&#8217;nın rızasına uygun hareket etmedikçe kurtulamaz.”</p>
<p>Mevlânâ Abdurrahman-ı Câmi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Rıza sahiplerine belalar musibet değildir. Onlar belaları beğenmemezlik etmezler. Çünkü belaları veren yine Allah Tealâdır.”</p>
<p>Muhammed Bâki-Billâh (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Bela gelince sabrın hakikatleri zuhur eder, kaderin tecellisi temaşa edildiği vakit, rızanın hakikatleri yüz gösterir.”</p>
<p>Yahya b. Muâz-ı Râzi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Allah için sevmek ve buğzetmek ancak Allah&#8217;ı sevmek ve O&#8217;nun düşmanı olan nefse buğzetmekle olur. Bir kalpte bir anda iki muhabbet bulundurulamaz. Ya nefsini seviyorsundur ya da Rabb&#8217;ini. Çünkü bir kalpte iki şeyin sevgisi toplanmaz.”</p>
<p>Abdurrahman-ı Tâhi (ks.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Bir mümin kardeşine ait sevmediğin bir iş duyarsan, birden yetmişe kadar özür kapısı araştır. Bulamazsan, “Belki benim anlayamadığım bir özrü vardır.&#8217;de ve o konunun üstünü ört,”</p>
<p>İmâm-ı Cafer-i Sâdık (r.aleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Ar bilmeyen ve utanması olmayanla arkadaşlık, insanı kıyamet gününde utandırır.”</p>
<p>İmâm-ı Ebü Yusuf (r.aleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“İnsanların senin hakkında söylediklerine aldırma. Sende olmayan bir şeyi sana yakıştırırlarsa buna üzülmeye gerek yok. Gerçekte hayırlılar zümresinde olan bir kişiyi, insanların şerli görmesi güzel bir nimettir. Ancak tersi bir durum olursa o zaman tehlike büyüktür.”</p>
<p>İmâm-ı Rabbâni (r.aleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Dünya ve ahirette insanın şerefi ve iki âlemde üstün derecelere nail olması, ancak doğru itikad olan ehl-i sünnet itikadında bulunmak ve salih amel işlemekle mümkündür.”</p>
<p>Molla Hüsrev (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Bütün hâlleri ve keşifleri bize verseler fakat ehl-i sünnet ve&#8217;l cemaat itikadını kalbimize yerleştirmeseler, hâlimi harap, istikbalimi karanlık bilirim. Eğer bütün haraplıkları, çirkinlikleri verseler ve kalbimizi ehl-i sünnet itikadı ile süsleseler, hiç üzülmem.”</p>
<p>Ubeydullah Ahrar (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>» “Cenâb-ı Hak dinine hizmet edenlere yardım etsin ve dinine zarar verenleri yardımsız bıraksın. Allah (c.c.) gücü, kuvveti ve yardımı kâfirlere, zalimlere ve dini bozmaya çalışanlara karşı koyması için dinin imamına versin, âmin. Allah, bu duama âmin diyenlere rahmet etsin.”</p>
<p>Abdurrahman-ı Tâhi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Dünyave ahiret ihtiyaçlarının kul üzerinde eksilmesi veya duraklamasının yegâne sebebi o kişinin tövbe ve istiğfarlarını yapmaması ve bırakmasıdır.”</p>
<p>Ali Havvâs Berlisi (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Israr ile devam edilen küçük bir günah, pişman olunmuş ve tövbe edilmiş büyük bir günahtan daha büvüktür ”</p>
<p>Ebü Cafer b. Sinan (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Günahlardan hemen sonra tövbe edilirse veya günahtan sonra üç saat içinde edilirse o günah amel defterine yazılmaz.”</p>
<p>Muhammed Masum Fâruki (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Şunu katiyen biliniz ki dedikodudan, laubali hareketlerden, boş ve faydasız işlerden sakınıp kaçınmayan bir kişinin adam olmasına imkân yoktur.”</p>
<p>Osman Bedreddin Erzurümi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>» “İnsanlar, fakir olmaktan korkarak dünyalık için çalıştıkları kadar, cehennemden korkup korunmak için çalışsalardı, mutlaka cennete giderlerdi.”</p>
<p>Yahya b. Muâz-ı Rizi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Adam suretle değil,siretle iyi adamdır.&#8221;</p>
<p>Cüneyd-i Bağdadi (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Kuşkusuz farz ibadetler karşısında nafile ibadetler, okyanus yanında bir damla gibi kalır.”</p>
<p>İmâm-ı Rabbâni (r.aleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Hak Teâlâ, birbirine maddi çıkar için alakadar olanlara muhabbeti haram kılınmıştır.”</p>
<p>Cüneyd-i Bağdadi (k.s.) e</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Muhabbetin evvelinde bir lezzet vardır fakat işin hakikatine ulaşılınca ortaya bir dehşet ve hayret çıkar.”</p>
<p>Ebü Ali Dekkâk (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>» “Bu nasıl gaflettir? Üç kuruş ticaretten sevindiğimiz ve zevk aldığımız kadar iki rekât namazdan zevk almıyoruz. Üç kuruşluk zarara üzüldüğümüz kadar ibadeti terk etmekten hatta Cenâb-ı Hakk&#8217;ı kaybetmekten mahzun ve mütcessir olmuyoruz.”</p>
<p>Osman Bedreddin Erzurümi (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“İnsanlar edebe ilimden çok daha fazla muhtaçtır.”</p>
<p>Abdullah b. Muhammed b. Münâzil (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Bizim çok ilimden ziyade, az da olsa edebe ihtiyacımız var.”</p>
<p>Abdullah b. Mübârek (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dıştaki edebin güzel olması, içteki edebin güzel olduğunu gösterir.</p>
<p>Ebû Hafs Haddâd (k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Allah için elde edilen ilim ve bu uğurda sarf edilen gayret, ibadetlerin en mükemmelidir.”</p>
<p>Ebü Bekir Kettâni (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Muâviye(r.a.), Resülullah&#8217;ın (s.a.v.) yanında giderken bindiği atın burnuna giren toz, Ömer b. Abdülaziz&#8217;den bin defa üstündür.”</p>
<p>Abdullah b. Mübârek (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ashâb-ı kirâma hürmet etmeyen kimse, Hz. Muhammede (s.a.v.) iman etmiş olmaz.”</p>
<p>Ebü Bekir Şibli (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Ey insanoğlu! Adının unutulmamasını istersen çocuğuna ilim, hüner, marifet öğret ve onu akıllı fikirli yetiştir. Böyle yaparsan arkanda seni rahmetle anan bir kişi bırakmış olursun.”</p>
<p>Sadi-i Şirâzi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Yapılan amelin maksada ulaştığının alameti, o amelde acz ve kusurdan başka bir şey görmemektir.”</p>
<p>Hayr en-Nessâc (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Yaptığın hayırlı amele güvenerek Allah&#8217;ın azabına uğrayacağından korkmuyorsan helak olanların arasında sayılırsın.”</p>
<p>Huzeyfe el-Mar&#8217;aşi (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Hakikaten şeriat işlerinde baş gösteren her zaaf ve İslam milletini üstün kılma konusunda gösterilen her kusur, daima kötü âlimlerin bereketsizliği ve niyetlerinin bozukluğu sebebiyle olmaktadır.”</p>
<p>İmâm-ı Rabbâni (r.aleyh)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Ulemâyı hafife alanın ahireti, ümerayı hafife alanın dünyası, dostlarını hafife alanın mürüvveti yıkılır.”</p>
<p>Abdullah b. Mübârek (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Âlimler,ilminin gereğini kendileri yerine getirmezlerse din ortadan kalkar, çünkü âlimler dinin bağıdır. Çürük bağ ile ne bağlanabilir ki?”</p>
<p>Ebü Bekir Verrâk (k.s.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Sünnete uymadan amel edenin ameli batıldır.&#8221;</p>
<p>Ahmed b.Ebü&#8217;l Havâri(k.s)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Dersve fetva vermek; makam, mevki, mal ve üstünlük elde etmeyi düşünmeksizin sadece Allah&#8217;ın rızasını kazanmak için yapılır ve ancak böyle olursa fayda sağlar.”</p>
<p>İmâm-ı Rabbâni (r.aleyh)</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ahmet-kasim-fidan-sufiname/">Ahmet Kasım Fidan – Sufiname</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ahmet-kasim-fidan-sufiname/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -8</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-8/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-8/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 16:38:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Beyitler]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Notları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=26547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canlarımız (bu aşk ile) muzdarip; Kaza ise vuslata engel oluyor. Ben de inlemekten şikayetçiyim, O da… İbnü&#8217;l Arabi &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Kim sünnetin edebine sarılırsa Allah-u Teâlâ onun kalbini marifet nuruyla nurlandırır. Allah&#8217;ın habibi Hz. Muhammed&#8217;e, onun emirlerine, fiillerine ve ahlâkına uymaktan; söz, fiil, inanç ve niyet olarak onun edepleriyle edeplenmekten daha şerefli bir makam yoktur. İmam-ı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-8/">Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -8</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto"><a href="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/08/dunya-siir-gunu-bilim-aklin-siiridir-siir-de-aklin-bilimidir-21032144_l2.webp"><img decoding="async" class=" wp-image-26511 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/08/dunya-siir-gunu-bilim-aklin-siiridir-siir-de-aklin-bilimidir-21032144_l2-300x165.webp" alt="" width="367" height="202" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/08/dunya-siir-gunu-bilim-aklin-siiridir-siir-de-aklin-bilimidir-21032144_l2-300x165.webp 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/08/dunya-siir-gunu-bilim-aklin-siiridir-siir-de-aklin-bilimidir-21032144_l2.webp 420w" sizes="(max-width: 367px) 100vw, 367px" /></a></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Canlarımız (bu aşk ile) muzdarip; Kaza ise vuslata engel oluyor. Ben de inlemekten şikayetçiyim, O da…</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">İbnü&#8217;l Arabi</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kim sünnetin edebine sarılırsa Allah-u Teâlâ onun kalbini marifet nuruyla nurlandırır. Allah&#8217;ın habibi Hz. Muhammed&#8217;e, onun emirlerine, fiillerine ve ahlâkına uymaktan; söz, fiil, inanç ve niyet olarak onun edepleriyle edeplenmekten daha şerefli bir makam yoktur.</div>
<div dir="auto">İmam-ı Gazzâlî</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,</div>
<div dir="auto">güneş kucağındadır, bilemezsin.</div>
<div dir="auto">ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.</div>
<div dir="auto">bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,</div>
<div dir="auto">koca bir sevdadır yaşamakta olduğun,</div>
<div dir="auto">anlamazsın. uçar gider, koşsan da tutamazsın..</div>
<div dir="auto">Shakespeare</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div dir="auto">Her makâmın dili vardır.İşittiklerinizi bırakın, ne demek istediğimi anlayın.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">İbnü&#8217;l Arabi</div>
<div dir="auto">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Güzellik, algılanan nesnenin bir niteliğinden çok, onu algılayanda uyanan bir etkidir.&#8221;</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Spinoza</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div dir="auto">
<p>ve<br />
beklersin<br />
bekler durursun ,<br />
hayatını sonsuzca<br />
büyütecek<br />
olanı.</p>
<p>güçlüyü ,<br />
olağanüstüyü ,<br />
taşların uyanmasını ,<br />
sana dönük derinlikleri&#8230;</p>
<p>Rainer Maria Rilke</p>
<hr />
<p>Halbuki sevgi, duyguları işler, inceltir, görülmeyeni gösterir. Sevginin birleştirdiğini bütün cihan bir araya gelse ayırmaya, ayırdığını ise bir araya getirmeye muktedir olamaz. Her şeyden gizli ve her şeyden âșikâr olan odur.”</p>
<p>Sâmiha Ayverdi°</p>
<hr />
<p>İslam tasavvufunun belirgin özelliği bir felsefî düşünce sisteminin savunmasını yapmak değil, dünyaya karşı belli bir tavır takınmak ve bu tavra uygun bir hayat yaşamak olmuştur.”</p>
<p>Erol Güngör</p>
<hr />
<p>Kendi kemâlini başkasının yanlış ve nâkısalarını ifşa ile inşâ etmeye meyleden bir zihin, hiçbir vakit kemâle varamaz. Çünkü kemâl, başkalarının değil ancak bir şeyin zâtına ait vasıflarla ilişkilidir.</p>
<p>Melikşah Sezen</p>
<hr />
<p>Her kuş kendi cinsiyle uçtuğu gibi, her mizaç da kendi mizâcıyla huzur bulur. bu sebeple ünsiyet edilecek kimseler arasındaki gönül denkliği ve kalbî beraberlik, maddî denklikten ve zâhirî yakınlıktan çok daha öncelikli olarak bulunmalıdır..</p>
<p>|Osman Nuri Topbaş°</p>
<hr />
<p>En verimli düşüncelerime yürürken eriştim ve yürümenin defedemeyeceği hiçbir olumsuz düşünce tanımıyorum.”<br />
— Søren Kierkegaard</p>
<hr />
<p>Hatalarını görmek hatalıktan çıkar, affa vesile olur.Hatasını görmemek ise o hatadan daha büyük hatadır.</p>
<hr />
<p><span class="text-alt">“İnsanda korku duygusunun güçlü olmasının nedeni Allah&#8217;ın kendileriyle insanı diğer canlılardan ayırt ettiği akıl ve düşünce güçleridir. İnsanın korkusunun nedeni akıl ve düşünce güçleridir. İnsanı cesaretlendiren vehim gücü olduğu gibi aynı zamanda bu güç nedeniyle belirli yerlerde korkaklığı ve çekingenliği artar. İnsanın böyle zayıf yaratılmış olması yoksunluk ve yardım istemi ve yaratana muhtaçlık zatının ayrılmaz özelliği olsun diyedir. İnsan sürekli Hakk&#8217;a muhtaç olsun diye böyle zayıf yaratılmıştır. Yine de insan aslından ayrılır ve kendisine ilişen ufacık bir güç sebebiyle şaşırıp benlik davası güder. Nefsine büyük sıkıntılar karşısında büyük umut verir. Bir bela geldiğinde ise üzüntünün varlığı nedeniyle korkar o sıkıntıyı gidermeye çalışır. Onu bulup yok edene kadar da dinlenmez.&#8221; </span></p>
<p><span class="text-alt">Muhyiddin İbn Arabi</span></p>
<hr />
<p>İnsan beyhude çabalarsa çabuk yorulur.Bak işte hepimiz yorgunuz.</p>
<p>Ahmet Hamdi Tanpınar</p>
<hr />
<p>&#8220;Hürriyeti yanlış anlayan bir dunyadayız. İnsan hür doğmaz. Eğer kendi ben&#8217;i ile mücadeleye başlayan bir irade destanının kahramanı değilse, eğer kendi nefsine galebe eden ve kendi ihtiraslarına hâkimiyetten başlayan bir hürleşmeye doğru merhale merhale yol almıyorsa, eğer hürriyeti şahsiyetiyle beraber gelişmiyorsa; insan, en hür nizam içinde de hür değildir.”</p>
<p>Peyami Safa</p>
<hr />
<p>Bir kimse, bilmediği konularda Allah rızası için susarsa bilerek konuşan kimsenin alacağı sevaptan daha az almış olmaz. Çünkü bilmediğini itiraf etmek, nefse daha ağır gelir.</p>
<p>| İmam-ı Gazzâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn</p>
<hr />
<p>Açıklık nihai olarak sadece dinleyen kişi için değil, dinleyen herkes için özünde açıktır.Birbirimize karşi bu açıklık olmadan gerçek bir insan ilişkisi kurulamaz.</p>
<p>Gemma Corradi Fiumara</p>
<hr />
<p>Şeriatların ve dinlerin kurucularının (ashabüş şeria vel milel) oraya koydukları şeylerin tümü, [daha önce] vurguladığımız gibi -felasafenin [öğretileri] içinde mevcut değildir [onlardan] bilgilerini nübüvvet kaynağından alanlar müstesna.&#8221;</p>
<p>Şehristani</p>
<hr />
<p>hiçbir şey vehim kadar senin yularını çekmez.”</p>
<p>Ataullah İskenderi</p>
<hr />
<p>insanda olan hadsiz istidadat-ı maneviye ve nihayetsiz âmâl ve efkâr ve müyulât dahi israf edilmeyecektir. Öyle ise, insandaki o esaslı meyl-i tekemmül, bir kemalin vücudunu gösterir ve o meyl-i saadet, saadet-i ebediyeye namzed olduğunu kat&#8217;î olarak ilân eder.<br />
Sözler &#8211; 520</p>
<hr />
<p>Şaşırmaz seyrini her şey’i merhûn etdi bir vakte<br />
Abesdir bizdeki ta’cîl ü hiddet böyledir dünyâ</p>
<p>| Ali Emîrî</p>
<p>Seyri hiç şaşmaz. Hak Teâlâ her şeyi belirli bir vakte tayin etmiştir. Bizdeki acelecilik ve hiddet abestir. Dünya böyledir.</p>
<hr />
<p>Bazen kulak, gözden önce âşık olur.”</p>
<p>(Beşşâr b. Bürd)</p>
<hr />
<p>Filozoflar vücûdun mahza hayır olmasının zarûrî olduğunu savunmuşlar ve bunu açıklamak için birkaç misâl getirmişler ve demişlerdir ki: Meselâ dolu, meyveleri bozan bir şeydir ve bu yüzden meyvelere nispetle dolu, şerdir. Dolunun şer olması, niteliklerden bir nitelik olması sebebiyle değildir, çünkü o bu cihetten kemâllerden bir kemâldir; aksine onun şerliği, meyvenin olması gerektiği gibi olgunlaşmasına mâniʽ olması sebebiyledir. Aynı şekilde öldürmek meselâ şerdir, onun şerliği kâtilin öldürmeye kudreti veya âletin kesiciliği yahut öldürülenin uzvunun kesilmeye kābil olması cihetinden değil, bilakis hayatın zevâli cihetindendir ki bu yoklukla ilgili bir durumdur; diğer örnekler de bunlar gibidir.</p>
<p>Molla Cami, Levayih</p>
<hr />
<p>Bak cihâna! İlâhî sır onda gizlidir,<br />
Hayat suyunun karanlıkta gizli olması gibidir, Denizden peyda olur balık sürüleri,<br />
Deniz de o balık sürülerinde gizlidir.</p>
<p>Molla Cami</p>
<hr />
<p>Subhan olan Allah! Ne Büyük Rab ve Vedûd’dur,<br />
Fazilet ve kerem; rahmet ve vücûdu kendinde toplayandır,<br />
Her nefeste bir âlemi yokluğa götürür,<br />
Ve aynı ânda bir başka âlemi varlığa getirendir.</p>
<p>Molla Cami</p>
<hr />
<p>Ve burada sır şudur ki Hak’kın birbirine zıt isimleri vardır, bu isimlerden bâzısı lutfî/lütufla ilgili isimdir ve bâzısı da kahrî/kahırla ilgili isimdir. Bu isimlerin hepsi dâima iş üzeredir ve âtıl kalmaları asla câiz değildir. Dolayısıyla, mümkün hakîkatlerden bir hakîkat şartlar yerine gelip engellerin de ortadan kalkması vasıtasıyla varlığa hazır hale gelse, rahmânî rahmet ona yetişir ve varlık feyzini verir. Ve Zâhir-i Vücûd o hakîkatin hükümleri ve eserlerine bürünmek vâsıtasıyla özel bir taayyünle müteayyin olur ve yine o taayyün hasebiyle mütecellî olur.</p>
<p>Molla Cami,Levayih</p>
<hr />
<p>Ne azalan ne de çoğalan bir deniz vardır,<br />
Onun dalgaları (bir o yana bir bu yana)gider gelirler,<br />
Âlem de bütün bu dalgalardan ibâret olduğundan,<br />
İki zaman şöyle dursun iki ân bile kalıcı değildir.</p>
<p>Molla Cami,Levayih</p>
<hr />
<p>Şeyh –radıyallâhu anh- Şuayb Fassı’nda buyuruyor ki: Âlem tek bir hakîkatte toplanan arazlardan ibârettir ki bu tek bir hakîkat, Hakîkat-i Vücûd’dur. Ve âlem her nefeste ve her anda değişmekte ve yenilenmektedir. Her bir ânda bir âlem yokluğa gitmekte ve o âlemin bir benzeri varlığa gelmektedir. Âlemdekilerin çoğu bu maʽnâdan gâfildirler, Subhân olan Allah’ın; [Hayır, onlar yeni bir yaratma husûsunda şüphe içindedirler.]596 buyurduğu gibi.</p>
<p>Molla Cami,Levayih</p>
<hr />
<p>Hakîkî Varlık birdir, daha fazla değildir ve o da Hakk’ın Varlığı ve Mutlak Varlıktır; ancak O’nun birçok mertebesi vardır:</p>
<p>İlk Mertebe: Lâ-Taayyün, adem-i inhisâr/sınırsızlıklık ve her kayıt ile iʽtibârdan mutlak olmamertebesidir. Bu iʽtibârla Vücûd, her na’t ve sıfat izâfesinden münezzeh; lafızlar ve dillerin Kendine delâlet etmesinden de mukaddestir. Ne naklin, celâlinin büyüklüğünü ifâde etmeye bir dili vardır, ne de aklın kemâlinin özüne işâret etmeye bir imkanı vardır. Hem keşif ehli Onun hakîkatini idrâk etmekten perdeli, hem de ilim ehli Onu bilmenin imkansızlığından muzdariptir. Onun alâmetinin son noktası alâmetsizliğidir ve Onu bilmenin son noktası da hayranlıktır.</p>
<p>Molla Cami,Levayih</p>
<hr />
<p>Dedim ki gül yanaklı sevgilime; Ey gonca dudak!<br />
Gizlersin yüzünü işveli güzeller gibi her ân,<br />
Güldü ve dedi ki: Ben cihân güzelleri gibi değilim,<br />
Örtüden görünür, örtüsüzken gizlenirim.</p>
<p>Ebû Saîd-i Ebu’l-Hayr</p>
<hr />
<p>Hakk’ın –Subhânehû- hakîkati varlıktan başka bir şey değildir ve O’nun varlığı kusurlu ve nâkıs değildir. Onun varlığı tebeddül/ değişim ve teğayyür/ başkalaşım alâmetinden mukaddestir; çoğalma ve üremeden müberrâdır/arınmıştır. Bütün nişânlardan nişânsızdır ve ne ilme sığar ne de ıyâna. Bütün nicelik ve nitelik O’ndan zuhûr ettiği halde, O nicelik ve niteliksizdir. Her şey O’nunla müdrik/algılayıcı iken, O algıya sığmaktan hâriçtir. Baş gözü O’nun cemâlini görmekten kamaşır; sır gözü ise O’nun mükemmelliğini mülâhaza etmekten/gözlemekten bulanır.</p>
<p>Molla Cami, Levayih</p>
<hr />
<p>Tevhîd, gönlü birlemektir. Yâni gönlü, hem talep ve istekte hem de ilim ve maʽrifette Hak Subhânehû’nun gayrısından kurtarmak ve temizlemektir.</p>
<p>Molla Cami</p>
<hr />
<p>Mutlak olarak Cemîl /güzel, celâl ve fazîletlerin sâhibi Hazret-i Allah’dır. Her mertebede zuhûr eden bütün güzellik ve mükemmellikler, O’nun cemâl ve kemâlinin yansıyan nûrudur ve o nûrla her mertebedeki eşyâ cemâl ve kemâl sâhibi olmuştur. Her kimde ki bilmek var, O’nun bilmekliğindendir ve her nerede ki görmek var, O’nun görmekliğinin eseridir. Kısaca bütün sıfatlar O’nun sıfatıdır. Küllîlik ve mutlaklık zirvesinden tenezzül buyurup, cüz’îlik ve mukayyedliğin derinliklerinde tecellî etmiştir ki sen cüz’den külle yol alıp, yüzünü mukayyed olandan Mutlak olana dönesin; cüz’ü kül’den başka bilesin ve mukayyede takılıp Mutlak’tan geri kalasın diye değil.</p>
<p>Molla Cami-Levayih</p>
<hr />
<p>Dizginlenemeyip başıboş kalmış nefis, başta zulüm ile sömürü olmak üzere bilcümle kötülüğün kökü/kaynağıdır.&#8221;</p>
<p>Prof. Dr. Teoman Duralı</p>
<hr />
<p>Budur benim çabam, bu; adanmak özlem çekerek dolaşmaya günler boyu. Güçlenip genişlemek derken, binlerce kök salarak kavramak hayatı derinden- ve ortasından geçerek acının olgunlaşmak hayatın ta ötesinde ta ötesinde zamanın!</p>
<p>Rılke</p>
<hr />
<p>Kurtuluş Savaşı sonrasında, Kemalizm kendisine destek sağlayan hissiyatlarla arasında bir çelişki doğuracak olan politik yüzünü göstermeye başlamıştır. Kemalist cumhuriyet projesi, devlete sadık ve bu sadakatini yerleşik kültürel bağlardan değil; cumhuriyet ve onun ulusal değerlerinden alan bir politik toplum inşa etmekte kararlıydı. Kemalizmin söz konusu doğrultusu, onun Kemalizmin, bağrından çıktığı kültürel varoluş temelli süreçlere mesafe kazanması anlamına gelebilir.”</p>
<p>Süleyman Seyfi Öğün, Türk Politik Kültürü, Alfa Yayınları, İstanbul, 2004, s.329</p>
<hr />
<p>Bir şahıs ve bir şekil beni kandırırsa, bana kendine olmayan bir güzelliğin vehmini verirse, ben ona niye küsüp kin bağlayayım.<br />
Bilakis minnettâr olmalıyım ki hakikati veremediyse bile bende hakikatin rüyasını yarattı&#8230; &#8221;</p>
<p>~Safiye Erol</p>
<hr />
<p>Yaratılmışlar hayâli suretlerdir,<br />
Onları hareket ettiren Haktır.<br />
Onlar adına konuşan yine Haktır.<br />
Şu hâlde onlar,irâdelerin dışında kudret hükümlerinin üzerlerinde aktığı,çekip çevirilen şeylerdir.<br />
Onlar sabit iken silinenler ve var olma hâllerinde de yok olanlardır.<br />
Onlar,susan konuşanlardır.<br />
Tıpkı şehidlerin canlı olması gibi ölü,diridirler.<br />
Akıl,gözün görmediğini görür.</p>
<p>Muhyiddin İbn Arabi(r.a)</p>
<hr />
<p>“Ağlasam sesimi duyar mısınız,<br />
Mısralarımda; Dokunabilir misiniz<br />
Göz yaşlarıma ellerinizle?<br />
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel<br />
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu<br />
Bu derde düşmeden önce.<br />
Bir yer var biliyorum;<br />
Her şeyi söylemek mümkün;<br />
Epice yaklaşmışım, duyuyorum,<br />
Anlatamıyorum.” …”</p>
<p>Orhan Veli</p>
<hr />
<p>Kişi herhangi bir şeye zâtî olarak[özü gereği] sahipse<br />
o şeyden herhangi bir ötekisi/başkası nedeniyle veya hâricî bir bahaneyle vazgeçemez.&#8221;</p>
<p>Ali Kuşçu (ö. 1474)</p>
<hr />
<p>. “Muhakkak Allah, karanlığı yarattı ve üzerine nurundan serpti.” 246 Her şey zıddıyla bilinir kuralınca, aydınlığın bilinebilmesi için Allah Teâlâ ilk olarak karanlığı yaratmıştır. Daha sonra aydınlığı var ederek karanlıktaki hakikatlerin göz önüne çıkmasını sağlamıştır. Allah‟ın hakikatinin de insan yaratılmadan evvel bilinmezliğin karanlıklarında olması düşünülürse, insanın bu anlamda bir “nûr varlığı” olduğu söylenebilir. Hakk Teâlâ‟nın “Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim; mahlukâtı yarattım ve onlara nimetler verdim ve beni bildiler.” 247 kutsî hadisi ile Peygamber‟in (s.a.v.) “Allah‟ın ilk yarattığı Ģey benim nurumdur.” 248 sözü bu minvalde değerlendirilebilir.</p>
<p>Ahmet Ozalp</p>
<hr />
<p>&#8220;hangi rüzgara verdiysem aşkımı<br />
beni alıp yangınlara götürdü<br />
muştu beklediğim bütün yelkenlilerden<br />
ateş düştü içime&#8230;&#8221;</p>
<p>Nurullah Genç</p>
<hr />
<p>Bilmezler yalnız yaşamayanlar,<br />
Nasıl korku verir sessizlik insana;<br />
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;<br />
Nasıl koşar aynalara,<br />
Bir cana hasret,<br />
Bilmezler&#8230;</p>
<p>Orhan Veli Kanık</p>
<hr />
<p>&#8220;düşünmedim<br />
ne başını<br />
ne sonunu<br />
düşünmedim<br />
ne kendimi<br />
ne de senin kim olduğunu<br />
yalnız<br />
senin için çok güzel rüyalar gördüm<br />
uyandım<br />
karşımda seni buldum<br />
dosttan daha dost<br />
güzelden daha başka</p>
<p>içimden sevindim”</p>
<p>Âsaf Hâlet</p>
<hr />
<p>Hüdâyî Hazretleri buyurur:</p>
<p>Dünyayı muhkem tutarlar,<br />
Dîni yabana atarlar,<br />
Cennetʼi yoğa satarlar,<br />
Nicʼolur bizim hâlimiz?..</p>
<hr />
<p>&#8220;Görmek için gözleri, duymak için kulakları olan herkes bilmelidir ki, hiçbir ölümlü sır saklayamaz. Dudakları sussa parmak uçlarıyla konuşur ve ihanet her bir gözeneğinden sızar.</p>
<p>Freud</p>
<hr />
<p>&#8220;İçimizdeki değersiz şeylerin kendi seviyelerini bulmalarına imkan vermeliyiz ki, asil ve güzel olan ne varsa yükselebilsin&#8221;</p>
<p>Simone Weil, Yerçekimi ve İnayet.</p>
<hr />
<p>Bu gece gözlerinin göğünden;<br />
Şiirime, yıldız yağıyor.<br />
Kâğıtların beyaz sessizliğinde&#8230;</p>
<p>&#8211; Füruğ Ferruhzad</p>
<hr />
<p>Süheyl Ünver&#8217;in, kızına nasihatinden: “İçinde gizli bir yer olsun, oraya hiç üzüntü, sıkıntı sokma, orası sana ait olsun! Orası meşgalenin merkezi, dünyaya tutunduğumuz, gönlümüzü zenginleştirdiğimiz, insanlara hizmet ettiğimiz yerdir..&#8221;</p>
<hr />
<p>İnsanın kendisindeki insanlık anlamı, onun insan olarak yetkinleşmesiyle mümkündür. Bu da nefs-i nâtıkanın kendisini arzuladığı şeyleri idrak ederek olur. Bu, daha önce zikrettiğimiz gibi elemin olmadığı huzurdur ve saadettir. İşte bu saadet de hikmetin ta kendisidir. Hikmetin semeresi ise mevcudatın hakikatini, ilkelerini, illetlerini ve sebeplerini bilmektir. Böylece insan, fiillerinde Tanrı’ya benzer ( yeştebihü fî ef‘âlihî bi’l lâhite‘âlâ). Bu, salt hayır olan adalet fiilinin kullanılmasıdır.</p>
<p>İbnü’l Heysem’</p>
<hr />
<p>“Ne yağmurun ardından bitkilerin açılması, ne ilkbaharda karabulutların çekilmesinin ardından çiçeklerin parlaması, ne çiçeklerin arasından akıp giden suların şırıltısı, ne yeşil bahçelerle çevrili beyaz sarayların şıklığı huyu güzel, mizacı övülmüş, tüm nitelikleri güzellikte birleşen bir sevgiliyle kavuşmaktan daha güzeldir. En güzel konuşanlar bile bu durumu anlatmaktan acizdir; en açık sözlüler bile bunu dile getiremez. Bu durum gönlü şaşkına çevirir, anlayışı durdurur.”</p>
<p>İbn Hazm</p>
<hr />
<p>Bil ki göz elçiliğin vekilidir. Onun sayesinde amaçlar algılanır. Diğer dört duyu da kalbe açılan kapılar, ruha giden yollardır. Göz isebunların en yetkini, en doğru bilgi vereni, işini en dikkatli yapanıdır. O,ruhun doğruyu gösteren gözcüsü, doğruya yönelten rehberi, gerçekleri yansıtan, nitelikleri ayıran ve duyusal anlamları ortaya çıkaran cilalı aynasıdır.</p>
<p>İbn Hazm</p>
<hr />
<p>Eyvah! Aldandık.<br />
Şu hayat-ı dünyeviyyeyi sâbit zannettik.<br />
O zan sebebiyle bütün bütün zâyi’ ettik.</p>
<p>Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur;<br />
bir rüya gibi geçti.<br />
Şu temelsiz ömür dahi, bir rüzgâr gibi uçar gider&#8230;</p>
<p>Üstad Bediüzzaman</p>
<hr />
<p>Üsküdarlı Ali Efendi&#8217;nin yaşı yüzü aşkınmış. Yaşını soranlara söylemez &#8220;el-Bereketü fi&#8217;l-mechûl efendim&#8221; dermiş. Bugün biz ise herşeyimiz bilinsin gibi bir gafletin içindeyiz. Böyle böyle evimizin, yaptığımız işin bereketi kaçıp gidiyor.</p>
<p>Mesut Kaya hoca</p>
<hr />
<p>Ah, ne güzel günlerdi.<br />
Ama ardından hüzün dolu bir günbatımı geldi&#8230;</p>
<p>Friedrich Hölderlin</p>
<hr />
<p>&#8220;Mutluluk, ancak bilgide kemâl sahibi olmakla elde edilebilir.&#8221;</p>
<p>-İbn Sina, el-İşârât ve&#8217;t-tenbihât-</p>
<hr />
<p>Kant’ın bitirdiği metafizik, İslam metafiziği değil. Kant’ın İbn Sina metafiziği ile doğrudan bir alakası yok.”</p>
<p>Tahsin Görgün</p>
<hr />
<p>20. yüzyılın bize öğrettiği bir şey var.</p>
<p>Müslümanların yaşadığı bölgelerde veya kadim kültürlerin olduğu yerlerde hiçbir siyasi güç insanların kendilerini ve asli varlıklarını tanımlama imkanını elde edemiyor.</p>
<p>Olanı bozuyor,<br />
yenisini inşa edemiyor.”</p>
<p>Prof. Dr.Tahsin Görgün</p>
<hr />
<p>Her ne istersen kendi kendinden iste.Eğer dışarıdan ister isen yol ırak, menzil uzaktır, hayret vadisinde sefil ve başıboş kalırsın</p>
<p>Aziz Nesefi</p>
<hr />
<p>Her tecellî bir istîdâdın meydana gelmesine, her bir istîdâd da [yeni] bir tecellînin zuhûruna sebep olur.&#8221;</p>
<p>*Hâce Ubeydullah Ahrâr,</p>
<hr />
<p>Ebu Hanife,eğitimini tamamlayıp ders vermeye başlayacak olan öğrencisi Yusuf es-Semtî&#8217;ye şu nasihatte bulunmuştur:</p>
<p>▪︎Öğrencilerinle ünsiyet kur,<br />
▪︎onlara bazen latife yap,<br />
▪︎onlarla sohbet et, ki aranızdaki muhabbet daim olsun ve ilme devam etsinler.<br />
▪︎Bazen onlara<br />
yemek ikram et,<br />
▪︎ihtiyaçlarını gider,<br />
▪︎konumlarını takdir et,<br />
▪︎hatalarını görmezden gel,<br />
▪︎onlara karşı yumuşak/nazik ol, müsamahakar ol.<br />
▪︎Hiçbirine karşı sıkıldığını, onlardan bezdiğini belli etme,<br />
▪︎onlardan biri gibi ol</p>
<p>kaynak: Kerderi, Menakıb</p>
<p>İbrahim Kaya</p>
<hr />
<p>Filozofların ünü, başkalarının zaten söylüyor olduğu hakikatleri tekrar ettiklerinde değil, yeni bir yanlış düşünce icat ettiklerinde artıyor.&#8221;</p>
<p>Rene Guenon</p>
<hr />
<p>Bahar gitti yetişmedi bereket zamanı bülbül,<br />
Acep daha ne durursun çimende ey bülbül</p>
<p>Nevres</p>
<hr />
<p>Bir gül açmaz diye ne çok feryad eder bülbül,<br />
Ne de acımasızdır bu bahçenin goncalarının yüreği</p>
<p>Nîzâmî Gencevî</p>
<hr />
<p>O’nun cisimleri fayda ve zarar özelliğiyle yaratmasın sebebi, O’nun her şeyden ve ihtiyaçtan müstağni olduğuna istilal edilmesidir. Çünkü müstağni olmayan sadece fayda sağlayanı ve zarar vermeyeni yaratırdı.</p>
<p>İ. Maturidî/ Tevhid/ 109</p>
<hr />
<p>Zamanımızın kaderi; rasyonalizasyon, entelektüelleştirme ve her şeyden önce dünyanın büyüsünün bozulması ile karakterize edilir.&#8221;</p>
<p>&#8212; Max Weber</p>
<hr />
<p>&#8220;Çeşitli düşünürler uzun uzadıya düşündükten, çok yönlü araştırma yaptıktan ve karşılıklı durumları (tezantitez) dikkate aldıktan sonra konu üzerinde ittifâk ederlerse, artık bu düşünceden daha doğrusu bulunamaz.”</p>
<p>Farabi</p>
<hr />
<p>Bu yaşlı felek garip bir mihmandardır. Nasıl doyurduysa; bazan da aç bırakır. İçinde geçici olarak kaldığımız saray da böyledir; (içinde) bazan memleket sahibi, bazan dilenci olursun. (Onunla) oynama, (peşinden) koşma, gururlanma ve (kimseyi) incitme. Sıkıntıya koşsan ne, hazineye gururlansan ne?</p>
<p>İbn Kemal</p>
<hr />
<p>Denilebilir ki güzellik, bakılanın ruhunda bakan kimsenin kendi ruhunu bulduğu bir şeydir.</p>
<p>İbn Hazm</p>
<hr />
<p>bilmem neyi aradım bir ömür kışlarında<br />
binbir gece yürüdüm hangi muamma için<br />
zümrüd-ü ankâ uçar senin bakışlarında<br />
benim rüyâlarımda birkaç deli güvercin</p>
<p>Nurullah Genç</p>
<hr />
<p>Unutmayın, yüzleşin,yitimin yasını tutun ve bağışlayın.Bazen kendinizi,bazen ötekini..Hayat bu.Yeniden çiçek açıverirsiniz..</p>
<p>Kemal Sayar</p>
<hr />
<p>Gül, ey bir âna sığmış ebediyet rüyası!</p>
<p>Tanpınar</p>
<hr />
<p>Umut! sevgili! iyiliksever umut!<br />
Küçümsemezsin yasta olanın evini,<br />
Ve asaletle, sevinçli bağlılıkla, hükmedersin Ölümlülerin ve göğün güçlerinin arasında.</p>
<p>Neredesin? az yaşadım; ama soğuk esiyor<br />
Akşamım daha şimdiden. Ve dilsiz, gölge misaliyim,<br />
Burada; ve ezgisiz kalmış<br />
Kalbim dinleniyor göğsümdeki ürpertilerin arasında.</p>
<p>Hölderlin</p>
<hr />
<p>Toplumumuz çözülürken kamusal alan ile<br />
mahremiyet alanı aynı anda dumura uğruyor.</p>
<p>Alexandar Kluge</p>
<hr />
<p>Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın</p>
<p>Cahit Külebi</p>
<hr />
<p>Hürriyet tıpkı dinamit gibi tesirli fakat tehlikeli bir vasıtadır. Onu kullanmasını öğrenmek lâzımdır.</p>
<p>Alexis Carrel</p>
<hr />
<p>Zira her ağaç kendi meyvesinden tanınır.Deve dikeninden incir toplanmaz, kengerden üzüm devşirilmez.</p>
<p>Lukas İncili 6:144</p>
<hr />
<p>İşlerini sebeblere bağlayıp Allah&#8217;ı unutmak, gizli şirk&#8217;tir.</p>
<p>İbnü&#8217;l-Arabî</p>
<hr />
<p>Bir ilim dalında &#8220;alim&#8221; olabilmek için 4 şarta sahip olmak gerekir<br />
1) O ilmi, usulüyle beraber tam bir şekilde kavramalı<br />
2) O ilmin kavramlarına hakim olmalı<br />
3) O ilimden doğan sonuçların neler olduğunu bilmeli<br />
4)O ilimle ilgili ortaya çıkan yeni problemleri çözebilmeli</p>
<p>[Farabi]</p>
<hr />
<p>Senin olan senden alınmaz, senin olmayan ise sana verilmez.</p>
<p>Her şeyin bir vakti vardır.<br />
Gece, karanlığına karanlık kattığı vakit eğer sen gün ışığı istesen, yerine getirilir mi hiç bu isteğin?</p>
<p>Abdülkadir Geylani (ks)</p>
<hr />
<p>Modern insan, anahtar koleksiyonu yapar;<br />
ama onlarla herhangi bir kapıyı açmasını bilmez&#8230;</p>
<p>F.Schoun</p>
<hr />
<p>Gel ey vürûdunu bir ömr içinde beklediğim<br />
Bir aşinâ-yı hayâlîye ihtiyacım var.</p>
<p>Süleyman Nazif</p>
<hr />
<p>Hayat eşlik ettiği suretin ruhudur.</p>
<p>İbn Arabi(k.s)</p>
<hr />
<p>Hatırlamak, unutmadan kaynaklanır.</p>
<p>İbn Arabi</p>
<hr />
<p>Aşk, muhabbet, dostluk gibi hususların cümlesi vefâya bağlıdırlar ve dâima vefâlı olan kimseyi ararlar. Onlar, vefasız bir gönle asla yaklaşmazlar”</p>
<p>Mevlâna hz</p>
<hr />
<p>Kişinin, mensubiyet duyduğu değerleri, aynı değerleri paylaştığını iddia eden başkalarının yanlış temsillerini bahane ederek tahkir etmesi, hatta terk etmesi, gerekçesi ne olursa olsun, &#8216;değerlerinin-münafık&#8217;ı olduğunu gösterir; haklı olduğunu değil.</p>
<p>Başka bir deyişle, &#8220;papaza kızıp orucunu bozanın&#8221; sorunu ne kızmak, ne oruç ne de bozmaktır.<br />
Sorun bizatihi değerlerine karşı samimiyet ve ihlas eksikliği; hatta kendine karşı saygı yoksunluğudur.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
<hr />
<p>Mitlerden anlaşılan şudur ki uçurumun dibinde kurtuluşun sesi imdada yetişir. Karanlık an, gerçek dönüşüm mesajını aldığımız andır. En kasvetli noktada aydınlık çıkagelir.</p>
<p>JOSEPH CAMPBELL</p>
<hr />
<p>“Tevekkül kalbin eylemi, tevhid ise kalbin sözüdür.”</p>
<p>Cüneyd-i Bağdadi hz.</p>
<hr />
<p>Her varlık senin yüzünden altüst olmuş, gene de her varlığın senden haberi bile yok;<br />
Ne tuhaftır sana bakmak, seninle görmek,ne hoştur seni beklemek, seni özlemek.</p>
<p>Mevlana</p>
<hr />
<p>Bil ki yüce Allah, tövbe ve tevekkül gibi şeyleri şu insan denen kula özgü kılmıştır. Çünkü melek için tek ihtimal vardır, o da isyansız itaattir. Şeytandan da itaat değil, sadece isyan sadır olur. Ama her ikisi de tövbenin tadından, makamından, sırrından, marifetinden, şerefinden ve muhabbetinden habersizdir&#8230;.</p>
<p>Muhyiddin İbn Arabi(k.s)</p>
<hr />
<p>Derler ki</p>
<p>&#8220;Hiç kimse, istisnasız hiçbir şeyde, Allah&#8217;a kavuşana* kadar güven altında değildir.&#8221;</p>
<p>Bu yüzden marifeti üst seviye bir güvenlik meselesi olarak gördüler.</p>
<p>Bu gibi sebeplerle İman sözcüğünü &#8220;inanç&#8221; olarak tasvir edip geçmek, yaygın bir cehalet örneğidir.</p>
<p>Mehmet Aktaş</p>
<hr />
<h1 style="text-align: center;">7.Bölüm</h1>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="ImC82BA4bR"><p><a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-7/">Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -7</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -7&#8221; &#8212; İlim Cephesi" src="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-7/embed/#?secret=fj3suiaC9l#?secret=ImC82BA4bR" data-secret="ImC82BA4bR" width="525" height="296" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-8/">Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -8</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-8/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ralph Waldo Emerson &#8211; Denemeler: Birinci Seri  &#8221;Notlarım&#8221;</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ralph-waldo-emerson-denemeler-birinci-seri-notlarim/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ralph-waldo-emerson-denemeler-birinci-seri-notlarim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2023 09:26:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[Kalb]]></category>
		<category><![CDATA[Ralph Waldo Emerson]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=26242</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Hiç kimse öğrenmeye hazır olmadığı bir şeyi öğrenemez, söz konusu nesne ne kadar yakında olursa olsun. Bekleyin, yüreğiniz konuşsun. İnsan, hakikate uygun bir ruhla hakikati söylediğinde, gözleri gökyüzü gibi berrak olur. Alçak niyetleri varsa ve sahtelikle konuşursa, gözleri bulanıktır ve bazen de çarpık. Modası geçmeyecek şeyleri söylemenin ve yazmanın yolu içtenlikle söylemek ve yazmaktır. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ralph-waldo-emerson-denemeler-birinci-seri-notlarim/">Ralph Waldo Emerson – Denemeler: Birinci Seri  ”Notlarım”</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26245 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/01/wi_800-193x300.jpg" alt="" width="193" height="300" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/01/wi_800-193x300.jpg 193w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/01/wi_800-600x935.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/01/wi_800-768x1196.jpg 768w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/01/wi_800-657x1024.jpg 657w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/01/wi_800.jpg 800w" sizes="(max-width: 193px) 100vw, 193px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hiç kimse öğrenmeye hazır olmadığı bir şeyi öğrenemez, söz konusu nesne ne kadar yakında olursa olsun.</p>
<hr />
<p>Bekleyin, yüreğiniz konuşsun.</p>
<hr />
<p>İnsan, hakikate uygun bir ruhla hakikati söylediğinde, gözleri gökyüzü gibi berrak olur. Alçak niyetleri varsa ve sahtelikle konuşursa, gözleri bulanıktır ve bazen de çarpık.</p>
<hr />
<p>Modası geçmeyecek şeyleri söylemenin ve yazmanın yolu içtenlikle söylemek ve yazmaktır. Kendi pratiğime ulaşmayan bir savın sizinkine ulaşabileceğinden şüphe etmem gerekir.</p>
<hr />
<p>Kalbine bak, öyle yaz.</p>
<hr />
<p>Kendine ait olmayan &#8220;görkemlerle doldurur kucağını Yeryüzü.&#8221;25 Tempe Vadisi,26 Tivoli ve Roma toprak ve sudur, kayalar ve gökyüzüdür. Binlerce yerde vardır aynı toprak ve su, ama nasıl da coşku uyandırmaz insanda!</p>
<hr />
<p>Ruh, hakikati algılayan ve açığa vurandır. Hakikati gördüğümüzde tanırız, şüpheciler ve alaycılar ne derse desin.</p>
<hr />
<p>Hakiki şiir şairin zihnidir; hakiki gemi bizzat gemi yapımcısıdır. Eğer insanın içini açıp bakabilseydik, eserinin nihai bezeme ve kıvrımlarının nedenini görebilirdik, nasıl ki deniz kabuğundaki her çıkıntı ve renk tonu hayvanın salgı organlarında önceden varsa. Bütün asilzadelik ve şövalyelik, kibarlıkta mevcuttur. Görgülü biri, adınızı, asalet unvanları nın katabileceği tüm ihtişamla telaffuz edecektir.</p>
<hr />
<p>Düşünceyi kavramak için bize gereken tek şeyin kütüphanenin sükuneti ve dingin havası olduğunu sanırız. Ama içeriye girdiğimizde, gene aynı derecede uzağızdır ondan. Sonra birdenbire, habersizce beliriverir hakikat. Bariz, kıpır kıpır bir ışık belirir; odur ayrım, aradığımız ilke.</p>
<hr />
<p>Dostuma bir mektup yazarım, ondan bir mektup alırım. Bu size ufak bir şey gibi görünebilir. Oysa bana yeter. Onun vermeye, benim de almaya layık olduğum manevi bir armağandır o. Kimseyi kirletmez.</p>
<hr />
<p>İki insan ancak baş başa kalınca sade ilişkiler kurar. Fakat hangi iki kişinin sohbet edeceğini yakınlıkları belirler. Birbiriyle ilgisi olmayan insanlar birbirlerine pek az keyif verirler; birbirlerinin gizil güçlerini asla sezmezler.</p>
<hr />
<p>İnsan yaparak öğretebilir, başka türlü değil. Kendini başkalarına aktarabilirse öğretebilir, ama kelimelerle değil. Veren kişi öğretir, alan kişi öğrenir.3</p>
<hr />
<p>Yaşam bir sürprizler dizisidir. Yarın varlığımızı pekiştirirken26 nasıl bir ruh halimizin, keyfimizin ve gücümüzün olacağını bugünden kestiremeyiz. Daha aşağı haller -alışkanlık ve aklıselimle ilişkili eylemler- hakkında belki bir şeyler söyleyebiliriz; ama Tanrı&#8217;nın şaheserleri, ruhun bütüncül gelişimleri ve evrensel devinimleri bizden saklanır; onları hesaplayamayız.</p>
<hr />
<p>Yelken açacağınız diyarların tasvirini aramayın. O tasvir size onları tasvir etmez; bir gün oralara varır, yaşayarak öğrenirsiniz.</p>
<hr />
<p>İnsanı en çok şaşırtan şey, aklıselim ve samimiyettir. Bütün büyük eylemler sade olur; büyük resimler de öyle.</p>
<hr />
<p>İnsan, güzelliği inançtan ve sevgiden dolayı değil de haz için ararsa yozlaşıverir. Tuvalde, taşta, seste, ya da lirik yapıda üstün güzelliğe bir türlü ulaşamaz; biçimlendirebildiği yalnızca zayıf, temkinli, marazlı bir güzellik olur ve o da güzellik değildir; çünkü insanın eli, karakterinin esinleyebileceği şeylerden daha öte bir şeyi icra edemez asla.</p>
<hr />
<p>İnsan bir bağlar demeti, bir kökler düğümüdür;</p>
<hr />
<p>Erdem ne kadar varsa o kadar görünür; iyilik ne kadar varsa o kadar hürmet uyandırır. Tüm kötülükler erdeme saygı gösterir. Daima yüce, cömert, özverili olanların mezhebi hükmede cektir insanlığa. Samimi bir söz asla yitip gitmez.</p>
<hr />
<p>Yüce derinliklerin suları kah dolar ruha kah boşalır. Ama konuşursam tanımlarım, sınırlarım ve azalırım.</p>
<hr />
<p>Ruh eğlenir zamanla;</p>
<p>Kâh sonsuzu sığdırır tek bir ana,</p>
<p>Kâh yayar tek bir anı sonsuza.</p>
<hr />
<p>Sahte bir çağda insanlarla hakiki ilişkiler kurmaya kalkan, delilik yaftasını hak eder değil mi</p>
<hr />
<p>Her şeyin bir ışık ummanının dalgalarına ve kabarışlarına karışacağı raddede gürül gürül yanan o hayat dolu, takdis edici, semavi ateş sayesinde birbirimizi -her birimizin hangi ruhtan oluştuğunu- görür ve tanırız.</p>
<hr />
<p><span class="text-alt">Ah, şunu bilin ki, yaşadığınız sürece, yeryüzünde telaffuz edilen ve sizin duymanız gereken her ses kulağınızda yankılanacaktır! Size yardım ya da teselli sunabilecek her özdeyiş, her kitap, ya da her mesel, doğrudan ya da dolambaçlı yollardan muhakkak size ulaşacaktır. Hayalperest arzunuzun değil, içinizdeki büyük ve hassas yüreğin özlem duyduğu her arkadaş sizi sımsıkı saracaktır.</span></p>
<hr />
<p>Sevginin fazlası olmaz; bilginin ve güzelliğin de fazlası olmaz; yeter ki bunları en saf anlamlarıyla alalım. Ruh, sınırları reddeder ve daima İyimserliği onaylar, Kötümserliği değil.</p>
<hr />
<p>Ağaçların dallarındaki kuşlar gencin kalbi ve ruhu için şakımaktadır. Adeta dile gelir notalar. Bulutların yüzleri vardır. Ormandaki ağaçlar, usul usul salınan otlar ve onların arasından uç vermiş çiçekler akla bürünmüşlerdir ve insanı adeta gizli bir sırrı paylaşmaya çağırırlar.</p>
<hr />
<p>Uykuya, yıldızlara, kayalara, dağlara ve dalgalara olan o hoş hitapları okurken zamanın medcezir gibi akıp gittiğini hissederim. İnsanın ebediliğini, düşüncesinin özdeşliğini hissederim.</p>
<hr />
<p>Dostum bir an bile kendisi olmaktan vazgeçmesin. Onun ben olmasından duyduğum biricik haz, benim olmayanın benim olmasındandır.</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ralph-waldo-emerson-denemeler-birinci-seri-notlarim/">Ralph Waldo Emerson – Denemeler: Birinci Seri  ”Notlarım”</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ralph-waldo-emerson-denemeler-birinci-seri-notlarim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Johann Wolfgang Von Goethe &#8211; Goethe Der ki&#8230;   Alıntılar</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/johann-wolfgang-von-goethe-goethe-der-ki-alintilar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/johann-wolfgang-von-goethe-goethe-der-ki-alintilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Sep 2021 15:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel]]></category>
		<category><![CDATA[Goethe]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Tartışma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=25146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müziği, zevk almak yoluyla olmaktan çok, düşünce yoluyla yani genel olarak tanırım. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Yalın güzeli, güzelden anlayan değerlendirir, Süslü ise yığına seslenir. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Hayatın sonuyla başını birleştirebilen insan, en mutlu insandır. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; İnsan özgür olmak için kendine hakim olmayı bilmelidir. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; İnsanın ruhu suya benzer su gibi Gökten iner Göğe çıkar, Sonra gene yere İnmesi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/johann-wolfgang-von-goethe-goethe-der-ki-alintilar/">Johann Wolfgang Von Goethe – Goethe Der ki…   Alıntılar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-25290 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/07/kitap_1502021196-300x200.jpg" alt="" width="357" height="238" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/07/kitap_1502021196-300x200.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/07/kitap_1502021196-360x240.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/07/kitap_1502021196-277x184.jpg 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/07/kitap_1502021196-296x197.jpg 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/07/kitap_1502021196-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/07/kitap_1502021196-370x247.jpg 370w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/07/kitap_1502021196-236x157.jpg 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/07/kitap_1502021196.jpg 450w" sizes="(max-width: 357px) 100vw, 357px" /></p>
<p>Müziği, zevk almak yoluyla olmaktan çok, düşünce yoluyla yani genel olarak tanırım.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Yalın güzeli, güzelden anlayan değerlendirir,</p>
<p>Süslü ise yığına seslenir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hayatın sonuyla başını birleştirebilen insan, en mutlu insandır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsan özgür olmak için kendine hakim olmayı bilmelidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsanın ruhu suya benzer su gibi</p>
<p>Gökten iner</p>
<p>Göğe çıkar,</p>
<p>Sonra gene yere</p>
<p>İnmesi gerek</p>
<p>Ebediyen değişerek. Gesang der Geister über den Wassern</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Müslümanların, eğitimlerine hangi öğretilerle başladıkları son derece ilginçtir. Dinde temel olarak gençlerini şu inanca bağlıyorlar: Her şeye yön veren Allah&#8217;ın daha ezelden nasip ettiğinden başka bir şey gelmez insanın başına. Ve işte bu inançla bütün bir ömür için donaulmış, rahatlamış oluyorlar ve başka şeylere pek ihtiyaçları kalmıyor.</p>
<p>Gesprâche mit Eckermann</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Matematikçiler tuhaf adamlar! Başardıkları büyük şey sayesinde kendilerini evrensel bir lonca sayıyorlar ve kendi çevrelerine uymayan, organlarının işlem yapamayacağı hiçbir şeyi kabul etmek istemiyorlar.</p>
<p>Max. und Ref 1277</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Cahiller, bilenler tarafından bin yıl önce cevaplandırılmış olan şeyleri sorarlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sorunlar</p>
