<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mâide Sûresi/117 ve Nüzûl-i İsa(a.s.) Üzerine | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/maide-suresi117-ve-nuzul-i-isaa-s-uzerine/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Feb 2016 20:52:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Mâide Sûresi/117 ve Nüzûl-i İsa(a.s.) Üzerine | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ebubekir Sifil Hoca&#8217;dan Abdülaziz Bayındır&#8217;a&#8230; &#8220;Mâide Sûresi/117 ve Nüzûl-i İsa(a.s.) Üzerine&#8221;</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ebubekir-sifil-hocadan-abdulaziz-bayindira-maide-suresi117-ve-nuzul-i-isaa-s-uzerine/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ebubekir-sifil-hocadan-abdulaziz-bayindira-maide-suresi117-ve-nuzul-i-isaa-s-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2016 13:16:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Abdulaziz Bayındır]]></category>
		<category><![CDATA[Ebubekir Sifil]]></category>
		<category><![CDATA[Nüzul-u İsa/Mehdi/Deccal]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülaziz Bayındır']]></category>
		<category><![CDATA[Mâide Sûresi/117 ve Nüzûl-i İsa(a.s.) Üzerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10176</guid>

					<description><![CDATA[<p>(Uzun ama önemli bir makaledir, okuduğunuza değecektir inşaAllah.) İnternette tesadüf ettiğim bir videoda Abdülaziz Bayındır Nüzûl-i İsa(a.s.) meselesi hakkında konuşuyor. Sadece belli bir kesitinin verildiği anlaşılan konuşmasına Bayındır, &#8220;İsa aleyhisselam tekrar inecek diye bir inanç vardır biliyorsunuz&#8221; diye başlıyor ve şöyle devam ediyor: &#8220;(&#8230;) Ebubekir Sifil bir yazı yazmış, nüzul-i İsa diye. Bunu bir söyleşi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ebubekir-sifil-hocadan-abdulaziz-bayindira-maide-suresi117-ve-nuzul-i-isaa-s-uzerine/">Ebubekir Sifil Hoca’dan Abdülaziz Bayındır’a… “Mâide Sûresi/117 ve Nüzûl-i İsa(a.s.) Üzerine”</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/ebubekir-sifil-hocadan-abdulaziz-bayindira-maide-suresi117-ve-nuzul-i-isaa-s-uzerine/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-2/" rel="attachment wp-att-10178"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-10178" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi.jpg" alt="https://www.facebook.com/ModernizmMealcilikTarihselcilik/posts/820215148104536:0" width="800" height="533" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi.jpg 800w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-600x400.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-360x240.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-277x184.jpg 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-296x197.jpg 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-613x408.jpg 613w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-570x380.jpg 570w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-585x390.jpg 585w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-370x247.jpg 370w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-236x157.jpg 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-750x500.jpg 750w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-300x200.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/01/ebubekir-sifil-mustafa-islamoglu-reddiyesi-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p>(Uzun ama önemli bir makaledir, okuduğunuza değecektir inşaAllah.)</p>
