<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Annelik | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/annelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Feb 2024 08:48:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Annelik | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bu Âlemde Var Bir Güzellik</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/bu-alemde-var-bir-guzellik/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/bu-alemde-var-bir-guzellik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 08:48:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Annelik]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice Ebrar Akbulut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=26864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaston Bachelard, hayatının bir döneminde kuş yuvasını temaşa edebilmiş birinin felsefi düşünceyle tanışmış olduğunu söyler. Kuş yuvası karşısında yaşadığımız naif büyülenme ve bu büyülenmeyi tarif ederken söylediklerimiz, felsefî düşünüşün ilk ve temel adımlarıdır. İnsan, hayatının sonraki safhalarında çocukluğa, yetişkinliğe, yuvaya, tabiata, eve, duygu ve düşünceye “Kuş yuvası” imgesi üzerinden hayret, merhamet ve şefkat temelli bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bu-alemde-var-bir-guzellik/">Bu Âlemde Var Bir Güzellik</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<header class="header header-666666">
<div class="container">
<div class="row">
<div class="col-md-24"><a href="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/kot.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-8786 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/kot-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/kot-300x300.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/kot-100x100.jpg 100w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/kot-360x360.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/07/kot.jpg 600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></div>
</div>
</div>
</header>
<section class="main">
<div id="article-list" class="content">
<div class="content-group" data-content="news" data-id="3743995">
<div class="container">
<div class="row">
<div class="col-md-24">
<article class="main-col">
<div class="text text-666666">
<p class="non-card">Gaston Bachelard, hayatının bir döneminde kuş yuvasını temaşa edebilmiş birinin felsefi düşünceyle tanışmış olduğunu söyler. Kuş yuvası karşısında yaşadığımız naif büyülenme ve bu büyülenmeyi tarif ederken söylediklerimiz, felsefî düşünüşün ilk ve temel adımlarıdır. İnsan, hayatının sonraki safhalarında çocukluğa, yetişkinliğe, yuvaya, tabiata, eve, duygu ve düşünceye “Kuş yuvası” imgesi üzerinden hayret, merhamet ve şefkat temelli bir bakış açısı geliştirebilir. Bakmasını bilirsek bir anneyi gözlemlemek, onu temaşa etmek de bize hayatın bilgisini, tılsımını verir. Annenin çocuğun gönlünü alması, evi düzene koyması, ev içindeki pürtelaşı, evin gönlüne ılık bir yağmur olması tarifsiz incelikler ve güzellikler içerir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="template">
<figure class="inside" data-media="photo" data-type="image">
<div class="image">
<p><img decoding="async" class="i-amphtml-fill-content i-amphtml-replaced-content" src="https://img-piri-net.cdn.ampproject.org/ii/AW/s/img.piri.net/resim/imagecrop/2022/02/08/09/52/resized_75aa2-b0af1f79unnamed.jpg" sizes="(max-width: 412px) 412px, 100vw" srcset="https://img-piri-net.cdn.ampproject.org/ii/w680/s/img.piri.net/resim/imagecrop/2022/02/08/09/52/resized_75aa2-b0af1f79unnamed.jpg 680w, https://img-piri-net.cdn.ampproject.org/ii/w820/s/img.piri.net/resim/imagecrop/2022/02/08/09/52/resized_75aa2-b0af1f79unnamed.jpg 820w" alt="" /></p>
<div class="icon-group x32 circle"></div>
</div><figcaption>
<div class="info"></div>
</figcaption></figure>
</div>
<h2></h2>