<p>Acelikle düzelmez.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Karşi gelip tartışanlar bir ara şunu düşünmeli: Her dil herkes için &#8216;anlaşılır&#8217; değildir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Ne kadar çok ana baba çocukların selametini bilmiyor ve onların en açık duygularına karşi sağır!</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Kelimelerin söyleyemediği şeyi, bırak susmakla söyliyeyim.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>En iyisi, size bir sır vereyim;</p>
<p>Önce kendi aynanıza bakın!</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsanın en iyi yardımı, kendi kendisine yaptigı yardimdir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Tökezleyerek de epey yol alınır, yeter ki düşüp kalmasın insan.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hep şunu gördüm ki, ikaz edici belirtilere hiçbir insan önem vermiyor; dikkader genellikle hoş görünen ve bir şeyler vaat edenlere yöneliyor ve yalnız onlara inanç, canlılığını koruyor.</p>
<p>Wahiverwandischaften I, 18</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir başkasıyla, bildiğimi sandığım bir şey hakkında konuştum! hemen onu daha iyi bildiğini sanıyor ve ben de hep kendi bilgimle kendi içime geri dönmek zorunda kalıyorum.</p>
<p>Max. und Refi, 595</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Çeviride, çevrilmesi imkânsızın sınırına kadar dayanmalı; işte ancak o zaman bir yabancı milletin ve yabancı dilin farkına varılmış olur.</p>
<p>Max. und Ref. 1056</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Çeviride ne olursa olsun yabancı dille doğrudan doğruya savaşa girmeye kalkmamalı. Çevirilemeze kadar dayanıp bunun karşısında saygı duymalı, çünkü her bir dilin değeri ve karakteri işte oradadır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bıktırmakla hiçbir şey kazanılmaz.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Fizik yapımız, toplum hayatımız, geleneklerimiz, alışkanlıkla, dünya bilgeliği, felsefe, din ve hayatta bazı tesadüfler, her şey, her şey bize fedâkârlıkta bulunmamız gereğini haykırıyor. ”</p>
<p>Dichtung und Wahrheit IV 16</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir millet, kendi edebiyati olduğu sürece hüküm verebilir ve cağdaş dünyayı olduğu gibi geçmişi de anlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bu nedenle denir ki yabancı bir milletin bütün durumu göz önünde tutulmadan onun edebiyatını ne anlamak ne de hissetmek mümkündür.</p>
<p>Hotzig&#8217;e, 11.11.1829</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Şair ruhun yarattığı şey, gene bir ruh tarafından algılanmalıdır. Soguk bir analiz, şiiri harap eder ve gerçeği ortaya çıkarmaz. Hiçbir şeye yaramayan ve yalnızca rahatsız eden cam kırıkları kalır meydanda.</p>
<p>Luden, 19.8.1806</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir yıkıcı eleştiri var, bir de verimli eleştiri. Birincisi çok kolaydır, çünkü ne kadar sınırlı olursa olsun, kafasında herhangi bir ölçü, herhangi bir örnek kurup sonra da cesaretle önündeki kitabın buna uymadığına, bu yüzden işe yaramayacağına inandırmak yetiyor; böylece de sanatçıya karşı her türlü sorumluluktan kurtulunmuş oluyor. Verimli eleştiri epeyce daha güç. Onun soruları şöyle: Yazar ne yapmak istemiş? Bu plan akıllı ve anlaşılır bir şey mi? Onu uygulamayı ne kadar başarabilmiş? Bu sorular anlayışlı ve sevgiyle cevaplandırılınca yazara yardım etmiş oluruz; o da sonraki çalışmalarında şüphesiz ilerlemeler kaydeder ve eleştirimize karşı yükselir.</p>
<p>Sehriften zur Literatur. Teilnahme Goethes an Manzoni 11 conte di Car magnola noch einmal</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bizden en çok istenen şey, kendimizi yetiştirmemizdir. Kötü örneklerle yanlış yetiştirmekten korkmasak, nasıl yetişeceğimiz önemsiz bir şey olurdu.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Uyarı ve azarlamayla, ahlâkçılık ve vaızla, kötü sonuçlardan korkutarak, cezalarla tehdit ederek bazı insanları kötülükten uzak tutmak mümkündür. Ama eğer çocukların ve yetişkinlerin kendileri hakkında düşünmeleri sağlanırsa, onlarda çok daha yüksek bir kültür yerleştirilmiş olur.</p>
<p>****</p>
<p>Kartal havada havaya, zirvelerde zirvelere alışır, Vergleichende Anatomie IV</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sabretmeye alıştıysan, inan bana, çok şey yapmışsın.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Pek çokları araçlarla amacı birbirine karıştırıyorlar, amacı göz önünde tutmaksızın araçlardan zevk alır oluyorlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Atalar sözüdür: Kendi ocağın, Terbiyeli karın: Bunlar altınlara, incilere bedeldir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Dengi dengine! Yalnız böylesi dogrudur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Kalp neyle doluysa, dudaklardan dökülür gider.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Gereğinden çok şey talep etmek gizli bir gururdur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hiçbir insanın dünyaya bakışı öteki insanlara benzemez; ve farklı karakterler çoğunlukla aynı ilkeyi farklı uygulayacaklardır.</p>
<p>sehriften zur Kunst. Propylöen</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hiçbir zaman</p>
<p>Karşı cıkmaya aldanma.</p>
<p>Cahillerle tartışırken</p>
<p>Bilgeler bile cehalete kapılır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Son derece okunmaya değer ama okunmaya elverişsiz kitaplar vardır; bunun tersi de olabilir</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Kuran&#8217;ın üslubu, özüne ve amacına uygun olarak ciddi, muazzam, dehşetli, yer yer de gerçekten yüce. Böylece çivi çiviyi söküyor ve kitabın o büyük etkisine kimsenin şaşmaya hakkı yok. Değil mi ki asıl hayranları onu yaratılmış değil de Tanrı gibi ölümsüz ilân etmişlerdir?</p>
<p>West. Öst. Divan. Noten und Abhandlungen</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Eski bir deneyimdir: Değerli bir şey kendini gösterdi mi, karşıt olarak âdilik, muhalefet ortaya çıkar. Bırakalım çıksın, iyiyi baskı altında tutamazlar,</p>
<p>E von Müller 23.11.1823</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir millet için iyi olan şey, bir başkasını taklit etmeden yalnizca onun kendi özünden ve kendi genel ihtiyacından ortaya çıkan şeydir</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İster kral olsun ister değersiz biti</p>
<p>En mutlu insan</p>
<p>Evinde rahatı olandır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Yalın güzeli, güzelden anlayan değerlendirir,</p>
<p>Süslü ise yığına seslenir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hayatın sonuyla başını birleştirebilen insan, en mutlu insandır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsan özgür olmak için kendine hakim olmayı bilmelidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsanın ruhu suya benzer su gibi</p>
<p>Gökten iner</p>
<p>Göğe çıkar,</p>
<p>Sonra gene yere</p>
<p>İnmesi gerek</p>
<p>Ebediyen değişerek. Gesang der Geister über den Wassern</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Müslümanların, eğitimlerine hangi öğretilerle başladıkları son derece ilginçtir. Dinde temel olarak gençlerini şu inanca bağlıyorlar: Her şeye yön veren Allah&#8217;ın daha ezelden nasip ettiğinden başka bir şey gelmez insanın başına. Ve işte bu inançla bütün bir ömür için donaulmış, rahatlamış oluyorlar ve başka şeylere pek ihtiyaçları kalmıyor.</p>
<p>Gesprâche mit Eckermann</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Matematikçiler tuhaf adamlar! Başardıkları büyük şey sayesinde kendilerini evrensel bir lonca sayıyorlar ve kendi çevrelerine uymayan, organlarının işlem yapamayacağı hiçbir şeyi kabul etmek istemiyorlar.</p>
<p>Max. und Ref 1277</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Cahiller, bilenler tarafından bin yıl önce cevaplandırılmış olan şeyleri sorarlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sorunlar</p>
<p>Acelikle düzelmez.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Karşi gelip tartışanlar bir ara şunu düşünmeli: Her dil herkes için &#8216;anlaşılır&#8217; değildir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Ne kadar çok ana baba çocukların selametini bilmiyor ve onların en açık duygularına karşi sağır!</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Kelimelerin söyleyemediği şeyi, bırak susmakla söyliyeyim.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsanın en iyi yardımı, kendi kendisine yaptigı yardimdir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Tökezleyerek de epey yol alınır, yeter ki düşüp kalmasın insan.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hep şunu gördüm ki, ikaz edici belirtilere hiçbir insan önem vermiyor; dikkader genellikle hoş görünen ve bir şeyler vaat edenlere yöneliyor ve yalnız onlara inanç, canlılığını koruyor.</p>
<p>Wahiverwandischaften I, 18</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir başkasıyla, bildiğimi sandığım bir şey hakkında konuştum! hemen onu daha iyi bildiğini sanıyor ve ben de hep kendi bilgimle kendi içime geri dönmek zorunda kalıyorum.</p>
<p>Max. und Refi, 595</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Fizik yapımız, toplum hayatımız, geleneklerimiz, alışkanlıkla, dünya bilgeliği, felsefe, din ve hayatta bazı tesadüfler, her şey, her şey bize fedâkârlıkta bulunmamız gereğini haykırıyor. ”</p>
<p>Dichtung und Wahrheit IV 16</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir millet, kendi edebiyati olduğu sürece hüküm verebilir ve cağdaş dünyayı olduğu gibi geçmişi de anlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bu nedenle denir ki yabancı bir milletin bütün durumu göz önünde tutulmadan onun edebiyatını ne anlamak ne de hissetmek mümkündür.</p>
<ol start="11">
<li>Hotzig&#8217;e, 11.11.1829</li>
</ol>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir yıkıcı eleştiri var, bir de verimli eleştiri. Birincisi çok kolaydır, çünkü ne kadar sınırlı olursa olsun, kafasında herhangi bir ölçü, herhangi bir örnek kurup sonra da cesaretle önündeki kitabın buna uymadığına, bu yüzden işe yaramayacağına inandırmak yetiyor; böylece de sanatçıya karşı her türlü sorumluluktan kurtulunmuş oluyor. Verimli eleştiri epeyce daha güç. Onun soruları şöyle: Yazar ne yapmak istemiş? Bu plan akıllı ve anlaşılır bir şey mi? Onu uygulamayı ne kadar başarabilmiş? Bu sorular anlayışlı ve sevgiyle cevaplandırılınca yazara yardım etmiş oluruz; o da sonraki çalışmalarında şüphesiz ilerlemeler kaydeder ve eleştirimize karşı yükselir.</p>
<p>Sehriften zur Literatur. Teilnahme Goethes an Manzoni 11 conte di Car magnola noch einmal</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bizden en çok istenen şey, kendimizi yetiştirmemizdir. Kötü örneklerle yanlış yetiştirmekten korkmasak, nasıl yetişeceğimiz önemsiz bir şey olurdu.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Pek çokları araçlarla amacı birbirine karıştırıyorlar, amacı göz önünde tutmaksızın araçlardan zevk alır oluyorlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Atalar sözüdür: Kendi ocağın, Terbiyeli karın: Bunlar altınlara, incilere bedeldir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Kalp neyle doluysa, dudaklardan dökülür gider.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Gereğinden çok şey talep etmek gizli bir gururdur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hiçbir insanın dünyaya bakışı öteki insanlara benzemez; ve farklı karakterler çoğunlukla aynı ilkeyi farklı uygulayacaklardır.</p>
<p>Sehriften zur Kunst. Propylöen</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hiçbir zaman</p>
<p>Karşı cıkmaya aldanma.</p>
<p>Cahillerle tartışırken</p>
<p>Bilgeler bile cehalete kapılır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Son derece okunmaya değer ama okunmaya elverişsiz kitaplar vardır; bunun tersi de olabilir</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Kuran&#8217;ın üslubu, özüne ve amacına uygun olarak ciddi, muazzam, dehşetli, yer yer de gerçekten yüce. Böylece çivi çiviyi söküyor ve kitabın o büyük etkisine kimsenin şaşmaya hakkı yok. Değil mi ki asıl hayranları onu yaratılmış değil de Tanrı gibi ölümsüz ilân etmişlerdir?</p>
<p>West. Öst. Divan. Noten und Abhandlungen</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Eski bir deneyimdir: Değerli bir şey kendini gösterdi mi, karşıt olarak âdilik, muhalefet ortaya çıkar. Bırakalım çıksın, iyiyi baskı altında tutamazlar,</p>
<p>E von Müller 23.11.1823</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir millet için iyi olan şey, bir başkasını taklit etmeden yalnizca onun kendi özünden ve kendi genel ihtiyacından ortaya çıkan şeydir</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/johann-wolfgang-von-goethe-goethe-der-ki-alintilar/">Johann Wolfgang Von Goethe – Goethe Der ki…   Alıntılar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/johann-wolfgang-von-goethe-goethe-der-ki-alintilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zübeyir Gündüzalp &#8211; Bir Dava Adamının Notları  -Alıntılar</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/zubeyir-gunduzalp-bir-dava-adaminin-notlari-alintilar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/zubeyir-gunduzalp-bir-dava-adaminin-notlari-alintilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2021 15:15:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Dava Adamının Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Zübeyir Gündüzalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=25112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Füruat (hissî geçimsizlikler, imtizaçsızlıklar) füruat&#8230; diye diye, esasat da gider. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; Zaman, mekan ve muhitin insan üzerinde tesiri azimdir. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; Bir hadise vuku bulduğunda (varta ve yanlışlık) şahıslar ve bizzat o şey üzerinde durmamalı, yoksa o hadiseden alınacak tecrübe ve ibret dersi alınmamış olur. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; Bir alimin veya ilimle meşgul, malumatı zengin bir kimsenin, bildiği [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/zubeyir-gunduzalp-bir-dava-adaminin-notlari-alintilar/">Zübeyir Gündüzalp – Bir Dava Adamının Notları  -Alıntılar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="" data-block="true" data-editor="8c688" data-offset-key="9om35-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="9om35-0-0"><span data-offset-key="9om35-0-0"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-25115 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/06/41TtvOHfV3L._AC_SY580_-208x300.jpg" alt="" width="208" height="300" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/06/41TtvOHfV3L._AC_SY580_-208x300.jpg 208w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/06/41TtvOHfV3L._AC_SY580_.jpg 346w" sizes="(max-width: 208px) 100vw, 208px" /></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-editor="8c688" data-offset-key="1ir5j-0-0"></div>
<div data-block="true" data-editor="8c688" data-offset-key="1ir5j-0-0"></div>
<div data-block="true" data-editor="8c688" data-offset-key="1ir5j-0-0">
<p>Füruat (hissî geçimsizlikler, imtizaçsızlıklar) füruat&#8230; diye diye, esasat da gider.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Zaman, mekan ve muhitin insan üzerinde tesiri azimdir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Bir hadise vuku bulduğunda (varta ve yanlışlık) şahıslar ve bizzat o şey üzerinde durmamalı, yoksa o hadiseden alınacak tecrübe ve ibret dersi alınmamış olur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Bir alimin veya ilimle meşgul, malumatı zengin bir kimsenin, bildiği şeylerden, bilmediklerinin daha çok ve daha geniş olduğunu bilmesi ve lüzumunda mahviyetle izhar etmesi, ondaki bilginin gün geçtikçe ziyadeleşeceğine ve ondaki fazilet ve idrakin yüksekliğine delildir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Unutkanlığın en birinci sebebi ve âmili de: İnsanın kendini dikkatsizliğe alıştırması ve mahfuzatını sık sık tekrar etmemesidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Çok Söyleyen: Çok söyleyen, az işleyen adamla işe girişme. Sözü iş, işi sözden ibaret olarak yaşayan kimseden birşey bekleme.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Kuruntu, vehim ve üzüntülere müptela olanlara şunu söylemek istiyorum. “Madem ki, Allah’tan ümidi kesmeyerek, ümitvar olarak, ferahlı ve neş’eli davranarak; sıhhat ve afiyet, gayret ve faaliyet, şevk ve himmet gibi nimetlere ve zevklere erişmek mümkündür. Öyle ise bu üzüntü ve vehimler niye?”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Kuvve-i maneviyenin ve müsbet düşüncenin sihirli kudretine malik olan insanlar, dünya ve uhra işlerinde harika muvaffakiyetlere erişmişler ve erişmektedirler. Şu hakikat gayet kat’i ve çoklukla vakidir ki; İnsanlar iman ve itikad ilmiyle münevver olmakla ve düşüncelerini düzeltmekle ye’s, üzüntü ve ümitsizliği, korku ve muhtelif hastalıkları def edebilir, hayatlarını değiştirebilirler</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Bilhassa münazaalı haberlerin, sözlerin nakillerinde noksan ve fazlalık olabilir, habbe kubbe yapılabilir.</p>
<p>Bunun için herkese, hususan sevdiklerine aldanmaktan kendini koru&#8230; Muhakemeli ve âkilâne davran&#8230; Bu gibi şeylerde itidal-i demle hareket et&#8230; (Birinin sözüyle diğerini mahkum etme)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Gaye ve maksatta muvaffak olmanın sırrı şudur: Maksat ve gayeye faydalı olan bir şeyden istifade etmektir. Onun hâricindeki şeylerde meşguliyeti mâlâyani addetmek, lüzumsuzluğuna inanmaktır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Konuşmanın temel ham maddesi, okumaktır. Tarih, insanın idrakini; edebiyat, nükte ve mizacını; matematik, dikkatini; dini eserler, fikir ve ruh derinliğini arttırır.</p>
<p>Ceylan Çalışkan</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Hâfıza, alâkaya tâbidir. Hafızaya hâkim olan, alâkadır.</p>
<p>• Bir şeyi ezberledikten sonra vakit vakit tekrarlar yapmak zarureti vardır.</p>
<p>• Evvelce idrak edilmiş olan şeylerin zihinde teşekkülü, temsilî muhayyiledir. Hatıraları maziden şimdiye getirir</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Zihnen çalışan insanlar, yalnız arzu ettikleri şeyleri hatırda tutmaya muvaffak olurlar.</p>
<p>• Biz dikkatimize -mevzumuzu tekrarlamak suretiyle- büyük mikyasta hâkim olabiliriz.</p>
<p>• İdrak ne kadar gayretle yapılmış ise, hıfz etme o nispette kuvvetli olur. Sarf edilen gayret, fikirler arasında bağların meydana gelmesine sebep olur. idrak zamanı ne kadar uzarsa, bellemek ihtimali o kadar ziyadedir.</p>
<p>• İntiba ne kadar tekerrür ederse, hafıza o nispette emniyetli olur. Birkaç defa görülen veya okunan eser, diğerlerinden daha ziyade hatırlanır. İntiba ne kadar vazıh ve berrak olursa, onu bellemek ve unutmamak imkânı o derece artar. Açık yazılmış makale, vazıh söylenen konferans gibi&#8230;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Tatbik edilmeyen tecrübeler, malumat yığınından başka bir şey değildir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Düşün, söyle. Evvel düşün, sonra söyle. Muhakemesiz sözler, kırıcı ve dağıtıcıdır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Her sohbette dinleyici ol. Daima öğrenmeye çalış. Yetişmeye muhtaç olduğun şuurunu muhafaza et. Mevzu hakkında fazla malumatın olsa da sus.</p>
<p>• Sana, bana, ona faydalı ise konuş.</p>
<p>• Konuşmamak zararlı ise konuş. Fakat ihtisar et. Tafsilata geçme.</p>
<p>• Muvazeneli, satırdan, kitabi konuş.</p>
<p>• Kim ne çekerse dilinden çeker.</p>
<p>• Her sohbette müstemi ol. Daima, “Öğrenmeye, yetişmeye muhtacım” diye dinle.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Sizin ne düşündüğünüzü bilsem, ne olduğunuzu bilirdim. Biz neysek, düşüncelerimiz bizi öyle yapmıştır. Bizi müspet ve menfiye, fayda ve zarara, hidayet ve dalalete, ferah ve sıkıntıya, gam ve meserrete, neşe ve neşveye sevk eden amil, ruh haletimizdir. Bir adam bütün gün ne düşünüyorsa, o adam odur. Başka türlü nasıl olabilir?</p>
<p>• Mütedeyyin bir mü’mindeki sıkıntı hali onda ruhi inkişaf ve terakkiye olan istidadın delili ve tereşşuhatıdır. Hem meşakkat, alamet-i makbuliyettir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Zihinleri müspet düşüncelerle dolu iken, insanların hakiki halinin, kuvvetinin yüzde elliye yakın bir nispette ziyadeleştiği, tecrübelerle sabittir. Maneviyatı kırık kimselerin de normal kuvvetlerinin üçte birinden aşağı bir derecede kuvvetsiz bulundukları görülmüştür.</p>
<p>• Senin ne bedeninde, ne zihninde hiç bir arıza yok. Seni yıldıran, karşılaştığın haller değil, o haller hakkında düşündüklerindir. O haller başına gelmeden onları olmuş gibi düşünmek akılsızlıktır.</p>
<p>• Meseleyi düşünmeli, fakat üzülüp gam ve keder içinde kalmamalı.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Günlük içtimai hadiselerle meşguliyet, kabileyetlerin inkişafına mânidir. Bu noktaya dikkat lâzımdır. Zira bugün buna &#8220;genel kültür&#8221; ism-i herzesi takılmış.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Her şey, her mesele okumakla halledilir. Zira eserlerde hepsi var. Fakat insan görmüyor.</p>
<p>Oku, oku, her gün oku. Okudukça oku ki, ruhun nur-u İlâhî ile parlasın. Kalbin nur-u Kur’an’la temizlensin. Aklın nur-u İslâmla işlesin ve yükselsin</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Yatarken imanî bahisleri oku.<br />
Bütün tehlike okuyamamaktan çıkıyor. Okuyamamaktan kork!</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Biz dikkatimize büyük mikyasta hakim olabiliriz-mevzümuzu tekrarlamak suretiyle- Şehevi temâyülleri uyandıran, tahrik eden ve bizi müphem hayaller müsâit kılan, tenbelliğe teşvik eden kitapları okumamalıyız.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Güzel birşeyi veya bir fikri tefekkür ettiğim zaman, kelimelerle düşünmek yerine, düşündüğüm şeyleri gâyet vâzıh bir sürette görmek istemeliyim. Veya ifâde ettikleri mânâları düşünmeliyim.</p>
<p>Umumi bir göz gezdirmek, tembel ruhların usülüdür. Mütekâmil ruhlar, zihinde tefekkürün muhtelif noktalarının damla damla takattur etmesine ve bal gibi süzülmesine imkân verirler.</p>
<p>Zihni faaliyet için takip edeceğin gaye, iradi dikkat cehdimden ibarettir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Eğer arzu ettiğim bir his bende yok ise ve uyanmıyorsa, onun hangi fikirlerle veyahut hangi gurup fikirlerle alâka ve rabıtası olduğunu tetkik etmeliyim ve onları şuurumda kuvvetle tutmalıyım. Bu şekilde, istediğim fikri veya hissi uyandırmalıyım.</p>
<p>Eğer süfli ve lüzümsuz bir fikir şuuruma gelir ve beni meşgül ve rahatsız ederse, ona dikkat sarf etmekten vazgeçmeliyim. Zihnimi dağıtmamak için, gâyem dışındaki lüzumsuz şeylerle meşgul olmamalıyım. Vakit zayi etmemeliyim. Zamanımı israf eden münakaşa ve sohbetlere katılmamalıyım. Kendi nefsin inâyet-i Hakla, himmet-i Nurla hâkim olmaktan, tasarruf etmekten mütevelli, bir şükür ve şeref duymamalıyım. Ve başkalarının tâbi oldukları cereyanlar, kendimi kat&#8217;iyyen kaptırmamalıyım.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Fikirler hisler ile beslenir, kuvvet bulur. Fikir kendi başına bir kuvvet değildir. His ve heyecan, onun mücadele için, muvaffak olabilmesi için muhtaç olduğu kuvvet menbaıdır. Fikrin mücâdelede muvaffak olabilmesi için iki kuvvete ihtiyacı vardır. O da his ve heyecandır.</p>
<p>Fikirler tahkiki imandan gelen aşk ve kuvvetle kuvveden fiile çıkarlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Ey nefsim, sen titre, kendine bak, kendini gör, kendini bil, kendini anla, kendini tecessüs et, Ancak nefsine müfettiş, nefs-i emmarene murakıp olma yüksekliğine çık.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Kendi kusurlarını gören, kardeşlerinin hatalarını örten, kendi kabahatini büyük, din ve dava kardeşinin kabahatini küçük gören, hatta görmeyen Müslümanlar, Allah ve Resûl’ünün rahmet ve mağfiretine nâil olan, yüksek ahlâklı, yüksek seciyeli Müslümanlardır. Ehl-i îman nişânını taşıyan dindarlardır. Öyle fertlerden müteşekkil azlar çoktur, küçükler büyüktür, zayıflar kuvvetlidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Şefkâtten daha hayırlı birşey yoktur. Başkalarını sık sık affedin, fakat kendinizi ve nefsınızi asla.</p>
<p>Ölürse; imân ahlakıyla, Allah&#8217;a ibâdet ve takvâsıyla, din kardeşlerine olan şefkat, hürmet ve sevgisiyle yer beğensin. Kalırsa el beğensin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Nur-u Kur’ân hizmetinde bir ve beraber çalıştığınız kardeşler ve ehl-i iman içinde gücenen ve küsen, gücendiren veya küstürenlerden olmayınız. “Değmiyor dünya böyle şeylere.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Halk nazarında nice itibarsız, hakir görünen Müslümanlar ve İslâma hizmet edenler vardır ki, onlar insanlardan takdîr, hürmet ve muhabbet beklemezler. Onlar ehl-i imana hürmetkâr ve merhametli olurlar. Onlara Allah’ın rızası kâfi gelir.</p>
<p>Sen bir mü&#8217;mine &#8220;Fenadır&#8221; diye, kötü zanda bulunabilirsin.Halbuki o kimse Allah&#8217;ın makbulüdür.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Güzel huyları anlatanı dinle. Güzel huylu ol. Nefsini zemmeden, kusurlarını itiraf eden, din ve dava arkadaşlarını metheden, ahlâk-ı âliye erbabı ile sohbet et.Ahlak-ı aliye erbabı ile sohbet et.Ahlak-ı aliye ile yükselmek aşkına düşersin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Çok tenkitçilerin, gıybetçilerin, herkesin kusurlu işlerini sayanların meclislerine yanaşma. Bu kötü ahlâk sana da bulaşır. Hem çabuk bulaşır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Senin yanlışlik ve isabetsiz hareketlerini sana söyleyenler, senin hakiki dostlarındır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Herkesin bir kusurunu bulup;kendi kusurlarını görmeyerek dostlarını terk eden, terk edilir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“ Dedikodu ile, arkadan çekiştirmekle mesele halletmeye çalışmak, ya safdillik, ya şuur altı veya şuur üstü garaz ve muhalefet nişanıdır. Veya canı incitilmişin intikam kokusudur.</p>
<p>Dışarıdan tenkid kolaydır. Aynı işin içine girdikten sonra, tenkidin zulümkârlığını anlamak o kimse için ne acı, ne felâketli, ne hasaretli ve ne derece mânevi mes&#8217;uliyetlere düşüren bir durumdur!..</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Kusurlu, hatalı bir arkadaşınızın yanlışlarını yumuşaklıkla, hürmet ve tevâzı ile, yalnız kendisine söyleyiniz. Kabullenmezse dahi, ikinci bir kimseye onun hakkında gıybet etmeyiniz. Birisinin kusurunu, kusuru düzelteceğim diye etrafa yaymak, şahsi kin, garaz, nefsin karışması gibi hallerin zorlamasının neticesidir. Veyahut fayda veriyorum zannıyla zararların üremesine sebep olan bir safdillik ve cahilliktir. Başkalarına yaymak değil, dâima ve dâima ona söylemektir. Söylerken de, &#8220;Acaba, hakikâten ve bizzat nefsü&#8217;l-emirde hata mıdır? Yoksa benim fikrime, görüşüme göre mi hatalıdır?&#8221; diye insan kendini murâkabe etmelidir.</p>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/zubeyir-gunduzalp-bir-dava-adaminin-notlari-alintilar/">Zübeyir Gündüzalp – Bir Dava Adamının Notları  -Alıntılar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/zubeyir-gunduzalp-bir-dava-adaminin-notlari-alintilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asaf Halet Çelebi &#8211; Seçme Rubailer  -Alıntılar</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/asaf-halet-celebi-secme-rubailer-alintilar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/asaf-halet-celebi-secme-rubailer-alintilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Jan 2021 07:22:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Asaf Halet Çelebi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=24881</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Ah&#8230; bilseydim ki ben kimim? Cihanda böyle hayran kimin peşindeyim? İkbalde isem âsüde yaşasaydım; değilsem hıçkırıklarla ağlasaydım&#8230; Molla Câmi &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; “Yüzündeki ben ne kadar yakışmış sana! dedim. &#8211; Sen safdil ve budalasın, dedi. Bizim güzelliğimizin aynasında görünen ben değildir; sen orada kendi gözbebeğini görüyorsun. Hafız-ı Şirazi &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- Gönlüm hiçbir zeman ilimden mahrum olmadı. Keşfedemediğim sırlar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/asaf-halet-celebi-secme-rubailer-alintilar/">Asaf Halet Çelebi – Seçme Rubailer  -Alıntılar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="icerik">
<div class="">
<div><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-24882 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/10151250231346-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/10151250231346-300x300.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/10151250231346-100x100.jpg 100w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/10151250231346-360x360.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/10151250231346.jpg 375w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>
<div></div>
<div></div>
</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<p>“Ah&#8230; bilseydim ki ben kimim? Cihanda böyle hayran kimin peşindeyim?</p>
<p>İkbalde isem âsüde yaşasaydım; değilsem hıçkırıklarla ağlasaydım&#8230;</p>
<p>Molla Câmi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Yüzündeki ben ne kadar yakışmış sana! dedim.</p>
<p>&#8211; Sen safdil ve budalasın, dedi. Bizim güzelliğimizin aynasında görünen ben değildir; sen orada kendi gözbebeğini görüyorsun.</p>
<p>Hafız-ı Şirazi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Gönlüm hiçbir zeman ilimden mahrum olmadı. Keşfedemediğim sırlar pek azdır.</p>
<p>Ancak aklıma başvurup iyice düşününce anlıyorum ki, ömrüm geçip gitmiş ve ben de hiçbir şey öğrenememişim.</p>
<p>Fahrüddin Râzi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Güzelliğinin sırrını hiç kimsenin bilmediği Sevgili, ezel memleketinde güzellik bayrağını dikti.</p>
<p>Orada ne göğün tahtası, ne de yıldızların pulu olmadığı hâlde, kendi kendine muhabbet tavlası oynadı.</p>
<p>Molla Câmi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Gül yüzüne nevruz meltemi hoş gelir. Yeşillikler içinde güzel yüzler yakışır.</p>
<p>Dünkü geçmiş şeyler için söylediklerimin hiçbirisi hoş değildi. Sen keyfine bak ve dünden hiç bahsetme ki hoş olan asıl bugündür.</p>
<p>Hayyam</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Dünyada bir parça ekmeği, oturacak bir deliği olan o kimse ki, ne başka kimseyi arar, ne de başka bir kimse onu ister, şad olsun!..</p>
<p>Onun kendine göre ne hoş bir âlemi vardır!</p>
<p>Mevlânâ</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Bahçelerde renk renk çiçekleri gör ve sesleri işit. Bu renkler ve sesler gönlünün dilediği gibidir.</p>
<p>Kalk: Eğer çömleğin içindeki balı yemeğe üşeniyorsan hiç olmazsa sarkan dallardan meyvaları kopar, ye!</p>
<p>Kemalüddin Hocendi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Bilir misin seher vakti horoz niçin mütemadiyen ötüp durur? Çünkü ona sabahın aynasında ömürden bir gece geçtiğini gösterirler, fakat bundan senin haberin olmaz.</p>
<p>Ebü Sa&#8217;id</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Zavallı insan ben&#8217;le ve biz&#8217;le uğraşıp durur. Çalışıp çabalamaları hiç&#8217;le biter.</p>
<p>Bir müddet oradan oraya koşup durur. Sonunda Allah canını, toprak da vücudunu alır götürür.</p>
<p>Sehabi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Kâh gamlarla dolu olan bu vücudu bırakmak istiyorsun, kâh daimi hayat arzusuna kapılıyorsun.</p>
<p>Ömrünün kalan kısmı geçmişinden uzun olsun istiyorsun. Geçmişte ne yapabildin ki gelecekte bir şey yapacaksın?</p>
<p>Ahmed Câmi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Gönlüm her gün yeni bir yükün altında eziliyor. Ayrılık gözlerime hergün başka dikenler seriyor.</p>
<p>Ben ne kadar çalışıp çabalasam da kaza: “Senin erişeceğin yerin dışında bir Kudret vardır!” diyor.</p>
<p>Hafız-ı Şirazi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Aynamı cilâladım, temizledim ve önüme koydum. Bu aynanın karşısında bütün çirkinliklerimi gördüm ve başkalarının çirkinliklerini hatırlamaya vakit bulamadım.</p>
<p>Sultan Mahmud Gaznevi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Ehil olan o kimseye canım feda olsun. Onun ayağına yüzünü sürsen yeridir. Cehennemin nasıl olduğunu doğruca bilmek ister misin? Cehennem, ehil olmıyanlarla düşüp kalkmaktır,</p>
<p>Hafız-ı Şirazi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Gönül acaip bir aynadır, dediler, onda hodbin güzellerin yüzleri akseder. Garibi şu ki, o aynada güzellerin yüzü yoktur. O, hem güzel, hem de aynadır.”</p>
<p>İşte asıl acaip olan şey budur.</p>
<p>Molla Câmi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Gönül bu çöllerde çok dolaşdi.Kılı kırk yardı; fakat bir kılın hakikatini bile anlayamadı Gönlümden binlerce güneşler doğdu.Fakat bir zerenin kemalini anlamaya yol bulamadı.</p>
<p>İbn-i Sinâ</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Ezeli vücud dalgalı bir denizdir İnsanlar orada dalgadan başka bir gey görmezler Bak, o denizin içinde dalgalar gidip geliyorlar. Görünüşe denizdir ve deniz, dalgaların içinde kaybolmuştur.</p>
<p>Molla Câmi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Ne hoştur o kimse ki bu gizli ve âşikar âleminin dışına çıkıp ne ruhun rahatını, ne de tenin zahmetini görür ve adem&#8217;in saklı zaviyesini kendisine vatan yapar.</p>
<p>Orada ben varım ve aşkın var; aşkın var ve ben varım!</p>
<p>Molla Câmi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Bundan evvel Seni kendimin dısında sanırdım.Seni kendi seyrimin gayesinde farzederdim.</p>
<p>Şimdi seni buldum ve anladım ki sen ilk adımda bıraktığım gibi imişsin.</p>
<p>Molla Cami</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Dostlar! Birbirinizi kucaklayınız, öpüşünüz ve zamanın akışın unutunuz! Devir bana erişip öldüğüm zaman da beni yâd ederek ebedi olan o devri içiniz!</p>
<p>Hafız-ı Şirazi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Gül, gizli bir bahçedir ve onda ağaçlar saklanmıştır. Onun binlerce benzeri vardır da yine bir tektir.</p>
<p>Uçsuz ve bucaksız bir umman vardır; onun dalgalarından yüzlerce dalgalar, yüzlerce ruhun içinde çalkanmaktadır.</p>
<p>Mevlânâ</p>
</div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/asaf-halet-celebi-secme-rubailer-alintilar/">Asaf Halet Çelebi – Seçme Rubailer  -Alıntılar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/asaf-halet-celebi-secme-rubailer-alintilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -7</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-7/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-7/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2021 11:23:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Beyitler]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Notları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=24842</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Algılamak/anlamak temas etmektir. Jean Luc Nancy Umut! sevgili! iyiliksever umut! Küçümsemezsin yasta olanın evini, Ve asaletle, sevinçli bağlılıkla, hükmedersin Ölümlülerin ve göğün güçlerinin arasında. Neredesin? az yaşadım; ama soğuk esiyor Akşamım daha şimdiden. Ve dilsiz, gölge misaliyim, Burada; ve ezgisiz kalmış Kalbim dinleniyor göğsümdeki ürpertilerin arasında. Hölderlin Lakin sevgi imar eder. Korintliler Zira her [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-7/">Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -7</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60450113">
<div class="alt" data-id="60450113">
<div class="oge begen "><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-24854 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/indir-300x150.jpg" alt="" width="512" height="256" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/indir-300x150.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/indir.jpg 318w" sizes="(max-width: 512px) 100vw, 512px" /></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60449829">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Algılamak/anlamak temas etmektir.</p>
<p>Jean Luc Nancy</p>
<hr />
<p>Umut! sevgili! iyiliksever umut! Küçümsemezsin yasta olanın evini, Ve asaletle, sevinçli bağlılıkla, hükmedersin Ölümlülerin ve göğün güçlerinin arasında. Neredesin? az yaşadım; ama soğuk esiyor Akşamım daha şimdiden. Ve dilsiz, gölge misaliyim, Burada; ve ezgisiz kalmış Kalbim dinleniyor göğsümdeki ürpertilerin arasında.</p>
<p>Hölderlin</p>
<hr />
<p>Lakin sevgi imar eder.</p>
<p>Korintliler</p>
<hr />
<p>Zira her ağaç kendi meyvesinden tanınır.Deve dikeninden incir toplanmaz, kengerden üzüm devşirilmez.</p>
<p>Lukas İncili 6:144</p>
<hr />
<p>Ruha hitap etmeyen ve duyumsallıktan başka bir ilgi uyandırmayan her şey bayağıdır.</p>
<p>Schiller</p>
<hr />
<p>İhtilâfıyla uğraşmakta dehrin zevk yok Zevk anın mirsâd-ı ibretden temâşâsındadır…</p>
<p>Muallim Naci</p>
<p>Zamanın ihtilaflarıyla (çelişkileriyle) uğraşmada zevk yok. Zevk onu ibret gözüyle seyretmektedir</p>
<hr />
<p>Bir ilim dalında &#8220;alim&#8221; olabilmek için 4 şarta sahip olmak gerekir 1) O ilmi, usulüyle beraber tam bir şekilde kavramalı 2) O ilmin kavramlarına hakim olmalı 3) O ilimden doğan sonuçların neler olduğunu bilmeli 4)O ilimle ilgili ortaya çıkan yeni problemleri çözebilmeli</p>
<p>[Farabi]</p>
<hr />
<p>Hayat eşlik ettiği suretin ruhudur.</p>
<p>İbn Arabi(k.s)</p>
<hr />
<p>Bir inancı mümkün kılmanın ne denli inançsızlık gerektirdiğini görmek dehşet vericidir. Körü körüne inanç diye bildiğimiz şey, çok sayıda inançsızlıkla ayakta tutulur.”</p>
<p>-Eric Hoffer – Kesin İnançlılar</p>
<hr />
<p>Senin yılların bir gündür, ama her gün gelen bir gün değil, hep bugündür, çünkü senin bugünün yerini yarına bırakmaz, dünün de yerini almaz. Senin bugünün ezeli ve ebedidir.”</p>
<p>— Aziz Augustinus – İtiraflar*</p>
<hr />
<p>“Müsamahakâr toplumun ilkesi olarak tutkuların tamamen serbest bırakılması, mütevazılığın [ya da iffetin] tamamen yadsınmasıyla örtüşür.”</p>
<p>-Augusto Del Noce – The Crisis of Modernity</p>
<hr />
<p>Esasen düşünme melekesi ve bu melekenin hasılasını ortaya koyan düşüncenin membaının din olduğunu söylemek tarihî tecrübeye intikal edildiğinde mümkün olur. Varlığa yönelik anlam tesis etme çabası dinde hitama erer. İnsanın şahsı, diğer insanlarla alaka kurma biçimi, tabiatla olan ilişkisi ve tüm bunların anlam ifade eden bir kurgu içerisinde değerlendirilmesi çabası dinin verdiği cevaplarla anlam kazanır.</p>
<p>(Enes Şahin)</p>
<hr />
<p>Aşk, muhabbet, dostluk gibi hususların cümlesi vefâya bağlıdırlar ve dâima vefâlı olan kimseyi ararlar. Onlar, vefasız bir gönle asla yaklaşmazlar”</p>
<p>Mevlâna hz</p>
<hr />
<p><span class="text-alt">Kişinin, mensubiyet duyduğu değerleri, aynı değerleri paylaştığını iddia eden başkalarının yanlış temsillerini bahane ederek tahkir etmesi, hatta terk etmesi, gerekçesi ne olursa olsun, &#8216;değerlerinin-münafık&#8217;ı olduğunu gösterir; haklı olduğunu değil. Başka bir deyişle, &#8220;papaza kızıp orucunu bozanın&#8221; sorunu ne kızmak, ne oruç ne de bozmaktır. Sorun bizatihi değerlerine karşı samimiyet ve ihlas eksikliği; hatta kendine karşı saygı yoksunluğudur.</span></p>
<p><span class="text-alt"> İhsan Fazlıoğlu</span></p>
<hr />
<p>Mitlerden anlaşılan şudur ki uçurumun dibinde kurtuluşun sesi imdada yetişir. Karanlık an, gerçek dönüşüm mesajını aldığımız andır. En kasvetli noktada aydın lık çıkagelir.</p>
<p>JOSEPH CAMPBELL</p>
<hr />
<p>Modern felsefenin tümü politiktir, hükümetler, kiliseler, akademisyenler, gelenekler, modalar ve insan korkaklığı bunları denetler, bundan dolayı ortaya sahte bir bilmişlik çıkar.</p>
<p>Friedrich Nietzsche</p>
<hr />
<p>Zaman zaman bir kısım insanlara semavi ve arazi ilahi musibetlerin gelişi Allah Teala’nın nimetleri, fazl ve keremine karşı isyanda olanları uyarmak ve onları zulüm ve isyan gibi kötü yollardan alıkoymak içindir. Zira sonsuz kudret ve tasarruf ancak Allah-u Teala’ya mahsustur. Allah-u Teala’nın hikmeti hudutsuzdur. Görmez misin hasta bir adam, ağzını buruşturan, kötü kokulu ilaçları sıhhati için nasıl içer. İşte ara sıra vukua gelen ilahi afetlerde böyledir.</p>
<p>İmam Gazâli</p>
<hr />
<p>“Tevekkül kalbin eylemi, tevhid ise kalbin sözüdür.”</p>
<p>Cüneyd-i Bağdadi hz.</p>
<hr />
<p>Her varlık senin yüzünden altüst olmuş, gene de her varlığın senden haberi bile yok; Ne tuhaftır sana bakmak, seninle görmek,ne hoştur seni beklemek, seni özlemek.</p>
<p>Mevlana</p>
<hr />
<p>Bil ki yüce Allah, tövbe ve tevekkül gibi şeyleri şu insan denen kula özgü kılmıştır. Çünkü melek için tek ihtimal vardır, o da isyansız itaattir. Şeytandan da itaat değil, sadece isyan sadır olur. Ama her ikisi de tövbenin tadından, makamından, sırrından, marifetinden, şerefinden ve muhabbetinden habersizdir&#8230;.</p>
<p>Muhyiddin İbn Arabi(k.s)</p>
<hr />
<p>Halkın çoğunluğu hikaye dinlemeye rağbet gösterdiği için alimler azaldı, hikaye anlatanlar çoğaldı.</p>
<p>İbnul&#8217;cevzi telbis, 161 Darü&#8217;l-Hadis</p>
<hr />
<p>bir kimsenin diğer bir kimsede gördüğü ilk kusur kendi nefsinin pek âşina olduğu bir kusurdur.</p>
<hr />
<p>efendim ben, bir zaman kalbin bedenimizin içinde olduğunu sanıyordum. gaflete bakın ki her şey onun içindeymiş. ubeydullah ahrar hz.</p>
<hr />
<p>yalan ve batıl olan şeyler, yalan ve batıl olan şeyler ile birleşir. agah ol! her bir cins kendi cinsine meyleder.</p>
<p>Ahmed Avni Bey</p>
<hr />
<p>Efendi baba; siz Erzurûmî’nin ‘’lütfunda hoş kahrında hoş’’ şiirini ‘’lütfunda hoş lütfunda hoş’’ diye okuyun. Erzurûmî kaldırır siz kaldıramazsınız derdi.</p>
<p>Saadettin Ökten Hoca</p>
<hr />
<p>Teslimiyet, &#8220;Ben çalışıyorum ama sonuç Allah&#8217;a aittir,&#8221; diyebilmektir. Kul buna çok kolay razı olmaz. Ancak muhabbet pınarından bir küçük piyale kendisine nasip olmuşsa o zaman isteklerinin gayretlerinin gerekli olduğunu ama hayatında çok fazla yer işgal etmediğini görür.</p>
<p>Sadettin Ökten</p>
<hr />
<p>Marcel Proust “Hakikat; başkalarının hazırladığı bir bal değildir. Onu sadece kitap sayfalarından toplayamayız, kafamızın ve gönlümüzün iç hamleleri ile emek verme ile fethedebiliriz.</p>
<hr />
<p>“Sürekli yeterince iyi olmadığı duygusuna kapılan bir nesil yetişiyor. Bu, adeta yönünü kendini kendini mükemmelleştirmeye (self-optimization) çevirmiş bir dünya duruşu üretir – fakat zevkten/istekten değil, geride kalma endişesinden.”</p>
<p>Hartmut Rosa</p>
<hr />
<p>Geleceğin bütün istediklerimizi içine tıkdığımız bir yer olduğuna inanmayı bırakmalı &#8221;</p>
<p>Simone Weil</p>
<hr />
<p>Eğer gönlüm misk kokulu şaraba meylederse yeridir. Çünkü bu abidlikten ve bu riyadan pek hayır kokusu gelmiyor. Sevgilinin kerem etmesinden ümidini kesme ey âşık! Çünkü o Kerîm’in âdetidir; günahları bağışlar ve âşıklara merhamet eyler.”</p>
<p>Hâfız-ı Şirâzî</p>
<hr />
<p>Sevginin hüküm sürdüğü yerde güç istenci yoktur ve gücün hakim olduğu yerde sevgi eksiktir. Biri diğerinin gölgesidir.</p>
<p>C.G.JUNG</p>
<hr />
<p>Müftî, zamanının şartlarını göz ardı edip mezhebin zâhirü&#8217;r-rivâye nakilleri üzerinde donup kalmamalıdır. Böyle yaparsa, birçok hakkın çiğnenmesine sebep olur ki, fayda vereceğim derken fazlasıyla zarar vermiş olur.”</p>
<p>Muhammed Emin İbn Abidin</p>
<hr />
<p>Çoğu insanın tabiatında ulaşamadığı, kendisine mal edemediği hakikatleri inkâr etmek vardır.&#8221;</p>
<p>(İmam Gazzâlî)</p>
<hr />
<p>Bülbül-i gülzâr-ı aşkam başka gülzâr istemem Tâlib-i dîdâr-ı yârem ayrı dîdâr istemem “[Ben] aşkın gül bahçesinin bülbülüyüm, başka bir gül bahçesi istemem. [Ben] sevgilinin yüzüne [ilahi tecellîye] talibim, başka bir yüz istemem.” Vuslat hayali, âşığın en büyük gıdasıdır ve bu hayal uğruna çekilen binbir türlü mihnet, âşığa verilebilecek en büyük mükafâttır. Çilekeş âşıkların hem-dertlerinden biri de bülbüldür elbet. O bülbül ki cânını güle fedâ etmiş, güle o cazibedâr rengini kanıyla sunmuştur. Efsane budur ya bülbülün rengi evvelden daha beyaz imiş. Bülbül ise aynı bülbül, bizim bülbül, şeydâ bülbül&#8230; Aşkını şakıyarak izhâr ederken bir aralık gülün dalına konmuş. Vuslatın bedeli cân ile ödenir. Gülün dikeni bülbülün bağrına saplanmış ve bülbül kanıyla gülü sulamış. Ertesi gün bakanlar görmüşler ki gülün rengi kırmızı olmuştur. Dememiz o ki cânıyla olmasa da kanıyla vuslata ermiş bahtiyâr âşıklardandır bülbül. Gâh gonca iken açılıp güzelliğini kendisine sunması için gül uğruna ciğer dağlamış, gâh açıldığında güzelliğini âleme saçtığı için onu kıskanmış da feryâd ü figân eylemiş. Bülbülün o felekleri yakan nağmesi her hâlükârda gülün güzelliğini âleme duyurmaya hizmet etmiş.</p>
<p>OSMAN KEMÂLÎ EFENDİ’NİN “İSTEMEM” REDİFLİ GAZELİNİ ŞERH DENEMESİ Muhammed İkbal Güler</p>
<hr />
<p>Sevgili Hannah! Aşk neden olası tüm insan deneyimlerinin ötesinde değerli ve ona yakalananlar için tatlı bir yüktür? Çünkü aşkta sevdiğimiz şeye dönüşürüz ama yine de kendimiz olarak kalırız &#8230; “ [ martin heidegger ]</p>
<hr />
<p>&#8220;Varlığı/nı unutan insan! Ya da daha bizden bir ifadeyle: Allah&#8217;ın kendini kendisine unutturduğu insan! Ne müthiş yani dehşetli bir ifade! Öyle seyyal bir yaratık ki insan ne ise o olmayabiliyor, hakeza ne değilse o olabiliyor! Kendinden çıkmak ve kendine gelmek insana mahsus!&#8221;</p>
<p>Özkan Gözel</p>
<hr />
<p>&#8220;Taze bir sürgün gibi olsun en büyük gücüm, dargınlık bilmeyen ve tereddüt bilmeyen; aynen çocukların sevgisiyle özdeş.&#8221;</p>
<p>Rainer Maria Rılke</p>
<hr />
<p>Ma‘lûm ola ki insânın kemâli kalbde olan hâlledir. Yoksa amel-i kālıb ile değildir. Eğer ki amel-i sâlih kalbe kuvvet vermekten hâlî değildir. Zîrâ a‘mâl-i şer‘iyyeden ulûm ve maârif-i ilâhiyye tevellüd eder.</p>
<p>İsmail Hakkı Bursevi</p>
<hr />
<p><span class="text-alt">Herşey nûrunu, işrâkını, parlaklığını, yetkinliğini, gücünü ve kahrını O’ndan alır. O ise ancak kendi zâtına aşk ve şevk duyar. İlk âşık olan ve ilk aşık olunan (ma‘şûk) da O’dur. Çünkü O’nun kemâli apaçıktır (zâhir) ve varlıkların en güzeli (ecmel) ve en yetkinidir (ekmel). O’nun zâtına apaçıklığı (zuhûruhû li-nefsihî) da diğer şeylerin kendi zâtlarına ve başkalarına apaçıklıklarından daha şiddetlidir. Nûru’l-Envâr, mutlak zengin ve mutlak cömert olduğu gibi, mutlak aşkın ve kahrın da kendisidir. </span></p>
<p><span class="text-alt">Sühreverdi</span></p>
<hr />
<p>Allah, soyut somut bütün mümkün varlıklarda sirayet ederek zuhur etmiştir. Ancak O’nun sirayeti bizim bilgimizin dışındadır. Şuûnların farklılığından güzellik çeşit çeşit çıkmaktadır. Bütün mertebelerde seyretmektedir. Başka varlıkların suretinde perdede gizlenmektedir. Hatta belki de diğer varlıkların suretleri yoktur. Yani ev sahibinden başka kimse yoktur.</p>
