<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ersin Nazif Gürdoğan | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/ersin-nazif-gurdogan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Dec 2024 11:06:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Ersin Nazif Gürdoğan | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Son Peygambere Bağlananlara Bağlanmasını Bilmek</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/son-peygambere-baglananlara-baglanmasini-bilmek/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/son-peygambere-baglananlara-baglanmasini-bilmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 09:08:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ersin Nazif Gürdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Resulullah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=27130</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dergah kültüründe derinleşmenin yolu, yüz yüze görüş­mekten, gönülden gönüle köprüler kurmaktan geçer. İnsanlar yalnız başlarına, Allah’ı bulamazlarsa, Son Peygamberine bağlanamazlarsa, Allah’ı bulanların ve Son Pey­gamberine bağlananların halkalarına katılırlar. Gönül dünyası­nın öncülerinin çevresindeki halkalara katılarak, öncülerin ey­lemlerini tekrarlamaya, öncülere benzemeye özen gösterenler, smavlardan geçe geçe öncülerden olurlar. İnsanlar nerede olur­larsa olsunlar, ne yaparlarsa yapsınlar, sevdiklerine bağlanarak, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/son-peygambere-baglananlara-baglanmasini-bilmek/">Son Peygambere Bağlananlara Bağlanmasını Bilmek</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2020/02/resulullahin-ornek-hayati-1506012203.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-24005 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2020/02/resulullahin-ornek-hayati-1506012203-300x255.jpg" alt="" width="300" height="255" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2020/02/resulullahin-ornek-hayati-1506012203-300x255.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2020/02/resulullahin-ornek-hayati-1506012203-600x511.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2020/02/resulullahin-ornek-hayati-1506012203.jpg 740w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Dergah kültüründe derinleşmenin yolu, yüz yüze görüş­mekten, gönülden gönüle köprüler kurmaktan geçer.</p>
<p>İnsanlar yalnız başlarına, Allah’ı bulamazlarsa, Son Peygamberine bağlanamazlarsa, Allah’ı bulanların ve Son Pey­gamberine bağlananların halkalarına katılırlar. Gönül dünyası­nın öncülerinin çevresindeki halkalara katılarak, öncülerin ey­lemlerini tekrarlamaya, öncülere benzemeye özen gösterenler, smavlardan geçe geçe öncülerden olurlar. İnsanlar nerede olur­larsa olsunlar, ne yaparlarsa yapsınlar, sevdiklerine bağlanarak, iyilikleri büyütme, kötülükleri azaltma ve hayatı yaşanır kılma yolunda, en büyük yardımcılarının Allah olduğunu görürler.</p>
<p>Dergah kültürünün derinliklerinde uzun yolculuklara çıkan­lar, Allah’ın kendilerine kendilerinden daha yakın olduğunu an­larlar. Dergahlarda Allah’ın bildirdiğinin üstünde bilginin, Al­lahın dışmda koruyucunun, Allah’ın sevgisinden büyük sevginin olmadığının bilincine varılır. Dergahlar hayatın her alanında, Allah’ın sevgisini kazananların sevgisini kazanma üniversitele­ridir. İnsanların sevdikleri insanlara benzemeleri, onlar gibi ol­maya, onlar gibi yaşamaya çalışmaları, tutum ve davranışlarını onlarla özdeşleştirmeleri, öncülere bağlanmanın temelini oluş­turur. Gönül zirvelerinden birine benzemeye çalışmak, zirvele­rin zirvesi Son Peygambere benzeme ve Allah’ın sevgisini ka­zanma yolunda ilerlemektir.</p>
<p>Allah’ın Son Peygamberine bağlananlar Allah’a bağlanırlar. Son Peygamberi bilenler bilinirler sevenler şevdirler. Herkesin bağlanmak zorunda olduğu, Kıyamete kadar değişmez örnek Son Peygamberdir. Müslümanlar Son Peygamberi, herkesten çok sevmedikçe, iç dünyalarında derinleşemezler. Hayatın her alanında başta Son Peygamber olmak üzere, bütün peygamber­lere içtenlikle bağlanmak, bütün bağlardan kurtulmaktır. On­ları yanı başlarında birlikteymiş gibi düşünmek, onlara benze­menin, onlar gibi olmanın yoludur. Sevgi ve bağlanma, kalbin kalbe yönelmesini sağlar, sevenle sevilen arasında yıkılmaz, sevgi ve bağlılık köprüleri kurulur.</p>
<p>Geçmişten geleceğe giden Sonsuzluk Kervanına, bağlanma­ların doruk noktasına ulaştığı dua halkalarında, Nakşilik yolun­da “Hocamız ve yol göstericimiz, büyük Allah dostu Bağdatlı Mevlana Halid’dir. îri gövdeli, geniş omuzlu, uçları beyazlaşmış siyah sakallı ve nur yüzlüdür. Duamızda onu karşımızda hayal ederiz. Yanında Peygamberimize ulaşan zincirin halkalarından diğer büyükler vardır. Onların erişilmez gönül zenginliklerinin, gönlümüze dolduğunu düşünürüz” demeye özen gösterilir. İç dünyaya yönelindiğinde gönlün derinliklerinde, Sonsuzluk Ker­vanıyla uzun yolculuklara çıkıldığında, iç dünyayla birlikte dış dünyanın bütün zenginlikleri gözler önüne serilir.</p>
