<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Peygambere Uymak | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/peygambere-uymak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 16 Sep 2017 13:37:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Peygambere Uymak | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kitabın Sünnet ile Açıklanması ve Bu Hususta Gelen Rivayetler</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kitabin-sunnet-ile-aciklanmasi-ve-bu-hususta-gelen-rivayetler/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kitabin-sunnet-ile-aciklanmasi-ve-bu-hususta-gelen-rivayetler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2014 20:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sünnet/Hadis Meseleleri]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Kurtubi]]></category>
		<category><![CDATA[Kitabın Sünnet ile Açıklanması ve Bu Hususta Gelen Rivayetler]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın Açıklanması]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın Sünnet ile Açıklanması]]></category>
		<category><![CDATA[Mealcilere Reddiye]]></category>
		<category><![CDATA[Peygambere Uymak]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnet Olmadan Kur'an Anlaşılabilir Mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnetsiz Kur'an Olur Mu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2388</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: &#8220;Biz, sana da bu Zikri (Kur&#8217;ân&#8217;ı), insan­lara kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın diye indirdik.&#8221; (en-Nahl, 16/44) Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: &#8220;Onun emrine aykırı hareket edenler, kendilerine bir mihnet veya acıklı bir azabın gelip çatmasından çekinsinler.&#8221; (en-Nur, 24/63) Yine yüce Allah şöyle buyurmaktadır: &#8220;Muhakkak ki sen dosdoğru yola ulaştırısın.&#8221; (eş-Şûra, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitabin-sunnet-ile-aciklanmasi-ve-bu-hususta-gelen-rivayetler/">Kitabın Sünnet ile Açıklanması ve Bu Hususta Gelen Rivayetler</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/kitabin-sunnet-ile-aciklanmasi-ve-bu-hususta-gelen-rivayetler/ayet-sure-okumanin-fazileti-250x250-2/" rel="attachment wp-att-17088"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17088" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/ayet-sure-okumanin-fazileti-250x250.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/ayet-sure-okumanin-fazileti-250x250.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/ayet-sure-okumanin-fazileti-250x250-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: &#8220;Biz, sana da bu Zikri (Kur&#8217;ân&#8217;ı), insan­lara kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın diye indirdik.&#8221; (en-Nahl, 16/44)</p>
<p>Bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: &#8220;Onun emrine aykırı hareket edenler, kendilerine bir mihnet veya acıklı bir azabın gelip çatmasından çekinsinler.&#8221; (en-Nur, 24/63)</p>
<p>Yine yüce Allah şöyle buyurmaktadır: &#8220;Muhakkak ki sen dosdoğru yola ulaştırısın.&#8221; (eş-Şûra, 42/52)</p>
<p>Yüce Allah, birden çok âyet-i kerimede Peygamberine itaati farz kılmış ve kendi zatına itaat ile birlikte onu da sözkonusu etmiştir. Şöyle buyurmakta­dır: &#8220;Peygamber size ne verdiyse onu alın ve neyi yasak ettiyse ondan sakı­nın.&#8221; (el-Haşr, 59/7)</p>
<p>İbn Abdi&#8217;l-Berr &#8220;Kitabu&#8217;l-llm&#8221;de Abdurrahman b. Yezid&#8217;den şöyle dedi­ğini kaydetmektedir: Abdurrahman hacc için ihrama girmiş bir kimsenin el­biselerini giymiş olduğunu görür. Elbiselerini çıkarmasını söyleyince adam: Allah&#8217;ın Kitabı&#8217;ndan elbisemi çıkartmamı öngören bir âyet göster bana. Ab­durrahman ona: &#8220;Peygamber size ne verdiyse onu alın ve neyi yasak ettiyse ondan sakının&#8221; (el-Haşr, 59/7) âyetini okur.</p>
