<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gözler O'na erişemez | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/gozler-ona-erisemez/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Jun 2017 00:47:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Gözler O'na erişemez | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Allah&#8217;ın Görülmesi Hakkında</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/allahin-gorulmesi-hakkinda/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/allahin-gorulmesi-hakkinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2015 12:17:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Allah/Ruyetullah]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Kurtubi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Görülmesi Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[En'am 103.Ayet Tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[Gözler O'na erişemez]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz Allah'ı Gördü Mü?]]></category>
		<category><![CDATA[Rü'yet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=8171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gözler O&#8217;na erişemez. O İse bütün gözleri kuşatmıştır. O, lütuf sahibidir, herşeyden haberdardır.(En&#8217;am 103.ayet meali) Yüce Allah: &#8220;Gözler O&#8217;na erişemez&#8221; buyruğu ile, kendisinin yaratılmış-lığın niteliklerinden münezzeh olduğunu beyan etmektedir. Bu niteliklerden birisi de kuşatmak ve sınırlandırmak anlamı ile diğer yaratıkların görülüp id­rak edildiği gibi idrak edilmektir. (O bundan münezzehtir). Ama rü&#8217;yet (mü&#8217;minlerin ahirette Allah&#8217;ı görmeleri) [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/allahin-gorulmesi-hakkinda/">Allah’ın Görülmesi Hakkında</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/11-ru_yetullah-ne-demektir-dc3bcnyada-haz-allc3a2h_c4b1-gc3b6rmek-mc3bcmkc3bcn-mc3bcyedi-kat-semc3a2kutuplarda-namaz-vakitleri.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-8172" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/11-ru_yetullah-ne-demektir-dc3bcnyada-haz-allc3a2h_c4b1-gc3b6rmek-mc3bcmkc3bcn-mc3bcyedi-kat-semc3a2kutuplarda-namaz-vakitleri.jpg" alt="Allah'ın Görülmesi Hakkında" width="481" height="305" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/11-ru_yetullah-ne-demektir-dc3bcnyada-haz-allc3a2h_c4b1-gc3b6rmek-mc3bcmkc3bcn-mc3bcyedi-kat-semc3a2kutuplarda-namaz-vakitleri.jpg 640w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/11-ru_yetullah-ne-demektir-dc3bcnyada-haz-allc3a2h_c4b1-gc3b6rmek-mc3bcmkc3bcn-mc3bcyedi-kat-semc3a2kutuplarda-namaz-vakitleri-600x381.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/11-ru_yetullah-ne-demektir-dc3bcnyada-haz-allc3a2h_c4b1-gc3b6rmek-mc3bcmkc3bcn-mc3bcyedi-kat-semc3a2kutuplarda-namaz-vakitleri-300x190.jpg 300w" sizes="(max-width: 481px) 100vw, 481px" /></a></p>
<p><em>Gözler O&#8217;na erişemez. O İse bütün gözleri kuşatmıştır. O, lütuf sahibidir, herşeyden haberdardır.(En&#8217;am 103.ayet meali)</em></p>
<p>Yüce Allah: &#8220;Gözler O&#8217;na erişemez&#8221; buyruğu ile, kendisinin yaratılmış-lığın niteliklerinden münezzeh olduğunu beyan etmektedir. Bu niteliklerden birisi de kuşatmak ve sınırlandırmak anlamı ile diğer yaratıkların görülüp id­rak edildiği gibi idrak edilmektir. (O bundan münezzehtir). Ama rü&#8217;yet (mü&#8217;minlerin ahirette Allah&#8217;ı görmeleri) sabittir. ez-Zeccâc bunu: &#8220;Gözler O&#8217;nun hakikatinin özüne ulaşamaz,&#8221; diye açıklamıştır; Nitekim; şunu şunu id­rak ettim, derken (bu anlamın kastedildiği) gibi, Zira Peygamber (sav) dan kıyamet gününde rü&#8217;yete dair hadisler sahih olarak varid olmuştur.</p>
