<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bediüzzaman | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/bediuzzaman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Nov 2017 19:30:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Bediüzzaman | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>M.İslamoğlu ile Yalan Rüzgarı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/m-islamoglu-ile-yalan-ruzgari/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/m-islamoglu-ile-yalan-ruzgari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2015 10:28:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa İslamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Bediüzzaman]]></category>
		<category><![CDATA[M.islamoğlu ile Yalan Rüzgarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güya Allah&#8217;ı takdis ederken. . . 19: Bir arkası yarın olarak Mustafa İslamoğlu ile Yalan Rüzgarı Fitne, cahilliğimizden besleniyor. Bediüzzaman&#8217;ın hayrı vücudî, şerri ise ademî olarak tarif etmesinde böyle bir anlam derinliği de var. Ne ki, ilmimizle dolmuyor; o boşluktan, o cehaletten birisi bir fitne çıkarıyor, sınanıyoruz. Bilmediğimiz yerden gelen sualler en çok kafamızı karıştıranlar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/m-islamoglu-ile-yalan-ruzgari/">M.İslamoğlu ile Yalan Rüzgarı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="title"></h1>
<div class="text_content">
<p><strong>Güya Allah&#8217;ı takdis ederken. . . 19: Bir arkası yarın olarak Mustafa İslamoğlu ile Yalan Rüzgarı</strong></p>
<p>Fitne, cahilliğimizden besleniyor. Bediüzzaman&#8217;ın hayrı vücudî, şerri ise ademî olarak tarif etmesinde böyle bir anlam derinliği de var. Ne ki, ilmimizle dolmuyor; o boşluktan, o cehaletten birisi bir fitne çıkarıyor, sınanıyoruz. Bilmediğimiz yerden gelen sualler en çok kafamızı karıştıranlar oluyor. Mesela; Mustafa İslamoğlu&#8217;nun hadislere dair attığı iftiralar, azıcık mürekkep yalamışlığı olduğu için, hem de hadisler konusunda bilgimiz taklidilikten tahkikiliğe yükselmediği için şüphe uyandırıcı. Sağlam muhaddislerimiz çıkıp malum şahsa ağzının payını vermediğinden (verecekler de ortaya çıkarılmadığından) avam mutehayyir kalıyor. &#8220;O mu, bu mu?&#8221; diyor.</p>
<p>Örneğin; Bediüzzaman&#8217;ın da Risale-i Nur&#8217;da zikrettiği, &#8216;İmam Ahmed b. Hanbel&#8217;in bir milyon hadisi ezbere bilmesi&#8217; meselesinden İslamoğlu şöyle bir fitne çıkarıyordu hep: &#8220;Ahmed b. Hanbel eğer bir milyon hadis biliyorsa ve Müsned&#8217;ine de yalnızca otuzbin tanesini almışsa, belli ki dokuzyüzyetmişbinini atmıştır. &#8221; Bunu söylerken de demek istediği şu aslında: &#8220;Ahmed b. Hanbel bile hafızasındaki dokuzyüzyetmişbin hadisi uydurma bulmuş, güvenmemiş, eserine koymamıştır. &#8221; Derslerini, programlarını takip edenler bilirler. İslamoğlu&#8217;nun hadislerin ve hadis kaynaklarının sıhhatine yönelik en çok fitne/şüphe ürettiği argümandır bu. Bir cerbezedir. Nasıl? Onun gözünde &#8216;eserine koymamak&#8217; sağlıksız bulmakla eşdeğerdir. Demagoji burada başlar.</p>
