<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Buhari | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/buhari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Oct 2017 21:52:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Buhari | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Buhari’nin &#8216;600.000 hadis bildiği yalandır&#8217; İddiasına Cevap</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/buharinin-600-000-hadis-bildigi-yalandir-iddiasina-cevap/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/buharinin-600-000-hadis-bildigi-yalandir-iddiasina-cevap/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2017 09:41:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sünnet/Hadis Meseleleri]]></category>
		<category><![CDATA[600 bin hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Buhari]]></category>
		<category><![CDATA[Buhari Hadis Uydurdu İddiasına Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Buhari'nin 17. 000 hadisi Ara Vermeden Okuması İddiası]]></category>
		<category><![CDATA[Buhari’nin 600.000 hadis bildiği yalandır İddiasına Cevap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=17486</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soru Detayı:Buhari&#8217;nin kitabında bildiğini iddia ettiği hadis sayısı 600.000 -Bir hadise vakıf olma süresi minimum 1 saat (imkansız bir süre olsa da aşırı iyimser olalım) -Toplam süre 600.000 saat -Bir günde çalışma süresi: 25 saat (imkansız olsa da aşırı iyimser olalım) -Gereken süre: 25.000 gün yani 68 yıl Buhari 61 yıl yaşamıştır. Aşırı iyimser davransak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/buharinin-600-000-hadis-bildigi-yalandir-iddiasina-cevap/">Buhari’nin ‘600.000 hadis bildiği yalandır’ İddiasına Cevap</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><a href="http://ilimcephesi.com/buharinin-600-000-hadis-bildigi-yalandir-iddiasina-cevap/sahihi-buhari-1024x341/" rel="attachment wp-att-17487"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-17487" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/10/sahihi-buhari-1024x341.jpg" alt="" width="483" height="161" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/10/sahihi-buhari-1024x341.jpg 1024w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/10/sahihi-buhari-1024x341-600x200.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/10/sahihi-buhari-1024x341-300x100.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/10/sahihi-buhari-1024x341-768x256.jpg 768w" sizes="(max-width: 483px) 100vw, 483px" /></a></strong></em></p>
<p><em><strong>Soru Detayı:</strong>Buhari&#8217;nin kitabında bildiğini iddia ettiği hadis sayısı 600.000 -Bir hadise vakıf olma süresi minimum 1 saat (imkansız bir süre olsa da aşırı iyimser olalım) -Toplam süre 600.000 saat -Bir günde çalışma süresi: 25 saat (imkansız olsa da aşırı iyimser olalım) -Gereken süre: 25.000 gün yani 68 yıl Buhari 61 yıl yaşamıştır. Aşırı iyimser davransak da bir insanın 25 saat çalışması ve o koşullarda 1 saati bırakın 10 saatte bir hadise vakıf olması mümkün değildir. Mümkün olduğunu düşünsek bile yine de tutarlı olunamamaktadır.</em></p>
<p><em>&#8211; Aklınızı kullanmaz mısınız, diye bir de ayet mealleriyle İslam alimlerine saldıran reformistlere nasıl cevap verebiliriz?</em></p>
<p><em>&#8211; Bu gibi iddialarla Buhari’nin hadis uydurduğunu söyleyenlerin bu iddialarını nasıl çürütürsünüz; bu hesaba ne dersiniz?</em></p>
<p><strong>Cevap:</strong></p>
<p>Değerli kardeşimiz,</p>
<p>&#8211; Buhari, Kur’an-ı Kerim’den sonra en güvenilir kitap kabul edilen<strong> “el-Camiu’s-Sahih” </strong>adlı eseriyle tanınmış büyük muhaddistir. Kendisinden nakledilen haberlerden anlaşıldığına göre<em>“el-Camiu’s-Sahih”i</em>, toplamış olduğu <strong>600.000 hadis içerisinden titizlikle seçip ayırdığı sahih hadislerden</strong> meydana getirmiştir.</p>
<p><strong>el-Camiu’s-Sahih’</strong>te naklettiği hadis sayısı ise, <em>muallak, mütabi’, şahid</em> ve <em>mevkuf </em>olanlar dışında mükerrerlerle beraber <strong>7.397</strong>’dir.</p>
<p>&#8211; Sorudaki hesap kökten yanlıştır. Hadis öğrencileri hadis alimlerinin ders halkalarında otururlar. Hadis alimi <strong>bir saatte bazen yirmiden fazla hadis</strong> rivayetini aktarır ve onlar da bunu ezberlerler ve daha sonra da yazarlar.</p>
