<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aşkın Bir Noktası | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/askin-bir-noktasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Oct 2017 11:29:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Aşkın Bir Noktası | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kalp Ne Hissederse Akıl Onu Uygular</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kalp-ne-hissederse-akil-onu-uygular/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kalp-ne-hissederse-akil-onu-uygular/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2015 05:42:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Bir Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Akıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2650</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlar hislerinin, duygu olarak meylettikleri şeylerin esiridir. Akıl bu hislerin hayata yansımasını ve nasıl tatbik  edileceğini organize etmekle kalbe yahut hislere tâbidir. Şayet kalp nifak,fesat, heva ve heves, gazap, hırs, yani bir şer odağı haline gelmiş ise onun hizmetinde olan akıl da yalan, riya, hırsızlık,aldatma ve benzeri nice kabahatleri işlemek için kolları sıvar; böylesi bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kalp-ne-hissederse-akil-onu-uygular/">Kalp Ne Hissederse Akıl Onu Uygular</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar hislerinin, duygu olarak meylettikleri şeylerin esiridir. Akıl bu hislerin hayata yansımasını ve nasıl tatbik  edileceğini organize etmekle kalbe yahut hislere tâbidir. Şayet kalp nifak,fesat, heva ve heves, gazap, hırs, yani bir şer odağı haline gelmiş ise onun hizmetinde olan akıl da yalan, riya, hırsızlık,aldatma ve benzeri nice kabahatleri işlemek için kolları sıvar; böylesi bir kalbin emrinde elinden geleni ardına koymaz.Ancak kalp zevk-i İlâhîyle dolmuşsa, canına canan bulmuşsa, o sevdiğinin ve sevgilinin izinde gitmek ve ona ulaşmak için bütün gücüyle, fikriyle yollara düşer ve her türlü fedakarlığı yapabilmek için akla emreder. Hatta bu yetmez; benlikten kurtarabilme makamına yükselen bu can kalbin emriyle bu cananına götürüp aklını kurban eder.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Fatih Çıtlak-Aşkın Bir Noktası</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kalp-ne-hissederse-akil-onu-uygular/">Kalp Ne Hissederse Akıl Onu Uygular</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kalp-ne-hissederse-akil-onu-uygular/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efendimiz Teşrif Etmeseydi Ne Kur&#8217;ân’ın Ne Esmâ-i İlahînin Ne İnsanın Kadrinin Bilmek Mümkün Olmayacaktı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/efendimiz-tesrif-etmeseydi-ne-kuranin-ne-esma-i-ilahinin-ne-insanin-kadrinin-bilmek-mumkun-olmayacakti/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/efendimiz-tesrif-etmeseydi-ne-kuranin-ne-esma-i-ilahinin-ne-insanin-kadrinin-bilmek-mumkun-olmayacakti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2015 05:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Bir Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Efendimiz Teşrif Etmeseydi Ne Kur'ân’ın Ne Esmâ-i İlahînin Ne İnsanın Kadrinin Bilmek Mümkün Olmayacaktı]]></category>
