<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muineddîn Pervane | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/muineddin-pervane/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Feb 2018 22:06:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Muineddîn Pervane | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Selçukluları &#8211; Siyavuş (Cimri) Olayı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 19:06:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Abaka]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Alâeddîn Siyavuş]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Cimri Olayı]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[II. İzzeddîn Keykavus]]></category>
		<category><![CDATA[III. Gıyâseddîn Keyhusrev]]></category>
		<category><![CDATA[Kongurtay]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Moğol]]></category>
		<category><![CDATA[Muineddîn Pervane]]></category>
		<category><![CDATA[Mut Ovası]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[Sivayüş]]></category>
		<category><![CDATA[Teküdar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9295</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Siyavuş (Cimri) Olayı Türkmenler Anadolu&#8217;daki Moğol zulmüne karşı zaman zaman başkaldırıyorlar ve istiklallerini elde etmeye çalışıyorlardı. Nitekim Ermenek, Mut, Silif­ke ve Anamur bölgesindeki Karamanlılar Hatiroğlu Şerefeddîn’in ölümünden sonra da isyan hareketlerine devam ve üzerlerine gelen Selçuklu kuvvetlerini mağlup etmişlerdi. Sultan Baybars Kayseri’ye kadar ilerlediği zaman, onu kar­şılayanlar arasında Karamanlılar da bulunuyordu. Baybars burada Karamanlı­lara [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/">Türkiye Selçukluları – Siyavuş (Cimri) Olayı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="424" height="353" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Siyavuş (Cimri) Olayı</strong></p>
<p>Türkmenler Anadolu&#8217;daki Moğol zulmüne karşı zaman zaman başkaldırıyorlar ve istiklallerini elde etmeye çalışıyorlardı. Nitekim Ermenek, Mut, Silif­ke ve Anamur bölgesindeki Karamanlılar Hatiroğlu Şerefeddîn’in ölümünden sonra da isyan hareketlerine devam ve üzerlerine gelen Selçuklu kuvvetlerini mağlup etmişlerdi. Sultan Baybars Kayseri’ye kadar ilerlediği zaman, onu kar­şılayanlar arasında Karamanlılar da bulunuyordu. Baybars burada Karamanlı­lara beylik menşurları ve sancaklar verdi. Öte taraftan Karamanlılardan Mehmed Bey kendi aşiretinin yanı sıra Eşref ve Menteşe beylerini de alarak harekete geçmiş ve önce Aksaray üzerine yürümüştü, fakat burada başarılı olamayınca Konya’ya ilerledi.</p>
<p>Mehmed Bey’in yanında bir rivayete göre, Kırım’da bulunan II. İzzeddîn Keykavus’un oğullarından Alâeddîn Siyavuş da vardı. (Bir kısım kay­nak ve araştırıcılar bu şahsın Selçuklulardan olduğunu kabul etmemekte, düz­mece bir şehzade olduğunu öne sürmektedirler. Nitekim alay etmek ve küçük düşürmek maksadıyla o “Cimri&#8221; lakabıyla anılmıştır.) Mehmet Bey, Alâeddîn Siyavuş adına Konya’nın teslimini istedi. Selçuklu Devleti ileri gelenlerinden Nâib Emîneddîn Mikâil bu teklifi reddederek Konya’yı müdafaaya hazırlandı ise de bunda başarılı olamadı. Karamanoğlu Mehmed Bey 10 Zilhicce 675/15 Mayıs 1277 günü şehre girdi, beraberindeki Türkmenler de bu zengin şehri yağ­maladılar.</p>
