<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Modern Aile | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/modern-aile/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Mar 2018 21:25:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Modern Aile | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Aile“ Derken Neyi Kastediyorsunuz</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/aile-derken-neyi-kastediyorsunuz/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/aile-derken-neyi-kastediyorsunuz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2018 21:25:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji/Aile/Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[“Aile“ Derken Neyi Kastediyorsunuz]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aile ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Göka]]></category>
		<category><![CDATA[Geleneksel Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Modern Aile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=20547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küreselleşen, giderek daha çok “teknomedyatik” hale gelen dünya, artık bildiğimiz eski dünya olmayacak. Birçok kişi, yeni durumu ve ortaya çıkacak sorunları görüyor, çözümler üretmeye çalışıyor. Geleneğin, ailenin, milli devletin, sosyal politikaların geriletildiği ama servet ve gelir dağılımdaki adaletsizliğin arttığı böyle bir dünyada çareyi “üçüncü yol”da, “sosyal sorumlu küreselleşme”de arayanlar var. Sanıyorum çareleri konuşmadan önce, hangi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/aile-derken-neyi-kastediyorsunuz/">“Aile“ Derken Neyi Kastediyorsunuz</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/03/erol_goka.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-20548 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/03/erol_goka-300x160.jpg" alt="" width="300" height="160" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/03/erol_goka-300x160.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/03/erol_goka-600x320.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2018/03/erol_goka.jpg 750w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Küreselleşen, giderek daha çok “teknomedyatik” hale gelen dünya, artık bildiğimiz eski dünya olmayacak. Birçok kişi, yeni durumu ve ortaya çıkacak sorunları görüyor, çözümler üretmeye çalışıyor. Geleneğin, ailenin, milli devletin, sosyal politikaların geriletildiği ama servet ve gelir dağılımdaki adaletsizliğin arttığı böyle bir dünyada çareyi “üçüncü yol”da, “sosyal sorumlu küreselleşme”de arayanlar var. Sanıyorum çareleri konuşmadan önce, hangi değerlere sahip çıkmamız, neyi, neden, nasıl savunmamız gerektiğini konuşmalıyız. Konuşmaya başlamak için “aile” iyi bir bahis…</p>
<p>Geleneksel toplumdaki aile ile şimdiki aile birbirinden çok farklı… Bugün belki hala evlilik yaygınlığını koruyor ama bu artan boşanmalarla birlikte oluyor. Uzun süreden beri nerdeyse tüm dünyada evlilik, çift olmanın tanımlayıcı bir öğesi değil. Dahası Batı’dan başlayan bir durum giderek bazı ülkelerde “de facto” olmaktan “de juri” hale geliyor, aynı cinslerin birbirleriyle evlilikleri yasallaşıyor. (Sanıyorum ülkemizde HDP, aynı cins evliliklerin yasallaşmasını programına aldı.) Medeni hukuktaki tanımlar ve ilkeler, yeni baştan ele alınıyor. İngiltere ve ABD gibi ülkelere epeydir &#8220;çok boşanma, çok evlilik&#8221; toplumları deniyor.</p>
<p>Bazı ülkelerde tüm doğumların üçte birinden fazlası, evlilik dışında gerçekleşiyor. Tek başına yaşayan insanların oranı hızla artıyor. Anne-baba-çocuk ilişkileri, hatta kavramları değişiyor. Biyoteknoloji ve genetik alanındaki yenilikler, sağladıkları faydaların yanı sıra ummadık sorunlara neden oluyorlar. Alttan alta çok ciddi bir “sperm bankası çocukları” tartışması, geleneksel aile anlayışını dinamitliyor.</p>
