<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Allah'a İmanın Kapsamı | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/allaha-imanin-kapsami/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Nov 2017 12:49:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Allah'a İmanın Kapsamı | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Allah&#8217;a İmanın Kapsamı</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/allaha-imanin-kapsami/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/allaha-imanin-kapsami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2017 12:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akaid/Kelami Bahisler]]></category>
		<category><![CDATA[Fahruddin Er-Râzi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahiret Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'a İmanın Kapsamı]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın İnsanlara Emirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Fiillerini Bilme]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Hükümlerini Bilmek]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplara İman]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân'da Mevcut Sıfatları Bilme]]></category>
		<category><![CDATA[Meleklere İman]]></category>
		<category><![CDATA[Resullere imân]]></category>
		<category><![CDATA[Ulvî âlemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=14378</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birinci Nev: Birinci kısma, yani Allah&#8217;a iman meselesine gelince, bil ki bu husus, şu beş hususu kapsar: Cenâb-ı Hakk&#8217;ın zatını, sıfatlarını, fiillerini, hükümlerini ve isimlerini tanıyıp bilmek&#8230; Hak Teâlâ&#8217;nın zâtını bilmek, kişinin Allah&#8217;ın varlığını, kıdemini ve bekasını bilmesi demektir. Allah&#8217;ın sıfatlarını bilme ise, iki çeşittir: 1) Kendisini tenzih etmek, gerekli olan hususları bilmek. Bu da, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/allaha-imanin-kapsami/">Allah’a İmanın Kapsamı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/allaha-imanin-kapsami/attachment/270620141959450755218/" rel="attachment wp-att-14511"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-14511" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/04/270620141959450755218.jpg" alt="" width="411" height="231" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/04/270620141959450755218.jpg 720w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/04/270620141959450755218-600x338.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2017/04/270620141959450755218-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 411px) 100vw, 411px" /></a></p>
<p><strong>Birinci Nev:</strong> Birinci kısma, yani Allah&#8217;a iman meselesine gelince, bil ki bu husus, şu beş hususu kapsar: Cenâb-ı Hakk&#8217;ın zatını, sıfatlarını, fiillerini, hükümlerini ve isimlerini tanıyıp bilmek&#8230; Hak Teâlâ&#8217;nın zâtını bilmek, kişinin Allah&#8217;ın varlığını, kıdemini ve bekasını bilmesi demektir. Allah&#8217;ın sıfatlarını bilme ise, iki çeşittir:</p>