<p>Buhari gibi ilim dünyasında hafızası çok kuvvetli olan zeki bir talebenin değişik hocalardan aldığı hadisleri de bu çerçevede değerlendirmek gerekir.</p>
<p>Şu bilinen bir gerçektir ki, hadis talebeleri bazen bir günde farklı ilim meclislerine gider ve oradaki alimlerden farklı hadis alırlar. Buna göre, şayet İmam Buhari bir günde<em> -bazen vuku bulduğu üzere-</em> üç hocanın ders halkasına girmiş ve her birisinden<strong> yirmi hadis </strong>almışsa, bu toplam <strong>üç saatte altmış hadisi </strong>ezberine almış demektir.</p>
<p>&#8211; Bir hadsin daha uzun bir zaman zarfında elde edilmesine dair düşünce, <strong>ilk hadis toplama zamanına </strong>ait olabilir. Çünkü onlar dolaşıyor, araştırıyor ve bazen bir günde ancak bir hadisi bulabilirlerdi.</p>
<p>İmam Buhari ve diğer Kütübü Sitte ve daha meşhur başka hadis alimleri devrinde, bu işi daha önce yapılan uzun zaman zarfında hadisleri ezberlemek yerine, bunları <em>-ezberlemekle beraber-</em> ezber yoluyla da olsa hadisleri bir araya getiren alimlerden ders alıyorlardı.</p>
<p>Buna göre, eski alimlerin bir saatte bir hadis öğrenmelerine karşılık Buhari bir saatte yirmiden fazla hadisi bulabilir ve ezberleyebilirdi.</p>
<p>&#8211; Ayrıca muhaddislerin hafızalarında ya da ellerinde bulunan nüsha-eserlerde var olduğu belirtilen yüz binlerce hadis konusu, Peygamber Efendimiz (asm)’in bu kadar sözü olduğu anlamına gelmediği gibi, bunların çok uzun araştırmasını gerektirecek bir zamana da ihtiyaç yoktur.</p>
<p>Hadisçilere göre, <strong>birden fazla sened ile gelen hadisler</strong>, ayrı bir hadis olarak değerlendirilmiştir. Sahabe sonrası senedleri çoğalan hadisler olduğu gibi, sahabe tariklerinin çokluğu ile de meşhur olmuş bir hayli hadis bulunmaktadır.</p>
<p>Örneğin,<strong> &#8220;Men kezebe aleyye &#8230; kim benim adıma yalan söylerse”</strong> diye başlayan hadisin, <strong>seksen dokuz ayrı sahabiden</strong> rivayet edildiği tesbit edilmiş ve her biri <strong>ayrı bir hadis</strong> sayılmıştır.</p>
<p>Aynı şekilde <strong>“Ameller ancak niyetlere göredir.”</strong> Hadisinin Yahya b. Said el-Ensari (ö.143/760)’den <strong>yedi yüz kişi tarafından rivayet edildiği</strong> söylenmektedir. Böylece söz konusu hadis, Yahya b. Said’den sonra <strong>yüzlerce hadis olarak</strong> kayda geçmiştir.</p>
<p>Dolayısıyla aynı anlamı taşıdığı halde iki ayrı isnadı olan bir hadis, muhaddisler tarafından farklı iki ayrı hadis kabul edilmiştir. Bu itibarla, muhaddislere nispet edilen bu yüksek rakamları hadislerin hakiki sayısını değil, rivayetlerin kaynağını ve isnadlarını kastettikleri şeklinde anlamak yerinde olacaktır.</p>
<p><strong>&#8211; Burada önemli bir nokta şudur:</strong></p>
<p>İslam aleminin en büyük alimleri ve evliyalarının harika ilimleri yanında fevkalade takva sahibi olduklarını ve asla yalana tenezzül etmediklerini kabul ettiği Buhari gibi şahısları yalancılıkla itham etmektir. Çünkü bu iddiaya göre Buhari’de bulunan hadislerin hepsi İmam Buhari tarafından ezberlenen hadisler değildir. <strong>Buna göre:</strong></p>
<p>&#8211; Ya bu hadislerin bir kısmını Buhari’ye isnat eden alimler söz konusudur. -Ki böyle bir iddia hiçbir zaman varit olmamış ve ispatı da mümkün değildir. Zira hiçbir delili yoktur.</p>
<p>&#8211; Yahut da Buhari işitmediği bazı hadisleri işitmiş gibi kabul etmiş ve bilerek Resulullah’a iftirada bulunmuştur. -Ki bu iddia öncekinden daha beterdir. Buhari’yi tanıyanlardan hiçbiri böyle bir ihtimale ihtimal vermemiştir. İlim ve din namına böyle bir iftirada bulunmak en alçakça bir bühtandır.</p>
<p>İslam alimlerinin büyük çoğunluğu tarafından Kur’an’dan sonra en sahih kaynak olarak kabul ettikleri Buhari’ye çamur atanlar, bu kuruntu çamurunda boğulmaya mahkum olacaklardır. Zira Allah nurunu tamamlayacaktır.(1)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>İlave bilgi </em></strong></p>
<h3 id="h1baslik">Buhari&#8217;nin 17. 000 hadisi hiç ara vermeden okuması nasıl mümkün olur?</h3>
<p><em><strong>Soru Detayı:</strong>Buhari&#8217;nin kendi ağzıyla söylediğine göre, bir gün öğrencileri onun neden kendilerine yazdırdıkları hadisleri bir yere yazmadığını ve aklında tuttuğunu sordu. Buhari ise <strong>&#8220;Demek bunları uydurduğumu düşünüyorsunuz?&#8221; </strong>diyerek, talebelerin yazdığı 17.000 hadisi ezberden okumuştur. Her bir hadisin o dille ortalama otuz saniye sürdüğünü varsayarsak yaklaşık on altı saat hiç durmadan, namaz vs. kılmadan bunları saydığı ortaya çıkar.</em></p>