<p>Molla Câmi</p>
<hr />
<p>Hz. Ali’ye (r.a) Allah hakkında sual so­rulduğunda şöyle cevap vermiştir: “Allah’ı kalbine gelen, tahayyül, tasavvur ve tevehhüm ettiğin bütün ahvâlin maverasında(görülen her şeyin ötesinde) bil­mektir.”</p>
<hr />
<p>Kimilerini gözyaşlarına boğan ağaç, kimileri için yalnızca yolu tıkayan yeşil bir engeldir. İnsanın kendi neyse, gördüğü de odur.”</p>
<p>William Blake</p>
<hr />
<p>İmam Buharî’yi kıskanan bazıları ona bir hadis sordular. “Bilmiyorum” dedi. Sevinçle gidip bunu hocaları Amr b. Ali el-Fellâs’a haber verdiler. Bunun üzerine hocaları tarihe geçecek şu sözü söyledi: “Buharî’nin bilmediği hadis, hadis değildir.” [Tehzîbü’l-esmâ, 1, 69]</p>
<hr />
<p><span class="text-alt">Ebû ‘Alî [İbn Sînâ] vefatı sırasında kendisi hakkında şöyle demiştir: “Ölüyor da tek elde ettiği ** Bilmediğini bilmek” </span></p>
<p><span class="text-alt">Yine o şöyle demiştir: </span></p>
<p><span class="text-alt">“İnsanlar Senin mağfiretine sığındı **</span></p>
<p><span class="text-alt"> Vasfedenler Seni tavsif edemediler. Bizi bağışla, çünkü biz beşeriz **</span></p>
<p><span class="text-alt"> Seni bilinmen gerektiği gibi bilemedik”</span></p>
<p><span class="text-alt"> İmâm Râzî de şöyle demiştir: “Akılların idrakinin son sınırı, ayak bağıdır ** </span></p>
<p><span class="text-alt">Âlimlerin çabası kayboluştur Hayatımız boyunca araştırmamızdan fayda görmedik **</span></p>
<p><span class="text-alt"> Onda tek biriktirdiğimiz ‘O dedi, bu dedi’.”</span></p>
<hr />
<p>Fıtrat, mümkünlerin karanlıklarının parçalanıp suretler arasında ayrımın gerçekleşmesini sağlayan ışık ve nurdur. Bu durumda daha önceki iki şeyde ortaklık yönünden hareketle ‘bu şunun aynıdır’ denilirken, artık ‘bu şu değildir’ denilir.”</p>
<p>(İbnü’l-Arabî)</p>
<hr />
<p>Duymadığı bir mesele hakkında duyduğu bir mesele gibi rahat konuşamayan biri fakih değildir.</p>
<p>İmam Gazzâlî</p>
<hr />
<p>Talebesi, İmâm A’zam Ebû Hanîfe’ye sorar: “Mü&#8217;min büyük günahları işlediği zaman, Allah&#8217;ın düşmanı olur mu?” İmâm Ebû Hanîfe şöyle cevap verir: “Mü&#8217;min tevhidi terk etmediği müddetçe, bütün günahları da işlemiş olsa, yine Allah düşmanı olmaz.Zîra düşman, düşmanına buğz ve nefret besler, noksanlık izafe eder. Hâlbuki mü&#8217;min, büyük günah irtikap etmesine rağmen, Allah&#8217;ı her şeyden daha çok sever.Keza mü&#8217;min, ateşte yakılması yahut da Allah&#8217;a kalbinden iftirada bulunması hususunda muhayyer bırakılsa; ateşte yakılmayı, AIlah&#8217;a gönlünden iftira etmeye tercih eder.”</p>
<p>(Ebû Hanîfe,el-Âlim ve’l-müteallim, s.38.)</p>
<hr />
<p>Dine hizmet iddiasıyla işlenen bir amelde samimiyetin alameti nedir? &#8211; O işi senden daha iyi yapacak birisi olduğunda geri çekilmen ve farzı kifayeyi senden düşürdüğü için mutlu olup, Allah&#8217;a şükretmendir.</p>
<p>(İmam Gazali)</p>
<hr />
<p>Tartışma ve inatlaşma, ilacı olmayan bir hastalıktır; bu sebeple dindar olan bir kimsenin bunlardan uzak durması, kin ve öfkeyi terk etmesi ve Allah&#8217;ın yarattığı tüm varlıklara rahmet gözü ile bakması gerekir. Bu kişi, bu ümmetten sapıtan kimseleri doğru yola iletirken, yumuşak ve dostça, davranmaya başvurmalı ve kendini sapkınların yoldan çıkarma dürtüsünü harekete geçiren kabalıklardan muhafaza etmelidir. Ayrıca bu kişi, ısrar, inat ve taassub dürtülerini tahrik etmenin bid&#8217;atin kökleşmesine, yardım edeceğini ve bu nedenle de kıyamette sorgulanacağını kesin olarak bilmelidir. |</p>
<p>Gazzâlî/el-İktisâd fi&#8217;l-İtikâd</p>
<hr />
<p>Zunnûn mısrî, meşhur bir ifadesinde şöyle der: ilahi! İnsanların yanında sana &#8216;rabbim&#8217; diye, yalnız kaldığımda ise &#8216;sevgilim&#8217; diye sesleniyorum.</p>
<hr />
<p>Görmeyi öğreniyorum . Sebebini bilmiyorum . Fakat her şey bana daha derinden giriyor ve her zaman vardıkları noktada artık kalmıyorlar . Hakkında hiçbir şey bilmediğim bir iç tarafım var . Her şey oraya doğru gidiyor . Orada neyin meydana geldiğini bilmiyorum “</p>
<p>Rainer Maria Rilke, Malte Laurids Brigge’nin Notları</p>
<hr />
<p>Birtakım arzularının yerine gelmesi için küçülme!</p>
<p>İmam Gazzâlî</p>
<hr />
<p>Her birimizin içinde bir ev özlemi var, kendimiz olarak gidebileceğimiz ve sorgu sual edilmeyeceğimiz o güvenli yer&#8217; diyor M. Angelou. İnsan ilişkilerinde de başkası olmaya zorlanmadan,olduğumuz gibi sevilebildiğimizde kendimizi evde hissederiz. Dünya iyi dostlarla evimiz olur.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
<hr />
<p><span class="text-alt">“İnsan” der Şeyh Muhyiddin, “hakikati bakımından tek, güçleri bakımından çoktur.” Bu çokluk nedeniyle, insanı -ve dolayısıyla kendimizi- anlamakta ve tanımakta güçlük çekeriz. Zira duyular, duygular, kalp, akıl, hayal, idrak ve irade esasında çoğalan o güçler, insanı mekan edinme bakımından, tek bir öze sahip olsalar da, yerleşme düzeylerinin her fertte farklı olması nedeniyle farklılaşırlar. </span></p>
<p><span class="text-alt">Şeyh Muhyiddin, Fütûhât-ı Mekkiyye’sinde, söz konusu güçleri, bilmeyi irade edenlere tezahürleriyle birlikte anlatmıştır. </span></p>
<p><span class="text-alt">Alıntı</span></p>
<hr />
<p>“Her güzelin güzelliği O’nun cemalindendir. Ondaki ariyettir.<br />
Bütün cihetler, senin güzelliğinin güneşinden parlamaktadır.</p>
<p>Her kalp sahibinin sana bir iştiyakı vardır.<br />
Ey güzelliği (hüsn) ehline lutfeden Allah’ım!<br />
Eşi benzeri bulunmayan (bediî) her mevcud, hakikatte senin güzelliğine<br />
âşıktır.”</p>
<p>Davud el-Kayseri</p>
<hr />
<p>Her kimin yıldızlar ile ittisâli varsa, o kimsenin muhakkak kendi yıldızı ile koşması vardır.</p>
<p>Mesnevî</p>
<hr />
<p>Bazı kişilik bozuklukları olan kimseler toplumsal statü ve karizma oluşturmada en müsait alanlar olan din ve siyaset alanlarını gözlerine kestirirler. Zira bu çatlakların hepsi de lider olmak isterler. Önde olmak, insanlara hükmetmek, insanlar tarafından isteyerek veyahut istemeyerek kendilerine övgüler yağdırılmasını beklemek temel özellikleridir. Meslekten psikiyatr olan dostlar başlıktaki tabiri teknik manada değil sosyal manada geniş anlasınlar lütfen. Yoksa bu bozukluğun pek çok çeşidi olduğunun farkındayım. Halbuki geleneksel yapılarda öğretmen, şöhretten kaçar, karizma oluşturmak için özel çaba sarf etmez, gerçek tevazu ehlidirler. Kendilerine duyulan hürmetle beraber bir karizma doğal olarak oluşursa da çok ilgilenmezler. Gerçek irfan ve hikmet ehilleri sağlıklı akla sahip kimselerdir. Mevlanalar, Hafızlar, Yunuslar manevi bir meleke olan bu akl-ı müstefâd sahibi kimselerdir. Ebu Hanifeler, İmam Şâfiler hakeza..</p>
<p>Geleneğin altüst edildiği toplumlarda bu türden patolojik oluşumlar her zaman olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bu türden akımlar daha çok radikal olarak Maneviyat Karşıtı olan (anti-spiritüel) toplumlarda bir tür şekil değiştirmeler olarak karşımıza çıkarlar. Tıpkı genleriyle oynanmış, genetiği bozulmuş tohumlarla ortaya aslıyla alakası olmayan üçüncü türevler çıkması gibi. Geleneği bozulmuş dini yapılarda da bu türden hilkat garibesi amorflar oluşur.</p>
<p>Mahmut Erol Kilıç</p>
<hr />
<p>Mahlûklar arasında hîlekârlık, düzenbazlık olmadığı zaman, Allahü teâlânın tevfîk, yardım ve başarı ihsânları yağmur misâli yağmağa başlar.”</p>
<p>Dâvûd Kayserî</p>
<hr />
<p>&#8220;Ben yapmadım, çocuğum yapsın, ben görmedim çocuğum görsün.&#8221; Senin kaderin ayrı, onun kaderi ayrı. Sen yapmadıysan, o senin kaderin. Belki yaptıkların yeterdi, onu da fark etmiyorsun. Görüyorum, insanlar reşit oluyor, yaş itibariyle büyüyorlar ama otuz yaşında hâlâ çocuk gibiler.</p>
<p>Sadettin Ökten</p>
<hr />
<p>İlk nesiller çocuklarına Kur&#8217;an sürelerini öğrettikleri gibi Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer&#8217;in sevgilerini de öğretiyorlardı.</p>
<p>İmam Mâlik</p>
<hr />
<p>Bir insan yeni doğduğunda zayıf ve esnektir. Öldüğü zamansa kaskatı ve duygusuzdur. Bir ağaç büyürken körpe ve yumuşaktır. Ama kuru ve sert hale geldiğinde ölüp gider. Sertlik ve güç ölümün arkadaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık varoluşun tazeliğinin ifadeleridir.&#8221;</p>
<p>Lao Tzu</p>
<hr />
<p><span class="text-alt">Şu da var ki, ömür boyu nefsimi terbiye edeceğim diye uğraşan kimse, ömrü boyunca atını eğitmekle uğraşıp ona bir kere bile binemeyene benzer. Bu durumda onun attan sağlayacağı yarar, olsa olsa onun ısırmasından ve tepmesinden kurtulmak olabilir. Gerçi bunlar da faydalıdır ama böyle faydalar ölü hayvanda bulunur. Oysa bir hayvan sadece canlı iken kendisinden yararlanmak için taşınır. Bunun gibi maksat yalnız nefsani hazların sıkıntısından kurtulmak ise bu uyku ve ölümle de sağlanır. Öyleyse sırf bununla yetinmemek gerekir; aksi hâlde insan şu hikâyedeki rahibe benzer: Adama “Ey rahip!” diye seslenenlere, “Ben rahip değilim; sadece ona buna saldıran bir köpeğim. İnsanlara saldırmayayım diye kendimi buraya hapsettim” demiş. İnsanları ısıranlar için bu güzel bir tutum ise de hep bununla yetinilmemedir; çünkü intihar eden de artık insanları ısıramaz. Öyleyse nefis terbiyesinden esas amacın ne olduğu iyi bilmek gerekir. İmam Gazzâli, İhya</span></p>
<hr />
<p>Gönlüm ezelde zülfünle bağdaştı, ebede kadar bu ahitten dönmez.</p>
<p>Hafız-ı Şirazi</p>
<hr />
<p>İtimada en layık şey, akıl ve iyi/güzel ahlaktır. *</p>
<p>İbn Sînâ, Kitâbu’ş-Şifâ, İlahiyât (10. Makale, 5. Fasıl, 936.)</p>
<hr />
<p>Eğer hakikati gören gözün açık olursa hiçbir insana hakaret nazarıyla bakmazsın.</p>
<p>Hâce Ubeydullah Ahrâr</p>
<hr />
<p>Bu, bitmez bir hikâyedir. Devam edip gider. Bir halka kopsa bu zincirden, gökten görünmez eller uzanıp yenisini takar. Çürüyenleri değiştirir. En iyisi kopmamaktır. Çürümemektir. İnanmıyor musunuz? İsterseniz çiçeklere sorun&#8230;&#8221;</p>
<p>Dilaver Cebeci</p>
<hr />
<p>&nbsp;</p>
<p>İnsan elde edilmesi mümkün olmayan beş şeyi sever ki,boş meşakkattir:Nefsi sever,o nefsin hevası içindir.Ruhu sever,o Allah içindir.Malı sever,o varisler içindir.Tamamlanması kabil olmayan iki şeyi,ferah ve rahatı ister,halbuki bu ikisi de cennettedir.</p>
<p>H.z Ali r.a</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60449829">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60449412">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>El-haya ve’l-edeb!” der eskiler; hayasızca bir tavır gördüklerinde, edep dışı bir söz işittiklerinde. Haya ki bir utanma duygusudur; ar ve namus perdesinden bestelenir zaman notalarında.</p>
<p>Perde açıldı mı da bir kez; küser sahibine ve kaçar gider coğrafyamızdan bütün güzel nağmelerini toplayarak. Kişi ancak haya sermayesi kadar edîb olur çünki; ancak hayası ölçüsünde müeddeb sayılır. Yakışıksız işlerden alıkoyan da, kötüleri iyi kılan da odur hep.</p>
<p>Hayamızı yitirdik ve silinmiş boş kağıtlara döndü şimdi hayat. Lalezarlarımızda ayrıklar bitti hayasızlıktan; medeniyet birikimlerimiz ağıt sütunlarında kırıldı, yontulmuş mermerlerimiz damar damar çatladı. Zümrüdü ankanın kanatlarından kavruk baharlara döküldü safirler.</p>
<p>İmkanın en dar kapısında oturup ruhumuzu şer ile şerh ettik; ve hayayı unuttuk. Esir kentlerin mahpusları gibi puslu sokaklara serpildi fırtınalı akşamlarda hayasızlık; ve göz kapaklarımıza kan damladı süveydalarımızdan. Her karanlıkta yağmurlar büyüttü acılarımızı ve her solukta biraz daha savaş, biraz daha şiddet, biraz daha kin, biraz daha vahşet, biraz daha.. biraz daha…</p>
<p>İskender Pala</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60434546">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Nasıl ki bir Gül’ün varolabilmesi için bütün bir Evren’in varolması elzem ise, bir İnsan’ın varolabilmesi için de, Evren’in yanında bütün bir Hayat’ın varolması gerekir. Çünkü şey Doğa’ya doğarken insan Hayat’a doğar. Bu nedenle insan, Doğa’ya bağlı beşeriyeti yanında, metafizik bir varlıktır. Metafizik bir varlık olduğu için de, her şeyiyle bir sorudur.</p>
<p>İnsan denilen soruya verilecek yanıtlar her şeyden önce, insanın üçlü yapısını, hissî, vicdanî ve aklî yapısı dikkate alınarak verilmelidir. Bu üçlü yapıdan birisinin ihmali ya da reddi insanı sakatlar, en azından rencide eder. İnsanın ‘duyu’sunu sakatlayan; ‘duygu’sunu körelten, ‘aklı’nı ketleyen her türlü yanıt, insan denilen soruya tam bir karşılık olamayacağından bunalıma neden olur. Bunalım her türlü bildirişim ve iletişim imkanını ortadan kaldıracağından sonuç insanın kendi kendini imhasıdır.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60434340">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>En kötü kombinasyon ; boş bir ruh ile dolu bir midedir.</p>
<p>Aliya İzzetbegoviç</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60434340">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60433470">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bırakın din adamları başka bir dünya vaat etsinler. Biz cenneti yeryüzünde kuracağız! &#8211;</p>
<p>Lev Troçki</p>
<p>Bize dünya üzerinde cenneti vaat edenler cehennem dışında hiçbir şeyi üretememiş olanlardır.</p>
<p>Karl Popper</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60433470">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60432435">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>En derin düşünce dahi düşünceden ibarettir.</p>
<p>Yalçın Koç</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60432435">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60356530">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>&#8220;Zaman zaman bir kısım insanlara semavi ve arazi ilahi musibetlerin gelişi Allah Teala&#8217;nın nimetleri, fazl ve keremine karşı isyanda olanları uyarmak ve onları zulüm ve isyan gibi kötü yollardan alıkoymak içindir. Zira sonsuz kudret ve tasarruf ancak Allah-u Teala&#8217;ya mahsustur. Allah-u Teala&#8217;nın hikmeti hudutsuzdur. Görmez misin hasta bir adam, ağzını buruşturan, kötü kokulu ilaçları sıhhati için nasıl içer. İşte ara sıra vukua gelen ilahi afetlerde<br />
böyledir.</div>
<div></div>
<div>İmam Gazâli</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60355924">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Şunu iyi bil,ki; -bu alem, içinde muhtaç olduğun her şey bulunan bir ev gibidir.Gök tavan gibi yükseltilmiştir. Yeryüzü yaygı gibi uzanmıştır. Yıldızlar kandiller gibi asılmıştır. Madenler hazineler gibi saklanmıştır. Bunlardan her biri keyfiyetine göre insanlar için hazırlanmıştır. İnsan ise eski bir evin sahibi gibidir. Bu evde bulunan çeşitli bitkiler, hayvanlar, insanın ihtiyacıni karşılamak içindir.</p>
<p>İmam Gazâli,İhya</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60355924">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60346220">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Allah yeryüzüne insanla bakar. İnsanı ilk yarattı- ğında “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?”dediğinde, ilk muhatabı ve “evet” demek suretiyle onu tasdik eden insandır. Bu açıdan Şeyh-i Ekber: “İlahî surete benzer bir yapıda yaratılmış yegâne varlık insandır yani kâmil insan-dır.” der. Bu sebepten insanlık, insan-ı kâmil olmaya doğru bir özlem içindedir.</p>
<p>Nasıl ki, “kadim kimya” ilmi (simya) cansız varlıkların içindeki altın olma özlemini tahrik etmek suretiyle kıymetsiz madenleri altına doğru dön- dürülebileceğini ileri sürüyor ise, bunun bir benzerini insanlık içinde, ister mümin ister kâfir, ister dile getirsin ister dile getirmesin bütün insanların insan-ı kâmil olmaya doğru, kemale doğru olan bir özlemi olduğunda görebiliyoruz. İnsanı bu yönde eğitmediğimiz zaman, modern hayat ve felsefeler &#8211; buna medya da aracılık etmek suretiyle &#8211; modern insanın önünde hedef sapması gerçekleşmektedir. Yani insan, aslî hedefinden, gitmesi gerekli olduğu yerden uzaklaştırılmakta ve önüne sahte hedefler konulmaktadır. Ona “sen ancak şöyle olursan mutlu olabilirsin” imajı yerleştirilmektedir.</p>
<p>Mesela dünyanın değişik coğrafyalarında “manken olursan mutlu olabilirsin” denilerek eğitilen yüzlerce genç kız bulunmaktadır. O yolu izleyen sonunda bir şekilde mutluluğu hangi düzeyde elde edebilecekse oraya kadar elde ede- bilmekte. Oysa ki, bu bir insanın hayatında iş olarak yapacağı şey değildir. Farkında olsun olmasın insanın esas gayesi içinin yöneldiği yere kavuşma-sıdır. Çünkü onun içi ilahîdir ve suyun suya kavuşmak istemesi gibi ilahî olan da ilahî olana kavuşmak ister. İnsanın cevheri, aslı, özü, aynı, kökeni ilahîdir. Bu görüşümüzün kaynağı hem Kur’ân’da hem de sünnette yer almaktadır.</p>
<p>Mahmut Erol Kiliç</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60345738">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Modern insanı esas ait olduğu öteler ötesinden koparttığınız vakit, o insanın yapmayacağı bir şey yoktur. Yaradı-lış merdiveninde, Muhyiddin İbn Arabî’nin görüşlerinden öğrendiğimize göre, her mertebe yaratıldığı mertebenin hakkını verir. Üstelik insanın “Ben sana kendi ruhumdan üfledim.” ayetinde de açıkca belirtildiği gibi Allah Teâlâ’nın ruhunu kendi içinde taşıyan ilâhî bir tarafı vardır.Sonra aşağılara inmek suretiyle o insanda bir de maddeye meyleden taraf, hayvaniyet tarafı oluştu.</p>
<p>Binâenaleyh insan ikisi arasında inip çıkabilen bir varlıktır. Bu yönüyle bir muhteşem varlıktır insan&#8230; İşte insanı metafiziğinden kopardığı-mızda, yani kaynağından kopardığımız zaman onu annesinin memesinden koparılıp ormana atılmış bir bebek gibi düşünebilirsiniz. O çocuk kendi başına yaşamaya çalışıyor ama o ortamda ne kadar yaşayabileceğini bir düşü- nün. Takdir edersiniz ki, bunda başarılı olabilmesi mümkün değil. O zaman insanın tekrar asli konumuna yüceltilmesi yani memesinin ağzına verilmesi gerekmektedir. Bu şuur haliyle insanın özgüvenini tekrar kazandığı görüle-cektir. Bunu tesis edecek bilgelere ihtiyacımız her zamankinden çok daha fazla. Modernlik öncesi dönemde de bunlara ihtiyacımız vardı, ama kopma o kadar sert değildi. Fakat modern zamanda insanı tamamen metafizikten, ana kaynağından, yani Rabbi’nden kopardılar. Rabbi ile olan irtibatını ötekileştirdiler. Oysa “Ben” ve “Rabbim” birbiriyle hiç alakası olmayan iki ayrı kategori değildi.</p>
<p>Mahmut Erol Kılıç</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60343198">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Muhyiddin İbn Arabî der ki: “görüntüye aldanma”, bunlar, şeyler ve nesneler birer görüntü. Görüntü ise tamamen yaratılmış bir şeydir ve dört unsurun bir araya gelmesiyle meydana gelir. Bu bir tür göz yanılsamasıdır ve siz aslında buna illüzyon diyebilirsiniz. Oysa hakikat bunun içinde, bâtınındadır. Der ki, “Aynü’l-âlem Haktır.” Onun bu ifadesini “âlemin aynı, özü Hak’tır” diye tercüme edebiliriz. Yalnız buradaki “ayn” kelimesine dikkat etmemiz gerekiyor.</p>
<p>Türkçede bazen yanlış anlama oluşabiliyor burada. Aynısı, tıpkısı anlamındaki “ayn” ile kökenleri bir ise de kullanım alanları farklılaşmıştır. Arapçada bu kelime; “göz bebeği” anlamında ve “göze” dediğimiz suyun çıktığı, fışkırdığı kaynak anlamlarına gelmektedir. Bu durumda Şeyh-i Ekber “Hakk âlemin aynıdır” derken “gö-züdür, göz bebeğidir” demek istemektedir. İşte o âlemin içinde&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60336477">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Aslından uzaklaşan her canlı, uzaklaşması ölçüsünde aslına dair bilgisini kaybeder.</p>
<p>İbnü’l Arabi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60336477">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60313743">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Politika, bağımsız tavır alma imkânının yokluğunda bir işe (bir memuriyete) dönüşüyor. Çünkü asla tabi olduğu güçleri ve zorunlulukları sorgulama ve onların üstüne çıkma imkanı yok. İş(memuriyet) olarak politika her türlü aşkın ufuktan yoksun sermayenin iç mekânına kıvrılıp uzanıyor. Politikanın olumlulanması karşısında siyasi partiler ve ideolojiler gitgide anlam kaybediyor.</p>
<p>Byung Chul Han, Şiddetin Topolojisi, s:69</p>
<p>Politika artık fabrika işçiliği gibi bir iştir. Politikacının sistemi sorgulama imkanı yoktur. O sermayenin kendisine verdiği işleri yerine getirmek için çalışan sıradan bir işçiye/memura dönüşmüştür. Bu yüzden partiler, hangi ideolojiden beslenirse beslensin, Büyük Sermayenin ilgilendiği konularda birbirlerinden farklı düşünemezler, diyor sanırım.</p>
<p>İstanbul Sözleşmesi, Hayvan Hakları, Aile ile ilgili düzenlemelerin Tüm PArtilerin OY Birliği ile Geçmiş olması size de garip gelmemiş miydi?</p>
<p>Ahmet Hakan Cakıcı</p>
</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60270783">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>“Dünya birbirini arayan ruhlarla dolu. İki satır konuşabileceğimiz, gülüşün ve hüznün kıvrımlarında birlikte kaybolacağımız sahici insana susamış durumdayız.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60270783">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60270454">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Nefsin idrâk ve hareket güçleri kalpten beyne, beyinden de sinirlere yayılır, fakat merkez yine de kalbtir.</p>
<p>İbn Sinâ (ö. 1037)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60270454">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60267677">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Bilginin hikmete dönüştürülmesi, bilgiye ölümün bilgisinin katılmasıyla mümkündür. Bu bilgiyi genişletir; derinleştirir.Şimdi bu çok ilginç bir şey. Yani şunu demek istiyor: Eğer bilgi, Hz.Ali’ye nispet edilen Kelam-ı Kibar’daki gibi düşünülürse, yani Hz Ali diyorlar ki, bilgi nedir? Diyor ki, bilgi “İlmü min eyne, ilmü fî eyne, ilmü<br />
ilâ eyne’nin toplamıdır.” Ne demek? Nereden bilgisi? Nerede bilgisi? Nereye bilgisi bir araya getirildiğinde bu ilimdir, diyor. Bir kere bilgiyi bu şekilde gördüğünde o hikmet adını alır Yesevî’ye göre.Şimdi biz genelde modern hayatta sadece buranın bilgisini önemsiyoruz. Atom altı yapılara iniyoruz küçük ölçekle; büyük ölçekle astrofizik yaparak evrenin sınırlarını paralel evrenlere kadar gidiyoruz. Burada bir sıkıntı yok.Bu sağı ve solu eksik olan bilgidir; ya da altı ve üstü eksik olan bilgidir.Köken ve dönüş bilgisini mebde’ ve me‘âd bilgisini kattığımızda, o bilgi hikmete dönüşür. Peki, yeterli midir? Bu da çok önemli. Yeterli değildir;bu neticede nazarî, teorik kalan bir eylemdir. Ne yapacağız? Bunu eyleme dökeceğiz.Ele ve eyleme inmeyen bilgi, yine Hz. Peygamber’in hadisinden ilham alarak Yesevî’nin kullandığı gibi, eşek olmaktır. Yani taşıyorsun o kadar yükü. Kitap yüklü merkep olmak demektir.İhsan Fazlioğlu</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60267400">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Kur’an-ı Kerim’de bildiğiniz gibi ayet-i kerimede “El-hayatü’d-dün- ya ve’l-ahire” tamlaması vardır. Bu son derece önemli. Çünkü bu tabirde dünya hiçbir zaman isim olarak kullanılmamıştır. Kur’an-ı Kerim’de dünya, isim olarak kullanılmaz; sıfat olarak kullanılır. Ahiret de öyle. Burada mevsuf olan, sıfat olan, öz olan, taşıyıcı olan ya da mantık terimiyle mevzu olan, hayattır. Dolayısıyla İslam dünya görüşüne göre, hayat süreklidir. Dünya, yakın hayat, yakın demektir malumunuz. Ahiret ise öteki hayat. İkisi de sıfattır. Sıfatları attığınızda mevsuf kalır; mevsuf da hayatın kendisidir. Hayat, Cenabı Hakk’ın el-Hayy isminin bir tecellisi olması bakımından ebedî ve ezelîdir. Bu nedenle ölüm, yok olmak değildir, İslam hayat anlayışına göre.</p>
<p>Ben bunu şöyle ifade etmiştim: Müslüman var olur; var ölür; ama yok olmaz. Yani varlığı hep devam eder. Şimdi benzer ifadeleri Yesevî’de de görmek şaşırtıcı. Gerçi Hz. Ali’ye nispet edilen bir cümlede “Kim ölümün yokluk olduğunu zannederse, onun yokluğu doğmakla başlar.” der. Çok ilginçtir. Doğduğun anda yokluğun başlıyor; eğer ölüm yokluksa. Çünkü niye? Yine Ahmet Yesevî’nin ifade ettiği gibi; daha önce Ömer Hayyam’ın ifade ettiği gibi; ölüm, insana özgü bir şey; insan ölür ve doğduğu anda ölüme hazırız demektir. Daha doğrusu, anne karnında canlandığımız an ölüme hazırız. Ölüme doğrudur insan, insanın yönü ölüme yönlenmiştir, der sufiler. Bu açıdan zaten İslam medeniyeti bununla alakalı, Yesevî’nin dile getirdiği ifadelerle alakalı olarak, hazır bir veri sunuyor bize.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60267197">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Her ne eylesen aşk ile eyle,<br />
Aşksız insan kişi değildir.Ben, aşk kelimesini kullanmayı pek sevmiyorum. Çünkü çok alçaltıcı bir anlamı var günümüzde. Işksız kulluk, taharetsiz yaşamaya benzer.Işk, kalbin taharetidir. Ahlak ise, aklın taharetidir. Hileci olmayın âşık olun. Âşık olsan sadık ol. Hile hurda işlerden uzak dur. Bakın hepsi ihlâs ve diğer kavram çiftleri ile alakalıdır. Yesevî’ye göre, söz ile<br />
yaşamaktan mana ile yaşamaya geçmenin asgari şartı, ihlâstır; samimiyet ve dürüstlüktür.İhsan Fazlıoğlu</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60266925">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>“Tecessüsü madde dünyasına çivilemeyen, (hikmeti tarif ediyor dikkatinizi çekmek isterim) zekayı zirvelere kanatlandıran, uzun ve çileli bir nefis terbiyesi: irfan. Kemale açılan kapı, amelle taçlanan ilim. Yani ilim; hayatınıza uyguladığınız, hayatımızın bir parçası hâline getirdiğiniz, onu bir ahlak olarak yaşadığınız zaman ilimdir. İrfan bir Tanrı vergisi cehitle gelişen bir mevhibe. Kültür irfana göre katı, fakir ve tek buutlu. İrfan insanı insan yapan vasıfların bütünü. Yani hem ilim, hem iman, hem edep. Kültür homoekonomikusun kanlı fetihlerini gizlemeye yarayan bir şal. İrfan dinî ve dünyevî diye ikiye ayırmaz. Yani her bütün gibi tecezzi kabul etmez. İrfanın bu ta kendisidir.”</p>
<p>Cemil Meriç</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60266395">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>“Mana odur ki senin her tarafını kuşatır<br />
Ve seni bütün suretlere mahkum olmaktan kurtarır.” (Mesnevî II, 720)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60266395">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60178433">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Sana kızdığı halde bir kötülükte bulunmayan insanı kendine arkadaş edin, çünkü öfke insanın karakterini ortaya çıkarır.</p>
<p>( Hz. Ali)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60178433">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60177260">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60176644">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bir eylemin, iyi ya da kötü olduğuna işaret eden tek bir nitelik vardır; eğer dünyadaki sevgi oranını arttırıyorsa iyidir ancak insanları ayırıyor ve aralarında düşmanlığa sebep oluyorsa kötüdür.</p>
<p>Le Tolstoy</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60176644">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60162871">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Kur&#8217;an&#8217;ın kâfi geleceği bir noktadan bahsedeceksek, bu, ancak sair İslamî ilimlerde bir yetkinlik elde edip onların vasıtasıyla Kur&#8217;an&#8217;ın bağlamına ve şümulüne bir yakınlık kesbettiğimiz noktada mümkündür. (Müceddid de zaten bir bağlam hatırlatıcıdır.) Hele hele ayet-i kerimelerin tefsirleri hükmünde olan ehadis-i nebeviyeye ve o ehadisin müfessirleri hükmünde olan selef-i salihînin içtihad ve görüşlerine danışmazsak, ne sözün kendisine ne de bağlamına yeterince yakınlık kesbedemeyiz. (Sarf-nahiv ilmi de böylesi ilimlerden birisidir.)</p>
<p>Müçtehid imamların aynı zamanda birçok İslamî ilimde yetkin isimler olmaları işte o bütünlüğe vukufiyetin kendilerine kazandıracağı bağlam bilgisi ile açıklanabilir. Yoksa Arapçasının A&#8217;sını, hadisin h&#8217;sini bile bilmeyen modern zaman işgüzarlarının meallerin karşısına oturup damaklarını şaklatarak &#8220;Bize Kur&#8217;an yeter!&#8221; demelerinin hiçbir anlamı yoktur. Bu aptallıklarını ilandan başka birşey değildir. Bırakın dinî ilimleri, bırakın Kur&#8217;an&#8217;ı, tarihî bir olayı/sözü anlarken bile o dönemin şartlarına vukufiyetin lazım olduğunu bilen bir ehl-i ilim için bu söz deli saçmasıdır.</p>
<p>Ahmet Ay</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60124181">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Hasîslikden elin çek sen cömerd ol kân-ı ihsân ol<br />
Konuşma câhil-i nâ-dân ile gel ehl-i irfân ol<br />
Hakîr ol âlem-i zâhirde sen ma’nâda sultân ol<br />
&#8230;<br />
Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme<br />
Günâhkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme</p>
<p>| Alvarlı Muhammed Lutfî</p>
<p>Cimrilikten vazgeç! Cömert ol! İhsan kaynağı ol! Bilgisi olmayan cahil insanla konuşma! Gel irfan ehli ol!<br />
Bu dünyada hakir, mânâ âleminde ise sultan ol! Karıncanın dahi hâlini gözet, hassas ol! Hz. Süleyman gibi ol!<br />
Netice olarak eğer insan isen bu dünyada bir canı incitme!<br />
Günahkâr olup da âlemin övünç kaynağı olan Peygamberimizi (s.a.v) incitme!</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60123405">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Sabr-ı meh bâ-şeb munevver dâredeş<br />
Sabr-ı gul bâ-hâr ezfer dâredeş</div>
<div></div>
<div>Hz.MevlanaAyın geceye sabretmesi, onu apaydın bir hâle getirir.<br />
Gülün dikene sabrı, onu güzel kokulu yapar.| Berceste Beyitler</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60123405">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="60123027">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Cehlimi bilmeyecek mertebe câhil değilim<br />
Bilirim rütbe-i noksânımı kâmil değilim.</div>
<div></div>
<div>Yenişehirli Avni</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="60123027">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59996386">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Modern dünyada aslında herşeyin farklı olabilecekmiş gibi göründüğü fakat hiçbir şeyin temelde veya köklü bir şekilde farklı olmadığı ironisi temel duygu haline gelir. ( Zygmunt Bauman, Akışkan Modernite s:136)</p>
<p>Herkes dilediği kıyafeti giyebilir ama herkes bluecin tişört giyiyor.<br />
Herkes dilediği dili konuşabilir ama herkes İngilizce konuşmaya çalışıyor.<br />
Herkes dilediği eğitimi alabilir ama herkes pozitivist eğitim alıyor,<br />
Herkes çocuğunu dilediği gibi yetiştirebilir ama herkes aynı şeyleri öğretiyor,<br />
Herkes dilediğini yiyebilir ama herkes fast foodcuların kapısını bekliyor<br />
Herkes dilediği gibi vakit geçirebilir ama herkes TVleri bekliyor<br />
Herkes dilediği gibi dinlenebilir ama herkes otele rezervasyonu bakıyor,<br />
Herkes aynı sloganları, aynı kelimeleri, aynı mimiklerle konuşmaya çalışıyor.<br />
Herkes aynı şeylere aynı şekilde tepki, veriyor, aynı şekilde gülüyor, aynı şekilde ağlıyor<br />
Herkes elinde telefon boynu bükük ya da boynu kırılmış dolanıyor,<br />
Herkes herkes gibi oluyor,<br />
herkes herkes oluyor.</p>
<p>Ahmet Hakan Cakıci</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59944417">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>İyilik bazen, uzak kalabilmek inceliğini gösterebilmektir. Orada olmak ama yarayı deşmemek. Ezra Pound’un Konfüçyus’tan aktardığı bir deyişle devam edelim, “Tze-Chang sordu: İyi insan nasıl davranır? Konfüçyus; O başkalarının ayaklarına dolaşmaz. Duygularına dolaşmaz, iç odaya girmez.” İyilik, ona ihtiyacı olanın ölçüsüne ve meşrebine göre yapılmalıdır. Bu konuda ezberden bir görenek ahlakıyla davranmak, bizatihi muhatabı rahatsız eden, örseleyen bir kötülüğe dönüşebiliyor. İyilik yaparken gözetilmesi gereken başka hassasiyetler de var; Gönenli Mehmet Efendi “İnsanlara iyilik yaptınız mı uzaklaşın oradan, küçülmesinler yanınızda, size teşekkür etme ihtiyacı dahi duymasınlar.” diyordu.(Kemal Sayar)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59944417">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59944263">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Einstein’in, kızını kaybetmiş olan bir Musevi din adamına yazdığı mektup, varlığın birbirinden ayrılmazlığını çok güzel anlatıyor: ‘’İnsan, adına ‘Kâinat’ dediğimiz bütünün bir parçasıdır, zaman ve mekanca sınırlı bir parçası. Bilincinin yarattığı görsel bir vehim yüzünden kendisini, düşünce ve duygularını sanki başkalarından ayrıymış gibi deneyimler. Bu vehim bizler için bir tür hapishanedir. Görevimiz merhamet halkasını genişleterek bu hapishaneden özgürleşmek olmalıdır, merhamet halkasını kendi güzelliği içinde var olan tüm canlı varlıkları ve doğayı kucaklayarak genişletmeliyiz. Bunu bütünüyle başarmak kimsenin harcı değildir, fakat böylesi bir başarı için ter dökmenin bizatihi kendisi, özgürleşmenin ve içsel güvenliğimizi inşa etmenin bir adımıdır.’’(Kemal Sayar)</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59944172">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Hâfız-ı Şirâzî “Dostum, feleğin on günlük sevgisi masaldan, hikâyeden ibarettir. Dostlara iyilik etmek için şu on günlük fırsatı ganimet bil!… Ey kerem ve ihsan sahibi, selâmettesin, sağ, esensin. Buna şükret de yoksul biçareyi bir günceğiz olsun, sor, soruştur! İki cihanın da istirahati şu iki sözün tefsirinden ibarettir: Dostlara mürüvvet, düş­manlarla geçim!”</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59944172">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59943845">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Hannah Arendt’in Kötülüğün Sıradanlığı kitabına konu olan meşhur bir Adolf Eichmann davası vardır. Eichmann bir Nazi subayı, mahkemede yargılanırken “Niçin bu kadar insan gaz odalarına gönderilirken hiç sesinizi çıkarmadınız?” denildiğinde “Ben sadece vazifemi yaptım. Emirlere itaat ettim. Kant’ın söylediği manaya uygun olarak hiçbir ahlaksızlık yapmadım ben, görevlerimi yerine getirdim” diyor. Bu adam, munis bir adam, çocuklarına çok iyi bakan iyi bir aile babası, iyi bir eş fakat günlük hayatında bir kötülük emrini sorgusuz sualsiz uyguladığı için sıradan- banal bir kötülüğün içinde olan bir insan. Bazen kötülük ve vicdansızlık biz ona hayır diyemediğimiz için gelir.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59943356">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Gazzâli, İhyâ’sında şöyle yazıyor : “Âdil olup iyi insanlara yumuşaklıkla muâmele eden mütevâzı bir yönetici duyduğun ve bunun aksine olarak zâlim, acımasız bir yönetici duyduğun zaman, her ikisi de sana kâr ve zararı dokunmayacak şekilde uzak memleketlerde olsalar bile, bunlardan birine kalbinden nefret eder, diğerine sevgi duyar ve zorunlu olarak bu ayrımı yaparsın. Bu sevgi, ihsanda bulunan kimseyi sırf ihsanı yüzünden sevmektir ki, bu sevgi ihsandan bir yarar görmeyen kimsede görülür. İşte bu bile sadece Allah’ı sevmeyi gerektirir. Başkası ise sebep ile ilgisi olması bakımından sevilir. Zira gerçekte ihsan eden Yüce Allah’tır.”</p>
<p>Bizler bu iyilik ve ihsan bilgisiyle iyiye, merhamete yönelimli olarak doğuyoruz. Şair “Biz büyüdük ve kirlendi dünya” diyor ya, biz büyüdükçe ve konvansiyonel ahlak anlayışına uyum sağladıkça, bazen vicdan ve iyilikten uzaklaşabiliyoruz.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59941518">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>İyilik olmasa yeryüzü dönmez. İyilik olmasa sokaklarda yürüyemeyiz. İyilik olmasa insan insana güvenmez. “İnsanların yüreğinin derinliklerinde, maruz kalınan ve tanık olunan onca cürme rağmen ona kötülük değil de iyilik yapılacağına dair yenilmez bir beklenti vardır. Her insanda kutsal olan, her şeyden önce işte budur.” demişti Simone Weil.</p>
<p>İyilik kötülükten daha fazla olduğu için, hâlâ adalet mefhumuna güvenerek döndürüyoruz bu dünyayı. İyilik olmasaydı sabah evimizden akşam vakti evimize döneceğimiz bilgisiyle çıkamazdık. İyiliğin olmadığı bir dünya kaos ve belirsizliğin cari olduğu, insanın vahşileştiği bir dünya olurdu.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59941310">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Başkalarına ihtimam göstermek bizi gerçek manada insan kılan şeydir. Hayal ederek başka insanların zihnine, düşünce, umut ve duygularına girmek ve onların da bizim iç dünyamıza girmelerine izin vermek. Modern Batı düşüncesi insan bağımsızlığına yaptığı vurguyla başka bir insana ihtiyaç duymayı bir zayıflık alameti olarak görüyor ve gösteriyor. Çocuklar, hastalar veya çok yaşılar dışında hemen herkesin kendisine yetmesi ve özerk olması bekleniyor. Yakın ilişkilerde bile sevgi alış verişi elden çıkarılabilir bir mahiyette, öyle ki bağımsızlığın zorlandığı yerde feda edilmesi gerekebilir. Oysa insan insana, insan varlığa bağımlı. Bencilce rekabet günümüzde kardeşçe işbirliğini öncelese de ruhumuzda ötekinin ıstırabına duyarlılık var. Ne ki kapitalizm iyi yürekliler için tasarlanmış bir sistem değil. Günümüzde ‘girişim kültürü’ aşırı çalışma, endişe ve yalnızlaşmayla atbaşı gidiyor.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59936648">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Tesettür, Hz. Musa’ya Firavun sarayları yıktıran ruhun, Tarık bin Ziyad’a okyanusu aştıktan sonra gemileri yaktırıp Endülüs’ü kurduran imânın, Selahaddin-i Eyyubi’ye Kudüs’ün kapılarını açtıran aşkın, Sultan Mehmet’e gemileri karadan yürütüp İstanbul’u fethettiren idealin adıdır. Tesettür, ne kolayca elde edilecek bir mânâ ne de rahatlıkla çıkarılıp atılacak bir şeydir. O “suret olmadan mânâlar ebediyen görünmez” hakikatinden hareketle er yüreklilerin mânâ suretidir, fetih sancağıdır, izzet ve iffetidir.<br />
&#8230;.<br />
Tesettür, aşkın adıdır; aşksa herkesin peşinde olduğu sır. Tesettür, inancın adıdır; inançsa yalnız nasiplisinin kavuştuğu edeb. Tesettür, her mısraında estetik zevkin yükseldiği yüce bir şiirin adıdır; şiirse ilâhî vuslata yol veren perde. Sevmektir tesettür, bilmektir ve öğretmektir insan olmayı, insan kalmayı. “Yaşanmaya değer hayat ne?” hesabını vermek ve gereğini yapmaktır tesettür. Tesettür Asiye’de izzet, Meryem’de iffet, Hatice’de rikkat, Fatıma’da incelik, Aişe’de hikmettir.Ercan Cifci</div>
</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59936648">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59934224">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Allah’ın yaratıcısı olduğunu bilip de hayrete düşmeyen kimsenin durumu cahilliğine kanıttır.</p>
<p>İbn Arabi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59934224">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59929445">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>“..Zira her an vücudunun bütün zerrelerini gözetleyen ve kendine şah damarından yakın olan Mevlâ’sının görmesini düşünmeyip, uzak olan zavallı bir kulun görmesini düşünmek, cahillik ve gafillik nişanıdır. Ziyankârların şânıdır.</p>
<p>Demek ki, insanlar katında itibar ve mertebe isteyen, Allah katında bir mertebeye kavuşamaz. Nitekim, halkın rızasına sevinen, Hakk’ın rızasından uzaktır demişlerdir&#8230;”</p>
<p>Erzurumlu İbrahim Hakkı (ks)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59929445">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59896190">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Hiçbir yerde olmaz, sevdiklerim, dünya, içimizde yoksa.</p>
<p>Hayatımız geçip gidiyor değişimlerle. Ve gitgide azalıp kayboluyor dışarısı. Bir zamanlar kalıcı bir evin olduğu yerde, tasarlanmış bir yapı duruyor, verevine, tasavvur edilebilme tamamiyle uygun, sanki hâlâ dururmuş gibi beynin içinde.<br />
..</p>
<p>Evet, bir şey kaldıysa hâlâ,</p>
<p>bir zamanlar tapılmış, hizmet edilmiş, diz çökülmüş önünde -, olduğu haliyle uzanıyor şimdiden, görünmeze.</p>
<p>Yedinci Ağıt , Rainer Maria Rılke</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59894393">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class=""></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59892914">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kendimiz dışında nereye koştuysak, gurbette kaldık.</p>
<p>Nurettin Topçu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59892914">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59890560">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Hocanın talebesine bırakacağı en değerli miras, &#8216;bilmiyorum&#8217; demeyi öğretmesidir&#8221; diyen ulema, bunu, &#8220;lâ edrî&#8221; demenin sadece ilim öğrenmenin ilk basamağı olduğunu vurgulamak için değil, aynı zamanda sorumluluk duygusunun da gereği olduğu için yapmıştır.</p>
<p>Ebubekir Sifil Hoca<br />
&#8220;Tevakkuf&#8221; adlı makaleden..</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59890560">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59883311">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Yaşamın ancak yaşanarak keşfedilecek saklı güçleri vardır.</p>
<p>Soren Kierkegaard</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59883311">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59853175">
<div class="icerik">
<div class="">
<div></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59817953">
<div class="icerik">
<div class="">
<p>&nbsp;</p>
<p>Tedbîrini terk eyle takdîr Hudâ’nındır<br />
Sen yoksun o benlikler hep vehm ü gümânındır<br />
Birden bire bul aşkı bu tuhfe bulanındır<br />
Devrân olalı devrân erbâb‐ı safânındır<br />
Âşıkda keder neyler gam halk‐ı cihânındır<br />
Koyma kadehi elden söz pîr‐i mugânındır<br />
&#8230;</p>
<p>Şeyb Galib</p>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59817953">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59800142">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Özgürlüğün insanın canının istediğini yapması anlamına geldiğine asla inanmadım. Özgürlük, daha ziyade, yapmak istemediğini yapmamaktır&#8230;” (s.94)</p>
<p>-Jean Jacques Rousseau, Yalnızgezerin Düşleri<br />
(Alınti)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59800142">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59787310">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kendini birinin yerine koyamıyorsan kimseyi yargılama.” Bu eski atasözü her türlü yargıyı olanaksız kılar. Çünkü biz birini, tam da kendimizi o kişinin yerine koyamadığımız için yargılarız. (s.75)</p>
<p>-Emil Michel Cioran, Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne(alinti)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59787310">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59732928">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59732637">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>İnsanın öfkeliyken sesinin kalın ve yüksek, korktuğu zaman da sesinin kesik ve alçak olduğunu müşahede ediyoruz. Bunun sebebi şöyle izah edilmiştir: Öfkeliyken, içten dışa katı hararet çıkar ve derinin dışı ısınır; hararet ise, ses tellerindeki delikleri açar; bu deliklerin genişletilmesini zorunlu kılar. Dolayısıyla bu durumda ses kalın ve ağır olur. Ama korku anında durum bunun aksinedir. Çünkü şiddetli hararet içte mahsur kalır. Soğukluk ise dış bedeni; zahiri kaplar. Bu durum, sesin kesikleşip incelmesine sebep olur. Bu iki örneği anladığın zaman diğer durumlarda da aynısını düşünebilirsin. Bu durumda özel bir sesin oluşumu ile özel bir ahlâka istidlal etmemiz mümkün olur. Bu da sağlam bir kuraldır.</p>
<p>Fahruddin er Razi</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59732385">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Nefsi terbiye esnasında bazen mizaç bozulur, hatta akıl bozulur ve beden hasta olur. Eğer o nefsin riyazeti ilimle beslenmezse, kalpte saçma sapan hayaller peyda olur ki, nefis onlarla uzun bir müddet doyuma ulaşır, onları gerçek bir rehber sanır; hedefe varamadan ömür biter. Ancak daha önce köklü, sahih bir ilim almışsa, hayallerin perdesi açılır.</p>
<p>İmam Gazzâlî</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59732385">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59730813">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Çayın demlisi, insanın erdemlisi, dostun her-dem&#8217;lisi makbul imiş.</p>
<p>Asım Cüneyd Köksal</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59730813">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59646057">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Sen keyfine bakiyorsun ama ben umut ediyorum; bil ki, umut, her şeyi güzelleştiren yegane şeydir.</p>
<p>Rousseau</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59646057">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59626435">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bilmek&#8217; ile &#8216;Kanmak&#8217;.<br />
Kadîm geleneğimizde &#8216;araştırma&#8217; anlamındaki &#8216;bahs&#8217; kelimesi &#8216;içinde bir şeyi bulmayı umarak toprağı kazmak&#8217; demektir. Öyleyse &#8216;bilmek&#8217; istiyorsan gördüğünün, duyduğunun &#8216;ötesi&#8217;ne geç, &#8216;kanmak&#8217; istiyorsan gördüğünün, duyduğunun &#8216;berisi&#8217;nde kalabilirsin.</div>
<div></div>
<div>İhsan Fazlıoğlu</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59626435">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59553263">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>“Öyle bir hayat ki hem nefes almakla devam ediyor hem nefes aldıkça azalıyor!”</p>
<p>Gülnihal (Sayfa 97) &#8211; Namık Kemal</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59553263">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59539100">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Putperestlik inancının temelinde;<br />
İtibarlı insanların yapılan heykellerine sonraki asırda kutsiyet atfetme şeklinde veya putlardan menfaat sağlama şeklinde olmuştur&#8230;.</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59539100">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59520237">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Umut etmek hak değil, bir ödevdir.</p>
<p>Ş.Teoman Duralı</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59520237">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59460933">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Ey ahmakul humakadan tahammuk etmiş sarhoş ahmak! Başını tabiat bataklığından çıkar, arkana bak; zerrâttan, seyyarata kadar bütün mevcûdât, ayrı ayrı lîsanlarla şehâdet ettikleri ve parmaklariyle işâret ettikleri bir Sâni-i Zülcelâl’i gör.. ve o sarayı yapan ve o defterde sarayın proğramını yazan Nakkaşı Ezelî’nin cilvesini gör, fermanına bak, Kur’ânını dinle.. o hezeyanlardan kurtul!..</p>
<p>Üstad Bediüzzaman</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59460933">
<div class="oge yorumYap">
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59460666">
<div class="icerik">
<div class="">
<div></div>
<div>İnsanlara iyi Umutlar her zaman bâkidir amma,<br />
Zaman kısa,<br />
Ben yorgunum,<br />
Yol uzun. . /Abdurrahim Karakoç</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59460666">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="dropdown menu oge paylas "></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59447362">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bil illeti, kıl sonra müdâvâta tasaddî,<br />
Her merhemi her yâreye merhem mi sanırsın?Kibre ne sebeb? Yoksa vezîrim diye gerçek,<br />
