<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>19 Mucizesi | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/19-mucizesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Apr 2016 18:05:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>19 Mucizesi | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Edip Yüksel’in 19 Hezeyanı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-19-hezeyani/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-19-hezeyani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2016 23:19:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Yüksel’in 19 Hezeyanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kur’an’da 19 Mucizesi İddianızın Hiçbir Dayanağının Olmadığını Biliyor Musunuz?]]></category>
		<category><![CDATA[Sakar Nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Davut Dağ; Kur’an’da 19 Mucizesi İddianızın Hiçbir Dayanağının Olmadığını Biliyor Musunuz? Bir nazariyenin yanlış olduğunu göstermenin en doğru ve inandırıcı yolu, dayandığı esasların çürük olduğunu göstermektir; çünkü esaslar yıkılınca, nazariye kendiliğinden çökmüş olur. İşte bizde bu prensibe dayanarak Kur’an’da var olduğu iddia edilen 19 Mucizesi iddiasının ne kadar çürük argümanlara dayandırıldığını kanıtlara dayanarak göstereceğiz. İddia [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-19-hezeyani/">Edip Yüksel’in 19 Hezeyanı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="post-title entry-title"><a href="http://ilimcephesi.com/edip-yukselin-19-hezeyani/indir-2-46/" rel="attachment wp-att-10429"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-10429" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-2-3.jpg" alt="Edip Yüksel’in 19 Hezeyanı" width="400" height="224" /></a></h3>
<div class="post-header"></div>
<div id="post-body-7060683525745228025" class="post-body entry-content">Davut Dağ;</p>
<div>Kur’an’da 19 Mucizesi İddianızın Hiçbir Dayanağının Olmadığını Biliyor Musunuz?</p>
<p>Bir nazariyenin yanlış olduğunu göstermenin en doğru ve inandırıcı yolu, dayandığı esasların çürük olduğunu göstermektir; çünkü esaslar yıkılınca, nazariye kendiliğinden çökmüş olur. İşte bizde bu prensibe dayanarak Kur’an’da var olduğu iddia edilen 19 Mucizesi iddiasının ne kadar çürük argümanlara dayandırıldığını kanıtlara dayanarak göstereceğiz. İddia sahibinin ortaya koyduğu kanıtlara geçmeden önce kısaca tarihte 19 sayısını kimlerin kutsallaştırdığını görelim.</p>
<p>19 sayısını ilk defa kutsallaştıran, Bahâîlerdir. Önce Mirza Alî Muhammed (20 Ekim 1819-1850) tarafından, mehdîye açılan kapı anlamında Bâbîlik adı altında İran’da kurulan bu hareket, daha sonra Bahâullah sıfatıyla anılan Mirza Hüseyin Alî Mâzenderânî en-Nûrî (12 Kasım 1817-29 Mayıs 1892) tarafından Bahâîlik adı altında sürdürülmüştür.</p>
<p>Her harfin ve sayının ayrı bir özelliği ve değeri olduğuna inanan Babî veya Bahâîlere göre 19 sayısı mukaddestir ve her şey bu sayıya dayalıdır. Yıl 19 ay, aylar 19 gündür. Her 19 gün sonunda bir Bâbî’ye ikramda bulunmak zorunludur. Her Bâbî, en çok 19 kitaba sahip olabilir. Katil, 19 yıl cinsel ilişkiden uzak durur. Oruç 19. ay olan A‘lâ ayında (2-21 Mart) 19 gün olarak tutulur. Gelirin %19’undan hakkullah denilen bir vergi alınır.Bahâîlere göre bütün dinler, sadece Bahâullah’ın ortaya çıkması için birer başlangıç olduğundan hepsi eksiktir, ancak Bahâ’nın gelişiyle tamamlanmıştır. Bahâ’dan sonra da peygamberler gelecektir. Peygamberleri Tanrı zuhuru gören Bahâîlere göre, Bahâ’dan sonraki Tanrı zuhuru, 1000 yıldan önce olmayacak(yani Bahâ’nın peygamberliği bin yıl sürecek)tır.</p>
<p>Kadim Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda bedenin, her birinin kendisine ait bir Tanrısı olan 19 çıkıntısından söz edilir. Ayrıca Babil’de, her ayın 19. Gününün şanssızlık getirdiğine inanılırdı, çünkü bir önceki ayın başlangıcından itibaren 49. Günü olurdu ve bu yedi çarpı yedi ( 49 ), onun iyi ya da kötü güçle dolu olduğu anlamına gelirdi. Astronomik açıdan söylersek 19, metonik döngüyle bağlantılıdır: Yani her 19 yılda bir ayın yükselişi ve inişinin bütün aşamaları bütün Güneş Yılı boyunca aynı günlere dek gelir.</p>
<p>Görüldüğü üzere 19 sayısının hiçbir kutsallığı olmadığı gibi Kadim zamanlardan beri bu sayıyı kutsamış Pagan medeniyetlerde olmuştur. Allah’ın bu sayıya özel bir değer verdiğini düşünmüyoruz. Özellikle de bu sayıyı kullanarak Kur’an’ı şifrelediğine hiç ihtimal vermiyoruz. Kur’an’da birçok rakam ve sayıdan bahsedilir. Şimdi bunların hepsi Kur’an’ı şifrelediler mi?  Ya da bunlar kutsal sayılar mı? Eğer Kur’an bir sayıyı kutsayacak olsaydı bence sekizi veya yediyi veya altıyı kutsaması çok daha mantıklı olurdu çünkü Hâkka Suresi 17. ayette Allah’ın arşını taşıyan 8 melek veya sekiz dizi meleğin taşıdığı belirtilmektedir. Eğer Kur’ân bir sayıya kodlanacaksa, Allah’ın arşını taşıyan sekiz melek sayısına göre yahut evrenin sırrını taşıyan Kur’ân’ın, evrenin yaratılış süresi olan altı sayısına veya evren tabakalarının sayısını bildiren yedi sayısına kodlanması daha uygun olmaz mıydı?</p>
<div><strong>&#8230;</strong></div>
<div><strong>6. İlk vahyedilen sure olan Alak Suresi 19 ayettir. (1)</strong></p>
<p>Bu iddianın çürüklüğünü göstermeden önce iddia sahibine şunu sormak isteriz?</p>
<p>“ Hani bütün Hadis külliyatını çöpe atmalıydık. Bu bilgileri bize nakleden o raviler güvenilir insanlar değildi. Şimdi ne oldu da siz bu bilgi külliyatından olan bir bilgiye dayanarak savınız için kullanıyorsunuz?  Hangi bilgi mi? Alak suresinin ilk vahyedilen sure olduğu bilgisi. Yani işinize gelince çöpe atılmayacak argüman olarak kullanılacak öyle mi?”</p>
<p>İlk vahyedilen surenin Alak Suresi (İlk beş ayeti) olduğu bir rivayettir. Kesin doğru değildir. Bazı rivayetlerde ilk nazil olan surenin Fatiha Suresi olduğu iddia edilmiştir. Bu bir. İkincisi Alak Suresi’nin 19 ayet olması meselesi iddia sahibi için asla kanıt olamaz. Üstelik besmeleyi müstakil ayet kabul edersek ayet sayısı 20 olacaktır. Bu da bize Alak Suresi’nin ayet sayısının Kur’an’da 19 mucizesi iddiası için hiçbir şekilde delil teşkil etmediğini ayan-beyan gösterir.<br />
&#8230;</p></div>
<div><strong>10. Kur’an’da 19 mucizesini bulan biyokimyacı Reşad Halife bu gerçeği Kur’an’ın &lt;&lt; Gizlenmiş sır&gt;&gt; isimli suresinde geçen 19 sayısında bulmuştur. </strong></p>
<p>Bu iddia için kullanılan ve – Gizlenmiş sır – olarak tercüme edilen Müddesir Suresine isim olan – Müddesir &#8211; lafzı hakkında biraz bilgi verelim:</p>
<p><strong>Müddessir Lafzı Hakkında</strong></p>
<p>Müddesir ifadesi, &lt;&lt; herhangi bir şey ile örtünmüş veya sarınmış&gt;&gt; demektir. Bu isim –fiilin türediği – desera- fiilinin hem somut hem de soyut bir anlam taşıyabilir. Müfessirlerin büyük bir bölümü bu lafzı somut anlamında yorumlamışlardır. Ancak Fahreddini Razi ise bu lafzı mecazi olarak yorumlamıştır. Ki o zaman ayetin murad ettiği anlam değişir. Bu farklılığı göstermek için ilgili surenin ilk 7 ayetini yazalım.</p>
<p>&lt;&lt; Ey bürünüp örtünen! Kalk ve uyar. Rabbini tekbir et. Elbiseni temizle. Pislikten kaçınıp uzaklaş. İyilik yapmayı kendine kazanç aracı kılma. Rabbin için sabret.&gt;&gt; ( Müddessir, 1-7)</p>
<p>Peygambere hitap eden bu surenin ilk ayetindeki Müddessir sözcüğünü mecazi olarak yorumlayan Fahreddini Razi’nin yorumunu okuyalım:<br />
&lt;&lt; Peygamber’in vahyin başlamak üzere olduğunu hissettiğinde kendisini bir yorgan ile örtmesi alışkanlığına değil, mecazi olarak Peygamberin peygamberlik görevi başlamadan önceki şiddetli yalnızlık isteğini göstermek için kullanılmış bir tabirdir.&gt;&gt;</p>
<p>İddia sahibine sormak isteriz:</p>
<p>&#8211; Siz Müddessir lafzını nasıl oluyor da – Gizlenmiş sır- olarak tercüme ediyorsunuz?  Bu lafza bu anlamı veren bir lügat âlimi ismi vermenizi istirham edebilir miyim?</p>
<p>Ayrıca bu &#8211; sözüm ona – Müddessir yani size göre &lt;&lt; Gizlenmiş sır!&gt;&gt; nasıl oluyor da Kur’an’da var olduğu iddia edilen 19 mucizesine işaret ediyor?</p>
<p>Müddessir kavramı hakkında vermiş olduğumuz lügat bilgisinin yanında surenin ilk 7 ayetinde de görüldüğü gibi hitap peygamberedir. Yani müddessir peygamberdir. Sizin iddia ettiğiniz gibi gizlenmiş bir sır falan değildir.</p>
<p>Bu bilgiler iddia sahibine / sahiplerine hediyemiz olsun.</p>
<div>&#8230;</div>
<div><strong>11. Son nazil olan sure yani Kafirun suresi 19 kelimedir. </strong></p>
<p>Kafirun suresinin kaç kelime olduğu gerçeğine geçmeden önce son nazil olan ayet veya ayetlerin neler olduğu konusunu irdeleyelim. Biz sadece iddia edilen görüşleri vermekle yetinelim.</p>
<p>Son nazil olduğu düşünülen ayet- ayetler:</p>
<p>1. Kafirun Suresi<br />
2. Bakara Suresinin 281. Ayeti<br />
3. Nasr Suresi<br />
4. Riba Ayeti yani, Bakara, 275. Ayet<br />
5. Tevbe Suresi 123. Ayeti<br />
6. Maide Suresi 3. Ayeti</p>
<p>Bu sayıyı artırabiliriz. Öncelikle ihtilafın varlığı bilginin katiliğine gölge düşürür. Yani son nazil olan sure Kafirun Suresi diyemeyiz. Velev ki olsa bile bunun hiçbir anlamı yoktur.</p>
<p>Şimdi gelelim Kafirun Suresi 19 ayettir iddiasına.</p>
<p>İddia sahipleri yine Arapça kuralları alt üst eden bir yöntemle kendi istedikleri sonuca ulaşmak için bazı kelimeleri elemişler ve gülünç duruma düşmüşlerdir. Kafirun suresi 19 değil 26 kelimedir. İsteyen tek tek sayabilir. Üstelik buna, surenin başındaki besmeleyi sureye ait müstakil ayet olarak kabul eden görüşü doğru kabul edersek o zaman kelime sayısı 31 olmaktadır.</p></div>
<div><strong> </strong></div>
<div><strong>12. 19 mucizesi ile ilgili bir belge 12. yüz yılda yaşamış olan Haham Judah tarafından da bulunmuş. Haham Judah Eski Ahid’in korunmuş bir bölümünde bu gizemi tespit etmiştir. </strong></div>
<div>
Kanıt olsun diye verilen bu bilginin neresinden ele alıp kritiğini yapsak. Tamamen korunan bir bölümün olduğu iddia edilen Ahdi Atik (Eski Ahid)’in günümüzdeki ve o dönemdeki (12. yy) sahihliği konusu ki başlı başına bir kitap konusudur. Şimdi iddia sahibine sormak isteriz. Hangi bilgiye dayanarak Ahdi Atik’teki o metinlerin korunmuşluğunu nereden biliyorsunuz?</p>
<p>Sözüm ona korunmuş o metinlerde yer aldığı iddia edilen 19 mucizesi bize gösteriyor ki biraz zorlamayla edebi bir metin üzerinde yapılacak çaba ve oynamalarla belirli bir sayının özel konumu tespit edilebilir.</p>
<p>Bu argüman çok basit ve mesnetsiz. Sözü uzatmak istemediğimizden şimdilik bu kadar bilgiyle yetinelim.</p></div>
<div></div>
<div><strong>13. Müddessir Suresi’nin 30. ayetinde geçen 19 sayısı Kur’an’da 19 mucizesinin olduğuna kanıttır. </strong><br />
Bu kanıtta diğerleri gibi mesnetsizdir. Şimdi 19 sayısının geçtiği Müddessir Suresi 30. ayete geçmeden önce surenin ilgili ayetlerini tahlil edelim:<br />
Surenin ilk 7 ayeti Peygambere hitap edip ona bazı yükümlülükler yüklemiştir. Peygamberin izlemesi gerekli metot ortaya konulmuştur. Sonra ki ayetlerde kâfirler; Kıyamet günü ile ikaz edilmiş, Peygamber ve Kur’an’la alay, inkâr, ardını dönme ve istikbar (büyüklük taslama) gibi tavırlarla yaklaşanlar ayıplanmış ve o sıfatlara sahip olanlar Sakar ile tehdit edilmişlerdir.</p>
<p>Konunun daha iyi anlaşılması için surenin ilgili birkaç ayetine yer verelim:</p>
<p><em><strong>&lt;&lt; Bilir misin? Sen. Sakar nedir? Ne alıkoyar ne bırakır. Beşere delicesine susamıştır. Üzerinde 19 vardır.&gt;&gt; (Müddessir, 27 -30)</strong></em></p>
<p>İddia sahibi nasıl oluyor da bu ayetlerden &lt;&lt; Kur’an’da 19 mucizesi vardır. İşte bu da kanıtıdır. &gt;&gt; çıkarsamasında bulunabiliyor. Ayetler açık. Eğer bir insan o çirkin işleri işlerse Allah onu Sakar’a atacağını söylüyor. Ve o Sakar üzerinde de 19 olduğunu zikrediyor.</p>
<p>İddia sahibinin iddiasını kabul edecek olursak, Ayette zikrolunan Sakar’ı Kur’an kabul etmek gerekmektedir. Çünkü ayet bu Sakar üzerinde 19 olduğunu iddia etmektedir. Bu 19’un ve Sakar’ın ne olduklarına geçmeden önce şunu da itiraf etmeliyim. İddia sahibinin iddiaları içerisinde ona kısmen puan kazandıracak olan bilgi 30. ayette geçen 19 sayısıdır. Ama ayetlerde de görüldüğü gibi bunun Kur’an’da var olduğu iddia edilen 19 mucizesiyle asla bir ilgisi yoktur.</p>
<p><strong>Sakar Nedir?</strong><br />
Bu terim (Sakar), insanın bu dünyada günah işlemek ve ruhsal hakikatlere kör ve sağır kalmak suretiyle öteki Dünya’da başına açtığı azap kavramına Kur’an’da verilen yedi isimlerden biridir. Bu 7 isim şunlardır:</p>
<p>1. Nar: Ateş<br />
2. Cehennem<br />
3. Cahim: Harlı ateş<br />
4. Sair: Harlı alev<br />
5. Leza: Hiddetli alev<br />
6. Hutame: Ezici azap<br />
7. <strong>Sakar:</strong> Kavurucu ateş</p>
<p>Şimdide 30. ayette geçen 19 sayısı hakkında bilgi verelim:<br />
&lt;&lt; Üzerinde ondokuz vardır.&gt;&gt; (Müddessir,30)<br />
Ayette geçen 19 sayısı hakkında Kur’an bilimcileri şu iddiaları ortaya atmışlardır:<br />
<strong>  </strong></div>
<div><strong>1.</strong> Bu 19, Cehennemde (Sakar) görevli on dokuz melektir.<br />
<strong>2.</strong>Fahreddini Razi ise, insanın günah işleyip Cehenneme girmesine sebep olan beden ve zihin güçlerini ondokuz olarak tespit etmiş; cehennemde gözetim vazifesi yapan zebanilerin sayısı ile bu güçler arasında bir ilginin bulunduğunu ifade etmiştir.<br />
<strong>3.</strong>Bazı İslam Mutasavvıfları ayetteki 19 sayısının sonsuzluğu ifade ettiğini iddia etmişlerdir. 7 + 12 = 19 Yani bir hafta 7 gündür. Bir yılda 12 aydır. Bunların toplamı 19’dur. Bu da devamlılığı ifade etmektedir.</div>
<div>Biz bu üç farklı görüşten hangisinin doğru olduğunu kesin olarak bilmiyor ve şu kesin doğrudur demiyoruz. Bunun bir önemi de yok zaten. Önemli olan ayette geçen on dokuz sayısının iddia sahiplerinin &lt;&lt; Kur’an’da 19 mucizesi vardır. Bu ayette ona kanıttır.&gt;&gt; Savlarına vurulmuş bir darbe olduğunu söylemekle bu kısma da nokta koyalım. (2)</div>
<div>***</div>
<div>(1) http://19.org/tr/19-kodu/</div>
</div>
</div>
<div>(2) http://www.sutunhaber.com/makale/edip-yuksel-in-19-hezeyani/</div>
</div>
<div></div>
<div>http://ravzaimutahhara.blogspot.com.tr/2015/11/edip-yukselin-19-hezeyan.html</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-19-hezeyani/">Edip Yüksel’in 19 Hezeyanı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-19-hezeyani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makam Hırsızı, Meczup Reşad; Takipçisi Edip Ve 3:81. Ayet</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/makam-hirsizi-meczup-resad-takipcisi-edip-ve-381-ayet/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/makam-hirsizi-meczup-resad-takipcisi-edip-ve-381-ayet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2016 22:47:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Makam Hırsızı Meczup Reşad; Takipçisi Edip Ve 3:81. Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Reşad Halife]]></category>
