<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erzurumlu İbrahim Hakkı | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/erzurumlu-ibrahim-hakki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2015 11:33:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Erzurumlu İbrahim Hakkı | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ehl-i Sünnet İtikadı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ehl-i-sunnet-itikadi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ehl-i-sunnet-itikadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2015 11:33:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ehli Sünnet Mezhebi]]></category>
		<category><![CDATA[Ehl-i Sünnet İtikadı]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurumlu İbrahim Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=9252</guid>

					<description><![CDATA[<p>  Erzurumlu İbrahim HAKKI Mütercim ve Şarih: İsmail Çetin Hudâ Rabb&#8217;im Nebim hakka Muhammeddir Rasûlullah Hem İslam dînidir dînim kitâbımdır Kelâmullah Hudâ Rabb&#8217;imdir, Peygamberin Muhammed Rasûlullahtır. (sallallahu aleyhi ve sellem) Dînim, İslam dînidir. Kitabım Allah&#8217;ın kelâmıdır. Akâid içre Ehli Sünnet oldu mezhebim cem&#8217;â Amelde bu Hanîfe mezhebidir mezhebim vallah İtikadlar içerisinde gittiğim yol, Ehli Sünnet velCemaat mezhebidir. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ehl-i-sunnet-itikadi/">Ehl-i Sünnet İtikadı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<h1></h1>
<p><strong> <a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/08/indir1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-9253" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/08/indir1.jpg" alt="Ehl-i Sünnet İtikadı" width="388" height="273" /></a></strong></div>
<div>
<div></div>
<div>
<div>Erzurumlu İbrahim HAKKI</div>
</div>
<div>
<div>Mütercim ve Şarih: İsmail Çetin</div>
</div>
</div>
<div>
<p><strong>Hudâ Rabb&#8217;im Nebim hakka Muhammeddir Rasûlullah<br />
Hem İslam dînidir dînim kitâbımdır Kelâmullah</strong></p>
<p>Hudâ Rabb&#8217;imdir, Peygamberin Muhammed Rasûlullahtır. (sallallahu aleyhi ve sellem)<br />
Dînim, İslam dînidir. Kitabım Allah&#8217;ın kelâmıdır.</p>
<hr />
<p><strong>Akâid içre Ehli Sünnet oldu mezhebim cem&#8217;â<br />
Amelde bu Hanîfe mezhebidir mezhebim vallah</strong></p>
<p>İtikadlar içerisinde gittiğim yol, Ehli Sünnet velCemaat mezhebidir. Doğrusu o haktır.<br />
Amelde ise Ebû Hanîfe rahimehullah&#8217;ın görüşleri mezhebimdir. Buna Allah&#8217;a andederim.</p>
<hr />
<p><strong>Dahî zürriyetiyim Hazreti Âdem Nebî&#8217;nin hem<br />
Halîlin milletiyim dahi kıblem Ka&#8217;be Beytullah</strong></p>
<p>Aynı zamanda Hazreti Âdem aleyhisselam&#8217;ın neslindenim.<br />
Ve İbrahim aleyhisselam&#8217;ın milletindenim. İbadetlerde yöneleceğim yer, Ka&#8217;be Beytullahtır</p>
<hr />
<p><strong>Bulunmaz Rabb&#8217;imin zıddı ve niddi misli alemde<br />
Ve sûretten münezzehtir mukaddestir Teâlallah</strong></p>
<p>Âlemde Rabb&#8217;imin zıddı, benzeri, ortağı yoktur.<br />
Rabb&#8217;im Teâlallah, sûretten münezzehtir, paktır, yücedir.</p>
<hr />
<p><strong>Şeriki yok berîdir doğmadan dahi doğurmadan<br />
Ehaddir küfvi yok İhlas içinde zikreder Allah</strong></p>
<p>(Rabb&#8217;imiz altı i&#8217;tibâriye ve sekiz subûtiye sıfatla vasıflandığı için) Şerîki, ortağı yoktur. Doğmaktan, doğurmaktan münezzehtir.<br />
Bir tek&#8217;tir; dengi yoktur. İhlas sûresi içinde Allah Teâlâ sıfatlarını böylece bildirdi.</p>
<hr />
<p><strong>Ne cismi ne arazdır ve mütehayyiz ne cevherdir<br />
Yemez içmez zaman geçmez berîdir cümleden Allah</strong></p>
<p>Rabbimiz Teâlâ, cisim değil, araz değil; bir mekana ihtiyacı yoktur. Cevher de değildir.<br />
Yemez, içmez, üzerinden zaman geçmez. Hâsılı, madde ve sıfatlarının hepsinden Allah Teâlâ münezzehtir.<br />
<strong>Not..</strong><br />
Araz : Süratle varlığını kaybeden ve cevhersiz olmayan, şekil, renk gibi nesneye ;<br />
Cevher : Kendisiyle olup başkasına muhtac olmayan ve taksim kabul etmeyen küçük parçaya denilir.</p>
<hr />
<p><strong>Tebeddülden teğayyürden dahi elvân u eşkalden<br />
Muhakkak ol müberrâdır budur selb-i Sıfâtullah</strong></p>
<p>(Maddeden enerjiye, enerjiden maddeye) Dönüşmekten, renklerden, sûretlerden,<br />
Gerçekten O berîdir. Allah Teâlâ&#8217;nın hakkında düşünülmez selbî sıfatlar bunlardır.</p>
<hr />
<p><strong>Ne göklerde ne yerlerde ne sağ u sol ne ön ardda<br />
Cihetlerden münezzehtir ki olmaz hiç mekânullah</strong></p>
<p>Gökler, yer; sağ, sol; ön ve arka gibi<br />
