<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gizli ve Hafif Şirk | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/gizli-ve-hafif-sirk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 19 Nov 2017 17:10:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Gizli ve Hafif Şirk | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Büyük ve Küçük Olmak Üzere Şirk İki Kısımdır</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/buyuk-ve-kucuk-olmak-uzere-sirk-iki-kisimdir/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/buyuk-ve-kucuk-olmak-uzere-sirk-iki-kisimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Nov 2017 17:10:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ismail Çetin]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Çetin]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'a Şirk]]></category>
		<category><![CDATA[Şirk]]></category>
		<category><![CDATA[Şirkin Kısımları]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Şirk]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük ve Küçük Olmak Üzere Şirk İki Kısımdır]]></category>
		<category><![CDATA[Gizli ve Hafif Şirk]]></category>
		<category><![CDATA[Riya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=19178</guid>

					<description><![CDATA[<p>En büyük günah şirktir. Çünkü şirk, Tevhid gibi bir güneş nurunu söndürmeye kalkışır; aklı nefse mağlub ettirmek ister. Şirk zulümdür, amma korkunç zulüm&#8230; Allah da,* “&#8230;Muhakkak ki şirk en büyük zulümdür.” [Lokman 13] buyurmuştur. Günah beter felakettir, fakat afuvu mümkündür. Amma zulüm, Allah&#8217;ın hakkına tecavüz etmektir yahud kulun hakkına tecavüz etmektir. Şirk, her iki hakka [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/buyuk-ve-kucuk-olmak-uzere-sirk-iki-kisimdir/">Büyük ve Küçük Olmak Üzere Şirk İki Kısımdır</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/buyuk-ve-kucuk-olmak-uzere-sirk-iki-kisimdir/images-148/" rel="attachment wp-att-19192"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-19192" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/11/images-3.jpg" alt="" width="316" height="160" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/11/images-3.jpg 316w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/11/images-3-300x152.jpg 300w" sizes="(max-width: 316px) 100vw, 316px" /></a></p>
<p>En büyük günah şirktir. Çünkü şirk, Tevhid gibi bir güneş nurunu söndürmeye kalkışır; aklı nefse mağlub ettirmek ister. Şirk zulümdür, amma korkunç zulüm&#8230; Allah da,* “&#8230;Muhakkak ki şirk en büyük zulümdür.” [Lokman 13] buyurmuştur. Günah beter felakettir, fakat afuvu mümkündür. Amma zulüm, Allah&#8217;ın hakkına tecavüz etmektir yahud kulun hakkına tecavüz etmektir. Şirk, her iki hakka tecavüz etmektir. Çünkü şirk hem Allah&#8217;ın Tevhidini bozmak, hem de O&#8217;nun elçi­lerini ve elçilerinin arkasından gidenleri ve bunca ehli ilmi yalanlamak­tan ibarettir. Onun için büyük zulümdür. Korkunç şirki.. Şirk iki kısımdır; biri büyük biri küçüktür:</p>
<p><strong>1-</strong>Açık, büyük şirk, Allah&#8217;tan başkasını, ağacı, taşı, güneşi, ayı, pey­gamberi, şeyhi, hükümdarı, kendi nefsini eş tutmaktan ibarettir. İlahlaştırmak maksadıyla Allah&#8217;tan gayrını çağırmak, tesirci bilip de ona sığın­mak, emrlerine girmek, istekle onları tesirci inanmak şirktir. Allah Teâlâ:</p>
