<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Batı Bataklığı | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/bati-batakligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Oct 2017 09:23:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Batı Bataklığı | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Oryantalizm: Yeni Yolun Sahibi</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/oryantalizm-yeni-yolun-sahibi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/oryantalizm-yeni-yolun-sahibi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2015 09:13:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hece Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Bataklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Nazarında Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Oryantalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Oryantalizm:Yeni Yolun Sahibi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Batılıların Doğu’yla ilk karşılaşması hayranlık ve kıskançlık düalizmi çerçeve­sinde oluştu. Bu ilk görüşün Batı insanının zihninde oluşturduğu düşünce -temel ba­zı konular haricinde ve Batı’nın bir kısmı hariç tutulacak olursa- zamanla değişmiş ve gelişme göstermiştir. Tarihin ve zamanın Doğu’da güçlü bir devlet çıkarması, Batılıların bu yeni devlet karşısında pozisyonlarını farklılaştırmasına sebep oldu. Kimlik konusunda çeşitli enstrümanlar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/oryantalizm-yeni-yolun-sahibi/">Oryantalizm: Yeni Yolun Sahibi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/oryantalizm-yeni-yolun-sahibi/oryantalizm-dogu-bati-250x250/" rel="attachment wp-att-17768"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17768" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/oryantalizm-dogu-bati-250x250.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/oryantalizm-dogu-bati-250x250.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/01/oryantalizm-dogu-bati-250x250-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a></p>
<p>Batılıların Doğu’yla ilk karşılaşması hayranlık ve kıskançlık düalizmi çerçeve­sinde oluştu. Bu ilk görüşün Batı insanının zihninde oluşturduğu düşünce -temel ba­zı konular haricinde ve Batı’nın bir kısmı hariç tutulacak olursa- zamanla değişmiş ve gelişme göstermiştir. Tarihin ve zamanın Doğu’da güçlü bir devlet çıkarması, Batılıların bu yeni devlet karşısında pozisyonlarını farklılaştırmasına sebep oldu.</p>
<p>Kimlik konusunda çeşitli enstrümanlar geliştiren bu yolla kendi kimlik oluşu­munun “öteki” üzerinden tezahürünü aidiyet bağı gören Avrupa fikri ile özdeşleş­tirip kalkış noktasını buradan hareketle oluşturan Batı, farklı yorumlar getirilebi­lecek ve öyle tanımlanması daha doğru ve anlamlı olması gerekirken Doğu’yu düşmanlarından sadece bir düşman olarak görmesi, Batı’nın siyaseti açısından is­tediği bir sonuç idi. Tabi bu, tarihin belirli bir zaman diliminde böyle idi.</p>
<p>Batı’nın hâkim bir medeniyet tasavvuru geliştirmesi, adımların bilinçli bir şe­kilde atılmasıyla alakalandırılabilir. Yapacaklarının ne olduğunu bilen bir düş­man ve yavaş yavaş hedefine ulaşacağı zamanı bekleyen bir medeniyet&#8230; Gün­delik siyasetten çok uzun süreçlere yayılmış bir anlayışın eseri&#8230;</p>
<p>Batılılar nazarında “Doğu”nun hiçbir zaman tek bir yüzü yoktur. Batılı anla­yış “Doğu”yu farklı çehrelerle değerlendirip, zamanla bunu bir dizi değişiklik yaparak kurmuştur. Batılılar bir (ilke hakkında yargıda bulunurken o ülkenin as­kerî ve siyasî koşullarını değerlendirerek idealize ederler. Bu da Batılı anlayışın olaylara ve olgulara atfettiği düşüncenin pragmatik bir yapı oluşturduğunu gös­terir. Tarihsel süreçte bilinenin aksine Batı’nın Doğu algısı hep döngüsel bir zi­hinle oluşturulmuştur. Tabi temel konularda Batı Doğu’yu hep aynı bağlamda değerlendirir. Yanlış bilgilerini tashih ettikçe Batı, Doğu’yu siyaseti doğrultu­sunda kullanışlı bir hâle getirdi.</p>
