<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnkılap Tarihi Bilmemek Mazeret mi | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 26 Aug 2017 14:36:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>İnkılap Tarihi Bilmemek Mazeret mi | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İnkılâp Tarihi Bilmemek Mazeret Mi?</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2014 20:45:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[İnkılap Tarihi Bilmemek Mazeret mi]]></category>
		<category><![CDATA[Ünvanların Kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem Buğra Ekinci]]></category>
		<category><![CDATA[Harf İnkılabı]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Nikah]]></category>
		<category><![CDATA[Tekke ve Zaviyelerin kapatılması]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i Tedrisat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1142</guid>

					<description><![CDATA[<p>1982 tarihli TC anayasası, “Türk toplumunun çağdaş uygarlık seviyesine erişmesi ve cumhuriyetin lâiklik niteliğini koruma amacını güden” inkılâp kanunlarının, anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamayacağı ve yorumlanamayacağını söyler. Bu kanunların hangileri olduğunu, maalesef bilen fazla değildir. Geçenlerde iştirak ettiğim akademik toplantıda konuşan bir meslektaşım, şimdilerde başörtüsüne gösterilen müsamahayı tenkit etti; devrim kanunlarının ihlâlinden yakındı. Devrimciliği kimseye bırakmayan meslektaşımın [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi/">İnkılâp Tarihi Bilmemek Mazeret Mi?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://ilimcephesi.com/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi-2/" rel="attachment wp-att-16610"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-16610" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/05/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi-1.jpg" alt="" width="352" height="208" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/05/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi-1.jpg 566w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/05/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi-1-300x177.jpg 300w" sizes="(max-width: 352px) 100vw, 352px" /></a></em></p>
<p><em>1982 tarihli TC anayasası, “Türk toplumunun çağdaş uygarlık seviyesine erişmesi ve cumhuriyetin lâiklik niteliğini koruma amacını güden” inkılâp kanunlarının, anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamayacağı ve yorumlanamayacağını söyler. Bu kanunların hangileri olduğunu, maalesef bilen fazla değildir.</em></p>
<p>Geçenlerde iştirak ettiğim akademik toplantıda konuşan bir meslektaşım, şimdilerde başörtüsüne gösterilen müsamahayı tenkit etti; <strong>devrim kanunlarının ihlâlinden</strong> yakındı. Devrimciliği kimseye bırakmayan meslektaşımın bu sözüne doğrusu çok şaşırdım. <strong>Günümüzde olup bitenleri anlamak için</strong> inkılâp tarihi bilmenin faydası bir yana, bu meslektaşım gibi kafası karışanlara, bir sömestir değil, her sene tekrar tekrar inkılâp tarihi okutulmasının lüzumuna kanaat getirdim.</p>
<p>İnkılâp kanunları, <strong>Büyük Önder’in talimatıyla</strong> Türk cemiyetini Garblı bir karaktere büründürmek ve laikliği yerleştirmek üzere çıkarılan bir takım kanunlardır. Halkın ve bazı siyaset adamlarının (Demokrat Parti elbette) muhalefetine reaksiyon olarak, bunlardan 8<strong> tanesi</strong> 1961 ve 1982 anayasaları ile teminat altına alınmıştır. 1961’de devrim kanunları iken, 12 Eylül’den sonra devrim, solculuğu çağrıştırdığı için terkedildi; inkılâba dönüldü.</p>
<p>1982 anayasası (<strong>madde 174)</strong>: “Bu anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunun çağdaş uygarlık seviyesine erişmesi ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının <strong>anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz”</strong> diyerek âdetâ şeytanı dürtmüştür.</p>
<p><strong>1.Tevhid-i Tedrisat </strong>(Öğretimin Birleştirilmesi) <strong>Kanunu</strong>. 3 Mart 1340 (<strong>1924</strong>) tarihli ve 430 sayılıdır. Bütün mektepleri Maarif Vekâleti’ne bağlayan kanundur. Bir seneye kadar medreseler hariç hepsi iade edilmiş; medreseler kapatılarak <strong>İslâm dininin öğretilmesi ve öğrenilmesi yasaklanmıştır.</strong> Yasak bugün de mevcuttur. İmam-Hatib ve İlahiyatlar laik prensiplere göre din öğreten kontrollü teknik mekteplerdir; serbest dinî tahsil veren otonom müesseseler değildir.</p>