Sen kendini düstûr-ı mükerrem mi sanırsın?</div>
<div>Ziya PaşaKibire ne gerek var? Yoksa vezirim diye gerçekten<br />
Sen kendini nizamın sahibi mi sanıyorsun?Önce hastalığın ne olduğunu bil, sonra tedaviye başla,Her merhemi her yaraya merhem olur mu sanıyorsun?</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59447362">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div class="sayi"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59446396">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Modern anlayış bakımından adalet değeri,<br />
“Ağacı sev, yeşili koru” iken,<br />
Efendimiz ‘aleyhi’s-salâtü ve’s-selâmın bildirdiği<br />
adaletin sünneti,<br />
“Bir dereden bile abdest alırken suyu israf etmemek”tir.</div>
<div></div>
<div>-Bedri Gencer</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59446396">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59313710">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Allah-u Teâlâ`ya inanıyorsan, iman ediyorsan bunun gereği senin amel etmendir. Azalarınla ve kalbinle amel etmendir. Azalarımızın amelinin dış dünyada görünen bir tarafı kısmen var diye yapıyoruz ama kalbimizle ilgili konu tamamen ihmal edilmiş durumda. İtikadi boyut ihmal edilmiş durumda. Din bizim için -hâşa- Marksizm gibi, Faşizm gibi, Nasyonal Sosyalizm gibi bir ideoloji. Biz bunun üzerinden kendimizi dünyada, bulunduğumuz ortamda anlamlı kılmanın yollarına bakıyoruz. Oysa din, birincil olarak insanın içinde yaşanan, hissedilen ve oradan dışarıya taşan bir şeydir. Bizim içimizde onun kökü yok, sadece kuru bir entelektüel söylem olarak dilimizde, bu kadar. Bu makbul Müslümanlık değil. İlmihalimizi öğreneceğiz, onun içinde akaid var, ahkam var, ahlak var, siyer var, tarih var, Kur`an var, Sünnet var. Her şey var. Ben pek çok arkadaşıma bunu söylüyorum. Belki bu söyleyeceğim şey sizi entelektüel bir tatmine götürmeyecek ama dünyanızı ve ahiretiniz kurtaracak: “Gidin Ömer Nasuhi Bilmen merhumun ilmihalini alın, okuyun, hazmedin, amel edin ve kurtulun kardeşim.”</p>
<p>Bir insana yetebilecek ne lazımsa o var orada. Ama hayır, gencimize bu yetmiyor. Niye? Çünkü orada hermönetik yok, bilmem Heideger yok, Fukuyama yok.</p>
<p>(Ebubekir Sifil)</p>
</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59313481">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bizden önceki nesiller sahih bir Müslümanlık yaşadılar. Dünyaları da mamur oldu, ahiretleri de mamur oldu. Biz gayri sahih bir İslâmi hayatın eşiğindeyiz, belki ortasındayız. Sebebi de modernitedir. Beynimizi, bilincimizi allak bullak etmiş durumda, dini sahih bir şekilde kavrayamıyoruz.(Ebubekir Sifil)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59313481">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59313360">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Makbul insan çok bilen insan değildir. Makbul insan Allah katında az da olsa ihlasla, takvayla amel eden insandır. Tabii dengeler yerinden oynayınca, modern toplumda makbul insan kim oldu? Çok bilen insan, çok etiketli insan, çok maaş alan, çok tüketen insan oldu… Oturduğu zaman carcar konuşan, ahkam kesen, entelektüel kapasitesi yüksek insan makbul oldu. Bu yüzden okuma faaliyetinden önce diriltmemiz gereken bir metodun üzerine eğilmek lazım. Nedir o? Bir bilenden, Allah korkusuna sahip bir bilenden öğrenme usulünü, tarzını, metodunu ihya etmemiz lazım. Buna önem vermemiz lazım.</p>
<p>Ebubekir Sifil Hoca</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59260155">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Son birkaç yüzyıldır akademi dünyasının, kapitalistlerin tasarlayıp uygulamaya koyduklarından başka kavramsal ağlarına düşürecekleri, üzerine kafa yoracakları başka dünyaları olmadı. Bu dönem boyunca iş ve akademi dünyası -aslında birbirleri ile konuşarak anlaşamadıkları için- aralarındaki mesafeyi korur görünseler de sürekli olarak bir arada idiler. Bir araya geldikleri toplantı odasını ise, büyük ortak seçip döşemişti. (Zygmunt BAuman, Akışkan Modernite s:95)</p>
<p>Son bir kaç yüzyıldır Bilim Kapitalistlerin emrine girdi, kalabalıkları sattı. Sadece patronların istediklerini, patronların emirlerini kalabalıklara yedirmekte aracı kurumlara dönüştüler, diyor sanırım. Büyük ortak dediği ise Henry Ford, yani en büyük kapitalistler galiba.</p>
<p>Bu da Türkiye&#8217;nin son bir kaç senedir Üniversitelerinde en çok araştırılan konunun, neden toplumsal cinsiyet eşitliği, alternatif aileler vs. olduğunu açıklar sanırım.(Ahmet Hakan Cakıcı)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59233445">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!<br />
Dakika düşelim,senelik paydan!<br />
Zindanda dakika farksız aydanKarıştır çayını zaman erisin<br />
Kopuk kopuk,duman duman erisin!Necip Fazil</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59233445">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59186933">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bir milletin ahlak ve din ideali güçsüz düştüğü anda, insanlar pusulayı şaşırır, ondan sonra da, yalnız ve yalnız rızıklarını kurtarmak için bir araya gelmeye başlarlar. Bundan böyle siyasi bir birliğin (devletin) başka bir gayesi kalmamıştır. İnsanları bir araya getiren idealler içinde en sonra geleni, en kısırı bu rızık kurtarma idealidir. Sonun başlangıcıdır bu; Kıyamet gününün habercisi.</p>
<p>Fyodor Dostoyevski</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59186933">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59143186">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İsmail Hakkı Bursevi:Mü’min dünyadayken ne kadar yakınen zayıf olsa da yine de itikaden boş değildir. Belki bazı ümmilerin imanı âlimlerden daha kuvvetlidir. Zira ümmiler; ‘Kocakarı imanına sahip olun’ vakfı üzere, umumun itikadı üzere iman etmişlerdir. Ve itikadlarından öyle kolay kolay dönmezler. Âlimler ise daldan dala konarlar. Ve nihayet onlar da kocakarıların dinine, kadın ve erkek kölelerin dinine, çiftçilerin ve benzerlerinin dinine gelirler.”</p>
<p>Dursun Gurlek</p>
</div>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59132904">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Abdurrahim Karakoç &#8211; Biraz da Kitaplar Seni Okusun</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Canlı bir kitapsın, yazarı Mevlâ<br />
Açık dur, kitaplar seni okusun.<br />
Yüzünde şavklansın nazarı Mevlâ<br />
Eğilsin mehtaplar seni okusun.</p>
<p>Kasırga ol, döne döne zikir et<br />
Her nefese on bin misli şükür et<br />
Şüphe burgacında Hakkı fikir et<br />
Uyansın girdaplar seni okusun.<br />
&#8230;</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59127115">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Her sorulana cevap veren, her gördüğünü anlatan, her bildiğini söyleyen kişinin cahil olduğunu anla&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8211; Hikem-i Atâiyye</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59127115">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59126145">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>İbnü’l-Arabî’nin insan telakkisi bütün disiplinleriyle birlikte dinî düşünceyi temsil eder mi etmez mi, tartışmaya açıktır; lakin onun insan tanımının dayandığı felsefe eleştirisi dinî metinlerin yorumundan ortaya çıkar. Bu bakımdan onun insan tanımı hakkındaki arayışı dinî düşünceyi doğrudan ilgilendirir. Ona göre filozofların “insan hayvan-ı natıktır” tanımları eksik bir tanımdır. Haddi zatında filozoflar -Gazali’nin sandığı gibi tutarsızlık ile malul kalmazlar- her şeyi eksik bırakarak tam bilgi vermekten acizdirler. Onlar tespit eder, tasnif eder, lakin ikmal edemezler; zihnimizi besler lakin tatmin edemezler. Hepsinden önemlisi insanın sayesinde ahlaki kemale ulaşabileceği bir güzergâh çizemezler. İbnü’l-Arabî’nin dinî düşünceyi ve nübüvveti müdafaadan doğan bakış açısı budur. Ona göre insan tanımında, filozoflar tanımı eksik bırakmışlardır: Tespit etmişler, lakin ikmal edememişlerdir.</p>
<p>Ekrem Demirli</p>
</div>
</div>
<div><a class="devaminiOkuyayim1k">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</a></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59125907">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Modern insanın çevreyle ilişkisi “kar-zarar” ilişkisi üzerinden tesis edilir, bunu biliyoruz. Birçok insan çevreden, yeşilden, ağaçtan, tabiattaki düzenin korunmasından söz ederken insanın daha iyi ve daha huzurlu yaşayabileceği evreni tahayyül eder. Bir ağacın varlığını savunmamız oksijen veriyor olmasıyla irtibatlı hâle gelir. Böyle bir zihin klasik dünyadaki taş-toprak, bitkiler, öteki varlıklarla ilgili tasnifi anlayamaz. Hz. Peygamber “Hurma ağacı halanızdır” dediğinde, insan ile bitkiler, hayvanlar arasında akrabalık bağı kurmuştu. İnsanı evrenin doğurduğu, yetiştirdiği çocuk gibi görmek insan ile tüm varlıklar arasında güçlü akrabalık ilişkisi kurmak demektir. O hâlde ağacı müdafaa etmek veya onu sevmek, fayda veren bir şeyi değil, yeryüzünün canlı sakinini sevmek demektir. Evreni ve ondaki varlıklara böyle bakabilmek “kalp gözünün” açılmasının, daha doğrusu zihnimizin kâr-zarar denkleminden özgürleşmesi demektir.</p>
<p>Ekrem Demirli</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59125629">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Bir gün kalp gözümüz açılır da her şeyi “olduğu hâl üzere” görebilirsek, çevremizdeki her şeyin hüviyetinin, bir adının olduğunu, bir sözünün ve görevinin olduğunu fark edeceğiz. Bu itibarla âlem anlamsız ve değersiz nesneler değil “sayılı” âlemin kimliğini teşkil eden varlıklardan oluşur. Her şey sadece canlı değil, aynı zamanda konuşandır (natık); her şey bize bir şey anlatır, en azından Hakkın övgüsünü beyan ederken anlamadığımız bir dille konuşurlar. Üstelik sadece dille değil! Rengiyle, kokusuyla da bize bir şey anlatır. Bu bakımdan havass-ı selime, yani alışkanlık ve adetlerimizden azade olmuş duyularımız bunu fark edebilir. Kalp gözünün açılması veya feraset insanın ahlaki yetkinleşmesinin bir merhalesidir. İnsan ahlaken yükseldikçe evrendeki her şeyin bir hüviyeti olduğunu, konuştuğunu, hak sahibi olduğunu fark edebilecek zihinsel yetkinliğe ulaşır.<br />
Ekrem DemirliSabah Ülkesi Dergisi,62.sayi</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59124931">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>İlim ehli genişlik ehlidir (ehli&#8217;t-tevsi). Onlar birbirlerinden farklı fetvalar vermeye devam ederler ve hiç bir alim diğerini görüşünden dolayı kınamaz. Bununla beraber bir hizbin arzuladığı gibi şayet sıradan insanlar hükümlerini doğrusan Kur&#8217;an&#8217;dan ve Sünnetten çıkarmaya kalksa bunların fikirleri birbirini tutmaz, bir bütünlüğe erişemez ve ahenksiz olur, mezheplerin sayısı da binlerce olurdu. eğer böyle bir gün gelirse o gün Müslümanların başına musibet üzerine musibet geldiği gün olacaktır. ( Yahya İbni Said&#8217;den alıntı)</p>
<p>Abdulhalık Murad, Postmodern Dönemde Kıbleyi Bulmak, s:321</p>
<p>Cahil neyin kendi nefsinden, menfaatinden, keyfinden, çevreden kaynaklandığını çözemez. Genellikle &#8220;ilim&#8221; diye söyledikleri bir araştırmanın neticesi değil çevreden etkilenmelerinden hafızasında kalanlardır. Bunlar Kur&#8217;an&#8217;dan ve Hadisten hüküm çıkarırken bir disiplini bütünü takip edemezler. En son neden etkilendilerse ona göre hüküm verirler. Sonuç herkesin kendi menfaatine ya da zevkine uygun bir din anlatısıdır. Bunların bir araya gelebilmeleri ortak düşmana karşı birleşebilmeleri mümkün değildir, perişan olurlar, diye anladım.<br />
Acaba anlamadım da bugünü mü anlattım?(A.Hakan Cakıcı)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59049947">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Hazer kıl kırma kalbin kimsenin cânını incitme<br />
Esir-i gurbet-i nâlân olan insânı incitme<br />
Tarîk-i ışkda bi-çâreyi hicrânı incitme<br />
Sabır kıl her belâya hâne-yi Rahmân’ı incitme<br />
Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme</div>
<div>Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitme<br />
Elin çek meyl-i dünyâdan eğer âşık isen yâre<br />
Muhabbet câmını nûş et asıl Mansur gibi dâre<br />
Misâfirsin felek bağında bendin salma efkâre<br />
Düşersin bir belâya sabır kıl Mevlâ verir çâre<br />
Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme<br />
Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zi-şânı incitme<br />
..Alvarli Efe Hazretleri</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59049158">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class=""></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="59016859">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Dağa küsen tavşanın safındayım. Dağın haberinin olmaması kibirinden, tavşanın küsüşü onurundan.</p>
<p>Güray Süngü</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="59016859">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
<div class="sayi"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58905053">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Köklerini hasette bulan düşmanlık dışındaki her düşmanlığın dostluğa dönüşme ümidi vardır; ancak haset öncelikle sahibini tüketir.</p>
<p>İmâm Gazzalî</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58905053">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58842117">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bu din ile tedeyyünün, diyanetin mebdei evvela Allah Teâlâ’yı tanımak ve O’na İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în diye kemâl-i tevhid ile ahd ü misâk ve ondan sonra da kemâl-i sebât ve ihlas ile icabını icra için hukûk u vezâifin bütün hududunu bildiren ve üzerinde sühület ve selâmetle yürümek mümkün olan müstakim bir cadde-i şeriate hidayet, yani ilmen irşat ve amelen Tevfik talep eylemektir. (Elmalılı, t.y., 143).</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58842117">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58819958">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>“Babaları anneleştirme, anneleri babalaştırma kampanyaları sonucu Avrupa’da artık bir çok ev, “ev”den çok “yatakhaneye” dönüşmüştür. Öğün vakitleri rastgeledir, öğünler konserve türü hazır yemeklerden ibarettir; anne ve babalar işte tüm enerjilerini tükettiklerinden, çocuklarına ne zaman ne de sabır harcayabilecek durumdadırlar. Dahası evin bireylerinin birbirlerine aidiyet duyguları çok zayıflamıştır. Bu nedenle 16-18 yaşına geldiğinde çocuk evi terk ederken kendisini pek bir şey terk etmiş gibi hissetmemektedir. (T.J. Wİnter Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak, s:109)</p>
<p>Annemsi babalar, babamsı annelerin evlerinde anne, baba, çocuk, karı , koca, kardeş herkes birbirine uzaklaşmakta ve birbirine yabancılaşmakta, diyor sanırım.(Ahmet Hakan Cakici)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58819611">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>“Modernite, İslam’ın kadının kocasına, erkeğin annesine karşı vazifeşinas olmasını öğütleyen iki bağı birden zayıflatır: ilkini hiddetle, ikincisini dalgınlıkla…. (Abdülhakim Murad, Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak)</p>
<p>Kadının kocasına karşı vazifeşinaslığı, oğlunun/damadının ona itaat vazifesi ile ödüllendirilir. Erkek bir kadından hizmet görürken diğer bir kadının hizmetine girmiş olur. Feminist hareketler kadın ile kocası arasındaki bağa saldırırken farkında olmadan erkek ile annesi arasındaki bağı da kırarlar.<br />
Batı toplumunda yaşlanan herkes yalnızlığa mahkumdur ama fakir kadınlar daha beter yalnızdırlar, diye anladım.</p>
<p>Ahmet Hakan Çakici</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58818107">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>İnsan biyolojiye irca edilemez. Tıpkı sanat eseri bir resmin, yapılışında kullanılmış muayyen miktarda boyaya veya bir şarkı metninin söze irca edilemeyişi gibi&#8230; Bir cami muayyen biçim ve dizelerde şu kadar taş bloku, şu kadar harç, şu kadar kereste vs. ile yapılmıştır. Bu doğrudur, fakat cami hakkındaki gerçek bu değildir. Camî mefhumu caminin yapılışı ile ilgili malumatla tamamlanmış olmaz. Aksi takdirde bir camî ile bir kışla arasında ne fark olacaktı?</p>
<p>Goethe’nin bir şiiri hakkında biz gramer, dil veya imlâ bakımından fevkalâde ilmî ve doğru bir tahlili şiirin mahiyetine dokunmadan bile pekâlâ yapabiliriz.Bir lisanın lügati ile bu lisanda olan bir şiir arasındaki fark gibidir bu&#8230;</p>
<p>Şiirin mânâsı ve erişilemeyen mahiyeti vardır. Aynı şekilde, fosiller, antropoloji, morfoloji,fizyoloji insandan bahsetmezler. Meğer ki onun haricî, tesadüfi,mekanik ve mânâdan yoksun tarafı dikkate alınmış olsun&#8230; Bu misalde resim, mabed, şiir ne ise, insan da odur; bunların yapıldığı malzeme değildir. İnsan tüm ilimlerin onun hakkında söyleyebildiklerinden daha fazladır.</p>
<p>Aliya İzzetbegovic</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58349408">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bilmeyenler, samimiyetle sussalardı, insanlar arasındaki ihtilâflar suhûletle hal olurdu.</p>
<p>Sokrates</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58349408">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58345171">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kibir/gurur, insanın hayvani doğasındandır; ki, siyasette, tekebbür edenler, hayvanlar gibi birbirlerine musalllat olurlar.</p>
<p>-İbn Haldun</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58345171">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58286334">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsan, tedirgin olduğu, korku ve kaygı içre bulunduğu sürece, yol’dadır; bunları kaybeden kişi, yol’dan çıkar; dolanır durur.</p>
<p>Zunnûn-i Mısrî</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58286334">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58236327">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Tarihimizi, kendimizi &#8220;yüceltmek&#8221; için değil; aksine kendimizi &#8220;düzeltmek&#8221; için çalışmalıyız&#8230;</p>
<p>-Mehmet Genç</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58236327">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58236141">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>İlme sa&#8217;y etmemekten hazer et<br />
İlm ü sa&#8217;y ikisi birdir nazar et[İlme gayret etmemekten sakın ki, düşününce ilim ile gayret birdir.]..-Nâbî</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58236141">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58235990">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Dünün üzüntüleri ve yarının endişeleriyle donatılmış bir kalpten, bugün için bir şey bekleme&#8230;</p>
<p>-Hannah Arendt</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58235990">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58235861">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Öyle zamanlar olur ki, nereye gittiğin önemini yitirir. Çünkü asıl önemli olan, yanında kiminle gittiğindir&#8230;</p>
<p>-Tolstoy</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58235861">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58235691">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Her bilginin bir menzili vardır; o menzile varmadan, o bilgi nâzil olmaz; çünkü nuzûl, menzile tâbidir&#8230;</p>
<p>&#8211; Taşköprülüzâde</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58235691">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58235506">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsanların geçmişleriyle / tarihleriyle bağlantıları koparılabilirse kolayca ikna edilebilirler&#8230;</p>
<p>-Karl Marx (ö. 1883)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58235506">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58221176">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Tek marifeti içinden çıktıkları milletin anlam-değer dünyası ile tarihî tecrübesini tahkîr olan aydınlar eğitim zayiatıdır&#8230;; yazdıkları kağıt israfı&#8230;; sözde-düşüncelerini dikkate almak da zaman kaybı&#8230;</div>
<div></div>
<div>İhsan Fazlıoğlu</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58221176">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="dropdown menu oge paylas "></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58220716">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Dostluk, dost olduğun kişinin hikâyesinde yer almakla başlar; dostluğunun mâhiyetini ise hikâyedeki yerinin keyfiyeti belirler…</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58220716">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
<div class="sayi"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58220495">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Başlamak için tek bir ilke var: Yola çıkmak… İlkeler, sen ve yol… Yanlış yapmaktan korkmadan… İrfânî deyişle: Hâlis bir niyetle çıktığın yolda yaptığın yanlışlar doğruna azık olur…</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58220495">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58200883">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kendini dua ile kuşat; şükür ile savun; zaferi değil, mücâdeleyi talep et; namluya kurşunu değil, işini sür.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58200883">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58191353">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İyi bir eş veya arkadaşlık ilişkisi, sevgi ve ihtimamla olur. Gerçek ihtimam da keşfe, değişmeye ve ve büyümeye izin verir. Ne isek o olabildiğimiz, hayallerimizi izleyebildiğimiz, maske takmadığımız bir beraberlik. Her insan ait olmak, sevilmek, değer ve takdir görmek ister.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58191353">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58190532">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Günümüzde müşahede edilen farklı İslâm anlayışlarının, İslâm&#8217;ı anlama biçimleri konusunda oluşturdukları bütünlük arz eden bir sistem yok. Yani &#8220;Biz Kur&#8217;an&#8217;ı yorumlarken şu şu ilkelerden hareket ediyoruz, Kur&#8217;an ve Sünnet&#8217;ten hüküm çıkarırken esas aldığımız unsurlar şunlardır&#8221; diyebilen kimse yok.</p>
<p>Daha kestirmeden söylersek, mesela bu kimselerin, ulemamızın ortaya koyduğu ciddiyet ve hacimde bir Usul-i Hadis&#8217;leri, Usul-i Fıkıh&#8217;ları, Usul-i Tefsir&#8217;leri ve Kelam/Akaid ilkeleri mevcut değil. Ele aldıkları her konuda bölük-pörçük, kırık-dökük bir şeyler söylüyorlar. Ama bunları bir araya getirip de bir sistem, bir metodoloji oluşturmak mümkün değil. Bu sebeple de çok sık olarak bir söyledikleri öbürünü tutmuyor, çelişkiden kurtulamıyorlar.</p>
<p>Tarih içinde birbirine eklenen ve birbirini tamamlayan gayretlerin ürünü olarak ortaya konulmuş bulunan muhteşem bir binayı, adına &#8220;gelenek&#8221; diyerek yıkmaya çalışıyorlar, ama kendilerinin ortaya koyduğu elle tutulur, ilmîliği isbat edilmiş bir şey yok.</p>
<p>Ebubekir Sifil Hoca</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58163059">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58161073">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>İmâm-ı Şâfıî (rahmetullahi aleyh) der ki: Kızdırılmak istenip de kızmayan kimse hımardır, yani eşektir.<br />
Yahut ifrat eder, yani çok kızar. Bu sıfat, insanda galib olunca,akıl ve din idare ve hâmiyetinden çıkıp, gayr-ı meşrû’ ve akılsızca intikam almağa koyulur. Bu da bazen tabiatı, yaradılışı icabı olur,bazen de sonradan kazanılır. Meselâ gayz ve gadabmı söndürmek için<br />
uğraşan ve bununla sevinen, yahut gadabının icâbını yapmakla övünen ve buna mağrur olan ve buna cesaret, yiğitlik ve erkeklik adını veren insanlar arasında bulunur.Burada itidal üzere olmak, derecelerin en güzel ve hallerin en iyisidir. Bu ise, akıl ve dinin işâretine bakmak, onlara göre hareket etmek, onlara danışmaktır. O zaman hamiyeti gözetmek gerekli olan<br />
yerde gadab hâsıl olur. Hilim ve afv güzel olan yerde gadabı söner.Allahü Teâlâ’nın Bakara sûresi yüz kırk üçüncü âyetinde: &#8220;Sizi va-sat ümmet kıldım &#8221; buyurması ile teklif ettiği vasat mertebesi budur. Kıldan ince, kılıçtan keskin olan sırat-ı müstakim de budur.Taşköprülüzade Ahmed Efendi</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58158278">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Hadisi şerifte: &#8221; Kulun isteyerek yaptığı her hareket ve hareketsizlik için önüne üç defter konur. Biri niçin yaptın? Diğeri nasıl yaptın? Üçüncüsü de kim için yaptın? Birinci niçinin manası, kendisine bunu Allah için mi kendi nefsi için mi yoksa şeytana uymak için mi yaptın demektir. Bundan kurtulursa nasıla sıra gelir. Yani nasıl yaptın? Çünkü her bir hakkın bir şartı edebi ve ilmi vardır. Yaptığını ile uyarak mı yoksa cahilliği kolay görerek mi yaptın? Bundan kurtulursa, yani şartlarına uygun olarak yapmışsa kim için? yani bunu ihlas ile, yalnız Allah için senden yapman isteniyordu. Onun için yaptıysan mükafatını görürsün, başkası için yaptıysan, karşılığını ondan iste, dünya için yaptıysan zaten nasibsizsin, daha başkası için yaptıysan sıkıntı ve cezaya kavuşursun denir.&#8221; buyruldu.</p>
<p>Taşköprülüzade Ahmed Efendi &#8211; Mevzuatul Ulum</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58156694">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Ehil olsun veya olmasın çok mizah ve şakadan kaçınmalıdır.Zira mizah ve şaka yaptığın akıllı ise, sana kin besler, sefih ise, sana saldırır. Çünkü mizâh ve şakanın çok olması heybeti kırar, yüz-suyunu giderir ve aşağılık denizine batırır. Ardından kin doğar, tatlılık gider, âlimse ilmi lekelenir, akılsızın cüretini artırır, yalana götürür. Hâkim yanında mertebesini düşürür, takva sahibi kullardan ona kızgınlık gelir. Kalbi öldürür, onu ezer ve söyleyeni Rabbinden uzak eder. Gaflet ve zilleti arttırır. Onunla zulmet artar, belki ölüm düşüncesi fazlalaşır. Ayıplar çoğalır, gizli şeyler ortaya çıkar. Derler ki, mizahın çokluğu, ancak akıl azlığındandır. Yahut inkâr ve tekebbürden olur.</p>
<p>Taşköprülüzade Ahmed Efendi &#8211; Mevzuatul Ulum</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58156362">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>İyi bir hayat ve insanlarla iyi geçinmek istiyorsan, sevdiklerine ve sevmediklerine, onları beğenir gibi görünüp, onları aşağılamamalısın. Onlardan heybet hasıl olur diye de korkup, uzaklaşmayasın.<br />
Tekebbür olmadan tevkîr edesin. Tevazuun ise, zillet şeklinde, aşağılık hâlinde olmamalıdır. Her işinde orta halde olasın. Nitekim: «Her işte, doğru yoldan sapmamak lâzımdır» demişlerdir. Çünkü her iki tarafı da mezmûmdur. İki tarafına da bakma ki, bu bakış tekebbürden doğar. Etrafına çok bakmamahdır. Cemaat arasında oturmamalıdır. Oturursan çok oturmayasın. Parmaklarını çıtırtmaktan, sakal ve yüzüğün ile oynamaktan sakınasın. Dişlerini kurcalamaktan,parmağını burnuna sokmaktan, çok sümkürmekten, yüzünden sineği kovmaktan,insanların önünde, namazda ve başka yerde gerinmek ve esnemekten sakınasın.Taşköprülüzade Ahmed Efendi &#8211; Mevzuatul Ulum</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58140964">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Şâdmânam gam-ı yâr ile sevinmez yokdur<br />
Bir gedâ cümle cihân mülkine sultân olsa.</div>
<div></div>
<div>Taşlıcalı Yahyâ</div>
<div></div>
<div>Bende sevgiliden bana gelen sıkıntılardan dolayı mutluyum<br />
Bir dilenci bütün dünyâ mülküne sultan olsa buna hiç sevinmez mi?| Berceste Beyitler</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="58140964">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="58053330">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>&#8220;Müslümanca düşünmek ve yaşamak nedir?&#8221;</p>
<p>&#8220;Müslümanlık&#8221;ı nasıl tarif ettiğinize bağlı olarak bu sorunun cevabı değişecektir. Küreselleşmenin &#8220;amentü&#8221;sünü benimsemiş, &#8220;çağın dışına düşmemek&#8221; gibi bir kaygıyla hareket eden, &#8220;kale alınma&#8221;yı ve &#8220;ayak uydurma&#8221;yı temel endişe edinmiş birisi için elbette &#8220;Müslümanlık&#8221;, temel kaynakları tarafından nasıl tarif edilmiş, daha doğrusu temel kaynaklarının tarif biçiminin ne olduğu konusunda başından beri nasıl bir konsensüs oluşmuş olursa olsun, bunun hiçbir önemi yoktur. Onun için Müslümanlık, &#8220;mevcudu onaylayan&#8221;, &#8220;problem çıkarmayan&#8221;, bu sebeple &#8220;yararlı&#8221; bir şeydir. Böyle olduğu sürece onaylanmayı hak eder.</p>
<p>Bu dünyanın efendileri bu dünyayı istedikleri şekle soksunlar; Müslümanlık onlara bu noktada herhangi bir şey söylemez. Pardon, &#8220;elinize sağlık&#8221;tan başka bir şey söylemez! Eh, bu arada bunun bize sağlayacağı küçücük getiriler bulunması da eşyanın tabiatından sayılmalı değil mi?!</p>
<p>İtiraz edenler mi? Artık hayli &#8220;marjinal&#8221; konuma düşmüş durumdalar. Dolayısıyla sözlerini etmeye bile değmez&#8230;</p>
<p>Ebubekir Sifil Hoca<br />
&#8220;Bizim Meselemiz Ne?&#8221; adlı makaleden&#8230;</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57990383">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Gezerken yağmurda rüzgarda karda<br />
İçimde güneşi yakar giderim<br />
Ömrümü kaplayan karanlıklarda<br />
Ben bir şimşek gibi çakar giderimVarsın kovalasın gece gündüzü<br />
Bahar içimdedir düşünmem güzü<br />
Bana gülmezse de hayatın yüzü<br />
Ben ona gülerek bakar giderimMünir Nurettin Selçuk</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="57990383">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57990232">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bir evin güzelliği uyumdur. Bir evin tadı bağlılıktır. Bir evin sevinci sevgidir. Bir evin zenginliği çocuklarıdır. Bir evin yasası hizmettir. Bir evin refahı memnun olan gönüllerdir. &#8221; (Henry Taylor)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="57990232">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57737167">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsanın varlık gayesi içindeki çocuğu korumaktır. İçindeki çocuğu korumak, Allah’a vefa, Rasûlüne sadakat, Halka safa, Âleme hayret demek olan fıtratı korumaktır. Asıl felaket,içindeki çocuğu, fıtratı yitirmektir, içi geçmiş, özünü yitirmiş meyveler gibi&#8230;</p>
<p>Bedri Gencer</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="57737167">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57642942">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde,<br />
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter<br />
Ve serin serviler altında kalan kabrinde<br />
Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.</div>
<div></div>
<div>Yahya Kemal</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="57642942">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57582659">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Cenazemi görünce; “Ayrılık, ayrılık!” deme! O vakit, benim ayrılık vaktim değil, “buluşma, kavuşma” vaktimdir! Beni toprağın kucağına verdikleri zaman sakın; “Veda veda!”deme! Çünkü mezar, öteki âlemin, cennetler mekânının perdesidir! Batmayı, gözden kaybolmayı gördün ya, bir de doğmayı gör,düşün Güneş’le Ay batıp gözden kayboldukları zaman bir ziyan gelir mi?</p>
<p>Bu hâl, sana, batmak, kaybolmak gibi görünse de aslında bu hâl doğmaktır. Mezar insana hapishane gibi gelse de orası ruhun kurtulduğu yerdir. Hangi tohum yere atıldı da yeniden bitmedi? Öyleyse niçin insan tohumu hakkında şüpheye düşüyorsun? Hangi kova kuyuya sarkıtıldı da dolu çıkmadı?</p>
<p>Hz.Mevlâna</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57539316">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Bir gerçeklik hakkındaki ”doğruyu” (bir büyük anlatıyı) söyleme çabasında olan televizyon haberleri bile, gerçeklikten farklı olduğunu ve gerçekliğin temsilini öncelediğini vurgulayarak, postmodern özellikler gösterir. Örneğin, Orta Doğu’daki siyasal bir rehin alma olayıyla ilgili haber, gerçekten ne olduğuna ilişkin oldukça farklı imgeleri içerebilir: Stüdyodaki sunucu, olay yerine giden muhabir, olayın gerçekleştiği sokaktan görüntüler, editörün uygun gördüğü arşiv görüntüleri, kurbanların aile veya mezuniyet fotoğrafları, ”bir uzman” tarafından yapılan yorum, olaya veya kaçıranlara ilişkin sanatçı izlenimleri, bilgisayar grafikleri&#8230;</p>
<p>Tüm bunlar bir olayla onun temsili arasındaki olası ilişkiyi karmakarışık eder. Ayrıca uzlaşımsallıkları sanki yeni bir olayı temsil etmekten çok, bildik imgeleri yeniden üretiyor gibidir. Orta Doğu’daki huzursuzluğun imgeleri bu huzursuzluktan ayrılamaz ama bunun nedeni rehin alma olayı değil, medya haberlerinde olayın sunum biçimidir. Rehin alma bir taklittir çünkü temsiliyle birliktedir ve dolayısıyla farklı temsil biçimleri (arşiv görüntüleri, canlı görüntüler veya sanatçıların canlandırmaları) arasında bir çelişki yoktur. Eğer imgeyle göndergesi arasında varlıkbilimsel bir farklılık yoksa, diğerlerini ona karşı sınayabileceğimiz ”doğru” bir temsil biçiminden de söz edilemez. Her imge diğerleri kadar ”doğrudur” ve dolayısıyla bunlar arasında çelişkili farklılıklar söz konusu değildir.</p>
<p>John Fiske</p>
<p>Der:Süleyman İrvan &#8211; Medya,Kültür,Siyaset; syf.35</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57538217">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Temsil kuramlarının temel görüşü şudur: görünenin aksine televizyon gerçekliğin herhangi bir parçasım temsil etmekten (yeniden-sunmaktan) çok, onu üretir ya da inşa eder. Gerçeklik görgülcülüğün nesnelliğinde varolmaz, söylemin bir ürünüdür. Televizyon kamerası ve mikrofonu gerçekliği kaydetmez, onu kodlar: kodlama ideolojik olan bir gerçeklik duygusu üretir. Dolayısıyla yeniden-sunulan gerçeklik değil ideolojidir ve bu ideolojinin etkililiği televizyonun görselliğiyle sağlanır. Böylelikle doğruluk iddiasını gerçeğin nesnelliği içinde konumlandırmaya çalışır ve dolayısıyla ürettiği her ”doğrunun” gerçeklik değil ideoloji olduğu gerçeğini gizler. Dolayısıyla televizyon, endüstriyel sistemin ekonomik alanda yaptığını göstergebilimsel alanda yapar. Endüstriyel sistem yalnızca mal üretimi ve yeniden üretimi yapmaz: son kertede ve kaçınılmaz olarak yeniden ürettiği şey kapitalizmin kendisidir.</p>
<p>Televizyon da, telegörsel gerçeklik üretimi sırasında nesnel gerçekliği değil kapitalizmi yeniden üretir. Elbette bu maddi değil ideolojik bir yeniden üretimdir. Taklitçi (mimetic) yaklaşım, bir imgenin kendi göndergesinin bir yansıması olduğu ya da en azından olması gerektiği varsayımına dayanır. Kamera merceğini dünyaya açılan bir pencere olarak inşa eden bir saydamlık eğretilemesi üzerine temellendirilmiştir. Ancak, bu büyülü pencere gördüğümüz şeylerin imgelerini kaydedip dolaşımını sağlayabileceği gibi, imge ile göndergesi arasındaki gerçek ya da mantıksal olarak doğru ilişkiyi tersine de çevirir: imgeyi göndergesinden daha önemli hâle getirir.</p>
<p>John Fiske</p>
<p>Der:Süleyman İrvan &#8211; Medya,Kültür,Siyaset; syf.30</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57059644">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>&#8220;Bizim işimiz belki de,<br />
Nilüfer çiçeği ve çağımız arasında,<br />
Hakikat şarkısının peşinde koşmaktır.&#8221;Sohrab Sepehri-</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="57059644">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57059554">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>&#8220;İyisi ayağa kalkayım<br />
boyaları alayım<br />
kendi yalnızlığımın üzerinde bir kuş çizeyim!”Sohrap Sepehri</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="57059554">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57055362">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Sen şarkılarını söyle,kendin ve ilham perileri için.Gerisi karşılık beklentisi.Sesinin yankılanmasını beklemek bile kayalıklara umut bağlamak, yani arzu yani mayâ.Dağ başlarında açan güzel çiçekler gibi olmalı insan; başkaları görsün diye değil sırf güzel olmak için&#8221;</p>
<p>Rafet Elçi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>İnsanın daima kendi hakkında konuşması, kendini gizleme yöntemi de olabilir.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Bir davaya zarar vermenin en kalleş yolu, yanlış argümanlarla onu savunmaya çalışmaktır.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Ne zaman tırmanışa geçsem, peşimde bir köpek var, adı: Ego.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Yazar bir şey yazdığında yalnızca anlaşılmak istemez. Aynı zamanda anlaşılmamayı da ister.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Kendini yakmaya hazır olmalısın; önce kül ol mazsan, nasıl yeniden yükselebilirsin?</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Hafıza der ki, “Bunu ben yaptım.” Gurur karşılık verir: “Ben bunu yapmış olamam.” Sonunda, hafıza boyun eğer.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Bir dostunuz size yanlış yaparsa, şunu söyleyin, “Bana bunu yaptığın için seni affediyorum fakat bunu KENDİNE yaptığın için, seni nasıl affedebilirim!”</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Hiç, bir zevke evet dediniz mi? Ah dostlarım, öy leyse bütün acılara da evet dediniz. Her şey birbiriyle ilişkili ve birbirine bağlıdır aşk ile.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Önümüzdeki yolda daima taşlar olacak. Bunları tökezlenecek engeller olarak mı, yoksa üzerlerine basılacak merdivenler olarak mı göreceğimiz, onları nasıl kullanacağımıza bağlıdır.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Bazı ahmak insanlar vardır, bir sorunu çözmek yerine, onu karıştırdıkça karıştırır ve onlardan sonra gelenler için daha da zorlaştırırlar. Çiviyi tepesinden vuramayacaklar, lütfen hiç vurmasınlar.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Modern felsefenin tümü politiktir, hükümetler, kiliseler, akademisyenler, gelenekler, modalar ve insan korkaklığı bunları denetler, bundan dolayı ortaya sahte bir bilmişlik çıkar.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Gerçekten derin olduklarını düşünenler açık olmaya çalışırlar. Kalabalık karşısında derin görünmek isteyenler muğlak olmaya çabalarlar. Çünkü kalabalık, bir şeyin dibini görmezse, derin olduğuna inanır. Böyle muğlak bir suya girmek onları çok korkutur.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Sevgili dostum, hayat dediğin nedir ki? Denizde yüzen bir gemi&#8230; İnsanın mutlak olarak tek bildiği bu geminin bir gün alabora olacağıdır.</p>
<p><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-a023e6 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Friedrich Nietzsche</span></p>
<p>********</p>
<p>Canavarlarla savaşan bir kimse, bu sırada kendisinin de canavara dönüşmemesine dikkat etmeli. Uçurumun içine uzunca bakarsan, uçurum da senin içine bakacaktır.&#8221;</p>
<p>— Nietzsche</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<p>Herkes, umutsuzca başkalarının gözlerinde onay, hayranlık ya da sevgi arıyor gayretle. Unutmayalım ki; başkalarının onay ve hayranlığı ile sağlanan öz saygının temelleri zayıftır”</p>
<p>Zygmunt Bauman</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
</div>
</div>
<p>Sevmek demek, kendinin yarısını aramak demektir.</p>
<p>Platon</p>
</div>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Neden gözün kapalı yürüyorsun? + Bütün yolları ezberledim. &#8211; Ama düşebilirsin! + Bütün düşüşleri de ezberledim.</p>
<p>&#8211; Dancer in the Dark</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Dijital sürü.. egemen güç ilişkilerini sorgulayamaz. Bunun yerine bireylere saldırarak onları birer skandal konusu hâline getirir.”</p>
<p>Byung-Chul Han</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Tenezzül eyleyip vahdet ilindem Bu kesret âlemin seyrâne geldik.</p>
<p>Aziz Mahmud Hüdai hz.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Güllerden bir gece, çok, pek çok parlak gülden bir gece Güllerden aydınlık bir gece, Binlerce gül-gözkapağının uykusu: Hafif gül-uykusu, ben seninle uyuyanım.</p>
<p>Rılke</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Bilse susardı,</p>
<p>Sussa bilirdi:</p>
<p>&#8220;Çok susan, Çok bilir.</p>
<p>Az bilen, Çok söyler.&#8221;</p>
<p>A&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;. Süheyl Ünver&#8217;le Sohbetler, s. 213.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Sanki gece nemli</p>
<p>Başkalarının da yüreğinde var bir gam</p>
<p>Benim gamım ise; gamlı bir gam”</p>
<p>(Sohrâb Sepehrî)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Hem gelmeni istedim hem bekletmeni,</p>
<p>Sen mi daha güzelsin,beklemek mi seni ?</p>
<p>Beş&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;ir Ayvazoğlu</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir memlekette umumî adalet olması, ahalinin her birinde şahsi adalet bulunmasıyla tahakkuk eder.</p>
<p>Tahirû&#8217;l Mevlevî</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>eğer dikkatle bakar ve etraflıca düşünür isen hak yolunun kendisi mürşid-i kâmildir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Evet zaman her şeyi yer, bitirir. Karun&#8217;u yediği gibi zenginleri, İskender&#8217;i yediği gibi kralları, Hürrem Sultan&#8217;ı yediği gibi nice güzelleri yer. O halde mutluluk zamanda aranmamalıdır. Mutluluk insanda aranmalıdır. Ölmeden önce ölen insan mutlu insandır. Başka bir deyimle ölmeden önce nefsi kötülükleri öldüren insan sonsuz mutluluğun kapısını aralamış demektir. Hem dünyada olan her şey zamanla geçer, gider, yok olur. Zamana bağlı olmayan ve ölmeyen varlık ancak Yüce Tanrı&#8217;dır.</p>
<p>İbrahim Agah Cubukçu</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Mademki istesek de istemesek de öleceğiz, niçin iyiye, güzele, doğruya, adâlete yönelmeyelim? Mademki ölümün geleceği bir gerçektir, niçin bir noktada güçsüz ve eksik olduğumuzu kabul edip Tanrı&#8217;ya dönmeyelim ve niçin halimizle ölümü inkâr edelim? Mademki Ulu Tanrı, “her canlı ölümü tadacaktır. Sonunda her şey bize dönecektir” diye buyurmuş, niçin gideceğimiz yere gözümüzü kapatalım?</p>
<p>İbrahim Agah Çubukcu</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>iLGi öyle bir şeydir ki, sen kendini tamamen ona vermedikçe o sana kendisinden bir parça vermez ve sen kendini tamamen ona verdiğinde ancak o zaman, emin olamasan da, bir parçasını elde etme şansına kavuşmuş olursun. (el-Cahiz&#8217;in rivayeti ile en-Nezzam)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>&#8220;Yüzler ne kadar yaldızlansa onda bir mehtap parıltısı olmaz; fakat mehtabı gören bir göz, hüsn ü aşkı sezen bir öz vardır ki güzellik ondadır (&#8230; Güzellik sadece) topraklara gömülmeye mahkûm maddî sûretin değil gönüllerde kaynayan ruhanî bir tecellînin cilvesidir.&#8221;</p>
<p>Elmalılı Hamdi Yazır</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Vefasız birine verilen sevgiden daha fazla boşa giden bir şey yoktur.&#8221; [İbn Hibban, Ravzatu’l-ukalâ]</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“Gel benimle canım kederim/Uzaklara gel benimle. Tüm rüzgârların uyuyakaldığı/Ve tüm seslerin kesildiği yere.”</p>
<p>Ursula Le Guin</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Dil ile ancak dünya elde edilir; çünkü onunla pek az şey anlatılır. Mana denen şey dille anlatılamaz. Manayı dilin anlatması mümkün değildir, o gönülde olduğundan söyleyemez.”</p>
<p>(Âşık Paşa, Garib-nâme)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>&#8220;Kendi kusurlarını, insanların bildiklerinden daha fazla bilenlere ne mutlu!&#8221; [İbn Hazm, el-Ahlak ve&#8217;s-siyer]</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Biliyorum, sizleri pek ilgilendirmiyor anlattıklarım. Fakat benim bunları anlatmaya ihtiyacım var.&#8221; Jean-Jacques Rousseau</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Ka&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;panan senin idrakindir. Ölen senin kalbindir. Kalk ey şakirt! Fani göğsünü fecrin erguvan renkleriyle yıka(ve işe koyul).</p>
<p>Geothe-Faust</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Düşüncelerin ne gelecek ne de geçmiş günlere yönelik olsun; düşüncen hep seninle olsun.</p>
<p>Şibli</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Gözünü açıp kendini ulu bir hengâme içinde buldun.Buradaki çokluğa(kesrete)aldanıp hakikatin izini kaybetme.</p>
<p>Hz.Niyazi Mısrî</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Evin kıyıcığında çiçeklenmiş kestaneyi görmeden geçiyorlar bu dünyanın insanları</p>
<p>Haiko</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Bugün yalnız biz değil bütün dünya, aile anlayışını bir kara mangır gibi harcamış olmanın ıztırab ve çilesi içinde kendi kendisiyle boğuşmaktadır. Gene hem biz hem bütün dünya, işlediğimiz bu manevi cinayetin cezasını çekmekte olduğumuzu anlamış bulunuyorsak, aile denen o medeniyet yuvasına, kıyamete kadar buyruğu yürüyecek klasik nizam ve disiplini temin etmek yoluna gitmeyi düşünmekten gayrı ne yapabiliriz?”</p>
<p>Samiha Ayverdi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Her malum (bilinen), kendisine ilişkin bilgi kapsamında mevcuttur ve kendisini bilen açısından zahirdir. Bilen onu görmekte ve işitmektedir; yok olsa da.</p>
<p>İbn Arabi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Her kavmin kültür ve medeniyeti o devletin büyüklüğü ile mütenasip olur. Çünkü medeniyet servet ve nimete tabi olan bolluk ve genişliğin bir sonucudur. Servet ile nimet ise, devlete tabidir.</p>
<p>İbn Haldun</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Hak öyle bir şeydir ki onun karşısında kimse direnip dayanamaz. O kendi hükmünü icra eder.”</p>
<p>İbn Haldun</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Varım, ey kaygılı. Duymaz mısın, koşarım bütün duyularımla sana, bak? Yüzünün çevresinde uçarlar apak duygularım, kanatlanır da ansızın. &#8230;</p>
<p>Rainer Maria Rılke</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda</p>
<p>Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum</p>
<p>Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse elini uzatmıyor</p>
<p>Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan bir deniz gibi</p>
<p>Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.</p>
<p>Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme</p>
<p>Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar</p>
<p>Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda</p>
<p>İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda</p>
<p>Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar</p>
<p>Biz bunun için mi geldik.</p>
<p>Erdem Bayazıt</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Asıl konu kendimi anlamak, Tanrı&#8217;nın benden gerçekte ne yapmamı istediğini görmektir.&#8221;</p>
<p>Soren Kierkegaard</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>acı ve haz doğal olarak fışkıran iki pınar gibidir; bunlardan gerektiği yerde, gerektiği zaman, gerektiği kadar alan &#8230;. her canlı varlık mutlu olur; buna karşılık bilinçsizce ve zamansız alan mutsuz yaşar. &#8221;</p>