<p>Açıkça söylenmiyor ama teknomedyatik dünya aileye karşıt, onun aleyhine bir işleyiş gösteriyor. Biz aile ve akrabalık bağları çok güçlü bir toplum olduğumuz ve kültürümüz hala bu özelliklerini koruduğu için henüz pek hissetmiyoruz ama “aile” kavramı tüm dünyada itibar kaybediyor.</p>
<p>Bazı muhafazakâr düşünürlerin çabaları haricinde aile, düşünce dünyasında sahipsiz… Epeydir siyasal-ideolojilerin devrinin kapandığı, büyük-anlatıların sona erdiği, bilgide post-modern bir dönemin yaşandığı söyleniyor. Sadece devletin büyük iktidarının değil, başta aile olmak üzere gündelik yaşamdaki mikro-iktidar odaklarının da hedeflenmesi gerektiği dillendiriliyor. Kendilerine “ideoloji eleştirmeni”, “ironisist”, “radikal demokrat” gibi adlar verenlerin ortak noktası, aile karşıtlığı. Aile, akademide kendine en çok psikoloji ve psikiyatrinin içinde bir yaşam alanı bulabiliyor. Ama orada da kavramların içeriği hızla dönüşüm geçiriyor.</p>
<p>Velhasıl, modern zamanlarda insanın benliği, toplumsal yaşantısı büyük bir değişim geçirirken aile bağları çözülüyor, mahremiyet, aşk ve erotizm biçim değiştiriyor. “Değişiklik” derken, sadece modern zamanlarda kadın ve çocuk haklarından söz edilmesini ve geleneksel ailenin görünümünde ortaya çıkan değişiklikleri kastetmiyoruz. Dünyanın her yerinde akrabalık ilişkilerinin zayıfladığı, sosyolojik araştırmalarla ortaya konuluyor. Günümüz için, “böylesi bir akrabadan yalıtılmışlığın insan tarihinde başka bir örneği görülmemiştir” deniyor.</p>
<p>Ebeveynin, özellikle babanın, baba olmanın önemi giderek azalıyor. Geleneksel dünyadaki ebeveynin, aile büyüklerinin otoritesi çocuk bakıcıları, sürekli sayıları artan öğretmenler, anne ve babanın son olarak birlikte olduğu insanlar arasında dağılmış durumda. Çocuklar artık neredeyse tamamen ailenin dışında büyütülüyor.</p>
<p>Çocuklar ve gençler, eskisinden çok farklı, çok daha dengesiz ve özdeşim yapabilecekleri çok sayıda kişiliğin, figürün sunulduğu, sağlam bir güven kaynağından yoksun bir çevrede büyüyorlar. Ailede, okulda merkezi bir özdeşleşme imkânı olmayınca gençlerin yaşamında akran grupları çok daha önem kazanıyor. Akran grupları yeni norm ve değerler yaratan bir klan görünümünde. Muhtemelen yaşamlarındaki müthiş bölünme nedeniyle çocuklar, hem bir futbol takımının ve bir şarkıcının fanatiği, hem bir giyim markası tutkunu oluyorlar.</p>
<p>Ev halimizi şöyle resmediyor sosyologlar: Evde aile ortamında birlikte olunan zamanlar televizyonun karşısında geçiriliyor, birlikte oturup yemek bile yiyemiyoruz. Herkes kendi odasında, kendi bilgisayarının başında, ortak telefonumuz bile yok. Yaşlı ve hastalara artık evlerde bakım verilmiyor, bunun için özelleşmiş kurumlar var. Reklamlarda sürekli olarak geleneksel aile anlayışımız üzerine bombardıman etkisi yapan yeni anlayışa yer veriliyor.</p>
<p>Aile ilişkilerinin yerine bireycilik ve kendini beğenmişlik pompalanıyor. Ev-içlerinde arada bir birbiriyle karşılaşan otel müşterileri gibiyiz. Derde deva olabilecek önerilerde bulunabilmek için başımıza gelenleri ve nedenlerini iyi bilmeliyiz. Aksi halde hayatın hortumu hepimizi içine alıp bilmediğimiz uzak diyarlara götürüverir.</p>
<p>Prof.Dr.Erol Göka</p>
<p>medyaanalitik.com</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/aile-derken-neyi-kastediyorsunuz/">“Aile“ Derken Neyi Kastediyorsunuz</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/aile-derken-neyi-kastediyorsunuz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Modern Aile</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/modern-aile/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/modern-aile/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2017 14:51:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji/Aile/Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Bireyselleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Sayar]]></category>
		<category><![CDATA[Modern Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Modern Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Modernizm]]></category>
