<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Seyyid Ahmed Arvasi | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/seyyid-ahmed-arvasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Aug 2017 15:50:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Seyyid Ahmed Arvasi | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kendini Allaha Teslim Etmeyen Zeka Korkunçtur</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kendini-allaha-teslim-etmeyen-zeka-korkunctur/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kendini-allaha-teslim-etmeyen-zeka-korkunctur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2014 19:48:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kendini Allaha Teslim Etmeyen Zeka Korkunçtur]]></category>
		<category><![CDATA[S.Ahmed Arvasi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<category><![CDATA[Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1588</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendini Allah&#8217;a teslim etmeyen zekâ gerçekten korkunçtur. Kendini ebedî, hür, bir, sonsuz ve mutlak olan Allah&#8217;a adamayan zekânın açlığı korkunç bir ihtiras halindedir. İnsan zekâsını, fânî, esir parçacıkları kemmiyeti ile doyurmak mümkün değildir. Bizce bütün mesele, insan zekâsını Allah&#8217;a teslim etmenin çaresini bulmaktır, istismarın en korkunç vasıtası Allah&#8217;a teslim olmayan yüksek zekâdır. Bu zekâ, insanlığı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kendini-allaha-teslim-etmeyen-zeka-korkunctur/">Kendini Allaha Teslim Etmeyen Zeka Korkunçtur</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/kendini-allaha-teslim-etmeyen-zeka-korkunctur/teslimiyet-2/" rel="attachment wp-att-16688"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-16688" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/teslimiyet-1.jpg" alt="" width="395" height="352" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/teslimiyet-1.jpg 395w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/teslimiyet-1-300x267.jpg 300w" sizes="(max-width: 395px) 100vw, 395px" /></a></p>
<p>Kendini Allah&#8217;a teslim etmeyen zekâ gerçekten korkunçtur. Kendini ebedî, hür, bir, sonsuz ve mutlak olan Allah&#8217;a adamayan zekânın açlığı korkunç bir ihtiras halindedir. İnsan zekâsını, fânî, esir parçacıkları kemmiyeti ile doyurmak mümkün değildir.</p>
<p>Bizce bütün mesele, insan zekâsını Allah&#8217;a teslim etmenin çaresini bulmaktır, istismarın en korkunç vasıtası Allah&#8217;a teslim olmayan yüksek zekâdır. Bu zekâ, insanlığı da, cemiyetleri de, fertleri de kendine köle edinmekten gurur ve zevk duyar.</p>
<p>İnsanı istismar eden, ister fert, ister toplum olsun, insanın şeref ve haysiyetini alçaltmaktadır. İnsanın maddeyi, bitkiyi, hayvanları istismar etmesine ses çıkarmıyoruz. Fakat insanı, ister fert, ister toplum olsun, bunların seviyesine indirmek demek olan istismarı haklı olarak ıstırapla karşılıyoruz. İnsan, başka bir insanın, insan grubunun ve toplumun kendine bir mal ve mülk gibi bakmasını istememektedir. Yani insan, Allah&#8217;tan gayrısına kul olmaya yanaşma maktadır.<br />
İnsan, kendi dışında bulunan varlıklara mal ve mülk gözü ite bakar.</p>
<p>Onlara fert ve toplum olarak sahip çıkmak ister. Mal ve mülk ferde mi, topluma mı aittir? Biz, bu kavgayı saçma buluyoruz. Onun için biz, kendimizi ne kapitalist, ne de sosyalist hissediyoruz. Biz, varlığa, ferdin veya toplumun malı ve mülkü gözü ile bakamıyoruz. Varlığa ait bir İzafî parçanın, bütüne sahip çıkması garibimize gidiyor. Mal ve mülk, üzerinde yaşayan insanlarla beraber, ancak &#8220;Yaradana&#8221; aittir &#8220;O, sizin Rab- binızdir, mülk O&#8217;nundur.&#8221;</p>
<p><span style="color: #444444;">S.Ahmed Arvasi</span></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kendini-allaha-teslim-etmeyen-zeka-korkunctur/">Kendini Allaha Teslim Etmeyen Zeka Korkunçtur</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kendini-allaha-teslim-etmeyen-zeka-korkunctur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan&#8217;ın Kendi Nizamını Bulması</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-nizamini-bulmasi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-nizamini-bulmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2014 19:46:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan ve Nizam]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan'ın Kendi Nizamını Bulması]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1585</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her &#8220;nizamın&#8221; insan anlayışı başkadır. Yahut, her &#8220;nizam&#8221; insanı başka türlü tanımlamaya çalışır. İnsan, kendini bulamadıkça, &#8220;nizamını&#8221; da bulamayacaktır. İşte, bunun için, problemlerin problemi &#8220;kendini bilmektir&#8221;. İnsan, kendinin ve kendi iradesi ile ilgili çilesinin etrafında dolaşan bin bir düğümlü soru yumağını tek tek çözümlemek durumundadır. İnsan neyin ıstırabını çekmekte ve nelerden şikâyet etmektedir? İnsan, insanca [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-nizamini-bulmasi/">İnsan’ın Kendi Nizamını Bulması</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/insanin-kendi-nizamini-bulmasi/insanin-kendi-nizamini-bulmasi-2/" rel="attachment wp-att-16691"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-16691" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insanin-kendi-nizamini-bulmasi-1.jpg" alt="" width="459" height="244" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insanin-kendi-nizamini-bulmasi-1.jpg 615w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insanin-kendi-nizamini-bulmasi-1-600x318.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insanin-kendi-nizamini-bulmasi-1-613x326.jpg 613w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insanin-kendi-nizamini-bulmasi-1-300x159.jpg 300w" sizes="(max-width: 459px) 100vw, 459px" /></a></p>
<p>Her &#8220;nizamın&#8221; insan anlayışı başkadır. Yahut, her &#8220;nizam&#8221; insanı başka türlü tanımlamaya çalışır. İnsan, kendini bulamadıkça, &#8220;nizamını&#8221; da bulamayacaktır. İşte, bunun için, problemlerin problemi &#8220;kendini bilmektir&#8221;. İnsan, kendinin ve kendi iradesi ile ilgili çilesinin etrafında dolaşan bin bir düğümlü soru yumağını tek tek çözümlemek durumundadır.</p>
<p>İnsan neyin ıstırabını çekmekte ve nelerden şikâyet etmektedir? İnsan, insanca yaşamak istemekte; hiçbir suretle kendine eşya, bitki ve hayvan muamelesi yapılmasını istememektedir. Hiçbir suretle köleleşmek ve başka yaratıkların karşısında boyun bükmek istememekte, kendisinin istismar edilmesini istememektedir. Adalet eşitlik, hürriyet, güvenlik&#8230; hep bu demektir</p>
<p>İnsan, kendisini insan bilen ve insanca idare edecek dan &#8220;&#8221;nizamın&#8221; peşindedir. Maalesef o, bu ihtiyacının da istismar edildiğini görmektedir. Tarih boyunca, insanlık, en yüce idealler ve insanca vaadlerin ardından çok acı tecrübeler geçirmiş; insanlar, bir zulüm idaresini yıkmanın sevinç çığlıkları ile sarhoşken, başlarına yeni bir zulüm idaresini geçirmiş ve pek ender olarak kısa mutluluk dönemleri yaşamışlardır.</p>
<p>Onun için, insanlık tarihi, &#8220;kurtarıcıların zulmü&#8221; ile doludur. Onun için, idare edilenlerle idare edenler arasında devamlı bir çatışma vardır.</p>
<p><span style="color: #444444;"> S.Ahmed Arvasi</span></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-nizamini-bulmasi/">İnsan’ın Kendi Nizamını Bulması</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-nizamini-bulmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mükemmelleşmek İhtiyacı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/mukemmellesmek-ihtiyaci/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/mukemmellesmek-ihtiyaci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2014 19:30:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hürriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Mükemmelleşmek İhtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<category><![CDATA[Sonsuzluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Etrafımızdaki varlıkları idrak etmekle kalmayıp onların da en az bizim kadar âciz ve zavallı durumda olduklarını görürüz. Güneşler ve yıldızlar bile sınırlı ve esir birer parçacık durumundadırlar, işin garibi,imandan başkası da bu sınırlılığın, esirliliğin, fâniliğin, eksikliğin farkında da değil. Pırıl pırıl yanan güneş bile, insan şuurundaki bu aydınlıktan mahrumdur. Ancak, insandır ki, sonsuzluğun,hürriyetin,ebediyetin, mükemmelliğin özlemini [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/mukemmellesmek-ihtiyaci/">Mükemmelleşmek İhtiyacı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/mukemmellesmek-ihtiyaci/mukemmelcilik-2/" rel="attachment wp-att-16695"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-16695" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/mukemmelcilik-1.jpg" alt="" width="302" height="200" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/mukemmelcilik-1.jpg 256w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/mukemmelcilik-1-236x157.jpg 236w" sizes="(max-width: 302px) 100vw, 302px" /></a></p>