<p><strong>1)</strong> Kendisini tenzih etmek, gerekli olan hususları bilmek. Bu da, Cenâb-ı Allah&#8217;ın bir cevher, parça ve kısımlardan meydana gelmiş bir mürekkeb, bir yönde ve mekânda bulunan bir varlık olmadığını bilmek, böyle olmaktan O&#8217;nu tenzih etmektir. Kişinin, Cenâb-ı Hakk&#8217;ı böylesi şeylerden tenzihi anlatan lafızların şu dört tane lafız olduğunu, yani lafızları olduğunu bilmesi gerekir. Bahsedilen bu dört lafız, Kitabullah&#8217;da, Allah&#8217;ı tenzih için kullanılmıştır. Meselâ leyse, &#8220;O&#8217;nun gibisi yoktur&#8221; (Şûra, 11) ayetinde; lem &#8220;O doğurmadı, doğurulmadı ve hiçbirşey O&#8217;na denk olmadı&#8221;(İhlas,3-4) ayetinde; mâ &#8220;Senin Rabbin unutmaz&#8221; (Meryem. 64) &#8220;Allah bir çocuk edinmez.&#8221; (Meryem, 35) ayetinde ve lâ da, &#8220;Onu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar&#8221;(Bakara, 255); &#8220;O, doyurur, doyurulmaz&#8221;(En-am,14 &#8220;O, himaye eder, himaye edilmez&#8221; (Mü&#8217;minun,88) ve Kur&#8217;ân&#8217;ın otuz yedi yerinde geçen, &#8220;Allah&#8217;dan başka ilah yoktur&#8221; ayetlerinde kullanılmıştır.</p>
<p><strong>Kur&#8217;ân&#8217;da Mevcut Sıfatları Bilme</strong></p>
<p><strong>İkinci Nev&#8217;e</strong> yani Kur&#8217;ân&#8217;a göre Cenâb-ı Hakk&#8217;ın tavsif edilmesi gereken sıfatlarıdır.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Bunlardan birincisi,</em> </span>Allah&#8217;ı bilmek ve O&#8217;nun mühdis ve halik (var edici ve yaratıcı) olduğunu bilmektir. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Gökleri ve yeri yaratan Allah&#8217;a hamdolsun&#8221; (En&#8217;am,1) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>İkincisi,</em> </span>Allah&#8217;ın kadir olduğunu bilmektir. Nitekim Cenâb-ı Hak, Kıyâme Sûresi&#8221;nde, &#8220;Evet, biz onun parmak uçlarını bile derleyip yeniden yaratmaya kadiriz&#8221; (Kıyame, 4) ve &#8220;(Bütün bunları yapan Allah), ölüleri tekrar diriltmeye kadir değil midir?&#8221;(Kıyame. 40) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Üçüncüsü,</em> </span>Hak Teâlâ&#8217;nın âlim olduğunu bilmek&#8230; Nitekim o, &#8220;O, kendisinden başka ilah olmayan, gayb ve şehâdet âlemini bilen Allah &#8216;dır&#8221; (Haşr, 22) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Dördüncüsü,</em></span> O&#8217;nun herşeyi bildiğini bilmektir. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Gaybın anahtarları O&#8217;nun katındadır. Onları ancak o bilir&#8221; (En&#8217;am, 59) buyurmuştur. Yine O, &#8220;Allah, her dişinin neye gebe olduğunu bilir&#8221; (Rad,8) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Beşincisi,</em> </span>O&#8217;nun hayy (diri) olduğunu bilmektir. Nitekim Allah, &#8220;O, kendinden başka hiç (gerçek) tanrı olmayan hayydır. Dolayısıyla dini O&#8217;na has kılarak, O&#8217;na ibadet edin&#8221; (Mü&#8217;min, 14) buyurmuştur.</p>
<p><em><span style="color: #333399;">Altıncısı</span>,</em> Allah&#8217;ın, irâde edici olduğunu bilmek&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Allah kime doğru yolu gösterir, imana muvaffak ederse, onun göğsünü islâm için açar&#8230;&#8221; (En-am, 124) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Yedincisi,</em></span> Allah&#8217;ın semî ve basîr olduğunu bilmek&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;O, semî ve basîrdir&#8221; (Şûra,11) ve &#8220;Şüphesiz ben sizinleyim; işitiyor ve görüyorum&#8221; (Tâhâ, 46) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Sekizincisi,</em></span> Allah&#8217;ın konuşucu olduğunu bilmek. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Eğer yerdeki ağaçlar kalem olsa, deniz de, arkasından yedi deniz daha kendisine yardım ederek (mürekkeb) olsa, yine Allah&#8217;ın kelimeleri tükenmez&#8230;&#8221;(Lokman,27) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Dokuzuncusu,</em></span> işin, külliyyen O&#8217;na ait olduğunu bilmek&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Önce de sonra da, iş, Allah&#8217;a aittir&#8221;(Rum.4) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Onuncusu,</em></span> Allah&#8217;ın, Rahman, Rahîm ve Mâlik olduğunu bilmek&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Rahman ve Rahîm olan.. Din gününün mâliki olan&#8230; &#8220;(Fatiha,2-3) buyurmuştur. Allah&#8217;ın, vasıflandığı sıfatları bilme ile alakalı olarak ele alınan husus, bundan ibarettir.</p>
