<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Can Veren Pervaneler | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/can-veren-pervaneler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Oct 2019 10:50:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Can Veren Pervaneler | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hayati İnanç &#8211; Can Veren Pervaneler</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/23298-2/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/23298-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 12:12:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Can Veren Pervaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati Inanç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=23298</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayati İnanç &#8211; Can Veren Pervaneler -2 Şâhidî derd ü belâdır şâhid-i aşk u velâ Sebt-i da&#8217;vâ etmeye bürhâna gelmişlerdeniz Bunu yazan adam eminim ciddi bir şey söylüyor: “Biz” diyor “Cenab-ı Hakkın ruhlara ilahi aşkı sunduğu o günde aldığıma aşk ile sarhoş olup öyle yola çıktık.” “Elestu bi rabbiküm.” “Kalu belâ.” Ben sizin rabbiniz değil [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/23298-2/">Hayati İnanç – Can Veren Pervaneler</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><a href="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/10/can-veren-perveneler-salihkitaplar-1565281345.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-23299 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/10/can-veren-perveneler-salihkitaplar-1565281345-300x242.jpg" alt="" width="383" height="309" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/10/can-veren-perveneler-salihkitaplar-1565281345-300x242.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/10/can-veren-perveneler-salihkitaplar-1565281345-600x483.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/10/can-veren-perveneler-salihkitaplar-1565281345-768x619.jpg 768w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/10/can-veren-perveneler-salihkitaplar-1565281345.jpg 900w" sizes="(max-width: 383px) 100vw, 383px" /></a></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hayati İnanç &#8211; Can Veren Pervaneler -2</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Şâhidî derd ü belâdır şâhid-i aşk u velâ</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Sebt-i da&#8217;vâ etmeye bürhâna gelmişlerdeniz</em></span></p>
<p>Bunu yazan adam eminim ciddi bir şey söylüyor: “Biz” diyor “Cenab-ı Hakkın ruhlara ilahi aşkı sunduğu o günde aldığıma aşk ile sarhoş olup öyle yola çıktık.”</p>
<p>“Elestu bi rabbiküm.”<br />
“Kalu belâ.”</p>
<p>Ben sizin rabbiniz değil miyim?</p>
<p>Evet! Ya Rabbi.</p>
<p>Söz verdik ya, sözünde dur artık.</p>
<p>“Belâ” dedik, belâ bizimle birlikte geldi dünyaya, belasız gün yok. Bekleme&#8230; Olmayan bir şeyi beklersen üzüntü çekersin. Son durak cennet. Eee, bilette öyle yazıyor. Elestü meclisinden çıktık, cennete doğru gidiyoruz.</p>
<p>Çıkış belli, varış belli. Kim demiş meçhul asker? Yaptığı toprak belli, tuttuğu bayrak belli.</p>
<p>Ancaaak&#8230; Aşıklık adamlık “bela” dostluk için şahit lazımmış, delil devşirmek lazımmış ki o şahit delil bela çekmekle oluyormuş. Adı geçen bela ise dünyada bulunuyormuş, o yüzden dünyaya şöyle bir uğradık, işimizi halledip gidecegiz. Toplayın bavulları tren kalkıyor.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Dide-i huffaş görmez afitabın rengini,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Oldu her pervanenin odlara yanmak pişesi.</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Ey Hayali derd-i aşka herkes olmaz aşina,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Buma viran bülbülün gülzardır endişesi.</em></span><br />
Hayâlî Bey</p>
<p>Dört uçan mahluk üzerinden bakıyor hayata.</p>
<p>Yarasa ışıktan korkar kaçar. karanlık mahzenleri mağaraları mekân tutar. Işıgı görmeye tahammül edemez asla. Pervane ise (küçücük bir kelebektir) ışıktan kaçmak şöyle dursun aleve girip yanmayı minnet bilir cana. Seve seve yanar, dona dona yaşamaktansa.</p>