<p>Dua halkalarında dış dünyayı kolaylaştırmak için, insanlar birbirleriyle yardımlaşırken, Allahın meleklerinin yanlarında ol­duklarını bilirler. Dayanışmayla ve paylaşmayla zenginleşen ha­yata her alanında, Allah’ın güzel isimleri yankılanır. Yeryüzü­nün ve gökyüzünün Allah’ın olduğunun bilincine varılır ve güzel insanların sayılarının çoğalması için Allah’a dua edilir. İnsan­lar farkında olmadan, ölüm ve ölüm sonrası hayatla bağlar ku­rarak, sonsuzluk kervanına katılırlar. Önlerinde ve yanlarında, güzel insanlar ve en başta Son Peygamber vardır. Namazlarda otururken, “Esselamü aleyke eyyühennebiyyü” diye, selam veril­diğinde, Son Peygamberin selamlarını aldığından emin olurlar.</p>
<p>İnsanlığın ilk atalarının yitirdiği ayrı düşülen Cennetin, çok uzaklarda olmadığının bilincine bağlanma ve dua halkalarında varılır. Namaz sonrası güzel öncülerin çevresinde oluşan dua halkaları, insanları sınırlı dünyanın zenginliklerinden alır, sı­nırsız dünyanın zenginliklerine taşır. Bağlanma ve dua halkala­rında onlarca, yüzlerce gönül, bir gönülde bütünleşerek, tek gö­nül olurlar. İnsanlar iç dünyalarına yoğunlaştıklarında, mekanla zamanla bağlarının kopararak, zaman ve mekan ötesi, başka bir düzleme taşınırlar. İnsanların başlarındaki gözleri kapanırken, gönüllerindeki gözleri sonuna kadar açılır, dört yönle birlikte, geçmişle geleceği birden görürler.</p>
<p>İnsanların akıl gözleri yanında gönül gözleriyle görmeleri, dış dünyalarına bilinmeyen zenginlikler, görülmeyen güzellikler ka­zandırırlar. İç dünyanın sınırsız derinlikleriyle, dış dünyanın sı­nırlı zenginlikleri yeni değerlerle desteklenir. Dış dünyada kar­şılaşılan zorluklar kolaylıklara, kötülükler iyiliklere, çatışmalar uzlaşmalara dönüşür. İnsanların gözlerinin önüne, bilinen sa­vaş dünyasının dışında, yeni bir barış dünyası serilir. İnsanlığın atalarının yitirdiği Cennet, bütün güzellikleriyle, yeryüzüne ta­şınır. Halkaya katliamlara ufkukların ötesinden, peygamberlerin bütün güzelliklerinin toplandığı Son Peygamber ve Sonsuzluk Kervanının güzel insanları yol ve yön gösterirler.</p>
<p>Allahı hiç unutmadan Salavatlarda kaybolmak, İhdaslarla geç­mişe kaydırılan düzlemden, yaşandan düzleme taşınmak, kendi­ne gelmek, Tevhidle dolmak, İhlasla güçlenmek, insanların dü­şünce ve eylem dünyalarında yeni kapdar açar. Yalnızca sessizlik olan dua halkaları, açıklanması mümkün olmayan, benzeri ol­mayan bir zenginlikle dolar. Sahili olmayan sonsuzcasına uza­nan, bir fırtma sonrasının sakinliğini yaşayan denizlerde ya da uçsuz bucaksız yanıyormuş gibi görünen çöllerde, insanlar kar­şılaştıkları dış dünyanın, bütün güçlüklerinin üstesinden dua­larla gelirler. Her alanda Allah’ın yardımının yolu dualarla açılır.</p>
<p>İnsanlar güzel insanların halkalarında birlikte Allaha dua ederek, bütün güçlüklerin bir bir aşıldığını görürler. Dünyada insanları güçlü ve erdemli kılan ana kaynak, Allah’ın sevgisini kazandıran duadır. İç dünyanın derinliklerindeki dua dalgala­rı, dış dünyanın bilinmeyen zenginliklerinin kapılarını açar. İn­sanlar doğru düşünmenin yollarını, Allah’ın yardımıyla bulurlar. Dergah kültürünün öncüleri, İmanın temellerini, İslam’ın esas­larını, thsan’ın kazandırdığı bilgelikle derinleştirirler. Onlar iki dünyaya yeni zenginlikler kazandıran düşüncelere ve eylemle­re yoğunlaşırlar. Sevgiyle ve bağlanmayla, tadına doyulamaya- cak dünyaların kapılarını açarlar.</p>
<p>Dualarla iki dünya arasındaki, dengenin korunması ve uyu­mun sağlanması, tarihin her döneminde önemli olmuştur. Şeyh Şamil Dağıstan’dan ayrılmak zorunda kalınca, İstanbul’a gelmiş, Hac görevi için, Mekke’ye gitmiş ve Medine’ye yerleşmiştir. Şa­mil Sivastopol’da tersaneleri ve silah fabrikalarını görünce, iki dünya altın oranda harmanlanmazsa, bedelinin çok büyük ola­cağını anlamış ve yakınlarına anlatmıştır. İstanbul’da bulunduğu sırada Gümüşhaneli ile görüşmelerinde, savaşlarda dua halka­larım aksatmadan, iç ve dış dünyanın silahlarından yararlana­rak, iki dünyayı birden kucaklamanın önemini ve zorunluluğu­nu vurgulamışlar.</p>
<p>Allah’ın güzel isimleriyle Allah’a ellerini açanlar, iç dünyala­rının derinliklerinde dış dünyalarını görürler ve dış dünyaların­daki başarılarının, yalnızca Allahın yardımından kaynaklandı­ğını bilirler. Kulaklarında her zaman Allah m yüzden bir eksik, doksan dokuz güzel ismi yankılanır. Yeryüzünün zenginliklerin­de gökyüzünün derinliklerinde ne varsa, hepsi Allahındır. Ha­yatın her alanındaki düşüncelerinde ve eylemlerinde, Allahın gücünün üzerinde güç olmadığını bilenler, güçlerinin sınırlarım ve nerede durmaları gerektiğini bilirler. İnsanlar dünyaya Cen­netten gelmişler, dünyadaki süreleri tamamlandığında, dualar­la anavatanlarına dönecekler.</p>