<p>&#8216;Güya Allah&#8217;ı takdis ederken. . . &#8216; serisini yazarken bir yandan da İslamoğlu hakkında kim/ne söylemiş onları araştırıyorum. Onun fitne ürettiği konular hakkında sıhhatli bilgilere ulaşmaya gayret ediyorum. Maalesef dinî konularda avamdan ziyade bilgili değilim. Benzer şüpheler kalbine gelebilecek kardeşlerime mukni malzeme üretmeye çalışıyorum. Gerçi, Allah razı olsun, Ebubekir Sifil Hoca&#8217;nın bu tehlikeyi daha evvelden öngörmüş cevapları var. Ben de yeni yeni izliyorum. Ama bir tek Ebubekir Hoca&#8217;nın mı üzerine vazife bu iş? Daha fazlası olmalıydı ve olmalı. Ehl-i sünnete itikadına yönelik böylesi bir saldırıya daha fazla cevap üretilmeli/yayılmalı. Bu Nurcuların da bir vazifesi.</p>
<p>Geçenlerde nette böyle arama yaparken Müsned üzerine de çalışması olan Muhaddis Şuayb el-Arnavut Hoca&#8217;nın İslamoğlu&#8217;na verdiği cevapları gördüm. <a class="ui-link" title="" href="http://m.risalehaber.com/guya-allahi-takdis-ederken-19-mustafa-islamoglu-ile-yalan-ru-17185yy.htm#_ftn1" target="_blank" rel="nofollow" name="_ftnref1">[1]</a> Yukarıdaki iddiayı kendisine soruyorlar, diyor ki:</p>
<p>&#8220;Yalancı bu adam! Hazret-i Peygamberin hadisleri Ahmed b. Hanbel, Buharî, hepsininki beraber tekrarlarla kırk bine ulaşmaz. Bu söz, hadislerin rivayet edildiği yolların sayısı olarak anlaşılır ancak, hadislerin sayısı olarak değil. Yani mesela şu hadis on yoldan rivayet edilmiş. Âlimler bunu on hadis olarak saydılar. Oysa aslında bir tek hadistir. Şayet bu adamda ilim olsaydı, böyle şeyler söylemezdi. Hadislerin birçok rivayet yolları vardır. Bazen bir hadisin on tariki olur. Bazen yirmi olur, bazen otuz olur. Fakat buna otuz hadis denmez ki! Buna bir tek hadis denir. Allah Resulü aleyhissalatu vesselamdan rivayet edilen hadis en fazla yirmi beş veya otuz bindir. Bu adam yalancıdır. &#8221;</p>
<p>Başka bir videosunda ise Mustafa İslamoğlu&#8217;nun kendisine de hadis attığı yönünde yaptığı ithama daha sert bir cevap veriyor: &#8220;Bir tek hadis bile atmadım. Eğer Türkiye&#8217;ye gitme imkânım olsa, bu adamla görüşür ve derdim ki: &#8216;Gel dua edelim beraber. Allah&#8217;ın laneti yalancının üzerine olsun. Kim yalan söylüyorsa, Allah&#8217;ın laneti üzerine olsun. &#8216;&#8221;</p>
<p>Fitneciyi görüyor musunuz? Şapkadan ne tavşanlar çıkarıyor. Sen, avamın bilgisizliğinden faydalan, önce bir milyon hadis ezberini her biri farklı hadismiş gibi bize yedir, sonra onları koymayışını da koymadıklarını &#8216;uydurma bulmak&#8217; diye bize yedir, sonra bu ellerden bize ulaşan dinî &#8216;uydurulmuş din&#8217; diye bize yedir. Allah fitnecinin matruşka tabiatlısından korusun. Açtıkça içinden başkası çıkıyor. Cerbeze budur işte. Elinde hakikat olmayanın, kırık ayaklı sandalyeleri birbirine yaslayarak yalanını ayakta tutma çabasıdır.</p>
<p>Demek ki, bu adamın &#8216;demediğini dedirdiği&#8217; ilk kişi Bediüzzaman değilmiş. Adamın ahlakı böyle imiş. Mesleğini birilerinin ağzından yalan söylemeye, bilgileri çarpıtmaya, olmayan şeyleri oldurmaya vakfetmiş. Tıpkı Mustafa Özcan Hoca&#8217;nın İslamoğlu&#8217;nun Şatahatları yazısında dediği gibi: &#8220;Tutarsızlıklar bir meşrep veya mezhep olursa bu &#8216;İslamoğlu mezhebi veya meşrebi&#8217; olabilir. &#8221; Öyleyse, bu adam olsun, bir başkası olsun, İslamî konularda daha fazla bilgi sahibi olmak ve ortaya çıkan sorulara dair hakikatin aslını araştırmak hepimizin vazifesi ve ödevi olmalı. Mihenge vurmadan kalpte saklamamalı. Şer ademden bahsediyor. Eğer boşluklarınız varsa, fitneni oralardan nemalanması doğal. Adam gözümüzün önünde Yalan Rüzgârı dizisine İslamî uyarlama yapıyor. Susarak da fitne söndürülmez ki. Sükûtu, merhametten değil, ikrardan sayıyor bu insafsızlar.</p>
