Generated by All in One SEO v5.0.0.1, this is an llms.txt file, used by LLMs to index the site. # İlim Cephesi Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız! ## Yazılar - [Feridüddin Attar - Musîbetnâme (Alıntılar)](https://www.ilimcephesi.com/feriduddin-attar-musibetname-alintilar/) - Ne kadar düşüneyim? Canım yandı Canımın hararetinden dilim yandı Kimse sesini çıkaramayacaktır Kim bunun sırrını anlayacaktır? ---------------------------------------------- Yüz kişi bana övgüde bulunsa Bir gönül sahibinin zevki yeter bana ---------------------------------------------- Biri Eflatun'un huzurunda dedi: "Filan kişi seni çok övüyordu Hünerde seni çok methetti Senin makamını göklere yükseltti" Eflatun bu söz üzerine ağladı Derdinden yüzünü adama Ne kadar düşüneyim? Canım yandı Canımın hararetinden dilim yandı Kimse sesini çıkaramayacaktır Kim bunun sırrını anlayacaktır? ---------------------------------------------- Yüz kişi bana övgüde bulunsa Bir gönül sahibinin zevki yeter bana ---------------------------------------------- Biri Eflatun'un huzurunda dedi: "Filan kişi seni çok övüyordu Hünerde seni çok methetti Senin makamını göklere yükseltti" Eflatun bu söz üzerine ağladı Derdinden yüzünü adama - [Carl Gustav Jung - Kırmızı Kitap (Alıntılar)](https://www.ilimcephesi.com/carl-gustav-jung-kirmizi-kitap-alintilar/) - Bir gece ve bir gün geçti ve yine gece olunca çevreme bakındım ve ruhumun duraksadığını, beklediğini gördüm. O zaman ona seslendim:70 "Nasıl, hala burada mısın? Bulamadın mı bana ait olan sözleri ya da yolları? İnsanoğlunu, yeryüzündeki ruhunu nasıl onurlandırıyorsun? Senin için neyi taşıdığımı ve çektiğim eziyeti, kendimi nasıl harcadığımı, nasıl önüne serilip kıvrandığımı, sana Bir gece ve bir gün geçti ve yine gece olunca çevreme bakındım ve ruhumun duraksadığını, beklediğini gördüm. O zaman ona seslendim:70 "Nasıl, hala burada mısın? Bulamadın mı bana ait olan sözleri ya da yolları? İnsanoğlunu, yeryüzündeki ruhunu nasıl onurlandırıyorsun? Senin için neyi taşıdığımı ve çektiğim eziyeti, kendimi nasıl harcadığımı, nasıl önüne serilip kıvrandığımı, sana - [Soren Kierkegaard - Evliliğin Estetik Geçerliliği (Notlarım)](https://www.ilimcephesi.com/soren-kierkegaard-evliligin-estetik-gecerliligi-notlarim/) - Hazzı yoktan bihakkın var etmek üzere, Ne çok da şey birleşmeli yeryüzünde! Önce birbirini anlayan iki yürek, Sonra onlara yoldaşlık eden letafet; Sonra ay, ışıkları kayın dallarının arasından, Baharın içine yayılan, Kuytularda buluşabilsinler diye, Sonra buse - ve sonra masumiyet." Küçük bir akarsuyun kenarına oturmu şumdur sık sık. Daima aynıdır, aynı yumuşak melodidir, dipte Hazzı yoktan bihakkın var etmek üzere, Ne çok da şey birleşmeli yeryüzünde! Önce birbirini anlayan iki yürek, Sonra onlara yoldaşlık eden letafet; Sonra ay, ışıkları kayın dallarının arasından, Baharın içine yayılan, Kuytularda buluşabilsinler diye, Sonra buse - ve sonra masumiyet." Küçük bir akarsuyun kenarına oturmu şumdur sık sık. Daima aynıdır, aynı yumuşak melodidir, dipte - [Hace Abdullah el-Ensari-el Herevi - Ey Derviş!](https://www.ilimcephesi.com/hace-abdullah-el-ensari-el-herevi-ey-dervis/) - Notlarım: .. Ey yokluğumun varlığıyla yeksan olduğu İlâhi, beni kederden sevince ulaştır. Müflislik ve kimsesizlikte karar kıldım, Ey her şeyden müstesnâ ve yegâne olan Allahım, son nefesinde yetişsen bir müflisin imdadına yetiş n'olur...) Sıradan insanlar, "...üd'uni estecib lekum... "...Bana dua edin ki ben de kabul edeyim...”' kerimesinin latif mânâsına bakarak duânın gerçekleşmesini Hüdâ'nın icâbetine Notlarım: .. Ey yokluğumun varlığıyla yeksan olduğu İlâhi, beni kederden sevince ulaştır. Müflislik ve kimsesizlikte karar kıldım, Ey her şeyden müstesnâ ve yegâne olan Allahım, son nefesinde yetişsen bir müflisin imdadına yetiş n'olur...) Sıradan insanlar, "...üd'uni estecib lekum... "...Bana dua edin ki ben de kabul edeyim...”' kerimesinin latif mânâsına bakarak duânın gerçekleşmesini Hüdâ'nın icâbetine - [Suç Olgusu Çerçevesinde Duyguların Rolü](https://www.ilimcephesi.com/suc-olgusu-cercevesinde-duygularin-rolu/) - Ayşe Mahinur TEZCAN* Giriş Moderniteyle birlikte, rasyonel aklın egemenliğindeki bireyin duygudan arınmış olması makbul hale gelmiştir. Benliğin sınırlandırılması ve duyguların denetlenmesi akılcılaştırılmış ortamın özellikleri arasındadır (Ritzer, 2011-1998, s. 51). Duygu ve akim birbirinden koparılarak zıt kavramlar olarak değerlendirildiği, akim yüceltildiği ve duyguların akla kıyasla öneminin göz ardı edildiği 19. yüzyıl sonrasındaki bilimsel çalışmalarda akıl öncelenmiştir. Ayşe Mahinur TEZCAN* Giriş Moderniteyle birlikte, rasyonel aklın egemenliğindeki bireyin duygudan arınmış olması makbul hale gelmiştir. Benliğin sınırlandırılması ve duyguların denetlenmesi akılcılaştırılmış ortamın özellikleri arasındadır (Ritzer, 2011-1998, s. 51). Duygu ve akim birbirinden koparılarak zıt kavramlar olarak değerlendirildiği, akim yüceltildiği ve duyguların akla kıyasla öneminin göz ardı edildiği 19. yüzyıl sonrasındaki bilimsel çalışmalarda akıl öncelenmiştir. - [Yeni Evlilik Beklentileri ve Etkileri](https://www.ilimcephesi.com/yeni-evlilik-beklentileri-ve-etkileri/) - Her şeyiyle tastamam olması umulan bir tasavvur ve bek­lenti, çoğunlukla evlilikle ilişkilendirilmektedir. Büyük oranda toplumsal beklentiler ve görgüler tarafindan şekillenen evlilik ilişkisi, bir birlerini imrendirme ve kıyaslama ile de oluşabil- mektedir. Eşlerde, birinin diğerinden maddiyada, fiziksel gü­zellikle ve birtakım uyumlu kişilik özellikleriyle değerlendi­rilmeye başlandığı gözlenmektedir. Kadınların erkeklerle ilgili statü ve ekonomik varlık aradıkları, erkeklerin de Her şeyiyle tastamam olması umulan bir tasavvur ve bek­lenti, çoğunlukla evlilikle ilişkilendirilmektedir. Büyük oranda toplumsal beklentiler ve görgüler tarafindan şekillenen evlilik ilişkisi, bir birlerini imrendirme ve kıyaslama ile de oluşabil- mektedir. Eşlerde, birinin diğerinden maddiyada, fiziksel gü­zellikle ve birtakım uyumlu kişilik özellikleriyle değerlendi­rilmeye başlandığı gözlenmektedir. Kadınların erkeklerle ilgili statü ve ekonomik varlık aradıkları, erkeklerin de - [Çocuk Psikolojisi](https://www.ilimcephesi.com/cocuk-psikolojisi/) - Çocuk-Ebeveyn İlişkisi Çocukların gözü ve bakışıyla anı, zamanı görebilmek, du­rum ve olayları yorumlayabilmek farklı bir renk kazandırmak­tadır. Temiz ve saf olma ve düşünme, kolaylıkla inanma eği­limleri, çocukluk için temel özellikler olarak sıralanmaktadır. Taklide onay ve beğeni peşinde ilerleyen çocuklar, büyükle­riyle kurdukları iletişimle gelişim sağlamaktadırlar. Özellikle çocuk için çevresinin öğreticiliği, etkili bir sosyal­leşme sağlamaktadır. Çocuk, sosyal Çocuk-Ebeveyn İlişkisi Çocukların gözü ve bakışıyla anı, zamanı görebilmek, du­rum ve olayları yorumlayabilmek farklı bir renk kazandırmak­tadır. Temiz ve saf olma ve düşünme, kolaylıkla inanma eği­limleri, çocukluk için temel özellikler olarak sıralanmaktadır. Taklide onay ve beğeni peşinde ilerleyen çocuklar, büyükle­riyle kurdukları iletişimle gelişim sağlamaktadırlar. Özellikle çocuk için çevresinin öğreticiliği, etkili bir sosyal­leşme sağlamaktadır. Çocuk, sosyal - [Sözün ve Sükûtun Felsefesi](https://www.ilimcephesi.com/sozun-ve-sukutun-felsefesi/) - Kelâm-ı samtı deryâlar gibi pür-cûş söylerler Muhabbet razım birbirine hâmûş söylerler Galip ( Onlar susarak okyanuslar gibi coşkunluk içinde konuşurlar; aşkın sımnı birbirine susarak söylerler.) “Söz gümüşse, sükût altindir”... Peki, ama sükûtu altın yapan nedir? Hakikaten sükût altınsa, neden ko­nuşmağa can atarız? Pek tabii konuşmak bir itirazdır, protestodur, bir başkaldırmadır. Varlığın savunmasıdır söz. O yüzden Kelâm-ı samtı deryâlar gibi pür-cûş söylerler Muhabbet razım birbirine hâmûş söylerler Galip ( Onlar susarak okyanuslar gibi coşkunluk içinde konuşurlar; aşkın sımnı birbirine susarak söylerler.) “Söz gümüşse, sükût altindir”... Peki, ama sükûtu altın yapan nedir? Hakikaten sükût altınsa, neden ko­nuşmağa can atarız? Pek tabii konuşmak bir itirazdır, protestodur, bir başkaldırmadır. Varlığın savunmasıdır söz. O yüzden - [Dini Tecrübe, Mistisizm ve Tasavvufun Benzerlikleri ve Farklılıkları](https://www.ilimcephesi.com/dini-tecrube-mistisizm-ve-tasavvufun-benzerlikleri-ve-farkliliklari/) - Dinî tecrübe ile mistik tecrübe arasındaki ilişkiden sonra mistisizm ve tasavvuf arasındaki ilişkinin de ele alınması gerekir. Çünkü birçok yazar mistisizm başlığı altında tasavvufî tecrübeyi ele almaktadır. 182 Guénon, Batılıların özellikle İslâm tasavvufunu belirtmek için “sûfizm” diye bir kelime uydurduklarını, bu terimin tamamen itibari bir isimlendirme olmakla kalmadığını ayrıca son derece üzücü bir durum arz Dinî tecrübe ile mistik tecrübe arasındaki ilişkiden sonra mistisizm ve tasavvuf arasındaki ilişkinin de ele alınması gerekir. Çünkü birçok yazar mistisizm başlığı altında tasavvufî tecrübeyi ele almaktadır. 182 Guénon, Batılıların özellikle İslâm tasavvufunu belirtmek için “sûfizm” diye bir kelime uydurduklarını, bu terimin tamamen itibari bir isimlendirme olmakla kalmadığını ayrıca son derece üzücü bir durum arz - [Bilinçaltının Bir Ürünü Olarak Dini Tecrübe](https://www.ilimcephesi.com/bilincaltinin-bir-urunu-olarak-dini-tecrube/) - Bilinçaltı dendiği zaman akla gelen ilk kişi, şüphesiz Sigmund Freud’tur. Bilinçaltının kâşifi olarak da nitelendirilen Freud, 33 hayatı boyunca dinle ilgilenmiş ve dini bilinçaltının ürünü, yanılsama ve nevroz olarak görmüş ve obsesif (saplantılı) davranışlar ile dinî ritüeller arasında bir benzerlik kurarak dinî yaşantıların ve ibadetlerin birer saplantı nevrozu olduğunu öne sürmüştür. Ona göre saplantılı Bilinçaltı dendiği zaman akla gelen ilk kişi, şüphesiz Sigmund Freud’tur. Bilinçaltının kâşifi olarak da nitelendirilen Freud, 33 hayatı boyunca dinle ilgilenmiş ve dini bilinçaltının ürünü, yanılsama ve nevroz olarak görmüş ve obsesif (saplantılı) davranışlar ile dinî ritüeller arasında bir benzerlik kurarak dinî yaşantıların ve ibadetlerin birer saplantı nevrozu olduğunu öne sürmüştür. Ona göre saplantılı - [İnsan Kalbinin Özellikleri](https://www.ilimcephesi.com/insan-kalbinin-ozellikleri/) - Bil ki Allah yukarıda zikrettiğimiz şeyleri insan dışındaki di­ğer canlılara da vermiştir. Nitekim hayvanların da şehvet ve gazap güçleri, dış ve iç duyuları vardır. Bundan dolayı bir ko­yun kurdu gözüyle görür, kalbi ile onun düşman olduğunu bilir ve ondan kaçar. İşte bu batini idraktir. İnsanın kalbine özgü olup onunla şerefinin yükseldiği ve Al­lah’a yakınlaşmaya Bil ki Allah yukarıda zikrettiğimiz şeyleri insan dışındaki di­ğer canlılara da vermiştir. Nitekim hayvanların da şehvet ve gazap güçleri, dış ve iç duyuları vardır. Bundan dolayı bir ko­yun kurdu gözüyle görür, kalbi ile onun düşman olduğunu bilir ve ondan kaçar. İşte bu batini idraktir. İnsanın kalbine özgü olup onunla şerefinin yükseldiği ve Al­lah’a yakınlaşmaya - [İslam Felsefesi Çalışmalarında Oryantalizmin Dönüşümü:Etkileşim-Bağımlı Yorumlamaya Geçiş](https://www.ilimcephesi.com/islam-felsefesi-calismalarinda-oryantalizmin-donusumuetkilesim-bagimli-yorumlamaya-gecis/) - KÜBRA BİLGİN TİRYAKİ* Wael Hallaq, Edward Said’in Oryantalizm eserinden yola çıkarak ortaya koyduğu oryantalizm eleştirisinden hareketle modern bilginin epistemolojik kökenlerini incelediği Şarkiyatçılığı Yeniden Düşünmek: Modern Bilginin Eleştirisi adlı eserinde oryantalizmin, içinde kök saldığı aydınlanman modern bilginin oluşumundaki sorunları içermiş olduğunu ortaya koyar.[1] Hallaq’ın çok boyutlu bir Said eleştiri­si üzerinden ortaya koyduğu bu durum, oryantalizmin KÜBRA BİLGİN TİRYAKİ* Wael Hallaq, Edward Said’in Oryantalizm eserinden yola çıkarak ortaya koyduğu oryantalizm eleştirisinden hareketle modern bilginin epistemolojik kökenlerini incelediği Şarkiyatçılığı Yeniden Düşünmek: Modern Bilginin Eleştirisi adlı eserinde oryantalizmin, içinde kök saldığı aydınlanman modern bilginin oluşumundaki sorunları içermiş olduğunu ortaya koyar.[1] Hallaq’ın çok boyutlu bir Said eleştiri­si üzerinden ortaya koyduğu bu durum, oryantalizmin - [Din ve Ahlak](https://www.ilimcephesi.com/din-ve-ahlak/) - Hümeyra ÖZTURAN* Din ve ahlak, teorik tartışmalarda da pratik uygulamalarda da I sürekli ve yoğun bir etkileşim içerisinde yer alır. İnsanlık tarihinin yaşadığı değişim ve dönüşümlere bağlı olarak din ve ahlakın temas noktaları da değişmiş ve çeşitlenmiştir. Söz konusu nokta­ları genel olarak: (ı) ontolojik, (ıı) epistemolojik ve (iu) etik alan­daki etkileşimler şeklinde sınıflayabiliriz. Genel Hümeyra ÖZTURAN* Din ve ahlak, teorik tartışmalarda da pratik uygulamalarda da I sürekli ve yoğun bir etkileşim içerisinde yer alır. İnsanlık tarihinin yaşadığı değişim ve dönüşümlere bağlı olarak din ve ahlakın temas noktaları da değişmiş ve çeşitlenmiştir. Söz konusu nokta­ları genel olarak: (ı) ontolojik, (ıı) epistemolojik ve (iu) etik alan­daki etkileşimler şeklinde sınıflayabiliriz. Genel - [Bilmenin Hakikati](https://www.ilimcephesi.com/bilmenin-hakikati/) - Bilmek insanın en asli vasfıdır. Bilmekten daha özet daha ayrıştırıcı bir vasfımız yoktur. Dolayısıyla insan başka herhan­gi bir nedenle değil, insan olduğu için bilir. Bu açıdan bak­tığımızda insan olmak zaten bilen bir özne olmak demektir. Fakat bilme özelliğinin nasıl işlevsel hale geldiği, yani nasıl olup da kendimizi ve ulaşabildiğimiz tüm mevcutları bilebil­diğimiz, kadim dönemden Bilmek insanın en asli vasfıdır. Bilmekten daha özet daha ayrıştırıcı bir vasfımız yoktur. Dolayısıyla insan başka herhan­gi bir nedenle değil, insan olduğu için bilir. Bu açıdan bak­tığımızda insan olmak zaten bilen bir özne olmak demektir. Fakat bilme özelliğinin nasıl işlevsel hale geldiği, yani nasıl olup da kendimizi ve ulaşabildiğimiz tüm mevcutları bilebil­diğimiz, kadim dönemden - [İhsanın Ahlâkî Motivasyonu: Fahreddin er-Râzî Açısından Bir Çözümleme](https://www.ilimcephesi.com/ihsanin-ahlaki-motivasyonu-fahreddin-er-razi-acisindan-bir-cozumleme/) - Yunus Cengiz Gündelik birçok davranışımızı yarar elde etme ve zarardan kaçınma çerçevesinde ele alabiliriz. Bir organizma olarak hayatı idame ettirmek için yaptığımız eylemlerin yanı sıra sosyal bir varlık olarak kördüğümüz ilişkilerin en azından önemli bir kısmım yarar elde edeceğimiz ya da zararı öteleyeceğimiz düşüncesiyle yaparız. Hatta farkında olmadan yapılan el kol hareketlerinin bile bir Yunus Cengiz Gündelik birçok davranışımızı yarar elde etme ve zarardan kaçınma çerçevesinde ele alabiliriz. Bir organizma olarak hayatı idame ettirmek için yaptığımız eylemlerin yanı sıra sosyal bir varlık olarak kördüğümüz ilişkilerin en azından önemli bir kısmım yarar elde edeceğimiz ya da zararı öteleyeceğimiz düşüncesiyle yaparız. Hatta farkında olmadan yapılan el kol hareketlerinin bile bir - [Hanefi Usul Geleneğinde Vicdâniyyât Kavramı: Ahlâkî Bilincin Nesnel Doğası](https://www.ilimcephesi.com/hanefi-usul-geleneginde-vicdaniyyat-kavrami-ahlaki-bilincin-nesnel-dogasi/) - Ömer Türker Vicdan kelimesi, Batı ahlâk felsefesi eserlerinin Türkçeye çevrilme­siyle yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Kelime, ahlâki bilinç anlamına gelen “moral consciousness" ifadesinin karşılığı olarak kullanılmıştır. Kelimenin ahlâki bilinç anlamında yaygın kullanı­mının, 19. yüzyılın ikinci yanımda yapılmaya başlayan tercümele­rin sonrasında görülmesi, modern bir terim olduğu ve klasik İslam düşüncesine ait metinlerde kavram olarak karşılığı bulunabilirse Ömer Türker Vicdan kelimesi, Batı ahlâk felsefesi eserlerinin Türkçeye çevrilme­siyle yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Kelime, ahlâki bilinç anlamına gelen “moral consciousness" ifadesinin karşılığı olarak kullanılmıştır. Kelimenin ahlâki bilinç anlamında yaygın kullanı­mının, 19. yüzyılın ikinci yanımda yapılmaya başlayan tercümele­rin sonrasında görülmesi, modern bir terim olduğu ve klasik İslam düşüncesine ait metinlerde kavram olarak karşılığı bulunabilirse - [Ali Sait Sadıkoğlu - Düşüncenin Kıyameti 2 (Hikmetin Dirilişi) Notlarım](https://www.ilimcephesi.com/ali-sait-sadikoglu-dusuncenin-kiyameti-2-hikmetin-dirilisi-notlarim/) - Hikmet, bilginin Varlık ile tam uygunluğudur: Diğer türlü ifadeyle, Varlık'a birlik içinde teslim olarak faal ve hâkim bilme durumuna geçmektir. Birlik içinde teslim olma idrakinin getirdiği bilme şeylerin kendisinde faal ve hâkim hareketi mümkün kılar. Ama hikmetteki hakimiyet özne ve nesne ayrımında kalan beşerin nesne üzerindeki hoyrat ve haksız egemenliği asla değildir; hikmetteki hakimiyet bilinen Hikmet, bilginin Varlık ile tam uygunluğudur: Diğer türlü ifadeyle, Varlık'a birlik içinde teslim olarak faal ve hâkim bilme durumuna geçmektir. Birlik içinde teslim olma idrakinin getirdiği bilme şeylerin kendisinde faal ve hâkim hareketi mümkün kılar. Ama hikmetteki hakimiyet özne ve nesne ayrımında kalan beşerin nesne üzerindeki hoyrat ve haksız egemenliği asla değildir; hikmetteki hakimiyet bilinen - [İlk Tecellî Eden](https://www.ilimcephesi.com/ilk-tecelli-eden/) - Cenâb-ı Allah mutlak bilinmezlik âleminden, halik, mübdi’, sâm gibi özellikleri gereği kendini göstermek istemiş, ilk önce toplu bir nüve şeklinde isimlerini göstermiştir. Her şeyin ilki olan bu âlemi Muhyî Efendi de bazen Hz. Peygamberin, Allah’ın ilk yarattığı benim nurumdur, benim ruhumdur, akıldır, kalemdir gibi ha­dislerine atıfla bazen de kendinden önceki geleneği takip ederek dürretü’I-beyzâ, Cenâb-ı Allah mutlak bilinmezlik âleminden, halik, mübdi’, sâm gibi özellikleri gereği kendini göstermek istemiş, ilk önce toplu bir nüve şeklinde isimlerini göstermiştir. Her şeyin ilki olan bu âlemi Muhyî Efendi de bazen Hz. Peygamberin, Allah’ın ilk yarattığı benim nurumdur, benim ruhumdur, akıldır, kalemdir gibi ha­dislerine atıfla bazen de kendinden önceki geleneği takip ederek dürretü’I-beyzâ, - [Kelamcılar ve Islam Filozoflarına Göre Kudret ve irade Sıfatları](https://www.ilimcephesi.com/kelamcilar-ve-islam-filozoflarina-gore-kudret-ve-irade-sifatlari/) - 2.1 Lügavî olarak “gücü yetmek; bir işi ölçülü ve planlı bir şe­kilde yapmak, planlamak; kıymetini bilmek; bir şeyin vasıf ve şeklini belirlemek; rızkını daraltmak” mânalarına gelen kudret kelimesi, isana nisbet edilebildiği gibi Allah Teâlâ’ya da nisbet edilir. Allah’a nisbet edildiğinde “dilediğini eksiği ve fazlası olmaksızın hikmet çerçevesinde yapmak” manasında kullanı­lır.[1] Ehl-i sünnet âlimleri, aklî 2.1 Lügavî olarak “gücü yetmek; bir işi ölçülü ve planlı bir şe­kilde yapmak, planlamak; kıymetini bilmek; bir şeyin vasıf ve şeklini belirlemek; rızkını daraltmak” mânalarına gelen kudret kelimesi, isana nisbet edilebildiği gibi Allah Teâlâ’ya da nisbet edilir. Allah’a nisbet edildiğinde “dilediğini eksiği ve fazlası olmaksızın hikmet çerçevesinde yapmak” manasında kullanı­lır.[1] Ehl-i sünnet âlimleri, aklî - [İmâm-ı Rabbâniye Göre Kelam Sıfatı](https://www.ilimcephesi.com/imam-i-rabbaniye-gore-kelam-sifati/) - 3.3. İmam-ı Rabbânî, Ehl-i sünnet tarafından ittifakla kabul edilen kelam sıfatının varlığını isbat hususunda sadece aklî bir delilden söz etmiştir. Meseleyi konuşamamanın noksanlık olacağı açısından ele almış, kelam sıfatı olmadığı takdirde Allah-uTeâlâ'nın konuşamayan bir âciz olması ihtimalini O'nun mükemmelliğine ve azametine uygun bulmamıştır.1 Diğerleri gibi hakiki sıfat kabul ettiği kelamın parça ve cüzlere bölünmeyen basît 3.3. İmam-ı Rabbânî, Ehl-i sünnet tarafından ittifakla kabul edilen kelam sıfatının varlığını isbat hususunda sadece aklî bir delilden söz etmiştir. Meseleyi konuşamamanın noksanlık olacağı açısından ele almış, kelam sıfatı olmadığı takdirde Allah-uTeâlâ'nın konuşamayan bir âciz olması ihtimalini O'nun mükemmelliğine ve azametine uygun bulmamıştır.1 Diğerleri gibi hakiki sıfat kabul ettiği kelamın parça ve cüzlere bölünmeyen basît - [Imâm-ı Rabbâniye Göre İlham](https://www.ilimcephesi.com/imam-i-rabbaniye-gore-ilham/) - Imâm-ı Rabbânî, ilham ile sıradan insanların kalbine doğan sezgiyi değil, mutasavvıfların manevî tecrübeleri esnasında kalbe gelen bilgiyi kast etmiştir. Onu “Hz. Peygamber’e (as) tabî olmanın bereketiyle veleyet(-i hassa) derecesine gelenlerin kalbine gelen mana” olarak tarif etmiştir.1 Birçok mutasavvıf gibi İmâm-ı Rabbânî de geliş şekli iti­bariyle vahye benzettiği ilhamın “ledünnî ilim” olduğunu belirtmiş, böylece onun Imâm-ı Rabbânî, ilham ile sıradan insanların kalbine doğan sezgiyi değil, mutasavvıfların manevî tecrübeleri esnasında kalbe gelen bilgiyi kast etmiştir. Onu “Hz. Peygamber’e (as) tabî olmanın bereketiyle veleyet(-i hassa) derecesine gelenlerin kalbine gelen mana” olarak tarif etmiştir.1 Birçok mutasavvıf gibi İmâm-ı Rabbânî de geliş şekli iti­bariyle vahye benzettiği ilhamın “ledünnî ilim” olduğunu belirtmiş, böylece onun - [İmam-ı Rabbâniye Göre İlim Sıfatı](https://www.ilimcephesi.com/imam-i-rabbaniye-gore-ilim-sifati/) - 4.2 İmâm-ı Rabbânî de kelam âlimleri gibi kâinattaki her şeyi Allah Teâlâ’nın yarattığına inanmanın her şeyi bildiğine de inanmaya mecbur kıldığını söyler, bilmeden yaratmayı aklen imkânsız bulur.1 Dolayısıyla İlahî zata zait ve onunla kaim ol­duğuna inandığı hakikî/sübütî sıfatlardan birinin de ilim sıfatı olduğuna inanır.2 İmâm-ı Rabbânî, sıfat-ı sübûtiyye arasında yaptığı sırala­mada ilim sıfatım tekvîn, irade, 4.2 İmâm-ı Rabbânî de kelam âlimleri gibi kâinattaki her şeyi Allah Teâlâ’nın yarattığına inanmanın her şeyi bildiğine de inanmaya mecbur kıldığını söyler, bilmeden yaratmayı aklen imkânsız bulur.1 Dolayısıyla İlahî zata zait ve onunla kaim ol­duğuna inandığı hakikî/sübütî sıfatlardan birinin de ilim sıfatı olduğuna inanır.2 İmâm-ı Rabbânî, sıfat-ı sübûtiyye arasında yaptığı sırala­mada ilim sıfatım tekvîn, irade, - [On İki Esmâ’nın Şerhi - Arifname](https://www.ilimcephesi.com/on-iki-esmanin-serhi-arifname/) - Hakikatte değil afaki tenvir eyleyen Hurşid Kalır zulmette âlem olmasa envar-ı zikrullah Teşebbüs eyledim güftare-i zikrullah ile ben de Kelamım nura gark olsun bi-Hakk-ı nur-ı Bismillah [1] On İki Esmâ’nın Şerhi - Arifname — Eş-şeyh el-aziz es-seyyid el-hümem kaddesalla- hu sırrahû. Bismillahirrahmanirrahim fa’lem ennehu la ilahe illallah.