<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Medeniyeti'nin:''Asırlardır Hakkı Yenildi'' | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-medeniyetininasirlardir-hakki-yenildi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2015 12:59:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>İslam Medeniyeti'nin:''Asırlardır Hakkı Yenildi'' | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Fuat Sezgin: &#8220;Batı Uygarlığı,İslam Medeniyetinin Çocuğudur&#8221;</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/fuat-sezgin-bati-uygarligiislam-medeniyetinin-cocugudur/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/fuat-sezgin-bati-uygarligiislam-medeniyetinin-cocugudur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2015 12:59:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Bilimi:Batı'ya Nasıl Geçti ?]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Medeniyeti'nin:''Asırlardır Hakkı Yenildi'']]></category>
		<category><![CDATA[İslam Medeniyetinin Göz Kamaştırıcı Keşifleri ve Batı'ya Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Uygarlığı İslam Medeniyetinin Çocuğudur]]></category>
		<category><![CDATA[Fuad Sezgin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9113</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Ben, 60 yılımı verdim. Milletler için zaman, bir insanın ömründen ibaret değildir. Bugünkü Avrupa medeniyeti, İslam medeniyetinin muayyen şartlar içerisinde, muayyen bir devirden sonra, başka iktisadi ve jeopolitik şartlar altında ortaya çıkan devamından ibarettir. Avrupa medeniyeti, İslam medeniyetinin bir çocuğudur. &#8220;Alman Hellmut Ritter&#8217;in öğrencisi oldum. Hocamdan, Müslümanlardan da büyük matematikçiler olduğunu ve Avrupa&#8217;nın en büyük [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/fuat-sezgin-bati-uygarligiislam-medeniyetinin-cocugudur/">Fuat Sezgin: “Batı Uygarlığı,İslam Medeniyetinin Çocuğudur”</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="left"><strong><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/fuat_sezgin_gorusleri_res1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-9114" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/fuat_sezgin_gorusleri_res1.jpg" alt="Fuat Sezgin: &quot;Batı Uygarlığı,İslam Medeniyetinin Çocuğudur''" width="331" height="248" /></a><br />
<span class="yazilar"><br />
&#8220;</span></strong><span class="yazilar">Ben, 60 yılımı verdim. Milletler için zaman, bir insanın ömründen ibaret değildir. Bugünkü <strong>Avrupa medeniyeti,</strong> <strong>İslam medeniyeti</strong>nin muayyen şartlar içerisinde, muayyen bir devirden sonra, başka iktisadi ve jeopolitik şartlar altında ortaya çıkan devamından ibarettir.<strong> Avrupa medeniyeti</strong>, <strong>İslam</strong> <strong>medeniyetinin bir çocuğudur. </strong></p>
<p><strong>&#8220;Alman Hellmut Ritter&#8217;</strong>in öğrencisi oldum. Hocamdan, <strong>Müslümanlar</strong>dan da büyük matematikçiler olduğunu ve Avrupa&#8217;nın en büyük alimleri seviyesinde bilim adamı olduklarını işitip; isimlerini de duyunca çok şaşırdım. Dehşete düştüm. Çünkü ilkokulda, lisede öğrendiğimiz şeyler tamamıyla buna aykırıydı. Modern dünyanın gelişimine, <strong>İslam dünyası</strong>nın katkısının<strong>sıfır</strong> olduğunu sanıyorduk. <strong>Ritter</strong>&#8216;in sözleri, <strong>İslam ilimleri tarihi</strong>ni öğrenmem için bende <strong>kırbaç rolü</strong> oynadı. <strong>Bütün dünyayı terk ederek, gece gündüz bunun için çalıştım.&#8221;</strong></span></p>
