<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Pişmanlık | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/pismanlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Oct 2017 12:20:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.1</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Pişmanlık | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Marifetin Aslı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/marifetin-asli/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/marifetin-asli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2015 14:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[İman]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı Bektaşi Veli]]></category>
		<category><![CDATA[Marifetin Aslı]]></category>
		<category><![CDATA[Pişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh ve Beden]]></category>
		<category><![CDATA[Tövbe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=8303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şerîatın ilk makamı, iman getirmektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: &#8220;&#8230; Allah&#8217;a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmenizdir.&#8221; &#160; Her kim ki imanın ten üzre olduğunu söylerse hatadır. Eğer can üzredir derse yine hatadır. O halde şöyle bilmek gerekir ki, arifler katında iman akıl üzredir. Ancak marifet gönül üzredir ve Allah’a gönülden şehâdet edip inanmazsa [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/marifetin-asli/">Marifetin Aslı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir-29.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-8304" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir-29.jpg" alt="Marifetin Aslı" width="443" height="281" /></a></p>
<p>Şerîatın ilk makamı, iman getirmektir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;&#8230; Allah&#8217;a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmenizdir.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her kim ki imanın ten üzre olduğunu söylerse hatadır. Eğer can üzredir derse yine hatadır. O halde şöyle bilmek gerekir ki, arifler katında iman akıl üzredir. Ancak marifet gönül üzredir ve Allah’a gönülden şehâdet edip inanmazsa münâfıktır. Allah teâlâ şöyle buyurmuştur:</p>
<p>&#8221; Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar.  Şu iki söz kişilere dosttur. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bunun dışında kalan (günahları) ise dilediği kimseler için bağışlar.’’Şu kadar ki, ibadet imandır, iman ibadettir; birbirinden ayrı olmaz. Her iba­det imana ulaştırmaz, ve belki de günahtır; ancak her günah küfre ulaştır­maz. Bu iki söz kişilere dosttur. Allah teâlâ şöyle buyurmuştur:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“&#8230;Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulblerinden zürriyetlerini çıkar­dı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlarda), Evet Rabbimizsin dediler.&#8221;</p>
<p>İman budur. Ama bizim sözümüz hangisinin Rahmân&#8217;ın aslı, hangisinin şeytanın aslı [olduğunu açıklamak­tır]. Şöyle bil ki, Rahmân&#8217;ın aslı olan iman, şeytanın aslı şüphedir. İmana şüphe katmak olmaz. Çünkü iman akıl üzeredir ve akıl sultandır ve beden içinde vekili şeytandır. Ne zaman ki sultan gitse vekil durur. Mesela iman bir hazinedir; şeytan ise bir hırsızdır. Hazine bekçisi gidince hırsız hâzineyi ne yapar? Başka bir söze göre de, iman koyundur, akıl çoban, şeytan da kurttur. Çoban gidince kurt koyuna ne yapar? Yine bir başka sözde ise iman süttür, akıl bekçi, şeytan ise köpektir, denilmiştir. Bekçi gi­dince köpek sütü ne yapar? Ve üçü de bir evdedir. Şimdi ey çaresiz miskin! İman o evin içinde perişândır.</p>
<p>O halde Allah&#8217;a inanmak gerekir ki, bu imandır; buyruğunu tutmak iman­dır; &#8220;sakının&#8221; dediğinden sakınmak Allah&#8217;a inanmaktır. Yine Allah’ın meleklerine inanmak imandır ki, bir kişiye üç yüz altmış melek görevlendi­rilmiştir. Öyle iken bunca meleklerin arasında edepsizlik edersin, ama se­nin gibi bir kişi yanında etmezsin. Nerede kaldı senin meleklere inandığın? Ve yine ulu Allah&#8217;ın Kur&#8217;an&#8217;ına inanmak gerekir ve onun diğer kitaplarına inanmak imandır. Öyleyse şimdi kibir, hased, cimrilik, açgözlülük, öfke, gıybet, kahkaha ve maskaralık ile için dolu iken, bunlardan birisinin iman ehlinin içinde bulunacağını hangi kitap buyurur?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tarikatın ilk makamı el alıp tövbe etmektir. Allah teâlâ şöyle buyurmuştur:</p>