<p>Sevenler sevdiklerini düşünerek ve sevdiklerine benzeyerek, sevdiklerinin ederinin sürekli ederinin üzerlerinde olduğunu görürierOnların yokluklarında tutumlarına ve davranışlarına, özen gösterme zorunluluğu duyarlar. Sevgiyle sevdiklerine bağ­lananlar, Allah için sevmeye ve Allah için öfke duymaya önem verirler. Dua halkalarına katılanlann, sevdiklerinin yanı başla­rında olduklarını düşünmeleri, halkaları görülmedik ve bilin­medik silahlarla donatır. İnsanların kendilerini denetmelerinin ve güzel kılmalarının yolu, sevdiklerinin kendileriyle birlikte ol­duklarını bilmektir. İnsanlar hem dünyada, hem öteki dünya­da sevdikleriyle beraberdirler. İnsanların ekonomik ve kültürel güçleri sevdiklerinden kaynaklanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ersin Nazif Gürdoğan – Görünmeyen Üniversite,syf:95-99</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/son-peygambere-baglananlara-baglanmasini-bilmek/">Son Peygambere Bağlananlara Bağlanmasını Bilmek</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/son-peygambere-baglananlara-baglanmasini-bilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölümsüz Hayatın Şiirini Yakalamak</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/olumsuz-hayatin-siirini-yakalamak/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/olumsuz-hayatin-siirini-yakalamak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 08:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ersin Nazif Gürdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=27132</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlık tarihinin her döneminde toplumla» içe ve dışa dö­nük dünyada, Dergah kültürüyle seven gönüllerin, düşünen akılların, veren ellerin ölümsüz şürini yakalayanlar dönüş­türmüştür. İki dünyayı şiire, şiiri iki dünyaya taşıyanlar, şiirler şiirini bularak, iç dünyaların derinliklerini, dış dünyaların zen­ginliklerine yansıtmışlardır. Geleceğin dünyasının mimarları, Al­lah sevgisinde yok olmayı Yunus’tan, Peygamber sevgisinde var olmayı Süleyman Çelebiden öğrenenler olacaktır. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/olumsuz-hayatin-siirini-yakalamak/">Ölümsüz Hayatın Şiirini Yakalamak</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/Hayat-548x380.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-23391 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/Hayat-548x380-300x208.jpg" alt="" width="340" height="236" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/Hayat-548x380-300x208.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/Hayat-548x380.jpg 548w" sizes="(max-width: 340px) 100vw, 340px" /></a></p>
<p>İnsanlık tarihinin her döneminde toplumla» içe ve dışa dö­nük dünyada, Dergah kültürüyle seven gönüllerin, düşünen akılların, veren ellerin ölümsüz şürini yakalayanlar dönüş­türmüştür. İki dünyayı şiire, şiiri iki dünyaya taşıyanlar, şiirler şiirini bularak, iç dünyaların derinliklerini, dış dünyaların zen­ginliklerine yansıtmışlardır. Geleceğin dünyasının mimarları, Al­lah sevgisinde yok olmayı Yunus’tan, Peygamber sevgisinde var olmayı Süleyman Çelebiden öğrenenler olacaktır. Onlar yüzyıl­lar içinde, Anadoluda yakaladıkları iki dünyanın şiiriyle, bütün dünyayı aydınlatacaklardır.</p>
<p>Anadoluda hayatm şiiri, toplumlarm omuzlarında taşıdıkla­rı yöneticilerle değil, toplumları omuzlarında taşıyan öncülerle yakalanmıştır. Yunusun şiirleriyle yoğurulanlar, ateşten sudan geçer gibi geçerek, zorlukları kolaylıklara, tüketen elleri üreten ellere, arkadaşlıkları kardeşliklere, düşmanlıkları dostluklara dö­nüştürmesini bilmişlerdir. Onlar gittikleri her coğrafyayı, çar­şılarla, camilerle, dergahlarla, çeşmelerle donatmışlardır. Onla­rın kubbe sevgisi Sinandan, coğrafya sevgisi Evliya Çelebiden, tarih sevgisi Naimadan kaynaklanır.</p>
<p>Hayatı kolaylaştırmak için dünyadaki bütün insanları, aynı annenin ve aynı babanın, çocukları olarak görmek ve sevmek gerekir. Kardeşler aralarında hem görünen, hem görünmeyen dünyanın zenginliklerini, paylaşmakta güçlük çekmezler. Pay­laşmasını öğrenmek, matamatik öğrenir gibi, fizik öğrenir gibi, kimya öğrenir gibi, düzenli ve sürekli çalışma gerektiren kesinti­siz bir süreçtir. İnsanlar kazanımlannı paylaşmakta birbirleriyle yarışmazlarsa, insanlığın düşünce ve eylem birikimine katkıda bulunamazlar. Paylaşmak her zaman bereket kaynağı olmuştur.</p>
<p>Hayatı bütün boyutlarıyla zenginleştirenlerin dünyasında, gönül zengini insanlar birbirlerini Allah için severler. Onların dünyası çatışma dünyası değil, uzlaşma dünyasıdır. Onlar ha­yatın her alanında, uzlaşmayanların çatışmalardan kurtulama­yacaklarını bilirler. Uzlaşmayan insanların elinde iki dünyanm zenginlikleri, güneş altındaki karlar gibi, kısa zamanda erir gi­derler. Bunun için iyilikleri çoğaltmada, kötülükleri azaltmada sürükleyici güç, iki dünya zenginliklerini birbiriyle çatıştırma­dan değerlendirmekten kaynaklanır. Güçlü olanlar çatışmadan uzlaşmasını bilirler.</p>
