<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/erdogan-mercil-musluman-turk-devletleri-tarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Feb 2018 22:07:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Selçukluları &#8211; III. Alâeddîn Keykubâd’ın Saltanatı Dönemi</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-alaeddin-keykubadin-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-alaeddin-keykubadin-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 19:40:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İsfehan]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[III. Alâeddîn Keykubâd]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Müşrif Seyyid]]></category>
		<category><![CDATA[Mesud]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Tebrizli Şemseddîn Ahmed]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9299</guid>

					<description><![CDATA[<p>III. Alâeddîn Keykubâd’ın Saltanatı  II. Mes’ûd’un yerine yeğeni III. Alâeddîn Keykubâd Selçuklu sultanı tayin edildi, vezir ise Tebrizli Şemseddîn Ahmed Lâkuşî olmuştu. Bu olaylar sırasında Anadolu dört mali bölgeye ayrıldı. Bölgelerin başına tayin edilen görevliler halkı tamamiyle sömürmüşler, hatta gelecek yılların vergilerini alacak kadar ileri git­mişlerdi. Öte taraftan Anadolu’daki Moğol kumandanlığının kendisine verilme­mesine kızan Sülemiş, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-alaeddin-keykubadin-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – III. Alâeddîn Keykubâd’ın Saltanatı Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="  wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="422" height="352" /></a></p>
<p><strong>III. Alâeddîn Keykubâd’ın Saltanatı </strong></p>
<p>II. Mes’ûd’un yerine yeğeni III. Alâeddîn Keykubâd Selçuklu sultanı tayin edildi, vezir ise Tebrizli Şemseddîn Ahmed Lâkuşî olmuştu. Bu olaylar sırasında Anadolu dört mali bölgeye ayrıldı. Bölgelerin başına tayin edilen görevliler halkı tamamiyle sömürmüşler, hatta gelecek yılların vergilerini alacak kadar ileri git­mişlerdi. Öte taraftan Anadolu’daki Moğol kumandanlığının kendisine verilme­mesine kızan Sülemiş, Gazan Hân’a isyan etti (1299). Sülemiş, Karamanoğulları ile anlaşarak Sivas’ı kuşattı ise de, yanındaki Moğol askerleri ona karşı gönde­rilen Mulay idaresindeki orduya iltihak edince, Erzincan Akşehir’inde mağlup olarak Memlûk ülkesine kaçtı. Karamanoğulları da ülkelerine döndüler. Süle­miş bir süre sonra tekrar Anadolu’ya girdi ise de, Ankara civarında yakalanarak Tebriz’e götürüldü ve orada öldürüldü (27 Ağustos 1299).</p>
<p>Sultan III. Alâeddîn Keykubâd, Sülemiş isyanı sırasında tarafsız kal­mış, onun bu şekildeki davranışı Gazan Hân’ı memnun etmişti. Nitekim III. Alâeddîn Keykubâd, İlhanlı Sultan’ının huzuruna gittiği zaman, Gazan Hân memnuniyetini göstererek onu Hûlâgû’nun kızı ile evlendirdi. Selçuklu sulta­nı daha sonra tekrar ülkesine döndü. Ancak bundan sonra onun da Moğollar gibi halkın varlığına el uzatmaya başladığını ve zorla para toplamaya giriştiği­ni görüyoruz. Bunda belki en önemli rolü ona atabey tayin edilen Karahisarlı Kadı Mecdeddîn ile Müşrif Seyyid (Şerefeddîn) Hamza oynamıştı. Çok geçme­den halk, Anadolu&#8217;daki Moğol askerî kumandanı Abışga’ya durumdan şikâyetçi oldular. Abışga önce her iki devlet memurunu öldürttü, Sultan III. Alâeddîn Keykubâd’ı ise Kayseri-Elbistan arasında karargâhının bulunduğu Yabanlu’ya getirtti. III. Alâeddîn bir ara Konya’ya doğru kaçmaya çalıştı ise de muvaffak olamadı ve Gazan Hân’ın huzuruna gönderildi ve yargılama sonunda idama mahkûm edildi. Ancak Hûlâgû’nun kızı olan eşi sayesinde ölümden kurtuldu ve sözde var olan tahtından azledilerek İsfahan&#8217;a gönderildi (701/1301-1302). III. Alâeddîn Keykubâd’ın ölünceye kadar İsfahan&#8217;da yaşadığı rivayet edilir.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-alaeddin-keykubadin-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – III. Alâeddîn Keykubâd’ın Saltanatı Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-alaeddin-keykubadin-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları &#8211; II. Gıyâseddîn Mes’ûd’un Saltanatı Dönemi-</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-mesudun-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-mesudun-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 19:37:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İlhanlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Argun Haan]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Fahreddîn Kazvînî]]></category>
		<category><![CDATA[Gıyâseddîn Mesud]]></category>
		<category><![CDATA[Germiyan]]></category>
		<category><![CDATA[Hemedan]]></category>
		<category><![CDATA[Karamanlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Moğol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9297</guid>

					<description><![CDATA[<p>  Gıyâseddîn Mes’ûd’un Saltanatı Sultan Gıyâseddîn II. Mes’ûd ise 1284 yılı Şubat ayında törenle Konya’da tahta çıkmıştı. Öte taraftan Argun Han da kardeşi Geyhatu’yu yirmi bin kişi­lik bir kuvvetle Anadolu’ya gönderdi. Bu Moğol ordusu Erzincan&#8217;da oturdu. Ancak gerek bu şehzade ve gerekse Anadolu&#8217;daki Moğol askerlerinin bütün masrafları Selçuklu hâzinesinden ödeniyor, bu sebeple büyük güçlük çeki­liyordu. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-mesudun-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – II. Gıyâseddîn Mes’ûd’un Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> <a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="385" height="321" /></a></strong></p>
<p><strong>Gıyâseddîn Mes’ûd’un Saltanatı</strong></p>
<p>Sultan Gıyâseddîn II. Mes’ûd ise 1284 yılı Şubat ayında törenle Konya’da tahta çıkmıştı. Öte taraftan Argun Han da kardeşi Geyhatu’yu yirmi bin kişi­lik bir kuvvetle Anadolu’ya gönderdi. Bu Moğol ordusu Erzincan&#8217;da oturdu. Ancak gerek bu şehzade ve gerekse Anadolu&#8217;daki Moğol askerlerinin bütün masrafları Selçuklu hâzinesinden ödeniyor, bu sebeple büyük güçlük çeki­liyordu. Vezir Sâhib Ata bu masrafları kendi hâzinesinden karşıladığı gibi, borca bile girmişti. Ancak Selçuklu başkentinde bu sırada başka olaylar geli­şiyor, bu sebeple II. Mes’ûd Kayseri’ye gitmek zorunda kalıyordu. Bu gelişen olaylarda en büyük rolü, II. Gıyâseddîn Keyhusrev’in annesi oynuyordu. O iki torununu Konya’da tahta çıkarmak için Karamanlılar ve Eşrefoğulları’ndan yardım istiyordu.</p>
<p>Bu maksatla Karamanoğulları Güneri Bey’e beylerbeylik, Eşrefoğlu Halil Bey’e de saltanat naibliği veriyordu. Nitekim 8 Rebi 1. 684/14 Mayıs 1285’te Gıyâseddîn Keyhusrev’in çocukları Konya’da tahta oturtuldu­lar. Ancak kısa süre içinde Gıyâseddîn Keyhusrev’in çocukları olmadığı anla­şıldığından bunlar yakalanarak yargılanmak üzere Argun Hân’a gönderildiler ve ortadan kaldırıldılar. Bir süre sonra Geyhatu&#8217;nun Konya&#8217;ya geldiğini görü­yoruz (Nisan 1286), muhtemelen Sultan Mes&#8217;ûd da Onunla beraberdi.</p>
<p>Bu sıra­da Germiyanlılar harekete geçerek Beyşehir bölgesini yağmaladılar. Moğol ve Selçuklu kuvvetleri onları mağlup ederek bu Türkmenlerin faaliyetlerini bir süre için durdurmaya muvaffak oldular. Geyhatu’nun Konya’ya gelmesiyle Orta Anadolu’da sükûnet sağlanırken, batıdaki uç bölgeleri Karaman, Germiyan ve Eşrefoğulları’nın hareketleri nedeniyle kargaşa içinde bulunuyordu. Nihayet 1288 yılı başlarında bu üç Türk beyliği de Sultan II. Mes’ûd’a itaat et­tiler.</p>
<p>Yine bu devrede kırk yılı aşan uzun bir süre Selçuklu devlet teşkilatında görev ve vezirlik yapan Sâhib Ata Fahreddîn Ali 22 Kasım 1288’de öldü. Ona yaptırmış olduğu büyük hayır müesseseleri sebebiyle “Ebu’l-Hayrat / Hayır Babası” ve “Sâhib Ata” gibi lakablar verilmişti.</p>
<p>Fahreddîn Ali’nin ölümünden sonra Moğollar vezirlik için Anadolu’ya Fahreddîn Kazvînî’yi gönderdiler. O kalabalık bir İranlı memur grubu ile ge­lerek göreve başladı. Bu devrede Moğollar artık Selçuklu Devleti’ne tamamen el koymuşlardı. Fahreddîn Kazvînî’nin ağır vergileriyle Anadolu’da bir zulüm ve soygun devri başladı. Nihayet bu zâlim vezirin ve saltanat naibi Mucireddîn Emîr şâh’ın davranışlarından Argun Hân’a şikâyetçi olundu. Bu şikâyetler sebebiyle her ikisi de görevlerinden uzaklaştırıldı. Ayrıca Fahreddîn Kazvînî yaptığı zulümleri hayatı ile ödedi ve Tebriz meydanında başı vuruldu (1291).</p>
<p>Bun­dan sonra Anadolu’da malî işleri yürütmek için Yavlak Arslan oğlu Nasıreddîn adında bir Türk görevlendirildi. Nasıreddîn âdil işleri ve doğruluğu ile halkın sevgisini ve aynı zamanda Geyhatu’nun da itimadını kazandı. Ancak İlhan­lı sultanı Argun’un ölümüyle Geyhatu’nun onun yerine geçmesi (Temmuz 1291) ve bu sebeple Anadolu’dan ayrılması ülkede bir boşluk yarattı. Bundan yararlanan Karamanlılar harekete geçmişler ve Halil Bahadır’ın idaresinde Konya&#8217;ya saldırmışlardı.</p>