<p>Herkes aşk derdine aşina olmaya ehil değil, nitekim baykuş viranede, bülbül gül bahçesinde konaklar. Herkesin makamı da ayrı mekânı da&#8230; Sinek karnını doyurmak için pisliğe konar, her deliğe girer çıkar, Anka kuşu Kaf dağının tepesinde yaşar. Rızkı gelir ayağına&#8230;</p>
<p>Bizim için en mühim gıda; annemizin sütüydü, peki peşine mi düştük? Hayır hiç zahmet çekmeden, akımlar ağzımıza. Rızk elbette gelecek, iyi de bu telaş niye o zaman?</p>
<p><span style="color: #000080;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Dide-i huffaş görmez afitabın rengini,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Oldu her pervanenin odlara yanmak pişesi.</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Ey Hayali derd-i aşka herkes olmaz aşina,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Buma viran bülbülün gülzardır endişesi.</em></span><br />
<span style="color: #000080;">Hayâlî Bey</span></p>
<p>Dört uçan mahluk üzerinden bakıyor hayata.</p>
<p>Yarasa ışıktan korkar kaçar. karanlık mahzenleri mağaraları mekân tutar. Işıgı görmeye tahammül edemez asla. Pervane ise (küçücük bir kelebektir) ışıktan kaçmak şöyle dursun aleve girip yanmayı minnet bilir cana. Seve seve yanar, dona dona yaşamaktansa.</p>
<p>Herkes aşk derdine aşina olmaya ehil değil, nitekim baykuş viranede, bülbül gül bahçesinde konaklar. Herkesin makamı da ayrı mekânı da&#8230; Sinek karnını doyurmak için pisliğe konar, her deliğe girer çıkar, Anka kuşu Kaf dağının tepesinde yaşar. Rızkı gelir ayağına&#8230;</p>
<p>Bizim için en mühim gıda; annemizin sütüydü, peki peşine mi düştük? Hayır hiç zahmet çekmeden, akımlar ağzımıza. Rızk elbette gelecek, iyi de bu telaş niye o zaman?</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Cihanda cennetü&#8217;l-me&#8217;va muvâfık yâr-i hemdemdir </em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Muhâlif şahsa yâr düşmek bu âlemde cehennemdir.</em></span></p>
<p>Münasip, uygun dostlarla, hasbi insanlarla bir arada bulunabilirsen dünya cenneti içindesin. Kıymetini bil.</p>
<p>Aksi de variddir. Dünyada cennetin ve cehennemin tezahürü bu kadar olabilir.</p>
<p>Karga da ötecek, bülbül de&#8230; Sen ne et eyle ibret almaya bak, ikisinin ötüşü de başka.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hayati İnanç &#8211; Can Veren Pervaneler -3</strong></p>
<p>Fatih Sultan Mehmed</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Senin teninde değmeden gelen yağmuru istemem,meltemi istemem.</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Sana yanmayan yıldızı, semalarda istemem</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Bülbüller söyleyecekse, seni söylesin</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Senden okumayan bülbül olsa dinlemem.</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Özlemim sen olacaksan,yansın yüreğim</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Sılası sen olmayan gurbeti istemem,vatanı istemem</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Senden gayri bir aşkla kül olursa kalbim,bu kalbi istemem,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Sonu sen çıkmayan yönü istemem,yolu istemem</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Kalbini fethedecekse,geçerim bin Sina’yı birden,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Yoksa neyime bu fethi istemem, Mısır’ı istemem, cihanı istemem.</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Ben sultan Fatihin,önündeyim İstanbul’un,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Yakarım bu şehri,yüzünde bir tebessümün için.</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Ben senin ümmetinim,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Sensin benim Efendim,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Senden gayrı, senden başka,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Efendi istemem sevgi istemem.</em></span></p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>N’ola tâcım gibi başımda götürsem dâim</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Kadem-i pâkini ol Hazret-i Şâh-i Rusûlün</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Gül-i gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidir</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Bahtîyâ durma yüzün sür kademine o gülün</em></span></p>