<div>
<hr align="left" size="1" width="33%" />
<div id="ftn1">
<p><a class="ui-link" title="" href="http://m.risalehaber.com/guya-allahi-takdis-ederken-19-mustafa-islamoglu-ile-yalan-ru-17185yy.htm#_ftnref1" target="_blank" rel="nofollow" name="_ftn1">[1]</a> İzlemek isteyenler için: https://www.youtube.com/watch?v=4hGNuxT4_es#t=213</p>
</div>
<p>Ahmet AY</p>
</div>
</div>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/m-islamoglu-ile-yalan-ruzgari/">M.İslamoğlu ile Yalan Rüzgarı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/m-islamoglu-ile-yalan-ruzgari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bediüzzaman&#8217;a Göre Mustafa Kemal Yahudi&#8217;dir</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudidir/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2014 06:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Akgündüz]]></category>
		<category><![CDATA[Bediüzzaman]]></category>
		<category><![CDATA[Bediüzzaman'a Göre Mustafa Kemal Yahudi'dir]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal ve Bediüzzaman]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Yahudi mi?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugünlerde Mustafa Kemal&#8217;in serveti ve bunun kaynakları açıklanıyor. Çok tartışma konusu olan Yahudiliği konusunda Bediüzzaman&#8217;ın neşredilmemiş SIRR-I İNNA A&#8217;TAYNA adlı eserinde, ilgi çekici tesbitler var. Açıkça Mustafa Kemal&#8217;in Yahudi olduğu aktarılıyor. Bu Risale Eskişehir Mahkemesinde gündeme gelmiş ve ancak Bediüzzaman beraat eylemiştir. Ceza başka sebeplerle verilmiştir. &#8220;Ma’lum büyüğe karşı birden hiddete geldi ve def’aten yazıldı: Ey [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudidir/">Bediüzzaman’a Göre Mustafa Kemal Yahudi’dir</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-1627" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudi.jpg" alt="bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudi" width="556" height="720" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudi.jpg 556w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/08/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudi-232x300.jpg 232w" sizes="(max-width: 556px) 100vw, 556px" /></a></p>
<p>Bugünlerde Mustafa Kemal&#8217;in serveti ve bunun kaynakları açıklanıyor. Çok tartışma konusu olan Yahudiliği konusunda Bediüzzaman&#8217;ın neşredilmemiş SIRR-I İNNA A&#8217;TAYNA adlı eserinde, ilgi çekici tesbitler var. Açıkça Mustafa Kemal&#8217;in Yahudi olduğu aktarılıyor. Bu Risale Eskişehir Mahkemesinde gündeme gelmiş ve ancak Bediüzzaman beraat eylemiştir. Ceza başka<span class="text_exposed_show"> sebeplerle verilmiştir.</span></p>
<p>&#8220;Ma’lum büyüğe karşı birden hiddete geldi ve def’aten yazıldı:<br />
