<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fatih Çıtlak-Mesnevi Şerhi | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/fatih-citlak-mesnevi-serhi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Feb 2016 14:05:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Fatih Çıtlak-Mesnevi Şerhi | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cenâb-ı Hakk Sizlere Ve Alemlere Rahmet Olarak Onu (s.a.v) Gönderdi Ve Kendi Boyasıyla Boyadı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/cenab-i-hakk-sizlere-ve-alemlere-rahmet-olarak-onu-s-a-v-gonderdi-ve-kendi-boyasiyla-boyadi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/cenab-i-hakk-sizlere-ve-alemlere-rahmet-olarak-onu-s-a-v-gonderdi-ve-kendi-boyasiyla-boyadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2015 12:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Cenâb-ı Hakk Sizlere Ve Alemlere Rahmet Olarak Onu (s.a.v) Gönderdi Ve Kendi Boyasıyla Boyadı]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak-Mesnevi Şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Mesnevi]]></category>
		<category><![CDATA[Mesnevi Şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[Resulullah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2679</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müşrikler, Efendimizi  anlayamadıklarından (zaten mü&#8217;mînler de tam anladı denemez ya!) bu idrak eksikliklerini &#8220;Bu bizim gibi bir insan, yiyor içiyor, pazarda dolaşıyor, Nasıl peygamber olur?&#8221; (Furkan-7) diyerek boş sözleriyle mânâdan gafletlerini gösteriyorlardı. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de bıı husustaki âyetler hakîkaten dikkati celbedicidir. Aynı zamanda Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de, bir başka âyet-i kerîmede &#8216;sıbgatullah&#8217;, &#8216;Allah boyası&#8217; ifadesi geçmektedir. (&#8220;Allah&#8217;ın boyasına [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/cenab-i-hakk-sizlere-ve-alemlere-rahmet-olarak-onu-s-a-v-gonderdi-ve-kendi-boyasiyla-boyadi/">Cenâb-ı Hakk Sizlere Ve Alemlere Rahmet Olarak Onu (s.a.v) Gönderdi Ve Kendi Boyasıyla Boyadı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Müşrikler, Efendimizi  anlayamadıklarından (zaten mü&#8217;mînler de tam anladı denemez ya!) bu idrak eksikliklerini &#8220;Bu bizim gibi bir insan, yiyor içiyor, pazarda dolaşıyor, Nasıl peygamber olur?&#8221; (Furkan-7) diyerek boş sözleriyle mânâdan gafletlerini gösteriyorlardı. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de bıı husustaki âyetler hakîkaten dikkati celbedicidir. Aynı zamanda Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de, bir başka âyet-i kerîmede &#8216;sıbgatullah&#8217;, &#8216;Allah boyası&#8217; ifadesi geçmektedir. (&#8220;Allah&#8217;ın boyasına bak, (Vaftiz ne ki?) Kim, Allah&#8217;tan daha güzel boya vurabilir ki? İşte biz O&#8217;rıa ibadet edenleriz.