<p><em>&#8211; Dahası yine bazı hesaplamalara göre 600.000 hadis incelemek yirmi dört saat boyunca altmış sekiz yıl çalışmakla mümkün olur. Ki İmam-ı Buhari elli dokuz veya altmış üç yaşlarında öldüğüne göre, bu nasıl gerçek olur? (Matematik hesaplarını malum video sitesinden &#8221;Buhari Analizi&#8221; yazarak izleyebilirsiniz.)</em></p>
<p>Değerli kardeşimiz,</p>
<p><strong>Cevap 1:</strong></p>
<p>&#8211; Ne Buhari’de ne de başka kaynaklarda <strong>&#8220;17.000 hadisi hiç ara vermeden okuması&#8221;</strong>şeklinde bir bilgiye rastlayamadık ve bunun doğru olduğunu da düşünemiyoruz. Yine bu işi velveleye veren bazı yalancı ateistlerdir. Eğer bu dedikleri doğru ise, düzgün bir şeklide kaynağını versinler, konuşalım&#8230;</p>
<p><strong>&#8211; Kuvvetli bir ihtimalle, bu uydurmayı, şu anekdottan esinlenerek yapmışlar:</strong></p>
<p>“İmam Buhârî Bağdat’a geldiğinde, buradaki hadis âlimlerinden bazıları toplanıp, İmam Buhârî’yi imtihân etmek istediler.<strong> Yüz tane hadis metin</strong> (Peygamber Efendimizin mübarek sözleri) <strong>ve senet</strong> (bir hadis nakleden zatların isim silsilesi) <strong>kısımlarının yerlerini değiştirdiler.</strong> Bu şekilde değiştirdikleri hadîs-i şerîflerden, her bir kişiye on hadis vererek, on kişiyi İmam Buhârî’ye gönderdiler. Bu kimseler, İmam Buhârî’nin bulunduğu meclise gelip, her birisi yanlarında bulunan hadîs-i şerîfleri okuyup; <strong>“Bu hadisi biliyor musunuz?”</strong>diye sordular.</p>
<p>Buhârî <strong>“Bu söylediğiniz şekilde bir hadis bilmiyorum.”</strong> dedi. On kişi, onar hadîs-i şerîfi okuyup bitirdikleri zaman, İmam Buhârî birinci kimseye dönüp; <strong>“Senin okuduğun birinci hadisin metni böyle, isnadı da şöyledir.&#8221;</strong> diyerek, onların okudukları sıra ile birden yüze kadar hadîs-i şerîfleri,<strong> senet ve metinlerini doğru olarak okudu.</strong></p>
<p>Bunun üzerine oradakilerin hepsi, Buhârî’nin hafızasının kuvvetliliğini, hadis ilmindeki yüksekliğini anlayıp kabul ettiler.<em> (bk. Zehebî, Siyretu Âlâmi’n-Nubelâ, 12/408-409; el-Irakî, Fethu’l-Muğis, 1/139-140; İbn Hacer, en-Nüket, 2/645-647)</em></p>
<p><strong>Cevap 2:</strong></p>
<p>Muhaddislerin hafızalarında ve ellerindeki yazılı vesikalarda bulunduğu belirtilen <strong>yüz binlerce hadis</strong> konusu, Peygamber Efendimiz (asm)&#8217;in bu kadar sözü olduğu anlamına gelmediği gibi, bunların çok uzun araştırmasını gerektirecek bir zamana da ihtiyaç yoktur. Konuya yabancı olanlar, soruda geçen benzer hatalara düşebiliyorlar.</p>
<p>Hadis sayımındaki bu ifadeler, tarihi süreç içerisinde hadislerin sayımına etki eden bazı nedenlerden kaynaklanmaktadır<strong>: Tariklerin ve tabakaların artması</strong>, hadis kitaplarında bir takım fayda ve zaruretlerden dolayı <strong>hadislerin tekrar edilmesi</strong> gibi sebeplerin yanı sıra,<strong>tamamen izafilik arzeden hadis sayımındaki farklı metotlardan</strong> da kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Demek ki, hadislerin tanımı ve sayımında farklı ölçülerin kullanılmış olması, sonuçta hadislerin sayısını da etkilemiştir. Bir hadis sened ve metinden oluştuğuna göre, hadis sayımında her ikisi de vazgeçilmez unsurdur. <strong>Senedi aynı olduğu halde metinleri farklı </strong>hadisler bulunabileceği gibi, <strong>metinleri aynı olduğu halde senedleri farklı </strong>hadisler de bulunmaktadır. Hatta kimi zaman metni aynı olan bir hadisin birbirinden farklı pek çok senedinin olduğu görülmektedir.</p>
<p>İşte bu gibi durumlarda hadis sayımı konusunda farklı değerlendirmeler yapılmakta ve değişik sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Bu konuyu bazı örneklerle açıklamaya çalışalım:</p>
<p><strong>Senedin Farklı Olması</strong></p>
<p>Birden fazla sened ile gelen hadislerin her senedi, ayrı bir hadis olarak değerlendirilmiştir. Sahabe sonrası senedleri çoğalan hadisler olduğu gibi, sahabe tariklerinin çokluğu ile de meşhur olmuş bir hayli hadis bulunmaktadır. Örneğin, <strong>&#8220;Men kezebe aleyye &#8230; / Kim benim adıma yalan söylerse&#8230;”</strong> diye başlayan hadisin, <strong>seksen dokuz ayrı sahabiden </strong>rivayet edildiği tesbit edilmiş ve <strong>her biri ayrı bir hadis</strong> sayılmıştır.</p>