Ey mülhidler, münafıklar ve ahmaklar! Benim cesedimi paramparça etseniz de hakkı söylemekten vazgeçmeyeceğim. Eğer mümkün olsa bütün Şark’a ve Garb’a dinletecek derecede şöyle haykıracağım: Bu Kur’an haktır; bu Furkan sadıktır. Bu Kur’an Allah kelamıdır, onda hiçbir şüphe yoktur. Hz. Muhammed Allah’ın resulüdür; bunda şek edilemez. Onun Şerî’atı Allah’ın vahyidir; mutlak adâlettir ve asla zulüm değildir.<br />
Ey Lâdînî olan mülhidler ve inkârcılar! Dine Arş’ı titretecek kadar zulm ettiniz. Akibetinizi bekleyiniz. Sizin de sonunuz gelecek. Yakînim var ki, büyük bir kıvranış ve kahr ile gebereceksiniz. Ölüm döşeğinizden Arş’ın sahibi olan Allah perçemlerinizden yakalayarak sizleri cezalandıracaktır. Ağlama ve eyvah sesleriniz arasında Cehennemin sakar denilen ateşlerine atılacaksınız; sizleri acıdan titrecek olan zakkum meyvesini yiyeceksiniz; Kur’an’ın gıslîn tabir ettiği bağırsaklarınızı parçalayacak olan cehennem içeceğini içeceksiniz. Azabınız ebedidir.<br />
Siz bize mürteci diyorsunuz; biz de size mürtedler adını veriyoruz. Sizler kâfirlerin en habisi ve vahşi hayvanlardan da vahşisiniz. İsmine layık olmayan reisiniz, deccal ve süfyandır; zındıkanın reisidir; vahşi eşeklerden daha eşektir; Yahudilerin en adilerindendir; zâlimlerin en zâlimidir.&#8221;</p>
<p>Mustafa Kemal’in 30 Eylül 1911’de Kudüs Kamenitz Oteli’nde Yahudi Eliezer Ben Yehuda’nın oğlu Itamar Ben-Avi ile sohbeti: Mustafa Kemal: “SABETAY SEVİ’nin soyundan geliyorum. Kendisine hayranım. Keşke bu dünyadaki bütün Yahudiler onun mesihliği altında birleşse..”</p>
<p>Hatta daha ötesi var:</p>
<p>Bedîüzzaman hayatta iken bazı Nur Talebeleri, Zındıka Komitesinin reisi olarak kabul ettikleri Mustafa Kemal’e Atatürk ünvanının verilmesine de karşı çıkmakta ve bu yüzden Bedîüzzaman ve Nur Talebeleri hakkında çıkarılan Kararnâmeye itiraz etmektedirler:<br />
Yine kararnamenin aynı sahifesinde, Said Nursî’nin mahkûmiyetinin bir sebebi olarak yazmışlar ki:</p>
<p>“Bütün ömrünü Türk vatanının dâhilî ve hâricî türlü tecavüzlerden kurtulmasına hasr-ı vakfeden, Türkiye Cumhuriyeti’nin bânisi ve Türk istikbal ve istiklâlinin sâdık ve fedakâr hâdimi olan Atatürk’ü Süfyan ve İslâm Deccalı, tagut, dalalet zındıka komitesinin firavunmeşreb reisi, ehl-i dalaletin dehşetli şahsiyeti diye vasıflandırmak ve bu suretle her Türk’ün kalbinde kökleşen Atatürk’ün sevgisini gönlünden sarsarak ve ona âlet olan has adamlarına münafık, mülhid demesi büyük bir suçtur diye mahkûm ediyoruz.”</p>
<p>Cevab: Yine Nur’un hapse girmiş bir kısım talebeleri diyorlar ki: Bu vatan ve milletin istikbalini ve istiklâlini mahveden onun icraatı olduğuna bir delil şudur: Bu vatandaki milletin 1000 seneden beri Hristiyanın dehşetli umum devletlerine karşı 350 milyon ma’nevî ihtiyat kuvveti hükmünde olan âlem-i İslâm bütün ruh u canıyla bu vatandaki millete uhuvveti ve irtibatı ve düşmanın bu vatana hücumu vaktinde o muazzam ma’nevî ordu ağlaması ve itiraz etmesi içindir ki; 70-80 bir zaman 120 milyon Osmanlı Devleti o dindar raiyetiyle 400 milyon Hristiyan devletlerine karşı istiklâlini, istikbalini muhafaza ediyordu. İşte o reis, bu ihtiyat kuvveti bu vatan ve milletin aleyhine çevirmesi ve bir cihette istiklâlini, istikbalini mahvettiği halde; nasıl istiklâl ve istikbalini muhafaza ediyor ve kurtarmış denilebilir?</p>
