<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mealcilik | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/mealcilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Oct 2017 11:26:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Mealcilik | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sadece Meal Diyenlere Allame Hüseyin Cisri&#8217;den Reddiyye</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/sadece-meal-diyenlere-allame-huseyin-cisriden-reddiyye/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/sadece-meal-diyenlere-allame-huseyin-cisriden-reddiyye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2015 11:03:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Reddiye & Ehl-i Bidat]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnet/Hadis Meseleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bize Kur'an yeter diyenler]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Cisri]]></category>
		<category><![CDATA[hadisleri reddetmek]]></category>
		<category><![CDATA[Mealcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece Meal Diyenlere Allame Hüseyin Cisri'den Reddiyye]]></category>
		<category><![CDATA[Uydurma Hadisler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu aklı evvellerin “Peygamberimizin hadislerini terk ederek, yalnız Kur andan anlaşılabilen dinî hükümlere ümmeti davet” şeklindeki batıl fikirde bulunmalarına medar olan, eğer Peygamberimize nispet edilen hadisler içinde, Resul-i Ekrem’den sadır olduğu, ahkam istihracında muteber olan tarik ile sabit olmayan zayıf hadislerin de bulunması ve hatta birtakım uydurma hadislerin bile o hazrete isnat edilmekte olması ise, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sadece-meal-diyenlere-allame-huseyin-cisriden-reddiyye/">Sadece Meal Diyenlere Allame Hüseyin Cisri’den Reddiyye</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/sadece-meal-diyenlere-allame-huseyin-cisriden-reddiyye/kuran-muslumanligi-250x250-4/" rel="attachment wp-att-17886"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17886" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/Kuran-Muslumanligi-250x250.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/Kuran-Muslumanligi-250x250.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/Kuran-Muslumanligi-250x250-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a></p>
<p>Bu aklı evvellerin “Peygamberimizin hadislerini terk ederek, yalnız Kur andan anlaşılabilen dinî hükümlere ümmeti davet” şeklindeki batıl fikirde bulunmalarına medar olan, eğer Peygamberimize nispet edilen hadisler içinde, Resul-i Ekrem’den sadır olduğu, ahkam istihracında muteber olan tarik ile sabit olmayan zayıf hadislerin de bulunması ve hatta birtakım uydurma hadislerin bile o hazrete isnat edilmekte olması ise, yani bu cihet iddialarınca alelıtlak hadislere itimadı izale ediyorsa, deriz ki:</p>
<p>Bu vadideki şüphelerin def edilmiş olduğu pek vazıhtır. Çünkü İslam dininin mütebahhir uleması içinde hadislerin rivayeti ve râvîlerin tercümei- hallerinin bilinmesi babında gayet mevsuk öyle tahkik ve tetkik erbabı zevat geçmiştir ki onlar rivayet edilen hadislerin derecelerini tayin ile her birinin halini ve sübut mertebesini izah ve beyana ihtimam eylemişler. Hadislerin sıfatlarını ve kısımlarını, râvîlerinin tarihî halleriyle beraber, hem de mükemmel ve matlup surette beyan hususunu iltizam eylemişler. “Hadis Istılahları” ismiyle büyük ve gayet vâsi, hususi bir ilim dalı ibda ederek ona dair pek çok kitaplar ve risaleler tedvin edip kasideler tanzim eyledikleri gibi; hadislerin râvîlerinin tercüme-i halleri için de ayrıca bir ilim dalı tasnif edip onda râvîlerin cerh ve tadiline müteallik makul ve meşru kaideler takrir eylemişlerdir. Hatta hadis kitaplarında nakil ve rivayet edilmekte olan her hadisin menzilesini tasrih ile aslî ve fer’î ahkamda hangileri mevsuk ve mutemettir ve hangileri değildir, birer birer tayin hususuna himmet sarf etmişlerdir.</p>