<p>Ahmed b. Hanbel&#8217;in <strong>bir milyon</strong>, Ebu Zür&#8217;a er-Razi&#8217;nin <strong>yedi yüz elli bin </strong>hadis ezbere bildikleri hakkındaki rivayetlere rağmen, bugün elimizde bu sayılara nisbetle çok az hadisin bulunduğunu söyleyerek itiraz edenlere karşı Abdülhay el-Kettani&#8217;nin verdiği cevap, farklı hadis tariklerinin, hadislerin sayısına etkisini ortaya koymaktadır:</p>
<p>&#8220;Bu büyük rakamlardan maksatları, sünnetin, sahabe ve tabiinin asrını kapsayan rivayetleridir. Yahut da onlar bununla hadisin çeşitli rivayet yollarını kastediyorlar ve her bir tariki bir hadis sayıyorlardı. Bazen hadis bir tane olur da rivayet yolları, lafızlarının farklılığı ve onu rivayet edenlerin çokluğu bakımından bir tek hadis yüz hadis sayılır.</p>
<p>Görüldüğü gibi birden fazla senedle gelen hadislerin sayımına farklı açılardan yaklaşılması, sayım sonucunu etkilemiştir.</p>
<p><strong>Konu ve Metnin Farklı Olması</strong></p>
<p>Konuları ve metinleri birbirinden farklı olan iki hadisin, iki ayrı hadis sayılacağı muhakkaktır. Ancak aynı konu ile ilgili değişik hadis metinlerinin bir hadis mi, yoksa farklı birer hadis mi sayılacağı alimler arasında tartışmaya yol açmıştır.</p>
<p>Alimlerden bir kısmı, aynı konudaki farklı rivayetleri konu aynı olduğu için tek bir hadis kabul ederken, bir başka kısmı ise hadisin metninde manaya etki eden en ufak bir ziyade veya noksanlık bulunduğunda onu ayrı bir hadis saymaktadır. Bu sebeple metin açısından hadislerin sayımı da hadis sayısını etkilemektedir.</p>
<p>Örneğin <strong>&#8220;teşehhüd hadisi &#8211; namazda otururken okunacak dua&#8221;</strong>nın birbirinden farklı <strong>yedi ayrı metni</strong> tespit edilmiş, cenaze namazında okunan <strong>cenaze duası</strong> ile ilgili Taberani (ö. 360/970) yaklaşık<strong> kırk kadar</strong> hadis derlemiştir. Bu metinlerin her biri ayrı birer hadis sayılmıştır.</p>
<p>Demek ki, hadisçiler, hadislerin sayısı hususunda yüksek rakam verdiklerinde, hadislerin hakiki sayısını değil, rivayetlerin kaynağını ve isnadlarını kastettikleri şeklinde anlamak gerekir.</p>
<p><strong>Diğer taraftan</strong>, aynı hadislerin değişik rivayetlerine ait farklı lafızları, özellikle hadisçiler açısından önem arzetmektedir. Hadisçiler, <strong>bir harf dahi olsa </strong>manaya tesir ettiği müddetçe bu farklılıkları göstermek ve nakletmek durumundadırlar. Çünkü aynı konuda değişik rivayetlerin bulunması, o konuda verilecek hükümleri etkilediği gibi, hadis rivayet ilmi bakımından da birtakım faydaları beraberinde getirmektedir. Bu gibi sebepler aynı konuda olmasına rağmen farklı lafızları içeren hadislerin <strong>ayrı birer hadis sayılmasını</strong> gerekli kılmıştır.</p>
<p>Görüldüğü gibi hadislerin sayımına farklı açılardan yaklaşılması, sayım sonucunu etkilediği gibi, <strong>sahabe ve tabiin sözlerinin hadis kapsamına dahil edilmesi veya edilmemesi</strong>de sayımda etkili olmaktadır.</p>
<p><strong>Özetle,</strong> hadislerin sayısı ile ilgili yüksek rakamlarla karşılaşıldığında, hadislerin her bir farklı varyantının ve tarikierinin de bu sayılara dahil edildiği göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla muhaddislere nisbet edilen veya hadis eserlerinde yer alan on binlerce rivayetin, sadece birkaç bin hadisin değişik varyantları olduğu ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><em>Geniş bilgi ve belgeler için bk. Mustafa Karataş, <strong>Hadis Sayım Metotlarının Hadislerin Sayısına Etkisi</strong>, İLAM Araştırma Dergisi c. III, sy. 2 (Temmuz-Aralık 1998) (2)</em></p>
<p><strong>Yazının alındığı yer:</strong></p>
<p><strong>(1)-</strong>https://sorularlaislamiyet.com/buharinin-600-000-hadis-bildigi-yalandir-iddiasina-ne-dersiniz</p>
<p><strong>(2)-</strong>https://sorularlaislamiyet.com/buharinin-17-000-hadisi-hic-ara-vermeden-okumasi-nasil-mumkun-olur</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/buharinin-600-000-hadis-bildigi-yalandir-iddiasina-cevap/">Buhari’nin ‘600.000 hadis bildiği yalandır’ İddiasına Cevap</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/buharinin-600-000-hadis-bildigi-yalandir-iddiasina-cevap/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa İslamoğlu&#8217;nun Yanlışları-3</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/mustafa-islamoglunun-yanlislari-3/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/mustafa-islamoglunun-yanlislari-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2016 