Cihetlerden , Rabb&#8217;imiz Teâlâ münezzehtir. Zira Allah Teâlâ&#8217;nın mekanı asla olmaz</p>
<hr />
<p><strong>Hudâ vardır varlığına yok evvel u âhir<br />
Yine Ol varlığıdır Kendi&#8217;den ğayrı değil Vallah</strong></p>
<p>Allah Teâlâ vardır, lakin varlığına başlangıç ve sonuç yoktur.<br />
O&#8217;nun varlığı, Kendi&#8217;nden başkası değildir.</p>
<hr />
<p><strong>Bu âlem yoğiken ol var idi ferd u tek u tenha<br />
Değildir kimseye muhtac ve hep muhtac ğayrullah</strong></p>
<p>Bu âlem yok iken dahi, O hakîkî mevcud var idi. Tek ve yalnız idi.<br />
Artık, Allah Teâlâ gayrına muhtac değildir. Dâimâ ğayrı O&#8217;na muhtacdır.</p>
<hr />
<p><strong>A&#8217;na hâdis hulûl etmez ve bir şey vâcib olmaz kim<br />
Her şeyde hikmeti vardır abes fi&#8217;l işlemez Allah</strong></p>
<p>O&#8217;na hâdis hulûl etmez. Ve hiçbir şey O&#8217;na vacib olmaz. Çünkü<br />
Her işte O&#8217;nun hikmeti vardır. Elbette Allah Teâlâ başıboş iş işlemez. (Binaenaleyh)</p>
<hr />
<p><strong>Hulûl etmez O Zat abde ve hiçbir ferde zulmetmez<br />
İbâdın aslahı lazım değil kim halk ede Allah </strong></p>
<p>O Zat bir kula hulûl etmez. Ve hiçbir ferde zulmetmez.<br />
Kendisi&#8217;ne kulunun yararına sebebleri yaratmak gerekmez ki, onu yaratsın.</p>
<p><strong>A&#8217;na bir kimse cebrile bir iş işledemez asla<br />
Ne kim Kendi murad eyler vücûda gelir Billah </strong></p>
<p>Hiçbir kimse O&#8217;na cebren iş yaptıramaz<br />
Kendisi neyi dilerse, o nesne Allah Teâlâ&#8217;nın kudretiyle meydana gelir..</p>
<hr />
<p><strong>A&#8217;nın her bir kemâli bîteğayyür hâsıl olmuştur<br />
Ki yoktur muntazır olunacak hiçbir Kemâlullah</strong></p>
<p>Allah Teâlâ&#8217;nın Zât-ı Şerîf&#8217;inin kemâlatı, Zât&#8217;ıyla birlikte ezelîdir; değişmeyi kabul etmez.<br />
Çünkü Allah Teâlâ&#8217;nın hakkında sonradan meydana gelecek bir kemal söz konusu değildir.</p>
<hr />
<p><strong>Sıfât-ı bâkemal ile O daim muttasıfdır kim<br />
Kamu noksan sıfatlardan berîdir Zülcelâlullah</strong></p>
<p>Celal ve Azamet sahibi olan allah Teâlâ, kemal sıfatlarıyla daima vasıflanır.<br />
(Mahluka isnadı mümkün olan) Bütün noksan sıfatlardan beridir.</p>
<p><strong>Sekizdir çün sıfât-ı zâtî İlm ile İrâdetdir<br />
Hayât u Kudret u Halk-ı Basar Sem&#8217;u Kelâmullah </strong></p>
<p>Allah Teâlâ&#8217;nın Zâtî olan subûtî sıfatları; İlim, irade<br />
Hayat, Kudret, Halk, Basar, Semi&#8217; ve Kelam olmak üzere sekizdir.</p>
<p><strong>Alîm Ol&#8217;dur ki erişmez ilmine kimsenin aklı<br />
İhâta eylemişdir cümle bu eşyayı İlmullah </strong></p>
<p>Alîm O&#8217;dur ki ilmine kimsenin aklı erişmez.<br />
Allah Teâlâ&#8217;nın İlmi her şeyi kuşatmıştır. (Alîm, &#8221; bilici &#8221; demektir ki sıfatı, İlimdir. Böylece)</p>
<hr />
<p><strong>Mürid Ol&#8217;dur Dileyicidir ve her şey üzre kâdirdir.<br />
Ne kim diler olur peydâ alâ vefki Murâdıllah </strong></p>
<p>Müriddir= Dileyicidir. Ve herşey üzere kâdirdir.<br />
Artık kendisi neyi dilerse, O&#8217;nun muradına muvafık olarak peyda olur.</p>
<hr />
<p><strong>Cemîi hayr u şerri Ol diler takdîr u halk eyler<br />
Velî hayrı sever ancak ki sevmez şerleri Allah </strong></p>
<p>Bütün hayrları, şerleri Kendisi diler; tesbit eder; yaratır.<br />
Allah Teâlâ, kulunun ancak hayrlı işlerini sever; şer işlerini sevmez.</p>
<p><strong>Basîr Ol&#8217;dur hakîkatde ki hep eşyâya nâzırdır<br />
Velî gözden münezzehtir Basardır min Sıfâtillah </strong></p>
<p>Basîr= Görücü O&#8217;dur ki gerçekte her şeyi kontrol altına alıp bakar.<br />
Lâkin göz(gibi alet, edevat)den münezzehtir. Basar yani görmek, Allah&#8217;ın sıfatlarındandır.</p>
<hr />
<p><strong><br />
</strong><strong>Semîi&#8217; Ol&#8217;dur işidir her avazı sır ile cehri<br />
Münezzehdir kulaktan Ol sıfattır A&#8217;nda Sem&#8217;ullah</strong></p>
<p>Semîi&#8217;=işitici O&#8217;dur, ki gizli ve âşikar her avazı işitir.<br />
Kulaktan münezzehtir ancak Semi&#8217;=işitmek Allah Teâlâ&#8217;nın sıfatıdır.</p>
<hr />
<p><strong>Mütekellimdir Ol ammâ berîdir dilden ağızdan<br />
Hurûf u lafzı savt ile değil vasf-ı Kelâmullah<br />
</strong><br />
Allah Teâlâ, Mütekellim=Konuşucudur. Amma dil ve ağızdan beridir.<br />
Kelâmullah=Allah&#8217;ın konuşma sıfatı, ses, harf ve lafızla değildir.</p>
<hr />
<p><strong>Subutiyye sıfâtı kim ne aynıdır ne ğayrıdır<br />
Kadîm dâim ve Zât&#8217;ıyla kâimdir Sıfâtullah<br />
</strong><br />
Allah Teâlâ&#8217;nın subûtiye sıfatları, ne Kendisi ne de başkasıdır;<br />
Ezelîdir, dâimîdir, Zât&#8217;ıyla kâimdir.</p>
<p><strong>Hakk&#8217;ın mukrim ibâdıdır melekler yerde göklerde<br />
