<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nuri Pakdil | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/nuri-pakdil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Nov 2017 19:30:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Nuri Pakdil | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Her İnsan Yeryüzüne Eklenen Bir Sorumluluktur</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/her-insan-yeryuzune-eklenen-bir-sorumluluktur/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/her-insan-yeryuzune-eklenen-bir-sorumluluktur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 13:57:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Her İnsan Yeryüzüne Eklenen Bir Sorumluluktur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7961</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8216; Her insan yeryüzüne eklenen bir sorumluluktur: doğumla birlikte. Çünkü insan bir sorumluluğu yüklenerek geldi yeryü­züne + bir varoluş sözleşmesi bu = İNSAN YARATILDI. Yazık ki, zaman zaman duraklıyor insanın zihinsel aygıtları: oysa, insan, sürekli olarak düşünmek zorundadır bir şeyi: yaratılış bilgeliğini. İnsanın böylesi bir zihinsel edim içinde olabilmesi de bir iz sür­mesiyle olasıdır ancak: [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/her-insan-yeryuzune-eklenen-bir-sorumluluktur/">Her İnsan Yeryüzüne Eklenen Bir Sorumluluktur</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_static_2y0abb9zq2kgsoc4sgkkc0gs4.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7962" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_static_2y0abb9zq2kgsoc4sgkkc0gs4.jpg" alt="Her İnsan Yeryüzüne Eklenen Bir Sorumluluktur" width="400" height="364" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_static_2y0abb9zq2kgsoc4sgkkc0gs4.jpg 400w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_static_2y0abb9zq2kgsoc4sgkkc0gs4-300x273.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a>&#8216; Her insan yeryüzüne eklenen bir sorumluluktur: doğumla birlikte. Çünkü insan bir sorumluluğu yüklenerek geldi yeryü­züne + bir varoluş sözleşmesi bu = İNSAN YARATILDI. Yazık ki, zaman zaman duraklıyor insanın zihinsel aygıtları: oysa, insan, sürekli olarak düşünmek zorundadır bir şeyi: yaratılış bilgeliğini. İnsanın böylesi bir zihinsel edim içinde olabilmesi de bir iz sür­mesiyle olasıdır ancak: çok çetin bir zihinsel edim gerekli. Yoğun bir sis tabakası kaplamıştır yeryüzünü + İNSANIN YÖNÜNÜ. Çağımızda, insan hem birbirinden kopmuş, hem de insa­nın aygıtları birbirinden kopmuştur: Sözgelimi, insanın dü­şünce aygıtı İle sindirim aygıtı arasında hiçbir ilinti kalmamıştır + her aygıt kendi başına yaşamaktadır şimdi = İŞTE YERYÜZÜ­NÜN CİN GÖRÜNÜŞÜ! O, tüm duyarlığıyla gözlemliyordu bu kara görüntüyü. İnsan, nesnelerin bir bakıma tutsağı olmanın da ötesinde nesne olup çıkmıştır:insanın göz gözü görmeyen PAZAR YERİNDE parçaları satılmaktadır:olanlarda,satanlarda,özdeşbirbirlerine:EKSİK İNSANLAR.(Şaşırtma oklarını kim kıracak?)İnsan,damlayanininlerini de toplamadan yürümek istiyorya, hiç olanak var m, buna? (Çağdaş insanın üzerinde ,çok gereksiz ağırlıklar var: insan, birer birer at bunları üzerinden! Çünkü uzun yokuşlar var önünde çıkacağın, diye kim önleyecek çağdaş insanı?) O, çok alçak gönüllü bir çizgide yapmaya çalışıyordu bunu: insana, hem yitiğini buldurmak, hem de ge­reksizliklerini üzerinden attırmak istiyordu + (İNSANI EVRENSEL BİR YÜRÜYÜŞE HAZIRLAMA ÇALIŞMALARI).</p>
<p>Bundandı insanları sürekli izleyişi + insandaki oluşumları gözlemlemek için direnişi. (Her insan, bir şeyleri gözlemlemek ister belki, ama direnemez bunda uzun süre. Ama, O, direniyordu: kıvancı oluyordu bu di­renişi: &#8220;direndikçe&#8221; derdi, &#8220;güçleniyorum&#8221; + eklerdi: &#8220;direniş, insana, bir bilinmezi daha öğretebilir: yaklaştırabilir bizi insa­na, biraz daha&#8221;). Ancak, bir izi sürerek ulaşabiliriz insana: artık insan yakınımızda değil; çok uzaklarda kaldı + ölçülemeyecek denli uzaklarda: elimizi uzatsak Kaf Dağına dokunabileceğiz de; insan daha daha ötelerde kaldı. (Kaf Dağı&#8217;nın ötesinde, yani insanla aramızda, YAPMA BİR CEHENNEM var). Ona baktıkça, O&#8217;nu dinledikçe, Onunla birlikte yürüdükçe, bu &#8216;yapma cehen­nemin&#8217; yokolacağına, bir gün mutlaka yokolacağına inancım artardı: O&#8217;ndan ayrılır ayrılmaz, içime dolan bu umudu, bu coş­kuyu aktarmaya çalışırdım konuştuğum, görüştüğüm herkese. Özellikle umut, konuştukça büyür, aşar sizi, kentinizi de, ülke­nizi de aşar: yeryüzüne bir elektrik akım, gibi geçer umut: (Kötümserlik tecimenleri, karamsarlık tecimenleri, önünden çekilin &#8216;iz&#8217;imizin!) insan, aradığı bildirgeyi, bir iz&#8217;i süre süre bulabilir:kuşkusuz sürekli zihinsel titizliğini koruyarak.</p>
<p>Öldürmenler tut­muşlardır iki yanını yolun: çağdaş insan, mutlaka, içdünyasını yeniden kurmak zorundadır + bilincini din coşkusuyla arıtarak algılamak zorundadır Tanrı&#8217;yı= ölüm korkusu böyle giderilir ancak. O, insanın giz&#8217;le ilintisini &#8216;iz&#8217;i duyumsayabilip duyumsa- yamamasıyla ölçüyor gibiydi. Temelde, şurda düğümleniyor in­sanın acıklılığı: kendi yolunu açmada büyük yetenekleri görülen insan, bir de bakıyorsunuz kendi yolunu eliyle tıkamış + yolunu şaşırtmak için tepesinde dönüp duran kuzgunları kaçıracağına, kovalayacağına, yeni yeni besinler getiriyor onlara. Sayısız bay karga havada: göğümüzü karartan binlerce sinek: siyasa kasapları, yeryüzünün her metrekaresinde kesip doğruyorlar insanla­rı. O, kenarlarından kan sızan bu yeryüzü tablosunu en güçlü duyumsayanlardan biriydi.</p>
