<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Süleymân b. Abdülmelik ile Ebû Hâzım Sohbeti | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/suleyman-b-abdulmelik-ile-ebu-hazim-sohbeti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 May 2019 14:13:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Süleymân b. Abdülmelik ile Ebû Hâzım Sohbeti | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Süleymân b. Abdülmelik ile Ebû Hâzım Sohbeti</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/suleyman-b-abdulmelik-ile-ebu-hazim-sohbeti/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/suleyman-b-abdulmelik-ile-ebu-hazim-sohbeti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2018 14:24:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Hakkı Bursevi]]></category>
		<category><![CDATA[Süleymân b. Abdülmelik ile Ebû Hâzım Sohbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilimcephesi.com/?p=20800</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anlatıldığına göre Emevî halîfesi Süleymân b. Abdülmelik, Mekke’ye giderken Medîne’ye uğradı. Burada birkaç gün kaldı. Yanındakilere ashâbdan birini görmüş olan bir kimsenin bulunup bulunmadığını sordu. “Evet, Ebû Hâzım ashâb-ı kirâm’a yetişmiştir” denildi. Bunun üzerine birini gönderip onu huzûruna çağırttı. Ebû Hâzım,yanına gelince aralarında şu sohbet cereyan etti. Süleymân b. Abdülmelik dedi ki: – “Yâ Ebâ [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/suleyman-b-abdulmelik-ile-ebu-hazim-sohbeti/">Süleymân b. Abdülmelik ile Ebû Hâzım Sohbeti</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/gazzali_kimdir_islam_dusunuru2.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-20876 aligncenter" src="https://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/gazzali_kimdir_islam_dusunuru2-300x152.jpg" alt="" width="373" height="189" /></a></p>
<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-22297 alignleft" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202.jpg" alt="" width="442" height="294" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202.jpg 1000w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-600x400.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-360x240.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-277x184.jpg 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-296x197.jpg 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-613x408.jpg 613w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-570x380.jpg 570w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-585x390.jpg 585w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-370x247.jpg 370w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-236x157.jpg 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-750x500.jpg 750w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-300x200.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/12/40202-768x511.jpg 768w" sizes="(max-width: 442px) 100vw, 442px" /></a>Anlatıldığına göre Emevî halîfesi Süleymân b. Abdülmelik, Mekke’ye giderken Medîne’ye uğradı. Burada birkaç gün kaldı. Yanındakilere ashâbdan birini görmüş olan bir kimsenin bulunup bulunmadığını sordu. “Evet, Ebû Hâzım ashâb-ı kirâm’a yetişmiştir” denildi. Bunun üzerine birini gönderip onu huzûruna çağırttı. Ebû Hâzım,yanına gelince aralarında şu sohbet cereyan etti. Süleymân b. Abdülmelik dedi ki:</p>
<p>– “Yâ Ebâ Hâzım, bize verdiğiniz bu cefâ nedir? Şehrin önde gelenleri ziyâretime<br />
geldiği halde sen gelmedin?”</p>
<p>Ebû Hâzım da ona:</p>
<p>– “Ne cefâsı ey mü’minlerin emîri! Olmayan bir şeyi söylemekten Allah’a sığınırım.<br />
Sen, beni daha önceden tanımadığın gibi, ben de seni ilk defa görüyorum.” diye karşılık verdi.</p>
<p>Halîfe, Muhammed b. Şihâb ez-Zührî’ye dönerek:</p>
<p>– “Doğru söyledi, gâliba ben hatâ yaptım” dedi ve Ebû Hâzım’a:</p>
<p>– “Ey Ebâ Hâzım ölümü niye kötü görüyoruz” dedi.</p>
<p>Ebû Hâzım:</p>
<p>– “Çünkü âhıretinizi harab ediyor, dünyânızı mâmûr ediyorsunuz. Tabîî olarak da<br />
mâmûr dünyânızı bırakıp harâb ettiğiniz âhırete gitmek istemiyorsunuz.” diye karşılık<br />
verdi.</p>
<p>Halîfe:</p>
<p>– “Doğru söyledin” dedi ve sonra ekledi:</p>
<p>– “Yarın Allah’ın huzûruna nasıl çıkacağız?”</p>
<p>Ebû Hâzım:</p>