<p>Nihayet Alâeddîn Siyavuş Selçuklu tahtına oturtularak sultan ilan edildi, adına hutbe okundu ve para basıldı. Konya’nın ileri gelenleri de bu yeni sultana biat ettiler. Konya&#8217;ya girmeden birkaç gün önce yapılan divan toplantı­sında; bundan sonra divanda, sarayda ve resmî toplantılarda, mecliste ve mey­danda Türkçeden başka dil kullanılmayacağı hususunda çok önemli bir karar alındı. Daha Sonra Alâeddîn Siyavuş&#8217;un durumunu kuvvetlendirmek için IV. Kılıç Arslan&#8217;ın kızı ile evlendirilmek istendi. Kızın annesi Gazayla Hâtûn, vakit kazanmak maksadıyla çeyiz hazırlığı için dört ay süre istedi, Hâtun’un bu isteği uygun karşılandı. Mehmed Bey ve bu yeni Selçuklu Sultan’ının ilk başarısı Sâhib Ataoğulları&#8217;na karşı oldu.</p>
<p>Sâhib Ataoğulları Tâceddîn Hüseyin ve Nusreteddîn Haşan asker toplayarak ve Germiyanlı Türkmenleri’ni de beraberlerine alarak Konya’ya doğru harekete geçtiler. Mehmed Bey ve Alâeddîn Siyavuş da Akşehir istikametinde yürüdüler. Tâceddîn Hüseyin Değirmençayı geçerken öldürül­dü, bu suretle başlayan savaşta ölenler arasında Nusreteddîn Haşan da bulu­nuyordu (26 Mayıs 1277). Karamanlılar bu savaşta birçok Selçuklu devlet ada­mını da öldürdüler, daha sonra Karahisar (Afyon) üzerine yürüdülerse de gayet müstahkem olan bu kaleyi alamayarak Konya’ya döndüler (Haziran 1277). An­cak bu sırada İlhanlı şehzadesi Kongurtay, Sâhib Ata ve Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev’in büyük bir ordu ile ilerlemekte oldukları haber alındı. Mehmed Bey muhtemelen bu orduya karşı koyamayacağını anlayarak Alâeddîn Siyavuş ile Konya’yı terk edip Ermenek tarafına gitti.</p>
<p>Onun ve Alâeddîn Siyavuş’un Kon­ya’daki hâkimiyetleri otuz yedi gün sürmüştü. Selçuklu ve Moğol kuvvetleri onları takip ettiler, ancak Kongurtay 1277-1278 kışını geçirmek üzere Tokat’ın Kaz-ova kışlağına gitti. Öte taraftan Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev ve Sâhib Ata beraberlerinde bir Moğol birliği olduğu halde tekrar harekete geçerek Mut Ovası’na (İçel) girdiler, nihayet etrafı keşfe çıkmış olan Mehmed Bey’i yakala­yarak öldürdüler. Alâeddîn Siyavuş ise Anadolu’nun batı uç bölgelerine giderek Türkmenleri etrafına toplamış ve mücadeleye devam etmişse de başarılı olama­mış, Sultan Gıyâseddîn Keyhusrev ve Sâhib Ata idaresindeki Selçuklu ordusuna esir düşerek öldürülmüştür (muh. 1278).</p>
<p>Muineddîn Pervâne’nin öldürülmesinden sonra İlhanlı sultanı Abaka kardeşi Kongurtay ile Vezir Şemseddîn Muhammed Cuveynî’yi Anadolu’ya gönderdi. Kongurtay Anadolu’da bozulan düzeni sağlarken, Cuveynî de mali meseleleri halledecekti. Öte taraftan Kırım’da bulunan II. İzzeddîn Keyka­vus tahta yeniden geçmek ümidini kaybetmemiş, oğullarını da bu yönde bilinçlendirmiş ve Mes’ûd&#8217;u da veliaht tayin etmişti. Nitekim o öldükten sonra oğlu Mes’ûd maiyetiyle birlikte Anadolu’ya geldi (1280). Bu sırada Çobanoğulları’ndan Muzaffereddîn Yavlak Arslan onu beraberine alarak Abaka&#8217;nın huzuruna götürdü. Abaka Han, Mes&#8217;ûd’a Doğu Anadolu’dan bazı vilâyetler tahsis etmiş, fakat yanından ayırmamıştır. Bir süre sonra Abaka Öldü (1282) ve yerine samimi bir Müslüman olan Ahmed Teküdar İlhanlı Devleti&#8217;nin başına geçti. Sultan Ahmed Teküdar da Selçuklu ülkesini Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev ve Mes’ûd arasında ikiye böldü.</p>
