<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>M.Esad Coşan | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/m-esad-cosan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Dec 2017 23:54:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>M.Esad Coşan | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kafirlerin Batıl İşlerini Taklid Etmeyin!</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kafirlerin-batil-islerini-taklid-etmeyin/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kafirlerin-batil-islerini-taklid-etmeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Dec 2017 23:54:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şirk]]></category>
		<category><![CDATA[Kafirlerin Batıl İşlerini Taklid Etmeyin!]]></category>
		<category><![CDATA[M.Esad Coşan]]></category>
		<category><![CDATA[Noel]]></category>
		<category><![CDATA[Yılbaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=19525</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; İzzet ve itibar tamamiyle Allahu Te(l(nın: O&#8217;nun ihsan ve ikramiyle de, Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem&#8217;in ve mümin-i muvahhid kullarınındır. İslam tam ve mükemmel, en faydalı ve en güzel nizam olduğundan müslümanların başka batıl din ve inançlara, yabancı örf ve adetlere asla itibarı ve ihtiyacı yoktur; o, gayri kimseyi taklid etmez, başka [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kafirlerin-batil-islerini-taklid-etmeyin/">Kafirlerin Batıl İşlerini Taklid Etmeyin!</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/kafirlerin-batil-islerini-taklid-etmeyin/25532203_539572239737799_7815331400975708897_o/" rel="attachment wp-att-19526"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-19526" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/25532203_539572239737799_7815331400975708897_o.jpg" alt="" width="1132" height="1280" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/25532203_539572239737799_7815331400975708897_o.jpg 1132w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/25532203_539572239737799_7815331400975708897_o-600x678.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/25532203_539572239737799_7815331400975708897_o-265x300.jpg 265w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/25532203_539572239737799_7815331400975708897_o-768x868.jpg 768w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/25532203_539572239737799_7815331400975708897_o-906x1024.jpg 906w" sizes="(max-width: 1132px) 100vw, 1132px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İzzet ve itibar tamamiyle Allahu Te(l(nın: O&#8217;nun ihsan ve ikramiyle de, Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem&#8217;in ve mümin-i muvahhid kullarınındır. İslam tam ve mükemmel, en faydalı ve en güzel nizam olduğundan müslümanların başka batıl din ve inançlara, yabancı örf ve adetlere asla itibarı ve ihtiyacı yoktur; o, gayri kimseyi taklid etmez, başka hiçbir sisteme tabi olmaz, sadece Allah&#8217;ın nurlu yolunda yürür; Kur&#8217;an-ı kerimin, sünnet-i Seniyye-i nebeviyyenin, Şeriat-ı garra-yı Muhammediyye&#8217;nin emir, yasak ve ölçülerine uyar; tüm hayatını, pak dininin, yüce imanının, as(l vicdanının, akl-ı seliminin, ilim ve irfanının gösterdiği yönde geçirir; ruhen rahat, kalben mutmain, bedenen sağlıklı, ailece mutlu, toplumca muhabbetli ve kuvvetli olur; izzetli, onurlu, şerefli, sevaplı yaşar.</p>
<p>İslam muazzam bir inkılaptır; yeryüzünde küfrün, şirkin, şeytana, puta, nefse, maddeye, menfaate, zevke masivaya tapmanın belini kırmış, batılın ve tag(tların köklerini koparmış atmıştır.</p>
<p>İslam, değil sadece batılı, kendinden önceki hak ve meşru semavci dinleri dahi nesh ve fesh etmiş; eski ve muharref ilahi kitapları bile hükümden ve yürürlükten kaldırmıştır. Artık devir devr-i münevver-i Muhammedi&#8217;dir, tüm insanlar İslam&#8217;a gelmeğe mecbur, Hz. Peygamber efendimize uymağa memurdur.</p>
<p>Nitekim sevgili Peygamberimiz, bir Yahudi alimden, Tevrat&#8217;a ait bazı konu ve hikayeleri dinlemeğe girişen bazı sahabileri -rıdvanullahi aleyhim ecmain-, bu işten şiddetle men&#8217;etmiş ve &#8220;Eğer şimdi Hz. Musa aleyhisselam bile gelmiş olsaydı, benim emrime ve şeriatime tabi olurdu&#8221; buyurmuştur.</p>
<p>Dinimiz bize açıkça, Allah&#8217;ın lanet ve gazabına uğramış Yahudilerin hak din ve imandan sapıtan Hristiyanların yoluna gitmemeyi; bil-akis Allah&#8217;ın, lütfuna erdirdiği, sevdiği ve razı olduğu muttaki kullar yolunda yürümeyi emr eder. Peygamberimiz sadece örf ve adette değil ibadet şekil ve zamanlarında dahi Yahudi ve Hristiyanlara benzememeyi, onlardan farklı davranmayı, böylece İslam&#8217;ın izzet ve istiklalini, özel şahsiyet ve asil mahiyetini daima, her yerde her vesile ile vurgulamayı tavsiye buyurur.</p>
<p>Yüce Peygamberimiz hal-i hayatında tüm Cahiliyye devri adet ve an&#8217;anelerini birer birer ortadan kaldırmış, yerine Sünnet-i Seniyyesi ile detaylanan muhteşem İslam kültürünü vaz ve ikame eylemiştir. Bunun giyimde, tıraşta, nikahta, ailede, yeme-içmede, çarşı-pazarda, toplum hayatında, ekonomik faaliyetlerde&#8230; sayısız misalleri vardır.</p>
<p>Günümüzle yakından ilgili çarpıcı ve net bir misal verelim:</p>
<p>Peygamberimiz Medine&#8217;ye hicret ettiğinde, ahalinin (herhalde bir müddet Arabistan ve yemen&#8217;de egemen olan Sasani devletinin, İran zerdüşt kültürü tesiri altında kalarak) Nevruz ve Mihrican, (yani ilk ve son baharda geceyle gündüzün eşitlendiği; günlerini bayram edinip kutladıklarını gördü; medineli ashabına -radıyallahu anhuma- sordu:</p>
<p>-Nedir bu iki günün mahiyeti?</p>
<p>Dediler ki:</p>
<p>-Ya Resulallah! Bunlar bizim iki bayram günümüzdür, İslam öncesi Cahiliyye devremizden beri bunları kutlar, bu günlerde eğlenir, çeşitli oyunlar oynarız&#8230;</p>
<p>Efendimiz bunun üzerine buyurdu ki:</p>
<p>-Yüce Allah sizler için bu iki günü, yerlerine, çok daha hayırlı olan Ramazan ve Kurban bayramlarını ikame ederek değiştirmiş bulunuyor. (Artık bu Nevruz ve Mihricanı değil, o Ramazan ve Kurban bayramını kutlayın.)</p>
<p>Sözü yılbaşı kutlama ve eğlencelerine bağlamak istiyorum. Görüyorsunuz ki Resulullah efendimiz folklor haline gelmiş, nisbeten masum, dini olmayan, kavmi ve mahalli birtakım günleri bile böyle yasaklayıp kutlamadığına göre;</p>
<p>Başka dinlere mensup gayri müslim milletlerin dini günlerini kutlamaları, içlerine küfür ve putperesi inançlarının karışmış olduğu batıl görenek ve adetlerine uymaları, bu vesilelerle eğlenceler tertiplemeleri, hediyeler alıp vermeleri müslümanlara kesinlikle ve şiddetli haram ve yasaktır, çok büyük günah ve feci bir yanlışlık olur, müslümanın din ve imanına, vakar ve asaletine, izzet ve şerefine asla ve kat&#8217;a uygun düşmez O halde lütfen:</p>