<p>1.Ahmed Han</p>
<p>Ne olaydı, tacım gibi devamlı başımda taşısaydım,<br />
O peygamberler şahının mübarek ayak izini.<br />
Çünkü o ayağın sahibi peygamberlik bahçesinin gülüdür.<br />
Ey Ahmed, durma, o Gül&#8217;ün ayağına yüzünü sür.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Bil illeti, kıl sonra müdâvâta tasaddî,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Her merhemi her yâreye merhem mi sanırsın?</em></span><br />
<span style="color: #000080;">Ziya Paşa</span></p>
<p>Önce hastalığı teşhis eyle; ancak ondan sonra deva için çareler ara. Her merhemi her yaraya iyi gelecek mi sanırsın?(Eğer öyle sanırsan aldanırsın!)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Yadında mı doğduğun zamanlar?</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Sen ağlar idin gülerdi âlem;</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Bir öyle ömür geçir ki olsun</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Mevtin sana hande halka matem.</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;">Lâ Edrî</span></p>
<p>Doğduğun günleri hatırlıyor musun? Sen ağlar idin, gülerdi âlem&#8230;</p>
<p>Bir öyle ömür geçir ki, olsun mevtin sana hande, halka mâtem&#8230; Hande tebessüm demek, gülümseme demek&#8230;</p>
<p>Mevt, ölüm demek&#8230; Öyle bir ömür geçir ki, ölürken sen gül, arkadakiler ağlasın!</p>
<p>Ölen niye güler, ne zaman güler?.. Gözünden perdeler kalkar, Cenneti görür. Cennetteki köşklere gözünü diker, Allah’ın kendisine verdiği imkânları görünce tebessüm eder, ruhunu teslim eder. Neden?.. Cennetteki makamını gördü. cennetlik olduğunu gördü. aşk ile şevk ile gidiyor. Dünya da neymiş, arkasına bile bakmıyor. Cenneti gördü, Cennetin güzelliklerini gördü, gülerek gidiyor.</p>
<p>Bu sefer arkadakiler ne diyecekler?</p>
<p>Hüngür hüngür, seller gibi yaşlar akıyor. Neden?.. “Bir mübarek insan öldü, aramızdan ayrıldı, biz ne yapacağız şimdi?&#8221; diye başlayacaklar ağlamaya&#8230;</p>
<p>Yâni öyle bir ömür geçirmeli ki, âhirete göçerken insan gülerek gitmeli, arkadakiler ağlamalı!.. Varsın onlar ağlasın&#8230;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Nev&#8217;iyâ lâzım değil olmak filân ibn-i filân</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Ma&#8217;rifet kesb eyle tâ bir âdem ol âdem gibi</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;">Nev&#8217;izâde Atâyi</span></p>
<p>Filânın oğlu filân olmak hüner değil.</p>
<p>Faydalı ilim edin, öğrendiklerine uygun yaşa; bunu da gösterişsiz ve yalnız Allah için yap ki; adam gibi adam olasın.</p>
<p>Kimin oğlu veya kızı olduğun değil, kim olduğun mühim; kim olduğun da; yani iyi mi yoksa kötü mü olacağın, kiminle olduğuna bağlıdır. Karganın dostu kargadır, bülbülünki bülbül. Kötü insanlarla düşüp kalkarak, iyi insan olmak zor değil, imkânsızdır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbub-i Hüdadır bu</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Nazarğah-ı ilahidir Makâm-ı Mustafa’dır bu.</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Mürâât-i edeb şartıyla gir Nabî bu dergâha</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Metaâf-i kutsiyândır bûse-gâh-ı enbiyâdır bu.</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;">Şair Nâbi</span></p>
<p>Edepsizlik yapmaktan çok sakın, burası Hudâ’nın/Allah’ın sevgilisinin şehridir.<br />
Burası, Allah’ın rahmetle nazar ettiği, Muhammed Mustafa’nın makamıdır.<br />
Nâbî, bu dergâha, hürmet ile edebini takınarak gir.<br />
Meleklerin tavaf ettiği, peygamberlerin eşiğini öptüğü yerdir burası.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn. </em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Derd çok hem-derd yok düşmen kavî tâli&#8217; zebûn</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;">Fuzûli</span></p>