		<category><![CDATA[Yalancı Peygamberler-Sahte Mehdiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10423</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Edip Yüksel: Ben Reşad Halife&#8217;nin Peygamber olduğunu iddia etmedim..Tam tersi&#8230;(1) Ehl-i sünnetin üzerine hakaretlerle, tekfirle, pervasız bir cesaretle saldıran Edip, Reşad Halife&#8217;nin Allah&#8217;ın Resulü yani elçisi olduğuna inanmasına rağmen bunu ifadedetakıyye yaparak &#8220;onun peygamber olduğunu söylemedim&#8221; diyor..Oysa Resul ve Nebi farkı tartışmalı bir alandır..Peygamberle kastedilenin içine Resul ve Nebi her ikisi de dahil edilir..Bana ne ki [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/makam-hirsizi-meczup-resad-takipcisi-edip-ve-381-ayet/">Makam Hırsızı, Meczup Reşad; Takipçisi Edip Ve 3:81. Ayet</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://ilimcephesi.com/makam-hirsizi-meczup-resad-takipcisi-edip-ve-381-ayet/indir-3-29/" rel="attachment wp-att-10424"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-10424" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-3-2.jpg" alt="Makam Hırsızı, Meczup Reşad; Takipçisi Edip Ve 3:81. Ayet" width="274" height="404" /></a><br />
Edip Yüksel: Ben Reşad Halife&#8217;nin Peygamber olduğunu iddia etmedim..Tam tersi&#8230;(1)</p>
<p>Ehl-i sünnetin üzerine hakaretlerle, tekfirle, pervasız bir cesaretle saldıran Edip, Reşad Halife&#8217;nin Allah&#8217;ın Resulü yani elçisi olduğuna inanmasına rağmen bunu ifadede<strong>takıyye </strong>yaparak &#8220;onun peygamber olduğunu söylemedim&#8221; diyor..Oysa Resul ve Nebi farkı tartışmalı bir alandır..Peygamberle kastedilenin içine Resul ve Nebi her ikisi de dahil edilir..Bana ne ki Peygamberin Farsçadaki peyam (haber) ber (getiren)&#8217;den türemesi..Türkçeye bunun kullanımı hem Resullüğü hem de Nebiliği içine alacak şekilde girmiştir..Reşad halife hiç mi haber getirmedi sanki? 19 mucizesi haber değil mi?</p>
<p>Türkçe’de nübüvvet kökünden türeyen nebî yerine daha çok Farsça’dan alınmış peygamber (peyâmber, haber getiren) ve peygamberlik kelimeleri kullanılır. <strong>Risâlet kavramı da nübüvvetle eş anlamlı kabul edilmekle</strong>birlikte dinî literatürde daha çok nübüvvet tercih edilmiştir. Her iki kavramda asıl unsuru,</p>
<p>Allah’ın vahiy yoluyla öğrettiği bilgileri ve O’nun emirlerini insanlara ulaştırıp ilâhî elçilik görevini yapma teşkil eder. Allah’ın elçi olarak seçip görevlendirdiği kişiye nebî yanında resul de denir. (2)</p>
<p>Tdk, Peygamber: isim, din b.:  İnsanlara Tanrı&#8217;nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, <strong>elçi</strong>..<strong>Görüldüğü gibi Türkçemizde Peygamber ile elçi arasına herhangi bir fark gözetilmemiştir</strong>..Her defasında da ıstılahi ayrım yapma kurnazlığına girme bırakılsın artık..Peygamber denilince kastedilen şey bellidir..</p>
<p>Reşad Halife de Allah&#8217;tan emir ve vahiy almış ve bunu insanlığa iletmesi emredilmiştir..</p>
<p>Gerek nebiler gerekse Resuller Allah&#8217;ın en seçkin kullarıdır..Zaten Reşad Halife üstünlük yarışını doğrudan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ile yapmış ve iddiasına göre onu geçmiştir:</p>
<p>(18) <strong>Kuran 3 peygamberden </strong>(Reşad&#8217;a göre peygamber demek yanlış messsenger=elçi denilmeli)<strong> özellikle bahseder <em><u>ve onları diğerlerinden ayırır</u></em></strong>. İbrahim, islamın görev ve sorumluluklarını getirmiş (22:78), Muhammed Kuran&#8217;ı (33:40) , ve Rashad Kuranın doğruluğunu (3:81) [3:81 ayeti şudur: ALLAH peygamberlerden (nebilerden) şöyle misak almıştı: &#8216;Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir elçi (resul) geldiğinde <strong>ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz</strong>.Güya tüm Peygamberler bu Meczup Reşad&#8217;a inanacak ve onu destekleyecekler..Emir Allah&#8217;tan] Bunu kabul ettiniz mi ve bu sözleşmeyi yerine getireceğinize söz verdiniz mi,&#8217; demişti. Onlar &#8216;Kabul ettik,&#8217; deyince, &#8216;Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım,&#8217; demişti. [<strong>Demek ki bizim Reşad&#8217;ın gözü çok yükseklerde</strong>.<strong> </strong>Öyle sıradan bir peygamberlik de değil özel yetkili/nitelikli bir elçi olma hayaline kapılmış..] Bu üçünün Ebced değeri sırayla 258 ,92 , 505 ve bunların toplamı, yalnızca beraber toplandığında, 19 un katı oluyor.19&#215;45=855 [<strong>Uyanık Reşad , Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed de benim Resullüğüme muhtaç; ben olmasam onların da Nübüvveti anlamsız, eksik kalır</strong> , Onların risalet vazifesi ve getirdikleri mesajın anlam ve önemi benim sayemde tamam olur ve değerini bulur demeye getiriyor.] (3)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3:81:</strong> Ve iz ehazallâhu mîsâkan <strong>nebiyyîne</strong> lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekum resûlun musaddikun limâ meakum le tu’minunne bihî ve le tansurunnehu, kâle e akrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn (4)</p>
<p><strong>Edip Yüksel:</strong> 3:81 ALLAH peygamberlerden (<strong>nebilerden</strong>) şöyle misak almıştı: &#8220;Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir elçi (resul) geldiğinde onu onaylayacak ve onu destekleyeceksiniz. Bunu kabul ettiniz mi ve bu sözleşmeyi yerine getireceğinize söz verdiniz mi&#8221; demişti. Onlar &#8220;Kabul ettik&#8221; deyince, &#8220;Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım&#8221; demişti.(16)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dipnot 16</strong></p>
<p>Bak <a href="http://quranix.org/33#7">33:7</a> ve <a href="http://quranix.org/33#40">33:40</a>; Kitab-ı Mukaddes: Malaki <a href="http://quranix.org/3#1">3:1</a>, Luka <a href="http://quranix.org/17#22">17:22</a> ve Matta<a href="http://quranix.org/24#27">24:27</a>. Kuran&#8217;da türevleri beş yüzden fazla geçen ReSuL (elçi) kelimesi Kuran&#8217;ın başından bu ayete kadar tüm türevleriyle birlikte 19 ayette geçer. Bir başka deyişle bu ayet baştan itibaren ReSeLe kelimesinin tüm türevleriyle geçtiği 19&#8217;uncu ayettir. (5)</p>
<p>Öyleyse Reşad Halife ve müminleri indinde Resullüğün Nebilikten geri kalır yanının olduğu sanılmasın..</p>
<p>Ayrıca <strong>makam hırsızı Reşad ve onun mümini Edip</strong> bu ayete Hz. Muhammed Mustafa&#8217;ya (s.a.v.) verilen makamı çalmaya çalışmıştır:</p>
<p>Mevdudi Tefsiri: Hani Allah peygamberlerden &#8216;kesin bir söz (misak)&#8217; almıştı: &#8220;Andolsun size Kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksanız.&#8221;</p>
<p>Bu şu anlama gelir: &#8220;<strong>Ey kitap ehli! Siz, kendi peygamberinize verdiğiniz sözle Muhammed&#8217;e (s.a) inanmak ve O&#8217;na yardım etmekle yükümlüsünüz</strong>. Çünkü biz her peygamberden (ve onlara uyanlardan), yeryüzünde bizim öngördüğümüz hayat tarzını kurmak ve tebliğ etmek için tarafımızdan gönderilen her peygambere yardım etmeleri konusunda söz aldık. Bu nedenle siz O&#8217;na karşı ön yargılı olmamalısınız, dini de kendi tekelinizde sanmamalısınız; Hakk&#8217;a karşı çıkmak yerine, Hakk&#8217;ı yaymak amacıyla ortaya çıkan bayraktarın sancağı altında toplanmalısınız.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu bağlamda bu sözün Hz. Muhammed&#8217;den (s.a) önce gelen bütün peygamberlerden alındığını açıkça belirtmekte yarar var. Böylece her peygamber kendinden sonra gelecek olan peygamberi halkına haber vermiş ve onlardan, gelen peygambere uymaları istenmiştir. Fakat Hz. Muhammed&#8217;den (s.a) de böyle bir söz alındığını bildirir bir delile, ne Kur&#8217;an&#8217;da, ne de hadislerde rastlanmamaktadır. O, ümmetine kendisinden sonra bir peygamber geleceğini de bildirmemiştir. Aksine O, peygamberlerin sonuncusu olduğunu söylemiştir.</p>
<p><strong>Hırsız ve meczup</strong> (6)<strong> Reşad</strong>, bu ayette Hz. Peygambere verilen yüce makama göz dikmiş Takıyyeci Edip ise &#8220;ReSuL (elçi) kelimesi Kuran&#8217;ın başından bu ayete kadar tüm türevleriyle birlikte 19 ayette geçer. Bir başka deyişle bu ayet baştan itibaren ReSeLe kelimesinin tüm türevleriyle geçtiği 19&#8217;uncu ayettir&#8221; kelimeleriyle bu hırsızlığa destek vermiştir..Malum olduğu üzere işin içine 19&#8217;un katılması Reşad Halifeyi akla düşürmek içindir..Zaten bu gibi iddialarda Edip&#8217;in Reşad&#8217;ı yalanladığını görmedim..</p>
<p>ayrıca bkz:<br />
Ey Edip! Önünde iki seçenek var.</p>
<p><a href="http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/11/ey-edip-onunde-iki-secenek-var.html">http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/11/ey-edip-onunde-iki-secenek-var.html</a></p>
<p><strong>Reşat Halife’ye Göre Nebi ve Resul Kavramları Arasındaki Münasebet </strong><br />
<strong> ve Eleştirisi :</strong></p>
<p><a href="http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/04/resat-halife-ve-risalet-iddias.html">http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/04/resat-halife-ve-risalet-iddias.html</a></p>
<p>&#8230;Dolayısıyla nebi olarak nitelendirilen Hz. Yahya’nın aynı zamanda çağdaşı olan bir peygambere, Hz. İsâ’ya verilen mesajı/kitabı tasdik edici olduğu ifade ediliyor. 62 Kaldı ki Hz. Yahya’ya herhangi bir kitap verilmediği de bilinmektedir. Buradan açık bir şekilde, Reşat Halife’nin Kur’ân’a dayandırdığı nebi tarifinin eksik ve kasıtlı olduğu ortaya çıkmaktadır. Buna göre nebi, onun iddia ettiği gibi sadece yeni bir kitap tebliğ eden peygamber olarak tarif edilemez. O halde nebi, hem “kendisine kitap ve hikmet verilen peygamber” şeklinde; hem de “kendisinden öncekini tasdik eden peygamber” şeklinde iki ayrı sıfatla nitelendirilebilir.</p>
<p><strong>2.</strong> Edip: &#8216;Kurandaki elçi bizim gibi bir insan, muvahhit&#8230;&#8217; (7)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Cevap: </strong>Tabi olduğun Resul bunu demiyor..Yerine, kendine ayrıcalıklı bir makam oluşturabilmek için ne işler çevirdiğine yukarıda temas ettik..Milletin gözünün içine baka baka Resullüğü ve ayrıcalıklı makamı gizlemeye çalışmayın artık..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip&#8217;e önerim: </strong>Takıyyeyi bırak ve Reşad&#8217;ı Resulullah olarak an. Bizim gibi insandı, muvahhiddi v.s. gibi kelime oyunlarına girmeden onun üstün makamını yine Reşad&#8217;ın kendi cümleleriyle takipçilerine anlat..3:81&#8217;e aynen Reşad&#8217;ın yüklediği anlamı ver..Ve bir videonu buna ayır..Bu çok önemli bir konu..Millet Reşad&#8217;ın ne kadar ayrıcalıklı bir makamı olduğunu bilmiyor çünkü..Eğer Reşad&#8217;ın ayrıcalıklı makamını, sözleşmeli resullüğünü anlatırsan 19 mucizesi daha da iyi anlaşılacaktır&#8230;</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>(1) <a href="http://www.youtube.com/watch?v=pfOrn8fre3Q">http://www.youtube.com/watch?v=pfOrn8fre3Q</a><br />
videonun 1. dakikası.<br />
(2) <a href="http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=d330279">http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=d330279</a><br />
(3) <a href="http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/11/yalanc-peygamber-resat-halife-ve_16.html">http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/11/yalanc-peygamber-resat-halife-ve_16.html</a><br />
<a href="http://www.submission.ws/SP/44_1988_08.pdf">http://www.submission.ws/SP/44_1988_08.pdf</a><br />
(4) <a href="http://www.kuranmeali.org/3/ali_imran_suresi/81.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx">http://www.kuranmeali.org/3/ali_imran_suresi/81.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx</a><br />
(5) <a href="http://quranix.org/3#81">http://quranix.org/3#81</a></p>
<p>(6) <a href="http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/11/edip-yukselin-resulu-resat-halife.html">http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/11/edip-yukselin-resulu-resat-halife.html</a><br />
(7) <a href="http://www.youtube.com/watch?v=pfOrn8fre3Q">http://www.youtube.com/watch?v=pfOrn8fre3Q</a><br />
videonun 1 ve 2. dakikası</p>
<p>http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2015/01/makam-hrsz-meczup-resad-onun-mumini.html</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/makam-hirsizi-meczup-resad-takipcisi-edip-ve-381-ayet/">Makam Hırsızı, Meczup Reşad; Takipçisi Edip Ve 3:81. Ayet</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/makam-hirsizi-meczup-resad-takipcisi-edip-ve-381-ayet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnanmak için de gerçekten &#8220;saflaşmak&#8221; lazım</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/inanmak-icin-de-gercekten-saflasmak-lazim/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/inanmak-icin-de-gercekten-saflasmak-lazim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2016 22:17:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyametin yaklaştığının işaretleri]]></category>
		<category><![CDATA[Reşad Halife]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10411</guid>

					<description><![CDATA[<p>ilk yazı: http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/12/eger-ayn-hisleri-olsayd-bu-yoruma.html Reşad Halife: Signs of the Approaching End of the World Kıyametin yaklaştığının işaretleri 4. Appearance of God&#8217;s Messenger of the Covenant (3:81): As detailed in Appendix 2, a consolidating messenger, prophesied in the Quran, comes after all the prophets have delivered the scriptures, to purify and unify. This prophecy was fulfilled in Ramadan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/inanmak-icin-de-gercekten-saflasmak-lazim/">İnanmak için de gerçekten “saflaşmak” lazım</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="post-title entry-title"><a href="http://ilimcephesi.com/inanmak-icin-de-gercekten-saflasmak-lazim/indir-3-28/" rel="attachment wp-att-10412"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-10412" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-3-1.jpg" alt="İnanmak için de gerçekten &quot;saflaşmak&quot; lazım" width="259" height="382" /></a></h3>
<div id="post-body-889846462178268098" class="post-body entry-content">
<div dir="ltr"><b>ilk yazı: </b><a href="http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/12/eger-ayn-hisleri-olsayd-bu-yoruma.html" target="_blank">http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/12/eger-ayn-hisleri-olsayd-bu-yoruma.html</a><br />
<b><br />
</b><b>Reşad Halife:</b> Signs of the Approaching End of the World</p>
<p><b>Kıyametin yaklaştığının işaretleri</b></p>
<p><b>4. </b>Appearance of God&#8217;s Messenger of the Covenant (<a href="http://submission.org/QI#3_81_" target="_blank">3:81</a>): As detailed in Appendix 2, a consolidating messenger, prophesied in the Quran, comes after all the prophets have delivered the scriptures, to purify and unify. This prophecy was fulfilled in Ramadan 1408.</p>