[1] Laila he illallah’ın öncelikli anlamı, Allah Teâlâ’dan başka Hakikatte değil afaki tenvir eyleyen Hurşid Kalır zulmette âlem olmasa envar-ı zikrullah Teşebbüs eyledim güftare-i zikrullah ile ben de Kelamım nura gark olsun bi-Hakk-ı nur-ı Bismillah [1] On İki Esmâ’nın Şerhi - Arifname — Eş-şeyh el-aziz es-seyyid el-hümem kaddesalla- hu sırrahû. Bismillahirrahmanirrahim fa’lem ennehu la ilahe illallah.[1] Laila he illallah’ın öncelikli anlamı, Allah Teâlâ’dan başka - [Şeytanın tuzakları nasıl bilinir?](https://www.ilimcephesi.com/seytanin-tuzaklari-nasil-bilinir/) - Soru: Şeytanın tuzakları nasıl bilinir? Bunu bilmenin yolu nedir? Cevap: öncelikle bilmelisin ki şeytan tıpkı fırlatılan oklar gibi vesveselere sahiptir. Bunun senin için aşikâr hâle gelmesi ancak kalbe doğan düşünceleri (havâtır) ve onların kısımlarını bilmekle olabilir. İkinci olarak yine bilmelisin ki şeytanın tıpkı ağlar gibi hile­leri vardır. Bunların senin için açık hâle gelmesi ise tuzaklar Soru: Şeytanın tuzakları nasıl bilinir? Bunu bilmenin yolu nedir? Cevap: öncelikle bilmelisin ki şeytan tıpkı fırlatılan oklar gibi vesveselere sahiptir. Bunun senin için aşikâr hâle gelmesi ancak kalbe doğan düşünceleri (havâtır) ve onların kısımlarını bilmekle olabilir. İkinci olarak yine bilmelisin ki şeytanın tıpkı ağlar gibi hile­leri vardır. Bunların senin için açık hâle gelmesi ise tuzaklar - [Rızkın Sağlanmasıyla Alakalı Bilgiler](https://www.ilimcephesi.com/rizkin-saglanmasiyla-alakali-bilgiler/) - Rızkın Sağlanmasıyla Alakalı Faydalı ve Ayrıntılı Bilgilerin Dile Getirilmesi Bu ifâdelerden sonra şimdi de elde ettiğim nükteleri sana anlatmak istiyorum. Bu nükteleri hakkıyla düşünürsen kalpte etkisi ortaya çıkar ve rızık konusunda sana yeterli gelir.Aynı şekilde bu nükteleri derinlemesine düşünür ve gereğini yaparsan seni hak yola apaçık bir şekilde iletir. Başarılı kılacak olan ise yalnızca Allah'tır. Rızkın Sağlanmasıyla Alakalı Faydalı ve Ayrıntılı Bilgilerin Dile Getirilmesi Bu ifâdelerden sonra şimdi de elde ettiğim nükteleri sana anlatmak istiyorum. Bu nükteleri hakkıyla düşünürsen kalpte etkisi ortaya çıkar ve rızık konusunda sana yeterli gelir.Aynı şekilde bu nükteleri derinlemesine düşünür ve gereğini yaparsan seni hak yola apaçık bir şekilde iletir. Başarılı kılacak olan ise yalnızca Allah'tır. - [İlim ve Tövbe Geçidi](https://www.ilimcephesi.com/ilim-ve-tovbe-gecidi/) - Derim ki -başarı Allah’tandır-: Ey ihlas ve ibadete talip olan kişi! -Allah seni başarılı eylesin- Sana gereken ilk şey ilimdir. Zira ilim her şeyin başıdır, her şey ilim etrafında döner. İlim ve ibadetin iki cevher olduğunu bilmelisin. Musannifle­rin eserlerine, ilim erbabının öğrettiklerine, vaizlerin sözlerine ve tefekkür edenlerin düşüncelerine dair gördüğün ve duyduğun ne varsa Derim ki -başarı Allah’tandır-: Ey ihlas ve ibadete talip olan kişi! -Allah seni başarılı eylesin- Sana gereken ilk şey ilimdir. Zira ilim her şeyin başıdır, her şey ilim etrafında döner. İlim ve ibadetin iki cevher olduğunu bilmelisin. Musannifle­rin eserlerine, ilim erbabının öğrettiklerine, vaizlerin sözlerine ve tefekkür edenlerin düşüncelerine dair gördüğün ve duyduğun ne varsa - [İsmail Hakkı Bursevi - Hakikatin İç Seması'ndan Bölümler](https://www.ilimcephesi.com/ismail-hakki-bursevi-hakikatin-ic-semasindan-bolumler/) - Teşbih ve Tahmîdin Hakikati-Namazdaki Sırrı Sahîh-i Buhârî'de rivayet edilen bir hadiste şöyle buyrulmuş- tur: "Bir kimse her sabah Sübhânallâhi ve bihamdihî, sübhanallâhi'l- azîm derse, günahları bağışlanır." Yani Sübhânallâh Allah'ın zâtını noksan sıfatlardan tenzih etmek, Elhamdülillâh ise O'nun yüce sıfatlarını övmek ve tazim etmektir. Böylece teşbih, inançla (usûlle) ilgili eksikliği giderir; tahmîd (hamd etmek) ise amelî Teşbih ve Tahmîdin Hakikati-Namazdaki Sırrı Sahîh-i Buhârî'de rivayet edilen bir hadiste şöyle buyrulmuş- tur: "Bir kimse her sabah Sübhânallâhi ve bihamdihî, sübhanallâhi'l- azîm derse, günahları bağışlanır." Yani Sübhânallâh Allah'ın zâtını noksan sıfatlardan tenzih etmek, Elhamdülillâh ise O'nun yüce sıfatlarını övmek ve tazim etmektir. Böylece teşbih, inançla (usûlle) ilgili eksikliği giderir; tahmîd (hamd etmek) ise amelî - [Ümran İlmini Hatırlamak](https://www.ilimcephesi.com/umran-ilmini-hatirlamak/) - "Hainler ve casuslar, bizim meselemizi su ve yemek meselesi yapmak istiyor. Biz ilim istiyoruz, eğitim istiyoruz. Ve Rabbim ilmimi artır de. Su istemiyoruz, yemek istemi­yoruz, ilim istiyoruz. Ve Rabbim benim ilmimi arttır de. Bunu boynunuzda emanet olarak taşıyacaksınız. Allahım, ben tebliğ ettim, şahit ol. Bu emanete sahip çıkacaksınız. Çocuklarınız, ey insanlar çocuklarınız! Çocuklarımızı câhil "Hainler ve casuslar, bizim meselemizi su ve yemek meselesi yapmak istiyor. Biz ilim istiyoruz, eğitim istiyoruz. Ve Rabbim ilmimi artır de. Su istemiyoruz, yemek istemi­yoruz, ilim istiyoruz. Ve Rabbim benim ilmimi arttır de. Bunu boynunuzda emanet olarak taşıyacaksınız. Allahım, ben tebliğ ettim, şahit ol. Bu emanete sahip çıkacaksınız. Çocuklarınız, ey insanlar çocuklarınız! Çocuklarımızı câhil - [Köksüzlük Kimliksizliktir](https://www.ilimcephesi.com/koksuzluk-kimliksizliktir/) - İnsanın manevi dünyasını dijital ataçlarla mahvetmenin yollarını bulan küresel iktidar, tamamen algıları domine ederek inşam hakikatten uzaklaştırır. Jonathan Crary, göz aha anlamına gelen eye-catching'den hareketle bir "takip teknolojisinden söz eder.[1] Dijital ortam kendini ve araçla­rını yenileyip bir üst sürüme geçtikçe nesiller de bundan etkilenir. Bundan sonra gelecek olan nesillerin gözü firar edebilecek ya da İnsanın manevi dünyasını dijital ataçlarla mahvetmenin yollarını bulan küresel iktidar, tamamen algıları domine ederek inşam hakikatten uzaklaştırır. Jonathan Crary, göz aha anlamına gelen eye-catching'den hareketle bir "takip teknolojisinden söz eder.[1] Dijital ortam kendini ve araçla­rını yenileyip bir üst sürüme geçtikçe nesiller de bundan etkilenir. Bundan sonra gelecek olan nesillerin gözü firar edebilecek ya da - [Teoman Duralı'nın Ufkuyla Beşer'den İnsan'a](https://www.ilimcephesi.com/teoman-duralinin-ufkuyla-beserden-insana/) - Teoman Duralı'nın teşhis ettiği ve adını koyduğu "Çağdaş İngiliz-Yahudi Küresel Medeniyeti"ne tam bir adlandırma, niteleme bulamadığımız için sürekli farklı isimlendirmeler kullanıyoruz. Avrupa, Batı, Çağdaş diyoruz, muasır ve yüksek medeniyetler diyoruz fakat tam olarak küresel zihniyeti ifade eden bir adlandırmayı henüz dilimize yerleştirebilmiş değiliz. Batı yön, Avrupa coğrafya, çağdaş ise tarihe ilişkindir. Hiçbiri tam manasıyla Teoman Duralı'nın teşhis ettiği ve adını koyduğu "Çağdaş İngiliz-Yahudi Küresel Medeniyeti"ne tam bir adlandırma, niteleme bulamadığımız için sürekli farklı isimlendirmeler kullanıyoruz. Avrupa, Batı, Çağdaş diyoruz, muasır ve yüksek medeniyetler diyoruz fakat tam olarak küresel zihniyeti ifade eden bir adlandırmayı henüz dilimize yerleştirebilmiş değiliz. Batı yön, Avrupa coğrafya, çağdaş ise tarihe ilişkindir. Hiçbiri tam manasıyla - [Harf Sembolizmi](https://www.ilimcephesi.com/harf-sembolizmi/) - Harfler, sözcüklerin yapı taşlarıdır. Sözcükler ise dilin yapı taşlarıdır. Harfler birleşerek sözcükleri, sözcükler de dil sistemini oluşturur. Dilin temel fonksiyonu, duygu ve düşünceleri aktarmak, bunlarda yaşanan değişimleri göstermek, yani iletişimi sağlamak­tır. Ancak insanoğlunun hayal gücü, harflerde ve sözcüklerde, ile­tişimin işlevinden fazlasını öngörmüştür. Harflerin sözcüklerin te­mel unsuru olmanın yanı sıra, kimi zaman metafizik gerçekliklere işaret Harfler, sözcüklerin yapı taşlarıdır. Sözcükler ise dilin yapı taşlarıdır. Harfler birleşerek sözcükleri, sözcükler de dil sistemini oluşturur. Dilin temel fonksiyonu, duygu ve düşünceleri aktarmak, bunlarda yaşanan değişimleri göstermek, yani iletişimi sağlamak­tır. Ancak insanoğlunun hayal gücü, harflerde ve sözcüklerde, ile­tişimin işlevinden fazlasını öngörmüştür. Harflerin sözcüklerin te­mel unsuru olmanın yanı sıra, kimi zaman metafizik gerçekliklere işaret - [Bir Ruhum Var, Bak !](https://www.ilimcephesi.com/bir-ruhum-var-bak/) - Ahlâk eğitimi, günübirlik etkileşimlerle, yetişkinleri göz­leyerek, hayatin içinde öğrenerek yürür. Çocuklar bizim ha­yatlarımızın tanığı olmakla bir ahlâk duygusu geliştirirler. Bir yetişkin, ancak doğru eylemlerle çocuğa ahlâk hocası olabilir. Kuru nasihat ve vaaz çocuklara sökmez. Çocuklar birbirleriyle konuşarak, çevrelerinde olup bitenleri gözleye­rek, neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair bir kanaat edi­nirler. Anne-baba, nasıl önceki nesillerin değer Ahlâk eğitimi, günübirlik etkileşimlerle, yetişkinleri göz­leyerek, hayatin içinde öğrenerek yürür. Çocuklar bizim ha­yatlarımızın tanığı olmakla bir ahlâk duygusu geliştirirler. Bir yetişkin, ancak doğru eylemlerle çocuğa ahlâk hocası olabilir. Kuru nasihat ve vaaz çocuklara sökmez. Çocuklar birbirleriyle konuşarak, çevrelerinde olup bitenleri gözleye­rek, neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair bir kanaat edi­nirler. Anne-baba, nasıl önceki nesillerin değer - [Ruhun ve Kalbin Hakikati](https://www.ilimcephesi.com/ruhun-ve-kalbin-hakikati/) - …Hz. Isâ kemal ve yücelik sâhibi olduğu için ona Rûhu’l-Kudüs elbisesini giydirmiş ve onu bütünüyle ruh yapmışlardı. “Onu Rûhu’l-Kudüs ile teyit ettik.”(Bakara,253) âyeti bu mânâda gelmiştir. Adem ve Adem sıfatlıların, başkalarına karşı kerâmet ve fazilete sâhip olmaları “Katından bir ruh ile onları desteklemiştir.”(Mücadele,22) âyetinde ifade edilen ruh ile desteklenmeleri sebebiyledir. Rûhu Allah âleminden bedene …Hz. Isâ kemal ve yücelik sâhibi olduğu için ona Rûhu’l-Kudüs elbisesini giydirmiş ve onu bütünüyle ruh yapmışlardı. “Onu Rûhu’l-Kudüs ile teyit ettik.”(Bakara,253) âyeti bu mânâda gelmiştir. Adem ve Adem sıfatlıların, başkalarına karşı kerâmet ve fazilete sâhip olmaları “Katından bir ruh ile onları desteklemiştir.”(Mücadele,22) âyetinde ifade edilen ruh ile desteklenmeleri sebebiyledir. Rûhu Allah âleminden bedene - [Ruhun Mertebeleri ve Ruhu'l Kudüs](https://www.ilimcephesi.com/ruhun-mertebeleri-ve-ruhul-kudus/) - Felsefe dalında her birinin taraftarı ve savunucuları bulunan çeşitli nazariyelerden şimdilik vazgeçerek şu kadarını söyleyelim ki ruhun, cevheri ve öz varlığı ne olursa olsun, nev'inin hakikatı, hatta bir tek nevi içinde çeşitli mertebeleri bulunduğu şüphe götürmez bir gerçektir: İnsanların diğer canlılardan farkı, ruhlarının kendi nev'ine mahsus özelliğinden dolayı olduğu gibi, beşerin çeşitli sınıf ve fertleri Felsefe dalında her birinin taraftarı ve savunucuları bulunan çeşitli nazariyelerden şimdilik vazgeçerek şu kadarını söyleyelim ki ruhun, cevheri ve öz varlığı ne olursa olsun, nev'inin hakikatı, hatta bir tek nevi içinde çeşitli mertebeleri bulunduğu şüphe götürmez bir gerçektir: İnsanların diğer canlılardan farkı, ruhlarının kendi nev'ine mahsus özelliğinden dolayı olduğu gibi, beşerin çeşitli sınıf ve fertleri - [Ruhu Arıtmanın ve Olgunluğa Eriştirmenin Yolu](https://www.ilimcephesi.com/ruhu-aritmanin-ve-olgunluga-eristirmenin-yolu/) - Ey saadet yolcusu! Şu gerçeği iyi bil ki güzel ameller işleyerek nefse karşı sürdürülen amansız savaşın ana gayesi, iyi ahlâk sahibi olmak için ruhu tüm kötülüklerden arıtmak ve olanca olgunluğa eriştirmektir. Ruh ile nefsin gelip geçici istekleri arasında bir münasebet var mıdır? diye bir soru akla gelebilir. Hemen cevap vererek söyleyeyim ki vardır. Fakat eserimizin Ey saadet yolcusu! Şu gerçeği iyi bil ki güzel ameller işleyerek nefse karşı sürdürülen amansız savaşın ana gayesi, iyi ahlâk sahibi olmak için ruhu tüm kötülüklerden arıtmak ve olanca olgunluğa eriştirmektir. Ruh ile nefsin gelip geçici istekleri arasında bir münasebet var mıdır? diye bir soru akla gelebilir. Hemen cevap vererek söyleyeyim ki vardır. Fakat eserimizin - [Ruh Dünyamızı Aydınlatan Nurlar](https://www.ilimcephesi.com/ruh-dunyamizi-aydinlatan-nurlar/) - İnsan, maddî ve manevî iki yöne sahiptir. Maddî yönü, beden; manevî yönü, ruhtur. Buna insanın zâhiri ve bâtını da denir. İn­sanın zâhirî kısmı; toprak, hava, su ve ateş unsurlarının terkibiy­le oluşmuştur. Bedenin et, kemik, ilik, sinir, kan ve diğer dokuları bu kısma dâhildir. Maddî âleme; dünya âlemi, halk âlemi, müşa­hede âlemi, hikmet âlemi, sebepler âlemi, İnsan, maddî ve manevî iki yöne sahiptir. Maddî yönü, beden; manevî yönü, ruhtur. Buna insanın zâhiri ve bâtını da denir. İn­sanın zâhirî kısmı; toprak, hava, su ve ateş unsurlarının terkibiy­le oluşmuştur. Bedenin et, kemik, ilik, sinir, kan ve diğer dokuları bu kısma dâhildir. Maddî âleme; dünya âlemi, halk âlemi, müşa­hede âlemi, hikmet âlemi, sebepler âlemi, - [Ebû Zeyd el-Belhî'nin Beden ve Ruh Sağlığı İsimli Eserininin -Ruh Sağlığı- Bölümü](https://www.ilimcephesi.com/ebu-zeyd-el-belhinin-beden-ve-ruh-sagligi-isimli-eserininin-ruh-sagligi-bolumu/) - ESER VE MÜELLİFİ HAKKINDA Kitabın içeriğinde zaman zaman kendisinden nakiller yaptığımız ve 9 - 1 0 . Yüzyıllarda yaşayan filozof- tabip Ebu Zeyd el-Belhi'nin Türkçe'ye Beden ve Ruh Sağlığı olarak tercüme edilen eserinin Ruh Sağlığına ayrılan ikinci bö­lümünü buraya alıntılıyoruz. Zira kitapta şu ana kadar nakledilen ve verilen bilgiler genellikle beden sağlığı ile ilgiliydi. ESER VE MÜELLİFİ HAKKINDA Kitabın içeriğinde zaman zaman kendisinden nakiller yaptığımız ve 9 - 1 0 . Yüzyıllarda yaşayan filozof- tabip Ebu Zeyd el-Belhi'nin Türkçe'ye Beden ve Ruh Sağlığı olarak tercüme edilen eserinin Ruh Sağlığına ayrılan ikinci bö­lümünü buraya alıntılıyoruz. Zira kitapta şu ana kadar nakledilen ve verilen bilgiler genellikle beden sağlığı ile ilgiliydi. - [Güzel itibarını Ruhundan Alır](https://www.ilimcephesi.com/guzel-itibarini-ruhundan-alir/) - ‘Güzelden ve güzellik’ten bahsederiz ama güzeli ve güzelliği çevreleyen, inşa eden aslî unsurları, kav­ranılan, erdemleri, değerleri ya görmezden gelir ya da onlardan pek söz etmeyiz. O kadar ki güzelin güzel­liği yok etmesi, dilediği her şeyi yapmayı, mesela haddi aşmayı, vicdansızlığı kendine hak olarak görmesi gibi çarpık bir noktaya geliriz. Güzellik, insanın içindeki cevherdir ya ‘Güzelden ve güzellik’ten bahsederiz ama güzeli ve güzelliği çevreleyen, inşa eden aslî unsurları, kav­ranılan, erdemleri, değerleri ya görmezden gelir ya da onlardan pek söz etmeyiz. O kadar ki güzelin güzel­liği yok etmesi, dilediği her şeyi yapmayı, mesela haddi aşmayı, vicdansızlığı kendine hak olarak görmesi gibi çarpık bir noktaya geliriz. Güzellik, insanın içindeki cevherdir ya - [Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -7](https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-7/) - Algılamak/anlamak temas etmektir. Jean Luc Nancy Umut! sevgili! iyiliksever umut! Küçümsemezsin yasta olanın evini, Ve asaletle, sevinçli bağlılıkla, hükmedersin Ölümlülerin ve göğün güçlerinin arasında. Neredesin? az yaşadım; ama soğuk esiyor Akşamım daha şimdiden. Ve dilsiz, gölge misaliyim, Burada; ve ezgisiz kalmış Kalbim dinleniyor göğsümdeki ürpertilerin arasında. Hölderlin Lakin sevgi imar eder. Korintliler Zira her Algılamak/anlamak temas etmektir. Jean Luc Nancy Umut! sevgili! iyiliksever umut! Küçümsemezsin yasta olanın evini, Ve asaletle, sevinçli bağlılıkla, hükmedersin Ölümlülerin ve göğün güçlerinin arasında. Neredesin? az yaşadım; ama soğuk esiyor Akşamım daha şimdiden. Ve dilsiz, gölge misaliyim, Burada; ve ezgisiz kalmış Kalbim dinleniyor göğsümdeki ürpertilerin arasında. Hölderlin Lakin sevgi imar eder. Korintliler Zira her - [Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -6](https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-6/) - Bî-baht olanın bağına bir katresi düşmez, Bârân yerine dürr ü güher yağsa semâdan. Ziya Paşa Talihsiz olanın bahçesine bir damlası düşmez, Yağmur yerine inci ve mücevher yağsa gökten . ----------------- Cenneti annelerin ayaklarının altına sokan bir dine inanıyoruz, ancak annelik ve ev kadınlığının değerleri ve anlamı, ileri kapitalizm, tüketim kültürü, sosyal medya, TV'ler, feminist gruplar, Bî-baht olanın bağına bir katresi düşmez, Bârân yerine dürr ü güher yağsa semâdan. Ziya Paşa Talihsiz olanın bahçesine bir damlası düşmez, Yağmur yerine inci ve mücevher yağsa gökten . ----------------- Cenneti annelerin ayaklarının altına sokan bir dine inanıyoruz, ancak annelik ve ev kadınlığının değerleri ve anlamı, ileri kapitalizm, tüketim kültürü, sosyal medya, TV'ler, feminist gruplar, - [Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -1](https://www.ilimcephesi.com/24832-2/) - Sorun Tapduk'lu Yûnus'a bu dünyadan ne anladı Bu dünyanın kararı yok sen neyimiş ben neyimişYûnus Emre --------------------- Sen içine dön, yalnız dışınla meşgul olma. Çünkü sen cisminle değil ruhunla insansın. (İbn Arabi) ------------------ Her sohbette müstemî (dinleyici) ol. Dâimâ, "Öğrenmeye, yetişmeye muhtacım" diye dinle. Zübeyir Gündüzalp -------------------------- Dünya bir penceredir Her gelen baktı geçti| Yunus Sorun Tapduk'lu Yûnus'a bu dünyadan ne anladı Bu dünyanın kararı yok sen neyimiş ben neyimişYûnus Emre --------------------- Sen içine dön, yalnız dışınla meşgul olma. Çünkü sen cisminle değil ruhunla insansın. (İbn Arabi) ------------------ Her sohbette müstemî (dinleyici) ol. Dâimâ, "Öğrenmeye, yetişmeye muhtacım" diye dinle. Zübeyir Gündüzalp -------------------------- Dünya bir penceredir Her gelen baktı geçti| Yunus - [Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -3](https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-3/) - Bana kalırsa yalnız hissetmemek için bir araya gelme arzusu talihsiz bir hastalık belirtisi. Her insan çocukluğundan itibaren kendi kendine vakit geçirmeyi öğrenmeli. Tarkovsky ----------------- Bir sorunu çözmek için, evvela o sorunu ortaya çıkaran aklın çalışma biçimine dikkat kesilmek gerekir. Bugün, insanlık ailesinin şahit olduğu sorunların temelinde modern paradigmanın artık küreselleşen insan-tabiat-evren-zaman-mekân-tarih ve tanrı telakkisi yatıyor. Bana kalırsa yalnız hissetmemek için bir araya gelme arzusu talihsiz bir hastalık belirtisi. Her insan çocukluğundan itibaren kendi kendine vakit geçirmeyi öğrenmeli. Tarkovsky ----------------- Bir sorunu çözmek için, evvela o sorunu ortaya çıkaran aklın çalışma biçimine dikkat kesilmek gerekir. Bugün, insanlık ailesinin şahit olduğu sorunların temelinde modern paradigmanın artık küreselleşen insan-tabiat-evren-zaman-mekân-tarih ve tanrı telakkisi yatıyor. - [Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -4](https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-4/) - Ağaç büyürken körpe ve yumuşaktır; kuruyup sertleşince ölür. İnsan da zayıf ve esnek doğar;öldüğü zaman kaskatı ve duygusuzdur.Sertlik ve güç, ölümün yoldaşıdır.Esneklik ve zayıflık, varoluşun tazeliğinin ifadeleri. Kendini sertleştiren hiçbir şey kazanmayı başaramaz --Tarkovsky ------------------------ Özgürlük, suretlerin ötesindeki mânayı kavrayıp hakikat makamına ulaşmaktır. Mâna, özgürleştirir. İbrahim Kalın ------------------------ Fernando Pessoa'nun özgürlük tanımı, cağdaş insanın özgürlük Ağaç büyürken körpe ve yumuşaktır; kuruyup sertleşince ölür. İnsan da zayıf ve esnek doğar;öldüğü zaman kaskatı ve duygusuzdur.Sertlik ve güç, ölümün yoldaşıdır.Esneklik ve zayıflık, varoluşun tazeliğinin ifadeleri. Kendini sertleştiren hiçbir şey kazanmayı başaramaz --Tarkovsky ------------------------ Özgürlük, suretlerin ötesindeki mânayı kavrayıp hakikat makamına ulaşmaktır. Mâna, özgürleştirir. İbrahim Kalın ------------------------ Fernando Pessoa'nun özgürlük tanımı, cağdaş insanın özgürlük - [Kalp](https://www.ilimcephesi.com/kalp/) - Bizde gizlenmiş bir Allah sesi var; ona kalp diyoruz. Onun yapısı ar­zu ve haset olan etle, zulüm ve kuvvet olan kemikden başkadır. Onla­ra büsbütün yabancı olan kalp, çok kere aşk ve hayranlıkdır. Her adımda acılara ulaştırdığı için hayata dost olur. Bunca acının da yetmediğini, elemin elem doğurmasından sarhoş olduğunu söyler. Bazan da o merhamettir. Aklın Bizde gizlenmiş bir Allah sesi var; ona kalp diyoruz. Onun yapısı ar­zu ve haset olan etle, zulüm ve kuvvet olan kemikden başkadır. Onla­ra büsbütün yabancı olan kalp, çok kere aşk ve hayranlıkdır. Her adımda acılara ulaştırdığı için hayata dost olur. Bunca acının da yetmediğini, elemin elem doğurmasından sarhoş olduğunu söyler. Bazan da o merhamettir. Aklın - [Anlamayan Kalpler,Görmeyen Gözler,İşitmeyen Kulaklar](https://www.ilimcephesi.com/anlamayan-kalplergormeyen-gozlerisitmeyen-kulaklar/) - "Onların kalbleri vardır, bunlarla idrâk etmezler; gözleri vardır, bunlarla görmezler; kulakları vardır, bunlarla işitmezler" (A'raf,179)buyurmuştur. Bu ifade ile ilgili iki mesele vardır: Birinci Mesele: Alimlerimiz, bu ayeti, kulların fiillerinin yaratılması meselesinde, görüşlerinin doğruluğuna delil getirerek şöyle demişlerdir: "Şüphesiz kâfirlerin, sayesinde dünya ile ilgili iyi şeyleri-hayırları anlayıp bildikleri kalbleri (akılları) vardır. Yine şüphesiz onların, görülebilecek şeyleri "Onların kalbleri vardır, bunlarla idrâk etmezler; gözleri vardır, bunlarla görmezler; kulakları vardır, bunlarla işitmezler" (A'raf,179)buyurmuştur. Bu ifade ile ilgili iki mesele vardır: Birinci Mesele: Alimlerimiz, bu ayeti, kulların fiillerinin yaratılması meselesinde, görüşlerinin doğruluğuna delil getirerek şöyle demişlerdir: "Şüphesiz