<p>Dost pervasız, felek acımasız, zamanın da dur durağı yok. .. Dert çok, dert ortağı yok, düşman kuvvetli, talih düşkün&#8230; Ne yapsın bu insan?</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Bir şûlesi var ki şem&#8217;i cânın</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Fânûsuna sığmaz âsumânın</em></span><br />
<span style="color: #000080;">Şeyh Gâlib</span></p>
<p>Can mumunun öyle bir alevi var ki; gökkubbe denen fanusa sığmaz!..</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Bana yer verdiler saff-ı niâlinde harâbâtın</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Başım eflâke erdi gün gibi âlî-cenâb oldum</em></span><br />
<span style="color: #000080;">Hayâlî Bey</span></p>
<p>Aşıklar meclisinde en son safta yer bulabildim. Ama orada bulunmakla başım göklere değdi, güneş gibi feyz-feşân oldum. Ön saftakinin yüceliğini var sen tasavvur et&#8217;.</p>
<p>&#8211;<span style="color: #000080;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Söz bilirsen söyle, senden ibret alsınlar.</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Söz bilmezsen sükut eyle, seni adam sansınlar</em></span><br />
<span style="color: #000080;">Lâ Edrî</span></p>
<p>Her yerde her şeyi söylemek mecburiyetinde değilsin. Hakikaten işe yarar sözün varsa konuş, dinleyenler de bir şeyler öğrenip faydalansınlar. Hazırlıklı değilsen o mevzuda bir şeyler bilmiyorsan sus ki foyan meydana çıkmasın, ne kadar cahil olduğun anlaşılmasın. O zaman sen de rahat edersin insanların arasında.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Cümleler doğrudur sen doğru isen.</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.</em></span><br />
<span style="color: #000080;">Yunus Emre</span></p>
<p>Bütün insanlar doğru olurlar, sen doğru insan olursan.</p>
<p>Sen iyi olursan herkes iyi olur, dürüst biri olduğunda da dürüst&#8230; Yok, sen bir terslik, yanlışlık yaparsan, insanları kırar, incitirsen başkalarından da iyi insan olmayı bekleme. Onlar da sana kötü muamele ederler. Bu dünya etme, bulma dünyasıdır. Her şey senin elinde. Ne ekersen onu biçersin.</p>
<p>Ne doğrarsan çanağına o gelir kaşığına&#8230;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Gülü vermen için, gülü vermem mi gerek.</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Haydi gülüm gülüver de, gülü vereyim.</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;">Havâce</span></p>
<p>Neşeli olmak, gülmek için illa da birilerine gülmek lazım.Haydi, ey sevdiğim; sen de bana gül ki, ben de sana gülebileyim, seni neşelendirip huzur ve saadete kavuşturayım.</p>
<div class="icerik">
<div class="">
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Açılır bahtımız elbet hemen batdıkca batmaz ya</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Açar elbet kerem bâbın kapatdıkca kapatmaz ya</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Benim Hakk’a münâcâtım değil bir rızk için hâşâ</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Hudâ Rezzâk-ı âlemdir rızıksız kul yaratmaz ya</em>| </span></div>
<div></div>
<div>Erzurumlu İbrahim Hakkı</div>
</div>
</div>
<div></div>
<div style="text-align: center;"></div>
<div style="text-align: center;"><strong>Hayati İnanç &#8211; Can Veren Pervaneler -4</strong></div>
<div></div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Seyyiat insana nefs-i kemterinden gelir</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Her hacâlat âdeme su’i karîninden gelir</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Izzet-ü zillet mekâna hep mekîninden gelir</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Istikamet, müstakim-ül hâle dîninden gelir</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Müstakim ol Hazreti Allah utandirmaz seni</em></span><br />
(Said Paşa)</div>
<div></div>