<p>Çağdaş insanın korkusu, vicdansızlığından kaynaklanıyor belki de. Kim duyumsatacak vicdanımızı bize? İnsan mı, toprak mı? Ölüm mü, yaşam mı? Çağdaş insanın en büyük olumsuzlu­ğu vicdansızlığıdır. Vicdanımız işlevini yapmadan nasıl gide­rilir bu yoğun karanlıklar? Adaletsizliği, zulmü, ancak vicdanlı olabildiğimiz zaman durdurabileceğiz: tüm yeryüzünde. Öncü bilgelerle, zaman zaman, insanın vicdanı eklenir toprağa: yeni bir güç katmak için yeryüzündeki inanç devinimine + sonsuz toprak, bilge insanla, öncü insanla yenilenir de: inanıyorum böyle oldu O&#8217;nunla da.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nuri Pakdil,Bağlanma</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/her-insan-yeryuzune-eklenen-bir-sorumluluktur/">Her İnsan Yeryüzüne Eklenen Bir Sorumluluktur</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/her-insan-yeryuzune-eklenen-bir-sorumluluktur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanın Evrensel İşlevi</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insanin-evrensel-islevi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insanin-evrensel-islevi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 13:15:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanın Evrensel İşlevi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7958</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanın, evrensel işlevini sürekli algılaması, direnme gücü­ne bağlı ancak: kendisini bu işlevinden koparmak için çalışan cadılara karşı direnmesine bağlı. İnsanın yolunu cadılar, firavun­lar kesiyorlar şimdi: tuzaklarla. İnsan, unuttu yeryüzünün anlamı olduğunu + başlangıçta, sorumluluğu ilk yüklenenin kendi» ol­duğunu = derin boyutlar içinde, yeniden, algılamamız gereki­yor konumumuzu. O, bize, kendi konumumuzu algılatabilmenin yollarını araştırıyordu + yiten [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-evrensel-islevi/">İnsanın Evrensel İşlevi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/7523901.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7959" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/7523901.jpg" alt="İnsanın Evrensel İşlevi" width="500" height="280" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/7523901.jpg 500w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/7523901-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a>İnsanın, evrensel işlevini sürekli algılaması, direnme gücü­ne bağlı ancak: kendisini bu işlevinden koparmak için çalışan cadılara karşı direnmesine bağlı. İnsanın yolunu cadılar, firavun­lar kesiyorlar şimdi: tuzaklarla. İnsan, unuttu yeryüzünün anlamı olduğunu + başlangıçta, sorumluluğu ilk yüklenenin kendi» ol­duğunu = derin boyutlar içinde, yeniden, algılamamız gereki­yor konumumuzu. O, bize, kendi konumumuzu algılatabilmenin yollarını araştırıyordu + yiten &#8216;giz&#8217;imizi bize yeniden buldurtmaya çabalıyordu: bitimsiz coşkusuna bizi çekerek. (Uygulayımbilim, çelikten &#8211; çimentodan kolları arasında eziyor çağdaş insanı: bu basıncın etkisinden, olsa olsa, bir coşku kurtarabilir insanı &#8211; insan, burda bulmak zorundadır bir çıkış noktasını). Günlük yaşamı kesinkes belirleyen &#8216;sınırlar&#8217; olanak bırakmıyor coşkuya:makineleşen çağdaş insanın derin uçurumu burda: tekdüze bir yaşamla kuşatılmış olmasında + bu kuşatmanın gide gide yo­ğunlaşması bir de = (En temel soru). &#8216;İNSAN&#8217; BİTECEK Mİ? TAM SONDA MIYIZ? SONA MI YAKLAŞIYORUZ?</p>
<p>İnsan, İyice nesneleşen yanlarını çok keskin bıçaklarla yontmazsa, kendi kendini kanatmazsa, bitebilir insan soyu. Evrensel işlevini artık algılamayan insanın bir anlamı kalacak mı? Hep, insanın evrensel işlevini anlatırdı O: &#8220;ancak&#8221; derdi, &#8220;din coşkusu kav­ratabilir bize evrensel işlevimizi&#8221;. Sıkıntılarımızın kökeninde ne var? Çağdaş insanlığın sıkıntılarının kökeninde neler var? Bir yanımızın sürekli kuruduğunu duyumsuyor muyuz? Tonlarca çi­mento dökülüyor çağdaş insanın kalbine: kalbimizin üzerine + oluşan paslı bir külçe = bunun üzerinde şimdi çağdaş insan, bir hınç gibi + düşsüz bir &#8216;toplam&#8217;. O, İçdünya Uzmanı, kırıyordu durmadan içimizdeki BETON KALIPLARINI + &#8220;bak&#8221; derdi, &#8220;iyi­ce bak: kat kat bu tabakaları insanın&#8221;: eklerdi: &#8220;doğrulabilir mi insan, içindeki bu beton tabakalarıyla?&#8221;. (Bir güneşli gündü, Harbiye&#8217;den Taksim&#8217;e doğru yürüyorduk, bir göğe bakıyor, bir insanlara bakıyor, hemen birşeyler olacağından korkuyor gibiy­di).</p>
<p>&#8220;İnsanlar&#8221; diyordu, &#8220;sürekli denetildiklerini iyice unutmuşlar gibi&#8221;. Çağdaş insanın, büyük bir eksikliği de kuşkusuz şurda: günüyle tarih arasında bir bağ kurmamasında, belki kuramama-sında + ilençli kavimleri hiç usuna getirmemesinde, belki getire­memesinde + Kutsal Kitapla varlığını doldurmamasında, belki dolduramamasında: tüm bunlardan yoksunluk, yoğunlaştırıyor İnsanın üzerindeki ilenci. Çağdaş insan, hâlâ duyumsayamadığı bir ezinç yaşıyor: Tanrısızlığın bilinmez ağırlığı altında. Oysa, insanın temel gereksinimi Tanrı olabilir ancak. Çağdaş insan, şimdi tam bir özöldürüm deneyiminde: nesne iştahının artması,kayganlaştırıyor düzlemini + kayıyor ayağı iyice = uçta; derin yarlar önü: uçurum dipsiz. 0, insanın içinde bir fırtına başlasın, istiyordu: tüm cin çatılarını çökertecek bir fırtına istiyordu + bu fırtına uygulayım bilimin içsel bakımdan durağanlaştırdığı insanı devînimleştirsin, istiyordu = bunun içindi, o kesiksiz coşkusuy­la insanın üstüne üstüne varışı, insanı içinden yoklayışı, insanı içinden tutuşu: insanın, betonundan, bir parçasını hiç olmazsa eksiltmek içindi. (Nesneleşen insanın, bir de, sömürülmesi var ortada: anamalcılığın, üleşimciliğin doğradığı, bir mezbahada parçaladığı İNSAN duruyor ortada: ÇAĞIMIZDA, İNSAN, KANLI BİR KURBANI: HEM ANAMALCILIĞIN, HEM ÜLEŞİMCİLİĞİN + yanıt bekleyen bir soruya dönüştü herşey = insan, hem kendi betonlarını kıracak, hem de, dışındaki öldürmenlerini ayrım­sayacak mı?).</p>