kâfirlerin, sayesinde dünya ile ilgili iyi şeyleri-hayırları anlayıp bildikleri kalbleri (akılları) vardır. Yine şüphesiz onların, görülebilecek şeyleri - [Kalp nasıl mühürlenir?](https://www.ilimcephesi.com/kalp-nasil-muhurlenir/) - Kalp nasıl mühürlenir? Malum ya üzeri mühürlenmek; zarf, kap, örtü ve kapı gibi şeylerde olur. İnsanların kalpleri de, ilimlerin ve bilgilerin zarfları ve kapları gibidir. Ne kadar anlayışlarımız varsa orada saklıdır. Kulak da bir kapı gibidir, duyulan şeyler oradan girer. Bilhassa geçmişteki, gelecekteki ve şimdiki gaybla ilgili haberler, kitaplardaki kavramlar duyma yoluyla bilinir. Şu halde Kalp nasıl mühürlenir? Malum ya üzeri mühürlenmek; zarf, kap, örtü ve kapı gibi şeylerde olur. İnsanların kalpleri de, ilimlerin ve bilgilerin zarfları ve kapları gibidir. Ne kadar anlayışlarımız varsa orada saklıdır. Kulak da bir kapı gibidir, duyulan şeyler oradan girer. Bilhassa geçmişteki, gelecekteki ve şimdiki gaybla ilgili haberler, kitaplardaki kavramlar duyma yoluyla bilinir. Şu halde - [Kasım Küçükalp - Zamansız Düşünceler 2 ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/kasim-kucukalp-zamansiz-dusunceler-2-alintilar/) - Nihai Öğretmen Olarak Zaman Bir ömre değil birkaç ömre bile sığmayacak kadar çok ve büyük hayaller, umutlar ve beklentiler biriktirir de cahil insan, ansızın çat kapı gelen bir an içinde hepsini yitiriverir. “Allah’tan iyi şeyler iste.” demişti avam irfanı nasip buyurulmuş rahmetli nenem. Şimdi tüm isteklerin, İyi’ye raci olmadığı müddetçe boş ve anlamsız olduğunu haykırıyor, Nihai Öğretmen Olarak Zaman Bir ömre değil birkaç ömre bile sığmayacak kadar çok ve büyük hayaller, umutlar ve beklentiler biriktirir de cahil insan, ansızın çat kapı gelen bir an içinde hepsini yitiriverir. “Allah’tan iyi şeyler iste.” demişti avam irfanı nasip buyurulmuş rahmetli nenem. Şimdi tüm isteklerin, İyi’ye raci olmadığı müddetçe boş ve anlamsız olduğunu haykırıyor, - [Kalp Âfetleri](https://www.ilimcephesi.com/kalp-afetleri/) - I MIZRAKLI ilmihâl diyor ki ve dahi imansız gitmeye sebep olabilecek kırk kadar hâlden yirmincisi haset etmek, din kardeşini çekememektir. Bizim kültürümüz bu hâli, kalp âfetleri yâhut kalbin hastalıkları başlığı altında inceliyor. Kitaplarımızın söylediğine göre, her insanın kalbinde az veya çok haset vardır ve bu duygusunun kalbe gelmesi insanın elinde değildir. Demek ki hasutluk insan I MIZRAKLI ilmihâl diyor ki ve dahi imansız gitmeye sebep olabilecek kırk kadar hâlden yirmincisi haset etmek, din kardeşini çekememektir. Bizim kültürümüz bu hâli, kalp âfetleri yâhut kalbin hastalıkları başlığı altında inceliyor. Kitaplarımızın söylediğine göre, her insanın kalbinde az veya çok haset vardır ve bu duygusunun kalbe gelmesi insanın elinde değildir. Demek ki hasutluk insan - [Osman Bakar - İslam Medeniyeti ve Modern Dünya ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/osman-bakar-islam-medeniyeti-ve-modern-dunya-alintilar/) - Hiç kimse, İslam tarihinin, bilimin insanlık tarihinde gelişmesi ve ilerlemesinde büyük bir aşama oluşturduğuna dair iddiaya itiraz edemez. Bilimsel ilerlemenin bu özel aşamasını başlatırken İslam, dünya uygarlığına başka bir kalıcı katkı daha yapmıştır. Araştırma gök bilimsel gözlemevleri ve eğitim hastaneleri, modern Batı’nın elindeki bilimin daha yoğun bir şekilde kurumsallaşmasının önünü açan İslam’ın en tanınmış bilim Hiç kimse, İslam tarihinin, bilimin insanlık tarihinde gelişmesi ve ilerlemesinde büyük bir aşama oluşturduğuna dair iddiaya itiraz edemez. Bilimsel ilerlemenin bu özel aşamasını başlatırken İslam, dünya uygarlığına başka bir kalıcı katkı daha yapmıştır. Araştırma gök bilimsel gözlemevleri ve eğitim hastaneleri, modern Batı’nın elindeki bilimin daha yoğun bir şekilde kurumsallaşmasının önünü açan İslam’ın en tanınmış bilim - [Erol Göka - Yalnızlık ve Umut ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/erol-goka-yalnizlik-ve-umut-alintilar/) - Diğer canlılardan bir farkımız da fanilik bilincimiz. Sadece kendi varoluşumuzun, hayatımızın biricikliğinin farkında değiliz öleceğimizi, fani olduğumuzu da biliyoruz. O yüzden bakmayın şimdi bize “ölümü unut ve anı yaşa” diyenlere “ölümü hatırla ve anda yaşa!” demek en doğrusu. Ölümü, faniliğini hatırladıkça yaşadığı her zaman zerresinin, anın kıymetini daha iyi bilir, daha sorumluca davranır insan. Bakmayın Diğer canlılardan bir farkımız da fanilik bilincimiz. Sadece kendi varoluşumuzun, hayatımızın biricikliğinin farkında değiliz öleceğimizi, fani olduğumuzu da biliyoruz. O yüzden bakmayın şimdi bize “ölümü unut ve anı yaşa” diyenlere “ölümü hatırla ve anda yaşa!” demek en doğrusu. Ölümü, faniliğini hatırladıkça yaşadığı her zaman zerresinin, anın kıymetini daha iyi bilir, daha sorumluca davranır insan. Bakmayın - [Tarık Velioğlu - Halk İçre Bir Ayine (Allah Dostlarından Mektuplar) ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/tarik-velioglu-halk-icre-bir-ayine-allah-dostlarindan-mektuplar-alintilar/) - Hz.Ali'nin Hz.Hasan'a Vasiyetinden Bilmediğin şey hakkında söz söyleme; gerekmediği zaman söze girişme. Sa'pkınlık olduğundan korktuğun yola gitme; çünkü sapkınlık şaşkınlığı zamanında o yoldan dönmek, korkulara çatmaktan yeğdir. İyiliği buyur da sen de iyilerden ol. Kötülüğü elinle, dilinle men et de bu çabanla kötülüğü edene karşı dur. Allah yolunda hakkıyla cihad et, bu yolda seni hiçbir Hz.Ali'nin Hz.Hasan'a Vasiyetinden Bilmediğin şey hakkında söz söyleme; gerekmediği zaman söze girişme. Sa'pkınlık olduğundan korktuğun yola gitme; çünkü sapkınlık şaşkınlığı zamanında o yoldan dönmek, korkulara çatmaktan yeğdir. İyiliği buyur da sen de iyilerden ol. Kötülüğü elinle, dilinle men et de bu çabanla kötülüğü edene karşı dur. Allah yolunda hakkıyla cihad et, bu yolda seni hiçbir - [Wassily Kandinsky - Sanatta Ruhsallık Üzerine ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/wassily-kandinsky-sanatta-ruhsallik-uzerine-alintilar/) - Ve insan genel olarak derinlere inmeyi sevmez, yüzeyde kalmayı tercih eder çünkü bu daha az çaba gerektirir.Aslında yüzeysellikten daha derin bir şey yoktur ama bu derinlik bataklığın derinliğidir. Plastik sanatından daha kolay anlaşılabilen bir sanat dalı var mıdır? İzleyici masal diyarına inanır inanmaz ruhsal titreşimlere karşı bağışıklık kazanır. Ve böylece eser beyhude bir çaba Ve insan genel olarak derinlere inmeyi sevmez, yüzeyde kalmayı tercih eder çünkü bu daha az çaba gerektirir.Aslında yüzeysellikten daha derin bir şey yoktur ama bu derinlik bataklığın derinliğidir. Plastik sanatından daha kolay anlaşılabilen bir sanat dalı var mıdır? İzleyici masal diyarına inanır inanmaz ruhsal titreşimlere karşı bağışıklık kazanır. Ve böylece eser beyhude bir çaba - [Bilal Kemikli - İnsan Deniz ve Hayat -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/bilal-kemikli-insan-deniz-ve-hayat-alintilar/) - Konuşmak, bir meselenin peşinde olmak, onun üzerinde düşünmek, onunla dertlenmek ve onu çözmektir. Şimdi herkesin konuştuğu, ama neyi konuştuğunu bilmediği modern hayatta neyi nasıl çözüyoruz? Daha doğrusu bir meselemiz var mı? Bir derdimiz, çözmek istediğimiz bir konumuz ve cevap peşinde koştuğumuz bir sorumuz... Evet, işte bunlar eksik. O yüzden patırtı gürültüyle hayatımızı idame ettiriyor ve Konuşmak, bir meselenin peşinde olmak, onun üzerinde düşünmek, onunla dertlenmek ve onu çözmektir. Şimdi herkesin konuştuğu, ama neyi konuştuğunu bilmediği modern hayatta neyi nasıl çözüyoruz? Daha doğrusu bir meselemiz var mı? Bir derdimiz, çözmek istediğimiz bir konumuz ve cevap peşinde koştuğumuz bir sorumuz... Evet, işte bunlar eksik. O yüzden patırtı gürültüyle hayatımızı idame ettiriyor ve - [Mustafa Uğur Karadeniz - İslam Sanatlarında Estetik -Alıntılar-](https://www.ilimcephesi.com/mustafa-ugur-karadeniz-islam-sanatlarinda-estetik-alintilar/) - Kur'an, okuruna etkisini telkin yoluyla değil ikna yoluyla göstermeyi hedefler. Kur'an'ın bu belirleyici rolü, onun muhatabını ikna eden bir anlatım gücüne sahip olmasıyla da ilgilidir. Kur'an tebliğ ettiği hususlarda, muhatabının hayatı için önemli ve öncelikli olduğu konusunda onu ikna eder. Kur'an, bu ikna edici gücünü aynı zamanda metninin güzelliğinden alır. Ayrıca içerdiği anlam ve imalar Kur'an, okuruna etkisini telkin yoluyla değil ikna yoluyla göstermeyi hedefler. Kur'an'ın bu belirleyici rolü, onun muhatabını ikna eden bir anlatım gücüne sahip olmasıyla da ilgilidir. Kur'an tebliğ ettiği hususlarda, muhatabının hayatı için önemli ve öncelikli olduğu konusunda onu ikna eder. Kur'an, bu ikna edici gücünü aynı zamanda metninin güzelliğinden alır. Ayrıca içerdiği anlam ve imalar - [Pierre Bourdieu - Televizyon Üzerine -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/pierre-bourdieu-televizyon-uzerine-alintilar/) - Televizyonun iki etki yarattığını gösterdim. Bir yandan, felsefeye, yargıya, vb. ait birtakım alanlara girme hakkını ucuzlatmaktadır: mesleğin iç tanımı açısından, giriş hakkını ödememiş olan insanları, sosyolog, yazar, ya da filozof, vb. olarak kutsayabilmektedir. Öte yandan da, en çok sayıda insana ulaşabilecek durumdadır. Doğrulanması bana zor gibi gelen şey, alana giriş hakkını ucuzlatmak için izlenirliğin yaygınlığından Televizyonun iki etki yarattığını gösterdim. Bir yandan, felsefeye, yargıya, vb. ait birtakım alanlara girme hakkını ucuzlatmaktadır: mesleğin iç tanımı açısından, giriş hakkını ödememiş olan insanları, sosyolog, yazar, ya da filozof, vb. olarak kutsayabilmektedir. Öte yandan da, en çok sayıda insana ulaşabilecek durumdadır. Doğrulanması bana zor gibi gelen şey, alana giriş hakkını ucuzlatmak için izlenirliğin yaygınlığından - [Yavuz Köktaş - Modern Dünyada Müslümanca Düşünmek 1 -Alıntılar-](https://www.ilimcephesi.com/yavuz-koktas-modern-dunyada-muslumanca-dusunmek-1-alintilar/) - İlginç bir yaklaşımla karşı karşıyayız. Zikredilen hadisten -Kulum beni nasıl biliyor ve tasavvur ediyorsa, ben öyleyimdir (ene inde zanni abdî bî)” (Buharî,Tevhid 15; 35; Müslim, Zikr 2) anlaşılan manaya göre Allah hakkındaki her türlü tasavvur meşru hale gelmektedir. Önemli olan sıfatların nasıl anlaşılacağı değil, Allah’ın emirlerine sadakat gösterilip gösterilemeyeceğidir. Bırakın, isim ve sıfatları dileyen dilediği İlginç bir yaklaşımla karşı karşıyayız. Zikredilen hadisten -Kulum beni nasıl biliyor ve tasavvur ediyorsa, ben öyleyimdir (ene inde zanni abdî bî)” (Buharî,Tevhid 15; 35; Müslim, Zikr 2) anlaşılan manaya göre Allah hakkındaki her türlü tasavvur meşru hale gelmektedir. Önemli olan sıfatların nasıl anlaşılacağı değil, Allah’ın emirlerine sadakat gösterilip gösterilemeyeceğidir. Bırakın, isim ve sıfatları dileyen dilediği - [Taha Abdurrahman - Dini Amel ve Aklın Yenilenmesi -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/taha-abdurrahman-dini-amel-ve-aklin-yenilenmesi-alintilar/) - Bazı düşünürlerin Yüce Zat hakkındaki konuşmalarında huzur-ı ilahiye karşı bir edepsizlik yapmaktan kaçınmak maksadıyla kullanılması âdet olmuş tabirlerden hiçbirisine rastlayamadığımız gibi o makama layık saygı ve takdis ibarelerini de bulamıyoruz. Hatta bazıları bilimsel nesnellik ve keşfedici bakış adları altında gayb hakkındaki sözlerini sanki alelade canlılar veya cansız nesneler hakkında konuşuyormuşçasına ortaya koymakla övünmektedir. Herkes tarafından Bazı düşünürlerin Yüce Zat hakkındaki konuşmalarında huzur-ı ilahiye karşı bir edepsizlik yapmaktan kaçınmak maksadıyla kullanılması âdet olmuş tabirlerden hiçbirisine rastlayamadığımız gibi o makama layık saygı ve takdis ibarelerini de bulamıyoruz. Hatta bazıları bilimsel nesnellik ve keşfedici bakış adları altında gayb hakkındaki sözlerini sanki alelade canlılar veya cansız nesneler hakkında konuşuyormuşçasına ortaya koymakla övünmektedir. Herkes tarafından - [Zygmunt Bauman - Ahlaki Körlük -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/zygmunt-bauman-ahlaki-korluk-alintilar/) - Çağdaş kültürün ve denetimin özü, arzuları kışkırtmak, onları alevlendirip azami noktaya ulaştırmak ve aşırı kısıtlamalarla gemlemektir. Şeytan, havuç ve sopa arasında gelip giderek modern toplumla işte böyle oynar. Mesele, kışkırtmak ve yasaklamak, her şeyi kuşatan cinsel bir arzuyu uyandırıp ardından bunun tatminini bastırmaktır. Bir bireyi dosdoğru arzuların ve özlemlerin kollarına atmak, ondan hem kendisini kontrol Çağdaş kültürün ve denetimin özü, arzuları kışkırtmak, onları alevlendirip azami noktaya ulaştırmak ve aşırı kısıtlamalarla gemlemektir. Şeytan, havuç ve sopa arasında gelip giderek modern toplumla işte böyle oynar. Mesele, kışkırtmak ve yasaklamak, her şeyi kuşatan cinsel bir arzuyu uyandırıp ardından bunun tatminini bastırmaktır. Bir bireyi dosdoğru arzuların ve özlemlerin kollarına atmak, ondan hem kendisini kontrol - [Ahmet Dağ - Transhümanizm - İnsansız Dünya -Alıntılar-](https://www.ilimcephesi.com/ahmet-dag-transhumanizm-insansiz-dunya-alintilar/) - Aydınlanma ve Sanayileşme, hem insan-tanrı arasında hem de insan-doğa arasında kopuş getirmiştir. Darwinci biyolojik ve psikolojik evrim anlayışının etkisindeki transhümanizm, Darwin'in ve Mendel'in genetiğe dair çalışmalarından esinle insanı, biyolojik bedenden biyonik bedene doğru evrimleştirme veya dönüştürme sürecine tabi kılmak istemiştir. Darwinci çalışmaların geliştirilmiş hâli olan nöro-biyolojik, nörofizyolojik, genomik çalışmalardan etkilenmiştir. Bilim, sanayileşme ve teknolojikleşme Aydınlanma ve Sanayileşme, hem insan-tanrı arasında hem de insan-doğa arasında kopuş getirmiştir. Darwinci biyolojik ve psikolojik evrim anlayışının etkisindeki transhümanizm, Darwin'in ve Mendel'in genetiğe dair çalışmalarından esinle insanı, biyolojik bedenden biyonik bedene doğru evrimleştirme veya dönüştürme sürecine tabi kılmak istemiştir. Darwinci çalışmaların geliştirilmiş hâli olan nöro-biyolojik, nörofizyolojik, genomik çalışmalardan etkilenmiştir. Bilim, sanayileşme ve teknolojikleşme - [Wael B. Hallaq - Modernitenin Reformu -Alıntılar-](https://www.ilimcephesi.com/wael-b-hallaq-modernitenin-reformu-alintilar/) - (Abdurrahman Taha’nın Felsefesinde Ahlak ve Yeni İnsan) Öz-yasama da özerklik için zorunlu ya da yeterli bir şart değildir, çünkü vatandaşları kendilerinin hiç arzulamadığı yasaları benimsemeye mecbur bırakan özel şartlar, mümkün durumlar ve dış baskılar olabilir, ki bu sıklıkla söz konusudur. Bunlar vatandaşların bu yasama eylemleriyle özerkliklerini artırdıklarını hissetmeyebildikleri durumlardır. Bilakis böylesi yasalar vatandaşların uzun (Abdurrahman Taha’nın Felsefesinde Ahlak ve Yeni İnsan) Öz-yasama da özerklik için zorunlu ya da yeterli bir şart değildir, çünkü vatandaşları kendilerinin hiç arzulamadığı yasaları benimsemeye mecbur bırakan özel şartlar, mümkün durumlar ve dış baskılar olabilir, ki bu sıklıkla söz konusudur. Bunlar vatandaşların bu yasama eylemleriyle özerkliklerini artırdıklarını hissetmeyebildikleri durumlardır. Bilakis böylesi yasalar vatandaşların uzun - [Asaf Halet Çelebi - Seçme Rubailer -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/asaf-halet-celebi-secme-rubailer-alintilar/) - “Ah... bilseydim ki ben kimim? Cihanda böyle hayran kimin peşindeyim? İkbalde isem âsüde yaşasaydım; değilsem hıçkırıklarla ağlasaydım... Molla Câmi --------------------------------------------- “Yüzündeki ben ne kadar yakışmış sana! dedim. - Sen safdil ve budalasın, dedi. Bizim güzelliğimizin aynasında görünen ben değildir; sen orada kendi gözbebeğini görüyorsun. Hafız-ı Şirazi ---------------------------------------------- Gönlüm hiçbir zeman ilimden mahrum olmadı. Keşfedemediğim sırlar “Ah... bilseydim ki ben kimim? Cihanda böyle hayran kimin peşindeyim? İkbalde isem âsüde yaşasaydım; değilsem hıçkırıklarla ağlasaydım... Molla Câmi --------------------------------------------- “Yüzündeki ben ne kadar yakışmış sana! dedim. - Sen safdil ve budalasın, dedi. Bizim güzelliğimizin aynasında görünen ben değildir; sen orada kendi gözbebeğini görüyorsun. Hafız-ı Şirazi ---------------------------------------------- Gönlüm hiçbir zeman ilimden mahrum olmadı. Keşfedemediğim sırlar - [Samiha Ayverdi - İstanbul Geceleri -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/samiha-ayverdi-istanbul-geceleri-alintilar/) - Ah bu köşkler... bu yıpranmış eski zaman harâbeleri Çamlıca'da ne de çoktur. Bize çiçekten dilleri, rüzgârdan feryadları, güneşten tufanları, rengi, kokusu, şekli, duruşu, kibarlığı ve asâleti ile masallar, hikâyeler, efsâneleşmiş hakikatler fısıldayan Çamlıca, hiç değilse bâzı bâzı Hâmidin: Sâmi Paşa konağı mâzi mesiresi Bir yanda duruyor Selâmi haziresi.. Mısraı ile bir geçmiş zaman yelpâzesinin serinletici Ah bu köşkler... bu yıpranmış eski zaman harâbeleri Çamlıca'da ne de çoktur. Bize çiçekten dilleri, rüzgârdan feryadları, güneşten tufanları, rengi, kokusu, şekli, duruşu, kibarlığı ve asâleti ile masallar, hikâyeler, efsâneleşmiş hakikatler fısıldayan Çamlıca, hiç değilse bâzı bâzı Hâmidin: Sâmi Paşa konağı mâzi mesiresi Bir yanda duruyor Selâmi haziresi.. Mısraı ile bir geçmiş zaman yelpâzesinin serinletici - [Aydın Başar - İrfan Yolculuğu -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/aydin-basar-irfan-yolculugu-alintilar/) - Şah Nakşibend Hazretleri bir defasında abdest için ısıtılan suyu malayani sözlerle ocağa koyan müridlerine şu nasihatte bulunmuştur: “Gafletle pişirilen yemekten yiyen ve gafletle ısıtılan suyla abdest alan kimsenin gönlüne zulümat ve gaflet gelir." Yükseldikçe hassaslık da artıyor.” Sayfa 28 Mehmed Şevket Eygi Beyefendi, Eyüp Sultan'daki Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği'ndeki Ocak 2013 tarihli söyleşisinde bize Şah Nakşibend Hazretleri bir defasında abdest için ısıtılan suyu malayani sözlerle ocağa koyan müridlerine şu nasihatte bulunmuştur: “Gafletle pişirilen yemekten yiyen ve gafletle ısıtılan suyla abdest alan kimsenin gönlüne zulümat ve gaflet gelir." Yükseldikçe hassaslık da artıyor.” Sayfa 28 Mehmed Şevket Eygi Beyefendi, Eyüp Sultan'daki Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği'ndeki Ocak 2013 tarihli söyleşisinde bize - [Mehmet Sabri Genç - Sanatın Seyri -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/mehmet-sabri-genc-sanatin-seyri-alintilar/) - Günümüzde olup biten ne varsa, mümkün olan tek yolculuk sayılacak iç yolculuğumuzu engellemeye yönelik ters vuruşlardır. Andrey Tarkovski, “Bir tek yolculuk mümkün yalnızca; kendi iç dünyamıza yaptığımız yolculuk. Gezegenin yüzeyinde gezinerek pek fazla şey öğrenmiyoruz. İnsanın geri dönmek için yola çıktığına da inanmıyorum. İnsan asla başlangıç noktasına geri dönemez, çünkü o arada kendi de değişir. Günümüzde olup biten ne varsa, mümkün olan tek yolculuk sayılacak iç yolculuğumuzu engellemeye yönelik ters vuruşlardır. Andrey Tarkovski, “Bir tek yolculuk mümkün yalnızca; kendi iç dünyamıza yaptığımız yolculuk. Gezegenin yüzeyinde gezinerek pek fazla şey öğrenmiyoruz. İnsanın geri dönmek için yola çıktığına da inanmıyorum. İnsan asla başlangıç noktasına geri dönemez, çünkü o arada kendi de değişir. - [Turan Karataş - Bir Okurun Notları -Alıntılar-](https://www.ilimcephesi.com/turan-karatas-bir-okurun-notlari-alintilar/) - Asıl şu öneride görüyorum mutluluğun değilse de huzurlu ve sıhhatli yaşamanın yolunu. “Şiddetli ve sevimsiz heyecanlar”dan kaçınarak “günde en az iki saat açık havada hızlı hızlı hareket etmelidir.” Bir türlü beceremediğim şu kural da önemli: Ne geçmişe takılıp kalmak ne salt geleceğe bağlanmak. Gelecek için duyduğumuz endişeler, yaptığımız onlarca plan ve sürekli onlara gidip Asıl şu öneride görüyorum mutluluğun değilse de huzurlu ve sıhhatli yaşamanın yolunu. “Şiddetli ve sevimsiz heyecanlar”dan kaçınarak “günde en az iki saat açık havada hızlı hızlı hareket etmelidir.” Bir türlü beceremediğim şu kural da önemli: Ne geçmişe takılıp kalmak ne salt geleceğe bağlanmak. Gelecek için duyduğumuz endişeler, yaptığımız onlarca plan ve sürekli onlara gidip - [Adem İnce - Eğitilmiş İnsanın İmali. -Alıntılar-](https://www.ilimcephesi.com/adem-ince-egitilmis-insanin-imali-alintilar/) - Bourdieu'ye göre kurumsallaşmış olan her eğitim sistemi, “yapısının ve işleyişinin özgül karakteristiklerini, bir kültürel keyfiyeti yeniden üretme işlevinin yerine getirilmesi için gerekli kurumsal koşulları kuruma özgü araçlarla üretmek ve yeniden üretmek zorunda olmasına borçludur.”196 Eğitim, bu yeniden üretim süreci dâhilinde “ideolojik endoktrinasyon” (ideolojik aşılama/ beyin yıkama) politikalarında etkili bir toplumsal kurum olarak işlev görür. Bourdieu'ye göre kurumsallaşmış olan her eğitim sistemi, “yapısının ve işleyişinin özgül karakteristiklerini, bir kültürel keyfiyeti yeniden üretme işlevinin yerine getirilmesi için gerekli kurumsal koşulları kuruma özgü araçlarla üretmek ve yeniden üretmek zorunda olmasına borçludur.”196 Eğitim, bu yeniden üretim süreci dâhilinde “ideolojik endoktrinasyon” (ideolojik aşılama/ beyin yıkama) politikalarında etkili bir toplumsal kurum olarak işlev görür. - [Zübeyir Gündüzalp - Bir Dava Adamının Notları -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/zubeyir-gunduzalp-bir-dava-adaminin-notlari-alintilar/) - Füruat (hissî geçimsizlikler, imtizaçsızlıklar) füruat... diye diye, esasat da gider. ----------------------------------------- Zaman, mekan ve muhitin insan üzerinde tesiri azimdir. ----------------------------------------- Bir hadise vuku bulduğunda (varta ve yanlışlık) şahıslar ve bizzat o şey üzerinde durmamalı, yoksa o hadiseden alınacak tecrübe ve ibret dersi alınmamış olur. ----------------------------------------- Bir alimin veya ilimle meşgul, malumatı zengin bir kimsenin, bildiği Füruat (hissî geçimsizlikler, imtizaçsızlıklar) füruat... diye diye, esasat da gider. ----------------------------------------- Zaman, mekan ve muhitin insan