<div>İnsana kötülük, alçak nefsinden gelir. Kişiye gelen her utanç, kötü arkadaşlarından gelir. Bir yerin şerefi de alçaklığı da orada bulunanlardan gelir. İstikâmet, dinini güzelce yaşamaktan gelir. Sen istikamet üzere ol, Allah seni utandırmaz.</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Ney o ney hemdem o hemdem sohbet ol sohbet değil.</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Mey o mey âlem o âlem îşret ol îşret değil</em></span><br />
(Yenişehirli Avni)</div>
<div></div>
<div>Ney aynı ney, dost aynı dost; fakat sohbet aynı sohbet değil. Mey aynı mey, âlem aynı âlem; fakat işret o işret değil.</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Hudâ’dan gayre ‘arz-ı ihtiyâç etme gınâ göster</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Şikâyet etme Hak’tan halka her hâle rızâ göster</em></span></div>
<div><span style="color: #000080;">(Fenni)</span></div>
<div></div>
<div>
<p>Sen Allah&#8217;tan başkasına ihtiyacını sunma, gına göster. Belaya sabretmez de şikâyetlenirsen, yakınırsan. Allah’ı kullarına şikâyet etmiş olursun.Kimi kime şikâyet ediyorsun. 0. sana bir nimet verdi. O, nimet de acı suretinde sana geldi. O, böyle takdir etti. Sen ahlanırsan ne olur. Allah’ı şikâyet etmiş olursun. Hakiki dostunu, dostluğu şüpheli olanlara şikâyet etmiş olursun.</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Belâ zımnında râhat olduğun izhâr eder halka</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Felek bî-hûde hâr-ı huşkden gül-berg-i ter vermez.</em> </span></div>
<div><span style="color: #000080;">(Fuzuli)</span></div>
<div></div>
<div>Gelen bir belanın içinde bir rahatlık, ferahlık gizlemekte olduğunu sana öğretmek için bak felek ne yapıyor? Kış gününde kendisinden hiçbir şey beklemeyeceğin kuru dallardan, bahar geldiginde gonca güller veriyor. Yani böylesine dikenden, böylesine gülü veren sana diyor ki bugünkü sıkıntın yarınki ferahlığın müjdesidir. Şikâyet etmeyi bırak da Allah&#8217;a şükret. Şöyle de ifade edebiliriz. Güller arasında diken var diye şikâyetçi olma. Dikenler arasında gül verdiği için Allah’a şükret.</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Güllü dîbâ giydin amma korkarım azâr eder,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Nâzeninim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni,</em></span></div>
<div><span style="color: #000080;">(Nedim)</span></div>
<div></div>
<div>
<p>Ey sevgilim, üzerinde gül deseni bulunan kumaştan yapılmış bir elbise giymişsin, ama ben korkuyorum. 0 elbisenin üzerindeki gül resminin dikeninin gölgesi, tenini incitecek diye üzülüyorum.Dikkat buyurulsun. Bu nasıl bir nazenin tendir ki incitecek olan kumaş değil, kumaştaki gül değil, o gülün dikeni de değil, o dikenin gölgesidir. Güzelliğin tasviri ancak bu kadar olur.</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div>Seher vaktinde, tan yeri ağarırken bir başlıyorsun, kuşluk geçiyor, akşam geçiyor, gece boyunca figanlar etmektesin. Nedir bu ızdırabın? Hiç karar etmez misin bir an? Yer, gök doldu senin inleyişlerinle, feryatlarınla. Binlerce akıllı da düşünüyor, çözemiyor şu kadarcık bülbülün bu kadar büyük derdinin sebebi ne? Yakışıyor mu sana ey bülbül, bu feryadın neden? Ayıp olmuyor mu ağlamak?</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Rûzgârın böyle eyyâmından olma Örfî olma şâd</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Keştî-i mihnet-zeden bahr-i serâb üstündedir</em></span></div>
<div><span style="color: #000080;"> (Örfi Mahmud Ağa)</span></div>
<div></div>
<div>Beytin anlamı şudur: Bugün işlerin iyi gidiyor. Sen bahtiyarsın. Arzu ettiğin gibi, rüzgâr yelkenlerini dolduruyor diye sakın havaya girme. Mutluluktan başın dönmesin. Çünkü sen bir kayık içindesin. Bu zavallı kayık dalgaların üzerinde gidip geliyor sallana sallana. Ben o kayıktan çoktan geçtim, o kayığın üstündeki deniz bile hayaldir. Hayal olan bir denizin üstünde, hayal olan bir kayıkta bahtiyar olsan ne olmasan ne? Yani bu dünyayı çok ciddiye almama tarzında hikemî bir hayat düsturunu nazara veriyor şairimiz.</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Görüb bî-râbıtâ etvârı düşme kayd-ı tensîka</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Sebük magzâna âkıl âkile dîvânedir dünyâ</em></span></div>