<p>&#8220;Hep birlikte Allah&#8217;ın ipine (Islâm&#8217;a) sımsıkı yapışın.&#8221;&#8216; &#8220;Samimi bir tövbe ile Allah&#8217;a dönün.“&#8217;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öyle ise kul, kötü halden dönünce tövbeyi kabul eden Allah&#8217;ın kendisidir. Nitekim bir âyette şöyle buyrulmuştur:</p>
<p>&#8220;Sonra (eski hallerine) dönmeleri için Allah onların tövbesini kabul etti. Çünkü Allah tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.&#8221;&#8216; Şimdi ey müminler! Öyle bir tövbe edin ki kabul olsun. Öyle bir tövbe edin ki fayda gelsin. Zira ki tövbe etmek, pişman olmaktır. Pişmanlığın yararı budur ki günahı azalır; bir özre değişilir. Bundan böyle, tevekkül ile özrü âdet edinin ki hatalarınız az olup, kurtulasınız. Ve böylece yüzünüz gülsün. 0 halde ey müminler! Özür dilemek sizden kabul kılmak Allah&#8217;dan. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Kim Allah&#8217;a güvenirse O, ona yeter.“&#8217; Şükr ‘etmek bizden, nimetlerinizi artırmak Allah&#8217;tan.</p>
<p>Allah teâlâ şöyle buyurmuştur: &#8220;Andolsun! şükederseniz elbette size olan nimetimi artırırım &#8230; &#8221;</p>
<p>Sabretmek sizden, hesapsız sevap vermek  Allah&#8217;tan. Allah teâlâ şöyle buyurmuştur: &#8220;Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilecektir.&#8221;</p>
<p>Yine ibâdet ve tâat yapmak, kelime-i şehâdet getirmek sizden, Cennet içinde sizi yüksek köşklerde tutmak da Allah&#8217;tandır.</p>
<p>Nitekim Allah teâlâ şöyle buyurmuştur: &#8220;İyiliğin karşılığı yalnız iyiliktir.&#8221;</p>
<p>Yetmiş yıllık günah için özür dilemek sizden, tövbeleri kabul etmek de Allahtandır. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:O kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.&#8221;</p>
<p>Sonra da O kerem sahibi olan Allah şöyle der: Ey kullarım! Âdem aleyhi&#8217;sselâm bir kere emirlerime karşı geldi, bunun için iki yüz yıl ağladı. Ağlar­ken de dâima şu ayeti okurdu: “Ey Rabbimizl Biz kendimize zulm ettik.Eğer bizi bağışlamaz ve acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz. &#8221; Allah teâlâ, &#8220;Adem, bu kadar gözyaşı döktükten sonra onun suçunu bağışladım. Onun için sîzler de yetmiş yıllık günah için bir kez tövbe edin, bende affedeyim. Çünki ben affediciyim.&#8221; der. Ve yine, &#8220;Eğer isyankâr olan bir kişiyi merhamet edip bağışlamadan bıraksam, o zaman benim rahmetim görülmemiş olur.&#8221; dir. Nitekim Allah teâlâ şöyle buyurmuştur:O ne gü­zel dost, ne güzel yardımcıdır. &#8221;</p>
<p>Eğer ben dünyada bir nesne bile eksik yaratsam, o zaman da benim Kâdir&#8217;liğim tamam olmazdı. Nitekim âyette şöyle buyrulmuştur: “Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Bizim ne mükemmel gücümüz vardır. &#8221; Eğer cennette bir nimet eksik bıraksak o zaman da cennet tamam olmaz­dı. Nitekim âyette şöyle buyrulmuştur: &#8220;Dünyadan sonra gelecek olan cen­net ne güzel bir yerdir. &#8221;</p>
<p>Nuh (a.s.)&#8217;ın duası kabul olmasaydı, bütün dualar da kabul olmazdı.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Hacı Bektaşi Veli &#8211; Makalat</p>
<p>Diyanet İşleri Yay.)</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/marifetin-asli/">Marifetin Aslı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/marifetin-asli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Rabbani &#8211; 9.Mektub</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/imam-rabbani-9-mektub/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/imam-rabbani-9-mektub/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2015 17:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Rabbani]]></category>
		<category><![CDATA[Günah]]></category>