		<category><![CDATA[Esma-i İlahi]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2643</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıyameti sonuç yahut ferdî mesûliyetimizin uzandığı en ‘son uç’ olarak düşünürsek, mademki kıyâmette cümle peygamberler ve ümmetleri dahi Hz. Muhammed ümmetinde cem olup hepsi orada buluşacaklar, o halde bu âlemin başlangıç sebebi olarak Efendimiz’in nurunu kabul etmekte ne gibi bir tuhaflık var? Rahman, en önce Kur’ân’ı öğretti. Kime öğretti? İşte o tâlim ilk yaratılıştaki, taayyündeki [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/efendimiz-tesrif-etmeseydi-ne-kuranin-ne-esma-i-ilahinin-ne-insanin-kadrinin-bilmek-mumkun-olmayacakti/">Efendimiz Teşrif Etmeseydi Ne Kur’ân’ın Ne Esmâ-i İlahînin Ne İnsanın Kadrinin Bilmek Mümkün Olmayacaktı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/541b840fefa9b0611b928a29b7f2c7cb.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="  wp-image-4020 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/541b840fefa9b0611b928a29b7f2c7cb-300x225.jpg" alt="Efendimiz-Tesrif-Etmeseydi-Ne-Kur'ân’ın-Ne-Esmâ-i-İlahînin-Ne-İnsanın-Kadrinin-Bilmek-Mümkün-Olacaktı" width="495" height="371" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/541b840fefa9b0611b928a29b7f2c7cb-300x225.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/541b840fefa9b0611b928a29b7f2c7cb-360x270.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/541b840fefa9b0611b928a29b7f2c7cb.jpg 600w" sizes="(max-width: 495px) 100vw, 495px" /></a></p>
<p>Kıyameti sonuç yahut ferdî mesûliyetimizin uzandığı en ‘son uç’ olarak düşünürsek, mademki kıyâmette cümle peygamberler ve ümmetleri dahi Hz. Muhammed ümmetinde cem olup hepsi orada buluşacaklar, o halde bu âlemin başlangıç sebebi olarak Efendimiz’in nurunu kabul etmekte ne gibi bir tuhaflık var?</p>
<p>Rahman, en önce Kur’ân’ı öğretti. Kime öğretti? İşte o tâlim ilk yaratılıştaki, taayyündeki nur-ı Muhammedi’ye işarettir. Halaka İnsân, Efendimiz ve O’nun nübüvvetini; Beyân eden cümle peygamberler ve hazret-i insan namzeti olarak yaratılmış zâtlara işaret etmektedir ki Kuran-ı âyetleri insanla beyân edilmektedir. Efendimiz teşrif etmeseydi ne Kur&#8217;ân’ın, ne esmâ-i İlahînin, ne de insanın kadrinin bilmek mümkün olacaktı..</p>
<p>Kurân-ı Kerîm, o Furkan, Mübin-i Kitâb kendisinden evvel indirilen bütün sahifeleri ve kitapları câmi idi, hepsini içinde barındırmaktaydı. İşte aynen bunun gibi Hz. Fahr-ul Âlem Efendimizde, bütün enbiyânın hikmeti, şeriatı ve feyzi  mevcuddur. Zâten ancak bunları cem eden bir Ahmed’de (as.) Kuranı Kerim cem olabilirdi.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Fatih Çıtlak-Aşkın Bir Noktası</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/efendimiz-tesrif-etmeseydi-ne-kuranin-ne-esma-i-ilahinin-ne-insanin-kadrinin-bilmek-mumkun-olmayacakti/">Efendimiz Teşrif Etmeseydi Ne Kur’ân’ın Ne Esmâ-i İlahînin Ne İnsanın Kadrinin Bilmek Mümkün Olmayacaktı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/efendimiz-tesrif-etmeseydi-ne-kuranin-ne-esma-i-ilahinin-ne-insanin-kadrinin-bilmek-mumkun-olmayacakti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilmeyi Menzil Kabul Etmeden Bulmaya Yönelmek</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/bilmeyi-menzil-kabul-etmeden-bulmaya-yonelmek/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/bilmeyi-menzil-kabul-etmeden-bulmaya-yonelmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2015 05:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanı insan yapan derdidir]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Bir Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Bilmeyi Menzil Kabul Etmeden Bulmaya Yönelmek]]></category>
		<category><![CDATA[derd]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<category><![CDATA[menzil]]></category>