&#8221; Bakara-138) Bu iki âyetin alâkası anlaşılmıştır amma bir cümlecikle biz de anlayışınıza iştirak edelim. O öyle bir nurdur ki; siz onu asla müşahede edemezsiniz, onun yakınlığına aklınız ve hafsalanız asla erişemez lâkin Cenâb-ı Hakk sizlere ve âlemlere rahmet olarak onu gönderdi ve kendi boyasıyla onu boyadı. Beşer sûretinde nûrumu göresiniz ve ona tâbi olarak beşer sıfatının ardındaki hazret-i insanlığa yükselesiniz diye kendisini çileye, ızdıraba, meşakkate, türlü türlü belalara uğrattık. Cemâlimize nâil olmasına ve her ân bizimle beraber olmasına rağmen sîzlerle beraber bulunmak hususunda hiçbir beşerin gösteremeyeceği tâkât nispetinde sabreylemektedir. Sizler onun makamından bir zerrenin tecelliyâtını âşikâre görseniz, bu âlemde bir ân bile kalmaya tahammül ve tâkât getiremezsiniz. O Makam-ı Mahmud&#8217;un efendisi, gelmiş geçmiş cümle beşerin efendilerinin efendisi tenezzül ediyor da biriniz daha Allah yoluna sülük etsin, hak ve hakikate  yönelsin diye sizlerin içinde, sizler gibi davranıyor.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Fatih Çıtlak-Mesnevi Şerhi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/cenab-i-hakk-sizlere-ve-alemlere-rahmet-olarak-onu-s-a-v-gonderdi-ve-kendi-boyasiyla-boyadi/">Cenâb-ı Hakk Sizlere Ve Alemlere Rahmet Olarak Onu (s.a.v) Gönderdi Ve Kendi Boyasıyla Boyadı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/cenab-i-hakk-sizlere-ve-alemlere-rahmet-olarak-onu-s-a-v-gonderdi-ve-kendi-boyasiyla-boyadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Her Şeye Meyil Duyulabilir</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insan-her-seye-meyil-duyulabilir/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insan-her-seye-meyil-duyulabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2015 11:53:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Her Şeye Meyil Duyulabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak-Mesnevi Şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[Heva-Heves]]></category>
		<category><![CDATA[Keramet]]></category>
		<category><![CDATA[Meyil]]></category>
		<category><![CDATA[Nefs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2677</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan her şeye meyil duyulabilir. Bazen aslımıza, bazen aslımızın aslına, hariçten içeriye dahil ettiklerimize ya da aslımıza yakın olan ârâzlara. Bu durum şuna benzer: Bir arazi düşünün; bir tarafı ormanlık ve yeşillik, bir diğer tarafı deniz, başka bir tarafı şehir, bir başka tarafı da tarlaların, ahırların bulunduğu hayvancılık yapılan büyük bir mevki. Ortada bir yerde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insan-her-seye-meyil-duyulabilir/">İnsan Her Şeye Meyil Duyulabilir</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan her şeye meyil duyulabilir. Bazen aslımıza, bazen aslımızın aslına, hariçten içeriye dahil ettiklerimize ya da aslımıza yakın olan ârâzlara. Bu durum şuna benzer: Bir arazi düşünün; bir tarafı ormanlık ve yeşillik, bir diğer tarafı deniz, başka bir tarafı şehir, bir başka tarafı da tarlaların, ahırların bulunduğu hayvancılık yapılan büyük bir mevki. Ortada bir yerde duran kişinin burnuna rüzgâr estiğinde deniz kokusu gelirse denize iştiyakı artar, orman tarafından rüzgâr gelirse o tarafı yâdına alır, şehir tarafından gelen rüzgar ona şehri hatırlatır, gübre, tezek veya toprak kokusunu alırsa hemen hayâlinde tarlalar, otlaklar ve ahırlar canlanır. Kendi durumu neye müsaitse o tarafa doğru meyi eder. Hangi tarafa muhabbeti varsa o esintiyle beraber hoşnut olur. Muhabbetinin olmadığı cihetten (yönden) gelen rüzgâr onu memnun etmez, zevk alamaz, hoşlanmaz.</p>