<p>Bu sırada Sultan Mes’ûd Kayseri’de bulunuyor ve ça­resiz kalarak bu durumu acele Sultan Geyhatu’ya bildiriyordu. Geyhatu’nun gelişini Konyalılar sevinçle karşıladılar. O askerlerinden bir kısmını, Akşehir tarafına gönderirken, kendisi de Karaman ülkesine ilerledi. İlhanlı Sultan’ının bu harekâtından Karamanoğulları ve Eşrefoğulları’nın ülkeleri büyük zarar gördü. Ele geçirilen yedi bin esir Konya’ya getirildi. Bu Moğol akınları Denizlik Muğla yörelerine kadar uzandı ve Menteşoğulları’nın ülkesi de acımasızca yağmalandı.Öte taraftan II. İzzeddîn Keykavus’un oğullarından Kılıç Arslan, Çobanoğulları’ndan Muzaffereddîn Yavlak Arslan ile birleşerek Kastamonu yöresinde İlhanlılara karşı harekete geçmişti.</p>
<p>Geyhatu, Sultan Mes’ûd’u bazı Moğol kumandanları ile beraber göndererek kuzeydeki bu hareketi de bastırdı ve İran’a döndü (1292). Onun dönüşü ve Selçuklu-Moğol ordusunun da sefer­de bulunmasından yararlanan Karamanlılar tekrar harekete geçerken, Eşrefoğulları da Gâvele Kalesi’ne kadar ilerleyip etrafı yağmalamışlardı.</p>
<p>Öte taraftan İlhanlı hanedanı arasında da taht mücadelesinin başladığı­nı görüyoruz, önce Geyhatu tahttan uzaklaştırılarak öldürüldü (1295). Onun yerine Baydu Hân geçti ise de, bir yıl bile saltanat süremeden Mahmûd Gazan Hân (1295-1304) İlhanlı sultanı oldu. Ancak bu devrede Anadolu’ya tayin edi­len Moğol noyanları da peşpeşe isyan ettiler ve öldürüldüler. Bu Anadolu’daki sosyal ve iktisadi hayatın daha da kötüleşmesine sebep oluyordu. Nitekim Mahmûd Gazan Hân Anadolu’daki Moğol kuvvetlerinin başına Tuğaçar’ı ta­yin etti ise de, ondan çekindiği için çok geçmeden öldürtmek zorunda kaldı (1295). Bundan sonra Anadolu’da Moğol kumandanlarının peşpeşe isyanları başladı, önce Baltu isyan etti, ayrıca Sultan II. Mes’ûd’un Gazan Hân’ın hu­zuruna gitmesini de engelledi.</p>
<p>Neticede Baltu, Kilikya Ermenileri tarafından yakalanarak Tebriz&#8217;e gönderildi ve orada öldürüldü (14 Ekim 1296). Sultan II. Mes’ûd bu olaydan sonra Gazan Han’ın huzuruna çıkabildi ise de, hüküm­darlıktan azledilmekten kurtulamadı ve Hemedan&#8217;a sürüldü.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-mesudun-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – II. Gıyâseddîn Mes’ûd’un Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-mesudun-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları &#8211; Siyavuş (Cimri) Olayı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 19:06:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Abaka]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Alâeddîn Siyavuş]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Cimri Olayı]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[II. İzzeddîn Keykavus]]></category>
		<category><![CDATA[III. Gıyâseddîn Keyhusrev]]></category>
		<category><![CDATA[Kongurtay]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Moğol]]></category>
		<category><![CDATA[Muineddîn Pervane]]></category>
		<category><![CDATA[Mut Ovası]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[Sivayüş]]></category>
		<category><![CDATA[Teküdar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9295</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Siyavuş (Cimri) Olayı Türkmenler Anadolu&#8217;daki Moğol zulmüne karşı zaman zaman başkaldırıyorlar ve istiklallerini elde etmeye çalışıyorlardı. Nitekim Ermenek, Mut, Silif­ke ve Anamur bölgesindeki Karamanlılar Hatiroğlu Şerefeddîn’in ölümünden sonra da isyan hareketlerine devam ve üzerlerine gelen Selçuklu kuvvetlerini mağlup etmişlerdi. Sultan Baybars Kayseri’ye kadar ilerlediği zaman, onu kar­şılayanlar arasında Karamanlılar da bulunuyordu. Baybars burada Karamanlı­lara [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/">Türkiye Selçukluları – Siyavuş (Cimri) Olayı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="424" height="353" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Siyavuş (Cimri) Olayı</strong></p>
<p>Türkmenler Anadolu&#8217;daki Moğol zulmüne karşı zaman zaman başkaldırıyorlar ve istiklallerini elde etmeye çalışıyorlardı. Nitekim Ermenek, Mut, Silif­ke ve Anamur bölgesindeki Karamanlılar Hatiroğlu Şerefeddîn’in ölümünden sonra da isyan hareketlerine devam ve üzerlerine gelen Selçuklu kuvvetlerini mağlup etmişlerdi. Sultan Baybars Kayseri’ye kadar ilerlediği zaman, onu kar­şılayanlar arasında Karamanlılar da bulunuyordu. Baybars burada Karamanlı­lara beylik menşurları ve sancaklar verdi. Öte taraftan Karamanlılardan Mehmed Bey kendi aşiretinin yanı sıra Eşref ve Menteşe beylerini de alarak harekete geçmiş ve önce Aksaray üzerine yürümüştü, fakat burada başarılı olamayınca Konya’ya ilerledi.</p>
<p>Mehmed Bey’in yanında bir rivayete göre, Kırım’da bulunan II. İzzeddîn Keykavus’un oğullarından Alâeddîn Siyavuş da vardı. (Bir kısım kay­nak ve araştırıcılar bu şahsın Selçuklulardan olduğunu kabul etmemekte, düz­mece bir şehzade olduğunu öne sürmektedirler. Nitekim alay etmek ve küçük düşürmek maksadıyla o “Cimri&#8221; lakabıyla anılmıştır.) Mehmet Bey, Alâeddîn Siyavuş adına Konya’nın teslimini istedi. Selçuklu Devleti ileri gelenlerinden Nâib Emîneddîn Mikâil bu teklifi reddederek Konya’yı müdafaaya hazırlandı ise de bunda başarılı olamadı. Karamanoğlu Mehmed Bey 10 Zilhicce 675/15 Mayıs 1277 günü şehre girdi, beraberindeki Türkmenler de bu zengin şehri yağ­maladılar.</p>
<p>Nihayet Alâeddîn Siyavuş Selçuklu tahtına oturtularak sultan ilan edildi, adına hutbe okundu ve para basıldı. Konya’nın ileri gelenleri de bu yeni sultana biat ettiler. Konya&#8217;ya girmeden birkaç gün önce yapılan divan toplantı­sında; bundan sonra divanda, sarayda ve resmî toplantılarda, mecliste ve mey­danda Türkçeden başka dil kullanılmayacağı hususunda çok önemli bir karar alındı. Daha Sonra Alâeddîn Siyavuş&#8217;un durumunu kuvvetlendirmek için IV. Kılıç Arslan&#8217;ın kızı ile evlendirilmek istendi. Kızın annesi Gazayla Hâtûn, vakit kazanmak maksadıyla çeyiz hazırlığı için dört ay süre istedi, Hâtun’un bu isteği uygun karşılandı. Mehmed Bey ve bu yeni Selçuklu Sultan’ının ilk başarısı Sâhib Ataoğulları&#8217;na karşı oldu.</p>
<p>Sâhib Ataoğulları Tâceddîn Hüseyin ve Nusreteddîn Haşan asker toplayarak ve Germiyanlı Türkmenleri’ni de beraberlerine alarak Konya’ya doğru harekete geçtiler. Mehmed Bey ve Alâeddîn Siyavuş da Akşehir istikametinde yürüdüler. Tâceddîn Hüseyin Değirmençayı geçerken öldürül­dü, bu suretle başlayan savaşta ölenler arasında Nusreteddîn Haşan da bulu­nuyordu (26 Mayıs 1277). Karamanlılar bu savaşta birçok Selçuklu devlet ada­mını da öldürdüler, daha sonra Karahisar (Afyon) üzerine yürüdülerse de gayet müstahkem olan bu kaleyi alamayarak Konya’ya döndüler (Haziran 1277). An­cak bu sırada İlhanlı şehzadesi Kongurtay, Sâhib Ata ve Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev’in büyük bir ordu ile ilerlemekte oldukları haber alındı. Mehmed Bey muhtemelen bu orduya karşı koyamayacağını anlayarak Alâeddîn Siyavuş ile Konya’yı terk edip Ermenek tarafına gitti.</p>
<p>Onun ve Alâeddîn Siyavuş’un Kon­ya’daki hâkimiyetleri otuz yedi gün sürmüştü. Selçuklu ve Moğol kuvvetleri onları takip ettiler, ancak Kongurtay 1277-1278 kışını geçirmek üzere Tokat’ın Kaz-ova kışlağına gitti. Öte taraftan Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev ve Sâhib Ata beraberlerinde bir Moğol birliği olduğu halde tekrar harekete geçerek Mut Ovası’na (İçel) girdiler, nihayet etrafı keşfe çıkmış olan Mehmed Bey’i yakala­yarak öldürdüler. Alâeddîn Siyavuş ise Anadolu’nun batı uç bölgelerine giderek Türkmenleri etrafına toplamış ve mücadeleye devam etmişse de başarılı olama­mış, Sultan Gıyâseddîn Keyhusrev ve Sâhib Ata idaresindeki Selçuklu ordusuna esir düşerek öldürülmüştür (muh. 1278).</p>
<p>Muineddîn Pervâne’nin öldürülmesinden sonra İlhanlı sultanı Abaka kardeşi Kongurtay ile Vezir Şemseddîn Muhammed Cuveynî’yi Anadolu’ya gönderdi. Kongurtay Anadolu’da bozulan düzeni sağlarken, Cuveynî de mali meseleleri halledecekti. Öte taraftan Kırım’da bulunan II. İzzeddîn Keyka­vus tahta yeniden geçmek ümidini kaybetmemiş, oğullarını da bu yönde bilinçlendirmiş ve Mes’ûd&#8217;u da veliaht tayin etmişti. Nitekim o öldükten sonra oğlu Mes’ûd maiyetiyle birlikte Anadolu’ya geldi (1280). Bu sırada Çobanoğulları’ndan Muzaffereddîn Yavlak Arslan onu beraberine alarak Abaka&#8217;nın huzuruna götürdü. Abaka Han, Mes&#8217;ûd’a Doğu Anadolu’dan bazı vilâyetler tahsis etmiş, fakat yanından ayırmamıştır. Bir süre sonra Abaka Öldü (1282) ve yerine samimi bir Müslüman olan Ahmed Teküdar İlhanlı Devleti&#8217;nin başına geçti. Sultan Ahmed Teküdar da Selçuklu ülkesini Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev ve Mes’ûd arasında ikiye böldü.</p>