<p>Soruların yoğunlaşmasıyla, büyüyor, ağırlaşıyor insanın yazgısı. Büyük yargı günü de yaklaştıkça yaklaşmıştır: bir kuzgun dolaşıyor sürekli başımızın üzerinde. Gerçekte, ay­rımında olmasa bile, bir ürküntü toplamı olup çıkmıştır çağımız insanı: kitapların sayfalarından tüm yazıların silineceği bir gün gelecek. O gün gelip çattığında, çağdaş insan, BİR GEREKLİLİĞİ, hâlâ kalbinde duyumsamamış olursa? (: Gene, gücün içinde, duruyor gizli, ey insani). &#8220;Korku&#8221; derdi, &#8220;bir arkadaş gibi yanın­da olmalı insanın&#8221; derdi, &#8220;umutla dengelemek için : içimizi&#8221;. Her gereksinim, yeni bir gereksinimi gerektirerek, yaklaştırıyor aslında insanı bir şeye: din coşkusundan başka ne olabilir bu? insan, sonunda, din coşkusunu aradığını duyumsayacaktır kuş­kusuz. Yaratılışındaki bilgelik gerektiriyor bunu: özellikle O&#8217;nun boğuntudaki insanı tutuşu, izleyişi, önündeki tehlikeleri gösterişi hep bunun içindi: tehlikelerini aşabileceğini göstermek isteme- sindendi insana: Türkiye&#8217;nin yabancılaşan insanına.</p>
<p>Nuri Pakdil,Bağlanma</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-evrensel-islevi/">İnsanın Evrensel İşlevi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insanin-evrensel-islevi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanın Sonsuz Gücü Evrensel Konumundan Kaynaklanıyor&#8230;</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuz-gucu-evrensel-konumundan-kaynaklaniyor/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuz-gucu-evrensel-konumundan-kaynaklaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 13:03:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanın Sonsuz Gücü Evrensel Konumundan Kaynaklanıyor...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7955</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanın sonsuz gücü evrensel konumundan kaynaklanıyor: bazen, dünyayı, şu bir top gül gibi patlamaya hazır bombayı çok küçük bulduğumuz &#8216;anlar&#8217; yaşamaz mıyız? = bunun ayrımında olsak da olmasak da, insandaki Tanrısal &#8216;giz&#8217; bu. (Evrensel dü­zeyde bir tasarım). İnsan; büyük, tek, benzeri olmayan bir olgu­dur + bundan olacak, insan, ekmeksizliğe, susuzluğa bir süre dayanabilir de, içindeki [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuz-gucu-evrensel-konumundan-kaynaklaniyor/">İnsanın Sonsuz Gücü Evrensel Konumundan Kaynaklanıyor…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7956" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500.jpg" alt="İnsanın Sonsuz Gücü Evrensel Konumundan Kaynaklanıyor..." width="500" height="333" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500.jpg 500w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500-360x240.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500-277x184.jpg 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500-296x197.jpg 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500-370x247.jpg 370w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500-236x157.jpg 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/tumblr_lbjmd7vcx51qzq1jio1_500-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a>İnsanın sonsuz gücü evrensel konumundan kaynaklanıyor: bazen, dünyayı, şu bir top gül gibi patlamaya hazır bombayı çok küçük bulduğumuz &#8216;anlar&#8217; yaşamaz mıyız? = bunun ayrımında olsak da olmasak da, insandaki Tanrısal &#8216;giz&#8217; bu. (Evrensel dü­zeyde bir tasarım). İnsan; büyük, tek, benzeri olmayan bir olgu­dur + bundan olacak, insan, ekmeksizliğe, susuzluğa bir süre dayanabilir de, içindeki BÜYÜKLÜĞÜN kurumasına bir an bile dayanamaz, sanıyorum = ekmeksizliği de, susuzluğu da, kendi büyüklüğünden beslenen güçle yenecek çünkü. (=&#8217;Emeği&#8217;, her şeyin temel öğesi sayışım bundan benim + &#8217;emeğin&#8217; dışındaki her şey karşıdır insana + olumluluğun özdeşidir emek + emek dışı her şey KÜL). Çağımız insanı âdeta bir kül çağı yaşıyor: O, çok dinç bilinciyle, soluk alıp vermesi güçleşen insanın, çağdaboğulmak üzere olan insanın, bir duyarlı yanı kalmış olabilir mi, diye, araştırıyordu durmadan: bitimsiz bir sabırla. İnsan, yazık ki, gittikçe mekanikleşiyor: dört duvar ortasında -bu duvarlar da sana doğru yürürken- şimdi ne yapacaksın insanoğlu? (O&#8217;nu tanıdığımdan beri, gözlerinden taşan bir korkuyu da duyumsuyordum: bu soruyu herkese, ama herkese, yönelteyim mi, yö­neltmeyeyim mi, der gibiydi. İnsana, olumsuzluğunu, &#8216;yıkımını&#8217; değil de, olumluluğunu, &#8216;büyüklük gizi&#8217;ni duyumsatmanın daha uygun olacağını vurgulardı çünkü). Korku&#8217;yu değil de umut&#8217;u se­çiyordu O.</p>