<p>Kimsenin yılbaşı gecesini kutlamayınız; eğlencelerine, davetlerine katılmayınız; bu sebeple verilen hediyelerini almayınız; içkili-kumarlı, haramlı-günahlı toplantılardan şiddetle kaçınınız; evinize o geceye mahsus çerez, meyva almayınız; o gün için hindi kesmeyiniz; odalarınıza, dükkan ve mağaza vitrinlerinize çam ağacı dikmeyiniz, yılbaşı süslemesi yapmayınız&#8230;</p>
<p>O gece özellikle yatsı namazını camide cemaatle kılıp, gafil ve şaşkın ahalinin islah olmasına dua edip, eve erkence gelip çocuklarınıza bu gecenin yabancı adeti olduğunu anlatınız, müslüman yaşamayı vasiyet ediniz, abdestli olarak erkekce yatınız, asla radyo ve televizyon açmayınız, gece sahur vakti teheccüd namazına kalkınız, Allah&#8217;ın, sizi ve evlar ü ıyalinizi, nesil ve zürriyetlerinizi; küfürden, dalaletten, gaflet ve cehaletten korunmasını; kahrına, gazabına uğratmamasını hidayet üzre yaşatıp, iman-ı kamil ile amel-i salih üzre can teslim etmeyi nasip buyurmasını, Ümmet-i Muhammed&#8217;e umumen rahmeylemesini can u gönülden, ihlas ve gözyaşları ile talep ve niyaz ediniz. Dinimize, iman ve irfanınıza, öz kültür ve pak adet ve an&#8217;anenize sımsıkı sarılın ki dünyada ve ahirette felah necat bulasınız.</p>
<p>M.Esad Coşan r.h</p>
<p>KADIN VE AİLE ARALIK 91</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kafirlerin-batil-islerini-taklid-etmeyin/">Kafirlerin Batıl İşlerini Taklid Etmeyin!</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kafirlerin-batil-islerini-taklid-etmeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okuma Sanatı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/okuma-sanati/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/okuma-sanati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2016 11:32:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[M.Esad Coşan]]></category>
		<category><![CDATA[Okuma Hızı]]></category>
		<category><![CDATA[Okuma Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Okumada Geçerli Altın Kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[Okunacak Kitapları Seçme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10300</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okuma, mesleğimizde ilerlemek, kültürümüzü genişletmek, güzel ve doğru düşünmek, konuşmak ve yazmak hayırlı hizmetler yapmak için mutlaka şart olan çalışmadır. Açık hava gezintileri, oyunlar, jimlastik nasıl bedenimizi geliştirirse, güzel bir eseri okumak da öylece zihnimizi geliştirir, duyGularımızı yüceltir. Kısacık ömrümüzde sadece şahsi gözlem ve tecrübeyle ne kadar bilgi edinebiliriz? Halbuki, okuma yoluyla yüzyılların duygu, fikir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/okuma-sanati/">Okuma Sanatı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/okuma-sanati/indir-106/" rel="attachment wp-att-10301"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-10301" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-3.jpg" alt="Okuma Sanatı" width="476" height="318" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-3.jpg 275w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-3-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir-3-236x157.jpg 236w" sizes="(max-width: 476px) 100vw, 476px" /></a></p>
<p>Okuma, mesleğimizde ilerlemek, kültürümüzü genişletmek, güzel ve doğru düşünmek, konuşmak ve yazmak hayırlı hizmetler yapmak için mutlaka şart olan çalışmadır. Açık hava gezintileri, oyunlar, jimlastik nasıl bedenimizi geliştirirse, güzel bir eseri okumak da öylece zihnimizi geliştirir, duyGularımızı yüceltir.</p>
<p>Kısacık ömrümüzde sadece şahsi gözlem ve tecrübeyle ne kadar bilgi edinebiliriz? Halbuki, okuma yoluyla yüzyılların duygu, fikir ve tecrübelerini birkaç saat içine sığdırabilir, o kitaptaki görüşlerle fikrimizi zenginleştirebiliriz.</p>
<p>Öğretmenin ders anlatması, projeksiyonlar, filmler, konferaslar&#8230; biraz sonra geçen, gittikçe sönen tesirlere sahiptirler; kitap ise daima yanımızda kalır, her zaman müracaat edebileceğimiz, el altında bulunan bir kaynak olur.</p>
<p>Bugün, bir meslekle ilerlemek ve mütehassıs olmak için, o meslekle ilgili yazıların, yayınların tümünü takibe çalışmak gerekir.</p>
<p>Bir problemin cevabını sorulduğu anda cevaplandırabilmekten ziyade, o cevabın hangi kitaplarda ve yayınlarda bulunacağının bilinmesi isteniyor.</p>
<p>Bütün bu sayılanlar bize, okumanın, çok okumanın ne kadar gerekli olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Okuma tutkuların en asilidir. Büyük yazarlar, ömürlerinin yarısını okumakla geçirmişlerdir. Montesquieux, &#8220;Çeyrek saatlik bir okumanın gideremediği kederim olmamıştır.&#8221; der; Alphonse Daudet, yaşlı bir dostuna, &#8220;Güzel kitaplar okuyun!&#8221; diye tavsiyede bulunmuştur.</p>
<p>Her gün 20-30 sayfa okumakla, kültürümüz kısa zamanda genişler; ayrıca dilin zenginliği; sözü söyleyişteki güzellik, özellikle edebiyat üstadlarının şaheserlerini okumakla sağlanır.</p>
<p>Çağının en parlak hatibi sayılan ve dile hakimiyeti ile tanınan John Bright, ancak çok kitap okumak sayesinde o seviyeye yükselmiştir.</p>
<p><b>Okunacak Kitapları Seçme</b></p>
<p>Okunması gerekli şeyler çok fazla olduğuna göre, önce bir seçim yapmak bahis konusudur; zaman sınırlı ve kıymetli olduğu için ne tür kitapları okumamız gerektiğini düşümek zorundayız.</p>
<p>Bu hususta ilk tavsiye, emek çekilerek hazırlanmış, ilgililerin takdirine mazhar olmuş, ciddî kitaplar, sectiğimiz konuya dair birinci elden kaynak eserlerin okunmasıdır.</p>
<p>Adi, ticari hırsla alelacele çıkarılmış düşük kaliteli kitaplara itibar olunmamalıdır.</p>
<p>Asil eseri, taklid ve değersiz eserden ayırmak için ölçü, yazarın o konudaki selâhiyet ve ehliyet derecesidir.</p>
<p>İkinci bir nokta baskının kalitesidir; tashihsiz, indekssiz, içindekiler kısmı dahi olmayan bir eser, aslında güzel de olsa okuyana fayda sağlamaz.</p>
<p>Bazen iyi bir kitap okunurken de genellikle konunun derinliğinden dolayı isteksizlik duyulabilir. Bu takdirde kendimizi biraz zorlamalıyız; sevmediğimizi bile anlamaya kendimizi alıştırmalıyız ki, anlamamış olduklarımızı sevebilelim.</p>
<p>Alman şairi Goethe, ömrünün son yıllarında (1830&#8217;da); &#8220;Okumayı öğrenmek sanatların en gücüdür&#8230; Hayatımın seksen yılını bu işe verdim, yine de kendimden memnun olduğumu söyleyemem.&#8221; demiştir.</p>
<p>Önemli olan bir soru da şudur:</p>
<p>&#8220;&#8211;Çok yazar ve çeşitli kitap mı okumalı, yoksa az mı?&#8221;</p>