<p>Anadolu’da ise Karamanlılar ve öteki Türkmenler taht kavgalarından yararlanarak Moğollar ile mücadeleye devam etmişlerdi. Nitekim Karaman ve Eşrefoğulları Konya ve Akşehir bölgelerinde yağma hareketlerinde bulunmuşlardı. Kongurtay da bu bölgedeki Karamanlılara karşı harekete geçti, on­ların ülkesi Ermenek ve Mut’a kadar ilerleyerek tahrip ve istila etti. Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev ise devletin ikiye bölünmesini kabul etmedi ve beraberinde Kongurtay, Sâhib Ata Fahreddîn Ali olduğu halde Ahmed Teküdar’ın huzuruna gitmek üzere yola çıktı.</p>
<p>Bu sırada İlhanlı Devleti’nde sultanlık mü­cadelesi başlamış, Kongurtay öldürülmüş, Gıyâseddîn Keyhusrev bir süre, Erzurum&#8217;da bekledikten sonra İlhanlı hükümdarının huzuruna çıkmıştı. Fakat İlhanlı Devleti’nde süren taht mücadelesini Argun Han’ın kazanma­sı Mes’ûd’un işine yaradı. Argun onu Selçuklu sultanı tayin etti. Gıyâseddîn Keyhusrev’i de tahttan indirip Anadolu’ya gönderdi, fakat daha sonra adam­ları vasıtasıyla yayının kirişi ile boğdurdu (1 Mart 1284).</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/">Türkiye Selçukluları – Siyavuş (Cimri) Olayı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları &#8211; III. Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;in Saltanatı Dönemi-</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 18:59:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Abaka Han]]></category>
		<category><![CDATA[Acay]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Baybars]]></category>
		<category><![CDATA[Beylerbeyi Hatiroğlu Şerefeddîn]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[III. Gıyâseddîn Keyhusrev'in Saltanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Memlük]]></category>
		<category><![CDATA[Mengti Temür]]></category>
		<category><![CDATA[Moğol]]></category>
		<category><![CDATA[Muineddîn Pervane]]></category>
		<category><![CDATA[Noyan]]></category>
		<category><![CDATA[Pervane]]></category>
		<category><![CDATA[Tebriz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9293</guid>

					<description><![CDATA[<p>III. Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;in Saltanatı IV. Rükneddîn Kılıç Arslan’ın öldürülmesinden sonra yerine küçük yaş­taki oğlu Gıyâseddîn Keyhusrev tahta çıkarıldı. Muineddîn Pervâne yine dev­let içindeki üstün mevkiini muhafaza ediyor çevresindeki bütün görevliler ya kendi akrabaları veya adamlarından oluşuyordu. Bu durumda kendisine rakip olarak her iki gruba dâhil bulunmayan Sâhib Ata Fahreddîn Ali’yi gö­rüyordu. Bu bakımdan Muineddîn Pervâne, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – III. Gıyâseddîn Keyhusrev’in Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="385" height="321" /></a></p>
<p><strong>III. Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;in Saltanatı</strong></p>
<p>IV. Rükneddîn Kılıç Arslan’ın öldürülmesinden sonra yerine küçük yaş­taki oğlu Gıyâseddîn Keyhusrev tahta çıkarıldı. Muineddîn Pervâne yine dev­let içindeki üstün mevkiini muhafaza ediyor çevresindeki bütün görevliler ya kendi akrabaları veya adamlarından oluşuyordu. Bu durumda kendisine rakip olarak her iki gruba dâhil bulunmayan Sâhib Ata Fahreddîn Ali’yi gö­rüyordu. Bu bakımdan Muineddîn Pervâne, Sâhib Ata’yı ortadan kaldırmak için fırsat arıyordu. Nitekim Sâhib Ata’nın Kırım’da bulunan sabık Sultan, II. İzzeddîn Keykavus&#8217;a yardımda bulunmasını, bu yardımdan kendi haberi ol­masına rağmen, tasfiye için bir fırsat saydı (1271-72). Neticede vezir tutukla­narak görevinden uzaklaştırıldı. Ancak Sahib Ata’nın küçük oğlunun çabasıy­la İlhanlı sultanı Abaka onu huzuruna çağırarak muhakeme etti. Sâhib Ata bu yargılama sonunda hayatını kurtararak geri dönmüş, daha sonra 1275 yazın­da çok değerli hediye ve paralarla eski makamını elde edebilmişti.</p>
<p>Öte taraftan Muineddîn Pervane Anadolu’da baskısı altında bulunduğu Abaka’nın kardeşi Acay’dan şikâyetçi idi. Muhtemelen bu durumu öğrenen Acay ona karşı daha sert davranıyordu. Muineddîn Pervâne ise hayatını tehli­kede görerek Memlûk sultanı Baybars’a gizlice adamlar gönderiyor ve onun­la Moğolları Anadolu&#8217;dan uzaklaştırmak konusunda anlaşmaya çalışıyordu (672/1272-1273). Baybars onun bu teklifini kabul etmişse de Anadolu’ya gelecek yıl gelebileceğini bildirmişti. Nitekim Baybars sözünde durarak 673 Şaban/Şubat 1275 tarihinde harekete geçtiyse de, Pervâne ona haber gönde­rerek bu seferin bir sonraki yıla ertelenmesini istemişti. Bu nedenle Baybars da Kilikya Ermenileri üzerine yürüdü.</p>
<p>Diğer taraftan Abaka ise kardeşi Acay’ı 1275 yılında Anadolu’dan geri çekmiş ve onun yerine Moğol kumandanlarından Toku Noyan’ı tayin etmiş­ti. Selçuklu beyleri ve devlet adamları bu yeni Moğol kumandanının izni ol­madan herhangi bir hususta karar veremeyeceklerdi. Böylece Pervâne, Moğollar nezdindeki itibar ve itimadını kaybetmiş oluyordu. Ancak Abaka 1275 yılı Mayıs-Haziran aylarında Acay’ı tekrar Anadolu’ya göndermişti. Fakat İlhanlı sultanı tarafından huzura çağrılan Pervâne ve Toku Noyan’ın birlikte şikâyetleri onun Abaka tarafından geri alınmasına sebep oldu. Yine bu yıl içinde Moğol ve Selçuklulardan oluşan otuz bin kişilik bir ordu Bire kuşat­ması sırasında başarısız kalmıştı (Aralık 1275). Bu sırada Pervâne, Baybars ile tekrar temas kurmuş ve Moğolları Anadolu’dan atmak için Memlûklu ordu­sunu harekete geçirmesini istemişti. Muhtemelen bu haber Baybars’a 1276 baharında ulaşmış, o da bir sefer için mevsimin uygun olmaması sebebiyle Anadolu’ya sonbaharda gelebileceğini bildirerek özür dilemişti. Daha sonra Abaka Han haber göndererek IV. Kılıç Arslan’ın kızı Selçuk Hâtun’u oğlu Argun ile evlendirmek üzere huzuruna getirilmesini istedi. Pervâne, Fahıeddîn Ali ve Selçuk Hâtûn ile beraber yola çıkmış (27 Mayıs 1276) ve Tebriz’e giderek Abaka’nın huzuruna ulaşmıştı.</p>
<p>Selçuk Hâtun’un düğünü için Muineddîn Pervâne, Abaka Han’a giderken Selçuklu Devleti’nde başka olaylar gelişiyor; Beylerbeyi Hatiroğlu Şerefeddîn Moğollara karşı Anadolu’da isyan bayrağını açıyordu. Hatîroğlu öteki Selçuklu beylerini ve III. Gıyâseddîn Keyhusrev’i de bir hareket için kandırmış, ayrıca Memlûk sultanı Baybars’a da Anadolu’ya gelmesi için elçiler göndermişti. Ayrıca altı bin kişilik bir Memlûk birliğinin Emîr Bektut kumandasında keşif maksadıyla Elbistan&#8217;a gelmesi isyancıları ümitlendirmişti. Ancak Baybars ise böyle bir hareket için acele edilmemesini, askerleri Mısır’da bulunduğu bir şifâda Anadolu&#8217;ya gelmesinin mümkün olmadığını bildiriyordu. Hakikaten zaman geçmiş ve bu sırada Muineddîn Pervâne, Abaka’nın kardeşi Mengti Temür (Kongurtay), Vezir Fahreddîn Ali, Toku ve Todavuiı Noyanlar kuman­dasında otuz bin Moğol askeri ile geri dönmüşlerdi. Neticede Moğollar Sul­tan Baybars&#8217;ın bizzat harekete geçmediğini öğrenerek bu isyanı bastırdılar ve Hatiroğlu Şerefeddîn&#8217;i yakalayarak yargıladılar.</p>
<p>Bu yargılama sırasında Hatîroğlu, Muineddîn Pervâne’yi de Baybars’la mektuplaşmakla itham etti ise de canını kurtaramadı. O ve beraberindeki Selçuklu beylerinin büyük bir kısmı idam edildi (Ekim 1276). Böylece Hatîroğlu isyanı bastırılmış, ancak Moğollar Anadolu’yu daha sıkı bir kontrol altına almışlardı.</p>
<p>Nihayet Sultan Baybars Anadolu’yu Moğol istilasından kurtarmak için 7 Nisan 1277’de Halep’ten yola çıktı. Onun bu sefere çıkmasında Pervâne ile beraber Selçuklu devlet adamlarının teşviklerinin de rol oynadığı rivayet edilmiştir. Baybars ve Memlûklu ordusu Nisan ayı içinde Elbistan Ovası&#8217;na ulaş­tı. Burada Moğollar ile Memlûk ordusunun ilk karşılaşması öncü kuvvetleri arasında oldu ve bu ilk savaşta üç bin kişilik Moğol öncüleri bozguna uğradı.</p>
<p>Moğol ordusuna Tudavun ve Toku Noyanlar kumanda ediyordu. Muineddîn Pervâne de onlarla beraberdi ve ordunun sayısı Gürcü ve Selçuklu yardımcı kuvvetleri ile on beş-on altı bin kişiye ulaşıyordu. Memlûk ordusunun sayısı ise muhtemelen otuz bin civarında idi. Esas savaş 15 Nisan günü oldu ve Moğolların kesin şekilde mağlubiyetiyle sonuçlandı. Moğollar ile beraber bulu­nan Selçuklu askerleri, ihanetlerinden korkulduğu için ayrı bir grup hâlinde tutulmuşlar, onlar da pek savaşa girmemiş, ileri gelen Selçuklu beylerinden bir kısmı Memlûk ordusuna esir düşmüş veya gönüllü olarak esir olmuşlardı.</p>
<p>Muineddîn Pervâne ise savaşın neticesini gördükten sonra önce Kayseri’ye kaçmış, orada bulunan Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev’i, kendi karısı ve devlet adamlarını beraberine alarak Tokat’a gitmişti. Sultan Baybars Elbistan Ovası’nda kazandığı zaferden sonra Kayseri’ye doğru ilerledi ve 20 Nisan’da büyük bir sevinç ve merasimle karşılandığı bu şehre girdi. Baybars buradan Pervâne&#8217;ye haber göndererek huzuruna gelmesini bildirdiyse de, Pervâne onbeş gün daha süre istiyor ve bu arada Abaka ile temasa geçmeye çalışıyordu. Baybars onun ikiyüzlü siyasetini anlamış, ordusunda yiyecek ve yem sıkıntısı başlaması üzerine Kayseri’de altı gün kaldıktan sonra geri dönmüştü.</p>