<p class="kurankirmiziyazi"><strong>İSLAM MEDENİYETİ&#8217;NİN: &#8220;GÖZ KAMAŞTIRICI KEŞİFLERİ VE BATIYA ETKİLERİ&#8221;</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Müslümanlar</strong>,<strong> 8-16. yüzyılları </strong>arasında tüm ilim dallarında önemli buluşlara sahiptir. <strong>Dünya bilimler tarihi, yeniden yazılmalıdır.</strong> Çünkü yanlış yazılmıştır. İslamiyet, ortaya çıkışının 2. yüzyılında, <strong>İspanya</strong>&#8216;ya (Endülüs&#8217;e) ayak bastı. Yeni bir dinin temsilcisi olarak oraya gitti. İnsanları, ilmiyle dehşete düşürdü. Orada yaşayan <strong>Hıristiyan</strong> ve<strong> Yahudiler</strong>i etkiledi.<strong>İslam</strong>, oraya, onların şuur sahalarına girmişti. <strong>Bu onları uyandırdı ve Haçlı seferlerine itti.</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;</strong>Her ilim dalından onlarca örnek verebilirim. Ancak, burada önemli olan şu: <strong>&#8220;İlimlerde önemli olan bazı prensipler vardır</strong>. Bu <strong>prensipler</strong>, ne zaman ortaya çıktı, bilim adamını bunlar ilgilendirir. Örneğin <strong>Müslümanlar</strong>, <strong>nazariye</strong>(teori-kuram) ile <strong>tecrübe</strong> (deney) arasındaki <strong>ilişki</strong>yi ifade eden bir <strong>kavram</strong> ortaya koydular. Buna &#8220;<strong>Mizan</strong>&#8221; adını verdiler. Daha sonra İslam bilginlerinden <strong>Farabi</strong> geliyor ve diyor ki, <strong>tecrübe</strong>(deney) ile <strong>nazariye</strong>(kuram) de yeterli değil, <strong>algılama</strong>(muhayyile)de önemlidir diyor. Önce <strong>algılıyacaksınız</strong>, birçok şeyi <strong>düşünüp-geliştireceksiniz.</strong> Daha sonra da<strong>nazariyeyi</strong>(teoriyi) kuracaksınız. Böylece <strong>teori</strong>, sizi <strong>deney</strong>e sevkedecektir.</p>
<table border="1" width="200" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><img decoding="async" src="http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/bilim_teknoloji/fuat_sezgin_gorusleri_res3.jpg" alt="" width="300" height="225" /></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div class="resimaltiyazi" align="center">İslam deniz bilimcilerinin haritaları</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;</strong>Bugün bilinenin aksine, çoğu <strong>modern bilimin kuruluşu,</strong> bundan yüz, iki yüzyıl öncesine değil,<strong> 8-16. yüzyıllar</strong>da yaşamış <strong>İslam bilginleri</strong>ne dayanıyor. Portekizlilere mal edilen <strong>modern denizcilik bilimi</strong> ise, yüzde yüz <strong>İslam bilginleri</strong>ne ait. Bundan hiç şüpheniz olmasın. <strong>Modern denizcilik,</strong> <strong>İslam dünyasının bir malı</strong>. <strong>İslam dünyasının bir başarısı.</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Avrupalılar</strong>, <strong>Müslümanlar</strong>dan bazı ölçümleri öğrendi. Ancak,<strong>trigonometri</strong> bilgileri yeterli olmadığı için ekvatora paralel ölçümlerin nasıl yapıldığını bir türlü anlayamadılar. <strong>Portekizliler</strong>, esasında hiçbir şeyi keşfetmediler. <strong>İslam haritaları</strong>, 15. asrın başlarında onlara ulaşmıştı. Bunu kendi tarih kitaplarından çıkarıyoruz. <strong>&#8216;İslam İlimleri Tarihi&#8217;</strong> eserimin 11. cildinde,<strong>Portekizlilerin modern denizcilik biliminin kurucusu olduğu bilgisinin yanlışlığını ispatımı </strong>bulabilirsiniz.