<p>Elhasıl, ekabir ulemanın ittifaklarıyla sabit olmuştur ki: “Mütevatir hadisler” ve İslam dininin erkanı olan bütün müçtehitler tarafından kabul ile telak-ki olunan “meşhur hadisler”, İslam itikatlarının ve dinî hükümlerinin hepsini ispat ve teyide salahiyetli olabilirler. Âhâd tarikiyle rivayet edilen sahih ve hasen hadisler de yalnız amelî ve fer’î ahkamda hüccete medar addolunabilirler. Zayıf hadisler ise asla hüccet kabul edilmeye şayan olmadıkları cihetle hiçbir hükmü ispata delil kılınamazlar ise de amellerin faziletleri babında onların da amele istinat tutulmaları caiz görülüyor.</p>
<p>Yani İslam Şeriatında sıhhatine bir mani bulunmayan amellerin ve ibadetlerin faziletine dair varit olan zayıf hadisler ile amel etmeye ve teşvik makamında o tür hadisleri rivayet ve zikretmeye müsaade olunuyor.</p>
<p>Evet! Birtakım uydurma hadisler de bazı kitaplarda görülmüş. Fakat bunlar ile asla ve hiçbir vecihle amel caiz görülmemiştir. Hatta öyle bir hadisi tilavet eden ve rivayet eden şahsın, onun uydurma ve iftira kabilinden bir şey olduğunu, ilim ehli nazarında muteber olmadığını ve onunla amel edilmediğini beyan eylemesi lazımdır. Eğer bilerek sükut ederse Peygamber-i Zîşana iftira edenlerin biri de kendisi olur.</p>
<p>Kafî ve şafi beyanatı havi olan ve her hadisin itibar derecesini temyiz vazifesini ifa eden kitaplar ümmet uleması arasında münteşir ve mütedavildir. Rivayet olunan hadislerin hakikatlerine dair hiçbir şey ilim erbabına hafi kalmamıştır. Bu halde, Kur an-ı Kerime itimat olunduğu gibi hadislere de derecesine göre itimat olunmakta ne zarar tasavvur edilebilir? Her kelamı temyiz eden ve sübut mertebesine nazaran hüküm veren vukuf ve tenkit erbabına ne denilebilir?</p>
<p>Mesela, “İnsanların ihbarları ve sözleri arasında doğru da bulunur, yalan da. öyle ise hiçbir haberi tasdik etmemek ve kimsenin sözüne itimat etmemek lazım gelir” diyecek olsak acaba bize hak veren olur mu? Ne mümkün! Çünkü bu söz sırf ahmaklık eseri addolunur. Herkes bilir ki insanların ihbarlarını tetkik ve vakıalara tatbik etmek iktiza eder ki hakikat-i hal ve sözlerin mahi-yeti anlaşılsın, tetkik üzerine doğruluğu kesinleşen sözlerle amel olunsun ve yalan haberlerden içtinap edilsin. Yoksa insanlar arasında yalan vaki oluyor diye doğruların sözü de yalan ihtimaliyle hemen yalan addolunacak olsa dünya ve ahiret işlerine halel gelirdi. Hiç akıllı insan bu hataya düşer mi?</p>
<p>İşte İslam uleması da Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimize nispet edilen hadisleri gereği gibi tetkik ile sahih olmayanlarına vâkıf oldular da Ahkam ispatında şunlara itimat olunmaz ve şunlara da asla Resul sözü nazarıyla bakılmaz” dediler. Ve kısım kısım tayin ettiler. Allah onlara bolca ihsanda bulunsun!</p>
<p>Bu aklı evveller derlerse ki: Biz hadislerin mertebelerine ne vecihle vukuf kesbedebiliriz ki itimada şayan olup olmayanları temyiz edelim?</p>
<p>Deriz ki: Evet! Siz temyiz edemiyorsunuz. Fakat bu halde sizin avam insanlardan addolunmanızla beraber havas insanlar olan ulemayı kendinize kıyas etmeye salahiyetiniz de olamaz. Onlar pekala bilip temyiz ediyorlar. Hiçbir cihet kendilerine nispeten gizlilik perdesinde kalmıyor. Siz şu cüreti bırakın da müracaatla memur bulunduğunuz. Ehli Zikre, marifet ve içtihat erbabına müracaat edin.</p>
<p>Yok, eğer bu aklı evvel cahillerin arz olunan şüpheleri “Resul-i Ekrem Efendimiz Hazretlerinden nakil ve rivayet edilen hadislerde, zahiri ifadeleri akıl kanununa ve kati burhanlar ile sabit olan İlmî meselelere ve muasır keşiflere muhalif ve mugayir olan birtakım hadisler de bulunuyor” iddiasından neşet ediyorsa, kusura bakmasınlar ama böyle batıl bir iddiaya binaen Kuran-ı Kerimde münderiç olan ahkamla iktifa edip de Peygamberimizin hadislerini terk ve ihmal nasıl caiz olabilir? Bu şüpheleri örümcek ağından daha çürük olduğundan; eğer bunların istinatları bu şüphelerden ibaretse, hakikaten İslam dininin hakikatlerine ve rükünlerine akıllarının ermediği</p>
<p>Pek kolay meydana çıkar. Çünkü yukarıda bir münasebetle beyan ve takrir edildiği vecihle, Müslümanların mütebahhir uleması kemal-i metanet ve ittifakla demiyorlar mı ki: “Zahire münafi olan kati bir delil bulunmadıkça bizler (bütün Müslümanlar) Kuran ile hadislerin zahiri medlullerinden ayrılamayız. Ama bir ayet veya hadisin zahiri manasına muarız kati bir aklî delil kaim olursa, o halde o ayeti veya hadisi velev biraz uzak olacak diğer bir manaya hamlederek tevil etmemiz vacip olur.”</p>