<p>Eflatun; Yasalar I, s. 43</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>&#8220;insan acı ve ıstırap dolu bir yere gönderildi. Bunun sebebi ise bir ceza olarak değil, şeytanın kötü irade ve emellerini başarısızlığa uğratmak içindir.</p>
<p>M.İkbal</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Hayattan iki büyük konu çıkar: Ölüm ve aşk. Ölümden kaçmak, aşka koşmak. Her şeyde bu böyledir. Aslında bu konuyu iki saymak da hatadır, aşka koşmak neslin devamından kaçmaktır. Ağaçları, çiçekleri evlendiren rüzgârlar, belirli mevsimlerde büyük ormanların içinden evlerimizin damlarına kadar her tarafta kulaklarımıza çarpan feryatlar ve nihayet hayatımızı dolduran küçük olaylardan, gazetelere yansıyan büyük, küçük aşk ve cinayet olaylarına kadar her olay bu büyük tutkunun ne kadar baskın olduğunu bize anlatır. Güya yaradılış, yeryüzünün kulağından tutmuş bütün yaratılmışları bu büyük gayesine zorla sürüklüyor. Fakat yanlış anlamayalım. Zorla değil. Bu zorlama; bizi daima harekete geçiren zevktir. Ali Nihad Tarlan Elâzığ Üçüncü Üniversite Haftası (İstanbul 1943, s. 246-254.)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>ışığın ve gölgenin dilini öğrendim, rüzgârın dilini, yağmurun dilini; kuşları, çiçekleri, ağaçları anlayabiliyorum ve tanrının onlarla ne demek istediğini bana&#8230; “</p>
<p>Cahit Koytak</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>sakın hâ bu âlemdeki imtihanlardan birini kazandım diye kendini kemâle ermiş zannetme! mesela kibirden imtihan ederler; tevazû&#8217;un sabit olursa, hasedden imtihan ederler; sıdkın sabit olursa gazab ve şehvetten imtihan ederler&#8230; velhâsıl imtihanların nihâyeti gelmez!</p>
<p>Ahmed Avni Bey</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>İnsana yaraşan gerekeni yapmasıdır, arzu ettiğini değil.</p>
<p>Pisagor</p>
<hr />
<div class="css-1dbjc4n r-1oy2gb8">
<div class="css-1dbjc4n r-13qz1uu">
<div class="css-901oao r-cqee49 r-29xmna r-ubezar r-waer2z r-13wfysu" dir="auto"><span class="css-901oao css-16my406">Bu dünyadaki tüm gülünçlüklerin içinde bana en gülünç geleni, işi hep başından aşkın olmak, yemeği de davranışlarını da aceleye getiren bir adam olmak. Dolayısıyla, bir sineğin en kritik anda, böylesi bir iş adamının burnuna konduğunu, veya tam yanından, ondan daha hızlı geçip giden bir yük arabasının ada mı leş ettiğini, veyahut Knippelsbro1 kalkınca ya da kafasına bir kiremit inince2 düşüp öldüğünü görün ce, katıla katıla gülüyorum. Nasıl gülmeden durula bilir ki? Bu işleri başlarından aşkın hız ırgatları ne iş başarıyor acaba? Onların başına da, evde yangın var diye ödü kopunca ilk iş ateş maşasını kapıp kurtaran o kadının başına gelenler gelmiyor mu?</span></div>
</div>
</div>
<div class="css-1dbjc4n r-18u37iz r-1oy2gb8 r-knv0ih r-m8d9as r-kscdhb">
<div class="css-1dbjc4n r-1loqt21 r-6zzn7w r-1d2f490 r-u8s1d r-ipm5af r-1otgn73 r-o7ynqc r-1j63xyz r-q1j0wu" tabindex="0">
<div class="css-1dbjc4n">
<div class="css-1dbjc4n r-z2wwpe r-6zzn7w r-1udh08x r-q1j0wu">
<div class="css-1dbjc4n r-6zzn7w r-q1j0wu"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="css-1dbjc4n r-1777fci r-13qz1uu">
<div class="css-1dbjc4n r-1awozwy r-18u37iz r-1w6e6rj">
<div class="css-901oao" dir="auto"><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-1b43r93 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Aforizmalar, </span><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-1b43r93 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Soren Kierkegaard</span></div>
</div>
</div>
<div dir="auto">Dünya aleme bağırıp çağırmanın bir faydası olacağını sanmak ne büyük bir naiflik, sanki böyle yapmakla insanın kaderi değişecekmiş gibi. İnsan ne verilirse onu almalı, aşırıya kaçmaktan uzak durmalı. Gençken bir lokantaya gittiğimde, garsonun arkasından şöyle bağırırdım: iyi bir dilim olsun, ama çok iyi bir dilim, sırt etinden, fazla yağlı olmasın. Sesim belki doğru dürüst duyulmuyordu bile, en azından, garsonun dikkatini çekecek kadar değil, en azından, sesimin mutfağa kadar gidip, eti dilimleyen elemana tesir edebilecek kadar bile de değil, ve bütün bunlar bir tarafa, koca rostoda doğru dürüst bir dilim de olmayabilirdi sonra. Artık katiyen bağırmıyorum.</div>
<div dir="auto"><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-1b43r93 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Aforizmalar, </span><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-1b43r93 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Soren Kierkegaard</span></div>
<div dir="auto">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Sabahları kalkar kalkmaz, yine hemen yatağa giriyorum; Kendimi en iyi hissettiğim zaman, akşam leyin, ışığı söndürüp, yorganı başımın üzerine çeker çekmez. O zaman bir kere daha doğruluyorum, tarifsiz bir hoşnutlukla odaya göz gezdiriyorum, ve sonra iyi geceler, doğru yorganın altına.</div>
<div dir="auto"><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-1b43r93 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Aforizmalar, </span><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-1b43r93 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Soren Kierkegaard</span></div>
<div dir="auto">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div dir="auto">İnsanlar ne mantıksız oluyor. Sahip oldukları özgürlükleri hiç kullanmıyorlar da, sahip olmadıklarında ayak diriyorlar; düşünce özgürlükleri var, onlar ifade özgürlüğünde diretiyor.</div>
<div dir="auto"><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-1b43r93 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Aforizmalar, </span><span class="css-901oao css-16my406 r-cqee49 r-1loqt21 r-29xmna r-1b43r93 r-majxgm r-5fcqz0 r-13wfysu">Soren Kierkegaard</span></div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57055362">
<div class="alt" data-id="57055362">
<h2 class="oge yorumYap" style="text-align: center;">6.Bölüm:</h2>
</div>
</div>
<h2 style="text-align: center;"><a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/">https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/</a></h2>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="57024483">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-7/">Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -7</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-7/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -6</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2021 10:18:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Beyitler]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Notları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=24840</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bî-baht olanın bağına bir katresi düşmez, Bârân yerine dürr ü güher yağsa semâdan. Ziya Paşa Talihsiz olanın bahçesine bir damlası düşmez, Yağmur yerine inci ve mücevher yağsa gökten . &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; Cenneti annelerin ayaklarının altına sokan bir dine inanıyoruz, ancak annelik ve ev kadınlığının değerleri ve anlamı, ileri kapitalizm, tüketim kültürü, sosyal medya, TV&#8217;ler, feminist gruplar, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/">Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -6</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53800703">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53790158">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-24854 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/indir-300x150.jpg" alt="" width="442" height="221" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/indir-300x150.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/indir.jpg 318w" sizes="(max-width: 442px) 100vw, 442px" /></div>
<div></div>
<div></div>
<div>Bî-baht olanın bağına bir katresi düşmez,<br />
Bârân yerine dürr ü güher yağsa semâdan.</div>
<div>Ziya Paşa</div>
<div></div>
<div>Talihsiz olanın bahçesine bir damlası düşmez,<br />
Yağmur yerine inci ve mücevher yağsa gökten .</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53790158">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53756022">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Cenneti annelerin ayaklarının altına sokan bir dine inanıyoruz, ancak annelik ve ev kadınlığının değerleri ve anlamı, ileri kapitalizm, tüketim kültürü, sosyal medya, TV&#8217;ler, feminist gruplar, eğitim ve toplumun kültürel ve ideolojik olarak oluşturduğu algılamalar nedeniyle giderek azalmaktadır. Politikacılar, ekonomistler ve kitle iletişim araçları sürekli olarak karalama ve aşağılama kampanyaları ile beynimiz yıkamaktadır. Bazen açık bazen gizli olarak yapılan bu propaganda yöntemleri ile sadece çalışan kadının değerli, saygın ve özgür olduğu algısı bilinçaltımıza aşılanırken, anne ve ev kadını olmanın kadınları dört duvar arasında hapsettiği, kamusal, sosyal ve kültürel alanda yer almasını engellediği propagandası sürekli olarak yapılmaktadır. Kamuoyuna göre maalesef, annelerin ve ev kadınlarının hiçbir değeri ve anlamı yoktur. Çünkü ev kadınlığı, para ve statü kazandıran bir meslek olarak kabul edilmez. Asad Zaman’nın dediği gibi, kapitalist “bir pazar toplumunda her şey satılıktır. İnsan yaşamları, işgücü piyasasında satılan mallardır.”</p>
<p>Ali Güneş</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53745009">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>..Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden<br />
İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden</p>
<p>Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm<br />
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm</p>
<p>Erdem Beyazıt</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53745009">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53744750">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Canlı bir kitapsın, yazarı Mevlâ<br />
Açık dur, kitaplar seni okusun.<br />
Yüzünde şavklansın nazarı Mevlâ<br />
Eğilsin mehtaplar seni okusun.</div>
<div></div>
<div>Abdurrahim Karakoç</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53744750">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53744437">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53705667">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Sadık kul olanın yüzü apaknr<br />
Şafak aydınlığı gibi parlaktırÖzü doğru, sözü daima haktır<br />
Hakk’ın nuru parlar baksan yüzüne<br />
Doyum olmaz onun tatlı sözüneİbnü&#8217;n Nahvi</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53705667">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53705588">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bilirsin ki dünya pek kan içici<br />
Her şey fâni burda, her zevk geçici<br />
Vefa nedir bilmez, hep âldatıcı<br />
Şaşırıp da cânım gel/düşme dara<br />
Gerçek mutlulugu cennette ara</div>
<div></div>
<div>İbnü&#8217;n Nahvi</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53705588">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53704901">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>İlâhî kazâya rıza göstermek<br />
“O’ndan gelen her şey kabulüm&#8221; demek<br />
İman budur işte, bu zevke ermek<br />
Her işte hedefîn rıza olmalı<br />
Bu kutsal hedeften ayrılmamalı</div>
<div></div>
<div>İbnü&#8217;n Nahvi</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53704901">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53702234">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Nedir varlıktaki uyum ve âhenk<br />
Türleri ayıran kim, hevenk hevenk</div>
<div>Tamtamına her şey birbirine denk<br />
Hikmetle dokunmuş varlık kumaşı<br />
Bunu görmeyenler gerçekten şaşıİbnü&#8217;n Nahvi</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53702234">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53702004">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Zamanın yol açtığı olaylardan hiç korkma<br />
Geçicidir her olay, başa gelenden korkma</div>
<div>Birkaç günlük şu ömrü huzur içinde geçir<br />
Geçmişi tasa etme, gelecekten de korkma!Ömer Hayyam</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53702004">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53700659">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Dönmese de felek bizim arzumuzca iki gün</div>
<div>Bir kararda kalmaz devran her zaman, üzülme.” (Hâfız-ı Şirazî).</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53700659">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53700542">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Gülün gülümsemesinde ahde vefa nişanesi yok. Ağla bülbül ağla ki tam ağlanacak iş, tam feryat edilecek çağ.</p>
<p>Hafız-ı Şirazi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53700542">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53700350">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Vuslat zamanı gelip geçti, hatırası kaldı. Allah selamet versin&#8230;nerde kaldı o cilveler ne oldu o azarlayışlar?</p>
<p>Hafız-ı Şirazi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53700350">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53700178">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Hâfız! Sonsuz bir mutluluğa erişmek istiyorsan ondan uzak olma.</p>
<p>Sevdiğine eriştiğinde de artık terk et dünyayı ve görmezden gel onu.</p>
<p>Hafız-ı Şirazi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53700178">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53698293">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Ne ulûm-ı nakliye hisse-i akıldan âzâde, ne ulûm-ı akliye hisse-i nakilden vârestedir. Terakki, mazideki kıymetlerden istiğnâ değil, onları tadilât ve keşfiyât-ı cedîde ile daha mütekâmil kıymetlere iblâğ etmektir, tabir-i âharla servet-i eslâfa servet-i ahlâfı zammeylemektir&#8221;</p>
<p>Elmalılı Hamdi(Metalib ve Mezahib Dibacesinden)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53698293">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53697854">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Budur dünya dediğin:Dağılmak için biriktirilir; yıkılmak için yapılır.</p>
<p>Budur dünya dediğin devr-i Adem&#8217;den beri<br />
Değişmekte sürekli kâh ileri kâh geri<br />
Kim acep mutlu olan, varsa göstersin biri<br />
Biriktirmenin sonu dağılmaktır, eyvah ey!<br />
Her yapının kaderi yıkılmaktır, tuhaf şey..</p>
<p>İbn Sina</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53697854">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53682632">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class=""></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53644771">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Beş çeşit insan ile arkadaş olmaktan sakın!</p>
<p>1) Yalancı: Çünkü onunla beraber olduğun sürece aldanış içinde bulunursun. O serap gibidir. Sana uzağı yakın, yakını uzak gösterir.</p>
<p>2) Ahmak: Sana faydalı olmak istediği zaman bile zarar verir, bunun da farkında olmaz.</p>
<p>3) Cimri: Senin en fazla muhtaç olduğun şeyi senden esirger.</p>
<p>4) Korkak: Seni başkasına teslim eder ve zor zamanda kaçıp gider.</p>
<p>5) Fâsık: Seni bir lokmaya ya da daha azına satar.”</p>
<p>“–Bir lokmadan daha azı nedir?” diye sorulunca Câfer-i Sâdık Hazretleri:</p>
<p>“–Bir lokmaya tamah etmek, sonra onu da elde edememektir.” buyurmuştur.[5]</p>
<p>Başka bir rivâyette şu ilâve de vardır:</p>
<p>“Sıla-i rahime riâyet etmeyen kimseyle de arkadaşlık etme! Zira ben, Allâh’ın Kitâbı’nın üç yerinde, onun mel’ûn olduğunu gördüm.”6</p>
<p>5] Gazâlî, İhyâ, II, 172.<br />
[6] Ebû Nuaym, Hilye, III, 183-184; İbn-i Asâkir, Târîhu Dımaşk, c. 41, s. 409.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53577469">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53577242">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>..Meselâ; okuduğumuz bir Bilim veya ders kitabında şöyle bir ifadeye rastlarız: “Güneş, ısı ve ışık verir.” Bu ifade, herhangi bir dinî veya felsefî inançtan veya inançsızlıktan bağımsız, gayet nötr ve objektif görünüyor değil mi? Yani, Güneşi gören herkesin, kabul edeceği ve inansın – inanmasın herkesin kabul etmek zorunda olduğu bir “gözlem bilgisi” olarak gözüküyor, değil mi? Aslında, hayır!</p>
<p>Çünkü: Bu ifade; olan’ın, olduğu gibi çekilmiş bir fotoğrafı değil! Çünkü, bu cümledeki “verir” kelimesi; Dil ve Mantık kuralları açısından, “Güneş” gibi cansız ve iradesiz varlıklar için kullanılamaz! Çünkü: “Verir” kelimesi; sadece canlı ve şuurlu, iradeli ve bilgili (meselâ biz insanlar gibi) varlıklar için kullanılır! Yani, Güneş’e sorabilseydik ki: “Sen, dünyaya ısı ve ışığını nasıl gönderiyor, nasıl ulaştırıyorsun?” Muhakkak; “Olaydan haberim bile yok” diyecektir!</p>
<p>Bu örnek gibi; gene, meselâ, okuduğumuz herhangi bir bilim veya ders kitabında geçen: “Su, güneş ve toprak; bitkilerin büyümesine sebeptir” ifadesinde; “Su, güneş ve toprağı”; bitkinin büyümesinde “fail ve özne” olarak lânse eden bu Bilimsel Bilgi’de de, Mantık ve Dil hataları mevcuttur. Yani: Yukarıdaki soruyu, bunlara da yöneltsek: “Siz bu bitkiyi nasıl büyütüyorsunuz?” Onlar: “Bitkiyi değil büyütmek, o bitkinin varlığından bile haberimiz yok!” diyecekler!</p>
<p>Zaten, bitki’nin “büyüme” eylemi, bambaşka bir hâdise olup; su – güneş – toprak gibi varlıklarda, bitkiyi nasıl büyüteceğinin bilgisi yoktur. Yani: “Su”, sebep olarak, olsa olsa en fazla, bitkileri “ıslatır”; Güneş, “ısıtır ve aydınlatır”; toprak, “saksılık” yapar! Bunları yapmaları da, gene Rabbimiz’in kudretiyle ve ilim, iradesiyle olur</p>
<p>Ayhan Küflüoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53547019">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Şeyh Sâdî, Bostan adlı hikemî eserinde çok ibretli bir hikâye nakleder:</p>
<p>“Tatlı dilli, güler yüzlü bir delikanlı bal satardı. Bu, öyle bir civanmert idi ki, gönüller onun tatlılığından yanar, erirdi. Boyu, beli saz ile bağlanmış şeker kamışına benzerdi. Müşterisinin sayısı belli değildi.</p>
<p>Öyle bir yiğit idi ki, faraza bal satmayıp zehir satacak olsaydı, herkes zehri onun elinden, bal gibi içerdi.</p>
<p>Suratsızın biri de, o yiğidin satışına özendi, kazancını kıskanıp bal satmak istedi. Bal tablası başında, sirke satan yüzüyle, mahalle mahalle dolaştı. «Bal, bal!» diye bağırdı durdu. Fakat balına müşteri değil, bir sinek bile konmadı.</p>
<p>Akşam oldu, eve döndü. Eline bir kuruş geçmemişti. Fenâ hâlde kızdı, bir köşeye çekildi, oturdu. Günahının cezâsından korkan günahkâra, bayram günü zindanda tutulan bedbahta benziyordu.</p>
<p>Hanımı ona, latîfe sûretiyle:</p>
<p>“–Ekşi yüzlünün balı acı olur!..” dedi.</p>
<p>Çirkin huy insanı cehenneme götürür. İyi huy ise cennetten çıkmıştır.</p>
<p>Arkadaş! Yürü, gerekirse ırmaktan sıcak su iç de, kızgın güneşte kavrulsan bile ekşi yüzlü insanın elinden soğuk şeker şerbeti içme! Kaşları diken gibi çatılmış olan kimsenin ekmeğini yemek, rûha ziyanlıktır.</p>
<p>Efendi, hırçınlıkla işini sarpa sardırma; çünkü hırçınlar dâimâ bedbaht olurlar. Farz edelim ki; altının, gümüşün, bir şeyin yok. Tatlı bir dilin de mi yok?” (Osman Nuri Topbaş, Hak Dostlarının Örnek Ahlakı-1, Erkam Yay.)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53535585">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İyi çocuk yetiştirmek ve annelik yapmak, iyi bir fabrika kurmaktan daha kıymetlidir. Anneliği bu yüzden en önemli meslek olarak görmek gerekiyor. Ev hanımlığını küçültmek, psikolojik olarak yapılan bir savaş taktiğidir.</p>
<p>| Nevzat Tarhan</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53535585">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53529433">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53527962">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bilmiş ol ki her hastalık, ölümden bir parçadır. Eğer çare bulabilirsen ölüm cüz’ünü kendinden defet.<br />
Madem ki ölümün cüz’ünden kaçamıyorsun, bilmiş ol ki onun tamamını senin başına dökeceklerdir.<br />
Eğer ölümün cüz’ü sana tatlı geliyorsa bilmiş ol ki Allah, onun küllünü de sana tatlılaştırır.”</div>
<div></div>
<div>(Mesnevi’den…)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53527962">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53527747">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Yine insan vardır ki güzellik ve iyiliklerden kaçınır, çirkinlik ve kötülüklere yönelir. Kötü amellerin tehlikeli bir girdap olduğunu hem akıl hem de dini açıdan bildiği halde o korkutucu girdapdan yüz çevirmez, iyilikler anayoluna koşmaz. Dünyadaki alçak menfaatleri uhrevi faydalara tercih eder. Rüzgâr hangi taraftan eserse fırıldak gibi o yöne döner ve oradan gelecek hazzı düşünür. “Rüzgârın önüne düşmeyen âdem yorulur.” hikmetli sözünün bu meseleye tatbik edilemeyeceğini izah etmek gereksizdir. Bir an gelir iyilikleri kabul edip kötülükleri tahkir etmede hakperestlerle aynı dili konuşur. Bir an gelir bu ilkenin tersini savunur ve boş kelâm eder. Zira hakikat meslekinde renkten renge girmek olmadığı gibi, hakikatten uzak kalan karanlık düşünce sahiplerinin müstakil ve belli bir yol bellemeleri de imkânsızdır. Nitekim şu şiirde de bu durum şöyle ifade edilmiştir:</p>
<p>“Pek şaşırdım bir şeyhe ve onun zühdüne / İnsanlara daima korkularından bahseden şeyh / Gümüş kupadan içmeyi kendisi kerih görür / Elde ettiğinde ise içmekten geri kalmaz.”</p>
<p>İbnülemin Mahmud Kemal</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53527572">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>İnsaf bir güzel haslettir ki hangi fert onunla nitelenirse insanlığa mahsus olan bir şerefi elde eder. Çünkü insanlık vazifesini hakkıyla ifa edebilmek için en büyük sâik insaf duygusudur. İnsaf duygusundan yoksun insan, insanlık kâinatına bedenlenmiş bir musibettir. İnsanların bu musibet yüzünden uğradıkları zarar, yeryüzü ve gökyüzü âfetlerinden hiçbiriyle mukayese edilemeyecek derecede tehlikelidir. Kişinin kendini başkalarına kıyas etmesi (kıyâs-ı nefs) fazilet ve insanlıkta yegâne kıyastır. Emel ve amellerini bu kıyasa tatbik etmeyenler, fazilet ve insanlık dairesinin hâricinde kalarak insanlık âlemini musibetlere maruz bırakırlar. İnsaf sahipleri her emel ve amelde tabii olarak kendilerine lâyık görmedikleri kötülükleri başkalarına da lâyık göremeyeceklerinden, insanlık âlemi musibet ve bela karanlıklarından mahfuz olacaktır.</p>
<p>İbnülemin Mahmud Kemal</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53527048">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Her insan iki kutuplu bir yapıda sayıları sonsuz varoluş mümkünatları taşıma potansiyeli ile yaratılmıştır.6 Alt varoluş mertebeleri “karanlık” (içim karardı), “dar” (daral bastı), kaygı, esef, pişmanlık, suçluluk, hased, kin, öfke, intikam, hırs, enaniyet, şehvet duyu ve duyguları ile doluyken yukarılara doğru bunlar azalır ve varoluş kaygısı yerini varoluş ümidi ve güvenine bırakır (reca’ ve itminan). Hazret-i Mevlânâ’mız bu nefs yapısını şu beyitlerle ifade eder:</p>
<p>“Aziz dost! Sen, tek bir kişi değilsin; sen bir âlemsin! Sen derin ve çok büyük bir denizsin. Ey insan-ı kâmil! O senin muazzam varlığın, belki dokuz yüz kattır; dibi, kıyısı olmayan bir denizdir. Yüzlerce âlem, o denize gark olup gitmiştir! Bu konuyu anlatmak; uyanıklığın da uykunun da elinde değildir. Zaten bu dünya ne uyanıklık ne de uyku yeridir!” (Hz.Mevlânâ, Mesnevi, cilt 3-4 s.94)</p>
<p>Mustafa Merter</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53526986">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>“Aydınlanma”, Rönesans, Barok, Reform hareketleri dumura uğradıktan sonra dininden ümidini kesmiş Avrupa insanının aklına sığınarak kendi kendini kurtarma çabasıdır.3 Vicdanın, sağduyunun, sezgilerin merkezi olan kalbin unutulup aklın ön plana çıkartılması, o kapkaranlık varoluş okyanusunda bir can simidi gibidir. Ve kalb kapısı tıkanıp, ilâhî rabıta kesilince de, kaçınılmaz olarak “hikmet”e dayanmayan bilim ortaya çıkmıştır. Bir yandan keşifler yapılıp, tabiat üzerine hüküm kurulurken bir yandan da paradoks olarak usulca kendi kendini yok etme süreci başlar. Çünkü Yeats’in ne güzel ifade ettiği gibi “terbiyeci” nin sesi artık duyulmaz. 4 İnsanı din ve maneviyat olmadan anlama çabaları ise, benzetmeyi affedin, satın aldığımız herhangi bir aleti, “kullanma kılavuzu”nu okumadan kullanmaya benzer. Ruh unutulup maddiyata aşırı önem verilince insan hakkında doğruların yanı sıra spekülatif, uyduruk bilgiler de üretilir ve bugünkü insan manzaraları ortaya çıkar.</p>
<p>Mustafa Merter</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53526802">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Özgürlük, hayır olsun veya olmasın, arzulananı tercih etme değil, sadece hayırlı olanı ihtiyar etme ve mahza hayır olan Allah’ın razı olduğunu yaşamadır. İhtiyar demek, salt hayır olan Allah’tan bir nur olarak bahşedilen akıl gücüyle temyiz ve tespit edilendir. İnsan denen varlıkta iradenin gadabî ve şehevî güçleri yönetmesi her hâlükârda ahlak (tedbîru’l-ferd) olarak adlandırılmıştır, fakat iradenin bu güçleri, fıtrattaki ilâhî nur olan aklın ışığıyla yönetmesine “güzel ahlak” denir. Dolayısıyla güzel ahlak dışında özgürlük imkânı yoktur. Bir şekilde iradeye sahip olmak değil, akıl gücünün iradeye hâkim olması önemlidir.</p>
<p>Özgürlük Batı’nın kapitalizmi tebliğinin etkisiyle bütünüyle yanlış anlaşıldığı gibi, örneğin “serbest” kavramı da yanlış yerleşmiştir. Oysa ser-best demek, başa bağ(ım)lılık demektir. Buradaki baş pür hayır olan Allah’tan başkası değildir. Bütün bunların aksine öz-gürlük ve ser-bestlik, ser-keşlik (akılsız başlık ve itaatsizlik) anlamına kaydırılmış, özü yok edecek olan bir öz-körlük, özü gürleştirme olarak lanse edilmiştir.</p>
<p>Salih Aydın</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53524608">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Kendilik bilincii, insanın varoluşunu zamanın üç boyutuna göre açıklaması ve kimliğini oluşturması anlamına gelmektedir. Kültürel bir varlık olarak insanın kendi varoluş şartlarını üretmesi, söz konusu şartların sürekliliğinin sağlanması ve kendi geleceğini güvenceye alması kendilik bilincinin en önemli göstergesidir. İnsan olmanın şartlarını oluşturan kültürel yapı kişilerin kendilik bilinci üzerinden varoluşlarını açıklayarak yaşantılarını sürdürmelerini sağlamaktadır. Kişiler, kültürel yapıdan aldıkları donanımla kimliklerini oluşturmakta ve kendilik bilinçlerini geliştirmektedirler. Kendilik bilinci, düşünen bir varlık olan insanın, insan olmanın ne anlama geldiği ve kişi olarak varoluşunu nasıl sürdüreceği, hangi amaçlar peşinde gideceği içerikleriyle oluşmaktadır.</p>
<p>Kendilik bilincinin içeriği, genellikle kültür ya da toplum tarafından ana hatlarıyla biçimlendirilmekle birlikte, asıl olan, kişinin kendi kimliğini gerçekleştirirken dayandığı değerler, eylemler ve amaçların sorgulanarak seçilip benimsenmesidir. Seçilen değerlerin gerekçeleri ve uygulamaları ile belirlenen amaçlarla ilişkilerinin kurulması ve hesaplarının verilebilmesi kişinin kendilik bilincini oluşturmaktadır. Başka bir deyişle kendilik bilinci, insanın kendine dönerek insan olmanın ne demek olduğunu kavraması ve kişi olarak yaşama tarzı ile amaçlarının belirlenmesidir.</p>
<p>Ayhan Bıçak</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53524292">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Sufiler “Âlem Hakkın kemalini izhar eden bir ayna olarak var oldu.” dediklerinde, insan ve âlem için sadece kendi dışlarında bir ilke bulmuş olmadılar; gayeyi de dışarıya taşıyarak insandan ve âlemden daha büyük bir varlık alanının parçası hâline getirdiler bizi. Günümüzde hareket edebileceğimiz noktalardan birisi budur: Varlığı Allah’ın gayesi üzerinden yorumlamak ve insana gerçek görev olarak da bu varlığın tecellilerini temaşayı yüklemek!</p>
<p>Ekrem Demirli</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53524292">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53524099">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Nasıl böyle olabilir, sorumlu tutulan kim? ‘Kuldur’ dersen, işte o ölümlü! ‘Rabdir’ dersen, O nasıl sorumlu olabilir ki!” İbnü’l-Arabî</p>
<p>“Ger ben ‘ben’ isem nesin ey yâr Ver Sen ‘sen’ isen neyim men-i zar” Fuzulî</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53524099">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53523815">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Kendini bilmenin ilk adımı insânın kendi varlığında her kötülüğü yapabilme potansiyeline sahip bulunan bir nefsi bulunduğunu anlamasıdır. Bunu anlayan insân kendi nefsini ve ahlâkını düzeltmenin, başkalarını ve toplumu düzeltmenin öncelikli adımı olduğunu anlar ve bunun gereğini yapar. Kur’ân’ın, “Şüphesiz, dönüş yalnızca Rabbinedir” veya “Bizler, Allah içiniz ve yine bizler O’na dönenleriz” âyetlerine baktığımızda anlıyoruz ki bir “dönüş” ile karşı karşıyayız ve bu dönüş görüldüğü gibi varlığın aslı/kaynağı olan Allah’a dönüştür.</p>
<p>Öyleyse insânın kendini bilmesinin bir anlamı da zamandan ve mekândan münezzeh olan varlık ötesi boyutta kendi varlığının gerçek arketipini bulmasıdır. Kendini bilme aynı zamanda insan varlığının derûnundaki gizli “Hakk’ın” ortaya çıkarılması, diğer bir ifâdeyle insânın kendi varlığının derûnundaki ilâhî varlığı temaşa etmesidir. Bu kemâle ulaşanlar, ilâhî varlığın kendi rûhunun en derin ve en merkezi parçasında var olduğunu bilir ve hisseder.</p>
<p>Necmettin Şahinler</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53523755">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>İnsânın kendini bilmesi, asıl benliği üzerindeki maskelerin/perdelerin ötesine geçerek “çıplak ben”ine yâni bir anlamda ben ötesi şuura ulaşmasıdır. Başka bir deyişle kendini bilme, insânın varlığındaki iğreti unsurların ötesindeki değişmez realiteyi/özü ortaya çıkarma arayışıdır. İnsânda sahte bir benlik tasarımı oluşmasına yol açan her şey, kendi varlığına ilişkin bilgiden onu alıkoyabilir. Çünkü insânın kendini bilmesinin önündeki engel, kimi zaman sahip olduğu toplumsal statü, elde ettiği kariyer, sahip olduğu ilim veya herhangi bir hüneri, kısaca kişide koşullanmış bir bakış açısı meydana getiren her şey olabilir.</p>
<p>İşte bütün bu engeller ortadan kalktığında “insân ne olur veya ne olabilir?” sorusunun cevabı insânın kendini bilmesidir. Her insân kişisel deneyim ve içsel keşif yoluyla zamansal ve mekânsal değişime maruz olmayan kendi öz “ben”ini tanıma ve inşâ etme kapasitesine sahiptir. Bu inşâ sayesindedir ki insân, kendi varlığının mahiyetine ilişkin gerçekliğin farkına varır.</p>
<p>Necmettin Şahinler</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53521608">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Yaşadığı konutu yuva&#8217;ya dönüştüremeyen bireyde &#8216;kişilik&#8217;; üzerinde hayat sürdüğü toprak&#8217;ı yurda dönüştüremeyen bireyde de &#8216;kimlik&#8217; sorunları baş-gösterir.<br />
Kişilik ve kimlik sorunu olanın &#8216;kendilik bilinci&#8217; gam&#8217;dır; yuvası ve yurdu olmayan da kuşa-kurda yem&#8217;dir&#8230;</div>
<div></div>
<div>İhsan Fazlıoğlu</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53521608">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53517934">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Modern çağlarda özellikle Rönesans ile başlayan süreçte sanatlar da bilim ve teknolojinin hizmetine benzer hizmetler görecekti. Bütün “ilke” ve “bilgileri” kendi ben’i ile bulacağı vehmine kapılan modern insanın “bireyciliği”nin faşizan bir görünümüne dönüşecekti tüm sanatlar. Önce hayattan itina ile koparılıp müzelere tıkılacak, sonra müzelerin birer iktidar odağı hâline gelmesi sağlanacak ve üretilen “estetik” bilimiyle, insanların güzellik anlayışının hakikat ve marifetle bağı hunharca koparılacaktı. Her birisi sanat rahibine dönüşmüş estetik “uzmanları” ve “sanatçılar”, toplumu tepeden dönüştürmenin ve Allah-kâinat-insan bağlarını parça parça etmenin özneleri olarak giderek mini tanrıcıklara dönüştürülecekti.</p>
<p>Artık her şeyi paramparça etmiş modern çağın yersiz soruları sanat anlayışımızı da teslim alacaktı. Sanat sanat için mi, sanat toplum için mi? Sanat bireysel mi, toplumsal mı? Sanatçı özgür müdür, bağımlı mıdır? Sanatçı devrimci/muhalif midir, yoksa muhafazakar mıdır? Bütün bu yanlış sorular, anlayışımızı iğdiş etmek ve, ya o ya öteki tarafa “saptırmak” için, bizatihi kendisi sapmış bir sanat anlayışının bizi teslim alma girişiminden başka bir şey değildir.</p>
<p>Enver Gülşen</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53517835">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Modern bilme biçimleri, nesne ile özne arasındaki bağları “kartezyen cogito” lehine gittikçe kopararak ayne’l-yakîn imkânlarını tümüyle iğdiş etme görevi gördü. Tüm kadim bilme biçimlerinin nesne ile özne arasında kurduğu “o olarak bilme” şeklinde tanımlayabileceğimiz hemhâl olma durumu ve “o olma” imkânları, bilginin iktidar kurma süreçleri içinde giderek kayboldu. “O olma” yok, “onu hegemonya altına almak” vardı artık! Modern “özne” giderek her şeyle ilişkisini, ilişki kurduğu nesneyi tanımlamak ve giderek tanımladığı biçime dönüştürmek üzere kuruyordu artık. “Empati” diye bir şey uydurduğu zamanda dahi, bu asla hemhâl olmak anlamına gelmiyor, “üstün” olanın “aşağıda” olana bir anlık acımasından ibaret bir duygusal görünümden başka bir şeye hizmet etmiyordu.</p>
<p>Enver Gülşen</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53517792">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Modern/ultra-modern çağlar, bilgi ile hakikat arasındaki bağların kopmaya yüz tuttuğu zamanlar oldu. Bir yandan nicelik açısından ve her birinin belirli bir pra(gma)tik uygulama/çıkar değeri olan “bilgiler” çoğalırken; öte yandan, o bilgilerin insanın hakikat arayışında nereye yerleşebileceği meselesi gittikçe belirsizleşti. Bilgi yığını, kendisine ruhunu ve ilkesini verecek olan asıl bilginin hakemliği olmayınca, giderek gücün, iktidarın ve kötülüğün efendisine dönüşmeye başladı. Her bir unsuru ancak yerli yerine oturtulduğu zaman kıymetli olabilecek olan bilgi, uzmanlaşmanın güç planlarının kendisinden doğduğu bir “hırs merkezine” dönüştü. Böylece tevazuun değil kibrin, merhametin değil acımasızlığın, aşkın değil türü cinslerdeki şehvetlerin egemenliğine hizmet etmeye başladı.</p>
<p>Enver Gülşen</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53483514">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53375966">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kişinin söyleyecek şarkısı var ise, dinleyici aramaz… Bilir ki, söz menzile girerse, çölde dahi bir dinleyeni çıkacaktır…</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53375966">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53375876">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Hiç kimseyi değiştirmeye kalkışma; kendin değiş; değişimini kendinde temessül; eylemlerinde temsîl et; yani -kısaca- sen yan ki, etrafın da aydınlansın…</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53375876">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53360911">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bu dünya bir kuyu, havasız çömlek<br />
Daralıyorum!</div>
<div>Kelime, mânayı boğan bir gömlek<br />
Paralıyorum!ALLAH ismi varken lügat ne demek<br />
Karalıyorum!Kapımı, buyursun, diye o melek<br />
Aralıyorum!</p>
<p>Necip Fazıl</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53360911">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53283475">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53246639">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Bütün Kuran’ları yaksak, bütün camileri yıksak Batı insanın gözünde Haçlı Seferlerinin yalınkılıç ve tekbir getiren cündileriyiz.&#8221;</p>
<p>Cemil Meriç</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53246639">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53202601">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsanın çaba göstermeden, özveride bulunmadan ve acı çekmeden &#8220;kültürlü&#8221; olabileceği varsayımı entellektüel üstünlüğü kökünden sarsmaktadır.Eğitim ve kültür sahibi olma, tedrici, aşamalı ve düzenli süreçlerse, o zaman popüler kültür bunun zıttıdır.Çünkü kitle kültürünü çekici kılan şey, çaba göstermenin gereksiz olduğu imasıdır.</p>
<p>Zygmunt Bauman</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53202601">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53195343">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8216;Kalbinden kırgınlıkları sök at&#8217; dedi bilge, &#8216;orası başka bir şey için.&#8217; &#8216;Neden gül yetiştirmek dururken pıtrak ekiyorsun?&#8217;</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53195343">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53192685">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Gözün varsa kendi gözünle bir bak<br />
Hiçbir şeyden haberi olmayan bir ahmağın gözüyle bakma.<br />
Kulağın varsa kendi kulağınla dinle duy.<br />
Neden sersemlerin kulağına kapılıyorsun?<br />
Taklide uymaksızın bakmayı âdet edin,<br />
Kendi aklını koru, onu düşün sen.</div>
<div></div>
<div>Hz.Mevlana</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53192685">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53191577">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Modernite insan nefsini – ki İslam düşüncesinde ruha ve nihayetinde Allah’a boyun eğmek zorundadır – bir ilaha çevirmiştir. Modern düşüncedeki genel eğilim, inanmam gereken asli ilahın ben olduğunu telkin etmektedir, çünkü en önemli ilah odur. Açıkça bu bir kaosun tarifidir: “Herkes kendi çaresine baksın.” Bu yüzden modern insan, kaosa düzen getirmek için tanrıları kapsayarak daha mükemmelini üretmek zorundadır. Modern insan ütopyanın, dünyadaki cennettin hayalin kurar. Bu cennet insan yapımı bir ideali, bir “ideolojiyi” tesis etmek ister ve “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik” veya “hayat, özgürlük ve mutluluğun peşimde koşma” gibi inancımızın tanrılarına kul olmak ile yönetilir. “Demokrasinin” ütopyayı veya ilerlemeyi veya özgürlüğü veya interneti veya şu siyasi partiyi veya şu lideri getirecek olduğu bizlere söylendi… Bu tanrılar, daha fazla teksir ile çoğalmaya devam etmektedir ve bu da en büyük ahenksizliktir, parçalanmadır ve kaostur.</p>
<p>William Chittick</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53128046">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Facebook ve diğer sosyal ağ siteleri kullanıcıya bireysel profiliyle kendini takdim etme şeklini düzenleme olanağı verir. Facebook profilindeki standart öğeler (arkadaş listesi, profil resmi, kişisel beğeni ve faaliyetlerin dökümü) açıktan tüketime sunma amaçlı «benlik paketlemesidir». Kendini başkalarına sunmak için paketlemek, bir performans unsuru da içerir. Mesela, Snapchat kimliğin performansla ilgili yönüne ışık tutuyor (Gardner&amp;Davis, 2014: 81-83). Snapchat’teki performansı geçici zaman diliminde paylaşmayı şu anda Facebook, Twitter ve Instagram&#8217;da sunmaktadır.</p>
<p>Sosyal medyanın bu ikircikli ruh hali için uygun platform olması şizofrenik parçalanmışlıklara neden olmaktadır. Bu bağlamda, Can Kozanoğlu’nun, sosyal medya ve toplumsal şizofreni hakkındaki yorumu anlamh olmaktadır:</p>
<p>”Bir insanın sekiz dakikada attığı tweetlere bakın. Birinden nasıl nefret ettiğini, onü nasıl kötülüklerin beklediğini söylüyor, bombalamaktan bahsediyor. Üzerine bir Cemal Süreya şiiri, eğer muhafazakâr ise İslamcı bir şairin şiirini paylaşıyor. Birkaç dakika sonra &#8216;süt içtim içine de bal koydum&#8217; tweeti atıyor. Sonra ’iyi geceler ben uyuyorum’ diyor. Hepsi sekiz dakika içinde oluyor. Buyurun size şizofreni zemini.” (akt. Ongun, 2015).</p>
<p>Bu durum postmodernizmin ruhunu da yansıtır. ”Ya 0 Ya da bu” yerine, ”hem o hem de bu” mantığı ve ”anything goes” mottosu ile bir araya gelemeyecek sanılan unsurların bir sentez oluşturması çağın ruhunu yansıtmaktadır.</p>
<p>Vehbi Bayhan</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53126225">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Milenyum kuşağını ”Ben Nesli” olarak adlandıran Twenge’e göre bu nesil için birey daima önce gelmektedir. Kendinden memnun olmak her zaman önemli şeydir. Amerikan bireyciliği McDonald’s ve Coca-Cola örneklerinde olduğu gibi dünyanın her köşesine yayılmaktadır. Kişi kendi ihtiyaçlarına odaklanmakta, depresyon ve endişe oranları artmaktadır. Pop kültür, sürekli şahsa ve bireyselliğe vurgu yapmaktadır (Twenge, 2009: 13-24). Twenge, ABD’de 1980’den sonra artan narsist kişilik özelliklerinin 2000 yılından sonra ivmeli olarak hızlandığını; 2006 yılında, her dört üniversite öğrencisinden birinin narsist kişilik özellikleri taşıdığının tespit edildiğini ifade etmektedir (Twenge, 2010: 22).</p>
<p>Bozkurt’un yaptığı araştırmada Türkiye’de sosyal medya kullanan gençlerin yalnızlık ve bencillik oranlarında artış saptanmıştır. Bozkurt’a göre, günümüzde sosyal medya, narsist-bencil insanlar için kendilerini sergileyebilecekleri uygun bir zemin hazırlamaktadır. Nitekim kendilerinden başkasını düşünmeyen bencil gençler, uzun saatlerini sosyal ağlarda geçirmektedir. Kendisinden memnun olmayan bencil insanlar, bir taraftan kıskançlıkla başkalarının hayatlarını ”dikizlerken”, diğer taraftan da idealize edilmiş benliğini olabildiğince ihtişamı ile ”teşhir&#8221; etmektedir (Bozkurt, 2018: 6). Bayhan&#8217;ın yaptığı araştırmada da üniversite gençlerinin sosyal medya kullanma oranları yükselirken narsisistik kişilik eğilimleri de artmaktadır (Bayhan, 2015).</p>
<p>Milenyum kuşağı, kendi gettolarında narsisizm, materyalizm ve teknoloji bağımlılığı içinde yaşamaktadırlar. Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsüne göre, 65 ve daha yaşlı kuşaklara göre şimdiki 20&#8217;li yaşlardaki genç kuşakta narsisistik kişilik bozukluğu üç kat daha yüksektir. 1982 yılındaki araştırmaya göre 2009&#8217;daki araştırmada, üniversite gençleri narsisizm ölçeğinden yüzde 58 daha fazla oranda yüksek puan almışlardır. Yani, narsisistik kişilik oranı çağımızda gittikçe artmaktadır.</p>
<p>Vehbi Bayhan</p>
<p>Sosyoloji Divanı Dergisi &#8211; Kuşaklar Sosyolojisi,syf36</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53114843">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>“Ölmek, dirilmek, eskimek, yenilenmek kıyametin bir türlüsüdür. Onun için gözleri gönüllerine açık olanlar ‘halk-ı cedîd ’i her an görür ve yaratılış âleminin her lahza bir başka libasa bürünüp bir gûnâ boy gösterişini seyrederler. Kendimize kendimizde mahfuz olan hayat ve bekâ iksirine yeni baştan dudak değdirelim. Öyle ki yokluğun bağrından varlık baş kaldırsın ve gebe olan zaman, hâmil olduğu ‘haIk-ı cedid’i bir kere daha doğurup beşiğinde sallasın.”</p>
<p>(Sâmiha Ayverdi, Boğaziçi’nde Tarih, “&#8217;Halk-ı Cedîd” başlıklı yazıdan.)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53114843">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53114591">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Anlamanın iki şartı vardır:Birincisi anlayanla anlaşılan arasındaki benzerlik,ikincisi ise bir miktar yabancılık.</p>
<p>Sadreddin Konevi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53114591">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53074563">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>..Byung-Chul Han bu kitabında(şeffaflık toplumu) şunlardan bahsediyor. Günümüz dünyasında Şeffaflık (saydamlık), olumlu bir olgu olarak biliniyor. Şeffaflıkla birlikte hayatın her alanında verimliliğin artması bekleniyor. Enformasyon özgürlüğünün artmasından dolayı şeffaflığın güven sağladığı düşünülüyor. Fakat Feylesof Han bunların tam tersini söylüyor. Enformasyon elde etmenin günümüzdeki gibi çok kolay olması, toplum düzenini güven toplumu değil de kontrol toplumu yapar, diyor. Sosyal medyada özellikle facebookda şeffaflık çok net görülebilir. Herşeyin ışıklandırıldığı, gizliliğin, mahremiyetin olmadığı alanlar tüketilir. Böylelikle dünyamız her geçen gün daha utanmaz ve daha çıplak bir hâl almıyor mu? Ayrıca şeffaflığın düzgünleştirici ve hizaya getirici etkisinin bulunduğundan bahsediyor Han. Bu hâlin bir örnekliğe yol açtığını ve farklılıkların asla yer edinemediğini söylüyor. Şimdi bu durum ile toplum düzenini birlikte düşünürsek; toplum düzeninde uyum sağlama zorlamasının da aslında buradan kaynaklandığını görebiliriz. Günümüzde birçok insanın karşısındaki kişinin yetiştiği yörenin şivesiyle konuşmasına bile tahammülü yok. Birilerini sürekli belirli kalıplara dahil etme ve oraya hapsetme peşindeyiz. Ve bu durumu şeffaflık ile ilişkilendirmek mümkün…</p>
<p>Feylesofun şeffaflık konusunda bahsettiği bir başka husus; şeffaflık toplumlarında özgürlüğün yoğun bir biçimde kullanılması gerektiği… Bu durumun da kişinin kendisini gönüllü olarak ortaya çıkarması sayesinde mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Yani, aslında özgürlük sömürülüyor. Kişinin kendini vitrine koyarak bu şekilde özgürlüğünü yaşadığını zannetme eğilimi artıyor. Ve bu eğilim kendisinin özel alanını koruma ihtiyacını bastırıyor. Böyle olunca da, kişinin yaratılış gayesini yaşayabileceği bir alan kalmıyor.</p>
<p>Şeylerin pürüzsüzleştirilmesi, düzleştirilmesi yada hizaya getirilmiş aynılar olarak da ifade edebileceğimiz olumluluk toplumu daha genel adıyla şeffaflık toplumu her şeyden önce insan ruhuna ters özelliklere sahip. Han, insan ruhunun geçirgen bir özelliği bulunmadığını, bu yüzden de olumluluk yada şeffaflık toplumunda bir tür ruhsal tükenişin görüleceğini, hatta günümüzde çok net görüldüğünü söylüyor. Kendimizle ilgili bu durumu birçok alanda farkedebiliriz. Mesela ilişkilerimizi ele alalım. Her türlü pürüzden arındırılmış, düz bir ilişkiden bir canlılık beklenir mi? Böyle bir ilişki ölü bir ilişkidir. Günümüz dünyasının en büyük probleminden biri de bu. Karşımızdaki insanı bütünüyle içimize alırken, onun iç dünyasına saygı gösterme gereğini unutuyoruz. Onun iç dünyasındaki farklılıkların farkına varmak yerine, bu ince detayları düzleştiriyoruz. Bu durumda ilişkilerimiz donuk bir özellik gösteriyor&#8230;</p>
<p>Hanife Kındır</p>
<p>Aylık Dergisi</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53000851">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Austin’e göre eylemler özgürlük kavramıyla açıklanamaz. Eylemle özgürlüğün ilişkisi açık değildir. Filozofların “Eylem özgürce ya da zorlanmadan gerçekleştirilmiş fiillerdir.” şeklindeki düşünceleri kapalıdır. Onlar “özgür” kelimesini kullanmakla, bu kelimenin karşıtı pek çok kelimeyi veya bunlardan birini dışlar. “Özgür değil” dediğimiz durumların hepsi aynı değildir, “Özgür değil” ifadesi, bu eylemlerin özgün niteliklerini göz ardı eder. Austin, özgürlüğü analiz ederken “hakikat” kavramının sentaksını kullanır ve şunları söyler: Nasıl “hakikat” bildirimlerin bir özelliğinin adı değilse, özgürlük de eylemlerin bir özelliğinin adı değildir; fakat eylemlere ilişkin bir değer hükmümüzdür.</p>
