<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şemseddin Şehrezuri | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/semseddin-sehrezuri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Mar 2016 22:44:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Şemseddin Şehrezuri | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Lokman Hekim&#8217;den Sözler</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/lokman-hekimden-sozler/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/lokman-hekimden-sozler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 20:01:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Fatik]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Şehrezuri]]></category>
		<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[Rıfk]]></category>
		<category><![CDATA[Sabır]]></category>
		<category><![CDATA[Soru Sormak]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan Söylemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3070</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yavrucuğum! “Şerri ancak şer söndürür” diyen kişi yalan söylemiştir. Şayet böyle diyen kişi doğru söylediğini düşünüyorsa bir ateşin yanına bir ateş daha yaksın ve söndürüyor mu bir baksın. Doğrusu şu ki ateşi  suyun söndürdüğü gibi şerri de ancak hayır söndürür. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- Yavrucuğum! Uzun süre sıhhat ve afiyet içinde oldum diye sevinme ve başına gelen musibeti [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/lokman-hekimden-sozler/">Lokman Hekim’den Sözler</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/lokman-hekim.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-4502 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/lokman-hekim-210x300.jpg" alt="lokman-hekim" width="229" height="327" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/lokman-hekim-210x300.jpg 210w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/lokman-hekim.jpg 225w" sizes="(max-width: 229px) 100vw, 229px" /></a></p>
<p>Yavrucuğum! “Şerri ancak şer söndürür” diyen kişi yalan söylemiştir. Şayet böyle diyen kişi doğru söylediğini düşünüyorsa bir ateşin yanına bir ateş daha yaksın ve söndürüyor mu bir baksın. Doğrusu şu ki ateşi  suyun söndürdüğü gibi şerri de ancak hayır söndürür.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum! Uzun süre sıhhat ve afiyet içinde oldum diye sevinme ve başına gelen musibeti saklı tut. Çünkü o, iyiliğin hazinelerindendir. Musibetlere karşı metanet göster. Çünkü musibetler öte dünyada senin İçin büyük bir birikimdir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum ! Söz gümüşse sükût altındır. Sustuğun için asla pişman olmazsın, ama söylediğin bir <em>şey</em> yüzünden pişman olabilirsin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum! Ahlâksız<strong> v</strong>e hayâsız adam konuşsa konuştuğu şey onu <em>rezil</em> eder, sussa beceriksizliği yüzünden rezil olur. Bir iş yapsa kötü yapar, yapmayıp otursa yapılacak işi zayi eder. Zengin olsa şımarır, fakir <em>düşse</em> ümidini keser. Sevinse taşkınlık yapar, üzülse ümidim ta­mamen yitirir. Gücü yeterse çirkinleşir, yenik düşerse aşağılık olur. İsterse ısrarcı olur, kendisinden istenirse cimri davranır. <strong>Gülerse anı­</strong>rır gibi güler, ağlarsa inek gibi bağırır. Kendisine engel olunursa he­men şiddet gösterir, öğüt verilirse öfkelenir. Verirse başa kakar, ken­disine verilirse teşekkür etmez. Kendisine bir sır verirsen ihanet eder, kendisi sana bir sırrım verdiğinde seni töhmet altında bırakır. Senden aşağı bir konumdaysa seni eleştirir, senden üstte ise seni ezer. Kendi­sine eşlik edersen seni yorar, yalnız bıraksan seni sana bırakmaz. Ne kendi hikmetleri, ne de başkasının hikmetleri ona bir fayda sağlamaz. Ne men edilmekten kurtulur, ne de kendisini men edenler rahat olur. Eğitim-öğretimi bitmek bilmez ve öğretmeni hiç boş kalmaz. Ne ailesi onunla sevinir, ne de onlara verdiği dert ve keder son bulur. Ai­lenin en büyüğü ise küçüklerin, en küçüğü ise büyüklerin kendisin­den usanmasına sebep olur. Doğruya yönlendirilse de yola gelmez.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum! Dil hem hayrın, hem de şerrin anahtarıdır. Bundan dolayı <em>sen,</em> altın ve gümüşü kilitli bir yerde sakladığın gibi hayır söz haricin<em>deki</em> her konuda ağzına kilit vur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum! İki kişi hariç, dünyada kimse için hayır namına bir şey yoktur. Bunlar, önceden bir kötülük eden ve Allah’ın affına mazhar olabilmek için bu kötülüğü sâlih amellerle gidermeye çalışan kişi ile <em>yüksek</em> derecelere nail olmak İsteğiyle canla başla hayır işlerine koşan kişidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum! Merhamet eden merhamet görür. Susan selamet bulur. Hayır işleyen bundan faydalanır. Bâtıl söyleyen kaybeder. Şerri sevme­yen kendini korur. Diline sahip olmayan pişman olur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum! Dikkatini yükümlü tutulduğun şeylere ver, Allah’ın senin için yapmayı üstlendiği şeyleri ise merak etme. Dünyayı dert edinme ki seni âhiretten alıkoymasın.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum! Her şeyin bir afeti vardır. Amelin afeti ise kendini beğen­mektir. Allah’ın senin hakkında başka türlü bildiği şeylerle insanlara gösteriş yapma.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum! Musibetlere karşı sebat göstermek yakînin gücünden kaynaklanır. Her amelin bir kemâli ve doruk noktası vardır. İbadetin kemâli takva ve yakîndir. Şeref ve yüceliğin zirvesi ise akıl güzelliğidir. Aklı güzel olan kişi kendi kusurlarını örter, kötü yanlarını ıslah eder ve Mevla’sı da <em>ondan</em> razı olur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Lokman Hekim’e “Hangi insan daha bilgilidir?” diye sorulunca, “İn­sanların ilminden alıp kendi bilgi dağarcığına ekleyendir.&#8221; diye cevap <em>verdi</em> ve “Beki sizce insanların en zengini kimdir?” diye ekledi. İnsanlar. “Malı <em>çok</em> olandır.” deyince “Hayır.” dedi. “Asıl zengin, kendisindeki bilgiye <em>ihtiyaç</em> duyulduğunda bulunabilen, ihtiyaç duyulmadığında ise kendi kendine yeten bilgi sahibidir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Soru ilmin yansıdır, İnsanları idare etmek aklın yarısı, geçimde tasarruf etmek de aileye bakma külfetinin yarısıdır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Düşman, kendisiyle ilgilenilmesi hâlinde dost olduğu gibi dost da ken­disine cefâ edilmesi durumunda düşman olur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Sözün sonu, <em>söz</em> sahibinin aklını haber verir. Bundan dolayı haber veren kişi ne söylediğine bir baksın.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Yavrucuğum! Geçen her gün ve her gece ayrılma korkusu taşıdığın bir dünyadan sana hayır yoktur. İyisi mi gel sen ondan kendin için azık  devşirmeye bak.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Lokman Hekim oğluna şöyle demiştir: “Yavrucuğum! Sana yalan söy leyenin senin aleyhinde yalan söylemeyeceğine asla güvenme. Deveye hendek atlatmak, anlayışı kıt birine bir şey anlatmaya çalışmaktan daha kolaydır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Lokman Hekim oğluna şöyle demiştir: “Biriyle arkadaş olmak istersen onu öfkelendir, öfkeli olmasına rağmen sana karşı insafı elden bırakmıyorsa ne güzel; aksi hâlde ondan uzak dur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Zaman gelir yumuşak davranmak ahmaklık olur; bazen ahmaklık, yu­muşaklık (rıfk) olur. Bazen de derman, derdin kendisidir. Kimi zaman hilekâr nasihat eder; nasihat eden ise aldatır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Kişi aynada yüzüne bakmalı, yüzü güzelse ona çirkin bir fiil katma yakıştırmamak; yüzü çirkinse iki çirkini bir araya getirmeyi yakıştırmamalıdır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>İbn Fatik,Muhtaru&#8217;l Hikem(Hikmetli Sözler) -T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Sevgili oğlum! Günahların gözünün önünde, amelin ise arkanda olsun. Oğlum! Günahlarından kaçıp Allah’a sığın ve amelini çok görme.”<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>“Sevgili oğlum! Merhameti yumuşak, iyiliği yakın, düşünmesi çok, hak söylemek dışında konuşması az, ağlaması fazla, sevinci az olan biri ol. Şakalaşma, bağrışma ve tartışma. Sustuğunda tefekkür üzere sus, konuştuğunda hikmet üzere söyle.’</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
Sevgili Oğlum!Horoz senden daha zeki olmasın.Horoz gece bitince kanat çırpıp Allah&#8217;ı tesbih etmek için öter.Gafll olma.Allah&#8217;tan kork ve insanlara kendinden haber verme.Sen kendi elindekinin hayvan kığısı olduğunu bilirken cahilin birinin &#8216;Elinde inci tanesi var&#8217;demesine aldanma.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
“Sevgili oğlum! Hayrı öğren ve öğret. Bil ki öncekiler sonrakilere öğretecek kadar yaşadıkları müddetçe insanlar hayır içindedir, öğretmenin sözü insanların; bir gün bunun, bir gün şunun muhtaç olduğu pınarlar gibidir. Dolayısıyla ondan istifade ederler. Alçakgönüllü ol. İnsanlardan alçakgönüllü olmaya en layık kişi, Allah’ ı en çok bilen ve Allah için amel yapma bakımından en güzel olandır. Bil ki imanı kalbini aydınlatan kişinin dili hakkı söyler de ondan hem kendi faydalanır, hem de Allah onunla başkasına fayda verir. Dili hakkı söyleyip de kendisi ondan faydalanmayanın dini, dili yüzünden harap olur. Zira küçük bir kıvılcımdan düzensiz devasa bir ateş çıktığı gibi tek bir kelime de adamı bozar.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
“Sevgili oğlum! Bedbaht, iğrenç ve hayâsız adam eğer konuşursa dili onu rezil eder, sussa meramını ifade edememesi onu rezil eder. Bir amel işlese kötü yapar, bir iş yapsa zayi eder. Zengin olsa taşkınlık yapar, fakir olursa ümitsizliğe düşer. Sevinse şımarır, korksa saklanır, üzülse ye’se kapılır. Gücü yeterse çirkinleşir, yenik düşerse sövüp sayar. İsterse ısrarcı davranır, istenirse cimri davranır. Gülerse anırır, ağlarsa böğürür. Öğüt verilirse öfkelenir; kovarsa kaba saba olur. Verirse başa kakar, ihsan edilirse nankörlük eder. Kendisine bir sır verirsen sana ihanet eder, kendisi sana bir sır verirse seni töhmet altında bırakır. Senden aşağıda olursa seni imalı sözlerle karalar, senden üstte olursa seni ezer.)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Sevgili oğlum! İnsanların en akıllısı şu iki kişidir: Allah’ın kendisine dünyada şeref ve şan verdiği kişidir ki aslında kendisi ahirette şeref ve şan sahihi olmak ister. Diğeri de rızkı dar takdir edilen kişidir ki ölüm gelinceye kadar sabredip Rabbine güzelce ibadet eder.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
“Sevgili oğlum! Allah’a akıldan daha üstün bir şeyle kulluk edilmemiştir. Bir kişinin aklı, şu on haslet bulunmaksızın kemale ermiş sayılmaz: Kibrinden emin olunur, doğru olması umulur dünyadan nasibi azığıdır, malının artanını verir, tevazu ona kibirden daha sevimlidir, zillet ona izzetten daha sevimlidir, ömür boyunca iffeti istemekten usanmaz. Ondan bir ihtiyacını isteyen kişi usanmaz. Başkasının az iyiliğini çok kabul eder, kendisinin çok iyiliğini az görür. Sayesinde şerefinin arttığı ve kadr u kıymetinin yüceldiği onuncu haslet ise şudur: Bütün insanları kendisinden daha iyi ve kendisini de onların en kötüsü olarak görür, insanlar iki kısımdır. Kendisinden daha iyi ve üstün olanlar, kendisinden daha kötü ve aşağı olanlar. O, her iki kısma karşı da tevazu gösterir. Kendisinden daha iyi ve üstün birini gördüğünde ona katılmayı temenni eder. Kendisinden daha kötü ve aşağı olan birini gördüğünde ise şöyle der: “Belki bu kurtulur da helak olan ben olurum. Belki de onun iyiliği gizlidir, henüz ortaya çıkmamıştır. Bu onun için daha iyidir. Zahiri ise görünmektedir. Bu benim için daha kötüdür.” İşte bunlarla akıl kemale erer ve çağının insanlarının efendisi olur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
“Sevgili oğlum! Tehlikelere karşı sabır, kesin inancın güzelliğinden kaynaklanır. Her amelin bir kemâli vardır, ibadetin kemâli Allah korkusu ve yakîndir. Şerefin ve yüceliğin doruk noktası aklın güzelliğidir. Aklı güzel olan kişi kendi ayıplarım örter, kötülüklerini ıslah eder ve efendisi ondan razı olur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
“Sevgili oğlum! Kadınların şerrinden Allah’a sığın. Hayırlı olanlarına karşı uyanık ol. Çünkü onlar iyilik yolunda yarışmazlar. Bilakis şerre atılgandırlar. {Kader ve kazanın şerrinden Allah’a sığın}.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Lokman&#8217;a “Hangi insan daha bilgilidir?” diye sorulunca “İnsanları ilminden alıp kendi ilmine koyandır” diye cevap verdi ve ardından “Peki insanların en zengini kimdir?” diye sordu. Oradakiler “Malı çok olandır” deyince “Hayır, asıl zengin olan, ondaki bilgiye ihtiyaç duyulduğunda bulunan, ihtiyaç duyulmadığında ise kendine yeten kimsedir” dedi.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
“Sevgili oğlum! Yalnızlığa karşı ilim meclislerini tercih et. Allah’ın anıldığı bir meclis gördüğünde onlarla beraber otur. Çünkü şayet sen âlimsen ilmin sana fayda verir, cahilsen sana öğretirler. Bundan sonra eğer Allah o meclistekilere rahmet ulaştırırsa onlarla birlikte sana da isabet eder.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
“Sevgili oğlum! Allah’ın zikrinin geçmediği bir mecliste oturma. Çünkü sen âlimsen ilmin sana fayda vermez. Yok, eğer cahilsen onlar senin sadece günahını artırırlar. Ayrıca eğer Allah onlara öfkesini ulaştırırsa onlarla beraber sana da öfke ulaşır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