19:49:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa İslamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Buhari]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa İslamoğlu'nun Yanlışları-3]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=12380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mustafa İslamoğlu: Muhaddislerin raviler hakkındaki görüşleri zann-ı galib ve tekil olaylardan yola çıkarak vardıkları İÇTİHADDIR. BİRİNİN GÜVENİLİR DEDİĞİNE DİĞERİ GÜVENİLMEZ DİYEBİLİR. Buhari&#8217;nin güvenilir dediği 400 raviye arkadaşı ve öğrencisi Müslim güvenilmez derken, Müslim&#8217;in güvenilir bulduğu 600 raviyi Buhari güvenilir bulmamıştır. HER İÇTİHAD SAHİBİNİ VE O ALİME İTTİBA EDEN KİMSEYİ BAĞLAR. FAKAT RAVİLER HAKKINDAKİ İÇTİHADLARI MUTLAK KABUL [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/mustafa-islamoglunun-yanlislari-3/">Mustafa İslamoğlu’nun Yanlışları-3</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/mustafa-islamoglunun-yanlislari-3/images-3-24/" rel="attachment wp-att-12381"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-12381" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/images-3-1.jpg" alt="Mustafa İslamoğlu'nun Yanlışları-3" width="475" height="279" /></a></p>
<p><strong>Mustafa İslamoğlu:</strong> Muhaddislerin raviler hakkındaki görüşleri zann-ı galib ve tekil olaylardan yola çıkarak vardıkları İÇTİHADDIR. BİRİNİN GÜVENİLİR DEDİĞİNE DİĞERİ GÜVENİLMEZ DİYEBİLİR. Buhari&#8217;nin güvenilir dediği 400 raviye arkadaşı ve öğrencisi Müslim güvenilmez derken, Müslim&#8217;in güvenilir bulduğu 600 raviyi Buhari güvenilir bulmamıştır. HER İÇTİHAD SAHİBİNİ VE O ALİME İTTİBA EDEN KİMSEYİ BAĞLAR. FAKAT RAVİLER HAKKINDAKİ İÇTİHADLARI MUTLAK KABUL ETMEK CEHALETİN DANİSKASIDIR. (1)</p>
<p><strong>Tenkit:</strong> İslamoğlu&#8217;nun verdiği bu bilgi yanlıştır..Doğrusu:</p>
<p>İbni Hacer şöyle dedi: &#8220;Buhârî&#8217;nin, kendilerinden hadis almakta Müslim&#8217;den ayrıldığı râvîler 430 küsur kişidir. Bunlardan zaîflik lafı edilenler 80 kişidir. Müslim&#8217;in kendilerinden hadis almakta Buhârî&#8217;den ayrıldığı râvîler 620 kişidir. Bunlardan zaîflikle laf edilenler 160 kişidir.&#8221; Bundan sonra ibn Hacer şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Haklarında söz edilenlerden olup da Buhârî&#8217;nin hadis aldığı kim­selerin çoğu, kendilerine kavuştuğu, meclislerinde oturduğu, hâlleri­ni tanıdığı, hadislerine muttali&#8217; olup sağlamlarını gevşeklerinden ayırdığı kendi üstatlarıdır.&#8221; [Hedyu&#8217;s-Sârî, s.9.]</p>
<p>Dolayısıyla hakkında güvenilmez, zayıf gibi cerhler olsaydı rakamlar 80, 160 olmayacaktı..</p>
<p>* Sahiheyn’in ricalinden toplam 210 kişi cerhe maruz kalmıştır. Zayıf oldukları ileri sürülen bu ravilerden 32’si hem Buhârî ve hem de Müslim’in ricali arasında yer alırken 78’inde Buhârî, 100’ünde de Müslim teferrüd eder. Yani Müslim’in cerhedilen râvisi daha çok. İbnu Hacer: “Cerh, isnadı yaralayıcı çeşitten olmasa bile, cerh edilmeyenlerden almak, cerh edilenlerden almaktan daha iyidir” der.</p>
<p>* Şu da bilinmeli ki, Buhârî’nin, teferrüd ettiği zayıfların çoğu, Buhârî’nin bizzat tanıdığı şeyhleridir. Yani bazıları onları zayıf addetmiş olsa bile Buhârî, şahsen tanıdığı, ahvalini yakından bildiği için bu çeşit cerhin ehemmiyeti kalmamaktadır. Halbuki Müslim’in cerhedilen râvileri çoğunluk itibariyle Müslim’in temas ettiği kimseler değil, daha önceki tabakalara mensup kimselerdir. Müslim’in onları şahsen tanıması mümkün değildir, dolayısıyla bunlar hakkındaki cerh muteberlik kazanmaktadır.</p>
<p>* Buhârî’nin, Müslim’e nispetle teferrüd ettiği râvilerin sayısı 430, Müslim’in Buhâri’ye nispetle teferrüd ettiği râvilerin sayısı 620’dir. Burada görülen fark da Buhârî lehine bir durumdur. (2)</p>