<p>İşte muarızı bulunan şer’î bir nass, bu vecihle tevcih edilerek kati olan aklî delillere tevfık ve tatbik olunması iktiza eder. Binaenaleyh bu tür nasslar ile zahiri manaların murad olunmadığı Şeriat uleması nezdinde maruf ve müsellemdir.<br />
Kur’an ile hadisleri tetkik eden kimseler, kati olan aklî delile zahiren mu-halif olup da aklî delillere tevfık kabil olamayan ne bir ayet ve ne de sabit rivayetli bir hadis bulabilirler.</p>
<p>Ama kati nasslarda -ki manaları muayyen olup tevil kabul etmiyorlar- kati olan aklî delile muhalif olmak ihtimali yoktur. Böyle bir nassa muhalif aklî delil göstermek mümkün değildir. Bu hakikatin hilafını iddia edenler bir misal göstersinler de bakalım. Her kim iddia ortaya atıyorsa mutlaka burhan göstermesi gerekir.</p>
<p>Şu aklı evvel mütehakkimler bu tür şüphelerle Peygamberimizin hadislerini nazardan düşürmeye çalışacaklarına, şüphelerini izaleye muktedir olan mütebahhir ulemaya müracaat etseler; kendilerinin aklî delillere zahiren mu-gayir buldukları hadisleri onların ne güzel tevcih ve tatbik ettiklerini ve ne kftdar sırlar ve meziyetler istihraç eylediklerini görürlerdi. Böyle bir müra-catları vuku bulsa, İslam dininin kati nasslarında hakikatte ve aslında akla mugayir bir şer’î ifade olmadığını anlarlardı.</p>
<p>Bazı nassların zahiren akla muhalif olduğu tahayyül edilir. Ancak bu, ya Miakkusuru ve ilim azlığı sebebiyledir. Yahut da -Kurandaki müteşabihatta olduğu gibi- ulemanın, hakkı ve doğruyu taharri babında içtihat sarf etmeleri itirafıyla inkıyat etmeleri hikmet ve maslahatına binaen imtihana tabi olmaları sebebiyledir.</p>
<p>Hüseyin-i Cisr &#8211; Risale-i Hamidiyye</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sadece-meal-diyenlere-allame-huseyin-cisriden-reddiyye/">Sadece Meal Diyenlere Allame Hüseyin Cisri’den Reddiyye</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/sadece-meal-diyenlere-allame-huseyin-cisriden-reddiyye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geliyorum Diyen Felâket: &#8216;Kur&#8217;ân İslâm&#8217;ı&#8217; Söylemi</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/geliyorum-diyen-felaket-kuran-islami-soylemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/geliyorum-diyen-felaket-kuran-islami-soylemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2014 22:28:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Reddiye & Ehl-i Bidat]]></category>
		<category><![CDATA[Geliyorum Diyen Felâket: 'Kur'ân İslâm'ı' Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis İnkarcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis Tanımamazlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran İslamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran İslamı kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[Mealcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Oryantalistler ve Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Oryantalizm Projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnet Müdafaası]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Kaplan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2296</guid>

					<description><![CDATA[<p>İki yıkıcı oryantalist proje var. Meseleyi kişileştirmeden, kimseyi kırmamaya özen göstererek bu iki hayatî sorunu kısaca mercek altına almak istiyorum. Dünkü yazıda bazı genel teorik gözlemlerde bulundum. Dil ve algılama sorunu ekseninde. Bugünkü yazıda anlaşılır ve net ifadelerle bu konuya biraz daha açıklık getirmek istiyorum. Umarım, herkes anlamak istediği gibi anlamaz. YÜZYILLIK İKİ TEHLİKELİ PROJE [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/geliyorum-diyen-felaket-kuran-islami-soylemi/">Geliyorum Diyen Felâket: ‘Kur’ân İslâm’ı’ Söylemi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/geliyorum-diyen-felaket-kuran-islami-soylemi/yusuf-kaplan-kuran-islami-2/" rel="attachment wp-att-17187"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-17187" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/yusuf-kaplan-kuran-islami-1.gif" alt="" width="498" height="229" /></a></p>