“Sevgili oğlum! Allah’ın sana yakınlığı miktarınca ondan hayâ et. Allah’ın senin üzerindeki kudreti miktarınca ondan kork. Fazlasıyla lüzumsuz şeylerden seni sakındırırım; zira yarın hesabın uzun olur. Allah seni, sana yasakladığı şeylerin yanında görmesin; sana emrettiği işlerin yanında da seni bulamamış olmasın.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Sevgili oğlum! Sana yalan söyleyenin senin aleyhinde yalan söylemeyeceğinden emin olma. Kayaları taşımak, anlamayana anlatmandan daha kolaydır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
&nbsp;</p>
<p>Kaynak:Şemseddin Şehrezuri &#8211; Nüzhetü-l Ervah</p>
<p>T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı</p>
<h3></h3>
<p><strong> </strong></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/lokman-hekimden-sozler/">Lokman Hekim’den Sözler</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/lokman-hekimden-sozler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filozoflardan Sözler:Aristo</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozleraristo/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozleraristo/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 19:56:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Fatik]]></category>
		<category><![CDATA[Aristo]]></category>
		<category><![CDATA[Şehvetlerden Sakınma]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Şehrezuri]]></category>
		<category><![CDATA[Cömertlik]]></category>
		<category><![CDATA[Dünaya Rağbet]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Kanaat]]></category>
		<category><![CDATA[Kusur Bulmak]]></category>
		<category><![CDATA[Laf Taşımak]]></category>
		<category><![CDATA[Tatlı Söz]]></category>
		<category><![CDATA[Tevazu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilesin ki sen bozukken halkını düzeltemezsin; sen yoldan çıkmış iken halkını yola getiremezsin; sen yolunu kaybetmiş iken halkına rehberlik edemezsin. Bir kör nasıl yol tarif edebilir! Bir fakir nasıl zengin edebilir. Zelil olan nasıl yüceltebilir! Zayıf bir kişi nasıl güçlü kılabilir! Bilesin ki başkalarını düzeltmek isteyen kişi bunu ancak kendisini düzeltmek süretiyle başarabilir. Başkalarını bozmak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozleraristo/">Filozoflardan Sözler:Aristo</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-4446 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg" alt="hikmetli-sozler" width="475" height="247" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg 555w" sizes="(max-width: 475px) 100vw, 475px" /></a></p>
<p>Bilesin ki sen bozukken halkını düzeltemezsin; sen yoldan çıkmış iken halkını yola getiremezsin; sen yolunu kaybetmiş iken halkına rehberlik edemezsin. Bir kör nasıl yol tarif edebilir! Bir fakir nasıl zengin edebilir. Zelil olan nasıl yüceltebilir! Zayıf bir kişi nasıl güçlü kılabilir! Bilesin ki başkalarını düzeltmek isteyen kişi bunu ancak kendisini düzeltmek süretiyle başarabilir. Başkalarını bozmak isteyen ise bunu ancak kendisi bozuk olduğunda başarabilir. İyisi mi sen üzerlerinde yetkili olduğun insanları düzeltmek gayesi güdüyorsan işe kendini düzeltmekle başla.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Dünya hayatının değişkenlik ve bulanıklığının emaresi bir tarafın düzelmesiyle başka bir tarafın bozulmasıdır. Dünya ehli, başkasını zelil  etmeden aziz, fakir etmeden zengin olamaz. Bilesin ki dünyayı niceleri sağlam bir görüş ve dindarca bir yaşam olmaksızın elde etmişlerdir. Do­layısıyla hatalı olduğun hâlde istediğini elde edebilmişsen veya doğru olduğun hâlde dünya sana sırtını dönmüşse bu, seni hatanı tekrarlama­ya ve doğrudan uzaklaşmaya yöneltmesin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Şehvetlerden kendini sakın. Şehvetlerin seni yücelmekten alıkoyaca­ğını, zihnini bulandıracağını, namusunu kirleteceğini ve seni önemli işlerini yapmaktan geri bırakacağını bilmek, onlardan kaçmak konu­sunda sana yardımcı olsun. Çünkü onlar, bir eğlenceden ibarettir. Eğ­lence devreye girince ciddiyet kaybolur. Din ve dünya düzeni ise ancak ciddiyet ile kaim olur. Nefsin şehvetler ve eğlence konusunda sana karşı diretirse seni en kötü yere sürüklemiş ve makbul olan yolun tersine bir şey istemiş olur. Bundan dolayı ona sağlam bir şekilde karşı koy ve dilenebildiğin kadar diren. Ondan hakka doğru yönel. Çünkü hakka dair her neyi terk edecek olursan bâtıla doğru yol almış olursun; doğru­ya dair her neden taviz verirsen hataya doğru yelken açarsın. Nefsinin hevâsına birazcık yüz verirsen o senden daha çok şey ister. Küçük bir hata dahi işleyecek olsan bundan rahats<span style="text-decoration: underline;">ı</span>z<span style="text-decoration: underline;">l</span>ık duy. Çünkü her işin bir alışma süreci vardır. Nefsini az bir şeyi yapmaya alıştırırsan o seni daha çoğuna sürükler.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Yok olmaya mahkûm olan şeylerle övünülmez. Kalıcı olmayan şeylerde zenginlik bulunmaz. Kanaat et ki zengin olasın. Dünyaya karşı aşın hırslı olma; çünkü orada çok az kalacaksın.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Laf taşımak kalplerde öfkeye yol açar. Kusurunu yüzüne (fütursuzca) vuran kişi sana sövmüş demektir; sana başkasından laf taşıyan senden de başkasına laf taşıyordur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Her özgür cömerttir ama cömert olan herkes özgür değildir, özgür olan kişi doğası gereği cömerttir; cömertliği hürriyetten kaynaklanmayan kişi ise alışkanlık ve sonradan edindiği huydan dolayı cömert davranır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Ey dinleyenler ! İnsanların birbirlerine karşı üstünlükleri, soyla değil akılladır. Ben bilge Eflâtun’un: &#8220;Hikmet, ilimlerin başıdır, edeb ise anlayışların (eflhâm) aşısı ve zihinlerin ürünüdür.” dediğini duymuştum.Fark edilmesi zor olan görüş, sağlam düşünce de idrak edilir. Elde edil­mek istenen şeylere, acele etmemekle (teenniyle) daha kolay ulaşılır</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Tatlı sözle sevgi süreklilik kazanır. Başkalarına kol kanat germekle işlet tamamlanır. Güzel ahlâk ile yaşam güzelleşir ve mutluluk kemâle eter. Susmasını bilmek, yüksek heybet kazandırır. İsabetli düşünmekle değer ve şeref artar. Hakkı gözetmekle insanlar arasında barış meydana gelir.Tevazu ile sevgi çoğalır. İffetle ameller arınır. Başkalarına ihsânda bu­lunmakla kişi yücelir. Adaletle düşmana üstünlük sağlanır. Hoşgörü ile destekçilerin sayısı artar. Yumuşak başlılıkla kalpler kazanılır. Başkaları­nı kendine tercih eden kişi cömert adını hak eder. Karşılıksa iyilikle âli­cenaplık vasfı hak edilir. Arkadaşlık, vefa ile daim olur. Üstünlük doğ­rulukla elde edilir. Güzel düşünce-davranış, örnek gösterdir. Zaman, kişiyi hoşgörü (hilm) sahibi yapar. İşini sağlam yapmak, (değer) artışı sağlar. İrfan sahibi olan kişi dünyaya değer vermez.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Her şeyin dalı kökünden (aslından), parçası bütündendir (kemaldendir). Eğer dünyaya yüz çeviriyorsanız (zâhidlik yapıyorsanız), zühdünüz bekaya rağbet etmekle tamamlanır. Zira dünyaya rağbet etmenin kökü, bâki kalmanın güzel olmasıdır. Dolayısıyla her kim cennetten (na&#8217;im) <em>yüz</em> çevirir de dünyaya rağbet ederse kökü bırakmış, dalı almış olur. Kâmil kişi, dallarla birlikte köke de sahip olandır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Soru soran doğru bir şekilde sormadıkça o soruya cevap vermeyen kişi, bu yüzden kınanmaz. Çünkü sorunun doğru bir şekilde sorulması, doğru cevap vermenin ön şartıdır.</p>
<p>Kaynak:İbn Fatik-Muhtarul Hikem(Hikmetli Sözler) Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“Faydasız yere ömrünü tüketme, haksız yere malını harcama, boş yere kuvvetini sarf etme, doğru olmayan bir fikre görüşünü yönlendirme. Bu söylediklerimi iyi koru ve bu konuda ve özellikle de kendisi dışındaki her şeyin sonradan elde edildiği ömrün konusunda ihtimam göster. Eğer senin kendini mutlaka bir hazla oyalaman gerekiyorsa bu, âlimlerle sohbet etmek ve hikmet kitaplarını incelemek şeklinde olsun.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“Adalet yüce ve ulu Allah’ın arzındaki terazisidir. Onunla güçsüz güçlüden; haklı haksızdan hakkını alır. Allah’ın kulları için koyduğu bu teraziyi kim bozarsa çok büyük cahillik etmiş ve Allah’ı tanıma konusunda büyük bir küstahlıkta bulunmuş olur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Ölmek üzere iken şöyle dedi: “Benim için sekizgen bir ev yapın.Onun her bir yüzüne şu sözlerden birini yazın: “Âlem bahçedir; duvarı devlet. Devlet iktidardır; koruyucusu kanun. Kanun siyasettir; yürütücüsü hükümdar. Hükümdar çobandır; destekçisi ordu. Ordu yardımcılardır; geçindiren mal. Mal rızıktır; biriktireni halk. Halk kullardır; onları itaat ettiren adalet. Adalet kaynaşma sebebidir;onunla dirlik bulur toplum”. Bana göre bu gerçekten yüce bir sözdür.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“Biliniz ki kötülerin bedenleri daha dayanıklı, iyilerin ise nefisleri daha dayanıklıdır. Övgüye değer olan dayanıklılık, adamın cildinin dayağa karşı arsız veya ayağının uzun yola karşı güçlü ya da elinin ağır işe karşı kuvvetli olması değildir. Çünkü bunlar hayvanların özellikleridir. Fakat asıl dayanıklılık nefsini yenebilmek, çeşitli durumlara göğüs gerebilmek, güzelce sabretmek, kararlılığı tercih edebilmek, heva-hevesi terk etmek, sonunun layığına varacağını umduğu meşakkate katlanabilmek, arzu ve tutkularına karşı sürekli mücadele etmektir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“Cahil kişi boğulmak üzere olan kişiye benzer. Ona uzaktan öğüt ver, ancak sakın yanına yaklaşma. Eğer kurtulursa sen kurtarmışsın demektir, eğer helak olursa seni de kendisiyle birlikte helâke sürüklemesinden kurtulmuş olursun. Sözünü dinlemesi için ikaz et.”</p>
<p>Kaynak:Şemseddin Şehrezuri – Nüzhetü-l Ervah</p>
<p>T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı</p>
<p>Devamını Oku: <a href="http://ilimcephesi.com/lokman-hekimden-sozler/#ixzz43fl4j1gG">http://ilimcephesi.com/lokman-hekimden-sozler/#ixzz43fl4j1gG</a><br />
Follow us: <a href="http://ec.tynt.com/b/rw?id=dj_V9Al0Or5ikeacwqm_6l&amp;u=ilimcephesi" target="_blank">@ilimcephesi on Twitter</a></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozleraristo/">Filozoflardan Sözler:Aristo</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozleraristo/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filozoflardan Sözler:Eflatun</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlereflatun/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlereflatun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 19:53:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Fatik]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl ve Haz]]></category>
		<category><![CDATA[Azarlamak]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Şehrezuri]]></category>
		<category><![CDATA[Eflatun]]></category>
		<category><![CDATA[Filozoflardan Sözler:Eflatun]]></category>
		<category><![CDATA[Hıyanet]]></category>
		<category><![CDATA[Münazara]]></category>
		<category><![CDATA[Nefs ve Arzu]]></category>
		<category><![CDATA[Sır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3066</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sizi temin ederim ki elde etmek için birbirinizle yarıştığınız bu dünya malının ne kötü bir şey olduğunu bilseydiniz rağbet ettiğiniz şeye esasında hiçbir ihtiyacınız olmadığını fark ederdiniz. (Nefsin) arzularını yok edin, çünkü onlar (doğru) düşünmeyi engeller, ihtiyacınız olmayan şeyin talip­lisi olmayın. İşinizi yoluna koyacak şeylere bakın. Altın ve gümüşün fıtrata  faydası nedir ki! Altın ve [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlereflatun/">Filozoflardan Sözler:Eflatun</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-4446 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg" alt="hikmetli-sozler" width="390" height="203" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg 555w" sizes="(max-width: 390px) 100vw, 390px" /></a></p>