<p>Doğu imgesinin böyle olması kesinleşmiş bir medeniyet algısına ulaştığım ve bunun üzerinden düşünce dünyasının gelişimine katkı sağladığı bir yapıyı “ken­di” kurduğu kurumlarda “kendi” yetiştirdiği “kendi”ne bağlı “bilim adamları” eliyle yaptı. Batılı güç gruplan bu iş için kafa yormalarına ve bunun olması hâ­linde düşmanla baş edilebileceği fikrine kendilerini kaptırdılar.</p>
<p>Yeni zamanlar yeni hedeflere ve bakışlara gebedir. Bu da fikir hareketliliği­nin her daim devam etmesini ve eski sorulara yeni cevaplar bulunmasının kaçı­nılmazlığını gösterdi. Tabi yeni sorulara verilecek cevapların eski sorulara veri­len yeni cevaplar gibi taze ve diri bir Avrupa fikrinin oluşmasına yardımcı olma­sı gerekiyordu. Avrupa, tarihin kendisiyle bittiği zehabına kapıldı. Bunu temel düşünce olarak ortaya koydu ve düşüncesini bunun üzerine bina etti.</p>
<p>Avrupa tarihinin hareketli bir yapı arz etmesinin ve bu hareketliliğin sürdürü- lebilir fikir ve düşüncelerin ham hâlden fiiliyata dökülene dek geçen sürenin bek­lenmesi ve yapılanın sonucunun neye denk düştüğü görülerek -bir nevi sağlama­sı yapılarak- gerçekleşti.</p>
<p>Batı, her çağ ve devirde farklı düşünceleri dillendirip onu uygulama alanına koyanların tarih sahnesinden hiçbir zaman düşmediğini bize gösterdi. Batı, bazı konular hariç hiçbir zaman tarihin belirli bir devrinde sıkışıp hep aynı düşünce­yi dillendiren bir kulüp görüntüsü vermedi.</p>
<p>“Ortaçağ Avrupası’ndaki tekstil imalatı, kâğıt yapımı, şeker ve demir üretimi (ve belki saat yapımı) tamamıyla Doğu’dan gelen teknolojiler sayesinde gerçek­leşebiliyordu. Bu teknolojilerin pek çoğu dünya ekonomisine dağılırken, Haçlı Seferleri’nin de Doğulu kaynakların Avrupa’ya geçişinde önemli bir kanal oldu­ğunu gözden kaçırmamak gerekir. (Batı Medeniyetin Doğulu Kökenleri 2004, 293)” Batı’nın Doğu’yla karşılaşmasının tarihi olarak görülen — önceki karşılaş­malarda var kuşkusuz fakat etki bağlamında düşünmek gerekir &#8211; Haçlı Seferleri, her ne kadar askeri açıdan bir zafer olarak görülmese de siyasî ve ekonomik ba­kımdan Batı tarihinin hızlanmasına ve “Yeni Batı”nın oluşumuna büyük katkı sağlamış görünüyor. Tabi bunun abartılması, bunun üzerinden “Batı’nın oluşu­mu Doğu’ya aittir.” aşın yorumu, gerçeklikle örtüşmeyen bir yorumdur.</p>
<p>Gelinen son nokta şudur: Batı kendi varoluşunu temelden sarsan düşünceler hariç, diğer düşünceleri gümrük kapısından kovmadı. Eklektik bir yapının oluşması Batı için hiçbir zaman sorun teşkil etmedi. “Olmazsa olmazın ne kadar az­sa, yani yeni duruma adapte olman zaman almadığı müddetçe, devlet olma özel­liğin hiçbir zaman yitmez.” düşüncesini rehber olarak gördü. Batı dışlayıcı bir tavrı, kimseye ihtiyacımız yok, onlar ve bizler düalizmini aşarak bu işten sıyrıl­dı. Konjonktürün iyi okunmasıyla, yenidünyada yeni sözlerle hareket etmek dev­letlerin kaçınamayacağı bir durum hâlini aldı. Geleceğin dünyasını erken faik et­mek devletler için en büyük kazançtır.</p>
<p>Hece Dergisi &#8211; İslam Medeniyeti Özel Sayısı,Atilla Mülayim</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/oryantalizm-yeni-yolun-sahibi/">Oryantalizm: Yeni Yolun Sahibi</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/oryantalizm-yeni-yolun-sahibi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batı Bataklığı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/bati-batakligi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/bati-batakligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2014 