<p class="non-card">Kierkegaard, anneye her rastlayışında hayret duygusunun içini kapladığını hisseder. Küçük oğlunun elinden tutarak yürüyen genç bir annenin evladına müşfik bakışı, bütün ilgisini yavrusuna odaklaması ona çok manidar ve muhteşem görünür. Çocuğun kucak istemesi, olmadık sorular sorması, annesine zor hâller yaşatması buna mukabil annenin çocuğunu rahat ettirmek için verdiği uğraş görülmeye değerdir. Kierkegaard, tam da bu noktada mahcubiyete dikkat çeker. Annenin munis çehresinde neşe ile karışık, yapmacıksız bir mahcubiyet okunur. Bir anneyi böylesine izlemek, bir çocuğun kolay büyütülmeyişini de anlamaktır. Annelik hissi hem anneler için hem de anneliği anlamak isteyenler için muhtevası derinlikli bir metindir. Çünkü annelik biyolojik cinsiyeti aşan ulvi bir duygudur. Öyle olmasa Orhan Seyfi, ellerinden kayıp giden kızı için Veda Busesi’ni yazabilir miydi?</p>
<p class="non-card">Kierkegaard’a göre evladını yitirmiş bir annenin kederi, dünyanın en şiirsel hâlidir. Dünyaya gelen bir çocuk için anne kadar sevinen ve ölüm gelip çocuğu aldığında da anne kadar üzülen kimse olamaz. Tevfik Fikret Vâlidelik isimli hikâyesinde, anneliğin zorluğunu ve güzelliğini içli sözlerle anlatır. Emine Hanım’ın bir kız evlâdı olur ama bu evlât doğumu, hastalığı ve ölümüyle anneyi hâlden hâle koyar. Annenin bu hisli hâli en taşkın nehirlere haber verilse o nehirler çağıldamaktan utanır. Tevfik Fikret “Ah vâlidelik, ne müthiş, ne mukaddes bir tutkusun” diyerek o tarifsiz ruh yüksekliğini dile getirir.</p>
<p class="non-card">Yeryüzünde en çok şairane mukim annedir. Annenin/ kadının ne denli öğretici ve tesirli oluşunu en iyi şairler anlatır. Ellerinden, sözlerinden, bakışlarından belli olur anneler ve kadınlar. Karakoç’un şiirinde anneler, geleceğin aydınlık günlerini çağırır. Mecnun nasıl aşkıyla cihanı iyileştiren, sözüyle gönüllere sükûnet veren biriyse Leyla da başkasının acısını duyandır. Bilgin bir annedir Leyla, göğümüze kanat gerer. Bu anneler yalnızca kendi yaralarını sarmaz, başkalarının yaralarını da sağaltır. Mücadelecidirler, çöken sis ve karanlığı dağıtırlar. Bireyi de toplumu da kurtaracak olan bu bilgin annelerdir.</p>
<p class="non-card">Modern bakışın unuttuğu, vicdanın ve aklın iflas ettiği nokta burasıdır, kimsenin kimse için bir kurtarıcı olamayacağıdır. Buradaki kurtarma, iyiliğin insandan insana tesiri ve nihayetinde kalplere yerleşmesidir. Kişinin kendi rahatından gönüllü olarak feragat etmesinin ne demek olduğunu yani olgunluğu kavramasıdır.</p>
<p class="non-card">Anne, hayata dair ilk kelimeyi öğreten, şifahi kültürün taşıyıcısı ve geleneğin anlatıcısıdır. Bir gün gitse bile yokluğuyla evladını çaresiz bırakmayan, onun ruhunu zorluklara hazırlayandır. Her çocuğun annesi “Annem hiç ölmemiş gibi”dir. Çocuk annesiyle her köşe başında, her surette, her tecrübede karşılaşır. Küçük yaşta annesini kaybeden Ahmet Haşim, karşılaştığı her kadının yüzünde annesinden bir iz arar. Göl Saatleri, şairin bütün hayatına mühür vurur. Annesinin naaşını toprağa veren Yahya Kemal de onun gülümseyen gözlerini semavi, engin ufuklar olarak yâd eder. Şair için ufuklar bu yüzden elem yüklüdür. Anne, bir imge olarak bu şairlerin sanatında eşsiz bir kaynağa dönüşür.</p>
<p class="non-card">Tabiatını yitirmeyen bir kadın, statüsü ne olursa olsun, hayat şartları onu nereye getirmiş olursa olsun anneliğini feda etmez, onu hiçbir şeye değişmez. Güzel, kendinde içkin olanı kendine zâit olanla takas etmez. Güzel olmak, güzelliği korumaya, onu teminat altına almaya yetmez. Marifet, güzelin sahip olduğu niteliklerin hakkını vermesi, ona yaraşır şekilde davranmasıdır. Kadın biyolojik olarak anne olmasa da annelik onda vardır. Modern ve feminist akıl, kadının anneliğini her bakımdan sorgularken kadının kadınlığını yüceltir, kutsar. “Anneysen her şeyi yapabilirsin” fikrine karşı çıkarken “Kadınsan her şeyi yapmaya muktedirsin” fikrini savunur.</p>
<p class="non-card">Buna göre kadın, kadın olmak dışında her şeyi yapabilir. Feminist akıl anneliği kırılgan, kadınlığı ise sınırsız, hadsiz bir özgürlük olarak görür. Bir şey ne kadar kırılgansa bir o kadar dirençlidir. Had hudut tanımayan özgürlükse insanı dağıtır. Oysa güzel, her şeyi yapmaya kudretinin yetmeyeceğini bilendir. Hayal ettiğimiz her şeye erişemeyiz, her istediğimizi elde edemeyiz. İnsan, hayal ettiği ve dilediği her şeye kavuşsaydı bu onun için bir iyilik değil, felaket olurdu.</p>