<p>İnternette tesadüf ettiğim bir videoda Abdülaziz Bayındır Nüzûl-i İsa(a.s.) meselesi hakkında konuşuyor. Sadece belli bir kesitinin verildiği anlaşılan konuşmasına Bayındır, &#8220;İsa aleyhisselam tekrar inecek diye bir inanç vardır biliyorsunuz&#8221; diye başlıyor ve şöyle devam ediyor:<br />
&#8220;(&#8230;) Ebubekir Sifil bir yazı yazmış, nüzul-i İsa diye. Bunu bir söyleşi şeklinde dergilerinde neşretmişler. Ali Rıza Demircan bunlara (üsluba bakın!!) diyor ki: &#8220;Siz neden Maide suresinin 117. ayetini yazmamışsınız?&#8221; Çünkü Maide suresinin 117. ayetini yazarsanız tüm sistem çöküyor. Çok ısrar ettiği halde hâlâ yazmış değiller&#8230;.&#8221;</p>
<p>Daha sonra &#8220;teveffî&#8221; kelimesini ela alıyor ve bu kelimenin manasını tayin için 11/Hûd suresinin ilk ayetine başvuruyor. Buradan hareketle Kur&#8217;an&#8217;da iki farklı manayı (uyku ve ölüm) anlatmak üzere geçen &#8220;teveffî/vefat&#8221; kelimesinin yine Kur&#8217;an tarafından açıklanmış olması gerektiğini, bu açıklamanın da Mâide suresinin 117. ayeti tarafından yapıldığını söylüyor.</p>
<p>Arkasından bu ayeti okuyarak meallendiriyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: &#8220;(&#8230;) Bak mahşer günü ne diyor İsa aleyhisselam: &#8220;Sen beni vefat ettirdiğin zaman&#8230;&#8221; O zaman buradaki (3/Âl-i İmrân, 55 ayetindeki) vefat kelimesi hangi anlama geliyormuş? Ölüm anlamına geliyormuş. Artık &#8220;uyku&#8221;ya (uyku anlamına gelmesine) bir ihtimal var mı? İsa aleyhisselamın vefattan sonra dünyaya gelmesine ihtimal var mı?&#8221;</p>
<p>Ve final: &#8220;Ama bu ayetleri yazdığınız zaman İsa aleyhisselam tekrar gelecek diyemiyorsunuz. Bunu demek için bunları yazmamanız gerekiyor; gizlemeniz gerekiyor. (&#8230;) Ali Rıza hoca ısrarla söylediği halde, internete de baktım, yazılmamış. Şimdi tekrar ayetimize dönüyorum&#8230;&#8221;</p>
<p>Bayındır burada, belli ki daha önce üzerinde durduğu 2/el-Bakara, 159. ayetine getiriyor. &#8220;İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap&#8217;ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lânet eder, hem de bütün lânet etme konumunda olanlar lânet eder&#8221; mealindeki bu ayet, benim &#8220;nüzul-i İsa (a.s)&#8221; konusundaki tutumumla birleşince ortaya benim, Allah Teala&#8217;nın Kitap&#8217;ta açıkladığı delilleri/ayetleri gizleyen, dolayısıyla Allah Teala&#8217;nın ve lanet edicilerin lanetini hak etmiş bir kimse olduğum şeklinde bir netice çıkıyor!!</p>