<p>Söylerdi: &#8220;PEYGAMBER&#8217;den alıyoruz umudumuzu + çünkü, kesinkes bir gereklilik, ilkelerinin tümü, tüm insanlık için + tüm zamanlar için + tüm koşullarda&#8221;. Eklerdi: &#8220;insan&#8221; derdi, &#8220;ancak PEYGAMBER&#8217;in ilkeleriyle aşar bu dört duvarı + kendi­sine doğru yürüyen bu dört duvarı&#8221;. (: İnsan, içinde şimşekler çaktırmaya bak!). Eklerdi: &#8220;duvarlar mı?&#8221; (: Uzun, etli bir duvar geliyor gözümün önüne = yapış yapış kan = insan kanı). Sürdü­rürdü : &#8220;nesnelerden oluşuyor bu duvar = herkes, görüş açısını kendisi kapatıyor = tam batış + varsıllığın örülü duvarı bu + bilinç kopukluğu&#8221;. İnsan, büyük bir yargı gününe doğru adım adım yaklaştığını duyumsasa düğüm çözülecek: insan, eninde sonunda, bir gün, nasıl olsa yargılanacağını bir anlasa: kuşku­suz, en gerekli olanı, önemlisi, insanın, kendi içinde kendi ken­dini yargılamaya başlamasıdır = bu da, büyük bir İÇYETKINLIGI gerektiriyor. İnsan, sonsuz deneylerden geçtiği halde, hâlâ yete­rince olgunlaşamadı gibi. Tuzaklara düşmemek: bu da, insanın, kendi külünü, kendi eliyle havaya savurmasına bağlı + insanın çağımızdaki konumu çok güçleştiriyor bunu = kabaran, şişen; bir &#8216;vurgun&#8217; iştahı, bir &#8216;zulüm&#8217; çoğalımı, bir &#8216;sayılama&#8217; merakı. İnsan kendi külünü savurmadan havaya, fethedemez kendini +çünkü erinç büyümez bu kulun altında =İNSAN BÖCEK DEĞİLDİR.</p>
<p>Sınanmak için, bir sınavdan geçmek için yaratılmıyor muyuz?  Şu da var: elimden insan tutunca çıkabilirim ancak kendi ku­yumdan -duvar, burda dur!-). O, çağdaş büyük Bilge, insanın çü­rüyen yanından parçalar alarak gözlemliyordu bir şeyleri: insanın çürüyen yanındaki ur, çürümeyen yanına hiç olmazsa geçmesin diye çabalıyordu + bir yandan da, çürüyen yerlere özsu taşıyordu + ur yok olacak, çürüyen yerler de düzelecekti zamanla. Kuşkusuz çok güç bir işti bu. İnsana ulaşmak, çok sarp yollardan geçmek­le olasıdır ancak: çetin bir ceviz insan: kır; bir kabuk daha; onu da kır: çok derinlerde insanın bilmecesi: Onun her sözü, konuş­tuğu insanın üzerinden, kürek kürek kul kaldırıyordu + O&#8217;nunla konuşan insanın kendinde bir yeğnilik duyumsaması bundandı. Ne ki, insan, külüne kül katmada, külünü artırmada yazık ki usta mı usta: insan birbirine baktıkça, şimdi, hemen, kapıyor bu usta­lığı birbirinden = gri bir kul kraterine dönüşüyor yeryüzü. Tanrı Öğretisinde vurgulanan emeğin kıvılcımları, kül kraterinde yiten İNSANın kalbine düşecek nasıl olsa: önemli olan, insanı, içinden, çok gizemli bir yerinden yakalamaktır: önemli olan, insanı, kendi murdarını eliyle sürütecek bilinç düzeyine ulaştırabilmektir, çıkara­bilmektir: O, hep, insanın vicdanı kalmış mı hâlâ, araştırıyordu: bir kırıntı da bulsa, bir insanda, bu kırık tellerden bir ezgi oluştur­maya bakıyordu = &#8220;umut&#8221; diyordu, &#8220;umut hiç eksilmiyor ben­de: bu kırık telleri ses verdikçe, insan, bu sesin kendi sesi olma­sı gerektiğini anlayacak sonunda&#8221;. Kuşkusuz gelip dayanıyoruz gene insanın yiğit yanına + bulup çıkartalım ışığa gömümüzü = sorumluluğumuzun büyüttüğü onuru. &#8220;Kül&#8217;e baş eğmeyen insan: haydi, değiştir yeryüzünü&#8221; gibi, bir ses, yankılanırdı kulaklarımda O&#8217;ndan ayrıldığım her kezinde.</p>
<p>Nuri Pakdil,Bağlanma</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuz-gucu-evrensel-konumundan-kaynaklaniyor/">İnsanın Sonsuz Gücü Evrensel Konumundan Kaynaklanıyor…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insanin-sonsuz-gucu-evrensel-konumundan-kaynaklaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan&#8217;ın Kendi Anlamı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 12:53:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan'ın Kendi Anlamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7952</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanın, ödün vermeden savunması gereken bir gerçek var: kendi anlamı, insan, kendi anlamını da, ancak, &#8216;manevî içeriğini&#8217; zenginleştirdikçe kavrayabiliyor: çünkü, çok büyük bir gizdir iç dünyası insanın. Bu gizin kaynağına inmek: O, bu ince yolda ilerliyordu coşkuyla: &#8220;Ancak&#8221; derdi, &#8220;PEYGAMBER&#8217;! düşünerek kavranabilir bu yolun çetinliği&#8221;. İnsan, savunmasız bırakıldı çağımızda: tüm kendine özgü değerlerden alabildiğince soyut­landığı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/">İnsan’ın Kendi Anlamı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-7953" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t.jpg" alt="İnsan'ın Kendi Anlamı" width="351" height="268" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t.jpg 709w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t-600x458.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t-170x130.jpg 170w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t-300x229.jpg 300w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" /></a>İnsanın, ödün vermeden savunması gereken bir gerçek var: kendi anlamı, insan, kendi anlamını da, ancak, &#8216;manevî içeriğini&#8217; zenginleştirdikçe kavrayabiliyor: çünkü, çok büyük bir gizdir iç dünyası insanın. Bu gizin kaynağına inmek: O, bu ince yolda ilerliyordu coşkuyla: &#8220;Ancak&#8221; derdi, &#8220;PEYGAMBER&#8217;! düşünerek kavranabilir bu yolun çetinliği&#8221;. İnsan, savunmasız bırakıldı çağımızda: tüm kendine özgü değerlerden alabildiğince soyut­landığı için. (: Büyük acısı şu insanın: yeryüzünde bir ıssızlığın gittikçe daha da yoğunluk kazanması). Yeryüzünü güzelleştiren insanı savunmak + insanla birlikte bütün bir &#8216;mekanizma&#8217;yı sa­vunmak = bir ipucu bu. Çağın boğuntusu, insanın salt madde­sel düzlemlerde yığınlaştırılmışlığında toplanıyor: eşyalaştırılan insanın çağa yansıyan acıklılığı. Bu acıklılığı en iyi duyumsayanlardan biriydi O (: Kuşkusuz her insan az ya da çok insanlarla. Ama, 0, insanlarla olan ilişkilerini sürekli v (aştırmaktaydı + bu yaklaşım O&#8217;nda, çok büyük olumluluklar oluşturuyordu: insanın gizine daha bir yaklaşma olanağı sağlıyordu: her gün sayısız insanı görmesi, bunları dinlemesi tüm bu insanları sabırla kalbinde ısıtması, gönlünde ısıtması, tüm bu insanların yüreklerine de umut doldurması hep bundandı: giz&#8217;e biraz daha yaklaşabilmek çabasındandı).</p>
