<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Feridüddin Attar | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/feriduddin-attar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Feb 2026 13:19:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Feridüddin Attar | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Feridüddin Attar  &#8211; Musîbetnâme  (Alıntılar)</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/feriduddin-attar-musibetname-alintilar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/feriduddin-attar-musibetname-alintilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 15:35:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Feridüddin Attar]]></category>
		<category><![CDATA[Musibetname]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=26453</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Ne kadar düşüneyim? Canım yandı Canımın hararetinden dilim yandı Kimse sesini çıkaramayacaktır Kim bunun sırrını anlayacaktır? &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- Yüz kişi bana övgüde bulunsa Bir gönül sahibinin zevki yeter bana &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- Biri Eflatun&#8217;un huzurunda dedi: &#8220;Filan kişi seni çok övüyordu Hünerde seni çok methetti Senin makamını göklere yükseltti&#8221; Eflatun bu söz üzerine ağladı Derdinden yüzünü adama [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/feriduddin-attar-musibetname-alintilar/">Feridüddin Attar  – Musîbetnâme  (Alıntılar)</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-26454 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/06/wi_800-178x300.jpg" alt="" width="217" height="366" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/06/wi_800-178x300.jpg 178w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/06/wi_800-600x1009.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/06/wi_800-768x1291.jpg 768w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/06/wi_800-609x1024.jpg 609w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2023/06/wi_800.jpg 800w" sizes="(max-width: 217px) 100vw, 217px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne kadar düşüneyim? Canım yandı<br />
Canımın hararetinden dilim yandı</p>
<p>Kimse sesini çıkaramayacaktır<br />
Kim bunun sırrını anlayacaktır?</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Yüz kişi bana övgüde bulunsa</p>
<p>Bir gönül sahibinin zevki yeter bana</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Biri Eflatun&#8217;un huzurunda dedi:</p>
<p>&#8220;Filan kişi seni çok övüyordu<br />
Hünerde seni çok methetti</p>
<p>Senin makamını göklere yükseltti&#8221;</p>
<p>Eflatun bu söz üzerine ağladı<br />
Derdinden yüzünü adama çevirdi</p>
<p>Dedi: &#8220;Ağlıyorum; içimde müşkülüm var<br />
Ne yaptım ki o cahil tarafından beğenilmiştir&#8221;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Benim adım Muhammed; bu üslubu da<br />
Muhammed gibi sonlandırdım azizim</p>
<p>Hikmet ve düzen zati değildir<br />
İyi olmalıdır yoksa parlak boş sözdür</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Vaktiyle Şibli Cüneyd&#8217;in yanına gitti<br />
Dedi: &#8220;Baştan ayağa kadar bağlıyım</p>
<p>Diyorlar ki her bir ülkede<br />
Bir aşinanda var senin incin</p>
<p>Ya bağışla, bana bir inci ver<br />
Yahut sat bana; söyle&#8221;</p>
<p>Dedi: &#8220;Bu inciyi sana satarsam<br />
Paha biçilemez, zorda bırakır seni</p>
<p>Bağışlarsam kolayca eline geçmiş olur<br />
Değerini bilemezsin, kendini sever olursun</p>
<p>Ama benim gibi başını ayak yap<br />
Kendini riyazet denizinde gark et</p>
<p>O denizde sabırla, bekleyişle<br />
O inci sonunda vurur sahiline&#8221;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Yahya bin Muaz şöyle diyordu:</p>
<p>&#8220;Ey ilim, itikat sahipleri</p>
<p>Bütün kasırlarınız Kayser usulü<br />
Evleriniz Haydar değil, Kisra usulü</p>
<p>Bütün giysileriniz hatun usulü<br />
Bütün binitleriniz Karun usulü</p>
<p>Hepinizin yüzü kararmış<br />
Hepinizin huyu şeytanlaşmış</p>
<p>Firavun usulü düğün yaparsınız<br />
Yüz türlü ateşperest matemi tutarsınız</p>
<p>Hem Şeddad&#8217;ın adetlerine sahipsiniz<br />
Hem Ad kavminin kibrine sahipsiniz</p>
<p>Bütün bunlara, daha fazlasına sahipsiniz<br />
Hiç hükmündedir sizin Müslümanlığınız</p>