<p>Elbette bu tüyler ürpertici iddiayı cevapsız bırakacak değilim. İnşaallah bir sonraki yazıda konuyu genişçe ele alacağım. Ama burada bir şey söylemem lazım: Bir tarafta bu Ümmetin -yazdıklarının ve söylediklerinden haberdar olabildiğimiz ve görüşlerine ulaşabildiğimiz- uleması, öbür tarafta Bayındır ve onunla aynı çizgide saf tutan şirzime. Bayındır, hitap ettiği kitlenin gözünün içine baka baka, &#8220;nüzul-i İsa (a.s)&#8221; meselesinde kendisi gibi düşünmeyen bütün bir ümmeti Allah&#8217;ın ayetlerini gizlemekle, dolayısıyla lanete uğramış olmakla itham ediyor! Gerçekten &#8220;ürperti verici&#8221; bir savruluş&#8230;</p>
<p>el-Mâide, 117. ayeti Hz. İsa (a.s)&#8217;ın göğe çekildiği ve kıyamete yakın yeryüzüne tekrar ineceği inancını (Abdülaziz Bayındır&#8217;ın tabiriyle &#8220;sistemini&#8221;) &#8220;çökertecek&#8221; bir muhtevaya sahip midir?</p>
<p>Bunu söyleyebilmek için bu ayette geçen &#8220;teveffî&#8221;nin &#8220;mevt&#8221; anlamına geldiğinin &#8220;kesin biçimde&#8221; ortaya konulması gerekir. Bayındır&#8217;ın kurgusu şöyle: Madem ki Allah Teâlâ’nın hitabı ve Hz. İsa (a.s)&#8217;ın cevabı bu ayete göre mahşer günü vuku bulacaktır. O halde Hz. İsa (a.s)&#8217;ın buradaki &#8220;felemmâ teveffeytenî: Sen beni vefat ettirdiğin zaman&#8221; ifadesi, &#8220;Sen beni öldürdüğün zaman&#8221; anlamına gelmektedir.</p>
<p>Hadise nedir? Alla Teâlâ Hz. İsa (a.s)&#8217;a, &#8220;İnsanlara beni ve annemi Allah&#8217;ın yanında iki ilah edinin diye sen mi söyledin?&#8221; diye sorduğunda Hz. İsa (a.s), &#8220;Sen bana neyi emir buyurduysan ben onlara ancak onu söyledim: &#8220;Rabbim ve Rabbiniz olan Allah&#8217;a kulluk edin&#8221; dedim. Ben içlerinde bulunduğum sürece onlara şahit olmuştum. Beni vefat ettirdiğin zaman üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun&#8221; diye cevap veriyor. Buradaki &#8220;Beni vefat ettirdiğin zaman&#8221; ifadesini niçin &#8220;Beni öldürdüğün zaman&#8221; diye anlamak zorundayız?</p>
<p>Bayındır&#8217;ın cevabı: Çünkü &#8220;vefat/teveffî&#8221; kelimesinin hangi anlamlara gelebileceği, Kur&#8217;an&#8217;da 39/ez-Zümer, 42. ayeti tarafından açıklanmış. Bunlar ya &#8220;ölüm&#8221; veya &#8220;uyku&#8221;dur. 5/el-Mâide, 117&#8217;de &#8220;uyku&#8221; kastedilmiş olamayacağına göre, Hz. İsa (a.s) &#8220;beni vefat ettirdiğin zaman&#8221; demekle, &#8220;beni öldürdüğün zaman&#8221; demiş olmalıdır.</p>
<p><strong>O halde soralım:</strong></p>
<p>1. &#8220;Vefat/teveffî&#8221; kelimesinin Kur&#8217;an&#8217;da biri &#8220;ölüm&#8221; ve diğeri &#8220;uyku&#8221; anlamında olmak üzere münhasıran iki anlamda kullanıldığını söylemek ne kadar doğrudur? Kelimenin anlamlarını tayin çalışmasında niçin 39/ez-Zümer, 42. ayetiyle sınırlı hareket etmek zorundayız? Yahudilerin &#8220;İsa&#8217;yı öldürdük&#8221; tarzındaki iddiasına cevap sadedindeki, &#8220;Onu ne öldürdüler, ne de astılar. Bilakis Allah onu kendisine yükseltti&#8221; diyen ayetlerde[1] geçtiği şekliyle &#8220;ruhu ve bedeni birlikte almak/yükseltmek&#8221; anlamını, işin içine &#8220;yorum&#8221; katmadan nasıl devre dışı tutabiliriz? Demek ki Kur&#8217;an&#8217;da &#8220;vefat/teveffî&#8221; kelimesi iki değil, üç anlamda geçiyor: Ölüm, uyku ve ruhla bedenin birlikte alınması.</p>