<p>Tanrının sözleşmeli Peygamberinin ortaya çıkması..Kuranda bildirilen, takviye edilen bir peygamber; tüm peygamberlerin kutsal kitapları getirmelerinden sonra, arındırmak ve birleştirmek için gelir. Bu gaybi haber Ramazan 1408&#8217;de gerçekleşmiştir..<br />
<b><br />
</b><b>Tenkit: </b>Edip Yüksel : 3:81; ALLAH peygamberlerden (nebilerden) şöyle misak almıştı: &#8216;Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir elçi (resul) geldiğinde ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz. Bunu kabul ettiniz mi ve bu sözleşmeyi yerine getireceğinize söz verdiniz mi,&#8217; demişti. Onlar &#8216;Kabul ettik,&#8217; deyince, &#8216;Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahid olanlardanım,&#8217; demişti.</p>
<div>
Hadi diyelim ki farz-ı <b>19 bin kere muhal </b>bu ayette bildirilen Reşad olsun..Bu ayetin Kıyametle alakası nerede? İşte hadis ve sünneti beğenmeyip te kendi başına doğruyu, hidayeti bulacağım diyen bir zavallının hali!..Sonunda nefsinin emrine girmeyi Allah&#8217;ın emrine girmeyle karıştırıp, emreden nefsini tüm peygamberlerin üstünde bir makama yerleştiriyor..Bunun adına da dini Allah&#8217;a özgülemek, arınmak ve saflaşmak deniyormuş..<b>İnanmak için de gerçekten &#8220;saflaşmak&#8221; lazım</b>..</p>
<p><b>5.</b>The Smoke (<a href="http://submission.org/QI#44_10_" target="_blank">44:10</a>): occurs after God&#8217;s Messenger of the Covenant has delivered the unified message and proclaimed Islam (Submission) as the only religion acceptable by God.</p>
<p>Allah tarafından kabul edilen tek din olan İslamın ilan edilmesinden ve Allah&#8217;ın sözleşmeli Elçisinin birleştirici mesajını ilettikten sonra ortaya çıkan Duman.<br />
<b><br />
Tenkit:</b> Bu öncelik ve sonralığı nereden biliyor ve nasıl delillendiriliyor ? Her zamanki gibi kafadan atmasyon yöntemiyle mi? İslamı son peygamber getirmemiş miydi zaten?.</div>
<div>
<b>6.</b>Gog and Magog: they re-appear, in accordance with God&#8217;s plan, in the year 1700 AH (2271 AD). Gog and Magog are mentioned in <a href="http://submission.org/QI#18_94_" target="_blank">18:94</a> and<a href="http://submission.org/QI#21_96_" target="_blank">21:96</a>. If you count the verses from <a href="http://submission.org/QI#18_94_" target="_blank">18:94</a> to the end of <a href="http://submission.org/QI#18+" target="_blank">Sura 18</a>, you find them 17. If you count the verses from <a href="http://submission.org/QI#21_96_" target="_blank">21:96</a> to the end of <a href="http://submission.org/QI#21+" target="_blank">Sura 21</a>, you find them also 17. This is the Quran&#8217;s sign that Gog and Magog will re-appear in 1700 AH. (1)</p>
<p>Yecüc ve Mecüc..Bunlar Allah&#8217;ın planına göre 2271 Miladi yılında tekrar ortaya çıkarlar. Bunların bahsedildiği ayetler <a href="http://submission.org/QI#18_94_" target="_blank">18:94</a> ve <a href="http://submission.org/QI#21_96_" target="_blank">21:96</a> dır..Eğer 18. surede 94. ayetten sure sonuna kadar ve 21. surede 96. ayetten sure sonuna kadar sayarsanız 17 rakamını bulursunuz..Bu da Kuranın Yecüc ve Mecüc&#8217;ün ortaya çıkış tarihine işaretidir..<br />
<b><br />
</b><b>Tenkit:</b> Öncelikle neden surenin sonuna sayıyoruz da örneğin başına, ortasına 19. ayetine veya 19 un katı olan bir sayıya v.s. saymıyoruz ?..Kalb temizliği deme sakın dinde zayıf olanların iddiasıdır o..</div>
<div>Surenin sonuna sayma gerekliliğini sana şeytanın mı fısıldadı ? Kehf suresinde 110 ayet var..Neden 95. ayetten itibaren başlamıyoruz da 94. ayeti de sayıyoruz? Çıkan 17 sonucunu 100 ile çarpmamızdaki hikmet ne? İki surede sona sayım ile çıkan sonuç aynı oldu diye bunda bir işaret olduğu ilişkisini nasıl kurdunuz?<br />
Yeniden ortaya çıkış ile sure sonuna kadar olan ayet sayısı arasında nasıl bir bağlantı keşfettiniz? Bunların tesadüf olduğunu söyleyen kişilere ikna edici cevabınız nedir? Bu kadar safsataya insan şaşıp kalıyor..<br />
Kuran ayetleriyle şeytan gibi dalga geçmene ne diyeyim ben?!</p>
<p><strong>Edip Yüksel:</strong> Edip Yüksel (Mesaj: Kuran Çevirisi)Yecuc ve Mecuc 18:94 Dediler ki, &#8220;Ey İki Nesle Sahip Olan (Zül Karneyn), Yecuc ve Mecuc yeryüzünde kötülük işliyorlar. Bizimle onların arasında bir engel koyman için sana bir vergi ödeyebilir miyiz?&#8221;(12)</p>
<p><strong>Dipnot 12</strong><br />
Adalet ve barış üzerine kurulu çok uluslu bir uygarlığın iki nesil sürecek yönetiminden sonra, <b>dünyanın son yıllarında </b>iki düşman ülkenin tekrar güç kazanarak müslümanlara saldıracakları anlaşılabilir mi bu ayetlerden? (2)</p>
<p><b>Cevap:</b> Onu bilmem ama Resulünün senden daha cesaretli olduğu kesin..Onun verdiği miladi 2271&#8217;i (güya kıyametten 9 yıl öncesi) sen dünyanın son yılları diye gizlemişsin..Hesap kafana tam yatmamış olmalı..Nede olsa hesapta 19 geçmiyor..Tatsız, tuzsuz, yavan bir hesap.</p>
<div><b>***</b></div>
<p>(1) <a href="http://www.masjidtucson.org/quran/appendices/appendix25.html" target="_blank">http://www.masjidtucson.org/quran/appendices/appendix25.html</a><br />
(2) <a href="http://quranix.org/18#94" target="_blank">http://quranix.org/18#94</a></div>
</div>
</div>
<div></div>
<div>http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/12/gog-and-magog-resad-and-edip.html</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/inanmak-icin-de-gercekten-saflasmak-lazim/">İnanmak için de gerçekten “saflaşmak” lazım</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/inanmak-icin-de-gercekten-saflasmak-lazim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ay dedenin hisleri olsaydı bu yoruma gülmekten yarılırdı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ay-dedenin-hisleri-olsaydi-bu-yoruma-gulmekten-yarilirdi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ay-dedenin-hisleri-olsaydi-bu-yoruma-gulmekten-yarilirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2016 22:10:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkı Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Reşad Halife]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10407</guid>

					<description><![CDATA[<p>  1.Reşad Halife: Among the duties charged to me as God&#8217;s Messenger of the Covenant is unveiling the end of the world (Page 415). We learn from18:7-8 and 69:13-15 that this world will come to an end. A new earth and new heavens will replace the present heavens and earth (14:48). Çevirisi: Allah&#8217;ın mukaveleli peygamberi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ay-dedenin-hisleri-olsaydi-bu-yoruma-gulmekten-yarilirdi/">Ay dedenin hisleri olsaydı bu yoruma gülmekten yarılırdı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3></h3>
<div> <a href="http://ilimcephesi.com/ay-dedenin-hisleri-olsaydi-bu-yoruma-gulmekten-yarilirdi/hqdefault-10/" rel="attachment wp-att-10408"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/hqdefault-1.jpg" alt="Ay dedenin hisleri olsaydı bu yoruma gülmekten yarılırdı" width="480" height="360" /></a></div>
<div id="post-body-1325103606838537000">
<div dir="ltr">
<p><strong>1.</strong>Reşad Halife: Among the duties charged to me as God&#8217;s Messenger of the Covenant is unveiling the end of the world (Page 415). We learn from<a href="http://submission.org/QI#18_7_8" target="_blank">18:7-8</a> and <a href="http://submission.org/QI#69_13_15" target="_blank">69:13-15</a> that this world will come to an end. A new earth and new heavens will replace the present heavens and earth (<a href="http://submission.org/QI#14_48_" target="_blank">14:48</a>).</p>
<p><strong>Çevirisi: </strong>Allah&#8217;ın mukaveleli peygamberi olarak üzerime düşen sorumluluklardan biri Kıyametin vaktini açıklamaktır..<a href="http://submission.org/QI#18_7_8" target="_blank">18:7-8</a> ve <a href="http://submission.org/QI#69_13_15" target="_blank">69:13-15</a>&#8216;den öğreniyoruz ki bu dünyanın bir sonu var..Yeni bir dünya ve yeni cennetler şimdikilerle değiştirilecek..</p>
</div>
<div dir="ltr">
<p><strong>Cevap: </strong></p>
<div></div>
<div>
<p><strong>a-</strong>&#8220;Allah&#8217;ın mukaveleli (Covenant) peygamberi olarak üzerime düşen sorumluluklardan biri Kıyametin vaktini açıklamaktır&#8221; buna ne diyelim kesin öyledir!..Yemiş numarası yapalım da Reşad&#8217;ın mukavelesi yanmasın..</p>
<p><strong>b-</strong>Allah Resulüne (s.a.v.) gelince Kuran dışı vahiy alamıyordu da (1) siz sayın mukaveleli !, Resul-i Ekrem&#8217;e münasip görmediğiniz vahyi nasıl alabildiniz ? Sizin sözleşme şartlarınızda bu özel şart mı var ?</p>
<p><strong>c-</strong>Mukaveleli Mütenebbi Reşad, new heavens ve former heavens (eski cennetler ve yeni cennetler) ayrımını nereden çıkardınız? İnsanoğlu bu kadar palavra atar mı?..Daha doğrusu, palavranın bu kadarını ancak yalancı peygamber atabilir..</p>
<p><strong>2</strong>.Reşad Halife: Signs of the Approaching End of the World<br />
The Quran provides many signs, and states that the means for unveiling the end of the world have been given (<a href="http://submission.org/QI#47_18_" target="_blank">47:18</a>). The signs given in the Quran include: The splitting of the moon: This already happened in June 1969 when we landed on the moon and brought back moon rocks. People on earth can go now to many museums, colleges and observatories to look at pieces of the moon.</p>
<p>Çevirisi: Dünyanın sonunun yaklaştığının işaretleri:</p>
</div>
<div>Kuranın &#8220;kıyamet alametleri&#8221; hususunda pek çok işaretleri ve ifadeleri vardır..Bu işaretler içinde: Ayın yarılması da var..Bu işaret ise 1969 yılında aya ayak basıp oradan bazı kayaların dünyaya getirilmesiyle gerçeklenmiş oldu..İnsanlar artık gittikleri müzelerde aydan parçalar görebiliyorlar..</p>
<p><strong>Cevap:</strong></div>
<div></div>
<div>
<p>Ay parçası! gibi bir yorum daha..Her şeyin merkezinde kendinin olduğunu sanan Yalancı Peygamber sendromu.. Ayın dünyanın etrafında değil de kendisi (Mukaveleli Mütenebbi Reşad&#8217;ın) etrafında döndüğünü söyleseydi de (ki bu bir açıdan doğru olurdu:) keşki aydan alınan bir kaç parçanın ayın yarılması anlamına geldiğini iddia etmeseydi..&#8221;Ay dede&#8221;nin hisleri olsaydı bu yoruma gülmekten yarılacağı kesindi..Belki böylece yorum da yerini bulacaktı ama gel gör ki ay espriden anlamıyor.</p>
<p><strong>3.</strong> Reşad Halife: The creature (<a href="http://submission.org/QI#27_82_" target="_blank">27:82</a>): &#8220;Made from the earth, it alerts the people that they have been oblivious to their Creator.&#8221; The Creature, made from the earth, did appear and was instrumental in unveiling the Quran&#8217;s numerical code, and proclaiming that the world has neglected God&#8217;s message; the creature is the computer. Note that the digits that make up<a href="http://submission.org/QI#27_82_" target="_blank">27:82</a> add up to 19. (2)</p>
<p><strong>Çeviri:</strong> Topraktan yapılmış bir mahluk insanlara yaratıcılarına karşı kayıtsız kaldıklarını bildirecek..Topraktan ( yani arzın elementlerinden) yapılmış bu mahluk/madde ortaya çıktı ve Kuran&#8217;ın matematiksel kodunun deşifre edilmesine yardımcı oldu. Dünyanın Allah&#8217;ın mesajını ihmal ettiğini ilan eden bu cisim Bilgisayardır. 27:82&#8217;yi oluşturan rakamların toplamı 19 olduğuna dikkat edin.</p>
</div>
<div><strong>Cevap: </strong></div>
<div></div>
<div>
<p><strong>a-</strong>Bilgisayar bile bu adamların gözünde islam ümmetinden daha müslüman..Bir de bunların ağızlarını açtıkları her defasında ehl-i sünnet tarafından tekfir edildikleri şeklinde edebiyat yapmaya da bayılırlar.</p>
<p><strong>b-</strong>27:82&#8217;yi oluşturan rakamlar toplamı 19 olunca ne oluyor? 19 değilde 20 olsaydı ne değişirdi? Bunların toplamı 19 a varınca ayetin statüsü değişti mi? Rakamları toplayarak bölerek, takla attırarak 19 u bulmak sizin hobiniz mi? Hem neden rakamların sayı değerleri toplanıyor da 27 ve 82 sayıları toplanmıyor?..Veya neden toplanıyor da çıkarılmıyor veya çarpılmıyor?</p>
</div>
<div>Böyle bir dörtlüde 19 un katına ulaşmak sanıldığı kadar zor değil..Ya rakam değerlerini toplayarak, ya ikili sayıları toplayarak ya iki sayıyı birleştirip yeni sayı oluşturarak v.s. gibi yöntemlerinden biriyle 19 a ulaşmanın çaresi aranır..Madem sayısal kod veya formül var her defasında ayrı formül uygulanır mı? Bu denklemin sabit şekli nedir? Bu kadar hikayeye inanan mukallitler de var yazık! Şurada yapılan işlemde zerre kadar matematik esprisi ve tadı almıyorum..Bana göre herhangi bir özelliği olmayan saçma sapan çocuk eğlencesi. Bu durum yani 19 mucizesinin bir uygulamasını reddediş, beni Edip ve Reşad&#8217;ın gözünde kalbi kirlililerden ve hatta kafirlerden yapıyor.</p>
<p><strong>c- </strong>Reşad&#8217;ın ve Edip&#8217;in bunu kıyamet alameti olduğunu zannetmesi Hakkı Yılmaz&#8217;a göre yanlıştır.</div>
<div></div>
<div>
<p>Hakkı Yılmaz: Bu sözcük Kur’an’da (En’âm/ 38, Hud/ 6, 56, Nahl/ 49, 61, Nur/45, Ankebut/ 60, Lokman/ 10, Fatır/ 45, Şûra/ 29, Casiye/ 4 ve Enfal/ 22: ) tekil ve çoğul olarak birçok kez yer almıştır: Görüldüğü gibi, bu ayetlerin hepsinde de “dabbeh” sözcüğü irili ufaklı tüm canlı yaratıklar için kullanılmıştır..Tefsirciler arasında “dabbeh” üzerinde en fazla duran ve meseleyi önemseyen kişi İbn-i Kesir’dir. Ne var ki, o da “dabbeh” sözcüğünü kıyamet alâmetleri sadedinde açıklamış..“Dabbeh”, mahşerde ortaya çıkarılacak yeryüzü maddelerinden mamul bir çeşit yayın aracı olup kendisine yüklenmiş olan “insanların Allah’ın ayetlerine gerektiği gibi inanmadıkları” duyurusunu anons edecektir. (3)</p>
<p>Hakkı Yılmaz: Kur’an’da “dabbeh”in kıyamet alâmeti olduğuna dair hiçbir veri olmadığı gibi, “dabbeh”i kıyamet alâmeti olarak gösteren ilmî nitelikten yoksun eserler de bu asılsız iddialarına “sahih sünnet” denilen rivayetlerden tek bir destek bile bulamamışlardır.</p>
<p><strong>Cevap:</strong></p>
<p>Sahih-i Müslim, Fiten bölümü:</p>
</div>
<div></div>
<div>40- (&#8230;) Bize Ubeydullah b. Muaz El-Anberî rivayet etti. (Dedi ki) : Bize babam rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Şu&#8217;be, Fırat El-Kazzâz&#8217;dan, o da Ebû&#8217;t-Tufeyl&#8217;den, o da Ebu Serîha Huzeyfe b. Esid&#8217;den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yüksek bir yerde idi. Biz de ondan aşağıda bulunuyorduk. Bize uzanarak :<br />
«Neyi müzakere ediyorsunuz?» diye sordu.<br />
— Kıyameti, dedik. Şöyle buyurdular :<br />
«Şüphesiz ki on alâmet zuhur etmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Do­ğuda bir yer batması, batıda bir yer batması, Arab yarımadasında bir yer batması, duman, Deccal, dabbetü&#8217;l-arz, Ye&#8217;cûc ve Me&#8217;cûc, güneşin battığı yerden doğması ve Aden toprağının sonundan bir ateş çıkacak, insanları yolcu eden bir ateş.»Şu&#8217;be demiş ki : Bana Abdu&#8217;l-Aziz b. Rufey de Ebû&#8217;t-Tufeyl&#8217;dcn, o da Ebu Serîha&#8217;dan, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)&#8217;i anmayarak bunun mislini rivayet etti. (Bu iki râviden biri onuncuda) «İsâ b. Meryem (Aleyhîsselârn) &#8216;in inişi&#8230;» Diğeri: «insanları denize atacak bir rüzgâr&#8230;» demişi erdir.</p>