<p>İşte insanın başında bazen nefsinden, bazen aklından, bazen kalb-i hayvanisinden yahut hepsinin haricinde, dışarılardan tesirlerle daima bir heva-heves rüzgârı esmektedir. Eğer bu rüzgâr nefis cihetinden eserse buna heva-heves adı verilir. Kalb-i hayvani cihetinden eserse aslında bu da heva-hevestir ama onun adı elem olur. Çünkü kalp, gurbette olduğunu bilen rûhla alâkalıdır ve çok geniş sahaları istediği, bu âleme sığamadığı için terbiye edilmemiş kalpten gelen rüzgâr kişiyi melankolik bir hâle sokar, elemi artar, ızdırap duyar. Bu esinti akıl cihetinden olursa kişide emel oluşur. Bu zuhûr eden hâllerden birisine karşı çok alâkalı olmak meyi hâlini, bununla ziyâde meşgul olmak ise muhabbet hâlini doğurur. Tek başına akıl, kendi meylini muhabbete dönüştürürse tûl-i emel içersinde helâk olur. Nefis, meylini muhabbete sevk eder ve hiçbir şey buna mâni olmazsa aklı da, kalbi de peşine takar, heva-hevesle helak olur. Kalp, kendi eleminin ızdırabından hoşlanır ve nefsi, aklı peşine takarsa kişi cinnet geçirir, deli olur, duyduğu ızdırap onu helâk eder.</p>
<p>Bu hissiyatların hepsini tefrik edecek ve bunların hepsini yerli yerince idare edecek bir kuvveye ihtiyaç vardır. İşte o kuvve bizim asıl cevherimizle irtibata geçer. Asıl cevherimiz zaten bu âleme ait değildir. Onun harekete geçmesi bu âlemin bazı sebep-sonuçlarıyla alâkalı gibi görünse de esasında gayb âlemlerinin sevkiyledir. îşte buradan esen rüzgâr anlattığımız esintilerin hiçbirine benzemez. Onun adı bazen mucize, bazen kerâmet, bazen ilhamât, bazen feraset ve rüya olarak tavsif edilmiştir</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Fatih Çıtlak-Mesnevi Şerhi</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insan-her-seye-meyil-duyulabilir/">İnsan Her Şeye Meyil Duyulabilir</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insan-her-seye-meyil-duyulabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefs Ve Akıl Kalp&#8217;e Bağlıdır</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/nefs-ve-akil-kalpe-baglidir/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/nefs-ve-akil-kalpe-baglidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2015 11:46:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak-Mesnevi Şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Mesnevi Şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefs ve Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Nefs Ve Akıl Kalp'e Bağlıdır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp nefse dedi ki; &#8220;Akıl da bana tâbidir. Dolayısıyla sen ona değil aslında bana tâbisin. Zaten his olarak bana daha yakınsın. Benimle irtibatım unutma. Ey nefs-i İnsanî! Senin muharrikin (seni hareket ettiren) rûh-i insanîndir. O akıl da benden. Ben, aklın vehimlerinden uzak, müşahede makamındayım.&#8221; Akıl, nefis, kalp alâkasından anlaşılıyor ki kalp tam orta yerdedir. Hem [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nefs-ve-akil-kalpe-baglidir/">Nefs Ve Akıl Kalp’e Bağlıdır</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp nefse dedi ki; &#8220;Akıl da bana tâbidir. Dolayısıyla sen ona değil aslında bana tâbisin. Zaten his olarak bana daha yakınsın. Benimle irtibatım unutma. Ey nefs-i İnsanî! Senin muharrikin (seni hareket ettiren) rûh-i insanîndir. O akıl da benden. Ben, aklın vehimlerinden uzak, müşahede makamındayım.&#8221;</p>
