<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mustafa Kutlu | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-kutlu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 Feb 2020 10:35:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Mustafa Kutlu | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dua</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/dua-4/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/dua-4/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Feb 2020 10:35:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kutlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=23971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mustafa Kutlu Dini, vatanı ve milleti için göğsünü, tanklara kurşunlara siper eden aziz şehitlerimizin ruhuna İnsan dua etmeye başlayınca kainat kaybolur. İşte bu dua gerçek duadır. Ötekileri de küçümsemeyelim. Her fert nasibi kadar yük taşır, her işin aslını Cenab-ı Hak bilir. İnsan duaya durunca her şey kaybolur dedik ya; bir tek O kalır. Ezeli ve [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/dua-4/">Dua</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-23737 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/12/sikintidankurtulmakicinokunacakdua-2-702x336-1-300x144.jpg" alt="" width="363" height="174" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/12/sikintidankurtulmakicinokunacakdua-2-702x336-1-300x144.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/12/sikintidankurtulmakicinokunacakdua-2-702x336-1-600x287.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/12/sikintidankurtulmakicinokunacakdua-2-702x336-1.jpg 702w" sizes="(max-width: 363px) 100vw, 363px" />Mustafa Kutlu</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Dini, vatanı ve milleti için göğsünü, tanklara kurşunlara siper eden aziz şehitlerimizin ruhuna</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>İnsan dua etmeye başlayınca kainat kaybolur. İşte bu dua gerçek duadır. Ötekileri de küçümsemeyelim. Her fert nasibi kadar yük taşır, her işin aslını Cenab-ı Hak bilir.</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">İnsan duaya durunca her şey kaybolur dedik ya; bir tek O kalır. Ezeli ve ebedi olan, eşi-benzeri olmayan, rahman ve rahim olan Cenab-ı Hak.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">İnsan gücünü, aklını, varlığını bir yana bırakır; acziyetini zafiyetini ortaya koyar ve yalvarır.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>İnsan dua ile kul olur.</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>Dua insanın Cenab-ı Hakk’a en yakın olduğu andır. </strong>Ne sesi, ne gözü, ne kulağı, ne ayağı, ne malı, ne evladı vardır. Artık o bütün bunlardan geçmiştir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>İbadetin zirvesi duadır.</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Şu fani alemde bütün yapıp-ettiklerimiz, isteklerimiz, ihtiraslarımız dua ile berhava olur.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>İnsan dua ile kendinden geçer. Kendinden geçen kişi teslim olmuştur artık. Teslimiyet en yüce mertebedir.</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Teslim olan kişi bir ilham alır ve buna uyar. O nedir: bilemez, anlatamaz. Bilmek, anlamak mecazen ayık olanların uğraşıdır. Teslim olan baş eğer: “Kahrın da hoş, lütfun da hoş” der. Artık sahip olduğumuz her şey bir “hiç” olmuştur. “Hiçliği” hissetmek her kişiye değil, er kişiye nasip olur.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Namaz duadır, oruç duadır, zekat-sadaka duadır, bir yetimin başını okşamak duadır. Issız bir köşede gözyaşı döküp “af” dilemek duadır. Bu fani dünya biz aciz kullar için vardır. Her fert kâh şununla, kâh bununla imtihan edilir. Kazanır, kaybeder, tövbe eder fani olandan baki olana geçer. Bu imtihan kolay değildir. İpleri nefsin elindedir. Nefis dokuz canlıdır. Sekizinin başını kesersin, o tek kalan baştan bir dokuz kol daha çıkar. Son nefesini verinceye kadar rahat yüzü göremezsin. <strong>Nefisten kurtulmak kölelikten, kula kul olmaktan kurtulmaktır. Gerçek özgürlük Cenab-ı Hakk’a kul olmakla gerçekleşir.</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>Allah’a teslim olan, kimseye teslim olmaz.</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">O artık gerçekten “hür” kişidir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Bu sebeple ömrümüze kıymayalım, onu Pertev Paşa’nın dediği gibi geçirelim:</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Ne şemm et bülbülün verdini, ne hârdan incin</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Ne gayrın yârine meyl et, ne sen ağyardan incin</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Ne sen bir kimseden âh al, ne âh u zârdan incin</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Ne sen bir kimseden incin, ne senden kimse incinsin</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Ayakta, yürürken, otururken, yatarken O’nun zikri ile meşgul olan O’ndan ayrı düşer mi? O kişi her an, her nefeste “Allah” diyor. Onun yemesi, içmesi, çalışması, uykusu, uyanıklığı yoktur. Zahirde vardır esasen yoktur.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">“Biz dilemedikçe yeryüzünde bir yaprak bile kıpırdayamaz” âyeti yetmiyor mu?</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>Bu nedir?</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>Haddimiz olmayarak söyleyelim, bu şudur: Kendi irademizi Hakk’ın iradesine teslim etmek. Yani gerçek bir “kul” olmak.</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Biz görmeyiz, O gördürür.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Biz duymayız, O duyurur.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Biz bilmeyiz, O bildirir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Hakikatten haberdar olmak budur. Bunun için O’na yalvarır, O’na sığınırız.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Bu duadır.