<p>Bir sürü yazar ve her neviden eser okumak kararsızlığa ve maymun iştahlılığa alamettir. Mesleğimizde ilerlemek ve kültürümüzü geliştirmek için konularda da bir seçme yapmak ve seçtiğimiz konuda derinleşmeyi planlamak daha doğrudur.</p>
<p><b>Okuma Hızı</b></p>
<p>Okunacak şeyler çok fazla olduğuna göre, önce okuma hızı üzerinde çalışmak ve düşünmek gerekir. Hızlarına göre okuma çeşitleri şunlardır;</p>
<p><b>a. Göz Gezdirme:</b></p>
<p>Bu, en hızlı okuma çeşidi olup, bir kitabın içinde aranılan konunun mevcut olup olmadığını anlamak veya yazının planını ve ana hatlarını bulup çıkarmak yahut da kitabın kıymet ve faydalılık derecesini tesbit etmek için kullanılır.</p>
<p><b>b. Çabuk Okuma:</b></p>
<p>Metinde atlama yaparak sür&#8217;atle okumak olup şu hallerde kullanılır: Teferruat mühim değilse, bildiğimiz bir konuda hafızayı tazelemek veya kaçırılan noktaları bulup çıkarmak isteniyorsa, aranan bir meselenin cevabı bulunmak isteniyorsa, hikaye, gazete haberleri veya hafif eserler bu hızla okunur.</p>
<p><b>c. Normal Okuyuş:</b></p>
<p>Metni atlamadan okumak olup bir mevzuyu tam olarak anlamak, araştırdığımız bir konuda bilgi tplamak, özet çıkarmak&#8230; için kullanılır. Bir öğrenci ders kitabını normal olarak dakikada 200-400 kelime okuyarak çalışabilmelidir.</p>
<p><b>d. Ağır Okuma:</b></p>
<p>Kelime ve ibareler üzerinde durup düşünerek okuma olup, anlaşılması zor bir konuyu okumak, yazılan bir yazıyı değerlendirmek ve tenkit etmek, konuya ait yeni bir fikir, bir çözüm metodu bulmak gerektiğinde kullanılmalıdır. Matematik ve felsefe eserleri, meslekî araştırma ve etüdler bu hızla okunmalıdır.</p>
<p>Okuma hızını arttırmak mümkündür ve şarttır. Birçok kimsenin, doğruluklarından hiçbir şey kaybetmeden bir konudaki okuma hızlarını iki misline çıkarabildikleri deneylerle isbatlanmıştır. Bunun için şunlara dikkat etmek gerekir:</p>
<p><strong>1.</strong> Hançere ve dudak hareketlerini bırakmalıdır; çünkü bu yolla sadece sesli okuma hızı seviyesinde kalınır; halbuki sessiz okuma hızı, seslinin, iki-üç katıdır.</p>
<p><strong>2.</strong> Kelimeler için değil de fikirler için okunmalıdır; yani tek tek kelimeleri okumak yerine, bir çırpıda, bir fikri kavramağa çalışmalıdır.</p>
<p><strong>3.</strong> Her paragraftaki ana fikri sezmeğe çalışmalıdır.</p>
<p><strong>4.</strong> Dikkati sadece okunanı anlamağa teksif etmeli, ikinci bir iş ile, hatta okuma hızı ile dahi ilgilenilmemelidir.</p>
<p><strong>5.</strong> Dönüp tekrar okumalar kaldırılmalıdır; çünkü sonra gelen cümle, karanlık kalan yeri açıklayacak yapıda olabilir.</p>
<p><strong>6.</strong> Daha çabuk okumaya, kendi kendiyle yarışmaya çalışmalıdır.</p>
<p><b>Okumada Geçerli Altın Kurallar</b></p>
<p>Bir kitap okurken, ondan daha iyi istifade etmek için uyulması gereken bazı değerli tavsiye ve prensipler vardır; onları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p><strong>1.</strong> Kitabı, gevşek ve yorgun kafa ile okumamalıdır. Okuma için en uygun zamanı seçmek, üzerinde düşünmeye değer. Bu zaman, bazı kimseler için sabah, bazıları için ise gece vakit olabilir; ama kuvvetli bir yemeğin arkası hiç de müsait değildir.</p>
<p><strong>2.</strong> Okunan konu üzerine zihin teksif edilmelidir. Yarım saat kadar sonra bir miktar dinlenmek uygun olur</p>
<p><strong>3.</strong> Özellikle mühim eserler okunurken, elde mutlaka bir kalem bulundurmalı, önemli cümle veya ibarelerin altı çizilmelidir. Bunun, müteakip okuyuş ve aramalarda büyük faydası olacağı gibi, önemli fikirlerin ve yazı iskeletlerinin kaçırılmamasında da yardımı görülecektir.</p>
<p><strong>4.</strong> Sayfa kenarlarına küçük notlar almalı ve yazmalıdır; kitabın o kısmı hakkındaki fikirlerimiz, itirazlarımız, görüş ve değerlendirmelerimiz böylece kaydedilirse, bunlar, kitaptan ileriki faydalanmalarda rehber olur.</p>
<p><strong>5.</strong> Eserin baş veya sonunda boş bir sayfaya kendi şahsî fihristimizi eklersek; bizim için önemli olan yerler, özel olarak ilgi duyulan kısımlar, daha sonra aradığımızda kolayca bulunur.</p>
<p><strong>6.</strong> Belli bir yere, o kitabın özetini ve bizim onun hakkındaki degerlendirmemizi yazmamız, unutup aynı eseri tekrar tekrar ele almayı önler.</p>
<p><strong>7.</strong> Kitaptaki ilginç söz ve bilgiler fişlenebilir. Böylece zamanla küçük bir özel arşiv oluşturabiliriz. Bu, özellikle ilmî çalışmaya yönelecekler için tavsiye edilir. Kaydedilen söz, şiir&#8230; vs. ezber için de kullanılabilir.</p>
<p><strong>8.</strong> Kitap içinde karşılaşılan her yeni kelimenin anlamı ögrenilmeli, gerekirse lügata bakılmalıdır. Böylece kelime hazinesi gelişmiş, genişlemiş olur. Ayrıca kelimenin telaffuz, imlâ ve cümle içinde kullanılış şekline de dikkat edilmelidir</p>
<p><strong>9.</strong> Cetvel, grafik, resim ve haritalar atlanmamalıdır; çünkü bunlar hatırda daha iyi kalırlar ve çoklukla özet mahiyetindedirler.</p>
<p><strong>10.</strong> Okunan eser hakkında nihaî bir hükme varılmalıdır; yâni &#8220;Yazar bîtaraf mıdır, konuya hakim midir? Kaynakları güvenilir mi, eser değerli midir?&#8221; gibi soruların cevapları düşünülmelidir.</p>
<p><strong>11.</strong> Konuşma kabiliyetimizi giliştirmek için, edebî eserleri yüksek sesle, telaffuz, vurgu ve mânâya önem vererek tane tane okumak tavsiye edilir ki buna diksiyon denilir ve hitabet, tiyatro ve radyo konuşmaları için önemlidir.</p>
<p><strong>12.</strong> Kitaptan öğrenilen hususlar,</p>
<p><strong>a)</strong> Geçmişteki bilgilerle irtibatlandırmak,</p>
<p><strong>b)</strong> Kendi kendimize örnekler bulup üretebilmek,</p>
<p><strong>c)</strong> O bilgileri arkadaşlar ile tartışarak,</p>
<p><strong>d)</strong> Tekrarlayıp yakınlaştırarak&#8230; zihne daha iyi yerleştirilmelidir. Ayrıca bunların mümkün olanlarını pratikle tatbik etmek ve uygulamak lazımdır.</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/okuma-sanati/">Okuma Sanatı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/okuma-sanati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hadis-i Şerif&#8217;e Saldıranlar</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-serife-saldiranlar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-serife-saldiranlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2016 11:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sünnet/Hadis Meseleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis-i Şerife Saldıranlar]]></category>
		<category><![CDATA[M.Esad Coşan]]></category>