		<category><![CDATA[yönelmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2645</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanı insan yapan derdidir azizim, insanın derecesini,derdinin derecesi belirler. Derdi ve tasası süflî emelleri ve umdukları alçak ve adi olanların aziz insan olması,kamil sıfatlara bürünmesi hayallerden bile öte hayaldir.Biz derdimizi ne zaman kaybettik? Ne zaman bu kadar alçakça dertlere,basit fikirlere gömülü kaldık? Bir kaç kuruşa sattığımız hayatımız ne zaman bu kadar daralıp küçüldü de artık [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bilmeyi-menzil-kabul-etmeden-bulmaya-yonelmek/">Bilmeyi Menzil Kabul Etmeden Bulmaya Yönelmek</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/tasavvufun-kaynagi.jpg"><img decoding="async" class="  wp-image-3471 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/tasavvufun-kaynagi-300x191.jpg" alt="Bilmeyi-Menzil-Kabul-Etmeden-Bulmaya-Yonelmek" width="320" height="204" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/tasavvufun-kaynagi-300x191.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/tasavvufun-kaynagi.jpg 400w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></a></p>
<p>İnsanı insan yapan derdidir azizim, insanın derecesini,derdinin derecesi belirler. Derdi ve tasası süflî emelleri ve umdukları alçak ve adi olanların aziz insan olması,kamil sıfatlara bürünmesi hayallerden bile öte hayaldir.Biz derdimizi ne zaman kaybettik? Ne zaman bu kadar alçakça dertlere,basit fikirlere gömülü kaldık? Bir kaç kuruşa sattığımız hayatımız ne zaman bu kadar daralıp küçüldü de artık ruhumuzun, gideceği ve erişebileceği menzili birkaç köşk ve huri olarak tasarladık ve îmân haline dönüştürdük? Dertlerin küçüklüğü esas dertten uzaklaşmak dermanımızı da, hayallerimizi de, îmân ve aşkımızı da küçülttü. Basit ve âdi bir hevesten farksız sayılabilecek kalıplara ve şekillere dönüştürdü.</p>
<p>Bilmeyi menzil kabul etmeden bulmaya yönelmek, o bulmayla olamaya doğru gitmek,seyrü sülük denilen yolun ta kendisidir.Bildin de bulmadıysak yazık ! Buldun da olmadıysan yazık! Bilmeyi ve bulmayı, olmak için istemediysen-, îmânı ve İslâm’ı ihsana erişmek için vesile görmediysen; ilk defa ‘âmentü’ dediğinde Allah’a karşı muhabbeti içinde hissetmediysen; namaz, oruç, zekât, hac ve Cenâb-ı Hakk ın bütün emirleriyle bu muhabbeti yeşertip diriltmediysen ey insan, senin diğer canlılardan farkın ne? Eğer maksat zikirden ibâret olsaydı&#8230; Zikretmeyen hiçbir şey yok. Sende bu idrak ve bu yakınlık sevdası bulunmayınca kulluk tamam olsaydı şeytanın yaptığı secdeler, mahlûkatın yaptığı zikirler arasından sen nasıl seçilebilir, nasıl seçkin bir hale gelebilirdin.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Fatih Çıtlak-Aşkın Bir Noktası</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bilmeyi-menzil-kabul-etmeden-bulmaya-yonelmek/">Bilmeyi Menzil Kabul Etmeden Bulmaya Yönelmek</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/bilmeyi-menzil-kabul-etmeden-bulmaya-yonelmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlmi Allah İçin Öğrenmeli</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ilmi-allah-icin-ogrenmeli/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ilmi-allah-icin-ogrenmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2015 15:42:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[İlim]]></category>
		<category><![CDATA[İlmi Allah İçin Öğrenmeli]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Bir Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2654</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendi kendimize soralım.Bir insan şöyle veya böyle bu kadar çok kitap okumasına rağmen niçin daha da azgınlaşır? Neticede okudukları alimlere,evliyaya ait kitaplar değil mi,niye tesir etmez ? Cevabı basit ve bir o kadar da vahimdir. Ameller niyetlere göredir. Bir insan, ilmi Allah için öğrenmeli yani Cenâbı Hakkın rızası için tahsil etmelidir. Yine kitap okumak, sohbette [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ilmi-allah-icin-ogrenmeli/">İlmi Allah İçin Öğrenmeli</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendi kendimize soralım.Bir insan şöyle veya böyle bu kadar çok kitap okumasına rağmen niçin daha da azgınlaşır? Neticede okudukları alimlere,evliyaya ait kitaplar değil mi,niye tesir etmez ?</p>