<p>İki yıkıcı oryantalist proje var. Meseleyi kişileştirmeden, kimseyi kırmamaya özen göstererek bu iki hayatî sorunu kısaca mercek altına almak istiyorum. Dünkü yazıda bazı genel teorik gözlemlerde bulundum. Dil ve algılama sorunu ekseninde.</p>
<p>Bugünkü yazıda anlaşılır ve net ifadelerle bu konuya biraz daha açıklık getirmek istiyorum. Umarım, herkes anlamak istediği gibi anlamaz.</p>
<p><b>YÜZYILLIK İKİ TEHLİKELİ PROJE</b></p>
<p>Batılıların iki asır önce teorik temellerini attıkları oryantalist söylemin İslâm dünyası için geliştirdikleri iki tehlikeli proje var.</p>
<p>Birincisi, İslâm&#8217;ın protestanlaştırılması, sekülerleştirilmesi, böylelikle hayattan uzaklaştırılması projesi.</p>
<p>İkincisi de, İslâm dünyasının diriliğini, dinamizmini, canlılığını koruyan, her şeye rağmen İslâm&#8217;la irtibatını sürdürmesini sağlayan 500 yıllık mücahede ve mücadeleyle Selçukluların kurdukları, yine 500 yıllık mücadeleyle Osmanlıların korudukları, Ehl-İ Sünnet omurganın çökertilmesi projesi.</p>
<p>Bu iki projenin hedefi, Müslümanları birbirine düşürerek, bir daha ayağa kalkamayacakları kadar büyük bir darbe vurmak.</p>
<p>Bu iki projenin somut olarak hayat geçirilebilmesi için belirlenen hedef, hadislere ve Hz. Peygambere (sav) saldırmak. Bu saldırının, uzun vadede, en kalıcı ve yıkıcı sonuç verecek saldırı biçimi olduğunu düşünüyor Batılılar.</p>
<p>Soru şu burada:</p>
<p>Batılılar, neden Hz. Peygambere ve hadislere saldırıyorlar peki?</p>
<p>Düşünün!</p>
<p>Sıra Kur&#8217;ân&#8217;a gelecek! Bazı âyetler öne çıkarılacak ve sonuçta, &#8216;bu kitap saçma -hâşâ- bir kitap&#8217; diyecekler!</p>
<p>Müslümanlar da bu durumu tevil edip duracaklar.</p>
<p><b>ÖRNEK, HIRİSTİYANLIĞIN TARİHİ</b></p>
<p>Muharref Hıristiyanlığı Aziz Pavlus kurdu. Peygamber olsa, insanlar din icat edemezdi oysa.</p>
<p>İlke şu burada: Tevhid&#8217;in koruyucu kalkanı, Nübüvvet hakikati.</p>
<p>Luther &#8216;İncil Hıristiyanlığı&#8217; çağrısı yaptı. İncil&#8217;i çağın zihin kalıbına göre okudu. Her şeyi yıktı. Sahte bir din icat etti.</p>
<p>İslâm&#8217;ı bekleyen tehlike de bu!</p>
<p>&#8216;Kur&#8217;ân İslâmı&#8217; söylemi, geliyorum diyen en büyük felâketlerden biridir. İslâm&#8217;ı protestanlaştırma projesidir çünkü bu söylem.</p>
<p><b>KUR&#8217;ÂN TEMEL, SÜNNET SÜTUN</b></p>
<p>Din, kuru bilgi kaynağı değildir. Hayat kaynağıdır. &#8216;Yaşayan Kur&#8217;ân&#8217; olarak tavsif edilen Hz.Peygamber olmazsa din kalmaz.</p>
<p>Elbette ki, Kur&#8217;ân, Temel&#8217;dir. Sünnet, o Temel üzerinde yükselen ve Temel&#8217;i ayakta tutan Sütun. Sütun çökerse, gökkubbe de, Temel de çöker.</p>
<p><b>ÖNCE ÇAĞDAŞ HURAFELERDEN ARINMAK!</b></p>
<p>İslâm&#8217;ı hurafelerle doldurdular, diyorlar. Luther de öyle demişti. Ama asıl hurafeyi o üretti: Sahte Din.</p>
<p>Dine Karşı Din icat edecekler! O yüzden &#8216;Uyuma!&#8217; diyorum.</p>
<p>Şunu iyi bilelim: Kimseden çekmedi bu din, hurafe temizliyoruz, diyerek zihninin çağdaş hurafelerle iğdiş edildiğini göremeyen çapsızlardan çektiği kadar!</p>
<p>Hurafeleri temizleyeceğiz, diyorlar. Böyle diyenlere şu soruyu sormak zorundayız: İyi de, kimsin &#8216;sen&#8217;?</p>
<p>Hurafe &#8216;sen&#8217;sin: Ç/ağ&#8217;ın, insanın zihnini iğdiş eden seküler hurafelerinin kölesi!</p>
<p><b>VARIŞ NOKTASI NE, KALKIŞ NOKTASI NEREYE DÜŞER?</b></p>
<p>Kalkış Noktası ve Varış Noktası olmadan Kurân&#8217;a gidemeyiz. Çağın kavramlarını ve bağlamlarını Kur&#8217;ân&#8217;a giydiririz sadece.</p>
<p>Soru şu burada: Varış Noktası belli, Kur&#8217;ân ve Sünnet. İyi de Kalkış Noktası neresi?</p>
<p>Çağ&#8217;ın ağları ve bağları, bağlamları ve kavramları. Yani bizim çağrı&#8217;mızın kurmadığı, zihnimizi ve idrak biçimlerimizi allak bullak eden, bizi İslâmî duyuş ve düşünüş, varoluş ve yaşayış biçimlerinden uzaklaştıran ve devâsâ bir ağ&#8217;a dönüşen seküler çağ! Kalkış Noktası burası. Bu ağ!</p>
<p><b>ÜMMÎLEŞME&#8217;DEN ASLÂ!</b></p>
<p>O yüzden, bura&#8217;yı zihnen ve idrak açısından terketmeden, çağ&#8217;ın ağlarını ve bağlarını, kavramlarını ve bağlamlarını aşma çabası göstermeden yani Ümmîleşmeden Kur&#8217;ân&#8217;a gidemeyiz: Çağdaş hurafeleri Kur&#8217;ân&#8217;a giydirir, her şeyi tarumar ederiz!</p>