Avâmından avâm-ı nâsı efdal eylemiş Allah<br />
</strong><br />
Yerde ve göklerde melekler, Hakk Teâlâ Hazretleri&#8217;nin şerefli kullarıdır.<br />
Allah Teâlâ, insanlardan avam mü&#8217;minleri, meleklerin avâmından üstün kılmıştır.</p>
<hr />
<p><strong><br />
</strong><strong>Yemek içmek hem erkeklik dişilik yokdur anlarda<br />
Hakka hiç âsi olmazlar muti&#8217;dirler li Emrillah<br />
</strong><br />
Meleklerde, yemek, içmek, erkeklik ve dişilik yoktur.<br />
Allah Teâlâ&#8217;nın emrlerine tabiî olarak boyun eğerler. Asla Cenâb-ı Hakk&#8217;a âsî olmazlar.</p>
<hr />
<p><strong>Ve Cebrâil u Mikâil u İsrâfil u Azrâilu<br />
Mukarrebdir Peygamberdir bu dördü hep Emînullah<br />
</strong><br />
Cebrâil, Mîkâil, İsrâfil ve Azrâil,<br />
Allah&#8217;a en yakın elçilerdir. Bu dördü Allah Teâlâ&#8217;nın emin kullarıdırlar.</p>
<hr />
<p><strong>Hakkın yüzdört kitâbı kim nebîler üzre inmiştir.<br />
Kitabdır anların dördü suhuf yüzü Kelâmullah<br />
</strong><br />
Allah Teâlâ tarafından nebîler üzerine yüzdört kitab inmiştir.<br />
Dördüne kitab, yüzüne suhuf denilir. Hepsi Allah Teâlâ&#8217;nın kelâmıdır.</p>
<hr />
<p><strong>Zebûr&#8217;u verdi Dâvud&#8217;a dahi Tevrât&#8217;ı Mûsâ&#8217;ya<br />
Ve hem İncîl&#8217;i İsâ&#8217;ya getirmiş Cebrâil Billah<br />
</strong><br />
Allah Teâlâ, dört kitabdan Zebûr&#8217;u Dâvûd&#8217;a, Tevrat&#8217;ı Mûsâ&#8217;ya,<br />
İncil&#8217;i İsa&#8217;ya vermiştir. Cebrâil Allah Teâlâ&#8217;nın emriyle bunları, onlara getirmiştir.</p>
<p><strong>Habîbullah&#8217;a Kur&#8217;ân&#8217;ı getirdi hâcet oldukça<br />
Yirmiüç yıl içre cümle kati&#8217; oldu o Vahyullah<br />
</strong><br />
Cebrâil, yirmiüç yıl, ihtiyac oldukça, Allah Teâlâ&#8217;dan vahiyle ayet ayet Kur&#8217;an&#8217;ı Habîbullâh&#8217;a getirmiştir.<br />
Bundan sonra vahiy kesilmiştir.</p>
<p><strong>Dahi ben enbiyâ hakkında bildim ismet u fitnet<br />
Nezâfet hem emânet sıdk ile tebliğ-i Hükmullah<br />
</strong><br />
Peygamberlerin, günahtan masum ve mahfuz, üstün akıl ve zeka sahibi,<br />
Pak ve temiz; Allah&#8217;ın buyruklarını kullarına tebliğ etmede ve her hususta emîn; özlerinde ve sözlerinde doğru olduklarına ve Allah Teâlâ&#8217;nın hükümlerini bildirdiklerine inandım.</p>
<hr />
<p><strong>Kazerle zenb u humk u kizb u ketmân u hıyânetle<br />
Münezzehdir müberrâdır cemîi Enbiyâullah<br />
</strong><br />
Bütün nebîler, kir ve pislikten, ahmaklıktan, yalandan, hakkı, doğruyu gizlemek ve hıyanetten,<br />
münezzehtirler; berîdirler</p>
<hr />
<p><strong><br />
</strong><strong>Nebîler ismini bilmek dediler ba&#8217;zılar vâcib<br />
Yirmisekizin bildirdi Kur&#8217;an&#8217;da bize Allah<br />
</strong><br />
Bazı alimler nebîlerin isimlerinin bilinmesi vacibdir dediler;<br />
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de Allah Teâlâ nebilerden yirmisekizinin adını beyan etti; şöyleki&#8230;</p>
<p><strong>Biri Âdem biri İdris u Nuh Hûd ile Sâlih<br />
Hem İbrâhîm u İshâk ile İsmâil Zebîhullah</strong></p>
<p><strong>Dahi Ya&#8217;kub ile Şuayb u Lût ile Yahyâ<br />
Zekeriyyâ ile Hârun ahi Mûsâ Kelîmullah<br />
</strong></p>
<hr />
<p><strong>Ve Dâvud u Süleyman u dahi İlyâs u Eyyûbdur<br />
Biri de Elyasa&#8217;dır dahi İsâ&#8217;dır o Rûhullah<br />
</strong></p>
<hr />
<p><strong>Birinin ismi Zülkifl u biri Yûnus nebidir hem<br />
Hitâmı Ol Habîb-i Hakk Muhammed&#8217;dir Rasûlullah<br />
</strong><br />
Bazı alimler, Kur&#8217;an-ı Hakîm&#8217;in bildirdiği yirmisekiz enbiyanın isimlerini bilmenin vacib olduğunu söylediler. Bunların isimleri şöyledir: Adem, İdris, Nuh, Hûd, Sâlih, İbrâhim, İshak, Allah yolunda boğazlanmayı cân-ı gönülden kabul eden İsmâil, Ya&#8217;kub, Yûsuf, Şuayb, Lût, Yahyâ, Zekeriyyâ, Mûsâ kelimullah ve kardeşi olan Hârun, Dâvud, Süleyman, İlyas, Eyyub, Elyasa&#8217;, Ruhullah olan İsa, Zülkifl, Yûnus ve bunların sonuncusu Allah&#8217;ın sevmiş olduğu Muhammed Rasûlullah..</p>
<p><strong>Üzeyr, Lokman u Zülkarneyn üçünde ihtilaf oldu<br />
Ki ba&#8217;zı enbiyâdır der ve ba&#8217;zı der Veliyyullah<br />
</strong><br />
Üzeyr, Lokman ve Zülkarneyn&#8217;de ihtilaf edildi.<br />
Bazıları bunların enbiyâ olduklarını, diğer bazısı Allah&#8217;ın dostları yani velî olduklarını söylediler.</p>
<hr />
<p><strong>Cemîi enbiyâdan evvelidir Hazreti Adem<br />
Kâmûdan efdal u âhir Muhammed&#8217;dir Habîbullah<br />
</strong><br />
Bütün enbiyânın ilki Hazreti Adem;<br />
Sonuncusu Habîbullah Muhammed&#8217;dir ve hepsinden üstündür.</p>
<hr />
<p><strong>İkisinin arasında kati çok enbiyâ geldi<br />
Hisâbın kimseler bilmez bilir anı hemen Allah<br />
