<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hesap | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/hesap/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jun 2017 14:38:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Hesap | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hesap</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/hesap/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/hesap/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2016 21:43:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sezai Karakoç]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanın kendini hesaba çekmesi]]></category>
		<category><![CDATA[İyilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hesap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=12160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumun zorlamalarıyla verdiğimizden çok, düzenli olarak kendi kendimize hesap vermezsek, kendi kendimizin kontrolünden çıkmış oluruz. İnsan gibi mü­kemmelleşmeye aday bir yaratığın dizginsiz, kontrol­süz, otokritiksiz yaşaması düşünülemez. Böylesi insan, hayvandan da aşağıya düşecektir, kutlu kelâmda işa­ret edildiği gibi. Çünkü: hayvan için yükselmek veya aşağıya düşmek diye bir şey yoktur. O içgüdüleriyle dış şartların karşılaşmasından doğan kombinezonu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hesap/">Hesap</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/hesap/tumblr_mtffkuadwk1sy9uz5o1_500/" rel="attachment wp-att-12161"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-12161" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/tumblr_mtffkuadwk1sy9uz5o1_500.jpg" alt="Hesap" width="500" height="381" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/tumblr_mtffkuadwk1sy9uz5o1_500.jpg 500w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/tumblr_mtffkuadwk1sy9uz5o1_500-170x130.jpg 170w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/tumblr_mtffkuadwk1sy9uz5o1_500-300x229.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p>Toplumun zorlamalarıyla verdiğimizden çok, düzenli olarak kendi kendimize hesap vermezsek, kendi kendimizin kontrolünden çıkmış oluruz. İnsan gibi mü­kemmelleşmeye aday bir yaratığın dizginsiz, kontrol­süz, otokritiksiz yaşaması düşünülemez. Böylesi insan, hayvandan da aşağıya düşecektir, kutlu kelâmda işa­ret edildiği gibi. Çünkü: hayvan için yükselmek veya aşağıya düşmek diye bir şey yoktur. O içgüdüleriyle dış şartların karşılaşmasından doğan kombinezonu yaşar, bu iki faktörün kompozisyonunun dışına pek çıkamaz. İçgüdülerinin sınırlarıyla sınırlıdır davranışı, insansa, bu iki faktörden ayrı olarak, zihin ve ruh <u>imkânl</u>arıyla çok daha zengin, hayli alternatifli bir davranış tablosu­nu deneyebilir. Çok karmaşık kompozisyonlar yapabilir ve bu yaptığı kompozisyonun sağlandığı, derinliği, este­tiği ölçüsünde insandır. Meleklerden melekelerine bir soluk indiği ölçüde insandır. Bu yapının sağlamlığı için de otokritik duygusu keskinleşmiş olmalıdır ins<u>anın</u>. «Hesap verme duygusu» kökleşmelidir insanın içinde. Her olaya bitiştirebilmelidir bu duygusunu insanoğlu.</p>
<p>İns<u>anın</u> kendi kendisini hesaba çekmesi, kendine hesap vermesi, davranışlarını değer hükümleri bütü­nünün karşısına çıkarması ve onunla değerlendirmesi demektir. İnsan, sık sık kendisini vicdanında yargılamalıdır. Kendisi hakkında umutsuzluğa düşecek kadar sert olmamak ama bu yargılamadan hiç bir derleme payı almadan çıkacak kadar da yumuşak o<u>lmamalı</u> insan. İnsan kendini tıpkı bir yabancıyı, bir başkasını yargılıyormuş gibi yargılamalidir içinde. Bu, ins<u>anın</u> kendi kendisini hesaba çekmesinin ciddi ve başardı ol­ması için de, bir gün, bütün davranışlarından, gizlide ve açıkta yaptığı her şeyden hesap vereceğini hiç aklından çıkarmaması gerekir.</p>