<p>Edip Yüksel (Mesaj: Kuran Çevirisi)</p>
</div>
<div>
<p>Kompüter: Söz Verilen Yaratık 27:82 Zamanı gelince, onlara topraktan mamul bir yaratık çıkaracağız; onlara, halkın ayet ve mucizelerimizi onaylamadığını bildirecek.7</p>
<p><strong>Dipnot 7</strong> Bu ayette söz edilen yaratık, sudan değil, topraktan yaratılan ve 19 kodunun ortaya çıkarılmasına araç olan bilgisayar olabilir mi? Bak <a href="http://quranix.org/72#28" target="_blank">72:28</a></p>
<p><strong>Cevap: </strong></p>
<p><strong>a-</strong>Atış serbest..Haşa, Allahu Teala (c.c.) yaklaşık 1350 yıl, insanları hiç anlayamayacakları  bir ayetin manasıyla oyalamış olamaz, onların aklıyla oynamaz..Üstüne bir de Kuran ayetleri mübindir, hepsi kolay anlaşılır derler..Anlaşılması kolay ayeti kendileri zorlaştırırlar..Eğer bu ayette kastedilen bilgisayar ise keşfinden evvel, Nostradamus&#8217;tan başka  ayeti kim anlayabilirdi? (ki o da sözleşmeli kahindir.:)</p>
<p><strong>b-</strong>Resulün öyle diyor hala şüphe mi duyuyorsun Edip ? Olmadı şimdi:(<br />
Aslında şüphe duyduğu yok..Mütenebbi&#8217;den ne duymuşsa onu satıyor..Pazarlama tekniği az farklı. Örneğin videolarında ikide bir parmaklarıyla başını-beynini göstermesi, aklı ve mantığı kullanmayı vurgulaması..Bu aklilik vurgulu pazarlama tekniğinden soyutlanmış saf hal: &#8220;ey cemaat gelin mütenebbiye uyun, ben öyle yapıyorum&#8221;.</p>
<p>yazının devamı: <a href="http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/12/gog-and-magog-resad-and-edip.html#more" target="_blank">http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/12/gog-and-magog-resad-and-edip.html#more</a></p>
</div>
<div>
<div>***</div>
<p>(1) <a href="http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/11/resulullahn-sav-alamayp-hz-edipin-romeo.html" target="_blank">http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/11/resulullahn-sav-alamayp-hz-edipin-romeo.html</a><br />
(2) <a href="http://submission.org/App25.html" target="_blank">http://submission.org/App25.html</a><br />
(3) http://www.istekuran.com/index.php?page=neml</p>
</div>
</div>
</div>
<div></div>
<div>http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/12/eger-ayn-hisleri-olsayd-bu-yoruma.html</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ay-dedenin-hisleri-olsaydi-bu-yoruma-gulmekten-yarilirdi/">Ay dedenin hisleri olsaydı bu yoruma gülmekten yarılırdı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ay-dedenin-hisleri-olsaydi-bu-yoruma-gulmekten-yarilirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edip Yüksel&#8217;in Bir Çelişkisi:Reşad Halife ile Velid bin Mugire&#8217;nin ortak noktaları</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-bir-celiskisiresad-halife-ile-velid-bin-mugirenin-ortak-noktalari/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-bir-celiskisiresad-halife-ile-velid-bin-mugirenin-ortak-noktalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2016 22:05:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Yüksel'in Bir Çelişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkı Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Reşad Halife ile Velid bin Mugire'nin ortak noktaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Edip YÜKSEL: [Müddesir Suresinde geçen] Levha, Kuran&#8217;dır. (1) Başka yerde ise Levha için Bilgisayar Ekranı demektedir.. Müddesir 29. HALKLAR (BEŞER) için (evrensel) bir GÖSTERGEDİR/EKRANDIR (LEVVAHA) 74:29 ‘DAKI “LEVVAHA” KAVURUCU MU YOKSA GÖSTERGE Mİ? Kuran’da LVH kökünden türeyen kelimeler, kayıtların yapıldığı düzeyler, levhalar, düz tahtalar anlamında kullanılmakta ve hiç bir yerde “kavurmak” veya “kizartmak” anlamına gelmemektedir. 7:145; [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-bir-celiskisiresad-halife-ile-velid-bin-mugirenin-ortak-noktalari/">Edip Yüksel’in Bir Çelişkisi:Reşad Halife ile Velid bin Mugire’nin ortak noktaları</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://ilimcephesi.com/edip-yukselin-bir-celiskisiresad-halife-ile-velid-bin-mugirenin-ortak-noktalari/indir-2-45/" rel="attachment wp-att-10404"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-10404" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-2-2.jpg" alt="Edip Yüksel'in Bir Çelişkisi:Reşad Halife ile Velid bin Mugire'nin ortak noktaları" width="432" height="242" /></a>Edip YÜKSEL:</strong> [Müddesir Suresinde geçen] Levha, Kuran&#8217;dır. (1)</p>
<p>Başka yerde ise Levha için Bilgisayar Ekranı demektedir..</p>
<p>Müddesir 29. HALKLAR (BEŞER) için (evrensel) bir GÖSTERGEDİR/EKRANDIR (LEVVAHA)</p>
<p><strong>74:29</strong> ‘DAKI “LEVVAHA” KAVURUCU MU YOKSA GÖSTERGE Mİ?</p>
<p>Kuran’da LVH kökünden türeyen kelimeler, kayıtların yapıldığı düzeyler, levhalar, düz tahtalar anlamında kullanılmakta ve hiç bir yerde “kavurmak” veya “kizartmak” anlamına gelmemektedir.</p>
<p><strong>7:145; 7:150; 7:154</strong> ( Bu üç ayette LeVHa’nin çoğulu olan eLVaH kelimesi Musa’ya verilen ve üzerinde On Emr’in yazılı olduğu levhalar için kullanılıyor). 54:13 (Nuh’un gemi inşasında kullandığı levhalar için kullanılıyor). 85:22 (Kuran’in kaydedildiği -matematiksel olarak- korunmuş kayıt alanları için kullanılıyor). 74:29 ayetindeki LeVvaHa kelimesi ise LVH kökünden türetilen bir ism-i mübalağa (abartma isim) olup, çokça gösteren, apaçık levhalar, veya birbirini izleyen tablolar, ekranlar anlamlarına gelmektedir.</p>
<p>Halbuki kavurma, kızartma ve yakma anlamları için Kuran farklı kelimeler kullanır. Örneğin, yakma anlamı için HRQ kökünden türeyen kelimeleri (2:266; 3:181; 7:5; 20:97; 21:68; 22:9; 22:22; 29:24; 75:10), veya kavurma ve kızartma anlamı için SLY kökünden türeyen kelimeleri ( 4:10; 4:30; 4:56; 4:115; 14:29; 17:18; 19:70; 27:7; 28:29; 29:31; 36:64; 38:56; 38:59; 38:163; 52:16; 56:94; 58:8; 69:31; 74: 26; 82:15; 83:16; 84:12; 87:12; 88:12; 92:15), veya NDC kelimesini kullanır (4:56). (2)</p>
<p>***</p>
<p>Müddesir 29: Levvâhatun lil beşer(beşeri).</p>
<ol>
<li>levvâhatun : etrafını (derilerini) yakıp kavurucu<br />
2. li el beşeri : insan için, insanın (3)</li>
</ol>
<p>***</p>
<p>19 Mucizesine inanmış görünen Hakkı Yılmaz&#8217;a göre ise levha hard , disket, CD&#8217;dir:</p>
<p>Öyleyse “levha” sözcüğü, bu günkü ortama göre, yazı yazılan, bilgi saklanan her şey, levha, tablet, parşömen, tablo; çağdaş araçlardan ise ekran, plak, teyp bandı, CD, disket veya hard disk gibi üzerine kayıt yapılabilen her türlü araç-gereci ifade edebilir. Sözcüğün “Levvâha” şeklindeki kullanılışı ise isimden türetilerek elde edilen ve mübalağa anlamı kazandırılan etken isim kalıbında bir kelimedir ve “fevkalâde levhalar yapan” anlamına gelir.(4)</p>
<p>***</p>
<p>Seyyid Kutub, Fizilal&#8217;il Kur&#8217;an:</p>
<p>Müddesir 24- Ve dedi ki; &#8220;Bu Kur&#8217;ân eskilerden aktarılan bir büyüdür.<br />
25- O kesinlikle insan sözüdür.&#8221;<br />
26- Onu Sakar a atacağım.<br />
27- &#8220;Sakar&#8221; nedir, biliyor musun?<br />
28- Geride hiçbir şey bırakmaz, ondan hiçbir şey kurtulmaz.<br />
29- Bütün insanların dikkatlerini üzerinde yoğunlaştırır.<br />
30- On dokuz tane görevlisi vardır.</p>
<p>Elimizdeki birçok rivayete göre bu ayetlerde kastedilen kişi Velid b. Muğire&#8217;dir. Nitekim ibn-i Cerir&#8217;in ibn-i Abdalâ, Muhammed b. Savra, Muammer, Ubbade b. Mansur kanalı ile ikrime&#8217;ye dayanarak verdiği bilgiye göre birgün Velid b. Muğire, Peygamberimize gelir. Resulullah ona Kur&#8217;an okur. Bunun üzerine O&#8217;na karşı düşmanlık duyguları yumuşar gibi olur. Durum Ebu Cehillin kulağına gidince derhal Velid&#8217;in yanına koşar. Ona &#8220;Amca, hemşehrilerin aralarında senin için mal toplamak istiyorlar der. Velid in Niçin diye sorması üzerine ona şu karşılığı verir: &#8220;Sana vermek için. Çünkü sen Muhammed e varmış. Ondan sus payı sızdırmaya kalkışmışsın:&#8217; Ebu Cehil bu sözleri ile Velid&#8217;in bam teline basıyor, onu en çok üstünlük tasladığı zenginliği konusunda tahrik etmek istiyordu. Nitekim &#8220;Kureyşliler benim en zenginleri olduğumu bilirler der.</p>
<p>Bunun üzerine Ebu Cehil kendisine &#8220;Öyleyse Muhammed hakkında öyle bir söz söyle ki, hemşehrilerin onun sözlerini reddettiğini, ona karşı sempati duymadığını anlasınlar&#8221; der. Velid bu isteğe şu karşılığı verir: &#8220;Onun için ne diyeyim ki? Vallahi aranızda benim kadar şiirden anlayanınız, onun recezini, kasidesini, cin kaynaklısını kısacası her türünü benim gibi iyi bileniniz yoktur. Vallahi Muhammed&#8217;in okudukları bunların hiç birine benzemiyor. Vallahi O&#8217;nun okuduklarında ayrı bir tat, ayrı bir çekicilik vardır. O önüne kattığını kırıp geçirir. O&#8217;nun okudukları üstündür, onların üzerine çıkmak mümkün değildir&#8221;. Ebu Cehil, sözleri biten Velid&#8217;e &#8220;Vallahi, Muhammed hakkında bir söz söylemedikçe hemşehrilerini memnun edemezsin&#8221; der. Bunun üzerine Velid &#8220;Öyleyse beni bırak da O&#8217;nun için ne söyleyeceğimi düşüneyim&#8221; der. Bir süre düşündükten sonra &#8220;Muhammed&#8217;in okudukları, başkalarından aktarılmış bir büyüdür&#8221; der. Bunun üzerine bu surenin &#8220;Şu adamın işini bana bırak&#8221; ayeti ile başlayarak &#8220;On dokuz tane görevlisi vardır&#8221; ayetinin sonuna kadar süren bölümü iner.</p>
<p>Başka bir rivayete göre Velid&#8217;in Peygamberimize karşı yumuşaması üzerine ileri gelen Kureyşliler &#8220;Eğer Velid, dininden dönerse bütün Kureyşliler dinlerinden dönerler&#8221; derler. Bunun üzerine bu işi bana bırakın, hepiniz adına onu çözerim diyen Ebu Cehil, hemen Velid&#8217;in yanına koşar. Velid uzun uzun düşündükten sonra Peygamberimizden dinlediği Kur&#8217;an hakkında &#8220;O eskilerden aktarılmış bir büyüdür. Görmüyor musunuz, karı ile kocayı, evlat ile babayı, köle ile efendiyi birbirinden ayırıyor&#8221; der.</p>
<p>İşte rivayetlerin bize aktardıkları olay budur. Kur&#8217;an burada ona canlı ve etkileyici bir anlatımla değiniyor. Söze şu bel kırıcı, korkunç tehditle giriyor: &#8220;Şu adamın işini bana bırak.&#8221;</p>
<p>Ayet, Peygamberimize sesleniyor. Anlamı şu: Şu adamı bana bırak. Ben onu yaratırken yalnız başına idi. Şimdi gururlandığı bol servetin, gözünden ayırmadığı evlatların, şımarmasına ve daha çoğunu istemesine yol açan öbür dünya nimetlerin hiçbiri o zaman yanında yoktu. Onun işini bana bırak. Hileleri ve tuzakları ile kafanı yorma. Onunla doğrudan doğruya ben savaşacağım.</p>
<p>Bu ayeti okurken insanın tüyleri diken diken oluyor. Yüce Allah&#8217;ın ezici, kahredici gücünün harekete geçtiğini düşününce yüreklerde zelzele kopuyor. Çünkü bu ezici güç şu zavallı, miskin, güçsüz ve minnacık yaratığı tepelemek için harekete geçiyor. Ayet bu zelzeleyi bu zelzeleye tutulması söz konusu olmayan okuyucunun ve dinleyicinin kalbinde kopardığına göre bu zelzeleye tutulan zavallının hâlini varın siz düşünün!<br />
Ayetler bu zavallı yaratığın durumunu uzun uzun anlatıyor. Onun gerçeğe yüz çevirdiğini, Allah&#8217;ın ayetlerine inatla karşı çıktığını anlatmadan önce yüce Allah tarafından kendisine bağışlanan nimetlere parmak basıyor. Bu açıklamalara göre o yaratılırken yapayalnızdı, hiçbir şeyi yoktu, çırılçıplaktı. Sonra yüce Allah kendisine bol servet verdi, gözünün önünden ayırmaya kıyamadığı çok sayıda evladı oldu, o bu servet içinde ve evlatlar ortasında güvenli ve mağrur bir hayat yaşıyordu. Hayatı her yönden yolundaydı, her istediğini kolayca elde edebiliyordu. Buna rağmen;</p>
<p>&#8220;Halâ daha çoğunu vermemi bekliyor.&#8221;</p>
<p>Gözü bir türlü doymuyor, şükretmiyor, kendisine verilenlerle yetinmiyor. Belki de surenin sonuna doğru okuyacağımız &#8220;Aslında bunların her biri, kendisine okunmaya hazır kutsal sayfalar inmesini istiyor&#8221; ayetinde sözü edilenlerden biridir de kendisine vahiy indirilmesini, kutsal kitap verilmesini istiyor. Çünkü Peygamberimize peygamberlik verildi diye O&#8217;nu kıskananlardan biri idi.<br />
Adam bu aşırı ihtirası yüzünden sert bir dille azarlanıyor, paylanıyor. Çünkü ne bir iyilik ne bir ibadet ne bir şükür yapmış ki, sahip olduğundan fazlasını istemeye yüzü olsun. Okuyalım:</p>
<p>&#8220;Hayır, hayır! O ayetlerimize inatla karşı çıkıyor.&#8221;</p>
<p>Ayetin orijinalinde geçen &#8220;kellâ&#8221; sözcüğü bir paylama, azarlama edatıdır. O gerçeği gösteren kanıtlara ve imana erdiren gerçeklere inatla karşı çıkmış, islam çağrısının önüne dikilmiş, Peygamber&#8217;e savaş açmış, kendini ve başlarını hak yoldan alıkoymuş, Kur&#8217;an ve islam hakkında asılsız iddialar ortaya atmıştır. Bu paylamayı kolaylığı zorluğa, rahatı sıkıntıya dönüştüren bir tehdit izliyor. Okuyoruz:</p>
<p>&#8220;Onu sarp bir yokuşa saracağım.&#8221;</p>
<p>Burada hareket hâlinde sıkıntıyı donduran, somutlaştıran bir ifade ile karşı karşıyayız. Sebebine gelince yokuş çıkmak en sıkıntılı, en yorucu yolculuk türüdür. Bir de yokuş çıkmanın irade dışı bir itme ile yapıldığını düşünürsek çekilen sıkıntının ve duyulan yorgunluğun ne kadar artacağını kolayca kestirebiliriz. Bu ifade aynı zamanda somut bir gerçeği dile getirir. Çünkü düz, kolay ve iç açıcı iman yolundan ayrılan kimse sarp, sıkıntılı ve nefes kesici bir patikaya düşmüş olur; sürekli endişe, bunalım, gerilim ve baskı altında yaşar, sanki göğe tırmanıyor gibi nefesi tıkanır; susuz ve azıksız çıkılan bir yolculukta ıssız ve tehlikeli izlerde taban teper, üstelik yolunun sonunda varacağı bir amaç, kazanacağı bir huzur da göremez.</p>
<p>Sonra şu gülünçlük örneği eşsiz tablo canlandırılıyor. Bir de bakıyoruz ki, bu zavallı yaratık zihnini yoruyor, sinirlerini geriyor, alnını kırıştırıyor, yüz hatlarını ve mimiklerini oynatıyor. Bütün bunları Kur&#8217;an&#8217;da bir kusur bulmak, onu karalayacak bir söz hazırlamak için yapıyor. Okuyoruz:</p>
<p>&#8220;O düşündü ve değerlendirme yaptı. Kahrolası, nasıl bir değerlendirme yaptı? Bir daha kahrolası, nasıl bir değerlendirme yaptı? Sonra baktı. Sonra suratını astı, kaşlarını çattı. Sonra yüz çevirdi, büyüklük tasladı. Ve dedi ki; `Bu Kur&#8217;an eskilerden aktarılmış bir büyüdür. O kesinlikle insan sözüdür.&#8221;</p>
<p>Ardarda sıralanan jest ve mimik görüntüleri. Birbirini izleyen beyin dalgaları ve sıra sıra hareketler seriliyor gözlerimizin önüne, Sanki anlam sunan sözcükler karşısında değil de resim çizen bir fırça karşısında, daha doğrusu kare kare görüntü sunan hareketli bir film şeridi karşısındayız.</p>