<p>Akıl, nefis, kalp alâkasından anlaşılıyor ki kalp tam orta yerdedir. Hem akla hem de nefse yakındır. Nefsin akla veya aklın nefse doğrudan tahakküm etmesi (hükmetmesi) ekseriyetle neticede zulmü ve yanlışlığı doğurur. Kalp nefse yakındır, ancak bu yakınlık ona zarar vermez. Zira îmân nûru ve muhabbet-i İlâhî ile pür nûr olan kalp hem nefse tâbi olmaktan korunmuş hem de nefsi nûrdan nasibdar kılmış olur. Bu özellikleriyle kalp akla da tercüman olur. Kalp, nefsin taleplerini süzer ve bu ameli yeden sonra akla bu hisleri tercüme eder, tanıtır. Bir nev&#8217;î arabuluculukla aklı ve nefsi korumuş olur. Akıl bu bilgiler sayesinde komuta ve otorite merkezi olarak yapılanmaya girer. Hikâyedeki cariyenin aşk hastalığına tutulması nefsin kalbe yakınlığını açıkça gösterir. Nefsin hâlleri akla yabancıdır. Padişahın cariye ile hemdert (dert ortağı) olamayışı ve onun hâcetini anlamayışı bu durumu âşikârâne gösterir.</p>
<p>Kalp/nefis ve akıl cevherlerinin toplum hayatında bile yansımalarını görebiliriz. Halk nefis gibidir, her yerde bulunur ve yaygındır. Halkın saygı gösterdiği, sevdiği idareciler kalp, halkı koruyan kolluk kuvvetleri akıl gibidir. Asker ve Halk temsil makamında kanunları koyan, otoriteye yön veren idareciye tâbi olmazlarsa sıkıntı doğar. Halkın seçtiği idareciler halka ve onların duygu ve isteklerine daha yakındır. Temayüllerini (eğilimlerini) ve arzularını daha çabuk kavrarlar. Yani halka âşinâdırlar. Halkla daha iç içe olmak zorundadırlar. Nizamı sağlamakla mükellef olan (sorumlu bulunan) kuvvetler ise toplumun duygularına karşı soğuk ve yabancıdır. Belki de üstlendikleri vazifeyi daha iyi yapabilmek için bilhassa böyle eğitim almışlardır. Halk ve asker doğrudan etkileşime girerlerse bunun nasıl bir netice verdiği tarih sayfalarında çok net olarak görülmüştür. Çeşni olarak bunu da zikretmiş olduk.</p>
<p>Hülâsa beyitte geçen remizler anlaşıldıktan sonra bizler şöyle düşünebiliriz: Kalp; &#8220;Ey nefis! Beni devreden çıkararak doğrudan akla müracaat etme. Sırrını bana emanet et yoksa müşkülün hallolmadığı gibi, bir de gadaba mârûz kalır, daha beter helâk olursun. Akıl, şendeki sırları eşelerse gördükleri onu hiç memnun etmez. Sonra izahtan da âciz kalır, iyice mahrûm olursun.&#8221; demektedir.</p>
<p>&#8220;Kalbin, sırrının mezarı olursa muradın çabucak husûle gelir.&#8221; Bu, hemen hemen herkesin tecrübe ettiği, başına gelen bir gerçektir. Evet, öyledir. Kalpte gizlenen murad daha çabuk oluverir. Hatta bazıları bu durumu, muradın söylenmesiyle işin sihri kaçar yahut kişinin kendi kendine bile nazarı değer şeklinde kendilerince açıklamaya çalışmışlardır. Hâlbuki bu sözde büyük bir mânâya işaret mevcûddur.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Fatih Çıtlak,Mesnevi Şerhi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nefs-ve-akil-kalpe-baglidir/">Nefs Ve Akıl Kalp’e Bağlıdır</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/nefs-ve-akil-kalpe-baglidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sen Alemde Ne Yapılıyorsa Neyi Görüyorsan Bil Ki Bu Gözle Göremediğin Mânâ Aleminin Maddî Aleme Taşması Ve Tezahürüdür</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/sen-alemde-ne-yapiliyorsa-neyi-goruyorsan-bil-ki-bu-gozle-goremedigin-mana-aleminin-maddi-aleme-tasmasi-ve-tezahurudur/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/sen-alemde-ne-yapiliyorsa-neyi-goruyorsan-bil-ki-bu-gozle-goremedigin-mana-aleminin-maddi-aleme-tasmasi-ve-tezahurudur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2015 06:00:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak-Mesnevi Şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[Mana]]></category>