<p>Sizi temin ederim ki elde etmek için birbirinizle yarıştığınız bu dünya malının ne kötü bir şey olduğunu bilseydiniz rağbet ettiğiniz şeye esasında hiçbir ihtiyacınız olmadığını fark ederdiniz. (Nefsin) arzularını yok edin, çünkü onlar (doğru) düşünmeyi engeller, ihtiyacınız olmayan şeyin talip­lisi olmayın. İşinizi yoluna koyacak şeylere bakın. Altın ve gümüşün fıtrata  <em>faydası</em> nedir ki! Altın ve gümüşün işe yarar özelliği nedir ki sevdalılarınız onları yere göğe sığdıramıyorlar. Allah sizi koruyacak şeyleri sizin için ha­zırlamıştır. Bunlar hikmet ve takvadır.Ey insanlar! Takva başarının başı, erdemlerin anahtarıdır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Eflâtun şöyle derdi: “Aklın anlamı ve İşlevi, varlıkların farkına varıp onları ayırt etmektir. Doğruluğun anlam ve işlevi, varlıkları bulunması gereken yere koymaktır. Cehaletin anlamı ve işlevi, varlıkları birbirine karıştırmaktır, yalanın anlam ve işlevi ise varlıkları bulunması gereken yerden başka yere koymaktır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“İnsanların en cahilce davrananı kimdir?” diye sorulunca Eflâtun: “En <em>çok</em> kendi görüşünü beğenen, başkasının görüşüne hiç aldırmayıp sade­ce <em>kendi</em> görüşüyle yetinen ve hep iyi taraftan bakarak işlere düşünme­den dalandır.” diye cevap vermiştir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Eflâtuna: “Her türlü çirkin ve yerilmeyi gerektiren davranıştan uzak olan kimdir?” diye sorulunca: “Aklını emanetçi, sakınmayı vezir, öğüt­leri yular, sabrı kılavuz, her türlü konuda ihtiyatlı olmayı destekçi, Al­lah korkusunu sohbet arkadaşı, ölümü anmayı da yakın arkadaş olarak belleyen kişi.” diye cevap vermiştir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Ağzının tadı hiç bozulmasın istiyorsan tattığın şeyi tüketme. Birazını sonraya bırak ki ağız tadın devam etsin</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Akıl ile duyunun arasını bulmadıkça dünyadaki hiçbir şeyi tatma ki bu ikisinden biri diğerini bozmasın. Ancak bu ikisinin arasını bulabilenler, güzeli güzel, çirkini çirkin olarak görürler.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir şeyin cahili olduğunu bildiğinde bilmediğini biliyor olman sana o şeyin bilgisini elde etme imkânı verir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Küçük bir şey büyümeye elverişli ise onu hafife alma, öfkeli olan kişiyle tartışma, çünkü üzerine gitmekle onu iyice gerginleştirirsin ve asla doğruya döndüremezsin. Evinde birbirini alt etmek için didişip duran iki nefis bulundurma. Başkasının düşüşüne sevinme; çünkü zaman senin başına ne getirecek <span style="text-decoration: underline;">bilem</span>ezsin. Zafer elde edince böbürlenme. Çünkü zamanla ne olacağını bilemezsin. Başkasının hatası ile dalga geç­me; çünkü düşüncene sahip olamaz (ve gün gelir sen de aynı» hataya düşersin). Başkalarının hatalarını kendi doğruların gibi kabul et. E<span style="text-decoration: underline;">v</span><span style="text-decoration: underline;">ine </span>cimrilik tohumları ekme. Aklı sağına, hakkı soluna al.O  zaman bir ömür boyu esenlik bulur ve özgür kalırsın,</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir işi çabucak yapmayı değil, iyi bir şekilde yapmayı amaç edin.Çünkü, insanlar bir işi ne kadar zamanda bitirdiğine değil, işini hangi nitelikte yaptığına bakarlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Alim,cahille karşı üstünlük taslamamalı ve Allahın kendisini ondan yüksek kıldığı nispette alttan almaya çalışmalıdır.Ayrıca kendisinin ondan daha iyi bildiği şey vasıtasıyla cahilin nefsine karışan şeyin yok olması için uğraşmalıdır.Böylelikle onu şekten yakine taşıyabilir.Çünkü cahille didişmek iş bilmezliktir.Ona katlanmak ve rehberlik etmek ise yöneticiliğin göstergesidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İstediğin şey sana verilmediğinde “neden vermedi ki” diye verene kıza­cağına “neden istedim ki” diye kendine kız. İşlerin sonunda insanlara karşı aşırı duygusal davranma. Çünkü bu, kalpleri senden uzaklaştırır ve sana doğrunun yollarını unutturur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Nefsin yaşaması ve ayakta kalması, musibetlerden koruyan davranışlarıyla mümkün olur. Böyle yapmalıdır ki hiçbir şey nefse yaklaşıp do­kunma ve dolayısıyla onu öldürme imkânı bulamasın. Bu, onu öldür­mezse <em>hiç</em> kimsenin onu öldürmeye gücü yetmez. Çünkü nefis, latif (beş duyu ile algılanamayan) bir varlığa sahip olduğu için bedene bas­kındır, <em>ondan</em> yukarıdadır; bedeni gözetleyen ölüm onu gözetleyemez. ölüm onu göremez ama o, latif varlığından dolayı ölümü görebilir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsanlardan biri, sahip olduğun bir erdemden dolayı seni kıskanır da kötülüğün için çalışır veya söylemediğin bir şeyi (söyledi) diyerek sana iftira atarsa ona onun gibi karşılık verme ki yaptığı kötülükte kendini mazur görmesin, aksi hâlde amacına ulaşması için ona zemin hazırlamış olursun. Bunun yerine onu kıskandıran erdemini daha da artırmaya bak. Hiç kuşkusuz sen, şartların aleyhine dönmesine meydan vermeden de ona kötülük edebilirsin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir kişinin fıtratını öğrenmek istersen bazı konularda ona akıl danış.Akıl danışınca onun zulmünü-adaletini, hayrını-şerrini öğrenirsin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Özgür insan, elinden geldiğince verilen nimete şükreder. Bayağı insan ise şükretmek için nimetin çokluğuna bakar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsanların, senin iyi yanların hakkındaki konuşmaları hoşuna giderse kötü yanlarına bak. Senin kendin hakkındaki bilgin, insanlann senin hakkındaki övgülerinden çok daha isabetlidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Cimrilerin en güçlüsü yüzü gülen ve tahammüllü olandır. Çünkü o, bunu yapacağı yardımın yerine koyar ve aklı başında insanlardan onun bu özelliğini sevecek kimseler bulur. Çünkü yoksun bırakılsa bile kişi­nin güzel karşılanmış olması, istediği şeyin asık bir suratla verilmesin­den daha tercihe şayandır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Mümküne göre hareket edenin doğru yolu bulma ihtimali azdır ve ka­fası rahat değildir. İmkânsızı isteyenin basireti bağlı ve temyiz yetene­ği eksiktir. Vaciple birlikte yürüyenin ise yolu güvenli, arkası güçlü ve kalbi rahattır. Bu kişi yolda yürürken karşısına zarar verecek hiçbir şey çıkmaz ve hesaba katmadığı hiçbir sıkıntı ile karşılaşmaz.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsanda hayâsızlık, başına gelebilecek birçok şeyi tasavvura engel olan bir düşünce körlüğüdür. Bu yüzden o her şeyi hafife alarak yapar. Çün­kü değerini (ya da neye yol açacağını) düşünmez. Bu konuda o, gündüz ya da gece körüne benzer. Başkasının gördüğü, ama kendisinin göre­mediği küçük şeylere takılır. Hayâ ise düşüncenin bu sûreti görmesini <em>sağlar</em> ve nefsin onun üzerine basıp geçmesine imkân vermez</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Arkadaşların en mutlusu ve üstün tutulmayı en çok hak edeni, alışkan­lıklarının boyunduruğundan sıyrılan, öfkesine boyun eğmekten kurtu­lan, sahip olduğu makama bakılmaksızın insanların gönüllerinde taht kuran, gelirleriyle oyalanıp giderlerinden bihaber olmayandır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir şeye duyduğun sevgi, seninle onun kötülükleri arasında bir perde­dir. Bir <em>şeye</em> duyduğun nefret ise seninle onun güzellikleri arasında bir perdedir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Akıllı olan kendini gözetmeli, hatasını büyük, doğrusunu küçük görmeli ve ona hiç ehemmiyet vermemelidir. Çünkü doğruluk, onun insanlığının bir parçasıdır</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Amacın, bir bilgiyi öğrenciye yaklaştırmak ve hiç yorulmadan onu elde etmesini sağlamak olmasın. Çünkü bu, onun ezber yeteneğini geliştirir, çıkarım yapma yeteneğini ise yok eder. Bunun yerine ona ışık tut ve dü­şünerek bulması için imkân tanı. Ona doğru yolu göster (rehberlik et). Bir şeyi bilmediğini fark ettiğinde (bilgiyi hazır olarak sunmak yerine) önünü aç.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Zulüm sebeplerinden biri, kişinin kendi lehine ve aleyhine olan şeyleri tam olarak bilemeyip kendini hak etmedği bir yere koyması ve kendisi <em>için</em> gereken şeylerle yetinmeyip elinin uzandığı son noktaya kadar ulaşmak istemesidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir şeyde adalet tek bir şekilde tezahür eder, zulmün ise tezahür şekilleri çoktur. Bundan dolayı zulüm kolay; adaleti bulmak ise zordur. Zulüm <em>ve</em> adalet, hedefi tutturmak ve hedeften şaşma bakımından ok atmaya benzerler. Hedefi tutturmak için çok çalışmak gerekir. Hedeften şaş mak içinse özel bir çabaya gerek yoktur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İhtiyaçları elde etme isteği konusunda iyilerle kötüler arasındaki fark şudur: iyiler ihtiyaç duydukları bir şeyi İstedikleri zaman ona güzel bir karşılık vermeyi de isterler.Onlara göre ihtiyacı gidermek,bir bedel karşılığında satın alınan bir eşya gibidir. Bu yüzden onlar, kendilerini onun bedelini ödemek zorunda hissederler. Bir şeyi satın alacak paraları bulunmayıp satın almak istedikleri şeyin sahibi onu kendilerine vermediğinde kızıp üzülmedikleri gibi, ihtiyaçlarını birinden isteyip istekleri karşılanmadığında da üzülmezler. Kötüler ise bir ihtiyaçtan görüldüğünde kendilerini ona bir karşılık vermekle yükümlü bilmez­ler. İhtiyaçlarını dile getirip de ihtiyaçtan karşılanmadığında da hemen dil uzatarak <span style="text-decoration: line-through;">verm</span>eye<span style="text-decoration: line-through;">n</span>i yererler. Çünkü kendilerine hiçbir sorumluluk yüklemeyen bir nasibi kaçırmışlardır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Akıl ve hazzın arasını bulmadıkça hiçbir şey yapma; çünkü akıl seni korur; haz ise helake götürür:</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bil ki,sende bulunmayan bir nitelikle öven kişi,senden başkasına hitap ediyor demektir,dolayısıyla ona cevap da mükâfat da vermen gerekmez.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hıyanet edenin ‘’Dalgınlığıma geldi.” ve yalan söyleyenin “öyle san­dım da söyledim’’ diye özür dileyip kendini savunması, bu iki suçu kasten yapmış olmasından daha ağırdır. Çünkü suçu kasıtlı işleyen kişinin suçundan güzellikle vazgeçmesi umulur, suçunu kabul etmekten âciz olan kişinin güzellikle dönmesi ise pek beklenmez.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sırrını kalbinden başka yere saklama; olur ki senden çıkan sır değişir ama senin durumunda hiçbir değişiklik olmaz.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>&#8216;Sana yaklaşmaya çalışan kişinin bunu neden yaptığını bilmeden kendi­ni salıverme. Sende bulunan kalıcı bir özellikten dolayı böyle yapıyorsa sana olan ilgisinde sebat edeceğini umabilirsin. Meyli, geçici bir özel­liğinden dolayı ise buna aldırış etme; çünkü bu ilgi, o özelliğin sende kalmasına bağlıdır, özellik gidince onun ilgisi de yok olup gider.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Eflâtuna: “Bedenimiz güçsüz olmasına rağmen ona nefis verilmiş ve bedenin her parçası nefsin arzularına maruz iken biz nefsin arzuların­dan nasıl korunacağız?” diye sordular. Şu cevabı verdi: &#8220;Nefsin arzusu, düşünmekten kaynaklanır; her düşüncenin beraberinde ibret; nefsin arzularının beraberinde de caydırıcı bir unsur vardır. Her kim nefsinin arzusuna ibreti bitiştirir ve nefsini vazgeçme düşüncesi ile kuşatırsa nef­sinin saldırganlık bağı çözülür ve sabrı nefsinin arzusuna tercih etmek suretiyle ona geri adım attırır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Nail olduğu bir nimetten dolayı kendisine gıpta edilen niceleri var ki  musibeti o nimetin ta kendisidir; bulunduğu durumdan dolayı kendi­sine haset edilen niceleri var ki derdi, içinde bulunduğu o durumun ta kendisidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İyilik yapan kimseye iyiliğinin karşılığını vermeyi amaçla; buna gücün yetmezse düşünceni ifade etmekle yetinirsin. Ama ona karşı iyilik ya­pabilecek durumda iken sadece söylemekle yetinme. Küçük dahi olsa kinini kazandığın birinin senden intikam alacağını düşün ve barışmak ya da seni yok etmek süretiyle kinini söndürmediği sürece ona karşı asla gafil olma. Şunu da bil ki barışmak, senin için daha iyidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Aklı olan kişi kendini denetlemeli ve yanlışını büyük, doğrusunu küçük görmelidir; çünkü doğru zaten onun insanlığının bir gereğidir. Yanlış ise insanların nefislerine iyice yerleştiği için küçüktür.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Münazarada hasmın münazara adabının dışına çıktığının bazı göster­geleri şunlardır:</p>
<p>a) Açıklamayı gerektirmeyecek kadar açık olsa dahi senin söylediğin her şey hakkında soru sorması</p>
<p>b) Senin söylediğin ha­ricinde bir anlama gelme ihtimali bulunan müşterek bir isimle sana karşı çıkması</p>
<p>c) Her ikinizin de bildiği bir şeyin tanımını yapmanı istemesi</p>
<p>d) Kendisi kabul etmediği hâlde insanların genelinin kabul <em>ettiği yaygın</em> görüşe başvurması</p>
<p>e) Senin sözünü kanunun onaylama­dığı bir anlama çekmesi</p>
<p><em>f)</em> Senin delilin hakkında insanların alışkan­lıklarını benimsemiş gözükerek seni yalanlaması</p>
<p>g) Tartışırken mecâzi <em>ifadeleri </em>tartışmaya tanık olanların anlayışına yakın bir dile çekmesi.Senin sözlerinin dilcilerin İfadesiyle çeliştiğini iddia etmesi</p>
<p>ı) Senin konuşmanda geçen inanmadığı noktaları yadırgayıcı bir tutum takı­narak dinleyicilere senin arg<span style="text-decoration: underline;">ümanlar</span>ının karşısında şaşırmış izlemini vermesi.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir delikanlıyı azarlarken çok sert bir dil kullanma; çünkü o, kabulden ziyade karşı çıkmaya meyyaldir. Gençleri azarlamakta çok sert bir dil kullanan kişi, güçlü bir ateşi söndüreyim derken üfleyerek daha da tu­tuşturan ve üflemenin ancak zayıf ateşleri söndürebileceğini bilmeyen kişiye benzer.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>İnsanlar arasındaki yerini öğrenmek istiyorsan sebepsiz yere sevdiğin <em>şeylerin</em> ne olduğuna bir bak.</p>
<p>Kaynak:İbn Fatik,Muhtarul Hikem(Hikmetli Sözler)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Eflâtun insanlara şöyle nasihat etmiştir. “Ey insanlar! Sözümü dinleyin ve size olan nimetlerinden dolayı Allah’a şükredin. Bilin ki Allah nimetlerin verilmesi konusunda mahlûkatı arasında fark gözetmemiş ve onların hepsine nimetlerden vermiştir. İsterseniz sağlık nimeti açısından bu düşünce üzerinde bir değerlendirme yapınız.</p>
<p>Allah nimetlerini bütün insanlara bol bol ihsan etmiştir. İnsanlar sağlığı hiyerarşilerine göre elde etmemişlerdir. Toplumun zayıf kesimleri zayıflıkları yüzünden ondan mahrum kalmaz. Bu öyle bir nimettir ki varlıklıların iftihar ettiği her şeyden daha üstündür. Duyu organları da böyle olup bunlar da bütün insanlar için eşittir.<br />
Bu nimetleri ihsan etmesinin ve musibetlerin başınıza gelmesini engellemesinin karşılığı olarak gecenizde gündüzünüzde yüce ve ulu Allah’a şükretmeniz üzerinize vâciptir. O halde aklınızı fikrinizi, kendisine ihtiyaç duymadığınız şeyler konusunda birbirinizle  didişmekten uzak tutun. Bilin ki fıtratta olan şey doğal kanundur ve onda sizin için türlü menfaatler ve zenginlikler vardır. Doğa, dünyanızda ve ahiretinizde işinizi ıslah edecek her şeyi sizin için hazırlamıştır. Şu hâlde aranızda düşmanlık ve kin doğuran şeyler hakkında toplanmaya ve kendinizi tüketmeye iten sebep nedir?<br />
