<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Meleklerin Vasıfları | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/meleklerin-vasiflari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Nov 2017 12:01:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Meleklerin Vasıfları | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meleklerin Vasıfları</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/meleklerin-vasiflari/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/meleklerin-vasiflari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Apr 2017 17:40:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cin/Şeytan/Melek]]></category>
		<category><![CDATA[Fahruddin Er-Râzi]]></category>
		<category><![CDATA[Melek]]></category>
		<category><![CDATA[Meleklerin Vasıfları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=15016</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meleklerin vasıflarına gelince, bunlar birkaç yöndendir: 1) Melekler, Allah&#8217;ın elçileridirler. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur: &#8220;Melekleri elçiler yapan (Allah&#8217;a hamdolsun)&#8221;(Fatır, 1) &#8220;Allah, melekler içinden elçiler seçer&#8221;(Hacc, 75) ayetinin meleklerden sadece bir kısmının elçi olduğuna delalet ettiği söylenirse bunun cevabı şudur: Âyetteki harf-i cerri teb&#8217;îz (kısmîliği ifade etmek) için olmayıp beyan (açıklama) içindir. 2) Onlar, Allah&#8217;a [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/meleklerin-vasiflari/">Meleklerin Vasıfları</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/meleklerin-vasiflari/652_320_67c169cb-risale-i-nurda-meleklerin-varliginin-delilleri-2/" rel="attachment wp-att-15089"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-15089" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/04/652_320_67c169cb-risale-i-nurda-meleklerin-varliginin-delilleri.jpg" alt="" width="524" height="241" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/04/652_320_67c169cb-risale-i-nurda-meleklerin-varliginin-delilleri.jpg 652w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/04/652_320_67c169cb-risale-i-nurda-meleklerin-varliginin-delilleri-600x276.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/04/652_320_67c169cb-risale-i-nurda-meleklerin-varliginin-delilleri-300x138.jpg 300w" sizes="(max-width: 524px) 100vw, 524px" /></a></p>
<p><strong>Meleklerin vasıflarına gelince, bunlar birkaç yöndendir:</strong></p>
<p><strong>1)</strong> Melekler, Allah&#8217;ın elçileridirler. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur: &#8220;Melekleri elçiler yapan (Allah&#8217;a hamdolsun)&#8221;(Fatır, 1) &#8220;Allah, melekler içinden elçiler seçer&#8221;(Hacc, 75) ayetinin meleklerden sadece bir kısmının elçi olduğuna delalet ettiği söylenirse bunun cevabı şudur: Âyetteki harf-i cerri teb&#8217;îz (kısmîliği ifade etmek) için olmayıp beyan (açıklama) içindir.</p>
<p><strong>2)</strong> Onlar, Allah&#8217;a yakındırlar. Bu yakınlığın mekan ve cihet itibarı ile olması imkansız olduğuna göre, geriye bunun şeref itibarı ile olması ihtimali kalır. Cenab-ı Hakk&#8217;ın: &#8220;Allah&#8217;ın yanında bulunanlar, Ona ibadetten büyüklenmezier&#8221;(Enbiya, 19); &#8220;Daha doğrusu onlar, ikrama nail olmuş şerefli kullardırlar&#8221;{Enbiya, 26) ve &#8220;Onlar gece gündüz Allah&#8217;ı teşbih ederler, bunda hiç gevşeklik göstermezler&#8221;(Enbiya, 20) ayetlerinde anlatılan budur.</p>
<p><strong>3</strong>) Onların itaat ile vasfedilmeleri. Bu da birkaç bakımdandır.</p>