		<category><![CDATA[Pişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Zülüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Makamdan tenezzül (aşağılara düşme) ve günah haliyle alâkalı bazı tecelliler mevzuunda şeyhlerine yazdıkları mektup.) O kimse ki, en aşağılarda ve suça batmış, kötü huylu ve hâline mağrur, hiç alâkası yokken kemâl ve vuslata (ermeğe) tutkun, işi hep Allah’a isyan, ameli de daima üstün olanı bırakmak ve aşağıyı tutmaktır; ne yazık ona!.. O kimse ki, halkın [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/imam-rabbani-9-mektub/">İmam Rabbani – 9.Mektub</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/imam-rabbani-9-mektub/ormandaki-c3a7ic3a7ekler/" rel="attachment wp-att-17670"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-17670" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/ormandaki-c3a7ic3a7ekler.jpg" alt="" width="339" height="226" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/ormandaki-c3a7ic3a7ekler.jpg 500w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/ormandaki-c3a7ic3a7ekler-360x240.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/ormandaki-c3a7ic3a7ekler-277x184.jpg 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/ormandaki-c3a7ic3a7ekler-296x197.jpg 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/ormandaki-c3a7ic3a7ekler-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/ormandaki-c3a7ic3a7ekler-370x247.jpg 370w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/ormandaki-c3a7ic3a7ekler-236x157.jpg 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/ormandaki-c3a7ic3a7ekler-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 339px) 100vw, 339px" /></a></p>
<p>Makamdan tenezzül (aşağılara düşme) ve günah haliyle alâkalı bazı tecelliler mevzuunda şeyhlerine yazdıkları mektup.)</p>
<p>O kimse ki, en aşağılarda ve suça batmış, kötü huylu ve hâline mağrur, hiç alâkası yokken kemâl ve vuslata (ermeğe) tutkun, işi hep Allah’a isyan, ameli de daima üstün olanı bırakmak ve aşağıyı tutmaktır; ne yazık ona!..</p>
<p>O kimse ki, halkın nazar ettiği yer olmak ister ve halkın nazar edeceği yeri harap eder; ne yazık ona!.. Himmeti dış perdeye bağlanmış, mâsivânın (Allahın gayri olan mahlûklar âleminin) yoldaşı olmuştur, sözü işine uymaz, hâli de hayal üzerine dayanır; ne yazık ona!..</p>
<p>Bu vehim ve hayallerden ona ne fayda gelebilir ve böyle söz ve tavırlardan ona hangi kemâl yolu açılabilir? Daima vebal ve suç üzerinde olmak onun vaktinin verimi; anlayışsızlık ve sapıklık da sermayesidir.</p>
<p>Bu seciye, fesat ve şirretliğin başlangıcı, zulüm ve isyanın kaynağıdır; ve bütün ayıpların yuvası ve bütün günahların toplandığı yer&#8230; Böylelerinin hayırları lanete layık ve iyilikleri red ve tard olunmaya müstahaktır.</p>
<p>“-Nice Kur’an okuyucusu vardır ki, Kur’an onlara lânet okur!”</p>
<p>Ve:</p>
<p>“Nice oruçlular vardır ki, onlara oruçtan, yalnız susuzluk ve açlık zahmeti erişir.”</p>
<p>Meâlindeki hadîsler, bu hâllerin adil şahitleridir.</p>
<p>Sonunda hasret, pişmanlık ve dövünme, böyleleri içindir. Bunları istiğfarları, günahları gibi, belki onlardan daha şiddetli bir günah; tevbeleri de, isyanları gibi, belki onlardan daha şiddetli bir isyandır.</p>
<p>Bunlar:</p>
<p>“-Çirkinin yaptığı her şey çirkindir!”</p>
<p>Ölçüsünün şaşmaz misalleridir.</p>
<p>Mısra:</p>
<p>“Buğdayı buğdaydan bekle; arpadan buğday olmaz.”</p>
<p>Böyle olanın hastalığı kendi zatındandır. İlaç kabul etmez, dert aslîdir ve devası imkânsızdır. Zattan olan şey zattan ayrılmaz. Zenci, Habeşîden nasıl uzaklaşabilir ki, ikisi de aynı renktedirler.</p>
<p>Allah ki, kudreti her şeye yeter, onlara zulmetmemiştir; belki kendilerine zulmeden yine kendileridir.</p>
<p>Hayrın ta kendisi karşısında şerrin ta kendisi bulunmalıdır ki, iyiliğin hakikati belirsin&#8230; İnsanı terbiye eden Peygamberler Peygamberinin terbiyesinden geçenler olmalıdır ki, bu incelikler meydana çıksın&#8230;</p>
<p>Her şeyin doğrusunu bilen, dönmek ve yönelmeye lâyık yolu gösteren, kendisine bağlı istikâmeti açan, Allah’tır.</p>
<p>İmam Rabbani,Mektubat-ı Rabbani,9.mektup</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/imam-rabbani-9-mektub/">İmam Rabbani – 9.Mektub</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/imam-rabbani-9-mektub/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