<p>Hişam b. Huceyr&#8217;in de şöyle dediği rivayet edilmektedir: Tavus, ikindiden sonra iki rekat namaz kılardı. İbn Abbas ona: Bu iki rekatı kılmaya son ver, deyince şöyle dedi: Uyulan sünnet edinilir diye bunların kılınmaları yasak­landı, diye cevap verince İbn Abbas da şöyle der: Rasûlullah (s.a) ikindiden sonra namaz kılınmasını yasaklamıştır. Ben, bu iki rekatı kılıyorsun diye sa­na azap mı edilecek yoksa ecir mi verilecek bilmiyorum. Çünkü şanı yüce olan Allah şöyle buyurmaktadır: &#8220;Allah ve Rasûlü bir işe hüküm verdiği za­man hiçbir mü&#8217;min erkek ve mü&#8217;min kadına işlerinde istediklerini yapmak yetkisi verilmemiştir.&#8221; (el-Ahzab, 33/36)</p>
<p>Ebu Davud rivayet ediyor; el-Mikdâm b. Ma&#8217;dî Kerib, Rasûlullah (s.a)&#8217;ın şöyle dediğini rivayet etmektedir: &#8220;Şunu bilin ki bana Kitap ve onunla bir­likte onun gibisi de verilmiştir. Şunu bilin ki aradan fazla geçmeden karnı tok bir adam koltuğuna oturarak şöyle diyecektir: Siz bu Kur&#8217;ân&#8217;a bağlanmaya bakınız. Onda helal diye gördüğnüz bir şeyi helal, haram diye gördüğünüz bir şeyi de haram belleyiniz. Şunu biliniz ki evcil eşekler ve yırtıcı hayvan­lardan azı dişi olan her bir hayvan, antlaşmak bir kimsenin kaybedip de si­zin bulduğunuz bir malı size helal değildir. Ancak sahibinin ona ihtiyaç duy­maması müstesna. Herhangi bir topluluğun yanına misafir olarak konakla­yan kimseye, o topluluğun ikramda bulunmaları görevidir. Eğer ona ikram­da bulunmayacak olurlarsa, ona vermeleri gereken ziyafet kadarı (nı almak sureti) ile onları cezalandırabilir. &#8221; [1]</p>
<p>el-Hattabi der ki: Hz. Peygamber&#8217;in: &#8220;Bana Kitap ve onunla birlikte onun gibisi verilmiştir&#8221; buyruğunun iki şekilde anlaşılma ihtimali vardır: Birinci ih­timale göre anlamı şudur: Hz. Peygamber&#8217;e zahiren tilavet edilen vahiy ve­rildiği gibi, ona tilavet edilmeyen batınen vahiy de verilmiştir. İkinci anlam, ona Kitab-ı Kerim okunarak kendisi ile ibadet olunan bir vahiy olarak veril­miştir. Ayrıca onun gibi sözlü açıklama da ona verilmiştir. Yani Kitab-ı Kerim&#8217;de bulunan ifadeleri açıklamasına, âyetlerin umumi olduğunu belirtme­sine yahut hükümlerini tahsis etmesine, fazladan hüküm koymasına ve Ki­tab-ı Kerim&#8217;de bulunan hükümleri teşri&#8217; buyurmasına izin verilmiştir. O tak­dirde Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in tilavet edilip okunan zahir vahyinde olduğu gibi ay­nen bunları da kabul etmek gerekir ve gereklerince amel etmek icabeder.</p>
<p>Hadis-i şerifte geçen &#8220;aradan fazla geçmeden karnı tok bir adam&#8230;.&#8221; ifa­desiyle Hz. Peygamber, -Harici ve Rafizîlerin yaptığı gibi- Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de söz konusu edilmemiş ve kendisinin ortaya koyduğu Sünnetlere aykırı dav­ranmaktan sakındırmaktadır. Çünkü Haricilerle Rafizîler, Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in za­hirine yapıştılar ve Kitabın beyanını ihtiva eden Sünneti terkettiler. O bakım­dan şaşırdılar ve saptılar.</p>
<p>Hadis-i şerifte geçen &#8220;koltuk&#8221; ifadesiyle evlerden dışarı çıkmayan ve ilmi öğrenilebilecek yerlerde aramayan, lüks, refah ve rahat içerisinde yaşayan kimseleri kastetmektedir. Hadis-i şerifte geçen: &#8220;sahibinin ona ihtiyaç duy­maması hali müstesna&#8230;&#8221; ifadesi: Sahibi o kaybedilen eşyaya ihtiyaç duyma­yarak onu bulana terketmesi hali müstesna, demektir. Yüce Allah&#8217;ın şu buy­ruğunda olduğu gibi: &#8220;Böylece onlar, inkar etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Al­lah da (onların iman ve itaatlerine) muhtaç olmadığını göstermişti.&#8221; (et-Te-ğabun, 64/6) Allah onlara ihtiyaç duymayarak onları bırakmıştı, demektir.</p>
<p>Hadis-i şerifte geçen: &#8220;Ona vermeleri gereken ziyafet kadarı ile onları ce­zalandırabilir&#8221; ifadesi yiyecek birşey bulamayıp ölmekten korkan, zaruret ha­linde olan kimse hakkındadır. Böyle bir kimse, kendisine ikramda bulunma­yan o kimselerden kendisini mahrum ettikleri ikram karşılığında ikram ka­darını almak hakkına sahiptir. &#8220;Onları cezalandırmak&#8221; anlamına gelen (  ) kelimesi şeddeli olarak da (yuakkıbehum) şeklinde ve (muâkabe)den, şed-desiz olarak da rivayet edilmektedir. Yüce Allah&#8217;ın: &#8220;Şayet ceza ile karşılık verecek olursanız&#8230;&#8221; (en-Nahl, 16/126) buyruğu da burdan gelmektedir. Ya­ni eğer siz galip gelir ve onlardan ganimet alırsanız., anlamındadır. İşte bu durumda olan (misafir olarak kendisine ikram olunmayan) kimsenin de kendisine yapılacak ikram kadarını da mallarından alma hakkı vardır.</p>