<p><strong>Allah&#8217;ın Fiillerini Bilme</strong></p>
<p><strong>Üçüncü Nev&#8217;</strong>: Bunlar, Allah&#8217;ın fiillerine dairdir. Bil ki fiiller, ya manevî, ya da maddî olurlar. Manevî olanlara gelince, pek azı müstesna, bunlara vâkıf olmak mümkün değildir. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Rabbimin ordularını, kendisinden başka kimse bilemez&#8221;(Müddesir, 31) buyurmuştur. Maddî olanlara gelince, bunlar, ya ulvî âlem veya süflî âlemdir.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Ulvî âlemler hakkında, şu bakımlardan söz edebiliriz:</em></span></p>
<p><span style="color: #333399;"><em>1) </em></span> Göklerin hallerinden bahsetmek..</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>2)</em> </span>Güneşin ve ayın hallerinden bahsetmek.. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arş üzerinde hükümrân olan Allah&#8217;dır. Kendisini durmayıp kovalayan gündüze geceyi o bürüyüp örter. Güneşi, ayı, yıldızlan -hepsi de emrine râm olarak- (yaratan O)&#8221;(A&#8217;raf, 54) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>3) </em></span> Işınların hallerinden bahsetmek.. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Allah, göklerin ve yerin nurudur&#8221; (Nûr. 35) ve &#8220;Güneşi bir ziya, ayı da bir nûr kıtan O&#8217;dur&#8221; (Yunus,5) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>4)</em> </span>Göklerin hallerinden bahsetmek&#8230; Nitekim O, &#8220;Rabbine bir bakmadın mı? Gölgeyi nasıl uzatmıştır O? Eğer dileseydi onu elbet sakin de kılardı..&#8221; (Furkan,45) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>5)</em> </span>Gece ve gündüzün ardarda gelmesi&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Geceyi gündüze sarar, gündüzü de geceye&#8230;&#8221;(Zümer, 5) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>6)</em></span> Yıldızların faydalan&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;O, karanın ve denizin karanlıkları içinde kendileriyle yollarınızı bulmanız için, sizin faydanıza yıldızlan yaratandır..&#8221; (En&#8217;am, 97) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>7)</em> </span>Cennetin sıfatları&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Genişliği, semânın ve yerin genişliği gibi olan cennetler için (&#8230;) yarışın&#8221;[Hadid, 21) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>8)</em></span> Cehennemin sıfatları&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Onun yedi kapısı, onlardan her kapının ayrılmış birer nasibi vardır&#8221; (Hicr,44) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>9)</em></span> Arşın sıfatları&#8230; Cenâb-ı Hak, &#8220;Arşı yüklenen, bir de onun etrafında bulunan (melekler)..&#8221;(Mü&#8217;minun,7) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>10) </em></span> Kürsînin sıfatı&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Kürsîsi, gökleri ve yeri kuşattı..&#8221;<br />
(Bakara, 255) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>11)</em> </span>Levh-i Mahfûz&#8217;un ve &#8220;kelâmın sıfatı&#8230; Cenâb-ı Hak, &#8220;Daha doğrusu o çok şerefli bir Kur&#8217;ân&#8217;dır ki mahfuz bir levhadır&#8221; (Burûç, 22) buyurmuştur. Kalem&#8217;e gelince, bu da Cenâb-ı Hak&#8217;ın, &#8220;Nun. Kalem&#8217;e ve onların yazdıklarına kasem olsun&#8230;&#8221;(Kalem,1) ayetinin beyan ettiği husustur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Süflî âlemin hallerini izaha gelince, bunlardan birincisi, Arz&#8217;dır. Cenâb-ı Hak, arz&#8217;ı, şu pekçok sıfatlarla nitelemiştir:</em></span></p>