<p>Muineddîn Pervâne bütün bu olup bitenlerden sonra durumu Abaka’ya bildiriyor, daha önceden olayları öğrenmiş olan Abaka da otuz bin atlı ile Anadolu&#8217;ya hareket ediyordu (Haziran 1277). Abaka Han önce savaşın ol­duğu Elbistan Ovası’na ilerledi. Muineddîn Pervâne, Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev ve Sâhib Fahreddîn Ali de ona iltihak ettiler. Abaka Elbistan Ovası’ndaki Moğol Ölülerini gördüğü zaman çok üzülmüş, bu olayda suçlu olarak Pervâne&#8217;yi görmüştü. İlhanlı sultanı önce bu bölgedeki Türkmenlerden eline geçirdiklerini ortadan kaldırmış, daha sonra da Anadolu’daki şehirlerin yağmalanmasını ve halkının öldürülmesini emretmişti.</p>
<p>Bu sırada Abaka’nın veziri Şemseddîn Cüveynî ön plana çıkmış, Sivas’ın yarısı ile birkaç şehri sa­tın alarak tahrîb olmaktan ve buraların ahalisini ölümden kurtarmıştı. Buna rağmen birçok ilim ve devlet adamı Moğolların elinden kurtulamayarak öldü. Abaka, Anadolu’da özellikle Türkmenlerin başlattığı isyan hareketleri üzeri­ne, kardeşi Şehzâde Kongurtay’ı Sâhib Ata ile birlikte Karamanlıların cezalan­dırılması için görevlendirdi. Daha sonra o beraberinde Pervâne olduğu halde yoluna devam etti ve yolu üzerinde bulunan ve Pervâne&#8217;nin iktâı olan müstah­kem Şebinkarahisar&#8217;ın teslimini istedi. Ancak kale kumandanı Seyfeddîn’in burayı Pervâne’ye teslim etmemesi Abaka’nın daha da kızmasına sebep oldu.</p>
<p>Neticede Abaka Moğolların yazlık karargâhı olan Van Gölü’nün kuzeyindeki Aladağ’a gelerek burada Pervâne hakkında kumandanları ile görüşmeler yaptı. Bu sırada özellikle Baybars ile gizlice işbirliği yapması ve öldürülen Moğol kumandanlarının ailelerinin ısrarları Pervâne’nin aleyhine oldü. O maiyetiyle öldürüldü (2 Ağustos 1277). Böylece Anadolu tarihinde önemli bir rol oyna­yan bu devlet adamının sağladığı geçici bir sükûn devri sona ermiş oldu.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – III. Gıyâseddîn Keyhusrev’in Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları – Rükneddîn Kılıç Arslan ile II. İzzeddîn Keykavus&#8217;un Saltanatı Dönemi-</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-rukneddin-kilic-arslan-ile-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-rukneddin-kilic-arslan-ile-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 18:49:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İlhanlıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alıncak Noyan]]></category>
		<category><![CDATA[Ayn Calut]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Hulagu]]></category>
		<category><![CDATA[II. İzzeddîn Keykavus]]></category>
		<category><![CDATA[IV. Kılıç Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Mengü Kaan]]></category>
		<category><![CDATA[Meraga]]></category>
		<category><![CDATA[Moğol]]></category>
		<category><![CDATA[Rükneddîn Kılıç Arslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9289</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Rükneddîn Kılıç Arslan ile II. İzzeddîn Keykavus&#8217;un Saltanatı IV. Kılıç Arslan Selçuklu tahtına oturduğunda Konya civarında ordugâh kurmuş olan Baycu Noyan ile bir barış antlaşması yapıldı. Bu yeni sultanın tek başına saltanatı ancak bir kaç ay gibi kısa bir sürede sona erdi. İlhanlı hükümdarı Hûlâgû Bağdat üzerine yürüyeceği zaman, Baycu&#8217;yu da bu sefere çağırdı. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-rukneddin-kilic-arslan-ile-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – Rükneddîn Kılıç Arslan ile II. İzzeddîn Keykavus’un Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="  wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="367" height="306" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Rükneddîn Kılıç Arslan ile II. İzzeddîn Keykavus&#8217;un Saltanatı</strong></p>
<p>IV. Kılıç Arslan Selçuklu tahtına oturduğunda Konya civarında ordugâh kurmuş olan Baycu Noyan ile bir barış antlaşması yapıldı. Bu yeni sultanın tek başına saltanatı ancak bir kaç ay gibi kısa bir sürede sona erdi. İlhanlı hükümdarı Hûlâgû Bağdat üzerine yürüyeceği zaman, Baycu&#8217;yu da bu sefere çağırdı. Baycu’nun yokluğu, II. İzzeddîn Keykavus’un İznik imparatoru II. Theodoros Laskaris (1254-1258)’den sağladığı yardımla Konya’ya girmesine ve tahta oturmasına imkân vermişti (14 Rebî II. 655/1 Mayıs 1257) . IV. Kılıç Arslan bu durumda önce Kayseri’ye çekildi, sonra II. İzzeddîn Keykavus’a mukavemet edemeyeceğini anlayınca İlhanlı Sultanı’na başvurdu ve tekrar sultanlık yarlı­ğı elde etti. Bundan sonra iki taraf tekrar saltanat mücadelesine başladılar, bu mücadele sırasında IV. Kılıç Arslan Moğollardan yardım alıyordu. Ne var ki, bu sırada en fazla zarar gören muhakkak Anadolu halkı idi. Öte taraftan Alâeddîn Keykubâd ile Moğollara gönderilen Selçuklu elçi heyeti dört yıllık bir yolculuk­tan sonra Anadolu’ya dönebilmişti. Bu heyeti teşkil edenler yolculuk esnasın­da da birbirleri ile geçinememişlerdi. II. İzzeddîn Keykavus sultanlığını sür­dürebilmek için Merağa’da bulunan Hûlâgû’nun huzuruna gitmek zorunda kaldı (656 Şaban/Ağustos 1258). Neticede Hûlâgû, Mengü Kaan’ın devleti iki sultanın idare etmesini bildiren ve ayrıca Selçuklu ülkesini ikiye bölen yarlığı­nı tatbik etmeyi uygun gördü. Mengü Kaan Kızılırmak batısından (Sivas’tan) Bizans hududuna kadar olan yerleri II. İzzeddîn Keykavus’a; Sivas’tan Moğol hudûduna kadar olan bölgeleri de IV. Kılıç Arslan’a vermişti. Her iki sultan da bu yarlığı uygulamak üzere anlaştılar. Bu sırada Muineddîn Pervane devlet adamı olarak kendini göstermiş ve ön plana çıkmıştı. Ayrıca burada yapılan anlaşma ile Selçuklular Moğollara yıllık haraç olarak 200.000 dinar (20 tümen), kıymetli kumaşlar, beş yüz at ve beş yüz katır verecekti.</p>
<p>Daha sonra olaylar II. İzzeddîn Keykavus’un aleyhine gelişti. O Moğolla­ra yıllık haraç vermek istememiş ve Hristiyan dayıları ile eğlenceye dalmıştı. Buna mukabil IV. Kılıç Arslan ve Muineddîn Süleyman (Pervâne) Moğollar ile iş birliği yapıyor ve onları II. İzzeddîn Keykavus aleyhine kışkırtıyorlardı. Nihayet Moğolların Alıncak Noyan idaresindeki bir ordusu Konya üzerine yürüdü. II. İzzeddîn Keykavus Antalya’ya çekilirken, ona bağlı Selçuklu ordu­su Moğollara karşı savaşa girişiyor ve mağlup oluyordu. II. İzzeddîn Keykavus bu sırada dış devletlerden yardım arıyor ve 1260&#8217;da Ayn Câlût’ta Moğolları mağlup eden Memlûk sultanı Baybars&#8217;a başvuruyordu. Fakat bu yardım gerçekleşmeden Moğol baskısı karşısında II. İzzeddîn Keykavus Antalya’dan gemiye binerek İstanbul’a kaçmak zorunda kaldı (1262). O İstanbul’u tekrar Latinlerden geri almaya muvaffak olan VIII. Mikhail Palaiologos (1259-1282) tarafından çok iyi karşılandı. Böylece Selçuklu Devleti’nin iki sultan tarafın­dan idare edilme devri sonra eriyor, ülkeye tek başına IV. Kılıç Arslan hâkim oluyordu. II. İzzeddîn Keykavus ise daha sonra Altın Orda hükümdarının ya­nma götürülmüş ve 1279 veya 1280’de Kırım’da ölmüştür.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-rukneddin-kilic-arslan-ile-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – Rükneddîn Kılıç Arslan ile II. İzzeddîn Keykavus’un Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-rukneddin-kilic-arslan-ile-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları &#8211; II. İzzeddîn Keykavus’un Müstakil Saltanatı Dönemi-</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-mustakil-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-mustakil-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 18:44:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İlhanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Hulagu]]></category>
		<category><![CDATA[II. İzzeddîn Keykavus]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Mengü Kaan]]></category>
		<category><![CDATA[Mugan]]></category>
		<category><![CDATA[Rükneddîn IV. Kılıç Arslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9287</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; II. İzzeddîn Keykavus’un Müstakil Saltanatı Bu devirde Moğol kumandanları Anadolu’ya sık sık elçiler göndererek andlaşma dışında paralar istiyor ve alıyorlardı. Selçuklu Devleti Moğol hükümdarlarından Altun Orda Devleti’nin kurucusu Batu Han’a elçi ve 100.000 dirhem yollayarak bu gibi olaylara engel olan bir yarlığ aldı. Ancak bu Baycu Noyan’ı kızdırmıştı, ayrıca ikinci bir olay onun Anadolu’ya [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-mustakil-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – II. İzzeddîn Keykavus’un Müstakil Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="  wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="359" height="299" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>II. İzzeddîn Keykavus’un Müstakil Saltanatı</strong></p>