<p>Hayatın şiirini yakalayanların dünyasmda, alın terinin karşı­lığından daha fazlasmı tüketenlere yer yoktur. Onların yeni yo­rumlar kazandırdıkları Dergah kültüründe, Gazali’nin kitapla­rında <sub>(</sub>sürekli vurguladığı gibi, yaşanılarak öğrenilir öğrenilerek yaşanır. Düşünce ve eylem iç ve dış dünya gibi, birbirini büyü­ten bir bütünün iki ayrı alanıdır. Nasıl iç dünyanm derinlikle­ri, dış dünyanm zenginliklerini etkilerse, düşünce dünyasmm derinlikleri, eylem dünyasmm zenginliklerini etkiler. Dergah­larda düşünceler eylemlerle, eylemler düşüncelerle bütünleşir.</p>
<p>İnsanlar dış dünyayı denetim altına almanın yollarını, gö­nül dünyasmm öncülerinin oluşturdukları çekim alanlarında öğrenirler. Onların üniversitelerinde güzellik öğrenilir güzel­lik öğretilir, insanlar hem öğreten hem öğrenen olurlar. Gü­zellik üniversitelerinde güzel insanların çevresinde halkalanan, güzel insanların düşünen akıllarından ve seven gönüllerinden herkes yararlanır. Onların oldukları yerlerde, kötümserlik bu­lutları, iyimserlik rüzgarlarıyla dağıtılır. Onlar iyimserliğin, gü­cünün büyüklüğünü, herkese gösterirler.</p>
<p>Soğukkanlılıklarını yitirmeyen iyimserler, sorunlar ne kadar karmaşık olurlarsa olsunlar, bir çözüm üretmesini, bir çıkış yolu bulmasını bilirler. İyimserlik her zaman kıyıları olmayan, sınır­sız bir deniz gibi hiçbir karşılık beklemeden el uzatanlar için, bitmez tükenmez bir hazinedir. Dünyanın her yanında, güzel ürün, güzel hizmet ve güzel bilgi üretmesini bilenler, iyimser­likte sınır tanımayan iç dünya zenginleridir. Onlar vermeyenle­re verilmeyeceğini bildikleri için, ellerinde olanları paylaşarak, iç dünyalarıyla birlikte dış dünyalarını zenginleştirirler.</p>
<p>İç dünyalarım güzelleştirerek, dış dünyalarını güzelleştirenler, en çok sevdiklerinden, en çok vermesini bilenlerdir. Onlar­la insanlar vazgeçilmezlerden vazgeçmesini öğrenirler. İnsanla­rın hiçbir karşılık beklemeden, vermelerini öğrenmeleri uzun soluklu bir süreçtir. Dünyada insanlar kadar biriktirme susuz­luğu çeken, başka bir varlık yoktur. İnsanların biriktirme tut­kusunun üstesinden, veren eller olmasını bilenler gelir. Çaylar­da şekerlerin kaybolması gibi, iç dünyalarında kaybolmayanlar, dış dünyanın zenginliklerine zenginlik katamazlar.</p>
<p>Dünyada her zaman verenlere verildiğini bilenler, veren elle­riyle verilen ellere vermesini öğretirler. Onların veren eller olma eylemlerinde, “Şehadet” etmenin dışında hiçbir yerde “yoktur” demeye yer yoktur. Onlar yorulma bilmeyen eylemleriyle, gök- yüzüyle yeryüzünü, gündüzle geceyi, hayatla ölümü bütünlük içinde ele alarak, zorlukları kolaylıklara, kötülükleri iyiliklere, çirkinlikleri güzelliklere dönüştürürler. Nasıl yağmur yüklü bu­lutlar topraklara can kazandırırlarsa, veren eller düşünce yüklü eylemleriyle, insanlara coşku kazandırırlar.</p>
<p>Dergah kültüründe hayat şiirdir şiir hayattır. îki dünyanın şiirini yakalayanlar, kelimelerle düşünceleri eylemlere, eylem­leri düşüncelere dönüştürürler. Eylem taşıyan düşünceleri an­latmada, yararlanılan diller değil, anlatılanlar önemlidir. Güzel olanlar sözlerden önce özlerdir, özleri güzel olanların, sözleri güzel olur, özlerin sözlerini yakalayanlar, gerçeklerin gerçeği­ni bulurlar. Onların dünyasında gerçek olan ölümsüzdür, ölüm- süz olan gerçektir. Onlar yalnızca “Anadolu’nun Yunus’u” değil,bütün “Dünyanın Yunus’u”, olurlar. Yunus’ların şiirlerini insan­larla birlikte, göklerde kuşlar da denizlerde balıklar da dinler.</p>
<p>Gökyüzünde bulutların yağmurların habercileri olmaları gibi, şairler iki dünyadaki güzelliklerin habercileridir. Nasıl arı olma­dan bal, bahçe olmadan gül olmazsa, şairler olmadan söz olmaz. Şairler iç dünyanın düşünce yüklü bulutlarını, dış dünyaya ta­şıdıkları gibi, dış dünyanın eylem yüklü bulutlarını iç dünyaya taşırlar. Şairlerle iç dünyanın engin düşünceleri, dış dünyanın iz bırakıcı eylemlerine dönüşür. Şairler derin iç dünyanın bil­geliklerini, zengin dış dünyanın bilgilerine yansıtırlar. Onlar iki dünyanın hiç paslanmayan aynalarıdır.</p>
<p>Dünyanın her yanında iç dünyanın derinleştirilmesi, dış dün­yanın zenginleştirilmesi, iki dünyada güzelliğin şiirini yakala­yan şairlerin işidir. Onlar şiirleriyle bütün insanlığa seslenirler, onların sesi bütün insanlığın sesidir. Şairlerle insanlık tarihi bo­yunca, elden ele dolaşan ölümsüzlük meşalesi, geçmişten gelece­ğe doğru, ölürse tenler ölür canlar ölmez, can biziz ölümsüzlük bizdedir diyerek, ışığını bütün insanlığa saçmaya devam etmek­tedir. Onların dönüştürücü güçleri, dünyanın değişik çiçekle­rinden yararlanarak, hayatm balını yapmalarından kaynaklanır.</p>
<p>Dünya tarihinin her döneminde, insanların gönüllerinde uyu­yan aslanları uyandıranlar, kemikleşmiş yapılan yıkanlar ve top­lumdan dönüştürenler, iki dünyanın özünü ve sözünü kavrayan, gönül dünyasının öncüleri olmuştur. Onların gizemli tezgahla­rında, dış dünyayı güzelleştirenlerin kumaşları dokunmuştur. Geçmişte olduğu gibi, gelecekte de savaş dünyasmı, barış dünya­sına dönüştürecek olanlar, şiirle silahlanan güzellik avcıları ola­caktır. Onlar önce söz vardır öz sözle taşınır diyerek, şiirlerin si­lahlardan daha güçlü olduğunu, bütün dünyaya göstereceklerdir.</p>
