<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnsan'ın Kendi Anlamı | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/insanin-kendi-anlami/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2015 12:53:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>İnsan'ın Kendi Anlamı | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İnsan&#8217;ın Kendi Anlamı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 12:53:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan'ın Kendi Anlamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7952</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanın, ödün vermeden savunması gereken bir gerçek var: kendi anlamı, insan, kendi anlamını da, ancak, &#8216;manevî içeriğini&#8217; zenginleştirdikçe kavrayabiliyor: çünkü, çok büyük bir gizdir iç dünyası insanın. Bu gizin kaynağına inmek: O, bu ince yolda ilerliyordu coşkuyla: &#8220;Ancak&#8221; derdi, &#8220;PEYGAMBER&#8217;! düşünerek kavranabilir bu yolun çetinliği&#8221;. İnsan, savunmasız bırakıldı çağımızda: tüm kendine özgü değerlerden alabildiğince soyut­landığı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/">İnsan’ın Kendi Anlamı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-7953" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t.jpg" alt="İnsan'ın Kendi Anlamı" width="351" height="268" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t.jpg 709w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t-600x458.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t-170x130.jpg 170w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/12_t-300x229.jpg 300w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" /></a>İnsanın, ödün vermeden savunması gereken bir gerçek var: kendi anlamı, insan, kendi anlamını da, ancak, &#8216;manevî içeriğini&#8217; zenginleştirdikçe kavrayabiliyor: çünkü, çok büyük bir gizdir iç dünyası insanın. Bu gizin kaynağına inmek: O, bu ince yolda ilerliyordu coşkuyla: &#8220;Ancak&#8221; derdi, &#8220;PEYGAMBER&#8217;! düşünerek kavranabilir bu yolun çetinliği&#8221;. İnsan, savunmasız bırakıldı çağımızda: tüm kendine özgü değerlerden alabildiğince soyut­landığı için. (: Büyük acısı şu insanın: yeryüzünde bir ıssızlığın gittikçe daha da yoğunluk kazanması). Yeryüzünü güzelleştiren insanı savunmak + insanla birlikte bütün bir &#8216;mekanizma&#8217;yı sa­vunmak = bir ipucu bu. Çağın boğuntusu, insanın salt madde­sel düzlemlerde yığınlaştırılmışlığında toplanıyor: eşyalaştırılan insanın çağa yansıyan acıklılığı. Bu acıklılığı en iyi duyumsayanlardan biriydi O (: Kuşkusuz her insan az ya da çok insanlarla. Ama, 0, insanlarla olan ilişkilerini sürekli v (aştırmaktaydı + bu yaklaşım O&#8217;nda, çok büyük olumluluklar oluşturuyordu: insanın gizine daha bir yaklaşma olanağı sağlıyordu: her gün sayısız insanı görmesi, bunları dinlemesi tüm bu insanları sabırla kalbinde ısıtması, gönlünde ısıtması, tüm bu insanların yüreklerine de umut doldurması hep bundandı: giz&#8217;e biraz daha yaklaşabilmek çabasındandı).</p>
<p>Yığınlaştırılan insan müthiş de bir yalnızlık içindedir: görüyordu, ülkemizdeki insanın tüm çarpıtılan yanlarını + bu topraktan koparılmış konumunun giderek daha da ağırlaştırdığını + uygarlığına yabancılaştırıldım bile artık duyumsayamadığını = tüm bu olumsuzluklarla âdeta özdeşleşen İNSAN&#8217;ı irdeliyordu yoğun bir ilişki içine girerek. (Bu karmaşıklığın ilkin sanatla, edebiyatla irdelenmesi gerektiğini vurgulardı sürekli). Çağdaş insanın düşünsel sapıklığı; içdünyamızı, içimizdeki gizi oluşturan öğeleri irdelemek istememesidir, bundan kaçmasıdır: &#8220;İnsan, nereye kaçıyorsun?&#8221; der gibiydi âdeta O. Bir kez gördüğü insanı bir kez daha görmek isteme­si, kim olursa olsun ama, görmek istemesi, belki bu kaçışını, o insanın bu kaçışını, o insanın içindeki ikinci insanın bu kaçışını durdurmak içindi: hiç olmazsa yavaşlatmak istiyordu bu kaçı­şı. Kiminle konuşursa, kimi görürse usul usul bir bildiriyi açıklı­yordu : &#8220;PEYGAMBER&#8221; diyordu, &#8220;anlamıdır insanın&#8221;. Eklerdi: &#8220;Anlamıdır yeryüzünün&#8221;. Eklerdi : &#8220;PEYGAMBER var diye oldu bu dünya, ötedünya: HER ŞEY&#8221;. Gösteriyordu kaynağını varolu­şun = &#8220;Gerçeği yinelemek&#8221; derdi, &#8220;daha bilinçli kavramamıza yarar&#8221;. Bir yöntemi de ışıtıyordu böylece yeniden: bilgilerimizle inançla donatılması gerçeğiydi bu: TEK GEREKLİLİK özsuyuydu O&#8217;nun coşkusunun. (Belleğimi yokluyorum: bir kez bile, coşkusuz olsun, görmedim O’nu = vadilerde, o temiz kayalara çarpa çarpa akan ırmaklar olur ya, öyleydi işte: sürekli coşkunluktu O,peygamber sevgisinden başka neyle yorumlanabilir bu coşku? Sürekli sorardım kendi kendime bunu).</p>
<p>O&#8217;nu sonuçlayamazdım, sürekli büyüyendi çünkü O. Bir gün Köprü&#8217;den Eminönü&#8217;ne doğ­ru yürüyorduk: &#8220;Bak&#8221; diyordu bana, &#8220;Süleymaniye daha ışıklı Ayasofya&#8217;dan: gündüz de böyle, gece de böyle bu: neden mi?: kaynaktan: yapılıştaki&#8221;. Durmadan bakıyordum bir oraya, bir oraya. Elimden tutuyordu: &#8220;Çünkü&#8221; diyordu bana, &#8220;biri doğru­dan inandı, öbürü sonradan inandırıldı&#8221;. İçimizde hep Süleymaniye, Cağaloğlu&#8217;nu çıkıyorduk, öğleye doğruydu). Yiğitlikle inilebilinirdi ancak derinliklerine: insanın = O&#8217;ndan özümlediğim bir yürüyüş yöntemi bu. Unutulmaması gerekli gerçek: yiğitlik de sürekli bir özveriyi gerektiriyor: özveri, karşısında bunun için konforun: (İnsan, ya yıkarsın uygulayım bilimin önüne koyduğu bu putu, yani konforu; ya da, beklersin putunu elinden alacak yiğit insanı! = Özverili insanı). İnsan, susturmak zorundadır ken­di cadılarını. Vakit doldu: cadı çağının son çanı çaldı + insan kazanmak zorundadır bu cadı savaşını = BİR GEREKLİLİĞİ İN­SANIN YENİDEN DUYUMSAMASIDIR BU. O, yüreğiyle, diliyle, eliyle, dişiyle, tırnağıyla savunuyordu KALEyi + &#8216;giz&#8217;i.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nuri Pakdil,Bağlanma</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/">İnsan’ın Kendi Anlamı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-anlami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