<p>Burada asıl mesele bir hadisin Buhari ve Müslim&#8217;in Sahihlerinde olmamasının o hadisin ve ricalinin zayıf görüldüğü anlamına gelmemesidir. Teferrüd illaki ta&#8217;zif manasına gelmez..Tercih olarak ta değerlendirilebilir. Örneğin İmam Buhari, hoca ile talebe arasında lika&#8217;yı yani yüz yüze gelmeyi şart koşarken Müslim, muâsara&#8217;yı yani aynı asırda, görüşebilmiş olma şartları dâhilinde yaşamış olmayı yeterli bulmaktadır. Bu demek değildir ki İmam Müslim&#8217;in bu koşulda aldığı hadislerin ravileri İmam Buhari&#8217;ye göre zayıf ve güvenilmezdir..Sadece titizlik ve yöntem farkına işarettir: Ricalde ikinci tabaka Adalet ve Zabt vasıfları yönüyle birinci tabadaki râviler gibi olmakla beraber, şeyhi ile beraberliği az olan ve bu sebeple şeyhinin rivayetleri hakkında fazla mümaresesi, bilgisi olmayan kimselerdir. Bunlar itkânda birinci tabakadan geridirler.Bir hadisin sahih addedilmesi için Müslim bu azıcık beraberliği yeterli bulur. Buhârî&#8217;ye göre bu vasıftaki râvinin rivayeti bir bâbta asıl olmazken, Müslim&#8217;e göre olmaktadır. (3)</p>
<p>Buhari tüm sahihleri toplama gayreti içinde olmadığını açıkça dile getirir:</p>
<p><strong>1-</strong>Buhârî, sahih olan bütün hadisleri derlemenin kitabın hacmini büyüteceğini düşünerek bu yola gitmediğini, ancak sahih olmayan hiçbir hadisi de eserine almadığını belirtmiştir (İbnü’s-Salâh, Muķaddime, s. 168). Onun eserine el-Câmiu’l-müsnedü’s-sahihu’l-muhtasar min umûri Resûlillâh sallallahu aleyhi ve sellem ve sünenihî ve eyyâmihî adını vermesi de sahih olan bütün hadisleri derlemeyi düşünmediğini göstermektedir. Aynı düşünceye sahip olan Müslim de sıhhatinde muhaddislerin ittifak ettiği hadisleri derlemekle yetindiğini söylemiştir (Müslim, “Śalât”, 63).</p>
<p><strong>2</strong>-Sahih olan bir hadisin Buhârî ile Müslim’in benimsediği şartlara uymaması, senedinin bir başka sahih rivayete göre daha düşük seviyede olması, diğer hadis âlimlerinin sika kabul ettiği râvileri Buhârî ile Müslim’in güvenilir bulmaması, bir hadiste başkalarının fark etmediği gizli bir kusuru (illet) onların görmesi ve aynı değerde olan iki sahih hadisten birini tercih etmeleri gibi sebeplerleSahîhayn’da yer almaması o hadis için bir kusur sayılmaz. Eserine “sahih” adını veren hiçbir musannif kitabındaki bütün hadislerin sahih olduğunu söylememiş, fakat Buhârî ile Müslim’in sahih olmayan hiçbir hadisi eserlerine almadıklarını belirtmeleri ve bunun doğru olduğunun anlaşılması sebebiyle Nevevî’nin dediği gibi İslâm ümmeti, bu iki eserdeki hadislerin tamamının sahih ve bu hadislerle amel etmenin vacip olduğu hususunda görüş birliği etmiştir (Nevevî, Tehzîbü’l-esma, s. 143). (4)</p>
<p>***</p>
<p>(1) http://www.mustafaislamoglu.com/HD509_kaza-orucu-olanin-eda-orucu-kabul-olmaz-mi-.html<br />
http://www.sevde.de/islam_Ans/S/20.htm<br />
http://islamicevaplar.com/hadis-dosyasi.html<br />
(2) http://kitap.ihya.org/hadis-tarihi/konu-689.htm</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="wvrYh9g6xy"><p><a href="https://www.kimdirhayatieserleri.com/imam-muslim-kimdir-hayati-ve-eserleri.html">İmam müslim kimdir? hayatı ve eserleri</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;İmam müslim kimdir? hayatı ve eserleri&#8221; &#8212; kimdirhayatieserleri.com" src="https://www.kimdirhayatieserleri.com/imam-muslim-kimdir-hayati-ve-eserleri.html/embed#?secret=IdPwbMcUgs#?secret=wvrYh9g6xy" data-secret="wvrYh9g6xy" width="525" height="296" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe><br />
(3) http://kitap.ihya.org/hadis-tarihi/konu-639.htm<br />
(4) http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2014/07/mustafa-islamoglunun-sahih-i-buhari.html</p>
<p>http://ahmednazif.blogspot.com.tr/2015/01/mustafa-islamoglunun-yanlslar-3.html</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/mustafa-islamoglunun-yanlislari-3/">Mustafa İslamoğlu’nun Yanlışları-3</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/mustafa-islamoglunun-yanlislari-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buhari; Sahih Hadisleri Altıyüzbin Hadisin Arasından Seçti İddi­ası Hakkında</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/buhari-sahih-hadisleri-altiyuzbin-hadisin-arasindan-secti-iddi%c2%adasi-hakkinda/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/buhari-sahih-hadisleri-altiyuzbin-hadisin-arasindan-secti-iddi%c2%adasi-hakkinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2015 16:36:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sünnet/Hadis Meseleleri]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Buhari Müdafaa]]></category>
		<category><![CDATA[Buhari]]></category>
