<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Orhan Çeker | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/prof-dr-orhan-ceker/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Oct 2017 11:08:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Prof. Dr. Orhan Çeker | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çok Hadis Bilmek İçtihad Etmeyi Gerektirmez</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/cok-hadis-bilmek-ictihad-etmeyi-gerektirmez/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/cok-hadis-bilmek-ictihad-etmeyi-gerektirmez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2015 13:50:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ehli Sünnet Mezhebi]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Hadis Bilmek İçtihad Etmeyi Gerektirmez]]></category>
		<category><![CDATA[İçtihad]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Orhan Çeker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9765</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Ben çok hadîs okurum. Ciltler dolusu hadîs kitaplarım var. Peygamberimiz ne dediyse öyle amel ederim. Mezheb vs. hikâye “diyorlar. Halbuki bu ifadelerin, sahabe nazarında hiçbir değeri yoktur ve tümden palavra ifadelerdir. Çok hadis bilmek, ictihad edebilmek anlamına geliyormuş gibi anlıyorlar ki bu da çok yanlış bir düşünce. &#160; FATİH KUT: Yani çok hadis bilmek o [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/cok-hadis-bilmek-ictihad-etmeyi-gerektirmez/">Çok Hadis Bilmek İçtihad Etmeyi Gerektirmez</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/11/indir3.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-9766" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/11/indir3.jpg" alt="Çok Hadis Bilmek İçtihad Etmeyi Gerektirmez" width="407" height="230" /></a></p>
<p>“Ben çok hadîs okurum. Ciltler dolusu hadîs kitaplarım var. Peygamberimiz ne dediyse öyle amel ederim. Mezheb vs. hikâye “diyorlar. Halbuki bu ifadelerin, sahabe nazarında hiçbir değeri yoktur ve tümden palavra ifadelerdir. Çok hadis bilmek, ictihad edebilmek anlamına geliyormuş gibi anlıyorlar ki bu da çok yanlış bir düşünce.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>FATİH KUT:</strong> Yani çok hadis bilmek o kişi için ictihad edebilme kudreti anlamına gelmez diyorsunuz ?</p>
<p><strong>PROF. DR. ORHAN ÇEKER:</strong> Evet öyle tabii. Bu iddialarını da sahabe toplumuna uyarlayalım bakalım ne çıkacak. Az önce fıkıhçı yani ictihad eden sahabiler 162 kişidir dedik. Peki hadîsçisahabiler ne kadardı ? Yani Peygamberimizden bize hadîs nakleden sahabiler kaç kişiydi ? Sadece Baki b. Mahled, el-Müsnedu’l-Kebir (el-Musannef)inde 1300 (bin üç yüz) den fazla sahabe ravisinin adını söyler. Hadîs nakleden bin üçyüz kişi rakamı nerdeee, 162 kişi nerdeee. Bu sayıları yuvarlak olarak birbirine oranlayacak olursak, aşağı yukarı sahabe toplumunda on tane hadîsçi varsa buna karşılık bir tane fıkıhçı vardır. Bu ne demek? Bu, fıkıhçı, sahabe toplumunda hadiscilere göre % 10 oranındadır demektir. 1 fıkıhçıya karşılık 10 hadisci düşüyor. Öyleyse çok hadîs bilen çok ictihad eder, diye bir kaide yok. Bizimkiler de böylece, ‘çok hadis biliyorum, kendim ictihad ede-rim’, deme hakkına sahip olmazlar. Aksi iddia sahabe toplumundaki olguya ters düşer.</p>
<p><strong>FATİH KUT:</strong> Buradan o çıkıyor matematiksel olarak.</p>