<p>İbn Abbas der ki: &#8220;Gözler O&#8217;na erişemez&#8221; dünya hakkındadır. Ahirette ise mü&#8217;minler onu göreceklerdir. Çünkü yüce Allah &#8220;O günde yüzler varki apay­dınlıktır, Rabblerine bakacaklardır&#8221; (el-Kıyame, 75/22-23) diye bu rü&#8217;yetin gerçekleşeceğini haber vermektedir. es-Süddî de böyle demiştir. Yüce Allah&#8217;ın cennette görüleceğine dair varid olan haberler ile indirdiği Kur&#8217;an-ı Ke-rim&#8217;in delaleti dolayısıyla bu konuda yapılmış en güzel açıklama budur. Bu­na dair daha geniş açıklamalar yüce Allah&#8217;ın izniyle Yunus Sûresi&#8217;nde (10/26. âyetin tefsirinde) gelecektir.</p>
<p>Şöyle de açıklanmıştır: &#8220;Gözler O&#8217;na erişemez&#8221; O, gözleri kuşattığı hal­de gözler O&#8217;nu kuşatamaz. Yine bu açıklama İbn Abbas&#8217;tan nakledilmiştir. Anlamın şöyle olduğu da söylenmiştir: Kalplerin basiretleri O&#8217;nu idrâk ede­mez. Yani akıllar O&#8217;nu herhangi bir şekilde idrak edemez, tasavvur edemez. Zira: &#8220;O&#8217;nun gibi hiç bir şey yoktur&#8221; (eş-Şûrâ, 42/11) diye buyurulmuştur.</p>
<p>Yine şöyle açıklanmıştır: Buyruğun anlamı şudur: Yaratılmış olan gözler dünyada O&#8217;nu idrak edemez. Fakat, kendisine ikramda bulunmak istediği kim­selere -Muhammed (sav) gibi- zatını kendisiyle-görüp idrak edeceği bir du­yu halk eder. Zira yüce Allah&#8217;ın dünyada görülmesi aklen caizdir. Caiz olma­saydı. Musa (a.sVın Allah&#8217;ı görmek isteğinde bulunması, imkânsız bir şeyi is­temesi olurdu. Oysa bir peygamberin Allah hakkında caiz olup olmayan şey­leri bilmemesi imkânsızdır. Aksine bir peygamberin ancak imkânsız olmayan ve caiz (mümkün) olan bir şeyi istemesi kabul edilebilir.<sup>[1]</sup></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Peygamberimiz Allah&#8217;ı Gördü Mü?</strong></p>
<p>Selef, Peygamberimiz (sav)&#8217;ın Rabbini görüp görmediği hususunda fark­lı görüşlere sahiptirler.</p>
<p>Müslim&#8217;in Sahih&#8217;inde Mesrûk&#8217;dan şöyle dediği nakledilmektedir: Âişe (r.anhâ)&#8217;ın yakınında bir yere yaslanmış bulunuyordum. Ey Âişe&#8217;nin babası, dedi. Üç husus vardır ki, kim bunlardan birisini söyleyecek olursa Allah&#8217;a kar­şı büyük bir iftirada bulunmuş olur. Ben: Bunlar hangileridir, diye sordum, şöy­le dedi. Kim Muhammed&#8217;in Rabbini gördüğünü iddia edecek olursa, Allah&#8217;a karşı büyük iftirada bulunmuş olur. (Mesruk) dedi ki: Ben o sırada yaslanmış bulunuyorken oturdum ve şöyle dedim: Ey mü&#8217;minlerin annesi, bana müh­let ver acele etme. Aziz ve celil olan Allah: &#8220;Andolsun onu apaçık ufukta gör­müştür. &#8221; (et-Tekvir, 81/23); &#8220;Andolsun onu. bir diğer inişte de görmüştür&#8221; (en-Necm, 53/13) diye buyurmuyor mu?</p>
<p>Bana şöyle dedi: Bu ümmet arasında bu hususu Rasulullah(sav)&#8217;a İlk soran kişi benim. Bana şu cevabı vermişti: &#8220;Sö­zü edilen bu şahıs Cebraildir. Onu, yaratıldığı suretinde yalnızca bu iki sefer­de görmüş idim. Ben onu semadan aşağı inmiş gördüm, azameti ile sema ile arzın arasını kapatmıştı,&#8221; Yine Hz. Aişe şöyle dedi: Sen, aziz ve celil olan Al­lah&#8217;ın şu buyruğunu hiç işitmedin mi: &#8220;Gözler O&#8217;na erişemez. O ise bütün göz­leri kuşatmıştır. O, lütuf sahibidir, herşeyden haberdardır.&#8221; Yine aziz ve celil olan Allah&#8217;ın: &#8220;Vahiy ile veya bir perde arkasından, yahut izni ile diledi­ğini vahyetmek için bir elçi göndermesi yoluyla olmadıkça hiç bir insana Al­lah&#8217;ın söz söylemesi söz konusu olmaz. Şüphesiz ki O, yücedir, hakimdir&#8221; (eş-Şura, 42/51) buyurduğunu hiç duymadın mı?</p>