		<category><![CDATA[Müsteşrikler ve Hadis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10296</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müslümanları değiştirmenin yolu, İslâm&#8217;dan uzaklaştırmanın yolu, hadisi yıkmaktan, sünnet-i seniyye ile mücadele etmekten geçer. Bunu çok iyi bildikleri için, İslâm düşmanları, misyonerler, müsteşrikler de müslümanları kandırmak için, Peygamber s.a.v Efendimizin hadis-i şerifine ve hadisçilerin hadis kitaplarına, rivayetlerine hücum etmiş ve onları karalamağa veya yıkmağa gayret etmişlerdir. Ben hatırlıyorum üniversitenin ilk yıllarında, Kristometi isimli seçme parçalar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-serife-saldiranlar/">Hadis-i Şerif’e Saldıranlar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/hadis-i-serife-saldiranlar/121627122012-350x200/" rel="attachment wp-att-10297"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-10297" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/121627122012-350x200.jpg" alt="Hadis-i Şerif'e Saldıranlar" width="509" height="291" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/121627122012-350x200.jpg 350w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/121627122012-350x200-300x171.jpg 300w" sizes="(max-width: 509px) 100vw, 509px" /></a></p>
<p>Müslümanları değiştirmenin yolu, İslâm&#8217;dan uzaklaştırmanın yolu, hadisi yıkmaktan, sünnet-i seniyye ile mücadele etmekten geçer. Bunu çok iyi bildikleri için, İslâm düşmanları, misyonerler, müsteşrikler de müslümanları kandırmak için, Peygamber s.a.v Efendimizin hadis-i şerifine ve hadisçilerin hadis kitaplarına, rivayetlerine hücum etmiş ve onları karalamağa veya yıkmağa gayret etmişlerdir.</p>
<p>Ben hatırlıyorum üniversitenin ilk yıllarında, <i>Kristometi </i>isimli seçme parçalar ihtiva eden bir Arapça kitabı okuyorduk. Ama Avrupalılar yazmış, Arapça öğretme kitabı&#8230; Netice itibariyle Arapça metinleri ordan okuyacaksınız, Arapça bilginizi geliştireceksiniz. Bir fıkra seçmiş, tabii hepsi yalan üzerine kurulu fıkralar, hepsi insafsızca seçilmiş, kötülemeye, art niyete dayalı şeyler&#8230;</p>
<p>Diyor ki: &#8220;Bir hadis alimi bir gemide gidiyordu. Yanında bir nasrâni ve bir yahudi vardı. Nasrânînin şarap testisinden şarabı alıp şarap içmeye başladı.&#8221; Hadis alimi şarap içmez, ama öyle diyor. Onun üzerine yahudi demiş ki:</p>
<p>&#8220;&#8211;Dur, içme, ne yapıyorsun, bu şaraptır!&#8221; demiş.</p>
<p>Hadis alimi de demiş ki:</p>
<p>&#8220;&#8211;Nerden belli şarap olduğu?..&#8221;</p>
<p>&#8220;&#8211;E sahibi bu, şarapçı dükkânından aldı, bunun içindeki şaraptır.&#8221; demiş.</p>
<p>&#8220;&#8211;Hà, biz hadis alimiyiz; biz hadis ilminin alimleri, bir yahudinin bir nasrânîden yaptığı rivayete itibar etmeyiz.&#8221; demiş.</p>
<p>Bu tabii neyle alay ediyor? Rivayet zinciriyle alay ediyor. Yâni râvîlerin sıhhatini kontrol ilmî mekanizmasına çatıyor. Aslında onu küçük düşürmeğe çalışıyor ama, haksız bir şey yapıyor. Siz bir rivayetin doğruluğunu kritik etmezseniz, ilmi nasıl yapacaksınız?.. Bir rivayetin kritik edilmesi, en önemli hususlardan biridir.</p>
<p>Yâni müsteşrikler o kadar insafsız davranmışlardır ki, &#8220;Peygamber Efendimiz&#8217;in hadis-i şeriflerinin hepsi sıhhatli değildir, yanlıştır.&#8221; filân demişlerdir.</p>
<p>Benim yanımda fakülteden bir tarih profesörü vardı, ama dînî bilgisi zayıf&#8230; Kendisinin de annesi mi, babası mı ne alevî, aileden de görgüsü, bilgisi yok; takvâsı da yok, yaşamı da bozuk&#8230;</p>
<p>&#8220;&#8211;Canım işte bu kadar çok hadis yazılmış, sahih olan hadis-i şerifleri 18 tane filân diyorlar.&#8221; dedi.</p>
<p>Tabii kendisi hadisçi değil, hadisten anlamaz, Arapça bilmez. Kendi mesleğinde bile kusurları var, ben biliyorum, hattâ söylemişim kendisine&#8230; Onun üzerine Süleyman Hayri Bolay dedi ki:</p>
<p>&#8220;&#8211;İnsaf yâhu! Yâni Peygamber Efendimiz 23 sene peygamberlik yapmış, bu kadar sene içinde 18 tane mi söz söylemiş?.. Bu kadar sene içinde, 18 tane mi söz rivayet ediliyor bu kadar meşhur bir insandan?..&#8221;</p>
<p>Peygamberliği meşhur, zamanında şöhret kazanmış, şöhreti âfâka yayılmış. Hırkası muhafaza edilmiş, pabucu muhafaza edilmiş, kılları muhafaza edilmiş&#8230; Traş olduğu zaman kıllarını kapışırlardı sahabe-i kirâm, hatıra olarak&#8230; Böyle her şeyi yâdigâr olarak, tezkâr olarak, hatıra olarak muhafaza edilen ve hadislerine uyulması Kur&#8217;an&#8217;la emredilen, etrafında yüzbinlerce sahabesi olan bir kimsenin 18 tane mi sözü tesbit edilir?.. Büyük bir haksızlık, büyük bir insafsızlık!..</p>
<p>Nerden kaynaklanıyor?.. İslâm dininin en önemli kaynağı hadis olduğu için, ona hücum, müsteşriklerin, gayrimüslimlerin, İslâm düşmanlarının ana işidir. Bunu da belirtmek için bu iki fıkrayı da anlattım. Bu biraz aşı gibidir. Yâni şimdide aşı yapalım da, siz de asıl hastalığa tutulmayın diye meseleyi anlatmak bakımındandır.</p>
<p>Burda bir taktik vardır; İslâm ile gayrimüslimler arasındaki mücadelede en büyük hedef, işin kalb noktası olan hadis-i şerifler olduğu için, ona hücum fazla oluyor. Şöyle söyleyebilirim: İslâm düşmanlarının müslümanları kandırmak saptırmak, şaşırtmak, hattâ İslâm&#8217;dan çıkartmak için, ifsad ve idlâl etmek için yaptıkları çalışmalarda karşılarına çıkan çelik duvar sünnettir. Kıramıyorlar, yıkamıyorlar, yıkamazlar, mümkün değil; çünkü çok güzel tesbit edilmiştir, malzeme çok mükemmeldir. İşte çelik bir duvar, yıkılmaz bir duvar, ona çarparlar boyna&#8230;</p>
<p>Fâsık ve fâcirlerin de canlarını en çok sıkan, ellerini kollarını en çok bağlayan, onlara dînî emirleri yapmamakta hiç bir mazeret yolu, kapısı bırakmayan da sünnettir. bununla şunu söylemek istiyorum: Bazı insanlar var, İslâm&#8217;ı yaşamıyor, yaşayanı da bırakmıyor, &#8220;Bende müslümanım!&#8221; diyor. Yâni, &#8220;Ben yaşayamıyorum, kusuruma bakmayın!&#8221; demiyor, kendisinin sapık yolunun da İslâm&#8217;a uygunluğunu isbat etmeye çalışıyor. Veyâhut, sizin gittiğiniz doğru yolun eğri olduğunu düşünüyor, kendi yolunun daha doğru olduğunu düşünüyor. Onların karşısında da en büyük engel hadis-i şeriflerdir, sünnet-i seniyyedir; onların da elini kolunu bağlıyor.</p>
<p>Reform yapacak dinde, &#8220;Bira câizdir, fâiz câizdir&#8230;&#8221; diyor. &#8220;Canım işte çok âşikâr, bunun ötesi berisi yok, İslâm bunları yasaklamış.&#8221; denilince, onları engellemek için hadis-i şerifi bertaraf etmek istiyor. O zaman gayet rahat yapacaklar bu işleri, onun için kuvvetli bir tarzda hadis-i şerifin karşısına dikilerler, onu yıkmağa çalışırlar. Ama kervanın yürüdüğü zaman ötekilerin yaptığı bir şey gibi bu&#8230; [İt ürür, kervan yürür.]</p>