		<category><![CDATA[Buhari; sahih hadisleri altıyüzbin hadisin arasından seçti iddi­ası hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Sıbai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=4398</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buhari; sahih hadisleri altıyüzbin hadisin arasından seçti iddi­asına iki yönlü yaklaşmak mümkündür: A &#8211; Bilinen hadislerin sayısı&#8230; Buhari’nin çağında halk arasında yaygınlaşan hadislerin sayısının altıyüzbin, hatta daha fazlasına ulaştığında kuşku yoktur. İmam Ahmed’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hadislerin yediyüzbin ve daha çok olduğu doğrudur.Ve bu delikanlı (Ebu Zera’yı kas­tediyor) yediyüzbin hadisi ezberledi.&#8221; Fakat bu korkunç [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/buhari-sahih-hadisleri-altiyuzbin-hadisin-arasindan-secti-iddi%c2%adasi-hakkinda/">Buhari; Sahih Hadisleri Altıyüzbin Hadisin Arasından Seçti İddi­ası Hakkında</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buhari; sahih hadisleri altıyüzbin hadisin arasından seçti iddi­asına iki yönlü yaklaşmak mümkündür:</p>
<p>A &#8211; Bilinen hadislerin sayısı&#8230; Buhari’nin çağında halk arasında yaygınlaşan hadislerin sayısının altıyüzbin, hatta daha fazlasına ulaştığında kuşku yoktur. İmam Ahmed’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hadislerin yediyüzbin ve daha çok olduğu doğrudur.Ve bu delikanlı (Ebu Zera’yı kas­tediyor) yediyüzbin hadisi ezberledi.&#8221; Fakat bu korkunç hadis çokluğunun temelindeki gerçek nedir? Bütün bunlar, konulan bakımından değişik hadisler miydi, yoksa aynı hadislerin varyantı mıydı? Bütün bu hadisleri Resulullah’a, sahabilere ya da tabiine nisbet ediyorlar mıydı?</p>
<p>Bunu cevaplamak için, hadis, haber ve eserin anlamlarında düşülen an­laşmazlığa değinmemiz gerekecektir.</p>
<p>Konuyla ilgili olarak bir grup diyor ki: Hadis, Resulullah’a izafe olunan­dır. (Yani Resulullah’a doğrudan doğruya dayanan). Çoğunlukla merfu ol­makla ayırdedilir. Bununla da mevkuf olanı kastedilmez; ancak mevkuf ol­duğunu belirleyen bir delil olursa o zaman başka. Haber ise, merfu ve mev­kufa yorumlanmaktan daha genel bir anlamı kapsamaktadır. Yani sahabe ve tabiine izafe olunanları da ihtiva etmektedir. Bundan dolayıdır ki, her hadise haber denilebilinir, ama her haber hadis değildir.</p>
<p>Bir diğer grup ise şunları söylemektedir: Hadis, Resulullah’a merfu olan sahabi ve tabiin mevkuf olandır. Böylece de haberle müteradif olur.</p>
<p>Eser ise,haberle eşanlam olup, merfu ve mevkuf olana daha önceki anlamla ıtlak olunur. Bunun içindir ki, Horasan fakihleri, &#8220;eserle mevkuf&#8217; &#8220;haberle <span style="font-size: 13.3333330154419px; line-height: 20px;">&#8221;merfu&#8221; </span>deyimini kullanmaktadırlar.</p>
<p>Anlaşılıyorki, onlar hadis, haber ve eserin anlamlarını sınırlamaktadırlar.Böyle olunca da hadislerin altıyüz veya yediyüzbin gibi büyük bir meblağa varmalarını anlamak kolaylaşacaktır. Demek oluyor ki, Resulullah’ın sözlerini kapsadığı gibi sahabi ve tabiinin de sözlerini kapsamaktadır. Ay­nı doğrultuda bir hadisi muhaddis, sahabi veya tabiin; değişik ravileri olması dolayısıyla çok yönlü bir şekilde rivayet edebilmekte ve hadis çokluğu, genellikle bu teamüle de başvurulduğu için böylesine bir meblağa ulaş­maktadır.Muhaddis, kiminde bir tek hadisin değişik on yolunu da geçerli saydığı için, ayrı yollardan gelmiş bir hadisi on hadis olarak kabul edebil­mektedir. Oysa rivayet edilen bir veya iki hadisten başkası değildir.</p>
<p>İbrahim bin Said El-Cevheri diyor ki: &#8220;Her hadisin bana göre yüz ayn vechi olmasa kendimi o hadisle ilgili olarak öksüz sayarım (*). Böylece de, Resulullah’ın söz, davranış ve takrirlerini kapsayan hadislerinin yanısıra sahabe ve tabiinin sözleri ve Resulullah’a nisbet edilen aynı hadisin değişik yollardan rivayet edilen biçimini de bu arada toplarsak, hadis sayısının yüzbinlerle ifade edilen bu meblağa ulaşmasını yadırgamayacağız.</p>
<p>Allame Şeyh Tahir El-Cezairi diyor ki: &#8220;Belirttiğimiz gibi, muhaddislerin bir bölümü hadisi, mevkuf ve merfu olanı da kapsayacak bir anlamda kullanmaları dolayısıyla, halka, filan kişi yediyüzbin sahih ezberledi denil­diğinde ortaya çıkan şaşkınlıkları ortadan kalktı.</p>
<p>Buna ihtimal vermemekle birlikte şöyle diyorlardı: Bize ulaşmadıysa bu hadisler nerede? Hadis hafızlan bunun onda birini bile olsa nakletmişler midir? Resulullah’ın hadislerinin çoğunu nasıl ihmal etmiş olabilirler. Kal­dı ki onlar hadisle ilgili çalışmalanyla ün yapmış kimselerdir, bundan ötü­rü de bir tek hadis kaçırmamış olmalan gerekir.</p>