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Müslümanlar</strong>, Afrika&#8217;nın güneyindeki yolu kullanarak 9. yüzyılda,<strong>Çin</strong> ile ticaret yapıyorlardı.<strong> Hint Okyanusu,</strong> 15. asırda<strong>Müslümanlar</strong>ın elinde bir <strong>İslam gölü</strong> gibiydi. Hindistan ve Java, Müslümanların elindeydi. Ummanlı denizciler; <strong>İbn-i Macit</strong>ve <strong>Süleyman el Mehri,</strong> 15. asrın <strong>matematik</strong>ten<strong>, astronomi</strong>ye her ilmi bilen,<strong> filozof iki denizci</strong>ydi.&#8221;<br />
<strong><br />
&#8220;</strong>950 yılında <strong>Ebu Cafer el Hazin</strong> adlı matematikçi ve astronom, <strong>parabol konstrüksiyonu </strong>kullanmak suretiyle <strong>üçüncü dereceden bir denklemi çözdü.</strong> 11. asrın ilk yarısında, <strong>İbnü&#8217;l Heysem,</strong> <strong>bir optik problemini dördüncü dereceden bir denklemle çözdü</strong>. Küçük bir yanlışlıkla Latinceye de çevrilen problem, Avrupalıları, <strong>&#8216;Problema Alhazeni&#8217;</strong> adı altında 13. asırdan, 19. asra kadar uğraştırdı. Avrupalılar, <strong>İbnü&#8217;l Heysem&#8217;</strong>in çözümünü, ancak 19. yüzyılda kavrayabildi.</p>
<table border="1" width="200" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><img decoding="async" src="http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/bilim_teknoloji/fuat_sezgin_gorusleri_res5.jpg" alt="" width="250" height="311" /></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div class="resimaltiyazi" align="center"><strong>&#8220;İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi&#8221;nde, sergilenen; İslam bilginlerinin geliştirdiği daha karmaşık mekanik aletlerin yanında, oldukça basit kalan &#8220;Da Vinci çekiç ve örsü&#8221;</strong></div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;</strong>11. asrın sonlarında Ömer <strong>Hayyam&#8217;</strong>ın, <strong>üçüncü dereceden denklemleri</strong>sisteme bağlayan kitabının benzeri, Avrupa&#8217;da, 17. asırda <strong>Rene Descartes, Frans Van Schoooten ve Edmund Halley </strong>tarafından yazılabildi. Avrupalı matematik tarihçisi Johannes Tropfke, Descartes&#8217;lerin yeni bulduklarını zannettikleri konuları, <strong>Hayyam&#8217;</strong>ın çok önceden yazdığını, aradan geçen zamanda Avrupalılar&#8217;ın, boşuna çaba gösterdiğini yazdı.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;</strong>15. asırda yaşayan, Alman Johannes Regiomontanus&#8217;un adını taşıyan<strong>trigonometri ilmi</strong>nin, kurucusunun, 13. asırda yaşayan <strong>Nasirüddin et Tusi</strong>olduğunu, yine Alman matematik tarihçisi <strong>Anton von Braunmühl</strong> ortaya çıkardı.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;13. yüzyıl</strong>da yaşayan ve <strong>Orta Çağ Avrupa&#8217;</strong>sının en büyük matematikçisi olarak bilinen <strong>Pizalı Leonardo</strong>&#8216;nun, hayatının büyük kısmını, İslam ülkelerinde geçirmesi sebebiyle; oralardan aldığı kitapların tesirinde kalmış olması kuvvetle muhtemeldir. Ondan 200 yıl sonra yaşayan <strong>Leonardo da Vinci</strong>&#8216;nin çizdiği alet, makine ve silahlarla ilgili bilgilerin kaynağının da <strong>İslam dünyası</strong> olduğu, bugün bulunan önemli bazı Arapça kitapların, İtalyanca tercümelerinden anlaşılmıştır. <strong>Da Vinci</strong>, bu bilgileri kullanarak, <strong>devrine göre inanılmaz kabul edilen resimlerini çizebildi.