<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	İmam-ı Azam Ebû Hanifeye Göre On Yedi Sahih Hadis mi Var? yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanifeye-gore-on-yedi-sahih-hadis-mi-var/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanifeye-gore-on-yedi-sahih-hadis-mi-var/</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Mar 2020 00:58:07 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: Alısüncü		</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanifeye-gore-on-yedi-sahih-hadis-mi-var/#comment-16514</link>

		<dc:creator><![CDATA[Alısüncü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2020 00:58:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=13514#comment-16514</guid>

					<description><![CDATA[&lt;a href=&quot;https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanifeye-gore-on-yedi-sahih-hadis-mi-var/#comment-16127&quot;&gt;Muhammed Ali&lt;/a&gt; yorumuna yanıt olarak.

Hadisler konusunda insanın kafasına takılabilen bazı hususlar var:
1. Ebu Hanife ictihadlarını yaparken henüz kütüb-i sitte adı verilen kitaplardan hiç biri yazılmamıştı.
2. Ebu Hanife&#039;den çok sonra hadis toplayan Buharî ve Tirmizî gibi şahısların hiç bir mezhebe uymadıkları (kendilerinin içtihad yapabildikleri gibi gerekçelere dayandırılarak) söylenmektedir. Buharî&#039;nin Ebu Hanife&#039;yi güvenilmez bulduğu ve ondan naklederken Qâle baDu&#039;n-nâs (halktan biri şöyle dedi) şeklinde bir ifade kullandığı belirtilmektedir. Ümmetin önemli bir kısmının imam-ı azam olarak bildiği ve ona uyduğu bir alim hakkında kanaati bu şekilde olan Buhari&#039;nin rical meselesinde ne kadar isabetli karar verdiği söylenebilir?
3. Buharî&#039;de geçen hadis rivayetlerine bakıldığında en fazla hadis rivayet edenin Ebu Hurayra olduğu görülüyor. Ebu Hurayra ile Buhari&#039;nin vefat tarihleri arasında yaklaşık 200 yıllık bir zaman söz konusu. 

Ebu Hurayra ile ilgili olarak çeşitli kaynaklardan şöyle bilgiler gelmektedir:
Bişr b. Sa&#039;îd’in: &quot;Allah&#039;a yemin olsun ki biz Ebû Hureyre&#039;nin meclisinde bulunurduk, O bize Rasûlullah’tan ve Ka&#039;b el-Ahbâr&#039;dan rivayet ederdi. Ebû Hureyre kalkıp gittikten sonra bizimle birlikte oturan bazı insanların, Rasûlullah’ın hadisini Ka&#039;b&#039;ın sözü, Ka’b’ın sözünü de Rasûlullah’ın hadisi diye naklettiğini işitirdim. Allah&#039;tan korkun ve hadis konusunda korunun!&quot; dediği belirtilir.

Kaynaklarda Hz. Ömer’in Ebû Hureyre&#039;ye çok hadis rivayet etmemesi konusunda uyarıda bulunmasının yanısıra, hadis rivayetinden vazgeçmemesi halinde kendisini Devs denilen bir yere süreceği tehdidinde bulunması ve naklettiği rivayetlerin doğruluğunu kontrol ettiği de yer alan bilgilerdendir. Ebû Hureyre’nin kendisi hadis rivayetiyle ilgili Hz. Ömer’le arasında geçen bir diyaloğu şöyle nakleder: &quot;Hadis rivayet ettiğim, Ömer&#039;e ulaşınca, beni çağırdı ve şöyle dedi: ‘Falanca gün, filancanın evinde sen bizimle beraber miydin?’ Ben: ‘Evet, o gün Rasûlullah: &#039;Her kim bana yalan isnad ederse cehennemdeki yerini hazırlasın’ dedi, dedim. Bunun üzerine Ömer: ‘O halde git, hadis rivayet et.’ dedi.&quot; (hadis rivayet et dedi şeklindeki ifadenin geçtiği kaynak yasaktan bahseden kaynaktan birkaç yüzyıl sonra yazılmış.)