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Göz açıp kapayıncaya kadar geçer ömür. En fenası gaflet içinde kalmaktır. Bundan da fenası kurtulduğunu sanmaktır. İyiliğine, ibadetine, sevabının çokluğuna güvenmektir. Biz aciz kullar çalışırız, ekmeğimizi helalinden kazanmak isteriz, kitabımızın emrettiği gibi haramdan uzak dururuz, gücümüzün yettiğince ibadet ederiz. İyilik ederiz.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Kibirlenmeyiz, merhameti elden bırakmayız, şefkat sahibi oluruz. Fedakârlık, feragat yolumuzdur. Önderimiz Hz. Peygamber’dir. Onun yürüdüğü yoldan yürürüz.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Bütün bunları yapmak vazifemizdir. Son nefeste iman ile göçmek dileriz.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Ama.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Günahımızın olmadığı, nefsimize uymadığımız, kul hakkı yemediğimiz, kimsenin gönlünü kırmadığımız meçhuldür. Hatta mümkündür. Hiç birimiz masum değiliz.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Tövbe Ya Rabbi hata râhına gittiklerime</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Bilip ettiklerime bilmeyip ettiklerime</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Umut ve korku arasında geçen ömrümüz noktalanır. Biz de Mahkeme-i Kübra’ya çıkarız.</p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>Ya Rabbi yüzümüzü yere baktırma.</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>Bizi affet.</strong></p>
<p class="non-card" data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text"><strong>Bizi duadan ayırma</strong></p>
<p data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">Yenişafak</p>
<p data-card-id="d853d1e1-9eb5-495d-d621-26e36e2d8c95" data-card-type="Text">22 mayis 2019</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/dua-4/">Dua</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/dua-4/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hududullah</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/hududullah/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/hududullah/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2020 18:28:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Düşünce Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hududullah]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kutlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=23967</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mustafa Kutlu “Hududullah” Allah’ın kanunudur. Kur’ân-ı Kerim’in pek çok âyetinde bu konunun mahiyeti ile ilgili bilgi verilmektedir. Meselâ Talâk sûresinde şöyle buyruluyor: “Hakikat Allah her şey için bir ölçü takdir etmiştir”. Ra’d sûresinde bu hüküm tekrarlanıyor: “Her şey Allah katında bir miktar iledir.” Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde bu âyetler için şu açıklamayı yapıyor: “Cenab-ı Hak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hududullah/">Hududullah</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<header class="head-col">
<div class="category"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-23855 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2020/01/iste-gunluk-yapilabilecek-8-faziletli-zikir-h1466127048-c5c9af-300x150.jpg" alt="" width="300" height="150" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2020/01/iste-gunluk-yapilabilecek-8-faziletli-zikir-h1466127048-c5c9af-300x150.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2020/01/iste-gunluk-yapilabilecek-8-faziletli-zikir-h1466127048-c5c9af-600x300.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2020/01/iste-gunluk-yapilabilecek-8-faziletli-zikir-h1466127048-c5c9af.jpg 625w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>
</header>
<article class="main-col">
<div class="reactions top flex">
<div class="reaction-share comment-toggle">
<div class="share share-single" data-id="2047835" data-type="5" data-url="https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafakutlu/hududullah-i-2047835" data-title="Hududullah-I">
<div class="item more drop-down" data-share="more">
<div class="drop-content right">
<div class="icon-group circle x32">Mustafa Kutlu</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="text">
<p class="non-card" data-card-id="2a4a2274-c87a-4902-b35c-cbd2799af5e5" data-card-type="Text">“Hududullah” Allah’ın kanunudur. Kur’ân-ı Kerim’in pek çok âyetinde bu konunun mahiyeti ile ilgili bilgi verilmektedir.</p>
<p><span data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Meselâ Talâk sûresinde şöyle buyruluyor: “Hakikat Allah her şey için bir ölçü takdir etmiştir”.</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Ra’d sûresinde bu hüküm tekrarlanıyor: “Her şey Allah katında bir miktar iledir.”</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde bu âyetler için şu açıklamayı yapıyor: “Cenab-ı Hak her şey için bir sınır ve miktar tahsis etmiştir ki, o şeyi ona göre yürütür. O sınır ve miktardan ileri geçirmez. Bu hüküm öyle bir kanundur ki her şey hakkında geçerlidir”. (Kainatın, hayatın, canlıların, hareketin ve insanın yaratılışı; fani âlemdeki yaşantısı, yaratılmışların birbiri ile münasebeti, bu ilişkinin tabi olduğu ritim ve âhenk vb.). Bu aynı zamanda Cenab-ı Hakk’ın koyduğu “kader”dir. Bu ölçü ve sınırı tanımak, teslim olmak imandandır. A’raf sûresinde “Cenab-ı Hak haddi aşanları sevmez” buyruluyor.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Kâinattaki hiçbir varlık bu kanuna karşı koyamaz. Ona uyar. Galaksiler, yıldızlar, gezegenler, güneş, dünya ve dünyada hayatın oluşu bu kanuna bağlıdır.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Dünyanın güneşe yakınlığı, kendi etrafında ve yörüngesinde şaşmadan dönmesi, gece ve gündüz, ısı ve ışık, toprak-su-hava-ateş; bitkiler ve hayvanlar, tüm ekolojik denge atomlara varıncaya kadar kanuna tabidir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Biz buna “tabiat kanunu” demişiz. Bilinir. Her varlık buna kayıtsız-şartsız uyar. Tek istisna insandır. İnsan kul da olabilir, asi de. İmtihana tabi olan odur.