<p>Bu devirde Moğol kumandanları Anadolu’ya sık sık elçiler göndererek andlaşma dışında paralar istiyor ve alıyorlardı. Selçuklu Devleti Moğol hükümdarlarından Altun Orda Devleti’nin kurucusu Batu Han’a elçi ve 100.000 dirhem yollayarak bu gibi olaylara engel olan bir yarlığ aldı. Ancak bu Baycu Noyan’ı kızdırmıştı, ayrıca ikinci bir olay onun Anadolu’ya gelmesine sebep oldu. Bu da Moğol Büyük Hânı Mengü Kaan (1251-1260)’ın İran ve batı ülkelerinin ida­resini kardeşi İlhanlı Devleti’nin kurucusu Hulagu (1256-1264)’ya vermesi idi. Azerbaycan’daki Mugan’ı kışlak olarak kullanmak istemiş, bu bakımdan Baycu da kendisine uygun bir yer bulmak için tekrar Anadolu’ya girerek Aksaray’a ka­dar ilerlemişti. Neticede Selçuklu devlet adamları arasında yine iki görüş ortaya çıktı. Bazıları Baycu Noyan&#8217;a isteği üzerine Anadolu’da kışlak verilmesine ta­raftar iken, ötekiler savaşmayı arzuluyorlardı. Nitekim savaşı isteyenlerin dedi­ği oldu. Selçuklu ordusu Sultan Hanı (Aksaray) civarında Baycu Noyan’a karşı yaptığı savaşı kaybetti (23 Ramazan 654/14 Ekim 1256). Sultan II. İzzeddîn Key­kavus yakınları ile Konya’dan ayrılarak önce Antalya, sonra da Alâiyye’ye kaçtı. Konya şehrini Moğol tahribatından bu sırada &#8220;Üstâd üd-dâr” olan İl-almış oğlu Nizâmeddîn Ali kurtardı. O halkı fedakârlığa davet etmiş ve topladığı dört katır yükü altını Baycu Noyan’a götürmüştü. Baycu Noyan ise şehri tahribe yemin ettiği için, dış surları yıkmakla yetinmiş, böylece yeminini yerine getirmişti. Ayrıca o Sultan II. İzzeddîn Keykavus’u yanına çağırdı, hatta peşinden asker gön­derdi ise de İzzeddîn Keykavus İznik imparatoru II. Laskaris’e sığınmayı tercih etmişti. Böylece Baycu’nun da uygunu ile Selçuklu tahtına Rükneddîn IV. Kılıç Arslan geçti (16 Safer 655/5 Mart 1257).</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-mustakil-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – II. İzzeddîn Keykavus’un Müstakil Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-mustakil-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları &#8211; Müşterek Saltanat Dönemi</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-musterek-saltanat-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-musterek-saltanat-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 18:41:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İzzeddîn Keykâvus]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Burgulu Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Celâleddîn Karatay]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[II. İzzeddîn Keykavus]]></category>
		<category><![CDATA[Müşterek Saltanat]]></category>
		<category><![CDATA[Moğolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Rükneddîn IV. Kılıç Arslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9285</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müşterek Saltanat Rükneddîn IV. Kılıç Arslan, Moğol Hân’ın yarlığı ile sultanlığın ken­disinde olduğunu öne sürerken, Celâleddîn Karatay üç kardeşin aynı anda tahta oturmasını, hutbe ve sikkede doğum sırasına göre isimlerinin kulla­nılması suretiyle bir anlaşma teklif ediyordu. Nihayet İzzeddîn Keykavus ile Rükneddîn Kılıç Arslan’ın askerleri Konya&#8217;nın Ruzbe Ovası’nda karşılaş­tılar, savaşı İzzeddîn Keykavus kazanmış (1 Rebi 1. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-musterek-saltanat-donemi/">Türkiye Selçukluları – Müşterek Saltanat Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="  wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="382" height="318" /></a></p>
<p><strong>Müşterek Saltanat</strong></p>
<p>Rükneddîn IV. Kılıç Arslan, Moğol Hân’ın yarlığı ile sultanlığın ken­disinde olduğunu öne sürerken, Celâleddîn Karatay üç kardeşin aynı anda tahta oturmasını, hutbe ve sikkede doğum sırasına göre isimlerinin kulla­nılması suretiyle bir anlaşma teklif ediyordu. Nihayet İzzeddîn Keykavus ile Rükneddîn Kılıç Arslan’ın askerleri Konya&#8217;nın Ruzbe Ovası’nda karşılaş­tılar, savaşı İzzeddîn Keykavus kazanmış (1 Rebi 1. 647/14 Haziran 1249), böylece Celâleddîn Karatay’ın teklifi uygulanmaya başlanmıştı. Celâleddîn Karatay da üç kardeşe &#8220;Atabeg” oldu. Ancak Türkiye Selçuklu Devlet ileri gelenlerinin şahsi menfaatlarını her şeyden üstün tutmaları, devletin duru­munun düzelmesine imkân vermiyordu. Sanki devlet artık iki yönden idare ediliyordu, bir taraftan Selçuklu Devleti tayinler yapıyor, öte taraftan Moğol Hânlarına hediyeler ile gidip memuriyet koparanlar ortalığı karıştırıyor, bu durum ileri gelen kişilerin birbirlerine düşmesine imkân veriyordu. Bu da tabii ki, Selçuklu Devleti’nin iyice zayıflamasına sebep oluyordu. Moğollar ise, II. İzzeddîn Keykavus’u ısrarla Moğolistan&#8217;a çağırmaktaydılar. O bu yol­culuğa başladığı sırada, Celâleddîn Karatay öldü (28 Ramazan 652/11 Kasım 1254), İzzeddîn Keykavus bu bahaneyle oraya gitmekten vazgeçti ve yerine küçük kardeşi Alâeddîn Keykubâd’ı gönderdi. Ancak bu karışık ortam içinde Alâeddîn Keykubâd da kendini kurtaramadı. Moğol Hanı Möngke (Mengü, 1251-1260)’den yarlığı alarak tek başına sultan olacağı korkusu, muhtemelen rakiplerini harekete geçirmiş ve Alâeddîn Keykubâd Erzurum’da iken zehirle­nerek öldürülmüştü (1254). Böylece ortada iki sultan kaldı. II. Îzzeddîn Key­kavus içkiye ve eğlenceye fazla düşkün olması sebebiyle devlet ileri gelenleri tarafından beğenilmiyordu. Nitekim bu nedenle Kılıç Arslan Konya’dan kaçı­rılarak Kayseri’de tahta çıkarıldı. Daha sonra iki taraf arasında bir türlü anlaş­ma sağlanamaması üzerine son çare savaşmaktı. Yapılan savaşta, bu kez de zafer İzzeddîn Keykavus tarafında kaldı (1254). Rükneddîn Kılıç Arslan önce Amasya’ya sonra da Burgulu Kalesi’ne gönderilerek hapsedildi.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-musterek-saltanat-donemi/">Türkiye Selçukluları – Müşterek Saltanat Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-musterek-saltanat-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları &#8211; II. İzzeddîn Keykavus’un Saltanatı Dönemi-</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2015 22:20:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İzzeddîn Keykâvus]]></category>
		<category><![CDATA[Alaeddîn Keykubad]]></category>
		<category><![CDATA[Şerefeddîn Mahmûd]]></category>
		<category><![CDATA[Bahaeddin]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[II.İzzeddîn Keykavus’un Saltanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Moğolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Seöseddin İsfahani]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Selçukluları Devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9224</guid>

					<description><![CDATA[<p>II.İzzeddîn Keykavus’un Saltanatı Gıyâseddîn Keyhusrev öldüğü aman geride on bir yaşında İzzeddîn Keykâvûs, dokuz yaşında Rükneddîn Kılıç Arslan ve yedi yaşında Alâeddîn Keykubâd olmak üzere üç oğlu kalmıştı. Bunlardan Gürcü Hâtun’dan do­ğan Alâeddîn Keykubâd veliaht idiyse de, devlet ileri gelenleri İzzeddîn Keykavus’u Selçuklu tahtına çıkardılar. Bu sırada Güyük Hân (1246-1249)’ın Moğol tahtına çıkması münasebetiyle Sultan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – II. İzzeddîn Keykavus’un Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="  wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="396" height="330" /></a></p>
<p><strong>II.İzzeddîn Keykavus’un Saltanatı</strong></p>
<p>Gıyâseddîn Keyhusrev öldüğü aman geride on bir yaşında İzzeddîn Keykâvûs, dokuz yaşında Rükneddîn Kılıç Arslan ve yedi yaşında Alâeddîn Keykubâd olmak üzere üç oğlu kalmıştı. Bunlardan Gürcü Hâtun’dan do­ğan Alâeddîn Keykubâd veliaht idiyse de, devlet ileri gelenleri İzzeddîn Keykavus’u Selçuklu tahtına çıkardılar. Bu sırada Güyük Hân (1246-1249)’ın Moğol tahtına çıkması münasebetiyle Sultan II. İzzeddîn Moğolistan’a davet edildi, fakat onun yerine kardeşi Kılıç Arslan’ın gitmesi kararlaştırıldı. Kısa bir süre sonra devlet ileri gelenleri arasında üstünlük mücadelesi başladı ise de, bunlardan Vezir Şemseddîn İsfahanî rakiplerini bertaraf ederek duruma hâkim oldu. Ayrıca Şemseddîn İsfahanî Sultan’ın annesi Berdüliye Hâtûn ile evlendi, buna itiraz eden Beylerbeyi Şerefeddîn Mahmûd da ortadan kaldırıl­dı. Bundan sonra vezir iki yıl süre ile Türkiye Selçukluları’nın kaderine hâkim oldu. Ancak Moğolistan’a giden Rükneddîn Kılıç Arşlan’ın oradan sultan olarak dönmesi, Şemseddîn İsfahanî’nin talihini değiştiriyordu. O yanına II. İzzeddîn Keykavus’u alarak kaçıp isyan etmek istedi ise de, ortaya faziletli ve büyük adamlarından biri olan Celâleddîn Karatay çıkarak ona mani oldu. Çok geçmeden Moğollar tarafından vezir tayin edilen Bahâeddîn Tercüman Mo­ğol askerleri ile Konya’ya geldi ve Şemseddîn İsfahanî öldürüldü (Mart 1249).</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – II. İzzeddîn Keykavus’un Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları -II. Gıyâseddîn Keyhusrev’ in Saltanatı Dönemi &#8211;</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-keyhusrev-in-saltanatidonemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-keyhusrev-in-saltanatidonemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2015 22:16:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alaeddîn Keykubad]]></category>