<p>2. Hal böyle olunca 5/el-Mâide, 117&#8217;de geçen &#8220;felemmâ teveffeytenî&#8221; ifadesinin, &#8220;Sen beni öldürdüğün zaman&#8221; anlamında değil, &#8220;Sen beni ruhumla bedenimle yeryüzünden aldığın zaman&#8221; anlamında olduğunun söylenmesi gerektiği kendiliğinden ortaya çıkmaz mı?</p>
<p>3. Abdülaziz Bayındır, bir önceki yazıda aktardığım ifadelerinde 3/Âl-i İmrân, 55. ayetini okuyor, ama ayette geçen &#8220;ref’&#8221;, &#8220;tathîr&#8221; gibi kelimeler üzerinde hiç durmuyor. Başka herhangi bir peygamber hakkında varit olmadığı halde Allah Teala sadece Hz. İsa (a.s)&#8217;a hitaben &#8220;Seni vefat ettireceğim, kendi (nezdi)me yükselteceğim ve kâfirler(in hile ve sinsi emellerin)den temizleyeceğim&#8221; buyuruyor. Ayetin bu hususiyetleri ve Hz. İsa (a.s) ile ilgili diğer ayetler bir bütün olarak ele alındığında gerçekten de Hz. İsa (a.s)&#8217;ın durumunun diğer insanların ve hatta diğer peygamberlerin durumundan farklılık arz ettiği hemen dikkat çekiyor. Bayındır bu ayetin bu hususiyetleri ve ilgili diğer ayetler üzerinde niçin hiç durmuyor?</p>
<p>4. Diyelim ki Kur&#8217;an&#8217;ın herhangi bir ayetinin nasıl anlaşılması gerektiği konusunda ihtilafa düştük. Mü&#8217;min olma sorumluluğunu hakkıyla üzerinde taşıyan kişinin, meseleyi Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;e götürmek gibi bir mükellefiyeti yok mudur? Abdülaziz Bayındır, Hz. İsa (a.s)&#8217;ın öldüğünü ve artık yeryüzüne gelmeyeceğini açık ve kesin bir dille ifade eden bir hadis ve/veya Sahabe&#8217;den ve Selef&#8217;ten bir tek kişi gösterebilir mi? Bu ümmet 1400 yıl boyunca meseleyi sürekli olarak Hristiyanlarla münakaşa mevzuu ettiği halde, onların &#8220;İsa ölmedi&#8221; iddiasına mukabil niçin &#8220;Hayır, o öldü&#8221; dememiştir? Selefiyle, sonra gelen nesilleriyle bütün bir ümmet Mâide, 117&#8217;yi gizleyerek &#8220;İsa gelecek&#8221; derken Allah&#8217;ın ve lanet edicilerin lanetine müstehak oldu da bir tek Bayındır mı kurtuldu? Bu &#8220;cinnet&#8221; ve &#8220;hızlân&#8221; değilse nedir?..</p>
<p>Demek ki ortada Mâide, 117&#8217;nin çökerttiği bir sistem falan yok, Abdülaziz Bayındır&#8217;ın kurgusu tamamen indî/sübjektif yorumu var!</p>
<p>***</p>
<p>Abdülaziz Bayındır nüzul-i İsa (a.s) meselesi üzerinde dururken önce 11/Hûd suresinin başında yer alan ayetlere dayanarak şu tarz bir kurgu yapıyor: Eğer bir Kur&#8217;an ayetinde birden fazla anlama gelen bir kelime yer almışsa, hangi anlamın kastedildiği, mutlaka bir başka ayette açıklanmıştır.</p>
<p>3/Âl-i İmrân suresinin 55. ayetinde geçen &#8220;teveffî&#8221;nin ya &#8220;ölüm&#8221; veya &#8220;uyku&#8221; anlamında olabileceğini, hangi anlamın kastedildiğininse 11/Hûd suresinin başındaki ayete göre yine Kur&#8217;an&#8217;da belirtilmiş olması gerektiğini söyleyen Bayındır, sözü 5/el-Mâide, 117. ayetine getiriyor ve bir kısmını bir önceki yazıda aktardığım çıkarsamaya gidiyor.</p>