		<category><![CDATA[Sen Alemde Ne Yapılıyorsa Neyi Görüyorsan Bil Ki Bu Gözle Göremediğin Mânâ Aleminin Maddî Aleme Taşması Ve Tezahürüdür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Pîr cevap veriyor: &#8220;Gözle görebildiğin sulh de, cenk de, övünülecek şeyler de, hâyâ ve utanmalar da aslında gözle görülemeyen hayâllerden doğmuştur. Bu gerçekleşen hadiseler evvelce hayâl şeklinde bulunmaktaydı.&#8221; Sen ne zannediyorsun! O saltanatı besleyen, bu âlemin maddî sahasında senin gördüğün tüm fiillerin hepsi evvelce hayâldi. Sonra onlar birer birer vücûd buldu. Fezâlara çıkmak, çok [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sen-alemde-ne-yapiliyorsa-neyi-goruyorsan-bil-ki-bu-gozle-goremedigin-mana-aleminin-maddi-aleme-tasmasi-ve-tezahurudur/">Sen Alemde Ne Yapılıyorsa Neyi Görüyorsan Bil Ki Bu Gözle Göremediğin Mânâ Aleminin Maddî Aleme Taşması Ve Tezahürüdür</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/nefs-cihadi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="  wp-image-3109 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/nefs-cihadi-300x225.jpg" alt="Sen-Alemde-Ne-Yapılıyorsa-Neyi-Görüyorsan-Bil-Ki-Bu-Gözle-Göremediğin-Mânâ-Aleminin-Maddî-Aleme-Taşması-Ve-Tezahürüdür" width="504" height="378" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/nefs-cihadi-300x225.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/nefs-cihadi-360x270.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/nefs-cihadi.jpg 600w" sizes="(max-width: 504px) 100vw, 504px" /></a></p>
<p>Hz. Pîr cevap veriyor: &#8220;Gözle görebildiğin sulh de, cenk de, övünülecek şeyler de, hâyâ ve utanmalar da aslında gözle görülemeyen hayâllerden doğmuştur. Bu gerçekleşen hadiseler evvelce hayâl şeklinde bulunmaktaydı.&#8221;</p>
<p>Sen ne zannediyorsun! O saltanatı besleyen, bu âlemin maddî sahasında senin gördüğün tüm fiillerin hepsi evvelce hayâldi. Sonra onlar birer birer vücûd buldu. Fezâlara çıkmak, çok zenginleşmek gibi gördüğümüz şeylerin altında başkalanna karşı üstünlük taslamak, bu âlemde ben muktedirim demek, herkesi sömürmek ve benliğini tatmin etmek yatıyorsa, etrafı îmar ediyormuş gibi gördüğün bu fiiller neticede sadece zulmü ve sıkıntıyı arttıracaktır. Efendim, insanların felahını istiyorlar da o yüzden çalışıyorlar. Peki, madem öyle niye milyonlarca insan aç? Niye ellerinde yer altı servetlerini bulunduran, madenlere sahip birçok devlet ve millet inim inim inlemekte? Niçin hastalıklar bu kadar arttı? Niçin tarihte görülmemiş vahşetler yaşandı ve yaşanmakta? İletişim ve ulaşım, insanların birbirini kolayca görmesi, tanışması ve böylece birbirini anlaması, rahat etmesi hayâliyle vücûda getirildiyse niçin insanlar bugün birbirini anlamamak hususunda eşi benzeri görülmemiş bir dönem yaşıyor? Uzaydan bakıp sahrada yürüyen adam görülüyor da, niçin metropollerde, büyük şehirlerde hâlâ insanlar burunlarının dibinde olduğu hâlde açlıktan ölüyor, uyuşturucuyla hayatlarını söndürüyor, nesiller sefil hâlde yaşıyor? Hissiyata önem vermeyin demek bile kendi kurdukları düzenin yıkılmasından korkmanın bir alâmeti olabilir mi acaba? Rûhunu ve rûhunun gıdasını fark eden bir toplum böyle zulümlere el pençe divan durabilir mi?</p>