		<category><![CDATA[Alaiyye]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Harzemşahlar]]></category>
		<category><![CDATA[II.Gıyâseddîn Keyhusrev’ in Saltanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kamyeri]]></category>
		<category><![CDATA[Melikşah]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Şah]]></category>
		<category><![CDATA[Sadeddin Köpek]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Selçukluları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Selçukluları Devle]]></category>
		<category><![CDATA[Thamara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9221</guid>

					<description><![CDATA[<p>II.Gıyâseddîn Keyhusrev’ in Saltanatı Sultan Alâeddîn Keykubâd öldüğü zaman geride üç oğlu kalmıştı. Bunlar 16 (veya 13-14) yaşlarında olan Gıyâseddîn Keyhusrev, 8-9 yaşlarında İzzeddîn Kılıç Arslan ve daha küçük yaştaki Rükneddîn idiler. Veliahd İzzeddîn Kılıç Arslan olmasına rağmen, Şemseddîn Altun-aba, Taceddîn Pervâne, Ferruti Lala, Sadeddîn Köpek ve Zahirüddevle gibi devlet ileri gelenleri Keykubâdiyye Sarayı’nda bulunan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-keyhusrev-in-saltanatidonemi/">Türkiye Selçukluları -II. Gıyâseddîn Keyhusrev’ in Saltanatı Dönemi –</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="349" height="291" /></a><strong style="line-height: 1.5;">II.Gıyâseddîn Keyhusrev’ in Saltanatı</strong></p>
<p>Sultan Alâeddîn Keykubâd öldüğü zaman geride üç oğlu kalmıştı. Bunlar 16 (veya 13-14) yaşlarında olan Gıyâseddîn Keyhusrev, 8-9 yaşlarında İzzeddîn Kılıç Arslan ve daha küçük yaştaki Rükneddîn idiler.</p>
<p>Veliahd İzzeddîn Kılıç Arslan olmasına rağmen, Şemseddîn Altun-aba, Taceddîn Pervâne, Ferruti Lala, Sadeddîn Köpek ve Zahirüddevle gibi devlet ileri gelenleri Keykubâdiyye Sarayı’nda bulunan II. Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;i tahta çıkarmışlar ve aldıkları tedbirler ile işi oldu bittiye getirmişlerdi. Bu durumu kabul etmemesi muhte­mel olan Kayır Han, Kemâleddîn Kâmyâr ve Hüsâmeddîn Kaymerî gibi bey­ler de yeni sultana biat etmek zorunda kaldılar.</p>
<p>II. Gıyâseddîn tahta çıktıktan sonra, Kayseri’de bulunan elçileri kabul etti, ayrıca Ögedey Hân’a gidecek olan elçiyi de Moğolistan&#8217;a gönderdi. Halep hükümdarı Melik Nâsır ile ya­pılmış olan antlaşma yenilenirken (Ağustos 1237), iki taraf arasında evlenme yoluyla akrabalık kuruldu. Böylece II. Gıyâseddîn Keyhusrev Melik Nâsır&#8217;ın kızı Gaziye Hâtûn, Melik Nâsır da II. Keyhusrev&#8217;in kız kardeşi Melike Hâtûn ile evlendiler, öteki Eyyûbı Melikleri ile Artuklu hükümdarları Selçuklulara tabi olmuşlar, bu suretle Melik Kâmil tek başına kalmıştı.</p>
<p>Nitekim o bu duru­ma son vermek için Halep üzerine yürürken yolda hastalanarak öldü (1238). Sultan II. Gıyâseddîn Keyhusrev Selçuklu tahtına oturmasına rağmen yine de Veliaht İzzeddîn Kılıç Arslan’a taraftar olan beylerden ve Hârezmlilerden şüpheleniyordu. Bu sırada devlet erkânı içinde birinci derecede rol oynamak isteyen Sadeddîn Köpek de Sultan’ı tahrik ederek bu beylerin ortadan kaldırıl­masına önderlik ediyordu.</p>
<p>İlk olarak Hârezmlilerin reisi olan Kayır Han zinda­na atıldı (Zilkade 634/Haziran-Temmuz 1237) ve orada öldü. Bu olay Hârezmli askerlerin Selçuklu Devleti’ne olan güvenini sarsmış ve Kayseri’den ayrılarak Urfa bölgesinde yerleşmelerine sebep olmuş, hatta peşlerinden gelen bir Sel­çuklu ordusunu da mağlup etmişlerdi. Sadeddîn Köpek bundan sonra Atabeg Şemseddîn Altun-aba, Tâceddîn Pervâne, Beylerbeyi Hüsâmeddîn Kaymerî ve Kemâleddîn Kâmyâr gibi Selçuklu Devletine çok yararlı hizmetler yapmış bey­leri peşpeşe ortadan kaldırmaya muvaffak oldu.</p>
<p>Bu arada genç ve tecrübesiz Gıyâseddîn de onun tahrikleri ile Şehzâde İzzeddîn Kılıç Arslan ve Rükneddîn&#8217;i hapsettirmiş, hatta onların bu insan yok etme hırsından kadınlar bile kurtu­lamamış, anneleri Melike-i Âdiliye de yayının kirişi ile boğdurulmuştu. Daha sonra her iki şehzade de öldürülmüş, böylece Sultan için bir rakip ve tehlike kalmamıştı. Nihayet Sadeddîn Köpek&#8217;in Selçuklu Devleti’nin başına geçme yani sultan olma hayalleri II. Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;in aklını başına getiriyor ve onu bir tertip ile ortadan kaldırıyordu (1238 veya 1239 ilkbaharı). Bundan sonra Sultan II. Gıyâseddîn Keyhusrev, daha önceden yapılmış olan anlaşma gereğince, Gürcü kraliçesi Rosudan&#8217;ın kızı Thamara ile evlendi.</p>
<p>Thamara’nın babası Saltuklu şehzadesi Muzaffereddîn idi. Güneydoğu Anadolu&#8217;da ve Suriye hudutlarında hayatlarını sürdürdük­lerini belirttiğimiz Hârezmliler bölge halkına rahat vermiyorlar ve kervanları soyarak ticari faaliyeti de engelliyorlardı. Önce bunlara elçi olarak meşhur tarihçi Ibn-i Bîbî&#8217;nin babası Mecdeddîn Muhammed Tercüman elçi ola­rak gönderildi. Onlar sultana itaat edeceklerini bildirdiler ve bunu kısa bir süre için uyguladılarsa da daha sonra akın ve yağmalara tekrar başladılar. Eyyûbîler idaresindeki Halep&#8217;in bunlara karşı yardım istemesi üzerine üç bin kişilik bir birlik gönderildi. Selçuklu ve Halep askerleri Hârezmlileri mağlup ettiler.</p>
<p>Bu arada Harran Kalesi teslim oldu ve Eyyûbîlere bırakıldı, buna mu­kabil Âmîd Selçuklulara veriliyordu. Ancak önce buranın zaptı gerekiyordu. Takviye edilen Selçuklu kuvveti 638/1249 yılında Eyyûbîlerden Melik Salih’in hâkimiyetindeki şehri kuşattı, Özellikle muhafızların aylıklarını alamaması şehrin ele geçirilmesinde önemli rol oynadı. Nitekim Kürt reislerinden Fahreddîn Dinarî ile Hasankeyf te bulunan Melik Salih’e 400.000 dinar gön­dermek karşılığında şehrin teslimi hususunda anlaşmaya varıldı.</p>
<p>Bunun uy­gulanmaya ve Selçuklu askerlerinin surlara çıkmaya başlaması üzerine, Âmîd ileri gelenleri halkın bütün haklarına sahip olması ve bazı vergilerin kaldırıl­ması şartıyla direnmeden vazgeçerek şehri teslim ettiler. Böylece Âmîd Sel­çukluların eline geçmiş oldu.</p>
<p>Moğolların önünden kaçan Türkmenlerin genellikle toplandıkları ilk bölge Güneydoğu Anadolu idi. Selçuklu, Hârezmli ve Eyyûbî askerleri bu böl­gede sık sık faaliyet gösteriyorlardı. Bu arada bölgede yaşayan toplulukların İktisadî ve İçtimaî durumlarının kötü olması, yeni kabul ettikleri İslâmiyetin inceliklerinin tam anlamıyla anlaşılmaması ve siyasi ortamın uygunluğu bir isyana zemin hazırlıyordu. Nitekim “Baba Resul” lakabıyla anılan Baba İlyas Horasanî adındaki bir Türkmen babası bu durumdan istifade ederek peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkıyor ve kötü şartlar içinde bulunan Türkmenleri etrafında topluyordu.</p>
<p>Bir süre sonra Baba İlyâs Amasya’ya giderek orada faaliyetine devam etti. Fakat o Gıyâseddîn Keyhusrev’in askerleri ta­rafından Amasya Kâlesi’nde kuşatıldı. Bu sırada Baba İlyâs’ın halifelerinden Baba İshak, Kefersud veya Adıyaman&#8217;da yaşıyordu, bu durumu öğrenin­ce isyanı başlattı ve müritlerini Gıyâseddîn Keyhusrev’e karşı ayaklanmaya davet etti (1240).</p>
<p>Onun müritlerinin yaptığı davete uyan Kefersud, Kâhta ve Adıyaman taraflarındaki Türkmenler de ayaklanarak harekete geçtiler, ken­dilerine uymayanları öldürmeye, etrafı yağma ve tahribe giriştiler.</p>
<p>Onların üzerine Malatya sübaşısı Muzafereddîn Ali-şîr iki sefer yaptı ise de mağlup olmaktan kurtulamadı. Asiler Sivaslıları da yenilgiye uğrattıktan sonra Baba İlyas&#8217;a kavuşmak üzere Tokat ve Amasya taraflarına doğru ilerlediler. Sultan Gıyâseddîn Keyhusrev kendisi Kubâdâbâd&#8217;a kaçarken, asiler üzerine Amasya sübaşısı Armağan-şâh’ı gönderdi. Armağan-şâh Baba İlyas’ı ortadan kaldır­maya muvaffak oldu ise de Baba İshak ve taraftarları karşısında o da hayatını kaybetti. Kendilerine Baba İlyas&#8217;tan dolayı &#8220;Babaî” denilen bu asiler Konya’ya doğru ilerlediler.</p>
<p>Neticede Necmeddîn Behrâm-şâh kumandasındaki altmış bin kişilik Selçuklu ordusu, Kırşehir’in Malya sahrasında bu asileri karşıladı. Selçuklu öncü kuvvetlerini teşkil eden hristiyan askerlerin bu asilerin ilk hücumlarını ektisiz hâle getirmesi, öteki askerlere de cesaret vermiş ve asi Türk­menler bu savaşta Baba İshak dâhil bütünüyle yok edilmiştir (638/1240).</p>