<p><strong><em>a)</em></strong> Cenab-ı Allah, onlardan şöyle dediklerini nakleder: &#8220;Biz, seni hamdinle teşbih ve takdis ediyoruz&#8221; (Bakara, 30).</p>
<p>Bir başka ayette ise şöyle buyurulur: &#8220;Bizler saf saf olanlarız, bizler Allah&#8217;ı teşbih edenleriz&#8217; (Saffat, 165).</p>
<p>Cenab-ı Allah, bu hususta onları yalanlamamıştır. Böylece meleklerin sürekli ibadet ettikten sabit olmuştur.</p>
<p><em><strong>b)</strong></em> Onların, Allah&#8217;ı ta&#8217;zim ederek, O&#8217;nun emrine hemen koşuvermeleridir. Bu, Cenab-ı Hakk&#8217;ın: &#8220;Bunun üzerine, bütün melekler hemen secde ettiler&#8221;(Hicr, 30) ayetinin anlattığı haldir.</p>
<p><strong><em>c)</em></strong> Onlar, Allah&#8217;ın bir vahyi ve emri olmadıkça hiçbirşey yapmazlar. Nitekim Cenab-ı Allah şöyle buyurmuştur: &#8220;Bunlar, sözleri ile asla Allah&#8217;ın önüne geçmezler. Onlar Allah&#8217;ın emri ile hareket ederler&#8221;{Enbiya, 27). 4)</p>
<p><strong>Onların kudret ile vasfedilmeleridir ki bu da birkaç yöndendir.</strong></p>
<p><strong>a</strong>) Sayıları sekiz olan Arş&#8217;ın taşıyıcıları Arşı ve Kürsi&#8217;yi taşırlar, sonra Arş&#8217;tan daha küçük olan Kürsi, yedi kat göğün tamamından daha büyüktür. Çünkü Cenab-ı Allah: &#8220;Allah&#8217;ın Kürsî&#8217;sigökleri ve yeri kuşatmıştır&#8221;(Bakara, 255) buyurmuştur. Buna göre,sen meleklerin nihayetsiz güç ve kuvvetine bak!..</p>
<p><strong>b-</strong> Arş&#8217;ın yüksekliği vehimlerin ihata edemiyeceği bir şeydir. Buna Cenab-ı Allah&#8217;ın: &#8220;Melekler ve rûh O&#8217;na mikdan ellibln sene olan bir günde akarlar&#8221;(Meâric, 4) ayeti delalet eder. Sonra melekler, son derece güçlü oldukları için, oradan bir anda inebilirler.</p>
<p><em><strong>c-</strong></em> Allah&#8217;ın; &#8220;Sûra (birinci defa) üfürülünce, Allah&#8217;ın diledikleri hariç, birden göklerde ve yerde kim varsa düşüp ölür. Sonra sûra ikinci kez üfürülür. O zaman bir de bakarsın ki, (ölüler) ayağa kalkmış, bakmıp duruyorlar &#8220;(zümer, 68) ayetinde ifade ettiği gibi, sûrun sahibi olan İsrafil (a.s.) o kadar güçlüdür ki, sûra bir üflemesiyle göklerde ve yerde olan herkes ölür. İkinci bir üfleyişiyle de, herkes yeniden dirilir. Sen onun bu gücünün azametini var düşün!</p>
<p><em><strong>d</strong></em>) Cebrail (a.s.) Lût kavminin dağlarını ve beldelerini bir defada yerinden sökebilecek bir kudrete sahiptir.</p>
<p><strong>5)</strong> <strong>Meleklerin korku ile vasfedilmeleridir. Buna birçok husus delalet eder:</strong></p>
<p><strong><em>a)</em></strong> Onlar çok ibadet etmelerine ve kesinlikle küçük günahlara da yönelmemelerine rağmen, sanki ibadetleri bir günahmış gibi, korkar ve ürperirler. Bu hususta Cenab-ı Allah; Kendilerine kahir olan Rablerinden korkarlar &#8220;(Nahl, 50). ve: &#8220;Onlar Allah&#8217;ın korkusundan titrerler&#8221;(Enbiya, 28) buyurmuştur.</p>
<p><em><strong>b)</strong></em> Bu, Allah&#8217;ın şu ayetinde anlatılan husustur: &#8220;Kalblerinden korku giderildiği zaman, &#8220;Rabbiniz ne buyurdu?&#8221; der. Onlar, &#8220;Hakkı&#8221; derler. O, çok yüce, çok büyüktür &#8220;(Sebe, 23). Bu ayetin tefsirinde rivayet edildiğine göre, Cenâb-ı Hak vahyi bildirdiği zaman, onu semavat ehli, zincirin çıplak bir kayaya çarptığında çıkardığı ses gibi işitirler ve korkuya düşerler. Vahiy sona erdiğinde, birbirlerine, &#8220;Rabbimiz ne dedi?&#8221; derler, Hak dedi, O yücedir, büyüktür&#8221; diye cevap verirler.</p>