<p>Bu kadar önemli, bilimsel yönden bu kadar kıymetli olan bu malzeme, bize bu asırda niçin lâzım?.. Şimdi tabii biz her şeyden önce mü&#8217;min insanlarız, müslüman insanlarız, iman etmiş insanlarız. Bizim istediğimiz, Allah&#8217;ın rızasını kazanmaktır. Allah&#8217;ın rızasını kazanmanın yolu da Peygamber Efendimiz&#8217;in sünnet-i seniyyesini bilmek, dinimizi iyi bilmek ve uygulamaktan geçiyor.</p>
<p>O bakımdan, Peygamber Efendimiz&#8217;in ashabı için hadis ne kadar önemli idiyse, bizim için de o kadar önemlidir. Geçtiğimiz asırlardaki mü&#8217;minler için hadis-i şerifler ne kadar önemli ise, bu asrın, bundan sonraki asırların insanı için de o kadar önemlidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Esad Coşan-<b>Temmuz 1995 &#8211; İNGİLTERE</b></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-serife-saldiranlar/">Hadis-i Şerif’e Saldıranlar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-serife-saldiranlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hadis-i Şeriflerin Kaydedilmesi</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-seriflerin-kaydedilmesi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-seriflerin-kaydedilmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2016 11:01:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sünnet/Hadis Meseleleri]]></category>
		<category><![CDATA[ashàb-ı hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis Yolculukları]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis-i Şeriflerin Kaydedilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[M.Esad Coşan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10292</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Sahàbe-i kirâmdan itibaren; Peygamber s.a.v Efendimiz&#8217;e yetişmiş, onu görmüş, onun çevresinde bulunmuş müslümanlardan itibaren, Rasûlüllah&#8217;ın hayatını çok dikkatle takib etmişlerdir. Tesbitlerini, müşahedelerini, gördüklerini, duyduklarını çok ilmî metodlarla tesbit etmişlerdir, yazıya geçirmişlerdir. Rasûlüllah&#8217;ın hayatını, sözlerini son derece mükemmel ve teferruatlı bir şekilde bize intikal ettirmişlerdir.   Onların bu hususta, bu işi sağlam yapmak hususunda, ilim aleminde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-seriflerin-kaydedilmesi/">Hadis-i Şeriflerin Kaydedilmesi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="" data-block="true" data-offset-key="44oo-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="44oo-0-0"></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="1oas1-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="1oas1-0-0"><span data-offset-key="1oas1-0-0"><a href="http://ilimcephesi.com/hadis-i-seriflerin-kaydedilmesi/knu6hj_q/" rel="attachment wp-att-10293"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-10293" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/KnU6HJ_Q.jpg" alt="Hadis-i Şeriflerin Kaydedilmesi" width="331" height="331" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/KnU6HJ_Q.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/KnU6HJ_Q-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 331px) 100vw, 331px" /></a></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="23dgl-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="23dgl-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="23dgl-0-0"><span data-offset-key="23dgl-0-0"><span data-text="true">&#8230;Sahàbe-i kirâmdan itibaren; Peygamber s.a.v Efendimiz&#8217;e yetişmiş, onu görmüş, onun çevresinde bulunmuş müslümanlardan itibaren, Rasûlüllah&#8217;ın hayatını çok dikkatle takib etmişlerdir. Tesbitlerini, müşahedelerini, gördüklerini, duyduklarını çok ilmî metodlarla tesbit etmişlerdir, yazıya geçirmişlerdir. Rasûlüllah&#8217;ın hayatını, sözlerini son derece mükemmel ve teferruatlı bir şekilde bize intikal ettirmişlerdir.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="8ft05-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="8ft05-0-0"><span data-offset-key="8ft05-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="26k48-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="26k48-0-0"><span data-offset-key="26k48-0-0"><span data-text="true">Onların bu hususta, bu işi sağlam yapmak hususunda, ilim aleminde ortaya koydukları kendilerine mahsus usüller vardır.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="73hp5-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="73hp5-0-0"><span data-offset-key="73hp5-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="3ee9l-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="3ee9l-0-0"><span data-offset-key="3ee9l-0-0"><span data-text="true">Bir kere hadisin senedi vardır. yâni bir hadisin kendisi vardır, metni vardır, tekst vardır; bir de o metnin, o rivayetin, o hükmün kimin tarafından duyulup geldiğini bildiren sened vardır, isnad zinciri vardır. Hangi sahabe duymuş, kime söylemiş, o kime söylemiş, hadis mecmuasını yazan kimseye gelinceye kadar kimin kulağından, dilinden, aklından geçerek gelmiş; bunlar tesbit edilmiştir.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="bsbun-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="bsbun-0-0"><span data-offset-key="bsbun-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="2qq0j-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="2qq0j-0-0"><span data-offset-key="2qq0j-0-0"><span data-text="true">Sonradan, meselâ Buhàrî hakkında söyleyelim: Buhàrî&#8217;nin bir sened zinciri var, &#8220;Ben bu hadisi şundan duydum, o Hemmâm ibn-i Münebbih&#8217;ten duydu, o falancadan duydu, o filâncadan duydu&#8230;&#8221; diye. Aradaki şahısların eserleri ortada yokken, bazı kimseler itiraz etmişlerdir, &#8220;Buhârî bunları belki doğru tesbit etmedi?&#8221; gibi. Fakat sonradan bulunan metinlerle, Hemmam ibn-i Münebbih&#8217;in sahifesi gibi bulunantamamlayıcı metinlerle, Buhàrî&#8217;nin gerçekten dediği gibi, çok sıhhatli bir şekilde bu metinleri tesbit ettiği isbatlanmıştır.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="3lvg0-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="3lvg0-0-0"><span data-offset-key="3lvg0-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="31l1m-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="31l1m-0-0"><span data-offset-key="31l1m-0-0"><span data-text="true">Onlar gerçekten şahısları tenkid ederek, cerh ve ta&#8217;dil kitapları yazarak, sıhhatli rivayetleri toplamışlardır. Meselâ bir insan iyi bir insan olabilir ama, ahir ömründe hafızası zayıflar, hadisleri karıştırır; onu dahi yazmışlardır. &#8220;Ömrünün sonuna doğru bunun biraz hafızası zayıflamıştır, bazı şeyleri birbirine karıştırabilir.&#8221; gibi teferruatıyla yazmışlardır.