<p>Etrafımızdaki varlıkları idrak etmekle kalmayıp onların da en az bizim kadar âciz ve zavallı durumda olduklarını görürüz. Güneşler ve yıldızlar bile sınırlı ve esir birer parçacık durumundadırlar, işin garibi,imandan başkası da bu sınırlılığın, esirliliğin, fâniliğin, eksikliğin farkında da değil. Pırıl pırıl yanan güneş bile, insan şuurundaki bu aydınlıktan mahrumdur. Ancak, insandır ki, sonsuzluğun,hürriyetin,ebediyetin, mükemmelliğin özlemini en kavurucu bir susuzluk halinde yaşamaktadır. Bütün bu susuzluğun sebebi şuurumuzdur; bunları bize o, telkin ediyor. Sonsuzluğu, hürriyeti, ebediliği, mükemmelliği arıyoruz.</p>
<p>Kendi aczimizden, esaretimizden, sınırlılığımızdan, eksikliğimizden adeta utanıyoruz. Bunlardan kurtulmak zorunluluğunu duyuyoruz, işte sorumluluk. Aciz olduğumuz halde güçlü, esir olduğumuz halde hür, sınırlı olduğumuz halde sonsuz, eksik olduğumuz halde mükemmel olmak ihtiyacını duyuyoruz. Bunları duyup da, bunlara sırt çevirmemiz bize azap veriyor, bunları duyupda inkâr etmek bizi karamsar yapıyor, insan olmak ümidini kaybediyoruz, kendimizi suçlamaktan kurtulamıyoruz. Öyle anlaşılıyor ki, şuurumuzdan kurtulamadıkça, sorumluluktan da kurtulamayacağız.</p>
<p>İnsan, <strong>insan olmakla sorumluluğu yüklenmiş bulunuyor. </strong>O, mükemmelleşmek <strong>mecburiyetindedir.</strong> Mükemmelleşmek ihtiyacı, insanın iradesi ha<strong>line </strong>gelmıştir. Şuur sahibi bir insan mükemmelleşmek iradesi<strong>ni </strong><em>de</em><strong> beraber getirir.</strong> <span style="color: #444444;"> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #444444;">S.Ahmed Arvasi</span></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/mukemmellesmek-ihtiyaci/">Mükemmelleşmek İhtiyacı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/mukemmellesmek-ihtiyaci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslam Sanatında Tevhid Şuuru Hakimdir</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/islam-sanatinda-tevhid-suuru-hakimdir/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/islam-sanatinda-tevhid-suuru-hakimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2014 19:27:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat ve Tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatkar]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1581</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çağdaş Batı sanatı, İslâm sanatından çok önemli farklar göstermektedir. Gerçi, Islâm sanatı, abstre, nonfigüratit sübjektif olmak, irreele kaçmak bakımından Batı sanatına öncülük etmiş ise de İslâm sanatında, Batı sanatında gördüğümüz, bunalım, huzursuzluk yoktur. Islâm sanatı modern olduğu kadar, dengeli ve huzurludur. Kaos yerine &#8220;tevhid&#8221; şuuru hâkimdir. Batılı sanatkâr, yaratma hamlesine teslim olmak, bu hamle içinde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/islam-sanatinda-tevhid-suuru-hakimdir/">İslam Sanatında Tevhid Şuuru Hakimdir</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/islam-sanatinda-tevhid-suuru-hakimdir/islam-sanati-2/" rel="attachment wp-att-16697"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-16697" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/islam-sanati-1.jpg" alt="" width="388" height="292" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/islam-sanati-1.jpg 500w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/islam-sanati-1-360x270.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/islam-sanati-1-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 388px) 100vw, 388px" /></a></p>
<p>Çağdaş Batı sanatı, İslâm sanatından çok önemli farklar göstermektedir. Gerçi, Islâm sanatı, abstre, nonfigüratit sübjektif olmak, irreele kaçmak bakımından Batı sanatına öncülük etmiş ise de İslâm sanatında, Batı sanatında gördüğümüz, bunalım, huzursuzluk yoktur. Islâm sanatı modern olduğu kadar, dengeli ve huzurludur. Kaos yerine &#8220;tevhid&#8221; şuuru hâkimdir. Batılı sanatkâr, yaratma hamlesine teslim olmak, bu hamle içinde Yar adana götürücü işaretler vermek, beşeriyeti yeni estetik mesajlarla Yaratıcı İradeye hayran kılmak yerine bizzat Yaratıcı olmak iddiası ile ortaya çıkan ve fakat, bu iddiasını fâniliği, esareti ve güçsüzlüğü sebebi ile gerçekleştiremeyen, isbat edemeyen &#8220;mutsuz insan&#8221;dır.</p>
<p>Her şeye rağmen sanatkâr, insanın mutluluğunu değil, çile sini yaşamaktadır, atılışları engellere çarparak kırılmaktadır. <em>Sâ</em>natkâr fâniliğine, esaretine ve güçsüzlüğüne esef eden insandır.!</p>
