<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kudüs'te Müslümanlar Gayr-İ Müslimlere Nasıl Davrandı? | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuduste-muslumanlar-gayr-i-muslimlere-nasil-davrandi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 Sep 2017 14:42:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Kudüs'te Müslümanlar Gayr-İ Müslimlere Nasıl Davrandı? | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kudüs&#8217;te Müslümanlar Gayr-i Müslimlere Nasıl Davrandı?</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/kuduste-muslumanlar-gayr-i-muslimlere-nasil-davrandi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/kuduste-muslumanlar-gayr-i-muslimlere-nasil-davrandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2014 14:17:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ömer Kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ömer Nasıl Bir Ferman Verdi?]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs'te Müslümanlar Gayr-İ Müslimlere Nasıl Davrandı?]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs'te Müslümanlar Gayr-İ Müslimlere Nasıl Davrandı? Hz. Ömer Nasıl Bir Ferman Verdi?]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Akgündüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2289</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diğer Müslüman devletler gibi, Osmanlı Devleti de, her meselede olduğu gibi, Müslümanlara ait topraklarda yaşayan gayr-i Müslimler hususunda da &#8220;Şer-i Şerif&#8221; dedikleri hukukun çizdiği sınırlar çerçevesinde hareket etmişlerdir. Osmanlı Devleti, &#8220;şer&#8217;-i şerif&#8221; dediği İslâm hukuku-na göre, Müslümanlarla sulh yapan ve İslâm Devleti&#8217;-nin hâkimiyetini kabul eden gayr-i Müslimlere &#8220;zimmî&#8221; adı verilir. Renk, dil ve ırk farkı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kuduste-muslumanlar-gayr-i-muslimlere-nasil-davrandi/">Kudüs’te Müslümanlar Gayr-i Müslimlere Nasıl Davrandı?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/kuduste-muslumanlar-gayri-muslimlere-nasil-davrandi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-2290" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/kuduste-muslumanlar-gayri-muslimlere-nasil-davrandi.jpg" alt="kuduste-muslumanlar-gayri-muslimlere-nasil-davrandi" width="320" height="505" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/kuduste-muslumanlar-gayri-muslimlere-nasil-davrandi.jpg 320w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/kuduste-muslumanlar-gayri-muslimlere-nasil-davrandi-190x300.jpg 190w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></a>Diğer Müslüman devletler gibi, Osmanlı Devleti de, her meselede olduğu gibi, Müslümanlara ait topraklarda yaşayan gayr-i Müslimler hususunda da &#8220;Şer-i <span class="text_exposed_show">Şerif&#8221; dedikleri hukukun çizdiği sınırlar çerçevesinde hareket etmişlerdir. Osmanlı Devleti, &#8220;şer&#8217;-i şerif&#8221; dediği İslâm hukuku-na göre, Müslümanlarla sulh yapan ve İslâm Devleti&#8217;-nin hâkimiyetini kabul eden gayr-i Müslimlere &#8220;zimmî&#8221; adı verilir. Renk, dil ve ırk farkı gözetilmeksizin hepsine aynı şekilde ve &#8220;şer-i şerif&#8221; ne diyorsa öyle mu-amele yapılır. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul&#8217;u kılıç zoruyla fethettiği halde, sırf sulh yolunun burada yaşayan gayr-i Müslimlere daha yararlı olmasından dolayı, araya giren papaz ve hahamların arzusuyla, İstan-bul&#8217;u sanki sulh yoluyla fethetmiş gibi kolaylıklar göstermiştir. Osmanlı hukukunun mimarı olan Ebussuud Efendi, İstanbul&#8217;daki kilise ve havrala-rın devamını bu ince anlayış ve lütuflu muameleyle açıklamaktadır. Aynı şey Rumeli, Mısır, Filistin ve benzeri ülkeler için de söz konusudur.</span></p>