</strong><br />
İkisi arasında, birçok enbiyâ gelmiştir.<br />
Onların hesabını Allah&#8217;tan başka kimse bilmez.</p>
<hr />
<p><strong>Risâlât-ı rusul mevtiyle bâtıl olmaz ol kat&#8217;â<br />
Ve efdaldir melekler cümlesinden Enbiyâullah<br />
</strong><br />
Rasullerin ölümleriyle, risâletleri asla bâtıl olmaz.<br />
Peygamberler, büyük meleklerden daha büyüktürler.<br />
<strong><br />
</strong><strong>Bizim Peygamber&#8217;in ahkâm-ı şer&#8217;î öyle bâkîdir<br />
Ki ehli mahşeri bu şeri&#8217;le fasledecek Allah<br />
</strong><br />
Bizim Peygamberimiz&#8217;in getirmiş olduğu şeriatin hükümleri bâkîdir.<br />
Nitekim mahşerde de Allah Teâlâ bu şeriatle mahluku arasında hükmedecektir.</p>
<p><strong>Ve mi&#8217;râc-ı Nebî hakdır Ana şahsıyla muhtasdır<br />
Çıkıb fevk-al-ulâya Hakk&#8217;ı görmüştür Habîbullah</strong></p>
<p>Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem&#8217;in mi&#8217;râcı hak ve doğrudur; Onun şahsına hastır.<br />
Habîbullah en yüksek mevkiye çıkmış ve orada Hakk Teâlâ&#8217;yı görmüştür.</p>
<p><strong>Cihan cümle sıfâtıyla ve eczâu sıfâtıyla<br />
Hem ef&#8217;ali ibâdın hayr u şerri cümle Halkullah</strong></p>
<p>Madde ve mana=mülk ve melekut âleminde ne varsa, tek tek ve toplu olarak;<br />
Aynı zamanda kulların yapageldikleri hayr ve şerlerin hepsini Allah Teâlâ yaratmıştır.</p>
<p><strong>A&#8217;nın ilm u murâd u halk u takdîriyle hâdisdir<br />
Ki yoktur hâlık u bârî iki âlemde ğayrullah</strong></p>
<p>(Mahluk) O&#8217;nun ilmiyle, iradesiyle, yaratmasıyla, hüküm ve kudretiyle yoktan var olurlar.<br />
Madde ve manada, dünya ve ahirette, Allah Teâlâ&#8217;dan başka yaratıcı ve var edici yoktur. ( Şu kadar ki, )</p>
<p><strong>İbâdın ihtiyârı vardır ef&#8217;âlinde cüz&#8217;îce<br />
Ol ef&#8217;âl üzre bulmuşlar sevab hem İkâbullah<br />
</strong><br />
Kulda, akıl ve aklı kullanmaktan ibaret yapabilme gücü, cüz&#8217;î de olsa vardır.<br />
Bunun için kullar, yaptıklarından dolayı sevab veyahud da azaba müstehak olurlar.</p>
<p><strong>Ol ef&#8217;âlin cümeylidir Hakk&#8217;ın hubb u rıdâsıyla<br />
Kabîhinde bulunmaz ne mehabbet ne Rıdâullah</strong></p>
<p>Kulun iradesiyle meydana gelen fiilinin güzelinde, Allah Teâlâ&#8217;nın sevgi ve rızası vardır.<br />
Çirkininde ise, ne sevgisi ne de rızası vardır.</p>
<hr />
<p><strong>Sevâb efdalidir Hakk&#8217;ın ve adlidir ikab A&#8217;nın<br />
Vücûb icabsız Hakk&#8217;a bî istihkak abdullah</strong></p>
<p>Allah Teâlâ üzerine hiçbir hak gerekli olmaksızın kuluna sevab vermesi, fazl u keremidir.<br />
Kulu da hiçbir azaba müstehak olmaksızın, Allah Teâlâ&#8217;nın onu cezalandırması adaletidir.</p>
<p><strong>Mukârindir bu fi&#8217;le istitâat kim o kudretdir<br />
Bulunsa istitâat olunur teklif Şer&#8217;ullah</strong></p>
<p>İstitâat=yapabilme gücü, kulun işlediği işle beraberdir.<br />
İstitâat kulda olduğu müddetçe, Allah Teâlâ&#8217;nın şeriatini tatbik etmeye mükelleftir.</p>
<p><strong>Ki abdin kendi vus&#8217;ında ne kim olmaz anı asla<br />
Ana din içre teklif etmemişdir Ol Halîmullah</strong></p>
<p>Kulun yapabilme veya terkedebilme gücü olmadığı yerlerde,<br />
Allah Teâlâ, hilm sıfatıyla tecelli ederek, ona hükümlerini yüklemez.</p>
<hr />
<p><strong>Haram erzakdır herkes yer içer kendi rızkın hep<br />
Ve kimse kimsenin rızkın alıb ekil edemez Vallah</strong></p>
<p>insanın boğazından geçen, helal olsun haram olsun, rızktır. Herkes kendi rızkını yer içer.<br />
Hiçbir kimse diğerinin rızkını alıp yiyemez Vallâhi.</p>
<p><strong>Ecel vaktinde meyyittir o maktûl ecel birdir<br />
Ve hâl-i ye&#8217;sin îmânı değil makbûl İndallah<br />
</strong><br />
Öldürülen, ecelinin vaktinde ölmüştür. Ve ecel birdir.<br />
Ümidsizlik halinde iman etmek, Allah nezdinde makbul değildir.</p>
<p><strong>Heyûlâ yokdur ezhan içre bir cüzü olduğu hakdır<br />
Ki ol vasf-ı tecezzîden birîdir der bu Ehlullah</strong></p>
<p>Heyûlâ ezelî değildir. Ancak, cevherler (elektron, nötron, proton gibi aslî cüzler ) vardır.<br />
Ehli Sünnet velCemaat dediler ki: Kâbil-i taksim olmayan cüzlerden Allah Teâlâ münezzehtir.</p>
<hr />
<p><strong>Kabirde meyyite Münker Nekir dört şey sual eyler<br />
Ki Rabb&#8217;in kim nebin kim nedir dînin ve kıblengah</strong>.</p>
<p>Ölene kabirde Nekir ve Münker adlı melekler gelip dört şey sorarlar:<br />
Rabb&#8217;in kim, peygamber&#8217;in kim, dînin nedir, kıblen neresi?</p>
<hr />
<p><strong>Cevâbın verenin canı ile cismi zevk eder anda<br />
Şaşıb küffâr u âsiler çeker anda Azâbullah</strong></p>
<p>Cevabını veren, ruh ve cismiyle zevki tadar.<br />