<p>Yığınlaştırılan insan müthiş de bir yalnızlık içindedir: görüyordu, ülkemizdeki insanın tüm çarpıtılan yanlarını + bu topraktan koparılmış konumunun giderek daha da ağırlaştırdığını + uygarlığına yabancılaştırıldım bile artık duyumsayamadığını = tüm bu olumsuzluklarla âdeta özdeşleşen İNSAN&#8217;ı irdeliyordu yoğun bir ilişki içine girerek. (Bu karmaşıklığın ilkin sanatla, edebiyatla irdelenmesi gerektiğini vurgulardı sürekli). Çağdaş insanın düşünsel sapıklığı; içdünyamızı, içimizdeki gizi oluşturan öğeleri irdelemek istememesidir, bundan kaçmasıdır: &#8220;İnsan, nereye kaçıyorsun?&#8221; der gibiydi âdeta O. Bir kez gördüğü insanı bir kez daha görmek isteme­si, kim olursa olsun ama, görmek istemesi, belki bu kaçışını, o insanın bu kaçışını, o insanın içindeki ikinci insanın bu kaçışını durdurmak içindi: hiç olmazsa yavaşlatmak istiyordu bu kaçı­şı. Kiminle konuşursa, kimi görürse usul usul bir bildiriyi açıklı­yordu : &#8220;PEYGAMBER&#8221; diyordu, &#8220;anlamıdır insanın&#8221;. Eklerdi: &#8220;Anlamıdır yeryüzünün&#8221;. Eklerdi : &#8220;PEYGAMBER var diye oldu bu dünya, ötedünya: HER ŞEY&#8221;. Gösteriyordu kaynağını varolu­şun = &#8220;Gerçeği yinelemek&#8221; derdi, &#8220;daha bilinçli kavramamıza yarar&#8221;. Bir yöntemi de ışıtıyordu böylece yeniden: bilgilerimizle inançla donatılması gerçeğiydi bu: TEK GEREKLİLİK özsuyuydu O&#8217;nun coşkusunun. (Belleğimi yokluyorum: bir kez bile, coşkusuz olsun, görmedim O’nu = vadilerde, o temiz kayalara çarpa çarpa akan ırmaklar olur ya, öyleydi işte: sürekli coşkunluktu O,peygamber sevgisinden başka neyle yorumlanabilir bu coşku? Sürekli sorardım kendi kendime bunu).</p>
<p>O&#8217;nu sonuçlayamazdım, sürekli büyüyendi çünkü O. Bir gün Köprü&#8217;den Eminönü&#8217;ne doğ­ru yürüyorduk: &#8220;Bak&#8221; diyordu bana, &#8220;Süleymaniye daha ışıklı Ayasofya&#8217;dan: gündüz de böyle, gece de böyle bu: neden mi?: kaynaktan: yapılıştaki&#8221;. Durmadan bakıyordum bir oraya, bir oraya. Elimden tutuyordu: &#8220;Çünkü&#8221; diyordu bana, &#8220;biri doğru­dan inandı, öbürü sonradan inandırıldı&#8221;. İçimizde hep Süleymaniye, Cağaloğlu&#8217;nu çıkıyorduk, öğleye doğruydu). Yiğitlikle inilebilinirdi ancak derinliklerine: insanın = O&#8217;ndan özümlediğim bir yürüyüş yöntemi bu. Unutulmaması gerekli gerçek: yiğitlik de sürekli bir özveriyi gerektiriyor: özveri, karşısında bunun için konforun: (İnsan, ya yıkarsın uygulayım bilimin önüne koyduğu bu putu, yani konforu; ya da, beklersin putunu elinden alacak yiğit insanı! = Özverili insanı). İnsan, susturmak zorundadır ken­di cadılarını. Vakit doldu: cadı çağının son çanı çaldı + insan kazanmak zorundadır bu cadı savaşını = BİR GEREKLİLİĞİ İN­SANIN YENİDEN DUYUMSAMASIDIR BU. O, yüreğiyle, diliyle, eliyle, dişiyle, tırnağıyla savunuyordu KALEyi + &#8216;giz&#8217;i.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nuri Pakdil,Bağlanma</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/">İnsan’ın Kendi Anlamı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uçurumdur düşünen insanın önü&#8230;</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ucurumdur-dusunen-insanin-onu/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ucurumdur-dusunen-insanin-onu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 12:50:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[Uçurumdur düşünen insanın önü...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7949</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uçurumdur düşünen insanın önü: derin yarlar: olumlulu­ğundan geliyor konumunun. Görülüyor tehlikeler, kurulu ba­rikatlar: nereye baksanız tuzak. Tehlikesiz bir dünyanın hiç bir anlamı olmayacaktı bunun için: çünkü tehlikeler büyüdükçe, bunları duyumsama yeteneğimiz de gelişir. (Çok önemlidir du­yumsama yeteneğimizin gelişmesi). Savaşım gücünü yoğunlaştı­ran insan, daha anlamlı biçimde girmiş olur insanlığa. İNSAN­LIĞA GİRMEK. Merhamet ile aşk özsuyu olmalı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ucurumdur-dusunen-insanin-onu/">Uçurumdur düşünen insanın önü…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir-115.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7950" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir-115.jpg" alt="Uçurumdur düşünen insanın önü..." width="259" height="194" /></a>Uçurumdur düşünen insanın önü: derin yarlar: olumlulu­ğundan geliyor konumunun. Görülüyor tehlikeler, kurulu ba­rikatlar: nereye baksanız tuzak. Tehlikesiz bir dünyanın hiç bir anlamı olmayacaktı bunun için: çünkü tehlikeler büyüdükçe, bunları duyumsama yeteneğimiz de gelişir. (Çok önemlidir du­yumsama yeteneğimizin gelişmesi). Savaşım gücünü yoğunlaştı­ran insan, daha anlamlı biçimde girmiş olur insanlığa. İNSAN­LIĞA GİRMEK. Merhamet ile aşk özsuyu olmalı bu savaşımın. (İnsan hamurunun mayasını bulmuş gibi oluyorum burda ben).</p>