<p><strong>2.Şapka İktisâsı </strong>(Giyilmesi)<strong> Hakkında Kanun</strong> 25 Teşrinisâni 1341 (Kasım <strong>1925</strong>) tarihli ve 671 sayılıdır. Herkesin, an’anevî ve dinî serpuşlar olan <strong>fes ve sarık</strong> giymesini yasaklar; “uygar uluslar” gibi <strong>şapka</strong> giymeyi mecbur eder. Aksine hareket edenler için hapis ve para cezası getirilmiştir. Birkaç sene evvel Türkiye&#8217;ye ziyarete gelen Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi&#8217;nden parlamenterler, şapka giymeyi mecbur eden bir kanun olduğunu işitince çok şaşırmışlardı. Halbuki Rusların Büyük, bizim Deli dediğimiz Çar Petro, sakal bırakmayı yasaklamış; buna ilk itiraz eden oğlunu da işkence ile öldürmüştü. Bunu da mı işitmemişler. Üstelik şapka inkılâbı sayesinde, ecnebi gemileri Türkiye&#8217;ye aylarca yeni ve kullanılmış şapka taşımıştı.Bunun ekonomiye katkısı inkâr edilemez.</p>
<p><strong>3.Tekke ve Zâviyelerle Türbelerin Seddine </strong>(Kapatılmasına)<strong> ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgâsına Dair Kanun</strong>. 30 Teşrinisâni 1341 (Kasım<strong> 1925</strong>) tarihli ve 677 sayılıdır. Altı okun <strong>halkçılık</strong> prensibi gereği, bütün sivil cemiyetler meyanında, tarikatlar da kapatılmış; tasavvuf yasaklanarak, yeraltına inen mensuplarına ciddi takip getirilmiştir. Padişah türbeleri bile kapatılarak harabiyete terkedilmiştir.</p>
<p><strong>4.Medenî nikâh maddesi.</strong> 17 Şubat <strong>1926</strong> tarihli ve 743 sayılı medenî kanunun, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair 110. maddesidir. Buna göre öteden beri <strong>hâkimden izin alarak imam, papaz ve hahamların nikâh kıyması usulü</strong> kaldırılmış; belediye kaydından evvel dinî nikâh kıymaya yeltenen çiftlere ve imamlara hapis ve para cezaları getirilmiştir. Magazin dünyasının bazı meşhurları, boş bulunup “Sevgilimle imam nikâhı yaptık” diyorlar. Vazifeşinas savcılar tabiî hemen kendilerini ifadeye çağırıyor. Uyanık avukatlarının ikazıyla “Yanlış anlaşıldık; düzeyli bir birlikteliğimiz var” diyerek paçayı yırtıyorlar. Nikâhsız yaşamak düzeyli birliktelik; dinî nikâh ile yaşamak ağır suçtur.</p>
<p><strong>5.Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun.</strong> 20 Mayıs <strong>1928</strong> tarihli ve 1288 sayılıdır. Beynelmilel erkam, milletlerarası rakamlar demek ise de, burada kasdedilen Avrupa’nın kullandığı rakamlardır. Bunların <strong>aslında Arap rakamları</strong> olduğu bilinseydi, belki Romen rakamları tercih edilirdi. Çünki kanunların maksadı uygar uluslar gibi olmaktır.</p>
<p><strong>6.Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun.</strong> 1 Teşrinisani (Kasım) <strong>1928</strong> tarihli ve 1353 sayılıdır. Türk harfleri denilen, Göktürk veya Uygur alfabesi değil, düpedüz Latin harfleridir. Türklerin Müslümanlıkla beraber kabul ettiği bin senelik Arab alfabesi kaldırılmış; Osmanlıca kitap, gazete, dergi, ilan, tabela neşri yasaklanmıştır. Kraldan çok kralcılar, kütüphanelerle şahısların ellerindeki Osmanlıca eserleri imha etmek suretiyle coşkularını göstermiştir.</p>
<p><strong>7.Efendi, Bey, Paşa Gibi Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun</strong> 26 Teşrinisani (Kasım) <strong>1934</strong> tarihli ve 2590 sayılıdır. Her yurttaş artık eşit olduğu için, ismin önünde “Mösyö/Madam” karşılığı Moğolca “Bay ve Bayan” ünvanlarını, sonunda da soyadını kullanılacaktır. Ne yazık ki bu kanun, <strong>Evren Paşa</strong> gibi idealist birisi tarafından delinmiştir.</p>
<p><strong>8.Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.</strong> 3 Kânunuevvel (Aralık) <strong>1934</strong> tarihli ve 2596 sayılıdır. Esas itibariyle<strong>din adamlarının, dinî kisve ile dolaşmaları</strong> yasaklanmış; Diyânet İşleri Reisi ile Rum ve Ortodoks Patriği ve Hahambaşı istisnâ edilmiştir.</p>
<p>Kanunların ekserisi <strong>kışlık</strong> kanunlardır. 4 tanesi <strong>Kasım</strong> ayına aittir. İhlâlinde verilecek cezalar, ceza kanununa konmuştur. Şüphesiz inkılâp kanunları bunlardan ibaret değildir. Meselâ soyadı kanunu alınmamıştır. Ama <strong>başörtüsünü yasaklayan bir kanun</strong> da mevcut değildir. Büyük Önder’in, çevresinde eşarplı hanım görmekten hoşlanmadığı bilinmektedir. Ama böyle bir kanun çıkarmaktan kaçınmıştır. Mamafih bazı işgüzar memurlar zaman zaman ellerine makas alıp sokakta kadınların çarşaflarını kesmeye kalkmışlar; ilerici hanımlarca <strong>“çarşafla mücadele haftaları”</strong> tertiplenmiştir. Bu kanunlar sayesinde, Türkiye ve Türk cemiyetinin, asırların kendisine biçtiği hüviyetten sıyrılmıştır. Ama çağdaşlıkta geldiği seviye doğrusu ölçülmeye değerdir.</p>
<p><span class="style3" style="color: #000000;">11 Temmuz 2012 Çarşamba &#8211; Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci </span></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi/">İnkılâp Tarihi Bilmemek Mazeret Mi?</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