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Hamdi Yazır devam ediyor: “Her şeyin bir haddi ve hududu vardır. Varlıklar arasında kendine mahsus bir yeri vardır. Kendine mahsus bir ömrü ve durumu bulunmaktadır.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Zincirleme olarak bütün sebepler silsilesi Allah’a dayanır. Onun ilmi ile çerçevelenmiş olmayan hiçbir şey yoktur. (Her varlığın bir kaderi vardır). O’nun bilgisi dışında zaten bir şey olamaz. O gizliyi de gaybı da bilir”.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Hiçbir şey “boşuna” yaratılmamıştır. Yaratıkların her birinin kendine göre bir kabiliyeti, özelliği bulunur, DNA ve genlere kadar. Şu an insanoğlunun bilebildiği her şeye kadar, ki bu “bilme ve seçme” de yine Allah’ın takdiri iledir. Her saniye, her an bu böyledir. Sadece insan ne yaptığını-yapacağını bilir, Cenab-ı Hak ona ruh, nefis, kalp, irade ve akıl vermiştir. O eşref-i mahlukattır. Dünyaya gelişi bir “imtihan” sebebiyledir. Bunun sebebi sorulamaz. Hikmet-i Huda’dır. Cenab-ı Hak atamız Hz. Âdem’e isimleri öğretmiş, onu halife kılmış ve ona hududullahı göstermiştir. “Şu ağaca yaklaşmayın” buyurmuştur. Hz. Âdem ve Havva kıssasında bu sınırı aşmanın insana mahsus olduğu (bir imtihan olduğu) belirtilir. Ceza ve mükâfat haktır. Çünkü peygamberler, kitap ve sünnet haktır. İnsanın aklı, duyuları, yeryüzünde yaşaması için kendisine lutfedilen tüm nimetler ortadadır. Yaratılmış tüm varlıkların kendine mahsus özellikleri olduğunu söyledik. Bunlar ezelden takdir edilmiştir. Varoluşun kademeleri, ömrü, değişimi (evrimi) ilk hareketten bu yana Cenab-ı Hakk’ın elinde, ilmindedir. Bitkilerin ve hayvanların bir yaşantısı vardır. Ancak “hayat” insana mahsustur ve inananlar için sadece bu dünyadan ibaret değildir. Bir de “âhıret” denilen ebedi hayat vardır.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Bir otun, bir çiçeğin, bir bakterinin her ne var ise âlemde onun gücü, sınırı, kabiliyeti bir ölçü iledir. İnsan dahi yaratılış itibari ile (bedenen) böyledir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">İnsanın boyu ve kilosu sınırlıdır. On metre boyunda, on ton ağırlığında insan yoktur. Görmesi, işitmesi, tatması vb. kendine hastır. Bu duyular hayvanlar âlemine kıyasla sınırlıdır. İnsan bedeninin gücü, hızı, dayanaklılığı sınırlıdır. Yemesi, içmesi, çiftleşmesi sınırlıdır. İnsanoğlu bu beden ile tabiat şartlarına dayanmakta, hayatta kalmakta zorlanır. Akıl devreye girer ve insan aklı ile öteki canlılara üstünlük sağlar. Zaten Cenab-ı Hak tüm yaratılmışlara nimet vererek onları hayatta tutmuş; insanoğluna bütün âlemi musahhar kılmıştır. Ademoğlu’na verilen nimetler sayısızdır.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">İnsanoğlu aklı, ruhu, nefsi, bedeni ve tüm kabiliyetleri ile dünya hayatında Cenab-ı Hakk’ın ona tahsis ettiği sınırlar içinde yaşamalıdır. Bu sınırlar (şeriat) Hz. Âdem’den beri gönderilen peygamberler vasıtası ile insanlara tebliğ edilmiştir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">İnsanın yaradılışı, mahiyeti, emanete talip olması, yürüyeceği yol, diğer varlıklara üstünlüğü, halife oluşu, imtihanı vb. gibi hususlar Kur’ân-ı Kerim’de beyan edilmektedir. Yaradılışının esası Cenab-ı Hakk’a kul olmak ve ona ibadet etmektir. İnsan fıtraten buna elverişlidir. Emaneti yüklenmiş olması ona bir mesuliyet (yükümlülük) getirir. Bu görevi sırasında en önemli engel yine kendisidir. Çünkü o, taşıdığı müsbet değerler ve iyilik yanında kötülüğe de meyyaldir. Hazza düşkün oluşu, unutkanlık, nankörlük, sabırsızlık, kibir, acelecilik, inkarcılık vb. öteki özellikleridir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">Haddini aşıp yoldan çıkınca o şerefli makamdan esfel-i safiline düşer. Öyle ki zalim, merhametsiz, katil, utanmaz, alçak bir varlık olur, eline geçen güç ile kibirlenerek kendini hâşâ ilah ilan edebilir. Bütün bunlar bildiğimiz şeylerdir (Haftaya Çarşamba devam edeceğiz).(24 Ekim 2018)</p>
<p data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text">2.</p>
<p class="non-card" data-card-id="5e855b5a-3e86-498c-a548-efd263dedae7" data-card-type="Text">Geçen haftaki yazımızda “Hududullah”ın Allah’ın kanunu olduğunu, bütün evrene, canlı cansız her şeye ve insana şamil olduğunu söyledik. İnsan dışında tüm yaratıklar bu kanuna şartsız itaat eder.</p>
<p data-card-id="702a4766-b8ba-4a44-6f5e-5dc12ae1570f" data-card-type="Text"><span data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">İnsan hem itaat eder hem isyan.</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">O’nun bir imtihanı vardır.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Bu yoldaki yürüyüşü (ki bu da sınırlıdır ve adına ömür denir) sırasında başta akıl olmak üzere kendine verilen kabiliyetleri kullanarak iyi bir kul olabilir veya haddini aşarak yoldan çıkar. Bütün bunları bildiğimizi de ilave ettik.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Haddi aşmanın çeşitli vecheleri Kur’an-ı Kerim’deki “Peygamber kıssaları” ile her seviyeden insanın anlayacağı şekilde izah edilmiştir. İnsanoğlu varoluşundan bu yana Allah’a, peygamberlere, hududullaha inanır ama şu veya bu sebeple (yine kendinde bulunan menfî tutumla) imtihanı geçemez asi olur.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">İnsanoğlu’nun bu dünyadaki macerası hep iniş-çıkışlarla dolu. Bu gün de aynı hikâyeyi yaşıyoruz.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Bu günün şartları, düzenleri, sistemleri insanı yine isyana, hududu aşmaya, kibre götürmüştür.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Misal: İnsan yüz metreyi on saniyede, atletler çalışa çalışa sekiz saniyede koşuyor. Peki bu rekoru beş saniyeye indirmenin, bu yolda çırpınmanın mânası nedir?</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">İnsan kendinde bulunmayan bir şeyi de isteyebilir. Meselâ “kuş olup uçmak”. Bunu yapamadı ama kuştan ilham alarak uçağı yaptı. Peki bir gün olur “uçan insan” icad edilebilir mi?