<p>Anadolu’da ise Karamanlılar ve öteki Türkmenler taht kavgalarından yararlanarak Moğollar ile mücadeleye devam etmişlerdi. Nitekim Karaman ve Eşrefoğulları Konya ve Akşehir bölgelerinde yağma hareketlerinde bulunmuşlardı. Kongurtay da bu bölgedeki Karamanlılara karşı harekete geçti, on­ların ülkesi Ermenek ve Mut’a kadar ilerleyerek tahrip ve istila etti. Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev ise devletin ikiye bölünmesini kabul etmedi ve beraberinde Kongurtay, Sâhib Ata Fahreddîn Ali olduğu halde Ahmed Teküdar’ın huzuruna gitmek üzere yola çıktı.</p>
<p>Bu sırada İlhanlı Devleti’nde sultanlık mü­cadelesi başlamış, Kongurtay öldürülmüş, Gıyâseddîn Keyhusrev bir süre, Erzurum&#8217;da bekledikten sonra İlhanlı hükümdarının huzuruna çıkmıştı. Fakat İlhanlı Devleti’nde süren taht mücadelesini Argun Han’ın kazanma­sı Mes’ûd’un işine yaradı. Argun onu Selçuklu sultanı tayin etti. Gıyâseddîn Keyhusrev’i de tahttan indirip Anadolu’ya gönderdi, fakat daha sonra adam­ları vasıtasıyla yayının kirişi ile boğdurdu (1 Mart 1284).</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/">Türkiye Selçukluları – Siyavuş (Cimri) Olayı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-siyavus-cimri-olayi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları &#8211; III. Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;in Saltanatı Dönemi-</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 18:59:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Abaka Han]]></category>
		<category><![CDATA[Acay]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Baybars]]></category>
		<category><![CDATA[Beylerbeyi Hatiroğlu Şerefeddîn]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[III. Gıyâseddîn Keyhusrev'in Saltanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Memlük]]></category>
		<category><![CDATA[Mengti Temür]]></category>
		<category><![CDATA[Moğol]]></category>
		<category><![CDATA[Muineddîn Pervane]]></category>
		<category><![CDATA[Noyan]]></category>
		<category><![CDATA[Pervane]]></category>
		<category><![CDATA[Tebriz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9293</guid>

					<description><![CDATA[<p>III. Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;in Saltanatı IV. Rükneddîn Kılıç Arslan’ın öldürülmesinden sonra yerine küçük yaş­taki oğlu Gıyâseddîn Keyhusrev tahta çıkarıldı. Muineddîn Pervâne yine dev­let içindeki üstün mevkiini muhafaza ediyor çevresindeki bütün görevliler ya kendi akrabaları veya adamlarından oluşuyordu. Bu durumda kendisine rakip olarak her iki gruba dâhil bulunmayan Sâhib Ata Fahreddîn Ali’yi gö­rüyordu. Bu bakımdan Muineddîn Pervâne, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – III. Gıyâseddîn Keyhusrev’in Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="385" height="321" /></a></p>
<p><strong>III. Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;in Saltanatı</strong></p>
<p>IV. Rükneddîn Kılıç Arslan’ın öldürülmesinden sonra yerine küçük yaş­taki oğlu Gıyâseddîn Keyhusrev tahta çıkarıldı. Muineddîn Pervâne yine dev­let içindeki üstün mevkiini muhafaza ediyor çevresindeki bütün görevliler ya kendi akrabaları veya adamlarından oluşuyordu. Bu durumda kendisine rakip olarak her iki gruba dâhil bulunmayan Sâhib Ata Fahreddîn Ali’yi gö­rüyordu. Bu bakımdan Muineddîn Pervâne, Sâhib Ata’yı ortadan kaldırmak için fırsat arıyordu. Nitekim Sâhib Ata’nın Kırım’da bulunan sabık Sultan, II. İzzeddîn Keykavus&#8217;a yardımda bulunmasını, bu yardımdan kendi haberi ol­masına rağmen, tasfiye için bir fırsat saydı (1271-72). Neticede vezir tutukla­narak görevinden uzaklaştırıldı. Ancak Sahib Ata’nın küçük oğlunun çabasıy­la İlhanlı sultanı Abaka onu huzuruna çağırarak muhakeme etti. Sâhib Ata bu yargılama sonunda hayatını kurtararak geri dönmüş, daha sonra 1275 yazın­da çok değerli hediye ve paralarla eski makamını elde edebilmişti.</p>