</strong> Halbuki <strong>Leonardo</strong>&#8216;nun,<strong> İslam bilginleri</strong>nin buluş ve bilgilerini kullandığı kabul edilse, resimlerinin çözülemeyen sırları aydınlanmış olacaktı.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Cabir b. Hayyam,</strong> kimyayı, bir bilim olarak kurdu. <strong>Cabir</strong>, tüm <strong>insani duyguların, matematiksel olarak ifade edilebileceğine inanıyordu.</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;</strong>İşte bir ilimin oluşması için bunlar önemli. <strong>Tıp, fizik, astronomi, felsefe</strong>alanında yaklaşık <strong>200 eser</strong> kaleme alan <strong>Cabir b. Hayyam</strong>, aynı zamanda bugün bildiğimiz<strong> genetiğin babasıdır</strong>. <strong>Hayyam,</strong>şöyle diyor:</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Allah bize fiziki kanunlar vermiştir. Bunlarla bitki, hayvan hatta insanın benzerini yapabiliriz. Allah, beşere öyle kabiliyetler bahşetmiş ki, bununla beşer, kainattaki tüm sır perdelerini çözmeye muktedirdir.&#8221;</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;</strong>Bu sözler, <strong>8. yüzyıl</strong>ın ikinci yarısında yaşamış olan ve <strong>atomun parçalanabileceğini </strong>ilk bulan alim <strong>Cabir bin Hayyam&#8217;</strong>a aittir.</p>
<table border="1" width="200" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/bilim_teknoloji/fuat_sezgin_gorusleri_res2.jpg" alt="" width="300" height="225" /></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div class="resimaltiyazi" align="center">Dünya&#8217;nın dönüşü, mucizesi, 4./10. yüzyılın sonlarına doğru Ahmed bin Muhammed es-Siczi tarafından savunulmuştur. Es-Siczi&#8217;nin çağdaşı olan Cafer bin Muhammed bin Cerir&#8217;de Dünya&#8217;nın döndüğü görüşünü savunmuştur. Her iki bilginde, bu görüşlerini temel alan &#8216;usturlaplar&#8217; imal etmişlerdir.</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;9. asır</strong>da, <strong>Güneş</strong>&#8216;le <strong>Dünya</strong>&#8216;nın, yıllık en uzak mesafesinin sabit olmayıp değişken olduğunu fark eden <strong>Müslümanlar,</strong> yörüngedeki ilerlemenin, <strong>12.09 saniye </strong>olduğunu saptadı. Günümüzde bu değer<strong>11. 46 saniye</strong> olarak biliniyor.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Ekvatorun uzunluğu</strong>, <strong>Halife Mem</strong>&#8216;un zamanında ölçüldü. Bugün bildiğimiz gibi 40 bin kilometre. Bugünkü anlamıyla ilk uzay gözlemevi, <strong>9. asır</strong>da <strong>Halife Me&#8217;mun</strong> zamanında, <strong>Bağdat</strong> ve <strong>Şam&#8217;</strong>da birer adet olmak üzere kuruldu.<strong> Halife Me&#8217;mun </strong>döneminde, 70 bilginden oluşan bir <strong>heyet,</strong> <strong>Batlamyos</strong>&#8216;unkinden farkı olmayan enlem ve boylamları, karaları ve denizlere doğru bir dünya haritası çizdi.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;9. yüzyıl</strong>da, ileri matematik kullanılarak yapılan rasat ve ölçümlerle, <strong>Güneş</strong> ve <strong>Dünya</strong> arasındaki en uzak mesafenin, bugün bilinenden <strong>1 saniye</strong> farkla tespit edilmiş ve zaman içinde değiştiği keşfedilmiştir. Bu durum, ancak <strong>17. yüzyıl</strong>da <strong>Kepler</strong>&#8216;in tekrar çabasıyla kanıtlanmıştır. Dünya ekseninin eğiminde, ekliptik düzlemine göre değişiklik olabileceği düşünülüp, bunu ispatlamak için Tahran&#8217;da bir rasathane kurulmuştur. Yapılan araştırmalar neticesinde, bu eğim açısının devamlı olarak azaldığı ispatlanmıştır. Bu bilgi, <strong>Batı&#8217;</strong>da ancak<strong> 19. yüzyılda tasdik edilebilmişti.