<p>(Hz. Aışe) devamla dedi ki: Kim de Rasulullah (sav)&#8217;ın Allah&#8217;ın Kitabından bir şey gizlediğini iddia edecek olursa, Allah&#8217;a karşı büyük bir iftirada bulun­muş olur. Halbuki yüce Allah şöyle buyurmaktadır: &#8220;Ey Peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer böyle yapmazsan O&#8217;nun risaletini tebliğ etmemiş olursun.&#8221; (el-Maide, 5/67) (Hz. Aişe) devamla dedi ki: Kim de onun, yarın ne olacağını haber verdiğini iddia edecek olursa, o da Allah&#8217;a kar­şı büyük bir iftirada bulunmuş olur. Halbuki yüce Allah şöyle buyurmaktadır: &#8220;De ki: Göklerle yerde olan gaybı Allah&#8217;tan başka kimse bilmez.&#8221; (en-Neml, 27/65)</p>
<p>İşte Allah&#8217;ın Peygamber (sav) tarafından görülmediği hususunda­ki görüşü budur. Hz. Peygamber&#8217;in (işaret edilen âyetlerde) gördüğünün Ceb­rail olduğunu söyleyenler arasında îbn Mes&#8217;ud da vardır. Ebu Hureyre&#8217;den de onun gördüğü zatın Cebrail olduğu görüşünde olduğu rivayet edilmektedir. Bununla birlikte bu hususta onlardan farklı rivayetler de gelmiştir.</p>
<p>Hz. Peygamberin Allah&#8217;ı görmediğini ve Allah&#8217;ın görülmesinin mümkün olmadığını muhaddis, fukaha ve mütekelliminden bir kesim ileri sürmüştür. İbn Abbas&#8217;tan rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber yüce Allah&#8217;ı gözleriy­le görmüştür.</p>
<p>İbn Abbas&#8217;tan meşhur olan rivayet budur. Delili ise, yüce Allah&#8217;ın: &#8220;O&#8217;nun gördüğünü kalp yalanlamadı.&#8221; (en-Necm, 53/11) âyet-i kerimesidir. Abdul­lah b. el-Haris de der ki: İbn Abbas ile Ubey b. Kâ&#8217;b bir araya geldiler. İbn Abbas şöyle dedi: Biz, Haşimoğullarına gelince Muhammed&#8217;in Rabbini iki de­fa gördüğünü kabul ediyoruz. Daha sonra İbn Abbas şöyle dedi: Dostluğun (halli) İbrahim, konuşmanın Musa, rü&#8217;yetin de Muhammed&#8217;e (Ona ve bütün peygamberlere selatu selam olsun) ait olmasından hayret mi ediyorsunuz? Kâ&#8217;b, dağlar sesiyle yankılanıncaya kadar tekbir getirdi ve sonra şöyle dedi: Allah rü&#8217;yetini ve kelamını Muhammed ile Musa arasında pay etti. Musa ile konuştu, Muhammed de O&#8217;nu gördü.</p>
<p>Abdurrezzak&#8217;ın da naklettiğine göre, el-Hasen, Allah adına yemin ederek Muhammed (sav)&#8217;ın Rabbini gördüğünü söylüyordu. Ebu Ömer et-Telamen-kî de bunu İkrime&#8217;den naklettiği gibi, kelamcılardan bazısı bunu İbnMes&#8217;ud&#8217;dan da rivayet etmiştir. Ancak birinci görüş (yani Hz. Peygamberin Allah&#8217;ı değil de Cebraili gördüğü şeklindeki rivayeti ondan daha meşhur ola­rak nakledilmiştir.</p>
<p>İbn ishâk&#8217;ın naklettiğine göre Mervan, Ebu Hureyre&#8217;ye: Muhammed Rab­bini gördü mü diye sormuş, O da: Evet demiş.</p>
<p>en-Nakkâş da Ahmed b. Hanbelden şöyle dediğini nakletmektedir: Ben, İbn Abbas&#8217;ın rivayet ettiği hadise uygun olarak gözüyle Allah&#8217;ı gördü, diyo­rum, gördü dedi ve bu sözünü nefesi tükeninceye kadar tekrarlamaya devam etti.</p>