<p>Gece gündüz işinizle meşgulsünüz<br />
Ahmed&#8217;in diniyle yoktur hiç işiniz&#8221;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>İbni Edhem namaz kıldığında<br />
Yüzünü kapatırdı elleriyle<br />
Derdi: &#8220;Yüzümü tehlikeden koruyorum<br />
Yaptığım yüzüme vurulmasın diye<br />
Çünkü bilmiyorum niyazsız el<br />
Namazımı vuracaktır yüzüme&#8221;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Dostum! Yakınlık ara; uzaklardan olma<br />
Vuslat iste; uzak düşmüşlerden olma</p>
<p>Yakınlığı sağlayamazsan burada<br />
Uzaklık güç işler çıkarır karşına</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Tanınmış biri, bir şeyhe gitti<br />
Kendinde olamadığı için ağladı inledi dedi:</p>
<p>&#8220;Kulluktan bezdim artık Rablıktan da bir nefes gelmedi</p>
<p>Ne öyleyim, ne böyle; kala kaldım</p>
<p>Ne yapayım?&#8221; Dedi: &#8220;Beklemeye devam&#8221;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Benim alemde bir gönlüm, bir balçığım var<br />
İkisi de onun; işte, sana müşkülün müşkülü</p>
<p>Dünyada gönülde miyim, balçıkta mıyım?<br />
Her şey onun; arada ben neyim?</p>
<p>Bir hiçim ben; bilmiyorum veya yokum<br />
Her şey o değil mi? Peki, ben burada kimim?&#8221;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Nerede dermanı olmayan dert varsa<br />
O dert değildir; inilti derler ona</p>
<p>Canım yoksa cananım yeter bana<br />
İlacım dermansız derttir; yeter bana&#8221;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>İşlerinin yolunda gitmesini istiyorsan<br />
Ilımlı olmaya çalış işlerin hayırlısında</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Canım yanıyor onun derdinden<br />
Gündüzüm karardı onun sararmış yüzünden</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Sır arayan biri olduğumu biliyorsun<br />
Söyle bana kendi hazinenin sırrını</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Nasıl edeyim?&#8217;, &#8216;Nasıl edeyim?&#8217;ler çoğaldı</p>
<p>Hayret vardı; aşk onunla yar oldu</p>
<p>Şimdi hayret, hasret içindeyim</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Hem yaşayış zamanının sevinci kalmadı<br />
hem ömür kandilimizin nuru kalmadı</p>
<p>Derdimize nerede merhem bulacağız?<br />
Ömür gitti; nerede matem tutacağız?</p>
<p>Bu derdi yaşamadığı için demir kan oldu<br />
Kanayan bir gönül demir gibi nasıl olur?</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Kim bilir, bu pergel nedir?<br />
Yahut bu pergelin dışında olan nedir?<br />
Çok dolandım orayı burayı<br />
Şimdi kaybettim gönlümü, kendimi</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Kamil biri demiş: &#8220;Bilir misin, adam kimdir?</p>
<p>Şen şakrak yaşayabilen adam değildir</p>
<p>Adam dediğinin sevinçli canı vardır</p>
<p>Dünyayı umursamadan hoşça ölebilir&#8221;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Bulamıyorum bir türlü aradığım şeyi<br />
Bu talepten vazgeçemiyorum bir an</p>
<p>Onun bunun arasında aciz kaldım<br />
Canım oldukça canımla aciz kaldım</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Bir dileğim var; yerine getir; sonra<br />
Sen benim ol, ben senin olayım daima</p>
<p>Bu dileğimi yerine getirmezsen<br />
Ne sen benim olursun, ne ben senin&#8221;</p>
<p>Dedi: &#8220;Ben senden bir tahta isterim<br />
Ne yaş ne kuru; ne eğri ne düz olsun</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Zaman olur, aşk okşar seni<br />
Zaman olur, mum gibi eritir seni<br />
İşin başında erimek istemezsen<br />
Sonunda mümkün değildir okşanman</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Ne göğsümde bana bir kapı açılıyor<br />
Ne bir cemal bana kendini gösteriyor<br />
Ne Tanrı&#8217;dan adıma bir yazı geliyor<br />
Ne gönlüme ondan bir haber geliyor</p>
<p>Hiçbir şey beni kavramıyor; ne yapayım?<br />
Ne kadar yanayım, kıvranayım? Ne yapayım? Bunun şikayet olduğunu söyleme<br />
Ancak bedbahtlığı anlatmaktır yine de</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Her zaman top gibi bir yara gelir bana<br />
Bilmiyorum, ne zaman umut kokusu gelir bana</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Sen kendi içinde yolculuk yapmadıkça<br />
Kendi künhüne nasıl varacaksın acaba?</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Ömrüme bakar mısın, zaman kavramı kalmadı<br />
Yoldaşlarım gitti, oysa kaybettim yolumu<br />