<p>Şimdi de hadis hafızlarının değeriyle ilgili sözlerini alalım: İmam Ahmed’in şöyle dediği rivayet edilir: Yediyüz bin küsür hadis sabit olmuştur.</p>
<p>Bu dalikanlı, yani Ebu Zer’a yediyüzbini ezberledi. Beyhaki diyor ki: Bu­nunla, hadislerden sahih olanıyla sahabe ve tabiinin sözleri amaçlanmak­tadır. Hafız Ebu Bekr Muhammed bin Ömer El-Razi diyor ki: Ebu Zer’a yediyüzbin hadisi ezberlemenin yanısıra tefsiri hadislerden yüz bin ezberle­mişti. Buhari’den şöyle dediği nakledilmiştir: Sahih hadislerden yüzbin, sahih olmayandan da ikiyüzbinini ezberledim. Müslim’den de şöyle dediği rivayet edilmiştir: Bu sahih müsnedi, üçyüzbin yaygın sahih hadisin için­den derledim.</p>
<p>Burada garipsenecek gibi olan şey, Ebu Zer’a’ın tefsir hadislerinden ıkıyüzbinini ezberlemiş olmasıdır. Allahu Teala’nın ayetinde geçen:</p>
<p>Sonra o gün, Allah’ın nimetlerinden mutlaka sorulacaksınız.</p>
<p>’El-Naim sözcüğüyle ilgili olarak müfeesirler on değişik yorumda bulunmuşlardır. Hadisi genel anlamıyla değerlendirenlere bu on hadis ola­rak ele alınmıştır. Aynı doğrultuda Kur’an’ın: &#8220;Onlar riyakardırlar. Ve ze­katı men’ederler.&#8221; ayetindeki &#8220;El-Maun&#8221; sözcüğüyle ilgili olarak altı değişik yorum yapılmıştır. Bütün bu yorumlar, altıncısının dışında hadis olarak değerlendirmişlerdir.</p>
<p>Mustafa Sıbai, İslam Hukukunda Sünnet</p>
<p><strong>Muhammed Hamidullah&#8217;ın yorumu ise şöyle:</strong></p>
<p>Buhari&#8217;nin hayatını ve eserini ele almadan önce can sıkan ve hatta müptedi olmayanları bile yanıltan önemli bir noktayı açıklığa kavuşturmak gerekir. Buhari&#8217;ye, Sahih&#8217;i için 7 bin kadar haberi (ki, tekrarlar sayılmazsa bunlardan da geriye sadece 2 bin kadar haber kalır), sahip olduğu altı yüz bin hadis yığını içinden seçmiş olduğuna dair çok meşhur bir söz atfedilir. Bu ne manaya geliyor? O, yarım milyon hadisle diğer pek çoğunun hatalı olduğuna hükmedildiğini mi söylemek istedi? Yahut başka bir şey mi?</p>
<p>Bu soruyu derinleştirmek için iki noktanın gözden kaçırılmaması gerekir:</p>
<p>a) Kitabının başlığı &#8220;es-Sahih el-Muhtasar: Sahih ve Özet&#8230;&#8221;dir. O, sahih olan şeylerin hepsinin eksiksiz bir derlemesini yapmayı değil, bunlardan bir seçki, örnek bir seçme yapmayı istedi. Şu halde, tamamen güvene layık hadislerin arasından bile, sadece en önemli ve en belirtici olduklarına hükmettiği hadisler ile, günlük kullanım için herhangi bir Müslümanın görüp karşılaştığı şeylerde en yararlı olan hadisleri seçmek zorundaydı.</p>
<p>b) Bir hadis, uzmanlar için içeriğe göre değil geliş yerine göre kendi içinde bir bütündür! Hz.Peygamber&#8217;in bir teksözü bile sahabilerinden on kişi, onlardan da 100 tabii, onlardan da 500 tebe-i tabiin tarafından nakledilmiş olabilir. Bir uzman için bu bir hadis değil, beş yüz farklı hadistir. Buhari bunların en iyi ravi zincirlerinden iki veya üç tane seçti. Bu durumdan dolayı altı yüz bin olduğu söylenen hadisler, içerik açısından sayıldıklarında gerçekte belki birkaç on bin hadisten ibarettir. Bu arada hatırlatalım ki, bir hadis uzmanı, bir muhaddis, en iyi yazarın kitabında bile okuduğu bir haberi nakledemez,onu yazarın ağzından veya ondan bu şekilde almış olan bir kimsenin ağzından duymuş olmalıdır. Öylece müstensihlerin bilerek veya bilmeyerek yaptıkları hatalardan korunmak ister.</p>
<p>Şüphesiz atılması gereken bazı haberler vardı. Buhari de bunu yapmaktan geri kalmadı. Ancak bunların sayısı çok fazla olmamalıdır. Çünkü Buhari, kural ve tarz olarak, sadece, döneminin en ünlü hocalarından hadis alırdı. Bu hocaların hepsi de, bir şeyi hadis olarak kabul etmek ve onu rivayet etmek için kendisi kadar &#8220;güç, zor beğenir&#8221; kimseler idi. İnsan boşu boşuna bir şey uydurmaz, tahrifatta bulunmaz. İnsan bunu, ancak,aksi takdirde reddedilen veya savunulamayan bir iddiayı desteklemek için yapar. Oysa Islam ümmeti içinde böyle bir tartışma noktası yoktu.(Prof.Dr.Abdullah Aydınlı,Hadis Yazıları,ifav,syf.152)</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/buhari-sahih-hadisleri-altiyuzbin-hadisin-arasindan-secti-iddi%c2%adasi-hakkinda/">Buhari; Sahih Hadisleri Altıyüzbin Hadisin Arasından Seçti İddi­ası Hakkında</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/buhari-sahih-hadisleri-altiyuzbin-hadisin-arasindan-secti-iddi%c2%adasi-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