Bütün samimiyetimle söylüyorum ki kendisi için birbirinizle rekabet ettiğiniz şeyin ne olduğunu bilseydiniz rağbet ettiğiniz şeyden elinizi eteğinizi çekmeniz gerektiğini fark ederdiniz. Arzuları defedip kurtulun, çünkü onlar düşüncenin zıddıdır. Kendisine ihtiyacınız olmayan şeyi talep etmeyin. İhtiyacınız olan şeylere girişin. Fıtrat  için altın ve gümüş bir zenginlik midir? Özellikleri nedir ki sevenlerionları övüp duruyorlar! Kuşkusuz sizi koruyacak şeyleri Allah sizin için hazırlamıştır. Bunlar hikmet ve takvadır.</p>
<p>Ey insanlar! Takva başarının başı ve erdemlerin anahtarıdır. Zulümden uzak durun; çünkü o, mahvolmaya sebeptir, belanın parçasıdır. İffetsizliği reddedin, çünkü bunun yaygınlaşması ümmeti helake sürükler. İffetsizlik düşük canlıların özelliğidir. İstekleriniz hakkında kendi delillerinizin farkında olarak karar verin: zenginlik mi, yoksa fakirlik mi? Eğer zenginlik istiyorsanız bilin ki delil sizin aleyhinize! Ama fakirlik istiyorsanız o zaman söylediğimi tutun.İhtiyacı olan her şeye sahip olan ve sahip olduğu şeye kanaat etmeyen kişinin başka şeyleri de talep ettiği için hep bitkin olduğunu inkâr edebilir misiniz? Tabiatın sizin için ihtiyaç duyacağınız her şeyi hazırladığını doğru kabul ettiğimize göre boynunuzun borcu; yüce Allah’ın size verdiği bunca nimete sımsıkı yapışmanızdır.<br />
Ey akın ve gümüş taliplileri! Bunları kendiniz için mi biriktirmek istiyorsunuz yoksa sırf kendileri için mi? Bunları yığdığınızda eğer sarf alan ve gümüş oldukları için bunlara rağbet ediyorsanız, o zaman bunlarla değersiz şeyleri satın almaya sizi sevk eden şey nedir? Düşünmüyor musunuz ve bilmiyor musunuz ki bunlara sırf kendileri İçki rağbet edilmez. Siz altım ve gümüşü onları biriktiren ve onlarla bedbaht olanlara bırakın. Ancak hikmeti elden bırakmayın; çünkü hikmet nefsin ışığıdır. Nefsin bütün faziletleri ve ahlâki özellikleri onunla ortaya çıkar. İlme sarılın; çünkü ilim, yaratılışın başlangıcı olan suretin özelliklerinden biridir. Yeme-içmede israfa kaçmayın; çünkü bunlar suretten daha düşük olan madde tütündendir. Madde ise suretin fiilleriyle tamamlanır. O halde siz surete benzeyin. Çünkü suret, yüce yaratıcının kendisinde var ettiği güçle hareket ettiren şeydir. Maddeye meyletmeyin. Çünkü Allah maddeyi var etmiş, ardından sûret vererek onu tamamlamış ve suretin gücünün hareketiyle onu harekete geçirmiştir.<br />
Gerçekten size diyorum ki şair Homeros, “Heyula kadın gibidir, sûret ise erkek gibidir” derken hikmetli ve doğru söylemiştir. Siz kendinizi ıslah edin ki kardeşleriniz de sizin için ıslah edilsinler. Sözümü tutarsanız doğru yolu bulursunuz. Söylediklerimden gafil olursanız kendinizden başkasına zararınız olmaz, bunun zararı sizden başkasına ulaşmaz. Geçmişlerinizin yoluna sanlın. Arzularıyla yaralanmadan dünyadan uzaklaşın. Hikmeti rağbet edilen herşeylerin en önüne geçirin. Beden sağlınıza itina gösterin; çünkü beden nefsin âletidir. Ruhun erdemlerini talep edin ki güçleriniz düzelsin. Yergiye değer şeyi övmeyin, övgüye değer şeyi de yermeyin, iyilikte yardımlaşın. Aranızdan kini kaldırın. Sizi terk edecek şeylerle ünsiyet kurmayın; pek yakında kaybedeceğiniz şeylere rağbet etmeyin. Bütün insanların rağbet edilmesi gerektiği hususunda anlaştıkları erdemleri talep edin ve bütün insanların tiksinmesi nedeniyle yerilen şeyleri terk edin. Sizden önce gelip geçmiş iyilerinizden ve krallarınızdan ibret alın ve varmak istedikleri gayeye tutunun. Hak apaçıktır, doğru nettir, takva maruftur, onur zahirdir, mürüvvetin perdesi kalkmıştır. Adalet övülen bir erdemdir. Yerilen davranışların damgası ne kadar da ayan beyandır ve ayıp görülenler ne kadar da açıktır!</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Davranışları bakımından insanların en cahil olanı kimdir?” diye sorulunca “Kendi görüşünü en çok beğenen, başkasıyla istişare etmeksizin ve kendi işine ters olmasına aldırmaksızın sadece kendi görüşüyle yetinen ve hüsn-i zannıyla işlere düşünmeksizin atılandır, diye cevap verdi.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Bir şeyi değerinden daha fazla övme; çünkü kısa süre sonra hem onun gerçek zatı hem de senin cahilliğin ortaya çıkar, o zaman bu o şey için bir methiye olmaz, bilakis senin için eksiltmek olur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Eflatun Aristoteles’e yazdırdığı bir yazıda şöyle demiştir: “Allah’ı ve hakkını bil. Her gün aldığın gıdana gösterdiğin ihtimamdan daha çoğunu salih ilme göster. Allah&#8217;tan faydası senin için sürekli olmayan şeyleri isteme. Çünkü bütün bağışlar onun katındandır. Aksine Allahtan seninle ebedi kalacak olan nimeti iste. Daima uyanık ol. Zira kötülüklerin nedenleri çoktur. Sana yakışmayacak şeyi arzulama. Sadece iyi bir hayat arzu etmen yaraşmaz, güzel bir ölüm de istemelisin. Kendileriyle bir şey kazanmadığın hayatı da ölümü de iyi sayma. Şu üç haslet konusunda muhasebe yapmadan uyuma: Bugün bir hata yaptın mı? Bugün iyilik olarak ne yaptın? Bugün iyilik olarak yapman gereken ne vardı da onu yapmadın? Düşün ki ne idin ve gidişin nereye doğru? Bedbaht, daima sonunun ne olacağını düşünmeyen ve düşünmediği için de belasından ricat etmeyendir, özünün dışından olan kazanımlarını, aslın yerine geçirme. Hak edene hakkını vermek için sana ulaşıp istemeye mecbur bırakma,aksine bunu başlangıçta yap. Bu dünyadan herhangi bir şeyle ferahlık duyan veya başına gelen bir musibetten dolayı üzülen ve kederlenen kimse tam bir bilge değildir. Daima ölümü hatırla ve ölümden ibret al. Kişinin aklının kıtlığı, kendini ilgilendirmeyen konuda gevezelik  etmesi ve kendisine sorulmayan ve kendinden istenmeyen şeyleri haber vermesi ile anlaşılır. Tekrar tekrar düşün, sonra konuş ve yap. Zira varlıklar değişir. Çabuk öfkelenme aksi takdirde âdet haline gelerek sana baskın çıkar. Muhtaç olana vermeyi yarına bırakma. Çünkü sen yarın ne olacağını bilemezsin. Musibete uğrayana destek  ol, tabi kendi yaptığı bir kötülüğü değilse. Güzel olsa da kazancı sevme ki Allah’ın sevgisinden uzaklaşmak zorunda kalmayasın. Sadece lafla değil, amelinle de bilge ol. Çünkü uygulanan bir bilgelik ancak sana ebedi âlemde fayda verir. Allah katında şeref, lafla bilgelik değildir; onun katında şeref, salih amellerle bilgeliktir. Sen iyilik 30 için yorulsan da yorgunluk gider; iyilik sana kalır. Günahtan haz alsan da haz gider; günah sana kalır. Öyle bir günü unutma ki sana seslenilir ama sen duyamazsın; o gün keskin dil susar, düşünmek geçersiz olur, gözler kararır, suları toprağa akar; canın bedeninden ayrılır, kendi bedeninin iğrenç kokusunu bile duyamazsın; algın iptal olur öyle ki bedenindeki cerahati emen kurtları hissedemezsin.</p>
<p>Ne arkadaşını, ne de düşmanını tanıyamayacağın bir mekana; efendiyi kölenin eşit olduğu bir yere gitmekte olduğunu unutma. Adil terbiyi de hatırla. Eğitimle edep biriktir. Çünkü sen yolculuk ne zaman bilemezsin. Bil ki Allah&#8217;ın bağışladığı nimetler arasında hikmetten daha hayırlısı yoktur. İyilikle karşılık ver, kötülüğü bağışla. Her zaman kendini muhafaza et. Tefekkür et, durumunu anla ve düşün. Gelip geçici ve değişken şu âlemin hiçbir işine güvenme. Hiçbir iyiliğe aleyhtar olma ve hiçbir kötülüğe özenme. Helal kazanç sebebiyle ondan daha üstün olanı terk etmen yakışık almaz. Gelip geçici zamanın sevinci için ebedi sevinci terk etmen de yakışık almaz. Hikmeti sev, âlimleri dikkatle dinle ve sultana itaat et. Hiçbir zaman güzel ahlâktan kaçınma. Asla hiçbir şeyi zamanı gelmeden yapma. Zamanında yaptığında ise anlayarak yap. Asla faydalanmadığın hiçbir sözü söyleme. Faydalı bir söz söylediğinde çekinceli ve dikkatli ol. Zengin olduğunda böbürlenmen gerekmez; bir musibete düştüğünde de hemen hacet dilenmen. Kimseye karşı sefih olma, bütün insanlarla ilişkin tevazu ile olsun. Kimseyi alçakgönüllülüğü sebebiyle küçümseme, insanlara seni günaha sokmayacak ve iyiliğinden eksiltmeyecek hususlarda yardımcı ol. Yaptığında kendini mazur gördüğün bir şeyin dengini yaptığında arkadaşını kınama. Münakaşadan uzak dur ve teenniye sarıl. Sende olmayan bir şeyden dolayı övülmeyi kabul etmemelisin. Yaptığında kınandığın şeyi asla yapma. Yapmadığın bir şey için üzülme, iyiliğin her çeşidi için yorgunluğa katlan. Sana yaraşan, yapman gerekeni hiç kimsenin dürtmesi olmadan yapmak ve yapmaman gerekenden de başkaları seni engellemeden uzak durmaktır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Öfke, şehvet ve nefsin diğer bütün huylarının; bunlara sahip olan kişinin denge içinde olduğu bir miktarı vardır. Bu dengeyi bozan bir ilave olursa sahibini kötülüğe çıkarır. Çünkü öfke yemeklere atılan tuza benzer. Yeteri kadar atılınca yemeği uygun hale getirir, aksi takdirde yemeği bozar. Nefsin diğer güçleri de böyledir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Faydasız şeyleri kazanmak isteyen birini gördüğünde onu Allah’tan korkanlardan sayma.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Söz, konuşanın niyetiyle örtüşürse dinleyenin düşüncesini harekete geçirir. Eğer niyetine muhalif olursa muhatapta hoş bir tesiri olmaz.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Nefsi güçlendiğinde insan görüşe, zayıfladığında araştırmaya yönelir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Davranışları bakımından insanların en cahil olanı kimdir?” diye sorulunca “Kendi görüşünü en çok beğenen, başkasıyla istişare etmeksizin ve kendi işine ters olmasına aldırmaksızın sadece kendi görüşüyle yetinen ve hüsn-i zannıyla işlere düşünmeksizin atılandır, diye cevap verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak:Şemseddin Şehrezuri – Nüzhetü-l Ervah</p>
<p>T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlereflatun/">Filozoflardan Sözler:Eflatun</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlereflatun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filozoflardan Sözler:Sokrates</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersokrates/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersokrates/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 17:13:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Farid-Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Fatik]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Şehrezuri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünaynın Faniliği]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyayı amaç edinmemek]]></category>
		<category><![CDATA[Laf Taşımak]]></category>
		<category><![CDATA[Musibet]]></category>
		<category><![CDATA[Nefs]]></category>
		<category><![CDATA[Söz-Eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Sokrates]]></category>
		<category><![CDATA[Susan Kişi]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3052</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın fanı olacağını bilen bir kişinin, fani olmayacak şeyleri bıra­kıp onunla uğraşması tuhaf şeydir. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Nakledildiğine göre Sokrates, kendisini öldüren kralın huzuruna girin­ce kral ona: “Sokrates!” dedi. “Sen bizi eleştiriyor ve putlara tapınmanın iyi olmadığını söylüyormuşsun, öyle mi?” Sokrates: “Ben putlara tapınmânın bazı insanlar için iyi olmadığını söylüyorum.” Dedi, Kral: ‘ Peki, bu kim için iyidir» [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersokrates/">Filozoflardan Sözler:Sokrates</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-4446 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg" alt="hikmetli-sozler" width="350" height="182" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg 555w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" /></a></p>