<p>Karelerin birinde adam düşünüyor, kafa yoruyor. Bunun yansıra hüküm ifade eden bir beddua ile karşılaşıyor; &#8220;Kahrolası&#8221; diye. Ayrıca &#8220;Nasıl bir değerlendirme yaptı?&#8221; denilerek davranışı yadırganıyor, alay bombardımanına tutuluyor. Sonra vurgulama, mesajı pekiştirme amacı ile bu beddua ve yadırgama tekrarlanıyor; &#8220;Bir daha kahrolası, nasıl bir değerlendirme yaptı?&#8221;</p>
<p>Başka bir karede adam yapmacık, zorlamalı, alaya aldıran, komiklik çağrısını yapan bir ciddiyetle şöyle şöyle bakıyor. Bir diğer karede gülünç bir biçimde düşüncesini bir noktada yoğunlaştırmak amacı ile kaşlarını çatıyor, suratını asıyor. Bütün bu komik çabalar, bütün bu maskaralıklar onu sağlıklı bir düşünceye erdiremiyor. Tersine adam ışığa sırt çevirerek ve gerçek karşısında büyüklük kompleksine yenik düşerek &#8220;Bu Kur&#8217;an eskilerden aktarılmış bir büyüdür. O kesinlikle insan sözüdür.&#8221;</p>
<p>Ayetler bu canlı görüntüleri, resim fırçasının tuvale istediği manzaralardan daha kalıcı ve hareketli bir filim şeridinin gözler önüne serdiğinden daha estetik bir biçimde insan hayaline işliyor. Bu ayetler canlandırdıkları komik tipi sonsuza kadar hafızalarda kalacak bir gülünçlük örneği olarak somutlaştırıyor, kuşaklar boyunca ibret örneği olarak seyredilsin diye kahkaha ile güldüren portresini varlığın alnına kazıyor. Sözkonusu komik yaratığa ilişkin bu canlı ve somut görüntüleri yine ona yönelik müthiş bir tehdit izliyor. Okuyalım:</p>
<p>&#8220;Onu Sakar&#8217;a atacağım.&#8221; Sonra &#8220;Sakar&#8221;ın bilinmezliği vurgulanarak bu tehdidin korkunçluğu arttırılıyor. Okuyalım:</p>
<p>&#8220;Sakar nedir, biliyor musun?&#8221;</p>
<p>O anlaşılmaz ve kavranmaz derecede müthiş ve korkunç bir şeydir! Sonra onun bazı nitelikleri sayılarak uyandırdığı dehşet ve korku imajı güçlendiriliyor. Okuyoruz:</p>
<p>&#8220;Geride hiçbir şey bırakmaz, ondan hiçbir şey kurtulmaz.&#8221;</p>
<p>O her şeyi silip süpürür, her şeyi yutuverir, her şeyi yok eder, önünde hiçbir şey duramaz, ardında hiçbir şey komaz, ondan hiçbir şey paçayı kurtaramaz. Ayrıca o bütün insanların dikkatlerini üzerine çeker, uzaktan belirgin bir şekilde görülür. Okuyalım:</p>
<p>&#8220;Bütün insanların dikkatlerini üzerinde yoğunlaştırır.&#8221;</p>
<p>Bu ayet, &#8220;Mearic&#8221; suresinde geçen &#8220;Geri dönüp gidenleri kendine çağır&#8221; ayetinin anlamına yakın bir anlam taşır.&#8221; (Mearic 17).Yani herkesin dikkatini çeker. Sanki korkunç görüntüsü ile kalplerde korku uyandırmak ister gibidir.</p>
<p>Bu &#8220;sakar&#8221; cehenneminin &#8220;on dokuz&#8221; güvenlik görevlisi vardır. Bu &#8220;on dokuz&#8221; rakamı sert ve acımasız meleklerin birey olarak sayısı mıdır, yoksa bu meleklerin oluşturduğu safların sayısı mıdır, yoksa cehennem güvenliği ile görevli meleklerin türleri ve kategorileri midir, bilmiyoruz. Sadece şunu biliyoruz: Bu sayı, yüce Allah&#8217;ın verdiği bir bilgidir ve onu neden verdiği aşağıda açıklanacaktır.</p>
<p>Müminler, yüce Allah&#8217;ın bu konuda verdiği bilgiyi, Rablerine güvenen, Rabbi karşısında gerekli edebi takınan kullara yaraşır bir teslimiyetle karşıladılar. Yüce Allah&#8217;ın sözünü ve verdiği bilgiyi tartışma ve demagoji konusu yapmadılar. <em><u>Müşrikler ise bu sayısal bilgiyi, imandan yana boş kalplerle, yüce Allah&#8217;a saygı duygusundan uzak bir küstahlıkla karşıladılar. Bu durumlarda gereken ciddiyeti göstermediler. Tersine bu açıklamayı alaya, maskaraya aldılar. Onu gırgır ve dalga geçme konusu yaptılar</u></em>. Bu küstahlığın sonucu olarak aralarından biri &#8220;Sizin her onunuz bu cehennem görevlilerinden birinin hakkından gelemez mi?&#8221; dedi. Bir diğeri &#8220;Ona gerek yok. Siz hep birlikte onlardan birinin hakkından gelin, gerisinin tümünün hakkından ben tek başıma gelirim&#8221; dedi. Kısacası onlar bu yüce açıklamayı, böylesine körelmiş, gerçeğe kapalı ve bomboş ruhlarla karşıladılar. Bunun üzerine az sonra okuyacağımız ayet indi. Bu ayette yüce Allah&#8217;ın bu sayısal bilgiyi niçin verdiği, gaybın sırlarının bu bölümüne niçin ışık tuttuğunu açıklıyor. Gayp alemine ilişkin bilgi yüce Allah&#8217;a havale ediliyor; &#8220;Sakar&#8221;dan ve oranın güvenlik görevlilerinden ne amaçla söz edildiği açıklanıyor&#8230;</p>
<p>***</p>
<p><strong>Reşad Halife ile Velid bin Mugire&#8217;nin ortak noktaları:</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1,2-</strong>Peygamberi kıskanmak ve ona savaş açmak: Gözü bir türlü doymuyor, şükretmiyor, kendisine verilenlerle yetinmiyor. Belki de surenin sonuna doğru okuyacağımız &#8220;Aslında bunların her biri, kendisine okunmaya hazır kutsal sayfalar inmesini istiyor&#8221; ayetinde sözü edilenlerden biridir de kendisine vahiy indirilmesini, kutsal kitap verilmesini istiyor. Çünkü Peygamberimize peygamberlik verildi diye O&#8217;nu kıskananlardan biri idi.<br />
Adam bu aşırı ihtirası yüzünden sert bir dille azarlanıyor, paylanıyor. Çünkü ne bir iyilik ne bir ibadet ne bir şükür yapmış ki, sahip olduğundan fazlasını istemeye yüzü olsun..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3-</strong>Kur&#8217;anda bir kusur bulmaya çalışmak: Tevbe suresinin son iki ayetinin inkarı.</p>
<p>&#8220;O düşündü ve değerlendirme yaptı. Kahrolası, nasıl bir değerlendirme yaptı? Bir daha kahrolası, nasıl bir değerlendirme yaptı? Sonra baktı. Sonra suratını astı, kaşlarını çattı. Sonra yüz çevirdi, büyüklük tasladı. Ve dedi ki; `Bu Kur&#8217;an eskilerden aktarılmış bir büyüdür. O kesinlikle insan sözüdür.&#8221;</p>
<p>Evet aynen bunun gibi Reşad Halife de Tevbe suresinin son iki ayetinin insan sözü olduğunu iddia etti&#8230;<br />
Tartışmanın ve demagojinin yiğitlerine: Müminler, yüce Allah&#8217;ın bu konuda verdiği bilgiyi, Rablerine güvenen, Rabbi karşısında gerekli edebi takınan kullara yaraşır bir teslimiyetle karşıladılar. Yüce Allah&#8217;ın sözünü ve verdiği bilgiyi <u>tartışma ve demagoji konusu yapmadılar</u>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>4-</strong>Ne kötü değerlendirme yaptı?<br />
Müddesir; 18- O düşündü ve değerlendirme yaptı.<br />
19- Kahrolası, nasıl bir değerlendirme yaptı?<br />
20- Bir daha kahrolası, nasıl bir değerlendirme yaptı?<br />
21- Sonra baktı,<br />
22- Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı.<br />
23- Sonra yüz çevirdi, büyüklük tasladı.<br />
24- Ve dedi ki; &#8220;Bu Kur&#8217;ân eskilerden aktarılan bir büyüdür.<br />
25- O kesinlikle insan sözüdür.&#8221;</p>
<p>Reşat Halife , başından geçen esrarengiz olayı şöyle anlatır :<br />
Videonun 45. saniyesinden itibaren: &#8230;Her zaman ki yaptığım gibi Kur&#8217;an&#8217;ı tesadüfen tekrar açtım , şöyle deniyordu : &#8220;Kovuldun , sen bu görevi yapmayacaksın , sönüksün , sen bunun için yaratılmadın ve Cehenneme gideceksin &#8221; bütün gücümle Allah&#8217;a sığındım , secde ettim ve sonra tekrar Kur&#8217;an&#8217;ı açtım :&#8221;Kovuldun , Cehenneme gideceksin , cezalısın , sen bu görevi yapmayacaksın , yerine bu işi yapacak başka birini bulacağız &#8221; ve tekrar kapattım ,bu tesadüf olamazdı &#8220;&#8230;Gittikçe daha da kötüleşiyordu..</p>
<p>Dikkat: İlgili adres şu idi: http://www.youtube.com/watch?v=csLwjO3u5lE<br />
Bu adresteki ilgili video kaldırılmış..<a href="http://www.youtube.com/watch?v=VElRZD9myFo">http://www.youtube.com/watch?v=VElRZD9myFo</a> Videonun baş kısmına bakınız..</p>
<p><strong> Değerlendirme: </strong><br />
Reşat Halife Kur&#8217;an&#8217;ı açtığı her defasında aynı manadaki, ama az-çok farklı kelime gruplarından oluşan korkutucu tehdit cümlelerinin karşısına çıktığını ve bunun tesadüf olamayacağını düşündüğünü anlatıyor..<br />
Oysa Kur&#8217;an&#8217;da birebir bu cümlelerden oluşan bir ayet veya ayetler topluluğu yok..Zaten olsaydı Kur&#8217;an&#8217;ı her açtığımda karşıma tesadüfen şu nolu surenin şu ayeti çıktı derdi.. Hele hele bu ayet/ayetler Allah&#8217;ın kendisini Resul tayin ettiği veya özel bir misyonla görevlendirdiği ayetler ise aynı İkra Suresi&#8217;nin Resulullah&#8217;ın (s.a.v.) Risalet görevine başlamasındaki önemi/anısal değeri gibi , mesaj olarak gösterilen o ayetler de kendisi için çok müstesna bir manevi mevkiye sahip olur ve bizzat numaralarıyla zikredilirdi&#8230;</p>
<p>Buradan 2 sonuç çıkıyor:<br />
Reşat Halife, Mushaf içinde farklı bir metin görüyor. Bu ya bir halüsinasyon , ya bir illüzyon veya zihin oyunu/bulanıklığı , ruh hastalığı veya şizofrenik bir arıza türünden bir şey olarak algılanması gerekirken öyle karşılanmıyor..<br />
Aynı vaka sıradan birinin başına gelse , ilk yapacağı şey ya bir göz doktoruna muayene olmak veya Psikiyatrdan randevu olmak olur..<br />
Oysa Reşat Halife deneyimli .<br />
Art arda , anlam itibariyle birbirine yakın metinlerin kuran ayetlerin olması gereken yerlerinde gözüne görünmesine değil , bilakis sadece cümlelerin içerdiği mesaj ile irkiliyor..Demek ki o bu türden psişik tecrübelere psikolojik olarak hazırlıklı biriydi&#8230;Zaten olayın anlatımında daha evvel Allah&#8217;tan Resullük gelmişti diyor.. Metafizik , parapsikolojik v.s. şeylere aşina olduğu için Kuran sayfaları içinde gösterilen ve Kuran ayetlerinden olmayan o cümlelerin varlığıyla hiç ilgilenmiyor olabilir..Şeytan/cinler demek ki önceden defaatla ziyaret ettiği bu zavallının ruhunu ele geçirmiş ve onunla pinpon topu gibi oynuyor(lar) , ama bu zavallı , şeytan oyununu kendisiyle Rabbi arasında sırlı bir haberleşme ve mucize zannediyor..Edip Yüksel fazla hoşlanmayacak ama bu vaka bana İbni Sayyad hadisini hatırlattı. (5)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bütün bu komik çabalar, bütün bu maskaralıklar onu sağlıklı bir düşünceye erdiremiyor. Tersine adam ışığa sırt çevirerek ve gerçek karşısında büyüklük kompleksine yenik düşerek &#8220;Bu Kur&#8217;an &#8220;yani tevbe suresinin son iki ayeti&#8221; eskilerden aktarılmış bir masaldır. O kesinlikle insan sözüdür.&#8221;</p>
<p>Reşad Halife Ulü&#8217;l-azm peygamberlerden büyük olduğunu ima ediyor</p>
<p>THERE ARE LITERALLY HUNDREDS OF PHYSICAL FACTS. THIS IS ONLY A SAMPLE. GOD&#8217;S MIRACLE TO THIS GENERATION GREATER THAN THE<br />
MIRACLES OF ALL PREVIOUS MESSENGERSHow many people saw Moses&#8217; staff turn into a serpent? How long did that miracle last? How many people witnessed Jesus when he created birds from clay by God&#8217;s leave, healed the leprous and hopelessly blind by God&#8217;s leave, and revived the dead by God&#8217;s leave? How long did these miracles last?God&#8217;s miracle to this generation, the mathematical miracle of the Qur&#8217;an, is far greater than the miracles Jesus, Moses, and all the previous messengers combined. For the mathematical miracle of the Qur’an has already been witnessed by millions of people, and it is a perpetual miracle that is continuously growing. It has become overwhelming and absolutely incontrovertible.</p>
<p>Gerçekten böylesi yüzlerce tane misal var..Bunlar yalnızca birkaçı. Musa&#8217;nın değneğinin yılana döndüğünü kaç kişi gördü ? Bu Mucize ne kadar sürdü? İsa , Allah&#8217;ın izniyle, çamurdan kuş yaratırken , cüzzamlıları ve körleri iyileştirirken ve ölüleri diriltirken bu mucizeye şahitlik eden kaç kişi vardı ? Bu mucizeler ne kadar devam etti ? Allah&#8217;ın bize nasip ettiği bu matematik mucizesi İsa , Musa ve tüm diğer elçilerin mucizelerinin toplamından [ufak at be birader] açık ara büyüktür [Bana verilen mucize onlarınkinden ne kadar büyük ve devamlı ise ben de onlardan büyüğüm anlayın artık! ]..Çünkü 19 mucizesine milyonlarca insan şahitlik etmekte ve [şahitlik eden insanların sayısı arttıkça da] dolayısıyla da Mucizenin büyüklüğü sürekli daha da büyüyen ebedi bir Mucizedir..Artık bu ezici bir çoğunluğa ulaşmış ve tartışılacak bir hali kalmamıştır. (6)</p>
<p>Onlara inanmak zorunda değilsiniz:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>(1) <a href="http://www.youtube.com/watch?v=mOg2zy9aqPg&amp;index=5&amp;list=PLF9469D7103530FAB">http://www.youtube.com/watch?v=mOg2zy9aqPg&amp;index=5&amp;list=PLF9469D7103530FAB</a><br />
(9.30. dakika)<br />
(2) <a href="http://19.org/tr/chennem-veya-mucize/">http://19.org/tr/chennem-veya-mucize/</a><br />
(3)<a href="http://www.kuranmeali.org/74/muddessir_suresi/29.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx">http://www.kuranmeali.org/74/muddessir_suresi/29.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx</a><br />
(4) http://istekuran.net/2013/06/muddessir-suresine-giris/<br />
(5) <a href="http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/11/edip-yukselin-resulu-resat-halife.html">http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/11/edip-yukselin-resulu-resat-halife.html</a><br />
(6) <a href="http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/11/yalanc-peygamber-resat-halife-ve_16.html">http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/11/yalanc-peygamber-resat-halife-ve_16.html</a></p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-bir-celiskisiresad-halife-ile-velid-bin-mugirenin-ortak-noktalari/">Edip Yüksel’in Bir Çelişkisi:Reşad Halife ile Velid bin Mugire’nin ortak noktaları</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-bir-celiskisiresad-halife-ile-velid-bin-mugirenin-ortak-noktalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edip Yüksel&#8217;in Çelişkileri-1</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-celiskileri-1/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-celiskileri-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2016 21:50:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Yüksel'in Çelişkileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10394</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Çelişki: ABDÜLAZİZ BAYINDIR: Tevrat&#8217;ta ve İncil&#8217;de 19 rakamı var mı? EDİP: Bu işte&#8230;Geleneksel Yorumlardan birisi..Geleneksel yorum, [bunu] anlamadıkları için, bu galiba onlar kitaplarında bunu bulacaklar [diyor]..yok. (1) *** Edip, burada yok derken kendi sitesinde var olduğunu belirtiyor: Tevratta da Aynı Kod Mevcut 41:53 ayetinde haber verilen ufuklardaki işaretlerden birisini de son zamanlarda fark ettik. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-celiskileri-1/">Edip Yüksel’in Çelişkileri-1</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="post-title entry-title"><a href="http://ilimcephesi.com/edip-yukselin-celiskileri-1/indir-1-68/" rel="attachment wp-att-10396"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-10396" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-1-3.jpg" alt="Edip Yüksel'in Çelişkileri-1" width="384" height="288" /></a></h3>
<div class="post-header"></div>
<div id="post-body-9013283539581319182" class="post-body entry-content"><b>1. Çelişki:</b></p>
<p><strong>ABDÜLAZİZ BAYINDIR:</strong> Tevrat&#8217;ta ve İncil&#8217;de 19 rakamı var mı?</p>