<p>İç dünyanın öncülerinin çevrelerinde kenetlenenler, Yirmi birinci yüzyılda bilinen bütün yapılanmaların dışında, iç dün­yanın derinliklerinden aldıkları özlerle, yeni sözler söyleyerek, Doğudan Batıya bütün dünyayı aydınlatacaklardır. Onlar ömür­lerini dünyaya takılıp kalma yoluna değil, dünyayı aşma yoluna vererek, insanların dış dünyalarından önce iç dünyalarına önem vereceklerdir. Onların büyük rüyalar gören, engin bilgi ve bil­gelik dünyalarında, bütün insanlığı Ademoğullan bilen, Cehen­nem başkaları değil biziz diyen herkese yer vardır.</p>
<p>Ersin Nazif Gürdoğan – Görünmeyen Üniversite,syf:</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/olumsuz-hayatin-siirini-yakalamak/">Ölümsüz Hayatın Şiirini Yakalamak</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/olumsuz-hayatin-siirini-yakalamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Elleri Yalnızca Her Şeyi Bilene Her Şeyi Görene Açmak</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/elleri-yalnizca-her-seyi-bilene-her-seyi-gorene-acmak/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/elleri-yalnizca-her-seyi-bilene-her-seyi-gorene-acmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 08:35:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ersin Nazif Gürdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[gönül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=27122</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güzel olmanın güzel insanlara benzemenin en güzel yolu, bilinen bütün dillerin ötesinde bir dille Allah’a inan­mak, bilinen bütün sevgilerin üstünde bir sevgiyle, Al­lah’ın Son Peygamberini sevmektir. Allaha inananlar Peygam­berlerini severler, Kitaplarına saygı gösterirler. Hayatın hiçbir alanında, inanmadan sevme uzun ömürlü olmaz. Sevgi inan­maya, inanma sevgiye yeni açılımlar kazandırır. Sevilenler say­gı görürler, saygı görenler sevilirler. Gönül [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/elleri-yalnizca-her-seyi-bilene-her-seyi-gorene-acmak/">Elleri Yalnızca Her Şeyi Bilene Her Şeyi Görene Açmak</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel olmanın güzel insanlara benzemenin en güzel yolu, bilinen bütün dillerin ötesinde bir dille Allah’a inan­mak, bilinen bütün sevgilerin üstünde bir sevgiyle, Al­lah’ın Son Peygamberini sevmektir. Allaha inananlar Peygam­berlerini severler, Kitaplarına saygı gösterirler. Hayatın hiçbir alanında, inanmadan sevme uzun ömürlü olmaz. Sevgi inan­maya, inanma sevgiye yeni açılımlar kazandırır. Sevilenler say­gı görürler, saygı görenler sevilirler. Gönül dünyasının öncüleri, dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, çevrelerinde güzellik­lerin özendirildiği, çirkinliklerin önlendiği, dalga dalga büyü­yen sevgi halkaları oluştururlar.</p>
<p>Dergah kültürünün kaynağında, sevginin saygıyı saygının sevgiyi büyüttüğü, zorlukların kolaylıklara dönüştüğü sevgi hal­kaları vardır. Öğrenmesini ve öğretmesini öğrenme sürecinde, karşılıklı sevgi ve saygı içinde sevgi halkalarında, öğretenler öğrenirler öğrenenler öğretirler. Dergahlarda davranışlar öğre­tenlerden öğrenenlere, bilgiler dillerden dillere, bilgelikler gö­nüllerden gönüllere, güzellikler yüzlerden yüzlere, zenginleşe zenginleşe aktarılır. Her insanın iç dünyası açığa çıkarılmayı bekleyen, değerlendirilmeye hazır sınırsız zenginliklerle dolu­dur. Sevgi halkalarında insanların, iç dünyalarında uyuyan as­lanlar bir bir uyandırılır.</p>
<p>İnsanların iç dünyalarının derinliklerinin, düşüncelerine ve eylemlerine yansıması, sevgi halkalarında büyük bir hız kaza­nır. Hayatm her alanında insanlar, sevdikleriyle beraber oldukları gibi, sevdikleriyle bilinirler ve sevdikleriyle güçlenirler. Arayış içinde olan insanlar, Son Peygamberden îlk Peygambere doğru, peygamberlerin mirasçıları olan, akıl ve gönül dünyasının zirve­lerinin oluşturduğu sevgi halkalarına katılarak, Allah’ın sevgisini kazananların sevgisini kazanırlar. Sevgi kazanma yolunun başı düşünmektir, ortası eylemdir, sonu olmaktır. Sevgi halkalarında insanlar, aradıklarını bulurlar, bulanlar bilirler, bilenler olurlar.</p>
<p>îç dünyanın derinleştirilmesi dış dünyanın zenginleştiril­mesi, iki dünyanın bir dünyaya dönüştürülmesiyle, karşılık­lı sevgiyle karşılıklı saygıyla oluşturulan, sevgi halkalarıyla bü­tünleşerek öğrenilir. İnsanların tutumlarının ve davranışlarının güzelleştirilmesi, kendisi Allah’ı görmese de, her düşüncesinde, her eyleminde, Allah’ın kendisini gördüğünün, ne düşündüğü­nü, ne yaptığını bildiğinin, bilincinde olmasma bağhdır. İnsan­lar ne düşünürlerse düşünsünler, ne yaparlarsa yapsınlar, Allah sürekli insanlarla beraberdir. İnsanların iki dünyada yaptıkları, nokta kadar iyilik ödülsüz, nokta kadar kötülük cezasız kalmaz.</p>