<p>Cevabı basit ve bir o kadar da vahimdir. Ameller niyetlere göredir. Bir insan, ilmi Allah için öğrenmeli yani Cenâbı Hakkın rızası için tahsil etmelidir. Yine kitap okumak, sohbette bulunmak, ilim ve irfan dinlemek nefsi terbiye etmek, şahsiyeti olgunlaştırmak içindir. Niyet Allah için<span class="text_exposed_show">olmaksa, ilim öğrenirken kişide kendisini düzeltmek kastı bulunmazsa bu sapkın niyet, sapkın amelleri doğurur, Bu sebepten dolayı Atâullah İskenderi Hazretleri meşhur eserinde şöyle buyurur, “Bir işin başı hayırlı ve güzelse elbet sonu da hayırlı ve güzeldir.” Yani niyet Allah için olur ve o aşk ile yola çıkılırsa elbet Hakk Teâlâ o insanı kendi rıza sahiline kavuşturur. Fakat birçok kişinin önünde diz çöktüğünde, “ileride ben de bunlar gibi olayım.” niyeti kalp ve dimağda çöreklenmişse okuduğu ve öğrendiği her şey, kişi için başa belâ olur. Sırtına yüklediğinin hamallığını yapmakla kalmaz,yükledikleriyle etrafına da zarar verirler.</span></p>
<div class="text_exposed_show">
<p>Kaynak:<br />
Fatih Çıtlak-Aşkın Bir Noktası</p>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ilmi-allah-icin-ogrenmeli/">İlmi Allah İçin Öğrenmeli</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ilmi-allah-icin-ogrenmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hazret-i Muhammed Ve Ümmeti</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/hazret-i-muhammed-ve-ummeti/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/hazret-i-muhammed-ve-ummeti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2015 17:58:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Bir Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmet]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Hazret-i Muhammed Ve Ümmeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2641</guid>

					<description><![CDATA[<p>Azizim, güzel kardeşim, sana soruyorum, Allah rızası için cevap ver; ama samiyetle, vicdanın ve kalbinle&#8230; Efendimiz’in(sas), kulluğun ve insanlığınla alâkalı açıklamadığı, haber vermediği ne kalmıştır? Sen cenneti görmeden sana cenneti vadeden beşir, Hazret-i Muhammed’dir. Azabı ve Allah Teâlâ’dan uzaklaşmanın sıkıntılarını sen daha görmeden sana haber veren nezir, Hazret-i Muhammed’dir. Sen daha Allah Teâlâ’nın rahmetini görmeden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hazret-i-muhammed-ve-ummeti/">Hazret-i Muhammed Ve Ümmeti</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/hazret-i-muhammed-ve-ummeti/askinbirnoktasi-4/" rel="attachment wp-att-17891"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-17891" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/02/askinbirnoktasi.jpg" alt="" width="208" height="323" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/02/askinbirnoktasi.jpg 386w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/02/askinbirnoktasi-193x300.jpg 193w" sizes="(max-width: 208px) 100vw, 208px" /></a></p>
<p>Azizim, güzel kardeşim, sana soruyorum, Allah rızası için cevap ver; ama samiyetle, vicdanın ve kalbinle&#8230; Efendimiz’in(sas), kulluğun ve insanlığınla alâkalı açıklamadığı, haber vermediği ne kalmıştır? Sen cenneti görmeden sana cenneti vadeden beşir, Hazret-i Muhammed’dir. Azabı ve Allah Teâlâ’dan uzaklaşmanın sıkıntılarını sen daha görmeden sana haber veren nezir, Hazret-i Muhammed’dir. Sen daha Allah Teâlâ’nın rahmetini görmeden seni rahmetiyle ve muhabbetiyle Rabbi’nden isteyen, ‘ümmetî, ümmeti’ (ümmetim, ümmetim) diye yalvararak Cenâb-ı Hakk’tan seni isteyen, nuruyla ve ruhuyla hâlâ senin üzerinde bereket ve rahmeti bulunmakta olan rauf, rahim Hazret-i Muhammed’dir.</p>