<p>O yüzden önce Zihinsel Hicret şart, diyorum.</p>
<p>Özetle 200 yıllık oryantalist proje şunu hedefliyor:</p>
<p>Hadisler tartışılsın! Ardından Peygamber&#8217;in konumu tartışılsın ve devredışı kalsın!</p>
<p>Sonuçta, Her kafa Kurân&#8217;ı yorumlasın, neredeyse kelle sayısı Kur&#8217;ân çıksın. Nifak çıksın ve insanlar dinden uzaklaşsın, kaçsın!</p>
<p>Sözün özü: Hadisleri, Hz. Peygamberi tartışmalı hâle getirip Kur&#8217;ân&#8217;ı kıt akıllarına göre yorumlayan Müslüman Lutherler icat edecekler!</p>
<p>Oysa, diğer dinler paçavraya çevrildi. Niçin? Peygamberi olmadığı için.</p>
<p>Tevhid, peygamber varsa, korunur. Yoksa, önüne gelen &#8216;tanrılığa&#8217; soyunur.</p>
<p>Son söz: Hadisler, Kur&#8217;ân&#8217;ın önüne geçiyor, diyenler, kendilerini hadislerin de, Kur&#8217;ân&#8217;ın da önüne geçirdiklerini görebiliyorlar mı acaba?</p>
<p>Yusuf Kaplan &#8211; Yeni Şafak</p>
<p>İlk Yazısı İçin <a title="‘Kur’ân İslâm’ı’ tehlikesi" href="http://ilimcephesi.com/kuran-islami-tehlikesi/">Tıklayınız.</a></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/geliyorum-diyen-felaket-kuran-islami-soylemi/">Geliyorum Diyen Felâket: ‘Kur’ân İslâm’ı’ Söylemi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/geliyorum-diyen-felaket-kuran-islami-soylemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kur&#8217;ân İslâm&#8217;ı&#8217; tehlikesi</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-tehlikesi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-tehlikesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2014 14:04:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Reddiye & Ehl-i Bidat]]></category>
		<category><![CDATA['Kur'ân İslâm'ı' tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[KUR'ÂN'I PAÇAVRAYA ÇEVİRECEK BİR SÖYLEM!]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an İslamı Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran İslamı]]></category>
		<category><![CDATA[Mealcilik]]></category>
		<category><![CDATA[PEYGAMBER'İ DEVRE DIŞI BIRAKAN DİN]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece Kur'an Diyenler]]></category>
		<category><![CDATA[Sadece Meal]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Kaplan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2280</guid>

					<description><![CDATA[<p>Neo-selefî mantık, İslâm dünyasında hızla yaygınlaşıyor. Neo-selefî mantık, tastamam düz mantıktır. Sadece kör zâhire göre hükmeder. Mânâ&#8217;nın aslında, derûnî dünyada gizli olduğunu göremez. O yüzden hakîkî Selefîlik&#8217;le ilgisi filan yoktur. Bu selefîlik, tam anlamıyla, selefisizliktir ve hâricî mantığıdır. İslâm tarihinin hiç bir döneminde, hâricî mantığı bu kadar hâkim olmamıştı, olamazdı da. Neo-selefîlik, İslâm&#8217;ı protestanlaştırma projesinin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-tehlikesi/">‘Kur’ân İslâm’ı’ tehlikesi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/kuran-islami-tehlikesi/kuran-muslumanligi-770x430/" rel="attachment wp-att-17177"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-17177" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/Kuran-Muslumanligi-770x430.jpg" alt="" width="412" height="230" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/Kuran-Muslumanligi-770x430.jpg 770w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/Kuran-Muslumanligi-770x430-600x335.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/Kuran-Muslumanligi-770x430-300x168.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/Kuran-Muslumanligi-770x430-768x429.jpg 768w" sizes="(max-width: 412px) 100vw, 412px" /></a>Neo-selefî mantık, İslâm dünyasında hızla yaygınlaşıyor.</p>
<p>Neo-selefî mantık, tastamam düz mantıktır. Sadece kör zâhire göre hükmeder. Mânâ&#8217;nın aslında, derûnî dünyada gizli olduğunu göremez. O yüzden hakîkî Selefîlik&#8217;le ilgisi filan yoktur.</p>
<p>Bu selefîlik, tam anlamıyla, selefisizliktir ve hâricî mantığıdır. İslâm tarihinin hiç bir döneminde, hâricî mantığı bu kadar hâkim olmamıştı, olamazdı da.</p>
<p>Neo-selefîlik, İslâm&#8217;ı protestanlaştırma projesinin bir uzantısıdır. En fazla öne çıkarılan söylemi ise, &#8216;Kur&#8217;ân İslâm&#8217;ı&#8217; söylemidir. Bu söylemin ne kadar tehlikeli olduğunu görebilmek için Batı&#8217;da Protestanlığın hikâyesine bakmak gerekiyor.</p>