<p>Evet, ister inansın ister inanmasın, insan, bir gün gelecek bütün yaptıklarından hesap verecektir. Kamın ve toplum önünde verdiği hesaptan ayn olarak bu dün­yada geçirilen her saniyenin hesabım verecektir. Müs­lümanlıkta öte dünyaya inanma, bir yönden de bu hesap vermeyi getirir. Suç varsa mutlaka onu dengeleyen bir ceza vardır. Suçu çağıran insan, cezayı da çağırmıştır. İster farkında olsun ister olmasın, suçu çağıran, cezayı da çağırmış, iyiliğe koşan, armağana da koşmuştur. İyi­lik cennetten bir öz, kötülük cehennemden bir öz taşır. Yarın, cehennem, özünün çekişiyle kötülükleri çektiği zaman, ona bulaşmış olanı da çekecektir. Cennet de, iyilikleri çektiği zaman, ona yapışmış olanları da çe­kecektir. Bu iki çekim arasında kalan insem, iyiliğiyle kötülüğünden hangisi artıksa o yana gidecektir. Daha doğrusu kötülüklerinin de hesabım verecektir; iyilikle­rinin de karşılığım alacaktır.</p>
<p>Bu dünyada bile, olup bitenler derin bir gözle gö­rebildiklerimiz, müsbet ilimlerle tesbit ettiğimiz gibi hesapla ve kitapladır. Gecenin gündüze dönmesi, ağaç­ların yaprak ve çiçek açmaları, ışığın gelişi, yıldızların hareketleri, derinin değişimi hep hesapla ve kitapladır. Her şey ölçülmekte, tartılmakta, biçilmekte. Eşya, olup biteni kaydetmekte, hafızasına geçirmekte. Bunlar, göz­le görebildiklerimiz, müsbet ilimlerle tesbit edebildikle­rimiz. Ya tesbit edemediklerimiz? Ve ancak, ruhumuz derinleştikçe sezer gibi olduğumuz hesap dünyası? Ya meleklerin kaydettikleri? İşte, öbürlerini gören insan, bu, gözüyle görmediği kayıtlara da inanır. Ve bir gün iğneden ipliğe hesap vereceğine de inanır. Dünyada gö­zümüzle gördüğümüz her şeyin bir hesap çerçevesinde olduğunu fark ettikten sonra, yaratıklara <u>mahsus</u> en yüksek ve en aşağı davranışları olan davranışlarımızın bir gün hesabının olacağını idrak etmemek ne demek­tir? Yükseliş de, yaratıklar içinde, insan içindir, düşüş de insan içindir. Bu yükseliş ve düşüşlerin de bir hesabı vardır.</p>
<p>Ellerimizin, ayaklarımızın, dilimizin ve gözlerimi­zin, kalbimizin ve dimağımızın şahitlik yapacağı bir hesap günü vardır. Bunu bilelim ve unutmayalım. Ço­cuklarımıza da bunu öğretelim. O çocuklara ki, bunu öğretmediğimiz için, annelerinin, babalarının, kardeş­lerinin, öğretmenlerinin katili oluyorlar. Ve asıl kendi kendilerinin katili oluyorlar<em>.</em></p>
<p>Sezai Karakoç-Günlük Yazılar 2</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hesap/">Hesap</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/hesap/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sırat, Mizan, Hesap, Kitapların Okunması, Havuz ve Organların Şahitliği</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/sirat-mizan-hesap-kitaplarin-okunmasi-havuz-ve-organlarin-sahitligi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/sirat-mizan-hesap-kitaplarin-okunmasi-havuz-ve-organlarin-sahitligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 May 2016 20:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kabir/Ahiret/Haşir]]></category>
		<category><![CDATA[Havuz ve Organların Şahitliği]]></category>
		<category><![CDATA[Hesap]]></category>
		<category><![CDATA[Kitapların Okunması]]></category>
		<category><![CDATA[Mevakıf]]></category>
		<category><![CDATA[Mevakıf Şerhi]]></category>
		<category><![CDATA[Mizan]]></category>