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="66kml-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="66kml-0-0"><span data-offset-key="66kml-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="15bu4-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="15bu4-0-0"><span data-offset-key="15bu4-0-0"><span data-text="true">Dünyanın hiç bir yerinde, hiç bir şahsa, Rasûlüllah s.a.v Hazretleri&#8217;nin hayatının detayıyla, teferruatıyla tesbit edilmek nasib olmamıştır. Yâni dünya tarihinde şu güne gelinceye kadar hiç bir beşere nasib olmamış bir genişlikle, Rasûlüllah s.a.v Efendimiz&#8217;in hayatı tesbit edilmiştir: Gece ne yaptı, gündüz ne yaptı, evlendiği zaman ne yaptı, hanımıyla ne konuştu?.. Yemeği nasıl yedi, elini nasıl yıkadı, yüznumaraya nasıl gitti, nasıl geldi?.. Bu kadar detaylı hiçbir beşerin hayatı tesbit edilmemiştir.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="3drkm-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="3drkm-0-0"><span data-offset-key="3drkm-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="3d7oo-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="3d7oo-0-0"><span data-offset-key="3d7oo-0-0"><span data-text="true">Bu Rasûlüllah s.a.v&#8217;e nasîb olmuş bir mazhariyettir. Tabii bizim için de çok şâyân-ı şükran bir durumdur. Çünkü dinimizin sapasağlam bir kaynaktan, çok güzel bir metodla bize kadar malzemesi nakledilmiş oluyor.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="5h88m-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="5h88m-0-0"><span data-offset-key="5h88m-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="c2ppi-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="c2ppi-0-0"><span data-offset-key="c2ppi-0-0"><span data-text="true">Bu malzemeyi toplayan insanlar, ashàb-ı hadis, islâm alimleri arasında çok müstesnâ mevkiye sahiplerdir. Hattâ onlar hakkında Şerefü Ashàbil-Hadîs filân gibi özel kitaplar yazılmıştır. Hadis toplayan hadis alimlerinin şerefinin, sevabının ne kadar çok olduğunu anlatan eserler yazılmıştır, neşredilmiştir.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="d7lj1-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="d7lj1-0-0"><span data-offset-key="d7lj1-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="49g0k-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="49g0k-0-0"><span data-offset-key="49g0k-0-0"><span data-text="true">Bir alim bir tek hadis-i şerifi duyacağım diye, bir tek hadis-i şerifi dinleyeceğim diye bir ülkeye ziyarete gitmiştir. Tabii uçakla değil, o zamanın imkânlarıyla, yaya, binbir meşakkatle; ama o meşakkatin sevabını Allah&#8217;tan bekleyerek&#8230; Toza toprağa bulanarak, Rasûlüllah s.a.v Efendimiz&#8217;in bir hadis-i şerifini biliyormuş falanca şahıs diye Horasan&#8217;dan Kahire&#8217;ye gitmiştir, Irak&#8217;a gitmiştir. O kadar gayret göstermişlerdir.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="8vt98-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="8vt98-0-0"><span data-offset-key="8vt98-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="e6oi7-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="e6oi7-0-0"><span data-offset-key="e6oi7-0-0"><span data-text="true">Mâlikî mezhebinin imamı İmam Mâlik ibn-i Enes aynı zamanda fakîh idi, müftü idi. Herkesin kendisini her yönden ziyaret ettiği renkli bir şahsiyeti vardı. Büyük bir kişi idi, zamanın sultanlarının kendisine itibar ettiği bir kimse idi. Kapısını birisi çaldığı zaman sorardı:</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="5c6r4-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="5c6r4-0-0"><span data-offset-key="5c6r4-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="1psci-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="1psci-0-0"><span data-offset-key="1psci-0-0"><span data-text="true">&#8220;&#8211;Hoş geldiniz, ne yapmak istiyorsunuz? Yâni niçin geldiniz, maksadınız, arzunuz nedir?&#8221;</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="9tmfj-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="9tmfj-0-0"><span data-offset-key="9tmfj-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="fpl5h-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="fpl5h-0-0"><span data-offset-key="fpl5h-0-0"><span data-text="true">&#8220;&#8211;Efendim, ben bir fıkıh meselesi sormak istiyorum. Başımdan bir olay geçti de, bu hususta fetvâ istiyorum&#8230;&#8221; gibi bir şey olursa;</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="av6ci-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="av6ci-0-0"><span data-offset-key="av6ci-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="b9os4-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="b9os4-0-0"><span data-offset-key="b9os4-0-0"><span data-text="true">&#8220;&#8211;Söyle evlâdım!&#8221; derdi, soruyu dinlerdi, cevabı verirdi.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="562tl-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="562tl-0-0"><span data-offset-key="562tl-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="84vfi-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="84vfi-0-0"><span data-offset-key="84vfi-0-0"><span data-text="true">Aynı zamanda kendisi hadis alimiydi, hadis rivâyet ederdi. Hadis râvîsi, yâni kendisi hadis toplamış, başka tarafa rivayet ediyor.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="854t5-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="854t5-0-0"><span data-offset-key="854t5-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="7jni3-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="7jni3-0-0"><span data-offset-key="7jni3-0-0"><span data-text="true">&#8220;&#8211;Ey imam, biz senden hadis dinlemeğe, hadis rivayeti almağa geldik.&#8221; derlerse;</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="7d7o-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="7d7o-0-0"><span data-offset-key="7d7o-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="185h1-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="185h1-0-0"><span data-offset-key="185h1-0-0"><span data-text="true">&#8220;&#8211;İçeri buyurun!&#8221; derdi.