<p>Protestanlığın kurucusu Martin Luther&#8217;in 95 tezini astığı Wittenberg Kilisesi&#8217;ne gitmiştim bir kaç yıl önce.</p>
<p>Wittenberg Kilisesi&#8217;nin girişinde bir pano vardı ve panoda aynen şu cümle yer alıyordu: &#8216;Artık ben de İncil&#8217;i anlayabileceğim.&#8217;</p>
<p>İyi de kimsin sen? Çapın ne? Daha önemlisi de, &#8216;yetkin/liğin ne?&#8217;</p>
<p><b>&#8216;KUR&#8217;ÂN İSLÂM&#8217;I&#8217;: DİNE UYMAK YERİNE DİNİ KENDİNE UYDURMA PROJESİ</b></p>
<p>Oysa Luther&#8217;in kilisesinin girişinde yer alan panodaki bu söz, dinin protestanlaştırılmasının mottosudur.</p>
<p>Ya da şöyle söyleyelim: &#8216;İncil Hıristiyanlığı&#8217;nın temelidir: Hıristiyanlığı temelinden yıkan, önüne gelenin, kafasına, arzularına, hatta keyfine göre İncil yazmasına yol açan yıkımın temel gerekçesi.</p>
<p>İnsanın, dine uymak yerine, dini kendisine uydurmasının kapılarını sonuna kadar açan protestanlaşmanın âmentüsü.</p>
<p>O yüzden, bugün önüne gelen kafasına göre İncil yazıyor: &#8216;Benim İncil&#8217;im bu!&#8217; diyor.</p>
<p>O yüzden eşcinseller kafalarına göre İncil yazıyor. Feministler kafalarına göre İncil yazıyor. Ateist papazlar kafalarına göre İncil yazıyor!</p>
<p><b>KUR&#8217;ÂN&#8217;I PAÇAVRAYA ÇEVİRECEK BİR SÖYLEM!</b></p>
<p>Son zamanlarda, sıklıkla, &#8216;Kur&#8217;ân İslâmı&#8217;ndan sözeden insanlara rastlıyorum.</p>
<p>Önce şunu söyleyeyim açık açık: &#8216;Kur&#8217;ân İslâmı&#8217;ndan sözeden biri, eğer kötü niyetli ya da görevli değilse, ne söylediğini bilmeyen, beyinsizin ve densizin tekidir.</p>
<p>&#8216;Kur&#8217;ân İslâmı&#8217; söylemi, ancak çapsız insanların eseri, ayartıcı ve insanı ana kaynağını Kur&#8217;ân&#8217;ın oluşturduğu İslâm&#8217;dan saptırıcı bir söylemdir.</p>
<p>Kur&#8217;ân İslâmı&#8217;nın ne kadar tehlikeli bir söylem olduğunu söylerken, İslâm&#8217;ı protestanlaştırıcı, sonuçta İslâm&#8217;ı paçavraya çevirecek bir söylem olduğunu söylemiş oluyorum.</p>
<p>Anlama kıtlığı çekeceklerin zannedecekleri gibi, Kur&#8217;ân&#8217;ı devre dışı bıraktıracak bir şey söylemiş olmuyorum. Aksine, &#8216;Kur&#8217;ân İslâmı&#8217; söylemini dillendirenlerin, Kur&#8217;ân&#8217;ı devre dışı bırakacaklarına dikkat çekmiş oluyorum.</p>
<p><b>ÇAĞ KÖRLEŞMESİNİN KÖRLEŞTİRİCİLİĞİ</b></p>
<p>Çağ körleşmesi yaşıyoruz: Algılama biçimlerimiz İslâmî idrak ve zihin setleri üzerinden işlemiyor.</p>
<p>Müslümanca bir zihin ve idrakten yoksun olduğumuz bir zaman diliminde, Kur&#8217;ân&#8217;ı sadece mevcut seküler zihin ve algılama biçimleri üzerinden algılamaktan kurtulamayız. Bu da seküler algılama biçimlerini Kur&#8217;ân&#8217;a giydirmemize yol açar ve tam anlamıyla cinayetle sonuçlanır.</p>
<p>Ümmîleşilmeden, zihnimizi, algılama biçimlerimizi ve dilimizi İslâmîleştirmeden Kur&#8217;ân İslâm&#8217;ından sözetmek, İslâm&#8217;ın çağın ağları ve bağları, bağlamları ve kavramları ile anlamaya kalkışmaktır.</p>
<p>Ki, bu tam anlamıyla çağın algılama biçimlerini Kur&#8217;ân&#8217;a giydirmek ve İslâm&#8217;ı tanınamaz hâle getirmekle sonuçlanacak bir cinayettir.</p>
<p>Kur&#8217;ân kaynak&#8217;tır, Sünnet-i Seniyye, ırmaktır. Aslolan hakikat yolculuğuna çıkmak, hakikate varmaktır. Irmak, gürül gürül akacak ki, Kaynak, hayat fışkıracak&#8230;</p>
<p><b>PEYGAMBER&#8217;İ DEVRE DIŞI BIRAKAN DİN, KISA DEVRE YAPAR!</b></p>
<p>İyi de, hakikat yolculuğuna nasıl çıkacağız?</p>
<p>Bu sorunun cevabı şu tespitte gizli: Kur&#8217;ân asıldır, Sünne-i Seniyye usûldur. Aslolan, hakikate vusuldür / varmaktır.</p>
<p>Yani: Usûl olmadan, vusûl olmaz. Usul yoksa, fusûl (kopma / sapma) kaçınılmazdır.</p>
<p>Hakikate vusûl&#8217;ü sağlayacak usûl&#8217;ü bize veren, hakikatin misali ve timsali, vasatı ve vasıtası olan Efendimiz&#8217;dir.</p>
<p>Eğer &#8216;ben de Kur&#8217;ân&#8217;ı anlayabilirim&#8217;, diyerek, peygamberi devre dışı bırakırsanız, İslâm kısa devre yapar. Önüne gelen, &#8216;İslâm budur&#8217; diye saçmalamaya başlar. Böyle yapmakla, kendisini peygamberin yerine koyduğunu da, din icat ettiğini de göremez.</p>