<p>İnsanlığa girdikçe daha çok tutunabileceğiz birbirimize: bağ­lanma, insanlığa girmek demektir: insanı savunmak. İnsanın birbirine yaklaşmasının âdeta simgesi gibiydi O. (Kuşkusuz çok büyük bîr yiğitlik isteyen durum bu: çünkü iki dünya savaşınınezdiği yeryüzünden çok ölümsüzlükler yansıyor İnsana: yansıma korkunç, tiksinç: başta, güvensizlik: kimseye güvenemez olduk: kuşku, hepimizi maymunlaştırdı: tiyatrolardaki soytarılara ben­ziyoruz. Arada, güvenebilecek birkaç kişinin çıkması durumu değiştirmiyor. İnsanın özü artık yok. Tüm çılgınlıklar hur­dan kaynaklanıyor olmalı. Çağın kanseri bu &#8216;insan özü&#8217;nden yoksunluk).</p>
<p>Bir gerekliliği, irileşen bir gerekliliği kucaklamış taşı­yordu: O. (Sürekli, ekonomik yitikliğe uğrayan bir ailede büyü­düm ben: varsıllaşmak olasıyken elimizdekileri de yitiriyorduk: hem bir din bilgini, hem bir tecimen olan babam, ikinci dünya savaşı sonrasının &#8216;vurgun&#8217; koşulunu yadsıdı: çağ, yıkımını, bizim evde toplamış gibiydi: annem, çocuk yaşımdayken öldü: yitirme, yitirme, yitirme: durmamacasına ruhsal bunalımlar içindeydi ba­bam: inancıyla çağ çarpışıyordu babamın içinde: babam; yitirdi, ama kazandı: beni kurdu: bir yapı gibi: özveriye, bir öğreti gibi bağlandım babamla: ancak burdan girilebilirdi insanlığa: düşü­nürdüm: &#8220;insanlığı başka türlü nasıl bağışlayabilirim?&#8221;. Ancak kendimizi sunarak girebiliriz insanlığa: içdenetimimiziyoğun­laştırarak: sürekli yeryüzü yaklaşımıyla). İnsanlığa girmekten başka çaremiz kalmamıştır: unutmamamız gereken bir olgu var: tek evrensel birim, ölçü birimi insandır. Çünkü burda yoğun­laşmaktadır insanın yaratılış bilgeliği + yaratılış gerekliliği.</p>
<p>Nuri Pakdil,Bağlanma</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ucurumdur-dusunen-insanin-onu/">Uçurumdur düşünen insanın önü…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ucurumdur-dusunen-insanin-onu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yargılıyız Acı Çekmeye&#8230;</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 12:46:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yargılıyız acı çekmeye...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7946</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yargılıyız acı çekmeye. Acının her şeye egemen olduğu bir çağda yaşıyoruz: en çok insan öldürülen bir çağ çünkü bu. Özellikle, Türkiye&#8217;de her şeyin üstünü yoğun bir acı kaplamış: gülüşümüz bile acıdır bizim. Büyük bir ulusun son küçük parçası üstünde bırakıldık. Hem bir toprak yitikliğinin, hem de bir ülkü yitikliğinin acılarından kaynaklanıyor bizim acımız. O, bu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/">Yargılıyız Acı Çekmeye…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-7947" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir12.jpg" alt="Yargılıyız acı çekmeye..." width="350" height="262" /></a>Yargılıyız acı çekmeye. Acının her şeye egemen olduğu bir çağda yaşıyoruz: en çok insan öldürülen bir çağ çünkü bu. Özellikle, Türkiye&#8217;de her şeyin üstünü yoğun bir acı kaplamış: gülüşümüz bile acıdır bizim. Büyük bir ulusun son küçük parçası üstünde bırakıldık. Hem bir toprak yitikliğinin, hem de bir ülkü yitikliğinin acılarından kaynaklanıyor bizim acımız. O, bu iki du­rumu sürekli duyumsatmaya çalışıyordu: kesiksiz bir direnişle: (Güncele kapılıp gitmeme direnişiydi bu). Kuzey Afrika kıyılarından, Arabistanlardan, Kafkasyalardan. Balkanlardan bir haber bekler gibiydi âdeta: &#8220;On milyon kilometre karemiz nerde?&#8221;: sorardı bunu: &#8220;insanımızı kardeş kardeş bir arada yaşatan ülkü nerde?&#8221;: (Bu gerçekleri tüm aydınların, yurttaşların kavramalarını istiyordu: biraz da hurdan kaynaklanıyordu O&#8217;nun halk çıyanı okulluya büyük önem verişi bundandı: okullarda bu ger, çekler öğretilemese, duyumsatılamasa bile, Türk ulusunun tarihsel yeteneğine olan inancı tamdı: &#8220;nasıl olsa&#8221; derdi, &#8220;tam anlayacaklar bu gerçeği&#8221; derdi, &#8220;o ülkünün gereğini&#8221; derdi: &#8220;Ulusal kavrama zamanı bu&#8221;: eklerdi böyle). İyileşmez bir yara: evrensel yitiklik. Türk ulusunun sayrılığı, biraz da saralı hali, burdan ge­liyor şimdi: evrensel ülküsünün elinden alınışından. Sınırsız bir büyüklüktür insan: evrensel ülkü yaklaşımıyla ulusal bileşime va­ramadı mı o ulus, yatalak bir hastadır artık: ulusumuzun şimdiki konumu. Evrensel ülkümü arıyorum her yerde.</p>
<p>Evrensel ülkümün bir parçasını birinde görüvereyim, sürekli, durmadan yürümek istiyorum birlikte: evrensel ülkünün çok somut bir belirtisi olu­yordu O: Türk toplumu içinde: yıkımlar ortasında: (Enkazların arasından adım adım ilerliyordu: ilerletmek istiyordu toplumu: tüm yapıların kopuk kablolarını bağlamaya uğraşarak: evrensel ülkünün ışığına: &#8221;hepimiz kablo bağlayıcılarıyız&#8221; derdi, &#8220;akım için&#8221; derdi, &#8220;tarihsel işlevimizin yürüyüşü için: BU YENIKLİKTEN YENİDEN AYAĞA KALKARAK&#8221; derdi: sorardı dönüp: &#8220;ancak, in­sanı severek, sürekli, değil mi?&#8221;: bir bir doğrulardık O&#8217;nu: 0 da eklerdi hemen: &#8220;İNSAN SEVGİSİ PEYGAMBER SEVGİSİYLE BAŞLAR&#8221;: ilke). Bir örgü örer gibi tüm tarihsel değerleri ekle­meye çalışıyordu birbirine: Tarihe tutunarak yürünebilirdi ancak: çetin engeller vardı aşılması gereken = yaşayabilmemiz bu en­gelleri aşmamıza bağlıydı. (Kendi kendime düşünürüm: nasıl, kendi kendinin de engeli olabiliyor insan, diye. Bir çelişki gibi görünse de, insan, kendi kendinin de engeli olabilir: yaratılış bilgeliğini kavramaya doğru ilerlemeyen insan, bunun gereği zi­hinsel edimlerini manevî kaynaklarla donatmayan insan, sürekli kendini bir tembelliğe iten insan, kendi kendinin de engeli olur:</p>