<div><span style="color: #000080;">(Abbaszade Haşmet)</span></div>
<div></div>
<div>Ey kişi, dünyada bazı işlerin aykırı gittiğini, düzensiz yürüdüğünü görürsün. Elimde bir fırsat olsa bunları düzeltirim deyip kolları sıvarsın. Dünyayı kurtarma şevkine düşersin. Galiba siyaset erbabına söylenen bir söz bu. Sen bunu yaparken biraz dikkat et, diyor şair. Muhatabın olan dünyanın -hani gidişatını düzelteceksin ya sen onun- şöyle bir huyu vardır. Ben söyleyeyim de sen ondan sonra istediğini yap. Hafif akıllı kimselerin karşısında çok akıllı kesilir. Onları parmağına takar oynatır. Aklı başında kişi karşısında ise onun eli ayağı dolaşır. Ne yapacağını bilemez. Deli gibi olur. Şaşkınlaşır. Ona yaranma hâllerine düşer. Ona yaltaklanır. Yani sen bozuk giden işleri düzeltmeden evvel kendini düzeltip olgunlaşmaya bak.</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div>
<p><span style="color: #000080;">Aşık Ömer</span></p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Ne semte kullanırsan at felek eyler sen âhır mat</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Mücerret zehr ile kat kat dolu peymânedir dünya,</em></span></p>
<p>Sen ne kadar usta satranççı olursan ol. Atı nereye sürersen sür, fili nereye sürersen sür, neticede mat olacaksın. Bu dünya seni sonunda mat eder. Ustadır yani. Aynı zamanda kat kat zehirle dolu bir kadeh gibidir. Eninde sonunda sahibini imha eden, ona acımayan bir tabiatı vardır. Merhametsizdir. Ondan merhamet umulmaz.</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Şirâr- ı mekrine yanma yüzüne güler inanma</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Sen anı âşinâ sanma sakın bîgânedir dünyâ</em></span></p>
<p>Insanın üstüne hile kıvılcımları atar, dikkat et de yanma. Yani tedbirli ol. Onun hilelerine, süslerine, motinerine, nakışlarına sakın aldanma. Yüzüne güler, ona da inanma. Sahtedir o gülücükler. Arslan avını gülerek yer malúm. O tebessüme itimat olunur mu? Aynı onun gibi sen de dünyayı tanıdık. dost, aşina zannetme. Bigânedir, ilgisizdir, merhametsizdir.</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>&#8220;Ne canlardan geri kalmış misâfir-hânedir dünyâ </em></span></div>
<div>
<p><span style="color: #000080;"><em>Harâb-ender-harâb olmuş yatur virânedir dünyâ&#8221;</em> /Âşık Ömer</span></p>
<p>Bu dünya otel gibi bir yerdir. Gelir yatar gidersin. Sonra başkaları gelir gider. Sahiplenip de boşu boşuna gönlünü bağlama. İnsan ayrılacağı yere âşık olur mu hiç? Akıllı insan üzerine basar geçer. Bu dünyayı bir basamak olarak görür. Ona tutulmak aklın kıt olmasına delâlet eder. Ona akl-ı maâş derler. Olması gereken akıl ise akl-ı muâddır. Yani hep geçerli olan, mezara kadar değil de kıyamete kadar geçerli olan akıldır. Bu dünya üst üste yapılıp yıkılmış bir yer gibi. Bir göçüntü gibi, bir virane gibi.</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Gırrelenmez rûz-i ikbâlin görüp ehl-i hired</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Her günü bir kadr ider tâkib, her sebti ehad</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Seyl-i mevt etdikte berbâd ömrü, baht etmez meded</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Böyle âteş-meşreb olma hâk olur bir gün cesed</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Müstakim ol Hazreti Allah utandırmaz seni</em></span></div>
<div>
<p><span style="color: #000080;">Diyarbakırlı Said Paşa</span></p>
<p>Akıllı insan, işinin iyi gittiğini görüp gururlanmaz. Kâmil akıl sahipleri yukarıya çıktım diye gururlanmaz. Her günün bir gecesi vardır. Her cumartesinin bir pazarı vardır. Ecel seli gelip de ömrü berbat ettiği zaman, bahtın sana yardımcı olmaz. Böyle ateş tabiatlı olma, bir gün cesedin toprak olur. Sen doğru olursan, Allah seni utandırmaz.</p>
</div>
<div></div>
<div style="text-align: center;"><strong>Hayati İnanç &#8211; Can Veren Pervaneler -5</strong></div>