</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Hududu ihmal eden insan bu heves peşine düşebilir. Tıpkı 100 metreyi beş saniyede koşmak gibi. Gün gelecek insanoğlu toprağı altın yapacak demişti bir şairimiz. Diğer bir şairimiz ise “Makinalaşmak” istiyordu. “Makina insan”ın yapılacağı günlerin yakın olduğunu söyleyenler var. Robot teknolojisi ve “yapay zeka” bu zaferin (!) ilk işaretleri imiş.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">İnsan muhayyilesi hudut tanımaz.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Öyle mi?</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Öyle diyorlar.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Peki Cenab-ı Hakk’ı tahayyül edebiliyorlar mı? Deneyen dener. İmkansızı istemek hüner mi?</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Değil elbet, haddi aşan kendini ilah dahi ilan eder.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Ucundan-kıyısından zaten var olan bir şeyin keşfi icat sayılıyor. (İcad yoktur keşif vardır). Hududu aşanlar kromozomlarla, genlerle oynuyorlar, erkek veya kız çocuk olsun istiyorlar. Olabilir mi?</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Olur elbet, bilemeyiz, ozon tabakasını delenler bunu da yapar. İmanın bir lütuf olduğunu bilen hududu geçmez; inanmayanlar isyanda sınır tanımaz. Yaptıkları yine Cenab-ı Hakk’ın takdiri ve tayin edilmiş kaderledir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Bakınız bir dönümlük topraktan on teneke buğday elde etmek tohum-emek-coğrafya-su-gübre-güneş vb. şartları içinde olağandır diyelim. Bu kainatın ritmine, ekolojisine uygun bir sonuçtur diyelim. İnsan bu nimete şükretmeli değil midir? Bütün bunlar hududullah sınırları içinde cereyan eder, makbul olan budur.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Ancak hudut tanımayanlar, Allah’a ve âhıret gününe inanmayanlar, insanı ve tabiatı istismar edenler, akıllarının fazla olduğunu iddia ile kibirlenenler, modern teknoloji geliştirerek bu tarladan 100 teneke, 1000 teneke buğday elde ederse şaşmamalı.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Bunlar oluyor, olabilir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">İsyanın sınırı yok. Esfel-i safilinin boyutlarını bilmiyoruz.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">İnsanoğlu’nun bu dünyada attığı her adımı hududullah içinde olmak lazım gelir. Her an Cenab-ı Hakk’ın huzurunda bulunan, onun zikri ile meşgul olan, ona tam teslim olan, bize örnek teşkil eder.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Hz. Peygamberdir bu.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">O, Allah’ın hem kulu hem resulüdür.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Onun gösterdiği, itaat, ibadet, kanaat, merhamet, firaset, basiret, cesaret, hizmet, hürmet, sabır, şükür, rikkat, şefkat, cömertlik, tevazu, samimiyet vb. ahlakı ve sistemi ile bir hayat tarzı benimsemek tek yoldur.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Her tür güç temerküzü, üretim-tüketim, zehir-panzehir, füze-füze kalkanı, enerji-alternatif enerji, yazılım-karşı yazılım, dost robot-düşman robot, şimdilik tahayyül edilen bilim-kurgu filimlerine konu olan insan ile bilgisayar; insanlar ile uzaylılar karşıtlığı, hakimiyet ütopyaları, modern teknolojinin kılıktan kılığa giren, girebilecek olan tüm buluşları hududullah dışına çıkmanın, âhıreti unutup cenneti dünyada bulmak hevesinin neticesidir.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Bu heves ne zaman zirveye çıktı, çağımızı belirleyen güç temerküzü nasıl oluştu, ne gibi sonuçlar getirdi. (Devamı var).</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">* Ben bu yazıyı yazarken televizyonda kapitalizmin geleceği, robotlar ve yapay zeka tartılışılıyordu.</p>
<p class="non-card" data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">İşin uzmanı bir bilim adamı “yapay zeka diyoruz ama henüz ‘zeka’nın ne olduğunu bilmiyoruz” dedi.(7 Kasım 2018)</p>
<p data-card-id="63e252e5-b765-4a7f-cb84-ea571df91ee3" data-card-type="Text">Yenişafak</p>
</div>
</article>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hududullah/">Hududullah</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/hududullah/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vatan</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/vatan/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/vatan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2018 14:03:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kutlu]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan Nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=20237</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; &#8220;Vatan-millet-Sakarya&#8221; diyerek, bazılarının müstehzi tebessümleri arasında geçirdim. Hâlâ aynı yerdeyim. (Bazıları &#8220;bıraktığımız yerde otluyorsun&#8221; diyebilir. Canları sağolsun). Bu yazıyı bir ömrü uğruna tükettiğim &#8220;vatan&#8221; ne imiş acaba sorusuna cevap olur diye yazıyorum. Vatan elbette belirli anlaşmalar çerçevesinde çizilen sınırlar içinde kalan toprak parçasından ibaret değil. Bu sınırlar resmiyet ifade eder, tarih içinde çeşitli sebeplerle [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/vatan/">Vatan</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/vatan/salih-mustafa-kutlu-2/" rel="attachment wp-att-20238"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-20238" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/02/salih-mustafa-kutlu-2.jpg" alt="" width="375" height="188" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/02/salih-mustafa-kutlu-2.jpg 614w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/02/salih-mustafa-kutlu-2-600x300.