<p><strong>PROF. DR. ORHAN ÇEKER:</strong> Evet o çıkıyor. Bunu 3 örnekle daha destekleyeyim. Hadîste bir numara sahabi kimdir, diye sorsak.. Cevabı belli, her yerde yazar, herkes de bilir. Bu isim, Ebu Hureyre’dir. Ebu Hureyre bize ResûlullahAleyhi&#8217;s-Salâtuve&#8217;s-Selâm’dan 5374 hadîs nakletmiştir. Hemen hemen Kur&#8217;ân kadar bize hadîs nakletmiştir. Peki, en çok hadîs nakleden bu sahabinin, fıkıhta başka bir deyişle ictihadda bir numara olması gerekmez mi? Öyle ya hadiste 1 numara olan kişi, fıkıhta da 1 numara olmalı değil miydi o iddiaya göre!</p>
<p><strong>FATİH KUT:</strong> Yani bu kadar hadîs bildiğine göre öyle olması gerekir.</p>
<p><strong>PROF. DR. ORHAN ÇEKER:</strong> Ama öyle olmamış, Ebu Hüreyre ‘çok hadis biliyorum, öyleyse çok ictihad ederim’ dememiştir. Fıkıhtaki 1 numaralar arasında yok Ebu Hureyre. Bir örnek daha vereyim : Mesela Hz. Ömer’in, hadîste adı geçmez. Kendisinden rivayet edilen hadîs 130-140 civarındadır. Ama fıkıh’ta bir numaradır. Demek ki hadis bilmek başka, ictihad etmek başka bir şeydir. İkisi birbiriyle doğru orantı teşkil etmez.</p>
<p><strong>FATİH KUT: </strong>Demek ki çok hadîs bilmekle bu iş ol-muyor.</p>
<p><strong>PROF. DR. ORHAN ÇEKER:</strong> Örneklerle net olarak ortaya çıkıyor ki durum bu. Dolayısıyla birisi “Ben çok hadîs-i şerîf okuyorum, öyle ise hiç bir fıkıhçıya ihtiyaç duymadan ictihad edip amel edebilirim”, diyemez, demesi yanlıştır. Bu yanlış iddianın sahabe toplumunda yeri yoktur gördüğünüz gibi.</p>
<p>En canlı bir örnek daha vereceğim. ResûlullahAleyhi&#8217;sSalâtüve&#8217;s Selâm Veda’ konuşmasını, hutbesini irad ederken son cümleyi şöyle bitiriyor :</p>
<p>فليبلغالشاهدالغائب</p>
<p>“Burada olanlar, burada olmayanlara bunu bildir-sin”. Dolayısı ile veda’ haccına gelmeyen sahabiler de var demiştik ya, geridekileri de hesap edersek 150 &#8211; 200 bin arası sahabi nüfusu tahmin ediyoruz. Yani benim bu sözlerimi aynen hatırda tutun, kendiniz yorumsuz olarak nakledin. Devamında buyuruyor ki</p>
<p>لعلالغائباوعىمنسامع</p>
<p>“Olabilir ki uzakta olan burada dinleyenden daha iyi anlamış olabilir”. Demek ki hadîs’i duyan, hatta nakleden kişi naklettiği kişiden daha iyi anlamamış olabilir.</p>
<p><strong>FATİH KUT:</strong> Evet, buradan bu sonuç da çıkıyor.</p>
<p><strong>PROF. DR. ORHAN ÇEKER:</strong> Buradan bu da çıkıyor. Netice şu ; Sahabe toplumunda hemen hemen on hadîsçi sahabeye karşılık bir fıkıhçı sahabe vardı. Fıkıhçı sahabe en geniş şekliyle söyleyecek olursak hadisci sahabeye göre onda bir oranında idi. 999’u mukallid idi. 1000’de 999’u ise taklid ediyordu. Dolayısı ile o 999’un taklid ettiği bir mezhebi vardı.</p>
<p>Mesela Abdullah b. Mes’ûd’a güveniyor, sahabeden gidip ona soruyordur. Ya da Hz. Ali’ye güveniyordur, gidip ona soruyordur. Ya da Hz. Aişe’ye kadınlar ve daha çok yakın akrabaları gidip ona soruyorlardı. Ya da diyelim ki Zeyd b. Sabit. Gidip ona soruyorlardı. Genelde Irak merkezli mezheplerin -Hanefilik gibi- kaynağında sahabeden Abdullah b. Mes’ûd, Hz. Ali ve Hz. Ömer vardır. Ama Medine kaynaklı mezheplerde -Malikîlik, Şafiîlik gibi- bunların dip notlarında, kaynaklarında Zeyd b. Sabit vardır, Abdullah b. Abbas vardır, Abdullah b. Ömer vardır. Yani o civarda yaşayan sahabiler vardır. Herkes kendi yakınındaki sahabiye gidip meselesini soruyordu. Ya da sahabi gidip yine bir başka sahabiye