<p>Bu &#8220;kurgu&#8221; birçok bakımdan problemli.</p>
<p>1. Bayındır 11/Hûd suresinin ilk ayetinde geçen &#8220;uhkimet&#8221; ve &#8220;fussılet&#8221; kelimelerinin anlamlarını daraltıcı bir yoruma tabi tutarak, adeta kısırlaştırarak indî kurgusuna uygun hale getiriyor. Yer darlığı sebebiyle bu kelimelerin hangi anlamlara gelebileceği konusuna burada giremiyorum. Tefsirlerden bakılarak tahkik edilebilir.</p>
<p>2. Kur&#8217;an&#8217;da geçen müşterek kelimelerin geçtikleri yerlerde anlamlarından hangisinin kastedildiğinin münhasıran Kur&#8217;an&#8217;da aranması gerektiği şeklindeki bu kurgunun hiçbir ilmî değeri ve tutarlılığı yoktur. Ben burada Abdülaziz Bayındır&#8217;ın işlediği cürmü işleyip kendisini, Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;e itaat ve ittibaı emreden, O&#8217;nun emrine muhalefet etmekten sakındıran, ihtilaflı işlerde O&#8217;nun hakemliğine başvurup verdiği hükme tam anlamıyla teslim olmadıkça iman iddiasının geçersiz olduğunu ilan eden&#8230; ayetleri gizlemek[2] suretiyle Allah&#8217;ın ve lanet edicilerin lanetine uğramakla itham etmeyeceğim. Ama bu tutumunun kendisine &#8220;acemi hırsız&#8221; mahcubiyeti yaşatmaktan öte bir neticesi olmayacağını söylemeliyim.</p>
<p>Abdülaziz Bayındır&#8217;ın bu &#8220;kurgu&#8221;su, küçük bir denemeyle gayri ciddiliği ortaya çıkarılabilecek kadar nahif ve sanaldır: Mesela Bayındır bize boşanmış kadınların bekleyeceği iddetin süresi bağlamında 2/el-Bakara suresinin 228. ayetinde geçen &#8220;kurû’&#8221; kelimesinin yahut 80/Abese, 31. ayetinde geçen &#8220;ebben&#8221; kelimesinin ya da 108/el-Kevser suresinde geçen &#8220;kevser&#8221; kelimesinin hangi anlamlarda olduğunu (örnekler çoğaltılabilir) sadece Kur&#8217;an&#8217;a dayanarak söyleyebilecek midir?</p>
<p>3. Bu kurgu, Abdülaziz Bayındır&#8217;da somut örneğini gördüğümüz üzere insanları kendi heva ve heveslerini Kur&#8217;an&#8217;a söyletme noktasına kadar götürebilecek kadar tehlikelidir.</p>
<p>Hz. İsa (a.s)&#8217;ın kıyamete yakın yeryüzüne ineceği inancı, ilgili Kur&#8217;an ayetlerinin delaleti yanında Efendimiz (s.a.v)&#8217;den tevatüren gelen rivayetlere dayanır ve Sünnîsiyle bid&#8217;isiyle bu ümmetin hemen tamamı bu inançtadır. 72&#8217;si merfu, 47&#8217;si gayri merfu olmak üzere toplam 119 rivayet bize &#8220;İsa gelecek&#8221; derken ve bu güne kadar &#8220;İsa gelmeyecek&#8221; diyen bir tek rivayet gösterilebilmiş değilken Abdülaziz Bayındır ve onunla aynı çizgiyi paylaşanlar bunun aksini söylüyorsa, durum tam da Abdülaziz Bayındır&#8217;ın söylediği gibidir:</p>
<p>&#8220;Açıklamayı Allah yapmaz da insanlar yaparsa, kim olursa olsun, karşı taraf bunu Allah&#8217;ın açıklaması zanneder; Allah&#8217;a itaat ettiği düşüncesiyle bir insana itaat eder. O insan kendisini Allah&#8217;ın yerine koymuş olur…&#8221;</p>
<p>Abdülaziz Bayındır, bu bayat numarayı daha ne kadar sürdürür bilemem; ama bildiğim bir şey var:</p>