Kafir ve âsîler şaşırırlar ve Allah&#8217;ın azabını çekerler</p>
<p><strong>Bu dünyaya gelen gider ki kalmaz canlı hiç kimse<br />
Dahi yevmi kıyâmetde eder emvâti ba&#8217;s Allah</strong></p>
<p>Bu dünyaya gelen bütün canlılar, ölürler; canlı kalmaz.<br />
Kıyamette dahi Allah Teâlâ ölenleri, beden ve ruhla haşre gönderecektir.</p>
<hr />
<p><strong>Verirler defter-i a&#8217;mâlini her adamın anda<br />
Kiminin sağ eline kimine soldan maâz Allah</strong></p>
<p>Her adamın, ameli içinde bulunan defterini verirler.<br />
Kimine defteri sağdan, Allah korusun kimisine de soldan..</p>
<p><strong>Kitâbıyla hisâbı var Hudâ&#8217;nın rûz-i mahşerde<br />
Sorarlar herkesin ef&#8217;âl u akvâlin Biemrillah</strong></p>
<p>Kıyamet gününde Allah Teâlâ&#8217;nın hükmü, hesabı vardır.<br />
Melekler, Allah Teâlâ&#8217;nın emriyle herkesin işlediği işini, söylediği sözünü sorarlar.</p>
<hr />
<p><strong>Kebâirle sağâir ehline ol gün şefâatler<br />
Ederler enbiyâ u ehli ilm u Evliyâullah</strong></p>
<p>Kıyamet gününde, büyük ve küçük günah işleyenlere,<br />
Enbiya, ulemâ ve Allah&#8217;ın dostları şefaat ederler</p>
<p><strong>Ameller vezn olundukda Sırâtı geçmemiz hakdır<br />
Ve Kevserle sekiz cennet verir mü&#8217;minlere Allah</strong></p>
<p>Ameller terazide tartıldıktan sonra, Sırat Köprüsünden geçmemiz haktır.<br />
Allah Teâlâ mü&#8217;minlere Havz-ı Kevser ve sekiz cenneti vermiştir.</p>
<p><strong>Girecek cennete mü&#8217;minler anda çok bulub ni&#8217;met<br />
Görürler şübhesiz anda niteliksiz cemâlullah</strong></p>
<p>Mü&#8217;minler cennete girecekler; onda nice nimetler bulacaklar.<br />
Şüphesiz mü&#8217;minler Allah Teâlâ&#8217;nın Cemâli&#8217;ni niteliksiz göreceklerdir.</p>
<hr />
<p><strong><br />
</strong><strong>Ve cennetle cehennem şimdi var ehliyle bâkîdir<br />
Cehennem yedidir ehlin yakar dâim o Nârullah<br />
</strong><br />
Cennet ve cehennem şimdi de vardır; ehliyle ebedîdirler.<br />
Cehennem yedi kattır. Allah&#8217;ın ateşi onda, cehennemlikleri ebediyen yakar.</p>
<p><strong>Kazâ ile gelir her hayr u şer Tanrı cenâbından<br />
Bulur hayr ehlin dâim olur şer ehline hemrah</strong></p>
<p>Kulun lehinde olan nimet ve hayrlar, aleyhinde olan bela ve şerler, Allah Teâlâ&#8217;nın hükmü, takdiriyle gelir.<br />
Vakti geldikçe, hayrlı sebeb hayrlılara, şerli sebeb belaya giriftâr olanlara yoldaş olur.</p>
<p><strong>Ve Peygamber ne kim eşrât-ı sâatden haber vermiş<br />
İnandım cümlesin izhar eder vaktinde hem Allah</strong></p>
<p>Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, kıyametin alâmetlerinden her ne haber vermişse,<br />
Cümlesine inandım. Vakti geldikçe Allah Teâlâ onları izhar eder.</p>
<p><strong>Çıkar Yer Dâbbesi Deccâl u Ye&#8217;cûc ile Me&#8217;cûc<br />
Doğar gün mağribden çün iner gökden o Rûhullah</strong></p>
<p>Dâbbet-ul-arz ( Sâlih Peygamberin devesinin yavrusu ), Deccal, Ye&#8217;cûc, Me&#8217;cûc çıkarlar.<br />
Bir de mağribden güneş doğar; Rûhullah olan İsâ aleyhisselam da gökten iner.</p>
<hr />
<p><strong>Kebîre mü&#8217;mini îmandan ihrâc eylemez dahi<br />
Ne küfre dâhil ve ne tâatin habt ede İndallah</strong></p>
<p>Büyük günahı irtikab, mü&#8217;mini imanından çıkarmaz.<br />
Onu küfre sokmaz. Yapmış olduğu taatini Allah nezdinde düşürmez.</p>
<p><strong>O isyan eylemez anı muhalled hem cehennemde<br />
Meğer ki i&#8217;tikad ede anı maâz Allah</strong></p>
<p>İşlediği o büyük günah, mü&#8217;mini cehennemde ebedî bırakmaz.<br />
Ancak kat&#8217;î delille haram olanı, helal saymak; yahud kat&#8217;î olan helali haram saymak, Allah korusun, küfre sokar.</p>
<p><strong>Hudâ afveylemez şirki ve illâ andan ednâyı<br />
Dilediği kulundan her günahı afveder Allah</strong></p>
<p>Hudâ Teâlâ, küfür ve şirki afuv etmez, amma ondan aşağı dilediği kulunun günahını afuv eder.</p>
<p><strong>Kebâirden kaçan câiz ikab olmak sağâirle<br />
Ve bîtevbe giden câiz kebâirden geçe Allah</strong></p>
<p>Allah Teâlâ&#8217;nın, büyük günahtan kaçan kimseyi küçük günahla cezalandırması,<br />
Aynı zamanda büyük günah işleyip tevbesiz öleni afuv etmesi mümkündür.</p>
<hr />
<p><strong>Kabul eyler duâyı Hakk Teâlâ Kendi fazlından<br />
Ve hâcet-i ibâdı hem kabul eyler Raûf Allah</strong></p>
<p>Sonsuz esirgeyici merhamet sahibi olan Allah Teâlâ, kulunun yalvarışını fazlıyla kabul eyler.<br />
Kullarının ihtiyacını da fazl u keremiyle giderir.</p>
<p><strong>Dahi îman ile islam ikisi şey&#8217;i vâhiddir<br />
Cenâb-ı Hakk&#8217;dan ol her ne getirdiyse Rasûlullah</strong></p>
<p>Allah Teâlâ&#8217;ya, tasdikle gönül bağlayarak inanmak ve teslim olmak, yani iman ve islam birdir.<br />