</strong><strong>Astronomi,</strong> o kadar ileri gitmişti ki, insanların çoğu, ceplerinde saat gibi <strong>usturlablar</strong> taşıyor, gezegenlerin hangi tarihte hangi burçta olacağını hesap edebiliyorlardı.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;El Biruni,</strong> <strong>11. asır</strong>da dünyanın <strong>enlem</strong> ve <strong>boylam</strong> derecelerini, 6 ile 40 dakika arasında değişen küçük yanlışlıklarla hesapladı. Bu küçük yanlışlıklar, ancak 20. asırda düzeltilebildi. Engin denizlerde <strong>koordinat hesaplama yöntemi</strong>ni,<strong>Müslümanlar,</strong> 15. asırda yapabilirken <strong>Batı,</strong> bunu 20. asırda öğrenebildi.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Avrupa&#8217;</strong>da, <strong>Jahonn Kepler,</strong> 17. yüzyılda henüz <strong>Müslümanlar</strong>ın kitaplarında gördüğü bu sonuca nasıl ulaştıklarını anlayabilmek için, çağdaşı bilim adamlarıyla yazışıyordu. Tahran&#8217;daki rasathanede <strong>10. asır</strong>da tespit edilen <strong>Dünya&#8217;</strong>nın<strong>ekseninin sürekli azaldığı bilgisi</strong>ne, <strong>Avrupalılar</strong>, ancak <strong>19. asır</strong>da, <strong>gök mekaniği bilimi</strong>yle ulaşabildi<strong>. İslam astronomi</strong><strong>bilginleri</strong>nin, kitaplarının tercümesinin <strong>Kopernik</strong>&#8216;e ulaştığını, bugünkü nesiller, bundan henüz yarım asır önce öğrenebildi.<strong>&#8220;</strong></p>
<table border="1" width="200" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/bilim_teknoloji/fuat_sezgin_gorusleri_res1.jpg" alt="" width="300" height="225" /></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div class="resimaltiyazi" align="center">Prof. Dr. Fuat Sezgin</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="kurankirmiziyazi"><strong>İSLAM BİLİMİ: BATI&#8217;YA NASIL GEÇTİ?</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;</strong>11. asırda Tunuslu bir tacir olarak İtalya&#8217;ya giden, sonradan<strong>Constantinus</strong> <strong>Africanus</strong> adını alan kişi, <strong>Monte Cassino manastırı</strong>na kapandı. Bu zat, Tunus&#8217;a gidip, 3 yıl sonra <strong>İslam bilginleri</strong>ne ait <strong>25 tıp kitabı</strong>yla <strong>Salerno&#8217;</strong>ya dönmüştü. <strong>Africanus</strong>, <strong>Monte Cassino Manastırı&#8217;</strong>na kapandıktan sonra <strong>kitapları</strong>,<strong> Latince</strong>&#8216;ye tercüme ettirdi. <strong>O</strong> <strong>kitaplar</strong>, <strong>&#8216;ya kendi adıyla veya eski</strong> <strong>Yunan otoritelerinin adıyla&#8217;</strong> yayınlandı<strong>. </strong>Çalışkan, becerikli ve kurnaz İtalyanların, 17. yüzyıla kadar bütün <strong>İslam eserleri</strong>ni, <strong>Sicilya adası</strong> ve <strong>Güney İtalya üzerinden Avrupa&#8217;ya taşıdılar. </strong>Ancak<strong>,</strong> hep <strong>kendi isimleriyle yayımladılar.</strong> <strong><strong>İtalya;</strong></strong> <strong>İslam medeniyeti</strong> ve <strong>bilimi</strong>nin,<strong> Avrupa&#8217;ya aktarılmasında, bir &#8216;istasyon&#8217; </strong>görevi yaptı.