üzerinde tesiri azimdir. ----------------------------------------- Bir hadise vuku bulduğunda (varta ve yanlışlık) şahıslar ve bizzat o şey üzerinde durmamalı, yoksa o hadiseden alınacak tecrübe ve ibret dersi alınmamış olur. ----------------------------------------- Bir alimin veya ilimle meşgul, malumatı zengin bir kimsenin, bildiği - [Ebû Bekir er-Râzî - Felsefe Risaleleri -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/ebu-bekir-er-razi-felsefe-risaleleri-alintilar/) - En kötü şey, bilmediği halde ruhlara tahakküm etmek; bilip anlamadan bir şey hakkında olumlu veya olumsuz emir vermektir. Bu gibilerin arasında öyleleri vardır ki, bir hayat kurtarmak için adeta can verirler.Ayrıca kendilerine söz gelmesin diye de, iki kişi yanında maldan, paradan en ufak bir söz etmezler. Sonra da hiçbir ölçüye ve araştırmaya başvurmadan, hiçbir esasa En kötü şey, bilmediği halde ruhlara tahakküm etmek; bilip anlamadan bir şey hakkında olumlu veya olumsuz emir vermektir. Bu gibilerin arasında öyleleri vardır ki, bir hayat kurtarmak için adeta can verirler.Ayrıca kendilerine söz gelmesin diye de, iki kişi yanında maldan, paradan en ufak bir söz etmezler. Sonra da hiçbir ölçüye ve araştırmaya başvurmadan, hiçbir esasa - [Şebüsterî - Gülşen-i Raz (Tercüme ve Şerh) -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/sebusteri-gulsen-i-raz-tercume-ve-serh-alintilar/) - Adımla erdirdim hitâma böyle, Yâ Rab, akıbetini mahmûd eyle. Şebüsterî ------------------------------------------------ Şimdi artık ne kendimdeyim ne değilim, Ne ayıkım, ne mahmûr ne de mestim. Gâh o yârin gözleri gibi sarhoşum, Gâh zülfü gibi herc ü merc olmuşum. Gâh sıfât-ı beşeriyyet gereği külhandayım, Gâh o dostun bir bakışıyla gülistandayım. Şebüsterî ------------------------------------------------ Kalmadı artık arada ne Adımla erdirdim hitâma böyle, Yâ Rab, akıbetini mahmûd eyle. Şebüsterî ------------------------------------------------ Şimdi artık ne kendimdeyim ne değilim, Ne ayıkım, ne mahmûr ne de mestim. Gâh o yârin gözleri gibi sarhoşum, Gâh zülfü gibi herc ü merc olmuşum. Gâh sıfât-ı beşeriyyet gereği külhandayım, Gâh o dostun bir bakışıyla gülistandayım. Şebüsterî ------------------------------------------------ Kalmadı artık arada ne - [Sadettin Ökten-Kemal Sayar - Aleme Bir Yar İçin Âh Etmeye Geldik -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/sadettin-okten-kemal-sayar-aleme-bir-yar-icin-ah-etmeye-geldik-alintilar/) - KS: Hayat, sonsuz bir koşuşturmaca içinde geçtiğinde içe bakışımız kayboluyor. Hep dışarıya baktığımız zaman, dışarıdan bir medet umduğumuz, alkış beklediğimiz zaman, iç âlemde yalnız kalıp kendimizle konuştuğumuz, dış âlemden saklanabileceğimiz zamanlar azalıyor. Ve bir istiridye kabuğunun içinde kum tanesi olarak kalıyoruz; inciye dönüşme fırsatını heba ediyoruz. Dolayısıyla insan iç âleminin gelişimine ihtimam göstermeli. --------------------------------------------------------------- Ayaşlı KS: Hayat, sonsuz bir koşuşturmaca içinde geçtiğinde içe bakışımız kayboluyor. Hep dışarıya baktığımız zaman, dışarıdan bir medet umduğumuz, alkış beklediğimiz zaman, iç âlemde yalnız kalıp kendimizle konuştuğumuz, dış âlemden saklanabileceğimiz zamanlar azalıyor. Ve bir istiridye kabuğunun içinde kum tanesi olarak kalıyoruz; inciye dönüşme fırsatını heba ediyoruz. Dolayısıyla insan iç âleminin gelişimine ihtimam göstermeli. --------------------------------------------------------------- Ayaşlı - [Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Erenlerin Bağından -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/yakup-kadri-karaosmanoglu-erenlerin-bagindan-alintilar/) - Gafil! Bil ki, yalnız "şimdi"nin bir değeri var. "Dün" ve "yarın" mevcut değil bile. En güzel ana "Dur" demek ve onu uzatmak; işte saadetin yegâne sırrı." Sayfa 7 ---------------------------------------------- Söyle gençliğini ne yaptın? Söyle gençliğimi ne yaptım? Bundan sonra hülyâlara dalmak artık kabil olmayacak mı? Kalbin en aziz mihmanı ne? Safvet değil mi? Vah onu Gafil! Bil ki, yalnız "şimdi"nin bir değeri var. "Dün" ve "yarın" mevcut değil bile. En güzel ana "Dur" demek ve onu uzatmak; işte saadetin yegâne sırrı." Sayfa 7 ---------------------------------------------- Söyle gençliğini ne yaptın? Söyle gençliğimi ne yaptım? Bundan sonra hülyâlara dalmak artık kabil olmayacak mı? Kalbin en aziz mihmanı ne? Safvet değil mi? Vah onu - [Savaş Ş.Barkçin - Tevhid Medeniyeti -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/savas-s-barkcin-tevhid-medeniyeti-alintilar/) - Akıl iman ile bağlanmayınca, imanın onun üzerindeki hükmü kuvvetlendirilmedikçe elden çıkar. Yabana kaçar. Dışımızdaki, Mevlâ'dan bigâne, gafil, ayrık, uzak şeyleri gerçek sanır. Elden yitip gerçeğin dışındaki bâtıllara, Allah dışındaki varlıklara, ölçü dışındaki aşırılıklara bağlanır. Kısacası akıl insanı insanlıkta, imanda, yolda tutan en büyük nimettir. İmanın bağıdır. Kıymetsiz değildir, çok kıymetlidir.(s.29) ------------------------------------------------------------ Bir anlamı yanlış Akıl iman ile bağlanmayınca, imanın onun üzerindeki hükmü kuvvetlendirilmedikçe elden çıkar. Yabana kaçar. Dışımızdaki, Mevlâ'dan bigâne, gafil, ayrık, uzak şeyleri gerçek sanır. Elden yitip gerçeğin dışındaki bâtıllara, Allah dışındaki varlıklara, ölçü dışındaki aşırılıklara bağlanır. Kısacası akıl insanı insanlıkta, imanda, yolda tutan en büyük nimettir. İmanın bağıdır. Kıymetsiz değildir, çok kıymetlidir.(s.29) ------------------------------------------------------------ Bir anlamı yanlış - [Şeytan'ın Halleri](https://www.ilimcephesi.com/seytanin-halleri/) - İkinci sultan şeytandır. Nefis ise şeytanın vekilidir. Komutanları ise kibir, hased, buhl (cimrilik) açgözlülük, öfke, kahkaha ve maskaralıktır. Sözü geçen bu yedi fiil muhafızlardır. Bundan dolayı kalbin sağ tarafında yedi kale vardır. Her kalede bir muhafız görevlendirilmiştir. Her bir muhafızın yüz bin komutanı vardır. Şimdi, hased ve buhul, dünyayı terk etmekle; bunların tamamı sabr İkinci sultan şeytandır. Nefis ise şeytanın vekilidir. Komutanları ise kibir, hased, buhl (cimrilik) açgözlülük, öfke, kahkaha ve maskaralıktır. Sözü geçen bu yedi fiil muhafızlardır. Bundan dolayı kalbin sağ tarafında yedi kale vardır. Her kalede bir muhafız görevlendirilmiştir. Her bir muhafızın yüz bin komutanı vardır. Şimdi, hased ve buhul, dünyayı terk etmekle; bunların tamamı sabr - [Abdulkadir-i Geylani-el-Fethu'r-Rabbani 3. Sohbet](https://www.ilimcephesi.com/abdulkadir-i-geylani-el-fethur-rabbani-3-sohbet/) - Hisle, duyguyla ve hevesle hareket eden yolda kalır. Varlığınızı ilimle koruyabilirsiniz 3. MECLİS Bu konuşma, Cuma günü dershanede yapıldı. Ko­nuşma tarihi: Hicri 8 Şevval 545, Miladi 1150. Ey şahsına gereken şeyleri bulamayan! Bu hâlin geçip gitmesini şiddetle isteme. Belki gelecek şeylerde seni helak edecek nesneler vardır. Ey hasta! Hastalığın geçmesini mutlak olarak isteme. Afiyetin Hisle, duyguyla ve hevesle hareket eden yolda kalır. Varlığınızı ilimle koruyabilirsiniz 3. MECLİS Bu konuşma, Cuma günü dershanede yapıldı. Ko­nuşma tarihi: Hicri 8 Şevval 545, Miladi 1150. Ey şahsına gereken şeyleri bulamayan! Bu hâlin geçip gitmesini şiddetle isteme. Belki gelecek şeylerde seni helak edecek nesneler vardır. Ey hasta! Hastalığın geçmesini mutlak olarak isteme. Afiyetin - [Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:4-5 ”Notlarım”](https://www.ilimcephesi.com/din-felsefesinin-ana-konulari-cilt4-5-notlarim/) - Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:4 Özsel varlığın örneğe ihtiyacı yoktur; o zâhiri anlama uygun olarak anlaşılır ve te'vil edilmez. O mutlak ve hakiki varlıktır. Rasülullah'ın arş, kürsi, yedi kat gök halkında verdiği haber buna örnek verilebilir. Bunlar, ister duyu ve hayalle algılansınlar ya da algılanmasınlar, özleri itibariyle var olan cisimler olduklarında zahiri anlamlarıyla anlaşılırlar. Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:4 Özsel varlığın örneğe ihtiyacı yoktur; o zâhiri anlama uygun olarak anlaşılır ve te'vil edilmez. O mutlak ve hakiki varlıktır. Rasülullah'ın arş, kürsi, yedi kat gök halkında verdiği haber buna örnek verilebilir. Bunlar, ister duyu ve hayalle algılansınlar ya da algılanmasınlar, özleri itibariyle var olan cisimler olduklarında zahiri anlamlarıyla anlaşılırlar. - [Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2-3 ”Notlarım”](https://www.ilimcephesi.com/din-felsefesinin-ana-konulari-cilt2-3-notlarim/) - Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2 ”Notlarım” Evrenin asıl yapısı birbirinden farklı tabiatlar (tabâyi) ve zıt konumlar (vücûh) üzerine kurulmuştur; özellikle birleşebilenleri bir araya getiren ve ayrılması gerekenleri de ayırabilen aklın amaçlayıp yöneldiği varlık. Bu da hikmet ehlinin “küçük âlem” (el âlemü's-sagir) diye isimlendirdiği insandır. Doğrusu insanlar çeşitli arzulara (ehvâ”) ve farklı tabiatlara sahip kılınmıştır. Onların Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:2 ”Notlarım” Evrenin asıl yapısı birbirinden farklı tabiatlar (tabâyi) ve zıt konumlar (vücûh) üzerine kurulmuştur; özellikle birleşebilenleri bir araya getiren ve ayrılması gerekenleri de ayırabilen aklın amaçlayıp yöneldiği varlık. Bu da hikmet ehlinin “küçük âlem” (el âlemü's-sagir) diye isimlendirdiği insandır. Doğrusu insanlar çeşitli arzulara (ehvâ”) ve farklı tabiatlara sahip kılınmıştır. Onların - [Din Felsefesinin Ana Konuları cilt:1 ''Notlarım''](https://www.ilimcephesi.com/din-felsefesinin-ana-konulari-cilt1-notlarim/) - Basiretli bir kimse tüm çabasını dikkatli düşünmeye, tefekküre, kalbini ve aklını araştırma ve tetkikle meşgul etmeye, inayete uygun ve aktif incelemenin (nazar) şartlarına tam bir şekilde riayet ederek akıl yürütmeye, Yüce Allah'ın zâtı için ve rızasını kazanma uğruna bu ezayı yüklenmeye ve sıkıntıya katlanmaya yöneltirse mükâfat kazanır ve imanından faydalanır. Bu kimse tüm çabasını Basiretli bir kimse tüm çabasını dikkatli düşünmeye, tefekküre, kalbini ve aklını araştırma ve tetkikle meşgul etmeye, inayete uygun ve aktif incelemenin (nazar) şartlarına tam bir şekilde riayet ederek akıl yürütmeye, Yüce Allah'ın zâtı için ve rızasını kazanma uğruna bu ezayı yüklenmeye ve sıkıntıya katlanmaya yöneltirse mükâfat kazanır ve imanından faydalanır. Bu kimse tüm çabasını - [İbn Sina Metafiziğinde Tanrı ve Güzellik](https://www.ilimcephesi.com/ibn-sina-metafiziginde-tanri-ve-guzellik/) - Ayşe TAŞKENT İslam Felsefesinde "güzel"in metafizik açıdan incelenmesi, güzel kavramını, Tanrı ile ilişkili, ontolojik bir çerçevede ele almayı zorunlu kılmaktadır. Güzel kavramının ontolojik bağlamda incelenmesi, İbn Sina'nın "Tanrı" tasavvurunu, Tanrı ile güzel arasında nasıl bir ilişki kurduğunu incelemeyi gerektirmektedir. İbn Sina'ya göre varlık, şey ve zorunlu kavramları insan zihninde a priori olarak biçimlenmiştir. İnsan aklı Ayşe TAŞKENT İslam Felsefesinde "güzel"in metafizik açıdan incelenmesi, güzel kavramını, Tanrı ile ilişkili, ontolojik bir çerçevede ele almayı zorunlu kılmaktadır. Güzel kavramının ontolojik bağlamda incelenmesi, İbn Sina'nın "Tanrı" tasavvurunu, Tanrı ile güzel arasında nasıl bir ilişki kurduğunu incelemeyi gerektirmektedir. İbn Sina'ya göre varlık, şey ve zorunlu kavramları insan zihninde a priori olarak biçimlenmiştir. İnsan aklı - [İbn Sina:Okuma Parçaları](https://www.ilimcephesi.com/ibn-sinaokuma-parcalari/) - Onun Bizatihi Aşık Olunan ve Aşık, Haz Alınan ve Haz Alan Olduğu ve Hazzın, Uygun Olan iyiliği İdrak Etme Olduğu Hakkında Onun salt akli bir mahiyet, eksiklik yönlerinin her birinden uzak salt iyilik ve her yönden bir olmasının ötesinde bir güzellik ve letafet olması mümkün değildir. Dolayısıyla, zorunlu varlık için salt güzellik ve letafet Onun Bizatihi Aşık Olunan ve Aşık, Haz Alınan ve Haz Alan Olduğu ve Hazzın, Uygun Olan iyiliği İdrak Etme Olduğu Hakkında Onun salt akli bir mahiyet, eksiklik yönlerinin her birinden uzak salt iyilik ve her yönden bir olmasının ötesinde bir güzellik ve letafet olması mümkün değildir. Dolayısıyla, zorunlu varlık için salt güzellik ve letafet - [Sanat ve Güzel: Kavramsal Bir Çerçeve](https://www.ilimcephesi.com/sanat-ve-guzel-kavramsal-bir-cerceve/) - SANAT ve GÜZEL: KAVRAMSAL BİR ÇERÇEVE Halide YENEN* Giriş Sanat ve güzel birbirinden ayrılmayan, biri diğerini hatırlatan, manaları kolayca idrak edilen iki sözcük; fakat bir o kadar da filozofları, dil bilimcileri, sanatkarları üzerinde düşünmeye sevkeden iki kavram çifti olmuştur. Sözcük anlamı itibariyle sanat, eser üretme kabiliyeti, güzel ise göze güzel görünen şeklinde anlaşılmaktadır. Bir terim SANAT ve GÜZEL: KAVRAMSAL BİR ÇERÇEVE Halide YENEN* Giriş Sanat ve güzel birbirinden ayrılmayan, biri diğerini hatırlatan, manaları kolayca idrak edilen iki sözcük; fakat bir o kadar da filozofları, dil bilimcileri, sanatkarları üzerinde düşünmeye sevkeden iki kavram çifti olmuştur. Sözcük anlamı itibariyle sanat, eser üretme kabiliyeti, güzel ise göze güzel görünen şeklinde anlaşılmaktadır. Bir terim - [Varlık Hem Şahit Hem de Meşhuttur](https://www.ilimcephesi.com/varlik-hem-sahit-hem-de-meshuttur/) - Şahitlik, en büyük ayetlerdendir. İnsanın ona dair tefekkürü arttıkça hayreti de artar. En hayret verici yönlerinden biri, otonom bir şekilde sayıların dizilimine benzer bir dizilime sahip olmasıdır. Bir yere gelen, şahitlik yapmıştır. Orada bulunduğunu beyan edip haber veren şahitlik yapmıştır. Bu beyanı dinleyen de şahitlik yapmıştır. Bu ilk beyanı dinlediğini beyan eden de şahitlik Şahitlik, en büyük ayetlerdendir. İnsanın ona dair tefekkürü arttıkça hayreti de artar. En hayret verici yönlerinden biri, otonom bir şekilde sayıların dizilimine benzer bir dizilime sahip olmasıdır. Bir yere gelen, şahitlik yapmıştır. Orada bulunduğunu beyan edip haber veren şahitlik yapmıştır. Bu beyanı dinleyen de şahitlik yapmıştır. Bu ilk beyanı dinlediğini beyan eden de şahitlik - [Yeryüzünün Sonbaharından Dünyanın Sonbaharına](https://www.ilimcephesi.com/yeryuzunun-sonbaharindan-dunyanin-sonbaharina/) - Oysa ben akşam olmuşum Yapraklarım dökülüyor usul usul Adım sonbahar Attila İlhan, Ayrılık Sevdaya Dahil, s. 103. Sait Faik Abasıyanık, 1934 yılında Varlık, dergisi için kaleme aldığı Sonbahar yazısında çiçeklerin ve ağaçların, toprağın en ka­ranlık derinliklerinde mevcut olan esrarı aslında kokularıyla ve renkleriyle ifşa ettiklerini, lâkin insanın bu tecellileri bir türlü an- lamlandıramadığını yazar. Oysa ben akşam olmuşum Yapraklarım dökülüyor usul usul Adım sonbahar Attila İlhan, Ayrılık Sevdaya Dahil, s. 103. Sait Faik Abasıyanık, 1934 yılında Varlık, dergisi için kaleme aldığı Sonbahar yazısında çiçeklerin ve ağaçların, toprağın en ka­ranlık derinliklerinde mevcut olan esrarı aslında kokularıyla ve renkleriyle ifşa ettiklerini, lâkin insanın bu tecellileri bir türlü an- lamlandıramadığını yazar. - [Türkiye'nin Ahlak Daralması](https://www.ilimcephesi.com/turkiyenin-ahlak-daralmasi-2/) - Bir yerde bir konuya İlişkin sorun varsa, bu konu farkında olmadan, sürekli bir gündem oluşturuyor, kendini farklı sa­halarda karşımıza çıkarıyor. Türkiye’de herkesin herkesi ah­lâkın bir boyutu üzerinden itham ettiği, yargıladığı, mahkûm etmeye çalıştığı, ilginç bir şekilde kendini var olan bütün hercümercin dışında gördüğü bir süreci epey bir zamandır yaşıyoruz. Bu durumu ülkenin genel siyasi Bir yerde bir konuya İlişkin sorun varsa, bu konu farkında olmadan, sürekli bir gündem oluşturuyor, kendini farklı sa­halarda karşımıza çıkarıyor. Türkiye’de herkesin herkesi ah­lâkın bir boyutu üzerinden itham ettiği, yargıladığı, mahkûm etmeye çalıştığı, ilginç bir şekilde kendini var olan bütün hercümercin dışında gördüğü bir süreci epey bir zamandır yaşıyoruz. Bu durumu ülkenin genel siyasi - [Gönül Zenginliği ve Abdullah b. Esâd Muhâsibî’nin Hikâyesi](https://www.ilimcephesi.com/gonul-zenginligi-ve-abdullah-b-esad-muhasibinin-hikayesi/) - On Üçüncü Fasıl Bize Ahmed b. Yûnus, ona Ebû Bekir, ona Ebû Hasîn,[1] ona Ebû Sâlih, ona da Ebû Hüreyre'nin rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil; gönül zengin­liğidir."[2] Ebû Hüreyre'nin (r.a.) rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Zenginlik, mal çokluğu, yani altın ve mal toplayıp onu biriktirmek, On Üçüncü Fasıl Bize Ahmed b. Yûnus, ona Ebû Bekir, ona Ebû Hasîn,[1] ona Ebû Sâlih, ona da Ebû Hüreyre'nin rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil; gönül zengin­liğidir."[2] Ebû Hüreyre'nin (r.a.) rivâyet ettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Zenginlik, mal çokluğu, yani altın ve mal toplayıp onu biriktirmek, - [Selam Vermek ve Abdullah Hafif-i Şirâzî'nin Hikâyesi](https://www.ilimcephesi.com/selam-vermek-ve-abdullah-hafif-i-sirazinin-hikayesi/) - Otuz Beşinci Fasıl Bize Abdullah b. Yûsuf, ona el-Leys, ona Yezîd, ona Ebû el-Hayr, ona da Abdullah b. Amr'in[1] rivayet ettiğine göre: Bir adam Hz. Peygamber'e "İslâm'da hangi davranış hayırlıdır?" diye sordu. Hz. Peygamber (s.a.v.) "Yemek ye­dirmen ve tanıdığın tanımadığın herkese selâm vermendir" buyurdu.[2] Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona ez-Zührî, ona Atâ Otuz Beşinci Fasıl Bize Abdullah b. Yûsuf, ona el-Leys, ona Yezîd, ona Ebû el-Hayr, ona da Abdullah b. Amr'in[1] rivayet ettiğine göre: Bir adam Hz. Peygamber'e "İslâm'da hangi davranış hayırlıdır?" diye sordu. Hz. Peygamber (s.a.v.) "Yemek ye­dirmen ve tanıdığın tanımadığın herkese selâm vermendir" buyurdu.[2] Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyân, ona ez-Zührî, ona Atâ - [Müminin Hüzmünün Sevabı ve Muhammed b. Abdullah Münâzil'in Hikâyesi](https://www.ilimcephesi.com/muminin-huzmunun-sevabi-ve-muhammed-b-abdullah-munazilin-hikayesi/) - Yirmi İkinci Fasıl Bana Abdullah b. Muhammed, ona Abdülmelik b. Amr, ona Züheyr b. Muhammed, ona Muhammed b. Amr b. Halhale, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hüreyre'nin, Peygamber'in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivâyet etmişlerdir: "Yüce Allah, Müslümanm başına gelen her türlü yor­gunluk, hastalık, gelecek kaygısı, üzüntü, başkalarından gördüğü eziyet ve Yirmi İkinci Fasıl Bana Abdullah b. Muhammed, ona Abdülmelik b. Amr, ona Züheyr b. Muhammed, ona Muhammed b. Amr b. Halhale, ona Atâ b. Yesâr, ona da Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hüreyre'nin, Peygamber'in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivâyet etmişlerdir: "Yüce Allah, Müslümanm başına gelen her türlü yor­gunluk, hastalık, gelecek kaygısı, üzüntü, başkalarından gördüğü eziyet ve - [Tıb ve Ebû Alî Sakafî'nin Hikâyesi](https://www.ilimcephesi.com/tib-ve-ebu-ali-sakafinin-hikayesi/) - Yirmi Ücüncü Fasıl Bana Muhammed b. el-Müsennâ, ona Ebû Ahmed ez-Zübeyrî, ona Ömer b. Sâîd b. Ebû Hüseyin, ona Atâ b. Ebû Rebâh, ona da Ebû Hüreyre'nin rivâyet ettiğine göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah, şifâsını indirmediği hiçbir hastalık indirmemiştir.''[1] Bize Muhammed b. Abdurrahîm,[2] ona Süreye[3] b. Yûnus, ona Ebû Hâris, ona Mervân b. Şücâ', Yirmi Ücüncü Fasıl Bana Muhammed b. el-Müsennâ, ona Ebû Ahmed ez-Zübeyrî, ona Ömer b. Sâîd b. Ebû Hüseyin, ona Atâ b. Ebû Rebâh, ona da Ebû Hüreyre'nin rivâyet ettiğine göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Allah, şifâsını indirmediği hiçbir hastalık indirmemiştir.''