<p>Helal-haram, sevap-günah, îmân-küfür, ilim irfan ve daha nice mânâ ve mefhumları; noktasından virgülüne kadar sana beyân eden mübin, Ahmed Hazret-i Muhammed’dir. Sevmek, sevilmek, muhabbet etmek ve aşk ile meşk etmek hikmetini sana muhabbetle, aşkla ruhundan ve sadrından meşk eden, sevgiyi aktaran Hazret-i Habibullah’tır.</p>
<p>O halde ey aziz insan, Allah Teâlâ’ya vâsıl olmak için yola düşen ve seyr u sülûkla yol kateden kıymetli kardeşim, sen kıyameti niye beklersin? Efendimiz’in(sas) teşrifi bilinmedik bir şey bıraktı mı ki hâlâ kıyâmet günündeki ifşâatı merak edersin? Kıyametin en büyük alâmeti zuhûr etmiştir. O en büyük alemlere rahmet Hz Muhammed Aleyhiselamdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Fatih Çıtlak-Aşkın Bir Noktası</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hazret-i-muhammed-ve-ummeti/">Hazret-i Muhammed Ve Ümmeti</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/hazret-i-muhammed-ve-ummeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefes Arası Bir Latife</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/nefes-arasi-bir-latife/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/nefes-arasi-bir-latife/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 2014 16:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkın Bir Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Çıtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes Arası Bir Latife]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu lâtife öyle bir latife ki isteyen okusun, gönül isterse artlasın, gönlü istediği halde anlamayan sırtındaki heybeye koyuversin. Dağarcıkta bulunsun, bakarsın bir gün lâzım olur, Ama anlamayan hemen inkâr etmesin&#8230; Derler ki kâinattaki bütün zuhûrat, âlemler, hilkat, hepsi 28 harfte açıklanmıştır. Bu harflerin hepsi noktanın eğilip bükülmesiyle oluşmuştur. 28 harf 28 mertebeye de işâret eder, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nefes-arasi-bir-latife/">Nefes Arası Bir Latife</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/nefes-arasi-bir-latife/askinbirnoktasi-2/" rel="attachment wp-att-17304"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-17304" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/askinbirnoktasi-1.jpg" alt="" width="190" height="296" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/askinbirnoktasi-1.jpg 386w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/askinbirnoktasi-1-193x300.jpg 193w" sizes="(max-width: 190px) 100vw, 190px" /></a></p>
<p>Bu lâtife öyle bir latife ki isteyen okusun, gönül isterse artlasın, gönlü istediği halde anlamayan sırtındaki heybeye koyuversin. Dağarcıkta bulunsun, bakarsın bir gün lâzım olur, Ama anlamayan hemen inkâr etmesin&#8230;</p>
<p>Derler ki kâinattaki bütün zuhûrat, âlemler, hilkat, hepsi 28 harfte açıklanmıştır. Bu harflerin hepsi noktanın eğilip bükülmesiyle oluşmuştur. 28 harf 28 mertebeye de işâret eder, Öyle harf deyip geçmeyin İslâm medeniyetinin en temel unsurlarından biri hat sanatıdır. Hat sanatında İslâm medeniyetine ait diğer sanatlarda da olduğu gibi gölge yoktur. Zâten hattın kendisi tecelliyatın gölgesi olmuştur. Gölgenin de gölgesi olur mu?</p>
<p>Bu harflerin her birinde yüzlerce remiz, sayılamayacak kadar çok mânâ vardır. Kur’ân-ı Kerîm yani kelâmullahın bu 28 harf kalıbına dökülmesi ve oradan insanların dimağına, zihnine, kalbine, nüfûz etmesi elbette tesadüfi değildir. Kur&#8217;an-ı Kerîm sadece beyân açısından değil, kelimelerin hatta harflerin peşpeşe geliş şekliyle bile mucizedir.</p>