<p><strong>EDİP:</strong> Bu işte&#8230;Geleneksel Yorumlardan birisi..Geleneksel yorum, [bunu] anlamadıkları için, bu galiba onlar kitaplarında bunu bulacaklar [diyor]..yok. (1)<br />
***<br />
Edip, burada yok derken kendi sitesinde var olduğunu belirtiyor:</p>
<p><b>Tevratta da Aynı Kod Mevcut</b></p>
<p>41:53 ayetinde haber verilen ufuklardaki işaretlerden birisini de son zamanlarda fark ettik. 19 sisteminin bir benzerine 11. yüzyılda yaşayan bir Yahudi hahamı, <b>Tevrat’ın dualarından birisinde</b> şahit olmuş ve bununla enteresan tespitlerde bulunmuştur. <b>Judah</b><b> adlı bir rabinin </b>(baş hahamın)<b>çalışmaları, 1978 yılında </b>Californiya<b> Üniversitesi yayınları arasında yayınlanan </b>Studies in Jewish Mysticism adlı bir kitapta incelenir. (2)</p>
<div></div>
<div><b>2-elişki:</b></div>
<div></div>
<div><strong>Edip Yüksel:</strong></div>
<div></div>
<div><strong>Gizlenen Mucize</strong></p>
<p>19 sayısı, Kuran’ın 74. suresinde sözü edilmesine rağmen Kuran’ın inişinden tam 1406 (19×74) kameri sene boyunca Kuran’ın matematiksel yapısının bir kodu olarak gizli kaldı. (2)</p></div>
<div><b><br />
</b><b>Değerlendirme:</b></p>
<p>Bu bilgi, yani vahyin nüzul tarihi, Kuran-ı Hakim&#8217;de olmadığına göre Edip&#8217;in bu hesabı yapabilmesi için bakması gereken tek kaynak &#8216;habis-i şerif&#8217; dediği ve şeytani olarak nitelendirdiği hadis-i şeriflerdir:</p></div>
<div>
5497 &#8211; Sahîheyn&#8217;de gelen bir rivayette şöyle denmiştir: &#8220;Vahiy Aleyhissalâtu vesselâm&#8217;a o <b>40 yaşında iken indirildi</b>. Bundan sonra <b>13 yıl kaldı</b>. Sonra hicretle emr olundu. O da Medine&#8217;ye hicret etti. Orada on yıl kaldı. Sonra vefat etti. Aleyhissalâtu vesselâm.&#8221;<br />
[Buhari, Megâzi 85, Fezâilu&#8217;l-Kur&#8217;ân 1; Müslim, Fezail 117, 121, (2351, 2353); Tirmizi, Menâkıb 28, (3652, 3653).]</p>
<div><b>***</b></div>
<p>(1) <a href="http://www.youtube.com/watch?v=s08huxYeu8E&amp;list=PLF9469D7103530FAB&amp;index=3" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=s08huxYeu8E&amp;amp;amp;list=PLF9469D7103530FAB&amp;amp;amp;index=3</a><br />
(4:35-4:55. dakikalar arası)<br />
(2) <a href="http://19.org/tr/19-kodu/" target="_blank">http://19.org/tr/19-kodu/</a></div>
</div>
<div></div>
<div>http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/11/edip-yukselin-celiskileri-1.html</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-celiskileri-1/">Edip Yüksel’in Çelişkileri-1</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-celiskileri-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edip Yüksel&#8217;in darmadağın olduğu tartışma</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-darmadagin-oldugu-tartisma/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-darmadagin-oldugu-tartisma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2016 21:44:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Yüksel'in darmadağın olduğu tartışma]]></category>
		<category><![CDATA[Halis Aydemir Vs Edip Yüksel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halis Aydemir Vs Edip Yüksel &#160; Halis Aydemir , Edip Yüksel&#8217;in 19 Mucizesini (?) anlattığı kitabında 3 tane yeri tespit edip (tüm hesapları kontrol etme zor ve vakit alacağı için) onların doğruluğuna baktığında üçünde de yanlış olduğunu gördüğünü söylüyor. (1) Ah bu RŞD yok mu? Her şey onun şapkasından çıktı. Videonun 1:44:35 . dakikasında Halis [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-darmadagin-oldugu-tartisma/">Edip Yüksel’in darmadağın olduğu tartışma</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="post-title entry-title"><a href="http://ilimcephesi.com/edip-yukselin-darmadagin-oldugu-tartisma/images-3-19/" rel="attachment wp-att-10391"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-10391" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/images-3-1.jpg" alt="Edip Yüksel'in darmadağın olduğu tartışma" width="248" height="302" /></a></h3>
<div class="post-header">
<p><strong>Halis Aydemir Vs Edip Yüksel</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Halis Aydemir , Edip Yüksel&#8217;in 19 Mucizesini (?) anlattığı kitabında 3 tane yeri tespit edip (tüm hesapları kontrol etme zor ve vakit alacağı için) onların doğruluğuna baktığında üçünde de yanlış olduğunu gördüğünü söylüyor. (1)<br />
Ah bu RŞD yok mu? Her şey onun şapkasından çıktı.</p>
<p>Videonun 1:44:35 . dakikasında Halis Aydemir: Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de RŞD kelimesi 19 kere geçer. (Edip&#8217;in Allah&#8217;ın elçisi Reşad Halife&#8217;ye ne derece bağlı olduğunun bir örneğidir bu RŞD kelimesinin Kuranda geçiş sayılarını aramak) Veri tabanında taratıyorum 13 yerde geçiyor ardışık . Herhalde dedim fiilleri de eklediler.<u>Ne buldumsa ekledim  ancak o zaman 19 &#8216;a çıktı</u>..</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil:</strong> 19&#8217;cular önce ulaşmak istedikleri sayıyı belirliyor ve o sayıyı tutturmak için çalıntı minarenin kılıfı misali , kuralını sadece kendilerinin bilebilecekleri sayım usulleri geliştiriyorlar..Böyle bir sayım kendi içinde bir karışıklık içerdiği için hiç kimsenin aklına bunu kontrol etmek gelmiyor..Ama bir de kontrol edilince tüm fiyasko, matematik kadar gerçek  bir şekilde gözler önüne seriliyor..</p></blockquote>
<p><strong>Halis Aydemir:</strong> Sonra dedim ki Edip Abi&#8217;nin kitabında bir kelimeyi Kur&#8217;an&#8217;da yoklamanın yöntemi şu: o kelimenin bütün kök , türevlerini taramak. Yani bütün versiyonlar..Öyle kırılmalara uğruyor ki. Araya &#8220;<em>vav</em>&#8221; giriyor , &#8220;<em>ye</em>&#8221;  giriyor , çoğul oluyor , her şey oluyor..Yani RŞD her türlü şeye geçiyor..Bu zatın ismi Muhammed Reşad iken ismini sadece Reşad diye alıp tarama yapıyorsunuz..Demek ki dedim Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;den ayet attıkları gibi Mucizeyi tamamlamak için isimden de atmışlar. Bu sefer isim kelimesini tarıyoruz..RŞD&#8217;deki gibi tüm köklerini tarasak 19 mu çıkıyor? Hayır , felaket büyük bir sayı..</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil:</strong> Bu 19&#8217;cular RŞD&#8217;de sayıyı tutturmak için tüm kökleri , <em>&#8220;isim&#8221; </em>kelimesinde de ise yine sadece kendilerinin vakıf olduğu usul ile Kur&#8217;an&#8217;da pek çok yerde geçen isim kelimesinin sadece hesaplarına gelenlerini alıyorlar..Matematiğe biraz olsun saygısı olan herhangi bir şahıs bu saçmalığa pirim vermez..</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Halis Aydemir :</strong> (1:45:50)  bütün kökleriyle &#8220;ism&#8221;i tararsak Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de 381 yerde çıkıyor. Halbuki 19 yerde geçecek. O zaman farklı bir tarama yapılmış..Bu kez kelimeyi önünden arkasından ekleriyle taradım bu kez 24 tane çıktı..Bu 24 tanesinden de dedim &#8220;demek ki eliminasyon yapılmış.&#8221; Şimdi siz bana burada neyi saydığınızı neyi saymadığınızı söyleyin , ben kelimeyi böyle tarıyorlar diyeyim. İsmihu&#8217;yu sayacak mıyız ? 19&#8217;un içinde mi bu ? Edip: Bekliyorum kitabı (gelsin ki oradan bakıp söyleyeceğim)</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil-1: </strong>Edip sağlam bir kroşe yemiş boksör gibi rakibine sarılıp vakit kazanmak ve<em>gong çalınıp</em> köşesine nakavt olmadan çekilebilmek için oyalama taktiği yapıyor..</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2- </strong>Yahu Edip! , adam sana &#8220;<em>sayacak mıyız saymayacak mıyız ?</em>&#8221; diyor ; sen &#8220;<em>bekliyorum kitabı</em>&#8221; diyorsun..Kitaba bakmadan konuşamıyor musun ? Mucize ezberinde değil mi? Senin standart bir sayım tekniğin yok mu? Bende Edip&#8217;in<em>ismihu</em>&#8216;nun sayılıp sayılmayacağına ilişkin herhangi bir fikri olmadığı izlenimi oluştu. Tartışmaların büyük şampiyonu Edip Yüksel&#8217;den <em>eskiv</em> hareketi: &#8220;<em>Bekliyorum kitabı orada gözünle göreceksin</em> &#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li><strong> A. :</strong>(1:47:17) Niye RŞD&#8217;yi sayarken tüm türevleri aldık ta ism kelimesinde seçici davrandık ?Edip &#8216;te cevap yok.</li>
</ol>
<p><strong>*</strong></p>
<p><strong>Tarafların iddiaları:</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip :</strong><em> İsm</em> kelimesi Kur&#8217;an&#8217;da 19 defa geçer.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Halis Aydemir</strong> ise bir sayıma göre 381 , bir sayıma göre 24 , ama 19 hiç bir sayıma göre tutmaz..Ayrıca RŞD kelimesi sayımında tüm kökler alınırken &#8220;ism&#8221; sayımında alınmıyor..<br />
Her iki kelimenin sayımından farklı bir usul ve formül uygulanıyor..Mucizenin genelini tanımlayan ve diziyi, örüntüyü ifade eden bir usul ve tarz yok. Ayrıca sayımlar yanlış..<br />
19&#8217;cular milleti yanıltıyorlar. Sayımlar kontrol edildiğinde rakamlar tutmuyor..</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil : </strong>Edip , <em>RŞD</em>&#8216;de neden tüm köklerin<em> ism&#8217;</em>de ise neden bazı köklerin sayıma tabi tutulduğunu açıklayamıyor..Unutmayalım ki bu tartışma Halis Aydemir&#8217;in rastgele seçtiği 3 örnek üzerinden yapılan tartışma. Yoksa kitabın gerisi doğruda tek yanlış yerler buralar değil. Rastgele bir seçimle 3 tane kelimenin sayımını kontrol eden H. A. , üçünün de yanlış sayıldığını ve kitapta verilen sayıların tutmadığını tespit ediyor..</p></blockquote>
<p><strong>*</strong></p>
<p><strong>İkisi beraber sayıma başlar:</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li><strong> A.: </strong>(1:48:25) &#8220;<em>İsmihu</em>&#8220;yu sayıyor musunuz ? E.Y. : Hayır. H.A.: Bu kural mı ? Yani sondan ek alırsa [<em>isim </em>+ sonunda gelen ek <em>hu</em>] sayılmıyor mu? H. A. :Abi not eder misiniz ? Sondan ek alırsa saymadık . Edip: Tabi. Bu kural mı ? Edip : Efendim ? H. A. : Kural mı? Edip: Kural , Evet.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil -1: </strong>Edip çok sağlam bir darbe aldı ve ringe serildi..Halis Aydemir&#8217;in çok net bir şekilde sorduğu bu kural mı ? sorusuna Efendim ? diye ne diyeceğini bilemez bir tereddütle cevap vermesi ilk devrilişinin habercisiydi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2-</strong> B<em><u>ism</u></em>ihi de sayıyorsunuz ama <u>i<em>sm</em></u>ihu&#8217;da saymıyorsunuz sorusuna Edip&#8217;ten anlaşılır bir cevap gelmiyor. 2 kelime de ek almış , ama biri sayılıyor diğeri sayılmıyor..Biri mucizenin bir parçası diğeri ise değil..Neye göre? Hangi matematiksel örüntüye , kurala ve formüle göre? Belli değil..Temiz kalple bakarsan ancak anlaşılabilecek bir yöntemle öyle olduğu söyleniyor. O temiz kalpte bilin bakalım kimde var: Edip ve Allah&#8217;ın Elçisi! Reşad&#8217;da .</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3- </strong>Öyleyse mucizenin ismini şöyle düzeltmek gerekir: &#8220;<em>Temiz kalple bakılınca görülen Kurandaki 19 Mucizesi..</em>&#8221; Eğer bu yapılan işlem &#8220;<em>Matematik mucizesiyse</em>&#8221; onun temiz veya kirli kalp ayrımı olmamalıydı; rakamlar temiz kalbe göre konuşmaz. &#8220;<em>Mucizenin matematiği</em>&#8221; uydurulmuş ama matematiksel mucize yok..</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.:</strong> (1:50:47) &#8220;<em>bi’sel ismul fusûku</em>&#8221; bunu alacak mıyım abi? Edip: İsim, tabi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.:</strong> Peki, burada daha özel bir şey soracağım..Eğer burada anlam olarak önemsiyorsak buradaki kelime Allah&#8217;ın ismi şeklinde bir terkibin parçası. Buradaki isim kelimesi ise &#8220;<em>el ismi el füsuku</em>&#8221; fasıklık ismi diye Allah&#8217;ın ismiyle falan hiç alakası yok. Tam bu noktada eğer bunu al diyorsanız ki Allah&#8217;ın ismiyle hiç alakası yok , o zaman niye Kur&#8217;an kelimelerini sayarken falanca yerdeki Kur&#8217;an&#8217;ı almayacağız çünkü o kuran , Kur&#8217;an değil diye hariç tutuyorsunuz.<br />
Kaldı ki o dediğiniz haliyle de gittim ama hesap yine tutmadı .</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil-1:</strong> 1:51:30 Kur&#8217;an kelimesinin hesabında kelimenin anlamı üzerinden giden 19&#8217;cu isim kelimesine gelince anlam üzerinden sayımı bir kenara bırakıp fasıklık ismini bile Allah&#8217;ın ismi sayımında sayıma tabi tutmuştur..Neyi nerede ve nasıl saydığını çözebilmek için matematikçiden ziyade <em>müneccim</em> olmak lazım , ama ne yazık ki müneccimlik işlerini de dinimiz yasaklıyor..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2-</strong> 1:51:53 Edip karşılık vermeye çalışır: Nerede , nerde nerde , nerde , nerde , Kuran kelimesi nerde ?( Edip, tek nerede neyine yetmiyor?) H. A. : Kuranda 57 kez Kuran kelimesi geçer. Yanlış . Ben göremedim , gösterebilirim size. Edip: Tamam , tamam. H. A: Parantez içinde 10:15 Ayetinde geçen sayılmamıştır. Zira burada başka bir Kurandan bahsedilmektedir. [Bahsi geçen ayet ve meali : 10/Yunus 15: Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâlellezîne lâ yercûne likâena&#8217;ti bi <em><u>kur&#8217;âningayri</u></em> hâzâ ev beddilh(beddilhu), kul mâ yekûnu lî en ubeddilehû min tilkâi nefsî, in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyy(ileyye), innî ehâfu in asaytu rabbî azâbe yevmin azîm (azîmin). Böyle iken ayetlerimiz birer açık delil olarak karşılarında okunduğu zaman Bize kavuşmayı arzu etmeyenler: «Bundan <em><u>başka bir</u> <u>Kur&#8217;an</u></em> getir veya bunu değiştir!» dediler. De ki: «Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir! Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Rabbime isyan edersem şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım.»]</p></blockquote>
<p><strong>A.:</strong>(1:52:04) Bu şunu öğretiyor bana: Demek ki kelimenin anlamıyla da ilgiliyim sayımlarda. Madem öyle burada neden fasıklık ismini sayıyorum bu bir. Sondan ek alırsa neden saymıyorum ?</p>
<blockquote><p>&nbsp;</p></blockquote>