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Avrupalılar</strong>, <strong>Sicilya</strong> ve <strong>Endülüs</strong>&#8216;te tercüme edilen <strong>&#8216;İslam</strong><strong>bilginlerinin eserleri&#8217;</strong>ni, <strong>kaynak göstermeden aktarıyorlardı</strong>. Bu yüzden, bugün<strong> Batı uygarlık ve biliminin temeli</strong>, aradaki<strong> İslam bilimi </strong>atlanarak, ondan önceki <strong>Yunanlılar</strong>a izafe ediliyor.<strong>Müslümanlar</strong>, <strong>dünya sahnesine çıktıkları ilk on yıldan itibaren; diğer medeniyetlerde görülmedik bir hızla bilimsel gelişmelere katkıda bulundular.</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Eserlerin isimlerini değiştiriyorlardı</strong>. Bir kördüğüm şeklinde olsa da, <strong>papazlar</strong>, <strong>Müslüman</strong> <strong>alimler</strong>in kitaplarını,<strong>Latince</strong>&#8216;ye tercüme ederek, bilimsel gelişmenin ilk adımlarını atıyorlardı. <strong>Yahudiler</strong> ağırlıkta olmak üzere, tercümeyi<strong>papazlar</strong> yapıyordu. Çünkü Avrupa&#8217;da, başka okuma yazma bilen yok gibiydi. Görüldüğü gibi; <strong>Batı, <strong>bilimi</strong></strong>ni, sanıldığının aksine, <strong>din adamlarına borçludur. </strong></p>
<p><strong>&#8220;Avrupalılar</strong>, medeniyetlerini ve bilimlerini, <strong>İslam bilginlerine borçlu olduklarının farkında değiller.</strong> <strong>Modern dünya</strong>nın oluşumunda, <strong>İslam</strong> <strong>alimleri</strong>nin büyük emeği vardır.<strong> İslam medeniyeti</strong>nin gerilemesinin nedeni de, <strong>din</strong> değildir.</p>
<p class="yazilar"><strong><em>&#8220;</em>13. yüzyıl</strong>da yaşayan <strong>Raymondus Lullus</strong> adındaki <strong>papaz</strong>, az <strong>Arapça </strong>bilmesine rağmen; Avrupa&#8217;da, Arapça eğitim veren merkezler kuruyor ve <strong>Müslümanlar</strong>ı kendi silahları ile vuralım diyordu. Kitaplar yazıyor ve büyük bir alim olarak geçiniyordu. Fakat, bundan 50 yıl önce ortaya çıktı ki, bu adamın 70&#8217;e yakın eserinin hepsinin <strong>Arapçaları</strong> vardı.<strong> Yani bunların hepsi Arapça&#8217;dan tercüme edilmişti.&#8221;</strong></p>
<p class="kurankirmiziyazi"><strong>İSLAM MEDENİYETİ&#8217;NİN: &#8220;ASIRLARDIR HAKKI YENİLDİ&#8221;</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;</strong>Benim mensup olduğum bir <strong>ilim, kültür ve medeniyet dünyası</strong> var, bizler köksüz ve sahipsiz değiliz. Çok derinlere inen sağlam bir medeniyete beşiklik etmişiz. Fakat yüzyıllardır bu medeniyetin görmezden gelindiğini, hakkının yenildiğini, aşağılandığını, bütün yaptıklarının da elinden alındığını ve ona zulmedildiğini gördüm. <strong>İslam medeniyeti</strong>nin, bu<strong> göz kamaştıran birikimi</strong>ni ve <strong>dünya bilimine yaptığı büyük katkıları, </strong>bunun farkında olmayan dünyaya tanıtmayı gaye edindim. Bu gayretimin bir kısmı, sadece<strong> bilim dünyasına hizmet</strong> için, ancak diğer çok mühim bir amacı da, koskoca bir<strong>İslam aleminin yitirmiş olduğu kendine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini hatırlatarak, kaybettiklerini iade etmektir.</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;İslam medeniyeti</strong>nin gerilemesinin nedeni, <strong>din</strong> değildir. Hayır, katiyen. Eğer öyle olsaydı kabul etmek zorunda kalırdım. Ama öyle değil. <strong>Din, bilimi teşvik etti</strong>. Bugün <strong>Müslümanlar</strong>a düşen görev, tarihlerini çok iyi bir şekilde ortaya koymaktır.