<p>– “İyiler uzun yoldan gelen birinin âilesine kavuşması gibi, huzûra çıkacaktır. Kötüler<br />
ise efendisinin yanına getirilen kaçak köleler gibi.” dedi.<br />
Süleymân ağladı ve dedi ki:</p>
<p>– “Keşke Allah’ın yanındaki değerimi bilseydim.”</p>
<p>Ebû Hâzım:</p>
<p>– “Amellerini Allah’ın kitabıyla karşılaştır değerini anlarsın.” cevâbını verdi.</p>
<p>Halîfe:</p>
<p>– “Kitabın neresine bakayım.” dedi.“Şüphesiz iyiler nimetler içinde, fâcirler ise cehennemdedir.” (el-İnfitâr, 82/13-14) âyetine bak!</p>
<p>– “Ey Ebâ Hâzım, Allah’ın rahmeti nerede kaldı?”<br />
“Şüphesiz Allah’ın rahmeti, yakındır.” (el-A’râf, 7/56)</p>
<p>– “Ey Ebâ Hâzım, Allah’ın en üstün kulları kimlerdir?”</p>
<p>– “Akıllı ve şahsiyet sâhibi olanlardır.”</p>
<p>– “En hayırlı ameller hangisidir?”</p>
<p>– “Haramlardan kaçmakla beraber, farzları da îfâ etmektir.”</p>
<p>– “Hangi duâya daha çok icâbet edilir?”</p>
<p>– “İyilik yapılanın iyilik yapana ettiği duâ.”</p>
<p>– “Sadakanın en hayırlısı hangisidir?”</p>
<p>– “Çok fakir ve geçimi dar olana minnetsiz; başa kakmasız verilendir.”</p>
<p>– “En doğru söz hangisidir?”</p>
<p>– “Korktuğun veya kendisinden bir şey beklediğin kimsenin yanında söylediğin<br />
gerçeklerdir.”</p>
<p>– “En akıllı mü’min kimdir?”</p>
<p>– “Allah’a itâat içinde bulunan, başkalarını da buna teşvîk edendir.”</p>
<p>– “En ahmak mü’min kimdir?”</p>
<p>– “Zâlim arkadaşının hevâ ve hevesine uyarak, onların dünyâları için kendi âhıretini<br />
satan mü’mindir.”</p>
<p>– “Doğru söyledin, peki bizim durumumuza ne dersin?”</p>
<p>– “Ey mü’minlerin emîri, bu konuda fikir belirtmekten beni mâzûr görünüz.”</p>
<p>– “Hayır bu konuda bir nasihat vermeden olmaz.”</p>
<p>– “Ey mü’minlerin emîri; atalarınız halka kılıçla zulmetti. Bu saltanatı meşveretsiz ve<br />
zorla aldılar, bu dünyâyı arkalarında birçok cesed bırakarak terkettiler. Eğer onların<br />
söylediklerini ve haklarında söylenilenleri bilseydiniz?!” dedi. Bu sırada Halîfenin<br />
yanındakilerden biri:</p>
<p>– “Ne çirkin şeyler söylüyorsun sen Ebû Hâzım!” deyince:</p>
<p>– “Hayır, bilakis sen yalan söylüyorsun. Allah Teâlâ, âlimlerden Kur’ân’ı açıklamak<br />
ve hakîkatleri gizlememek üzere söz aldı.” dedi.<br />
Süleymân:</p>
<p>– “Peki, o halde kendimizi nasıl düzeltelim?”</p>
<p>– “Gurûr ve kibri bırakarak, insanların haklarını eşitçe dağıtarak.”</p>
<p>– “Peki halktan nasıl toplayalım?”</p>
<p>– “Helâl yerlerden alıp, ehline vererek.”</p>
<p>– “Ey Ebâ Hâzım, bizimle arkadaş olur musun? Biz de sana ikrâm ederiz.”</p>
<p>– “Allah korusun!”</p>
<p>– “Niye böyle diyorsun?”</p>
<p>– “Eğer size biraz yaklaşırsam, yaşarken de ölürken de Allah’ın bana azâb etmesinden korkarım.”</p>
<p>– “Bir ihtiyâcın varsa söyle, yerine getirelim.”</p>
<p>– “Beni cehennemden kurtarıp, cennete sokmanı isterim.”</p>
<p>– “Benim buna gücüm yetmez.”</p>
<p>– “Başka bir şeye ihtiyacım yok.”</p>
<p>– “Bana duâ et!”</p>
<p>– “Allah’ım, eğer Süleymân senin dostun ise ona dünyâ ve âhıret işlerini kolaylaştır,<br />
düşmanın ise onu elinden tutup râzı olduğun işleri yapmaya sevket!”</p>
<p>– “Bana biraz daha nasihat et.”</p>
<p>– “Sana çokça özlü söz söyledim. Eğer anlarsan bu kadarı yeter. Değilse boşa çene<br />
çalmanın mânâsı yok!”</p>
<p>– “O zaman bana nasîhatta bulun.”</p>
<p>– “Sana vecîz ifâdelerle nasîhatta bulunacağım: Rabbini ta’zîm et! Sakın ola ki O,<br />
seni nehyettiği şeyi işlerken veya emrettiği şeyi kaçırırken görmesin!”</p>
<p>Ebû Hâzım oradan ayrıldıktan sonra halîfe, ona yüz dînâr gönderdi: “Bu parayı dağıt,<br />
sonra yine aynı miktarda göndereceğim” diye bir de not ilâve etmişti. Ebû Hâzım,<br />
Halîfe’ye parayla beraber şu mektûbu gönderdi:<br />
“Ey mü’minlerin emîri! Senin bana soru sormanın benimle alay; benim cevâbımın da<br />
boş olmasından Allah’a sığınırım. Hakkım olmayan bu parayı geri göndermem de<br />
cömertliğimden değildir. Bu miktarda bir paraya senin sâhib olmana bile râzı olmazken, nasıl kendi hakkımda râzı olurum.</p>
<p>İsmail Hakki Bursevi &#8211; Ruhu&#8217;l Beyan Tefsiri,cild.1,syf.266-268</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/suleyman-b-abdulmelik-ile-ebu-hazim-sohbeti/">Süleymân b. Abdülmelik ile Ebû Hâzım Sohbeti</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/suleyman-b-abdulmelik-ile-ebu-hazim-sohbeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