soruyordu. Dolayısıyla çok hadîs bilmek çok ictihad etmeyi gerektirmiyor. Zamanımızda kimi heyecanlı insanlar, özellikle gençler olur. ‘Ben binlerce hadîs oku-dum, öyleyse kendim amel ederim’ diyor. Bu sözler heyecandan öte bir şey ifade etmez. Vakıa bu iddiayı tekzib etmektedir. Kısacası mezhebbid’at değil, sahabe toplumunda da bu olay var idi. Mukallid ve müctehid de, ictihad ve taklid de var idi. Sahabe toplumunu bizzat esas alırsak her hadîs bilen kişi, ictihad ediyor değildi. İctihad ayrı bir şeydir.</p>
<p>Prof.Dr. Orhan ÇEKER HOCA</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/cok-hadis-bilmek-ictihad-etmeyi-gerektirmez/">Çok Hadis Bilmek İçtihad Etmeyi Gerektirmez</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/cok-hadis-bilmek-ictihad-etmeyi-gerektirmez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mezhep Bid’at mı?</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/mezhep-bidat-mi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/mezhep-bidat-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2015 14:29:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ehli Sünnet Mezhebi]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhep Bid’at mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepler Bidat Mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Mezhepler Ne Zaman Ortaya Çıktı?]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberin Mezhebi Yoktu?]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Orhan Çeker]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabelerin Mezhebi Var mıydı?]]></category>
		<category><![CDATA[Vahdet Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=3227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle bazı heyecanlı tipler sık sık “Mezhebler bid’attir, sonradan ortaya çıkmış türedi kurumlardır. Resulullah (a.s) zamanında yoktu” şarkısını söylerler. Bu söyleme göre sahabe toplumunda herkes kendisi Kitab ve Sünnetten hüküm çıkarıyor, kimse kimseyi taklid etmiyor. Dolayısıyla imam da, onu takip eden de yoktu. Yani tüm sahabe müctehid idi. Bu söylemleri özellikle ilahiyat fakültelerinde hatta hazırlık [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/mezhep-bidat-mi/">Mezhep Bid’at mı?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/mezhep-bidat-mi/sunneti-seniyye-250x250-1/" rel="attachment wp-att-17848"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17848" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/sunneti-seniyye-250x250-1.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/sunneti-seniyye-250x250-1.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/sunneti-seniyye-250x250-1-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a></p>
<p>Özellikle bazı heyecanlı tipler sık sık “Mezhebler bid’attir, sonradan ortaya çıkmış türedi kurumlardır. Resulullah (a.s) zamanında yoktu” şarkısını söylerler. Bu söyleme göre sahabe toplumunda herkes kendisi Kitab ve Sünnetten hüküm çıkarıyor, kimse kimseyi taklid etmiyor. Dolayısıyla imam da, onu takip eden de yoktu. Yani tüm sahabe müctehid idi. Bu söylemleri özellikle ilahiyat fakültelerinde hatta hazırlık sınıflarında çokça dile getirirler ve her talebenin bizzat ictihad etmesini vurgularlar. Bu yaldızlı sinsi sözler genç kesime çok da hoş geliyor. Kıraat ve ilmihal öğretimi seviyesindeki genç bunları duyunca heyecanla kendisini müctehid görmeye başlıyor. Durumu sahabe toplumuna götürerek bu söylem ne derece doğruymuş test edelim:</p>