<p><strong>Edip: </strong>Ben bunu zaten çoktan çıkardım , o bir yanlış sayım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> A.</strong>: Buradaki sayımlar emin olmadığınız , elinize birilerinin tutuşturduğu (sayımlar mı?). Buna dayanarak siz Kur&#8217;an&#8217;dan ayet atıyorsunuz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil: </strong>1974 ortaya atılan bu Matematik Mucizesinin (?) yanlış sayımları 201&#8217;te bile tespit edip düzeltiliyorsa bu Mucizenin de kendi içinde yanlışlarını temizlemeye çalıştığı anlamını veriyor..Bu demektir ki bazı sayımlar yanlış olduğu için iptal edilmiş..Soru şu : Yarın bir gün farklı bir sayım yaparak Tevbe&#8217;nin son iki ayetinden başka ayet de atmak gerekecek mi?</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip:</strong> Dinle..Bu kitapta<em> <u>yüzde yüz hata yoktur demiyorum</u> bak.</em> [sonradan işi ironi yaptıma döküyor]</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil :</strong><em> İlerleyen vakitlerde Edip bu sözünü geri alıp kitabın hatasız olduğunu savunacak.</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.:</strong> (1:54:43) Bizim bir sayma standardımız var mı yok mu ?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip:</strong> Var .</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil:</strong> Yok.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.:</strong> Niye bunu ifade etmezseniz ?&#8230;Yoksa bu sizin için opsiyonel bölge mi (yani kelime sayımını nasıl yaptıklarını net bir şekilde ortaya koymayıp her bir kelime için ayrı bir usul uygulamaları )..Sizin kitapta tarihin en büyük Matematiksel kitabı diyorsunuz 19 sayısının kimliği yok orada..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip:</strong> (1:57:30) <em>Bismi</em>de Kur&#8217;an eliyor. Kur&#8217;an zaten öyle diyor. Bu sistem öyle bir şey ki ilk başta eğer yamuk yaklaşmak istiyorsan iki yol görüyorsun .</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil:</strong> Edip ve Reşad doğru yaklaşanlar , Reşad&#8217;ın Elçiliğini , uyduruk Matematiksel Mucizeyi , Tevbe suresinin son iki ayetini atmayı reddedenler ise Edip&#8217;e göre yamuk yaklaşımlar cümlesinden oluyor..Bu durum bana şu fıkrayı hatırlattı:<br />
Temel otoyolda ters yöne girer.. Bunu gören trafik polisi, sürücüleri uyarmak için radyodan anons yaptırır. Bu arada ters yolda ilerleyen Temel de radyo dinlemektedir..<br />
Polis radyodan: Lütfen dikkat, ters yönde ilerleyen bir araç var!<br />
Temel bağırır, &#8220;ne bir tanesi hepsi hepsi&#8221;..</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.: </strong>Ben bu sayımlarda bir kural arıyorum , kuralınız ne?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip: </strong>(1:59:50) Eğer bir robot matematikçi bile şey edersen bunu göremeyeceksin kesinlikle. Manipülasyon değil hayır burada çok güzel bir örnek. Allah ona 2 yol gösterdi , burada sana bana yol gösterdi. Bir bakalım bir sürü yollar mı çıkacak ilk başta yoksa senin niyetini şey ediyor&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil:</strong> Edip&#8217;in elinde tek silahı var : niyet sorgulaması..Halis Aydemir&#8217;in ısrarlı bir şekilde kural nedir sorgulamasına niyet bozuk olursa göremezsin diye bir cevap veriyor..</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip: </strong>Ona göre sen 19&#8217;u görmeyeceksin zaten..Bak oraya listeyi koymuşum o listenin yanlış olduğunu göster. H.A.: <em>İsm</em> kelimesi Kuranda 19 kere geçtiğine inanıyor musun? Edip: Geçer tabi. H.A.: O zaman bana yerlerini gösterin..Edip: Burada bütün ayetlerin listesi burada. O zaman buyur:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kuranda ism kelimesinin sayımına geçilir.Edip&#8217;in iddiasına göre çıkacak sayı 19&#8217;dur</strong><br />
1)  5. sure 4. ayet, (H.A. Tarafından da Onaylanır)<br />
2)  6. sure 118. (H.A. Tarafından da Onaylanır)<br />
3)  6. sure 119. (H.A. Tarafından da Onaylanır)<br />
4)  6. sure 121. (H.A. Tarafından da Onaylanır)<br />
5)  6. sure 138. (H.A. Tarafından da Onaylanır) Hepsinde de isim kelimesi yalın olarak var olduğu onaylanır..<br />
6)  22. sure 28. ayet. (H.A. Tarafından da Onaylanır) isim kelimesi yalın olarak var.<br />
7)  22. sure 34. ayet. (H.A. Tarafından da Onaylanır) isim kelimesi yalın olarak var.<br />
8)  22. sure 36. ayet. (H.A. Tarafından da Onaylanır) isim kelimesi yalın olarak var.<br />
9)  22. sure 40. ayet. (H.A. Tarafından da Onaylanır)<br />
10)49. sure 11. ayet. H.A. İtiraz eder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.:</strong> Bunu sayacak mıyız? Edip : İsim , hiçbir şey değişmiyor gramatik bir şey.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.: </strong>Sadece gramatik değil ismin resmi de değişti. El takısı aldı. Edip : Alınır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.: </strong>O zaman sondan <em>he</em> takısı alanı niye almıyoruz ..Edip: Ayrı bir şeydir..</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil: 1- </strong>Edip cevap veremiyor..Sondan takı alıp yalın halinden takılı hale geçen ismuhu&#8217;yu almıyor ama<em> el ismul füsuku</em> şeklindeki baştan takılı olanları alıyor..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2- </strong>Baştan takıntılı olunmayınca baştan takılı olanların alınıp sondan takılı olanların alınmayacağını bilinemiyormuş demek ki.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3- </strong>Bakınız temiz kalp , niyet , yamuk yaklaşanlar ve yaklaşmayanlar ayrımı , ayrımın kriteri için bkz : &#8220;ne biri ne, biri hepsi , hepsi&#8221;</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A. :</strong> Burası seçicilik. Şurada &#8220;başka Kur&#8217;an diyor&#8221; derken ki mantığınız neydi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip:</strong> Onu ben kendim fark ettim , çoktan eledim onu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.:</strong> Anlamsal fark gözettiğinizi başka yerde de gördüm. Edip: anlamsal fark var, eğer bir özel isimse orada şey..ama<em> isim</em> kelimesi ister kötülüğün kelimesi olsun yani gramatik bir kelime. Falanca ismin anlamında hiçbir değişiklik yok. Ama bir kelime Allah için, insan için kullanılınca o kelimenin mefhumu birisinde sonsuzluk ifade eder , diğerinde farklıdır. Fakat isim kelimesi gramatik bir ifade yani içeriği yok , sadece bir etikettir. Özel isim için kullanılıyorsa kesin şeye bakacaksın özel isim yani Allah için kullanılıyor mesela Salih peygamber için özel isim olabilir bir de salih bir kul; arada bir fark var birisini özel bir isim<br />
olarak kullanıyor diğeri de her hangi bir salih. H.A.:Ama burada anlamına dikkat ettiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip:</strong> Tabi. Ama sadece orada salih derken iyi kişiden öte bir kişi. H.A.: Anlama geçiyorsunuz ama. Edip : Gayet tabi</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil:</strong> Bu gayet tabinin ömrü 3 saniye oluyor.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.: </strong>Burada geçmiyorsunuz ama.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip: </strong>Hayır anlam yok, isim yine değişmedi anlamı değişmedi. İstersen Allah’ın bir ismi olsun isim kelimesinin özelliği isim kelimesi sıfat değil isim kelimesi salih gibi yani şeyiyle nedir mevsufundan dolayı..Biraz felsefi bir şey..</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil:</strong> Matematik mucizesi mi felsefi mucizemi tartışılıyor? Eğer Matematik ise felsefi düşünmenin matematiğin içinde ne işi var ?<br />
Öğretmen sorar : Oğlum 2+2 kaç eder.<br />
Öğrenci cevaplar: 5 eder örtmenim.<br />
Öğretmen sorar : Oğlum emin misin , iyi düşün ?<br />
Öğrenci cevaplar: Örtmenim biraz felsefi bir mesele!</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Halis:</strong> Yalın isimlerin sayısı 19 değil..Eğer 19 bu el-ism&#8217;siz sayı tutmuş olsaydı bu el-ism alınmayacaktı. Denecekti ki bu zaten Allah için kullanılmış değil [Nasıl ki Kur&#8217;an kelimesi sayımında aynısını yaptılar burada da aynı taktik işleyecekti ]</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li><strong> kişi: </strong>(2:09:36)Şuna ihtiyaç var Edip Abi. Giriş kısmında şu şu şu durumlara göre yaptık bu hesapları..</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip: </strong>Bunu millet kendisinden çıkarır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.:</strong> (Bunun neden yapılmadığını ben çözdüm..Çünkü bu ayağınıza dolaşacak..Bir yerde sayacağım dediğin kuralla diğer yerde saymayacağım diyebiliyorsun)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İsim kelimesini saymaya devam ediyoruz:</strong><br />
11) 55. sure 78. ayet. (H.A. Tarafından da Onaylanır)<br />
12) 56. sure 74. ayet. (H.A. Tarafından da İtiraz eder)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.:</strong> Bu isim yalın değil sayacak mıyız? Hani isim di ?Bak <em>b</em>e harfi var orada..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip</strong> :(2:11:20) Demek ki bu adam da bizim gibi yanlış yapmış.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil:</strong> Edip ilk önce pes eder gibi oluyor.Yanlışı kabul ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p></blockquote>
<p><strong>Edip : </strong>(20 saniye önce yanlış yapmış dediği adam için ) Bu adamın doğru olduğuna inanıyorum diyor ve sonradan bu ağız değişikliğini ironi yaptım diye izaha kavuşturuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Tahlil: </strong>Yersen!</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.:</strong> Anlam ile mi gidiyoruz , resim ile mi? Yoksa amacımız 19&#8217;u tutturma mı bilmiyorum.</p>
<p><strong>*</strong></p>
<p><strong>SONUÇ: </strong>3-4 farklı örnek için kuralın nasıl işlediği Edip tarafından izah edilemedi :</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li><strong> Örnek </strong>(5:4) : Edip ve Halis Aydemir ittifakla kabul ettiği örnek: İsm , yalın..<br />
عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُواْ<u>اسْمَ</u>اللّهِ</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li><strong>Örnek</strong>(49:11) :H. A. neden kabul edildiğini soruyor cevap alamıyor , anlam uyumsuzluğu var . Allah için kullanılmıyor:<br />
بِئْسَ<u> </u><u>الاِسْمُ</u><u>الْفُسُوقُ</u> : bi’sel ismul fusûku (fasık isimler ne kötü)</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li><strong> Örnek </strong>(56:74) H. A. neden kabul edildiğini soruyor cevap alamıyor , isim yalın olması gerekirken başa <em>bi</em>eki alıyor :</li>
</ol>
<p>فَسَبِّحْ<u> </u><u>بِاسْمِ</u> رَبِّكَ الْعَظِيمِ  : Fe sebbih bismi rabbikel azîm(azîmi).</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="4">
<li><strong> Örnek </strong>: H. A. 3.&#8217;deki kurala göre bunu da almalısınız. Madem sadece yalın olanları almıyor baştan takı alanları da alıyorsunuz , sondan takı alanları neden almıyorsunuz ?</li>
</ol>
<p>diyor , cevap alamıyor:<u> <em>ismi</em></u>hu</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="5">
<li><strong>  Örnek : </strong>Resmin değiştiği ; ismin başında elif olan örnek.</li>
</ol>
<p>Baştan <em>be </em>geliyor <em>elif</em> geliyor sayılıyor da sondan gelen zamir neden sayılmıyor diye defalarca sorulan soruya doyurucu bir cevap gelmiyor.</p>
<p><strong>*</strong></p>
<p><strong>H.A.:</strong> (2:13:20) Demek ki seçici davranıyoruz. Eğer böyle davranacaksak bu ismin 200 bilmem kaç versiyonu var ben oradan size istediğiniz sayıyı tuttururum..29&#8217;u isteyin 29&#8217;u çıkarayım. 35&#8217;i isteyin 35&#8217;i çıkarayım..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Edip:</strong> Doğrudur , doğrudur..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>H.A.: </strong>İsim kelimesi sizin iddianızın en temel noktası ve benim açımdan çökmüştür.</p>
<p>(2:17:10) (Kitaptan göstererek) Bu kitapta <em>ism</em> kelimesi yalın olarak koyulmuş buraya ve 19 defa geçer deniliyor halbuki doğru değil.</p>
<p><strong>*</strong></p>
<p><strong>Özet ve tartışmanın Sonucu:</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1-</strong>Edip, kelimelerin anlama göre mi, resme göre mi, yalın haline göre mi , baştan ek almasına veya sondan ek almamasına göre mi sayım yapılacağına dair bir kural ortaya koyamıyor..</p>
<p>Nasıl sayım yaptıklarını izah edemiyor..Felsefe yapıyor ve felsefi derinliğe dikkat çekiyor ama bir türlü matematik yapamıyor. Sayımlarda standart yok :RŞD kelimesi sayımında tüm kökler alınırken &#8220;ism&#8221; sayımında alınmıyor..Mucizenin genelini tanımlayan ve diziyi, örüntüyü ifade eden bir usul ve tarz yok. Ayrıca sayımlar yanlış..19&#8217;cular milleti yanıltıyorlar. Sayımlar kontrol edildiğinde rakamlar tutmuyor. <strong> </strong>Edip , <em>RŞD</em>&#8216;de neden tüm köklerin<em> ism&#8217;</em>de ise neden bazı köklerin sayıma tabi tutulduğunu açıklayamıyor. B<em><u>ism</u></em>ihi de sayıyorsunuz ama <u>i<em>sm</em></u>ihu&#8217;da saymıyorsunuz sorusuna Edip&#8217;ten anlaşılır bir cevap gelmiyor. Neyi nerede ve nasıl saydığını çözebilmek için matematikçiden ziyade <em>müneccim</em> olmak lazım , ama ne yazık ki müneccimlik işlerini de dinimiz yasaklıyor..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2-</strong>Örnek alınan isim kelimesinin yalın haliyle 19 defa geçeceği söylenmesine rağmen baştan elif ve <em>bi </em>eklentisi alanı kabul etmesine rağmen sondan <em>hu</em>takısı alanı kabul etmiyor ve bu kabulün ve reddin kuralını koyamıyor. Bunun yerine niyet düzgün olmalı , yamuk gelmemeli gibi matematiksel dilin dışında bir dil ile karşılık veriyor..Oysa yamuk ta gelsen , niyet sağlam olmasa da matematik yine matematiktir , kural aynıdır , sağlam niyete göre sağlamlaşmaz, pis kalbe göre de kural geçerliliğini yitirmez..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3-</strong>Halis Aydemir kitaptan rastlantısal olarak seçtiği 3 örneğin 3&#8217;ününde yanlış olduğunu ortaya örnekleriyle ve akli mantıki , şekilsel izahlarla ortaya koymasına rağmen 19&#8217;cu Edip Mucizesini savunamıyor..Bunun yerine sen benden eminsin sen efendisin diye övdüğü şahsı tartışmadan daha sonra doldurduğu başka bir videoda hakaret yağmuruna tutuyor .(2)</p>
<p>Ahlaksızlık yaptı, namussuzluk yaptı v.s. gibi..Yazık. Adamla 3 saat tartışmaya tutuş..Adamın bir çok sorusuna cevap vereme. Ondan sonra arkadan böyle hakaretler et.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>4-</strong>Edip , olayı tamamen niyete dökmüş..Onun yaklaşımına göre ;bu ümmet içinde 14 asırdır gelip geçen milyarlarca müslümandan o ve onun gibi bir kaçı hariç bu kalbi selimliği yakalayan olmamış. Ne tevazu ama! Şu kıkırdamaktan konuşamayan  adam mı  doğru yolu bulmuş ?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>5-</strong>Edip , Halis Ayemir&#8217;e çok bozulmuş olacak ki yaşına yakışmayacak basitlikte , çocuksu bir şekilde öfkesini sergilemek istemiş : Videonun 51.30. dakikası:<a href="http://www.youtube.com/watch?v=xEarbut1C7o">http://www.youtube.com/watch?v=xEarbut1C7o</a> Buradan Edip&#8217;in Espri anlayışının da din anlayışı kadar gelişmemiş olduğunu söyleyebiliriz..</p>
<p><strong>*</strong></p>
<p><strong>Netice:</strong> Mucize hikaye , hakaretler şahane! İslam sapık mezhepler tarihinde bu ölçekte düşünce kaymaları nadirattandır. &#8220;Ahir zamanda yaşça küçük, akılca kıt birtakım<em><u>gençler</u></em> çıkacak. Yaratılmışın en hayırlısının sözünü söylerler, Kur&#8217;ân&#8217;ı okurlar. İmanları gırtlaklarından öteye geçmez. Okun avı delip geçtiği gibi dinden çıkarlar&#8230; &#8220;(Buhari, Fezailu&#8217;l-Kur&#8217;ân 36, Menakıb 25, İstitâbe 6; Müslim, Zekat 154 ) Bu hadislerde işaret edilenler direkt bunlar olmasa da haber verilen taifenin külli manasından bunların da bir hisseleri var..&#8221;Ümmetimde ihtilaf ve ayrılıklar meydana gelecek, (Onlardan) bir grup <em><u>lafıyla güzel, ameliyle kötü olacak. </u></em>Bunlar Kur&#8217;ân&#8217;ı okuyacaklar, ancak köprücük kemiklerinden aşağı geçmeyecek.&#8221; (Ebu Davud, Sünnet 31, (4765)). &#8220;&#8230;<em>Kur&#8217;ân&#8217;ı okurlar, onu lehlerine zannederler. Halbuki o aleyhlerinedir&#8230;.</em>&#8221; Müslim, Zekat 156, (1066).</p>