<p>Prof.Dr.Zeki Özcan</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53000069">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Nasıl bakacağımızı bilmezsek her gördüğümüzün görülmesi gereken olduğuna inanma hatasına düşmemiz kaçınılmazdır.</p>
<p>Zeki Özcan</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53000069">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52999833">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Logos (akıl) her filozofta farklı farklı işler; bu nedenle asla bir organon (düşünmenin yasası) değildir.</p>
<p>Zeki Özcan</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52999833">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52959057">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Cihânârâ cihân içindedir ârâyı bilmezler<br />
o mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler</div>
<div></div>
<div>Hayâlî</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52959057">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52933963">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>&#8220;Postmodern dünyada, kadınların birey olmasını hızlandıran çok şey var. Gittikçe de kadınlar daha fazla birey olacak, erkekler birey olamadıkları için de boşanmalar daha çok artacak. Şimdi kadınlara birey olmak, kariyer yapmak iyi geliyor. Esasında kadınlar daha fazla yük alırken, erkekler sorumluluklarından vazgeçiyorlar. Evet, feministler çok uğraştı, ama öbür tarafta, Türk erkekleri de reisliği vermek istiyordu. Bunu nereden çıkarıyorum? Mesela; son 20-30 yıldır enflasyonist baskılar nedeniyle evlenecek erkekler, çalışan kadın istiyor. Bu ne demektir? &#8220;Ben evleneceğim kadının karnını doyurmak istemiyorum?&#8221; demektir. Bu, esasında bir şekilde reislikten vazgeçmektir.&#8221;</p>
<p>&#8211; Fatma Barbarosoğlu &#8211; Sözüm Söz (Röportajın senesi: 2004)</p>
</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52880947">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Nostalji bir anlamda geçmişle barışmanın yoludur. Geçmişin, geri gelmeyecek kadar uzağa gitmiş olan geçmişin bir tür ehlileştirilmesi, bir şeytan kovma. Ülküleştirilen şey yitmiş gitmiştir ancak yine de özlenmektedir. Ancak gerçekte onu geri getirmenin mümkün olmadığını da biliyoruzdur. O ancak imgelerle geri gelir. Öyleymiş gibi yaparız. Geçmiş olaylar öyle bir yeniden inşa sürecinden geçer ki izleyici onu bugünde yaşantılar. O zamanın nasıl olduğuna değin bir hayal kurar ve geçmişin temsillerine duygusal olarak bağlanır. Evet, bu bir tahayyül işlemidir ancak yine de izleyiciden bilişsel bir tepkiye gereksinir: Temsil asla gerçeği ikame edemez. Geçmişin sonsuza dek yitip gitmiş olduğu bilgisi yürek yakar. Nostalji, geçmişin temsili ve gerçeği arasındaki boşluğa oynar. O boşluğu yenme arzusunu ve kaybedilmiş olanı telafi etme isteğini dile getirir.</p>
<p>Mesele, geçmişe dönmek ve oradan kendimize bugün yoksun olduğumuz değerleri çıkarıp yapıştırmak değil, burada ve şimdi kalarak kendimizle yüzleşmek, “olmak cesareti”ni gösterebilmektir. İnsanın ve milletin ruhsal esenliği, ne kadar acı verici de olsa, hakikatle yüzleşebilmektedir.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52880156">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Günümüzde Müslümanlar yaklaşık yüzelli yıldan beri devam eden ve farklı bölgelerde, farklı şekillerde gerçekleşen, ama aynı neticeyi veren bir süreç neticesinde ikiyüzyıl önce sahip oldukları, yaşadıkları, herkese tanıdık ve bildik gelen, herkesin iştirak ederek devamını sağladığı bir kültürden fersah fersah uzaklaşmış durumdadırlar. Bugün yaşayan nesil 18. yüzyılda yaşayıp eserlerini vermiş olan, İsmail Hakkı Bursevi ve Gelenbevi gibi, Müslüman düşünürler ve onların eserlerine, aynı dönemde yaşamış ve eserlerini vermiş olan, David Hume ve Immanuel Kant gibi Batılı düşünürlerden çok daha uzak, çok daha mesafeli bir hâldedirler.</p>
<p>İslam dünyası, Müslümanlar, yaklaşık bir asır öncesinden itibaren Muhammed İkbal’in ifade ettiği gibi, hâl ve zihniyet/ruhi olarak Batı’ya doğru bir kayış yaşamıştır. İkbal’in anormal görmediği bu kayış, aslında medeniyetler arasında tarihin her döneminde gerçekleşen bir etkileşimin tikel bir örneği olarak, yepyeni ve eski kazanımları yok etmeden, onlarla birlikte ortaya çıkan sıkıntıların aşıldığı, bu anlamda yeninin yenilenerek sürdürülmesi olarak gerçekleşebilirdi.</p>
<p>Ancak İkbal’in umduğu değil de korktuğu gerçekleşerek, bu kayış Batı kültürünün zahiri unsurlarına takılıp kalarak, İslam dünyası ve düşüncesindeki hareketi dur/dur/muş; bunun neticesinde de Müslümanlar ne kendi sahip oldukları birikimi işleyerek canlı tutabilmiş, ne de Batı kültürünün içinde, onlara katkı sağlama niteliğini gösterir bir başarı ortaya koymuştur.</p>
<p>Prof.Dr.Tahsin Görgün</p>
</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52878352">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bir metoda sahip olmadan şeriatı müdafaa edenlerin şeriata verdikleri zarar, ona bir metotla saldıranların verdiği zarardan çok daha büyüktür.</p>
<p>İmam el-Gazzâlî</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52878352">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52877416">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Yine de İbn el-Nefis’in tanımının vurguladığı üzere, bilgi ile eylem birlikteliği –ki hikmettir- bizi, erdemli düşünen yani insan kılar. Bu nedenle ilmî-irfanî geleneğimizde, Cibril hadisinde dile getirilen hem iman hem İslam hem de ihsan’ın kemaline ancak bilgiyle erişilir.</p>
<p>Kadim geleneğimizde sıkça kullanılan ve Eflātūn’a nispet edilen şu deyişle tamamlayalım: “Çirkin bilgiden daha da çirkini, ona ilişkin cehalettir (ma min ilmin mustakbah illā ve el-cehl bi-hi akbah).” Öyle ya, Ebu’l-Derdā’nın (r.a.) dediği gibi “insan bilgiyi ya öğreten ya da öğrenendir; diğerleri ise kendilerinde hayr olmayan bir yığındır”.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52868874">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>&#8220;Bir alemi görmek kum tanesinde,<br />
Ve cenneti yaban çiçeğinde,<br />
Tutmak sonsuzluğu avucunun içinde,<br />
Ve ebediyeti tek bir vakit içinde.&#8221;</div>
<div></div>
<div>William Blake</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52868874">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52782994">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Ben putperest değilim, kitaba tapmıyorum; içindeki ses, içindeki ışık, içindeki ruh, içindeki çile, içindeki Tanrı çekiyor beni.</p>
<p>Cemil Meriç</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52782994">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52775755">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Sonsuz tevekkülde huzur ve sükûn vardır.</p>
<p>Soren Kierkegaard</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52775755">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52775442">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Öğrenmek demek, yaptığımız her şeyin bize özsel olarak seslenene cevap vermesini sağlamaktır. Bunu yapabilmek için, yol üzerinde [yola çıkmış] olmamız gerekir.</p>
<p>• Martin Heidegger</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52775442">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52747332">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Uygarlık ve sürekli ilerleme diye diye vardığımız yer, yeniden hayvanlığa dönmekten mi ibaret?</p>
<p>Alain Touraine</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52747332">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52747210">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Zygmunt Bauman, Hıristiyanlığın “Baba, Oğul, Ruh’ul Kudüs’ten” müteşekkil teslisinin, Aydınlanma ile “Akıl, Bireysellik ve Özgürlüğe” evrildiğini, Modernite ile “Bilim, Ulus ve Devlet/Vatan”ın oturduğu kutsal teslis tahtına, Postmodern dönemde “Vücud, Haz ve Karışılmazlığın (özgürlük)” oturduğunu söyler.<br />
Sonuncuları olan Postmodernite, tıpkı kendinden öncekilerin daha öncekilerle dalga geçtiği gibi Modernitenin kutsallarına (kahramanlık, fedakârlık, şehitlik ve benzeri ütopyacı kutsallarına) tapınmayı reddederken, onları aşağılar. Postmodern dönem tüm “mutlak değerlerin”, “kutsal ve sorgulanamaz doğruların” darmadağın edildiği insanın elinde güvenebileceği hiç bir değerin kalmadığı bir dönemdir. Postmodern insan, bu anlamda kendisinden(vücudundan), hazlarından ve bunların dokunulmazlığından başka hiç bir değere tapınamaz.Bauman Postmodern dönemi –en azından başlangıçta- aşkınlığın, çoğulculuğun ve hoşgörünün vaad edilen cenneti ve insanlığın son umudu olarak görür. İlerleyen dönemde Postmodernite övgüsünün yerini, akışkan modernite metaforunun övülmesi alır. Ancak sonuç, Bauman için bir hayal kırıklığıdır. Çünkü Postmodern dönem yok edilen kutsalların yerine, insanlığın üzerinde anlaşabileceği hiç bir değer öneremez. Bauman’a göre bütün mutlak doğruların, değerlerin, normların sıvılaşma süreci sanatı, kültürü ve insan ilişkilerini içine alarak çağdaş beşeri koşulların haritalanmasında iki ana metafora hayat verir: Cinsellik ve beden. Bunlar yeni dönemin sorgulanamaz Tanrılarıdır[1]. Bauman bu dönemi “orgazm” Tanrısının dönemi olarak tanımlar.Bauman’ın Karamazov Kardeşlerden alıntıladığı şu pasaj konu hakkındaki fikrini özetler niteliktedir: “Ölümsüzlüğe olan inanç yitirildiğinde “sadece aşk değil onu hayatta tutan yaşam enerjisi de sönecek. Dahası hiç bir şey ahlaka aykırı sayılmayacak, her şeye hatta yamyamlığa bile göz yumulacaktır.” Tanrıya ve ebediyete inanmaktan vazgeçilip inancın yerine akıl konulursa- makul olabilecek tek kural “bencilliktir.” Dostoyevski, kahramanı İvan’a “Ebediyet yok ise, iyilik de yok” dedirtir. “İnsanlar Tanrıdan ve ebediyet fikrinden kurtulduğunda (ki ardışık jeolojik katmanları delmenin acımasız mantığı ile bu mutlaka gerçekleşecektir) herkes hayatın vereceği tüm mutluluğu ve sevinci -ümitlerini erteleyebileceği bir Ahireti olmadığından- bu dünyada, şu anda yaşamaya odaklanacaktır… Kaybedebileceği tek bir saniyesi yoktur. Her şeyi büyük bir hız ve yoğunlukla, bir ömre sığdırmaya çalışmak zorundadır[2]” der.Ahmet Hakan Çakıcı</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52719821">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kadim geleneğimizde sıkça kullanılan ve Eflātūn’a nispet edilen şu deyişle tamamlayalım: “Çirkin bilgiden daha da çirkini, ona ilişkin cehalettir (ma min ilmin mustakbah illā ve el-cehl bi-hi akbah).” Öyle ya, Ebu’l-Derdā’nın (r.a.) dediği gibi “insan bilgiyi ya öğreten ya da öğrenendir; diğerleri ise kendilerinde hayr olmayan bir yığındır”.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52719821">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52719415">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Kadîm geleneğimizde, insan üç türlü kullukla yükümlüdür: taabbüd, tefekkür ve tezekkür… Taabbüd ameli, tefekkür fikri/düşünceyi, tezekkür ise irfânı meydana getirir. Bu üç kavram, geleneğimizde üç farklı bilim dalının da ortaya çıkış nedenidir: fıkıh – kelâm/felsefe – irfan… İnsan aklının kemâli de bu üç kulluğun niteliğine bağlıdır. Bu nedenle, ulema ve urefa akılda, ilimde ve ibadette tatili caiz görmezler; çünkü akılda tatil, bizi insanlıktan çıkarır; ilimde tatil hayattan koparır; ibadette tatil ise kulluktan eder.</p>
<p>Başka bir deyişle, akılda tatil, saadeti; ilimde tatil, siyâdeti; ibadette tatil ise selâmeti yok eder. Aklı, insan için ışık gibi kabul eden kudema şöyle der: Işığını kaybeden, geceye/karanlığa kalır; geceye kalmak geçe kalmaktır, gecikmektir.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52719326">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Açıktır ki, ahlâk, beden için değil akıl içindir; başka bir deyişle ahlâk, insanî olanın, beşerî olanı mütâlaa etmesidir; bunun sonucu da erdemdir; akıl olmadan tefekkür, tefekkür olmadan bilgi, bilgi olmadan erdem olmaz…</p>
<p>Tefekkürün konusu hem duyulur(mahsus), hem de akledilir(makul) alandır. Öyle ki, mahsusata ilişkin bilgisi eksik olanın aklî kemâli de eksiktir.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52719326">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52719221">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Ârifler, İslâm’daki biçimsel ibadetlerin derûnî manâlarından bir tanesinin beşerî organları terbiye etmek olduğunu; başka bir deyişle, her bir maddî organının terbiye için bir ibadeti bulunduğunu söyler ve eklerler, “Aklın ibadeti ise tefekkürdür”; ibadet yani kulluk… Bu nedenledir ki, tanınmış Osmanlı düşünürü Taşköprülü-zâde, “İlim aklın ibadetidir” demektedir. İlim/bilgi konusunda ulema ve urefa arasındaki bu vurgu son derece dikkat çekicidir; o kadar ki, bazı müfessirler Kur’an-ı Kerîm’de kullanılan ibâdet (Zariyat Sûresi, 65) ve emânet (Ahzab Sûresi, 72) kavramlarını, biçimsel fıkhî ibadet yanında ilim olarak yorumlarlar. Sonuç açıktır: İnsana yüklenen emanet akıl, dolayısıyla tefekkür ve yine dolayısıyla ilim/bilgidir.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
<div><a class="devaminiOkuyayim1k">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</a></div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52719221">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52719131">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Kudema, Allah’a kulluğu, “yaratılanın, yaratıldığı hal üzere olması” biçiminde tanımlar. Başka bir deyişle, kul olmak, bir şeyin ne üzere yaratıldıysa o şey üzere olmasıdır. Bu nedenle, Evren’deki her şey kuldur. Bir gezegenin ya da bir atomun doğaları neyi gerektiriyorsa onu yapması kullukları üzerinde oldukları anlamına gelir. Tüm yaratılanlar, kulluklarına ilişkin bilgiyle donatılmışlardır; dolayısıyla kullukları zorunluluk içerir. Yaratılanlar, zorunluluklarını yerine getirdiklerinde hem görevlerini ifa etmiş, hem de içerdikleri imkânları bi’l-fiil hale taşıyarak kemallerini tamamlamış olurlar. Kemâline ulaşan her yaratılanın zevâli de başlar… Zeval, Evren’deki her var-olan için Bütüne geri dönmek; yeni bir görev için Sürece dahil olmak demektir.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52712518">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Dürüstlük, diyor David Whyte, tevazuyla ilgilidir. İnsanın güçsüzlüğünü kabullenebilmesiyle. Kaybedeceği bir şeyler olduğuna inanan kişi, dürüstlükten şaşabilir. Dürüstlük hakikat saydığımızı bağırmakla değil, hakikatten ne kadar korktuğumuzu keşfetmekle bulunabilir.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52712518">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52688240">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Alemdeki tertip, nizam ve neticelerin, nedenler üzerine kurulmuş olması esası, varlıkların ilim ve hikmete dayanan birer eser olarak meydana geldiğine delil teşkil eder.</p>
<p>Ibn Rüşd</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52688240">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52680440">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52599570">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bir derviş Allah’a yalvarıyor, “Yarabbi, lütfet kapıları aç” diyordu.<br />
Rabiatü&#8217;l-Adeviyye hazretleri de tesadüfen orada bulunuyordu. Bu duayı duyunca:<br />
“A gafil! O kapı ne zaman kapalıydı ki?”(Feridüddin Attar, Mantıku’t-Tayr, s. 247) (Harun Çetin)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52599570">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi"></div>
</div>
<div class="dropdown menu oge paylas "></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52598786">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Şayet kapitalizm bir hastalıksa etinizi yiyen cinstendir; kemiklerinizi gübre niyetine satarak elde ettiği kârı şekerkamışı hasadını kaldırmaya yatırır, ardından hasadı mezar taşınız ziyaret etmek için para ödeyen turistlere satar.&#8221;</p>
<p>R.Patel, J.S. More, Yedi Ucuz Şey Üzerinden Dünya Tarihi, s.31</p>
<p>Ercan çiftçi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52598786">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52598431">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div>İnlar kendi sözlerini sarfeder ve ayeti ispata veya izaha çalışırlardı. Şimdi ise, insanlar kendi iddialarını ispat sadedinde ayetleri cımbızla bağlamından kopararak kendi açıklamalarının altında delil ve hüccet olarak istimal ediyorlar. Buna da ilim demeye çalışıyorlar. İlim dediğin şey baştan sona, murad-ı ilahi riza-i bari gözetilerek takip edilen usul ve isnaddır. Bu usulsüzlüğün en feci neticesiyse; Allah adına konuşurken Allah&#8217;tan hiç korkmamak ve ictinab etmemek velakin yine de Allah adına konuştuğunu zannetmektir.(Harun Çetin)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52598431">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52588846">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Âşık esiri olduğu güzelliğin düşünseydi sonunu<br />
Acaba o öyle bir güzelliğin tutsağı olur muydu?</div>
<div></div>
<div>Şair Mütenebbî</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52588846">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52584570">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Rızkından endişe etme, fıskından (günahların ve isyanlarından) endişe et!</p>
<p>Soner Duman</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52584570">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52493360">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Modern düşünce, düşünmenin bir yanına dengesiz bir çöküş demekti aslında. Düşünmenin, rasyonel düşünmeye, bilgi edinme araçlarının da rasyonel bileşenine indirgenmiş akıl ile deneyin egemenliğine indirgenmesi demekti bu. Bu durum, insanlığın en başından beri aynı zamanda bir düşünme biçimi olagelmiş sanatın/şiirin ve Murray’in “muhayyileye dayalı düşünme” diye tabir ettiği başka tür bir düşünme biçiminin ufkumuzdan atılması anlamına geliyordu.</p>
<p>Düşünmenin rasyonel bileşenine indirgenmesi, doğal olarak özne-nesne dikotomisini ortaya çıkaracak, özne ile nesne ayrımının kesin olmadığı başka tür düşünme ve anlama biçimlerinin ortadan kalkmasına yol açacaktı. Bilim, kesin bilginin yegâne yolu olarak kutsanacak; keşfin, muhayyilenin, vahyin, şiirin ve “tecelli olarak düşünmenin” yolları kapatılacaktı. Ancak, bu kapatılma, başka yerlerden ve bu defa korkunç yüzlerle başka sızıntılara yol açacak ve ortaya ifrattan tefrite dönüşen bir görünüm çıkacaktı. Bireyi/insanı merkeze alan modern düşüncenin “insanın ölümünü” duyuran bir noktaya gelmesi başka türlü anlaşılamazdı.</p>
<p>Enver Gülşen</p>
<p>Sabah ülkesi dergisi,sayı.56</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52492399">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bilgin sana kıymet, talebin neyse, osun sen</p>
<p>İnsanlığı sade yiyip içmekte mi sandın.</p>
<p>Kenan Rıfai</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52492399">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52492155">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Her şey yaşana yaşana eskiyor, tazeliğini, canlılığını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. İnsan yorgunlaşıyor, kabiliyetleri zayıflıyor. İdraki diri tutmak, şuur kaybına uğramamak için fazladan dikkat ve hassasiyet gerekiyor. Bunun için de kalplerin ise pasa yenik düşmemiş, kararmamış olması gerekiyor. Hazana yenilmeden kalplerin ayarını baharda tutmak gerekiyor. Ömrün son düzlüğüne gözlerinde fer, dizlerinde derman azalmış olsa bile içinde bugünler için bir parça tazelik saklamış bir insanlıkla girmek gerekiyor. Umudu bütün mevsimlerin ortak iklimi kılmak gerekiyor. Çünkü yine ariflerin dediği gibi, insanın bu dünyadan ölümü ahirete doğumudur aslında. İmtihanın bittiği yer, insanın bittiği yer değil… Hikâyenin bittiği yer hiç değil… Hikâyenin kendini asıl hikâyeye teslim ettiği yer… Damlanın ummana damladığı yer…(Gökhan Özcan)</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52492081">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Bizi inşa eden yapıp ettiklerimizdir. Hayatın sonu gelmez teklifleri arasında neleri seçtiğimizdir. İnsan binasını kuran yine insanın kendisidir. Bina doğruysa da böyledir, eğriyse de böyle… Hayır ve şerri girdikleri bin bir kılık içinde tanıyıp bilmekle mükellefiz. Bizim imtihanımızın molası, teneffüsü yoktur. Tatili, dinlenmesi yoktur. Hayat dediğimiz şey, her anı ve adımıyla imtihanın ta kendisidir. Şairin dediği gibi: En uzun yoldur insanın içi… İnsan hem yolcudur o uzun ve meşakkatli yolda, hem de yolun kendisi…</p>
<p>Âlemde ne varsa, insanda da vardır. İnsan âlemin içindedir, âlem insanın içinde… İnsan âlemin içinde seyran eder, âlem insanın içinde… İnsan âlemin hikâyesi içinde, âlem insanın hikâyesi içinde… Hepsi aslında bir idrakin içinde… Arif diyor ya: Kâh çıkarıp gökyüzüne seyrederim âlemi… Kâh inerim yeryüzüne seyreder âlem beni. Yani ki hikâyemiz daha büyük bir hikâyenin içinde. Biz hikâyenin içindeyiz, hikâye bizim içimizde.</p>
<p>Gökhan Özcan</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52491959">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsanın dışında bir imtihan, içinde bir imtihan vardır. Güzel olan ve çirkin olan, doğru olan ve yanlış olan vardır. İki ucu arasında salınıp durduğumuz nice ikilemler, çetin tecrübeler vardır. İnsanın beşerden insana doğru uzun bir yolculuğu vardır. Çünkü insanın kalbi vardır. Aynı kalbin içinde insan olmanın hüznü ve sevinci vardır. Kalp çarpıntıları ve hayal kırıklıkları vardır. Düşe kalka yürür insan, yanılır, yenilir ve yeniden dener. Beşer doğanlar, bir ömür mücadele ederek “insan”ın içini doldurmaya çalışır. Varlığını “insan”a yaklaştırmaya çalışır.</p>
<p>Gökhan Özcan</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52491959">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52491755">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Nasıl ki bağrı yanar gün kızınca sahranın<br />
Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın…<br />
Kemiklerim bile yanmıştı belki sahrada<br />
Yetişmeseydin eğer ya Muhammed imdada…<br />
Bu hasta ruhumu artık ayırma hâkinden<br />
Nedir o meşale? Nurun mu ya Resûlallah!…</div>
<div></div>
<div>Mehmet Akif Ersoy</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52491755">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52490196">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Bilindiği gibi geleneksel Türk evlerinde inşa içten dışa doğru devam eder. İnsanın inşası da aslında böyledir. Modern mimarlığın deyimiyle söylersek işlev biçimi takaddüm eder. Medine’nin inşası da böyledir. Önce işlev, iç dünya imar edilir onun akabinde biçim yani dış dünyanın imarına geçilir. Bu katman katman değerlenir. Medine’ye yerleşildiğinde evvela iç yani hane-i saadet inşa edilir sonra da şehir onun etrafında genişler. Güzellik de içten dışadır aslında. Cengiz Bektaş’ın deyimiyle dış güzel oluyorsa bu için güzelliğindendir. İçin güzelliği dışa yansımaktadır. Bugünkü çirkinliğimiz evimizin güzelliğini yitirmesindendir. Bu güzelliğin Byung Chul Han’ın harikulade bir bilgelikle maskesini düşürdüğü o pürüzsüz güzellikle herhangi bir bağlantısı, alakası yoktur.</p>
<p>Selman Bayer,Sabah ülkesi dergisi,s.58.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52490023">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Ev temeli olan bir temeldir. Evin temeli zamana ve mekâna tetabuk etmesidir. Evin bir yatırım aracı olarak telakki edildiği bir zamanda evden mülhem bir düşünsel zeminin yokluğu dolayısıyla düşünce de pazara düşecektir hâliyle. Sonra da pazardaki düşüncenin işgüzarlığıyla evin kâr getirici, kaliteli, sağlam, sıcak ya da müstakil olmasına vurgu yapılacaktır. Oysa sahih ve silsilesi sağlam bir düşüncenin üzerine inşa edildiği bir zemindir ev. İnsanın olduğu ve oldurduğu atölyedir. Kazılmış bir çukura tıka basa doldurulmuş heveslerin muhkem ve göz alıcı bir kalıba girmesi hiç değildir.<br />
&#8230;<br />
Abdurrahman Arslan bir yerde “Ahlak insanın evidir.” diyordu. Tam tersini de söyleyebiliriz sanırım: Ev insanın ahlakıdır. Tasavvuf literatürüne başvurarak izah etmeye çalışırsak evin dört duvarı şeriatı; odalar ise sırasıyla tarikat, marifet ve hakikatidir. Hulasası ev insanın bihakkın tezahür, tebarüz ve tekâmül ettiği mekândır. İnsan varlığını ahlak denilen o evde sürdürür. Parçalanmış bir dille izah etmek gerekirse düşünmek ve inanmak da böylesi bir varlıkla mümkündür dememiz icap eder. Bilindiği gibi en kâmil hâlini Kınalızâde’nin Ahlâk-ı Alâî’sinde bulan ahlak geleneğimiz üç temel sacayağı üzerine inşa edilir.Bunun en mühimi tedbir’ül menzildir. Tedbir’ül menzil ev idaresi anlamına gelmektedir. Lakin hem zahir hem de bâtın anlamını mündemiçtir. Yani ev idaresi evin ekonomik ve idari yönetimiyle birlikte ailenin ahlakı ve terbiyesini de içermektedir. O hâlde ev ahlakın ve siyasetin ilk okuludur diyebiliriz.Selman Bayer,Sabah Ülkesi Dergisi,sayı.58</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52489007">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Çağımız, insan tini kendi özünü matematiksel çözümleme aracılığıyla makine teknolojisi biçiminde yeniden üretmek suretiyle kendini matematikselleştirilebilir bir insan eseri olarak vaz etmeye yönelik en son ve sonuncu girişimini gerçekleştirdiği bir çağ. Çağımızı tanımlayan durumun çetinliği –Zeit’ımızın Geist’ı yani- öyle bir raddededir ki Geist kendini ancak kendi makineliğinde gerçekleştirebilir ve dolayısıyla sonunda kendini kendi matematiksel-teknik yaratımına kaptırır. Yapay zekâ denen büyük kültürel tasarıda modern insan tinselliğinin yazgısının sapkın doruk noktasına tanıklık ediyoruz. Teknik mühendislik ve matematiksel akıl yürütme aracılığıyla mutlak efendiliğin arzulandığı bu noktada insan tinselliğinin yazgısı artık insanın kendi yaratımı olan Ötekine nihai bir itaati kabul etmesi biçimini alır.</p>
<p>Hans Ruin</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52487230">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Arendt, modern toplumun iktidarla ilişkisini anlamaya çalışırken, aşağı yukarı şöyle cümleler kurmuştu: “Modernlik, daha kötü, daha zalim, daha namussuz, daha acımasız insanlar üretmedi; ama zulmün, katliamların, kötülüğün tam da bu kötü olmayan bireyler tarafından yapılabildiği mekanizmayı üretti.” Arendt’in özellikle Eichmann Kudüs’te: Kötülüğün Sıradanlığı kitabında anlamaya çalıştığı modern katliam pratikleri, sadece toplumsal alanda katliamların değil, aynı zamanda bizatihi insanın-ölümünün yazgısını paylaşacaktı. Modern bireyin, modern düşünme biçimlerinin verdiği kibir ve dengesizliğin yardımıyla ürettiği mekanizmalar, bir süre sonra o mekanizma içerisine insanı da dâhil edecekti. Mekanizmaya hâkim görünen insan, aynı mekanizmaların kölesi olmaya başlayacak ve bir süre sonra, bu durumun farkınca varabileceği nirengi noktasını da geçecekti.</p>
<p>Protez çağı insanı ya da post-insan tam da böyle doğdu. Ölümlü olduğunu bilen kadim-insan’ın ardından “ölümsüzlük şehvetiyle her şeyi öldürebilen” modern birey geldi ve post-insan, yedek parça çağında “ölümün mümkün olmadığı” zannıyla, ama o zannın ürettiği alt edilemeyecek bir korkuyla yaşıyor. İnsanın biricikliğini ve bedeni ile ruhu, aklı ile kalbi arasındaki dengesini sağlayan şey Tanrı-insan-kâinat arasındaki dinamik ilişkiydi ve modern bireyle başlayan kırılma, bu üçlü bağı darmadağın edecekti. Halı altına süpürülen, anlamından soyutlanan ve “kendisi olmayacak şekilde tanımlanan” her şey, nasıl en kötü yüzleriyle karşımıza geri geliyorsa, tahakküm kurduğumuz nesnenin de karşımıza gelişi benzer biçimde oluyordu. İnsan, artık yeniden-üretilebilir bir yedek parça dükkânıydı!</p>
<p>Enver Gülşen</p>
<p>Sabah ülkesi dergisi,57.sayı</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52487077">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Horkheimer ve Adorno’nun dediği gibi, tabiat ile insanın birbirinden kesin çizgilerle ayrılması, insanın, tabiatı dışsal bir öğe olarak algılaması sonucunu doğurarak, tabiatın insan için “şeyleşmesine” sebep oldu. Bilim ve teknoloji aracılığıyla tabiat üzerine tahakküm kuran insan, tabiatı, üzerinde hâkimiyet kurulacak bir nesne olarak görmeye başladı. Tabiat hakkında bilgi edinme niyeti bile bu egemenlik anlayışının sürekli hâle gelmesi içindi.</p>
<p>İnsanın tabiat üzerindeki egemenliği, tabiatı, üzerinde hükümranlık kurulacak ve “tanımlanacak” bir nesne hâline döndürdü. Akıl ise tabiatı egemenlik aracı olarak algılamak ve bu manada dönüştürmek için gerekli olan “araçsal akıl” hâline dönüştü ve kendisine yabancılaştı. Böylece, aslında ister istemez tabiatın yazgısını paylaşan insan, tabiatı egemenlik nesnesi hâline dönüştürürken, farkında olmadan, kendisini de bir nesneye dönüştürüyordu. Mefistofeles’in, insanlar, biraz da dalga geçerek uyardığı şey buydu. “Tanrı’yı öldürüp” yerine kurulmak büyük bir trajediyi de beraberinde getiriyordu zorunlu olarak.</p>
<p>Enver Gülşen<br />
Sabah ülkesi dergisi,57.sayı</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52486570">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>İnsan kendisini, başkalarıyla münasebetlerinde gerçekleştirir. Her türlü sahici ahlak tasavvurunda, karşıdakinin aslında bizim bir parçamız olduğu, “ben” ile “sen”in sözün hakiki anlamında birbirinden ayrıştırılmasının imkânsız olduğu bilinci vardır. İnsanın kendine bakışıyla başkasına bakışı arasındaki irtibatı tesis eden ve hiçbir şeyin küçük sayılamayacağını bize hatırlatan bir söz, Ca’fer es-Sâdık’a nispet edilir:</p>
<p>“Allah Teâlâ, üç şeyi üç şeyde gizlemiştir. 1. Rızasını taatinde gizlemiştir. Bu sebeple O’nun taatinden hiçbir şeyi küçük görmeyin; belki rızası o şeydedir. 2. Gazabını günahlarda gizlemiştir. Onun için hiçbir günahı küçük görmeyin; belki gazabı ondadır. 3. Evliyasını mümin kulları arasında gizlemiştir. Bu sebeple müminlerden hiç kimseyi hor görmeyin; belki o, Allah’ın veli kuludur.”(Ebu Tâlib Mekkî, Kûtü’l-Kulûb; Gazzâlî, İhyâ.)</p>
<p>Asım Cüneyd Köksal</p>
<p>Sabah Ülkesi Dergisi,58.sayı</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52486149">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Jacques Ellul, Sözün Düşüşü (9) isimli kitabında, imajların istila ettiği ve dilin gözden düştüğü günümüz dünyasını betimler. Sınırsız imaj patlamasıyla “hakikat”i “gerçeklik” düzeyine indirgeyen modern insan, artık tarlalar, ırmaklar, ormanlar arasında değil; reklam panoları, sinyaller, etiketler gibi göstergeler arasında yaşıyor.</p>
<p>Böylelikle kurgulanmış bir dünyaya sığınan insan, hakikatin bir temsili olan sözden (dilden) nefret etmeye ve onun yerine gerçeklikle ilişkili olan imajı ikame etmeye başlar. “Anlamı taşıyan şey dildir ve anlamlı olan yalnızca dildir. Anlamın buharlaşması hakikatin buharlaşmasıdır ve hakikatin mekânı dildir. Bize anlamlı bir dünyanın kapısını ve hayatın kapısını yalnızca dil aralayabilir.”(10)</p>
<p>Söz-eylem teorisine (speech-acts theory) göre performatif (inşai), yani yeni bir durum meydana getiren bir eylem olarak söz vermek(11) ise, yükümlülük doğuran bir kelam olarak sözün düşüşünden nasibini almaktadır. Kısacası sözlerimizin artık lodosa tahammülü kalmamıştır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>9. Jacques Ellul, Sözün Düşüşü, çev. Hüsamettin Arslan, İstanbul: Paradigma Yayınları, 2004.</p>
<p>10. Jacques Ellul, Sözün Düşüşü, çevirenin Türkçe Baskıya Önsöz’ünden, s. 15.</p>
<p>11. Bk. J. L. Austin, How to Do Things with Words, Oxford University Press, 1982, 1. bölüm (Türkçesi: Söylemek ve Yapmak, Metis Yayınları).</p>
<p>Sabah ülkesi dergisi,58.sayı</p>
<p>Asım Cüneyd Köksal</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52458662">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Üzerinde konuşulmayagörsün, en yalın şey bile hemen çetrefil ve anlaşılmaz bir nitelik kazanır..”</p>
<p>*Hermann Hesse</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52458662">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52449030">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bir toplumun dini ne ise içtimâî vicdanı da o, içtimâî vicdanı ne ise dini de odur.&#8221;</p>
<p>Elmalılı M.Hamdi Yazır</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52449030">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52394617">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Aktivistleri sevmem fazlasıyla &#8220;kullanışlı&#8221; olur.<br />
•<br />
&#8220;Ağır sanayii&#8221;, &#8220;Nükleeri&#8221; olmayan Türkiye&#8217;yi bu arkadaşın(Greta Thunberg)iklim meselesinde tehlikeli sayıp ABD, Rusya, Çin&#8217;i temize çıkarması küresel şirketlerin başarısıdır.<br />
•<br />
Ne demişler: muhalefeti yaşat, muhalifini de besle.</div>
<div></div>
<div>Ercan Yıldırım</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52394617">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52384610">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Mutluluk, insan ruhunun varlık bakımından, güç alacağı bir maddeye ihtiyaç duymadığı bir mükemmellik derecesine ulaşmasıdır.”</p>
<p>| İdeal Devlet, Farabi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52384610">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52382734">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Zamanın ters, sohbetin faydasız, herkesin bezgin ve her başın bir ağrı taşıdığını görünce; evime kapanıp haysiyetimi korudum./</div>
<div></div>
<div>Farabi</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52382734">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52379956">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Hayatın yaşanmaya değerliğini sürdürebilmesi için ölümün onu kısıtlamaması gerekir. Bu da ancak ötelere imanla mümkün olur. Yoksa, ister-istemez, &#8216;Destination Wedding/İstikamet Düğün&#8217; filminde Winona Ryder&#8217;ın Keanu Reeves&#8217;e sorduğu gibi sorar insan: &#8220;Sonunda herşey hiç olacaksa neden yaşamaya devam ediyoruz?&#8221;</p>
<p>&#8211; Ahmet AY</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52379956">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52377496">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>“ Hz. Peygamber , baktığı her göz ile gördüğü gibi baktığı herkeste &#8216; görmeyen körlerin farkına varmadığı &#8216; şeyleri görürdü. “</p>
<p>Fütuhat c6 , s41 &#8211; Muhyiddin İbn Arabi (k.s.)</p>
<p>Resulullah (S.A.V) efendimizin &#8216; baktığı her göz ile görmesi &#8216; mevzusu şudur ki ; ortada bir olay cereyan ettiğinde kişilerin o olay karşısındaki algılayışlarını, idraklerini, mevcut kapasiteleri gereği değerlendirmelerini ayrı ayrı &#8216;görür&#8217; anlardı ve sonrasında onların anlayışlarına (seviyelerine) göre o iş hakkında izahatta bulunurdu.</p>
<p>Bununla birlikte oradakilerin baktığı ancak &#8216;göremedikleri&#8217; yani farkına varamadıkları şeyleri de görür ve hakikatini idrak eder idi.</p>
<p>Allah en doğrusunu bilir.</p>
<p>Ahmet Şahin Uçar</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52375365">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52325828">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Ebû İdris el-Havlânî anlatıyor: &#8220;Ömer İbnu&#8217;l-Hattâb (radıyallahu anh), Umeyr İbnu Sa&#8217;d&#8217;ı Humus valiliğinden azledince yerine Hz. Muâviye (radıyallahu anh)&#8217;ı tayin etti. Halk:</p>
<p>&#8220;Umeyr&#8217;i azledip Muâviye&#8217;yi mi tayin etti?&#8221; diye mırıldandı. Umeyr (radıyallahu anh):<br />
&#8220;Muâviye&#8217;yi hayırla yâdedin. Zira ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)&#8217;ın: &#8220;Allahım, onunla (insanlara) hidayetini ulaştır!&#8221; dediğini duydum!&#8221; dedi. (Tirmizî, Menâkıb)</p>
<p>Tirmizî&#8217;de gelen ve müteakiben 4480 numarada kaydedilen bir başka rivayette Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hz. Muâviye&#8217;ye şöyle dua etmiştir:</p>
<p>&#8220;Allahım, onu (İnsanlara) hidayet edici ve kendisini de hidayete ermiş kıl, onunla (insanları) doğru yola sevket.&#8221;</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52158291">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Şu düşündürücü çağımızda,<br />
daha da düşündürücü olan,<br />
bizim hâlâ düşünmüyor olduğumuzdur.</div>
<div></div>
<div>Martin Heidegger</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52158291">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52158126">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kendini başkasının göz bebeğinde görürsün.</p>
<p>Platon</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52158126">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52157677">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kitapları yakıldığında, bir öğrencisi ağlamaya başlar. İbn Rüşd ona şöyle der: ‘Evladım müslümanların haline ağlıyorsan, denizler dolusu gözyaşı yetmez. Kitaplar için ağlıyorsan, bil ki fikirlerin kanatları vardır ve düşünen insanların zihnine ulaşmak için sonsuzluğu aşarlar’.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52157677">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52156563">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Çünki sen âyîne-i kevne tecellâ eyledün,<br />
Öz cemâlün çeşm-i âşıkdan temâşâ eyledün.-</div>
<div></div>
<div>Yenişehirli Avnî Dîvânı, İlk Beyit.&#8221;Çünkü sen varlık aynasında göründün de,<br />
Kendi yüzünün güzelliğini âşıkların gözlerinden seyrettin.&#8221;</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52156563">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52156235">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Anadolu mayasında ise bilgi, ne rasyonel yetinin ne de idrak yetisinin fiilleriyle kavranamayan gönlün bilgisidir, aslın bilinmesiyle ortaya çıkan bir dönüşümdür. Ferd, rasyonel yetinin yargısını bir kenara bırakır, gönül esasıyla “görerek ve dönüşerek aşma”sıyla gözlüğünü kırar. Burada “akıl”, esas ve zemine ulaşmak için bindiği dalı keser, yolunu öyle yürür. Öğretisi, “aşma”yı gönle bağlayamadığı için, Anadolu mayasında Eflatun’a dahi yer yoktur.</p>
<p>Prof.Dr.Yalçın Koç</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52156235">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52139704">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Herkes kendi ayarında söz söylemeli; çünkü hasır dokuyucusu altın işlemeyi bilmez&#8230;<br />
//-: Bezm u Rezm</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52139704">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52137756">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Biz müttekâ-yı zer-keş-î câha dayanmazız<br />
Hakk&#8217;ın kemâl-i lütfunadır istinâdımızBâkîBiz, mevki ve makamın altın işlemesine dayanıp, itimat etmeyiz. Allah&#8217;ın lütfunun büyüklüğüne,noksansızlığına dayanır ve güveniriz.Berceste Beyitler</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52137756">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52137518">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Elin çek meyl-i dünyadan eğer âşık isen yâre<br />
Muhabbet câmını nûş et asıl Mansâr gibi dâre<br />
Misafirsin felek bağında bendin salma efkâre<br />
Düşersin bir belâya sabrı kıl Mevlâ verir çâre.<br />
Felekde hâsılı insân isen bir cânı incitme<br />
Günahkâr olma fahr-i âlem-i zî-şânı incitme.</div>
<div></div>
<div>Alvarlı Muhammed Lütfi<br />
&#8212;&#8212;&#8212;-Eğer hakiki sevgili olan Allah&#8217;a âşık isen dünyaya meyletme. Ondan elini çek.Muhabbet kadehini iç. Mansur gibi dara asıl.</p>
<p>Sen bu dünya bahçesinden bir misafirsin.</p>
<p>Bendini efkâra salma. Eğer bir belâya düşersen, sabret.</p>
<p>Mevlâ çaresini verir. Netice olarak, eğer insan isen bu dünyada bir canı incitme.</p>
<p>Günahkâr olup da âlemin övünç kaynağı olan Peygamberimizia (s.a.v) incitme.</p>
<p>Berceste Beyitler</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52136684">
<div class="baslik">&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Nefis ister,akıl gerekçeler bulur,vicdan aklar.Oysa sen kendini kandırsan bile Allah hesap sorar.Ellerinle kendini ateşe atma!</p>
<p>Aşkın Şehidi &#8211; Ahmet Turgut</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52136684">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52107219">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İmam Şa’rani “Mizânü’l-Kübrâ” adlı eserinde ezberlediği ve okuduğu kitapların 5 sayfa tafsilatlı listesini verir. İmam Şarani, Celaleyn tefsirini 30 defa, İmam Nevevinin Sahihi Müslim şerhini 5 defa, Hazin tefsirini 5, Bagavi tefsirini 3, Beyzavi tefsiri 3, İbni Hazmın 30 ciltlik Muhallasını, İbni Nakib El-Makdisinin 100 ciltlik tefsir kitabını bir defa okuduğunu, usulü fıkıh ve kelamla ilgili 70 kadar kitabı mütalaa ettiğini söylemektedir.</p>
<p>MaşaAllah..</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52107219">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="52106800">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;yeni bir eser ancak yedi meseleden birini ele almalıdır:</p>
<p>1- Hiç yapılmamış bir şeyi ortaya koymak,<br />
2- Eksik kalmış bir şeyi tamamlamak,<br />
3- Anlaşılmaz bir şeyi anlaşılır kılmak,<br />
4- Çok uzun bir eseri özetlemek,<br />
5- Düzensiz bir eseri düzene sokmak,<br />
6- Dağınık bir eseri bir araya getirmek veya<br />
7- Yanlış bir şeyi düzeltmek</p>
<p>(Şemseddin El-Babilî, öl. 1077 H.7)&#8221;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="52106800">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51949670">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bugün eğer biz vahim bir buhran içinde isek, bunun tek ve en önemli sebebi, modern toplumun maddî değerlere fazla düşkün olması ve temel manevî problemleri ihmal etmesidir. Maddî hayata düşkünlük insanlığa bir saadet getirmek şöyle dursun, harap olmasını bile önleyememiştir. Çünkü gerçek imanın kaybolması, insanı korkunç bir manevî uçuruma sürüklemiştir.&#8221;</p>
<p>Alexis Carrel</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51949670">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51928258">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>*Kâinat &#8220;öyle bir kitab ki; her kelimesi içinde küçük kalemle bir kitap yazılmış&#8221;(Sözler, s:59)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51928258">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51927879">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>&#8220;Nev&#8217;-i insanı, şuurca kesrete müptela&#8221;(Sözler s: 62)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51927642">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>*Eğer insan tefekkürü, eğer insan düşünceyi, eğer insan derin bilgiyi,fikretmeyi,akletmeyi âleminden silerse, o insanın hayatı hayvandan da aşağıya düşer.</p>
<p>Ne olur? O insan, tabiri caizse pislik makinesi gibi olur. Yer ve döker, kâinatı kirletir. İşte insanı hayvandan ayıran özellik, düşüncesidir. İnsan, düşündüğü zaman insandır.</p>
<p>Prof.Dr.Şener Dilek</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51927642">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51922982">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Dünya lezzetleri için yaşayan dünya ehilleri, dünyadaki en lezzetli şeyi tadamadan dünyadan çıktılar. O da Allah&#8217;ı bilmek ve tanımak yani marifetullah&#8217;tır.</p>
<p>Abdullah ibn Mübarek (r.a)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51922982">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51922729">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Uğradığın bir bela, nükteleri ve işaretleri ahmaklığından anlamadığın içindir.</p>
<p>Hz.Mevlana</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51922729">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51683107">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Kim ki lütuflar için şükretmez,<br />
O’nu kaybetme riskiyle karşı karşıyadır;<br />
Kim ki şükreder, o lütufları manevi bağlarla<br />
Kendine bağlamış olur.</div>
<div></div>
<div>(İbn Atâullah)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51683107">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51597385">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bediüzzaman insanın dört bir yandan ihtiyaç tesiriyle yıkılmaya yüz tutmuş dünyasını Allah’a dayanarak inşa eder. “İ ş t e bu vaziyette bir insana hakiki Mabud olacak, yalnız her şeyin dizgini elinde, her şeyin hazinesi yanında, her şeyin yanında nazır, her mekanda hazır, mekandan münezzeh, acizden Müberra, kusurdan mukaddes, nakıstan muallâ bir Kadir-i Zülcelâl bir Rahim-i Zülcemal, bir hakîm-i Zülkemal olabilir. Çünki nihayetsiz hâcât-ı insaniyeyi ifa edecek, ancak nihayetsiz bir kudret ve muhit bir ilim sahibi olabilir. Öyle ise mabudiyete layık yalnız odur. “(Sözler s 297)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51597385">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51597272">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bir ağaç da konuşur, bir kitap da konuşur. Herkes ağacın ve dağın konuşmasını anlayamaz, kitaptan anlar. İnsan iki kitabı anlayacak bir özel bir muhatabdır. Gördüğü şeyler üzerinde inceden inceye düşünen bir muhataptır. Bir ressamın eseri onun isimlerinin, özelliklerinin yansımasıdır. İnsan o resimde ressamın özelliklerini okur, yorumlar. İnsan da kendini ve kainatı isimleri ile yapan Allah’ın eserlerindeki isim inceliklerini hem gösteren hem anlayan bir canlı. Mikelanj’ın Musa heykeli onun en güzel eseri, Sinan’ın Selimiye en güzel eseri, İnsan da Allah’ın en güzel eseri olara yaratılmış.(Himmet Uç)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51597272">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51596607">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Kâinat çeşitli sanat levhalarından oluşur, seyirci insanlar o levhalardaki manaları okur ve yorumlarlar. Seyir sırasında seyrin harikalığına ve mana derinliğine seyirciler ibadetle karşılık verirler. Sanat eseri hayretle, ilâhî sanat eserleri de onların sahibinin büyüklüğünü belirten ibadetle yorumlanır. Kâinat seyirci canlıların ibret, tefekkürüne göre şekillendirilmiştir. Onların hareketine, tavırlarına hikmet yüklenmiş, insana da o hikmetleri gören göz ve yorumlayan akıl verilmiştir. Âlemdeki güzellikleri ve hayret verici manzaraları insanlar dışında gökyüzünde melekler de seyrederler. Bu kadar güzel bir kâinatın sahibi hiç bu eserini, olaylarını, nesnelerini, canlılarını memursuz, elçisiz, yâversiz, nâzırsız, seyircisiz, âbidsiz, raiyetsiz bırakır mı?</p>
<p>Varlıkları bu kadar harika yaratan, memur, anlatan elçi, aracı, kendi isteklerini seyircilere anlatan yâver, olayları seyreden onlara nezaret eden nâzır, seyircisiz sanat eserleri, ve yarattığı âlemi şenlendiren raiyyet, olmaması imkansızdır. İnsan seyrederken seyretmenin âdâbını, kendini seyreden sahibini rencide etmeyecek şekilde seyrini tamamlar. Adabi ile edebi ile itibar görür.(Himmet Uç)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51596416">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51476310">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Acaba sırf bu dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona sarf ediyorsun?</p>