07:27:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Tenekeci]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Birliğinin Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Bataklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Batının Işid Oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Haçlı İttifakı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=1975</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslâm coğrafyasının birçok kıymetli beldesi, 1991&#8217;den beri bombardıman altında. Yirmi üç senedir neredeyse aralıksız devam eden bir acımasızlık ve acı. Biz şahitlik etmekten yorulduk. Ya yaşayanlar? Canlarından bezmiş midir? Kayıpları tam olarak bilen var mı? Yurdundan ayrılmak zorunda kalanları? Ege ve Akdeniz sularında boğulanları? Batı dünyasının kahredici ayrımcılığını biliyoruz. Her daim görüyoruz. Adalete uzak, menfaate [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bati-batakligi/">Batı Bataklığı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/bati-batakligi/bati-batakligi-1/" rel="attachment wp-att-17084"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-17084" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/10/bati-batakligi-1.jpeg" alt="" width="337" height="180" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/10/bati-batakligi-1.jpeg 542w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/10/bati-batakligi-1-300x161.jpeg 300w" sizes="(max-width: 337px) 100vw, 337px" /></a></p>
<p>İslâm coğrafyasının birçok kıymetli beldesi, 1991&#8217;den beri bombardıman altında. Yirmi üç senedir neredeyse aralıksız devam eden bir acımasızlık ve acı. Biz şahitlik etmekten yorulduk. Ya yaşayanlar? Canlarından bezmiş midir? Kayıpları tam olarak bilen var mı? Yurdundan ayrılmak zorunda kalanları? Ege ve Akdeniz sularında boğulanları?</p>
<p>Batı dünyasının kahredici ayrımcılığını biliyoruz. Her daim görüyoruz. Adalete uzak, menfaate yakın politikalar. İnsafsız ve izahsız tutumlar, yaklaşımlar. Demokrasinin erdeminden bahsediyor, sonra bir darbeciyi destekliyorlar.</p>
<p>İki komşu ülke düşünün. Batılılar, birinde diktatörü tutuyor, diğerinde &#8216;demokrasi&#8217; deyip seçim istiyor. Böyle bir ahlak. İşte bu ikiyüzlü politikanın, bu çifte standardın bir parçası olmamak lazım.</p>
<p>Şunu da soralım, söyleyelim: Bu dünyada Amerika&#8217;dan, İngiltere&#8217;den, Fransa&#8217;dan, İsrail&#8217;den daha zalimi var mıdır? Olmuş mudur?</p>
<p>Tamam, İslâm barış dinidir. Peki, aynı şeyi, diğer dinler için de söyleyebiliyor muyuz? Sükût. İsrail&#8217;in Filistin topraklarında yaptıkları nedir ve nasıl önlenecektir? Sevgi sözcükleriyle mi? Bu büyük haçlı istilası, hoşgörüyle mi bertaraf edilecektir? Küçük bir ayrıntı: İnsan haklarının ve özgürlüğün &#8216;yurdu&#8217; olan Avrupa&#8217;da camilerimizi kim kundaklıyor? Niçin önlem alınamıyor?</p>
<p>IŞİD&#8217;in yaptıkları ve yaşattıkları elbette kabul edilemez. İnsanları insafsız bir şekilde öldürmeleri ve bunu görüntüye alıp servis etmeleri. Sormamız lazım: Aynı şeyi Amerika, İsrail gibi ülkeler de yapmıyor mu? Evleri, seyir halindeki araçları havadan bombalıyor, sonra görüntüleri dünyanın beğenisine sunuyorlar. O evlerin, araçların içinde kim bilir kaç masum hayatını kaybetti. Bu ülkelerin, sözü edilen terör örgütünden farkı nedir? Biri resmî, diğeri değil, o kadar.</p>
<p>İngiliz ağzıyla, Amerikan aklıyla konuşmamak gerekiyor. İslâm dünyasına dışardan bakmamak. Suriye&#8217;de binlerce insan işkenceyle, açlıkla öldürülürken, kimyasal silah kullanılırken, masumların üzerine varil bombaları atılırken seyredenlerin, bugün, IŞİD&#8217;e müdahale etmesi, merhamet duygusundan mıdır?</p>
<p>Afganistan ve Pakistan&#8217;da insansız uçaklarla katliam yapanların, aileleri topyekûn yok edenlerin Irak&#8217;taki hamleleri, acıma hissinden midir?</p>