Hâsılı Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem&#8217;in Allah&#8217;tan bildirdiği din, iman ve islamdır.</p>
<hr />
<p><strong>Kamûsun dil ile takrîr u tasdîk eyledim bilkalb<br />
Birine yokdur inkârım inandım şüphesiz Vallah<br />
</strong><br />
Binaenaleyh cümlesini ikrar ettim; kalbimle tasdik ettim.<br />
Hiçbirine inkarım yoktur. Ve hepsinin gerçekten Allah&#8217;tan geldiğine inandım.</p>
<p><strong>Çu din a&#8217;mâli îmandan muhakkak başka hâricdir<br />
Pes îman izdiyad nâkıs olmaz hıfzede Allah</strong></p>
<p>Zira din ile amel, imandan haric bir şeydir.<br />
İş böyle olunca iman, zâtı itibariyle ziyade ve eksik olmaz. Allah Teâlâ onu hıfzeder.</p>
<p><strong>Demem ki inşâAllah mü&#8217;minim bel mü&#8217;minim hakkâ<br />
Bu ma&#8217;nâ ile îmanı kesbî u mahlûkdurur Lillah</strong></p>
<p>Bunun için inşâAllah mü&#8217;minim demem. Bilakis hakîkaten mü&#8217;minim derim.<br />
Bu itibarla iman, kesbî ve Allah Teâlâ&#8217;nın mahlukudur.</p>
<p><strong>Ve ammâ Tanrı&#8217;nın Kendi kuluna ma&#8217;rifet küncin<br />
Hidayet kıldığı ma&#8217;nâ ile vehbîdir ol Tallah</strong></p>
<p>Fakat Tanrı Teâlâ&#8217;nın, Kendi fazl u kereminden ma&#8217;rifet hazinesini hediye ettiğine itibarla iman,<br />
Vehbî ve mücerred ihsan ve tevfîk olur.</p>
<p><strong>Ve îman-ı mukallid hem sahîh olmuşdur ammâ ki<br />
Ol istidlâl aklı terk ile âsim olur Billah</strong></p>
<p>Allah ve O&#8217;nun Rasûlü&#8217;ne, delilsiz ve başkalarına uyarak inanan kimsenin imanı sahihdir.<br />
Fakat taklidci, aklî delilleri araştırmayı terketmekle, Allah Teâlâ&#8217;ya karşı günahkar olur.</p>
<hr />
<p><strong>Kerâmet-ı velî hakdır nebîsi mu&#8217;cizâtîdir<br />
Keser az müddet içre çok mesafe Evliyâullah</strong></p>
<p>Allah Teâlâ&#8217;nın sevdiği kulunun kerametleri haktır.<br />
Ve onun kerâmetleri nebîsinin mucizeleridir.<br />
Az bir müddette çok mesafeyi evliyaullah geçer.</p>
<p><strong>Bulurlar vak-i hâcetde taâmı hem libâs anlar<br />
Behâim hem cemâdâtile söylerler Biiznillah</strong></p>
<p>İhtiyac oldukca onlar, yiyecek ve giyecekleri bulurlar<br />
Hayvanlarla, cansız varlıklarla Allah Teâlâ&#8217;nın izniyle konuşurlar</p>
<p><strong>Gehi su üzerinde meşî ederler vecd-i hâletle<br />
Havada hem uçarlar hark eder âdâtını Allah</strong></p>
<p>Bazan vecd u hâletle, su üzerinde yürürler.<br />
Havada uçarlar. Allah Teâlâ tabiî kanunları onlara iptal eder.</p>
<p><strong>Erişmez bir velî hiçbir nebînin rütbesine hem<br />
Ana ermez ki andan sâkıt ola emr u Nehyullah</strong></p>
<p>Hiçbir veli, hiçbir nebînin mertebesine ulaşamaz.<br />
Ondan Allah&#8217;ın emr ve yasakları düşecek bir mertebeye de ulaşamaz.</p>
<p><strong>Ve efdal evliyâ Sıddîk-ı Ekber ba&#8217;dehu Fâruk<br />
Ve Zinnûreyn&#8217;den sonra Alî&#8217;dir ol Veliyullâh</strong></p>
<p>Ve evliyânın en üstünü, Sıddîk-i Ekber Hazreti Ebû  Bekr&#8217;dir. Sonra Hazreti Ömer-ul-Fâruk&#8217;tur.<br />
Sonra iki nur sahibi Hazreti Osman&#8217;dır. Sonra Allah&#8217;ın dostu Hazreti Ali&#8217;dir.<br />
<strong><br />
</strong><strong>Bu dördü hem hilâfetde bu tertib üzre kâimdir<br />
Bu çâr-ı yârdan sonra hem efdal Evliyâullah</strong></p>
<p>Dördünün hilâfeti de bu tertib üzeredir.<br />
Bu çâr yâr güzin&#8217;den sonra, Evliyâullah&#8217;ın üstünleri</p>
<p><strong>Kalan ashabdır ki cümlesinin zikri hayrolsun<br />
Cemîl âl u ashab-ı kirâmı sevmişem Billah</strong></p>
<p>Dördünün hilâfeti de bu tertib üzeredir. Bu çâr-ı yâr-ı güzin&#8217;den sonra,<br />
Evliyâullah&#8217;ın üstünleri, kalan ashâb-ı kiram&#8217;dır. Hepsinin zikri hayr olsun.<br />
Hasıl, bütün ashâb-ı kirâmı Allah için severim.</p>
<p><strong>Aşere-i mübeşşere ve Fâtıma Hasen Hüseyn<br />
Bu ümmetden bulâra cennetile neşhedu Billah</strong></p>
<p>Bu ümmetten cennetle müjdelenen on nefer ve Fâtıma, Hasan, Heseyn Hazerâtına cennet müjdesi verilmiştir.<br />
Biz dahi Allah için bunların cennetlik olduklarına şehadet ederiz.</p>
<p><strong>ve ğayrı kimseye aynıyla cennetlik denilmez ki<br />
O ğayba hükmolur ğaybı ne bilsin kimse ğayrullah</strong></p>
<p>Bunlardan başkasına bitta&#8217;yin cennetlik denilmez.<br />
Zira o ğayba hüküm olur. Gaybı Allahtan başka kim bilebilir ki..</p>
<p><strong>Ve ashâb-ı kirâmın cümlesinden sonra ümmetden<br />
Cemîi tâbiîn olmuşdur efdal-i Evliyâullah</strong></p>
<p>Ümmetten evliyânın en üstünleri, ashâb-ı kirâmın hepsinden sonra, tüm tâbiîndir.</p>
<p><strong>İmâm-ı müslimîn sultan müslim hür mükellef hem<br />
Kureyşî zâhir olâlı edib tenfîz-i Hükmullah<br />