<p>Bediüzzaman Said Nursi (r.h)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51476310">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51475997">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Okumak okumak yine okumak.Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak veya kitab-ı kebir-i kainat (büyük kainat kitabını)okumak.”</p>
<p>Zübeyir Gündüzalp r.h</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51475997">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51466066">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İlim hakkı, fazilet hayrı nasıl takip ederse aşk da öylece hüsnü takip eyler. Aşk ecsâmdan ervâha, hüsn-i suverden hüsn-i ihtisâsâta, ihtisâsât-ı haseneden maʻlûmât-ı haseneye irtikā ederek hasen-fî-zâtihî’ye vâsıl olana kadar gider.&#8221;</p>
<p>(İlim, hakkı, fazilet, hayrı nasıl takip ederse, aşk da, öylece güzelliği takip eder. Aşk, cisim-lerden ruhlara, suretlerin güzelliğinden ihtisasların (duyuların) güzelliğine, güzel ihtisaslardan güzel bilgilere yükselerek, asıl güzelliğin kendisine ulaşıncaya kadar gider.)</p>
<p>Metalib ve Mezahib</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51466066">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51465874">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bir toplumun dini ne ise içtimâî vicdanı da o, içtimâî vicdanı ne ise dini de odur.&#8221;</p>
<p>Elmalili-Metalib ve Mezahib&#8217;in dibacesinden..</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51465874">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51465441">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>“Sırf akletme, kulluğa engeldir; sırf duygu da akletmeye engeldir. Akletme, gerçeği bulmaya; kulluk, hayrı bulmaya; din ise gerçek ve hayrı toplayan tanrı inancına bakar. Avrupa&#8217;nın son gelişmeleri, islamla ilişkisinden sonra elde ettiği vicdanın etkisiyle, aklı, Hristiyanlığın sırf kulluğu karşısında sönmekten kurtarıp, ayrıca çalışmasına deger verebilmesi ve Hristiyanlığı duygular dairesinde tutmaya çalışmasıyla başlamıştır. Bundan dolayı bugünkü Avrupa Medeniyeti, anlayışı ve duyguları ayrı çatlak bir medeniyettir. Bilim ile duygular arasındaki bu çatlaklık, Avrupa&#8217;yı &#8216;insanî olgunluktan uzaklaştıran ve bir gün gelip, bugünkü yapısını yıkacak olan en büyük yarığıdır.Avrupaya imrenirken bu yarıktan titremek gerekir.</p>
<p>Elmalılı Hamdi Yazır r.h</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51462713">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İslâm Milleti (Vecealnaküm iimmeten vasatan litekûnû şühedâe alennas) sırrına mazhar olmak için (Ve yekûnürresulü aleyküm şehiden) gereğince, Hazreti Resulullahı örnek ittihaz edebilmeli ve diğer ümmetlerden istiğna ile tam istiklâle sâhip olmalıdır ki; yalnız Allahın dergâhı önünde rükû edebilsin. Halbuki, bugünkü ümmet, geçmişlerinin ilimlerini zayi etmekte bulunduğu gibi, yeni ilimlerde de, her bakımdan, noksan olduğu için, İslâmın şevketinden hisse alamamış, garp milletlerine karşı ilmî noksanı ile onlar, Allah korusun, her bakımdan benzemek tehlikesile karsı karşıya gelmiştir.</p>
<p>Elmalılı Hamdi Yazır r.h</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51462713">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51462558">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Malûm ya, her ilmin bir nakilciliği bir de akılcılığı vardır. Ne nakil ilimleri akıl hissesinden müstağni, ne de akıl ilimleri nakilden varestedir. Terakki, geçmişteki kıymetlerden müstağni olmak değil, onları yeni değişiklikler ve keşiflerle daha mütekâmil kıymetlere ulaştırmaktır.Başka bir deyişle, geçmişlerin servetine geleceklerin servetini zammeylemektir.</div>
<div></div>
<div>Elmalılı Hamdi Yazır &#8211; Metalib ve Mezahib</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51462558">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51462222">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Evet Allaha kulluk edebilmek için onun emirlerini kati bir vahiy ve o vahiyden elde edilecek bilgi yolu ile almak ihtiyacındayız. Madem ki hepimizin vahiy sahibi olamadığını görüyoruz, o halde Peygambere ihtiyacımızı kabul edeceğiz. Hakikaten Peygambersiz din mümkün değildir. Bunun içindir ki, Allahı bilmeyenler, mabutlarını kendi önlerine dikmek ve ondan ilham almak isterler. İşte Peygamberlere dayanmayan bütün bâtıl dinler buradan çıkmıştır.</div>
<div></div>
<div>Elmalılı H.Yazır &#8211; Metalib ve Mezahib</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51462222">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51320911">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>-Hem iki yüzlü olup hem karşılık bekleyen,<br />
-hem insanlara kaba olup hem onların sevgisini bekleyen,<br />
-hem vefasız olup hem de dostlardan vefa bekleyen,<br />
-hem rahatına düşkün olup, hem ilim isteyen olmayan şeyi ister.</div>
<div></div>
<div>(Mâverdî, Edebü&#8217;dünyâ ve&#8217;d-dîn, s. 514.)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51320911">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51300417">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Bu yaşa erdirdin beni,gençtim almadın canımı<br />
ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak<br />
büklümlerinin içten ve dışardan<br />
sarmaladığı günlerde<br />
bir zamandı<br />
heves ettim gölgemi enginde yatan<br />
o berrak sayfada gezindirsem diye<br />
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.<br />
Vakti vardıysa aşkın,onu beklemeliydi<br />
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için<br />
halbuki aşk,başka ne olsundu hayatın mazereti<br />
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise<br />
vay ki gençtim<br />
ölümle paslanmış buldum sesimi.</div>
<div></div>
<div>İsmet Özel</div>
</div>
<div></div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51300417">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51231958">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Osmanlı için bir oyuncaktı matbaa, Avrupa’dan gelen her oyuncak gibi tehlikeli. Aydının kalabalığa ifşa edeceği bir hakikat yoktu. Aydın kalabalıktı, kalabalık aydın. Ve Kelam-ı Kadim her müminin hafızasında ve elindeydi. Avrupa’nın en güzide âlimleri, Osmanlı’nın arif-i ümmileri yanında birer tıfl-ı ebcedhandır.”</p>
<p>Cemil Meriç</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51231958">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51038879">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Âlim deyince, âhıret bilgilerine âlim olan kimse anlaşılmalıdır. Dünyâ âlimleri anlaşılmamalıdır. Çünki dünyâ âlimleri, bütün mü&#8217;minler gibidir.</p>
<p>İmam Rabbani (r.a)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51038879">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="51023382">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bin Kere Vaad Edeceğine Bir Kere Vaadini Yerine Getir !.<br />
La Edri</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="51023382">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50978199">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Yüz tane ahlaklı gayrı müslim bir tane günahkar müslüman etmez.Burda tercih sebebi olan günah değil belki imanından dolayı tercih sebebidir.Demek iman başka birşey..En günahkar müslüman dahi kafir olmayıp ebedi cehennemi hak etmez.Fakat müslüman olmayan ise ebedi cehennemi hak eder.Elbette cehennemin de mertebeleri var,o ayrı..</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50978199">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50866183">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Her eve kendi kapısıyla gitmek lazımdır. Zira her evin bir kapısı vardır. Ve her kilidin bir anahtarı vardır”</p>
<p>Üstad Bediüzzaman</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50866183">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div class="sayi"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50722568">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Modernizm ve Modern İslâm algısı karşısında bizim hatamız; kusuru dinimizde veya dini algılayışımızda aramak oldu. Bir kere terakki olarak görülen şeyin gerçekten terakki olduğunu kim söylemiş? O Batı’nın ahlak ve değerden yoksun ilerleyişidir. Dikkat edin, &#8220;ilerleme&#8221; , “çağdaşlık” kelimelerinin ne büyük bir imajinatif gücü var! Siz hiç, &#8220;Gelin şu &#8220;ilerleme&#8221; denen şeyi bir tartışalım. İyisiyle, kötüsüyle, artısıyla, eksisiyle masaya yatıralım&#8221; diyebilen birine rastladınız mı?<br />
Ben diyorum ki, bu anlamda bir terakkiye İslâm manidir, yani batılı anlamdaki terakkiye. Hormonsuz ve katkı maddesiz yiyeceğin bulunmadığı, ahlak ve maneviyatın köşe bucak sürüldüğü, çıkar ve sömürü üzerine kurulu terakkiye. Hiç düşündünüz mü ABD niçin bir &#8220;şirketler devleti&#8221;dir? Her şeyi, ahlakî ilkeleri bile ekonominin belirlediği bir ortamda, evet ilerlersiniz, ama hala &#8220;insan&#8221; olarak kalıp kalmadığınız bence şüphelidir.Bugün düşünün ki, İslâm dünyasının elinde en son teknoloji olsun. Biz atom bombası veya nükleer silah yapamayız. Neden? Çünkü İslâm’ın savaş hukukuna ve ahlâkına aykırıdır. Kadınlara, çocuklara, yaşlılara, din adamlarına, sizinle savaşmayanlara dokunamazsınız. Peki bunları yapmadan nasıl kullanacaksın atom bombasını?O halde, Modern düşünce ve hayat tarzını mutlaklaştırdığımız sürece biz her halükârda yenilmeye(!) mahkumuz. Zira bu durumda başkalarının ürettiği değer yargısı, hedef, ilke, kaygı ve korkular ekseninde yaşamayı alternatifsiz olarak kabul etmiş oluyoruz. Mesele gelip sonunda kaba güce dayanıyor ve burada tıkanıyoruz. &#8220;Başkaları gelip silahıyla bizi dize getirmesin diye, biz de aynı güce ulaşmalıyız&#8221; diyoruz. Oysa bu gücün dün Anadolu&#8217;da, Vietnam&#8217;da ve Afganistan&#8217;da işe yarayıp yaramadığını görmüş olmamız gerekiyordu. Ama öylesine yoğun bir propaganda rüzgârının etkisindeyiz ki, neden korkmamız ve neye saygı duymamız gerektiği konusunda bile kendimiz karar veremiyoruz çünkü modern düşünerek kurtulabileceğimize(!) biz karar verdik.Ebubekir Sifil Hoca</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50686700">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Her yerde açık kollara karşılanan turistleri ve inatla kovalanan mültecileri görürüz. (Tanrı&#8217;ya ve insana Dair, Z. Bauman)</p>
<p>Mültecilerin parası yoktur. Can kurtarma derdinde zavallılardır. Parası olmayana saygı göstermek kapitalizmin amentüsüne uymaz.</p>
<p>Turist, parası olan zevk ehlidir. Paraya tapan dünya, parası olana kul olup hizmet etmeyi şeref bilir.</p>
<p>Diye anladım.(Ahmet Hakan Çakıcı)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50686700">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50686547">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Önce insanların arasına sınırlar çekilir, sonra araya çekilen sınırların gerekçelerini üretmeye başlarlar. Ardından sınırların her iki tarafına da farklılıklara dair notlar yapıştırılmaya başlanır. Notlarda çekilen sınırın neden haklı olduğu ve neden böyle devam edilmesi gerektiği uzun uzun önem ve ciddiyetle anlatılır. (Tanrıya ve İnsana Dair, s:133)</p>
<p>Toplumların arasına çekilen sınırlar, aralarına atılan bölücü ve çatışmacı konular toplumların iyiliği için değil, egemenlerin koltuklarını korumak içindir, diye anladım.(Ahmet Hakan Çakıcı)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50686547">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50583941">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Küfür ile imanın mahiyetini ve tarifini, hak ile dalaletin sırlarını ve sınırlarını, kalpleri mal ve makam sevgisi ve kaygısı ile kirlenmiş kimselerin idrak edemeyeceği bilinmelidir.</p>
<p>Gazzali &#8211; Faysalu&#8217;t-Tefrika</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50583941">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50582462">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Mucizeleri inkar edenler, Kur’an’ı da kendi arzularına ve kevnî mucizelerin olmadığına dair inançlarına arz ediyorlar. Netice itibariyle onlara göre temel kaide, hadislerin Kur’an’a uygun olup olmadığı değil, kendi akidelerine uyup uymadığıdır.”</p>
<p>Mustafa Sabri Efendi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50582462">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50563261">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/">Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -6</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -5</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-5/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-5/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2021 08:59:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Beyitler]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Notları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=24846</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Her kültür kendi GÖK-YÜZÜ&#8217;ne bakar&#8230; İşte ancak böyle bir kültürün yine kendine ait bir GÖK-KUBBE&#8217;si olur&#8230; Sonuç açıktır: Kendine hâs bir yüzü olmayan kendine ait denebilecek hiç bir şey varlığa getiremez.. İhsan Fazlıoğlu &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; Varlık yalnız Bir&#8217;dedir, toplam bölüm her birde… Devam eden yalnız bir, sayıda dört tekbirde&#8230; Necip Fazıl Kısakürek &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Kumarhaneler bedava [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-5/">Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -5</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56547098">
<div class="alt" data-id="56547098">
<div class="oge begen "></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56522278">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56512002">
<div class="ust">
<div class="govde"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-24854 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/indir-300x150.jpg" alt="" width="464" height="232" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/indir-300x150.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2021/01/indir.jpg 318w" sizes="(max-width: 464px) 100vw, 464px" /></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her kültür kendi GÖK-YÜZÜ&#8217;ne bakar&#8230; İşte ancak böyle bir kültürün yine kendine ait bir GÖK-KUBBE&#8217;si olur&#8230; Sonuç açıktır: Kendine hâs bir yüzü olmayan kendine ait denebilecek hiç bir şey varlığa getiremez..</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="56512002">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56509667">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Varlık yalnız Bir&#8217;dedir, toplam bölüm her birde…<br />
Devam eden yalnız bir, sayıda dört tekbirde&#8230;</div>
<div></div>
<div>Necip Fazıl Kısakürek</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="56509667">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56312944">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56219932">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kumarhaneler bedava içki verir. Çünkü alkolle muhakeme zayıflar; kişi daha çok oynar, daha çok kaybeder. Ama bedava alkolün bir sınırı vardır; sızmanız engellenir. Kaybedecek kadar sarhoş, oynayabilecek kadar ayık olmanız gerekir.</p>
<p>Batı, ayıltırken de bayıltırken de kazanır.</p>
<p>Mücahit Gültekin</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="56219932">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56212305">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Vicdanın, ahlakın, Allah&#8217;ın (cc), aklın, ruhun, mananın, kabul etmediği bir çirkinliği gördüğünüz zaman, elinizle yıkın. Ona kudretiniz yetmezse sözünüzle yıkın. Buna da kudretiniz yetmezse kalbinizle yıkın. Yalnız kalbe de kalırsa, bilin ki indi ilahide inananların en zayıf sınıfında bulunursunuz. Ya çirkinliği güzel diye kabul ederse, batıla hak diye taparsa hangi sınıfta bulunur? Onun sınıfı yok. O mükellef değil. Serbeste dâhil o. O ne demek o? İnsan muamelesine tabi değil. Teklif yok çünkü. İnsan değil…</p>
<p>Şemseddin Yeşil Efendi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="56212305">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56211940">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsanın ebediyete olan inancı yitirildiğinde sadece aşk değil, onu hayatta tutan yaşam enerjisi de yitirilir. Dahası hiç bir şey ahlaka aykırı sayılmayacak, her şeye, hatta yamyamlığa bile göz yumulacaktır. Tanrıya ve ebediyete inanç yitirilip, Tanrının yerine akıl konursa makul olan tek bir değer kalır, bencillik.</p>
<p>Dostoyevski / Karamazov Kardeşler</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="56211940">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56175851">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="56160392">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Felsefecilerin ve ilahiyatçıların şunu iyi anlamaları gerekir:</p>
<p>Bir kelimeyi kılı bin kırk parçaya ayırarak analiz etseniz bile bu analiz anlamak değildir. Dil felsefesinin şu ilkesi pek çok gereksiz çabayı havanda su dövmeyi önler: &#8220;Anlam bireysel kararla belirlenmez; kullanımdan ibarettir; bir kelimenin pek çok anlamı olsa bile bu anlamlardan cümlede sadece biri söz konusudur; ANLAM TOTO OLMAZ; bir kelimenin tek başına anlamı yoktur. KELİME BİR CÜMLE İÇİNDE ANLAMLIDIR.&#8221;</p>
<p>Prof.Dr.Zeki Özcan</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="56160392">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55682748">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Biruni 27 yaşındayken 18 yaşındaki İbn-i Sina ile yazılı bir münakaşaya giriyor. Konu nedir biliyor musunuz? “Işığın sürati ölçüsüz müdür yani lamütenahi midir, yoksa ölçülebilir mi?” Ne müthiş bir şey değil mi? Böyle bir şey bugünün Türkiye’sinde bile olmaz.</p>
<p>| Prof. Dr. Fuat Sezgin</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55682748">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55663864">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Zamansız ölümden ziyade, namazsız ölümden korkmalıyız..</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55663864">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55662118">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Merhaba ey harap makbereler,<br />
Sâfiline küşâde pencereler!<br />
Nezdinizde karârı pek severim.<br />
Bence hep şi’rdir bu meşcereler,<br />
Şu bayırlar, harabeler, dereler.<br />
Bu esen rüzgârı pek severim.<br />
(A. Hamid)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55662118">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55659451">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bir ülkede okur-yazarlık oranını yükseltmede alfabeyi değiştirmenin gerekli ve yararlı olduğunu iddia edenler- düşünenler önce Çinlileri ve Japonları ikna etsinler.</p>
<p>Atilla Yayla</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55659451">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55659398">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>(Hz. Muhammed s.a.v hakkında )</p>
<p>“Dünya’da taç ve ihtişam sahibi hiçbir imparatora, yamalı bir hırka içindeki bu insan kadar hürmet ve itaat edilmemiştir. Yirmiüç yıllık dünya imtihanı, gerçek bir kahraman için lüzumlu bütün unsurları taşımaktadır.”</p>
<p>Thomas carlyle</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55659398">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55633549">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Hüzün çöken bir ızdırab/ölü evi gibi olan şu ayrılık yurdundaki ikametim ne de uzadı! Öyle bir yer ki burası, keder meskeni, hüzün yurdu, dört başı mamur bir savaş meydanı, aksilik yurdunda dipsiz endişe kuyusu!&#8221;</p>
<p>Şeyhülislam Ebussuud Efendi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55633549">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55623360">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Ebussuud Efendi&#8217;den bir fetva:</p>
<p>Sual: Zeyd; &#8220;avratların olduğu cennet bana gerekmez&#8221; dese ne lâzım olur?</p>
<p>Cevap: Gerekmezse Cehennem&#8217;e gitsin. Ketebehu Ebussuud.<br />
😊😊<br />
(Ebussuud Efendi ve Fetvaları, Pehlül Düzenli, s. 35)(alıntı)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55623360">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55547053">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kur&#8217;an&#8217;da akıl kelimesi geçmez.Akıl fiili geçer.Akıl ancak vahyin kılavuzluğunda hakikate götüren bir araçtır.Eğer akıl,vahyin kılavuzluğunu kaybederse hevaya dönüşür ve şu ayet tecelli eder:Gördün mü hevâsını ilah edineni?(Furkan 43)</p>
<p>Bedri Gencer</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55547053">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55537561">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Malûmâtın yanlış olduğu yerde, yorumun doğruluğu tartışılmaz. Usûl’un/Yöntem’in olmadığı yerde yalnızca susulur; kıpırdanmaz.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55537561">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55506715">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Cesed-i insan; havaya, suya, gıdaya muhtaç olduğu gibi, ruh-u insan da namaza muhtaçtır.</p>
<p>(Bediüzzaman Said Nursi)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55506715">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55506369">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Dünya ise, bütün şaşaasıyla âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir.&#8221;</p>
<p>Üstad Bediüzzaman Said Nursi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55506369">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55419866">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Her mü’min, gönlünü bütün mahlûkâtın huzur bulduğu bir rahmet dergâhı, bir mânevî rehabilite merkezi hâline getirmeye azmetmelidir. Zira kendi kurtuluşun, başkalarının da kurtuluşuna hizmet etmekten geçtiğini bilmelidir.Bu sebeple de yaşadığı toplumda İslâm ahlâkının güzel bir temsilcisi olmaya gayret göstermelidir. Yaptığı iyiliklerin, gönüllerde İslâm’a muhabbet meyli doğuran en tesirli tebliğ vesîlesi olduğunu unutmamalıdır.Buna mukâbil, yaptığı yanlışların da İslâm’a fatura edilebileceğini, gönüllerin hak dinden uzaklaşmasına sebebiyet verebileceğini hatırından çıkarmamalıdır. Bu vebâle girmemek için de hâl ve tavırlarına son derece dikkat etmelidir.Osman Nuri Topbaş Hoca</p>
</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55280755">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Çağ, Konfor Çağı…</p>
<p>Bizi erdem, ahlak, etik, adalet arayışı için &#8220;savaşmak&#8221; değil&#8230;<br />
konfor için herkesi ve her değeri satan kişiliğimiz, kültürümüz, ahlakımız bitirecek!</p>
<p>Ercan Yıldırım</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55280755">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55253257">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Vazgeçebilme hürriyeti. Bu hürriyete pek az sahip olduğumuzdan tuttuğumuzu bırakamıyor, bulunduğumuz yere yapışıyor, yürüyüp gidemiyoruz.</p>
<p>Seni ne eksik bırakıyorsa, sen de onu bırak.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55253257">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55252585">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>“-Sen beni bilgili, çok okumuş bir adam mı sanıyorsun?<br />
-Tabii ki- dedi Zi-gong- öyle değil misin?<br />
-Pek sayılmaz- dedi Konfüçyüs<br />
&#8211; ben yalnızca başka her şeyi birbirine bağlayan bir ipi tuttum.&#8221;</div>
<div></div>
<div>Manuel Castells,Ağ Toplumu Önsözünden..</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55252585">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55246653">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Nâzenin bu ömrümüz bir göz yumup açmış gibi /<br />
Geldi geçti duymadık bir kuş konup uçmuş gibi</div>
<div></div>
<div>Âşık Paşa (1272-1333)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55246653">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55246403">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Dün tabibe derd u dilden bir devâ sordum, dedi;<br />
Gam yemekten özge bu derdin devâsın bilmedim</div>
<div></div>
<div>Aşık Paşa</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55246403">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55237136">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Anlarsa, uzağım yakınım;<br />
Anlamazsa, yakınım uzağımdır&#8230;</div>
<div></div>
<div>(İsmail Fakirullah Hz.)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55237136">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55236837">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kimisi bilmem der bilir; kimisi bilir bilmezlenir. Kimisi bilmediğini bilmez, bilirim der; kimisi bildiğini bilmiyor zanneder. Bilmemeyi bilmekle, bildiğini bilmemek aynı değildir. Kurtulanlar, bilmediğini bilenlerle, bildiğini bilmeyenlerdir. Onlar birbirini bilir, birbirinden bilir, birbiriyle bilir.</p>
<p>Yunus Emre</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55236837">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55236769">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Eşitlik doğru ile yanlışı, hak ile batılı birbirinden tam, net ve kesin olarak ayırt edemeyen insanoğlunun bulduğu hukuki bir çözümdür. Oysa Allah kimin ne olduğunu tam olarak bildiğinden ve bu yüzden haklı olan ile olmayan Onun nezdinde apaçık olduğundan Allah için asıl olan eşitlik değil adalettir. Bu yüzden İslamın hükümleri eşitliğe göre değil adalete göre belirlenmiştir! Allah ve din açısından asıl olan adalettir eşitlik değil!</p>
<p>Abuzer Dişkaya</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55236769">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55236329">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55219496">
<div class="icerik">
<div class="">
<div></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55175582">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Sinesinde birleşsin sağa sola sapanlar,<br />
Kahrolsun Hak dururken zorbalara tapanlar!</div>
<div></div>
<div>Osman Yüksel Serdengeçti</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55175582">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55154135">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55148826">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bilmiyorum, neden<br />
“At soylu hayvandır, güvercin güzeldir.” derler?<br />
Ve neden hiç kimse yarasayı kafese koymuyor.<br />
Yoncanın ne eksiği var kırmızı laleden.<br />
Gözleri yıkamalı, başka türlü görmeli.<br />
Kelimeleri yıkamalı.<br />
Kelime rüzgâr olmalı, yağmur olmalı&#8230;<br />
&#8230;<br />
Sohrab Sepehri</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55148826">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55001793">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>İnsanların, terbiye ve talim sürecinde omurgalarını çökertip sümüklü böcek haline getirdikten sonra düşünmelerini istemek bir şaka değilse, ahmaklıktır.<br />
(İhsan Fazlıoğlu)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="55001793">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="55001744">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Şiddetle İslam tarihini ve geleneğini akıl ve rasyonel yaratıcılıktan yoksun olmakla suçlayan Müslüman düşünürler (ve düşünmeyenler), bu yaptıklarının taklitten ibaret olduğunun farkında bile değillerdir. Foucault, Derrida veya Batı’daki herhangi bir popüler ismi taklit etmekten ileriye geçemeyenlerin, kalkıp da “ortaçağ aklını” veya daha doğrusu aklın “yoksunluğunu” eleştirmelerini çok ironik buluyorum. Fakat hepsinden kötüsü, liberalizmi, kendi eleştirel düşünce süzgecinden geçirmeden taklit ediyorlar. Birkaç istisna hariç, hiçbiri körü körüne taklit ettikleri düşünce sisteminin eleştirel incelemeye dayanıp dayanmadığını sorgulamış dahi değiller.</p>
<p>(Cin&#8217;s Dergi&#8217;nin Wael HAllaq ile röportajından)</p>
<p>Bu adam bize sövüyor &#8220;Nasıl bir hazişnenin üzerinde oturduğunu bilmeden, Gavurun aklına uyup dedenize sövdünüz, bre ahmaklar&#8221; diyor gibime geldi.</p>
<p>Ahmet Hakan Çakıcı</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54955017">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kadının hayatında en bahtiyar çağ, bütün varlığını ailesine, bütün varlığını cemiyete verebildiği çağdır. Gerçek ve tabii bir heyecan. Kendi başkaları için çırpınır, başkaları onun için. Kadın çocuğu için hem sütanne hem terbiyeci, hem sevgili olduğu yıllarda bahtiyardır.</p>
<p>Cemil Meriç</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54955017">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54952420">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Zaman kötü&#8230; Çocuklar anne babalarına itaat etmiyor ve herkes kitap yazıyor&#8221;<br />
Cicero, mö. 43</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54952420">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54898671">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Ne günlere kaldık ey Gazi Hünkar!<br />
Katır mühürdar oldu, eşek defterdar.</div>
<div></div>
<div>Ziya Paşa</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54898671">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54892428">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Ca’fer es-Sâdık’a nispet edilir:</p>
<p>“Allah Teâlâ, üç şeyi üç şeyde gizlemiştir.</p>
<p>1. Rızasını taatinde gizlemiştir. Bu sebeple O’nun taatinden hiçbir şeyi küçük görmeyin; belki rızası o şeydedir.</p>
<p>2. Gazabını günahlarda gizlemiştir. Onun için hiçbir günahı küçük görmeyin; belki gazabı ondadır.</p>
<p>3. Evliyasını mümin kulları arasında gizlemiştir. Bu sebeple müminlerden hiç kimseyi hor görmeyin; belki o, Allah’ın veli kuludur.”</p>
<p>(Ebu Tâlib Mekkî, Kûtü’l-Kulûb; Gazzâlî, İhyâ.)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54892371">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Jacques Ellul, Sözün Düşüşü 9 isimli kitabında, imajların istila ettiği ve dilin gözden düştüğü günümüz dünyasını betimler. Sınırsız imaj patlamasıyla “hakikat”i “gerçeklik” düzeyine indirgeyen modern insan, artık tarlalar, ırmaklar, ormanlar arasında değil; reklam panoları, sinyaller, etiketler gibi göstergeler arasında yaşıyor. Böylelikle kurgulanmış bir dünyaya sığınan insan, hakikatin bir temsili olan sözden (dilden) nefret etmeye ve onun yerine gerçeklikle ilişkili olan imajı ikame etmeye başlar. “Anlamı taşıyan şey dildir ve anlamlı olan yalnızca dildir. Anlamın buharlaşması hakikatin buharlaşmasıdır ve hakikatin mekânı dildir. Bize anlamlı bir dünyanın kapısını ve hayatın kapısını yalnızca dil aralayabilir.”10 Söz-eylem teorisine (speech-acts theory) göre performatif (inşai), yani yeni bir durum meydana getiren bir eylem olarak söz vermek11 ise, yükümlülük doğuran bir kelam olarak sözün düşüşünden nasibini almaktadır. Kısacası sözlerimizin artık lodosa tahammülü kalmamıştır.</p>
<p>Asım Cüneyd Köksal</p>
<p>9 Jacques Ellul, Sözün Düşüşü, çev. Hüsamettin Arslan, İstanbul: Paradigma Yayınları, 2004.</p>
<p>10 Jacques Ellul, Sözün Düşüşü, çevirenin Türkçe Baskıya Önsöz’ünden, s. 15.</p>
<p>11 Bk. J. L. Austin, How to Do Things with Words, Oxford University Press, 1982, 1. bölüm (Türkçesi: Söylemek ve Yapmak, Metis Yayınları).</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54841823">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bilal b. Sa’d şöyle demiştir: “Kul mümin olduğunu söylediğinde Allahü Teâlâ onun ameline bakmadan onu sözüyle baş başa bırakmaz. Amel ettiğinde ise takvasına bakmadan onu ameliyle baş başa bırakmaz. Takva sahibi olduğunda da neye niyet ettiğine bakmadan onu bırakmaz. Eğer niyeti doğru ise diğer hareketleri de haydi haydi doğrudur.”</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54841823">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54840899">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54840659">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Söz şu ya da bu maksatla kullanımına göre önem ve anlam kazanır veya anlam ve önemi azalır. Ancak bir sözün asıl anlam ve önemi hakikat olması ile mümkündür. Hakikate hizmet etmeyen söz, irtifa kaybeder, yere düşer. Daha da vahim olanı insan ontolojik değer kaybıyla birlikte sözü de değersizleştirir. Bu durumda söz, ilmi, bilgiyi, saf ve sahih duyguyu, varlığın nezahetini, ulviyetini, cevherini ifade etmez olur. İyilikten, doğruluktan, güzellikten beslenmez ve iyiliği, doğruluğu, güzelliği besleyemez. Anlam kaybettiği için sefil duruma düşen insanın düzeysizliği siner seslere. Çünkü söz varlıkla birliktedir. Varlık kendi mahiyetine uygun kelimeler üretir. Ona kendi bakışını, anlamını katar, kazandırır. Bugün dil anlam ilişkisi zayıflamışsa veya bayağı bir ilişki düzeni veya düzensizliği hüküm sürüyorsa hayatın bayağılaşması sebebiyledir. İnsan güzel söze yabancılaşmıştır. İnsan güzel söze ihtiyaç duymayacak ölçüde kendine yabancılaşmıştır. İnsan güzel söze talip değildir. Güzellik ve elbette her zaman onunla birlikte olan hakikat, insana yakışmamaktadır artık. Ne acı..</p>
<p>Necmettin Evci<br />
Notlar Dergisinden..</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54840523">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>İlim sahibi olabilmenin şartları<br />
“Keskin bir zekâ, şevk, ihtiyaç, gurbet,bir hocanın telkinleri ve uzun bir zaman.”Nişaburlu Cüveyni –İmamü’l Haremeyn (ö. 478/1085) (İbnü’n-Neccâr,Zeyl, (Paris), vr. 13a)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54840523">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54840348">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Şeyh’ül Reis İbni Sina hastalarını karşılıksız olarak tedavi eder ve kendisine bir miktar ücret talep edildiğinde “benim ücretim yaptığım tedavi sonucu iyileşen hastalarımın mutluluğu, sevinci ve duasıdır. Bir tabip için en büyük ödül Allah rızası ve hasta yakınlarının hoşnutluğudur.” derdi.</p>
<p>Osman Ustaoğlu<br />
Notlar Dergisinden..</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54840348">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54839920">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Yine boşluk!&#8230; Zaman değişir. Yalnızlık format değiştirir. Evlenen üç kişiden biri boşanıyor bugün. Boşananların yarısı da ilk bir yıl içinde veriyor kararını. Fedakârlık eşiğimiz düştü. Bir kadınla kutsal bir gaye uğruna bir hayatı paylaşmanın adı esaret oldu. Arzuları terbiye etmeye çabası çağın dışına itilmekle sonuçlanıyor. Evlenmek özgürlüğün önündeki en büyük engel olarak okunuyor modern zihinlerde. Bütün çiçeklerden koklayan bir arı gibi yaşama isteği.</p>
<p>Ah insanoğlu! “Neyi Kaybettiğini Hatırla”yamıyor11 bir türlü. Yalnız o boşluk! Eksik bir şey var biliyoruz ama ne? Cesaret midir “Seni istemiyorum” diyebilmek, bencillik mi? Madem aklımızı başkasının cebine koymamayı öğreniyoruz, madem ne istediğini bilen nesiller yetişiyor çağdaş değerlerle birlikte, o halde neden yaşam koçları mürşitlerin yerini alıyor? Neden okuyacağı kitabı çok satanlar listesinden, izleyeceği filmi imdb’den seçiyor insan? Şahin Uçar, eski ile yeniyi kıyaslıyor: “Eskiden köleler bir gün özgür olacakları umuduyla yaşardı. Modern insan azat kabul etmez, gönüllü bir kölelik yaşıyor.”12</p>
<p>Ekrem Özdemir<br />
Notlar Dergisinden&#8230;</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54831059">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Düşüncede ve eylemde sürekli tekrar, nedenleri unutmaya yol açar; tekrar edileni alışkanlığa dönüştürür; alışkanlık riyâkârlık üretir. İşte &#8216;tecdîd&#8217;, nedenleri hatırlatma; kişileri bilinçle donatmadır. Bilinçle donanmak için asgarî koşul ise içinde yaşanılan zamanı kuşanmadır&#8230;Kısaca, her türlü tecdîd yani yenilenme hareketi, alışkanlık haline gelmiş düşünce ve eylemleri, zamanın koşullarını dikkate alarak nedenleme, yeniden bilince taşıma, onlara bilinç aşılama işlemidir&#8230;</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54831059">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54830633">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Evvelden tekkelerde akşam olunca dervişlere iki soru sorulurmuş&#8230;<br />
* Bugün gönül kırdın mı?<br />
* Namaz kıldın mı?<br />
İlk soruya gönül kırmadım diye cevap verene ikinci soru sorulmazmış&#8230;<br />
Bir kez gönül yıktın ise<br />
Bu kıldığın namaz değil.<br />
YUNUS EMRE<br />
( Prof. Ethem Cebecioğlu&#8217;ndan )</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54830633">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54830259">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>“Kim ruha sahipse, doğru sözlere de sahiptir, ama kim yalnız sözleri biliyorsa, gerekli ruhu yok demektir.”</p>
<p>Konfüçyüs</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54830259">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54809524">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Kuşkusuz, selim bir kalple rabbine gelmekten daha hayırlı bir geliş,varış, dönüş yoktur. İnsan hayatı kendine cazip gelen şeylere yönelmekle geçer. Kalbimiz neye yöneleceğimizi belirlemez, nasıl yöneleceğimizi tayin eder. Kalbin aklı olmadığından, nereye yöneltilip, bağlanırsa orayı sever. O, yönelmek, yöneltilmek ister, bir yere bağlanmak ister.</p>
<p>Bağlanamayış tadını kaçırır onun, bağlandığında umduğunu bulamayış hali ise yaşamayı sevinçli bir eylem olmaktan uzaklaştırır. Ancak doğru yere<br />
bağlanış &#8220;tatmin&#8221;dir, insan doğru yere, doğru şekilde bağlanınca itminana erer. Hz. İbrahim doğru yere (&#8220;rabbine&#8221;), doğru şekilde (&#8220;selim bir kalple&#8221;) vasıl olmuştu. Bu nedenle O&#8217;nunkisi en hayırlı dönüştü.</p>
<p>Süleyman Özar</p>
<p>Notlar Dergisi,sayı 3</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54809408">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsana ait olan hiçbir şey gelişigüzel değildir, hepsinin bir edebi-adabı vardır. Benliğimizi kişileştiren sac ayakları nefis, akıl ve dilin de bir adabı vardır. Nefsin adabı ahlâk, aklın adabı mantık, dilin adabı ise edebiyattır. Nefsin adabı terbiye ile, aklın adabı talim ile, dilin adabı da tedip ile mümkündür.</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54809408">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54805630">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Derler ki, saçında üç tel olan bir derviş berbere gider. Tam tıraş olacakken içeri heybetli, iri yarı bir adam girer. Alay ederek, “Bu kabağın nesini tıraş edeceksin?” diye dervişin kafasına bir tokat atar: “Bırak bu kabağı, beni tıraş et.” Tıraş boyunca “kabak şöyle, kabak böyle” diyerek dalga geçmeyi sürdürür. Tıraşını bitirir, ücretini öder ve gider. Az sonra bir çığlık işitilir. Derviş ve berber çıkıp baktıklarında, az önce tıraş olan adamın bir at arabasının demir tekerleri altında ezilerek can verdiğini görürler. Berber dervişe dönerek sitem eder: “Derviş efendi, biraz ağır olmadı mı?” Derviş şöyle cevap verir: “Vallahi ben bir şey yapmadım, dilemedim de. Ama kabağın da bir sahibi var.”</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54805630">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54802763">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Sen de Ademoğluysan onun gibi ol, bütün zürriyetleri kendinde gör!<br />
Testide ne var ki nehirde olmasın; evde ne vardır ki şehirde olmasın!<br />
Bu alem bir testidir, gönül de ırmak suyuna benzer. Bu alem odadır, gönülse görülmedik<br />
ve şaşılacak şeylerle dolu bir şehir!</div>
<div></div>
<div>Mesnevi, IV; 809-81 1}</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54802763">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54774706">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Materyalist bir çağda egolarımız sürekli dürtüldü için en çok kendimizi beğenir olduk. Kibir insanları Allah’ın rahmetinden ve insanların gönlünden kovduran, gözden düşüren en tehlikeli huydur.&#8221;</p>
<p>Sema Maraşlı</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54774706">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54774321">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Havalar soğuduğunda insan gölge veren ağaçları unutur.&#8221;</p>
<p>Dostoyevski</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54774321">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54773918">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Hz.Ali&#8217;den (ra) güzel bir sabır tarifi:</p>
<p>&#8220;Sabır öyle bir binektir ki süvarisini ne kimsenin ayağına düşürür ne de kimsenin gözünden düşürür. &#8221;<br />
**</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54773918">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54751032">
<div class="ust"></div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54713698">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bugün Müslümanlarda görülen yanlış bir eğilim, temel ilmihal bilgilerinden bile mahrum haldeyken derin fıkıh tartışmalarına girmekten çekinmemeleridir. Oysa her gün bir paragrafını okuyacağı bir ilmihalden öğrendiklerini uygulamak daha anlamlı bir seçim olurdu.</p>
<p>Rasim Özdenören</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54713698">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54664688">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsan kendisini olduğu gibi kabullenen bir &#8216;yer&#8217;e ait hissediyor kendisini, düşünce ve duygularından utanç duymadığı, kınanmadan buyur edildiği, kendisini güvende hissettiren yere.</p>
<p>Yaralarının görünmesinden korkmadığı bir yere.</p>
<p>İnsan yurdudur insanın.</p>
<p>Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54664688">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54635276">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Seküler dünya görüşü, eğitimde dini olan ne varsa ayırırken, ticarette ilahi müdahaleyi reddeder, hukukta dini kuralları kullanmaz, iktidarın kaynağı noktasında insani ve akli olan dışında hiçbir şey aramaz, giyimde alabildiğince serbest ve özgürlüğü yüceltirken, cinsellikte hiçbir sınır tanımaz ve kadın erkek cinslerini bile aşarak her çeşit eşcinselliğe bile kapı aralar. Şehirler inşa edilirken sokaklar, mahalleler dini sembollerden yoksullaştırılırken hazza dayalı eğlence yerleri, tüketim merkezleri ve seküler yaşam tarzını besleyici fabrikalar, okullar ve sair çoğaltılır. Müzik, sinema ve kitap gibi kültür taşıyıcıları seküler kavramlar, seküler anlatımlar ve seküler gösteriler ile kitlelere sunulur.</p>
<p>Ercan Çifci</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54621384">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İslam çirkini güzelleştirir,güzeli daha güzel yapar.</p>
<p>Ali Ulvi Kurucu r.h</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54621384">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54610502">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Allah daha yüce daha büyük ve sevindirilmeye daha layıktır.Kulu sevindirmek için Allah&#8217;ı kızdırmak yakışmaz.&#8221;</p>
<p>Ebuzer(r.a)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54610502">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54587786">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Yüz yüze olmak önyargıları hafifletir, çoğu zaman resmini bizim çizdiğimiz ve onun yerine konuştuğumuz muhayyel düşmanı, ruhu olan bir insan olarak karşımıza çıkarır. Onun kendi kelimeleriyle kendisini anlatmasına müsaade eder. Ötekinin kelimelerinin içimize değmesine izin vermek, kendimizde bir değişime izin vermektir bir bakıma, onun kelimelerinin de içimizin boşluklarını tamir etmesine izin vermektir. Bana benzemediği ve benimle bir olmadığı halde bir ünsiyet peyda edebildiğim insanla kurduğum dostluk çok değerli. Namusuna ve insanlığa sadakatine inandığımız her insanın eşiğine gidelim, ondan bir hikâye dinleyelim. Belki o hikâye bizi evin içine buyur eder.</p>
<p>‘Hakikat sadece bende ve benim cemaatimde konuşuyor, diğer insanlar dalalet içinde’ düşüncesi, bütün toplumsal yapıları avlama istidadında bir yanılsamadır. Hangi toplumsal grup buna ram olursa oradan bir hayır çıkmaz. Biz ve onlar arasına duvar örmek ve sonra tahkim edilmiş bir kaleden diğer insanların kusurlarını sayıp dökmek bir konuşma ahlâkının tesisine izin vermez. Tam aksine kendi kusurlarıyla açık bir biçimde yüzleşebilen ve söylemlerini başkasının ne olduğu üzerine değil de kendinin nasıl daha hayırhah olabileceği üzerine kuran yapılar, toplumu ileriye taşır.</p>
<p>Prof.Dr Kemal Sayar</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54573733">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Psikanalitik gerçek:<br />
Irsî mazlumiyet ile sonradan görmeliğin birleşmesinin sonucu: yeni cahiliye<br />
Tehdit ve vaad ile sonunda celladına âşık,<br />
resmî putlara tapmaya razı edilen Müslümanlar<br />
Unutmayın: Âhirette her kesim sevdiğiyle birlikte olacak<br />
Ey iman edenler! İman edin (Nisâ,136)</div>
<div></div>
<div>Bedri Gencer</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54573733">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54569851">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>&#8220;İslami devlet&#8221; hiç bir zaman var olmadı. (Modern Devlet ve İslam aynı yerde olamaz. Aynı anda iki ilah &#8220;tanrı&#8221; ve &#8220;devlet&#8221; olamayacağı için, diyor -AHÇ)</p>
<p>&#8220;İslami Yönetim&#8221;in alt yapısı, devlet denen yapıdan hayli farklı temellere dayanır&#8230; Genel olarak insandan kaynaklı sorunlarda şeriat (HAK temelli hukuk) nerede uygulanıyorsa orası dar&#8217;ul İslam olarak görülür&#8230; İslam, (eğer içi boşaltılmamışsa) genel olarak şeriattır.</p>
<p>(Wael Hallaq, İmkansız Devlet s:96)</p>
<p>Modern Devlet kendini kontrol eden elit zümrenin hizmetkarıdır, HAK&#8217;kın değil. O nedenle yönetici menfaati demek olan Modern Devlet her yerde yönetici eliti, halk ile eşit gören HAK temelli şeriata düşmandır, diye anladım.(Ahmet Hakan Çakıcı)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54542138">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kendindeki şu müthiş savaşa bak. Başkalarının savaşı ile ne diye meşgul olup duruyorsun?&#8221;</p>
<p>Mesnevî</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54542138">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54511594">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Aklıselimi zeka ile, ilimle,ihtisasla,servetle, hiçbir şeyle satın almak kabil değildir.Ne kütüphaneler devirmiş allameler vardır ki ondan haberi yoktur.Nice ülkeler fethetmiş kahramanlar vardır ki ondan nasibi olmamıştır.</p>
<p>Hilmi Ziya Ülken</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54511594">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