<p><span style="color: #444444;"> S.Ahmed Arvasi</span></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/islam-sanatinda-tevhid-suuru-hakimdir/">İslam Sanatında Tevhid Şuuru Hakimdir</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/islam-sanatinda-tevhid-suuru-hakimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlkel İnsan Kavramı Üzerine</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ilkel-insan-kavrami-uzerine/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ilkel-insan-kavrami-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2014 15:05:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[İLKEL İNSAN]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1517</guid>

					<description><![CDATA[<p>Asla unutulmamalıdır ki, &#8220;İlkel insan&#8221; terimi ile kastedi­len ne ilk insandır, ne de ilk insanlardır. İlk insan ve O’na ina­nanlar &#8220;Cennet&#8221;te İlâhi terbiyeden geçen Hz. Adem, Hz. Hav­va ve çocukları &#8220;medenî&#8221; idiler. İnsanlık, onların tebliğlerin­den uzaklaştıkça, &#8220;somut&#8221;a tapınan bir idrâke mahkûm ol­dukça ilkelleşti. &#8220;İlkel&#8221; kafaya, idrâke sahip insanlar, her de­virde mevcuttur. 20. yüzyılda, ilk feza [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ilkel-insan-kavrami-uzerine/">İlkel İnsan Kavramı Üzerine</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/ilkel-insan-kavrami-uzerine/sozde-ilk-insan-2/" rel="attachment wp-att-16705"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-16705" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/sozde-ilk-insan-1.jpg" alt="" width="304" height="305" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/sozde-ilk-insan-1.jpg 407w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/sozde-ilk-insan-1-300x300.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/sozde-ilk-insan-1-100x100.jpg 100w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/sozde-ilk-insan-1-360x360.jpg 360w" sizes="(max-width: 304px) 100vw, 304px" /></a></p>
<p>Asla unutulmamalıdır ki, &#8220;İlkel insan&#8221; terimi ile kastedi­len ne ilk insandır, ne de ilk insanlardır. İlk insan ve O’na ina­nanlar &#8220;Cennet&#8221;te İlâhi terbiyeden geçen Hz. Adem, Hz. Hav­va ve çocukları &#8220;medenî&#8221; idiler. İnsanlık, onların tebliğlerin­den uzaklaştıkça, &#8220;somut&#8221;a tapınan bir idrâke mahkûm ol­dukça ilkelleşti. &#8220;İlkel&#8221; kafaya, idrâke sahip insanlar, her de­virde mevcuttur.</p>
<p>20. yüzyılda, ilk feza uçuşunu yapan Rus uzay adamı Ga- garin: &#8220;Fezada Tanrı&#8217;yı bulamadım&#8221; demekle &#8220;ilkel&#8221; bir dü­şüncenin içinde bulunduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü Tanrı&#8217;yı obje&#8217;de aramak &#8220;putperestin&#8221; özelliğidir. Duyular, Yaradanı değil, yaratıkları idrâk edebilecek güçtedir.</p>
<p>İlkel <strong>insanın </strong>İdrakinde,tanımak,sevmek ve tapınmak kavramları bitişik durur ve aynı mana içinde görünürler.İlkel gelişmeleri sezemezler. O, bir kaya parçasını kaos olmaktan çıkarır,  kısmen düzene sokar, ona kendinden birşeyler katar, ona aynı anda büyük bir sevgi duyar ve tapınır. Ona, güneşin oğlu, bulutların kızı olduğunu söyleyiniz, yanında oturan annesi ile  beraber buna inanırlar, duygulanırlar ve pek az hayret ederler. Ancak ilkel, kaosu sevmez, ama ondan da bir türlü kurtulamaz. İlkel insan, hürriyetten ziyade düzenin peşindedir. Mağara  duvarlarına çizdiği resimler, meydana getirdiği meskenler, yaptığı âletler kurduğu pazarlar, düğünleri, törenleri, savaşları düzen özlemine rağmen, kaosa yakın durur. İlk medeniyet kaosun yenilmesi ile kurulacaktır.</p>
<p><span style="color: #141823;">S.Ahmed Arvasi,İnsan ve İnsan Ötesi</span></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ilkel-insan-kavrami-uzerine/">İlkel İnsan Kavramı Üzerine</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ilkel-insan-kavrami-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bunalım ve İnsan</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/bunalim-ve-insan/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/bunalim-ve-insan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2014 15:04:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Bunalım ve İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[S.Ahmed Arvasi]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1515</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kitabımızın başından beri savunageldiğimiz üzere, tekrar edelim ki, organizmamız ve duyularımız sınırlılığı, esirliği, fâniliği, izafiliği telkin ettiği halde; iç idrâkimizi teşkil eden şuurumuzda, bunların zıddı özlemler buluyoruz. Şuurumuz sınırlı,fani,esir ve izafi bir organizmanın içine hapsedilmiş ebedîlik, sonsuzluk, hürriyet ve mutlaklık gibi durmaktadır. Bizim organizmamızda sanki sonsuzluk sınırlılığa,hürriyet esarete, ebediyet fâniliğe, mutlaklık izafîliğe teslim edilmiş gibidir. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bunalim-ve-insan/">Bunalım ve İnsan</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insan-ve-bunalim-196x3001.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-9154" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insan-ve-bunalim-196x3001.jpg" alt="insan-ve-bunalim" width="196" height="300" /></a></p>
<p>Kitabımızın başından beri savunageldiğimiz üzere, tekrar edelim ki, organizmamız ve duyularımız sınırlılığı, esirliği, fâniliği, izafiliği telkin ettiği halde; iç idrâkimizi teşkil eden şuurumuzda, bunların zıddı özlemler buluyoruz. Şuurumuz sınırlı,fani,esir ve izafi bir organizmanın içine hapsedilmiş ebedîlik, sonsuzluk, hürriyet ve mutlaklık gibi durmaktadır. Bizim organizmamızda sanki sonsuzluk sınırlılığa,hürriyet esarete, ebediyet fâniliğe, mutlaklık izafîliğe teslim edilmiş gibidir.</p>
<p>Bizi bunaltan, bu durumu idrâk etmekdir. İdrakimiz bu çelişik durumdan kurtulamamanın çırpmışları içindedir.Daracık bir kazan gibi duran organizmamın bu duyularımın sınırlarını zorlayan, onu yetersiz bulan ve onu aşmaya çalışan, şuurumuzu istilâ eden bir iç haykırışı inkar etmek kaabıl değildir. Sanki, sonsuzluk, ebediyet ve mutlaklık bizim gönlümüze oturmuş, organizmamızın ve duyularımızın sınırlılığını, güçsüzlüğünü ve yetersizliğini işaret edip durmaktadır.</p>
<p>Bir Hadis-i kudsîde &#8220;yeryüzüne ve göğe sığmam; fakat inanan kulumun gönlüne sığarım&#8217; diye buyurulur.</p>
<p>Sonsuz olan, sınırlı olanın &#8220;kalbinde&#8221; taht kurarsa ne olur? Sınırlı olan aczinden çırpınır durur. Böylece idrâkimiz duyuların sınırlarını zorlayıp ebediyete, hürriyete, sonsuzluğa ve Allah&#8217;a doğru bir çıkış ve yükseliş yolu aramaktadır.</p>
<p>Görülüyor ki, bunalım, şuurun duyuları aşma cehdini, ruhun organizmanın güçsüzlüğünü görmesini ifade eder. Bunalım bizi ebediyetlere doğru Allah&#8217;a doğru fırlatan bir iç iticidir, insan yüksek idrâk seviyesini iptal etmedikçe bundan kurtulamaz. Bunalım içinde boğulduklarını söyleyen nesillerin uyuşturucu maddelere düşkünlüğü ne kadar mânidârdır. Kendi gerçeğini görmemek için gözlerini yummak gibi, içindeki çığ&#8217;lığı duymamak için şuurunu uyuşturmak veya içgözunü kapamak insana gerçekten hüzün veriyor .</p>
<p>S.Ahmed Arvasi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bunalim-ve-insan/">Bunalım ve İnsan</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/bunalim-ve-insan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanat,Maneviyat İle Sanattır</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/sanatmaneviyat-ile-sanattir/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/sanatmaneviyat-ile-sanattir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2014 15:03:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Maneviyatı İle Sanattır]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1513</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanatkar, kendi dramında yaşarken daima ebediyete, sonsuzluğa, yaratıcıya, bir’e ve mutlak&#8217;a doğru hamle yaptığını hissederse ve bunda başarı bulursa,büyük bir saadete doğru yürüdüğünü adeta görür. Aksi halde, bunalır ve elem meyveleri verir, eserleri acı ve buruk bir tad verir. Sanat Allah&#8217;ı özletirse ve ona dogru götürürse insanı mutlu kılar. Ondan uzaklaştırırsa ıstırap verir, mutsuz eder. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sanatmaneviyat-ile-sanattir/">Sanat,Maneviyat İle Sanattır</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/sanatmaneviyat-ile-sanattir/islam-sanati-1/" rel="attachment wp-att-16711"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-16711" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/islam-sanati-1-1.jpg" alt="" width="363" height="273" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/islam-sanati-1-1.jpg 500w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/islam-sanati-1-1-360x270.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/islam-sanati-1-1-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 363px) 100vw, 363px" /></a></p>