<p><span style="color: #333399;"><em>1)</em> </span>Onu bir beşik (mehd) olmakla&#8230; Allah Teâlâ, &#8220;Ki O, arzı sizin için bir beşik (gibi) kıldı&#8221; (ta&#8217;ha, 53) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>2)</em> </span> Döşek (mihâd) olmakla.. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Biz, arzı bir döşek (gibi) kılmadık mı?&#8221; (Nebe, 6) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>3)</em> </span>Onu bir toplantı yeri (kifât) olmakla&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Biz, yeri bir toplantı yeri yapmadık mı? Dirilere de ölülere de?&#8221; (Mürseiat, 25-26) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;">4)</span> Zelûl (emre âmâde kılınmış, boyun eğmiş) olmakla&#8230; Cenâb-ı Hak, &#8220;O, yeri, sizin faidenize, kor (ve müsahhar) kılandır&#8230;)&#8221;(Mülk, 15) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>5)</em> </span>Halı gibi dümdüz olmakla (bisât)&#8230; Cenâb-ı Hak, &#8220;Allah yeri sizin için bir döşek yapmıştır, onun geniş yollarından gezip dolaşınız diye&#8230;&#8221;(Nûh, 19-20)buyurmuştur. Bu husustaki söz, uzundur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>İkincisi,</em> </span>denizdir. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;O, denizi ondan taze et yemeniz&#8230; için (hizmetinize) ram edendir&#8221;(Nahl,14) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Üçüncüsü,</em> </span>hava ve rüzgârlar. Nitekim Cenab-ı Hak &#8220;O rahmetinin önünden rüzgârı müjdeci gönderendir&#8230; (Araf 57) ve &#8220;Bir aşılayıcı rüzgâr gönderdik&#8221; (Hicr, 22) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Dördüncüsü</em></span>,gök gürültüsü, şimşek çakması gibi göksel olayları&#8230; Nitekim Cenab-ı Hak, &#8220;Gök gürültüsü O&#8217;nu hamd ile, melekler de O&#8217;ndan korkusuna teşbih eder..&#8221;  (Ra&#8217;d, 13)Ve &#8220;İşte görüyorsun ki yağmur bunların arasından çıkıyor&#8230; (Nur, 43) buyurmuştur. Yıldırımların, yağmurların ve bulutların terakümünden, üstüste gelmesinden bahsetilmesi de işte bu türdendir.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Beşincisi,</em></span> ağaçların, meyvelerin halleri ve bunların tür ve çeşitleridir.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Altıncısı,</em></span> hayvanların halleri. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;..deprenen her canlıyı, orada üretip yaydı..&#8221;(Bakara. 164) ve &#8220;Davadan da o yaratmıştır ki, bunlarda sizin için ısıtıcı ve koruyucu maddeler ve nice nice menfaatler vardır&#8221; (Nahl. 5) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Yedincisi,</em></span> insanın ilk yaratılışındaki enteresanlıklar.. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Andolsun biz insanı çamurdan bir hülâsadan yarattık&#8230;&#8221; (Mü&#8217;minûn,12) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Sekizincisi,</em> </span>insanın gözü, kulağı, dili, aklı ve anlayışındaki harikalar&#8230; Dokuzuncusu, âlemin ilk yaratılışından Kıyametin sonuna kadar, peygamberlerin ve hükümdarların tarihi ile, insanların hallerinin ele alınması.. Onuncusu, insanların ölürken ve öldükten sonraki hallerinden; Öldükten sonra dirilmesi ve Kıyametin keyfiyetinden bahsedip, said ve şakî kimselerin hallerini izah etmek.. Böylece biz, gökler âleminde mevcut ilim çeşitlerinden on tanesi ile, unsurlar, yani arz alemindeki diğer on çeşit ilme işaret etmiş olduk. Kur&#8217;ân, işte bu denli yüksek yüce ilim çeşitlerinin İzahını kapsamaktadır.</p>