<p>&#8220;Hz. İsa (a.s) kıyamete yakın yeryüzüne inecek&#8221; diyen hiç kimse, Kur&#8217;an&#8217;ın ilgili ayetleri hakkında kendi kafasından açıklama yapmıyor; tam aksine onlar Kur&#8217;an hakkında konuşma konusundaki en yetkili isme, Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;in açıklamalarına, mütevatir hadislere dayanıyor. &#8220;Açıklamayı yapan kim olursa olsun…&#8221; diyerek örtülü biçimde Sünnet-i seniyye&#8217;yi hedef tahtasına oturtmaya yeltenen, insanları –&#8221;Allah&#8217;a itaat&#8221; görüntüsü altında– kendi indî görüşlerine itaate çağıran ve Sünnet&#8217;i ve hadisleri bu ümmetin hayatından çıkarmaya çırpınan çağdaş bid&#8217;at ehli kendi seleflerinin yolunda yürüsün, Sünnet ve Cemaat ehli de kendi seleflerinin…</p>
<p>***</p>
<p>Abdülaziz Bayındır&#8217;ın, benim nüzul-i İsa (a.s) meselesi bağlamında 5/el-Mâide, 117. ayetini &#8220;gizlediğim&#8221; şeklindeki iddiası üzerinde durarak bu seriye son vereceğim.</p>
<p>Önce bir nokta üzerinde duralım: 2/el-Bakara, 159. ayeti, Kitap&#8217;ta indirilen &#8220;beyyinât&#8221; ve &#8220;hüdâ&#8221;yı insanlardan gizleyenlerin laneti hak ettiklerini haber vermektedir. Peki ben &#8220;beyyinât&#8221; ve &#8220;hüdâ&#8221;yı nasıl gizlemişim? Abdülaziz Bayındır&#8217;ın iddiasına göre, Hz. İsa (a.s)&#8217;ın nüzulü meselesi üzerinde dururken 5/el-Mâide, 117. ayetini gündeme getirmemiş olmak, onu gizlemek oluyor! Allah Teâlâ’nın indirdiği beyyinât ve hüdâ&#8217;yı gizleyenler laneti hak ettiğine, bu ayet de beyyinât ve hüdâ cümlesinden olduğuna göre nüzul-i İsa (a.s) bağlamında onu zikretmemek Allah Teala&#8217;nın ve lanet edicilerin lanetine uğramak için yeterli!</p>
<p>İmdi;</p>
<p>1. &#8220;Beyyinât&#8221; ve &#8220;hüdâ&#8221;, eşyanın tabiatı gereği açıklık, kesinlik ve delalette &#8220;tartışma dışı&#8221; olmalıdır. Oysa 5/el-Mâide, 117. ayetinin &#8220;İsa (a.s) ölmüştür, tekrar gelmeyecektir&#8221; tarzındaki nev-zuhur iddiaya delaleti hakkında böyle bir durum söz konusu değildir. Bu serinin ilk yazısında da değindiğim gibi, mezkûr ayetin yer aldığı bağlamda Hz. İsa (a.s) hakkında &#8220;vefat-/teveffî&#8221; kelimesi geçiyor. Yani Hz. İsa (a.s), &#8220;Sen beni öldürdüğün zaman&#8221; demiyor; &#8220;Sen beni vefat ettirdiğin zaman&#8221; diyor. Dolayısıyla Hz. İsa (a.s)&#8217;ın kavmi üzerine şahitliğinin ölmek suretiyle değil, göğe çekilmek suretiyle son bulduğunu söylemenin hiçbir engeli yok. Hz. İsa (a.s)&#8217;ın göğe çekildikten sonra kavminin ne yapıp ne ettiğinden haberdar olmamasından daha tabii ne olabilir?</p>
<p>el-Hasenu&#8217;l-Basrî, &#8220;vefat&#8221; kelimesinin Kur&#8217;an&#8217;da &#8220;uyku&#8221;, &#8220;ölüm&#8221; ve &#8220;göğe kaldırılmak&#8221; şeklinde üç anlamda geçtiğini söylerken Abdülaziz Bayındır önce meseleyi keyfemâyeşâ &#8220;uyku&#8221; ve &#8220;ölüm&#8221;le sınırlıyor, sonra da bu kurguya uymayan bir şey gördüğünde ilkel Haricî mantığıyla sağa sola lanet yağdırıyor!</p>