Ebû Hüreyre’nin çok hadis rivayet etmesine karşı çıkanlardan biri olan Hz. Âişe onu yanına çağırarak görmediği ve duymadığı bazı rivayetlerin hesabını sormak istemiş, Ebû Hüreyre de, “Anacığım! Ayna, sürme ve güzel koku gibi şeyler beni oyalayıp da bu rivayetleri Resûlullah’tan duymama engel olmadı” deyince Âişe, “Belki de öyledir” diyerek kendisine hak verdiğini ifade etmiştir. (Buna bakılırsa Ebu Hurayra Hz. Aişe&#039;ye kinayeli olarak &quot;sen ayna, sürme ve güzel koku gibi şeylerle meşgul olduğun için duymamışsındır&quot; demiş gibi bir netice çıkıyor fakat bu rivayet değil Ebu Hureyra, Buhari&#039;den bile birkaç yüzyıl sonra yazılmış bir kaynakta geçiyor. Ebu Hurayra&#039;dan rivayet edilen Uğursuzluk üç şeydedir şeklinde başlayan rivayetin de çok sonra yazılan bir kaynakta Hz. Aişe tarafından düzeltilerek açıklandığı ifade edilmektedir.)

&quot;Tâbiîn fakihlerinden İbrâhim en-Nehaî (ö. 96/714), kendi zamanında bazı âlimlerin fakih olmadığı gerekçesiyle Ebû Hüreyre’nin ahkâma dair bir kısım rivayetlerini kabul etmediklerini ileri sürmüş, Nehaî’nin rivayetlerine ve görüşlerine büyük önem veren Ebû Hanîfe gibi âlimler de Ebû Hüreyre aleyhinde herhangi bir şey söylememekle beraber onun sahih kıyasa aykırı rivayetlerini kabul etmek istememişlerdir.&quot;

4. Buhari&#039;nin Sahih&#039;inin eldeki en eski tam nüshası Buharinin vefatından birkaç yüzyıl sonra istinsah edilmiş. 90 binden fazla gibi ciddi bir sayıda insan tarafından dinlendiği rivayet edilen Sahih&#039;in ravilerinin sayısının buna nisbetle çok az olması ve zamanla birkaç rivayetten birine temayülün fazla olmasıyla diğer rivayetlerin ortadan kaybolması gibi konular da düşündürücüdür.