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="cuhmg-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="cuhmg-0-0"><span data-offset-key="cuhmg-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="esr96-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="esr96-0-0"><span data-offset-key="esr96-0-0"><span data-text="true">Adamlar içeri girerlerdi. Arapların misafire en güzel ikramı buhurdur. En güzel buhurdanı yakıp götürürdü. Şimdi bilmiyorum hacca gidenler gördüler mi, Ramazanda Suudi Arabistan&#8217;a gidenler görmüşlerdir. En ön sıralarda oturan, en zengin, itibarlı, alim, yüksek şahsiyetlere buhurdanları getirirler, onlar koklarlar. Başörtülerini de böyle yanlara tutarak içlerine çekmeleri, nefes almaları, kendilerine mahsus bir şey&#8230; Kâbe&#8217;nin etrafını böyle buhurdanla tavaf ederler, millet biraz güzel koku ile tavaf yapmış olsun diye&#8230;</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="rlt1-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="rlt1-0-0"><span data-offset-key="rlt1-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="eonm1-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="eonm1-0-0"><span data-offset-key="eonm1-0-0"><span data-text="true">Odada buhur yaktırırdı, güzel koku yaktırırdı. kendisi içerde gusül abdesti alırdı. Zâten abdestli mübarek zat ama, zâten temiz ama, hadis rivayet edeceğim diye gusül abdesti alırdı. Sırf hadis rivayet etmeye duyduğu hürmetten, saygıdan dolayı&#8230; En güzel bayramlık elbisesini giyerdi, en güzel sarığını sarardı. Salona en güzel rahleyi kurdururdu. Üstüne en pahalı, en güzel örtüyü örttürürdü. Geçerdi oraya, dinleyecekleri de gayet ciddiyetle oturturdu karşısına&#8230;</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="3q1b7-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="3q1b7-0-0"><span data-offset-key="3q1b7-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="17tjm-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="17tjm-0-0"><span data-offset-key="17tjm-0-0"><span data-text="true">&#8220;&#8211;Ben falancadan işittim. Rasûlüllah s.a.v Efendimiz şöyle buyurdu.&#8221; diye, tane tane, harf harf okurdu.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="1k69n-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="1k69n-0-0"><span data-offset-key="1k69n-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="3m2dm-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="3m2dm-0-0"><span data-offset-key="3m2dm-0-0"><span data-text="true">Onlar da yazarlardı. Yazdıklarını kontrol ederdi, ondan sonra, &#8220;Tamam, siz benden bu hadisi rivayet edebilirsiniz.&#8221; diye icazet verirdi.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="6e46g-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="6e46g-0-0"><span data-offset-key="6e46g-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="aa8m8-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="aa8m8-0-0"><span data-offset-key="aa8m8-0-0"><span data-text="true">Hadis alimlerinin metodu budur, hadis toplamaları bu tarzda olmuştur.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="beo13-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="beo13-0-0"><span data-offset-key="beo13-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="7atrn-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="7atrn-0-0"><span data-offset-key="7atrn-0-0"><span data-text="true">Hadis toplayan bir alimi anlatırlar, bu da önemli bu konuda&#8230; Bir hadis rivayet eden şahıs var diyorlar. Kalkıp gidiyor talebeleriyle&#8230;</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="7ucj-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="7ucj-0-0"><span data-offset-key="7ucj-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="f8772-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="f8772-0-0"><span data-offset-key="f8772-0-0"><span data-text="true">O şahsın beldesine, şehrine geliyorlar, o adamı tarlada buluyorlar. Eline otu almış, atına, &#8220;Geh geh geh&#8230;&#8221; diyor, otu gösteriyor. Atı da, otu yiyeceğim diye yanına gelince, dizgininden uttuyor, otu vermiyor. Ata yakalamak için bir oyun yapmış, ot göstermiş, fakat otu yedirmemiş ata&#8230;</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="alg1n-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="alg1n-0-0"><span data-offset-key="alg1n-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="2pli4-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="2pli4-0-0"><span data-offset-key="2pli4-0-0"><span data-text="true">O talebeleriyle ondan hadis yazmağa gelen şahıs diyor ki:</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="1p150-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="1p150-0-0"><span data-offset-key="1p150-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="agh6j-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="agh6j-0-0"><span data-offset-key="agh6j-0-0"><span data-text="true">&#8220;&#8211;Bu adamdan hadis alamayız. Çünkü bu atını aldattı, kendisinin güvenirlik vasfında şaibe var. Binâen aleyh bundan hadis yazamayız!&#8221; diyor, geri dönüyor.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="63oo4-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="63oo4-0-0"><span data-offset-key="63oo4-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="e7k38-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="e7k38-0-0"><span data-offset-key="e7k38-0-0"><span data-text="true">O kadar ciddiyetle çalışmışlardır, bu onu gösteriyor.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="9sjh0-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="9sjh0-0-0"><span data-offset-key="9sjh0-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="86nik-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="86nik-0-0"><span data-offset-key="86nik-0-0"><span data-text="true">Onun için, Peygamberimiz hakkında binlerce hadis kitabı vardır, milyonlarca hadis-i şerif vardır. Çünkü herkes gözünü dört açmış, pür-dikkat Rasûlüllah Efendimiz&#8217;i dinlemiş ve bunu güzel bir şekilde rivayet etmeğe çalışmıştır.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="40lf8-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="40lf8-0-0"><span data-offset-key="40lf8-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="a24s4-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="a24s4-0-0"><span data-offset-key="a24s4-0-0"><span data-text="true">Yüzlerce ciltlik hadis kolleksiyonlarına sahibiz. Kelime kelime hadis-i şeriflerin bulunması için kolaylık sağlayan kitaplar hazırlanmıştır. El-Mu&#8217;cemül-Müfehres bi-Elfâzil-Hadîsin-Nebeviyye (Konkordans) gibi eserler hazırlanmıştır.</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="cmu58-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="cmu58-0-0"><span data-offset-key="cmu58-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="ejo40-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="ejo40-0-0"><span data-offset-key="ejo40-0-0"><span data-text="true">Karşılaştığımız bugünkü meseleler içinde dahi yeni/eski hiç bir mesele yoktur ki, hadis-i şerifleri tam bilirseniz, tam okumuşsanız, onun bir cevabı olmasın&#8230; Karşılaştığınız bir sosyal mesele, bir ihtilâf, bir fitne, bir sivri fikir, aykırı fikir&#8230; Mutlaka onun hakkında bir bilgi vardır. O kadar zengin bir muhtevâya sahiptir hadis-i şerif dünyası, alemi&#8230;</span></span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="8cf5o-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="8cf5o-0-0"><span data-offset-key="8cf5o-0-0"> </span></div>