<p>Öte taraftan Muineddîn Pervane Anadolu’da baskısı altında bulunduğu Abaka’nın kardeşi Acay’dan şikâyetçi idi. Muhtemelen bu durumu öğrenen Acay ona karşı daha sert davranıyordu. Muineddîn Pervâne ise hayatını tehli­kede görerek Memlûk sultanı Baybars’a gizlice adamlar gönderiyor ve onun­la Moğolları Anadolu&#8217;dan uzaklaştırmak konusunda anlaşmaya çalışıyordu (672/1272-1273). Baybars onun bu teklifini kabul etmişse de Anadolu’ya gelecek yıl gelebileceğini bildirmişti. Nitekim Baybars sözünde durarak 673 Şaban/Şubat 1275 tarihinde harekete geçtiyse de, Pervâne ona haber gönde­rerek bu seferin bir sonraki yıla ertelenmesini istemişti. Bu nedenle Baybars da Kilikya Ermenileri üzerine yürüdü.</p>
<p>Diğer taraftan Abaka ise kardeşi Acay’ı 1275 yılında Anadolu’dan geri çekmiş ve onun yerine Moğol kumandanlarından Toku Noyan’ı tayin etmiş­ti. Selçuklu beyleri ve devlet adamları bu yeni Moğol kumandanının izni ol­madan herhangi bir hususta karar veremeyeceklerdi. Böylece Pervâne, Moğollar nezdindeki itibar ve itimadını kaybetmiş oluyordu. Ancak Abaka 1275 yılı Mayıs-Haziran aylarında Acay’ı tekrar Anadolu’ya göndermişti. Fakat İlhanlı sultanı tarafından huzura çağrılan Pervâne ve Toku Noyan’ın birlikte şikâyetleri onun Abaka tarafından geri alınmasına sebep oldu. Yine bu yıl içinde Moğol ve Selçuklulardan oluşan otuz bin kişilik bir ordu Bire kuşat­ması sırasında başarısız kalmıştı (Aralık 1275). Bu sırada Pervâne, Baybars ile tekrar temas kurmuş ve Moğolları Anadolu’dan atmak için Memlûklu ordu­sunu harekete geçirmesini istemişti. Muhtemelen bu haber Baybars’a 1276 baharında ulaşmış, o da bir sefer için mevsimin uygun olmaması sebebiyle Anadolu’ya sonbaharda gelebileceğini bildirerek özür dilemişti. Daha sonra Abaka Han haber göndererek IV. Kılıç Arslan’ın kızı Selçuk Hâtun’u oğlu Argun ile evlendirmek üzere huzuruna getirilmesini istedi. Pervâne, Fahıeddîn Ali ve Selçuk Hâtûn ile beraber yola çıkmış (27 Mayıs 1276) ve Tebriz’e giderek Abaka’nın huzuruna ulaşmıştı.</p>
<p>Selçuk Hâtun’un düğünü için Muineddîn Pervâne, Abaka Han’a giderken Selçuklu Devleti’nde başka olaylar gelişiyor; Beylerbeyi Hatiroğlu Şerefeddîn Moğollara karşı Anadolu’da isyan bayrağını açıyordu. Hatîroğlu öteki Selçuklu beylerini ve III. Gıyâseddîn Keyhusrev’i de bir hareket için kandırmış, ayrıca Memlûk sultanı Baybars’a da Anadolu’ya gelmesi için elçiler göndermişti. Ayrıca altı bin kişilik bir Memlûk birliğinin Emîr Bektut kumandasında keşif maksadıyla Elbistan&#8217;a gelmesi isyancıları ümitlendirmişti. Ancak Baybars ise böyle bir hareket için acele edilmemesini, askerleri Mısır’da bulunduğu bir şifâda Anadolu&#8217;ya gelmesinin mümkün olmadığını bildiriyordu. Hakikaten zaman geçmiş ve bu sırada Muineddîn Pervâne, Abaka’nın kardeşi Mengti Temür (Kongurtay), Vezir Fahreddîn Ali, Toku ve Todavuiı Noyanlar kuman­dasında otuz bin Moğol askeri ile geri dönmüşlerdi. Neticede Moğollar Sul­tan Baybars&#8217;ın bizzat harekete geçmediğini öğrenerek bu isyanı bastırdılar ve Hatiroğlu Şerefeddîn&#8217;i yakalayarak yargıladılar.</p>