Bu konuyla ilgili olarak daha etraflı bir yazı hazırlayıp kamuya sunmayı düşünüyorum çünkü hadislerle ilgili birçok tartışmalar yapılıyor fakat bazı meseleler üzerinde pek durulmuyor. Buhari&#039;nin sahihliğiyle ilgili yazı yazanların birçoğu İbn Hacer gibi H. 8. yüzyıldan bir kaynağa başvuruyor. Ya H. 8. yüzyıla gelinceye kadar Buhariyi kimse İbn Hacer gibi müdafaa edememiş mi de nedense sahihlik meselesinde en eskilerden biri olarak aynı kaynağa gidiliyor?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanifeye-gore-on-yedi-sahih-hadis-mi-var/#comment-16127">Muhammed Ali</a> yorumuna yanıt olarak.</p>
<p>Hadisler konusunda insanın kafasına takılabilen bazı hususlar var:<br />
1. Ebu Hanife ictihadlarını yaparken henüz kütüb-i sitte adı verilen kitaplardan hiç biri yazılmamıştı.<br />
2. Ebu Hanife&#8217;den çok sonra hadis toplayan Buharî ve Tirmizî gibi şahısların hiç bir mezhebe uymadıkları (kendilerinin içtihad yapabildikleri gibi gerekçelere dayandırılarak) söylenmektedir. Buharî&#8217;nin Ebu Hanife&#8217;yi güvenilmez bulduğu ve ondan naklederken Qâle baDu&#8217;n-nâs (halktan biri şöyle dedi) şeklinde bir ifade kullandığı belirtilmektedir. Ümmetin önemli bir kısmının imam-ı azam olarak bildiği ve ona uyduğu bir alim hakkında kanaati bu şekilde olan Buhari&#8217;nin rical meselesinde ne kadar isabetli karar verdiği söylenebilir?<br />
3. Buharî&#8217;de geçen hadis rivayetlerine bakıldığında en fazla hadis rivayet edenin Ebu Hurayra olduğu görülüyor. Ebu Hurayra ile Buhari&#8217;nin vefat tarihleri arasında yaklaşık 200 yıllık bir zaman söz konusu. </p>
<p>Ebu Hurayra ile ilgili olarak çeşitli kaynaklardan şöyle bilgiler gelmektedir:<br />
Bişr b. Sa&#8217;îd’in: &#8220;Allah&#8217;a yemin olsun ki biz Ebû Hureyre&#8217;nin meclisinde bulunurduk, O bize Rasûlullah’tan ve Ka&#8217;b el-Ahbâr&#8217;dan rivayet ederdi. Ebû Hureyre kalkıp gittikten sonra bizimle birlikte oturan bazı insanların, Rasûlullah’ın hadisini Ka&#8217;b&#8217;ın sözü, Ka’b’ın sözünü de Rasûlullah’ın hadisi diye naklettiğini işitirdim. Allah&#8217;tan korkun ve hadis konusunda korunun!&#8221; dediği belirtilir.</p>
<p>Kaynaklarda Hz. Ömer’in Ebû Hureyre&#8217;ye çok hadis rivayet etmemesi konusunda uyarıda bulunmasının yanısıra, hadis rivayetinden vazgeçmemesi halinde kendisini Devs denilen bir yere süreceği tehdidinde bulunması ve naklettiği rivayetlerin doğruluğunu kontrol ettiği de yer alan bilgilerdendir. Ebû Hureyre’nin kendisi hadis rivayetiyle ilgili Hz. Ömer’le arasında geçen bir diyaloğu şöyle nakleder: &#8220;Hadis rivayet ettiğim, Ömer&#8217;e ulaşınca, beni çağırdı ve şöyle dedi: ‘Falanca gün, filancanın evinde sen bizimle beraber miydin?’ Ben: ‘Evet, o gün Rasûlullah: &#8216;Her kim bana yalan isnad ederse cehennemdeki yerini hazırlasın’ dedi, dedim. Bunun üzerine Ömer: ‘O halde git, hadis rivayet et.’ dedi.&#8221; (hadis rivayet et dedi şeklindeki ifadenin geçtiği kaynak yasaktan bahseden kaynaktan birkaç yüzyıl sonra yazılmış.)</p>
<p>Ebû Hüreyre’nin çok hadis rivayet etmesine karşı çıkanlardan biri olan Hz. Âişe onu yanına çağırarak görmediği ve duymadığı bazı rivayetlerin hesabını sormak istemiş, Ebû Hüreyre de, “Anacığım! Ayna, sürme ve güzel koku gibi şeyler beni oyalayıp da bu rivayetleri Resûlullah’tan duymama engel olmadı” deyince Âişe, “Belki de öyledir” diyerek kendisine hak verdiğini ifade etmiştir. (Buna bakılırsa Ebu Hurayra Hz. Aişe&#8217;ye kinayeli olarak &#8220;sen ayna, sürme ve güzel koku gibi şeylerle meşgul olduğun için duymamışsındır&#8221; demiş gibi bir netice çıkıyor fakat bu rivayet değil Ebu Hureyra, Buhari&#8217;den bile birkaç yüzyıl sonra yazılmış bir kaynakta geçiyor. Ebu Hurayra&#8217;dan rivayet edilen Uğursuzluk üç şeydedir şeklinde başlayan rivayetin de çok sonra yazılan bir kaynakta Hz. Aişe tarafından düzeltilerek açıklandığı ifade edilmektedir.)</p>
<p>&#8220;Tâbiîn fakihlerinden İbrâhim en-Nehaî (ö. 96/714), kendi zamanında bazı âlimlerin fakih olmadığı gerekçesiyle Ebû Hüreyre’nin ahkâma dair bir kısım rivayetlerini kabul etmediklerini ileri sürmüş, Nehaî’nin rivayetlerine ve görüşlerine büyük önem veren Ebû Hanîfe gibi âlimler de Ebû Hüreyre aleyhinde herhangi bir şey söylememekle beraber onun sahih kıyasa aykırı rivayetlerini kabul etmek istememişlerdir.&#8221;</p>
<p>4. Buhari&#8217;nin Sahih&#8217;inin eldeki en eski tam nüshası Buharinin vefatından birkaç yüzyıl sonra istinsah edilmiş. 90 binden fazla gibi ciddi bir sayıda insan tarafından dinlendiği rivayet edilen Sahih&#8217;in ravilerinin sayısının buna nisbetle çok az olması ve zamanla birkaç rivayetten birine temayülün fazla olmasıyla diğer rivayetlerin ortadan kaybolması gibi konular da düşündürücüdür.</p>
<p>Bu konuyla ilgili olarak daha etraflı bir yazı hazırlayıp kamuya sunmayı düşünüyorum çünkü hadislerle ilgili birçok tartışmalar yapılıyor fakat bazı meseleler üzerinde pek durulmuyor. Buhari&#8217;nin sahihliğiyle ilgili yazı yazanların birçoğu İbn Hacer gibi H. 8. yüzyıldan bir kaynağa başvuruyor. Ya H. 8. yüzyıla gelinceye kadar Buhariyi kimse İbn Hacer gibi müdafaa edememiş mi de nedense sahihlik meselesinde en eskilerden biri olarak aynı kaynağa gidiliyor?</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Muhammed Ali		</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanifeye-gore-on-yedi-sahih-hadis-mi-var/#comment-16127</link>

		<dc:creator><![CDATA[Muhammed Ali]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2020 12:19:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=13514#comment-16127</guid>

					<description><![CDATA[&lt;a href=&quot;https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanifeye-gore-on-yedi-sahih-hadis-mi-var/#comment-16111&quot;&gt;M. Salmaklı&lt;/a&gt; yorumuna yanıt olarak.