<p>Hem Bağdad’dan tâ Hind’e ve Mısır’dan Cezayir’den tâ Endülüs’e ve Yemen’den tâ Habeşistan’a kadar âdeta iki Avrupa kıtası kadar Osmanlı hâkimiyeti ve Türk milletinin âmiriyeti tahtında iken, 40 seneden beri o reis ve onun gibi dinsizliği dindarlara tercih edenler, 70 milyon Arab’ı elinden çıkardığı gibi, en mukaddes şeylerini dahi rüşvet verdirmeğe ve istibdâd-ı mutlak ve rüşvet-i mutlaka ile ancak bir muvakkat idareye mecbur eden ve bu bîçare masum ve mazlum ve dindar ve mücahid milletin hem istikbalini hem istiklâlini dehşetli ve çok acınacak bir vaziyete sokan ve hakiki Türk hamiyetçiler ve vatanperverler ve dindar mütefekkirlerinin kalblerinde sevgisi kökleşmemiş olduğu halde; Said o sevgiyi çıkarmasıyla suçludur, mahkûm olur demeleri; ne kadar haktan, hakikattan, insaftan, vicdandan uzak olduğunu her vicdan sahibi anlar. Ve 20 ay hem tecrid-i mutlakta hapis, hem 2 sene göz hapsi altında mahkûm etmek, dünyada hiç emsali vuku’ bulmamış zalimane bir muameledir.</p>
<p>Acibdir ki; savcı müddeî iftiralı ittihamnamesinde en ziyade iliştiği ve Said’in ittihamına medar yaptığı, Siracünnur’un âhirindeki Beşinci Şu’a’ın mes’elelerinde Said demiş ki: Başa şapka koymağa cebreden Süfyan öyle dehşetli istibdâdla hareket eder ki, bir cani yüzünden yüz köyü harab eder.. bir âsi yüzünden binler masumu mahveder dediği fıkra için Said’in mahkûmiyetine pek musırrane çalışıp demiş ki: Atatürk’ü tahkir edip, inkılablar aleyhindedir.</p>
<p>Cevab: Yine o cevab veren Nur şakirdlerinden Abdürrezzak namında birisi diyor ki: İşte o davanın doğruluğuna delalet eden yüzer emareden tek bir emaresi, 1938’deki Dersim faciasında binler masumları, ihtiyar kadınları hem öldürtüp hem ateşlere atmak ve bir isyan tevehhümü ve ihtimali yüzünden yaktırması; bu Beşinci Şu’a’ın o hükmünü kat’î hakikat olarak gözlerine sokuyor.</p>
<p>Acaba 1000 seneden beri bir milyar şühedâyı hakikat-ı Kur’an ve iman yolunda feda edip şehid veren ve bütün mefahiri İslâmiyetle tahakkuk eden ve âlem-i İslâm’ın en büyük ordusu ve kahraman milleti olan Türk’e bütün bütün mahiyetlerine zıd ve bütün ecdadlarını darıltan, inciten, manen ihanet eden ve neslen hiç Türklükle münasebeti olmayan bir adama, Türklerin ceddi ve büyük babası namını vermek; ne derece Türklüğe bir adavet ve ihanet olduğu anlaşılmıyor mu?</p>
<p>Bedîüzzaman ise, ona Mustafa Kemal isminin yakışmadığını ve yakışan ismin ما اصطفي بكمال olduğunu şöyle açıklamaktadır:</p>
<p>Bir zaman işittim ki; âhirzaman deccalından evvel ona benzer küçük mikyasta müteaddid küçük deccallar gelir ve bir kısmı geçmiş dedim. Öyle ise herhalde Şerî’at-ı Ahmediyenin ve şeair-i İslâmiyenin tahribine çalışan Mason komite reislerinden ve hiçbir cihette müstehak olmadığı Mustafa Kemal ismiyle malûm olan şahs-ı menhus, o deccallardan birisidir. Bidayet-i cumhuriyette kalbim öyle hükmetti. Bir emare aradım. O zaman kalbime geldi ki: Hesab-ı ebcedî ilm-i cifirde ve çok ulûmda muteber olduğundan onunla bakayım dedim, hesab ettim. Mustafa Kemal ismine ما اصطفي بكمال iki fark ile tevafuk ediyor.</p>
<p>Ahmet Akgündüz</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudidir/">Bediüzzaman’a Göre Mustafa Kemal Yahudi’dir</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