<p>Müslümanlara ait topraklarda yaşayan Zimmîlerin, Müslümanlar-dan farklı olduğu yönleri elbette vardır. Ancak bu farklılık, din ayrılığın-dan doğan bir farklılıktır. Meselâ, Müslümanlar bir ibadet çeşidi olan zekâtla mükellef oldukları halde, gayr-i Müslimler mükellef değillerdir. Onlar güç ve kazançlarına göre değişen, senede bir defa adam başına &#8220;cizye&#8221; denilen bir vergi verirler. Fakirler, işsizler, din adamları, yaşlılar ve hastalar bu vergiden muaftırlar. Gayr-i Müslimler cihad yani askerlik yapmak mecburiyetinde değillerdir. Aile hukuku, miras hukuku ve dinle-rinin gereği olan diğer hukukî mevzularda, kendi inandıkları hukukî hü-kümler uygulanır.</p>
<p>Gayr-i Müslimler, Arabistan&#8217;a seyahat edebilirler, ancak zaruret olmadıkça Mescid-i Haram&#8217;a giremezler. Kılık kıyafet konusunda gayr-i Müslimler, Müslümanları taklid edemezler. Bütün bunların yanında, gayr-i Müslimlerin de can, mal, namus ve şerefleri Müslümanlarınki gibi dokunulmazdır. Muhtaç gayr-i Müslimler, sosyal haklardan aynen yararlanırlar. Bazı istisnaların dışında, devlet hizmetini ifa ederler; mezarları ve ölüleri hürmet görür. Bütün hukukî davalarda, gayr-i Müslim ile Müslüman arasında fark yoktur. Bu dediklerimize, İstanbul&#8217;daki kiliseler, havralar, mezarlar; arşivlerdeki belgeler ve Yor-gi&#8217;ye karşı Ahmed&#8217;i, Dimitri&#8217;ye karşı Osman&#8217;ı mahkûm eden mahkeme kararları, en büyük delillerdir .</p>
<p>Bu son nokta üzerinde ayrıntılı olarak duracak ve şunları müzakere edeceğiz.</p>
<p><strong>1-</strong> Hz. Ömer&#8217;in, buna dayanarak verilen Selahaddin-i Eyyubi&#8217;nin; bunları esas alarak Kudüs&#8217;teki Hıristiyanların haklarını düzenleyen Fatih Sultan Mehmed&#8217;in, Kudüs&#8217;ü Osmanlı Hâkimiyeti altına sokan Yavuz Sul-tan Selim&#8217;in ve nihayet bunları takip eden Osmanlı Padişahlarının verdik-leri imtiyaz fermanlarının önemli olanlarını zikredeceğiz.</p>
<p><strong>2-</strong> Bu imtiyaz fermanları ışığında Müslümanlara, Hıristiyanlara ve Yahudilere ait olan mukaddes mekânları ve statüleri incelenecek.</p>
<p><strong>3-</strong> Günümüz şartları içerisinde Kudüs&#8217;e nasıl bir çözüm bulunabilir? Osmanlı Modeli adı altında bazı teklifler sunulacak.</p>
<p><strong>1-</strong> Hz. Ömer&#8217;in Kudüs&#8217;ü Feth Ettiğinde Gayr-i Müslim-lere Verdiği İmtiyaz Fermanı</p>
<p>Önce şunu belirtelim. Osmanlıların &#8220;şer&#8217;-i şerif&#8221; dediği İslâm huku-kuna göre, Müslümanların hâkimiyeti altında bulunan topraklarda, ter-cih edilen görüşe göre, köylerde ve şehirlerde, yeniden kilise, havra veya Mecusilerin ateş evi yapılmasına müsaade edilmez. Ancak eskiden var olanların devamına ve yıkılanların yeniden eski haliyle inşasına mü-saade edilir.</p>
<p>Bu görüş doğrultusunda hicretin 15. yılında Hz. Ömer Kudüs&#8217;ü sulh yoluyla fethettiğinde, aynı hakları bütün gayr-i Müslimlere tanımıştır. Bunu yazılı bir belgeyle te&#8217;yit de eylemiştir .</p>