<p>(el-Hattabi devamla) der ki: Bu hadis-i şerifte hadisin ayrıca Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in nasları ışığında gözden geçirilmeye ihtiyacı olmadığına delalet vardır. Çünkü Rasûlullah (s.a)&#8217;dan olduğu sabit olan bir buyruk, bizatihi bir hüccettir. Bazı­larının: &#8220;Size hadis geldiğinde onu Allah&#8217;ın Kitabı&#8217;na arzediniz, ona uygun ge­lirse alınız, uygun gelmezse reddediniz&#8221; şeklinde hadis diye yaptıkları riva­yet batıldır, aslı yoktur.</p>
<p>Diğer taraftan Peygamber (s.a)&#8217;ın beyanı iki türlüdür: Birisi Kitapta müc­mel olarak gelen ifadeyi açıklamaktır. Beş vakit namazı, vakitlerini, secde­lerini, rükûlarını ve diğer hükümlerini açıklaması, zekatın miktarını, vaktini, hangi mallardan alınacağına dair açıklamaları, haccın menasikini açıklama­sı gibi. Nitekim Rasûlullah (s.a) haccını eda ettiğinde insanlara şöyle söyle­miştir: &#8220;Hacc ibadetinizin şeklini benden öğreniniz.&#8221; [2] Yine Hz. Peygamber&#8217;in: &#8220;Benim nasıl namaz kıldığımı gördüyseniz, siz de öyle namaz kılınız.&#8221;[3] diye buyurduğu Buharî&#8217;de rivayet edilmektedir.</p>
<p>İbnü&#8217;l-Mubarek&#8217;in rivayet ettiğine göre İmran b. Husayn, adamın birisine şöyle demiş: Sen ahmak bir insansın. Öğlen farzının dört rekat olduğunu ve o rek&#8217;atlerde açıktan Kur&#8217;ân okunmayacağını Allah&#8217;ın Kitabı&#8217;nda görüyor mu­sun? Daha sonra İmran (r.a) ona namazı, zekatı ve buna benzer hususları sa­yar ve şöyle der: Sen bütün bunların Allah&#8217;ın Kitabı&#8217;nda genişçe açıklanmış olduğunu görüyor musun? Yüce Allah&#8217;ın Kitabı bunları müphem olarak zik­retmiş, Sünnet de bunları açıklamış bulunmaktadır.</p>
<p>Evzaî&#8217;nin rivayetine göre Hassan b. Atiyye şöyle demiştir: Vahiy, Rasûlullah (s.a)&#8217;a nazil oluyor, Cebrail de bunu açıklayan Sünneti Hz. Peygamber&#8217;e getiriyordu. Said b. Mansur rivayetle dedi ki: Bize İsa b. Yunus, el-Ev-zaî&#8217;den, o Mekhul&#8217;dan şöyle dediğini rivayet etmektedir: Kur&#8217;ân&#8217;ın (anlaşıl­mak için) Sünnete duyduğu ihtiyaç, Sünnetin (anlaşılmak için) Kur&#8217;ân&#8217;a duyduğu ihtiyaçtan fazladır.</p>
<p>Yine aynı senedle el-Ezvai şöyle demiştir: Yahya b. Ebi Kesir dedi ki: Sün­net Kitaba karşı hüküm vericidir. Fakat Kitap Sünnet ile alakalı hüküm ver­mek durumunda değildir.</p>
<p>el-Fadl b. Ziyad der ki: Ebu Abdullah&#8217;a -yani Ahmed b. Hanbel&#8217;e- Sünne­tin Allah&#8217;ın Kitabı&#8217;na karşı hüküm verici olduğuna dair rivayet edilen hadis hakkında soru sorulmuş ve o da şöyle demiştir: Ben böyle bir söz söyleme­ye cesaret edemem. Ancak derim ki: Sünnet Allah&#8217;ın Kitabı&#8217;nı açıklar ve be­yan eder.</p>
<p>Bir diğer beyan şekli ise, Allah&#8217;ın Kitabı&#8217;nın hükmünden başka hüküm or­taya koymaktır. Kadının halası ve teyzesi ile birlikte nikahlanmasının haram kılınması, evcil eşeklerin ve parçalayıcı azı dişi olan yırtıcı hayvanların yen­mesinin haram kılınması, şahid ile birlikte bir yeminle hüküm vermek ve bu­na benzer -inşaallah- ileride açıklanacak diğer hükümler buna örnektir.</p>
<p>İmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, Buruç Yayınları: 1/241-244.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>[1] Müsned, IV, 131; Ebû Dâvûd, Sünne 5; Tirmizî, İlm 10; İbn Mâce, Mukaddime 2. Ayrı­ca bk. Dârimî, Mukaddime 48<br />
[2] Müslim, Hacc 310; Ebû Dâvûd, Menâsik 77; Müsned, III, 318, 337&#8230;<br />
[3] Buhârî, Ezan 18; Müsned, V, 53.</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kitabin-sunnet-ile-aciklanmasi-ve-bu-hususta-gelen-rivayetler/">Kitabın Sünnet ile Açıklanması ve Bu Hususta Gelen Rivayetler</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kitabin-sunnet-ile-aciklanmasi-ve-bu-hususta-gelen-rivayetler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