		<category><![CDATA[Sırat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Şerîf Cürcânî]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=11091</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dinin bildirdiği sırat, mizan, hesap, kitapların okunması, havuz ve organların şahitliği, bütün bunlar, ümmetin çoğunluğuna göre tevilsiz gerçektir. Bunları ispat ederken dayanağımız kendiliklerinde mümkün olmala­rıdır. Çünkü bunların gerçekleştiğini varsaymak, zâtı gereği herhangi bir imkânsızlığı gerektirmez. Yanı sıra doğru sözlü Peygamber (s.a.) bunları haber vermiştir. Muhalifler çıkmadan önce Müslümanlar bu hususta icma etmişti. Kur’ân da bunları [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sirat-mizan-hesap-kitaplarin-okunmasi-havuz-ve-organlarin-sahitligi/">Sırat, Mizan, Hesap, Kitapların Okunması, Havuz ve Organların Şahitliği</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/sirat-mizan-hesap-kitaplarin-okunmasi-havuz-ve-organlarin-sahitligi/indir-8-11/" rel="attachment wp-att-11095"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-11095" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/05/indir-8.jpg" alt="Sırat, Mizan, Hesap, Kitapların Okunması, Havuz ve Organların Şahitliği" width="263" height="337" /></a></p>
<p>Dinin bildirdiği sırat, mizan, hesap, kitapların okunması, havuz ve organların şahitliği, bütün bunlar, ümmetin çoğunluğuna göre tevilsiz gerçektir. Bunları ispat ederken dayanağımız kendiliklerinde mümkün olmala­rıdır. Çünkü bunların gerçekleştiğini varsaymak, zâtı gereği herhangi bir imkânsızlığı gerektirmez. Yanı sıra doğru sözlü Peygamber (s.a.) bunları haber vermiştir. Muhalifler çıkmadan önce Müslümanlar bu hususta icma etmişti. Kur’ân da bunları dile getirmiştir. Mesela şu âyetler: “Onları cehennem yoluna götürün ve durdurun; sorguya çekileceklerdir”(Saffat,24), “O gün tartı haktır”(Araf,8), &#8220;Kıyamet günü adalet terazilerini kurarız”(Enbiya,47) âyetleriy­le sırat ve mizan sabit olmuştur. Hatta hesaba yakın sorgu da sabit olmuştur. &#8220;Kolay bir hesaba çekilecek”(İnşikak,48) Ayrıca kıyamet gününe hesap günü adı verildiğinde icma vardır. Bu icma, hesabın varlığına delalet eden âyeti destek­ler. &#8220;Kitabı sağından verilenlere gelince”(Vakıa,8), &#8220;Kitabını oku”(İsra,14) âyetleriyle kitapların okunması sübut bulmuştur. &#8220;O gün onların dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına şahitlik eder”(Nur,24) âyetiyle organların şahitliği tahakkuk etmiştir. &#8220;Sana kevseri verdik”(Kevser,1) âyeti havuza delalet etmektedir.</p>
<p>Ayrıca Kur’ân’da dile getirilen hususlar Hz. Peygamber (s.a.) tarafından da ashaba söylenmiştir. Ashap &#8220;Seni mahşer günü nerede arayacağız&#8217; dediğinde Hz. Peygamber (s.a.) &#8220;sıratta” veya &#8220;mizanda” yahut “havuzda” demiştir. Hadis kitapları gerçekliğini iddia ettiğimiz bu hadislerle doludur, öyle ki ortak payda tevatür yoluyla gelmiştir ve insaflı bir kimsenin bu hususta şüphesi kalmaz.</p>
<p>Bil ki sırat cehennemin üstüne uzanmış bir köprüdür; mümin oku olmasın bütün insanlar bu köprüden geçecektir. Mu&#8217;tezile’nin çoğu sıratı inkar etmiştir. Ebû Ali el-Cübbai bu hususta mütereddit bir görüşe sahiptir, bazıları kabul etmiş ve bazen de reddetmiştir. Ebü’l-Hüzeyl el-Allâf ve Bişr Mutemir sıratın varlığını kesinlemeden onu mümkün görmüştür. Sırat inkar edenler demiştir ki sözü edilen anlamda sıratı kabul edenler onu kıldan ince kılıçtan keskin şeklinde nitelemektedir. Nitekim hadiste de böyle denilmek­tedir. Böyle olduğu takdirde onun üstünden geçmek aklen mümkün değildir Üstünden geçmek mümkün olsa bile büyük bir zahmetle olur. Bunda ise müminlere azap söz konusudur. Oysa onlara kıyamet günü azap yoktur. Bu takdirde “Onları cehennem köprüsüne götürün”285 âyeti cehenneme giden yola götürün demektir.</p>
<p><strong>Cevap:</strong> Kâdir-i Muhtâr olan Allah müminlere geçişi mümkün ve kolay hale getirir. Öyle ki müminlere herhangi bir yorgunluluk ve bitkinlik ilişmez. Nitekim hadiste köprüden geçenlerin sıfatları hakkında şöyle denir: Onların kimisi bir anda yanıp sönen şimşek gibidir, kimisi esen rüzgar gibidir, kimisi koşu atları gibidir, kimisinin ayaklan geçer ama elleri asılı kalır, kimisi yüzüstü sürünür.</p>