<p>Sanatkar, kendi dramında yaşarken daima ebediyete, sonsuzluğa, yaratıcıya, bir<sup>’</sup>e ve mutlak&#8217;a doğru hamle yaptığını hissederse ve bunda başarı bulursa,büyük bir saadete doğru yürüdüğünü adeta görür. Aksi halde, bunalır ve elem meyveleri verir, eserleri acı ve buruk bir tad verir.</p>
<p>Sanat Allah&#8217;ı özletirse ve ona dogru götürürse insanı mutlu kılar. Ondan uzaklaştırırsa ıstırap verir, mutsuz eder. Onun içindir ki, insanlık en büyük eserlerini dinden çıkarmıştır. Sanat tarihini inceleyenler dinin bu yakıcı etkisini daima duyacaklardır</p>
<p>S.Ahmed Arvasi,İnsan ve İnsan Ötesi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sanatmaneviyat-ile-sanattir/">Sanat,Maneviyat İle Sanattır</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/sanatmaneviyat-ile-sanattir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan İdraki</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insan-idraki/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insan-idraki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2014 15:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan İdraki]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanın Ebediliği İstemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Freud]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1511</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan duyularına göre, insan yüksek bir idrâk seviyesi ile doğar.Bu idrak doğduğumuzda henüz Var’ın içinde uyumaktadır, içine dolduğu âleme duyu organları ile açılan idrâkimiz ilk duyumlarla irkilmeye ve yavaş yavaş uyanmaya başlar. Vücudumuz büyüyüp geliştikçe, duyu organlarımız güçlendikçe bu uyanış hızlanır. İdrâkimiz uykudan kaosa, kaostan düzenli objeler dünyasına geçerek uyanır. Hareketi, sesi, rengi, şekli, sayıyı, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insan-idraki/">İnsan İdraki</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/insan-idraki/insan-idraki-2/" rel="attachment wp-att-16714"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-16714" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insan-idraki-1.jpg" alt="" width="340" height="226" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insan-idraki-1.jpg 340w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insan-idraki-1-277x184.jpg 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insan-idraki-1-296x197.jpg 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insan-idraki-1-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insan-idraki-1-236x157.jpg 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insan-idraki-1-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 340px) 100vw, 340px" /></a></p>
<p style="color: #141823;">İnsan duyularına göre, insan yüksek bir idrâk seviyesi ile doğar.Bu idrak doğduğumuzda henüz Var’ın içinde uyumaktadır, içine dolduğu âleme duyu organları ile açılan idrâkimiz ilk duyumlarla irkilmeye ve yavaş yavaş uyanmaya başlar. Vücudumuz büyüyüp geliştikçe, duyu organlarımız güçlendikçe bu uyanış hızlanır. İdrâkimiz uykudan kaosa, kaostan düzenli objeler dünyasına geçerek uyanır. Hareketi, sesi, rengi, şekli, sayıyı, mekânı, zamanı&#8230; idrâk ederiz.</p>
<p style="color: #141823;">Sebep-sonuç, canlı-cansız ayırımı yapmaya başlarız, zihnimiz aydınlanır, düzene kavuşur. Zihnimizi bütün varlığın merkezinde hissederiz, idrâkimizde ben ve Ötesi doğar Merkez, güya &#8220;ben&#8221;dir. Öte, sanki ben&#8217;in etrafıında döner; herşey ben içindir sanki. Hayat ve tabiatı sever, yaşamak için derin bir istek duyarız. Zamanla, etrafımızda dolaşan varlıkların bize yararlı oldukları kadar zararlı da olduklarını görürüz.</p>
<p style="color: #141823;">Yararlı olanları dost, zararlı olanlan düşman ilan eder; kanlı ve kansız bir mücadelenin içinde buluruz kendimizi. Ölümle pençeleşmeye ve onu hep dışımızdakilere tattırmaya çalışırız. Dışımızdaki her varlığı da bizim gibi görürüz. İnsanların yaşama savaşı gibi, hayvanların, bitkilerin ve hattâ cansızların bile varlığını sürdürmek için, savaştıklarını görürüz. Her şey bir diğerini yemek için ağzını açmış fırsat kollar durumdadır sanki. Yalnızlığımızı hisseder ve ürpeririz.</p>