<p>Yukarıdaki iddiaya göre on binlerce hatta yüzbinleri aşkın sahabenin tamamı müctehid idi, içlerinde hiç mukallid yoktu. Halbuki bu iddianın sahabe toplumuna uyan hiçbir tarafı yoktur. Herşeyden önce ALLAH Hz. Adem’den bu yana tüm ferdleri müctehid olan bir toplum yaratmamıştır. Tüm ferdleri aynı derecede olan bir toplum eşyanın tabiatına terstir. Bunu belirttikten sonra gelelim sahabe toplumundaki duruma: Sahabe toplumunun nüfusu ne kadardı? Veda hutbesini baz alarak bir tahminde bulunalım: Veda hutbesinde bulunanlar için 100 ila 140 bin tahminleri vardır.</p>
<p>Merhum Muhammed Hamidullah’ın nakline göre Veda haccına katılmayanlar katılanlardan daha fazlaydı. Buna göre nüfusu 250 ila 300 bin arasında tahmin edelim. Peki bu nüfusun ne kadarı ictihad etmiştir? Kaynaklar sahabe fukahasını ilk elde 7 kişi olarak sayar: Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Aişe, 3 Abdullah (İbn Mes’ûd,İbn Abbas,İbn Ömer) ve Zeyd b. Sabit. Ömründe tek ictihad bile olsa tüm ictihadda bulunan sahabe sayısı 20 tanesi hanımlardan olmak üzere 162’dir. Geri tarafı bu müctehidleri taklid etmişlerdir. Bu rakamlara göre sahabe toplumunda ictihad eden sahabe oranı yuvarlak hesap 1750 kişide 1 kişidir. Hatta adı geçen 7 kişiyi esas alırsak 40 binde 1 kişi civarında olur. Büyük çoğunluk teşkil eden sahabe bu az sayıdaki sahabe fakihlerinden soruyor ve onların dedikleriyle amel ediyorlardı. Demek ki sahabe toplumunda da imam/müctehid ve mukallid, ictihad ve çok büyük oranda taklid varmış.</p>
<p>Kimileri de “Ben şu kadar bin hadis biliyorum, kendim ictihad ederim” diyor. Bu kişiler şunu bilsinler ki hadis bilmek başka, ictihad etmek başka şeydir. Sahabenin hadiste 1 numarası Hz. Ebu Hureyre’dir ama Ebu Hureyre fıkıhta sonlarda yer alır. Hz. Ömer’den çok az hadis gelmiştir ama Hz. Ömer fıkıhta 1 numara arasındadır. İddia doğru olsaydı Ebu Hureyre fıkıhta da 1 numara olur, Hz. Ömer ise fıkıhta 1 numara olmazdı. Veda hutbesinde Peygamber Efendimiz (a.s) “Burada olanlar, olmayanlara (bu sözleri) duyursun. Muhtemeldir ki burada olmayanlar, olanlardan daha iyi anlamış olabilir” buyurmuştur. Bu söz çok açık ifade ediyor ki hadis ravisi hadisin ahkam yönünü müctehid kadar anlamamış olabilir. Öyleyse çok hadis bilmek çok ictihad etmeyi gerektirmemektedir. Buna sahabe toplumu şahiddir.</p>
<p>Şunu da ekleyelim: Sahabe hadisçileri (ravileri), sahabe fakihlerinin yaklaşık 10 katı daha fazladır. Yani sahabe toplumunda 1 fakihe karşı 10 hadisçi vardır. Bütün bunlar, sahabe toplumunda büyük oranda taklidin olduğunu hem de çok hadis bilmenin ictihad edebilmek olmadığını çok açık ifade etmektedir.</p>
<p>Son olarak: İctihad ve cihad İslam’ı ne kadar korudu ise taklid de o kadar korumuştur. Bilgisi olmayanın, İslam hakkında konuşmaması, bilene tabi olması İslam’ın fitnelerden korunması konusunda zarurettir. Alimlere ve mezheplere her kim düşmanlık yapıyorsa bilin ki onlar İslam’ı bozmak isteyenlere zemin hazırlıyorlar. Dua ve selam ile.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Orhan Çeker, Vahdet Gazetesi</strong></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/mezhep-bidat-mi/">Mezhep Bid’at mı?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/mezhep-bidat-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
