<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gece ve Yalnızlıkla Konuşmalar | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/gece-ve-yalnizlikla-konusmalar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Jan 2020 20:58:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.4</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Gece ve Yalnızlıkla Konuşmalar | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gece ve Yalnızlıkla Konuşmalar</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/gece-ve-yalnizlikla-konusmalar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/gece-ve-yalnizlikla-konusmalar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2016 21:24:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sezai Karakoç]]></category>
		<category><![CDATA[Gece ve Yalnızlıkla Konuşmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=12144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akşam, yine de gündüzden parçalar taşır. Görüşmeler, konuşmalar, yüzler, kelimeler geceye karışık olarak gelir. Onun için, akşam, bir şok değildir. Yavaş yavaş İnen bir gündüz perdesidir. Fakat vakit ilerleyip gündüzün izleri çekilince, kristal bir cam kesmesinin, gece­nin içine düşersiniz. Ve sessiz bir kuzgun gibi kanatlarıyla sizi örten gece der ki: —Gecenin değerini bil, insanoğlu! Namazda [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/gece-ve-yalnizlikla-konusmalar/">Gece ve Yalnızlıkla Konuşmalar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/gece-ve-yalnizlikla-konusmalar/photo/" rel="attachment wp-att-12145"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-12145" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/photo.jpg" alt="Gece ve Yalnızlıkla Konuşmalar" width="448" height="336" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/photo.jpg 1600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/photo-600x450.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/photo-360x270.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/photo-300x225.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/photo-768x576.jpg 768w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/photo-1024x768.jpg 1024w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/08/photo-1536x1152.jpg 1536w" sizes="(max-width: 448px) 100vw, 448px" /></a></p>
<p>Akşam, yine de gündüzden parçalar taşır. Görüşmeler, konuşmalar, yüzler, kelimeler geceye karışık olarak gelir. Onun için, akşam, bir şok değildir. Yavaş yavaş İnen bir gündüz perdesidir. Fakat vakit ilerleyip gündüzün izleri çekilince, kristal bir cam kesmesinin, gece­nin içine düşersiniz.</p>
<p>Ve sessiz bir kuzgun gibi kanatlarıyla sizi örten gece der ki:</p>
<p>—Gecenin değerini bil, insanoğlu! Namazda Kur’an sesi bile geceleri yükselir. Gece okunan Kur’an, gün­düz okunandan daha çok sevap getirir; bu da Kur’an’ın sözü. Batının da gecesi batmıştır, Doğunun da çağımız­da. Alkol, şehvet ve kumar buğusuna batmıştır, insanın çağdaki çıkmazı, biraz da, gereğiyle kullanılmamış bir gecenin israfından doğmuyor mu? Çağımızda gece israf edilmiştir, gece israf edilmiştir. Ben, devrinizde, insan derisi tarafından yağmalandım insanoğlu!</p>
<p>Sonra yerinde silkinen kuzgun yavaş yavaş örselen­miş bir kartala dönüşür:</p>
<p>—Ben, büyük yalnızların, ermişlerin gecesiydim; şim­di kalabalıkların gecesi oldum. Çizgilerimi raptettiler; ekranlara çizildim. Pelerinimden yakalandım. Sesimin kabuğu ele geçirildi. İncim, bir gözyaşı gibi eriyip gitti. Barış ve muştu doğurganıyken, bir savaş aleti oldum.</p>
<p>Her gece böyle sızlar içimde gece. Bir gece, yine Ge­ceyi dinledim dinledim&#8230; Sonra ona dönüp dedim ki:</p>
<p>-Ruhumun ikiz kardeşi Gece, sen de çileni doldu­ruyorsun. Gecenin içinde bir gece vardır ve sen onu doğuracaksın. Bütün bu sıkıntıların, doğum ağrısı. Işıklardan kaçarak, eski, beyaz, yalnız taş yapıların kı­yılarında dolaş. Sıcaklığını o taşlar emsin ki kendine gelebilesin, kendini bulabilesin.</p>
<p>Daha neler söyledim bilmiyorum. Sonra yavaş ya­vaş gece, rengini kaybetti. Artık ne beyazdı, ne siyahtı; som yalnızlıktı.</p>
<p>Baktım, gece artık gece değildi. Gecede som yalnızlığı gördüm.</p>
<p>Ah, ben yalnızlığı gördüm, bir ordudan daha güçlü bir yalnızlığı gördüm. Yalnızlık bana bir Mısır ehramı­nın duvarı gibi yöneldi ve dedi ki:</p>
<p>&#8211; Doğum, batım sana kurban olsun insanoğlu, sen, kalbimin şimşeğine dayanabilir misin? Âdemin yaratıl­dığı ana bir ben dayandım, başkası değil. Hz. İsa’nın doğumuna ben şahit oldum, kimse değil. Ashab-ı Kehfin uykusuna karışan bir benim, başkası değil. Ben, Hızır’ın has eriyim, başkası değil. Ben vahyi ta­şıyan Cebrail’i gördüm Peygamberle birlikte, başkası değil. Gece benim sisimdir. Sisimi tuttular, ama beni yakalayamadılar. Bana yaklaştıkça ben geri çekildim. Geri çekildikçe kat kat içime katlandım. Al<u>anım</u> daral­dı, <u>am</u>a yoğunluğum arttı. Ve kendimi gelecek zaman­ların en büyük çocuğuna sakladım. Gelecek za<u>m</u>a<u>nl</u>arın büyük kentlerine o çocukla birlikte gireceğim. Kalaba­lıklar boyun eğecek buyruğuma.</p>
<p>Sonra yalnızlık sarardı, sonbaharını yaşadı. Sonra kırmızılaştı, kışın ateşinde yandı. Sonra morardı, sön­müş bir köz oldu. Sonra yeşile döndü, baharı başladı. Sonra duruldu, aydınlandı, beyaz bir yüz kazandı. Sonra simsiyah oldu. En başta gecenin siyahlığından çıkmıştı; en sonra, «siyah nur» dedikleri gizlinin gizlisi oldu. Bu siyah, öbür siyahlığın tam tersi&#8230; Faniliğin yok olduğu alanın rengi. Gerçek yokluğun rengi. Baktım, yalnızlık­tan artık ses yok. Onun çok yakınında başka bir hışırtı vardı, ötelerin ayak sesi, hafif, örtük trampet sesleri&#8230;!</p>
<p>Sezai Karakoc &#8211; Gunluk Yazilar 2,syf.224-226</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/gece-ve-yalnizlikla-konusmalar/">Gece ve Yalnızlıkla Konuşmalar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/gece-ve-yalnizlikla-konusmalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