<p><strong>Yorum:</strong> Hariciler de sünnete karşı durmuşlar ve  Sadece Kuranı esas almışlardır.. Ancak onların şimdikilerden farkı onlar sünneti ret etse bile namaz , oruç , hac v.s. gibi ibadetlerin Efendimizle beraber toplumun her kesiminde uygulanıyor ve biliniyor olması ve onların ibadetlerinde çok ileri olmalarıdır..Efendimiz bu grupların hepsini Haricileri anlattığı hadislerinde birleştirerek anlatmış..O nedenle birinde öyle namaz kılarlar ki sizin namazınız onların yanında sönük kalır derken diğerinde ise tam tersine lafları güzel amelleri kötü olacaklarını beyan ediyor..</p>
<p><strong>*</strong></p>
<p>(1) <a href="http://www.youtube.com/watch?v=8HGzjG4Jy5Y">http://www.youtube.com/watch?v=8HGzjG4Jy5Y</a> (videonun 1:42:40. dakikası)<br />
(2) <a href="http://www.youtube.com/watch?v=xEarbut1C7o">http://www.youtube.com/watch?v=xEarbut1C7o</a><br />
ayrıca bkz: <a href="http://www.youtube.com/watch?v=pkMAf0ZHO_k">http://www.youtube.com/watch?v=pkMAf0ZHO_k</a><br />
(videonun 3:03 . dakikası)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/12/edip-yukselin-darmadagn-oldugu-tartsma.html</p>
<blockquote><p>&nbsp;</p></blockquote>
</div>
<div id="post-body-4848838788075392505" class="post-body entry-content"></div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-darmadagin-oldugu-tartisma/">Edip Yüksel’in darmadağın olduğu tartışma</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/edip-yukselin-darmadagin-oldugu-tartisma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edip Yüksele Reddiye &#8211; 19 Mucizesi / 1.Yazı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/edip-yuksele-reddiye-19-mucizesi-1-yazi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/edip-yuksele-reddiye-19-mucizesi-1-yazi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2016 21:29:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edip Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mucizesi]]></category>
		<category><![CDATA[Üzerinde 6 var ; Edip Cebrail'den kişisel ileti almış !]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Yüksele Reddiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10382</guid>

					<description><![CDATA[<p>1-Üzerinde 6 var ; Edip Cebrail&#8217;den kişisel ileti almış ! Edip Yüksel Hulki Cevizoğlu&#8217;nun Kanal 6 , [Bölüm 9 , (Toplam 12 ) ] Ağustos 1996 programında diyor ki (1) Hulki Cevizoğlu: Notlar adlı kitabınızın 26. sayfasında son peygamberin Reşad Halife olduğunu ve Ona iman ettiğinizi söylüyor musunuz? (1.50. dakikadan itibaren) Edip: Kesinlikle . Hulki: [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yuksele-reddiye-19-mucizesi-1-yazi/">Edip Yüksele Reddiye – 19 Mucizesi / 1.Yazı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-10387" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-1-2.jpg" alt="Edip Yüksele Reddiye - 19 Mucizesi / 1.Yazı" width="397" height="297" /></p>
<p><strong>1-Üzerinde 6 var ; Edip Cebrail&#8217;den kişisel ileti almış !</strong><br />
Edip Yüksel Hulki Cevizoğlu&#8217;nun Kanal 6 , [Bölüm 9 , (Toplam 12 ) ] Ağustos 1996 programında diyor ki (1)</p>
<p><strong>Hulki Cevizoğlu:</strong> Notlar adlı kitabınızın 26. sayfasında son peygamberin Reşad Halife olduğunu ve Ona iman ettiğinizi söylüyor musunuz? (1.50. dakikadan itibaren)</p>
<p><strong>Edip:</strong> Kesinlikle .</p>
<p><strong>Hulki:</strong> Söylemiyorsunuz ?</p>
<p><strong>Edip:</strong> Kesinlikle yanlıştır [videonun devamından anlaşılan , &#8220;böyle söyledim ama yanlıştır&#8221; şeklinde , zaten Hulki de kitap ve sayfa ismi veriyor ; belli ki bir araştırma yapmış ]</p>
<p><strong>Hulki</strong> : Kitabınızın yine başka sayfasında Reşad Halife&#8217;nin 21 Aralık 1971 yılında salı günü , güneş doğmadan önce Mekke&#8217;de , Hacc ziyareti sırasında , BEDENİNDEN SIYRILMIŞ BİR RUH HALİNDE EVRENİN BİR KÖŞESİNDE DOLAŞTIĞINI ve BÜTÜN PEYGAMBERLERİN RUHLARIYLA GÖRÜŞTÜĞÜNÜ iddia ediyor musunuz?</p>
<p><strong>Edip:</strong> Bu bir hadistir [Hadis genelde Peygamberlerden dinlenilen sözdür. Reşad&#8217;dan duyduğu söz için Hadis demesi Reşad&#8217;ı Resul olarak kabul ettiğine işarettir] benden Rivayet edilen Hadistir. Çöp tenekesine atınız bunu.</p>
<p><strong>Hulki:</strong> İyi ama kitabınızda var bu.</p>
<p><strong>Edip:</strong> Bu benimle ilgili bir şeydir . Çöp tenekesine atın bunu. Bu kitabımı da atın çöp tenekesine&#8230;</p>
<p><strong>Hulki :</strong> Bugün savunduğunuz fikirlerinizi de 5 yıl sonra çöpe atabilir miyiz ? Atmayacağımızı nereden söyleyebilirsiniz?</p>
<p><strong>Edip:</strong> &#8230;Beni izleme , beni körü körüne izlersen belki Cehenneme gidersin.</p>
<p><strong>Hulki:</strong> Yine bu çöpe atacağınız kitabın (Notlar) 48., 49., sayfalarında bir olaydan söz ediyorsunuz. Bir insan için enteresan bir olay . 23 Ekim 1986 günü öğle saatlerinde , 13.30&#8217;da büronuzda oturuyormuşsunuz , kalbiniz hızla çarpmaya başlamış, ve üç kırk bir (3:41) diye tekrarlayan bir şey işittiğinizi iddia ediyorsun. Bu 3:41 nedir? Ve bunun CEBRAİL tarafından kalbinize VAHYEDİLDİĞİNİ söylüyorsunuz . Siz CABRAİL&#8217; den VAHİY alabilecek ve almış bir insan mısınız? Ben de Cebrail&#8217;den vahiy alabilir miyim ? Siz de bu anlamda RESUL sayıyor musunuz kendinizi ?</p>
<p><strong>Edip:</strong> Kesinlikle böyle bir iddia yapamam. Fakat Allahu Teala bir ayet-i kerimede &#8221; size ufuklarda ve nefislerinizde ayetlerimi göstereceğim &#8221; diyor..Ben bu Tevbe suresinin son iki ayetiyle ilgili çok büyük sıkıntı geçirdim. Yani Reşad bunların Kur&#8217;an&#8217;da olmadığını iddia ettiği vakit benim ona ilk cevabım &#8221; sen haddini bilmiyorsun . Kuran Allah tarafından korunmuştur . Kesinlikle bu iddia küfürdür &#8221; diye ona karşı cevap verdim. Fakat daha sonra ben Kur&#8217;an&#8217;ın matematiksel Mucizesini incelemiş bir insanım . Bunda zerre kadar kuşkum yok &#8230;Bir de baktık ki iki ayet çıkınca ayetlerin tüm sayısı da 19&#8217;un katı oluyor. 6346 o da 19 un katı&#8230;Bununla ilgili tarihsel rivayetler var. [Hz. Ali&#8217;den gelen.] Kur&#8217;ana ilaveler yapılıyor. [Haşa Hz. Ali&#8217;den böyle bir rivayet yok..Bu uydurmacı fena halde sallıyor..Öyle olsaydı en başta Şia bu ayetleri reddederdi. (2) ] Kur&#8217;an&#8217;ı yazıncaya kadar çıkmayacağını söylüyor..</p>
<p>Buna benzer tarihi rivayetler de var. Ben şüpheye düştüm. Fakat bunlar Kur&#8217;an&#8217;dan değildir demeye cesaret edemiyorum. Ya Kur&#8217;an&#8217;dansa..Allah&#8217;tan yardım istedim. Allah&#8217;ım bana bir işaret ver diye. İki hafta boyunca hayatımın en sıkıntılı zamanı . Bir gün İnkılap yayınevinin Cağaloğlu bürosunda ..ikinci cildini yazarken yine aklıma bu geldi. Sıkıntı. Ben Allah&#8217;ım bir işaret ver. İşte kalbim ..birden bire müthiş bir çarpıntı. Üç kırk bir , üç kırk bir , üç kırk bir. Hemen Kur&#8217;an&#8217;a [Reşad&#8217;da aynı şekilde kandırılmıştı (3) ] baktım. Baktım ki Kur&#8217;an benim duayı aynen tekrarlıyor. &#8220;Dedi ki Rabbim bana bir işaret ver. Senin ayetin , işretin halkla üç gün konuşmamandır.&#8221; Ve o noktada o ayeti okur okumaz ben cevabımı aldım&#8230;Ben şizofreniden de şüphe edebilirdim ..Tümüyle olağanüstü bir olay olarak gördüm ben. Çünkü üç kırk bir , üç kırk bir , üç kırk bir diye müthiş bir ses [cinler hocasını iğfal ettiği gibi bunu da aldatıyor olmalı ] . Ama bildiğim bir ses değil&#8230;Ve bundan sonra karar verdim ki korkmadan bunların [Tevbe suresinin son iki ayeti] Kurandan olmadığını söyleyeceğim..</p>
<p>Ve ayet-i Kerime diyor ki halkla 3 gün konuşma. Halkı hesaba katma. Çoğunluğa uyma. Çoğunluğa uyarsan zaten Kur&#8217;an diyor felaket olur&#8230;Ben olayın akabinde 3 gün kimseyle konuşmadım. Millet bana Edip delirdi dedi. Hiç umurumda değil. Ve ondan sonra söyledim bunlar Kur&#8217;an&#8217;dan değil&#8230;Olayın bir Matematiksel yanı var..Eğer sadece Enfüsi bir olay olsaydı ben güvenmezdim.</p>
<p><strong>Hulki:</strong> Bu anlattığınız olayın , 3:41 olayının CEBRAİL tarafından kalbinize VAHYEDİLDİĞİNİ ŞİMDİ DE SÖYLÜYORSUNUZ , inanıyor sunuz. ?</p>
<p><strong>Edip :</strong> -Çok kısık ve zor algılanır bir şekilde- 2, 3 defa EVET , EVET..</p>
<p><strong>Hulki:</strong> Bu da Notlar adlı kitabınızda yer alıyor. Ama inandığınız bazı bilgilerin yer aldığı kitabı çöpe atın diyorsunuz ?</p>
<p><strong>Edip:</strong> Ben bunu anlattığım yerde de söylüyorum. Bu sadece şahsi bir tecrübedir..</p>
<p><strong>Hulki :</strong> Ama halen doğruluğuna inandığınız bir şeyi niye çöpe atın diyorsunuz ?</p>
<p><strong>Edip:</strong> Yoo..ben savunuyorum bunu&#8230;Kişisel anlamda VAHİY . Allah arıya da vahyettiğini söylüyor. Meryem&#8217;e de vahyettiğini söylüyor.</p>
<p><strong>Hulki:</strong> Benim VAHYİM de bu oldu diyorsunuz ?</p>
<p><strong>Edip:</strong> Yoo ..Ben bunu herhangi bir üstünlük olarak görmüyorum .</p>
<p>*<br />
<strong>Netice :</strong> Edip bu program da CEBRAİL&#8217;den &#8220;kişisel&#8221; VAHİY aldığını bir kez daha söylemiş oluyor..Bunu herhangi bir üstünlük olarak görmemesi aldığını inkar anlamına gelmemektedir. Ayrıca videoda &#8220;at çöpe&#8221; denilen bazı fikirleri çöpe atıyor muyuz , yoksa çöpten alıyor muyuz ? Edip ne demek istedi. İnanın bende bir fikir oluşmadı .</p>
<p>*<br />
Üzerinde 6 var: Edip Cebrail&#8217;den &#8220;kişisel ileti&#8221; almış ve Salavata Şirk diyormuş..Kabul etmesi çok zor benim için..O nedenle bu videoya baktım. Videonun başlığı şöyle: Edip Yüksel, Niye Hadisleri Çöpe Atmalı? Bölüm 9 (Toplam 12) Kanal 6, İstanbul, Ağustos 1996.</p>
<p><strong>1-</strong> Edip Yüksel : İsim 4 , Soyad 6 harf..19 Mucizesiyle desteklenmiş 6346 ayet sayısının son iki rakamıyla aynen örtüşüyor.</p>
<p><strong>2-</strong>&#8220;Edip Yüksel, Niye Hadisleri Çöpe Atmalı?&#8221; ilk soru işaretine kadar olan kısım 6 kelime .<br />
(Toplam 12) &#8216;deki 12 = 2&#215;6</p>
<p><strong>3-</strong> Bölüm 9 : Burayı çözmekte baştan biraz zorlandım. Allah&#8217;tan yardım istedim . Allah&#8217;ım bir işaret ver diye (?) 2 dakika boyunca hayatımın en sıkıntılı zamanı..Birden kalbe &#8220;gaybtan bir ses geldi sanki , ama ne ses &#8221; Hemen Şizofren demeyin , durun. Kişisel bir ilham olmalı. Allahtan vahiy alan arının kanatları gibi hızla çarpıyordu kalbim. Edip&#8217;in Bitlis&#8217;te doğduğunu hatırladım.[1957= 19 ve 3&#215;19= 57 veya 19 ve 5+7=2&#215;6 . Demek ki 19 Matematiksel sisteminin bünyesinde 6 sistemi de var. Bu işin şakası tabi ,ama bir de ciddisi var:1957/19:103. Bingooo!..Edip kazandı! 19 sisteminde Edip&#8217;e de işaret var.!.19 sistemine bu derece şiddetli sarılmasının sebebi biraz daha iyi anlaşılıyor şimdi. ] Plaka no: 13.Ve kalbim vahiy almış arının vızıltısı gibi ses çıkarıyordu sanki .13:9 , 13:9 , 13:9. 13 dakikalık videonun 9. bölümüne bakmama işaretti bu ; yani 9. dakikasına bakmam gerekiyordu..Hemen baktım..Aynen şöyle söylüyordu: &#8220;Allah&#8217;tan yardım istedim . Allahım bir işaret ver diye (?) 2 hafta boyunca hayatımın en sıkıntılı zamanı..Birden kalbe geldi ki &#8221; ..3 dakika dona kaldım. Artık &#8220;alınan kişisel ileti&#8221; konusunda hiç şüphem yoktu. Edip , Cebrail&#8217;den ileti almıştı , bende Hz. Edip&#8217;in (kaddesallahu sirruhu) tam da iletiyi aldığı yerde ilhamımı almıştım. Yok artık dedim..Bu kadar tesadüf olamaz. Şaşkına dönmüştüm..Kimseyle konuşmadım..İstesem de konuşamazdım gerçi , yalnızdım..Sonra bu 6&#8217;lı sistemi videoya uyguladım. Gördüm ki videonun 13. dakikasından sonrasındaki &#8220;Salavat getirmek şirktir&#8221; şeklindeki bilgiler saçma. Montaj mı yoksa? Ve matematiksel hesaplarıma da uymayan küsuratlar oluşturuyor. O kısmı çöpe atmaya karar verdim..Rahatlamıştım ..Ve bunu artık korkmadan ilan etmeliydim. Bu blog yazısını yazdım..Tabi bu olay Enfüsidir. Beni bağlar. Hiç aklımda yoktu videonun 9. dakikasına bakmak..Buna inanmak zorunda değilsiniz.</p>
<p><strong>4-</strong> Kanal 6 &#8216;nın 6 sının hem üzerinde hem de yayının Tekrar olarak verilen videosunun Tekrar [6 harf] harflerinde 6 var.</p>
<p><strong>5-</strong> &#8220;İstanbul, Ağustos&#8221; İstanbul 34 plaka , Ağustos 8. ay ; 34+8=42 ; 6 &#8216;nın 7 katı.</p>
<p><strong>6-</strong> 1996: 19 ve 96 diye iki parçaya ayıralım .19 sayısı Mucizenin asıl sayısı. 96=16&#215;6 ..Daha da güzeli 1996 /6 = 332,666666666666666666666666&#8230;</p>
<p>Sonsuz adet altı..Başta 19 , devamında Sonsuzluk ve altının buluşması bana neler çağrıştırdı bir bilseniz !</p>
<p>********************</p>
<p>(1) http://www.youtube.com/watch?v=nnyst4Cm73o&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;feature=player_embedded<br />
(2) c) Süleym b. Kays&#8217;a nispet edilen kitapta Hz. Ali ile onun cemettiği mushaf hakkında ilginç bir diyalogdan söz edilmektedir ki bu rivayete göre Kur&#8217;an&#8217;dan bazı ayetlerin çıkarıldığına dair iddia, bizzat Hz. Ali&#8217;ye söyletilmektedir. Diyalog Talha b. Ubeydullah ile Hz. Ali arasında geçmektedir:<br />
-Kur&#8217;an hakkında sorduğum soruya bir türlü cevap vermedin. O mushafı insanlara hâlâ göstermeyecek misin?<br />
-Ey Talha! Soruna kasten cevap vermedim.<br />
-O zaman Ömer ve Osman&#8217;ın yazdığını (yazdırdığını) bana anlat. Onun hepsi Kur&#8217;an mıdır? Yoksa içinde Kur&#8217;an&#8217;dan olmayan şeyler var mıdır?<br />
-Onun hepsi Kur&#8217;an&#8217;dır. Onda olanı alırsanız ateşten kurtulur, cennete girersiniz. (Asıl) Kur&#8217;an&#8217;da bizimle ilgili delil, işimizin açıklanması, hakkımız (hilafet hakkının bize ait olduğu) ve bize itaatin farzıyyeti vardır (ama bunlar mevcut Kur&#8217;an&#8217;dan çıkarılmıştır).<br />
(Altıkulaç, Hz. A l i ve İlk Mushaf Nüshaları )</p>
<p>Değerlendirme : Görüldüğü gibi Kuranın eksik olduğuna dair Şia&#8217;da bazı rivayetler vardır ama fazla olduğuna dair rivayet yoktur..Şu ayet veya ayetler ekleme yapılmıştır diye bir iddia yoktur..<br />
(3) http://ahmednazif.blogspot.com/2013/11/edip-yukselin-resulu-resat-halife.html</p>
<p>kaynak:http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2013/11/uzerinde-6-var-kanal-6-bolum-9-toplam.html</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/edip-yuksele-reddiye-19-mucizesi-1-yazi/">Edip Yüksele Reddiye – 19 Mucizesi / 1.Yazı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/edip-yuksele-reddiye-19-mucizesi-1-yazi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