</div>
<div class="" data-block="true" data-offset-key="ejco0-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="ejco0-0-0"><span data-offset-key="ejco0-0-0"><span data-text="true">M.Esad Coşan-<b>Temmuz 1995 &#8211; İNGİLTERE</b></span></span></div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-seriflerin-kaydedilmesi/">Hadis-i Şeriflerin Kaydedilmesi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-seriflerin-kaydedilmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkler Neden İslamı Seçti ?</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkler-neden-islami-secti/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkler-neden-islami-secti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2016 22:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Türk Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[M.Esad Coşan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler Neden İslamı Seçti ?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=10211</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesinde Türk-İslâm Edebiyatı Kürsüsü başkanlığı yapmış olan Prof. Dr. M. Es&#8217;ad Coşan anlatıyor: &#8220;Ben askerlik yaparken bir general beni makamına çağırmıştı. Bir asteğmen olarak değil de ilâhiyât fakültesinden doçentlik payesini almış bir kimse olarak iltifat gösterdi, oturttu karşısına, bana; “Hocam çok merak ediyorum. Türkler İslâm dinine niçin girmişler?” diye sordu. Baktım paşa hazretleri müteessif. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkler-neden-islami-secti/">Türkler Neden İslamı Seçti ?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/turkler-neden-islami-secti/indir-103/" rel="attachment wp-att-10212"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-10212" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/02/indir.jpg" alt="Türkler Neden İslamı Seçti ?" width="456" height="256" /></a></p>
<p>Ankara Üniversitesinde Türk-İslâm Edebiyatı Kürsüsü başkanlığı yapmış olan Prof. Dr. M. Es&#8217;ad Coşan anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Ben askerlik yapark<span class="text_exposed_show">en bir general beni makamına çağırmıştı. Bir asteğmen olarak değil de ilâhiyât fakültesinden doçentlik payesini almış bir kimse olarak iltifat gösterdi, oturttu karşısına, bana; “Hocam çok merak ediyorum. Türkler İslâm dinine niçin girmişler?” diye sordu.</span></p>
<div class="text_exposed_show">
<p>Baktım paşa hazretleri müteessif. Niye müslüman olduğumuzu anlayamıyor ve teessüf ediyor buna. Öyle bir edâ ile söyledi. Demek istedi ki; mesela ne olurdu hıristiyan olsaydık. Ne güzel(!) İşte batıda görüyoruz içki içiyorlar, kadın erkek münasebetlerinde meşrepleri son derece geniş… gibi bir his içinde. “Nereden de bulmuşlar bu Müslümanlığı? Bula bula bunu mu bulmuşlar?” demek gibi söyledi. Ben de;</p>
<p>“Bizim ecdadımız Müslümanlığı sosyal ve coğrafî şartlar dolayısıyla tesadüfen karşılaştıkları bir inanca girmek tarzında benimsemediler. Peki nasıl? O zaman mevcut bütün inançları tanıyıp tadıp tercih ederek girdiler. Bir kere Tibet’i Dalaylamalar’ı, Brahmanizm’i, Budizm’i biliyorlardı. Çin’de hakimiyet sürmüşlerdi; onların inançlarına vakıflardı. Şamanizm atalarından kalma bir din olarak malumlarıydı. Hazar denizinin Kara Denizin kuzeyinde Hıristiyanlığı görmüşlerdi.</p>
<p>Hodeskus-homanikus gibi çok eski devirlerden kalma Hıristiyanlık metinleri elimizde. Bir kısım kabileler hıristiyan olmuş. Hatta şimdi Gagavuzlar onlardan kalıntı diye gazetelerde bahis konusu ediliyorlar. Hazar Türkleri Yahudiliğe girmişler; yahudileri görmüşler, tanımışlar, tâbî olmuşlar. Bunların hepsini denedikten sonra devletler milletler yöneten bir makul yönetici kadro olarak İslâm’ı beğenmişler, İslâm’ı seçmişlerdir. Çünkü hayata en iyi intibak eden din İslâm; devleti yönetmekte en olumlu hükümlere sahip olan din İslâm; toplumun içindeki insanların birbirleri ile olan münasebetlerini en iyi düzenleyen din İslâm; toplumun yapısı olan aileleri ve ailelerin temel taşı olan fertleri bedenen sıhhatli yapan, rûhen güçlü ve kuvvetli yapan İslâm.” dedim.</p>
<p>Tabi asker olduğu için; “Askerlik bakımından da İslâm’dan daha güzel bir din bulamazsınız.” dedim. “Yani askerlik mesleğini bir mübarek ve mukaddes meslek haline getiren İslâm; nöbeti bir ibadet haline getiren İslâm. Allah yolunda başkalarının sınırlarının arkasında huzur içinde yaşaması için canından geçmeyi bir ideal olarak insanlara aşılayan İslâm. Bunları hangi dinde bulacaksınız? Bulamazsınız ki bulamazdınız ki Paşam!” dedim.</p>
<p>Tabii ben sözü bu tarafa getirince bizim Roma’da askerî ateşelik yapmış alay komutanı da; “Doğru Paşam! Roma’da bulundum, onların hiç akla mantığa uygun tarafı yoktur.” dedi. Paşa hazretleri çok takdir etmiş, verdiğim cevaptan memnun olmuş anlaşılan. Ben emekli olduktan sonra hâlâ bayramlarda bana tebrik gönderirdi.</p>
<p>İşin gerçeği de budur. Bizim ecdadımız, büyüklerimiz bu dini sosyal birtakım hadiselerin sürüklemesi sonunda rüzgarın önünde yaprak misali, “Eh ne yapalım bizim de kısmetimiz buymuş. Bu inanç da bizim olsun.” diye seçmediler. Her zaman yoklama ve irdeleme, kontrol ve tenkit süzgeçleri, mantık ve muhakemeleri çalıştı. İslâm’a daha çok âşık olarak sımsıkı bağlandılar.</p>
<p>Mesela Hindistan’a gittiler; buradaki 400 kadar mezhebi gördüler, yönettiler ve onların hepsini bir noktaya getirmek için çalıştılar. İran’a hakim oldular; buradaki şiiler ile sünnilerin arasındaki anlaşmazlığı halletmek için hakem rolünde oldular. Tarafları karşılarına getirip, hangisi haklıysa diğeri ona tâbî olsun diye münazara yaptırdılar. Devamlı bir ilmî araştırma, tenkit ve basiret üzere bu dine sarıldılar; severek bağlandılar.</p>
<p>Zaten severek bağlanılmayan bir dine insanoğlu asırlarca bu kadar fedakârca hizmet etmez. Bu kadar baskı ve düşmana rağmen bu kadar fedakârca bağlanmaz&#8230;</p>
<p>&#8212;<br />
Prof. Dr. M. Es&#8217;ad Coşan&#8217;ın &#8220;İSLÂM&#8221; adlı eserinden alıntıdır&#8230;</p>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkler-neden-islami-secti/">Türkler Neden İslamı Seçti ?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkler-neden-islami-secti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