<p><strong>Mizana gelince</strong> bütün Mu‘tezile bunu inkar etmiştir. Fakat kimile­ri mizanı aklen imkânsız görmüştür. Ebü’l-Hüzeyl el-Allâf ve Bişr b. Mu‘temir gibi kimisi aklen mümkün görmüş ama sübutuna hükmetmemiştir. Bunlar şöyle demiştir: Kur’ân’da geçen tartı ve terazi gibi kelimeleri, gerçek tartı aracı olarak değil, adalet ve insafı gözetmek ve bunlarda hiçbir şekilde farklılık bulunmaması olarak yorumlamak gerekir. Çünkü ameller yok olmuş ve de tekrar var olması mümkün olmayan arazlardır. Tekrar var edilmeleri mümkün olsa tartılmaları mümkün değildir. Zira arazlar, hafiflik ve ağırlıkla nitelenmez aksine hafiflik ve ağırlık cevherlere özgüdür. Yine tartı, amellerin miktarını bilmek içindir. Ameller ise yüce Allah tarafından tartısız bilinmektedir. Dolayısıyla tartının herhangi bir faydası yoktur. Bu sebeple de çirkindir ve yüce Rab ondan münezzehtir.</p>
<p><strong>Cevap:</strong> Hadiste Hz. Peygamber’e (s.a.) ameller nasıl tartılacak di­ye sorulduğunda “amellerin yazıldığı şeyler ve sayfalar tartılacaktır&#8221; buyrulmuştur. Tartının gayesinden ve fayda bulunmayan şeydeki aklî çirkinlikten daha önce defalarca bahsetmiştik.</p>
<p><strong>Şöyle denemez:</strong> “Müminlerin çocuklarının tasdiki yoktur, dola­yısıyla onların mümin değil kafir olması gerekir. Oysa bu yanlıştır.” Çünkü biz şöyle diyoruz: Onlar hükmen tasdik etmektedirler. Zira dinden zorunlu olarak bilindiği üzere Hz. Peygamber (s.a.) ebeveynden birinin imanını ço­cukların imanı sayıyordu.</p>
<p>Küfür, her taifeye göre iman açıklamasının mukâbilidir. Nitekim bize göre de böyle olup yaptığımız iman açıklamasının mukâbilidir. iman Allah’ı bilmektir diyen, küfrün Allah’ı bilmemek olduğunu söyledi. Bunun<br />
yanlışlığı açıktır. Hâricîler ve bir kısım Mu‘tezile gibi iman taatlerdir diyen­ler küfrün masiyet olduğunu söyledi fakat bunlar ihtilaf ettiler. Hâricîler her masiyet küfürdür dedi. Biz bunu çürütmüştük. Mu‘tezile ise şöyle dedi: Masiyet- ler üç kısımdır. Bir kısmı, Allah’ı, O’nun birliğini, O’na mümkün olan ve olma­yan durumları bilmemek ile O’nun peygamberinin peygamberliğini bilmemektir. Buna örnek, mushafı pislik içine atmak, söz konusu cehalete delalet eden sözler söylemek, peygambere sövmek ve onu hafife almaktır. Bu küfürdür.</p>
<p>Bir kısmı da söz konusu cehalete delalet etmez ve iki kısma ayrılır. Birincisi, yapa­nın iki menzil arasındaki bir menzile yani küfür ve iman arasına çıktığı kısım­dır. Şöyle ki bu kimsenin nitelendiği diğer sâlih ameller nedeniyle küfrüne hükmedilmediği gibi tasdik etmediği vehmini uyandırdığı için imanına da hük­medilmez. Aksine onun fâsık olduğuna hükmedilir. Bu menzile çıkaran masiyetlere büyük günahlar adı verilir. Bunlar, kasten ve düşmanlıkla öldürmek, zina, şarap içmek vb.dir. Bu görüşü ileri süren ilk kimse Vasıl b. Atâ ve Amr b. Ubeyd’dir. İkincisi ise kişiyi söz konusu menzile çıkarmayan masi- yetlerdir. Buna örnek, avret mahallinin açılması ve sefihlik yapmaktır. Bunla­ra küçük günahlar adı verilir. Bunları işleyen kimse ne küfürle ne de fasıklıkla nitelenir, tersine imanla nitelenir. Bu maksatta söylediğimiz Haricîler ve Mutezile’nin görüşünü bir sonraki maksatta daha fazla açıklayacağız.</p>
<p>Mevâkıf Şerhi (3)<br />
Müellif:Seyyid Şerîf Cürcânî (Eş&#8217;ari)<br />
Çeviren:Ömer Türker<br />
Türkiye Yazma Eserler.</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/sirat-mizan-hesap-kitaplarin-okunmasi-havuz-ve-organlarin-sahitligi/">Sırat, Mizan, Hesap, Kitapların Okunması, Havuz ve Organların Şahitliği</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/sirat-mizan-hesap-kitaplarin-okunmasi-havuz-ve-organlarin-sahitligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hesap eden, sayı sayar</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/hesap-eden-sayi-sayar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/hesap-eden-sayi-sayar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2015 21:51:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[İmam el-Gazzâlî]]></category>