<p>Dünyanın fanı olacağını bilen bir kişinin, fani olmayacak şeyleri bıra­kıp onunla uğraşması tuhaf şeydir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Nakledildiğine göre Sokrates, kendisini öldüren kralın huzuruna girin­ce kral ona: “Sokrates!” dedi. “Sen bizi eleştiriyor ve putlara tapınmanın iyi olmadığını söylüyormuşsun, öyle mi?” Sokrates: “Ben putlara tapınmânın bazı insanlar için iyi olmadığını söylüyorum.” Dedi, Kral: ‘ Peki, bu kim için iyidir» kim için değildir?” diye sorunca Sokrates: ’‘Sokrates için iyi değil, kral için İyidir.” dedi. Kral: “Peki niye?” diye sordu. Sok­rates: “Çünkü bu bilge olan kişi için iyi değildir; bilge olmayan içinse iyidir.” cevabını verdi. Kral: “Peki bu nasıl oluyor?” dedi. Sokrates şu cevabı verdi: “Bir kimse Allah’ı layıkıyla tanır, O’nu hoşnut edecek dav­ranışları bilirse kendisini bağlayacak, günahlardan alıkoyup korkutacak başka şeylere gerek duymaz. Çünkü zaten kendisini yaratan ve rızık ve­ren zâtın hakkını gözetir. Bu vasıfta olmayan kişi ise kendisini bağlaya­cak ve günah işlemekten alıkoyacak &#8216;Rab edindiği putlar’dan korkmaya gerek duyar. Onların tanrı olduğuna inandığı için onlar onu günahtan alıkoyan Gerçekte ise onlar ölü birer ceset olup tapanlara hiçbir fayda veremezler.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Nefis, çözemediği şey karşısında duraksıyor, açık ve sarih olanı kabul ediyorsa bu, onun zekâsının göstergesidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Nefis her şeyin bedelidir, nefse ise bedel olacak hiçbir şey yoktur. Do­layısıyla nefsini zayi eden kişi her şeyi kaybetmiş, koruyan ise her şeyi korumuş olur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Dünyadan göç edip gideceğini kesin olarak bilmesine rağmen durma­dan onu bayındır etmeye uğraşan kişi ne gafildir!</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Aklı olan kişiye yaraşan, başkasına bırakacağı şey için kendini parala­mak değildir. Aklı olan kişiye yaraşan, çok az bir süre kalacağı bir yere kendini alıştırmamaktır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Kim başkalarının kıskanacağı bir şeye sahip olmak isterse aynı şeyi isteyenler ona düşmanlık besler.İnsanların düşmanlık beslediği kişi ise çabucak yıkılmaya mahkûmdur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Değersiz dünyayı bayındır etmeye yönelerek tertemiz nefislerinizi göz­den düşürmeyin. Gökyüzündeki kuşlar gibi olun. Onlar yuvalarından yiyecek bulmaktan başka hiçbir kaygıları olmadan ayrılırlar. Yiyeceği bulduklarında ise yuvalarına dönerler. Doyacaklarından daha fazla yiyecekle de hiç ilgilenmezler. Ya da yuvalarından ve yaşadıkları dağ başlarından aşağıya inen yabani hayvanlar gibi olun. Onlar da karınları doyunca inlerine dönerler. Ne ekerler, ne de biçerler. Bilirler ki yaratıcıları onların rızkını da yaratmıştır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hata yapanın hatasını yüzüne vurma, çünkü böyle yaparsan hem sen­den bir şey öğrenir, hem de sana düşman olur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Göz önünde olan konularda bir sıkıntıya düşersen tanımadıklarınla ko­nuş ki perde gibi olsun. Böylece söylediklerinden yararlanmasan bile hiç olmazsa zararın da olmaz. Üstelik kendilerine akıl danışıldığında onlar, en hayırlı görüş ne ise sana onu söylerler.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Gereksiz yere iyilik yapmayın, hak etmeyene de bağışta bulunmayın. Çünkü cahillerin çoğu verilmeyecek zamanda verir, ihtiyaç anında ise vermeyecekleri tutar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bilmeyen bilmediği konuda susuverseydi ortada anlaşmazlık diye bir <em>şey</em> kalmazdı. <em>Kötü</em> evde oturulmadıkça iyi ev bilinemedigi gibi; doğ­runun kendisi ile de hata bilinmez. Serti bilmeyen yumuşağı bilemez.Elde edildiğinde sevinilen şey,kaybedildiğinde üzüntü veren şeydir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sokrates öğrencilerine şöyle demiştir: &#8220;Oğlum! Kimin koruması altında olduğunuzu düşünün. Düşünemiyorsanız dünyadan sakının. Sakınamıyorsanız bastığınız yere dikkat edin ve nefsinizin arzuladığı şeyleri yemekten sakının. Çünkü dünyevi arzulara bağlı olan kalplerle Allah arasında perde vardır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Delikanlılıktan kaynaklanan arzulara, onları körelterek karşı koy; çünkü bu senin giyebileceğin en güzel elbisedir. Böylelikle küçüklüğün renkten renge girme hâlinden kurtulursun. Gizlice bir kötülük yapar ve bunun üzerinin örtüleceğini sanıyorsan onun yüzünden kendi kendini suçlayıp dururken bu insanlara gizli kalmaz, bunu iyi bil. Bundan dolayi Allahtan kork, insanlardan utan, nasihate uy, bilgelere kulak ver, ilim öğren ve güzel bir isim bırakıncaya kadar yürümeye devam et. İyi arzu ne güzel,kötü arzu ise ne çirkindir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Doğruda olsa laf taşımaktan uzak dur, çünkü insanların çoğu gerçeğin ne olduğunu bilmez ama her söylenene kulak verir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Dünyayı isteyen kişi her iki durumda da üzüntüden kurtulamaz: Ka­çırdığı şeyler için nasıl elde edemedim diye üzülür. Elde ettiği şeyler <em>içinse</em> “aman biri bunu benim elimden alır” diye korkusundan üzülür, öldükten sonra başkasının eline geçeceğini biliyor olması da bir bakı­ma <em>o şeyin</em> onun elinden alınması sayılır. Bundan dolayı o, her hâliyle üzgündür.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Dünya, kendisini terk edene nasihat eder, elde etmeye çalışanı ise alda­tır. Terk edene nasihati, dünya ehline karşı nasıl değiştiğini gösterme­sidir. Elde etmeye çalışanı aldatması ise kısa süreli bir haz gösterdikten  <em>sonra</em> değişerek acısını göstermesidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Ölüm her hâlükârda hem iyiler, hem de kötüler açısından iyi bir şeydir.Çünkü İyiler ölünce dünyada iken yapıp (öte dünyaya) gönderdikle­ri iyiliklerine kavuşur ve sevdikleri kardeşleriyle buluşurlar. Kötü bir kişinin ölümüyle ise <span style="text-decoration: underline;">insanlar</span> onun kötülüklerinden kurtulurlar, o da ölerek günahlarına yeni günahlar ekleme imkânını kaybetmiş olur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir<em> şeyden</em> korkan kişi kendisini ondan kurtaracak bir şey yapar. Şu hâl­de <em>ölümden</em> korkan kişi ölümün şerrinden kurtulmayı umut ettirecek <em>şeyler yapsın.</em></p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Elde ettiğin bir iyiliği veya nail olduğun dünyevi bir hazzı, yüz suyunu dökerek ve kendini alçaltarak elde ettiysen kendini kârlı sayma. Çünkü şahsiyet kaybın, dünyevi kaybından daha büyüktür. Şahsiyetinden har­cadığın şeyin değeri, nefsinin ihtiyacını gidermekten çok daha büyük­tür.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Dinlediği söylediğinden daha çok olsun diye insana bir dil ve iki kulak verilmiştir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Susan kişinin tek kazancı tartışmanın acısını çekip yorgun düşmekten kurtulmak olsa bu dahi yeterdi. Kaldı ki o, susarak öte dünyanın güzel­liğini ve rahatını da elde eder.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sokrates bir öğrencisine şöyle demiştir: “(Her bir) sözün senin aleyhine kayda geçer. Bundan dolayı doğru şeyler söylemeye çalış. Aksi hâlde susmak senin için daha güzeldir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bütün insanlardan sahip oldukları bütün özellikleri almayın. Bütün özellikleri övgüye değer olan insanlardan tüm özelliklerini almalısınız. Sadece bir özelliği övgüye değer olandan sadece o özelliğini almalısınız. Elmadan sadece koklayarak değil, yiyerek de faydalanılır. Bazı çiçekler vardır ki sadece kokusundan faydalanılır, zambak gibi bazı çiçeklerden ise bakarak faydalanılır. Hurmanın meyvesinden faydalanılır. Gül ağa­cının ise çiçeğinden faydalanılırken dikeninden sakınılır. Şu hâlde hem akıllı olan, hem de güzel şeyler konuşan insandan sahip olduğu bütün özellikleri almalısın. Sadece güzel konuşandan, konuştuğu güzel şeyleri almalısın.Bunun yanında kendi yeteneğine de bir bakmalı ve onu almaya gücünün yetip yetmeyeceğini düşünmelisin. Çünkü çiçekten bal almak insanın değil, arının işidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Günahkâra lütufta bulunmak, günah işlemek için onu daha da güçlen­dirmek demektir. Nanköre iyilik etmek nimeti zayi etmektir. Cahile İlim öğretmek onun cehaletini daha artirmaktır. Cimriden bir şey istemek onuru ayakaltına almaktır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Başkası seni ayıpladığında kızacağın şeyi yapmak sana yakışmaz, çünkü onu yaparsan kendi kendine kötü söz söylemiş gibi olursun.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Başkasında bulunan bir şeyi yadırgarsan dikkat et de bir benzeri sende olmasın. Çünkü kişinin kendisinde bulunan bir kusuru başkasında görüp eleştirmesi kadar <span style="text-decoration: underline;">çirkin</span> bir <span style="text-decoration: underline;">şe</span>y yoktur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bir iyilik yapıyorsan ve bunu sadece başkalarının övgüsünü kazanmak amacıyla yapıyorsan bu durumda başkalarının övgüsünü kazanmak için kötülük yapan kişiden daha üstün değilsin demektir. Çünkü insanların çoğu işlediği kötülükleri insanların övgüsünü kazanmak için yaparlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Musibetlerde kullanılabilecek en iyi araç sabırdır. Çünkü gerçekleşecek olan şeyden kaçan kişi, önünde sonunda kendisini arayanın eline düşe­cektir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Özgür ile köle arasındaki fark şudur: özgür olan, hakkı sırf hak olduğu için korur. Bu, sevgiye dayalı bir korumadır. Köle ise hakkı korkudan dolayı korur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Huyu güzel olanın yaşantısı yolunda gider, esenliği sürekli olur ve halk arasındaki sevgisi güçlü olur. Huyu kötü olanın ise yaşantısı zor olur, her zaman binleri ona kinle bakar ve insanlar ondan kaçar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Yalan ile doğru birbirine ne kadar uzaktır?” diye sorulunca Sokrates: “Göz ile kulak kadar.” demiştir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sokrates öğrencilerinden birine şöyle demiştir: “Oğul! Gençliğine <em>ve </em>sağlığına aldanma; çünkü sağlığın sonu hastalık, hastalığın sonu ise ölümdür. Oğul! Dünyanın afetlerinden ve zamanın şerlerinden kurtulmaya bak; çünkü her sevinç ile birlikte bir tasa, her durulukla birlikte bir bulanıklık, her nimet ile birlikte bir külfet, her birliktelikle birlikte bir dağılma ve her vuslat ile birlikte bir ayrılış vardır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Nefsinin tutkuları konusunda aşırı gitme; çünkü zaman içinde seni de bekleyen olaylar vardır. Sen zamanın sana ne getireceğine bak. Zira sen geçmişlerin maddesinden geldin, ölüp gidenlerin yerinde oturuyorsun ve yine kendisinden var olduğun maddeye (toprağa) döneceksin.</p>
<p><em>Erkeğin acizliği</em> üç şey ile bilinir:</p>
<p>a) Kendi maslahatına çok önem ver­memek,</p>
<p>b) Nefsinin tutkularına karşı koymamak,</p>
<p>c) Bildiği ve bilme­diği konularda eşinin dediği her şeyi kabul etmek.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sokrates bir gün öğrencilerine “Size bütün şerlerden kurtulmanın yo­lunu göstereyim mi?” diye sormuş, öğrencileri: “Evet, ey bilge! Senin bizim üzerimizde emeğin çoktur.” deyince Sokrates: “Ne bildiği, ne de bilmediği konularda bir kadına asla itaat etmeyin. Böyle yaparsa­nız esenlik bulursunuz.” dedi, öğrencilerden biri: “Bizim şefkatli bir annemiz ve öz kız kardeşlerimiz var. Şimdi onlara karşı mı çıkalım?” deyince Sokrates: “Benim sözüm izahı gerektirmeyecek kadar açık, şer şerre benzer.” dedi.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Senden sadır olan söz ve eylemi geri çeviremezsin. Şu hâlde bir sözü söylemeden veya bir şeyi yapmadan önce tedbirini al.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sokrates Öğrencisine şöyle demiştir: “Oğul! Dünyanın süsü olan fani bir şeyden dolayı (başkalarını) kıskanma. Sen (başkalarıyla) kalıcı ve devamlı olan şeylerde yarış. Oğul! Yüzün güzelse yüz güzelliğine yara­şan güzel işler yapman gerekir. Yüzün çirkinse o zaman da hiç olmazsa çirkin yüzünle çirkin işleri birleştirme. Oğul! iyiliğe ve iyilik sahiplerine arkadaşlık ederek kötülükten ve kötülerden uzak dur. Oğul! Âlimlerle hemhal ol ki onlara eşlik ederek erdem sahibi olasın. Onlara saygıda kusur etme ki seni sırlarının mekânı etsinler. Oğul! Sağlığın uzamasına rağmen gaflete dalıp gitmek aldanmak demektir. Kimseden sana bir şer ulaşmasın istiyorsan kalbinle şerre inanma ve sırrında şer saklama. Oğul! İnsanların kusurlarını araştırma ki insanlar da senin kusurlarını araştırmasın. Bütün işlerinde aklının ardından git ki ona tâbi olarak doğru yolu bulasın.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sahibini aşağılanmaktan koruyacak kadar bir şeye sahip olmak, sahibi­ni hor hakir kılan çok mala sahip olmaktan daha iyidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Eşyanın varlığının devamı adalete, yokluğu ise zulümle olur. Çünkü mutedil olan, yok olmayandır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bedendeki hârici arızalar, hastalıklara ve anormal sebeplere tâbi olarak ortaya çıktığı gibi kaba söz ve yakışıksız fiiller de nefisteki bir hastalık veya anormal bir şey sebebiyle ortaya çıkar. Dolayısıyla kendisinden kaba bir söz veya yakışıksız bir fiil sadır olduğu hâlde içinde hiçbir kö­tülük bulunmadığını söyleyen kişinin bu sözüne inanılmaması gerekir.Çünkü bedeninde hastalık olan kişi bunu, hastalık aktif hâle geldiği za­man hissettiği gibi nefsin! bir problemi olan kişi de bunu sadece aktif­leşince hisseder. Nefis doktoru ise bunu hem aktifken, hem de pasifken hissedebilir.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>İbn Fatik-Hikmetli Sözler</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Dokuz, birden daha mükemmel değildir.” Yani on, sayılardan toplanmış olup dokuzdan çoktur. Dokuz, on olabilmek için bir ile<br />
tamamlanır. Aynı şekilde dokuz erdem de Allah korkusu, muhabbeti ve murakabesi ile tamamlanır ve kemâle ulaşır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“On iki ile on ikiyi elde et.” Yani kendisiyle iyilik ve kötülük işlediğin on iki organ vasıtasıyla erdemler kazan. Bunlar iki göz, iki kulak, iki burun deliği, dil, iki el, iki ayak ve cinsel organ. Yine on iki ay boyunca bu dünyada insanı tedbirinde ve marifetinde kemâle erdiren övgüye değer şeyler yap.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Akıllı kişi, dünyadaki vakitlerini şu iki şeyden biri için ganimet bilir: ya ahirette semeresi nimetler olan bir sebep veya dünyada semeresi övgü olan bir sebep.”&#8217;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>&#8216;“Sarhoşluk, açgözlülük, yalan ve öfke gibi nefsi mağlup eden helak edici arzulara karşı koy ki onları yenesin. İnsanların sana karşı nasıl olmasını istiyorsan sen de onlara karşı öyle ol.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Nefsini insanların cehaletine sabredebilecek bir şekilde yöneten kişi yönetici olabilir; hem seçkinlere hem kamuya hizmet edebilir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>&#8216; Sokrates bir öğrencisine şöyle demiştir: “Ey Oğlum! Dünyadan açlığını giderecek kadarın sana ulaşmasıyla yetin; susuzluğunu kıracak miktarda içecekle iktifa et; seni örtecek kadar giysiye rıza göster; barınabildiğin bir ev ile idare et ve kendi kendinin hizmetçisi ol ki kalbin huzur bulsun ve başkalarını idare edip iyi geçinmek zorunluluğundan müstağni olasın. Ayakkabılarını bineğin yap, yeryüzünü döşeğin; ayı ve yıldızları ise kandilin. Talebin ilim, uygulamak âdetin, hikmet öğrenmek şanın olsun. O zaman çağdaşlarının en faziletlilerinden olursun ve önceki övülen kardeşlerine katılırsın. Yeryüzünde kadınlar tarafından erkekler için kurulmuş olan tuzağa dikkat et; çünkü o hikmeti ifsat eder, rütbeyi düşürür, intikamı miras bırakır ve himmetin eksilmesine sebep olur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