<p>Gönül insanlarının düşünce ve eylem dünyasında, Allahın bildirdiğinin dışmda bilgi yoktur denilerek, bilgiler bilgeliklere bilgelikler bilgilere dönüştürülür. İnsanların iç dünyalarının de­rinlikleri ve dış dünyalarının zenginlikleri, birbirlerine hem çok yakındır hem çok uzaktır, birbirleriyle hem aynıdır hem ayrı­dır. İki dünyayı birbiriyle buluşturan ve kucaklaştıran insanla­ra amaçları, Son Peygamberin ahlakıyla ahlaklanarak, Allahın sevgisini kazanmaktır. “La İlahe İllallah” diyenlerin önünde, iki dünyanın kapılan sonuna kadar açılır. Yeryüzünde “Allah, Al­lah, Allah” diyenler oldukça Kıyamet kopmaz. Allah sevdikle­rini iki dünyada yalnız bırakmaz.</p>
<p>Dergahlar dünyasında insanların Ölümsüzlük Kervanını iz­lemeleri, sevdiklerine benzemeleri, sevdikleri gibi olmaları için, yalın olmak, yalın yaşamak, yalınlıkta yarışmak sürekli özendi­rilir. ölümsüzlük Kervanına insanlar, bir gönül öncüsünün eli­ni tutarak katılırlar. Allah’ın doksan dokuz güzel isminin, özü ve özeti olarak Allah diyenler, hiçbir zaman yolda kalmazlar. Za­man içinde ölümlü dünyadan, ölümsüz dünyaya yolculuğa çı­kanlar, Ölümsüzlük Kervanını izleyenler, önünde ya da sonunda Atalarının yitirdikleri Cennete ulaşacaklardır. Kervanın başın­da yer alan Son Peygamber, hiç batmayan bir güneş gibi, bütün insanların yolunu aydınlatmaya devam etmektedir.</p>
<p>Mevlananın Dergah kültürünün temeli olarak nitelendirdiği, “Tezkiretül Evliya” kitabında Feridüddin Attar, Sonsuzluk Ker­vanının başını çekenlerin bilgeliklerini anlatır. Kervana katılan- lar hayatı bütün ayrıntılarıyla bilinen Son Peygamberin, başını çektiği bilgi ve bilgelik yolunun yolcuları olurlar. Onlar elleri­ni her şeyi gören her şeyi bilen, önü olmayan ön sonu olmayan son Allaha açarak, sürekli yalvarış sürekli yakarış içinde, Yitik Cenneti bulurlar. Onların görünen dünyadan görünmeyen dün­yaya yürüyüşleri, ölümden sonra kalkış gününe kadar, hiç ke­sintiye uğramadan devam eder, insanlar Akabe biatmdaki gibi, Son Peygamberi severlerse, kopmaz bağlarla bağlanırlarsa, ken­dilerine değişmez örnek olarak alırlarsa, hem kendilerini hem çevrelerini değiştirirler.</p>
<p>İnsanların iki dünyada kurtuluşa erenlerin kervanına katıla­rak, ölümsüzlüğü yakalayanlarla, defteri kapanmayanlarla bir­likte, sevdikleri öncüleri yambaşlarmda görmeleri, her alanda kendilerine akıl almaz bir coşku ve eşsiz bir güç kazandırır. El­lerin gökyüzünün sonsuzluklarına ötelerin ötesine, kendisinden hiçbir şeyin gizlenmediği Allaha açılması, insanların bilgileri­ne bilgi katar. Allah kendisine açılan elleri, hiçbir zaman karşı­lıksız bırakmaz. Bunun için gönül zirvelerinden İmam Rabba­ni, “Allah kabul etmeyeceği duayı ettirmez” demektedir. Allah insanlara vermeyeceği zenginlikleri istetmediği gibi, gerçekleş­meyecek rüyaları göstermez. Ellerini gökyüzüne açarak, yalnız- ca Allah’tan istemesini bilenlerin önüne iki dünyanın bütün hazineleri serilir. Onlar hiçbir zaman yoksul düşmezler.</p>
<p>Ademoğullarının Kıyamete kadar seveceği ulaşılmaz örnek, bütün peygamberlerin güzelliklerinin, kendisinde toplandığı Son Peygamberdir. İnsanların günde beş defa çıktıkları Miraç yolculu­ğunda, Son Peygamberi ellerinin kendilerine uzandığını, Alah’ın rahmetinin yağmur gibi üzerlerine yağdığını görürler. Son Pey­gamber Sonsuzluk Kervanının, hiç batmayan güneşidir. Kerva­na katılanlardan birinin elini tutmak, kervanın en başında yer alan, Son Peygamberin elini tutmaktır. Onların zengin düşün­ce ve eylem hâzineleri, dünyanın bütün ağaçları kalem, bütün denizleri mürekkep olsa, Allah’m anlatılması mümkün olmayan bilgi ve bilgelik okyanusundan beslenirler. Onlara gökyüzün­de îsa Peygamber, Tur Dağında Musa Peygamber yol gösterir.</p>
<p>Sonsuzluk Kervanının öncülerinin, çevrelerinde oluşan çe­kim alanlarında, elleri hep birlikte Allaha açmanın gücünden, yararlanmak büyük önem taşır. Gökyüzünün rahmet kapılan- nın açılmasında, yüzlerce gönülün bir gönülde tek gönül olma­sı, halkalara katılanlara büyük bir iç zenginlik kazandırır. Elle- V rin Allah’a açılması gözlerin kapatılması, zamanla ve mekanla bağların koparılması, halkaya katılanları iç dünyalarının derin­liklerinde, bilinmeyen yolculuklara çıkarır. Yüzlerce gözün ka­panarak, gören bir göze dönüşmesiyle, hiçbir el açmanın karşı­lıksız kalmadığının, bütün insanlığın aradığı ve özlediği, hiçbir şeyin eksik olmadığı ana yurdunun ve baba evinin, çok uzakta olmadığının farkına varılır.</p>
<p>Dergah kültüründe sevenlerle sevilenler arasında, yeni katılanların düşünceleriyle, eylemleriyle sürekli zenginleşen ortak bir bilgi ve bilgelik havuzu oluşur. Yeni katılanlar sevdikleriy­le düşünmeye, sevdiklerine benzemeye, sevdikleriyle bir arada olmaya büyük özen gösterirler. Sonsuzluk Kervanının yaşayanlan ve yaşamayanları. Kıyamete kadar açık kalan defterleriyle, kendilerinden sonra gelenlere yol göstermeye devam ederler. Onlar güzel isimleriyle kendisi hiç bilinmeyen güzellikte olan Allah’ı görmeseler de, Allah’ın kendilerini gördüklerini bilirler.</p>