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/02/salih-mustafa-kutlu-2-300x150.jpg 300w" sizes="(max-width: 375px) 100vw, 375px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Vatan-millet-Sakarya&#8221; diyerek, bazılarının müstehzi tebessümleri arasında geçirdim. Hâlâ aynı yerdeyim. (Bazıları &#8220;bıraktığımız yerde otluyorsun&#8221; diyebilir. Canları sağolsun). Bu yazıyı bir ömrü uğruna tükettiğim &#8220;vatan&#8221; ne imiş acaba sorusuna cevap olur diye yazıyorum. Vatan elbette belirli anlaşmalar çerçevesinde çizilen sınırlar içinde kalan toprak parçasından ibaret değil. Bu sınırlar resmiyet ifade eder, tarih içinde çeşitli sebeplerle değişir. Ama mesela Kızılırmak değişmez (İklimler değişiyor evladım, o da değişir diyenler olacak. Olsun bekleriz biz. Sabırlıyız.) Vatan efsaneler, masallar, destanlardır. (İşte bir yerinden başladım). Nene Hatun, Deli Dumrul, Köroğlu&#8221;dur. Vatan coğrafyadır. (Bunu kavramak zor) Yani Ağrı Dağı, Toroslar, Ilgaz, Seyhan, Van Gölü, Tortum Şelalesi, Anzer Yaylası, Göcek, Tosya, Ermenek, Çukurova, İstanbul Boğazı, Uludağ, Palandöken say babam say; yayladır-ormandır-ovadır-çaydır-pınardır. Bir ucu Vardar Ovası&#8221;nda, bir ucu Halep Çarşısı&#8221;ndadır. Vatan Dadaş&#8221;tır, Gaggoş&#8221;tur, Efe&#8221;dir; yiğitlik vurmakla-ağalık vermekledir.</p>
<p>Vatan Mevlittir, Itrî&#8221;nin Tekbiri&#8221;dir, Ezan&#8221;dır, minare ve kubbedir, sebildir. Vatan ilahidir, türküdür. Bir ucu Yemen&#8221;de bir ucu Estergon&#8221;dadır. Vatan Kur&#8221;an&#8221;dır, namazdır, Cuma&#8221;dır, secdedir, duadır. Vatan sürülen topraktır, taze topraktan çıkan buğudur. Tıpkı fırından çıkan Vakfıkebir ekmeğinin buğusu gibidir. Vatan Diyarbakır karpuzu, otlu peynir, Pervari balı, Antep baklavası, Tatar böreği, Selanik gevreği, Arapaşı, Çerkez Tavuğu, Babukko&#8221;dur.</p>
<p>Vatan kültür değildir, sadece dil, sadece müzik, sadece halk oyunu, sadece din, sadece bayrak, sadece sadaka taşı, sadece vergi, sadece milli gelir değildir. Vatan kişinin karnının doyduğu yer de olabilir, gözyaşının aktığı yer de.</p>
<p>Bu sebeple Çanakkale Şehitleri, Sarıkamış, Sakarya, Mohaç, Niğbolu, İstanbul&#8221;un fethi, İstiklal Savaşı ve İstiklal Marşı vatandır. Vatanın tapusu şehitlerin mezar taşlarıdır.</p>
<p>Vatan sevmektir, benimsemektir, önemsemektir. Vatan mevcudun mânasıdır. Vatan ecdadın mirasıdır. Vatan nutuk değil vasiyettir. Hem vasiyet hem nasihattır. Vatan verilmiş sözdür. Söz namustur. Namusun ne olduğunu namussuzlardan başka herkes bilir.</p>
<p>Vatan Yunus&#8221;tur. Yunus Emre&#8221;dir, neden, çünkü vatan onun yokluğunda yerine koyacak bir şey bulamamaktır. Vatan dayanışma, paylaşma, adalet, şefkat, merhamet ve fazilettir. Vatana gösterilecek muamele hürmet-hizmet ve merhamettir. Vatan ahlaktır. Vatan tevazu ve kahramanlıktır.</p>
<p>Vatan Selimiye&#8221;dir, Hacı Ârif Bey&#8221;dir, Mevlana&#8221;dır. Vatan &#8220;bana ne&#8221; diyemeyeceğiniz bir şeydir. Vatan bu dünyada âhıret için çalışılacak bir imtihan mekanıdır. Vatan kitaplar, kütüphaneler, âlimler, şeyhler, tekkeler, üniversiteler, taş-toprak-ağaç-kuş ve uçsuz bucaksız bozkırdır. Bozkırda esen rüzgârdır. Kangal iti, sürü, çoban ve kavaldır. Vatan Nemrut&#8221;ta batan güneş, İshakpaşa Sarayı&#8221;na dolan gün ışığıdır. Vatan Ayasofya, Hacı Bayram, Ak Şemseddin, Eyüp Sultan ve Hacı Bektaş&#8221;tır.</p>
<p>Vatan davul-zurnadır.</p>
<p>Vatan baş-bar, halay ve toprağa vurulan dizin izidir.</p>
<p>Vatan sadece kültür, sadece inanç, sadece hatıra, sadece ortak çıkar, sadece ülkü birliği falan değildir.</p>
<p>Vatan kandır. Gözün bebeğidir. Ayaktaki ferdir. Vatan genetik, botanik, fizik, kimya vb. gibidir. Ancak ölçüye tartıya gelmediği için sadece bunlarla belirlenemez. Vatan aynı anda hem maddî hem manevî bir varlıktır. Akıl ile kavraması zor, kalp ile sevilmesi kolaydır.</p>
<p>Başını secdeye koyduğun yerde hür ve müstakil olmaktır. Namazda makam, mevki, dil, ırk tanımaksızın aynı kıbleye yönelmektir. Vatan kardeşlik, vatan barıştır. Vatana kastedene karşı kelle koltukta savaşmaktır. Vatan namusu kadar; suyunu-toprağını-kurdunu-kuşunu-börtü böceğini kem gözlerden sakınmaktır. Vatan ne kalkınmaya feda edilir ne ilerlemeye; ne falan ideolojiye ne stratejik ortaklığa.</p>
<p>Vatan sevgilidir. Aslı&#8221;dır, Kerem&#8221;dir, Leyla ile Mecnun&#8221;dur. Vatanın fertleri bir tarağın dişleri gibidir. Vatan hemşehrilik, vatan komşuluk, vatan başını omzuna koyup ağlayacağın bir arkadaş, askerlik, vatan futbolculuk, doktorluk, hemşirelik, mühendisliktir.</p>
<p>Vatan kuş uçmaz-kervan geçmez köylerde dil bilmez çocuklara öğretmenliktir. Vatanı şairler şiire, bestekârlar musikiye, âlimler yazıya, ressamlar resme, fotoğrafçılar fotoğrafa nakşetmek ister.</p>
<p>Vatan bunlara sığmaz.</p>
<p>Vatan ancak vatan için atan bir kalbe sığar.</p>
<p>Yahu Mustafa Kutlu o kadar deştin o kadar karıştırdın, o kadar gevezelik ettin ki, vatanı çorbaya çevirdin yani. Hay ağzına sağlık. Vatan zaten hastaya götürülen bir tas çorbadır. Vatanın hamasete ihtiyacı yoktur. Bunu ancak vatandan ayrılanlar anlar. Vatandan gayrısı gurbettir. Gurbette duyulan hasrettir. Bir tas çorbaya duyulan hasret.</p>
<p>Daha derine dalarsak vatan dahi bu dünya gibi bir gölgeliktir. O gölgelikte Cenab-ı Hakk&#8221;ın emri uyarınca bir nebze dinlenmektir.</p>
<p>Sonrası ebedî âlem.</p>
<p>Ebedî âleme imanımız tamdır.</p>
<p>Lakin mahiyeti meçhulümüzdür.</p>
<p>Yukarıdan beri sayageldiklerimizi sevmek milliyetçilik; onları muhafaza etmek muhafazakarlıktır. Bu iki kavram vatandan ayrılmaz. Sözlerimize burun kıvıranlara &#8220;bunlar eskimiş şeyler&#8221; diyenlere ancak şunu söyleyebilirim: &#8220;Eskilerden kaç kişi kaldı&#8221;. Yahya Kemal ile bitirelim:</p>
<p>Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;</p>
<p>Lâkin vatandan ayrılışın ızdırabı zor.</p>
<p>Mustafa Kutlu</p>