[1] Bize Muhammed b. Abdurrahîm,[2] ona Süreye[3] b. Yûnus, ona Ebû Hâris, ona Mervân b. Şücâ', - [Hak Teala'yı Bilmek](https://www.ilimcephesi.com/hak-tealayi-bilmek/) - Kendini Bilmek, Hakk'ı Bilmenin Anahtarıdır Bil ki, geçmiş peygamberlerin kitaplarında onlara söylenen şu ifade meşhurdur: "Kendini bil ki Rabbini bilesin." Ayrıca hadislerde ve büyük zatların sözleri içerisinde de "Kendini bilen, Rabbini bilir." sözü meşhurdur. Bütün bunlar göstermektedir ki insan nefsi bir aynaya benzer; ona bakan, Hakk'ı görür. Bununla birlikte birçok insan kendine bakar fakat Hakk'ı Kendini Bilmek, Hakk'ı Bilmenin Anahtarıdır Bil ki, geçmiş peygamberlerin kitaplarında onlara söylenen şu ifade meşhurdur: "Kendini bil ki Rabbini bilesin." Ayrıca hadislerde ve büyük zatların sözleri içerisinde de "Kendini bilen, Rabbini bilir." sözü meşhurdur. Bütün bunlar göstermektedir ki insan nefsi bir aynaya benzer; ona bakan, Hakk'ı görür. Bununla birlikte birçok insan kendine bakar fakat Hakk'ı - [Yeni Ateistlerin Bilim Anlayışı](https://www.ilimcephesi.com/yeni-ateistlerin-bilim-anlayisi/) - Yeni Ateist literatürle karşılaşan bir kişinin aklında belirecek ilk sorulardan birisi şudur: Acaba Yeni Ateistler bilime olan sevgileri nedeniyle mi dine karşı bu denli öfkeli ve ön yargılıdırlar, yoksa dine karşı öfkeleri nedeniyle mi bilimi kendilerine kalkan olarak kullanmaktadırlar? Bu kitapta ikinci tezin doğruluğunu göstermeye çalışacağım. Bununla beraber, nedensellik benim iddia ettiğim şekilde çalışmasa Yeni Ateist literatürle karşılaşan bir kişinin aklında belirecek ilk sorulardan birisi şudur: Acaba Yeni Ateistler bilime olan sevgileri nedeniyle mi dine karşı bu denli öfkeli ve ön yargılıdırlar, yoksa dine karşı öfkeleri nedeniyle mi bilimi kendilerine kalkan olarak kullanmaktadırlar? Bu kitapta ikinci tezin doğruluğunu göstermeye çalışacağım. Bununla beraber, nedensellik benim iddia ettiğim şekilde çalışmasa - [Yeni Ateizm ve Din](https://www.ilimcephesi.com/yeni-ateizm-ve-din/) - YENİ ATEİZM VE DİN Bu bölümde, Yeni Ateistlerin din ve bilim ile ilgili görüşlerini ve bu iki kavramı nasıl ilişkilendirdiklerini anlatmaya başlayacağım. Daha spesifik olmak gerekirse Yeni Ateistlerin dini, toplum ve birey için zararlı bir fenomen olarak sunduklarım, bilimi ise din karşıtı bir araç olarak işlevselleştirdiklerini örneklerle göstermeye çalışacağım. BİYOLOJİ LABORATUVARI VE UZAY GEMİSİ Konuya YENİ ATEİZM VE DİN Bu bölümde, Yeni Ateistlerin din ve bilim ile ilgili görüşlerini ve bu iki kavramı nasıl ilişkilendirdiklerini anlatmaya başlayacağım. Daha spesifik olmak gerekirse Yeni Ateistlerin dini, toplum ve birey için zararlı bir fenomen olarak sunduklarım, bilimi ise din karşıtı bir araç olarak işlevselleştirdiklerini örneklerle göstermeye çalışacağım. BİYOLOJİ LABORATUVARI VE UZAY GEMİSİ Konuya - [Tahminler](https://www.ilimcephesi.com/tahminler/) - Dünya tahminlerle dolup taşıyor. Geleceğe dair imgeler her yönden üzerimize fırlatılıyor. Sürekli olarak bizden, geleceğin harikalarım hayal etmemiz, yarının getireceği şeyleri düşleme­miz bekleniyor. Ancak bize sunulan bu düş ve hayallerin pek de hoş olmayan, demokratik olmayan bir alt yapısı var. Gelecekte yaşamın yalnızca tek bir biçimde sürdürülebileceği düşüncesi bize âdeta zorla kabul ettiriliyor; üstelik Dünya tahminlerle dolup taşıyor. Geleceğe dair imgeler her yönden üzerimize fırlatılıyor. Sürekli olarak bizden, geleceğin harikalarım hayal etmemiz, yarının getireceği şeyleri düşleme­miz bekleniyor. Ancak bize sunulan bu düş ve hayallerin pek de hoş olmayan, demokratik olmayan bir alt yapısı var. Gelecekte yaşamın yalnızca tek bir biçimde sürdürülebileceği düşüncesi bize âdeta zorla kabul ettiriliyor; üstelik - [Şöhret](https://www.ilimcephesi.com/sohret/) - Bir pandaya bakmanın ne gibi bir faydası olduğunu, eskiden hep merak ederdim. Bu soru, çocuklarımı hayvanat bahçesine götürdüğüm her seferinde aklıma gelirdi. Ana çekim gücü olan ünlü panda Chin Chin’i görmek için giderdik. Tüm ziyaretleri­mizin değişmeyen bir desene sahip olduğunu fark ettim. Birkaç ‘Oo!’ ve ‘Aa!’ sesinden sonra hemen ardından gelen üzgün bir itirafı Bir pandaya bakmanın ne gibi bir faydası olduğunu, eskiden hep merak ederdim. Bu soru, çocuklarımı hayvanat bahçesine götürdüğüm her seferinde aklıma gelirdi. Ana çekim gücü olan ünlü panda Chin Chin’i görmek için giderdik. Tüm ziyaretleri­mizin değişmeyen bir desene sahip olduğunu fark ettim. Birkaç ‘Oo!’ ve ‘Aa!’ sesinden sonra hemen ardından gelen üzgün bir itirafı - [Dönen Duvar](https://www.ilimcephesi.com/donen-duvar/) - Gai Eaton Yıllar önce okuduğum fakat nerede geçtiğini unuttuğum bir sufi hikâyesi vardır. Bir zamanlar hayatı boyunca dikkatsiz davran­mış bir adam varmış. Ölüm hâlinden sonra kendisini yavaş yavaş dönen yüksek bir duvarın önünde bulmuş. Adama her bin yılda bir cennete açılan bir kapının oturduğu yerle aynı hizaya geleceği ve bu kapının çok kısa bir Gai Eaton Yıllar önce okuduğum fakat nerede geçtiğini unuttuğum bir sufi hikâyesi vardır. Bir zamanlar hayatı boyunca dikkatsiz davran­mış bir adam varmış. Ölüm hâlinden sonra kendisini yavaş yavaş dönen yüksek bir duvarın önünde bulmuş. Adama her bin yılda bir cennete açılan bir kapının oturduğu yerle aynı hizaya geleceği ve bu kapının çok kısa bir - [İlerleme Teolojisi](https://www.ilimcephesi.com/ilerleme-teolojisi/) - Wael Hallaq Arap mütefekkirlerin çoğunu Batı “mukallitleri" diye tanımlıyorsunuz. Bunun bir bakıma kültürel özgüllüğün yüceltilmesi anlamına geldiğini söyleyen münekkitleri­nize nasıl cevap verirsiniz? Bildiğiniz üzere modernist tahayyülümüzde ilerleme fikrinin baskınlığı, geleneğin donuk olduğu ve geri kaldığı yönündeki modernist inan­cımız sebebiyle bu itham, aslında modern şeyler hak­kında eleştirel düşünen herkes için bir ön kabuldür. Bu bağlamda, Wael Hallaq Arap mütefekkirlerin çoğunu Batı “mukallitleri" diye tanımlıyorsunuz. Bunun bir bakıma kültürel özgüllüğün yüceltilmesi anlamına geldiğini söyleyen münekkitleri­nize nasıl cevap verirsiniz? Bildiğiniz üzere modernist tahayyülümüzde ilerleme fikrinin baskınlığı, geleneğin donuk olduğu ve geri kaldığı yönündeki modernist inan­cımız sebebiyle bu itham, aslında modern şeyler hak­kında eleştirel düşünen herkes için bir ön kabuldür. Bu bağlamda, - [Gazze'nin Yıkımı, Modernitenin Gerçek Yüzünü Açığa Çıkardı](https://www.ilimcephesi.com/gazzenin-yikimi-modernitenin-gercek-yuzunu-aciga-cikardi/) - Malumunuz olduğu üzere ABD üniversitelerindeki sloganları engelleme girişimine tanık oluyoruz. Mese­la Columbia Üniversitesi rektörü; profesör ve öğrenciler tarafından kullanılan intifada ve "denizden nehre''gibi sloganları antisemitik olarak görmekte ve bunların kul­lanımını engelleyen birtakım kısıtlamalar getirmektedir. Bunun anlamı nedir? Antisemitizm, Siyonizm’i eleştiren herkese karşı bir silah hâline mi gelmiştir? Sorunuz, soykütüksel bakış açısıyla (yani meselenin kökenini Malumunuz olduğu üzere ABD üniversitelerindeki sloganları engelleme girişimine tanık oluyoruz. Mese­la Columbia Üniversitesi rektörü; profesör ve öğrenciler tarafından kullanılan intifada ve "denizden nehre''gibi sloganları antisemitik olarak görmekte ve bunların kul­lanımını engelleyen birtakım kısıtlamalar getirmektedir. Bunun anlamı nedir? Antisemitizm, Siyonizm’i eleştiren herkese karşı bir silah hâline mi gelmiştir? Sorunuz, soykütüksel bakış açısıyla (yani meselenin kökenini - [İslam Hukuku ve İslami İlimler Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/islam-hukuku-ve-islami-ilimler-uzerine/) - Wael Hallaq Öncelikle röportaj ricamızı kabul ettiğiniz için çok te­şekkür ederiz. İlk olarak hayat hikâyeniz üzerinde dur­mak istiyorum. İslam ve İslam hukukuna olan ilginiz ne zaman başladı? Geçmiş yaşantınız bu alanı seçmenizde etkili oldu mu? Oldu ise ne yönden etkili oldu? İslam hukukuna ilgim aslında tamamen bir rastlantı ile başladı. Hukuka ilgim vardı ve avukat Wael Hallaq Öncelikle röportaj ricamızı kabul ettiğiniz için çok te­şekkür ederiz. İlk olarak hayat hikâyeniz üzerinde dur­mak istiyorum. İslam ve İslam hukukuna olan ilginiz ne zaman başladı? Geçmiş yaşantınız bu alanı seçmenizde etkili oldu mu? Oldu ise ne yönden etkili oldu? İslam hukukuna ilgim aslında tamamen bir rastlantı ile başladı. Hukuka ilgim vardı ve avukat - [Sosyal Medya Kaynaklı Mahremiyet İhlalleri](https://www.ilimcephesi.com/sosyal-medya-kaynakli-mahremiyet-ihlalleri/) - RTÜK'ûn 2024 te yaptığı araştırmaya göre gençlerin %92 si, interneti düzenli olarak kullanmakta ve günde ortalama 4.5 saatten fâzla internette vakit geçirmektedir. Günümüzde çocuk ve ergenler arasında geleneksel medya kullanımı azalırken sosyal medya kul­lanımı hızla artmaktadır. Gençlerin %95’i en az bir sosyal medya hesabına sahiptir. Ayrıca yaklaşık her beş gençten biri, ailesinin bil­mediği “gizli" bir RTÜK'ûn 2024 te yaptığı araştırmaya göre gençlerin %92 si, interneti düzenli olarak kullanmakta ve günde ortalama 4.5 saatten fâzla internette vakit geçirmektedir. Günümüzde çocuk ve ergenler arasında geleneksel medya kullanımı azalırken sosyal medya kul­lanımı hızla artmaktadır. Gençlerin %95’i en az bir sosyal medya hesabına sahiptir. Ayrıca yaklaşık her beş gençten biri, ailesinin bil­mediği “gizli" bir - [Bahçeler](https://www.ilimcephesi.com/bahceler/) - Hasan Akay Bahar Bahçesi!.. Benim Mosteralar Leylâ’dan daha güzel. Gelip gidenleri karşılıyor yaprak tasarımları! En doğal fırsat onları sevmek! Bir benzeri yok zaten, hepsi başka renk! Hepsi can fincanları! Bayılıyorum oynamaya toz toprak atasında. Ve bitkiler düşlemek: Kurslara hiç gitmemiş!.. Diplomaya gerek yok bitkiyi sevmek için!.. En derin bilgileri onlardan alıyorum! Yaşlanmayı engelliyor bitkilerin Hasan Akay Bahar Bahçesi!.. Benim Mosteralar Leylâ’dan daha güzel. Gelip gidenleri karşılıyor yaprak tasarımları! En doğal fırsat onları sevmek! Bir benzeri yok zaten, hepsi başka renk! Hepsi can fincanları! Bayılıyorum oynamaya toz toprak atasında. Ve bitkiler düşlemek: Kurslara hiç gitmemiş!.. Diplomaya gerek yok bitkiyi sevmek için!.. En derin bilgileri onlardan alıyorum! Yaşlanmayı engelliyor bitkilerin - [Titreşimlerin Filizlendiği ‘Nokta’da ATOMLAR UTANIYOR!](https://www.ilimcephesi.com/titresimlerin-filizlendigi-noktada-atomlar-utaniyor/) - “Utanmak îmânın bir parçasıdır!”[27] Atomlar utanıyor! Fotonlar utanıyor! Yaptığın hareke­te karşı tavır alıyor, eyleme geçiyorlar. Meselâ sukulent atomla­rı! Nazlanıyor, küsüyor, yaprağını döküyor: Sana sinyal veriyor. İrade gösteriyor. Sen ne yapıyorsun? Sınırı aşıyorsun, ona dokunamazsın! Helâl sertifikan yok­sa onlara dokunamazsın, mahremlerine giremezsin! Helâlleşmen lâzım kırdıysan bir dalını. Muhakkak bulmalısın bir hâl yolunu! Odalarını didikleyemezsin. Oda senfonilerini “Utanmak îmânın bir parçasıdır!”[27] Atomlar utanıyor! Fotonlar utanıyor! Yaptığın hareke­te karşı tavır alıyor, eyleme geçiyorlar. Meselâ sukulent atomla­rı! Nazlanıyor, küsüyor, yaprağını döküyor: Sana sinyal veriyor. İrade gösteriyor. Sen ne yapıyorsun? Sınırı aşıyorsun, ona dokunamazsın! Helâl sertifikan yok­sa onlara dokunamazsın, mahremlerine giremezsin! Helâlleşmen lâzım kırdıysan bir dalını. Muhakkak bulmalısın bir hâl yolunu! Odalarını didikleyemezsin. Oda senfonilerini - [Kimlik](https://www.ilimcephesi.com/kimlik/) - I.BÖLÜM KİMLİK “Felsefeye haddinden fâzla değer vermekten ve bu nedenle de ondan fazlasıyla bir şeyler beklemekten vazgeçmenin zamanı gelmiştir. Dünyanın bugünkü buhranında gerekli olan şudur: Daha az felsefe ama düşünmeye daha fazla saygı; daha az ede­biyat ama hecelemeye daha fazla İhtimam. Geleceğin düşün­mesi artık felsefe değildir; çünkü o, felsefeyle özdeş olan me­tafizikten daha köklü düşünmektedir. I.BÖLÜM KİMLİK “Felsefeye haddinden fâzla değer vermekten ve bu nedenle de ondan fazlasıyla bir şeyler beklemekten vazgeçmenin zamanı gelmiştir. Dünyanın bugünkü buhranında gerekli olan şudur: Daha az felsefe ama düşünmeye daha fazla saygı; daha az ede­biyat ama hecelemeye daha fazla İhtimam. Geleceğin düşün­mesi artık felsefe değildir; çünkü o, felsefeyle özdeş olan me­tafizikten daha köklü düşünmektedir. - [Düşüncesizliğin Direnci](https://www.ilimcephesi.com/dusuncesizligin-direnci/) - Şimdi hangi yöne gideceksiniz öyleyse?1' et-Tekvîr 81/26 Karşıt Dirençler Kur’ân’ın tefekkür konusunu kabaca ‘düşünenler’ (tefekkür) ve ‘düşün­meyenler’ (düşüncesizlik) şeklinde ikili yapı içinde ele alması ve kimi zaman bunu ‘görmek ve görmemek’ arasındaki farka benzetmesi[2ge­nel olarak direnç mantığı ile ilgilidir. Kur’ân tarihsel ve coğrafî olarak yerleşik dinî inançlara sahip insanlara seslendiği ve onları bu inançları bırakıp Şimdi hangi yöne gideceksiniz öyleyse?1' et-Tekvîr 81/26 Karşıt Dirençler Kur’ân’ın tefekkür konusunu kabaca ‘düşünenler’ (tefekkür) ve ‘düşün­meyenler’ (düşüncesizlik) şeklinde ikili yapı içinde ele alması ve kimi zaman bunu ‘görmek ve görmemek’ arasındaki farka benzetmesi[2ge­nel olarak direnç mantığı ile ilgilidir. Kur’ân tarihsel ve coğrafî olarak yerleşik dinî inançlara sahip insanlara seslendiği ve onları bu inançları bırakıp - [Yankı Olarak Güzellik](https://www.ilimcephesi.com/yanki-olarak-guzellik/) - Her güzel daha güzele yaver; "Allah güzeldir, güzeli sever.''107 Necip Fazıl Sanat büyüdür, mantık değil...'108 Edith Sitwell İslâm da güzel (güzellik) ve tefekkür arasındaki ilişki nedir? Necip Fazıl’ın epigraftaki şiirinde yer alan hadis bize bu konuda ne söyler? Görebildi­ğimiz kadarıyla, “Allah güzeldir, güzeli/güzelliği sever” hadisi, güzelliği yankı olarak ele almaktadır. Bu yankı, bir sesin sert Her güzel daha güzele yaver; "Allah güzeldir, güzeli sever.''107 Necip Fazıl Sanat büyüdür, mantık değil...'108 Edith Sitwell İslâm da güzel (güzellik) ve tefekkür arasındaki ilişki nedir? Necip Fazıl’ın epigraftaki şiirinde yer alan hadis bize bu konuda ne söyler? Görebildi­ğimiz kadarıyla, “Allah güzeldir, güzeli/güzelliği sever” hadisi, güzelliği yankı olarak ele almaktadır. Bu yankı, bir sesin sert - [Gönül Mantığı](https://www.ilimcephesi.com/gonul-mantigi/) - “Onların kalpleri var ama anlamazlar...’’ el-A'râf 7/179. Aşk, söze sığmaz... Aşkı, âşıklığıyine aşk şerbetti Mevlânâ Celâleddîn Rûmî Güzelliğin on par’etmez Şu bendeki aşk olmasa Âşık Veysel Aşkın Paradoksal Karakteri Nispeten yaygın bir ön-kabule göre, aşk ışıma hadisesidir. O, göz ve akıl ile görülemeyenin kalben görülmesi, sevilen varlığın gönülde ışımasıdır. Âşık Veysel’in epigraf olarak kullandığımız şiirinde, “Onların kalpleri var ama anlamazlar...’’ el-A'râf 7/179. Aşk, söze sığmaz... Aşkı, âşıklığıyine aşk şerbetti Mevlânâ Celâleddîn Rûmî Güzelliğin on par’etmez Şu bendeki aşk olmasa Âşık Veysel Aşkın Paradoksal Karakteri Nispeten yaygın bir ön-kabule göre, aşk ışıma hadisesidir. O, göz ve akıl ile görülemeyenin kalben görülmesi, sevilen varlığın gönülde ışımasıdır. Âşık Veysel’in epigraf olarak kullandığımız şiirinde, - [Melihşah Sezen - Mayınlı Arazide Gece Yürüyüşü / Kitap Özeti](https://www.ilimcephesi.com/melihsah-sezen-mayinli-arazide-gece-yuruyusu-kitap-ozeti/) - "Kral çıplak" demenin belki de bin bir yolu var fakat, Anadolu insanının başından geçen hadiseleri olanca çıplaklığıyla ifade etmenin bir yolu var mı, ondan emin değilim. Hiç kimse olanca çıplaklığıyla bu hakikatleri dile getirmedi, getiremedi. İlk paragrafta beyan ettiğim "saf entelektüel yetişmemesi" tamda buna karşılık geliyor. Çünkü eğer "kaygısız, minnetsiz, hakikati hakikat olduğu için dile "Kral çıplak" demenin belki de bin bir yolu var fakat, Anadolu insanının başından geçen hadiseleri olanca çıplaklığıyla ifade etmenin bir yolu var mı, ondan emin değilim. Hiç kimse olanca çıplaklığıyla bu hakikatleri dile getirmedi, getiremedi. İlk paragrafta beyan ettiğim "saf entelektüel yetişmemesi" tamda buna karşılık geliyor. Çünkü eğer "kaygısız, minnetsiz, hakikati hakikat olduğu için dile - [Uçuk Fikirlerin Sosyolojisi](https://www.ilimcephesi.com/ucuk-fikirlerin-sosyolojisi/) - Psikolojisi de var tabii... Belki de sosyolojisinden daha önemli ve öncelikli... Her açıdan araştırmaya değer. Ama nasıl ya­pılacak? Gidip adama senin böyle böyle uçuk fikirlerin var, on- ları mı sorup niyetini deşifre edeceğiz? Neyse, nasıl yapılaca­ğını bilmem, ama yapılması gerektiğine inanıyorum. Burada benim yapacağım kısa bir deneme... Geçmeden şu hususu da hatırlatmak isterim: Uçuk Psikolojisi de var tabii... Belki de sosyolojisinden daha önemli ve öncelikli... Her açıdan araştırmaya değer. Ama nasıl ya­pılacak? Gidip adama senin böyle böyle uçuk fikirlerin var, on- ları mı sorup niyetini deşifre edeceğiz? Neyse, nasıl yapılaca­ğını bilmem, ama yapılması gerektiğine inanıyorum. Burada benim yapacağım kısa bir deneme... Geçmeden şu hususu da hatırlatmak isterim: Uçuk - [İnsan Doğası Diye Bir Şey Var mıdır?Varsa Doğuştan İyi Midir Kötü Müdür?](https://www.ilimcephesi.com/insan-dogasi-diye-bir-sey-var-midirvarsa-dogustan-iyi-midir-kotu-mudur/) - Bir dizi... Bir diyalog... - İnsanın kökünde karanlık var diye bakmak... İnsan kötü doğar. Bugün psikolojinin baktığı nokta burası değil mi? - Evet insan iyiyi yaşayarak öğrenir diye genel bir kanı var, doğru. - Psikiyatrinin Hristiyanlığın yaygın olduğu yerlerde geliş­mesinden dolayı... - Nasıl? - Çünkü onlar kökene günahı yerleştiriyor. Tüm insanlar günahkardır ve Hz. Bir dizi... Bir diyalog... - İnsanın kökünde karanlık var diye bakmak... İnsan kötü doğar. Bugün psikolojinin baktığı nokta burası değil mi? - Evet insan iyiyi yaşayarak öğrenir diye genel bir kanı var, doğru. - Psikiyatrinin Hristiyanlığın yaygın olduğu yerlerde geliş­mesinden dolayı... - Nasıl? - Çünkü onlar kökene günahı yerleştiriyor. Tüm insanlar günahkardır ve Hz. - [Bizde Felsefe Yok Mu?](https://www.ilimcephesi.com/bizde-felsefe-yok-mu/) - Meşhur tartışmadır: İslam dünyasında felsefi düşünce ge­lişmemiştir. Bu tartışmada “hayır efendim, İslam’da fel­sefe vardır” ya da “ne münasebet, İslam’da felsefe yoktur” şek­linde özür dileyici veya tepkisel cevaplar üretilmiştir. Burada hemen “bizde felsefe vardır”; çünkü bizde Kindiler, Farabiler, Ibn Sinalar olagelmiştir” şeklinde bir savunmaya girmek iste­miyorum. Evet, aldın esas ve hakim bir yöntem olması anla­mıyla İslam’da Meşhur tartışmadır: İslam dünyasında felsefi düşünce ge­lişmemiştir. Bu tartışmada “hayır efendim, İslam’da fel­sefe vardır” ya da “ne münasebet, İslam’da felsefe yoktur” şek­linde özür dileyici veya tepkisel cevaplar üretilmiştir. Burada hemen “bizde felsefe vardır”; çünkü bizde Kindiler, Farabiler, Ibn Sinalar olagelmiştir” şeklinde bir savunmaya girmek iste­miyorum. Evet, aldın esas ve hakim bir yöntem olması anla­mıyla İslam’da - [Değer ve Ahlak Ayrımı Yaparak Dindarın Ahlaksızlığı ve Dinsizin Ahlaklılığı Sorununu Çözebilir miyiz?](https://www.ilimcephesi.com/deger-ve-ahlak-ayrimi-yaparak-dindarin-ahlaksizligi-ve-dinsizin-ahlakliligi-sorununu-cozebilir-miyiz/) - Hemen belirtmem gerekir: Din ve ahlak birbirine o kadar bağlıdır ki, ayrılmaları neredeyse imkansızdır. Zira din ahlakı; ahlak da dini gerektirir. Din ve ahlak arasındaki ilişki o kadar kuvvetlidir ki, dinin ahlaka sağladığı desteği temin edecek başka bir kaynak yoktur. Yine ahlak dinden koparıldı- ğında ortaya çıkabilecek boşluğu doldurabilecek başka büyük değerler manzumesi Hemen belirtmem gerekir: Din ve ahlak birbirine o kadar bağlıdır ki, ayrılmaları neredeyse imkansızdır. Zira din ahlakı; ahlak da dini gerektirir. Din ve ahlak arasındaki ilişki o kadar kuvvetlidir ki, dinin ahlaka sağladığı desteği temin edecek başka bir kaynak yoktur. Yine ahlak dinden koparıldı- ğında ortaya çıkabilecek boşluğu doldurabilecek başka büyük değerler manzumesi - [''Dindar Ahlaksız; Dinsiz Ahlaklı Olabiliyor'' Söylemi](https://www.ilimcephesi.com/dindar-ahlaksiz-dinsiz-ahlakli-olabiliyor-soylemi/) - Bu mesele günümüzün can alıcı meselelerinden bir tanesi. Neden diye sorulursa, buna cevap olarak -belki gerçek, belki algıdır, bilemiyorum- dindarım diyenlerde ahlaksızlaşma- nın artması gösterilmekte... Hatta o kadar ki bu durum ateist olmaya veya deistleşmeye malzeme kılınmakta... Burada ciddi karıştırmaların yapıldığı kanaatindeyim. Sı­rasıyla gitmek gerekirse şunları diyebilirim: 1.Değerler ile ahlak karıştırılıyor. Ahlakın kaynağı Bu mesele günümüzün can alıcı meselelerinden bir tanesi. Neden diye sorulursa, buna cevap olarak -belki gerçek, belki algıdır, bilemiyorum- dindarım diyenlerde ahlaksızlaşma- nın artması gösterilmekte... Hatta o kadar ki bu durum ateist olmaya veya deistleşmeye malzeme kılınmakta... Burada ciddi karıştırmaların yapıldığı kanaatindeyim. Sı­rasıyla gitmek gerekirse şunları diyebilirim: 1.Değerler ile ahlak karıştırılıyor. Ahlakın kaynağı - [Masumluğu Savunmak](https://www.ilimcephesi.com/masumlugu-savunmak/) - Şeyh Es’ad efendinin Mektubatını okurken rastladığım bir cüm­le beni hem şaşırttı, hem de içimin bir köşesinde eskiden beri ken­dini bulmasına çalıştığım bir duygumu tazeledi. Esad efendi, bir Hadis-i Şerifin izahı sırasında mû’min-i kâmil için şunu yazıyor: “Bâtıldan gâfıl, Hak ile şâgil bir mü’min-i âkil.” Beni, olgun mü’mi- nin açıklanması noktasından değil, insanın mâsumluğu noktasın­dan, Şeyh Es’ad efendinin Mektubatını okurken rastladığım bir cüm­le beni hem şaşırttı, hem de içimin bir köşesinde eskiden beri ken­dini bulmasına çalıştığım bir duygumu tazeledi. Esad efendi, bir Hadis-i Şerifin izahı sırasında mû’min-i kâmil için şunu yazıyor: “Bâtıldan gâfıl, Hak ile şâgil bir mü’min-i âkil.” Beni, olgun mü’mi- nin açıklanması noktasından değil, insanın mâsumluğu noktasın­dan, - [Ne kadar şikâyet ediyoruz!](https://www.ilimcephesi.com/ne-kadar-sikayet-ediyoruz/) - Gerçekten, çevremize baktığımızda şikâyetçi halimizde haklı sayılabiliriz. İşte iki Dünya savaşının acı sonuçları. İşte, kültür ve edebiyatımızın, medeniyetimizin çetin şartları. İşte, olanlar, olması beklenenler. İşte durumumuz. Öyle ki şikâyetsiz hayat sürenler aruk dışımızdaki bir dünyada yaşıyor gibidir. Şikâyetsiz yaşayanların ilgi ağları bizim dışımızda oluştuğu için onların kendisi de bizim dışımızda kalmıştır. Fakat bir de Gerçekten, çevremize baktığımızda şikâyetçi halimizde haklı sayılabiliriz. İşte iki Dünya savaşının acı sonuçları. İşte, kültür ve edebiyatımızın, medeniyetimizin çetin şartları. İşte, olanlar, olması beklenenler. İşte durumumuz. Öyle ki şikâyetsiz hayat sürenler aruk dışımızdaki bir dünyada yaşıyor gibidir. Şikâyetsiz yaşayanların ilgi ağları bizim dışımızda oluştuğu için onların kendisi de bizim dışımızda kalmıştır. Fakat bir de - [Kültürel Yabancılaşma](https://www.ilimcephesi.com/kulturel-yabancilasma/) - Hamid el-Ahmeri Kültürün özgünlüğü ve gelişimi insan hayatına paralel akar. Medeniyetler kendi kültürlerini tarihi süreçte oluşturur. Çeşitli etkileşimler onlan değişime zorlaşa da kültürün çeşitli politikalarla değiştirilmeye zorlanmasına yabancılaşma diyebi­liriz. Köklerinden ve öz kültüründen uzaklaşmak, başka kültür havzalarında yaşıyormuş gibi yapmaktır, yabancılaşmak. Bu bağlamda toplumsal sorunlarımızın çözümü için çeşitli düşün­celere sahip olabiliriz, ancak bu düşüncelerin sorgusunu Hamid el-Ahmeri Kültürün özgünlüğü ve gelişimi insan hayatına paralel akar. Medeniyetler kendi kültürlerini tarihi süreçte oluşturur. Çeşitli etkileşimler onlan değişime zorlaşa da kültürün çeşitli politikalarla değiştirilmeye zorlanmasına yabancılaşma diyebi­liriz. Köklerinden ve öz kültüründen uzaklaşmak, başka kültür havzalarında yaşıyormuş gibi yapmaktır, yabancılaşmak. Bu bağlamda toplumsal sorunlarımızın çözümü için çeşitli düşün­celere sahip olabiliriz, ancak bu düşüncelerin sorgusunu - [Yeni Kimlik ve Cinsiyet Politikaları Karşısında İnsan](https://www.ilimcephesi.com/yeni-kimlik-ve-cinsiyet-politikalari-karsisinda-insan/) - Üner KARABIYIK* *İstanbul Aile Vakfı Bşk. Allah'ın selamı rahmeti bereketi üzerinize olsun. Ben bi­raz geniş bir konuyu mümkün olduğunca özet bir şekilde arz etmeye çalışacağım. Biz Büyük Aile Platformu ve İstanbul Aile Vakfı olarak Anadolu'nun bugüne kadar yaklaşık 20 şehrini gez­dik. Bu muhtevadaki sunumlarımız yaklaşık 4-6 saat sürüyor. Ama size inşallah yarım saatte dört başlık Üner KARABIYIK* *İstanbul Aile Vakfı Bşk. Allah'ın selamı rahmeti bereketi üzerinize olsun. Ben bi­raz geniş bir konuyu mümkün