<p class="non-card">Güzel, tahayyül eder ama hayallerin ayartıcılığına kapılmaz. Sırf kendi arzusu için kendine yakışmayacak fiilleri meşrulaştırmaz. Modern ve feminist aklın kadın üzerinden yarattığı imaj, bir kadının bir şeyi yapması ve onu elde etmesi için istemesinin yeterli olduğudur. Feminist aklın kadına biçtiği rol metafiziksizdir. Kadını nesneleştirir, tenselliğe ve kapitalist hayat biçimine indirger.</p>
<p class="non-card">Annelik, çocuğa kölelik olarak tanımlanamayacağı gibi çocuk da annenin kariyer planlamasında bir engel olarak görülemez. Bütün hizmeti anneye yıkan evlilikler, anneliği yaralar. Çalışma hayatının anneliği gözetmeden düzenlenmesi kadınlığı da insanlığı da değersizleştirir. Anneliği yaşamaya izin vermeyen sistemi sorgulamak, sözüm ona cesaretlendirme adına söylenen “kadının her şeyi yapabilme potansiyeli”nden çok daha hayati bir meseledir.</p>
<p class="non-card">Bireysel ve toplumsal hayat düzeneği, kadının anneliğini gözetmeli, esas almalıdır. İnsanın ve toplumun ruhsal bütünlüğü, anneliğin itibarını en yüksekte tutmamızı icbar eder.</p>
<p>Hatice Ebrar Akbulut &#8211; Güzelin Serzenişi,syf:52-56</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
</article>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bu-alemde-var-bir-guzellik/">Bu Âlemde Var Bir Güzellik</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/bu-alemde-var-bir-guzellik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Nesil İlahiyatçı Kız Tasavvurunda Annelik</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/yeni-nesil-ilahiyatci-kiz-tasavvurunda-annelik/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/yeni-nesil-ilahiyatci-kiz-tasavvurunda-annelik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2016 09:45:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Annelik]]></category>
		<category><![CDATA[Feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni nesil ilahiyatçı kız tasavvurunda annelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=12042</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal medyada yukarıdaki başlıktaki yazım çok paylaşılıyormuş. Bana gelen emailler ve telefonlar öyle söylüyor. Oysa yazı 13 Temmuz 2013 yılında Yeni Akit gazetesinde yayınlanmış. Ancak yazının ilk giriş kısmı paylaşanlar tarafından çıkartılmış. Dolayısıyla yazıyı olduğu gibi dikkatinize sunuyorum. Yeni nesil ilahiyatçı kız tasavvurunda annelik Kendisi de İlahiyat Fakültesi mezunu olan genç kalem Emrah Eker yeni [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/yeni-nesil-ilahiyatci-kiz-tasavvurunda-annelik/">Yeni Nesil İlahiyatçı Kız Tasavvurunda Annelik</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/yeni-nesil-ilahiyatci-kiz-tasavvurunda-annelik/images-115/" rel="attachment wp-att-12043"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-12043" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2016/07/images.jpg" alt="Yeni nesil ilahiyatçı kız tasavvurunda annelik" width="395" height="312" /></a></p>
<p>Sosyal medyada yukarıdaki başlıktaki yazım çok paylaşılıyormuş. Bana gelen emailler ve telefonlar öyle söylüyor. Oysa yazı 13 Temmuz 2013 yılında Yeni Akit gazetesinde yayınlanmış. Ancak yazının ilk giriş kısmı paylaşanlar tarafından çıkartılmış. Dolayısıyla yazıyı olduğu gibi dikkatinize sunuyorum.</p>
<p><strong>Yeni nesil ilahiyatçı kız tasavvurunda annelik</strong></p>
<p>Kendisi de İlahiyat Fakültesi mezunu olan genç kalem Emrah Eker yeni nesil ilahiyatçı kızların anneliğe dair tasavvurlarını içeren gözlemlerini bizimle paylaştı. Önemli bulduğum bu gözlemleri köşeye sığmayacağı için bazı tasarrufatla sizlerin de dikkatine sunuyorum:</p>
<p>Geçenlerde, bir dönemin ilahiyat mezunları buluşmasında idim. Ve maalesef yeni nesil ilahiyatçılar arasında bile “ev hanımı olmak, anne olmak ne de zor bir durummuş”, bunu gözlemledim.</p>