<p>Bu yüzden onların dünyalarında gizlilik yoktur, herkes olduğu gibi görünmeye, göründüğü gibi olmaya özen gösterir.Onlann güçleri her gün yeniden doğmalarından, sürekli yenilenmele­rinden kaynaklanır.</p>
<p>Ersin Nazif Gürdoğan &#8211; Görünmeyen Üniversite,syf:89-93</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/elleri-yalnizca-her-seyi-bilene-her-seyi-gorene-acmak/">Elleri Yalnızca Her Şeyi Bilene Her Şeyi Görene Açmak</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/elleri-yalnizca-her-seyi-bilene-her-seyi-gorene-acmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ellerin Üzerindeki Elleri Tutmak</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ellerin-uzerindeki-elleri-tutmak/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ellerin-uzerindeki-elleri-tutmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 07:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ersin Nazif Gürdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=27134</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dergahların katılmaya çağırdığı, “Sonsuzluk Kervanrnın başında, Son Peygamber sevgisinde ve Son Peygambere bağlanmada, kimsenin kendilerine yetişemediği, Birin­ci ve Dördüncü Halife vardır. Bilginin ve bilgeliğin kaynağından yararlananların, herkesin yardımma koçanların, Allah dışında kimseden yardım istemeyenlerin oluşturduğu gizemli kervan, sınavlarla dolu çileli yoluna, çevresini dönüştüre dönüştüre de­vam etmektedir. Onları izleyenler yüzyılların içinde, çoğala ço- ğala bütün insanlara, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ellerin-uzerindeki-elleri-tutmak/">Ellerin Üzerindeki Elleri Tutmak</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2022/11/tarihselciligin_cokusu2-702x336-1.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-26220 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2022/11/tarihselciligin_cokusu2-702x336-1-300x152.jpg" alt="" width="359" height="182" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2022/11/tarihselciligin_cokusu2-702x336-1-300x152.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2022/11/tarihselciligin_cokusu2-702x336-1-600x303.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2022/11/tarihselciligin_cokusu2-702x336-1.jpg 702w" sizes="(max-width: 359px) 100vw, 359px" /></a></p>
<p>Dergahların katılmaya çağırdığı, “Sonsuzluk Kervanrnın başında, Son Peygamber sevgisinde ve Son Peygambere bağlanmada, kimsenin kendilerine yetişemediği, Birin­ci ve Dördüncü Halife vardır. Bilginin ve bilgeliğin kaynağından yararlananların, herkesin yardımma koçanların, Allah dışında kimseden yardım istemeyenlerin oluşturduğu gizemli kervan, sınavlarla dolu çileli yoluna, çevresini dönüştüre dönüştüre de­vam etmektedir. Onları izleyenler yüzyılların içinde, çoğala ço- ğala bütün insanlara, yön gösteren kutup yıldızı olmaktadırlar.</p>
<p>Dergah kültürüyle yoğurulanlar, Allah adildir adaleti sever diyerek, dünyanın her yerinde, her zaman adil olanlarla birlikte olmuşlardır. Onlar nerede olurlarsa olsunlar, kimseye haksızlık yapmadıkları gibi, bütün haksızlıklara karşı çıkmışlardır. On­ların düşünce ve eylem dünyalarında, can malın yongası değil, Anadolu’da denildiği gibi: “Mal canın yongasıdır.” Geçmişten geleceğe yeni zenginlikler, kazana kazana devam eden Dergah kültüründe, kerametten önce istikamet önemli olmuştur. Nak- şilik, Kadirilik, Mevlevilik gibi, değişik yolların katkılarıyla, sü­rekli yeni açılımlar kazanmıştır.</p>
<p>İç dünyayı zenginleştirme yolunda ilerlemek için, veren el ol­maya ve paylaşmaya çok büyük yer verilmiştir. Dergah kültürü­nü oluşturan, bütün yolları buluşturan ana yol, paylaşma yolu­dur. Paylaşmasını bilen insanların, en büyük, en güçlü, en etkili sermayeleri, hayatın bütün alanlarında, veren el olmayı bilmele­ridir, Onlar bütün insanların yükleri taşımak için, birbirleriyle yarışırken, ağaçlar gibi kökleriyle alırlar dallarıyla verirler. On­ların yolunda yüzlere gülmek, uzatılan elleri tutmak, el açılan­lardan olmak, veren el olmanın amentüsüdür.</p>
<p>Ruhlar yaratıldıklarında, Allah’ın “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusunu, gelmiş ve gelecek bütün ruhlar, hep birlik­te “Evet Sen bizim Rabbimizsin”, diye cevaplamışlardır. İnsan­lar “Kalu Belada” Allah’ı Rableri olarak, güneşiyle, dünyasıyla, ayıyla ve yıldızlarıyla bütün evrenin Yaratıcısı olduğunu kabul etmişlerdir. Onu yücelterek gönülden bağlılıklarını bildirmişler­dir. Bir gönül mimarının elini tutarak, Allah’a verilen sözü hatır­lamak ve Son Peygamberine bağlanmak, çok önce yapılan söz­leşmenin, yeni tanıkların önünde yenilenmesidir.</p>