<p>Bu olaydan sonra Sultan II. Gıyâseddîn Keyhusrev Selçuklu ordusu­nu Kayseri’de toplayarak Meyyâfarikîn üzerine sevk etti. Ayrıca Şam Eyyûbî hükümdarı Melik Sâlih de Melik Mu’azzam kumandasında yardımcı kuvvet göndermişti. Bu müttefik ordu yine Eyyûbîlerden Şıhâbeddîn Gazî idaresin­deki Meyyâfarıkîn’i muhasara etti. Ancak gittikçe yaklaşan Moğol tehlikesi ve Abbâsî halifesi el-Mustansır (1226-1242)’in araya girmesiyle iki taraf anlaştı. Buna göre, Şıhâbeddîn Gazî Selçuklulara tabi oluyordu (1241).</p>
<p>Öte taraftan Selçuklu hudutlarında dolaşan Moğol ordusunun başına aynı yıl içinde Baycu Noyan tayin edilmişti. Moğollar Babaî İsyanı sırasında Selçukluların zayıf bir durumda olduğunu ve sultanın acizliğini anlamışlardı. Nitekim 1242 yılı sonbaharında Baycu Noyan Selçuklu ülkesine girerek Erzurum üzerine yürü­dü, şiddetli bir muhasara ve savaşlardan sonra şehri işgal ve tahrip etti.</p>
<p>Erzurum&#8217;un Moğollar tarafından işgali üzerine artık tehlikenin Anadolu kapılarına dayandığı anlaşılmış ve bu maksatla tedbirler alınmaya başlan­mıştı. Bu tedbirlerden birisi, sultanın Eyyûbîler ve çevredeki hükümdarlara elçi ve para göndererek askerî yardım istemesi idi. Bu yardıma sadece Ha­lep hükümdarı Melik II. en-Nâsır Salahaddîn (1237-1260) cevap vermiş ve iki bin kişilik bir kuvvet göndermişti. Sultan II. Gıyâseddîn Keyhusrev Selçuklu ordusunu Kayseri’de toplayarak Sivas’a doğru hareket etti. Bu Selçuklu or­dusu yetmişbin kişilik bir sayıya ulaşıyor, Türk askerlerinin yanı sıra ücretli olarak Kıpçak, Frank ve Gürcü askerleri de orduda yer alıyordu.</p>
<p>Sivas’ta on bin kişilik bir kuvvetin de katılmasıyla Selçuklu ordusunun sayısı seksen bine ulaşmıştı. Tecrübeli ve aklı başında devlet adamları ordunun Sivas’ta kalarak Moğol kuvvetlerinin yıpranmasının beklenilmesini teklif ettiler. Buna kar­şılık her zaman olduğu gibi tecrübesizler ileriye doğru gidilmesini istemiş­lerdi. Sultan ise onlara uyarak harekete geçti. Baycu Noyan kumandasındaki Moğollar da Sivas’a doğru ilerliyorlardı. Bu orduda Gürcüler ve Ermeniler de bulunuyordu. Selçuklu ordusu ise Sivas’ın seksen kilometre doğusunda Kösedağ denilen yerde ordugâh kurmuştu ve savaş bakımından bulunduğu yer çok uygundu.</p>
<p>Ancak yine tecrübesiz kumandanlar burada Moğol saldırısını karşılamak yerine, yirmi bin kişilik bir Selçuklu kuvveti ile hücuma geçtiler. Moğollar bu hücum karşısında önce geri çekilmişler, sonra da geri dönerek Selçuklu kuvvetine saldırmışlar ve onları mağlup etmişlerdi. Bu mağlubiyet Selçuklularda umumi bir panik havası yarattı, bazı kumandanlar da kaçmayı tercih ettiler. Kaçanlardan biri de beceriksiz ve korkak Sultan II. Gıyâseddîn Keyhusrev idi. Esas Selçuklu ordusu daha savaşa girmeden mağlup olmuştu (14 Muharrem 641/4 Temmuz 1243).</p>
<p>Moğollar da bu firarı anlayamamışlar, Selçukluların bir savaş taktiği sanmışlardı. Daha sonra durum anlaşılmış ve onlar Selçuklu ordugâhından büyük ganimet elde etmişlerdi. Selçukluları Kösedağ Savaşı’nda mağlup eden Baycu Noyan bundan sonra Sivas’a ilerledi, Sivas kadısı Necmeddîn Moğol istilası sırasında Hârezm’de bulunduğu için onların neler yaptığını bizzat görmüştü. Bu bakımdan şehrin ileri gelenleri ve kıymetli hediyeler ile Moğolları karşılayarak itaatini bildirdi. Yine de şe­hir Baycu Noyan’ın emriyle üç gün yağma edildi. Fakat halkın canına dokunulmadı.</p>
<p>Buna karşılık Kayseri, Moğol muhasarasına başarı ile mukavemet etti, ancak şehir muhafızlarından Hüsâm adlı bir Ermeni dönmesinin ihaneti durumu değiştirdi ve Moğollar şehre girmeye muvaffak oldular. Tabii Kayseri onlara mukavemetinin cezasını feci şekilde ödeyerek yağma tahrip ve kat­liama uğradı. Moğollar Azerbaycan’a dönüşte, Erzincan&#8217;ı da işgal ve tahrip ettiler. Artık Anadolu’dan Suriye yönünde göç ve kaçış başlamıştı. Kaçanlar­dan biri de yine Sultan II. Gıyâseddîn Keyhusrev idi ve canını kurtarmak için muhtemelen İstanbul’a gitmeyi düşünmüştü.</p>
<p>Selçuklu Devleti tam manasıyla başıboş bir manzara arzederken, Vezir Mühezzibüddîn Ali ve Amasya kadısı Moğollar ile barış yapmayı tasarladı­lar ve onların peşinden Azerbaycan’daki Mugan ordugâhına gittiler. Burada Moğollar ile yapılan görüşmeler sırasında vezir, Selçukluların sayısız kale ve askerlere sahip olduğunu söyleyerek Anadolu’ya kolaylıkla hâkim olunama­yacağını ifade etti. Neticede Selçukluların Moğollara yılda 360.000 dirhem (gümüş) para, on bin koyun, bin sığır, bin deve vermesi kararlaştırılarak iki taraf arasında bir barış yapıldı. Böylece bu iki devlet adamı Moğol istila ve tahribini ilk anda önlemeye muvaffak oldular.</p>
<p>Sultan Gıyâseddîn Keyhusrev ise barış girişimlerini duyduğu zaman Konya’ya dönmüştü. Bu barış Konya’da bir bayram havasının yaşanmasına sebep oldu. Tabii bu antlaşmanın bir de Moğol Hanı’nca tasdiki gerekiyordu.</p>
<p>Bu maksatla Batı Moğolları’ın hü­kümdarı olan Batu Han’a çok değerli hediyeler ile Şemseddîn İsfahanî baş­kanlığında bir elçi heyeti gönderildi, Selçuklular ile Moğollar arasındaki ant­laşma yeniden düzenlenerek imza edildi. Bu elçi heyeti memlekete döndüğü sırada başarılı devlet adamı Vezir Mühezzibüddîn Alî öldü ve onun yerine Şemseddîn İsfahanî vezir tayin edildi. Kösedağ bozgunu Selçuklulara tabi olan devletlerde de haliyle kopmalara yol açmıştı. Nitekim Ermeni Hetum ve Trabzon’daki Komnenoslar derhal Moğollara tabi oldular. Ancak İznik’teki Bizans Devleti ile Selçuklular arasındaki dostluk ve anlaşma devam etmişti. Özellikle Kilikya Ermenileri tabi oldukları Selçuklu Sultanı’na Kösedağ Sava­şı sırasında asker göndermediler.</p>
<p>Ayrıca Ermeniler savaştan sonra Halep’e gitmeye çalışan II. Gıyâseddîn Keyhusrev’in annesi ve karısı başta olmak üzere herkesi Moğollara teslim etmiş, Türklere ait bazı kaleleri ele geçirmiş­lerdi.</p>
<p>Bu bakımdan onlara karşı bir sefer tertiplemek gerekiyordu. Lampron hâkimi Konstantin de Selçukluları bu hususta bir sefere teşvik ediyordu. Ni­hayet Selçuklu ordusu harekete geçerken, sultan da Antalya’ya gidiyordu. Bu sefer sırasında Selçuklu ordusuna Lampron hâkimi Ermeni Konstantin öncülük etti. Türkler tekrar Çukurova’nın bir kısmını ele geçirerek Tarsus’u kuşattılar, ancak yağan yağmurlar ve seller Türk ordusunun şehri almasına engel oldu. Ayrıca gelen bir haberde ordunun acele geri dönmesi ve sultanın öldüğü bildiriliyordu.</p>
<p>Vezir Şemseddîn İsfahanî bu etapta akıllı davranarak sultanın öldüğünü gizlemiş ve Ermeniler ile barış yapmıştı. Buna göre, Ermeniler tazminat ve zararları ödeyecek, Brakena Kalesi’ni iade edecek ve eskiden olduğu gibi yine Selçuklulara tabi olacaklardı (1245 yılı sonu) Fakat bundan sonraki olaylar Ermeniler lehine cereyan etmiş, bu sebeple onlar anlaşmaya uymamışlardı. Sultan II. Gıyâseddîn Keyhusrev, Selçuklu ordusu Tarsus’ta kuşatma ile meşgul iken, Alâiyye’de bulunuyordu ve içki içtiği bir sırada aniden fenalaşarak öldü (1245 yılı sonu).</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-keyhusrev-in-saltanatidonemi/">Türkiye Selçukluları -II. Gıyâseddîn Keyhusrev’ in Saltanatı Dönemi –</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-ii-giyaseddin-keyhusrev-in-saltanatidonemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları -İzzeddin Keykavus’un Saltanatı Dönemi-</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2015 23:21:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İzzeddîn Keykâvus]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans]]></category>
		<category><![CDATA[Celaleddin Kayser]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Gök Böri]]></category>
		<category><![CDATA[Halep]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu Sultanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Selçukluları Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Venedikliler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=8372</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; İzzeddîn Keykâvus’un Saltanatı Sultan I. Gıyâseddîn Keyhusrev şehit düştüğü zaman geride üç oğlu kalmıştı, bunlar büyüklük sırasıyla İzzeddîn Keykâvus, Alâeddîn Keykûbâd ve Celâleddîn (îbrâhim) Keyferîdun idi. Bu sırada devlet ileri gelenleri top­lanarak hangi şehzadeyi tahta çıkaracaklarını tartışmışlar, neticede Malatya meliki İzzeddîn Keykâvus üzerinde karar kılarak onu kendilerinin bulunduğu Kayseri’ye davet etmişlerdi. Nitekim I, İzzeddîn [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları -İzzeddin Keykavus’un Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="  wp-image-8313 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye Selcuklu Devleti" width="450" height="375" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İzzeddîn Keykâvus’un Saltanatı</strong></p>