<p>Bu merhamet duygusu, bu acıma hissi, Gazze&#8217;de yüzlerce çocuk devlet eliyle / gücüyle katledilirken niye oluşmadı? Hatta açık bir şekilde katiller desteklendi.</p>
<p>Mısır&#8217;da seçilmiş hükümeti devirenler, hakkını arayan sivillerin üzerine ateş edip sayısız insanı öldürenler, bugün, kimler tarafından ağırlanıyor, himaye ediliyor?</p>
<p>Çeyrek yüzyıl boyunca İslâm topraklarında hangi örgütler kuruldu yahut kullanıldı? Bu örgütler üzerinden Müslümanları döven, sınırsız bir şekilde müdahale eden kimlerdir?</p>
<p>Terör şüphesiyle ve &#8216;önleyici saldırı&#8217; adı altında, kaç insanın hayatı elinden alındı? Bilinemiyor. Hiçbir zaman da bilinemeyecek. &#8216;Afrika dahil.&#8217;</p>
<p>Bugün, İslâm dünyasının içinde bulunduğu durumu nasıl anlatacağız? Hem içerden, hem dışardan yıkılmaya çalışılan bir kale düşünelim. Allah&#8217;ın hikmetiyle, desteğiyle ve hakiki müminlerin çabasıyla, bu kale yıkılmıyor.</p>
<p>Tekrar edelim: Batı dünyasının ürettiği ikiyüzlü politikaların ve tahammül sınırlarını aşan ayrımcılığın bir parçası olmamalıyız.</p>
<p>Sayın Davutoğlu, Irak&#8217;ta yaşananları, bir öfke patlaması olarak tanımlamıştı. Burhan Kuzu, 22 Eylül günü, &#8216;IŞİD elbette bir terör örgütüdür. Bunu bölgenin başına bela eden ise Esad ve Maliki&#8217;nin acımasız mezhepçi politikalarıdır&#8217; diye yazmıştı. 27 Eylül&#8217;de ise şunları yazdı: &#8216;IŞİD&#8217;e karşı hava harekâtı yetmez. Kara harekâtı şart. (&#8230;) Müdahalenin kaçınılmaz olduğu muhakkak.&#8217; Aradaki beş günde ne değişti, doğrusu merak ediyoruz.</p>
<p>Irak ordusunun ve polisinin yüzde doksan beşinin Şiilerden oluştuğu söyleniyor. Hakkaniyetten bahsedilecekse eğer, önce buradan başlanması gerekmez mi? IŞİD&#8217;i etkisiz hale getirince her şey düzelecek mi? Irak&#8217;a yeniden &#8216;özgürlük&#8217; ve &#8216;adalet&#8217; mi gelecek? Bağdat&#8217;ta Sünni temizliği duracak mı? Aynı durum, Suriye ve Şam için de geçerli. Bizler bunu söylediğimiz vakit, ilginçtir, &#8216;mezhepçilik yapmakla&#8217; suçlanıyoruz. Böyle bir düzen kurulmuş, kurmuşlar. İstiyorlar ki, &#8216;Türk halkı&#8217; bile demeyelim. &#8216;Sünni&#8217; kelimesini ağzımıza almayalım.</p>
<p>Her fırsatta, &#8216;şiddeti doğuran bataklığın kurutulması&#8217;na vurgu yapılıyor. Şiddete neden olan iki şey varsa, biri, Batı dünyasının izlediği acımasız ve şahsiyetsiz politikalardır. Buna duyulan öfke ve isyan. Demem o ki, bataklık, batının tâ kendisidir. Önce karmaşa için uygun ortam oluştur, şartları hazırla, sonra da müdahale et. Ne güzel.</p>
<p>Müslümanlar olarak en büyük sorunumuz, eksikliğimiz, &#8216;bu bizim iç meselemizdir, kendi aramızda çözeriz&#8217; diyebileceğimiz kurumlardan ve iradeden mahrum bulunmamızdır. Binlerce kilometre öteden gelip &#8216;bizi&#8217; öldürmeleri bu yüzden. Israrla &#8216;İslâm Birliği&#8217; dememizin nedeni de bu. Türkiye, bir şey yapmak istiyorsa eğer, buradan başlamalıdır.</p>
<p>Son bir şey daha: &#8216;Bu topraklar, zulümden kaçan ve emin belde arayan milyonları; renklerine, dillerine, soylarına bakmaksızın bağrına basan, onlara kucak açan yerdir.&#8217; (Ebubekir Kurban, Türkiye Sevgisi İmandandır, sayfa 72) Araplar, Kürtler, Türkmenler, Yezidiler ve niceleri. Mazlumlar, garip düşenler. Hatta çirkin bir oyunun parçası olanlar, kullanılıp atılanlar. Kapımız herkese açıktır ve daima öyle kalmalıdır.</p>
<p>İçimizden bazıları ise &#8216;Mal satacak komşu kalmadı&#8217; diye yakınıyor. Böyle kimselere diyecek bir sözümüz yok.</p>
<p>İbrahim Tenekeci &#8211; Yeni Şafak &#8211; 1.10.2014</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bati-batakligi/">Batı Bataklığı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/bati-batakligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