<p>Gönül dünyasındaki öncülerinin uzattıkları elleri tutanlar, ay­dınlık yüzlerine bakanlar, ellerin üzerindeki elleri görenler, bü­tün ruhlar yaratıldığında, Allaha verdikleri sözlerini hiçbir za­man unutmazlar. Onlar verdikleri sözleri yerine getirmek için, birbirlerinden önce kendileriyle, sonu hiçbir zaman gelmeye­cek, bir iyilik yapma yarışma girerler. İnsanlar için iyilik yap­ma yarışı, her gün yeniden başlayan, ömür boyu devam eden bir süreçtir. Bu yüzden dünyayı dönüştürerek, yaşanır kılmada iç dünyalarda verilen savaşlar, dış dünyalarda verilen savaşlar­dan çok daha önemlidir.</p>
<p>İnsanlar iç dünyalarında savaş içinde olurlarsa, dış dünyala­rında barış içinde olamazlar. Bunun için el tutmak, uzatılan elle­rin, uzanan ellerin üstünde, bilinmeyenleri bilen, görülmeyenleri gören, duyulmayanları duyan, ufukların ufuklarının ufukların­da, ağaçlar kalem denizler mürekkep olsa, bilgileri ve bilgelikle­ri anlatılamayacak olan Allah’ın elini görmek, Allah’ın sevgisini kazanmak, insanların en büyük güç ve eylem kaynağı olur. Al­lah’ın sevgisini kazananların karşısında, bütün güçler güçlerini yitirirler Gönül mimarlarına söz verenler, Akabe’de Son Peygam­bere söz verenler gibi, aynı zamanda Allaha söz vermiş olurlar.</p>
<p>Fetih suresinde; “Sana biat edenler, gerçekte Allah’a biat et­mektedirler, Allah’ın eli onların elleri üzerindedir. Kim sözünden vazgeçerse, kendisine kötülük yapmış olur. Kim Allaha verdiği sözü tutarsa, o Allah tarafından en büyük ödülle sevindirilecek- tir” denilmektedir. Dergah dünyasında insanlar, elleri dizlerinin üzerinde ve gözleri yumulu olarak, her namaz sırasında olduğu kadar, öncesinde ve sonrasında iç dünyalarında, Son Peygambe­rin Miraç yolculuğunu örnek alan, uzun yolculuklara çıkarlar.</p>
<p>Onlar düşünceleriyle, eylemleriyle her dönemde çığır açarlar.</p>
<p>Ahlakı Kur’an ahlakı olan Son Peygamberin ahlakıyla ahlak- lananlar, kin, öfke ve öç duygularından sıyrılarak, gönüllerini ve akıllarım dünyanın bütün kötülüklerinden arıtırlar. Onların güçleri her zaman, “Kendisinden başka hiçbir varlık olmayan, Hay ve Kayyum, yeryüzünün ve gökyüzünün yaratıcısı Allah’tan, kusurlarımın bağışlanmasını dilerim, işlediğim bütün kusurla­rın, pişmanlığıyla Allaha tövbe ederim. Çünkü can veren, öl­düren ve öldükten sonra diriltecek olan yalnızca Allah’tır”, de­mesini bilmelerinden kaynaklanır.</p>
<p>Kur anın yolundan gitmeye, Son Peygamberin geleneğini izle­meye, büyük özen gösteren gönül dünyasmm zirvelerinin önün­de, insanlar iyilikleri özendirme ve kötülükleri önleme yolunda, birbirleriyle yarışacaklarına söz vererek, eşsiz bir düşünce ve ey­lem gücü kazanırlar. Bunun için gönül dünyasmm öncüleriyle, yüzyılların içinden süzüle süzüle, gelen Dergah kültürü, tarihin her döneminde düşünceyi hayata, hayatı düşünceye yansıtma­ma, en etkili yolu olmuştur. Onların oluşturduğu düşünce ve ey­lem dünyasında, Kıyamet kopuyor olsa bile eldeki fidan dikilir.</p>
<p>Kandan elbiselerin giyildiği, akan gözyaşlarının sellere dö­nüştüğü savaş dünyası, düşünülmeyenleri düşünenlerle, görül­meyenleri görenlerle, bilinmeyenleri bilenlerle barış dünyasına dönüşür, İnsanlara bir insana yardım etmenin, bütün insanlı­ğa yardım etmek, bir insanın hayatını kolaylaştırmanın, bütün insanların hayatını kolaylaştırmak olduğunu, gönül dünyasmm öncüleri anlatırlar, Dünyada ölümsüzlüğe erenlerden, defterle­ri kapanmayanlardan olanlar, yeryüzünden hiç eksik olmazlar.</p>
<p>Onların dostluk halkalarında zenginleşen, bilgi ve bilgelik biri­kimleri, kuşaktan kuşağa aktarda aktarda zenginleşir.</p>
<p>Paylaşma kültürüyle düşünceleri anlamsızlaştıran, eylemleri değersizleştiren savaş yılları, düşüncelere anlam, eylemlere de­ğer kazandıran, barış yıllarına dönüşür. Verdikleri sözleri unut­mayanlar, yerine getirmek için yorulma bilmez gayrete girenler, çağa ve zamana karşı güçlerini sürekli yenüemenin yollarını bu­lurlar. “İslam’ın ölçü ve değerleri içinde, tutkuları kar gibi eri­yenlerin” ellerinde, düşünceler yeni zenginlikler, eylemler yeni derinlikler kazanırlar. Onların eylemlerinde iki dünya birbirini, bulutların yağmuru içlerinde taşıdıkları gibi taşır.</p>
<p>Allahın gücünün üzerinde güç yoktur, Allah’ın verdiğini kim­se alamaz, Allahın vermediğini kimse veremez. Allah’ı unutma­yanlar unutulmazlar, Allah’ı sevenler sevilirler. Yüzyıllar içinde sürekli yenilenerek, yeni zenginlikler kazanan Dergah kültürün­de, ana kaynaklarda tekrar tekrar vurgulandığı gibi, Allah&#8217;ın yar­dımından kuşku duyulmaz, ümit kesilmez. Ölümsüz dünyanın güzelliklerini, ölümlü dünyaya taşıyanlar, ölmeden önce ölüm­süzleşirler Onlar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, avuç- ladıkları topraklan altına dönüştürürler. Onların ellerinde ba­kırlar altınlara dönüşürler.</p>
<p>Ersin Nazif Gürdoğan &#8211; Görünmeyen Üniversite,syf:77-80</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ellerin-uzerindeki-elleri-tutmak/">Ellerin Üzerindeki Elleri Tutmak</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ellerin-uzerindeki-elleri-tutmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