<div class="sayi"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54509167">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Eğitim aklın yanında ruhun bütün yetilerinin birlikte çalışmasını,yani kafa ile kalbin birleştirilmesini gerekli kılar.&#8221;</p>
<p>Hilmi Ziya Ülken</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54509167">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
<div class="sayi"></div>
</div>
<div class="dropdown menu oge paylas active ">
<div class="buton" data-toggle="dropdown">Allahû Teâlâ&#8217;ya ulaşan en emin yol; bütün iş, hareket ve ibâdetlerde Peygamber efendimizin ﷺ sünnetine tâbi olmaktır.</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54409188">
<div class="icerik">
<div class="">
<p>Ebû Ali Cürcânî (k.s)</p>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54409188">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54384772">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54363003">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Her şeyiyle şeyleşmiş insan kendisine karşı körleşmiş olan kişidir.</p>
<p>Adorno</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54363003">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54296455">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Orduların attığı mızrak bir mil öteye; eğitim ordusunun attığı mızrak çağlar boyu gider.</p>
<p>Nizamülmülk</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54296455">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54187038">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Sen Cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduğunu onlara anlat.&#8221;</p>
<p>|Sezai Karakoç|</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54144708">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bir şeyi açıklığa kavuşturalım! Bir ateist veya deist tabiki ahlaklı olabilir. Ama bunun kaynağı ateist veya deist olması olamaz. Çünkü tanrının yokluğu veya evrene müdahele etmeyen bir tanrı inancının kaynaklık edebileceği bir değer ve ahlak anlayışı olamaz. Diğer bir ifadeyle bir şeyin yokluğu yani yokluk hiçbir şeye kaynaklık edemez. Bu yüzden bir ateist veya deist ahlaklıysa bunun kaynağını başka yerde aramak gerekir. Buna felsefede yokluk menşei asar olamaz diyoruz!</p>
<p>Abuzer Diskaya</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54144708">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54144539">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Karanlık aydınlıktan<br />
Yalan doğrudan kaçar.<br />
Güneş yalnız da olsa<br />
Etrafa ışık saçar.<br />
Doğruların kaderidir yalnızlık.<br />
Kargalar sürüyle<br />
Kartallar yalnız uçar.</div>
<div></div>
<div>Sezai Karakoç</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54144539">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54144235">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Allah&#8217;ı kaybetmiş insan, neyi aramaktadır? Allah&#8217;ı aramayan insan, neyi bulacaktır?”</div>
<div>|Sezai Karakoç</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54144235">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54142516">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Dünya, insanın mürebbisidir.(terbiye edicisidir )</p>
<p>Muhyiddin İbn Arabi ( k.s.)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54142516">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54142342">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Seven, sevdiğine kavuşmuş olsa da özlem duyar.</p>
<p>Muhyiddin İbn Arabi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54142342">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54142076">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Gerçek âşık; sevdiğinin özelliğine intikal edendir, sevdiğini kendi mertebesine indiren değildir!</p>
<p>Muhyiddin İbn-i Arabi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54142076">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54141638">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Ben kendimi beğenmiyorum; beni beğenenleri de beğenmiyorum. Cenâb-ı Hakk’a çok şükür, beni kendime beğendirmemiş.”</div>
<div></div>
<div>Bediüzzaman</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54141638">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54141236">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bir kul ancak diliyle zikir, azalarıyla şükür, kalbiyle fikir içinde kaybolup bütün varlığı ile devamlı Allah&#8217;a kulluk yaptığında gerçek insan olur.</p>
<p>Fahruddin er-Râzi</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54141236">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54086433">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İlimleri, sonuçlarına (semerelerine) göre üstün saymak gerekir. Bu açıdan, semeresi ebedi hayat olan din ilimi, en şerefli ilimdir. Açıktır ki, ilimlerin en üstünü, Allah, melekler, kitaplar, peygamberler hakkında bilgi veren ilimlerle, bu ilimlere götüren yöntem hakkında bilgi veren ilimlerdir. Sen de, sadece bunlara rağbet et ve yönel&#8221;</p>
<p>İmam Gazali &#8211; ihya</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54086433">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54086231">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Nice insanlar vardır ki, ilimlere dalmış ve onlardan zarar görmüşlerdir. Şayet dalmamış olsalardı, dindeki durumları şimdi olduğundan daha iyi olacaktı&#8230; Şeriatın yerdiği ilimleri derinlemesine araştırma, onlardan yüz çevir ve sürekli sahabeyi örnek al! Sünnete ittiba etmekle yetin; kurtuluş tâbi olmaktadır, tehlike ise, nesneler hakkında araştırma yapmak ve bağımsız olmaktadır. Görüşünle, aklınla, delil ve burhanınla ve &#8216;nesneleri oldukları şekilde bilmek için onlar hakkında araştırma yapıyorum; ilmi tefekkür yapmakta nasıl bir zarar olur&#8217; şeklindeki zannınla inadı çoğaltma! Çünkü onun sana vereceği zarar daha çoktur. Muttali olduğun nice şeyler vardır ki, onları bilmen sana öyle bir zarar verir ki, Allah&#8217;ın rahmeti olmasa, seni ahirette helaka götürür&#8221;</p>
<p>İmam Gazzali</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54085868">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>okumadım ama biliyorum<br />
okumadım ama adını duydum<br />
okumadım ama twitterda gördüm<br />
okumadım ama hoca demişti<br />
okumadım ama aldım<br />
okumadım ama o yazarı severim<br />
okumadım ama o konuya meraklıyım<br />
okumadım ama alıcam en kısa zamanda<br />
okumadım ama bir makalede bahsediliyordu<br />
.<br />
.<br />
.<br />
okumadım.(alıntı)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54085868">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54074091">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kulun kurtuluşu ve ahiretteki başarısı, içtenlikle Allah&#8217;a boyun eğmesi ve rabbini yüceltmeye kesin olarak inanmasıyla gerçekleşir. Boyun eğme ve yüceltme kalbin işidir ve onun aleti akıldır..Maksat,insanın Allahu Tealanın yüceliği ve celali karşısında,varlıktaki rütbesinin düşüklüğünü bilmek suretiyle,değerini görerek kalben ve aklen içtenlikle boyun eğmesidir.</p>
<p>el-Gazzali &#8211; el-İktisad</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="54074091">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54007591">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Günümüzde dil yok sadece suskunluk ve acziyet var. Dil susturuldu. Diğer yandan da muazzam bir gürültü var, iletişim gürültüsü; öte yandan inanılmaz bir kelime yoksunluğu söz konusu, kelimesizlik sessizlikten farklı bir şey. Sessizlik çok şey anlatır. Sessizliğin bir dili vardır. Durgunluk da çok şey anlatır ve bir dil olarak kabul edilebilir. Ama gürültünün ve kelime yoksunluğunun dili yoktur. Günümüzde var olan tek şey kelime yoksunu, gürültülü bir iletişim, ki bu da büyük bir sorun teşkil ediyor. Bugün “bilgi birikimi” bile ortadan kalkmış durumda sadece bilgi var. Bilmek bilgiden tamamen farklı bir olgu. Bilgi birikimi ve hakikat kulağa modası geçmiş geliyor. Ayrıca bilgi birikiminin hem geçmişi hem de geleceği içine alan farklı bir zaman çizgisi var. Şimdi, şu an bilginin geçiciliği üzerine kurulu. Hem bilmek tecrübeden gelir. Ustaların bilgi birikimi olur. Bizler bugün amatörlüğün korkusuyla yaşıyoruz.</p>
<p>Byung-Chul Han</p>
<p>Cins Dergisinden..</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54007296">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Yaşadığımız bu şey kölelik. Facebook gibi dijital derebeyleri bize toprak verip bize işlediğiniz sürece bu toprak bedava sizin olabilir. Biz de bu toprağı deli gibi işliyoruz. Sonunda da derebeyleri gelip hasadı topluyor. Bu bir iletişim sömürüsü. Birbirimizle iletişim kuruyor ve kendimizi özgür hissediyoruz. Derebeyleri de bu iletişimden para kazanıyor ve gizli servisler bu iletişimi kontrol ediyor. Sistem aşırı verimli. Buna karşı bir protesto yok çünkü özgürlüğü sömüren bir sistemin içinde yaşıyoruz.</p>
<p>Byung-Chul Han</p>
<p>Cins Dergisinden..</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54007241">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Bireyler bu toplumda mutluluğa nasıl erişebilirler? İdeallerimize daha mı bağlı olmalıyız?</p>
<p>Sistem bunu olmasını zorlaştırıyor. Ne istediğimizi bile bilmiyoruz. İhtiyacım olarak kabul ettiğim şeyler aslında benim ihtiyaçlarım değil. İndirimli kıyafet mağazası olan Primark’ı buna bir örnek. İnsanlar Primark’a gitmek için anlaşıp tek bir arabayla gidiyorlar, çünkü Primark her yerde yok. Oraya vardıklarındaysa mağazayı, deyim yerindeyse, yağmalayıp çıkıyorlar. Geçenlerde gazetede bir kız hakkında yazılmış bir makaleye denk geldim. Alexanderplatz [Berlin] daki C&amp;A’nın yanına Primark açılacağını öğrenince sevinçten çığlık atıp eğer burada bir “Primark varsa artık hayatım mükemmel demektir.” demiş. Peki bu hayat onun için gerçekten mükemmel mi yoksa bu tüketim sisteminin yarattığı bir illüzyon mu? burada tam olarak ne olduğuna bir göz atalım. Bu kız yüzlerce kıyafet satın alacak, her biri 5 Euro olsa, ki bana sorarsanız bu tamamıyla delilik, çünkü Bangladeş gibi ülkelerde bu giyim fabrikalarında göçük altında ölen insanlar var. Bu gibi kızlar yüzlerce kıyafet alıyor ama asla hepsini giyemiyorlar. Peki onlarla ne yaptıklarını biliyor musunuz?</p>
<p>YouTube’da toplu alışveriş videolarında gösteriyorlar.</p>
<p>Kesinlikle, reklam yapıyorlar! Aldıkları kıyafetleri giyip mankencilik oynadıkları bir sürü video çekiyorlar. her YouTube videosu yarım milyon kez izleniyor. Tüketiciler kıyafet ve diğer şeyler satın alıyorlar ama aldıkları bu ürünleri kullanmıyor sadece reklamını yapıyorlar, bu reklamlar da tüketimi çoğaltıyor. Diğer bir deyişle, burada eşyaların kullanımından bağımsız mutlak bir tüketimden bahsediyoruz. Şirketler tüketicilerine reklam yaptırıyor. Artık kendileri reklam bile yaptırmıyorlar. Onlar için mükemmel işleyen bir sistem var.</p>
<p>Byung-Chul Han</p>
<p>Cins Dergisinden..</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="54007159">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Pürüzsüz cilt, pürüzsüz sanat ve pürüzsüz siyaset arasında ilginç bir bağ var. Halbuki siyaset çoğunlukla vizyon ve bağlılık gerektirir. Gerektiğinde zarar vermelidir. Ama bugünün pürüzsüz politikası bunu yapmıyor. Sadece Angela Merkel için konuşmuyorum, hiçbir siyasetçi bunu yapabilecek güçte değil. Hepsi sistemin sevilebilir uşakları. Sistemin bozuk yerlerini tamir ediyor ve sanki bu sisteme bir alternatif getirilemez görüntüsünü çiziyorlar. Halbuki siyasetin alternatif sunması gerekir, yoksa bunun diktatörlükten farkı kalmaz bugün neo-liberalizm diktatörlüğünde yaşıyoruz. Neo-liberalizmde herkes girişimcidir. Marx zamanında kapitalizmin işleyiş şekli tamamen farklıydı. Ekonomi fabrika sahipleri ve fabrika çalışanlarından ibaretti, ve hiçbir fabrika çalışanı girişimci değildi. Dışarıdan bir sömürü söz konusuydu. Bugün biz kendi kendimizi sömürüyoruz. Örneğin ben, kendimi ifade ettiğimi zannederken kendimi sömürüyorum.</p>
<p>Byung-Chul Han</p>
<p>Cins Dergisinden..</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53965811">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Genel bir ifadeyle söylersek, senin hakikati insanlar yoluyla öğrenmen uygun olmayıp aksine insanları, hakikati esas alarak tanıman gerekir. Öyle ise önce hakikati öğrenmeye çalış. Her kim hakikat yoluna girerse bil ki o, doğru söylemektedir. Ama önce bir şahsın hakikati bildiğine inanır sonra da hakikati onun yoluyla bilirsen; işte Yahudileri, Hristiyanları ve taklitçilerin çoğunu dalalete düşüren şey budur. Allah seni ve bizi bundan! korusun.</p>
<p>İmam Gazali,Miyaru-l İlm</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53965811">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53952333">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Hümanizm bir bilim değil, dindir&#8230; Hümanistler, dünyaya dair rasyonel bir görüşleri olduğunu düşünmek isterler; fakat çekirdek fikirleri hurafedir. İnsan hayvanı&#8230;. (John Gray&#8217;den alıntı. Wael B. Hallaq, İmksansız Devlet, s:23)</p>
<p>Hümanizm (insancılık) akımı TANrı&#8217;yı reddederek kutsal olanın, &#8220;İnsan&#8221; olduğunu ilan etti. Lakin o, &#8220;insan&#8221; payesini Tanrı ile olan ilişkisinden alıyordu. Tanrı&#8217;yı reddedince &#8220;insanlık&#8221; da gitti. Geriye &#8220;Gelişmiş Hayvan&#8221; kaldı.</p>
<p>Tanrının olmadığı yerde insan gelişmiş bir hayvandır. Hayvanların kanunu hakim olur. Güçlü, güçsüzü yer.(Ahmet Hakan Çakıcı)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53935159">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kimseyle alay etme, asla kimseyi gülünç duruma düşürme, kalbinin en ücra köşesinde bile yapma bunu. İnsan yaşamı alaya alınamayacak kadar hüzünlü ve ciddidir.”</p>
<p>-Fernando Pessoa</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53935159">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53932577">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Dilimin sınırları dünyamın sınırlarını temsil eder.”</p>
<p>-Ludwig Wittgenstein</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53932577">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53931194">
<div class="icerik">
<div class="">
<div></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53929397">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Nietzsche’nin Zerdüşt’ün başına yazdığı söz, bütün felsefe metinleri için geçerlidir: ‘Herkes ve hiçkimse için’&#8230; Bu da şu demek: Anlayabilecek durumda olan herkes anlayabilir; ama, işte, hiçkimse o durumda değil&#8230;</p>
<p>-Oruç Aruoba, De ki İşte</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53929397">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53925615">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Ey Rablerin Rabbi ve ey Hakkın ve Doğrunun merciî! Seni arayanların çoğu, ya kör bir tabiat veya köhne bir kuvvet sandılar. Yapar, yıkar, anlayıp anlatamaz dediler. Bunlar, hitabına nâil olan peygamberlerindeki sırrını idrâkten âciz kaldılar. Sana yalvaranları gaflet içinde, söylediklerinde meşgul olanları câhil farzettiler.</p>
<p>Bilmediler ki senin sözün olmasa idi insan sözü olmaz idi. Sen anlatmasa idin, Âdem (A.S.) isimleri bilemezdi Anlattın, buyurdun, buyurduklarını duyurdun. Onlar da, bize duyurmak, aç gönüllerimizi doyurmak için, dik kafalı inadçılarla uğraştılar. Nemrudlarla, Firavunlarla boğuştular. Ebu Cehillerle döğüştüler. İnsanlara sağ bir vicdan, vicdanlara noksansız bir hürriyet nuru doğdu ise, bunlarla, sonradan bunların yerini alanlarla doğdu.</p>
<p>Elmalılı Hamdi Yazır &#8211; Metalib Mezahib Dibacesinden..</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53925141">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Cisim ile ruhun bu buluşması olmasa idi,ben şu kalemi ve hatta o kalemi tutan bu elimi nasıl bulur, nasıl tanırdım? Elimde kalemi nasıl oynatırdım? Günahlarımın karaları gibi şu kara satırları nasıl dökerdim? Demek ki, âlem pergelinin kutupları<br />
yerindeki o iki kavuşma başlangıcı arasında, daha mühim ve daha büyük bir kavuşma başlangıcı var. Var ki ruh ile beden birleşebiliyorlar. Ruh ile bedenin bu kavuşma başlangıcından ben kendimi buluyorum, (Ben) diyebiliyorum. Ruhanîliği ve cismanîliği toplayabiliyorum.Bu iki suretin aksettiği bu aynaya (Nefsim) diyorum.</div>
<div></div>
<div>Elmalılı Hamdi Yazır(r.h)</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53924899">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Ey Yüce Rabb! Sen, şu görünürdeki ayrılığı içteki kavuşmaya ulaştırmasa idin, ben beni görmez, seni sezmezdini. Anlayanlarla bir halli olmak, anlamayanlara da yol göstermek istemezdim. Sen, bana, vicdan dedikleri bir buluş, vücud dedikleri bir bulunu bağışladın. Ben, bu buluş ile, kendimi kendimde buluyor, bulunuşuma eriyorum. Bu sayede,başka varlıklara varıyor, vicdanlarını kendime katıyorum.</p>
<p>Elmalılı Hamdi Yazır &#8211; Netalib ve Mezahib Dibacesinden.</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53924899">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="53840827">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Her şey bir yanıyla güzeldir.<br />
Samimiyet büsbütün.</div>
<div></div>
<div>İsmet Özel</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="53840827">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50463267">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Kim ne düşünür?&#8221; diye yaşayanlar; dâima başkalarının hayatını yaşarlar; kendi hayatını yaşamak ise bir cesaret işi değil, bir tercih işidir&#8230;</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50463267">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50454879">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Nefis cümleden ednâ;<br />
Vazife cümleden âlâ</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50454879">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50382387">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50373669">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Bu kâinat, nasılki kendini icad ve idare ve tertib eden ve tasvir ve takdir ve tedbir ile bir saray, bir kitab gibi, bir sergi, bir temaşagâh gibi tasarruf eden sâniine ve kâtibine ve nakkaşına delalet eder; öyle de: Kâinatın hilkatindeki makasıd-ı İlahiyeyi bilecek, bildirecek ve tahavvülâtındaki Rabbanî hikmetlerini talim edecek ve vazifedarane harekâtındaki neticeleri ders verecek ve mahiyetindeki kıymetini ve içindeki mevcudatın kemalâtını ilân edecek ve “Nereden geliyorlar? Ve nereye gidecekler? Ve ne için buraya geliyorlar? Ve çok durmuyorlar, gidiyorlar?” diye dehşetli suallere cevab verecek ve o kitab–ı kebirin manalarını ve âyât-ı tekviniyesinin hikmetlerini tefsir edecek bir yüksek dellâl, bir doğru keşşaf, bir muhakkik üstad, bir sadık muallim istediği ve iktiza ettiği ve herhalde bulunmasına delalet ettiği cihetle; elbette bu vazifeleri herkesten ziyade yapan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın hakkaniyetine ve bu kâinat hâlıkının en yüksek ve sadık bir memuru olduğuna kuvvetli ve küllî şehadet edip “Eşhedü enne Muhammederresulullah” der. (Şualar 630 p1)</p>
<p>Binaenaleyh bu kadar garib, acib, güzel kâinat için böyle tarifat ve teşrifatçı bir mürşid-i hârika lâzımdır. “Eğer bu zât (A.S.M.) olmasa idi kâinat da olmazdı.” mealinde,</p>
<p>لَوْلاَكَ لَوْلاَكَ لَمَا خَلَقْتُ اْلاَفْلاَكَolan hadîs-i kudsî şu hakikatı tenvir ediyor.(Mesnevi-i Nuriye 25 p1)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50372510">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Hind Müslümanlarının gönderdiği yardımlarla İş Bankasını kurup semiren,çağdaşlık maskesiyle şehvet arenalarında kadını sömüren bir KAFA, &#8220;pilav&#8221; yediği mübarek eliyle yetim malına uzanan eli kıran,&#8221;kadın&#8221; şehvet vasıtası değil annedir,eşdir diyen Efendimizi(as) elbette anlayamaz.</p>
<p>İhsan Şenocak</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50372510">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50203067">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>İki yıldız arası göğe asılı hamak…<br />
Uyku, uyku… Zamansız ve mekânsız, uyumak.<br />
Uyumak istiyorum; başım bir cenk meydanı;<br />
Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı.</div>
<div></div>
<div>Necip Fazıl</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50203067">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50102924">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Rainer Maria Rilke, birinden daha önce hiç tanımadığı bir kitabı ödünç alınca, onu pelür kağıtlara sarar, renkli kurdelelerle bağlar ve bir bayram hediyesiymiş gibi iade ederdi. Bu onun düzene olan aşkı, yeni bir kitapla tanışmasını sağlayan kişiye teşekkürü, kitaba saygısıydı.(alıntı)</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="50102924">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="50030030">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49999516">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49996360">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bizim milliyetçiliğimiz hususi vagon, bol harcırah, yüksek makam milliyetçiliği değildir. Hakk’a tapan, halkı tutan, yalınkılıç bir milliyetçiliktir.</p>
<p>| Osman Yüksel Serdengeçti</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49996360">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49889154">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Ezelden ebede kadar insanlığın en büyük saadeti ve en büyük felâketi gönül denen bir ihsan-ı İlahîden gelir.</p>
<p>(Ali Nihat Tarlan)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49889154">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49871475">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Bediüzzaman bir yerde insanı &#8216;yorulmaz ve tok olmaz dünya seyyahı ve kainattan Rabbini soran yolcu&#8217; olarak tarif ediyor. Yorulmadığımız ve tok olmadığımız doğru. Ancak bir sınırımız da var. Doymanın sınırı değil de yutabileceğimiz lokmanın sınırı. Birşeyleri arkamızda bırakmak zorundayız yeni şeyleri hayatımıza sokmak için. Rengini unuttuğumuz gözler olmalı yeni gözlerin aklımızda kalması için. O sınırın farkındalığına vardığımız anlarda canımız yanıyor işte.</p>
<p>İnsan sonsuz olana âşık yaratılmış. Neyi sevse sonsuz olmasını istiyor.Hayır, dikkat et, aşk da bir ikram gibi kaçıyor burada. İkram değil halimiz. Muhtaç olan biziz. İnsan sonsuza aç yaratılmış. Bu yüzden doymak bilmiyor. Monotonluk yürümekten yılmayanın yolun sonunun geldiğini sandığı yerde gerçekleşiyor. Bitti sanıyorsun ve canın sıkılıyor. Yüreğinde güç var halbuki. Hem fıtratın da müsait değil bitene. Hz. İbrahim efendim &#8220;Batıp gidenleri sevmem!&#8221; derken neyin altını çiziyorsa sen de monotonluktan şikayet ederken aynı şeyin altını çiziyorsun.</p>
<p>Ahmet AY</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49844411">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>* Yaşamda &#8220;huzurun ve mutluluğun&#8221; amaç olMAMAsı gerektiğini ısrarla vurguluyorum.</p>
<p>* Huzur ve mutluluk yerine &#8220;anlam ve değer&#8221;i koymak gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>* Hayatı boyunca çile ve ıstırap çekmiş ve çekmekte olan insan vardır; hatta insanlığa davranış ve kanaat önderi olmuş insanların hemen hepsinin olağanüstü dertleri olmuştur.</p>
<p>* Ama bakıyorsunuz çooook güçlü bir yaşam enerjisine sahiptirler.</p>
<p>* Yaşama yükledikleri anlam ve değer, olağanüstü çile ve ıstıraplara karşı bile göğüs germelerini sağlıyor.</p>
<p>* Ama huzur ve mutluluk peşinde koşturup duranların pek çoğu garip bir biçimde hayal kırıklıklarıyla boğuşuyor, daha açık yazalım depresif takılıyor, alkol ve uyuşturucuya yöneliyor ve dahası&#8230;</p>
<p>* Tabi &#8220;anlam ve değer&#8221;in durduk yere yaşam enerjisi verdiğini söylemiyoruz. İnsana olağanüstü enerji ve dinamizm veren &#8220;içselleştirilmiş bir anlam ve değer&#8221;dir.</p>
<p>Ali Rıza Bayzan</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49843918">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>ey insan,<br />
ey insan kalbi,<br />
sen yaraların en derini,en kızılı, en güzeli,<br />
en tatlı tatlı kanayanı!<br />
sen, yaraların,<br />
hayatı aşıp sanata evrileni!</div>
<div></div>
<div>Cahit Koytak</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49843918">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49843536">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>YAŞADIĞIN ÂN&#8217;IN KIYMETİN BİL<br />
Varoluşçu-insancı psikoterapi, geçmiş ve geleceğe değil şimdi-burada&#8217;ya odaklanır. Yaşanan ana odaklanma Psikoterapilerden yüzyıllar önce Sûfi Yolu tarafından çokça vurgulanan bir ilkedir.Örneğin 1286&#8217;da Hakka yürüyen Sûfi Şebüsteri Gülşen-i Raz’da şöyle yazıyor:<br />
&#8220;Mademki geçmiş zaman geçmiş gitmiştir, yoktur&#8230; istikbal, aylar ve yıllar da gelmemiştir, yoktur&#8230;nokta gibi bir andan başka ne vardır ki?&#8221;</div>
<div></div>
<div>Ali Rıza Bayzan</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49843536">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49843369">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Dertli insanın tereddütle dolu, dumanlarla dolu bir gönül evi vardır.<br />
Derdini dinlersen o eve bir pencere açmış olursun.<br />
Senin bu dinleyişin ona bir nefes yolu oldu mu gönül yurdunda o acı duman azalır.</div>
<div></div>
<div>Mevlana, Mesnevi</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49843369">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton"></div>
<div class="sayi">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49842988">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Hikmetli insanın dili kalbine bağlıdır. Bir şey söylemek istediği zaman kalbine danışır, faydalı ise söyler, değilse susar. Cahilin kalbi ise diline bağlıdır, dili kalbine müracaat lüzumunu duymaz rast gele konuşur.</p>
<p>Hasan Basri (ra)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49835449">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Beserin böyle delaletleri var putunu kendi yapar kendi tapar.</p>
<p>Tevfik Fikret</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49835449">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49815521">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İman öyle bir nurdur ki o nur kişiden alınınca insan namazı &#8220;eğrilip doğrulmak&#8221;, orucu &#8220;boş yere açlık ve susuzluk çekmek&#8221;, zekâtı &#8220;kendin kazanıp başkasına yedirmek&#8221;, tavafı &#8220;bir binanın etrafında dönüp durmak&#8221;, kurbanı &#8220;hayvan katliamı&#8221;, şehadeti &#8220;boş yere ölmek&#8221; olarak görür.</p>
<p>Soner Duman</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49815521">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49772968">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Şehrin çeliğine kanınızla su vermeğe geldiniz<br />
Ey, dağların nefis ve saf havasında yüze yüze gelişen mübarek yaratıklar, hoş geldiniz. İnsan ihtiraslarının ve şeytan soluklarının köşe taşlarını kararttığı şehre hangi haberi getiriyorsunuz? Meta olarak canlarınızı koyduğunuz ulvî pazar kutlu olsun. Ayrıldığınız kuzulara, bıraktığınız dağlara, arkanızda kalan ovalara ve yollara, gökten ışık insin. Din uğruna canı feda etmenin canlı sembolleri, şehrin çeliğine kanınızla su vermeğe geldiniz.İşte şehrin her alanında, Kurban Bayramında gördüğümüz kurbanlık hayvanlara içimizden aşağı yukarı böyle söylemeyi geçiririz. Ve işte Kurban Bayramındadır ki, Allahın bir yaratığının günübirlik bir akıntı halinde öbürü yaşasın diye hayatını verdiğini ve buna sessizce katlanacak şekilde ayarlanmış olduğunu görüyor ve anlıyoruz.</div>
<div></div>
<div>Sezai Karakoç</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49758477">
<div class="alt" data-id="49758477">
<div class="oge begen active">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49673325">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Konuşabileceğin biri varsa &#8216;yalnız&#8217; değilsindir; dertleşeceğin biri varsa &#8216;arkadaş&#8217;ın; hemhal olabileceğin biri varsa &#8216;dost&#8217;un var demektir. Ama teklifsiz sükûnet içinde birlikte ağlayabileceğin biri varsa o, &#8216;sen&#8217;sin&#8230;</p>
<p>İhsan Fazlıoğlu</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49673325">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
<div class="sayi"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49329900">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>“Muhabbetten acılar tatlılaşır, muhabbet yüzünden bakırlar altın olur. Muhabbet ile tortular durulur, arınır. Muhabbetten, dermansız dertler şifâ bulur. Muhabbetten ölüler dirilir. Muhabbet vesilesiyle padişahlar kul olur.</p>
<p>Hz.Mevlana</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49329900">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49325498">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49281775">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Bedenine değil kendine değer ver ve gönlünü olgunlaştır. Çünkü kişi bedeni kadar değil, ruhu kadar insandır.</p>
<p>İmam-ı Gazzali</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49281775">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49222467">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49129419">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>&#8220;Bir kulun dili müstakîm olmadıkça dîni; kalbi müstakîm olmadıkça da dili müstakîm olmaz&#8221;.</p>
<p>Hadis-i şerîf (Taberânî)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49129419">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49127485">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Çerçevesiz konuşulan her ilkenin hata payı barındırdığına inanırım. Çerçevenin de &#8216;kıblesi dört mezhep&#8217; bir şekilde belirlenmesinden yanayım. Seküler referansların naslar kadar bağlayıcı olmayacağı, görecelilikten kurtulamayacağı, hep gitgeller yaşayacağı/yaşatacağı açıktır. Kanaatimce &#8216;ifade hürriyeti&#8217; de böyledir. Bu konuyu da kendi köklerimizden/kaynaklarımızdan hareketle bir çerçeveye oturtamazsak her çözümümüz konjonktürel kalacaktır.</p>
<p>Bugünün çözümü bugünde tüketilecektir. Yarın yeni sınırlarla/meşruiyetlerle gelecektir. Sorgulanacaktır. Bu konularda sloganlarla, spotlaştırılmış kavramlarla veya &#8216;Bırakınız yapsınlar&#8217;la çözüme ulaşmaya çalışanların aşırı derecede &#8216;kolaycılık&#8217; yaptığına inanırım. Bu kolaycılıklar bir mevsim tozpembe hükmünü sürdükten sonra istibdat dönemleri yaşatırlar. İfratları tefrit getirir.</p>
<p>Ahmet Ay</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49050346">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsan harika güzelliklerin sergilendiği bir kasidedir, vezinli, uyumlu, dengeli ve ahenkli. Dünya bir güzel sanat eserlerinin seyredildiği bir sinemadır.(Himmet Uç)</p>
<p>“Mükemmel ve muhteşem bir sinema-i Rabbaniye’nin seyrangahıdır.” (Mektubat, s. 360).</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49050346">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div class="sayi"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49050249">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>Bediüzzaman imanın “her şeyi güzel ve ünsiyetli gösteren şeffaf, berrak ve nurani bir gözlük” (Şualar, s. 649) olduğunu söyler.</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49050249">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49050058">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>İnsan sanatlı ve hikmetli, hem de güzel olarak inşa edilmiş şu kâinat ve nesnelerin seyircisidir.</p>
<p>“Şu sergi-i İlahi’de teşhir edilen tezyinata, kemalata, güzel manzaralara ve rububiyetin haşmeti ile ulûhiyetin azametine bir müşahit, bir mütenezzih, bir mütehayyir, bir mütefekkir lazımdır ki o güzellikleri görsün, o manzaralar arasında tenezzüh etsin, o harika nakışlara, ziynetlere tefekkürle hayran olsun.” (Mesnevî-i Nuriye, s. 171).</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="49050058">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div class="sayi"></div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49047658">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Bediüzzaman estetiğinin çok yönlü bir doğası vardır. O ne hayatın, ne kainatın, ne insanın, ne Allah’ın belli noktalarına takılıp kalmaz. O girdiği her konuda yukarı bir noktadan meselenin her tarafını görerek yorum yapar. Bu batı estetiğinde böyle değildir. Kant, Hume, Schiller, Hegel, Fichte, Schelling, Schopenhauer, Marks, Nietzsche, Freud, Heidegger Benjamin, Adorno hepsi belli bir noktadan hareket ederler, veya belli bir yeri hakim nokta olarak görür oradan estetik sorunlara bakarlar. Evren külli, tümel bir tasarımdır, insan da onun karşısında idrak ve algısı ile en külli ve o külli varlığı anlayabilecek bir madde ve ruh bileşimi içindedir. Bu yüzden Bediüzzaman insana da evrene de, onlardan hareketle Allah ve ona ait olan vücub alanına küllî, ihataca edici bir noktadan bakar.</p>
<p>Bedenden hareket edince Marksizm “klasik bir aç gözlülük hikayesidir” der Terry Eagleton. Bu çok doğru bir tesbittir. “Marksizm bize klasik bir aç gözlülük hikayesi anlatır. Bu hikayede insan bedeni boyundan büyük işlere kalkışır, toplum ve teknoloji dediğimiz uzantıları vasıtasıyla dünyayı kendine ait bir parça haline getirmek ister. Ama sonunda bunu başaramadığı gibi kendi duyusal servetini de tüketir. Bu trajediye elbekteki teknolojinin baş döndürücü bir hızla gelişmesi değil, bu gelişmenin zeminini oluşturan toplumsal koşullar neden olmuştur. Şöyle ki emeğin meyvelerine sahip olmak için vahşi bir savaşım verilmektedir ve yıkıcı olabilecek bu çatışmaları denetim altında tutmak ve istikrara kavuşturmak için bir dizi toplumsal kuruma ihtiyaç vardır. Bunu sağlayan mekanizmalar bastırma, yüceltme, idealize etme, inkar etme, hep psikanalitik hem de politik söylemin parçalarıdırlar. Ne var ki bedenin güçlerini ele geçirme ve denetleme savaşı öyle kolay bitmez ve bu savaş tam da onu bastırmayı amaçlayan kurumlara damgasını vurur.” (Terry Eagleton, Estetiğin İdeolojisi, s 249) (Himmet Uç)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49047043">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Marks’ın hareket noktası bedendir, estetiği de felsefesi de, siyasi ve ekonomik ilişkileri de. Bediüzzaman ise insandan hareket eder. Ama batı toplumunun sadece ağzını bedenine dayamış kendini yiyip bitiren, hem sosyal ilişkileri üst yapı alt yapı ilişkilerini belirleyen insanın yerine insanın evren ve Allah karşısındaki yerini belirleyip o noktadan bakar ilişkilere.</p>
<p>“Cenab-ı Hak, Mâbud-ı Bilhak,(tapılmayı hakkıyla hakkeden), insanı şu kainat içinde Rububiyet-i Mutlakasına,(mutlak ve eksiksiz terbiye faaliyetine), umum âlemlere, Rububiyet-i Ammesine,(bütün varlığı terbiye edişine), karşı en ehemmiyetli bir abd,(kul) ve hitâbât-ı subhâniyesine,(âlemi ve insanı izah eden hitabına), en mütefekkir,(en düşünen bir muhatab), ve mazhariyet-i esmasına,(isimlerinin yansıdığı varlıklara), en câmi, (en hacimli), bir ayine, ve onu ism-i Azamın (bütün isimlerini içine alan kuşatıcı bir ismin), tecellisine ve her isimde bulunan İsm-i azamlık mertebesinin tecellisine mazhar bir Ahsen-i takvimde, (en güzel biçimde), bütün canlılardan farklı bir güzellikte, ve en güzel bir mucize-i kudret, (Allah’ın kudretinin en güzel bir mucizesi), insanları hayrette bırakan eseri, ve hazain-i rahmetinin müştemilatını, (rahmetinin hazinelerinde olan şeyleri, iki hazine yer ve gök, bütün canlılar bu hazineden çıkıyor, o hazinelerden çıkan şeyleri tartan insandaki ölçüler ve hisler),tartmak, tanımak için en ziyade mizan ve aletlere mâlik,(sahip) bir müdakkik,(varlığın harika eserlerini mana hazinelerine çözen bir sanatçı inceliğinde canlı) ve nihayetsiz nimetlerine en ziyade muhtaç ve fenadan en ziyade müteellim,(elem duyan) ve bekaya en ziyade müştak ve hayvanat içinde en nazik ve ne nazdar ve en fakir ve en muhtaç ve hayat-ı dünyeviyece en ziyade müteellim (elem duyan), ve en bedbaht ve istidadca en ulvi, (yüce ve en yüksek) surette mahiyette yaratsın” (Sözler s. 79)</p>
</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49046151">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Prof Singer, Marks’ın fikirlerinin saptırıldığını anlatırken, Marks’ın kızı ile olan bir konuşmasını nakleder. “Marks bir özgürlük filozofudur. O özgürlüğü her şeyin üstünde tutmuş , baskıdan nefret etmiştir. Bir seferinde kızı tarafından en nefret ettiği kötülüğü yazması istenince, O, “Kölelik” karşılığını vermiştir. Oysa kölelik Stalin’in totaliter yönetimi altında yaşamınızı sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğunuz tek şeydir. Yine de bu fikirlerin yanlış uygulandığı doğrudur. Onlar çarpıtılmışlardır.” (Bryan Magee, Büyük Filizoflar, s 214)</p>
<p>Karl Marks, Hegel’i ters çevirmiştir, Lenin ve Stalin de Marks‘ı ters çevirmişlerdir, olan insanlığa yüzbinlerce masum insanlara olmuştur.(Himmet Uç)</p>
</div>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="49044953">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Resûl-i Ekrem en güzel örnek ve en güzel modeldir. Çünkü onun edebini güzelleştiren “Eddebenî Rabbî, fe-ahsene te’dîbî = Beni Rabbim beni terbiye etti ve edebimi pek güzel yaptı.” hadisinin ifadesiyle Cenâb-ı Allah idi. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “Siyer-i Seniyyeye dikkat eden ve Sünnet-i Seniyyeyi bilen, kat’iyyen anlar ki, edebin envaını (çeşitlerini), Cenâb-ı Hak, habîbinde cem etmiştir. Onun Sünnet-i Seniyyesini terk eden, edebi terk eder. ‘Bîedeb mahrûm bâşed ez lütf-i Rab = Edepten yoksun olan, Rabbin lütfundan mahrum olur’ kâidesine mâsadak (kaideyi doğrulayıcı) olur, hasaretli (zararlı) bir edebsizliğe düşer ”</p>
<p>Prof.Dr.Ali Bakkal</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48983153">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir<br />
Kağıtlarda yarım bırakilmış siir;<br />
Insan, yağmur kokan bir sabaha karşı<br />
Hatırlar bir gün bir camı açtığını,<br />
Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,<br />
Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı&#8230;<br />
Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.<br />
&#8230;<br />
Ey unutus! kapat artık pencereni,<br />
Çoktan derinliğine çekmis deniz beni;<br />
Çikmaz artık sular altından o dünya.<br />
Bir duman yukselir gibidir kederden<br />
Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.<br />
Amansız gecenle yayıl dört yanıma<br />
Ey unutus! kurtar bu gamlardan beni.</div>
<div></div>
<div>Ahmet Muhip Diranas</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48982342">
<div class="ust">
<div></div>
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div></div>
<div>Zat-ı Hakk&#8217;da mahrem-i irfan olan anlar bizi<br />
İlm-i sır&#8217;da bahr-i bi-payan olan anlar bizi</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48979557">
<div class="icerik">
<div class="">
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div></div>
<div>Tolstoy sanatı şöyle tanımlar: ‘’Sanat, bir haz, bir avuntu ye da eğlence aracı değildir; sanat ulvi bir şeydir. Sanat insanların şuurunu ve aklını, duygu alanına aktaran bir insanlık yaşamı biçimidir.’’</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="48979557">
<div class="oge yorumYap">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48976234">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Abdullah bin Ömer -radıyallâhu anh-’a şöyle buyurmuştur:</p>
<p>“Ey İbn-i Ömer! Dînine iyi sarıl, dînine iyi sarıl! Zira o, senin hem etin, hem kanındır.</p>
<p>Dînini kimden öğrendiğine iyi dikkat et!</p>
<p>Dînî ilimleri ve hükümleri, istikâmet ehli âlimlerden al, istikâmetten sapanlardan alma!”</p>
<p>(Hatîb el-Bağdâdî, el-Kifâye fî İlmi’r-Rivâye, s. 121)</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="48976234">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48902571">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Fahr-i Kâinât Efendimiz, bir gece rüyâsında Bilâl (ra)’ı görmüştü. Sabahleyin müezzini Bilâl’i yanına çağırdı ve ona:</p>
<p>“–Bilâl! Dün gece cennette, senin ayakkabılarının tıkırtısını önümde duydum. Hangi ameli yaparak benden önce cennete girdin?” diye sordu.</p>
<p>Bilâl (ra) da:</p>
<p>“–Yâ Rasûlallâh, ne zaman küçük bir günah işlesem arkasından hemen kalkıp iki rekât namaz kılarım. Abdestim bozulduğunda da hemen abdest alırım.” dedi.</p>
<p>Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem Efendimiz:</p>
<p>“–İşte bunun sâyesinde!” buyurdular. (İbn-i Huzeyme, Sahîh, Beyrut ,1970, II, 213/1209)</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="48902571">
<div class="oge begen ">
<div class="buton">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48706244">
<div class="ust">
<div class="govde"></div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Tanpınar’ın Mahur Beste’de Behçet’e söylettiği, oldukça dramatik fakat yerindedir: “Oğlum Behçet, sen bir medeniyetin iflası nedir bilir misin? İnsan bozulur, insan kalmaz; bir medeniyet insanı insan yapan manevî kıymetler manzumesidir. . . Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu bunun çaresi yoktur.” Medeniyeti devamlılık arz eden bir “kültür yığılması” olarak tarif eden Tanpınar, “Tanzimat’tan sonraki senelerde kaybettiğimiz şeyin bu devam ve bütünlük fikri” olduğunu söyler. Bu durum ise bize “parçalanmış bir zaman”1 yaşatıyor.2</p>
<p>Prof.Dr Mehmet Aydın</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="48706244">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48705911">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Toprak, kendisinde ve kendisiyle yetiştirdiğimiz, ürettiğimiz, yani kültürü işte o kültür kıldığımız yerdir.</p>
<p>Toprak, orada kendimizi bulup insan olduğumuz; bir başka deyişle kendisinden yaratıldığımız ve kendisinde o yaratıcılığa katıldığımız yerdir.</p>
<p>Toprak, içinde kök saldığımız, filiz verip serpildiğimiz, güneşe yöneldiğimiz, diğerleriyle bütünleştiğimiz yerdir.</p>
<p>Toprak, yine kendisine döneceğimiz, ama düştüğümüz yerden, daha nice binbir hayatiyetin, kendimizi yeniden üretircesine fışkıracağı mucizesinin gerçekleştiği yerdir.</p>
<p>Toprak, dildir, edebiyattır, san’attır, değerlerdir. Kısaca gelenek ya da geleneklerdir. Ama bizim geleneğimiz, bizim geleneklerimiz; içinde yetişdğimiz kültür ortamımızdır.</p>
<p>Hele bu toprak bir irfan toprağı ise, oradan yetişen, o kültürün amacı ve mânâsı olan insandır. İrfan toprağında kök salıp yeni filizler verecek olan, artık onun insanca tefekkürü olan fikirler ve kavramlardır.</p>
<p>Prof.Dr.Kenan Gürsoy</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48699881">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Buradan anlaşılıyor ki, aydın ilme vahiy olmaksızın sadece parça parça ve eksik bir şekilde ulaşılabilir; bu ise, İslâm’ın arzu ettiği bir durum değildir. Çünkü vahiy, sadece ilmi nitelendiren bir yön değil, aynı zamanda bizzat bir ilimdir. Özellikle Kur’an’ın “gayb” olarak adlandırdığı Allah’ın varlığı, zâtı, âhiret, vahyin mahiyeti, insan hürriyeti gibi birçok konular sadece vahiyle anlaşılabilecek konulardır. O halde bunların bilgisi vahyî ilimdir; bu da vahyin aynı zamanda bir bilgi içerdiğini de göstermektedir. Bundan anlaşılıyor ki, ilmin nitelendirilmesi, aslında bir ahlaki boyut getirmektedir. Bu boyutu hadisler daha çok işlenmiş ve böylece Müslüman’ın kafasında İslâmî bir bilgi zihniyeti uyandırmıştır.</p>
<p>Alparslan Açıkgenç</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48699575">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Kur’an ve Sünnet, bilginin türleri hakkında herhangi bir ayırım yapmadan, bilgiyi bilgi olarak önemsemektedir. Ancak ister bilim, ister felsefe, isterse teknolojik bilgi olsun, vahiy ile nitelenmemiş ise, Kur&#8217;anî aydın ilim düzeyine çıkmamış demektir. Aydın ilim, vahyin iman ile nüfuz ettiği bilgidir ve İslâmî çerçevede bu, her türlü bilginin ulaşması gereken bir düzeydir. Bu ilmin zıddı, cehalettir; kişi ne kadar bilgili olursa olsun ve her ne türlü bilgilere en üst düzeyde dahi sahip bulunursa bulunsun, bu ilmi düzeye erişmezse, onun bilgisi cehaletle eş anlamlıdır ve insanlık için zararlıdır.</p>
<p>Prof.Dr.Alparslan Açıkgenç</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="48699575">
<div class="oge yorumYap"></div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48698848">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<div>
<p>Diyorlar ki; Müslümanlar ilme biraz ilgi duyd-ular ve Yunanlılardan tüm bilimleri ithal edip biraz çoğalttılar. Ne zaman ki Gazâlî Yunan düşüncesine hücum edince bu bilimsel çabalar söndü, çöktü ve böylece bitti. Ondan sonra da bir daha herhangi bir bilimsel faaliyet olmadı.</p>
<p>Bu kesinlikle yanlış bir çerçevedir çünkü İslâm’da çok güçlü, yani bilim doğurmaya müsait, bilim doğurabilecek seviyeye ulaşmış bir bilgi geleneği vardır. Bir bilgi geleneği güçlü duruma gelmezse diğer bilgi geleneklerindeki bilimler onun dikkatini &#8216;çekmez. İslâm bilim geleneğinin Batı’ya olan, etkileri o kadar büyük ki batılılar kabul etmese bile bugün bunu görmek için Orta Çağa bakmak lazım. Çünkü Orta Çağda batıda sadece ve sadece İslâm bilimi vardır. .</p>
<p>Mesela Roger Bacon diyor ki, “Arapça bilmeyen bilim yapamaz, Latince bilim yapanlar şarlatandır”. Bilim yapabilmek için Arap dünyasına gitmek, oralarda çalışmak, Arapçayı çok yüksek bir seviyeye çıkartmak lazım diyor. Latincenin bilim dili olmadığını, Arapçadan tercümeler yapmaya yeterli olmadığını dile getiriyor. Bu eleştiriler gösteriyor ki o dönemde bütün bilim dünyasına hâkim olan Müslümanlardır.</p>
<p>Prof.Dr Alparslan Açıkgenç</p>
<p>Ed.Musa Kazım Arıcan vd. &#8211; Düşünce ve Gelenek,syf.40,41</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="gonderi analiz gorulmedi iletiGonderi" data-gy="profil" data-gy2="okurIletiler" data-t="gonderi" data-id="48676275">
<div class="ust">
<div class="govde">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</div>
</div>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>
<p>Herhangi bir konuyu hayatı boyunca hiç düşünmemiş biri, o meseleye ömrünü adamış olana şunu söyleyebiliyor: O bence öyle değil.</p>
<p>| Asım Cüneyd Köksal</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="alt" data-id="48676275">
<div class="oge yorumYap">
<h2 class="buton" style="text-align: center;">6.Bölüm:</h2>
<h2 style="text-align: center;"></h2>
<h2 class="buton" style="text-align: center;"><a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/">https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/</a></h2>
</div>
</div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-5/">Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -5</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-5/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