<p style="color: #141823;">Duyularımızıın dünyası bize dehşet ve korku vermeye başlar. Objeler dünyası bizi dışımızdan saran bir tehlikeler dünyası haline gelir. Ondan korunmak için, ona hükmetmek çabasına gireriz. Fırtınaları, denizleri, deli deli akan nehirleri, vahşî hayvanları, ateşi, dağları ve bitkiler âlemini bize yararlı kılmak için çalışırız. Mutluluğu ve ölümsüzlüğü ararız. Fakat zamanla yenilgimizi dehşetle görürüz, güçsüzlüğümüzü anlarız. Bizden sonra gelenler bıraktığımız yerden devam ederler. Fakat, biz yenik düşeriz, yahut yenik düşeceğimizi bilir ve ıstırap duyarız. Sınırlılık, fânilik, esaret, izafilik ve âcızlik varlığımızı istilâ eder; yeis bizi kuşatmaya ve teslim almaya başlar. Buhar ve ateş kumkuması bir cehennem gibi, bizi hazmetmeye başlar. Kendimizi bir böcek, solucan gibi hissederiz, başımız döner, midemiz bulanır. Kendi gözümüzde alçalırız.</p>
<p style="color: #141823;">Kendimizi ‘hayvan insan&#8221; durumunda hissederiz Hayvan insan içgüdüleri ile, egoizması ile, fizyolojik hayatı ile bize vahşi ve fakat zeki bir vahşi hayvan durumunda gözükür. Yaşamak, fizyolojik ve içgüdüsel gerginliklerden kurtulma şeklinde belirir. Hedonizmin (zevkçi felsefesinin) içinde buluruz kendimizi Dünya, iştahımız için hazırlanmış bir sofradır, Yemek, içmek, lezzet ve haz ararız. Çılgınca bir müziğin gürültüleri içinde, Histeri nöbetleri geçirircesine dans ederek, organizmamızı kan ter içinde bırakarak yorgunluğun, bitkinliğin verdiği uyuşukluk içinde bir ân olsun kendimizi unuturuz. Kahkahalar ve renkler cümbüşü içinde, fâni hayattan ne koparırsak kârdır. Ama, bütün bu çırpmışlar hep hayal kırıklığı ile, ümitsizlikle sonuçlanır. İnsan kendini dinlemek ve iç dünyasındaki kıpırdamaları da mânâlandırmak ihtiyacındadır. Böylece, duyular dünyasında özlediğini bulamayan insan, onu iç dünyasında arar.</p>
<p style="color: #141823;">Birçok psikanalistler, özellikle Freud, bu yönelişi yüceltme (sublimation) adını verdiği marazı bir mekanizmaya bağlamak ister Bir nevi gerçeklerden kaçtığımızı ifade etmeye çalışır. Halbuki, hedonizmin (zevkçliğin) bir marazi telâfi mekanizması olması ihtimali üzerinde durmak, kişinin şuurundaki ebedilik ihtiyacını fanilikte, sonsuzluk ihtiyacını sınırlıda, hürriyet ihtiyacını kendini unutmakta, bir&#8217;lik ihtiyacını sürüye katılmakta, mutlak&#8217;a olan ihtiyacını izafîde tatmin etmeye çalışmasını geriye kaçma (regression) mekanizması ile açıklamak mümkündür. İnsanın hayvanî hayata hasret duyması, yüksek idrâkini uyuşturmaya çalışması, düşünme ve şuur hayatından içgüdüsel ve fizyolojik hayata sığın-ması marazi bir anlam taşımıyor mu? İnsanın, insanca yaşamaktan kaçması nasıl normal olabilir?</p>
<div id="post_tag" class="tagsdiv" style="color: #444444;">
<div class="tagchecklist"> S.Ahmed Arvasi</div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insan-idraki/">İnsan İdraki</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insan-idraki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Sadece Maddiyatı ile Değil Maneviyatıyla da İnsandır</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insan-sadece-maddiyati-ile-degil-maneviyatiyla-da-insandir/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insan-sadece-maddiyati-ile-degil-maneviyatiyla-da-insandir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2014 14:59:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Sadece Maddiyatı ile Değil Maneviyatı İle İnsandır]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1509</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsandaki açlığı içgüdüsel bir anlam içinde ele almak, onu, o suretle doyurmaya ve tatmine çalışmak hem beyhûdedir,hem de insanı anlamamaktır.İnsan, karnı doymakla doyduğunu kabul etmeyeceğine göre onun ebediyetlere acıkan şuurunu tanımak lâzımdır. Biz, çağımızın insanının ıstırabını sadece içgüdüsel ve fizyolojik açlıklardan doğmuş zannetmekle gerçekten çok yanılıyoruz. S.Ahmed Arvasi</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insan-sadece-maddiyati-ile-degil-maneviyatiyla-da-insandir/">İnsan Sadece Maddiyatı ile Değil Maneviyatıyla da İnsandır</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/insan-sadece-maddiyati-ile-degil-maneviyatiyla-da-insandir/maneviyat-2/" rel="attachment wp-att-16716"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-16716" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/maneviyat-1.jpg" alt="" width="321" height="191" /></a></p>
<p>İnsandaki açlığı içgüdüsel bir anlam içinde ele almak, onu, o suretle doyurmaya ve tatmine çalışmak hem beyhûdedir,hem de insanı anlamamaktır.İnsan, karnı doymakla doyduğunu kabul etmeyeceğine göre onun ebediyetlere acıkan şuurunu tanımak lâzımdır. Biz, çağımızın insanının ıstırabını sadece içgüdüsel ve fizyolojik açlıklardan <strong>doğmuş </strong>zannetmekle gerçekten çok yanılıyoruz.</p>