Nasıl bir kişiye bile ulaşabilirim?<br />
Ne ileriye, ne geriye gitmek mümkün&#8221;</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Sen sevdalı bir başla gidiyorsun<br />
Fırtına var yolunda, kandil götürüyorsun</p>
<p>Korkmuyorsun, bu kandil söner yakında<br />
Yakında sönecektir elini çabuk tutsan da</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Acayip bir dertsin; tanımıyorum seni<br />
Tek bildiğim şudur: Benim canımsın</p>
<p>Ağlayacak olsam &#8216;Ne kadar ağlayacaksın?&#8217; dersin</p>
<p>Gülecek olsam &#8216;Ağla, gülme&#8217; dersin</p>
<p>Uyumasam bana daha iyi rüya gördürürsün</p>
<p>Uyusam bana başka rüya gösterirsin</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Derdin olmazsa derman nasıl gelir?<br />
Kul değilsen sen, ferman nasıl gelir?</p>
<p>Kendi derdinle yanmadığın sürece<br />
Ateş nasıl yakacak ki seni?</p>
<p>Derdini çıkarırsan öne, derman bulursun<br />
Can verirsen, canandan umutlu olursun</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Ne nasihat tutar birinin eteğini<br />
Ne şeriat görmüş kişi kusurunu bulmaktan öte</p>
<p>Herkes gaflet kavgasına düşmüş<br />
Herkes bir illet yüzünden illetli olmuş</p>
<p>Yüz binlerce kişi birbirine girmiş<br />
Herkes alemi yağmalamaya kalkışmış</p>
<p>O şuradan götürür, öbürü buradan<br />
O emindir bundan, bu şüphelidir ondan</p>
<p>Bir tanesi domuz gibi yoldan çıkmış<br />
Öbürü hile yapmaktan tilki olmuş</p>
<p>Biri fil gibi gücüne dayanmış<br />
Diğeri hırsından karınca kesilmiş</p>
<p>Biri köpek tabiatlı, köpek huylu olmuş<br />
Biri fare gibi hileyle dolmuş</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Beş altı günlük ömür geçiyor<br />
Bazen nahoş, bazen hoş geçiyor</p>
<p>Madem bir ömür böyle geçiyor<br />
Böyle ömürden ele havadan başka ne geçiyor?</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Kur&#8217;anı dinle, kaybolma boş yere<br />
İşte delil: &#8220;Bugün sizin için dininizi erdirdim kemale&#8221;</p>
<p>Hiçbir ümmet bu şerefi asla bulmadı<br />
Hiçbir peygamber bu izzete nail olmadı</p>
<p>Ümmetin ihtilafı ona rahmet oldu<br />
Artık niye anlatayım ümmetinin ittifakını?</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Cehalet rüzgarına kaptırdımsa ömrümü<br />
Affınla kabul et, bağışla beni</p>
<p>Kırdımsa şişeyi bir esir çocuk gibi<br />
Lütfet, cezalandırma ben çocuğu</p>
<p>Kırdım şişeyi, yağlar döküldü<br />
Senden başka ancak sana kaçarım, yok başkası</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Cehalet rüzgarına kaptırdımsa ömrümü<br />
Affınla kabul et, bağışla beni</p>
<p>Kırdımsa şişeyi bir esir çocuk gibi<br />
Lütfet, cezalandırma ben çocuğu</p>
<p>Kırdım şişeyi, yağlar döküldü<br />
Senden başka ancak sana kaçarım, yok başkası</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Korku ile umut yoluna düştüm<br />
Hem siyaha hem beyaza düştüm<br />
Kendi kapından umutsuz çevirme beni<br />
Lütfeyle; aklaştır siyahlığı</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Yol ortasında yapayalnız kaldım<br />
Kimim kimsem yok; biçare kaldım</p>
<p>Kimsesizin kimsesi! Yeter kimsesizliğim<br />
Kafi bana; kimsesizlikte ol kimsem</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Yardımın olmazsa gönül nasıl dert çeker?<br />
Böyle bir derdi her insan nasıl çeker?</p>
<p>Yaradanım! Şu köpek içimde oldukça<br />
Güvenlik yok sana giden can yolumda</p>
<p>Ya şer&#8217;i hükümle çalıştır bir işte<br />
Ya tuzlaya at onu tümüyle</p>
<p>Bu köpeğin bencilliği yetti artık bana<br />
Ben olmazsam, sen varsın ya; yeter bana</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Gönlündeki bir zerrelik Allah derdi<br />
Senin için iki cihanın hasılından iyi</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Bu nasıl dergahtır? Kilitinde yok anahtarı<br />
Bu nasıl denizdir? Görülmüyor ki dibi<br />
Bir an için girersen bu denize</p>
<p>Bir alemi görürsün can yakan hayrette<br />
Bir anına yüz dünyalık hayret verirler</p>
<p>Bir zerre hayreti yüz hasrete verirler</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Çaba göster ey şahın lali olan!<br />
Bu yolda dönüşüp mel&#8217;un olma aman!</p>
<p>Bu yolda çok şeyi dönüştürürler<br />
Altını bakır, gülü diken ederler</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Koşuşturmak acizlikten başka şey değildir<br />