<div></div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Derd-i aşka düşmeyen dermâna olmaz âşinâ,</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Cevre mahrem olmayan ihsâna olmaz âşinâ.</em></span></div>
<div>
<p><span style="color: #000080;">Şemseddin Sivasî (1520-1597)</span></p>
<p>Derdi olmayan dermanı tanımaz.Aşk derdine düşmeden, derman tanıyamaz ki insan görünce.Aslında dert sana dermanla tanışman için veriliyor.Ne diyordu Niyazi Mısri Hazretleri:</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Dermân aradım derdime</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Derdim bana dermân imiş</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Bürhân aradım aslıma</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Aslım bana bürhân imiş</em></span></p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Sanman ki taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Biz aleme bir yâr için âh etmeğe geldik..&#8217;</em></span></div>
<div>
<p><span style="color: #000080;">Yenişehirli Avni</span></p>
<p>(Dünyaya gelişimiz ne mevki ve makam, ne de mal ve mülk peşinde koşmak için&#8230;</p>
<p>Biz buraya bir sevgili için âh etmeye geldik, o kadar&#8230;)</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Nice doyunca görem sen gibi nâzik bedeni&#8217;</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Kendi kirpiğim olupdur bana gözüm dikeni&#8217;</em></span></div>
<div></div>
<div>
<p>Gözlerindeki kirpikler bile sevgilinin cemâline bakmasına engel teşkîl etmektedir, diken gibidir hatta. Şu dengeye bir bakın sevgili okurlar:Sevgilinin kirpikleri cana batan oklardır, müjgândır. Vasfında kelimeler yetersiz kalır, söylenecek söz bitmez ama âşık kendi kirpiklerinden bahsederken onu diken diye tavsif eder, diken diye adlandırır vesselam. Tabii bu aşkın gerektirdiği, mecbur kıldığı tevâzunun bir görünüşü ise de aynı noktadan hareketle bâzen de şairlerimiz şöyle deyiverirler.</p>
<p><span style="color: #000080;"><em>Sohbetinden âr edip ey gül beni terk etme kim</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>gül olur efsürde terk-i sohbet-i hâr eyle geç</em></span></p>
<p>Muazzam bir nükte. Ey sevgili benim sohbetimden utanıp da benden uzakta kalma, gerçi gözlerim diken gibidir, ben diken gibiyim daha doğrusu. Ben diken gibiyim, sen ise erişilmez güzellikteki gülsün ama benden ayrı kalmak sana da yaramaz. Bilirsin ki dikenlerinden ayrılan gül perişan olur, dağılır gider.</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Kalb bir gencinedir, cismim anın vîrânesi</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Feyz bir bahr-i keramettir, sözüm dür dânesi </em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Nutk bir tuti-i hoş-gûdur, derunum lânesi </em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Eşk bir sahba-yı ateşdir gözüm peymânesi </em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Ye’s bir mihmân-ı gamdır, hâtırım kâşânesi </em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Dağ bir murg-ı semenderdir, ten ateşhânesi </em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Aşk bir şem&#8217;i ilahidir, benim pervânesi </em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Şevk bir zencirdir gönlüm anın divânesi.</em></span></div>
<div>
<p><span style="color: #000080;">Şeyh Galib</span></p>
<p>Kalp, en kıymetli cevherlerin gizli olduğu bir hazinedir. Ve her hazine bir viranede saklıdır. Beden de o hazinenin saklandığı viranenin ta kendisidir. Bedenimle viraneyim, kalbimle hazineyim. “Gerçi virâne isen genc-i mutalsamsın Sen&#8221; çünkü beden paha biçilmez bir hazineyi taşır o da Ruh’dur, kalp’tir&#8230; Sen manevi tarafınla insansın. Ölen hayvan olur, âşıklar ölmez dememiş miydi Hazreti Yûnus&#8230;</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Derûnî âşinâ ol taşradan bîgâne sansınlar </em></span></div>
<div>
<p><span style="color: #000080;"><em>Bu bir zîbâ revişdir âkıl ol dîvâne sansınlar</em></span></p>
