<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mümin Kim? | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/mumin-kim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Dec 2019 13:16:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Mümin Kim? | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mümin Kim?</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/mumin-kim/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/mumin-kim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Dec 2019 13:16:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rasim Özdenören]]></category>
		<category><![CDATA[Mümin Kim?]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman ahlâkı]]></category>
		<category><![CDATA[Rasim Özdönören]]></category>
		<category><![CDATA[Takva]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=23668</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hadis: &#8220;Sizden biri, kendisi için istediği bir şeyi kardeşi için istemedikçe hakkıyla iman etmiş sayılmaz.&#8221;(Rudani,Cem&#8217;ul Fevaid, c. 1, s. 57.) Kendim için sevdiğimi, senin için de sevmeliyim. Bütün hadis-i şerifler aslında anlam itibarıyla birbir­lerini tamamlıyor. Bize müstakil bir dünyanın, bir İslâm dünyasının nasıl teşekkül edeceğinin ipuçlarını veriyor. Ben bu hadis-i şerifleri doğrusu belli bir maksat [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/mumin-kim/">Mümin Kim?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-22352 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/01/musluman_dokuyan2.jpg" alt="" width="486" height="246" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/01/musluman_dokuyan2.jpg 702w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/01/musluman_dokuyan2-600x303.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/01/musluman_dokuyan2-300x152.jpg 300w" sizes="(max-width: 486px) 100vw, 486px" /></p>
<p>Hadis:</p>
<p>&#8220;Sizden biri, kendisi için istediği bir şeyi kardeşi için istemedikçe hakkıyla iman etmiş sayılmaz.&#8221;(Rudani,Cem&#8217;ul Fevaid, c. 1, s. 57.)</p>
<p>Kendim için sevdiğimi, senin için de sevmeliyim.</p>
<p>Bütün hadis-i şerifler aslında anlam itibarıyla birbir­lerini tamamlıyor. Bize müstakil bir dünyanın, bir İslâm dünyasının nasıl teşekkül edeceğinin ipuçlarını veriyor. Ben bu hadis-i şerifleri doğrusu belli bir maksat güderek seçmedim; bililtizam, önüme geldiği şekilde seçtim. Fa­kat neticede bunların tamamına baktığımda şu anlamın açığa çıktığım gördüm: Bu hadis-i şeriflerin tümü, insa­nı bir şey vermeye teşvik ediyor, bir şey vermenin orta­mını hazırlıyor. Bir sevgi ortamı hazırlıyor. Kendinden, nefsinden, fikrinden vermeyi öngörüyor.</p>
<p>Şimdi okuduğumuz hadis-i şerif de bunlardan biri&#8230;</p>
<p>Kendiniz için istediğinizi din kardeşiniz için de iste­medikçe, gerçek mümin (iman etmiş) olmazsınız, belki de olamazsınız deniyor. Dikkat: Müslüman olmazsınız denmiyor, mümin olmazsınız deniyor&#8230;</p>
<p>Tarihimizde bu durumun pratik örneğinin uygula­masını Fatih Sultan Mehmet zamanında görüyoruz. Bir müşteri, esnafa geliyor, alışveriş yapmak istiyor, fakat esnaf, müşteriye, &#8220;Ben siftah yaptım, sen bu alışverişi komşu arkadaşımla yap.&#8221; diyerek onu komşusuna gön­deriyor. Bu, kendisi için istediğini komşusu için de iste­mektir. Esnaf ne ister kendisi için? Alışveriş yapılması­nı&#8230; Görüyor ki komşu esnaf alışveriş yapmamış, onu, komşusuna sevk ediyor. İşte, hadis-i şerifin anlamıyla örtüşen bir örnek&#8230;</p>
<p>Yine Yermük&#8217;te, savaş bitmiş, savaş meydanında ya­raklar var. Huzeyfe (ra), elinde bir kırba su ile dolaşır­ken, &#8220;su&#8221; diye inleyen amcasının oğlu Haris&#8217;i görüyor. Suyu ona götürdüğünde yakmda &#8220;su&#8221; diye inleyen Ik- rime (ra) fark ediliyor. Haris, İkrime&#8217;yi işaret ediyor, kır­badaki suyu ona gönderiyor; Huzeyfe oraya gidiyor, fa­kat ona gittiğinde Ayyâş&#8217;ın (ra) inlemesi işitiliyor, o da &#8220;su&#8221; diye inliyor; İkrime de &#8220;O arkadaşıma götür.&#8221; diye­rek reddediyor suyu ve Ayyâş&#8217;a götürdüğünde ise onu ölmüş buluyor. Tekrar îkrime&#8217;ye dönüyor, o da ölmüş. Haris&#8217;e geldiğinde o da ruhunu teslim etmiş&#8230; Burada, bu hadis-i şerifte de kendisi için istediğini komşusu ve­ya kardeşi için isteyenin tipik bir örneğini görüyoruz.</p>