&#8216;“Doğru olandan başkasına iman yoktur. Helal olandan başkasıyla amel yoktur. Akıbetinin güzel olduğuna kani olunan dışında bir şeye başlamak yoktur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>&#8216;Ölüm zillet âleminden izzet âlemine, yokluk âleminden bekâ âlemine, cehalet âleminden akıl âlemine, yorgunluk âleminden huzur alemine geçiş için bir sebep olduğuna göre onun fazileti ne kadar da açıktır!”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
&#8220;ölüm sonrasından emin olan kimse için ölüm ne kadar kolaydır! Ölüm sonrasından kuşku duyan kimse için ölüm ne kadar zordur!” “Hayatı temiz olanın olanın ölümü de güzeldir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Mazlum olarak öldürülene ağlamak ne çirkindir! Zalim olarak öldürülene ağlansa yeridir! Çünkü mazluma ulaşacağı güzel şeylerden dolayı sevinmek; zalimin başına gelecek azaptan dolayı ise üzülmek gerekir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Gençlere lazım olan en değerli şey edeptir. Edepli olmanın onlara en az faydası, onları düşük şeylerden alıkoymaktır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Sokrates birinin “Sükût daha esenliklidir. Çünkü çok sözde çok hata bulunur.” dediğini işitince “Bu, sadece ne konuştuğunu bilen kimseye ilişir, fakat cahil kişi az da konuşsa, çok da konuşsa hata eder” dedi.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Arsızlığı ve aşırılığı ile bilinen bir alüfte Sokrates’e “İhtiyar! Yüzün amma da çirkin!” deyince Sokrates, “Keşke paslı aynalardan olmasaydın, yüzümün güzelliği sende de aksederdi.” dedi.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
Sokrates öğrencilerine tavsiyede bulunup şöyle dedi: “Nefislerizi kanaate alıştırın ve çokluk durumunda neyin fazlalık olduğunu bilin ki yaşantınız sizin için hoş olsun. Sırlarınızı başkalarına emanet etmeyin; zira zamanın tasarrufundan asla emin olamazsınız Nemalanmaya elverişli bir şekilde size gelen küçük şeyleri, asla değersiz görmeyin. Arkadaşlarınızı sevgi ve lütufla terbiye edin ve içinizdeki sevginizi onlara birden göstermeyin.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Kanaat yeterliliğin önderidir. Nefs muhasebesini yapmaya devam eden kişi nefsini dalkavukluktan emin kılar.”.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
Sokrates bir öğrencisine şöyle demiştir: “Ey oğul! Dünyanın süsü olan fani bir şeyi kıskanma. Sen kalıcı ve devamlı olan şeyler için rekabete tutuş. Oğul! Kötülükten ve kötülerden uzak dur ki iyilik ve iyiler sana ülfet duysun. Ey oğul! Âlimlerle oturup kalk ki onların sohbetiyle erdem sahibi olasın. Onların değerlerini yücelt ki seni sırlarının mekânı kılsınlar. Ey oğul! Sağlıklı bir ömür sürerken gaflete dalıp gitmek aldanmaktır. Bir kimseden sana hiç bir kötülüğün ulaşmamasını istiyorsan kalbinle kötülüğe inanma ve sırrına onu dürme. Ey oğul! İnsanların ayıplarını araştırmayı terk et ki insanlar da senin ayıplarını araştırmayı terk etsinler. Bütün işlerinde aklını öne geçir ki ona tabi olmakla doğru yolu bulasın. Nimeti inkâr edenin nankörlüğü, seni ihsan etmekten uzaklaştırmasın.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Talep edilen şeyler teenni ile kolaylaşır. Sevgi sosyal hayatta yumuşak  söz ile süreklilik kazanır. Nefisler alçakgönüllülükle huzur bulur.Hayat kişinin ahlâkının güzelliği ile hoş olur. Saygınlık çok susmakla kazanılır. Büyüklük adaletle zorunlu olur. Vuslat insafla olur. Kişinin değeri ihsanda bulunmakla artar. Nimetler tevazu ile tamamlanır. Ameller iyi huylarla arınır. Hâkimiyet külfetlere tahammül ile gelir. Düşman adil bir yönetimle kahrolur. Yumuşak davranmakla aptala karşı destekçilerin artar. Asalet unvanına yumuşaklık ve sevecenlikle layık olursun. Akranlar vakar, doğruluk ve vefa ile seni büyüklükle birlikte düşünürler. Gururu yok ederek hasetten güvende olursun. Seni ilgilendirmeyen şeyleri terk etmekle erdemin tamamlanır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“İbret alacaklar için zamanın getirdikleri yeterlidir. Her gün sana kendisi hakkında yeni bir bilgiyle gelir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Bârı Teâlâ için bir sınır ve son yoktur. Sonu olmayanın şahıs ve sûreti de yoktur. Diğer mevcudatta sonsuzluk gerçekleşmiş olsaydı, onların yine de sûreti, konum ve düzeni olurdu. Sûreti, konumu ve düzeni gerçekleşen ise sonlu olur. Buna göre mevcutlar sonsuz değildir, ilk yaratan sonlu değildir, hayal ve vehmin onu hayal ettiği gibi o, sonsuz olarak yönlerde uzamaz, hayal onu sonlu ya da sonsuz olarak niteleme derecesine dahi ulaşamaz ki onu sonlulukla ve sonsuzlukla nitelesin. Öyleyse akıl yönünden onun sonu yoktur, çünkü akıl onu sınırlayamaz. Duyu cihetinden de sonu yoktur çünkü duyu da onu sınırlayamaz. O halde onun sonu yoktur. Sonuç olarak onun şahsı ve sûreti yoktur. Onun ne duyusal sûreti ne hayalî sûreti ne de aklî sûreti vardır.”</p>
<p>Kaynak:Şemseddin Şehrezuri – Nüzhetü-l Ervah</p>
<p>T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersokrates/">Filozoflardan Sözler:Sokrates</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersokrates/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filozoflardan Sözler:Pisagor</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerpisagor/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerpisagor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 17:04:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Fatik]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Şehrezuri]]></category>
		<category><![CDATA[Filozoflardan Sözler:Pisagor]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[Pisagor]]></category>
		<category><![CDATA[Pisagor'dan Tavsiyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Talep]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kişi, Allah’a sunduğu kurbanlar ile O’na ikramda bulunmuş olmaz. Fakat Allah’a layık-ı vech ile inanmak, O’na verilen değerin bir göster­gesi olarak yeterlidir. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; Gündüz yaptığın işleri [bir film şeridi gibi] gözünün önünden geçirme­den uykuya dalma. Böylece hatalı davranışlarını, yapmaman gerekirken yaptığın şeyleri ve yapman gerektiği hâlde yapmadıklarını tespit eder­sin, Bir kötülük yaptığında bu, seni korkutsun. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerpisagor/">Filozoflardan Sözler:Pisagor</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-4446 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg" alt="hikmetli-sozler" width="358" height="186" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg 555w" sizes="(max-width: 358px) 100vw, 358px" /></a></p>
<p>Kişi, Allah’a sunduğu kurbanlar ile O’na ikramda bulunmuş olmaz. Fakat Allah’a layık-ı vech ile inanmak, O’na verilen değerin bir göster­gesi olarak yeterlidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Gündüz yaptığın işleri [bir film şeridi gibi] gözünün önünden geçirme­den uykuya dalma. Böylece hatalı davranışlarını, yapmaman gerekirken yaptığın şeyleri ve yapman gerektiği hâlde yapmadıklarını tespit eder­sin, Bir kötülük yaptığında bu, seni korkutsun. İyi bir şey yaptığında bu da seni memnun etsin. Böylece, seni ilâhî erdeme yaklaştıracak yola hazırlamış olursun.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>İnsanlar arasından seçim yaparken sözlerine değil, davranışlarına bak. Çünkü insanların genelinin sözleri doğru, davranışları ise çirkindir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Talep ettiğin övgüye değer şeyler hakkında hüsn-i zannın yoksa onu elde etsen bile haz alamazsın. Bundan dolayı kişinin yerilen şeyler hak­kında da sû-i zan etmesi gerekir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Pisagor öğrencilerine şöyle demiştir: “Eşyadan sevdiklerinizi (sırf sevi­yor olduğunuz için) talep etmeyin. Aksine özü itibarıyla sevilmeye de­ğer olan şeyleri sevin.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Pisagor,ders  kürsüsüne oturunca şu yedi şeyi tavsiye ederdi:</p>
<p>1) Terzilerinizi düzeltin ve ağırlıklarını bilin</p>
<p>2)Hatayı düzeltin ki selamet size eşlik etsin.</p>
<p>3)Bıçağın kestiğini gördüğünüz yerde ateş tutuşturmayın.</p>
<p>4)Arzularınızı dengeleyin ki sağlığınız daim olsun.</p>
<p>5)Adil davranın ki sevgi sizi çepeçevre kuşatsın.</p>
<p>6)Zamana karşı tavrınız ,sizi yönetip(günü gelince) görevden alınan valilere olan tavrınız gibi olsun.</p>
<p>7) Beden ve nefislerinizi lükse alıştırmayın ki <em>zor</em> zamanda sizi yan yolda bırakmasınlar.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>İbn Fatik,Hikmetli Sözler</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Pisagor hikmetini sembollerle ifade edip onu gizlemiştir. Onun rumuzlu sözlerinden birkaçı şöyledir: “Sevinçlerde aşırıya kaçma”; yani aşırılıktan uzak dur. “Ateşi bıçakla hareket ettirme, çünkü bıçak ateşte bir defa zaten ısınmıştır.”; yani öfkeli kişi yanında onu iyice öfkeye sevk eden sözlerden sakın, yangına körükle gitme. “Fakirlik üzere oturma”; yani tembellik içinde yaşama, “Aslanların ormanından geçme”; yani çirkin görüşlere uyma. “Kır­langıçlar yuva yapmaz”; yani dillerini tutamayan iş görmezlere uyma. “Yük sadece taşıyana bırakılmaz, fakat onu taşımasına yardım edilir”; yani kimse erdem ve ibadetlerde nefsinin görevlerini unutmasın. “Yüzüklerin taşlarına meleklerin sembolleri işlenmez”; yani İlâhî ilimlere ait sırlar hakkındaki dini inançlarını cahillerin yanında açıklama.!</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“Hikmet hassaten Allah’a aittir. Bu sebeple hikmet sevgisi Allah Teâlâ’yı sevmeyle ilişkilidir. Allah’ı seven onun sevdiklerini yapar.Onun sevdiklerini yapan ona yaklaşır. Ona yaklaşan ise necat bulur ve kurtulur.&#8217;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“Ne tek başınayken, ne de başkalarıyla birlikte çirkin bir iş yapmaktan sakın. Utancın başkalarından daha çok kendinden olsun.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“Ne elindeki malın değeri konusunda hiçbir uzmanlığı olmayan kişi gibi savurgan ol ne de eli sıkı ol. Sonra özgürlüğünü kaybedersin. Bütün işlerin en iyisi orta yolu tutmaktır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
&#8216;“Bütün hayatın boyunca düşüncen konusunda uyanık ol; çünkü düşüncenin uyuşukluğu ölümle aynı cinstendir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“Gündüzünde yaptığın işleri evirip çevirip değerlendirmedennin uyumasına müsaade etme. Böylece eğer hatalı davranmışsan hatalı olduğun durumu, yapmaman gerektiği halde yaptığın ve yapman gerektiği hâlde yapmadığın fiillerini bilirsin.Her ne zaman bir kötülük yaparsan bu seni ürkütsün. Her ne zaman iyi bir şey yaparsan bu seni mutlu etsin. Çünkü bu seni İlâhî erdeme yaklaştıracak şeye hazırlamış olur. Evet, gerçekten; değişmez tabiattan bize dörtlü pınarı bağışlayan [Allah] a yemin olsun ki bu böyledir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“insan seçiminde sözlerindense özellikle davranışlarına bak. Çünkü insanların genelinin tasarrufları kötü, söylemleri güçlüdür; eylemleri çirkin, sözleri güzeldir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“İnsanın hata etmemesi ne kadar güzeldir! Eğer hata ederse hata ettiğini bilmesi ve bir daha tekrarlamamaya hırslanması ne kadar da yararlıdır!”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“insana yaraşan gerekeni yapmasıdır, arzu ettiğini değil.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“insanların iyi ya da kötü bir sözünü duyunca hemen gocunma; sözü dinleyen olmaktan imtinayı kendine yük etme. Bir yalan duyunca da kendini sabretmeye alıştır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“Yapmadan önce imâl-i fîkr eyle.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“Nasıl ki hasta, hastalık belirtilerini doktora doğru bir şekilde söylemediğinde doktor onu tedavi edemezse aynı şekilde kişi kendi lehine ve aleyhine olan şeyleri kendine doğru bir şekilde itiraf etmediğinde yakın ve uzak sevgileri de ona yönelmez.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
“Düşmanın çokluğu rahatı azaltır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Kaynak:Şemseddin Şehrezuri – Nüzhetü-l Ervah</p>
<p>T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerpisagor/">Filozoflardan Sözler:Pisagor</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerpisagor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filozoflardan Sözler:Hipokrat</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhipokrat/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhipokrat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 16:59:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Farid-Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Fatik]]></category>
		<category><![CDATA[Amel ve İlim]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Şehrezuri]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi ve Ömür]]></category>
		<category><![CDATA[Hipokrat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amel olmasa ilim talep edilmezdi; ilim olmasaydı o zaman da amel talep edilmezdi. Hakkı, ona değer vermemiş olarak bırakmaktansa ca­hilliğim yüzünden bırakmayı tercih ederim. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; Elde edilecek bilgi çok, ömür ise kısadır. Hangi bilginin küçük bir miktarı, seni o alanda daha ileriye taşıyacaksa sen o bilgiyi öğrenmeye bak. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; “İnsanın bu dünyada, bir düğün yemeğine [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhipokrat/">Filozoflardan Sözler:Hipokrat</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-4446 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg" alt="hikmetli-sozler" width="340" height="177" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg 555w" sizes="(max-width: 340px) 100vw, 340px" /></a></p>