<p>“Allah&#8217;ı bırakıp taptığınız (put ve şahıslar) da sizin gibi yaratılmış kul­lardır. Eğer (Allah&#8217;ı bırakıp puta tapmak iddiasında) doğrucu iseniz hadi onları çağırın da size icabet etsinler.” [El-A&#8217;râf 194] buyurmuştur. &#8220;Dua­larınızı kabul etsinler, size rızk versinler. Halbuki eş koşmuş olduğunuz zavallılar bir sinek kendilerine konsa, onu kovmaktan bile güçlü değiller­dir. Kendileri de çağıranlar gibi zayıflardır, hatta daha zayıflardır.&#8221; de­mektir.*“&#8230;Gerçek şudur ki her kim Allah&#8217;a eş tutarsa muhakkak Allah da ona cenne­tini haram kılar ve onun son varacağı yer ateştir&#8230;” [El-Mâide 72] mea­lindeki ayet-i kerime, akıbetlerini beyan etmektedir. Hadîs-i şeritte de: “Dikkat! Ben size en büyük günahtan haber vereyim.” Üç kere tek­rardan sonra ashab: &#8220;Evet ya Rasûlallah.&#8221; dediler. Bunun üzerine: “Allah Teâla&#8217;ya eş koşmak ve ana babaya isyan etmektir.” buyur­muştur.</p>
<p>Cahil kimseler Allah&#8217;ın varlığına ve birliğine inandıkları halde tesiri O&#8217;ndan başkasında inanırlar; hayr ve şerrin tesirine sebeb olabilecek şeyleri de hakîkî tesirci zannederler, ki bu cahil sofîlerin itikadıdır. Eğer bunlar Allah Teâlâ&#8217;nın gayrına tesiri isna^ ettikleri gibi ona taparlarsa kafir ve müşrik de olurlar.*“&#8230;Biz bunlara ancak bizi Allah&#8217;a daha fazla yaklaştırsınlar diye tapıyoruz&#8230;” [Ez-Zümer 3] mealindeki ayet-i kerîmede beyan olunan müşrikler, vesile aramaktan dolayı değil, hakîkî tesiri sebeblere ve vesilelere isnad ettik­lerinden ve üstelik de taptıklarından dolayı şirk koşmuş olurlar. Eğer te­siri Allah&#8217;tan inanır ve Allah&#8217;a tapar, vesileyi tutması da yine Allah Teâ- lâ&#8217;ya ibadet etmek için ise mü&#8217;min ve ehli Tevhiddir. Bu inceliği bilme­yen kimseler ya cahil sofîlerin yoluna ya da Vahâbilik mezhebine sapı­yorlar. Demek istiyoruz ki Hakk perestiikle putperestlik arasında bir ince fark var; ehli Tevhıd bu farkı bilir. Mesela Kur&#8217;an ve hadislerin hüküm­lerini tatbik ederek namazda imamına, ahlak ve muamelede inanmış ol­duğu üstadına uyar, bir tek olan Allah&#8217;a tapar. Şübhesiz imamı veya li­deri de aynı şeriati tatbik ederek onunla birlikte Allah&#8217;a tapar.</p>
<p>“Ey iman edenleri Allah&#8217;tan korkun. O&#8217;na yaklaşmaya da vesile taleb edin&#8230;” [El-Mâide 35] mealindeki ayet-i kerîme, ittibâ&#8217; etmek için ve­sile aramayı emrederek beyan etmektedir. Ancak bu vesile çok umum manadadır. Her mü&#8217;min kendisini ve nefsine tayin etmiş olduğu lideri veya üstadı da, hatta ve hatta tüm müslümanları bir tek halka olarak göz önüne tutarak husûsen namaz içinde*“Yalnız San&#8217;a ibadet ederiz ve yalnız Sen&#8217;den yardım dileriz. Öy­leyse bizi dosdoğru olan yola ilet. O yol ki ondan sülük edenlerin üzerine nimet verdin.” [El-Fâtiha 6-7] demekle itiraf eder. Demek gerçek bir sofu Allah&#8217;tan gayrine tapmıyor, namaz içinde de “İbadetimizi yalnız ve yalnız San&#8217;a tahsis ediyoruz.” diyor; inancını, Tevhidle şirki yıktığını ilan ediyor. Aslında üç &#8220;nun&#8221;da tüm müslümanlar birleşmektedir:</p>
<p><strong>a-</strong>Zâtı&#8217;nda, Sıfatı&#8217;nda ve Fiili&#8217;nde bir tek Allah&#8217;a iman etmeyi taahhüd etmekle&#8217;nehbudu&#8217;nun &#8220;nun&#8221;unda birleşiyorlar. Şirkten pak ve münezzeh olarak samimi bir bîatle Allah&#8217;a söz vererek O&#8217;na ibadet etmelerini ilan etmekle “İbadetlerimizi yalnız ve yalnız San&#8217;a tahsis ederiz.” derler.</p>
<p><strong>b-</strong>Bütün ibadetleri O&#8217;na tahsis ettikten sonra bütün tesirleri O&#8217;ndan inanarak, bütün yardımları O&#8217;ndan umarak “Yalnız ve yalnız Sen&#8217;den yardım dileriz.” demekle &#8221;nestain&#8217;in &#8220;nun&#8221;unda birleşirler; ve bu birleşme­yi de ilan ederler. Buna i&#8217;tisam da denilir. Sımsıkı O&#8217;nun hükmüne, tecellîlerine ve dînine bağlılığı ifade eden, l&#8217;tisamdır.</p>