<p>İşte bundan dolayı âmentü cümlesinin harfleri ve dizilimi- ne dikkat çeken bazı âlim ve arifler bu metnin mucizevî denilebilcek özelliklerine de işâret etmişlerdir. Cenâb-ı Hakk’tan aldıkları ilmi ledünle  âmentüdeki b harfinin sırrına vâkıf âmentüyü nasıl konuşturmuşlar:</p>
<p>Şöyle ki âmentüdeki billahi kelimesindeki b ve ilk elif harfi,Cenâbı Hakk&#8217;ın muradına, bilinmekliği istemesine işâret kabul edilir» nokta-i Muhammedi&#8217;yi bâtından zahire âşikâr etmektir denilmiştir. Çünkü b&#8217;den lafzullaha geçilirken o elif okunmaz. Allah Teâlâ kendisini kullarına bildirmek için nur-ı Muhammed’le onların ikrarını sağlamıştır. Hattâ âmentü kelimesinde elifin uzatılarak, Efendimize işâret eden mim harfinin insanın remzi olan nun harfinde sâkin kılınarak, daha sonra t harfinde Allah ve Muhammed nurunun iki nokta olarak yan yana bulunmasını tevhidin iki yönünün ve iki cümlesinin âşikâr kılınmasına işâret saymışlardır. T’yi bulunulması gereken makam ve olunması gereken nihaî nokta, yani tevbe ve tevhîd olarak tefsir etmişlerdir.</p>
<p>Sonraki kelimeye, ‘billahi’ye geçilir ise b harfi, nur-ı evvel, yani nur-ı Muhammed‘e işâret eden harftir. Ve ondan sonra gelen lafzatullahtaki harfler, Allah Teâlâ’nın esma, sıfat, ef&#8217;al ve zâtıdır. Yani Cenâb-ı Hakk’ın esmâ, sıfat, ef’al ve zâtı ancak Allah Resûlü’nün rehberliği ile bilinir ve “Muhammed Mustafa’nın inandığı ve getirdiği şekil üzere Allaha İmân ettim, ben Allah Teâlâyı Hz. Muhammed’le bilirim’ demektir.</p>
<p>‘Ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulihî ve’l-yevmil-âhiri’de Allah ve Resûlü ne tâbi oluşla beraber Cenâb-ı Hakk a muhabbetin vesilesi ve O na yakınlaşmanın, velâyetin nanesine vav harfleriyle atıf yapılmıştır. Her bir vav harfi insan fıtratına uygun bir kabul edişe, sonsuzluğa, Rahmânın rahimdeki tecellîsine ve vuslata işâret olmuştur. Ve bil-kaderi’ derken yine ba-ı Muhammed zuhûr eder. İnsan kaderini bilemez, ama kadrini biterek kaderinde kendisine tâyin edilen dosdoğru bir yola Efendimizin nuruyla sevk olunur. O sebepten dolayıdır ki O’na Kuranı Kerim indirikliğinden haberdar olduğumuz dünya gecesine, Kadir Gecesi denir.</p>
<p>Kainattaki bütün hadisâtın remizlerinin bulunduğu Kur’ân-ı Kerim Cenâb-ı Hakk&#8217;ın kelâmı olan ve en güzel kelimesi olan Hazret-i Muhammed Mustafa’nın sadrında cem olmuştur; O’nun sadrında takdır-i ilâhiyeyle insan oluşumuz ve yine istikamet üzere takdir ve tahsil edilişimizin sırrı mevcuddur. ‘Ve bıl-kaderi dedikten sonra ‘hayrihî ve şerrihî’ buyurulmuş; hayır, başa alınmış ve yukarıda anlattığımız çerçevede şerrinde bir öğreti olduğuna dikkat çekilerek şerden hayra dönüşe de yine vav harfiyle işaret edilmiştir. ‘Hayrihî ve şerrihi&#8217;nin sonundaki h’lerin, nereden giderse gitsin sonunda kişinin yolunun Allah&#8217;a çıktığını fark etmesine işaret ettiği söylenmiştir. ‘Minellahi teâlâ ve’l-ba’sü ba’de’l-mevt’, Efendimizin ardında ve rehberliğinde yürüyen insanın nasıl Allah’a vâsıl olacağını gösteren mühim bir alâmet olarak âmentüye yerleşmiştir.</p>
<p>‘Ve’l-ba’sü ba’de’l-mevt’in şerhi için bendeniz husûsî bir risâle okudum. Lâkin burada sadece nakletmek bile epeyce bir hacim tutabilir. Biz bunların hepsine haktır diyerek kelime-i şehâdeti zikreder, “Eşhedu en la ilâhe iilâfiah ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve resûluhû.” deriz. Yani bu irfanla, bu bilişle kişi ancak şehâdet makamına yükselebilir, vesselâm.</p>
<p>Fatih Çıtlak, Aşkın Bir Noktası</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nefes-arasi-bir-latife/">Nefes Arası Bir Latife</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/nefes-arasi-bir-latife/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