<p>Bu yargılama sırasında Hatîroğlu, Muineddîn Pervâne’yi de Baybars’la mektuplaşmakla itham etti ise de canını kurtaramadı. O ve beraberindeki Selçuklu beylerinin büyük bir kısmı idam edildi (Ekim 1276). Böylece Hatîroğlu isyanı bastırılmış, ancak Moğollar Anadolu’yu daha sıkı bir kontrol altına almışlardı.</p>
<p>Nihayet Sultan Baybars Anadolu’yu Moğol istilasından kurtarmak için 7 Nisan 1277’de Halep’ten yola çıktı. Onun bu sefere çıkmasında Pervâne ile beraber Selçuklu devlet adamlarının teşviklerinin de rol oynadığı rivayet edilmiştir. Baybars ve Memlûklu ordusu Nisan ayı içinde Elbistan Ovası&#8217;na ulaş­tı. Burada Moğollar ile Memlûk ordusunun ilk karşılaşması öncü kuvvetleri arasında oldu ve bu ilk savaşta üç bin kişilik Moğol öncüleri bozguna uğradı.</p>
<p>Moğol ordusuna Tudavun ve Toku Noyanlar kumanda ediyordu. Muineddîn Pervâne de onlarla beraberdi ve ordunun sayısı Gürcü ve Selçuklu yardımcı kuvvetleri ile on beş-on altı bin kişiye ulaşıyordu. Memlûk ordusunun sayısı ise muhtemelen otuz bin civarında idi. Esas savaş 15 Nisan günü oldu ve Moğolların kesin şekilde mağlubiyetiyle sonuçlandı. Moğollar ile beraber bulu­nan Selçuklu askerleri, ihanetlerinden korkulduğu için ayrı bir grup hâlinde tutulmuşlar, onlar da pek savaşa girmemiş, ileri gelen Selçuklu beylerinden bir kısmı Memlûk ordusuna esir düşmüş veya gönüllü olarak esir olmuşlardı.</p>
<p>Muineddîn Pervâne ise savaşın neticesini gördükten sonra önce Kayseri’ye kaçmış, orada bulunan Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev’i, kendi karısı ve devlet adamlarını beraberine alarak Tokat’a gitmişti. Sultan Baybars Elbistan Ovası’nda kazandığı zaferden sonra Kayseri’ye doğru ilerledi ve 20 Nisan’da büyük bir sevinç ve merasimle karşılandığı bu şehre girdi. Baybars buradan Pervâne&#8217;ye haber göndererek huzuruna gelmesini bildirdiyse de, Pervâne onbeş gün daha süre istiyor ve bu arada Abaka ile temasa geçmeye çalışıyordu. Baybars onun ikiyüzlü siyasetini anlamış, ordusunda yiyecek ve yem sıkıntısı başlaması üzerine Kayseri’de altı gün kaldıktan sonra geri dönmüştü.</p>
<p>Muineddîn Pervâne bütün bu olup bitenlerden sonra durumu Abaka’ya bildiriyor, daha önceden olayları öğrenmiş olan Abaka da otuz bin atlı ile Anadolu&#8217;ya hareket ediyordu (Haziran 1277). Abaka Han önce savaşın ol­duğu Elbistan Ovası’na ilerledi. Muineddîn Pervâne, Sultan III. Gıyâseddîn Keyhusrev ve Sâhib Fahreddîn Ali de ona iltihak ettiler. Abaka Elbistan Ovası’ndaki Moğol Ölülerini gördüğü zaman çok üzülmüş, bu olayda suçlu olarak Pervâne&#8217;yi görmüştü. İlhanlı sultanı önce bu bölgedeki Türkmenlerden eline geçirdiklerini ortadan kaldırmış, daha sonra da Anadolu’daki şehirlerin yağmalanmasını ve halkının öldürülmesini emretmişti.</p>
<p>Bu sırada Abaka’nın veziri Şemseddîn Cüveynî ön plana çıkmış, Sivas’ın yarısı ile birkaç şehri sa­tın alarak tahrîb olmaktan ve buraların ahalisini ölümden kurtarmıştı. Buna rağmen birçok ilim ve devlet adamı Moğolların elinden kurtulamayarak öldü. Abaka, Anadolu’da özellikle Türkmenlerin başlattığı isyan hareketleri üzeri­ne, kardeşi Şehzâde Kongurtay’ı Sâhib Ata ile birlikte Karamanlıların cezalan­dırılması için görevlendirdi. Daha sonra o beraberinde Pervâne olduğu halde yoluna devam etti ve yolu üzerinde bulunan ve Pervâne&#8217;nin iktâı olan müstah­kem Şebinkarahisar&#8217;ın teslimini istedi. Ancak kale kumandanı Seyfeddîn’in burayı Pervâne’ye teslim etmemesi Abaka’nın daha da kızmasına sebep oldu.</p>