		<category><![CDATA[Modernizm ve Aile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=18084</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adam yorgun argın eve geliyor. Anahtarları çevirerek eve giriyor, selam veriyor. Cılız bir ses mukabele ediyor. O sırada televizyondaki dizi filmine gömülmüş olan kadın, ekrandan gözlerini ayırmaksızın lütuf kabilinden birkaç söz ediyor. Bu birkaç söz bu karı kocanın o günkü alışverişidir. Göz teması yok, paylaşım yok, yüz yüze gelme yok. Çocuklar kendi odalarında bilgisayar başındadır [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/modern-aile/">Modern Aile</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/modern-aile/images-5-14/" rel="attachment wp-att-18085"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-18085" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/10/images-5.jpg" alt="" width="512" height="287" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/10/images-5.jpg 512w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/10/images-5-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 512px) 100vw, 512px" /></a>Adam yorgun argın eve geliyor. Anahtarları çevirerek eve giriyor, selam veriyor. Cılız bir ses mukabele ediyor. O sırada televizyondaki dizi filmine gömülmüş olan kadın, ekrandan gözlerini ayırmaksızın lütuf kabilinden birkaç söz ediyor. Bu birkaç söz bu karı kocanın o günkü alışverişidir. Göz teması yok, paylaşım yok, yüz yüze gelme yok. Çocuklar kendi odalarında bilgisayar başındadır ve  bir oyunun heyecanına kendilerini çoktan kaptırmışlardır. Aile içinde toplam konuşma süresi en fazla on dakika. Herkes yalıtılmış hayatlarında birbirine teğet geçiyor. Az sonra herkes uyuyacak ve günler bu şekilde tekrar edecektir. Modern aile.</p>
<p>Akışkan modern zamanın eritme tenceresine atılacak ilk katılar ve kutsallıktan çıkarılacak ilk şeyler, geleneksel sadakatlerimiz oluyor, elimizi ve ayağımızı bağlayan görenek ve zorunluluklar. Sosyolog Ulrich Beck, günümüz modern toplumunda “ölü ve hala yaşıyor” diye tanımladığı zombi kurumlara aile ve komşuluğu örnek verir. Hayat ‘elimizden kaçıp giden dünya’da çok hızlı değişiyor ve bu değişimden aile de payına düşeni alıyor. Hızlı kapitalizm, küreselleşme, dijital devrim, bireycilik, zayıflayan sosyal bağlar ve medya/kültür endüstrisi akışkan modernliğin veçheleri olarak hayatlarımıza nüfuz ediyor ve insana dair kavrayışlarımızı dönüştürüyor. Sözgelimi, çok da eski olmayan bir tarihe dek evlilik  uzun süreli kutsal bir birliktelik  olarak görülüyordu. Bugün ise birçok insan için bir çeşit dönemsel anlaşmaya, vazgeçilebilir bir şeye dönüştü. Aşka ruhsal esenliğin yegane biçimi olarak bakılıyor, aşktan o kadar çok şey bekleniyor ki bir tür seküler kurtuluş addediliyor. Modern Batı toplumlarında hayatın neşeli anlarının sorumluluğu artık evlilik bağının omuzlarında. ‘Evliliğinde mutlu musun?’ sorusu, mutluluğun karşı konulamaz bir mecburiyet olarak telakki edildiği  günümüz toplumunda giderek kolay bir vazgeçişe kapı aralıyor. Tahammül kayıplara karışıyor. Metafizik bir gücün bizi izlediğini düşünmüyorsak eğer,  hayatın haz ve zevklerine balıklama dalmamıza kim mani olabilir?</p>
<p>Modern toplumda iş ve aile temel tatmin kaynakları olarak öne çıktığında, birindeki mutsuzluk kolaylıkla diğerine de tercüme edilebilir hale geldi. Boşanma ve bekar yaşama oranları arttıkça ‘başarılı bir evlilik’ insanlar için gurur kaynağı olmaya başladı. Günümüzde evlilik, ilahi bir buyruk doğrultusunda hayatı tanzim etmeyi değil, modern toplumları kemiren güvensizlik ve yalnızlığı iyileştirmeyi vaat etmektedir. Kapitalizm, duygusal bağları da elden geçirmiş durumdadır. Duygusal kapitalizm, modern toplumda duygusal bağları akılcılaştırıp metalaştırmıştır. İlişkiler maliyet-fayda analizi üzerinden değerlendiriliyor artık. Sen bana ne veriyorsun ve verdiğin şey, sana katlanmam için değer mi? Değişen cinsiyet rolleriyle birlikte kafa karışıklığı da artıyor. İlişkilere bir  de çelişkiler zinciri ekleniyor. Kadınlar iş ve ev yaşamı arasında mütemadiyen yer değiştiriyor. İş yaşamının katı çalışma  koşulları kadınların işini zorlaştırıyor. Erkekler cephesinde de çok şey değişti: Duygusallıktan uzak, sert erkek imajı  artık makbul değil.</p>