<p><em><strong>c)</strong></em> Beyhakî, &#8220;Şuabu&#8217;l-İman&#8221; da İbn Abbas (r.a.)&#8217;ın şöyle dediğini rivayet fitti: &#8220;Resulullah (s.a.s.) bir yerde bulunuyordu; yanında da Cebrail (a.s.) vardı. Birden semanın ufku yarıldı; Cebrail (a.s.) sinmeye ve küçülmeye başlayarak, iyice yere yapıştı. Derken, Hz.Peygamber&#8217;in önünde bir melek belirerek, şöyle dedi: Ey Muhammed, Rabbin sana selâm ediyor ve seni, melîk, yani hükümdar bir peygamber olmak ile insan bir peygamber olman arasında muhayyer bırakıyor. Peygamber {s.a.s.) etiyle, Cebrail (a.s.)&#8217;in mütevazıliğine işaret ederek, &#8220;Anladım ki o, bana nasihat ediyor; bunun üzerine ben de, &#8220;kul olan bir peygamber olmayı tercih ederim&#8221; dedim. Bunun üzerine melek göğe yükseldi.. &#8220;Ey Cebrail, bu hususta sana sormak istedim, fakat senin, sana bunu sormaktan beni alıkoyan o halini gördüm.. Ey Cebrail, O kimdi? dedim.</p>
<p>Cebrail, &#8220;O İsrafil idi; Allah onu yarattığı gün o Allah&#8217;ın huzurunda idi. O, bakışlarını yerden kaldıramaz. Çünkü, onunla alemlerin Rabbı arasında yetmiş nur bulunmaktadır. O nurların her biri, kendisine yaklaşan her şeyi yakar. İsrafil (a.s.)&#8217;in önünde Levh-i Mahfuz bulunmaktadır. Cenab-ı Allah, gökteki veya yerdeki herhangi bir şey hakkında O&#8217;na izin verdiğinde, bu Levh, onun alnının hizasına kadar yükselir, o da Levh&#8217;a bakar; eğer bu benimle alakalı bir iş ise, onu bana emreder; Mikail (a.s) ile ilgili bir şey ise, O&#8217;na emreder; eğer ölüm meleğinin işi ise, ona emreder&#8221; dedi.</p>
<p>Ben de &#8220;Ey Cebrail, senin işin neyle ilgilidir?&#8221; deyince, o &#8220;Rüzgarları ve orduları idare ederim&#8221; dedi. Mikail (a.s.)&#8217;in işi nedir? dedim, &#8220;Bitkileri idare eder&#8221; dedi. Ölüm meleğinin işi nedir? dedim, &#8220;Canlan alır; öyle sanıyorum ki, İsrafil ancak kıyamet için indi; bende müşahade etmiş olduğun o hal de, kıyametin kopmasından duyduğum korkudandır.&#8221;</p>
<p>Meleklerin vasfı hususunda Allah&#8217;ın ve Resulullah&#8217;ın sözünden sonra, müminlerin emiri Ali (k.v)&#8217;nin sözünden daha yüce ve daha ulu bir söz yoktur. O, hutbelerinin birinde şöyle demektedir:&#8221; Sonra Cenab-ı Allah, yüce göklerin arasını ayırdı&#8230; Onları her çeşit meleklerle doldurdu&#8230; O meleklerden bir kısmı rükusuz secde etmektedirler; bir kısmı, doğrulmaksızın rükû etmektedirler, bir kısmı hiç yerlerinden ayrılmaksızın saf tutmaktadırlar, bir kısmı, uzanmaksızın Allah&#8217;ı teşbih etmektedirler. Onların ne gözleri uyur, ne akılları yanılır, ne bedenleri gevşer, ne de unutma gafletine düşerler!..</p>
<p>Onlardan kimi de, Allah&#8217;ın vahyinin eminleri, peygamberlerine konuşan diller, Allah&#8217;ın emri ve hükmüyle gelip giden meleklerdir. Kimi, Allah&#8217;ın kullarının muhafızları, cennet kapılarının bekçileridir. Kiminin ayakları süfli yeryüzünde, boyunları ise en yüksek semaları delmiş, uzuvları mıntıkaları aşmış, omuzlan Arş&#8217;ın direklerine münasib, Allah&#8217;ın huzurunda bakışları eğik, onlarla Arş arasına izzet perdeleri ve kudret örtüleri çekilmiş olduğu halde, onlar kanatlarıyla örtünürler, Rablerini tasvir etme vehmine düşmezler, Allah&#8217;a mahlûkatın sıfatlarını vermezler. O&#8217;nu ne mekanlarla sınırlar, ne de O&#8217;na nazirelerle işarette bulunurlar.</p>
<p>Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 2/240-242.</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/meleklerin-vasiflari/">Meleklerin Vasıfları</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/meleklerin-vasiflari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
