<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fahreddin Paşa | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/fahreddin-pasa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 Dec 2017 12:18:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Fahreddin Paşa | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Seferberlik</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/seferberlik/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/seferberlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2017 12:18:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Araplar]]></category>
		<category><![CDATA[Araplardaki Osmanlı Algısına Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fahreddin Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Taha Kılınç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=19529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araplardaki Osmanlı Algısına Dair&#8230; İlk duyduğumuzda bizim için pek bir şey ifade etmeyen, hafızamızı biraz zorladığımızda muhtemelen tarihten hatırlayabileceğimiz bir kavram bu. Günümüz Türkçesinde, “bir konuda topyekûn harekete geçme” anlamına geldiğini de belki çıkarabiliriz, kelime manasından. İmkânları seferber etmek, seferber olmak, seferberlik ilân etmek gibi kullanımlar günlük konuşmada bazen karşımıza çıksa da, başlı başına ‘seferberlik’ kavramının [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/seferberlik/">Seferberlik</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://ilimcephesi.com/seferberlik/taha-kilinc/" rel="attachment wp-att-19530"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-19530" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/taha-kilinc.jpg" alt="" width="360" height="212" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/taha-kilinc.jpg 960w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/taha-kilinc-600x353.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/taha-kilinc-300x177.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/12/taha-kilinc-768x452.jpg 768w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /></a></strong></p>
<p><strong>Araplardaki Osmanlı Algısına Dair&#8230;</strong></p>
<p>İlk duyduğumuzda bizim için pek bir şey ifade etmeyen, hafızamızı biraz zorladığımızda muhtemelen tarihten hatırlayabileceğimiz bir kavram bu. Günümüz Türkçesinde, “bir konuda topyekûn harekete geçme” anlamına geldiğini de belki çıkarabiliriz, kelime manasından. İmkânları seferber etmek, seferber olmak, seferberlik ilân etmek gibi kullanımlar günlük konuşmada bazen karşımıza çıksa da, başlı başına ‘seferberlik’ kavramının bizim zihnimizde çarpıcı ve vurucu bir karşılığı yok.</p>
<p>Oysa Arapça&#8217;da öyle değil. Bilhassa Arap akademi dünyasında, tarih yazımında, medyada ve siyasetçilerin lügatinde seferberlik denince anlaşılan şey, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Arap coğrafyasında yaşanan birtakım &#8216;sıkıntılar.&#8217; Tanımı daha da öz hale getirirsek, &#8216;seferberlik&#8217; deyince Arapların anladığı şu: Birinci Dünya Savaşı patlak verir vermez, Âsitâne’nin (İstanbul) Arap coğrafyasında isyanın yayılmasını önlemek için aldığı tehcir, kuşatma ve el koyma gibi tedbirlerin tamamı. O dönemde Osmanlı yönetiminin hangi adımları, ne amaçla ve ne derecede attığı elbette tartışma konusu; ancak &#8216;seferberlik&#8217;in Arap dünyasındaki tasvirinde epey acıklı ve rahatsız edici ayrıntılar mevcut. Ders kitaplarına, şehir ve ülke tarihlerine, akademik metinlere girmiş, nesiller boyunca öğrenilmiş ve öğretilmiş ayrıntılar bunlar.</p>
<div class="ads dev-detail-ad-template" data-ad-id="0efdf47e-269d-4c41-a3d2-fe1ce049bc4b">