<p>https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafakutlu/vatan-25752</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/vatan/">Vatan</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/vatan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanat Nedir?</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/sanat-nedir/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/sanat-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jan 2018 12:38:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=19687</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat kainatın âhengine katılmaktır. İşte ben de onlarca sanat tarifine bir tarif ilave etmiş oldum. Sürç-i lisan eder isem affola. Kâinatın âhengi malumdur. Gün doğuyor, batıyor; kuşlar uçuyor, rüzgâr esiyor, dünya dönüyor, mevsimler birbiri peşi sıra gelip gidiyor. Gören gözler, duyan kulaklar, hisseden kalpler çiçeklerin renginde, suların sesinde, dağların heybetinde, kelebeğin kısacık ömründe, örümceğin ağında, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sanat-nedir/">Sanat Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/sanat-nedir/36aac78110bc545e8b025a2255f854ee/" rel="attachment wp-att-19689"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-19689" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/01/36aac78110bc545e8b025a2255f854ee.jpg" alt="" width="404" height="290" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/01/36aac78110bc545e8b025a2255f854ee.jpg 1600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/01/36aac78110bc545e8b025a2255f854ee-600x429.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/01/36aac78110bc545e8b025a2255f854ee-300x215.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/01/36aac78110bc545e8b025a2255f854ee-768x549.jpg 768w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/01/36aac78110bc545e8b025a2255f854ee-1024x732.jpg 1024w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/01/36aac78110bc545e8b025a2255f854ee-1536x1098.jpg 1536w" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" /></a></p>
<p>Sanat kainatın âhengine katılmaktır.</p>
<p>İşte ben de onlarca sanat tarifine bir tarif ilave etmiş oldum. Sürç-i lisan eder isem affola.</p>
<p>Kâinatın âhengi malumdur. Gün doğuyor, batıyor; kuşlar uçuyor, rüzgâr esiyor, dünya dönüyor, mevsimler birbiri peşi sıra gelip gidiyor. Gören gözler, duyan kulaklar, hisseden kalpler çiçeklerin renginde, suların sesinde, dağların heybetinde, kelebeğin kısacık ömründe, örümceğin ağında, Cenab-ı Hakk’ın yarattığı her şeyde bu âhengi bulabilir.</p>
<p>Lâkin işin künhüne varması mümkün değildir. Atomun elektronları belki dünyanın bilinen kısmından daha fazla meçhulatı saklıyordur. Rabbin veli kullarına elbette âşikârdır.</p>
<p>Eşref-i mahlukat olan insan güzel bir iş yaparak mevcut güzelliğe iştirak eder. Bu sadece ona tanınmış bir imtiyazdır. (Gül açar, bülbül öter, örümcek ağını örer ama herhalde sadece insanoğlu yaptığı işin şuuruna erer) Cenab-ı Hakk’ın koyduğu nizama yaklaşmak, ona dokunmak, ona uymak yaradanın rızasını kazanmaktır. Hududullah’a riayettir.</p>
<p>Bu eylem eskiyi yıkarak, karşı çıkarak var olanı bir başka biçimde yeniden inşa ederek pek çok yoldan ulaşılan bir menzildir. Yapıcılığı veya yıkıcılığı böyle yüce bir hedefe bağlamaksızın sanatçının “ben, ben” diye çırpınması çocukçadır.</p>
<p>Sanatçıya yüce bir makam verilmesi, onun takdîs edilmesi deha mertebesine çıkarılması pagan âdetlerindendir.</p>
<p>Sanatçı eylemi ile kuşların sesine, suların şırıltısına, rüzgârın uğultusuna, bulutun rengine, denizin dalgasına ne kadar yaklaşıyorsa; bu hamleyi bir iman ateşi, gözyaşları ile ıslanan bir aşk ile yapıyorsa o kadar yol alır. Yolun sonu bizi “din” ile buluşturur, “dua” ile buluşturur. Bu menzile ulaşanların söz ile, nağme ile, renk ile biçim ile işleri olmaz. Onlar artık vecd denizinde yüzmektedir.</p>
<p>“Bana seni gerek seni” diyen âşık, dağlar ile taşlar ile, seherdeki kuşlar ile kâinatın tesbihatına katılmıştır.</p>
<p>Bu hamle onu sözden söze, besteden besteye, renkten renge fırlatır. Yenilik, hareket, isyan, uysallık budur. Bu hem aczin hem iştiyakın ifadesidir. Sanat yolcuları her adımlarında bir mertebe daha yücelir, mesafe aldıkça var olur, var oldukça bir “hiç” olduklarının şuuruna varırlar. Bu “hiçlik kadehi” hidayet ile, inayet ile, rahmet ile dolarsa “varlık” kazanır.</p>
<p>Gül dikeni ile var olmaktadır.</p>
<p>Sanat yolunun hem rahmanî hem şeytanî-nefsanî boyutları vardır. Tıpkı rüya gibi.</p>
<p>İnsanoğlu yapıp-etmeleri ile eşref-i mahlukat olacağı gibi esfel-i safilin’e de yuvarlanabilir. Yusuf’un kuyusu ile Babil’in kuyusu bir değildir.</p>
<p>Kainatın âhenginde gizlenen hikmeti keşfedenler Yusuf’un kuyusundan çıkıp, Mısır’a sultan olanlardır. Sultanlık “dünyevî” kaldıkça ferde faydası olmaz. Sanat hakikate giden yolda bizi karlı dağlardan aşırabilecek, kızgın çöllerden geçirebilecek bir binek olabilir. O kadar.</p>
<p>Ancak bu mühim bir vasıta, vasıflı bir anahtardır. Felsefeyi bitirip sanat kapısını açanlar, kâinatın âhengi ile kanatlanır ve hakikate doğru uçarlar.</p>
<p>Ritim duygusu anahtarın özünü verir. Tarikat âyin ve zikirlerinde, namazda, hacda, tavafta bu ritim duygusu bize eşlik etmektedir. (Mimarîde, musikide, şiirde.)</p>
<p>Ritme ayak uydurmak halkaya katılmaktır.</p>
<p>Başını taştan taşa vurarak akan sular gibi “Allah Allah” diyerek coşmak veya sessizliğin sesini dinlercesine hareketten kesilip secdeye kapanmaktır. Kâinatın âhengi binlerce dereciğin kendi türküsünü söyleyerek çağlayıp, gelip, ummana dökülmesi orada sessizliğin içine gömülmesidir.</p>
<p>Evet sanat bizi coşturabilecek bir eylemdir. Rabbimize dua edelim bu coşkunluk nefsin eseri olmasın, bizi nefse esir etmesin. Şeytanın şerrinden O’na sığınalım. Korku ve ümit arasında olalım. Sanatı bir kibir, bir övünç, bir üstünlük değil, tevazu vesilesi kılalım. Bir taş ustası, kilim dokuyan bir köylü kızı, bir ressam, bir yazar ile tırpanı her savuruşunda “Allah” diyen bir rençber arasında fark yok.</p>
<p>Fark sadece takva sahipleri ile diğerleri arasındadır. “Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu?” hikmetini bir de kâinatın âhengi ile sanat eseri arasında kurulacak ilişki açısından yorumlayalım.</p>
<p>Şunu unutmayalım: Sabahın seherinde öten bülbül de bizi ağlatabilir, usulüne uygun okunan ezan sesi de.</p>
<p>Mustafa Kutlu</p>