<p>Sultan I. Gıyâseddîn Keyhusrev şehit düştüğü zaman geride üç oğlu kalmıştı, bunlar büyüklük sırasıyla İzzeddîn Keykâvus, Alâeddîn Keykûbâd ve Celâleddîn (îbrâhim) Keyferîdun idi. Bu sırada devlet ileri gelenleri top­lanarak hangi şehzadeyi tahta çıkaracaklarını tartışmışlar, neticede Malatya meliki İzzeddîn Keykâvus üzerinde karar kılarak onu kendilerinin bulunduğu Kayseri’ye davet etmişlerdi. Nitekim I, İzzeddîn Keykâvus Kayseri’ye gelerek Selçuklu tahtına oturdu (6 Safer 608/20 Temmuz 1211). Ancak çok geçme­den sultanlığı ele geçirmek isteyen bir şehzade daha olduğu anlaşıldı. Bu da Tokat meliki olan Alâeddîn Keykûbâd idi. O iyi bir hazırlık yapmış, Erzurum meliki olan amcası Tuğrul-şâh’ı, uç beyi Danişmendli Zahireddîn İli ve Erme­ni prensi II. Leon’u da kendi tarafına çekerek İzzeddîn Keykâvus&#8217;u Kayseri’de kuşatmıştı. İzzeddîn Keykâvus’un durumu hiç de parlak değildi ve kuşatma uzadıkça halkın hoşnutsuzluğu durumu gittikçe kötüleştiriyordu. Nihayet sultanı bu güç durumdan Kayseri valisi Celâleddîn Kayser kurtardı. Onun müttefikleri birbirinden ayırmak yolundaki teklifi uygun görülmüş ve karşı cepheden verilen vaatler ile ilk olarak Ermeni prensi uzaklaştırılmıştı. Daha sonra Tuğrul-şâh’m da ülkesine dönmesi Alâeddîn Keykûbâd’ın kuşatmayı bırakarak Ankara’ya çekilmesine sebep oldu. I. İzzeddîn Keykâvus bundan sonra Konya’ya geldi ve Abbâsî halifesi en-Nâsır Lidinillâh dahil cülûsunu bil­dirmek üzere civar hükümdarlara mektuplar gönderildi. Ayrıca sultanı teb­rik için de birçok elçiler geldi. Bunlar arasında İznik imparatoru Theodoros Laskaris’in elçisi de vardı, o 20.000 dinar ve birçok hediyeler göndererek barış teklif ediyor, bu teklifin uygun görülmesi ile iki taraf arasında hudutlara hür­met edilmesi şartıyla bir antlaşma yapılıyordu.</p>
<p>Sultan I. İzzeddîn Keykâvus’un tabii olarak ilgileneceği ilk iş, kardeşi Alâeddîn’in durumu idi. O Ankara’da oturdukça Selçuklu tahtı için bir engel teşkil edecek ve sultan hiçbir iş yapamayacaktı. Nihayet sultan Konya’da or­dusunu topladıktan sonra Ankara üzerine yürüyerek şehri muhasara etti. Bu muhasaranın kışın da devam etmesi şehir halkını güç durumda bıraktı. Ne­ticede Alâeddîn Keykûbâd kendi hayatına ve şehir halkına dokunulmaması şartıyla teslim olmayı kabul etti. Sultan bu isteği uygun görerek Ankara’ya gir­di (609/1212-1213), Alâeddîn Keykûbâd ise Malatya yakınındaki Minşar (veya Masara) Kalesi’ne hapsedildi.</p>
<p>İzzeddîn Keykâvus Selçuklu ülkesinde duruma hâkim olduktan sonra, babasının siyasetine yani ticari yönden Anadolu’nun kalkınmasına önem verdi. Nitekim ilk olarak Kıbrıs kralı Hugue ile bir ticaret anlaşması imzaladı (1214). Daha sonra Venedikliler ile de bir ticari anlaşma yapıldı. Akdeniz’deki ticaretin güven ve emniyetinin sağlanmasına mukabil, Karadeniz’de durum bu şekilde değildi. Anadolu&#8217;daki iki Bizans devleti Karadeniz’e hâkim olmak üzere idiler. Bu bakımdan Sultan İzzeddîn Keykâvus Karadeniz’de bir ticaret limanı kazanmak gayesiyle Sinop üzerine yürüdü. Ayrıca Trabzon Komnenos Devleti imparatoru Aleksios da bu şehri almak istiyordu. Sultan daha sefere çıkmadan önce Sinop hakkında bilgi almış ve şehrin ancak uzun bir muhasa­radan sonra ele geçirebileceğini anlamıştı. Îzzeddîn Keykâvus Sinop’a doğru ilerler iken bu sırada yakınlarda bulunan Aleksios da yanında beş yüz kişi ile ava çıkmış ve Türklere esir düşmüştü. Sultan beraberinde Aleksios olduğu halde Sinop önüne gelerek burayı muhasaraya başladı. Daha sonra Behram adındaki bir kumandanın bin kişi ile şehrin deniz bağlantısını keserek ge­mileri yakması halkı güç durumda bırakmıştı. Neticede Aleksios’un serbest bırakılması ve sultanın vassali olması, halktan da isteyenlerin şehirden ay­rılmasına müsaade edilmesi şartıyla bir antlaşma yapıldı. Böylece Selçuklu ordusu 3 Kasım 1214’te Sinop’a girdi. Ertesi gün de sultanın şehre girdiğini görüyoruz. O bir süre burada kalmış, şehrin imarı, iskânı ve ticaretin gelişme­si için çalışmalarda bulunmuştur. Ayrıca İzzeddîn Keykâvus Sinop’un fethi sebebiyle “Sultânü’l-gâlib” unvanını aldı.</p>
<p>Öte taraftan Ermeniler, muhtemelen Selçuklu sultanlığı için iki kardeş arasındaki mücadeleden yararlanarak Lü’lü’e (Ulu-Kışla), Ereğli ve Larende kalelerini ele geçirmişlerdi. Sultan Sinop’u fethettikten sonra tertiplediği bir seferle (612/1215-1216), adı geçen kalelere tekrar hâkim olmuş ve Ermenileri Torosların güneyine atmıştı. Selçuklu tahtı için yapılan mücadele sırasında bir şehir daha Türklerin elinden çıkmıştı. Antalya’nın Hristiyan halkı bir gece isyan ederek Selçuklu muhafızlarını öldürdüler ve şehre hâkim oldular. Sul­tan Sinop’u aldıktan ve Ermenileri geriye püskürttükten sonra Antalya üze­rine sefere çıktı. Neticede bir ay süren muhasaradan sonra Antalya Türkler tarafından tekrar fetholundu (30 Ramazan 612/22 Ocak 1216). Diğer taraftan Ermeni Leon Haçlıların elindeki Antakya’yı işgal ederek onlar ile anlaşmazlı­ğa düşmüştü (1216). Bu Sultan’ın Ermenileri itaat altına almak için beklediği bir fırsattı. Nitekim İzzeddîn Keykâvus 1216 baharında Maraş’a hareket ede­rek Yabanlu Ovası’nda ordugâh kurdu, ayrıca Halep hükümdarı Melik Zâhir’e haber göndererek ordusu ile onun da Ermeniler üzerine yürümesini istedi. Ancak Melik Zâhir tereddüt göstermiş ve bu konuda amcası Mısır hüküm­darı Melik Âdil’e danışmıştı. Melik Âdil’den müspet bir cevap gelmediği gibi, İzzeddîn Keykavus&#8217;un Halep’i almak istediği öne sürülmüştü. Ermeni Leon da hediyeler ile Melik Zâhir’i bu seferden vazgeçirmeye çalışıyordu. Niha­yet Ekim 1216’da Melik Zâhir öldü, yerine geçen oğlu Melik Azîz küçük yaşta olduğundan Halep beyleri anlaşmazlığa düştüler. Bir kısım beyler Selçuklu Sultan&#8217;nın yardımına gittiler. İzzeddîn Keykâvus bundan sonra Maraş emîri Nusreteddîn ile beraber Ermeni topraklarına girdi. Selçuklu ordusu Ceyhan vâdisindeki Çınçın ve Haçin (Saimbeyli) gibi kaleleri zapt etti. Nihayet iki taraf ordusu Keban Kalesi önünde karşılaştı, yapılan savaşı Selçuklu ordusu kazanırken Ermeni ordusu savaş meydanında ağır kayıplar vermiş ve içlerin­de mühim kumandanların da bulunduğu esirler bırakmıştı. Ermeni Leon ise bu yenilgiden sonra Sultan ile anlaşma yollarını aradı, neticede birçok hedi­yeler göndererek 1218 yılında Sultan ile barış yapmaya muvaffak oldu. Buna göre Ermeniler Selçuklulara tabi olacak, ihtiyaç halinde beş yüz asker ve yıllık 20.000 dinar haraç gönderecek ve bazı hudut kalelerini iade edecekti. Sultanda Sis (Kozan) hâkimiyetini bir fermanla Leon’a veriyordu. Ayrıca bu anlaşma Anadolu-Suriye arasındaki ticaret yolunun güvenliğini de sağlıyordu.</p>
<p>Selçuklu sultam bundan sonra Erzincan Mengücüklü beyi Fahreddîn Behram-şâh’ın kızı Selçuk Hâtûn ile evlendi. Yukarıda belirttiğimiz üzere Ha­lep hükümdarı Melik Azîz’in yaşının küçük olması bu şehri ele geçirmek is­teyen civar beylerin hevesini artırıyordu, öte taraftan bir kısım Halep beyleri de îzzeddîn Keykâvus&#8217;u şehre davet ediyorlardı. Nihayet İzzeddîn Keykâvus Eyyûbîlerden Sumeysat hükümdarı Melik Efdal ile şehri ona bırakmak, buna mukabil sultana tabi olmak şartıyla bir anlaşma yaptı. Daha sonra bu iki müttefik Halep’e doğru ilerledi. Yol üzerindeki Merzuban, Ra’ban ve Telibâşir kaleleri alındı (Haziran 1218). Fakat bu sonuncu kalenin Maraş emîri Nusreteddîn’e teslim edilmesi, Melik Efdâl’i Sultan’m Halep’i ona vermeye­ceği hususunda tereddüte sevk etti. Sultanı istemeyenler de aleyhte propa­gandaya başlamışlardı. Ayrıca Melik Azîz’in atabeği Şıhâbeddîn Tuğrul da Diyarbekir’de hüküm süren Melik Eşrefe durumu yazarak yardım istiyordu. Melik Eşref Mardin Artuklu hükümdarı Artuk Arslan ile birleşerek Halep’e doğru yürüdü. Selçuklu ordusundan Mübârizeddîn Behrâm-şâh idaresinde bin kişilik bir öncü birliğinin Melik Eşref tarafından mağlup ve esir edilmesi, Melik Efdal’ın Melik Eşref tarafına geçmesi, büyük ölçüde casusluk ve kar­şı propaganda hareketi (sultanın Haçlılar ile anlaştığı gibi hususlar), İzzeddîn Keykâvus’un bir ihanete uğradığı düşüncesiyle Menbic’den geri dönmesine sebep oldu. Melik Eşref bir süre sultanı takip etmiş ve onun ele geçirdiği kale­leri geri almıştı (Ağustos 1218).</p>
<p>Sultan bu mağlubiyete çok üzülmüş, bu sefere taraftar olmayan bey­lerden dahi şüphelenmiş ve bazılarını bir eve kapatarak yaktırmıştı. Nihayet bir intikam seferi için hazırlıklara başladı, Artuklulardan Diyarbekir hâkimi Nâsıreddîn Mahmûd ve Erbil hâkimi Muzaffereddîn Gök Böri gibi bazı hü­kümdar ve beyler ile anlaştı. Adı geçen bu hükümdarlar Selçuklu Sultanına tabi oldular. Sultan Îzzeddîn Keykâvus ordusu ile harekete geçip Malatya’ya ulaştı ise de, hastalığının (verem) şiddetlenmesi daha ileri gitmesine engel oldu ve Viranşehir’de öldü (616 Şevvâl/10 Aralık 1219-7 Ocak 1220).</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları -İzzeddin Keykavus’un Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-izzeddin-keykavusun-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