<div class="band"> Medine-i Münevvere’nin tarihine dair kaleme aldığı eserlerle tanınan Suudi Arabistanlı tarihçi Ahmed Emin Salih Murşid, 1916-1919 yılları arasında şehirde görev yapan Fahreddin Paşa’nın uygulamaya koyduğu ‘tehcir’i anlatırken kalemini hiç sakınmaz. Hicaz Demiryolu’nda işleyen treni bir yılana benzeten Murşid, Medine-i Münevvere halkının kadın-yaşlı-çocuk denmeden şehirden sürülüp çıkarıldığını, hiçbirine merhamet edilmediğini, çetin kış şartlarında binlerce insanın yollara döküldüğünü iddia eder.</div>
</div>
<p>2013 gibi yakın bir tarihte, El Arabiya kanalının internet sitesinde bir yazı kaleme alan Suudi gazeteci Muhammed es-Sâid, “Osmanlı’nın Seferberlik Suçunun Üzerinden Yüz Yıl Geçti” başlığı altında, Fahreddin Paşa’nın Hicaz’ı &#8216;Türkleştirmek&#8217; için işlediği &#8216;suçları&#8217; sıralar. Yazı, içine serpiştirilmiş, “dar ufuklu, ahmak, acımasız, sert” gibi sıfatlarla Osmanlı ordusunun ve o dönemin siyasi iradesinin de tanımını yapar.</p>
<div class="ads dev-detail-ad-template" data-ad-id="90eb704e-990a-408e-871f-78141315b1f0">
<div class="band">Mısır, Suriye ve Lübnan’da da durum farklı değildir. Ders kitaplarında ve resmî tarih anlatılarında &#8216;sömürü ve işgal dönemi&#8217; olarak tanımlanan Osmanlı yüzyılları, popüler kültür ve sanata da benzer bir bakışla yansıtılmıştır. Aslen Arnavut olmasına rağmen Kavalalı Mehmed Ali Paşa’yı, “sırf Osmanlı’ya isyan edip Mısır’ı modernleştirdiği için” bağrına basan Mısır tarih yazıcılığı, 1952 darbesini de, “Mısır’ı ilk kez Mısırlılar yönetmeye başladı” diyerek över. Suriye’de Cemal Paşa’nın lakabı ‘seffâh’tır, yani “çok kan döken, kana doymayan.” Lübnan’da ise ‘seferberlik’ tıpkı Suudilerin zihnindeki çağrışıma sahiptir. Lübnan sineması, seferberliği “Arapların ayaklanmasını önlemek isteyen İstanbul’un, Lübnan’a buğday bile vermediği bir zulüm dönemi” olarak betimleyen filmler çekerken, ülkedeki Hıristiyan azınlıklar da Ermeni Tehciri’nin etkisiyle aynı noktada durur.</div>
</div>
<div class="ads dev-detail-ad-template" data-ad-id="a3822555-861f-42a3-92d7-7d790a88fc19">
<div class="band"></div>
</div>
<p>***</p>
<p>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zâyed’in, Medine müdâfii Fahreddin (Türkkan) Paşa hakkındaki çirkin paylaşımı ve Paşa’nın &#8216;hırsız&#8217; olarak nitelenmesi, akıllara ister istemez, Arap dünyasındaki bu zihnî altyapıyı getiriyor. Tarihsel körlük, tarafgirlik ve kinler -maalesef- kaybolmadığı gibi, dönemsel şartlar çerçevesinde insaflı bir bakış açısına da zahmet edilmiyor. 2 yıl 7 ay gibi bir süre boyunca Medine-i Münevvere’yi İngiliz destekli Arap aşiretlerine teslim etmeyen Fahreddin Paşa’nın yağmadan kurtardığı tarihî emanetler, bugün Topkapı Sarayı yerine British Museum’da sergileniyor olsaydı, BAE’li Bakan ağzının suyu aka aka o sergileri ziyaret edecekti muhtemelen.</p>
<p><strong>Meselenin şöyle ironik bir tarafı da var:</strong></p>
<div class="ads dev-detail-ad-template" data-ad-id="6022a13e-12b0-4950-ab5c-d350e22e3016">
<div class="band"></div>
</div>
<p>Sözü edilen dönemde, Osmanlı İmparatorluğu’nun Hicaz’daki Arap muhatabı Şerif Hüseyin ve avânesiydi. Suudiler, Osmanlılar bölgeyi terk etmek durumunda kaldıktan sonra, 1925’te Şerif ailesini mağlup ederek Hicaz’ı ele geçirdiler. Dolayısıyla, Suudi medyasının ve bir kısım tarihçilerinin kin dolu üsluplarını anlamak mümkün değil. Hele hele, BAE gibi o dönemde ufak bir balıkçı kasabasından ibaret olan ve Hicaz’la herhangi bir bağlantısı bulunmayan bir ülkenin meseleye bodoslama dalması hepten gülünç.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Boşboğaz Bakan’ın neden olduğu polemiğin bize hatırlattığı bir sorumluluk var: Tarihimizi, tamamen vesikalara ve belgelere dayanarak, kendimiz yazmak. Referans metinleri oluştururken &#8216;şanlı ecdadımız&#8217; üslubundan ne kadar kaçınırsak, etkileyebileceğimiz insan sayısı da o kadar artacaktır. &#8216;Ecdad yarışı&#8217;nın, sıcak tartışmalar sırasında kazananı olmuyor çünkü.</p>
<div class="ads dev-detail-ad-template" data-ad-id="5fe93d0c-3325-4b30-be19-cb7a5ffff46f">
<div class="band"></div>
</div>