<p>Müslümanlardan Kudüs&#8217;ü sulh yoluyla ilk fetheden Hz. Ömer&#8217;dir. Ebu Ubeydet&#8217;üb&#8217;nül-Cerrah kumandasındaki İslam orduları, ehl-i İliya tabir edilen Kudüs ahalisine &#8216;Ya Müslüman olacaksınız, ya da Müslüman ülkenin vatandaşlığını kabul edeceksiniz&#8217; deyince, uzun müzakerelerden sonra, yerli halkın isteği üzerine Hz. Ömer, Hz. Ali&#8217;yi de yanına alarak Kudüs&#8217;ü teslim almaya gitmiştir. Patrik&#8217;den kendisini Sahratullah tabir olunan Mescid-i Davud&#8217;a ve Süleyman Mescidi&#8217;ne yani Mescid-i Aksa&#8217;ya götürmesini arzu etmişse de, Kamame Kilisesi ve Sahyun Kilisesi göste-rilmesi üzerine, buraların Hz. Pyegamber&#8217;in tavsifine uymadığı belirtile-rek eski mabedin yani Mescid-i Aksa&#8217;nın yeri ve mihrabı bizzat Hz. Ömer tarafından tayin olunmuştur.</p>
<p>Kur&#8217;an&#8217;ın da işaret ettiği ve Müslümanlar katında üçüncü mukaddes cami olan bu mekânda Cuma namazını kıldık-tan sonra, biri bütün Kudüs&#8217;lülere ve biri de sadece Hıristiyanlara ait olmak üzere iki ferman vermiştir. Bunlardan bizi asıl ilgilendiren Hıristi-yanların din ve vicdan hürriyetini temin eden fermandır. Biz her ikisini de zikredeceğiz:</p>
<p><strong>1</strong>) Hz. Ömer&#8217;in genel olarak Kudüs ahalisine verdiği sulh anlaşması şöyledir:</p>
<p>&#8216;Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın adıyla</p>
<p><strong>a)</strong> Bu sözleşme, Müminlerin emiri ve Allah&#8217;ın kulu Ömer tarafından İliya halkına verilen bir emandır.</p>
<p><strong>b)</strong> Onların canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, yerleşik ve göçebe olan bütün fertlerine verilen bir teminattır.<br />
c) Kiliseleri mesken yapılmayacak ve yıkılmayacak ve kısmen dahi olsa işgal edilmeyecektir. İçindeki kutsal eşyaya dokunulmayacaktır.</p>
<p><strong>d)</strong> Mallarına el sürülmeyecektir.</p>
<p><strong>e)</strong> Kimse dini inançlarından dolayı zorlanmayacak, kendilerine asla zarar gelmeyecek ve yurtlarına Yahudiler iskan olunmayacaktır.</p>
<p><strong>f)</strong> Buna karşılık onlar da cizye vereceklerdir.</p>
<p><strong>g)</strong> Bunlardan kim yurdunu terk etmek isterse, gideceği yere kadar mal ve can emniyeti sağlanacaktır. Yurdunda kalmak isteyenler ise, güvende olacaklardır ve cizye vereceklerdir. İsteyen Rumlar&#8217;la gidecek ve isteyen de toprağına dönecektir.</p>
<p><strong>h)</strong> Hasat elde edinceye kadar onlardan bir şey istenmeyecektir.</p>
<p><strong>i)</strong> Bu, Allah&#8217;ın Resülünün, halifelerin ve mü&#8217;minlerin Kudüs halkına verdiği güvenlik ahdidir. Cizye ödedikleri müddetçe geçerlidir.</p>
<p><strong>ŞAHİTLER:</strong> Halid bin Velid, Amr bin As, Abdurrahman bin Avf ve Mu&#8217;aviye bin Ebi Süfyan&#8217; .</p>
<p><strong>2)</strong> Hz. Ömer&#8217;in Kufi hattı ile kaleme aldığı ve Kudüs&#8217;teki gayr-i Müs-limlerin hak ve hürriyetlerini özellikle zikrettiği ve sonradan Osmanlı Sultanlarına ilham kaynağı olan fermanı ise, aslı Osmanlı Arşivlerindedir. Zamanında Fatih Sultan Mehmed&#8217;in huzuruna getirilen bu fermandan bir nüsha Fatih Mehmed zamanında istinsah edilmiştir. Biz bu istinsah edi-len Hz. Ömer&#8217;e ait fermanın orijinalini de neşredeniz. Bu fermanın 20 Rebiülevvel 15 H&#8217;de kaleme alındığı açıkça belirtilmektedir. Bu fermandaki şahitler farklıdır.</p>