<p><strong>c-</strong>&#8221;ihdina<strong>&#8216;</strong> &#8216;nın &#8220;nun&#8221;unda birleşirler. Bu birleşmeyi de şöyle ifade eder­ler: Ey Rabb&#8217;imiz! “Bizi topyekün dosdoğru olan yola ilet.” derler. Sanki bu arada soruldu: “O dosdoğru yol nedir?&#8221; &#8220;Bir tek Allah&#8217;a taparak ittibâ&#8217; ve vesile edinmek yoludur.&#8221; denilir. O yol ki “Bizi doğru yola, ken­dilerine nimet verdiklerinin yoluna İlet.” diye ifade ederler. O nimetlenenler de şübhesiz peygamberler, sıddîklar, şehidler ve salihlerdir. Onların yoluna, onlara ittibâ&#8217; etmek yoluna, onların yaşadıkları gibi yaşa­mak yoluna&#8230; Çünkü onların yolu dosdoğru yoldur. Gazaba uğramış, ilimleriyle amel etmeyen yahudilerin yoluna değil; ve ilimsiz amel edip dalâlete uğramış cahil hristiyanların yoluna da değil. İşte her mü&#8217;min her namazında kendisi de, vesile edindiği lider ve üstadı da hep birlikte bir tek halka halinde, bir tek ağızdan namazlarında ibadetlerini, Tevhidlerini böylece ilan etmektedirler. Mü&#8217;minde üç dava yoktur: Kendi nefsine Ulûhiyet, nübüvvet ve velâyeti isnad.</p>
<p><strong>2-</strong>İkinci şirk, gizli ve hafif şirktir. Buna riya denilir. İmandaki riyâyı kasdetmiyoruz. Çünkü o da birinci şıkla dokuz yerde birleşir. Amelde gösteriş kasdediyoruz. Bu ise Tevhîdi ve farz ibadetin aslını ibtal etmez, sevabını eksiltir. Fakat birinci şirke sûret olarak benzediği için buna şirk-i hafî denilmiştir. Zevâcir adlı eserin müellifi Ibnu Hacer şöyle diyor: Riya ve gösteriş için ibadet edenlerin misali, kesesini taş doldurup cevherin bâyiinden cevher almak isteyen adamlara benzer. Yolda giderken onu gören insanlar, elindeki kesesine bakarlar, onu överler, &#8220;Bu adamın ne kadar çok parası vardır.&#8221; derler. O da halkın övmesine binaen aldanır, kesesine güvenir bâyi&#8217;ye varır; kesesini açarken mahcub ve pişman olur; hiçbir şey alamaz, amma kese elinde kalır. Böylece gösteriş yapan­lar dünyada halkın övgüsünü kazandıkları için ahirette bir şey elde ede­mezler. İmam Şemseddîn Zehebî bu temsili hadis olarak rivayet etmiştir; ve gösterişin sevab yerinde bilakis azaba sebeb olacağını beyan etmiş­tir. ’</p>
<p>Mü&#8217;min imanıyla emin kimsedir; ihlâsıyla doğru kimsedir; Allah&#8217;a ve halka karşı dosdoğru hareket eden, muamelesinde hile, ahlak ve ibade­tinde de riya şaibesi olmayandır. Buna ihlas denilir, iman da ibadet de şart-ı ihlastır. Mü&#8217;min ihlasla bu şirki yıkar. Hayrete şâyan ki felsefeciler riyânın adını sempatizm koymuşlardır. Halbuki sempatizm, nifak veya riya ile birleşir. Bazı zavallı mü&#8217;minler de, sempatizmi İslam kelimesine kuyruk yaparak &#8220;İslam sempatizmi&#8221; diyorlar. Dehşet! Ne bu hal?..</p>
<p>Kulundan ibadeti kabul eden Allah Teâlâ şöyle buyurur:</p>
<p>*“&#8230;Kim Rabb&#8217;ine kavuşmayı ümid (ve arzu) ediyorsa güzel bir amel etsin ve Rabb&#8217;ine ibadet etmede (hiçbir kimseyi ve hiçbir şeyi) ortak</p>
<p>etmesin.” [El-Kehf 110] Bu ayet-i kerîmede hâlis ibadet etmek, ahlak ve muamelede dosdoğru olmak emr buyrulmuştur. Her nerede olursa olsun mü&#8217;min, dimağında kurulmuş şöhret, servet, riyâset putlarını yıkmadığı müddetçe, kurtlar ağacı içinden yedikleri gibi, riyâsı da ame­lini yer. Allah riyâdan korusun. Bir hadîs-i Kudsî:</p>
<p>“Her kim ibadet işlerken Ben&#8217;den başkasını Ban&#8217;a ortak ederse, yapmış olduğu amel ve ibadeti Ban&#8217;a eş tanıdığı kimseye­dir. Ben ondan berîyim.” buyrulmuştur.</p>
<p>İsmail Çetin &#8211; Mufassal Medeni Ahlak,dilara yay.,syf.239-242</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/buyuk-ve-kucuk-olmak-uzere-sirk-iki-kisimdir/">Büyük ve Küçük Olmak Üzere Şirk İki Kısımdır</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/buyuk-ve-kucuk-olmak-uzere-sirk-iki-kisimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