<p>S.Ahmed Arvasi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insan-sadece-maddiyati-ile-degil-maneviyatiyla-da-insandir/">İnsan Sadece Maddiyatı ile Değil Maneviyatıyla da İnsandır</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insan-sadece-maddiyati-ile-degil-maneviyatiyla-da-insandir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanın Sonsuzluğu Arayışı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuzlugu-arayisi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuzlugu-arayisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2014 14:51:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanın Sonsuzluğu Arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Freud]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Ahmed Arvasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1505</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan sonsuzluğa, ebediyete, hürriyete ve mutlaklığa has­rettir. Bu konuda tatmin aramaktadır. Aksi halde fânilik, esa­ret, manasızlık ve izafilik bizi bunaltır. Duyular dünyası bir ıs­tırap dünyası haline gelir. Birçok canlılar varlığın duyumuna varıyor, ancak onu kaostan düzene, düzenden hürriyete doğ­ru idraklerinde yüceltemiyorlar. Ancak insan idrâkidir ki bu merhaleleri aşabilmektedir. Dr. S.Freud, insanın bu realitesini marazîlikle damgalamaya [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuzlugu-arayisi/">İnsanın Sonsuzluğu Arayışı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/insanin-sonsuzlugu-arayisi/insanin-sonsuzlugu-arayisi-250x250/" rel="attachment wp-att-16720"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-16720" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insanin-sonsuzlugu-arayisi-250x250-1.jpg" alt="" width="309" height="309" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insanin-sonsuzlugu-arayisi-250x250-1.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/insanin-sonsuzlugu-arayisi-250x250-1-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 309px) 100vw, 309px" /></a></p>
<p>İnsan sonsuzluğa, ebediyete, hürriyete ve mutlaklığa has­rettir. Bu konuda tatmin aramaktadır. Aksi halde fânilik, esa­ret, manasızlık ve izafilik bizi bunaltır. Duyular dünyası bir ıs­tırap dünyası haline gelir. Birçok canlılar varlığın duyumuna varıyor, ancak onu kaostan düzene, düzenden hürriyete doğ­ru idraklerinde yüceltemiyorlar. Ancak insan idrâkidir ki bu merhaleleri aşabilmektedir. Dr. S.Freud, insanın bu realitesini marazîlikle damgalamaya çalışırken, hayvan idrâkini ölçü ola­rak almışa benziyor. Bizim şuurumuz gerçekte Varın Şuuru&#8217;dur.</p>
<p>İnsan şuuru çoktan bir&#8217;e, sınırlıdan sonsuza, esaretten hürriyete, ölümlüden ebediyete, izafiden nuıtlak&#8217;a yaklaştıkça Gerçek Var&#8217;ın Şuuruna yaklaşır. Zaman zaman peygamber idrâki bu şuuru temsilde insan idrâkinin zirvesini ifade eder. Bu muhteşem idrâkin Mutlak Var ile en yakın olduğu ân Va­hiy ânıdır.</p>
<p>İlim adamı, kaosu düzene doğru zorlarken, sanatkâr bu düzeni insanileştirmek ister. Peygamberler de, zahirî olan ka­osu ve düzeni mutlak ve hür bir yaratma iradesinde eritmek çabasını getirirler.</p>
<p>Peygamberler öte dünyayı mutlak olarak ve duyular dünya­sını zahirî olarak gösterirlerken insan idrâkinin ulaşabileceği ni­haî gerçeği işaret etmektedirler. Dâvaların dâvası, duyular dün­yasında bulunurken öte dünyayı anlayabilmekte ve vaşayabii- mektedir. Büyük peygamber Hazreti Muhammed, bir hadisinde <strong>şimdi uykudasınız, </strong>öldüğünüzde <strong>uyanacaksınız&#8221; </strong>diye  bildiriyor. Bu idrâke ulaşan iman ölümsüzlüğü, <strong>Kadır-i Mutlak</strong><strong>a</strong><strong> teslimiyeti en yakıcı bir gerçek olarak bilir. Kuran-ı Kerim&#8217;de </strong><strong>bu </strong><strong>hususu açıklayan âyetlerden ikisini okuyalım:</strong></p>
<p>&#8220;Onlar <strong>(bu) </strong>dünya hayatından (yalnız) bir dış <strong>(tarafı) bi</strong>lirler. Âhiretten ise onlar gafillerin tâ kendileridir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bu dünya hayatı bir eğlenceden, bir oyundan başka bi şey değildir. Âhiret yurdu(na gelince) şüphe yok ki o, <strong>(asıl) </strong>hayatın tâ kendisidir; (bunu) bilmiş olsalardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>S.Ahmed Arvasi,İnsan ve İnsan Ötesi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuzlugu-arayisi/">İnsanın Sonsuzluğu Arayışı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuzlugu-arayisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