</strong><br />
Müslümanlara imam olacak sultan; müslim, hür, mükellef<br />
Kureyşî ve açıkta olmalıdır ki, Allah&#8217;ın ahkâmını infaz etsin.</p>
<p><strong>Velî Hâşimli hem ma&#8217;sum olmak şart değildir kim<br />
O fısk u cevr için hiç mün&#8217;azil olmaz Bişer&#8217;illah</strong></p>
<p>Lakin Hâşimli ve masum olması şart değildir.<br />
O fısk ve cefa vermekte, Allah&#8217;ın şeriatiyle asla azlolunmaz.</p>
<p><strong>Ve berr u fâcire uyub namazım kılarım bile<br />
Hem anların cenazesi namazın kılıram Lillah</strong></p>
<p>Salihe de fâsıka da uyup namazımı kılarım.<br />
Salih olsun fâsık olsun, her müslümanın cenaze namazını Allah için kılarım.</p>
<hr />
<p><strong>Adîn üzre hazarda hem seferde mesih câizdir<br />
Ve müskir olmayan temr u anab suyu Mübâhullah</strong></p>
<p>Hazarda ve seferde mes üzerine meshetmek caizdir.<br />
Sekir vermeyen hurma ve üzümden çıkan meşrubatlar Allah&#8217;ın helal ettiği şeylerdir.</p>
<hr />
<p><strong>Tasaddukla duâmızdan bulur emvâtimiz ni&#8217;met<br />
Ve fazl-ı emkine eşhas u ezmân hakdır ey Vallah</strong></p>
<p>Sadaka ve dualarımızdan ölülerimiz nimet bulurlar.<br />
Bazı yerlerin, şahısların, zamanların üstünlüğü, hak ve gerçektir.</p>
<p><strong>Bilinmez müşrikîn etfâli cennetle mi nârda mı<br />
Ve küffâra kirâmen kâtibeyn vermiş Kerîm Allah</strong></p>
<p>Müşriklerin ergenlik çağına gelmeyen çocukları, cennette mi, ateşte mi bilinmez.<br />
Kerim olan Allah Teâlâ, kafirlere bile amelleri tesbit eden melekleri tayin etmiştir.</p>
<p><strong>Ne ki ma^dûmdurur o şey ve mer&#8217;î ad olunmaz ki<br />
Mükevvin kâinata benzemez şeydir Teâlallah</strong></p>
<p>Olmayan bir şey, yoktur ve görülmesi de yoktur.<br />
Kainatı yaratan Allah Teâlâ kainata benzemez bir şey&#8217;dir;<br />
Allah Teâlâ, kainatın sıfatından münezzehtir.</p>
<hr />
<p><strong>İsâbet-i ayn câizdir ve sihir insana vâki&#8217;dir<br />
Beşer aklından efdaldir ulûm-i Enbiyâullah</strong></p>
<p>Nazar değmesi mümkündür. İnsana sihir yapmak vâki&#8217;dir.<br />
Enbiyâullah&#8217;ın ilimleri, tüm beşerin aklından üstündür.</p>
<hr />
<p><strong>Delîle müctehid evvel bakıb eyler isâbet hak<br />
Ve sonra muhkeme bakıb hatâsın afveder Allah</strong></p>
<p>Müctehidin bir önceki delile bakarak hüküm etmesinden sonra,<br />
Muhkem bir delili görüp yeniden hüküm etmesi halinde Allah Teâlâ önceki hatasını afuv eder..</p>
<p><strong>Ve hak birdir muayyendir ve Kur&#8217;an ve hadîs ancak<br />
Ne miktar olsa mümkün zâhirine hamlolur hergah</strong></p>
<p>Ve hak birdir; Allah nezdinde bellidir. Kur&#8217;an ve hadis lafızları,<br />
mümkün oldukça zahirine hamlolunur daima</p>
<hr />
<p><strong>Bu zâhirden ol ehli bâtının da&#8217;vası ma&#8217;naya<br />
Udûli hem nusûs`i redd u istihfaf-i Şer&#8217;ullah</strong></p>
<p>Bâtınîlik iddiasına mebnî, Bâtınîlerin Kur&#8217;an ve hadis lafızlarını, bu zâhirî manasından başka bir manaya hamletmeleri,<br />
açık manasını reddetmeleri, Allah Teâlâ&#8217;nın şeriatini hafife almaları&#8230;</p>
<p><strong>Hem istihlâl-i zenb u rahmet-i Hakk&#8217;dan ye&#8217;si hem de<br />
Azâbından emîn olmak bu cümle küfürdür Billah</strong></p>
<p>Yahud günah işlemeyi helal inanmak, Allah Teâlâ&#8217;nın rahmetinden ümid kesmek, yahud azabından emin olmak..<br />
Bunların hepsi dinden çıkmaktır. Ve Allah Teâlâ&#8217;yı inkardır.</p>
<p><strong>Ve lafz-ı küfrî tav&#8217;ile ve kâhin sözlerin tasdîk<br />
Küfürdür lakin inkarı yeniden tevbedir Lillah</strong></p>
<p>Böylece ihtiyârî olarak inkara sirayet edecek söz sarfetmek, yahud kahinlerin sözlerini tasdik etmek küfürdür.<br />
Bu küfürden dönüş, Allah&#8217;a yeni bir tevbeyledir.</p>
<p><strong>Hudâ otuziki farzı ibâdına buyurmuştur<br />
Kamûsun farz bildim boynuma aldım Bitav&#8217;illah</strong></p>
<p>Hudâ Teâlâ, otuziki farzı kullarına yüklemiştir<br />
Hepsinin farz olduğuna inandım; ve Allah Teâlâ&#8217;ya boyun eğerek boynuma aldım.</p>
<hr />
<p><strong>Şurûtu beşdir İslâm&#8217;ın ki tevhîd u salât u savm<br />
Zekat u hac ğanîler hakkında bu cümle Farzullah</strong></p>
<p>Allah&#8217;ın farzları ki, İslamın beş şartı; kelime-i şehadet, namaz, oruc,<br />
Zenginlere zekat ve hac&#8230;<br />
<strong><br />
</strong><strong>Namazın farzı hâricde olanlar altı farz olmuş<br />
Ve erkânı içinde oldular hem altı Farzullah</strong></p>
<p>Namazın haricinde altı şart, içinde de altı rükün;</p>
<p><strong>Dışındaki taharet setri avret vakti bilmekdir<br />
Ve abdest almak ve niyet hem istikbâl-i Beytullah</strong></p>
<p>Haricindekiler; taharet, setri avret, vakti bilmek,<br />