<p>Şeyh Ebu&#8217;l-Hasen el-Eş&#8217;arî ile onun arkadaşlarından bir gurup da bu gö­rüşü benimseyerek, Muhammed (sav)&#8217;ın yüce Allah&#8217;ı basarı ve baş gözüyle gördüğünü kabul etmişlerdir. Enes, İbn Abbas, İkrime, er-Rabi ve el-Hasen de bu görüştedir. el-Hasen, kendisinden başka hiç bir ilah bulunmayan Al­lah adına yemin ederek Mulıammed Rabbini görmüştür, derdi. Aralarında Ebu&#8217;l-Âliye, el-Kurazî ve er-Rabi b. Enes&#8217;in de bulunduğu bir grup da şöyle demiştir- O, Rabbini kalbiyle görmüştür. Yine bu görüş İbn Abbas ve İkri­me&#8217;den de nakledilmiştir.</p>
<p>Ebu Ömer (b. Abdi&#8217;l-Berr) der ki: Ahmed b. Hanbel, Hz. Peygamber Rabbini kalbiyle görmüştür, demiş ve dünyada gözlerle görüleceğini söyle­mekten çekinmiştir. Malik b. Enes&#8217;den şöyle dediği nakledilmektedir Allah dünyada görülmez. Çünkü O, bakidir. Baki olan ise fani olan (göz) ile gö­rülmez. Ahirette ise onlara baki gözler ihsan edilecek ve baki gözleriyle ba­kiyi göreceklerdir.</p>
<p>Kadı îyad da şöyle demektedir: Bu, güzel ve hoş bir açıklamadır. Diğer taraftan Allah&#8217;ın görülmesinin imkânsız olacağına dair delil, ancak insanın bu­na güç yetiremiyeceği açısından ileri sürülmüştür. Fakat yüce Allah, kulların­dan dilediği kimseye güç verip de rü&#8217;yetin yüklerini kaldırma kudretini ih­san edecek olursa, o kimse hakkında bu imkânsız olmaz. Bu kabilden Mu­sa (a.s) hakkındaki bir takım açıklamalar yüce Allah&#8217;ın izni ile el-A&#8217;rafSûre-si&#8217;nde (7/143. âyetin tefsirinde) gelecektir.</p>
<p>Yüce Allah&#8217;ın: &#8220;O ise bütün göz­leri kuşatmıştır&#8221; buyruğu, hiçbir şey O&#8217;na gizli kalmaz, herşeyi O görür ve bilir, demektir. Özel olarak &#8220;gözler&#8221; in sözkonusu edilmesi ise, sözde müca-neset sağlamak içindir. ez-Zeccâc da der ki: Bu buyrukta mahlukatın gözle­ri (görmeyi) idrak etmediklerine delil vardır. Yani onlar, görmenin gerçek key­fiyetini bilememektedirler. İnsan diğer organları ile değil de neden yalnızca gözleriyle görür oluşunun sebebini bilemez.</p>
<p>Daha sonra yüce Allah: &#8220;O lütuf sahibidir, herşeyden haberdardır&#8221; di­ye buyurmaktadır. Yani, kullarına karşı rıfk ile (yumuşaklıkla) muamele eder. Davranışlarda lütuf, yumuşak hareket etmek, yumuşak muamele etmek demektir. Yüce Allah&#8217;tan lütuf ise, tevfik ihsan etmek ve günahlardan koru­maktır. Lütufta bulunmak, iyilik etmek demektir. Bunun ismi &#8220;el-Latef&#8221; şek­linde gelir ve hediye anlamında kullanılır. Mülâtafe ise (latifeleşmek) karşı­lıklı iyiliklerde bulunmak anlamına gelir. Bu açıklamalar, el-Cevherî ve İbn Faris&#8217;den nakledilmiştir.</p>
<p>Ebu&#8217;l-Âliye der ki: Buyruğun anlamı şudur: O, her şeyi ortaya çıkartan La­tiftir ve her şeyin nerede olduğundan haberdardır.</p>
<p>el-Cüneyd der ki: Latif, senin kalbine hidayet nurunu veren, bedenini gı­da ile besleyen, belâ sırasında seni dost edinen, ateş içerisinde bulunuyor-ken seni koruyan ve seni Me&#8217;vâ cennetine koyandır. Anlam itibariyle yumu­şak davranmaya ve benzeri manalara raci daha başka açıklamalar da yapıl­mıştır. İleride ilim adamlarının bu husustaki açıklamaları yüce Allah&#8217;ın İzniy­le eş-ŞûrâSûresi&#8217;nde (42/19. âyetin tefsirinde) gelecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>(1)İmam Kurtubi, el-Câmiu li-Ahkâmil’l-Kur’an, Buruc Yayınları: 7/113.</p>
<p><sup>(2)-</sup>Müslim, İman 287; Tirmizi, Tefsir 6, sûre 5- Yakın lafızlarla Buhari, Tefsir 53. sûfe 1; Tirmizî, Tefsir 53. sûre 2.</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"></a></p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/allahin-gorulmesi-hakkinda/">Allah’ın Görülmesi Hakkında</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/allahin-gorulmesi-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