olduğunca özet bir şekilde arz etmeye çalışacağım. Biz Büyük Aile Platformu ve İstanbul Aile Vakfı olarak Anadolu'nun bugüne kadar yaklaşık 20 şehrini gez­dik. Bu muhtevadaki sunumlarımız yaklaşık 4-6 saat sürüyor. Ama size inşallah yarım saatte dört başlık - [İnsan Bozumunun İki Aracı:Yeni Kimlikler ve Cinsiyet](https://www.ilimcephesi.com/insan-bozumunun-iki-araciyeni-kimlikler-ve-cinsiyet/) - Prof. Dr. Mustafa Tekin Giriş: Bir tarih felsefesi açısından tarihi okumak geleceğe pro­jeksiyon geliştirmek için önemlidir. Tarih felsefesi tarihteki dü­zenlilikleri belirli ilkeler etrafında okumak bağlamında dikkat çekilmesi gereken bir önem taşımaktadır. Burada belki bir nok­tanın özellikle altını çizmeliyiz. Modern zamanlara gelindiğinde insan Tanrı'dan azade olarak veya bir başka deyişle Tanrı'yı ta­rihin Prof. Dr. Mustafa Tekin Giriş: Bir tarih felsefesi açısından tarihi okumak geleceğe pro­jeksiyon geliştirmek için önemlidir. Tarih felsefesi tarihteki dü­zenlilikleri belirli ilkeler etrafında okumak bağlamında dikkat çekilmesi gereken bir önem taşımaktadır. Burada belki bir nok­tanın özellikle altını çizmeliyiz. Modern zamanlara gelindiğinde insan Tanrı'dan azade olarak veya bir başka deyişle Tanrı'yı ta­rihin - [Teşbih ve Tenzih (Biçim ve Öz) Bağlamında Geleneksel Sanatlar Üçlemesi](https://www.ilimcephesi.com/tesbih-ve-tenzih-bicim-ve-oz-baglaminda-geleneksel-sanatlar-uclemesi/) - İçinden çıktığı sosyal, kültürel, düşünsel, inançsal ortamla göbek bağına sahip olan sanat tüm bu olgular tarafından bi- çimlendirildiği gibi aynı zamanda bu olguları biçimlendiren et­kileşimli bir eylem alanıdır. Batı sanatını doğuran, yoğuran itikadi ve ahlaki vasat nasıl ki Aydınlanma düşüncesiyle daha se- küler/profan bir düzleme kaymışsa Doğu sanatı da geleneğin duyuş ve inanış biçimini İçinden çıktığı sosyal, kültürel, düşünsel, inançsal ortamla göbek bağına sahip olan sanat tüm bu olgular tarafından bi- çimlendirildiği gibi aynı zamanda bu olguları biçimlendiren et­kileşimli bir eylem alanıdır. Batı sanatını doğuran, yoğuran itikadi ve ahlaki vasat nasıl ki Aydınlanma düşüncesiyle daha se- küler/profan bir düzleme kaymışsa Doğu sanatı da geleneğin duyuş ve inanış biçimini - [Evren Kaotik Midir, Düzenli Midir?](https://www.ilimcephesi.com/evren-kaotik-midir-duzenli-midir/) - Böyle bir yazıda öncelikle kaos ve düzenin tanımlanma­sı gerekmektedir. Kelimeler üzerine öylesine tepinilmiştir ki, bu kelimeler artık olayı açıklamaktan ziyade konuyu daha an­laşılmaz hâle getirmektedir. Bu sebeple sağduyulu hiçbir insa­nın 30 saniye düşündüğünde kabul etmeyeceği “Kâinatta hiç­bir düzen yok abicim.” gibi pozisyonlar topluluklarca da savu­nulabilir hâle gelmektedir. Burada kaos ya da düzen kelimelerine ne anlam Böyle bir yazıda öncelikle kaos ve düzenin tanımlanma­sı gerekmektedir. Kelimeler üzerine öylesine tepinilmiştir ki, bu kelimeler artık olayı açıklamaktan ziyade konuyu daha an­laşılmaz hâle getirmektedir. Bu sebeple sağduyulu hiçbir insa­nın 30 saniye düşündüğünde kabul etmeyeceği “Kâinatta hiç­bir düzen yok abicim.” gibi pozisyonlar topluluklarca da savu­nulabilir hâle gelmektedir. Burada kaos ya da düzen kelimelerine ne anlam - [Onur Atalay - Türk'e Tapmak / Kitap Özeti](https://www.ilimcephesi.com/onur-atalay-turke-tapmak-kitap-ozeti/) - Nancy Lindisfarne özellikle Türk akademisinde Kemalizm söz konusu olduğunda baş gösteren isteksizliğin kökenlerini kitabında geniş bir biçimde tartışır. Ona göre, Türkiye'de akademisyenler uzun süre kendilerini yönetici sınıfa dahil veya onunla ittifak halinde görmüşlerdir. Böyle olmayanlar dahi, eğitim yılları boyunca tutuculaşır. Ayrıca Türkiye gibi ülkelerde akademik kariyer şansı, pek çok durumda siyasi temkinle de irtibatlıdır. Akademik Nancy Lindisfarne özellikle Türk akademisinde Kemalizm söz konusu olduğunda baş gösteren isteksizliğin kökenlerini kitabında geniş bir biçimde tartışır. Ona göre, Türkiye'de akademisyenler uzun süre kendilerini yönetici sınıfa dahil veya onunla ittifak halinde görmüşlerdir. Böyle olmayanlar dahi, eğitim yılları boyunca tutuculaşır. Ayrıca Türkiye gibi ülkelerde akademik kariyer şansı, pek çok durumda siyasi temkinle de irtibatlıdır. Akademik - [Mezhepler Neden Var?Dinde Tek Doğru Yok Mudur?](https://www.ilimcephesi.com/mezhepler-neden-vardinde-tek-dogru-yok-mudur/) - Oldukça sık sorulan, dindarların dahi zihninde yer eden bir meseledir bu mezhep meselesi. Din çürütme sadedinde çok kul­lanılmasa dahi din çürüttüğü zannedilen" sorulara cevap verildi­ğinde destekleyici bir argüman gibi öne sürülmektedir. Örneğin itirazcı dini çürüttüğünü iddia ettiği bir yorumu esas alır. Siz başka bir yoruma gittiğinizde ya da başka bir yorumu öne çıkar­dığınızda 'İşinize Oldukça sık sorulan, dindarların dahi zihninde yer eden bir meseledir bu mezhep meselesi. Din çürütme sadedinde çok kul­lanılmasa dahi din çürüttüğü zannedilen" sorulara cevap verildi­ğinde destekleyici bir argüman gibi öne sürülmektedir. Örneğin itirazcı dini çürüttüğünü iddia ettiği bir yorumu esas alır. Siz başka bir yoruma gittiğinizde ya da başka bir yorumu öne çıkar­dığınızda 'İşinize - [Kur'an, Bilim ve Yorum Çelişkileri](https://www.ilimcephesi.com/kuran-bilim-ve-yorum-celiskileri/) - Bu kitap içerisinde bu bölümden önce iki bilimsel itiraza cevap verdik. Bu bölümden sonra iki bilimsel itiraza daha cevap vermeye çalışacağız. Aslında bu dört mesele için de geçerli olan metodu ise burada tartışacağız. Zira bu bölüm, diğer dört sorunun usul açısından ele alınması anlamına geliyor. Usul ilimleri, büyük fay­dalarına rağmen “kolay anlaşılmamak” ile maluldür. Bu kitap içerisinde bu bölümden önce iki bilimsel itiraza cevap verdik. Bu bölümden sonra iki bilimsel itiraza daha cevap vermeye çalışacağız. Aslında bu dört mesele için de geçerli olan metodu ise burada tartışacağız. Zira bu bölüm, diğer dört sorunun usul açısından ele alınması anlamına geliyor. Usul ilimleri, büyük fay­dalarına rağmen “kolay anlaşılmamak” ile maluldür. - [''İzin Verilmedikçe Peygamberin Evine Girmeyin''Ahzab Suresi 53.Ayet Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/izin-verilmedikce-peygamberin-evine-girmeyinahzab-suresi-53-ayet-uzerine/) - Normalde bu seriye ait kitapların bölümlerini yazmadan önce farklı zamanlarda iki ayrı şablon oluşturuyorum. Nihayetinde bu şablonlara bakmaksızın metni yazıyor ve sonra şablonlarımla mu­kayese ederek tekrar düzenliyorum. Düzenleme bittikten sonra başka insanların yorumlarını da görmek için forumlara, makale­lere ve videolara bakıyorum. Sonrasında tamamladığım yazının üzerinde üslup yönünden bir iki düzenleme daha yaptıktan sonra metin Normalde bu seriye ait kitapların bölümlerini yazmadan önce farklı zamanlarda iki ayrı şablon oluşturuyorum. Nihayetinde bu şablonlara bakmaksızın metni yazıyor ve sonra şablonlarımla mu­kayese ederek tekrar düzenliyorum. Düzenleme bittikten sonra başka insanların yorumlarını da görmek için forumlara, makale­lere ve videolara bakıyorum. Sonrasında tamamladığım yazının üzerinde üslup yönünden bir iki düzenleme daha yaptıktan sonra metin - [Hz.Peygamber'in Zeyneb bint Cahş ile Evliliği](https://www.ilimcephesi.com/zeyneb-bint-cahs-ile-evliligi/) - Hz. Peygamber'in Zeyneb bint Cahş ile evliliği ilk dönemde olduğu gibi modem dönemde de eleştirmenlerin dikkatini çek­mektedir. Hz. Zeyneb, Hz. Peygamberin halası Ümeyme bint Abdülmuttalib’in kızı olup evlat edindiği kölesi Zeyd b. Hârisenin boşandığı eski eşidir. Takva ehli bir kadın olan Hz. Zeyneb deri işleme sanatıyla uğraşmış ve kazandığı paraları genelde tasadduk etmiştir.[250] Mekke’de Hz. Peygamber'in Zeyneb bint Cahş ile evliliği ilk dönemde olduğu gibi modem dönemde de eleştirmenlerin dikkatini çek­mektedir. Hz. Zeyneb, Hz. Peygamberin halası Ümeyme bint Abdülmuttalib’in kızı olup evlat edindiği kölesi Zeyd b. Hârisenin boşandığı eski eşidir. Takva ehli bir kadın olan Hz. Zeyneb deri işleme sanatıyla uğraşmış ve kazandığı paraları genelde tasadduk etmiştir.[250] Mekke’de - [Allah Teâlâ'nın Sıfatlarının ve Fiillerinin İspâtı](https://www.ilimcephesi.com/allah-tealanin-sifatlarinin-ve-fiillerinin-ispati/) - Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarının belli başlı olanları vardır ve bun­ların birincisi hayat sıfatıdır, öncelikle bilmelisin ki şimdi bahsedeceğim bu sıfatları Allah Teâlâ bize haber vermemiş, an­latmamış ve öğretmemiş olsaydı anlayamazdık. Çünkü yüceli­ğinden dolayı hiçbir dil Onu ifade edemez ve hiçbir beyan O’nu ortaya koyamaz. Allah’ın güzel isimleri (esmâü’l-hüsnâ) ve yüce sıfatları vardır. Biz O’nu ancak Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarının belli başlı olanları vardır ve bun­ların birincisi hayat sıfatıdır, öncelikle bilmelisin ki şimdi bahsedeceğim bu sıfatları Allah Teâlâ bize haber vermemiş, an­latmamış ve öğretmemiş olsaydı anlayamazdık. Çünkü yüceli­ğinden dolayı hiçbir dil Onu ifade edemez ve hiçbir beyan O’nu ortaya koyamaz. Allah’ın güzel isimleri (esmâü’l-hüsnâ) ve yüce sıfatları vardır. Biz O’nu ancak - [İlâhi Zâtın İspatı](https://www.ilimcephesi.com/ilahi-zatin-ispati/) - Bu kısım Allah’ın zâtının isbâtı ile ilgilidir. Bunun da kendi­ne mahsus kaideleri olup bunların ilki şudur: Bilmelisin ki din Allah’ın zâtının mahiyeti hakkında hiçbir şey söylememiştir. Dolayısıyla aklın bu konuda düşünmesi lüzumsuzdur. Aslında aklın bu hususta düşünmesine fikrin buna dair hükmü sebep olmuştur, yoksa akıl taklide her şeyden daha müsaittir. Diğer yandan akıl ilahı Bu kısım Allah’ın zâtının isbâtı ile ilgilidir. Bunun da kendi­ne mahsus kaideleri olup bunların ilki şudur: Bilmelisin ki din Allah’ın zâtının mahiyeti hakkında hiçbir şey söylememiştir. Dolayısıyla aklın bu konuda düşünmesi lüzumsuzdur. Aslında aklın bu hususta düşünmesine fikrin buna dair hükmü sebep olmuştur, yoksa akıl taklide her şeyden daha müsaittir. Diğer yandan akıl ilahı - [Doğu - Batı Arasında Roman](https://www.ilimcephesi.com/dogu-bati-arasinda-roman/) - 11 Ocak 2021 Sadettin ökten: Geçen toplantıda konuştuğumuz üzere Ebru Hoca romandan, Ali Hoca şiirden bahsedecekti. Biraz umumî ko­nuşalım. Nedir, ne değildir? Şiir nedir? Ne düşünüyorsunuz? Yeni şiir nasıl bir şey? Biraz bunları konuşalım. Yeniliklerden, son ge­lişmelerden bize biraz haber verin. Ne oluyor, ne bitiyor? Ben bu toplantılara başlarken “sanatkâr” ile başlayayım demiş­tim ama 11 Ocak 2021 Sadettin ökten: Geçen toplantıda konuştuğumuz üzere Ebru Hoca romandan, Ali Hoca şiirden bahsedecekti. Biraz umumî ko­nuşalım. Nedir, ne değildir? Şiir nedir? Ne düşünüyorsunuz? Yeni şiir nasıl bir şey? Biraz bunları konuşalım. Yeniliklerden, son ge­lişmelerden bize biraz haber verin. Ne oluyor, ne bitiyor? Ben bu toplantılara başlarken “sanatkâr” ile başlayayım demiş­tim ama - [Herkes Kaderi Kadar Yazar ve Konuşur](https://www.ilimcephesi.com/herkes-kaderi-kadar-yazar-ve-konusur/) - 25 Ocak 2021 Sadettin Ökten: Bu akşam Ali Hoca’nın bir sunumu var. Ali Cançelik: Müsadeniz olursa öncelikle şiirle ilgili bazı hatır­latmalar yapacağım. Bazı temel hususiyetleri arz edeyim. Çok faz­la, ansiklopedik bilgiler kısmına girmeden, bize ait şiir, kadim şii­rimiz nedir, ne değildir üzerinde bazı hususları arz edeyim. Bunu da teknik bir şiir tanımından ziyade bir 25 Ocak 2021 Sadettin Ökten: Bu akşam Ali Hoca’nın bir sunumu var. Ali Cançelik: Müsadeniz olursa öncelikle şiirle ilgili bazı hatır­latmalar yapacağım. Bazı temel hususiyetleri arz edeyim. Çok faz­la, ansiklopedik bilgiler kısmına girmeden, bize ait şiir, kadim şii­rimiz nedir, ne değildir üzerinde bazı hususları arz edeyim. Bunu da teknik bir şiir tanımından ziyade bir - [Etik Türleri ve İslam Ahlakı Bağlamında Teknoloji ve Yapay Zekayı Kuşanmak](https://www.ilimcephesi.com/etik-turleri-ve-islam-ahlaki-baglaminda-teknoloji-ve-yapay-zekayi-kusanmak/) - Ahmet Dağ* Giriş Klasik düşünce ile modern düşünce arasında farklar olduğu gibi modern düşünce ile post-modern düşünce arasında daha büyük ve ciddi farklılıklar söz konusudur. Klasik düşünce ile modern düşünce arasındaki farkın nedeni; felsefi ve dinî düşüncenin dönüşümüyle alakalı iken adına post-modern veya posthümanist denilen düşüncenin hem klasik hem de modern düşünceden çok farklı Ahmet Dağ* Giriş Klasik düşünce ile modern düşünce arasında farklar olduğu gibi modern düşünce ile post-modern düşünce arasında daha büyük ve ciddi farklılıklar söz konusudur. Klasik düşünce ile modern düşünce arasındaki farkın nedeni; felsefi ve dinî düşüncenin dönüşümüyle alakalı iken adına post-modern veya posthümanist denilen düşüncenin hem klasik hem de modern düşünceden çok farklı - [Kutsal ve Dijital:Yapay Zeka ve Din Arasındaki İlişki](https://www.ilimcephesi.com/kutsal-ve-dijitalyapay-zeka-ve-din-arasindaki-iliski/) - Muhammed Kızılgeçit*, Murat Çinici Dijital çağda yapay zekâ, çeşitli alanları etkilemeye devam etmekte ve etkisi giderek güçlenmektedir. Yapay zekânın biteyler ve toplum üzerindeki etkilerinin nasıl şekilleneceği ve gelecekte ne tür bir yöne evrileceği şu an tam olarak kestirilemese de bireylerin ve toplumların geleceği açısından yapay zekâyı anlamak oldukça önemlidir. Günümüzde mühendislik, tıp, sağlık, savunma Muhammed Kızılgeçit*, Murat Çinici Dijital çağda yapay zekâ, çeşitli alanları etkilemeye devam etmekte ve etkisi giderek güçlenmektedir. Yapay zekânın biteyler ve toplum üzerindeki etkilerinin nasıl şekilleneceği ve gelecekte ne tür bir yöne evrileceği şu an tam olarak kestirilemese de bireylerin ve toplumların geleceği açısından yapay zekâyı anlamak oldukça önemlidir. Günümüzde mühendislik, tıp, sağlık, savunma - [Yapay Zekanın İnsani Değerler ve İnanç Üzerindeki Etkisi](https://www.ilimcephesi.com/yapay-zekanin-insani-degerler-ve-inanc-uzerindeki-etkisi/) - Ercan Öztemel[*] Giriş Yapay zeka, kendi kendine karar verebilen, muhakeme yapabilen, yorumlayabilen ve benzeri işlevleri insan gibi yerine getirebilen bilgisayar programları, sensör sistemleri vb. üretebilme bilimidir. Geliştirilen sistemler sahip oldukları zeka düzeyinin geleneksel programlara göre yüksek olmasından dolayı “zeki sistemler” olarak algılanmaktadır. Bazıları ise “akıllı sistemler” kavramım kullanmaktadır. Bu söylem, zeka ve akletme yeteneklerinin Ercan Öztemel[*] Giriş Yapay zeka, kendi kendine karar verebilen, muhakeme yapabilen, yorumlayabilen ve benzeri işlevleri insan gibi yerine getirebilen bilgisayar programları, sensör sistemleri vb. üretebilme bilimidir. Geliştirilen sistemler sahip oldukları zeka düzeyinin geleneksel programlara göre yüksek olmasından dolayı “zeki sistemler” olarak algılanmaktadır. Bazıları ise “akıllı sistemler” kavramım kullanmaktadır. Bu söylem, zeka ve akletme yeteneklerinin - [Eşcinsellik Doğuştan mıdır Yoksa Bir Hastalık mıdır?](https://www.ilimcephesi.com/escinsellik-dogustan-midir-yoksa-bir-hastalik-midir/) - Eşcinselliğin doğuştan gelen bir yönelim olduğunu savu­nanlar, İslâm’ın suç olarak görüp cezalandırdığı eşcinsellik cürmünün aslında insanoğlunun engel olamayacağı bir dür­tüden ibaret olduğunu ve böylesi bir temayüle ceza verme­nin de mantıksız olduğunu iddia etmektedirler. Eşcinselliği masumlaştırma ve normalleştirmeyi hedefleyen bu tutum, bazı bilimsel bulguları da referans olarak kullanmaktadır. 20. yüzyılda başlayan cinselliğe yönelik Eşcinselliğin doğuştan gelen bir yönelim olduğunu savu­nanlar, İslâm’ın suç olarak görüp cezalandırdığı eşcinsellik cürmünün aslında insanoğlunun engel olamayacağı bir dür­tüden ibaret olduğunu ve böylesi bir temayüle ceza verme­nin de mantıksız olduğunu iddia etmektedirler. Eşcinselliği masumlaştırma ve normalleştirmeyi hedefleyen bu tutum, bazı bilimsel bulguları da referans olarak kullanmaktadır. 20. yüzyılda başlayan cinselliğe yönelik - [Kur’an’ın Bazı Âyetlerine Bakıyorum ve Çelişkiler Görüyorum. Kendi İçinde Çelişik Bir Kitap Nasıl Allah Kelâmı Olabilir?](https://www.ilimcephesi.com/kuranin-bazi-ayetlerine-bakiyorum-ve-celiskiler-goruyorum-kendi-icinde-celisik-bir-kitap-nasil-allah-kelami-olabilir/) - Bu soruyu soranların temel problemi ve eksiği en başta 'tenâkuz’un/çelişkinin ne olduğunu bilmiyor olmalarıdır. Bu sebeple de bahusus usûli altyapıdan yoksun şekilde meal okuyan kişiler okudukları yalın çeviriler üzerinden bazı ayetler arasında çelişki olduğu zannına kapılabilmektedir- ler. Bunun yanı sıra dine karşı düşmanlıkları ve art niyetleri olan zümrelerin tarih boyu Kur’an-ı Kerim’de kendilerince eksik Bu soruyu soranların temel problemi ve eksiği en başta 'tenâkuz’un/çelişkinin ne olduğunu bilmiyor olmalarıdır. Bu sebeple de bahusus usûli altyapıdan yoksun şekilde meal okuyan kişiler okudukları yalın çeviriler üzerinden bazı ayetler arasında çelişki olduğu zannına kapılabilmektedir- ler. Bunun yanı sıra dine karşı düşmanlıkları ve art niyetleri olan zümrelerin tarih boyu Kur’an-ı Kerim’de kendilerince eksik - [Hz. Âdem(a.s)'dan önce Ademler Var mıydı? İlk İnsan Hz. Âdem Değil midir?](https://www.ilimcephesi.com/hz-adema-sdan-once-ademler-var-miydi-ilk-insan-hz-adem-degil-midir/) - Dünyanın ne zaman var edildiği, insanlığın nasıl başla­dığı, ilk insanın kim olduğu gibi sorular tarih boyu cevaplar aramış ve farklı sonuçlara varılmış bir meseledir. Bu duru­mun sebebi de hiç şüphesiz insanın, ilk yaratılış gibi tama­men gaybî olan bir meseleye dair kendi gücüyle kesin bilgi elde etme imkânının olmayışıdır. Tam da bu sebeple tarihin farklı dilimlerinde Dünyanın ne zaman var edildiği, insanlığın nasıl başla­dığı, ilk insanın kim olduğu gibi sorular tarih boyu cevaplar aramış ve farklı sonuçlara varılmış bir meseledir. Bu duru­mun sebebi de hiç şüphesiz insanın, ilk yaratılış gibi tama­men gaybî olan bir meseleye dair kendi gücüyle kesin bilgi elde etme imkânının olmayışıdır. Tam da bu sebeple tarihin farklı dilimlerinde - [Bazı Şeyler Niçin Kur’an’da Yer Almıyor?](https://www.ilimcephesi.com/bazi-seyler-nicin-kuranda-yer-almiyor/) - Şu hakikati meselenin hemen başında dillendirmekte fayda vardır: Bir hadise ve olgunun Kur’an’da yer alıp almamasının gerekliliği beşerin hafızasıyla idrak ve tes­pit edilebilecek bir şey değildir. Çok basit bir misal olarak, bizim aklımıza göre abdeste göre daha büyük ve maksut bir ibadet olan namaza dair detaylı bilginin Kur’an’da yer almaması, buna karşın abdeştin detaylıca Şu hakikati meselenin hemen başında dillendirmekte fayda vardır: Bir hadise ve olgunun Kur’an’da yer alıp almamasının gerekliliği beşerin hafızasıyla idrak ve tes­pit edilebilecek bir şey değildir. Çok basit bir misal olarak, bizim aklımıza göre abdeste göre daha büyük ve maksut bir ibadet olan namaza dair detaylı bilginin Kur’an’da yer almaması, buna karşın abdeştin detaylıca - [Şeriat Nedir? Şeriatta El Kesmek, Kafa Kesmek Var mı?](https://www.ilimcephesi.com/seriat-nedir-seriatta-el-kesmek-kafa-kesmek-var-mi/) - Şeriat kavramı, İslâm karşıtı kimseler tarafından sürekli kötülenen, üzerinde karalama propagandası yapılan bir kavramdır. Bu sebeple şeriata karşı olduğunu söyleyenler genellikle neye karşı olduğunu bilmeyen kimselerden oluş­maktadır. Şeriat, Allah'ın kullarına yönelik din olarak vaz ettiği düzen; namaz, oruç, hac ve buna benzer ibadetler gibi kesinkes yapmalarını emrettiği ibadetlerden müteşekkil bir nizamın adıdır.[251] Bunun dışında Şeriat kavramı, İslâm karşıtı kimseler tarafından sürekli kötülenen, üzerinde karalama propagandası yapılan bir kavramdır. Bu sebeple şeriata karşı olduğunu söyleyenler genellikle neye karşı olduğunu bilmeyen kimselerden oluş­maktadır. Şeriat, Allah'ın kullarına yönelik din olarak vaz ettiği düzen; namaz, oruç, hac ve buna benzer ibadetler gibi kesinkes yapmalarını emrettiği ibadetlerden müteşekkil bir nizamın adıdır.[251] Bunun dışında - [İslâm’a Göre Kadının Aklı Eksik midir?](https://www.ilimcephesi.com/islama-gore-kadinin-akli-eksik-midir/) - İslâm’a göre kadının aklının eksik olduğu şeklindeki iddia da manipülatif söylemlerden biridir. Bu manipülasyonun hareket noktası olan rivayet ise şöyledir: Ebû Said el-Hud- rî şöyle anlatır: Ramazan veya kurban bayramıydı. Resulüllah bayram namazlarını eda ettiğimiz mahalle geldi ve orada kadınlar da bulunuyordu. Kadınların yanın­dan geçti ve şöyle buyurdu: “Ey hanımlar topluluğu, sada­ka veriniz İslâm’a göre kadının aklının eksik olduğu şeklindeki iddia da manipülatif söylemlerden biridir. Bu manipülasyonun hareket noktası olan rivayet ise şöyledir: Ebû Said el-Hud- rî şöyle anlatır: Ramazan veya kurban bayramıydı. Resulüllah bayram namazlarını eda ettiğimiz mahalle geldi ve orada kadınlar da bulunuyordu. Kadınların yanın­dan geçti ve şöyle buyurdu: “Ey hanımlar topluluğu, sada­ka veriniz - [Zeki İnsanlar Ateist mi Oluyor?](https://www.ilimcephesi.com/zeki-insanlar-ateist-mi-oluyor/) - Son yarım asırda ateizmin propaganda haline getirdi­ği söylemlerinden biri de çoğunlukla zeki insanların ateist olduğu iddiasıdır. Ateistler, kendi inançsızlıklarım makul gösterebilmek, popülaritesini artırabilmek için günümüzde müspet ilimle iştigal eden bilim adamlarının çoğunluğunun ateist olmasını dayanak göstermekte ve bu mantıksız çıka­rıma meyletmektedirler. .“Bilim adamı olmak zeki olma­yı gerektirdiğine göre zekâ da ateizmi gerektirir” şeklinde Son yarım asırda ateizmin propaganda haline getirdi­ği söylemlerinden biri de çoğunlukla zeki insanların ateist olduğu iddiasıdır. Ateistler, kendi inançsızlıklarım makul gösterebilmek, popülaritesini artırabilmek için günümüzde müspet ilimle iştigal eden bilim adamlarının çoğunluğunun ateist olmasını dayanak göstermekte ve bu mantıksız çıka­rıma meyletmektedirler. .