<p>Ev içinde çocuğun eğitimi babanın otoritesinden alınarak annenin sevgisine devredildi. Çocukluğun ayrı bir dönem olarak tanımlanmasıyla birlikte kırılgan bir çocuk imgesi öne çıktı : Çocuğun uzun vadeli duygusal ihtiyaçları olan, incinebilir, ihtimama gereksinen bir varlık olduğu kabul edildi. Bir kaşını kaldırarak çocuğunu terbiye edebilen babanın yerini, onu sevgisiyle sarıp sarmalayan, her türlü beladan koruyan aşırı dikkatli anne aldı. Orta sınıf ailelerde, çocuklara istedikleri her şeyi elde etmeye hakları olan  prens veya prenses gibi davranılması yaygın bir tutum. Toplum gibi aile de küçüldü ve atomlaştı, en küçük parçalarına ayrıldı. Evlerimizde aile büyüklerinin yerini alan yatılı bakıcılarla yaşıyoruz, çocuklarımızla o kadar yoğun zaman geçiriyorlar ki en kuvvetli bağlanma deneyimlerini onlarla kuruyorlar. Bir tür ‘taşeron ebeveynlik’. Küçülen aile, dede ve ninelerin eşsiz hikayelerinden çocuklarımızı mahrum bırakıyor. Nesiller arasındaki devamlılık fikri aşındığı gibi, ahlaki ve dini değerlerin aktarılmasında da boşluklar oluşuyor.</p>
<p>Bize yutturulduğunun aksine, bireyselleşme özgürleşme değildir, daha çok tüketim bilinci ile kendilik bilincinin bir karışımıdır. Bireyselleşme ile standartlaşma eş zamanlı olarak gerçekleşir. İnsan evladı  tüketim alışkanlıkları birbirine türdeş, reklamcılığın manipülasyonuna açık, kolay güdülebilir bir sürüye dönüştürülüyor ve daha çok mal edinebilme becerisi özgürleşme olarak takdim ediliyor. Sevdiği insanlardan bağlarını koparma ve aile bireylerine karşı mesuliyetsizlik, özgürlük olarak telakki edilemez. Bir yanılsamanın kurbanları haline getiriliyoruz.</p>
<p>Christopher Lasch’ın <em>Family Besieged (Kuşatılmış Aile)</em> adlı kitabında tartıştığı gibi, aile yapısı  modern kapitalist toplumun dinamiklerinden çok etkilendi: Gerek ebeveyn- çocuk ilişkileri gerekse de eşler arasındaki ilişkiler bu etkiden nasibini aldı. Endüstri devrimiyle birlikte evindeki üreticiden dev çarkta bir dişliye dönüşen baba, yeteneklerini çocuğuna aktarmaktan geri kaldı.</p>
<p>Üstelik babanın yokluğu, annenin gücünü de artırmadı! Aksine, annenin kendi atalarından tevarüs ettiği  geleneksel bilgi  tahfif edilerek, otoritesi ona çocuğunu nasıl yetiştirmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar tarafından paylaşıldı.  Aile büyükleri ve  ebeveynlerin eksikliği, “kültürel kodların” aktarımını ve çocuğa “rol modeli” olma pratiğini sekteye uğrattı. Artık ebeveynlerin birçok sorumluluğu kurumlar ya da üçüncü  şahıslar tarafından yerine getiriliyor. Çocuk bakımından eğitime dek bir çok husus, üçüncü şahısların ve kurumların kontrolüne bırakılıyor. Rol modeli olarak alınacak ebeveynler ortalıkta yok, ya işteler ya da sanal alemde! Çocuğunuza dört  saatte bisiklet binmeyi öğreten kurslar bile var.  Oysa ne muhteşem bir deneyimdir bir babanın çocuğuna bisiklete binmeyi öğretmesi, çocuğun hayal ve hatıra dünyasına bir oya gibi işlenir.  Anne ve baba, ruhlarının mührünü çocuklarına vuramıyor, onların seciyesini kadim bilgelikle nakış nakış işleyemiyor. Ocakta muhabbet tütmüyor. Modern aile fertlerinin yüzünde dolaşan dalgın sükunet, büyüyen boşluk ve vurdumduymazlığı gizliyor.</p>
<p>Bu hamur daha çok su kaldırır, devam edeceğiz.</p>
<p>Prof.Dr.Kemal Sayar</p>
<p>http://www.gercekhayat.com.tr/yazarlar/modern-aile/</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/modern-aile/">Modern Aile</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/modern-aile/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
