<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Soyut | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/soyut/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Nov 2017 11:15:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Soyut | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Soyut</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/soyut/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/soyut/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Nov 2017 11:15:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[gönül]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati Inanç]]></category>
		<category><![CDATA[Soyut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=18831</guid>

					<description><![CDATA[<p> ‘Zekânın -daha doğrusu dehânın- en büyük alâmeti, mücerred (=soyut) düşünme kâbiliyetidir’ derdi rahmetli Ayhan Songar. Bu hükme örnek olarak da rahmetli Necip Fazıl Kısakürek’ in Çile şiirinden; Burnum değdi burnuna yok’un Kustum öz ağzımdan kafatasımı mısralarını göstermişti. Cidden şaşırtıcı tecerrüd; yok ile burun buruna gelmekten ve kafatasını kusmaktan bahsediyor ki, ancak bu kadar olur. Biz [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/soyut/">Soyut</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="topBlog">
<h1 class="title"><a href="http://ilimcephesi.com/soyut/635756536190272500-4/" rel="attachment wp-att-18877"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-18877" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/11/635756536190272500.jpg" alt="" width="430" height="258" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/11/635756536190272500.jpg 900w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/11/635756536190272500-600x360.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/11/635756536190272500-300x180.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/11/635756536190272500-768x461.jpg 768w" sizes="(max-width: 430px) 100vw, 430px" /></a></h1>
</div>
<div class="sentry">
<div>
<p> ‘Zekânın -daha doğrusu dehânın- en büyük alâmeti, mücerred (=soyut) düşünme kâbiliyetidir’ derdi rahmetli Ayhan Songar. Bu hükme örnek olarak da rahmetli Necip Fazıl Kısakürek’ in Çile şiirinden;</p>
<p><strong>Burnum değdi burnuna yok’un<br />
Kustum öz ağzımdan kafatasımı</strong></p>
<p>mısralarını göstermişti.</p>
<p>Cidden şaşırtıcı tecerrüd; yok ile burun buruna gelmekten ve kafatasını kusmaktan bahsediyor ki, ancak bu kadar olur.</p>
<p>Biz de sayfamızda bu defa birkaç tecrîd örneği üzerinde duralım isterseniz. İlk beyt Hayâlî Bey’den. İsmi gibi hayâl ufkunda mâharetle kanat çırpan büyük şair Hayâlî Bey şöyle söylüyor:<span id="more-33"></span></p>
<p><strong>Bizi bî-kes sanıp ey gam yok etmekden hazer kıl kim<br />
Cihânı yok iken var eyleyen Allah’ımız vardır</strong><br />
Hayâlî Bey</p>
<p><strong>Bî-kes :</strong> Kimsesiz<br />
<strong>Hazer kıl :</strong> Sakın<br />
<strong>Kim :</strong> -ki anlamında</p>
<p>[Ey gam! Bizi kimsesiz zannederek yok etmeye kalkışma; hiç bir şey yok iken var eden Allah’ın kuluyuz biz.]<br />
Bir diğer örnek Râsıh’ dan. ‘Üstüne’ redifli beş beyitli bir şaheserinde diyor ki;</p>
<p><strong>Dilde gam var şimdilik lutf eyle gelme ey sürûr<br />
Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne</strong><br />
Râsıh</p>
<p>[Ey neş’e! Gönülde şimdilik gam adlı misafir var ve aramız iyidir kendisiyle. Sen lütfen şöyle bir uzak dur. Zîrâ bilirsin ki, misâfir üstüne misâfir olmaz.]</p>
<p><em>İlk beyitte muhatap gam idi, bu defa neş’e.</em></p>
<p>Bağdatlı Rûhî ise ayrı âlem. Bakın ne demiş:</p>
<p><strong>Künc-i mihnette rakîbâ bizi tênhâ sanma<br />
Yâr ger sende yatursa elemi bende yatur</strong><br />
Bağdatlı Rûhî</p>
<p>[Sıkıntı ve üzüntü mekânı olan köşemizde yalnız kaldığımızı görüp de havaya girme ey rakip! Evet gerçi yâri sen aldın koynuna ve biz yalnız kaldık ise de, yâr için gam çekmek âşığın şerefidir ve gam bize mahsustur. Yârin gamı ileyiz her dâim. Sen ise ondan mahrumsun.]</p>
<p>Aşkta üç kahraman vardır; daima başrolde olan: Âşık, mâşuk, rakip. Gül, bülbül, diken yani. Ferhat, Şirin, Hüsrev.</p>
<p>Rakip kötüdür, yılandır, şeytandır; bülbüle nisbetle kargadır ve sâire. Ama hep vuslat rakibe, hasret âşığa düşer.</p>
<p><em><strong>‘Seni sevmekden maksat dert ve gamı tatmak<br />
Yoksa rahat ettirecek şey çoktur’</strong></em></p>
<p>Ahmed Paşa’dan:<br />
<strong>Kondu Ahmed hâne-i dilde belâ vü derd ü gam<br />
Bir ciğer biryân yeter mi bunca mihmân andadır</strong></p>
<p>[Gönül evine herkes geldi bak Ahmed’ciğim; belâ, dert, gam… Senin de bir ciğer kebabın var, hepsi bu. Bu kadar misafire acaba yeter mi? Mahcup olmayasın…]</p>
<p><strong>Av. Hayati İnanç &#8211; Can Veren Pervaneler,syf.68-69</strong></p>
</div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/soyut/">Soyut</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/soyut/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