<p>Amel olmasa ilim talep edilmezdi; ilim olmasaydı o zaman da amel talep edilmezdi. Hakkı, ona değer vermemiş olarak bırakmaktansa ca­hilliğim yüzünden bırakmayı tercih ederim.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Elde edilecek bilgi çok, ömür ise kısadır. Hangi bilginin küçük bir miktarı, seni o alanda daha ileriye taşıyacaksa sen o bilgiyi öğrenmeye bak.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“İnsanın bu dünyada, bir düğün yemeğine davet edilmiş biri gibi  olması gerekir. [Davetli] önüne bir kâse geldiğinde yer, yanından geçip gittiğinde ardından bakmaz ve onu istemeyi düşünmez. İşte insanın eş, mal ve çocukla ilgili davranışı böyle olmalıdır.”</p>
<p>Kaynak:İbn Fatik-Hikmetli Sözler</p>
<p>Şemseddin Şehrezuri – Nüzhetü-l Ervah</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhipokrat/">Filozoflardan Sözler:Hipokrat</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhipokrat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filozoflardan Sözler:Zenon</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerzenon/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerzenon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 16:56:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Fatik]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Şehrezuri]]></category>
		<category><![CDATA[Birşeyi Kaybettiğinizde yapılcak olan]]></category>
		<category><![CDATA[Zenon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3044</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nakledildiğine göre Zenon öğrencilerine şöyle demiştir: “Bir şeyi kay­bettiğinizde “Elimden gitti.” demeyin, “Ben onu sahibine iade ettim.&#8221;deyin.Çünkü o, size ait olsaydı var olduğunuz andan itibaren ona sahip olurdunuz. Siz, sizde bulunduğu sürece ondan istifâde etmeye bakın. Sizinle o şey arasındaki ilişki, evinde oturan kişinin eviyle olan ilişki» gibidir. Evde bulunduğu sürece ev onun evidir. Evden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerzenon/">Filozoflardan Sözler:Zenon</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-4446 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg" alt="hikmetli-sozler" width="340" height="177" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg 555w" sizes="(max-width: 340px) 100vw, 340px" /></a></p>
<blockquote><p>Nakledildiğine göre Zenon öğrencilerine şöyle demiştir: “Bir şeyi kay­bettiğinizde “Elimden gitti.” demeyin, “Ben onu sahibine iade ettim.&#8221;<em>deyin.</em>Çünkü o, size ait olsaydı var olduğunuz andan itibaren ona sahip olurdunuz. Siz, sizde bulunduğu sürece ondan istifâde etmeye bakın. Sizinle o <em>şey</em> arasındaki ilişki, evinde oturan kişinin eviyle olan ilişki» gibidir. Evde bulunduğu sürece ev onun evidir. Evden çıktığında ise ona <em>tamamen</em> yabancı olur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p style="line-height: 18.0pt;"><span style="font-family: 'Georgia','serif'; color: #333333;">Zenon bir gün deniz kenarında oturmuş dünya hayatına hayıflanıp üzülen bir genç gördü. Ona şöyle dedi: “Çok büyük bir zengin olsaydın, dalgaların ortasında denizde bir gemide bulunsaydın ve sen de malın da batmak üzere olsaydınız böyle bir durumda tek amacın canını kurtarmak olmaz mıydı?” Genç, “Elbette” diye cevap verdi. Zenon, “Aynı şekilde diyelim ki sen kral olsaydın ve seni öldürmek isteyen düşmanın seni çepeçevre kuşatmış olsaydı böyle bir durumda senin tek gayen öldürülmekten kurtulmak olmaz mıydı?” dedi. Genç, “Tabii ki!” dedi. Bunun üzerine Zenon, “İşte sen o kralsın ve işte sen boğulmaktan kurtulan o zenginsin. Öyleyse şu hâline kanaat et ve metin ol.” dedi. Genç duyduğu bu temsille ve Zenon’un nasihatiyle kendine geldi.{Ona “Niçin içki içmiyorsun?” denilince şöyle dedi: “Krallara galip geldikten sonra içkinin bana hükmetmesi benim gibi bir adam için çirkin olurdu.”}</span></p>
<p>Kaynak:</p>
<p>İbn Fatik-Hikmetli Sözler</p>
<p>Şemseddin Şehrezuri – Nüzhetü-l Ervah</p></blockquote>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerzenon/">Filozoflardan Sözler:Zenon</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerzenon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filozoflardan Sözler:Solon</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersolon/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersolon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 16:50:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Fatik]]></category>
		<category><![CDATA[İstişare]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Şehrezuri]]></category>
		<category><![CDATA[Filozoflardan Sözler:Solon]]></category>
		<category><![CDATA[Solon]]></category>
		<category><![CDATA[Utanmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3042</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Solona “Küçüklükte utanmak mı daha övgüye değerdir, korkmak mı?” diye sorulunca şöyle demiştir &#8220;Utanmak daha övgüye değerdir. Çünkü utanmak, kişinin akıllı olduğunun göstergesidir. Korku ise kötü oldu­ğunun göstergesidir.&#8221; &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Solon oğluna şöyle demiştir: &#8220;Bir işi yapmaya karar verdiğinde tutkula­rın, aldığın kararın önüne geçmesin. İstişare et; (çünkü kişi şahsi görü­şünde yanılabilir); istişare ise yol gösterir.” [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersolon/">Filozoflardan Sözler:Solon</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-4446 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg" alt="hikmetli-sozler" width="377" height="196" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg 555w" sizes="(max-width: 377px) 100vw, 377px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Solona “Küçüklükte utanmak mı daha övgüye değerdir, korkmak mı?” diye sorulunca şöyle demiştir &#8220;Utanmak daha övgüye değerdir. Çünkü utanmak, kişinin akıllı olduğunun göstergesidir. Korku ise kötü oldu­ğunun göstergesidir.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Solon oğluna şöyle demiştir: &#8220;Bir işi yapmaya karar verdiğinde tutkula­rın, aldığın kararın önüne geçmesin. İstişare et; (çünkü kişi şahsi görü­şünde yanılabilir); istişare ise yol gösterir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Solon,oğlunun ölümü üzerine ağlamaya başladı.Birisi ona,’’Ağlamak neye yarar?’’deyince ‘’İşte bende buna ağlıyorum’’ cevabını verdi.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>İbn Fatik-Hikmetli Sözler</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p style="line-height: 18.0pt;"><span style="font-family: 'Georgia','serif'; color: #333333;">“İşlerin en faydalısı ve insanın içini en çok ferahlatanı kanaat ve rızadır. İşlerin en zararlısı ve en acı vereni ise açgözlülük ve öfkedir. İnsana ulaşması en tercih edilen şey sevinçtir ki o, kendisine ulaşan her faydanın meyvesidir. Sevince ulaşmak ancak kanaatle, iyilikle ve rıza ile olur. Hüzün ise açgözlülük ve öfkeyle olur. O halde kanaat ve öfke, sevinç ve hüzün bir araya gelmez.”</span></p>
<p style="line-height: 18.0pt;"><span style="font-family: 'Georgia','serif'; color: #333333;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Bir şeye sahip olan ona hâkim olur. Kim özgür olmak istiyorsa kendisinin olmayanı arzulamasın, ondan kaçsın, aksi takdirde onun kölesi olur.”</span></p>
<p>Kaynak:Şemseddin Şehrezuri – Nüzhetü-l Ervah</p>
<p>T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersolon/">Filozoflardan Sözler:Solon</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlersolon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filozoflardan Sözler:Hermes</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhermes/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhermes/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 16:45:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikmetli Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Öfke]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Gülmek]]></category>
		<category><![CDATA[İbadet]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Fatik]]></category>
		<category><![CDATA[Ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'a Yönelmek]]></category>
		<category><![CDATA[Şükür]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Şehrezuri]]></category>
		<category><![CDATA[Cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[Günahkara Özenmemek]]></category>
		<category><![CDATA[Hermes]]></category>
		<category><![CDATA[Kötü Söz]]></category>
		<category><![CDATA[Niyet]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Selamet]]></category>
		<category><![CDATA[Tövbe]]></category>
		<category><![CDATA[Uslüb]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3032</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Âhiret işleriyle uğraşmana engel olan tutkularına ve dünyanın geçici zevklerine meyletme. Aksi hâlde suya batınca kendini kurtarmak ye­rine, çok sevdiği ağır bir eşyayı kurtarma telaşında olan ve bu yüzden boğulup giden kişinin durumuna düşersin. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; Allah’a, cahillikle ve temiz olmayan niyetlerle niyazda bulunmayın, O’na isyan etmeyin, sınırlarını aşıp kanunlarını çiğnemeyin. Arkadaşlarınıza, kendinize davranılmasını istemediğiniz [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhermes/">Filozoflardan Sözler:Hermes</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-4446 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg" alt="hikmetli-sozler" width="393" height="204" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler-300x156.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/hikmetli-sozler.jpg 555w" sizes="(max-width: 393px) 100vw, 393px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Âhiret işleriyle uğraşmana engel olan tutkularına ve dünyanın geçici zevklerine meyletme. Aksi hâlde suya batınca kendini kurtarmak ye­rine, çok sevdiği ağır bir eşyayı kurtarma telaşında olan ve bu yüzden boğulup giden kişinin durumuna düşersin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Allah’a, cahillikle ve temiz olmayan niyetlerle niyazda bulunmayın, O’na isyan etmeyin, sınırlarını aşıp kanunlarını çiğnemeyin. Arkadaşlarınıza, kendinize davranılmasını istemediğiniz biçimde davranmayın. Birlik olun ve birbirinizi sevin. Arı ve duru basiret, bölük pörçük ve kirli ol­mayan niyetlerle oruca ve cemaatle namaza devam edin. Allah’a itaat ve takva yolunda birbirinizi sevin. Hayra koşun ve onun için çaba sarf edin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstemeden bir kötülük yaparsanız ondan vazgeçin ve bir daha tekrar­lamayın. Kötülük yapmanıza rağmen başınıza bir iş gelmeden kurtulduysanız bu, sizi o kötülüğü tekrarlamaya değil, vazgeçip tövbe etmeye yönlendirsin. Çünkü o, dünyada iken üstü örtülü kalsa bile kıyamet gününde ortaya dökülecek ve acımasız bir ceza ile karşılık bulacaktır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Din ve hikmet sevgisini birleştirin ve her ikisini de öğrenmekte sebat edin. Hayatınızın tamamını sadece bu ikisine sarf etme imkânı bulur­sanız bunu yapın. Siz bu vasfa sahip olabilirseniz başkalarına zor gelen şeyler size kolay gelecek ve edineceğiniz erdemin size kazandıracağı şeref, sahip olacağınız altın-gümüşten, mal mülkten çok daha işe yarar olacaktır. Çünkü dünya malı kalıcı değildir» önünde sonunda fâni ola­caktır; Allah’ın sevabı ise hâkidir, asla son bulmaz.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Çok gülmekten ve lâkaytlıktan uzak durun, insanlarla dalga geçmeyin. Birinin açığını veya kınanacak bir yanını yakalarsanız onu kınayıp, ha­line gülmeyin. Aksine ibret alın ve Allah’a dönün. Çünkü hepinizin ortak vasfı beşer olmaktır ve hepiniz aynı topraktan yaratıldınız. Ona gülen kişinin, gelecekte aynı duruma kendisinin düşmeme garantisi yoktur. Sıkıntıya düşmüş insanları gördüğünüzde yapmanız gereken şey, gözlerinizi semaya dikip sağlık ve afiyette olduğunuz için şükret­mek ve Allah’tan, sizi böylesi sıkıntılardan korumasını dilemektir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her işi yolunda gidiyor diye günahkâra özenmeyin. Çünkü onun eğlence süresi kısadır, sonunda ise onu, altında ezileceği ağır bir yük beklemektedir. Allah onun işlerini yoluna koymayacaktır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Yerin ve göğün Rabbî olan Yüce Allah&#8217;a yönelin. O na temiz duygularla, kalpten dua edin ve dualarınıza kirli duygular karıştırmayın. Allah’a tertemiz gönüllerle ve doğru inançlarla yakarmaya gayret edin ki size kulak verip duanızı kabul buyursun, sizi dileklerinize ulaştırsın, işle­rinizde ve yönelişlerinizde size başarı kapılarını açsın, sizi kötü düşün­celerden, nefislerinizi sıkıntılardan korusun, sizi günah tuzaklarından kurtarsın, karşılaşacağınız tehlikelerin önünü alsın ve düşmanlarınızı önünüzde diz çöktürsün.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öfkelendiğinizde ağzınızdan kötü söz çıkmasın. Çünkü kötü söz, sa­hibini mahcup eder, gözden düşürür, ona laf getirir ve onu günaha ve cezaya sevk eder</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Selâmet. kişinin kimseye düşmanlık etmemesi ve kendisine düşmanca davranan ve zarar verene kötülük etmeyip aksine ona iyi davranması ve yumuşak söz söylemesidir. Çünkü üç haslet vardır ki bunlar âlimlerin en üstün amellerindendir. Düşmanı dosta, cahili âlime, kötüyü de iyiye çevirmek.