<p>aşmaya, daha ileri varmaya engel olur: insan, aşmak zorundadır kendi kendini: kendi kendini öldürmeye, bir çukura düşmeye karar verebilen insan, niçin, kendi kendini aşmaya, doruklara çıkmaya karar veremesin?:insan, manevi kaynaklardan uzak­laştıkça parça parça öldürmüş olur kendini: taksitli özöldürüm bu). Yürüyüşte yolun temizlenmesi gerekli: sanatın, edebiyatın bir işlevi de, en azından, yolu temizlemektir, yolu açık tutmaktır: zaman zaman, sanatın, edebiyatın işlevinin savaşımcı bir yakla­şımla belirmesi gereğini de anlatırdı: &#8220;Büyük&#8221; derdi, &#8220;sanatın, edebiyatın işlevi&#8221;. Eklerdi: &#8220;yürüyüşü düşmanlardan korumak da sanata, edebiyata düşüyor. Yürüyüşün öncüleri sanatçılar, edebiyatçılar olmuyorlar mı bunun için? Sanatçılarında yoğun­laşır ulusların duyumsama gücü, kuşkusuz ileriyi görme yeteneği de&#8221; + özellikle, Ankara&#8217;ya her gelişinde özenle gözlemlerdim O&#8217;ndaki bitimsiz coşkuyu: tarihsel işlevini bilmiş olmanın çok al­çak gönüllüce beliren sevinci mi oluyordu bu? (Düşünürdüm). Bir insan bir ordu oluyordu O&#8217;nda: dinç, gürbüz, vakur: tarihin tüm kanayan yaralarını da şahdamarında duyumsayan: İNSAN (: Yeryüzünün damarlarında dolaşan tek yapıcı güç). O&#8217;nunla bir bilinç &#8216;yürüyordu&#8217;: devingenleşenbir bilinçti de bu; onun için &#8216;yürüyordu&#8217; diyorum bu bilince: O&#8217;nun bize aşıladığı özsuya: evrensel ülküden kaynaklanan çok narin, çok insancıl eylemin içimizde kımıldaması diyorum bu özsuya.</p>
<p>Nuri Pakdil,Bağlanma</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/">Yargılıyız Acı Çekmeye…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanlar cümlelerle yaklaşırlar birbirlerine&#8230;</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insanlar-cumlelerle-yaklasirlar-birbirlerine/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insanlar-cumlelerle-yaklasirlar-birbirlerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 12:40:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar cümlelerle yaklaşırlar birbirlerine...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7943</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlar cümlelerle yaklaşırlar birbirlerine: sonra uzatırlar ellerini: tutunmak için, (Çok güçtür insanın tutunabilmesi insana) = işte, burda, çağdaş insanın yalnızlığı: tutunma gücünü yeteri denli çalıştıramamasında: &#8216;karşı&#8217; güçlerin tuzağına düşme­me direncini gösterememesinde. Olumluluğumuz da tüm olum­suzlukları yenmemizde toplanıyor ya bunun için. (: Sürekli bir araştırma: insanı). Geceler bağlanırdı birbirine O&#8217;nunla: evinde, pastanelerde, kahvelerde. Yeryüzüne bir soruşturmaya [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanlar-cumlelerle-yaklasirlar-birbirlerine/">İnsanlar cümlelerle yaklaşırlar birbirlerine…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/752390.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7944" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/752390.jpg" alt="İnsanlar cümlelerle yaklaşırlar birbirlerine..." width="500" height="280" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/752390.jpg 500w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/752390-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a>İnsanlar cümlelerle yaklaşırlar birbirlerine: sonra uzatırlar ellerini: tutunmak için, (Çok güçtür insanın tutunabilmesi insana) = işte, burda, çağdaş insanın yalnızlığı: tutunma gücünü yeteri denli çalıştıramamasında: &#8216;karşı&#8217; güçlerin tuzağına düşme­me direncini gösterememesinde. Olumluluğumuz da tüm olum­suzlukları yenmemizde toplanıyor ya bunun için. (: Sürekli bir araştırma: insanı). Geceler bağlanırdı birbirine O&#8217;nunla: evinde, pastanelerde, kahvelerde. Yeryüzüne bir soruşturmaya gelmiş gibiydi: konuşurken hep sorular yöneltmesi sanırım bundandı: soruşturmasının derin boyutlarda oluşmasını istemesindendi + siz konuşurken bile, gene O, usundaki bir soruyu düşünür gibiy­di: söylevi değil de söyleşiyi yeğlemesinin bir nedeni de bu değil miydi? Her birlikte oluşumuzda bir &#8216;tutanak&#8217; tutulduğunu, sözlü bir tutanak tutulduğunu, yeryüzünün yeni bir yorumunun yapıldığını anlar gibi oluyordum: &#8220;kavga&#8221; derdi, &#8220;daha iyi büyür gecede&#8221; derdi, &#8220;gece derin.</p>
<p>Gece büyük. Doğum olur gecelerdi&#8221; Eklerdi: &#8220;benim&#8221; derdi, &#8220;çok gecelerim geçti: söyleşerek&#8221; gece&#8217;nin sabırla sabah&#8217;ı bekleyişini örnek olarak koyardı önümüze: (PEYGAMBER&#8217;in bir kentten başka bir kente geçişinde geceyi seçişinin bilgeliğini çok coşkulu yorumlardı: &#8220;geceyi bunun için seviyorum&#8221; derdi: &#8220;Gece, bir savaş arkadaşı olur insana&#8221; derdi. &#8220;Gecenin tanıkları gündüzün tanıklarından az değil&#8221; derdi. &#8220;Her gece, insan, kendini yeniden olumlayarak sabahı bulmalı&#8221; derdi = bir gereklilikti sürekli vurguladığı: yeryüzü için). O&#8217;nunla içilen çaylar ne güzel çaylardı! (Hiç tartışmaz mıydık? Tartışırdık: daha iyi anlamak için sorular sorardım yani = susardı bazen + susardım: başlardı sonra anlatmaya: çağlayanlaşırdı: sözcükle­ri bomba gibi yağdırırdı yeryüzüne + tarlalara serpilen tohum gibiydi sözcükleri = YEŞERECEK, BÜYÜYECEK, TÜRKİYE İÇİN, YERYÜZÜ İÇİN). Kimi geceler, çok geç saatlerde Hacı Bayram&#8217;a giderdik: saygı sunmaya + güç almaya + yenilenmeye + bilinç­lenmeye + arınmaya = GECENİN BİR ÇEŞİT YAKARIŞIYDI BU. Çok insan da varmış gibi gelirdi bana. Gizemli bir kımıltı du­yumsanır zaten oralarda. O, bir adım önde dururdu : (Geceyle bütünleşir gibi, hepimiz adına bir kez daha &#8216;durum yargılama­sı&#8217; yaparak, umutlu, avluya bakan o küçük pencerenin önünde dururdu): dururduk: yıldızlar da, ay da, inerdi sanki avluya: bir kaç dakika süren gece törenleriydi bu: ay, yıldız yeniden göğe çıkardı: uğurlardık onları: Komutan Hacı Bayram&#8217;ın erleri de, (O anlatırdı sürekli bu görülmez erleri) sonra bizi uğurlarlardı: uzaktan, bir kez daha dönüp yinelerdik saygımızı = üstümüz başımız o zaman yeni bir elektrikle donanırdı + tüm nesneler ışırdı + kışsa ısınırdı + ısınırdık.</p>