<strong>Gerileyişin nedeni din değildir</strong>.<strong> Başka tarihi sebepler var.</strong> Müslümanları yanlış düşünce ve kompleksten kurtarmak lazım.<strong> Müslümanların kimya, fizik, tıp, sosyoloji ve tarih alanında ortaya koyduklarını, kimse bilmiyor.</strong> Biliyorum diyenlerin de bilgisi yarım yamalak. Bundan dolayı, <strong>modern bilim tarihi, yeniden yazılmalı.</strong> Herkes, <strong>İslami ilimler</strong>in, dünyaya kazandırdıklarını bilmeli.</p>
<table border="1" width="200" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.yaklasansaat.com/resimler/dunyamiz/bilim_teknoloji/fuat_sezgin_gorusleri_res4.jpg" alt="" width="300" height="195" /></td>
</tr>
<tr>
<td>
<div class="resimaltiyazi" align="center">İstanbul Gülhane Parkı&#8217;ndaki &#8220;İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi&#8221;nden bir görünüş.</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;</strong>Maalesef <strong>Türk insanı,</strong> <strong>İslam tarihi</strong> ve <strong>medeniyeti </strong>içerisinde <strong>ne kadar büyük bir yeri olduğunu bilmiyor</strong>. <strong>Türkiye</strong>&#8216;de <strong>İslam uygarlığı</strong> hakkında büyük bir <strong>bilgisizlik var.</strong> Hayretler içerisinde kalıyorum.<strong> İslam</strong>&#8216;ın, <strong>doğa bilimleri </strong>alanında, <strong>matematikte, astronomide, fizikte, kimyada, coğrafyada, jeoloji</strong>de yaptıklarını, neredeyse kimse bilmiyor.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;Topkapı Sarayı</strong>&#8216;nda açılan ve yoğun ilgi sebebiyle defalarca uzatılan<strong>&#8216;İslam&#8217;da İlim ve Teknoloji&#8217;</strong> sergisi, adeta sihirli bir tesir yapıyor ve görenlerin dünya görüşleri allak bullak oluyor. Bu eserler,<strong> İslam dünyası</strong>nın bilimdeki seviyesini görmek açısından çok önemli. Bizzat ben, bin kişiden duydum. İnsanlar gelip;<strong> &#8216;Biz İslam medeniyetinin bu kadar ileri olduğunu bilmezdik. Madem bu medeniyet bu kadar ileriydi neden bize yanlış tanıtıldı&#8217; </strong>diyorlar.</p>
<p class="yazilar"><strong>&#8220;16. yüzyıl</strong>ın sonlarında, <strong>İslam bilim</strong> ve <strong>medeniyeti</strong> duraklama içine girmeseydi; insanlık, 20. asırda yakaladığı <strong>bilimsel seviyeye, 200 yıl önce </strong>ulaşırdı. <strong>İnsanlık, nükleer enerjiyle de, 200 yıl önce</strong> tanışırdı.<strong>&#8220;</strong></p>
<p class="yazilar"><strong>Kaynaklar:</strong>06/2008</p>
<p class="yazilar">1) Prof. Dr.Fuat Sezgin,<strong> &#8220;İslam&#8217;da Bilim ve Teknik&#8221;</strong>, çev. Abdurrahman Aliy, TÜBA Yy. Ankara, 2007.<br />
2) Deşifre, 03/06/2008<strong><br />
</strong>3) Aksiyon, Sayı: 489; Sayı: 515,<br />
4) Sızıntı, Sayı: 319<br />
5) sabah, 31/05/2008<br />
6) star, 26/05/2008<br />
7) radikal, 17/02/2006, 27/3/2005<br />
8) yenisafak, 26/09/2005, 25/09/2005</p>
<p class="yazilar"><strong>Derleyen:</strong> <strong>Hülya Aras<br />
yaklasansaat.com</strong></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/fuat-sezgin-bati-uygarligiislam-medeniyetinin-cocugudur/">Fuat Sezgin: “Batı Uygarlığı,İslam Medeniyetinin Çocuğudur”</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/fuat-sezgin-bati-uygarligiislam-medeniyetinin-cocugudur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