“Bilim adamı olmak zeki olma­yı gerektirdiğine göre zekâ da ateizmi gerektirir” şeklinde - [Dervişin Yirmi Dört Saati](https://www.ilimcephesi.com/dervisin-yirmi-dort-saati/) - Her gün sûr’a üflenir... es-salatü hayrun mine’n-nevm: namaz uykudan hayırlıdır diye... Derviş uyanır, yastığını öper ve kalkar. Her seher vakti tevbe istiğfardan önce bu diriliş yaşanır. “Geceleri pek az uyurlardı. Seher vaktinde de istiğfar ederlerdi.” (Zariat, 51/17-18) Seher vaktinin zenginliğini her gün yaşarlar. Başka ne yaparlar: “Sabrederler, dürüst olurlar, huzurda boyun bükerler, hayr u hasenata Her gün sûr’a üflenir... es-salatü hayrun mine’n-nevm: namaz uykudan hayırlıdır diye... Derviş uyanır, yastığını öper ve kalkar. Her seher vakti tevbe istiğfardan önce bu diriliş yaşanır. “Geceleri pek az uyurlardı. Seher vaktinde de istiğfar ederlerdi.” (Zariat, 51/17-18) Seher vaktinin zenginliğini her gün yaşarlar. Başka ne yaparlar: “Sabrederler, dürüst olurlar, huzurda boyun bükerler, hayr u hasenata - [Kurban İbadeti Vahşet midir?](https://www.ilimcephesi.com/kurban-ibadeti-vahset-midir/) - İslâm ve Müslümanlar söz konusu olduğunda mantıksalhğı ve realiteyi devre dışı bırakabilen kesimin hemen hemen her kurban bayramı öncesinde dillendirdi­ği sloganik iddialardan biri de kurban ibadetinin bir vahşet olduğudur. Bu iddianın cevabına, kurbanlık hayvanların ke­sim esnasında beta endorfin denilen morfinin 30 kat fazlası bir hormon salgıladığı ve bu sayede acıyı hissetmediği şek­lindeki bilimsel araştırmayı bir İslâm ve Müslümanlar söz konusu olduğunda mantıksalhğı ve realiteyi devre dışı bırakabilen kesimin hemen hemen her kurban bayramı öncesinde dillendirdi­ği sloganik iddialardan biri de kurban ibadetinin bir vahşet olduğudur. Bu iddianın cevabına, kurbanlık hayvanların ke­sim esnasında beta endorfin denilen morfinin 30 kat fazlası bir hormon salgıladığı ve bu sayede acıyı hissetmediği şek­lindeki bilimsel araştırmayı bir - [Oruç Sağlığa Zararlı mıdır? Şayet Öyleyse, İslâm Orucu Emrederek İnsan Sağlığını Tehlikeye mi Atıyor?](https://www.ilimcephesi.com/oruc-sagliga-zararli-midir-sayet-oyleyse-islam-orucu-emrederek-insan-sagligini-tehlikeye-mi-atiyor/) - Orucun, normal yaşam standartlarını değiştiren bir iba­det olduğu aşikârdır. Kış aylarında 11-12 saat, yaz aylarında ise yaklaşık 18 saate kadar yemek ve içmekten bit de meşru olan cinsel ilişkiden uzak durma anlamındaki orucun insan bedeninde belli fiziksel değişimlere sebep olacağı da açıktır. Bu değişimlerin insan vücudu için yararlı mı zararlı mı ol­duğu hususu tartışmaya Orucun, normal yaşam standartlarını değiştiren bir iba­det olduğu aşikârdır. Kış aylarında 11-12 saat, yaz aylarında ise yaklaşık 18 saate kadar yemek ve içmekten bit de meşru olan cinsel ilişkiden uzak durma anlamındaki orucun insan bedeninde belli fiziksel değişimlere sebep olacağı da açıktır. Bu değişimlerin insan vücudu için yararlı mı zararlı mı ol­duğu hususu tartışmaya - [Din Bilime Karşı mıdır? Müslümanlar Bilime Karşı mı?](https://www.ilimcephesi.com/din-bilime-karsi-midir-muslumanlar-bilime-karsi-mi/) - Din ve bilim münasebeti üzerinde konuşurken, özellikle birçok meselede maruz kaldığımız mühim bir bilinçaltı kay­masına dikkat çekmek isteriz: , Biz Müslümanlar, çoğu za­man muarızlarımızla bir meseleyi tartışırken kabullerimizin çerçevesini kendimiz belirlemiyoruz. Yani münazara diliyle, müsellemâtımızı çok net çizgilerle belirlemiş değiliz zihin­lerimizde. Bu durum da bizi, tartışacağımız konuları haşini­mizin kabulleriyle savunma garabetine düşürüyor. Hal böyle Din ve bilim münasebeti üzerinde konuşurken, özellikle birçok meselede maruz kaldığımız mühim bir bilinçaltı kay­masına dikkat çekmek isteriz: , Biz Müslümanlar, çoğu za­man muarızlarımızla bir meseleyi tartışırken kabullerimizin çerçevesini kendimiz belirlemiyoruz. Yani münazara diliyle, müsellemâtımızı çok net çizgilerle belirlemiş değiliz zihin­lerimizde. Bu durum da bizi, tartışacağımız konuları haşini­mizin kabulleriyle savunma garabetine düşürüyor. Hal böyle - [İslâm’da Kölelik Var mı? Varsa Bunu Nasıl İzah Edeceksiniz?](https://www.ilimcephesi.com/islamda-kolelik-var-mi-varsa-bunu-nasil-izah-edeceksiniz/) - Bu soruyu soranlar genellikle insanlık tarihinde kölelik uygulaması İslâm tarafından yürürlüğe konmuş gibi bir tablo oluşturmak istiyorlar. Oysa durum böyle değildir. Her şeyden önce bilmemiz gereken şey, kölelik müessesesinin beşerin tarihi kadar eski olduğudur. Yani neredeyse insanlık var oldu olalı farklı uygarlık ve toplumlarda daima kölelik var olagelmiştir. Konunun tarihçesini ele alan ve Eski Bu soruyu soranlar genellikle insanlık tarihinde kölelik uygulaması İslâm tarafından yürürlüğe konmuş gibi bir tablo oluşturmak istiyorlar. Oysa durum böyle değildir. Her şeyden önce bilmemiz gereken şey, kölelik müessesesinin beşerin tarihi kadar eski olduğudur. Yani neredeyse insanlık var oldu olalı farklı uygarlık ve toplumlarda daima kölelik var olagelmiştir. Konunun tarihçesini ele alan ve Eski - [Günümüzde Bilim Adamlarının Çoğunun Ateist Olması İslâm’ın Yanlış Olduğunu Göstermez mi?](https://www.ilimcephesi.com/gunumuzde-bilim-adamlarinin-cogunun-ateist-olmasi-islamin-yanlis-oldugunu-gostermez-mi/) - Sorunun cevabına gelmeden önce bu soru üzerinden oluşturulmak istenen algıya temas etmekte fayda var. Gü­nümüz bilim insanlarının çoğunun ateist olduğunu iddia edenler böylesi bir iddia üzerinden dinin cahil insanların kendilerini avutmak maksadıyla saplandıkları bir inanç keyfiyeti olduğu ve bunun' aksine; okuyan, evreni incele­yen bilim insanlarının araştırdıkça dinden uzaklaştıkları ve tümüyle bu manzaranın bizi bilinçlenmenin dinden Sorunun cevabına gelmeden önce bu soru üzerinden oluşturulmak istenen algıya temas etmekte fayda var. Gü­nümüz bilim insanlarının çoğunun ateist olduğunu iddia edenler böylesi bir iddia üzerinden dinin cahil insanların kendilerini avutmak maksadıyla saplandıkları bir inanç keyfiyeti olduğu ve bunun' aksine; okuyan, evreni incele­yen bilim insanlarının araştırdıkça dinden uzaklaştıkları ve tümüyle bu manzaranın bizi bilinçlenmenin dinden - [Dört Mukaddime -Hüsn ve Kubh Meselesi](https://www.ilimcephesi.com/dort-mukaddime/) - Sadruşşeria Tercüme:Prof.Dr.Asım Cüneyd Koksal* Sadruşşeria, Teftâzânî, et-Tavzîh şerhu’t-Tenkîh (Teftâzânî, et-Telvîh ilâ keşfi hakâ’iki’t-Tenkîh bera­berinde), thk. Muhammed Adnan Derviş, Beyrut: Dârul-Erkam, 1998. Çevirmenin Notu: Tercüme edilen metin, iki ciltlik bu neşrin birinci cildinde yer almakta olup, metindeki sayfa numaraları bu neşre göre verilmiştir. Ayrıca Telvîh üze­rine bazı haşiyelerin de yer aldığı üç ciltlik Kahire, 1324 Sadruşşeria Tercüme:Prof.Dr.Asım Cüneyd Koksal* Sadruşşeria, Teftâzânî, et-Tavzîh şerhu’t-Tenkîh (Teftâzânî, et-Telvîh ilâ keşfi hakâ’iki’t-Tenkîh bera­berinde), thk. Muhammed Adnan Derviş, Beyrut: Dârul-Erkam, 1998. Çevirmenin Notu: Tercüme edilen metin, iki ciltlik bu neşrin birinci cildinde yer almakta olup, metindeki sayfa numaraları bu neşre göre verilmiştir. Ayrıca Telvîh üze­rine bazı haşiyelerin de yer aldığı üç ciltlik Kahire, 1324 - [Gerçeklikten Koparılan İnsanın Enformatik/Sanal Dünyaya Dalışı](https://www.ilimcephesi.com/gerceklikten-koparilan-insanin-enformatik-sanal-dunyaya-dalisi/) - 17 Buhar makinelerinin, makinelerin ve telgraf direklerinin ürettiği bir düzen olan sanayileşme, merkezi ve mekanik bir evren tasarımını meydana getirmiştir. Merkezileşmenin temerküz etmiş hali; kentleşme ve otomasyon/makineleşmedir. Sanayi devrimi; katı yapıların, kurumların oluşumunu ve merkezileşmeyi doğurdu. 19. yüzyılın sonunda dergi ve gazetelerin, 20. yüzyılın ikinci yarisından itibaren radyo ve televizyonların toplumun şekillenmesinde önemli etkisi olmuştur. 17 Buhar makinelerinin, makinelerin ve telgraf direklerinin ürettiği bir düzen olan sanayileşme, merkezi ve mekanik bir evren tasarımını meydana getirmiştir. Merkezileşmenin temerküz etmiş hali; kentleşme ve otomasyon/makineleşmedir. Sanayi devrimi; katı yapıların, kurumların oluşumunu ve merkezileşmeyi doğurdu. 19. yüzyılın sonunda dergi ve gazetelerin, 20. yüzyılın ikinci yarisından itibaren radyo ve televizyonların toplumun şekillenmesinde önemli etkisi olmuştur. - [Hasedin Tedavisi](https://www.ilimcephesi.com/hasedin-tedavisi-2/) - Hasedin en yaygın ruhsal araz ve insanda en çok görü­len nefis hastalığı olduğu bilinmelidir. Bu hastalığa yakala­nan nefis çok iken ondan kurtulanların sayısı oldukça azdır. Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Üç şey var­dır ki onlardan hiçbir kimse kurtulamaz. Bunlar suizan,uğursuz sayma ve çekememezliktir.”(Acluni,Keşful Hafa,2/243) Hâce hulk demiş üç haslet Bulamaz râh-ı necât ondan ahad Hasedin en yaygın ruhsal araz ve insanda en çok görü­len nefis hastalığı olduğu bilinmelidir. Bu hastalığa yakala­nan nefis çok iken ondan kurtulanların sayısı oldukça azdır. Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Üç şey var­dır ki onlardan hiçbir kimse kurtulamaz. Bunlar suizan,uğursuz sayma ve çekememezliktir.”(Acluni,Keşful Hafa,2/243) Hâce hulk demiş üç haslet Bulamaz râh-ı necât ondan ahad - [Dijital Gidişata Dair Kişisel Bir Serüven](https://www.ilimcephesi.com/dijital-gidisata-dair-kisisel-bir-seruven/) - Manolya Gürocak İmgelerin, kelimelerin ve nesnelerin üzerimize yığın hâlinde çullandığı bir tünelden geçiyoruz. Sanayi devriminin insan ruhuna ve ilişkilerine etki­sini henüz tanımlayamamışken dijital devrimi hayatlarımıza buyur ettik. Yahut dijital devrim kendini pek tanıtmadığı için ne olduğunu anlayama­dığımız teklifsiz bir misafir gibi evimize ansızın, elinde birkaç kese alfan, pek çok hediye ve konfor olanaklarıyla çıkageldi. Niyetini Manolya Gürocak İmgelerin, kelimelerin ve nesnelerin üzerimize yığın hâlinde çullandığı bir tünelden geçiyoruz. Sanayi devriminin insan ruhuna ve ilişkilerine etki­sini henüz tanımlayamamışken dijital devrimi hayatlarımıza buyur ettik. Yahut dijital devrim kendini pek tanıtmadığı için ne olduğunu anlayama­dığımız teklifsiz bir misafir gibi evimize ansızın, elinde birkaç kese alfan, pek çok hediye ve konfor olanaklarıyla çıkageldi. Niyetini - [La İlahe İllallah Penceresinden Şer Konusu](https://www.ilimcephesi.com/la-ilahe-illallah-penceresinden-ser-konusu/) - ALİ MERMER -Varlık gerçeğimizi tanıyalım- Konuya başlarken bazı prensipleri tespit etmeliyiz: 1.Bir eşyanın varlığa gelişi yönüyle baktığımızda onun varlık kaynağını tanımak için o eşya ile ilişkiye geçmek zorundayız. Yani, bir taraftan eşya ile ilişki kuruyoruz diğer taraftan o eşyanın Varlık Kaynağı ile tanışma teşebbüsünde bulunuyoruz. İnsan kendi var­lığında bulduğu özelliklerin zorunlu sonucu olarak bu ALİ MERMER -Varlık gerçeğimizi tanıyalım- Konuya başlarken bazı prensipleri tespit etmeliyiz: 1.Bir eşyanın varlığa gelişi yönüyle baktığımızda onun varlık kaynağını tanımak için o eşya ile ilişkiye geçmek zorundayız. Yani, bir taraftan eşya ile ilişki kuruyoruz diğer taraftan o eşyanın Varlık Kaynağı ile tanışma teşebbüsünde bulunuyoruz. İnsan kendi var­lığında bulduğu özelliklerin zorunlu sonucu olarak bu - [Sanalda İnsan Olma Mücadelesi](https://www.ilimcephesi.com/sanalda-insan-olma-mucadelesi/) - Hayatın içinde yani ailede, komşulukta, iş arkadaşlığında vesaire düzlemde insan olmanın hassasiyetiyle yaşamak çok da kolay değildir. Çünkü hayat içinde ne kullanacağınız bir rumuzunuzun, emojelerinizin ne de belirsizlik içeren profil resminizin çok karşılığını bulamazsınız. Hayatın içinde kendi simanızla ve kendi şahsiyetinizle varlık göstermek durumundasınız. Velhasıl ailenizi, komşunuzu, iş arkadaşınızı sempatik bir rumuzla veya profil resmiyle Hayatın içinde yani ailede, komşulukta, iş arkadaşlığında vesaire düzlemde insan olmanın hassasiyetiyle yaşamak çok da kolay değildir. Çünkü hayat içinde ne kullanacağınız bir rumuzunuzun, emojelerinizin ne de belirsizlik içeren profil resminizin çok karşılığını bulamazsınız. Hayatın içinde kendi simanızla ve kendi şahsiyetinizle varlık göstermek durumundasınız. Velhasıl ailenizi, komşunuzu, iş arkadaşınızı sempatik bir rumuzla veya profil resmiyle - [Mestroviç ve Ritzer Bağlamında Paketlenmiş Topluma Doğru](https://www.ilimcephesi.com/mestrovic-ve-ritzer-baglaminda-paketlenmis-topluma-dogru/) - Yaklaşık iki yüz yıldır Batılılaşma çabasında olan toplumumuz belirsizlikler ve kargaşaların içine itilmiştir. Kültür ve toplum mühendisliğine maruz kalan toplum fertleri kültürel kodlarını, anlam haritalarını ve duygularını kaybetmiş; bilinç yaralanmasıyla karşı karşıya kalmıştır. Bireyler varlık sahası buldukları ortam içerisinde gelenek ve modernlikle ontolojik bir ilişki, post-modernlikle ise epistemolojik/ entelektüalist bir ilişki kurmaya çalışmışlardır. Gelenek ile Yaklaşık iki yüz yıldır Batılılaşma çabasında olan toplumumuz belirsizlikler ve kargaşaların içine itilmiştir. Kültür ve toplum mühendisliğine maruz kalan toplum fertleri kültürel kodlarını, anlam haritalarını ve duygularını kaybetmiş; bilinç yaralanmasıyla karşı karşıya kalmıştır. Bireyler varlık sahası buldukları ortam içerisinde gelenek ve modernlikle ontolojik bir ilişki, post-modernlikle ise epistemolojik/ entelektüalist bir ilişki kurmaya çalışmışlardır. Gelenek ile - [Sıffîn Savaşı -Hakem Olayı ve Hakemlerin Durumu](https://www.ilimcephesi.com/siffin-savasi-hakem-olayi-ve-hakemlerin-durumu/) - Sıffîn Savaşı’nın en önemli evrelerinden birini bilindiği üzere tarihe Hakem Olayı diye geçen hadise teşkil etmektedir. Olayın bütün teferruatı elbette konumuzu ilgilendirmemekte ise de onda aldıkları pozisyon yönüyle bazı sahâbîler hakkında yapılan ithamlar, çalışmamız itibarıyla incelenmesi gereken meseleleri teşkil etmektedir. Bu yüzden kelâmcılarımızın il­gili konu bağlamında Hz. Ali, Hz. Muâviye, Ebû Mûsâ el-Eş‘arî ve Sıffîn Savaşı’nın en önemli evrelerinden birini bilindiği üzere tarihe Hakem Olayı diye geçen hadise teşkil etmektedir. Olayın bütün teferruatı elbette konumuzu ilgilendirmemekte ise de onda aldıkları pozisyon yönüyle bazı sahâbîler hakkında yapılan ithamlar, çalışmamız itibarıyla incelenmesi gereken meseleleri teşkil etmektedir. Bu yüzden kelâmcılarımızın il­gili konu bağlamında Hz. Ali, Hz. Muâviye, Ebû Mûsâ el-Eş‘arî ve - [Kadınla İlgili Ayetleri Değerlendirmede Usul](https://www.ilimcephesi.com/kadinla-ilgili-ayetleri-degerlendirmede-usul/) - Burada konumuzun önemli olan kısmına geldik. Eli­nizdeki çalışmamız, Kur’an’da kadın hakkında varid olan âyetleri belli bir tasnife tabi tuttuktan sonra bu âyetleri doğru anlama ve doğru yorumlama yöntemlerini tespit etmeyi hedeflemektedir. Bu nedenle konuyla ilgili bir metodoloji geliştirme denemesinden evvel, böyle bir me­todolojinin dayanacağı usûl ve esasları tespit etme çaba­sındadır. Aşağıda tasnif ve listesini Burada konumuzun önemli olan kısmına geldik. Eli­nizdeki çalışmamız, Kur’an’da kadın hakkında varid olan âyetleri belli bir tasnife tabi tuttuktan sonra bu âyetleri doğru anlama ve doğru yorumlama yöntemlerini tespit etmeyi hedeflemektedir. Bu nedenle konuyla ilgili bir metodoloji geliştirme denemesinden evvel, böyle bir me­todolojinin dayanacağı usûl ve esasları tespit etme çaba­sındadır. Aşağıda tasnif ve listesini - [Arkadaşlık Hakkındadır](https://www.ilimcephesi.com/arkadaslik-hakkindadir/) - 7.Bölüm:Arkadaş Edinme Hususunda İnsanların Farklılığı İnsanlar arkadaş edinme ve edinmeme hususunda ihtilaf etmiş­lerdir. Arkadaş edinmemeyi tercih edenler bu hususta şu mazereti öne sürdüler: İnsanların çoğu kötü, azı iyidir. Hatta “İnsanların en hayırlısı en uzun ömürlü olanlarıdır.",[39] “İnsanların en hayır­lısı senin kendisinden ayrılamadığın, bırakamadığın kişilerdir.” denilmiştir. Bir hakim dedi ki: "Dünya yırtıcı hayvanlarla ve yılanlarla dolsa, 7.Bölüm:Arkadaş Edinme Hususunda İnsanların Farklılığı İnsanlar arkadaş edinme ve edinmeme hususunda ihtilaf etmiş­lerdir. Arkadaş edinmemeyi tercih edenler bu hususta şu mazereti öne sürdüler: İnsanların çoğu kötü, azı iyidir. Hatta “İnsanların en hayırlısı en uzun ömürlü olanlarıdır.",[39] “İnsanların en hayır­lısı senin kendisinden ayrılamadığın, bırakamadığın kişilerdir.” denilmiştir. Bir hakim dedi ki: "Dünya yırtıcı hayvanlarla ve yılanlarla dolsa, - [Müminlerin Emiri Muaviye (radıyallahu anh)' a Yöneltilen İthamlar ve Cevapları Bölüm:1](https://www.ilimcephesi.com/muminlerin-emiri-muaviye-radiyallahu-anh-a-yoneltilen-ithamlar-ve-cevaplari-bolum1/) - Tarihi vakaların yalancı ravilerin uydurma haberleri ile hakikatten koptuğu bir gerçektir ki bu rivayetlerin doğruluğunu araştırmadan yapılan okumalar neticesinde günahsız insanların haksız eleştirilere mahkum kaldığı da bilinmektedir. Tarih, nitekim senet ilmiyle alakalıdır ve vakaları aktaran insanların güvenilirliliği neticesinde yaşanan olayların gerçekliği ve keyfiyeti ortaya çıkmaktadır. Tıpkı hadis rivayetlerinde olduğu gibi tarihi nakillerde bulunan ravi Tarihi vakaların yalancı ravilerin uydurma haberleri ile hakikatten koptuğu bir gerçektir ki bu rivayetlerin doğruluğunu araştırmadan yapılan okumalar neticesinde günahsız insanların haksız eleştirilere mahkum kaldığı da bilinmektedir. Tarih, nitekim senet ilmiyle alakalıdır ve vakaları aktaran insanların güvenilirliliği neticesinde yaşanan olayların gerçekliği ve keyfiyeti ortaya çıkmaktadır. Tıpkı hadis rivayetlerinde olduğu gibi tarihi nakillerde bulunan ravi - [Müminlerin Emiri Muaviye (radıyallahu anh)' a Yöneltilen İthamlar ve Cevapları Bölüm:2](https://www.ilimcephesi.com/muminlerin-emiri-muaviye-radiyallahu-anh-a-yoneltilen-ithamlar-ve-cevaplari-bolum2/) - İtham: Muaviye baş olma iddiasıyla Ali (radıyallabu anb)'ın halifelik makamına göz dikmiş, Ali (radıyallah u anh) kendisini Şam valiliği görevinden aldığı için ona biat etmemiş hatta onunla savaşmıştır. İbnu'l-Kevva'nın Ebu Musa el-Eş'ari'ye şöyle dediği kayıtlıdır: "Şunu bil ki Muaviye, Mekke'nin fethiyle İslam'a girmiştir, babası da hiziblerin başıdır. Muaviye şuraya başvurmadan halifelik iddiasında bulunmuştur. Eğer Muaviye İtham: Muaviye baş olma iddiasıyla Ali (radıyallabu anb)'ın halifelik makamına göz dikmiş, Ali (radıyallah u anh) kendisini Şam valiliği görevinden aldığı için ona biat etmemiş hatta onunla savaşmıştır. İbnu'l-Kevva'nın Ebu Musa el-Eş'ari'ye şöyle dediği kayıtlıdır: "Şunu bil ki Muaviye, Mekke'nin fethiyle İslam'a girmiştir, babası da hiziblerin başıdır. Muaviye şuraya başvurmadan halifelik iddiasında bulunmuştur. Eğer Muaviye - [Müminlerin Emiri Muaviye (radıyallahu anh)' a Yöneltilen İthamlar ve Cevapları Bölüm:3](https://www.ilimcephesi.com/muminlerin-emiri-muaviye-radiyallahu-anh-a-yoneltilen-ithamlar-ve-cevaplari-bolum3/) - İtham: Ziyad bin Ebihi'yi kendi nesebine katmış olması Babasının tam olarak kim olduğu belli olmayan Ziyad' a, Ziyad b. Ebihi yani babasının oğlu denmekte idi. Muaviye (radıyallahu anh) onu kendi soyuna katmış ve ismini Ziyad b. Ehi Süfyan olarak koymuştur. Ziyad b. Ebihi, Müminlerin Emiri Ali (radıyallah u anh)'ın Horasan valisi olarak görev yapıyordu ve İtham: Ziyad bin Ebihi'yi kendi nesebine katmış olması Babasının tam olarak kim olduğu belli olmayan Ziyad' a, Ziyad b. Ebihi yani babasının oğlu denmekte idi. Muaviye (radıyallahu anh) onu kendi soyuna katmış ve ismini Ziyad b. Ehi Süfyan olarak koymuştur. Ziyad b. Ebihi, Müminlerin Emiri Ali (radıyallah u anh)'ın Horasan valisi olarak görev yapıyordu ve - [Yezid bin Muaviye ve Kerbela Vakası](https://www.ilimcephesi.com/yezid-bin-muaviye-ve-kerbela-vakasi/) - 1) Tarih kitaplarının hiç şüphesiz yalan ve iftira karışmış haberleri ile dolu olduğu bu elim vakanın rivayetlerini, taraftar olmadan ve senetlerini inceleyerek zikretmeye gayret edeceğiz. Hazreti Muaviye'nin vefatından başlayan ve Hazreti Hüseyin'in şehid edildiği ana kadar devam eden bu vetire, Müminlerin kederden kahrolmasına, Allah Rasülü'nün öptüğü saçların kan dolmasına, peygamberlerini katleden geçmiş ümmetlerin ardından peygamber 1) Tarih kitaplarının hiç şüphesiz yalan ve iftira karışmış haberleri ile dolu olduğu bu elim vakanın rivayetlerini, taraftar olmadan ve senetlerini inceleyerek zikretmeye gayret edeceğiz. Hazreti Muaviye'nin vefatından başlayan ve Hazreti Hüseyin'in şehid edildiği ana kadar devam eden bu vetire, Müminlerin kederden kahrolmasına, Allah Rasülü'nün öptüğü saçların kan dolmasına, peygamberlerini katleden geçmiş ümmetlerin ardından peygamber - [Elleri Yalnızca Her Şeyi Bilene Her Şeyi Görene Açmak](https://www.ilimcephesi.com/elleri-yalnizca-her-seyi-bilene-her-seyi-gorene-acmak/) - Güzel olmanın güzel insanlara benzemenin en güzel yolu, bilinen bütün dillerin ötesinde bir dille Allah’a inan­mak, bilinen bütün sevgilerin üstünde bir sevgiyle, Al­lah’ın Son Peygamberini sevmektir. Allaha inananlar Peygam­berlerini severler, Kitaplarına saygı gösterirler. Hayatın hiçbir alanında, inanmadan sevme uzun ömürlü olmaz. Sevgi inan­maya, inanma sevgiye yeni açılımlar kazandırır. Sevilenler say­gı görürler, saygı görenler sevilirler. Gönül Güzel olmanın güzel insanlara benzemenin en güzel yolu, bilinen bütün dillerin ötesinde bir dille Allah’a inan­mak, bilinen bütün sevgilerin üstünde bir sevgiyle, Al­lah’ın Son Peygamberini sevmektir. Allaha inananlar Peygam­berlerini severler, Kitaplarına saygı gösterirler. Hayatın hiçbir alanında, inanmadan sevme uzun ömürlü olmaz. Sevgi inan­maya, inanma sevgiye yeni açılımlar kazandırır. Sevilenler say­gı görürler, saygı görenler sevilirler. Gönül - [Tekfîr ve İlâhî Rahmetin Genişliği](https://www.ilimcephesi.com/tekfir-ve-ilahi-rahmetin-genisligi/) - Gazzâlî [1] çev. Zeynep Şeyma Özkan Faysalü’t-tefrika beyne’l-İslâm ve’z-zendeka ve el-Mustafa'sından seçilen bu metinlerinde Gazzâlî (ö. 505/1111), bir kişiye ya da zümreye küfür ve inkâr isnad etmenin her şeyden önce risâlete yönelik bilinçli bir yalanlayışla ve bu doğrultuda sergilenen inatçı bir karşı koyuşla ilgili olduğunun tespiti­ne odaklanır. Öncelikle küfür isnat etme fiilinin {tekfir) şer‘î bir Gazzâlî [1] çev. Zeynep Şeyma Özkan Faysalü’t-tefrika beyne’l-İslâm ve’z-zendeka ve el-Mustafa'sından seçilen bu metinlerinde Gazzâlî (ö. 505/1111), bir kişiye ya da