<p>Neticede Abaka Moğolların yazlık karargâhı olan Van Gölü’nün kuzeyindeki Aladağ’a gelerek burada Pervâne hakkında kumandanları ile görüşmeler yaptı. Bu sırada özellikle Baybars ile gizlice işbirliği yapması ve öldürülen Moğol kumandanlarının ailelerinin ısrarları Pervâne’nin aleyhine oldü. O maiyetiyle öldürüldü (2 Ağustos 1277). Böylece Anadolu tarihinde önemli bir rol oyna­yan bu devlet adamının sağladığı geçici bir sükûn devri sona ermiş oldu.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – III. Gıyâseddîn Keyhusrev’in Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iii-giyaseddin-keyhusrevin-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları – IV. Kılıç Arslan’ın Saltanatı Dönemi</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iv-kilic-arslanin-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iv-kilic-arslanin-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2015 18:52:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Kaynak: Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Muineddîn Pervane]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Trabzon Komnenoslar]]></category>
		<category><![CDATA[V. Kılıç Ars­lan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9291</guid>

					<description><![CDATA[<p> IV. Kılıç Arslan’ın Saltanatı Yukarıda belirttiğimiz saltanat mücadelelerinden faydalanan Trabzon’­daki Komnenoslar,1259/da Sinop’u işgal ettiler. Bu bakımdan Selçuklu Devleti’nin Karadeniz ticareti için önemli bir liman olan Sinop’un kurta­rılması gerekiyordu. Bu maksatla da İlhanlı sultam Abaka&#8217;dan izin alınarak (1265) Sinop üzerine bir sefer tertiplendi ve şehir uzun bir kuşatmadan sonra ele geçirilerek tekrar Türk hâkimiyeti altına girdi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iv-kilic-arslanin-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – IV. Kılıç Arslan’ın Saltanatı Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img decoding="async" class="  wp-image-9172 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye-Selcuklu-Devleti" width="388" height="323" /></a> <strong>IV. Kılıç Arslan’ın Saltanatı</strong></p>
<p>Yukarıda belirttiğimiz saltanat mücadelelerinden faydalanan Trabzon’­daki Komnenoslar,1259/da Sinop’u işgal ettiler. Bu bakımdan Selçuklu Devleti’nin Karadeniz ticareti için önemli bir liman olan Sinop’un kurta­rılması gerekiyordu. Bu maksatla da İlhanlı sultam Abaka&#8217;dan izin alınarak (1265) Sinop üzerine bir sefer tertiplendi ve şehir uzun bir kuşatmadan sonra ele geçirilerek tekrar Türk hâkimiyeti altına girdi (1266). Bu sırada Muineddîn Pervâne Sinop’un kendisine temlikini istedi. Sultan IV. Kılıç Ars­lan, Pervâne’nin devlet içindeki kudretli durumu karşısında hayır demesinin mümkün olmadığını anlamış ve şehri ona vermek zorunda kalmıştı. Böylece orada Pervâneoğulları Beyliği kurulmuş oldu. Ancak bu olay sıra­sında sultan ile Muineddîn Pervane arasında dedikodular yapılmış ve ikisinin arası açılmıştı. Muineddîn Pervane Moğallara dayanarak devletin idare­sini tamamen ele geçirmişti. Bu sebeple o sultanı ortadan kaldırmaya karar verdi ve Abaka’dan yarlığ alarak Moğol beylerinin yardımıyla önce IV. Kılıç Arslan’ın içkisine zehir konuldu, daha sonra da yayının kirişi ile boğularak öldürüldü (1266).</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iv-kilic-arslanin-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları – IV. Kılıç Arslan’ın Saltanatı Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-iv-kilic-arslanin-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