<p>Kolları sıvayacaklara ön ayak olma adına, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma döneminde yaşananlara objektif bir şekilde yaklaşan sağlam bir kaynak önerisi: İmparatorlukların Çöküşü, Osmanlı-Rus Çatışması, 1908-1918 – Michael A. Reynolds. “Keşke bu kitabı Türkiyeli bir Müslüman kaleme alsaydı, bu akademik yetkinlik keşke bizde olsaydı” hasreti ve temennileri eşliğinde…</p>
<p>Taha Kılınç / 23.12.2017</p>
<p>Yenişafak</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/seferberlik/">Seferberlik</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/seferberlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Islam&#8217;ın Şerefini Çekirge Yiyerek Koruyan Paşaya Iftira Attılar</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Dec 2017 18:15:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Erhan Afyoncu]]></category>
		<category><![CDATA[Fahreddin Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Islam'ın Şerefini Çekirge Yiyerek Koruyan Paşaya Iftira Attılar]]></category>
		<category><![CDATA[Medine Müdafaası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=19501</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Zayed’in iftira ettiği “Çöl Kaplanı” lakaplı Fahreddin Paşa, çekirge yiyerek koruduğu Medine’de Mondros Ateşkesi’nden sonra bile düşmana boyun eğmemiş, askerleri paşayı bağlayarak İngilizler’e teslim etmişlerdi Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa Türk tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Medine müdafaamız da tarihimizin en şerefli sayfalarındandır. Süleyman Beyoğlu, Fahreddin Paşa üzerine arşiv belgelerine dayalı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar/">Islam’ın Şerefini Çekirge Yiyerek Koruyan Paşaya Iftira Attılar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="smartbanner" class="android shown">
<div class="sb-container"></div>
</div>
<div class="promo">
<div data-wbzone="728x90" data-mbzone-loaded="728x90">
<div id="6397784"></div>
</div>
</div>
<div id="articleList">
<div class="detay write" data-index="1">
<div id="contextual" data-type="textzone">
<p class="spot">Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Zayed’in iftira ettiği “Çöl Kaplanı” lakaplı Fahreddin Paşa, çekirge yiyerek koruduğu Medine’de Mondros Ateşkesi’nden sonra bile düşmana boyun eğmemiş, askerleri paşayı bağlayarak İngilizler’e teslim etmişlerdi</p>
<div class="detailText">
<p>Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa Türk tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Medine müdafaamız da tarihimizin en şerefli sayfalarındandır. Süleyman Beyoğlu, Fahreddin Paşa üzerine arşiv belgelerine dayalı önemli bir doktora tezi hazırlamıştır. Birol Ülker de bir yazısında Fahreddin Paşa&#8217;nın Medine&#8217;deki müdafaasını ve çekirge hikâyesini teferruatlı olarak anlatır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/f35915/0/0/0/0/620/420?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2017/12/20/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar-1513756218983.jpg&amp;mw=600" alt="" /></p>
<p><b>MUKADDES EMANETLER </b></p>
<p>Mekke Şerifi Hüseyin&#8217;in isyan hazırlığına<b> </b>girişmesi üzerine 28 Mayıs 1916&#8217;da<b> </b>Fahreddin Paşa Medine&#8217;ye gönderildi. Fahreddin Paşa asilerden önce Medine&#8217;ye ulaşarak savunma tedbirlerini aldı. Şerif Hüseyin, 3 Haziran&#8217;da Medine çevresindeki demiryolunu ve telgraf hatlarını tahrip etti. 5-6 Haziran gecesi Medine karakollarına saldırdıysa da geri püskürtüldü.</p>
<p>Fahreddin Paşa, şehri savunurken ilk iş olarak Medine&#8217;de bulunan mukaddes emanetleri ve bazı yazma eserleri düşmanın eline geçmesin diye İstanbul&#8217;a göndermişti. Bu yazmaların çoğu zaten Osmanlı yöneticileri tarafından Medine&#8217;deki kütüphanelere gönderilmiş eserlerdi. 500 civarındaki yazma şu anda Topkapı Sarayı&#8217;ndaki Medine Kitaplığı&#8217;nda muhafaza ediliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/05807a/0/0/0/0/548/455?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2017/12/20/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar-1513718927260.jpeg&amp;mw=482" alt="" /><br />