<p>Okumaktan evliliğe vakit ayırmayan ve artık bir öğretmen, kk öğreticisi, vesaire kurum ve kuruluşlarda görevli olarak “ayakları üzerinde duran” hanımlar alkışı hak ederken ev hanımı olan ve çocuğuna baktığını mahcubiyetle ifade eden ve “ben görev ALAMADIM” diyerek üzüntüsünü ifade eden ilahiyatlı bacıların o hâlini görünce tüm hayat gayesi devlete sırtını dayayıp bir meslek sahibi olmak olan ve “kariyer” denilen şu lanet ego azdırıcısını kendine put edinen günümüzün yaygın gençliğine kim kızabilir ki.</p>
<p>Suçu tümüyle gençlerde buluyor da değilim. Meslek sahibi olan kız öğrencisiyle gurur duyan hocalar, ayakları üzerinde duran kızlarını el üstünde tutun aile ve akrabalar, aldıkları maaşlarla modanın hızını yakalayan arkadaşları ile ortak muhabbet konusu bulamayan bir sosyal çevre olduktan sonra, yani; “Paranı kazanıyor, kendi ayakların üzerinde durabiliyor ve kocanın eline bakmıyorsan senden iyisi yok” diyen bir toplum olduktan sonra ve bir de böyle bir algıya sahip olup “illa çalışanla evlenirim” veya “çalışıyor olması tercih sebebidir” diyen erkekler çoğunlukta olduktan sonra hangi kızdan “anneliği” kutsal bir vazife addetmesini, gururla “ev hanımıyım” demesini bekleyebilirsiniz ki!</p>
<p>Artık sadece erkeklerimiz değil, kızlarımız da işsizlik endişesi taşıyor. Zira artık erkek ve kadın eşit. Zira artık feminist zihniyet ülkemin her yerinde. Öyle ki, artık sadece genç kızlar değil, kızları yetiştiren anne ve babalar da zihinlerinde erkek ve kız çocuklarını eşitledi.</p>
<p>O kadar çok duyar oldum ki; “Kızım ekmeğini eline almadan, kendi ayakları üzerinde durmadan evlenemez. Parasını kazanacak, kocasının eline bakmayacak. Eğer kocası sorun çıkarırsa çıkıp gelecek, nasıl geçinirim diye düşünmeyecek.” Öyle de oluyor zaten&#8230;</p>
<p>Kadınlar habire boşanıp baba evine çıkıp geliyor. Zira bilinçaltına işleniyor anne ve babalar tarafından. Velhasıl kız ve erkeklerin eşit olmadığı tek yer kaldı. O da Allah’ın (c.c) kitabı. Kitap’ta hâlâ erkek ve kadın farklı yazıyor. Hâlâ erkeklere ve kadınlara farklı sorumluluklar yükleniyor.</p>
<p>İşte böyle bir zamanda, yemin ediyorum, kendisine kariyer planlaması sorulduğunda bir kızın;</p>
<p>“Allah’ın (c.c) fıtratıma koyduğu annelik vazifesini yerine getirmek için öncelikle evlenecek ve çocuklarımın bu ümmete hayırlı birer ferd olmaları için elimden geleni yapacağım. Bu asli vazifemin haricinde de elimden geldiğince etrafıma faydalı olacak etkinliklerde görev alacağım” diye cevap verdiğine şahit olursam…</p>
<p>Veya kendisini tanıtan evli bir kadının gururla ve yüksek sesle; “Şu yeryüzündeki en kutsal görevi yerine getiriyorum! Ben bir anneyim ve çocuğumu kreşlere emanet etmiyor, ona benim gibi kimsenin bakamayacağını bildiğimden dolayı Allah’ın bana olan emanetini, O’na layık bir kul olsun diye bizzat kendim yetiştiriyorum” diye haykırdığına şahit olursam, geleceğe ümitle bakabileceğim.</p>
<p>Çünkü dindar nesil ne 7 yaşından sonra okulda haftada bir saat gördüğü din kültürü ve ahlâk dersiyle, ne İmam Hatip Ortaokulları ve liseleriyle, ne Kur’ân kurslarıyla ve ne de ilahiyatlarla yetişir.</p>
<p>Dindar nesil ancak televizyonun karşısında yavşayan değil, seccadenin başında gözyaşı döken ve yavrusunun ahlâklı bir Müslüman olması için çalışıp çabalayan dindar ebeveynlerin kucaklarında yetişir.</p>
<p>Dindar nesil, “Anneliği” tüm kariyer hayatının temeli olarak gören ve “Ev Hanımıyım” demekten utanmayan “Ana”larla ve çocuğuna evden veya arabadan değil, güzel ahlâktan daha hayırlı bir miras bırakamayacağının bilincinde olan “Baba”larla yetişir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Serdar Demirel Hoca</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/yeni-nesil-ilahiyatci-kiz-tasavvurunda-annelik/">Yeni Nesil İlahiyatçı Kız Tasavvurunda Annelik</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/yeni-nesil-ilahiyatci-kiz-tasavvurunda-annelik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