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Cehaleti bilen akıllı, bilmeyense cahil olur. Hikmetin suretini bilme­yen, kendi sûretini de bilmez. Kendi zâtını bilmeyense başkalarının zâtını hiç bilmez.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Seni sahip olmadığın özelliklerle öven kişinin, sahip olmadığın özellik­lerle kınamasından da emin olamazsın.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Öfke aklı öyle bir örter ki öfkeli kişi güzeli göremez, görmediği için de yapmaz ya da çirkini göremez, görmediği için de ondan kaçınmaz.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Kendisini düzeltmek için hiçbir yol kalmayıncaya kadar arkadaşınla ilişkini kesme. İlişkiyi kessen bile ona bir daha kapına gelmeyecek şe­kilde davranma. Belli mi olur, belki de yaşadıkları onu sana geri getirir ve yine dost kılar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Kişi, ruhu âhirette kurtuluşa ermedikçe hayır ve hikmeti bulmuş sayıl­maz. Üç şeyi olmadıkça da kurtuluşa eremez: yardımcı, dost ve arkadaş. Yardımcısı aklıdır, dostu iffetidir, arkadaşı ise sâlih amelidir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Ölümden başka her şeyin çaresi vardır. Günahtan başka her şey er ya da geç fena bulacaktır. Sâlih amelden başka her şey telef olup gidecektir. Tabiattan başka her şey değiştirilebilir. Kötü huydan başka her şey dü­zeltilebilir ve kaderden başka her şey önlenebilir.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>İbn Fatik-Hikmetli Sözler</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“Duanızı Allah Teâlâ’ya cahillikle ve temiz olmayan niyetlerle yöneltmeyin, ona isyan etmeyin, sınırlarını ve kanunlarını çiğnemeyin. Sizden biri kendisine yapılmasından hoşlanmadığı bir şeyi kardeşine karşı da asla yapmasın. Birlik olun ve birbirinizi sevin. Arı, duru basiretlerle, bölük pörçük ve kirli paslı olmayan niyetlerle oruca ve cemaatle namaza devam edin. Allah Teâlâ’ya itaat ve ona karşı sorumluluk duygusu konusunda birbirinizi sevin. Hayra koşun ve onun için çalışın. Allah’ın size koyduğu Farzları yerine getirmeniz huşu ve alçakgönüllülükle, kendinizi beğenmeden, büyüklenmeden, eksiksiz ve tam olsun. Sizi başkalarına karşı böbürlenmekten, çoklukla övünmekten sakındırırım. Sevgi ve tevazu sahibi olun ki amellerinizin hayırlı ürünlerinin sonucunu çoğal tabilesiniz.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Hainlerle, günahkârlarla, sapıklığı arzulayanlarla hemhal olmaktan ve çirkin eylemlerden uzak durun.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Allah adına yalan yere yemin etmeyin, Allah Teâlâ’ya yeminle saldırmayın. Doğruluğa öylesine sıkı tutunun ki “evet” sözünüz sadece “evet”, “hayır” sözünüz ise sadece “hayır” olsun. Yalancıları ulu Allah adına yemin verdirmekten kaçının. Aksi hâlde yeminlerini tutmayacaklarını bildiğiniz zaman siz de günahta onlara ortak olursunuz. Tercihiniz onları, gizli olan sırları bilen Allah’a havale etmek şeklinde olsun. Zira iyilik yapanın iyiliğinin, kötülük yapanın da kötülüğünün karşılığını veren bir hâkim olarak Allah size yeter.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Bilin ve emin olun ki Allah’tan hakkıyla sakınmak en büyük hikmet, en yüce nimet, hayra motive eden, anlayış ve akıl kapılarını açan bir sebeptir. Çünkü Yüce Allah kullarını sevince onlara akıl bahşetmiş, peygamberlerini Cebrail ile hususi kılmış ve böylece onlara dinin sırlarını ve hikmetin hakikatlerini açmış, böylece onlar da dalalete yaklaşmamış, doğru yolun takipçisi olmuşlardır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Hikmeti sezin ve dindarlığa sarılın. Nefislerinizi ağırbaşlılık ve dinginliğe alıştırın. Güzel ve iyi edeplerle bezenin. İşlerinizde iyi düşünün ve acele etmeyin, özellikle de kötülük yapanı cezalandırmak konusunda. Hayâyı yüzünüzün örtüsü, Allah korkusunu kalbinizin korkusu kılın. Sağlıklı ve istikâmet üzere düşünün. Sonu pişmanlık olan şeylerden uzak durun. Bu yolları takip etmekle nefis, cehalete esir düşmekten, yeniliğin kölesi olmaktan kurtulup özgür olur.”<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Sizden biriniz haddi açar ve bir kötülük yaparsa ondan hemen vazgeçsin. Barış ve emniyet hali onu kötülüğü tekrarlamaya değil, aksine vazgeçip tövbe etmeye götürsün. Çünkü kötülük, dünyada iken üstü örtülse bile kıyamet gününde açığa çıkar ve kendisinde merhamet olmayan bir ceza ile karşılık bulur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Allah&#8217;ın sizi çağırdığı ve korumanızı emrettiği edep kuralları ile edeplenin; bilge ve âlimlere tabi olun ve onlardan faziletler devşirin. Arzularınız övgü talebine ve methe layık işlere yönelik olsun, yoksa arzularınızı kötülüklere ve çirkin işlere yöneltmeyin.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Helal olmayan yiyeceklerden kaçının ve kirli kazançlardan utanın. Çünkü bunlar her ne kadar keselerinizi parayla doldursalar da kalplerinizden imanı boşaltır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Kendinizi iyi ve kötü herkese iyilik etmeye alıştırın; iyilere iyilikleri için, kötülere ise kötülüklerine karşı siper yapmak için.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Hakka iletilmeyen, hakkı tam anlamıyla tanıyamayan ve hakla onu duymak ve fakat yapmamaktan başka alakaları olmayan bir toplulukla hemhal olmaktan sakının. İnsanları sıkıntıya sokmak için tuzaklar kurmayın, onlara kötülük için istekli olmayın, zarar görmeleri için çaba sarf etmeyin. Çünkü bu, gizli kalmaz. Başlangıçta gizli kalsa bile gelecekte gizli kalmaz. Kendinizi bu tür şeyler yapmaktan veya böyle bir konumda bulunmaktan uzaklaştırın.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Din sevgisiyle hikmet sevgisini birleştirin ve kendinizi bunları öğrenmeye vakfedin. Bu dünyada bulunduğunuz zamanınızın tamamım tümüyle başka bir şeye değil de buna sarf etme imkânı bulursanız bunu yapın. Siz bu özelliğe sahip olduğunuz zaman sizden başkalarına zor gelen size kolay gelir. Sizin için meydana gelecek faziletin şerefi altın ve gümüşten ve diğer her türlü zenginlikten çok daha faydalıdır. Çünkü bunlar fânidir, gelip geçer; Allah azze ve cellenin sevabı ise bâkidir, asla son bulmaz.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Birbirinizle konuşmalarınızda içiniz dışınız bir olsun. Dilleriniz gönüllerinize muhalefet etmesin.”<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Emirlerinize itaat edin, sultanınıza boyun eğin, büyüklerinize ikram edin, sizi eğiten kimseye iyilik edin. Sizde Allah ve hak sevgisi baskın olsun. Doğru görüşe ve nasihat edenlerin istişaresine muhalefet etmeyin ki pişmanlıktan emin olasınız ve paylanmaktan kurtulasınız.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Zorlukta, kolaylıkta, fakirlikte, zenginlikte ağzınız yüce Allah’ın hamdi ve şükrüyle dolu olsun.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Amelleriniz hariç üstünlük yarışına girmeyin, hükümde haksızlık yapmayın, ikiyüzlülükle davranmayın, hainleri temize çıkarmayın,temiz kimselere hainlik isnat etmeyin. İstikâmetle beraber bulunan fakirlik size günahla beraber bulunan bir zenginlikten daha hoş gelsin. Çünkü mal fânidir, gelip geçer, iyi ameller ise bâkîdir, kalmaya devam eder.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Çok gülmeye ve lakaytlığa meyletmeyin, insanlarla alay etmeyin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
Birinin kusurunu, açığını veya kınanacak bir durumunu ortaya çıkarırsanız onu ayıplayıp hâline gülmeyin. İbret alın ve yüce Allah’a dönün. Çünkü beşer olmak sizin ortak noktanızdır; siz ve onlar, hepiniz aynı topraktan yaratıldınız. Ona gülen kişi gelecekte aynı duruma kendisinin düşmesinden emin olamaz. Sıkıntıya düşmüş insanları gördüğünüzde yapmanız gereken şey, bakışlarınızı Allah Teâlâ’nın katına kaldırıp afiyetiniz karşılığında Allah’a hamd etmeniz ve ondan sizi korumasını dilemenizdir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Farklı görüşte olanlar din hakkında sizinle seviyesiz bir üslupla tartıştığında onlara bunun misliyle değil aksine yumuşaklıkla,kılavuzlukla, rehberlikle ve tatlı dillilikle karşılık verin. Yüce Allah’a sığınarak hep birlikte şöyle deyin: Allah’ım! Mahlûkatını ıslah et. Kaza ve kaderinden onları sevgi ve barışa, iman ve hidayete sevk eden şeyleri uygula.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Toplumsal meclislerde çoğunlukla susun ve size karşı mücadelede silah olarak kullanmayı umdukları şeylere meraklı olanların yanında ağzınızı sıkı tutun. Az tartışın, yakışıksız ve fuzuli sözler söylemeyin.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Nefsin yaşaması yumuşak huylulukta; yumuşak huyluluğun yaşaması yüce ve ulu Allah’a imanda; yüce ve ulu Allah’a imanın yaşaması ise dinin korunmasındadır. Bilmez misiniz ki hikmet ile Allah’a iman birbirinden ayrılmaz iki şeydir. Bunlardan biri varsa öbürü de var; yoksa yoktur.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Bir insan yüce ve ulu Allah’tan korkmaksızın adil olamaz. Adil kimseler ancak Allah korkulan çok olduğunda adil olmuşlardır Kıyamet gününde bununla kutsanmış ruhu kazanırlar. Firdevs’in kapıları ona açılır böylece onların nefisleri, kıyamet gününde Allah Teâlâ’nın rızası için çalışan ve ebedi hayatı hak eden tertemiz nefislerle birlikte dolaşır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Kötülerden, hasetçilerden, düşmanlık ve kin besleyenlerden, sarhoşlardan ve cahillerden uzak durun. Hayra niyetlendiğinizde kötü bir düşüncenin size arız olup sizi hayırda engellememesi için onu bir an önce hayata geçirin.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>“Çocuklarınızı büyümeden önce öğretmek suretiyle eğitin ki size karşı asi olmasınlar, kötülüğe meyletmesinler ve onlar yüzünden size günah yazılmasın.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Himmetiniz yerin ve göğün rabbi olan Yüce Allah’a yönelik olsun. Dualarınızı ona yöneltin, kirli düşüncelere kapılmadan içinizden ona temiz duygularla dua edin. Eğer siz Allah’a tertemiz gönüllerle yakarırsanız sizi duyar, duanızı kabul buyurur, sizi emellerinize ulaştırır, işlerinizde ve yönelişlerinizde size başarı kapılarını açar, sizi kötü düşüncelerden korur, nefislerinizi sıkıntılardan muhafaza buyurur, sizi günahların tuzaklarından kurtarır, tehlikeleri sizden uzaklaştırır ve düşmanlarınızın liderlerini ayaklarınızın altına kapandırır.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Oruca başladığınızda kendinizi her türlü kir ve pastan temizleyin. Kötü düşünceler ve çirkin kuruntulardan arınmış saf ve samimi bir kalple Allah rızası için oruç tutun. Çünkü Allah kirli kalpleri, karışık niyetleri kirli sayar. Ağızlarınız yemekten kendini alıkoyarken organlarınız da günahlardan kendini alıkoysun. Çünkü yüce Allah sizin sadece yemeklerden kaçınarak oruç tutmanıza razı olmaz. Fakat her türlü çirkinlikten ve tümüyle fuhşiyattan kaçınarak oruç tutmanıza razı olur. Fiilleriniz yerilmiş ve basiretiniz bozuk olduğunda keşke bileydim oruç size ne fayda sağlar!Oruçlarınızda Allah’ın evlerini sıklıkla ziyaret edin; namaz ve dua ile Allah’ın evlerini şenlendirin. İbadetinizi gözünüzde büyütmeyip ibadetlerinizle şan ve şöhret olmayı arzulamayın. Aksine miskinlik ve boyun eğerek kulluk edin. Dini farizalarınızı ifa edip, ibadetinizi eda edip bayramlarınızı kutlayıp evlerinize eşinizle ve çocuklarınıza birlikte neşeyle döndüğünüzde ihtiyaç sahiplerini ve düşkünleri hatırlayın; onlara iyilik ve lütufla el uzatın.”<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Sıkıntılı olanlara soluk aldırın, içi daralanların içini açın, esirleri fidyesini vererek azat edin, hastaları tedavi edin, garipleri misafir edin, açları doyurun, susamışları suya kandırın, felaketzedeleri destekleyin ve mazlumları onlara zulmedenlerin elinden kurtarın.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“ Kederlilerin kederini bir kat daha artırmayın. Aksi giden durumlarını siz de bir yüke dönüştürmeyin. Bilakis onları destekleyin, onlarla yardımlaşın, güzel söz ve fiillerle onları destekleyin ve teselli edin.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
Size daha önceden kötülük yapanlardan olsalar da onları affedin ve başlarına gelen musibetle yetinip vazgeçin.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Dostlar edinin. Pişmanlık duymamanız ve zararlarını görmemeniz için kalbinizin meylinden önce onları deneyin ve sıkıntıya düşmeden önce onlara güvenmekte acele etmeyin.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Allah’ın dünyada üstün kıldığı kimse kardeşine karşı böbürlenmesin;gurur ve büyüklük duygusuna kapılmasın. Bu üstünlük gözünde hakir olsun. Çünkü Allah Teâlâ fakirleri de zenginleri de tek bir yaratılışla yaratmıştır ve katında onların hepsi eşittir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Sizden biri öfke anında hemen kötü söz söylemesin. Çünkü kötü söz sizi mahcup eder, gözden düşürür. Sizi kınanmayı ve bayağılığı getirir, sizi günaha ve cezaya sevk eder.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Her kim öfkesini yutar, dilini tutar, konuşması temiz olur ve nefsini arındırırsa bütün kötülüklerin üstesinden gelmiş demektir.”</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
“Hikmet talibinin hikmet isteği ve rağbeti, onu elde etmek ve sunmak için olmamalıdır. Fakat hikmet, kendisi dışındaki her şeyden daha değerli olduğundan hikmet talibinin hikmet rağbeti sırf özü için olmalıdır”</p>
<p>Kaynak:Şemseddin Şehrezuri – Nüzhetü-l Ervah</p>
<p>T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhermes/">Filozoflardan Sözler:Hermes</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/filozoflardan-sozlerhermes/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