<strong>Fahreddin Paşa subaylarıyla beraber.</strong></p>
<p>Fahreddin Paşa, Medine&#8217;de bulunduğu süre içerisinde halkla iç içe olarak bölgedeki Araplar&#8217;ı yanına çekti. Mekke&#8217;de ise Vali Galib Paşa&#8217;nın beceriksizliği yüzünden büyüyen isyan sonucunda şehir asilerin eline geçmişti. Medine dışındaki şehirler kısa sürede asiler tarafından işgal edildi. Fahreddin Paşa ise kısıtlı imkânlarına rağmen bölgeyi savunmaya devam etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/acc7aa/0/0/0/0/1280/720?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2017/12/20/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar-1513756223370.jpg&amp;mw=650" alt="" /></p>
<p><b>ÇEKİRGE TAVASI </b></p>
<p>Hicaz demiryolunun Medine&#8217;ye yakın<b> </b>olan Müdevvere İstasyonu&#8217;nun asiler tarafından<b> </b>ele geçirilmesinden sonra Medine<b> </b>Kalesi kuşatıldı. Fahreddin Paşa çölün ortasında<b> </b>çevresi ile irtibatı kesilmiş bir kaleyi<b></b>savunmaya başladı.</p>
<p>Yardım alınamadığı için açlık, susuzluk ve hastalıklar baş göstermeye başlamıştı. Fahreddin Paşa, bu şartlar üzerine 7 Haziran 1918&#8217;de çekirge yenmesiyle ilgili bir tebliğ yayınladı:</p>
<p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/eba41d/0/0/0/0/590/375?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2017/12/20/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar-1513756226532.jpg&amp;mw=600" alt="" /></p>
<p>&#8220;Çekirgenin serçe kuşundan ne farkı var? Yalnız tüyü yok. O da serçe gibi kanatlı uçuyor. Bitkiler ile besleniyor, temiz ve taze şeyler yiyor. Hem de tiryaki ve keyif sahibi, tütün ve limondan pek zevk alıyor. Bedevilerin başlıca gıdası çekirgedir. Bedeviler sağlamlıklarını ve zindeliklerini yedikleri çekirgelere borçludurlar…&#8221;.<br />
Çekirgeleri doktorlara tetkik ve tahlil ettirdiği söyleyen Fahreddin Paşa çekirgenin özelliklerini övdükten sonra dört türlü şekilde hazırlanabilecek olan çekirge yemeklerini tarif etmişti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/39992c/0/0/0/0/453/652?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2017/12/20/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar-1513753758408.jpg" alt="" /></p>
<p><b>PAŞAYI BAĞLAYIP, MEDİNE&#8217;Yİ</b><b> </b><b>TESLİM ETTİLER </b></p>
<p>Bu arada mağlubiyeti kabul eden<b> </b>Osmanlı İmparatorluğu 30 Ekim 1918&#8217;de<b> </b>Mondros Mütarekesi&#8217;ni imzalamıştı. Mütareke şartlarına göre Medine&#8217;yi teslim etmesi istenen Fahreddin Paşa bunu kabul etmedi. Mondros&#8217;tan sonra 72 gün daha Medine&#8217;yi savundu.</p>
<p>Fahreddin Paşa teslim olmayacaktı. Bunun üzerine İstanbul, paşayı komutanlıktan aldı. Yerine atanan Albay Ali Necib Bey teslim görüşmelerini yürüttü. Ancak İngilizler ve Araplar, Fahreddin Paşa&#8217;nın teslim olmasını şart koştular. Bunun üzerine komutan vekili Ali Necib Bey, İngilizler&#8217;le paşayı teslim etmek için anlaştı.</p>
<p>Ali Necib Bey ve yanındakiler, Peygamberimizin türbesinin yakınlarında bir yerde bekleyip, teslim olmayan Fahreddin Paşa&#8217;nın, yanına gittiler. Hatırını sormaya geldiklerini zanneden Fahreddin Paşa&#8217;nın gözüne kül attıktan sonra üzerine atlayarak bağlayıp, 10 Ocak 1919&#8217;da İngilizler&#8217;e teslim ettiler. Fahreddin Paşa, bu hadiseyi hayatımın en acı günü diye anlatır.</p>
<p>Erhan Afyoncu</p>
<p>Sabah</p>
</div>
</div>
</div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar/">Islam’ın Şerefini Çekirge Yiyerek Koruyan Paşaya Iftira Attılar</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/islamin-serefini-cekirge-yiyerek-koruyan-pasaya-iftira-attilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