<p>03.01.2018</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sanat-nedir/">Sanat Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/sanat-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmtihanımız Amerikan Yaşam Tarzı İle..</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/imtihanimiz-amerikan-yasam-tarzi-ile/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/imtihanimiz-amerikan-yasam-tarzi-ile/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Sep 2017 10:21:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İmtihanımız Amerikan Yaşam Tarzı İle..]]></category>
		<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kutlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=16773</guid>

					<description><![CDATA[<p>  Gününü gün etmek, yarın endişesi taşımamak bu dünyadan ötesine inanmamak, bencillik ile vur patlasın-çal oynasın eğlenmek insanlığa takdim edilen birinci hedef oldu. Teknolojinin getirdiği konfor yanında âdemoğluna sağladığı “boş vakit” giderek fazlalaşıyor. İnsanlar boş vakitlerinde yiyip-içip-çiftleşip-def-i hacet edip bol bol eğleniyorlar. Bilim adamlarının kıyamete on kala dedikleri bir zamanda bu durum bana çok manidar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/imtihanimiz-amerikan-yasam-tarzi-ile/">İmtihanımız Amerikan Yaşam Tarzı İle..</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div></div>
<div> <a href="http://ilimcephesi.com/imtihanimiz-amerikan-yasam-tarzi-ile/attachment/2884/" rel="attachment wp-att-16774"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/09/2884.jpg" alt="" width="474" height="225" /></a></div>
<div>
<p>Gününü gün etmek, yarın endişesi taşımamak bu dünyadan ötesine inanmamak, bencillik ile vur patlasın-çal oynasın eğlenmek insanlığa takdim edilen birinci hedef oldu.</p>
<p>Teknolojinin getirdiği konfor yanında âdemoğluna sağladığı “boş vakit” giderek fazlalaşıyor.</p>
<p>İnsanlar boş vakitlerinde yiyip-içip-çiftleşip-def-i hacet edip bol bol eğleniyorlar. Bilim adamlarının kıyamete on kala dedikleri bir zamanda bu durum bana çok manidar geliyor. Tarihe ve dinler tarihine bakarsanız ibretli sahneler görebilirsiniz.</p>
<p>Pek tabii olarak (sistem gereği) bu eğlencenin de bir bedeli var.</p>
<p>Bu bedel hakim gücün, hakim ideolojinin, zengin devletlerin, keçeyi sudan çıkarmış olanların ötekilerden; yani zayıflardan, güçsüzlerden kan pahasına söke söke alınmış bir bedeldir.</p>
<p>Eğlence artık dünyada hatırı sayılır bir endüstri olmuştur.</p>
<p>Bu endüstrinin uzmanlarından Michael J. Wolf The Entertainment Economy adlı eserinin giriş bölümünde şöyle diyor: “Otomobil değil, demir-çelik değil, finansal hizmetler değil, eğlence hızla yeni dünya ekonomisinin itici gücü haline gelmektedir. En gelişmiş eğlence endüstrisine sahip olan ABD’de eğlence harcamaları (yüzde 5,4), hane harcamaları içinde giyim (yüzde 5,2) ve sağlık (yüzde 5,2) harcamalarının önünde gelmektedir.”</p>
<p>Eğlence endüstrisi yaklaşık 480 milyar dolarlık bir endüstridir.</p>
<p>Bu durum sadece gelişmiş ülkeler ile ABD’ye has değil.</p>
<p>Hindistan’dan Brezilya’ya kadar birçok gelişmekte olan ülkede eğlence sektörünün yıllık büyüme oranı ülke büyüme oranını katlıyor. (Daha geniş bilgi için bk. Korkmaz İlkorur. Radikal 10 Ağustos 2004. vd.).</p>
<p>Amerikan tarzı “yaşam biçimi” bütün dünyayı istila etti</p>
<p>Sinema, müzik, tiyatro, spor vb. gibi etkinlikler sanatsal gösteriler olmaları yanında eğlence endüstrisinin unsurları haline gelmiştir. Edebiyat dahi bu zincirin kuyruğuna takılmıştır.</p>
<p>Zaten öyle değil midir demeyin.</p>
<p>Meselâ eğlence müziği ile irfanî müziğin birbiriyle eşdeğer tutulması mümkün değildir.</p>
<p>Görüntü, görsellik, göze hitap etme çağında yaşıyoruz. “Söz”ün değeri düştü. Söze itibar kalmadı. Söz’ün şahikası olan “şiir”in durumu ortada. Görsel medya bütün hayatı kuşatmış durumda. Yüzlerce kanalı olan televizyonların yanına VCD’ler, CD’ler, DVD’ler vb. eklenmiştir.</p>
<p>Sanayi medeniyetinin, kalabalık metropollerin, beton yığınlarının, trafiğin, stresin, bozuk psikolojinin cenderesinde sıkışan modern insan bir sıkıntı ve boşluk duygusu içinde bunalmakta, kendini alkole ve eğlenceye vurmaktadır. Durmak ve düşünmek neredeyse imkânsız hale gelmiş, akıntı herkesi sürüklemeye başlamış, Amerikan tarzı “yaşam biçimi” bütün dünyayı istila etmiştir.</p>
<p>Siz istediğiniz kadar teslim bayrağını çekmediğinizi, geleneği yaşayıp muhafaza ettiğinizi iddia edin; kılık-kıyafetiniz, yiyip-içmeniz, dinlediğimiz müzik, seyrettiğiniz film, okuduğumuz kitap, banyonuz, tuvaletiniz, mağazanız, dekorunuz, okulunuz, İngilizce merakınız burada sayamayacağımız kadar milyonlarca unsur bu “yaşam biçimi” tercihi ile hayatımıza sızmaktadır.</p>
<p>Sokaklar, binalar, levhalar, sloganlar, markalar, tatil programları, yaş günleri, telefon mesajları, saç biçimleri, konserler, kanapeler, koltuklar, terlikler, kemerler, saatler, tokalar, pastalar (turtalar) sizi değiştiriyor. Farkında olmaksızın başka bir hayatın kulvarında koşuyorsunuz.</p>
<p>Bizim imtihanımız bu “yaşam tarzı” ile</p>
<p>“Eğlenmek bizim de hakkımız” diye isyana kalkışmayın. Şöyle başınızı kaldırıp ülkenin ve tüm İslam âleminin haline bir göz atın.</p>
<p>O zaman eminim merhum Âkif’in mısralarını hatırlayacaksınız: “Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!”.</p>
<p>Bizim imtihanımız bu “yaşam tarzı” iledir. Unutmayın “yaşam tarzı”… Ardından “ne yapmalı” sorusu gelecek, biliyorum. Cevabı çok zor dostlar, çok zor.</p>
<p>“Neden zor olsun canım” diyenlere şimdilik verecek cevabım şudur:</p>
<p>Hani mağlup ordunun komutanı askerlere sormuş “niçin yenildiniz” diye. Askerler: Madde bir: “Barutumuz yoktu” demişler. Komutan “Gerisini anlatmayın, anlaşıldı” demiş.</p>
<p>Bunun gibi öncelikle bu meseleyi dert edinen donanımlı-ahlâklı beyinlere ihtiyaç var. Sonra kim bilir kaç yıl sürecek zihinsel çabaya.</p>
<p>Ancak buna mecburuz. Bin yıl bile sürse mecburuz, başka yolu yok.</p>