<p><strong>Allah&#8217;ın Hükümlerini Bilmek</strong></p>
<p><strong>Dördüncü Nev&#8217;e gelince,</strong> ki bu, Allah&#8217;ın hüküm ve tekliflerinin açıklanmasıdır. Biz diyoruz ki: Bu teklifler, ya kalbin işleri, yahut da uzuvların amelleri hususunda olurlar.. Bunlardan birincisi, ahlâk ilmi yani güzel ahlâkın kötü ahlâktan ayırdedilmesi ilmi adını alır. Kur&#8217;ân, bütün bunları kapsamaktadır. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği, akrabaya vermeyi emreder. Taşkın kötülükten, münkerden, zulüm ve tecebbürden nehyeder&#8221; (Nahl,90) ve &#8220;Kolaylığı tut. İyiliği emret. Câhillerden yüz çevir..&#8221;(Araf. 199) buyurmuştur. İkincisine, yani uzuvların amellerine dair olan mükellefiyetlere gelince, bu da, Fıkıh ilmi adını almaktadır. Kur&#8217;ân, bu ilmin düsturlarını en mükemmel bir biçimde kapsamaktadır.</p>
<p><strong>Beşinci Nev&#8217;e,</strong> yani Allah&#8217;ın isimlerini bilmeye gelince, bu hususta da Cenâb-ı Hak, &#8220;En güzel isimler Allah&#8217;ındır. O halde O&#8217;na bunlarla duâ edin&#8221; (A&#8217;râf,18o) buyurmuştur. İşte bütün bunların hepsi de, Allah&#8217;ı tanıma ile İlgilidir.</p>
<p><strong>Meleklere İman</strong></p>
<p>İman konusunda nazar-ı dikate alınan esaslardan İkinci kısım da, meleklere<br />
inanmaktır. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Müminlerin hepsi, Allah&#8217;a, meleklerine &#8230; iman ederler&#8221;(Bakara, 285) buyurmuştur. Kur&#8217;ân, bazen kısa, bazen de tafsilatlı bir biçimde, meleklerin sıfatlarının açıklanmasını kapsamaktadır. İcmali açıklama, meselâ Cenâb-ı Hakk&#8217;ın, (bu ayette olduğu gibi), &#8220;&#8230; ve meleklerine &#8230;&#8221; Duyurmasıdır.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>Ayrıntılı açıklamaya gelince, bu şunlardır:</em></span></p>
<p><span style="color: #333399;"><em>a)</em></span> Onların, Allah&#8217;ın elçileri olduğuna delâlet eden ifâdeler&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak,<br />
&#8220;Melekleri &#8230;. elçiler yapan Allah&#8230;&#8221; (Fatır, ı) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>b)</em> </span>Bu âlemin görevlileri olduklarını gösteren ifadeler&#8230; Cenab-ı Hak, &#8220;&#8230; sonra iş bölümü yapan melekler &#8230;&#8221;(Zâriyat,4), &#8220;bir de icra edenler&#8230;&#8221;(Naziat,5) ve &#8220;Saflar bağlayıp duranlara &#8230; yemin ederim ki&#8230;&#8221; (Saffât. 1) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>c)</em> </span>Meleklerin, Arşın taşıyıcıları olduğunu bildiren ifadeler&#8230; Nitekim Cenâb-ı Allah, &#8220;O gün Rabbinin Arşını, üstlerinde bulunan sekiz (melek) yüklenir&#8221; (Hakka, 17) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>d)</em> </span>Meleklerin, Arşın etrafında dönüp dolaştıklarını ifade eden ayetler&#8230; Cenâb-ı Hak, &#8220;Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile teşbih ederek Arşın etrafını kuşatmışlardır&#8221; (Zümer, 75) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>e)</em> </span>Meleklerin, cehennemin bekçileri olduğunu bildiren ayetler&#8230; Nitekim &#8220;(o ateşin) üzerinde iri gövdeli, sert tabiatlı melekler vardır&#8230;&#8221; (Tahrim, 6) buyurulmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>f)</em> </span>Meleklerin, kerîm yazıcılar olduklarını ifâde eden husus&#8230; Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Halbuki sizin üzerinizde hakiki bekçiler, çok şerefli yazıcılar vardır&#8221; (İnfitâr,10-11) buyurmuştur.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>g)</em> </span>Meleklerin, takipçiler olduğunu gösteren ifadeler&#8230; Cenâb-ı Hak, &#8220;Onun önünde, arkasında kendisini&#8230; takip eden (melek)ler vardır.&#8221;(Ra&#8217;d,11)buyurmuştur. Cinlerin ve şeytanların halleri de, meleklerin halleri babında zikredilir.</p>