Yazıda İbn Haldun&#039;un Osmanlıca Mukaddimesi&#039;nde &#039;&#039;İmam Ebû Hanife hakkında menkuldür ki nakil ve rivâyeti alâ kavi on yedi ve alâ kavi elli hadise bâliğ olmuş­tur... (A. Cevdet Paşa Tercümesi, III, 41)&#039;&#039; denilmiştir.Dikkat edilirse yazıda menkuldür ki(rivayet edilmiştir ki) denilmiştir.Yani kesinlik ifadesi yoktur.Hem burdan İmam Ebu Hanife&#039;ye göre sahih hadis 17&#039;dir sonucu çıkaramayız.Hadis rivayet etmek ayrıdır,kaç hadis sahih olduğu ayrıdır.Yine burdan, &#039;imamların az sayıda hadis rivayet etmeleri bunların hadis ilminde bilgilerinin az olmasından dolayıdır&#039;sonucu çıkaramayız.Büyük imamlar hakkında bu gibi bir imada bulunmak doğru değildir.Zaten İbn Haldunda bunu söylüyor.

Şunu da not edelim buraya:Ne Zakir Kadiri Ugan Hadis ilminde uzmandır ne de İbn Haldun,dolayısıyla ona göre bakmak lazım..
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanifeye-gore-on-yedi-sahih-hadis-mi-var/#comment-16111">M. Salmaklı</a> yorumuna yanıt olarak.</p>
<p>Yazıda İbn Haldun&#8217;un Osmanlıca Mukaddimesi&#8217;nde &#8221;İmam Ebû Hanife hakkında menkuldür ki nakil ve rivâyeti alâ kavi on yedi ve alâ kavi elli hadise bâliğ olmuş­tur&#8230; (A. Cevdet Paşa Tercümesi, III, 41)&#8221; denilmiştir.Dikkat edilirse yazıda menkuldür ki(rivayet edilmiştir ki) denilmiştir.Yani kesinlik ifadesi yoktur.Hem burdan İmam Ebu Hanife&#8217;ye göre sahih hadis 17&#8217;dir sonucu çıkaramayız.Hadis rivayet etmek ayrıdır,kaç hadis sahih olduğu ayrıdır.Yine burdan, &#8216;imamların az sayıda hadis rivayet etmeleri bunların hadis ilminde bilgilerinin az olmasından dolayıdır&#8217;sonucu çıkaramayız.Büyük imamlar hakkında bu gibi bir imada bulunmak doğru değildir.Zaten İbn Haldunda bunu söylüyor.</p>
<p>Şunu da not edelim buraya:Ne Zakir Kadiri Ugan Hadis ilminde uzmandır ne de İbn Haldun,dolayısıyla ona göre bakmak lazım..</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: M. Salmaklı		</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanifeye-gore-on-yedi-sahih-hadis-mi-var/#comment-16111</link>

		<dc:creator><![CDATA[M. Salmaklı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jan 2020 00:12:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=13514#comment-16111</guid>

					<description><![CDATA[Siz böyle açıklamışsınız ama çevirisini kullandığınız Z. K. Ugan&#039;ın Mustafa Karataş ile ortak makalesinde şöyle deniyor: «Hadisleri  bu gi­bi  tetkik  ve  tenkitlere tabi  tuttuğunda  İmam  Ebû  Hanife&#039;ye  göre  sıhhatinde  şüp­he  olmayan hadislerin  sayısı  ancak  on  yedidir.  İmam  Mâlike  göre  de  bu  tür  ha­dislerin  adedi  üç yüzden  fazla  değildir.» (Dinî Rivayetler adlı makaleden)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Siz böyle açıklamışsınız ama çevirisini kullandığınız Z. K. Ugan&#8217;ın Mustafa Karataş ile ortak makalesinde şöyle deniyor: «Hadisleri  bu gi­bi  tetkik  ve  tenkitlere tabi  tuttuğunda  İmam  Ebû  Hanife&#8217;ye  göre  sıhhatinde  şüp­he  olmayan hadislerin  sayısı  ancak  on  yedidir.  İmam  Mâlike  göre  de  bu  tür  ha­dislerin  adedi  üç yüzden  fazla  değildir.» (Dinî Rivayetler adlı makaleden)</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