<p><strong>&#8216;1</strong>) Allah&#8217;a hamd olsun ki, bizi İslam ile aziz kıldı; iman ile şerflendir-di; peygamberi Muhammed ile bize rahmet eyledi; bizi dalaletten hida-yete götürdü; aramızdaki dağınıklıktan sonra bizi bir araya getirdi ve kablerimizi birleştirdi; düşmanlarımıza karşı zafer verdi; bize bu beldeleri nasip etti; bizi birbirini seven kardeşler haline getirdi. Ey Allah&#8217;ın kulları! Bu nimetlere karşı Allah&#8217;a hamd ediniz.</p>
<p><strong>2)</strong> Bu Ömer bin Hattab&#8217;ın Kudüs-i Şerif&#8217;deki Tur-i Zeytun&#8217;da millet-i İseviyenin şerefli patriği Safranbos&#8217;a verdiği ve bütün re&#8217;aya ile papaz ve patrikleri içine alacak şekilde tanzim olunan yazılı ahidnamesidir.</p>
<p><strong>3)</strong> Bütün papazlar nerede ve hangi şartlarda olurlarsa olsunlar, biz Müslümanlardan emana sahiptirler. Bütün gayr-i Müslimler, zimmet akdinin hükümlerine riayet ettikleri müddetçe, emanları geçerlidir. Biz müminler ve bizden sonra gelecek olanlar, onları korumakla mükellefiz. İtaat ve bağlılıkları devam ettikçe de bu devam edecektir.</p>
<p><strong>4)</strong> Verilen bu kroma ve eman sözü kendileri için geçerli olduğu ka-dar, kiliseleri, manastırları dışarıda ve içeride bulunan bütü ziyaret ma-halli olan mukaddes mekânları için de geçerlidir.</p>
<p><strong>5)</strong> Bu mukaddes mekânlar şunlardır: Kamame Kilisesi; Hz. İsa&#8217;nın doğum yeri olan Beytüllahm&#8217;deki Büyük Kilise; Kıbleye, kuzeye ve batıya açılan üç kapılı mağara.</p>
<p><strong>6)</strong> Kudüs&#8217;te bulunan Hıristiyanların dışındaki Hristiyan cemaatleri, yani Habeş Hıristiyanları, Avrupa&#8217;dan ziyaret için gelenler, Kıbtiler, Sür-yaniler, Ermeniler, Yakubiler, Marunîler ve benzeri taifeler, tamamen adı geçen Patrik&#8217;e tabidirler; Patrik bunlara takdim olunur.</p>
<p><strong>7)</strong> Zira bu sayılan patrik ve papazlara, Hz. Peygamber mübarek mührü ile eman vermiş ve korunmalarını istemiştir. Biz müminler de, onlara iyi davranan Peygamber hürmetine onlara iyi davranacağız.</p>
<p><strong>8)</strong> Bu patrik ve papazlar, cizye ve benzeri mükellefiyetlerden, de-nizde ve karada muaf olacaklar; bunların Kamame Kilisesine ve diğer mukaddes mekânlara girişlerinden dolayı kendilerinden bir şey alınma-yacak. Ancak Hıristiyanların elindeki Kamame Kilisesine gelen ziyaretçi-ler, Patrik olana 1 1/3 dirhem vereceklerdir.</p>
<p><strong>9)</strong> Bütün müminler, erkek olsun kadın olsun, sultan, hakim veya vali olsun, zengin olsun fakir olsun, mutlaka bu emirlerimizi koruyacaklardır.</p>
<p><strong>10)</strong> Hristiyan reislerine bu mersum (ferman) sahabe-i kiramdan Ab-dullah, Osman bin Affan, Sa&#8217;d bin Zeyd, Abdurrahman bin Avf ve diğer sahabe kardeşlerimizin huzurunda verilmiştir.</p>
<p><strong>11)</strong> Bu yazılı fermanda açıkladığımız emirler korunsun, riayet edilsin ve ellerinde kalsın.<br />
20 Rebiül-Evvel 15 H.</p>
<p><strong>12)</strong> Müminlerden kim bu fermanımızı okur da şimdi veya kıyamete kadar, ona muhalefet ederse, Allah&#8217;ın ahdini bozmuş ve Habibine isyan etmiş olur.&#8217;<br />
Fermanın metninden de anlaşılacağı üzere, fermanın hükümleri, yi-ne Hz. Peygamber&#8217;in hadislerine dayanmaktadır .</p>
<p><strong>Prof. Dr. Ahmet Akgündüz</strong></p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/kuduste-muslumanlar-gayr-i-muslimlere-nasil-davrandi/">Kudüs’te Müslümanlar Gayr-i Müslimlere Nasıl Davrandı?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/kuduste-muslumanlar-gayr-i-muslimlere-nasil-davrandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