<p>Batılıların, Kur&#8217;ân&#8217;a değil de, Hz. Peygamber&#8217;e saldırmalarının, hadisleri tartışmaya açmalarının temel nedeni, Peygamber&#8217;i devre dışı bırakmak ve insanların kafalarına göre din icat etmelerinin ve dini paçavraya çevirmelerinin kapılarını sonuna kadar açmaktır.</p>
<p>Müslümanların yaşadıkları ikinci büyük medeniyet buhranı, İslâmî zihin ve idrak biçimleri ve yerlerini yitirmeleriyle sonuçlandı.</p>
<p>Müslüman zihninin ve idrakinin yok olduğu, Müslümanların, İslâm&#8217;ın çağrı&#8217;sının kurmadığı bir çağ&#8217;ın ağları ve bağları, bağlamları ve kavramları ile konuştukları, bunun farkında bile olmadıkları bir dilsizlik ve yersizlik ortamında, Kur&#8217;ân İslâmı&#8217;ndan sözetmek, geri dönüşü zor büyük bir felâketle sonuçlanır sadece.</p>
<p>Yusuf Kaplan &#8211; Yeni Şafak</p>
<p>İkinci Yazı İçin <a title="Geliyorum Diyen Felâket: ‘Kur’ân İslâm’ı’ Söylemi" href="http://ilimcephesi.com/geliyorum-diyen-felaket-kuran-islami-soylemi/">Tıklayınız.</a></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-tehlikesi/">‘Kur’ân İslâm’ı’ tehlikesi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-tehlikesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuran İslamı Kavramı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-kavrami/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-kavrami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2014 18:20:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Reddiye & Ehl-i Bidat]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnet/Hadis Meseleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran İslamı]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran İslamı kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran Müslümanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Mealcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Mealcilik Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Hatipoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1120</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk mealcilik hareketini İngilizlerin İslam ülkelerine enjekte ettiğini biliyoruz. Batı oryantalizminin hedefi; &#8220;Hz. Muhammed&#8217;siz (s.a.v.) bir din ve hadissiz bir yaşam&#8221;dır. Hayattan Hz. Peygamber&#8217;i (s.a.v.) uzaklaştırmaya çabalamışlardır, Hz. Peygamber&#8217;i (s.a.v.) etkisizleştirip, bütün dinlerden derleme yeni bir din çıkarmak ve Hz.Musa, Hz. İsa veya Hz.Muhammed&#8217;den (s.a.v.) birine inanmak yeterlidir.Dilediğini seç! Noktasına meseleyi getirmek istemişlerdir. &#8220;İbrahimi dinler&#8221; [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-kavrami/">Kuran İslamı Kavramı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><a href="http://ilimcephesi.com/kuran-islami-kavrami/kuran-muslumanligi-250x250/" rel="attachment wp-att-16526"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-16526" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/04/Kuran-Muslumanligi-250x250-1.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/04/Kuran-Muslumanligi-250x250-1.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/04/Kuran-Muslumanligi-250x250-1-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İlk mealcilik hareketini İngilizlerin İslam ülkelerine enjekte ettiğini biliyoruz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Batı oryantalizminin hedefi; &#8220;Hz. Muhammed&#8217;siz (s.a.v.) bir din ve hadissiz bir yaşam&#8221;dır. Hayattan Hz. Peygamber&#8217;i (s.a.v.) uzaklaştırmaya çabalamışlardır, Hz. Peygamber&#8217;i (s.a.v.) etkisizleştirip, bütün dinlerden derleme yeni bir din çıkarmak ve Hz.</span><span style="color: #000000;">Musa, Hz. İsa veya Hz.</span><span style="color: #000000;">Muhammed&#8217;den (s.a.v.) birine inanmak yeterlidir.</span><br style="color: #000000;" /><span style="color: #000000;">Dilediğini seç! Noktasına meseleyi getirmek istemişlerdir. &#8220;</span><b style="color: #000000;">İbrahimi dinler</b><span style="color: #000000;">&#8221; faaliyetinin nihai hedefi budur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hz. Peygamber&#8217;i (s.a.v.) tarihin tozlu sayfalarına hapsedip hayattan silmek.