<p>Baş tâcı edilmesi gereken serlevha bir yazı: &#8220;Hak kuvvette değil/ kuvvet haktadır.&#8221; Kuvvetli olmakla hakkı da elde ederim düşüncesiyle ortaya çıkan zulmün nasıl başladığına bakılmalı. Altında sefih hayallerin, mânâsız, boş garezlerin (niyetlerin, kasıtların) çöreklendiği hemen görülecek.</p>
<p>Kibir, şirk, hırs, şehvet, gadap (öfke), kizb (yalan), taklit, buğz, heva, heves, makam mevki sevgisi, riya (yani imaj için yaşamak)&#8230; Bu ifadelerin hepsi rûhî hastalıkların adıdır. Amma rûh ortada görülmez ki. O hastalıklar bedene taşınır, bedende durmaz ve muhakkak başkasına sirâyet eder. Hiçbir insan tek başına günah etme ve kendisiyle güzel amel işleme kudretine sahip değildir. Gerek hayır gerekse şer, muhakkak başka insana tesir eder. Sadece bedenden mi bulaşılır zannediliyor. Hayır, gözle göremediğimiz rûh başka bir rûhu tesiri altına alır. Aynı ilk bakışta göremediğimiz mikrobun bulaşıcı hastalık olarak bedenlere sirâyeti gibi. Binlerce insan bir mikroptan kırılır. Zâhirde baktığımızda mikrop denilen şey varla yok arasıdır. Habis (kötü, fena) olan böyle küçücük bir şey dahî yüz binlerce insanı etkiliyorsa çok büyük bir cevher olan rûh, nasıl başkalarına tesir etmez yahut bu tesirleri fark etmez.</p>
<p>Evet, insanlar hayâllerinin ve hislerinin peşinden koşarlar. Kimileri bu sefih (aşağılık, çirkin) duygularını örtmek için ilmi kendilerine siper ederler. Kimileri ise kendilerindeki ulvî duyguları ve zuhûr eden vâridâtı (Allah&#8217;ın kalpler indirdiği ilhamâtı) dışarıya fark ettirmemek adına ilmi örtü yaparlar. O azgın insanın ilmi ve bildikleri zehir gibi âleme yayılır. Kâmil insanların sahip oldukları ilim ve onlardaki fiiller ise nûr ve ahlâk olarak âlemi tutar.</p>
<p>Bu beyitler bize bu gerçekleri hatırlatır ve şöyle der: Ey sûretperest insan! Sen mânâyı inkâr ediyorsun amma o mânâsız zannettiğin insanların bile yaptıkları, bozulmuş ve içi boşaltılmış hastalıklı mânâsızlıklarmın ve rûhlarının eseri olarak karşında durmakta. Sen âlemde ne yapılıyorsa, neyi görüyorsan bil ki bu, gözle göremediğin mânâ âleminin maddî âleme taşması ve tezahürüdür. Madde, mânânın yoğunlaşmış şekline denir. Bir şeyin maddesini görüyor musun, beş duyu organınla kavrayabildin mi, ne kadar küçük olursa olsun o en küçük dediğin şeyin ardında bir mânâ âlemi bitişiktir ki devâsâ boyutlardadır.«&#8217;</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Fatih Çıtlak-Mesnevi Şerhi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sen-alemde-ne-yapiliyorsa-neyi-goruyorsan-bil-ki-bu-gozle-goremedigin-mana-aleminin-maddi-aleme-tasmasi-ve-tezahurudur/">Sen Alemde Ne Yapılıyorsa Neyi Görüyorsan Bil Ki Bu Gözle Göremediğin Mânâ Aleminin Maddî Aleme Taşması Ve Tezahürüdür</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/sen-alemde-ne-yapiliyorsa-neyi-goruyorsan-bil-ki-bu-gozle-goremedigin-mana-aleminin-maddi-aleme-tasmasi-ve-tezahurudur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