<p>TÜM İNSANLARI O GECE DAHA ÇOK SEVMEYE BAŞLARDIK + uzaklarda tek tük ışıkları görülen yoksul mahalleleri iyice kalplerimize yerleştirirdik + başka kent­lerin yoksul mahallelerini düşünürdük + önümüzde düş işçile­ri yürürdü + yürürken kendi kendimize arlardık + değer tekti bizim için = alınteri + emek. (Zulmü, sömürüyü, adaletsizliği ipe çekerdik soyut darağaçlarında = Ulus Alanı&#8217;ndan her geçi­şimizde soyut darağaçları kurardık alana). Adalet: (&#8220;Acımadan insanlara&#8221; derdi, &#8220;sevmeden insanları&#8221; derdi, &#8220;nasıl kurtarılır insanlar?&#8221; derdi, &#8220;bu bataklıktan&#8221;. + zulümdü, sömürüydü, tüm adaletsizlikti &#8216;bataklık&#8217; dediği. &#8220;Çok genişlemek kalbimiz&#8221; derdi, &#8220;sevebilmek için&#8221;. Söz buraya gelmeye-görsün bir bir an­latırdı arkadaşlarını PEYGAMBER&#8217;in+ PEYGAMBER&#8217;le başlayan önemini, yeryüzü için, barış için; gerekliliğini arkadaşlığın + PEYGAMBER&#8217;e bağlılığın, varoluşun tek koşulu olduğunu anla­tırdı bir bir herkezin deyeni bir yaklaşımla): geceleri gündüzlere ekleye ekleye anlardık daha iyi önemini bir şeyin: insanlar için: yeryüzü için.</p>
<p>Nuri Pakdil,Bağlanma</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanlar-cumlelerle-yaklasirlar-birbirlerine/">İnsanlar cümlelerle yaklaşırlar birbirlerine…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insanlar-cumlelerle-yaklasirlar-birbirlerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nuri Pakdil &#8211; Bağlanma (Kısa Notlar)</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/nuri-pakdil-baglanma-kisa-notlar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/nuri-pakdil-baglanma-kisa-notlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 10:31:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Nuri Pakdil - Bağlanma (Kısa Notlar)]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Vicdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7940</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyük bir yalnızlık içindedir çağdaş insan = (Çünkü unut­tuk sevgiyi = uygulayım bilimin yoğun ağırlığı altında büküldü belimiz + ruhumuzun gereksinimlerini konuşmanın ayıp olduğu bir çağda insanlık idam edildi = yana kaymış gözlerimizle, bir­birimizin asılı bedenlerini seyrediyoruz ipte). Yeryüzünde, sürekli soyut, somut darağaçları; öldürme araçtan yapılıyor, üretiliyor: ben beni bildim bileli böyle görünüyor bana yeryüzü. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nuri-pakdil-baglanma-kisa-notlar/">Nuri Pakdil – Bağlanma (Kısa Notlar)</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük bir yalnızlık içindedir çağdaş insan = (Çünkü unut­tuk sevgiyi = uygulayım bilimin yoğun ağırlığı altında büküldü belimiz + ruhumuzun gereksinimlerini konuşmanın ayıp olduğu bir çağda insanlık idam edildi = yana kaymış gözlerimizle, bir­birimizin asılı bedenlerini seyrediyoruz ipte). Yeryüzünde, sürekli soyut, somut darağaçları; öldürme araçtan yapılıyor, üretiliyor: ben beni bildim bileli böyle görünüyor bana yeryüzü. (Sürek­li, bir tutunma, bir dayanma gereğini duymuşumdur: gerekiyor çünkü: ulaşılmamayacak bunsuz hiçbir yere: bunsuz bir milimet­re ilerlenemez: tutunmadan insana: insana yeniden bağlanma­dan: insanı yeniden sevmeden: insanların acılarıyla yeniden acı­lanmadan: insanla ulaşılacak Allah&#8217;a)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>İnsan, biraz da, bir eklentidir sonsuza. Sonsuz da, ola ki, insan var diye, başsız olmakta, bilinememektedir sonu (= İnsanın gizemli gücü bu). Bütün anlamlar insanda birikmiştir: başlangıçta, insan yüklendi çünkü: sorumluluğu. Büyüklüğü, so­rumluluğu yüklenişinden geliyor insanın: yoksa, etimizin, kemi­ğimizin ne değeri var? + ekmeği aşan büyüklük burda işte. Bu sorumluluğun bilincine varabilmek de, çok derinlerden özsu da­madan bulabilmemize bağlı + sürekli sürmemize bağlı toprağı + kaldırımlarda değil, büyük topraklarda araştırma yapmamıza bağlı = çünkü büyük, engin, gizemli yeryüzü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>Çağdaş insanın korkusu, vicdansızlığından kaynaklanıyor belki de. Kim duyumsatacak vicdanımızı bize? İnsan mı, toprak mı? Ölüm mü, yaşam mı? Çağdaş insanın en büyük olumsuzlu­ğu vicdansızlığıdır. Vicdanımız işlevini yapmadan nasıl gide­rilir bu yoğun karanlıklar? Adaletsizliği, zulmü, ancak vicdanlı olabildiğimiz zaman durdurabileceğiz: tüm yeryüzünde. Öncü bilgelerle, zaman zaman, insanın vicdanı eklenir toprağa: yeni bir güç katmak için yeryüzündeki inanç devinimine + sonsuz toprak, bilge insanla, öncü insanla yenilenir de: inanıyorum böyle oldu O&#8217;nunla da.</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nuri-pakdil-baglanma-kisa-notlar/">Nuri Pakdil – Bağlanma (Kısa Notlar)</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/nuri-pakdil-baglanma-kisa-notlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