Çünkü böyle bulmak bulmamak demektir</p>
<p>Felek bu sırrı anlamak ister<br />
Avarelikle bu yolda nasıl gider</p>
<p>Böyle bir sultanlığın yürütülmesi<br />
Bu avarelikle mümkün olabilir mi?</p>
<p>Derbederlikten başka nedir bu zaman? Bilmiyorsan öğren gökyüzünden</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Gül defterine bak, gerçekten ediyor hamdini<br />
Her yaprağıyla, ağzı altın dolu</p>
<p>Ne kadar söyleyim? Ne desem o değilsin<br />
Ne kadar arayayım? Ne arasam o değilsin</p>
<p>Ne desem senin hakkında, bilmiyorum<br />
Senin hakkında ne arayayım; bilmiyorum</p>
<p>Hepsi bir zattır ama var sıfatı<br />
Hepsi bir harf ama ibarede var farkı</p>
<p><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</strong></p>
<p>Her şey sensin; başka her şey hiç<br />
Sen var olduğuna göre; yoktur hiç<br />
Bedenden, candan gizlidir yüzün<br />
Kaybolmuştur akıl seni anlamak için<br />
Aklın, canın, gönlün sınırı var<br />
Sınırı olan kendi mabuduna nasıl ulaşır?</p>
<p>Görünürlüğün apaçık ortada<br />
Başka biri nasıl görünür sen olunca?<br />
Hem akıl sahiplerine akıl bağışlarsın<br />
Hem efen dil erin efendisisin<br />
Önce herkesi toprağa atarsın<br />
Sonra bir rüzgarla diriltirsin</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/feriduddin-attar-musibetname-alintilar/">Feridüddin Attar  – Musîbetnâme  (Alıntılar)</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/feriduddin-attar-musibetname-alintilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefis Ve İblis</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/nefis-ve-iblis/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/nefis-ve-iblis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2015 13:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[İblis]]></category>
		<category><![CDATA[Feridüddin Attar]]></category>
		<category><![CDATA[Nefis]]></category>
		<category><![CDATA[Nefis Ve İblis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2621</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir kuş hüdhüde “İblis beni aldatıyor tam huzura erdim mi hemen yolumu vuruyor. Ona gücüm-kuvvetim yetişmiyor; onun hilesinden gönlüm kabardı; perişan bir hâle geldim. Ne yapayım da ondan kurtulayım, mânâ şarabıyla gerçek yaşayışa ereyim?” dedi. Hüdhüd şu cevabı verdi: “Bu köpek nefis, senin önünde oldukça merak etme; İblis senden feryad ederek kaçar!” İblis’in işvesi (naz,eda), [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nefis-ve-iblis/">Nefis Ve İblis</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/nefis-ve-iblis/nefis-e1424955828960/" rel="attachment wp-att-18131"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-18131" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/02/nefis-e1424955828960.jpg" alt="" width="380" height="201" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/02/nefis-e1424955828960.jpg 753w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/02/nefis-e1424955828960-600x317.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/02/nefis-e1424955828960-750x398.jpg 750w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/02/nefis-e1424955828960-300x159.jpg 300w" sizes="(max-width: 380px) 100vw, 380px" /></a></p>
<p>Bir kuş hüdhüde “İblis beni aldatıyor tam huzura erdim mi hemen yolumu vuruyor. Ona gücüm-kuvvetim yetişmiyor; onun hilesinden gönlüm kabardı; perişan bir hâle geldim. Ne yapayım da ondan kurtulayım, mânâ şarabıyla gerçek yaşayışa ereyim?” dedi.</p>
<p>Hüdhüd şu cevabı verdi: “Bu köpek nefis, senin önünde oldukça merak etme; İblis senden feryad ederek kaçar!”</p>
<p>İblis’in işvesi (naz,eda), senin İblisliğindendir. Şendeki istekler, birer birer senin iblisindir. Adamakıllı bir isteğe yapıştın mı içinde yüzlerce iblis doğar. Şu dünya külhanı (ateş yakılan yer) yok mu? Baştan başa şeytanın malıdır, mülküdür. Onun ülkesine, malına mülküne pek el uzatma da seninle hiç kimsenin işi olmasın!</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Ferideddin-i Attar, çev. Abdülbâkî Gölpınarlı, Milli Eğitim Bakanlığı, 1990, C.1,syf;11</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nefis-ve-iblis/">Nefis Ve İblis</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/nefis-ve-iblis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