abdest almak, niyet etmek, Beytullah&#8217;a yönelmek;</p>
<p><strong>Namaz içinde tekbîr u kıyam ile kırâatdir<br />
Rükû&#8217; u ka&#8217;de-i uhrâ ikişer secdedir Lillah</strong></p>
<p>İçindekiler ise; tekbir kıyam, kıraat,<br />
Rüku&#8217;, Allah için iki secde ve son oturuştur.</p>
<p><strong>Vudûnun farzı yüzün ellerin dirseklerile hem<br />
Başa mesheyleyib ayakları gaslet dedi Allah</strong></p>
<p>Abdestin farzları; yüzü, dirseklere kadar yıkamak,<br />
Başı meshetmek, bir de ayakları yıkamak üzere Allah&#8217;ın dört emridir.</p>
<p><strong>Ve guslün farzı üçdür mazmaza ile hem istinşak<br />
Üçüncü cümle a&#8217;zâsın yumaktır tevbeten Lillah</strong></p>
<p>Guslün farzları, ağzı çalkalamak, burna su çekmek,<br />
Tüm bedeni yıkamak üzere üçtür. Bu Allah&#8217;a tevbe için yapılır.</p>
<p><strong>Teyemmüm eylemek vâcibdir abdest ile gusl için<br />
Su bulunmazsa ya kudret yoğisedir bu Şer&#8217;ullah</strong></p>
<p>Suyu kullanmaya güç yoksa, yahud su bulunmazsa, abdest ve gusül için teyemmüm vacib olur.<br />
Bu dahi Allah&#8217;ın şeriatidir.</p>
<p><strong>Anın rüknü iki urmak şurûtu beş biri niyyet<br />
Saîd u tâhir u mesh biri acz-i İbâdullah</strong></p>
<p>Teyemmümün rüknü, yüzü ve elleri meshetmek üzere iki vuruştur. Beş de şartları vardır:<br />
Niyet, toprak (veya onun cinsi), toprağın da temiz olması, meshetmek, kulların suyu kullanmak da aciz kalmaları&#8230;</p>
<p><strong>Ve savmın farzı üç niyetle ekli nîki terk etmek<br />
Fecir doğdukda gün batınca imsak oldu Emrullah</strong></p>
<p>Orucun farzı, fecrin doğuşundan gün batıncaya kadar,<br />
Niyetle, yemek, içmek ve temastan sakınmaktır. Allah Teâlâ&#8217;nın emri budur.</p>
<p><strong>Dahi haccın fürûzu üç biri ihrama girmekdir<br />
Biri vakfe cebel üzre ziyâret oldu Beytullah</strong></p>
<p>Haccın farzları, ihrama girmek, Arafat dağında durmak,<br />
Beytullah&#8217;ı tavaf etmek üzere üçtür.</p>
<p><strong>Harâmı i&#8217;tikad etmek haram andan sakınmakdır<br />
Helâli hem helal bilib bu oldu cümle Farzullah</strong></p>
<p>Haramı haram inanmak ve ondan sakınmak;<br />
Helali de helal inanmak dahi, Allah Teâlâ&#8217;nın bize emrettiği farzlardır.</p>
<p><strong>Hep ashâb-ı güzîn u tâbiîn u müctehidînin<br />
Ne ki  var Ehli Sünnet velCemâat cümle Ehlullah</strong></p>
<p>Tüm ashâb-ı güzîn, tabiîn, müctehidler,<br />
Hepsi, Ehli Sünnet velCemaattir; Allah&#8217;ın dostlarıdırlar.</p>
<p><strong>Kamûnun i&#8217;tikadı bu yüzon beyt içre bil Hakkı!.<br />
Budur hak mezheb ancak bunda sâbit eylesin Allah</strong></p>
<p>Ey Hakkı!.. Artık onların itikada dair ölçülerini, yukardaki yüzon beyt içerisinde bil.<br />
Budur hak mezheb. Allah Teâlâ bizi bu itikad üzere sabit eylesin.</p>
<p><strong>Eğer benden küfür amden hatâen sâdır olduysa<br />
Ben ol küfrün cemîinden berî oldum Livechillah</strong></p>
<p>Eğer benden kasden veya hatâen küfür sâdır olmuşsa,<br />
Hepsinden beri oldum; Allah Teâlâ&#8217;ya yöneldim.</p>
<p><strong>Dahi şer&#8217;a muhalifse eğer akvâl u ef&#8217;âlim<br />
Ben anlardan rücu&#8217; etdim ve tubtu kurbeten Lillah</strong></p>
<p>Sözüm, fiilim, şeriate muhalifse, ondan pişmanım; döndüm.<br />
İbadet olarak Allah&#8217;a tevbe ederim. (Ve)</p>
<p><strong>Ne ki kılmış Habîbullah bize tebliğ-i ahkâmı<br />
Kabul etdim âmentu Billah ve Hukmillah.</strong></p>
<p>Allah&#8217;ın sevgili kulu, Allah Teâlâ&#8217;nın ne gibi hükümlerini bize bildirdiyse,<br />
Kabul ettim; ona razı oldum. Allah Teâlâ&#8217;ya ve hükümlerine ve Peygamber&#8217;in getirdiklerine inandım.</p>
<p><strong>Dilim ikrârımı kalbimle tasdîk eyledim candan<br />
Sen&#8217;in hıfzında îmânım emânet olsun ey Allah</strong></p>
<p>Kalbimle candan tasdik ederek, dilimle söylerim.<br />
Allah&#8217;ım, bu gönül bağlılığım, tasdik ve itirafım, dönüş ve ibadetlerim, hepsi, Sen&#8217;in hıfzında emanet olsun.</p>
<hr />
<p><strong>Allâhumme salli efdâle salâtin ve sellim ekmele selâmin alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidinâ Muhammedin adede ma&#8217;lûmâtike ve midâde kelimâtike kullemâ zekerek-ez-zâkirûne ve ğafele an zikrik-el-ğâfilûn</strong></p>
<p>Her şeyden yüce olan Cenâb-ı Hakk&#8217;a envâi hamd ve senâ ederiz. O&#8217;nun seçtiği kulu ve Rasûlü&#8217;ne salât ve selamlar olsun. Beytlerin Osmanlıca nazmı ve Türkçe tercümesi hitama ermiştir.</p></div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ehl-i-sunnet-itikadi/">Ehl-i Sünnet İtikadı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ehl-i-sunnet-itikadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