<p>2. İslam tarihi boyunca Hz. İsa (as.)&#8217;ın göğe çekildiğini ve kıyamete yakın tekrar yeryüzüne ineceğini söyleyip de 5/el-Mâide, 117. ayetine değinmeyen selef, halef, kelamcı, müfessir, şarih… kim varsa, Abdülaziz Bayındır&#8217;a göre Allah Teala&#8217;nın ve lanet edicilerin lanetine uğramıştır! Dolayısıyla mesele Ebubekir Sifil&#8217;le sınırlı bir mesele değil…</p>
<p>3. Ali Rıza Demircan hoca birkaç kere Daru&#8217;l-Hikme&#8217;ye geldi; muhtelif meseleler hakkında konuştuk, fikir alış verişinde bulunduk. Ama onun bize nüzul-i İsa (a.s) meselesi bağlamında 5/el-Mâide suresinin ilgili ayetlerini zikretmemiz konusunda –Abdülaziz Bayındır&#8217;ın tabiriyle– &#8220;ısrar ettiği&#8221; vaki değildir. Olsa olsa bu tarz bir konuşma bir kere cereyan etmiş ve orada kalmıştır. Abdülaziz Bayındır&#8217;ın hadiseyi, Demircan hoca bize bu mesele dolayısıyla birkaç kere gitmiş gelmiş ve ısrarla bu meseleyi gündeme getirmiş gibi takdim etmesi tam bir &#8220;saptırma&#8221;dır. Demircan hocanın durumu kamuoyuna açıklaması hakikatin ortaya çıkmasına yardımcı olacaktır.</p>
<p>4. Nüzul-i İsa (a.s) meselesini sık denilebilecek aralıklarla yazmış/konuşmuş birisi olarak benim 5/el-Mâide suresinin ilgili ayetlerini gündeme getirmekten ısrarla kaçındığım şeklindeki iddiasında Abdülaziz Bayındır &#8220;müfteri&#8221;dir ve itiraf edeyim bu sıfat kendisine hayli yakışmıştır!</p>
<p>Benim bu mesele hakkında bir şey söyleyip söylemediğimi tahkik etmek maksadıyla araştırma yaptığını söylerken de doğruyu söylemiyor Abdülaziz Bayındır. Zira gerçekten öyle bir araştırma yapmış olsaydı,<a href="http://l.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Febubekirsifil.com%2F&amp;h=NAQGB0cb8AQELlBXYlJXSAN6lxYkEsGW4fNn9H2ly_d2Y8A&amp;enc=AZMt3qq3yX1rhFTle7SgG28cA2VDfQ0ztnRvl-J-9NKidl8_QB1YQRm19CuKPcF60ctPUyzUnOPcpSceP4MHkCj17CtLEIMTQneqzhz4dLEIhKaD76kNpM1p-AAhPlcl88K-ev_tIIoYKuvBd0Dt_Rzza85qGHkic3SY624xzaRcJrhlrILTyC2r-PNbbj_ch7GD7CjOj-Gk4fNoplAdbehV&amp;s=1" target="_blank" rel="nofollow">ebubekirsifil.com</a> veya milligazete.com.tr adreslerinden birinde mutlaka hakikatle yüzyüze gelirdi.</p>
<p>Ar damarı çatlamamışsa eğer aşağıda zikredeceğim yerlere baksın, sonra da o talihsiz konuşmayı yaptığı kitlenin önüne bir daha çıkarak, benden değil –çünkü benim nezdimde Abdülaziz Bayındır&#8217;ın özrüyle kabahati arasında bir fark yok– ama yanılttığı kitleden özür dilesin!</p>
<p>Ebubekir Sifil Hocaefendi</p>
<p>Dipnotlar;</p>
<p>[1] 4/en-Nisâ, 157-8.</p>
<p>[2] Ayetleri &#8220;gizlemek&#8221; sadece &#8220;gözden kaçırmak&#8221; şeklinde olmaz; yorum cambazlıklarıyla anlam çarpıtmalarına gitmek de bir tür &#8220;gizleme&#8221;dir.</p>
<p>kaynak:https://www.facebook.com/ModernizmMealcilikTarihselcilik/posts/820215148104536:0</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ebubekir-sifil-hocadan-abdulaziz-bayindira-maide-suresi117-ve-nuzul-i-isaa-s-uzerine/">Ebubekir Sifil Hoca’dan Abdülaziz Bayındır’a… “Mâide Sûresi/117 ve Nüzûl-i İsa(a.s.) Üzerine”</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ebubekir-sifil-hocadan-abdulaziz-bayindira-maide-suresi117-ve-nuzul-i-isaa-s-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