<p>Şu anda dünyada da “muhalifler”, “Başka bir dünya mümkün” sloganını atıyor, gösteriler yapıyor ama, sloganın içi boş. Bakalım kim dolduracak? Bakalım kim insanlığa yeni bir “yaşam tarzı” sunabilecek?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>http://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafakutlu/eglence-2039611</p>
</div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/imtihanimiz-amerikan-yasam-tarzi-ile/">İmtihanımız Amerikan Yaşam Tarzı İle..</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/imtihanimiz-amerikan-yasam-tarzi-ile/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dua</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/dua-2/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/dua-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2015 00:01:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kutlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=8426</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan dua etmeye başlayınca kainat kaybolur. İşte bu dua gerçek duadır. Ötekileri de küçümsemeyelim. Her fert nasibi kadar yük taşır, her işin aslını Cenab-ı Hak bilir. İnsan duaya durunca her şey kaybolur dedik ya; bir tek O kalır. Ezeli ve ebedi olan, eşi-benzeri olmayan, rahman ve rahim olan Cenab-ı Hak. İnsan gücünü, aklını, varlığını bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/dua-2/">Dua</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<header class="news">
<h1></h1>
</header>
<div class="main-col">
<div class="content"><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir26.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-8427" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir26.jpg" alt="Dua " width="529" height="296" /></a><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir26.jpg"><br />
</a></div>
<div class="content">İnsan dua etmeye başlayınca kainat kaybolur. İşte bu dua gerçek duadır. Ötekileri de küçümsemeyelim. Her fert nasibi kadar yük taşır, her işin aslını Cenab-ı Hak bilir.</p>
<p>İnsan duaya durunca her şey kaybolur dedik ya; bir tek O kalır. Ezeli ve ebedi olan, eşi-benzeri olmayan, rahman ve rahim olan Cenab-ı Hak.</p>
<p>İnsan gücünü, aklını, varlığını bir yana bırakır; acziyetini zafiyetini ortaya koyar ve yalvarır.<br />
İnsan dua ile kul olur.</p>
<p>Dua insanın Cenab-ı Hak&#8217;a en yakın olduğu andır. Ne sesi, ne gözü, ne kulağı, ne ayağı, ne malı, ne evladı vardır. Artık o bütün bunlardan geçmiştir.</p>
<p>İbadetin zirvesi duadır.</p>
<p>Şu fani alemde bütün yapıp-ettiklerimiz, isteklerimiz, ihtiraslarımız dua ile berhava olur.</p>
<p>İnsan dua ile kendinden geçer. Kendinden geçen kişi teslim olmuştur artık. Teslimiyet en yüce mertebedir.<br />
Teslim olan kişi bir ilham alır ve buna uyar. O nedir: bilemez, anlatamaz. Bilmek, anlamak mecazen ayık olanların uğraşıdır. Teslim olan baş eğer: “Kahrın da hoş, lütfun da hoş” der. Artık sahip olduğumuz her şey bir “hiç” olmuştur. “Hiçliği” hissetmek her kişiye değil, er kişiye nasip olur.</p>
<p>Namaz duadır, oruç duadır, zekat-sadaka duadır, bir yetimin başını okşamak duadır. Issız bir köşede gözyaşı döküp “af” dilemek duadır. Bu fani dünya biz aciz kullar için vardır. Her fert kâh şununla, kâh bununla imtihan edilir. Kazanır, kaybeder, tövbe eder fani olandan baki olana geçer. Bu imtihan kolay değildir. İpleri nefsin elindedir. Nefis dokuz canlıdır. Sekizinin başını kesersin, o tek kalan baştan bir dokuz kol daha çıkar. Son nefesini verinceye kadar rahat yüzü göremezsin. Nefisten kurtulmak kölelikten, kula kul olmaktan kurtulmaktır. Gerçek özgürlük Cenab-ı Hak&#8217;a kul olmakla gerçekleşir.</p>
<p>Allah&#8217;a teslim olan, kimseye teslim olmaz.<br />
O artık gerçekten “hür” kişidir.<br />
Bu sebeple ömrümüze kıymayalım, onu Pertev Paşa&#8217;nın dediği gibi geçirelim:<br />
Ne şemm et bülbülün verdini, ne hârdan incin<br />
Ne gayrın yârine meyl et, ne sen ağyardan incin<br />
Ne sen bir kimseden âh al, ne âh u zârdan incin<br />
Ne sen bir kimseden incin, ne senden kimse incinsin<br />
Ayakta, yürürken, otururken, yatarken O&#8217;nun zikri ile meşgul olan O&#8217;ndan ayrı düşer mi? O kişi her an, her nefeste “Allah” diyor. Onun yemesi, içmesi, çalışması, uykusu, uyanıklığı yoktur. Zahirde vardır esasen yoktur.<br />
“Biz dilemedikçe yeryüzünde bir yaprak bile kıpırdayamaz” âyeti yetmiyor mu?<br />
Bu nedir?</p>
<p>Haddimiz olmayarak söyleyelim, bu şudur: Kendi irademizi Hakk&#8217;ın iradesine teslim etmek. Yani gerçek bir “kul” olmak.<br />
Biz görmeyiz, O gördürür.<br />
Biz duymayız, O duyurur.<br />
Biz bilmeyiz, O bildirir.<br />
Hakikatten haberdar olmak budur. Bunun için O&#8217;na yalvarır, O&#8217;na sığınırız.<br />
Bu duadır.</p>
<p>Göz açıp kapayıncaya kadar geçer ömür. En fenası gaflet içinde kalmaktır. Bundan da fenası kurtulduğunu sanmaktır. İyiliğine, ibadetine, sevabının çokluğuna güvenmektir. Biz aciz kullar çalışırız, ekmeğimizi helalinden kazanmak isteriz, kitabımızın emrettiği gibi haramdan uzak dururuz, gücümüzün yettiğince ibadet ederiz. İyilik ederiz.</p>
<p>Kibirlenmeyiz, merhameti elden bırakmayız, şefkat sahibi oluruz. Fedakârlık, feragat yolumuzdur. Önderimiz Hz. Peygamber&#8217;dir. Onun yürüdüğü yoldan yürürüz.<br />
Bütün bunları yapmak vazifemizdir. Son nefeste iman ile göçmek dileriz.</p>
<p>Ama.<br />
Günahımızın olmadığı, nefsimize uymadığımız, kul hakkı yemediğimiz, kimsenin gönlünü kırmadığımız meçhuldür. Hatta mümkündür. Hiç birimiz masum değiliz.<br />
Tövbe Ya Rabbi hata râhına gittiklerime<br />
Bilip ettiklerime bilmeyip ettiklerime<br />
Umut ve korku arasında geçen ömrümüz noktalanır. Biz de Mahkeme-i Kübra&#8217;ya çıkarız.</p>
<p>Ya Rabbi yüzümüzü yere baktırma.</p>
<p>Bizi affet.</p>
<p>Bizi duadan ayırma.</p></div>
</div>
<div class="content"></div>
<div class="content">Mustafa Kutlu</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/dua-2/">Dua</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/dua-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