</span><br style="color: #000000;" /><span style="color: #000000;">Bunu yapabilmek için de sinsi bir şekilde Kuran-ı Kerim&#8217;i istismar etmişlerdir. &#8220;Kuran&#8217;daki İslam&#8221;, diyerek, &#8220;Kuran İslamı&#8221; diyerek sahih sünneti ve sahih hadisleri ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. &#8220;Bütün hadisler uydurmadır&#8221; diyerek hadisleri ve sünneti hayattan silmeye çabalamışlardır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kuran İslamı veya Kuran&#8217;daki İslam her müminin tereddütsüz kabul edeceği bir kavramdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">İmanı olan her mümin bu kavramın altına imzasını atar. Kuran&#8217;sız İslam olur mu? </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kim bunu söyleyebilir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kuran ebedi vahiydir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Harfine dokunulmamış, şeytanlardan ve şeytanlaşmış beşerden korunmuş bir rahmettir. Yeryüzünde Kuran-ı Kerim&#8217;i tartışmış bir Müslüman var mı?</span><br style="color: #000000;" /><span style="color: #000000;">Ama bu kavramı asıl hedefinden çıkarıp sinsi bir ideolojinin basamağı yapmaya çabalayanlar, bu sözün arkasından şunu söylüyorlar: Kuranı Kerim ortada. Hadislere, Hz. Peygamber&#8217;in (s.a.v.) sözlerine, mesajlarına esasen Hz. Muhammed&#8217;in (s.a.v.) kendisine ne ihtiyaç var ki! Bize Kuran yeter.</span><br style="color: #000000;" /><span style="color: #000000;">Hz. Muhammed&#8217;e (s.a.v.) gerek yok. O&#8217;nsuz bir din düşünün!</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Dert bu. Mesele bu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hedef bu. İşte bu nedenle bizler, Kuran&#8217;daki İslam kavramının doğru olduğunu, ama yanlış amaçla istismar edildiğini söylüyoruz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Çünkü biliyoruz ki; Hz.</span><span style="color: #000000;">Muhammed&#8217;siz (s.a.v.) bir Kuran iddiası, esasında Kuran&#8217;ı inkâr demektir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kuran-ı Kerim in tümünü inkâr demektir. Hem Kuran&#8217;a inanacaksın ve hem bize Kuran&#8217;ı ileten büyük Peygamber&#8217;i (s.a.v.) yok sayacaksın. Bu ne yaman bir çelişki bu nasıl bir akıl tutulması? Bu imanın İslam&#8217;da yeri olur mu?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hz. Peygamber&#8217;siz (s.a.v.) bir İslam isteyenler onun içindir ki namazları üçe indirmiş, cuma namazı yerine cuma vakti Allah&#8217;ı tesbih etmek yeter demiş, ayetleri keyiflerine göre yorumlayıp fitneye düşmüş ve hatta düşürmüş bidat ve hurafe ehline dönüşmüşlerdir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kuran-ı Kerim&#8217;e karşı işlenebilecek en büyük tahrifat elbette budur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sahih hadisleri ortadan kaldırdığınızda, Kuran-ı Kerim&#8217;i hevesinize, zevkinize, keyfinize göre yorumlayabilirsiniz. Dini, din olmaktan çıkarırsınız.</span><br style="color: #000000;" /><span style="color: #000000;">Unutulmasın ki Kuran&#8217;ın ilk tefsiri, yorumcusu yine Hz. Muhammed&#8217;dir (s.a.v.).</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hadisler de Kuran&#8217;ın tefsiridir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">İ</span><span style="color: #000000;">slam dinini tahrif ve tahrib etmek isteyen ve Kuran-ı Kerim&#8217;i tartışma konusu yapmak isteyenlerin yol haritası; önce hadisleri, sonradan Hz.Peygamberi Müslümanların hayatından silmek şeklindedir. Bu çirkin ve ürkütücü yolun sonunda, Kuran-ı Kerim ayetlerinin çoğunu tarihsel olarak ilan edip Kuran&#8217;ı etkisizleştirmek hedefi vardır. Kısacası, oyunun ve tuzağın farkındayız.</span><br style="color: #000000;" /><span style="color: #000000;">Dilerim ki, İslam adına konuşmak sorumluluğu olanlar da bu tuzağın farkında olurlar ve gerek vaaz ve gerekse de hutbelerle halkımızı uyarırlar.</span></p>
<p>Nihat Hatipoğlu &#8211; Sabah (25.04.2014)</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-kavrami/">Kuran İslamı Kavramı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kuran-islami-kavrami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