<p><strong>Kitaplara İman</strong></p>
<p>İmanda, nazar-ı dikkate alınan esaslardan üçüncü kısım, kitapları tanımaktır. Kur&#8217;ân, Hz. Âdem (a.s)&#8217;in kitabının hallerini açıklamayı kapsamaktadır. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Derken, Adem, Rabbinden birtakım kelimeler belleyip aldı..&#8221; (Bakara. 37) buyurmuştur. İbrahim (a.s)&#8217;e verilen sahifelerin hallerinden bahsetmek de, bu kısma dahildir. Nitekim, &#8220;&#8230; Rabbi, İbrahim&#8217;i birtakım kelimelerle imtihan edip de o, bunları tamamen yerine getirince&#8230;&#8221;(Bakara, 124) buyurulmuştur. Tevrat, İncil ve Zebur&#8217;un hallerinden bahsetmek de, yine bu kısma dahildir.</p>
<p><strong>Resullere imân</strong></p>
<p>İmân konusunda, nazar-ı dikkate alınan esaslardan dördüncü kısım, peygamberleri tanımaktır. Allah Teâlâ, bir kısım peygamberlerin hallerini genişçe anlatmış, diğerlerinin hallerini ise, müphem bırakmıştır. Nitekim Cenâb-ı Hak, &#8220;Onların içinden, sana kıssalarını anlattığımız kimseler de var, sana bildirmediğimiz kimseler de var..&#8221; (Mü&#8217;min, 78) buyurmuştur.</p>
<p><strong>Allah&#8217;ın İnsanlara Emirleri</strong></p>
<p><strong>Beşinci kısım:</strong> Mükelleflerin halleriyle ilgili olan kısım olup, bu da ikiye ayrılır:</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>a)</em></span> Mükelleflerin, kendilerine yüklenen bu mükellefiyetlerin farz oluşlarını kabul etmeleridir. Ki bu, mevzûbahs, &#8220;dinledik ve itaat ettik, dediler&#8221; {Bakara,285) şeklindeki ayetinden kastedilendir.</p>
<p><span style="color: #333399;"><em>b)</em></span> Bu ameller sırasında, kendilerinden bir takım kusurlar sâdır olduğunu İtiraf edip, daha sonra da, ilahî bağış talep etmiş olmalarıdır ki, bu da, &#8220;Ey Rabbimiz, senin bağışını isteriz..&#8221; (Bakara, 286) ayetinden kastedilendir. Sonra, kulluk duraklarındaki kusurları görmenin miktarları,  rubûbiyyetin  izzetini  mütalâa etme nisbetinde artacağından ötürü, kulun &#8220;Ey Rabbimiz! Senin affetmeni isteriz&#8221; sözü de fazla miktarda olmuştur.</p>
<p><strong>Ahiret Hakkında Bilgi</strong></p>
<p><strong>Altıncı Kısım:</strong> Ahiret, öldükten sonra dirilmeyi ve kıyameti bitmek&#8230; Ki bu, ayetteki, &#8220;Dönüşümüz sanadır&#8221; ifadesinden kastedilendir. Bu da, dini talep hususunda, mühim olan birtakım esasların bilinmesi gerektiğine bir işarettir. Kur&#8217;ân, bu esasların izahı, tarifi ve açıklaması hususunda, sonu olmayan bir ummandır. Sen, Kur&#8217;ân&#8217;ın bunları kapsadığı gibi, yerin ne doğusunda ne de batısında bunları kapsayan başka bir kitap göremezsin. Yaptığımız bu tefsiri iyice düşünen herkes, bizim, Kur&#8217;ân&#8217;ın faziletler denizinin sadece bir damlasından bahsettiğimizi anlar. Durum böyle olunca, pek yerinde olarak Cenâb-ı Hak, Kur&#8217;ân&#8217;ı &#8220;Allah, kelâmın en güzelini &#8230; indirmiştir&#8221; diyerek medhetmiştir. Allah, en iyisini bilendir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 19/172-177</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/allaha-imanin-kapsami/">Allah’a İmanın Kapsamı</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/allaha-imanin-kapsami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