		<category><![CDATA[Birlik]]></category>
		<category><![CDATA[Hesap]]></category>
		<category><![CDATA[Sayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=6389</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hesap eden, sayı sayar. Sayı ise artan birşeydir ve sayının aslı ‘bir’dir. Birlikten, yani Kelime’den onuncuya, yani insanlıktan ibâret son mertebeye varıncaya kadar sayılıp, sayıcı yeni bir sayı inşâ etme­ye güç yetirmeyince onun sonundan birliğin başlangıcına geri döner ve biri onun üzerine ilave eder. Böylece, bu toplam ve ilaveden, dü­şünen, bilen ve eyleyen insan meydana [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hesap-eden-sayi-sayar/">Hesap eden, sayı sayar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/12/indir-1.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-9973" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/12/indir-1.jpg" alt="Hesap eden, sayı sayar. " width="389" height="485" /></a>Hesap eden, sayı sayar. Sayı ise artan birşeydir ve sayının aslı ‘bir’dir. Birlikten, yani Kelime’den onuncuya, yani insanlıktan ibâret son mertebeye varıncaya kadar sayılıp, sayıcı yeni bir sayı inşâ etme­ye güç yetirmeyince onun sonundan birliğin başlangıcına geri döner ve biri onun üzerine ilave eder. Böylece, bu toplam ve ilaveden, dü­şünen, bilen ve eyleyen insan meydana gelir. Şu halde birinci, keli­medir; ikinci, akıldır; üçüncü, nefistir; dördüncü, maddedir; beşinci, tabiattır; altıncı, cisimdir; yedinci, feleklerdir; sekizinci, unsurlardır; dokuzuncu, doğumlulardır ve onuncu, insandır. Sayıcı geri döndü, “bir”i, “on”a kattı. Böylece bu artma, peygamberlik (nübüvvet) ve el­çilik (risâlet) oldu. Bir başta olduğu gibi, on sondadır; son ise başa geri dönüştür.</p>
<p>Bu öncüller ile anlaşıldı ki, sayının sonu, “on”dur. “On” ise “ilk bir”e dönüktür, ilk bir ise Tümel Akıl’dır. Tümel Akıl, Yüce Allah’ın konuşmasından bir kelimenin eseridir. Düşünme ise Tümel Akl’ın eseridir, öyleyse düşünme, bir ibârenin biçimi, bir işâretin kendisi, harflerin şekli ve seslerin hecelenişi değildir. Tam tersine, düşünme,insan nefsinin, bilgisine yerleşmiş, aklına girmiş, şekilsiz ve cisimsiz soyut biçimi ifade edebilmesidir. İnsan nefsi, ne vakit kalp aynasın­da fertleri ve özleriyle nesnelerin hakikatlerini tasavvur eder, nefis onları dile getirebilir, zihin onları düşünebilir; akıl, onların içini ve dışını kuşatırsa, işte o zaman nefse, düşünen adı verilir. Açıklama yapmasa ve dille söylemese de o adama düşünen denir.</p>
<p>Bunun aslı, Yüce Allah’ın şöyle dediği yerde, Kur’an sırlarından bir sırdır: “Bu kitabımız,size gerçeği nutkediyor/söylüyor’’ Bu kitap, ifâde aleti değildir.Fakat kitap, işâret aracı da değildir. Fakat kitap, her şeyi örtülü biçimde içerdiğinden, tüm gizli şeyleri kuşattığından ve varlıkların inceleri­ni, kalınlarım, hafiflerini ve kabalannı kapsadığından; bir de Yüce Allah “Kitapta birşeyi eksik bırakmadık”  ve “Kuru ve yaş, sadece açıkla­yıcı olan Kitab’dadır” diye buyurduğundan dolayı, işte bu anlamda Yüce Allah, kitabına nâtık adını veriyor. Böylece, akıllı kişi bilecek ki, düşünen insan, Allah’ın kitabını kendine örnek alan ve Allah’ın kelimelerinin içeriklerini tasavvur eden kişidir. Söylediğimiz şeyin hakikatini bilmeyen, söyleyici olsa da,dilsizdir;onu anlamayan, dinleyici olsa da;  sağırdır.Nitekim Yüce Allah.’’Onlar,sağırdır, dilsizdir,kördür.&#8221;der.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İmam Gazali,Düşünme,Konuşma ve Söz Üzerine</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hesap-eden-sayi-sayar/">Hesap eden, sayı sayar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/hesap-eden-sayi-sayar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