<p>Bir başka hadis-i şerif&#8230; Bunun metni de çok güzel olduğu için alıntılamak istiyorum:</p>
<p>&#8220;Bir adam, Peygamber&#8217;e (sav) gelip &#8216;ben muhtaç (ve açım)&#8217; dedi. Bunun üzerine [Peygamber (sav)] hanımla­rından birine haber gönderdi. O şöyle dedi: &#8216;Yanımda su­dan başka bir şey yok.&#8217; Sonra ötekine haber gönderdi. O da diğeri gibi söyledi. Hülâsa hepsi aynı şeyi söylediler. Bunun üzerine Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu: &#8216;Bu­nu misafir edecek kimse yok mu? Allah onu esirgesin.&#8217;</p>
<p>Ebu Talha hemen kalkıp, &#8216;Ben misafir ederim&#8217; dedi. Onu alıp evine götürdü ve hanımına, &#8216;Yanında yiyecek bir şey var mı?&#8217; diye sordu.</p>
<p>&#8216;Hayır, çocukların yiyeceğinden başka bir şeyimiz yok.&#8217; dedi.</p>
<p>&#8216;Onları bir şeylerle oyalayıp uyut! Misafirimiz içe­riye girdiğinde sanki yiyormuş gibi göster! Yemek için elini sofraya uzattığı zaman, lambayı düzeltecekmiş gi­bi kalk ve söndür!&#8217;</p>
<p>Kadın onun dediği gibi yaptı. Misafir yemek yedi, on­lar yemeksiz ve aç yattılar. Sabahleyin Peygamber&#8217;e (sav) varınca, Peygamber (sav) şöyle buyurdu: &#8216;Filan ve falan­dan Allah memnun kaldı ve güldü. Ya da Allah (onun hâline) taaccüp etti.&#8221;(Age, c. 7, s. 45.)</p>
<p>Şimdi dikkat edilmeli: Resulullah&#8217;m evinde yiyecek bir şey bulunmadığı gibi, sahabenin evinde de yok. An­cak çocuklarına yetecek kadar nevaleleri var. Öyle biri kendisi için ne isteyebilir? O akşam, yemeğini çocukla­rıyla beraber yemek, değil mi? Buna rağmen yemekten sarfınazar ediyorlar. Misafir rahatsız olmasın diye ço­cukları da oyalayıp kendileri de yer gibi yapıyorlar. Işık­lar sönük olduğu için misafir kamını doyurup yatıyor, kendileri de aç yatıyor.</p>
<p>Bu hadis-i şerifin mefhum-ı muhalifi nedir? Yani, &#8220;Siz­den biri, kendisi için istediği bir şeyi kardeşi için isteme­dikçe hakkıyla iman etmiş sayılmaz.&#8221; sözünün mefhum- ı muhalifi, tersinden söylenişi, &#8220;Kendin için istemediğini din kardeşin için de isteme!&#8221; veya &#8220;Bana kötülük yapılmasını istemiyorsam, benim de başkasına kötülük yapmamam gerekir.&#8221; Mefhum-ı muhalifinden de böyle bir neticeye ulaşıyoruz.</p>
<p>Bu hadis-i şerifin bize telkin ettiği anlamın genel so­nucuna baktığımızda, Fatih Sultan Mehmet zamanın­da, kendisine gelen müşteriyi komşusuna yönlendiren o esnafı hatırlayarak söyleyelim: Burada ne oluyor? Bu­rada gelir dağılımındaki adalet sağlanmış oluyor. İkin­cisi: Kendisinin sattığı mal ile komşusunun sattığı mal arasında zaten kalite itibarıyla farklılık yok. Üçüncüsü: Gelir dağılımında adaletsizlik olduğu takdirde ne olur? Birisi çok kazanır, birileri de mecburen daha az kazanır. İnsanoğlunun cibilliyetinde haset diye bir duygu var. Ha­set şu: Bende yoksa kimsede olmasın! Bu, gıpta etmek­ten, imrenmekten veya kıskançlıktan farklı bir şey&#8230; Ha­set, Ebu Cehil&#8217;in karakteri, yani &#8220;Bende yoksa kimsede olmasın!&#8221; diyor. Oysa Müslüman&#8217;ın ahlâkı bunun tam tersini öngörüyor; erdemli olmayı, daha da ötede tak- valı olmayı öngörüyor. Erdemli olmak, iyiliğe karşı iyilikle mukabele etmek; takva ise iyiliğe, daha yüksek bir iyilikle mukabele etmektir.</p>
<p>Müslüman ahlâkı, bize erdemden de öte, takvayı ge- rektiriyor.</p>
<p>Rasim Özdönören &#8211; Hadislerin Işığında Hz.Muhammed,syf.95-98</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/mumin-kim/">Mümin Kim?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/mumin-kim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