<p><span style="color: #000080;">(Taşlıcalı Yahya Bey)</span></p>
<p>[Kalp gözüyle görenlerden ol, dışarıdan câhil sansınlar seni. Husûsî ve güzel bir gidiştir şu ki; sen akıllı ol da seni deli sansınlar.]</p>
<p>Deli olmadan veli olunmazmış.</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Rızk için etme te’essüf olma hem-tavr-ı mekes</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>’Müsterîh ol ’Kâf-ı temkîne çekil “Anka gibi&#8217;</em></span></div>
<div><span style="color: #000080;">(Fenni)</span></div>
<div></div>
<div>
<p>Sinek gibi olma rızık işinde. Tereddütlü olma. Ne bulurum ne yerim diye çöplüklerde dolaşma. Müsterih ol. Anka kuşu gibi temkin kâf’ına çekil. Hani şu adı var kendi olmayan Kaf dağına. Rızkın seni zaten kovalıyor, kaçamazsın istesen bile. Garanti olmayan bir şey var; Son nefes! Garanli olunanı bırakıp garanti olmayanın peşinde koşma.Eskilerin deyişiyle, teklif edileni unutup tekeffül edilende ömür harcama.</p>
<p><span style="color: #000080;">&#8216;İğtı&#8217;nâm eyle hayatı ehlî derde hem-dem ol</span></p>
<p><span style="color: #000080;">Çünkü bak mazileri görmektesin rü’yâ gibi’</span></p>
<p>Hayatı ganîmet bil. Ele geçen servet gibi yani. Çok kıymetli ama her dakikasının kıymetini bil. Nasıl bil? Dert ehli olanlarla beraber otur kalk. Gamsızlarla değil.</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Edersen bir iyilik intîzâr eyle mükâfâta</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Yaparsan bir fenâlık hâzır ol ‘ayn-ı mücâzâta</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Lihâzâ müstâkîm ol inhimâk etme huzûzâta</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Eğer kîsende pâren var ise sarf eyle hayrâta</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Şu nushi dinlemezsen dûş olursun çok beliyyâta</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Sakın bir dîdeyi ağlatma handân olmak istersen</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Dokunma hâtır-ı mûra Süleymân olmak istersen</em></span></div>
<div></div>
<div>
<p>Yani; bir iyilik yapınca, hiç merak etme karşına çıkar. Kötülük yaparsan da bulursun tabiî. Yani bil ki ektiğini biçeceksin. Şu kadar var ki kötülüklerinin karşılığı bire bir gelir de iyiliklerine en az on kat karşılık bulursun. Tüccar akıllı olmalı. Üçüncü mısrada, doğru yoldan sakın ayrılma diyor; hazlara aldanma. Bize bazı şeyler lezzetli gelir ya hepsinin bir sebebi ve hikmeti vardır. Neslin ve hayatın devamı içindir. O lezzete takılıp da bala düşen sinek gibi olma yani.Marifetnamede İbrahim Hakkı hazretleri dünyayı anlatırken şöyle der: Dünya bala benzer içine düşen sineğe. Devamında ise; ihtiyaçtan fazla paranı hayırda sarf et; yoksa ya yersin, biter gider ya da miras bırakırsın başkaları paylaşır. Hayra sarfet, hep senin olsun. Akıllı ol. Yiyip bitirmek, bire bin elde edebileceğin tohumu bir öğünde pişirip yemek kadar ahmakça bir iş olur. İnsan utanır sonra. Pişman olur ve ah! der.</p>
</div>
<div>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</div>
<div><span style="color: #000080;"><em>Hây u huydan fâriğ ol âlemde sultanlık budur</em></span><br />
<span style="color: #000080;"><em>Pendini gûş eylegil mûrun Süleymanlık budur</em></span></div>
<div></div>
<div>Karıncanın nasihatına kulak ver Süleymanlık budur. Bu şiire dikkat buyurun yazan Sultan Süleyman, Kanunî Sultan Süleyman; ama Hazreti Süleyman Peygamber’e atfen diyor ki: “Gerçek Süleyman olmak karıncanın sözüne kulak vermektir. Süleyman adaşını taklit et. Kendine söylüyor, nasihati kendine yapıyor. Kanuni Sultan Süleyman diyor ki: “Hazreti Süleyman Peygamber karıncayı muhatap aldı dinledi sözüne itibar etti. Sen de ona bak Süleymanlık budur yani, diye. Kur’ân-ı Kerîm’de buyuruyor ya Hazreti Süleyman Peygamber’le karınca konuştular onu anlatıyor.</div>
<div></div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/23298-2/">Hayati İnanç – Can Veren Pervaneler</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/23298-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