zümreye küfür ve inkâr isnad etmenin her şeyden önce risâlete yönelik bilinçli bir yalanlayışla ve bu doğrultuda sergilenen inatçı bir karşı koyuşla ilgili olduğunun tespiti­ne odaklanır. Öncelikle küfür isnat etme fiilinin {tekfir) şer‘î bir - [Çözüm Aldatmacası](https://www.ilimcephesi.com/cozum-aldatmacasi/) - İçinde yaşadığımız dönemin hakim zihniyetini karak- terize eden en önemli hususlardan biri de, hiç şüphesiz, her tür soruna mutlaka bir “çözüm” bulunabileceğine dâir, in­sanın kendisine duyduğu aşırı güven hissidir. Her sorunu çözeceğine inanmak, doğrusu bir güven hissi gibi görünü­yorsa da, onda pek de makul olmayan bir aşırılık, haddi aş- mışlık ve ağır bir nefs enaniyeti İçinde yaşadığımız dönemin hakim zihniyetini karak- terize eden en önemli hususlardan biri de, hiç şüphesiz, her tür soruna mutlaka bir “çözüm” bulunabileceğine dâir, in­sanın kendisine duyduğu aşırı güven hissidir. Her sorunu çözeceğine inanmak, doğrusu bir güven hissi gibi görünü­yorsa da, onda pek de makul olmayan bir aşırılık, haddi aş- mışlık ve ağır bir nefs enaniyeti - [Dilin Kabuğu](https://www.ilimcephesi.com/dilin-kabugu/) - Kilise babalarının en ziyade iltifat ettiği, teolojik ağır­lıklı bir anlatıma sahip Yuhanna Incil’inin l’inci Bab’ının ilk cümlesi meşhurdur: "Kelâm, başlangıçta var idi”... Kelâm'ın önceliği, nefs-i natıka sahibi insanın, dil vası­tasıyla hakikat ağacının yemişlerine uzanabilmesi ve kendini bir dil içinde idrak edebilmesi anlamlarına da geliyor, öyle ya, dil’in olmadığı yerde İnsanî keyfiyetin oluşabilmc im­kânı da yoktur. Kilise babalarının en ziyade iltifat ettiği, teolojik ağır­lıklı bir anlatıma sahip Yuhanna Incil’inin l’inci Bab’ının ilk cümlesi meşhurdur: "Kelâm, başlangıçta var idi”... Kelâm'ın önceliği, nefs-i natıka sahibi insanın, dil vası­tasıyla hakikat ağacının yemişlerine uzanabilmesi ve kendini bir dil içinde idrak edebilmesi anlamlarına da geliyor, öyle ya, dil’in olmadığı yerde İnsanî keyfiyetin oluşabilmc im­kânı da yoktur. - [Anlam ve Yorum Üzerine Rast-Gele Düşünceler- Taberi'den Gelip Giden Yorumlar](https://www.ilimcephesi.com/anlam-ve-yorum-uzerine-rast-gele-dusunceler-taberiden-gelip-giden-yorumlar/) - 4 Soru: Esas olan nedir? Dil mi, anlam mı, süreç mi, kuram mı, yöntem mi? Düşünce dünyamızda, anlamlandırma ve yorumlama anlamında tercihlerimiz olabilir mi, var mı? Cevap: Bu hususa girmeden önce bir hatırlatmada bulunmak isterim. "Taberi Yaman, Paul De Man Aman" şeklinde bir girizgah yazmıştım daha önce, geri kalanını da o şekilde tamamlayabilirim ve metin 4 Soru: Esas olan nedir? Dil mi, anlam mı, süreç mi, kuram mı, yöntem mi? Düşünce dünyamızda, anlamlandırma ve yorumlama anlamında tercihlerimiz olabilir mi, var mı? Cevap: Bu hususa girmeden önce bir hatırlatmada bulunmak isterim. "Taberi Yaman, Paul De Man Aman" şeklinde bir girizgah yazmıştım daha önce, geri kalanını da o şekilde tamamlayabilirim ve metin - [Çobandan sadrazam olur mu? Devşirme sistemi ile Evet!](https://www.ilimcephesi.com/cobandan-sadrazam-olur-mu-devsirme-sistemi-ile-evet/) - Dünyanın en uzun süre ayakta kalan hanedan devleti Osmanlıyı ayakta tutan en önemli faktör taşra ile merkez arasında köprü olan toprak sistemidir. Bu sistemin önemli unsurlarından devşirme sistemi Osmanlı Devleti’nde öyle mükemmel bir şekilde uygulanmıştı ki Müslüman olan Bosnalılar kendi çocuklarının da Hıristiyan ailelerin çocukları gibi devşirilmelerini talep etmişlerdi. Prof. Dr. Abdülkadir Özcan - Fatih Sultan Dünyanın en uzun süre ayakta kalan hanedan devleti Osmanlıyı ayakta tutan en önemli faktör taşra ile merkez arasında köprü olan toprak sistemidir. Bu sistemin önemli unsurlarından devşirme sistemi Osmanlı Devleti’nde öyle mükemmel bir şekilde uygulanmıştı ki Müslüman olan Bosnalılar kendi çocuklarının da Hıristiyan ailelerin çocukları gibi devşirilmelerini talep etmişlerdi. Prof. Dr. Abdülkadir Özcan - Fatih Sultan - [Ölümün Hakikati, Ölümün Acı Verici Oluşu ve Ölümün Hakikatine Dair Rüya Yoluyla Bilgi Edinme*](https://www.ilimcephesi.com/olumun-hakikati-olumun-aci-verici-olusu-ve-olumun-hakikatine-dair-ruya-yoluyla-bilgi-edinme/) - Gazzâli çev. Hümeyra Özturan Gazzâlî (ö. 505/1111) İhyâu ulûmi’d-dîn adlı eserinin son kısımlarında ölüm ve ölüm sonrası haller meselesini genişçe ele almıştır. Dikkat çektiği ilk husus, ölümün ne olduğuna dair muhtelif fikirlerin varlığına rağmen isabetli olan tek görüşün âyetler ve güvenilir rivayetler yoluyla bize ulaşanlar olduğudur. Buna göre ölüm, ruhun bedeni alet olarak Gazzâli çev. Hümeyra Özturan Gazzâlî (ö. 505/1111) İhyâu ulûmi’d-dîn adlı eserinin son kısımlarında ölüm ve ölüm sonrası haller meselesini genişçe ele almıştır. Dikkat çektiği ilk husus, ölümün ne olduğuna dair muhtelif fikirlerin varlığına rağmen isabetli olan tek görüşün âyetler ve güvenilir rivayetler yoluyla bize ulaşanlar olduğudur. Buna göre ölüm, ruhun bedeni alet olarak - [Kur’ân'da ve Tefsirlerde Ehl-i Kitap ve Fetret Ehli](https://www.ilimcephesi.com/kuranda-ve-tefsirlerde-ehl-i-kitap-ve-fetret-ehli/) - Mâtürîdî & İbnü’l-Cevzî &Kiyâ el-Herrâsî & Fahreddin er-Râzî & Bikâ'î & Bursevî & Âlûsî Kur’ân'da ve Tefsirlerde Ehl-i Kitap ve Fetret Ehli çev. Muhammed Coşkun Hak dinin hangisi olduğu, âhirette kimlerin kurtuluşa ereceği, Hz. Muham- med’e iman etmenin kurtuluş için gerekli/zorunlu olup olmadığı gibi temalar, nüzûl koşullan çerçevesinde Kur’ân açısından anlamlı ya da tartışmaya açık Mâtürîdî & İbnü’l-Cevzî &Kiyâ el-Herrâsî & Fahreddin er-Râzî & Bikâ'î & Bursevî & Âlûsî Kur’ân'da ve Tefsirlerde Ehl-i Kitap ve Fetret Ehli çev. Muhammed Coşkun Hak dinin hangisi olduğu, âhirette kimlerin kurtuluşa ereceği, Hz. Muham- med’e iman etmenin kurtuluş için gerekli/zorunlu olup olmadığı gibi temalar, nüzûl koşullan çerçevesinde Kur’ân açısından anlamlı ya da tartışmaya açık - [İnsanlar Niçin Farklı Tanrı Tasavvurlarına Sahip?*](https://www.ilimcephesi.com/insanlar-nicin-farkli-tanri-tasavvurlarina-sahip/) - Gazzâlî çev. Mahmut Kaya Gazzâlî (ö. 505/1111), sembolik anlatımıyla Kur’ân’daki en dikkat çekici âyet­lerin başında gelen “nur âyeti”ni (Nûr 24:35) yorumlamak için kaleme aldığı Mişkâtü'l-envârın aşağıda iktibas edilen üçüncü bölümünde bu defa sembolik bir hadisi yorumlamaya koyulmaktadır. Allah’ın nurdan ve zulmetten yetmiş (veya yedi yüz) perdesinin bulunduğunu, bunlan açacak olsa zâtının ihtişa­mının O’nu gören Gazzâlî çev. Mahmut Kaya Gazzâlî (ö. 505/1111), sembolik anlatımıyla Kur’ân’daki en dikkat çekici âyet­lerin başında gelen “nur âyeti”ni (Nûr 24:35) yorumlamak için kaleme aldığı Mişkâtü'l-envârın aşağıda iktibas edilen üçüncü bölümünde bu defa sembolik bir hadisi yorumlamaya koyulmaktadır. Allah’ın nurdan ve zulmetten yetmiş (veya yedi yüz) perdesinin bulunduğunu, bunlan açacak olsa zâtının ihtişa­mının O’nu gören - [Allah'ın Kaderinden Öbür Kaderine Kaçıyorum](https://www.ilimcephesi.com/allahin-kaderinden-obur-kaderine-kaciyorum/) - Burada kader tartışmalarına girmek istemiyorum. Konum o değil. Ama bir rivayet var. Başlıkta geçen ifade orada yer alıyor. Bu ifadeyi anlamakta zorlanıyordum. Ama Türk dizi ve filmlerinde çokça zikredilen bir repliklerle karşılaştır­dığımda bu ifadeyle ne kastedildiğini anlar gibi oldum. Önce olayı nakledeceğim, ardından repliği nakledip bir değerlendir­mesini yapacağım. İbn Abbas anlatıyor: Hz. Ömer,Şam’a gitmek Burada kader tartışmalarına girmek istemiyorum. Konum o değil. Ama bir rivayet var. Başlıkta geçen ifade orada yer alıyor. Bu ifadeyi anlamakta zorlanıyordum. Ama Türk dizi ve filmlerinde çokça zikredilen bir repliklerle karşılaştır­dığımda bu ifadeyle ne kastedildiğini anlar gibi oldum. Önce olayı nakledeceğim, ardından repliği nakledip bir değerlendir­mesini yapacağım. İbn Abbas anlatıyor: Hz. Ömer,Şam’a gitmek - [Kur'an ve Bilim İlişkisi Ama Nasıl?](https://www.ilimcephesi.com/kuran-ve-bilim-iliskisi-ama-nasil/) - Modern bilim, bilim adamının fiziksel evreni ve insan ger­çekliğini rasyonel bir şekilde kavramak için başvurduğu bir yöntemin adıdır. Bu anlamıyla modern bilimin tamamen seküler veya laik karakterli olduğu tartışmasızdır. Bilimsel ger­çeklerin doğrulanması ve kanıtlanması için ilahi bir otoriteye başvurma söz konusu değildir. Bırakın başvurmayı, İlahî bir yönlendirme, İlahî bir ilham, İlahî ilkeler ışığında çalışma gibi Modern bilim, bilim adamının fiziksel evreni ve insan ger­çekliğini rasyonel bir şekilde kavramak için başvurduğu bir yöntemin adıdır. Bu anlamıyla modern bilimin tamamen seküler veya laik karakterli olduğu tartışmasızdır. Bilimsel ger­çeklerin doğrulanması ve kanıtlanması için ilahi bir otoriteye başvurma söz konusu değildir. Bırakın başvurmayı, İlahî bir yönlendirme, İlahî bir ilham, İlahî ilkeler ışığında çalışma gibi - [''Naklin Doğruluğu Ancak Akılla Bilinir'' Ne Demek?](https://www.ilimcephesi.com/naklin-dogrulugu-ancak-akilla-bilinir-ne-demek/) - Bu ifade kelamcılara aittir. Gazali ve Razî gibi... İlk planda çarpıcı ve sarsıcı olduğu görülür. Akla bu kadar vurgu, bu kadar ehemmiyet fazla olmadı mı? Naklin doğruluğu haber ve­renin doğruluğu ile bilinmiyor muydu? Hemen belirtelim ki, burada nakilden kasıt hadis de­ğil, Kur’an’dır, Kelamullah’tır. Bu durumda yukarıdaki ifade “Kur’ahın doğruluğu ancak akılla bilinir” şeklinde anlaşılma­lıdır. Bu ifade kelamcılara aittir. Gazali ve Razî gibi... İlk planda çarpıcı ve sarsıcı olduğu görülür. Akla bu kadar vurgu, bu kadar ehemmiyet fazla olmadı mı? Naklin doğruluğu haber ve­renin doğruluğu ile bilinmiyor muydu? Hemen belirtelim ki, burada nakilden kasıt hadis de­ğil, Kur’an’dır, Kelamullah’tır. Bu durumda yukarıdaki ifade “Kur’ahın doğruluğu ancak akılla bilinir” şeklinde anlaşılma­lıdır. - [Gazali Bir Ara Agnostik Oldu Mu?](https://www.ilimcephesi.com/gazali-bir-ara-agnostik-oldu-mu/) - Enis Doko, Gazalî’nin bir ara agnostik olduğunu söylüyor. Bazıları da Gazalî’nin 6 aylık gibi bir dönemde sofist ol­duğunu iddia ediyor. Oysa agnostizm veya sofizm bizzat Tanrı­nın yahut bilginin varlığından şüphe içerisinde olmak demektir. Agnostiğe göre Tann’mn varlığını ve yokluğunu ispat edecek kadar yeterli delil yoktur. Bunlar sadece bir yöntem olarak de­ğil, epistemik olarak da ontolojik Enis Doko, Gazalî’nin bir ara agnostik olduğunu söylüyor. Bazıları da Gazalî’nin 6 aylık gibi bir dönemde sofist ol­duğunu iddia ediyor. Oysa agnostizm veya sofizm bizzat Tanrı­nın yahut bilginin varlığından şüphe içerisinde olmak demektir. Agnostiğe göre Tann’mn varlığını ve yokluğunu ispat edecek kadar yeterli delil yoktur. Bunlar sadece bir yöntem olarak de­ğil, epistemik olarak da ontolojik - [Anadolu İnsanının Zindanı: Resmî Tarih](https://www.ilimcephesi.com/anadolu-insaninin-zindani-resmi-tarih/) - *** Ali Şerîatî (ö. 1977) Çehâr Zindân-ı İnşân (İnsanın Dört Zindanı) isimli eserinde, insanoğlunun tabiat, tarih, toplum ve benlik zindanlarıyla çevrili olduğunu anlatır. Fakat onun insa­noğlunun zindan duvarlarından biri olarak ifade ettiği tarih, Anadolu insanının muhatap olduğu tarih değildir. Evet, tarih her insanın zihnî ve fiilî ufkunu sınırlayan bir yön taşır, ama bizim tarih *** Ali Şerîatî (ö. 1977) Çehâr Zindân-ı İnşân (İnsanın Dört Zindanı) isimli eserinde, insanoğlunun tabiat, tarih, toplum ve benlik zindanlarıyla çevrili olduğunu anlatır. Fakat onun insa­noğlunun zindan duvarlarından biri olarak ifade ettiği tarih, Anadolu insanının muhatap olduğu tarih değildir. Evet, tarih her insanın zihnî ve fiilî ufkunu sınırlayan bir yön taşır, ama bizim tarih - [Bir Garabetin Mazisi: 5816’nın Tarih-i Tevellüdü](https://www.ilimcephesi.com/bir-garabetin-mazisi-5816nin-tarih-i-tevelludu/) - Halk arasında “Atatürk’ü Koruma Kanunu” yahud kanun numarası olan "5816” adlarıyla bilinen “Atatürk Aleyhinde İş­lenen Suçlar Hakkında Kanun”, resmî olarak 25.7.1951 tarihin­de kabul edilerek Adnan Menderes (ö. 1961) başkanlığındaki Demokrat Parti Hükümeti döneminde hayatımıza girmiştir. “Atatürk aleyhinde işlenen suç” ifadesi aslında oldukça müp­hem bir anlam dünyasma olduğu için, birkaç maddeyle ilgili kanunda söz konusu suç Halk arasında “Atatürk’ü Koruma Kanunu” yahud kanun numarası olan "5816” adlarıyla bilinen “Atatürk Aleyhinde İş­lenen Suçlar Hakkında Kanun”, resmî olarak 25.7.1951 tarihin­de kabul edilerek Adnan Menderes (ö. 1961) başkanlığındaki Demokrat Parti Hükümeti döneminde hayatımıza girmiştir. “Atatürk aleyhinde işlenen suç” ifadesi aslında oldukça müp­hem bir anlam dünyasma olduğu için, birkaç maddeyle ilgili kanunda söz konusu suç - [Varlık Mertebeleri ve Te’vil](https://www.ilimcephesi.com/varlik-mertebeleri-ve-tevil/) - Gazzâlî [*] çev. Mahmut Kaya Te’vilin şartlarını tespit etmeyi ve iman ile küfür arasındaki sının belirle­meyi hedefleyen aşağıdaki metinde Gazzâlî (ö. 505/1111), ilk olarak küfrü, Hz. Peygamberin yalanlanması olarak tanımlamakta, ancak Arkaların bir­birlerini Hz. Peygamberi yalanlamakla suçladıkları olgusu karşısında, onun sözlerinin hangi düzeylerde anlaşılabileceğini tayin etmek üzere varlığı beşli bir tasnife tâbi tutmaktadır: özsel, Gazzâlî [*] çev. Mahmut Kaya Te’vilin şartlarını tespit etmeyi ve iman ile küfür arasındaki sının belirle­meyi hedefleyen aşağıdaki metinde Gazzâlî (ö. 505/1111), ilk olarak küfrü, Hz. Peygamberin yalanlanması olarak tanımlamakta, ancak Arkaların bir­birlerini Hz. Peygamberi yalanlamakla suçladıkları olgusu karşısında, onun sözlerinin hangi düzeylerde anlaşılabileceğini tayin etmek üzere varlığı beşli bir tasnife tâbi tutmaktadır: özsel, - [Allah’ı Bilmenin İmkânı ve Bunun Yöntemi](https://www.ilimcephesi.com/allahi-bilmenin-imkani-ve-bunun-yontemi/) - Gazzâlî [*] çev. Osman Demir Gazzâlî (ö. 505/111) Allah’ı bilmenin imkânı ve yöntemi konusunda mensu­bu olduğu Eş'arî tutumu ortaya koyarken sûfîlerin görüşüne dair işaretlere de yer vermektedir. Aşağıdaki metinde o, Allah’ı bildiğini söyleyenin de bil­mediğini söyleyenin de aslında doğru konuşmuş olacağını ileri sürmektedir. Dış dünyadan hareketle görüşünü ispatlayan Gazzâlî’ye göre haricî nesnele­rin mahiyetini bilme Gazzâlî [*] çev. Osman Demir Gazzâlî (ö. 505/111) Allah’ı bilmenin imkânı ve yöntemi konusunda mensu­bu olduğu Eş'arî tutumu ortaya koyarken sûfîlerin görüşüne dair işaretlere de yer vermektedir. Aşağıdaki metinde o, Allah’ı bildiğini söyleyenin de bil­mediğini söyleyenin de aslında doğru konuşmuş olacağını ileri sürmektedir. Dış dünyadan hareketle görüşünü ispatlayan Gazzâlî’ye göre haricî nesnele­rin mahiyetini bilme - [Tecelli Türleri](https://www.ilimcephesi.com/tecelli-turleri/) - Necmeddin-i Dâye [*****] çev. Halil Baltacı Necmeddin-i Dâye (ö. 654/1256) tasavvufun bir din yorumu ve dindarlık tar­zı olarak kurumlaştığı dönemin başlangıcında kaleme aldığı Mirsadül-ibâd adlı eserinde, tarikat hayatının kişi üzerindeki dönüştürücü etkisini anlat­ması ve yorumlamasıyla dikkat çeker. Tasavvufî yaşantı dolayısıyla varlık, bilgi ve ahlak bakımından kişinin kemale erdirme süreci sayılan seyrüsülûk, bu anlatıma göre Necmeddin-i Dâye [*****] çev. Halil Baltacı Necmeddin-i Dâye (ö. 654/1256) tasavvufun bir din yorumu ve dindarlık tar­zı olarak kurumlaştığı dönemin başlangıcında kaleme aldığı Mirsadül-ibâd adlı eserinde, tarikat hayatının kişi üzerindeki dönüştürücü etkisini anlat­ması ve yorumlamasıyla dikkat çeker. Tasavvufî yaşantı dolayısıyla varlık, bilgi ve ahlak bakımından kişinin kemale erdirme süreci sayılan seyrüsülûk, bu anlatıma göre - [Anda Olmak -Geçmiş ve Gelecek Arasında Bir Yer](https://www.ilimcephesi.com/anda-olmak-gecmis-ve-gelecek-arasinda-bir-yer/) - İçinde yaşadığımız dünya, bedensel varlığımız ve duygu­larımız zamanın eliyle şekillenir. Sabretmeyi, şükretme- yi, iyiliğin ve kötülüğün gerçek yüzlerini, savaşmayı ve barışmayı zamanla öğreniriz. Zaman, her şeyin mutlak sınırı ve ilacıdır. Dünyada sayılı nefesler süresince bulunuruz ve vademiz dolduğu an tek gerçeklik olan ölümle tanışırız. İnsan olarak en büyük sınavımız, zamanın biteceği bilgisiyle zama­nın içinde yaşamaktır. İçinde yaşadığımız dünya, bedensel varlığımız ve duygu­larımız zamanın eliyle şekillenir. Sabretmeyi, şükretme- yi, iyiliğin ve kötülüğün gerçek yüzlerini, savaşmayı ve barışmayı zamanla öğreniriz. Zaman, her şeyin mutlak sınırı ve ilacıdır. Dünyada sayılı nefesler süresince bulunuruz ve vademiz dolduğu an tek gerçeklik olan ölümle tanışırız. İnsan olarak en büyük sınavımız, zamanın biteceği bilgisiyle zama­nın içinde yaşamaktır. - [Ellerin Üzerindeki Elleri Tutmak](https://www.ilimcephesi.com/ellerin-uzerindeki-elleri-tutmak/) - Dergahların katılmaya çağırdığı, “Sonsuzluk Kervanrnın başında, Son Peygamber sevgisinde ve Son Peygambere bağlanmada, kimsenin kendilerine yetişemediği, Birin­ci ve Dördüncü Halife vardır. Bilginin ve bilgeliğin kaynağından yararlananların, herkesin yardımma koçanların, Allah dışında kimseden yardım istemeyenlerin oluşturduğu gizemli kervan, sınavlarla dolu çileli yoluna, çevresini dönüştüre dönüştüre de­vam etmektedir. Onları izleyenler yüzyılların içinde, çoğala ço- ğala bütün insanlara, Dergahların katılmaya çağırdığı, “Sonsuzluk Kervanrnın başında, Son Peygamber sevgisinde ve Son Peygambere bağlanmada, kimsenin kendilerine yetişemediği, Birin­ci ve Dördüncü Halife vardır. Bilginin ve bilgeliğin kaynağından yararlananların, herkesin yardımma koçanların, Allah dışında kimseden yardım istemeyenlerin oluşturduğu gizemli kervan, sınavlarla dolu çileli yoluna, çevresini dönüştüre dönüştüre de­vam etmektedir. Onları izleyenler yüzyılların içinde, çoğala ço- ğala bütün insanlara, - [Son Peygambere Bağlananlara Bağlanmasını Bilmek](https://www.ilimcephesi.com/son-peygambere-baglananlara-baglanmasini-bilmek/) - Dergah kültüründe derinleşmenin yolu, yüz yüze görüş­mekten, gönülden gönüle köprüler kurmaktan geçer. İnsanlar yalnız başlarına, Allah’ı bulamazlarsa, Son Peygamberine bağlanamazlarsa, Allah’ı bulanların ve Son Pey­gamberine bağlananların halkalarına katılırlar. Gönül dünyası­nın öncülerinin çevresindeki halkalara katılarak, öncülerin ey­lemlerini tekrarlamaya, öncülere benzemeye özen gösterenler, smavlardan geçe geçe öncülerden olurlar. İnsanlar nerede olur­larsa olsunlar, ne yaparlarsa yapsınlar, sevdiklerine bağlanarak, Dergah kültüründe derinleşmenin yolu, yüz yüze görüş­mekten, gönülden gönüle köprüler kurmaktan geçer. İnsanlar yalnız başlarına, Allah’ı bulamazlarsa, Son Peygamberine bağlanamazlarsa, Allah’ı bulanların ve Son Pey­gamberine bağlananların halkalarına katılırlar. Gönül dünyası­nın öncülerinin çevresindeki halkalara katılarak, öncülerin ey­lemlerini tekrarlamaya, öncülere benzemeye özen gösterenler, smavlardan geçe geçe öncülerden olurlar. İnsanlar nerede olur­larsa olsunlar, ne yaparlarsa yapsınlar, sevdiklerine bağlanarak, - [Ölümsüz Hayatın Şiirini Yakalamak](https://www.ilimcephesi.com/olumsuz-hayatin-siirini-yakalamak/) - İnsanlık tarihinin her döneminde toplumla» içe ve dışa dö­nük dünyada, Dergah kültürüyle seven gönüllerin, düşünen akılların, veren ellerin ölümsüz şürini yakalayanlar dönüş­türmüştür. İki dünyayı şiire, şiiri iki dünyaya taşıyanlar, şiirler şiirini bularak, iç dünyaların derinliklerini, dış dünyaların zen­ginliklerine yansıtmışlardır. Geleceğin dünyasının mimarları, Al­lah sevgisinde yok olmayı Yunus’tan, Peygamber sevgisinde var olmayı Süleyman Çelebiden öğrenenler olacaktır. İnsanlık tarihinin her döneminde toplumla» içe ve dışa dö­nük dünyada, Dergah kültürüyle seven gönüllerin, düşünen akılların, veren ellerin ölümsüz şürini yakalayanlar dönüş­türmüştür. İki dünyayı şiire, şiiri iki dünyaya taşıyanlar, şiirler şiirini bularak, iç dünyaların derinliklerini, dış dünyaların zen­ginliklerine yansıtmışlardır. Geleceğin dünyasının mimarları, Al­lah sevgisinde yok olmayı Yunus’tan, Peygamber sevgisinde var olmayı Süleyman Çelebiden öğrenenler olacaktır. - [Kimlik Tartışmaları Bağlamında Türk Ulusal Kimliğinin İnşası](https://www.ilimcephesi.com/kimlik-tartismalari-baglaminda-turk-ulusal-kimliginin-insasi/) - 16 Aydınlanma sürecinde gelişen ve günümüzü de kayıtlayan modern kurgu, toplumsal yaşanılan yönlendiren birçok olguyu beraberinde getirmiştir. Bunların en etkililerinden biri de ‘modern ulus’tur. Toplumlar, ulus olgusu temelinde kimlik inşa ederken, uluslaşma yoluyla da siyasal davranış tarzlarını oluştur­muşlardır. Bu durum modernliğin siyasal bilinci olarak da tanım­lanabilir. Ulus temelinde oluşturulan ulusal kimlik, ulusçuluk ve ulus-devlet tasavvuru, 16 Aydınlanma sürecinde gelişen ve günümüzü de kayıtlayan modern kurgu, toplumsal yaşanılan yönlendiren birçok olguyu beraberinde getirmiştir. Bunların en etkililerinden biri de ‘modern ulus’tur. Toplumlar, ulus olgusu temelinde kimlik inşa ederken, uluslaşma yoluyla da siyasal davranış tarzlarını oluştur­muşlardır. Bu durum modernliğin siyasal bilinci olarak da tanım­lanabilir. Ulus temelinde oluşturulan ulusal kimlik, ulusçuluk ve ulus-devlet tasavvuru, - [Küreselleşme ve Kimlik Tahayyülü](https://www.ilimcephesi.com/kuresellesme-ve-kimlik-tahayyulu/) - Tahayyül etmek, başlangıçta rasyonel sınırları zorlamayı ve estetik kaygılanmayı akla getirse de, modernlik bağlanımda yeni rasyonel bütünlükler inşa etmenin yolunu açma anlamında kul­lanılmaktadır. “Çünkü tahayyül gücü, günümüzdeki temel işlevi­ni akim emrine sokarak kazanmaktadır. Bunu açıklayabilen temel durum ise modernliğin hareket tarzı olan farklılaştırmayı dengeleme arayışıdır” (Rundell, 1994:10). Modernliğin farklılaş- tırıcı işlevi, özellikle eski ve kozmopolit Tahayyül etmek, başlangıçta rasyonel sınırları zorlamayı ve estetik kaygılanmayı akla getirse de, modernlik bağlanımda yeni rasyonel bütünlükler inşa etmenin yolunu açma anlamında kul­lanılmaktadır. “Çünkü tahayyül gücü, günümüzdeki temel işlevi­ni akim emrine sokarak kazanmaktadır. Bunu açıklayabilen temel durum ise modernliğin hareket tarzı olan farklılaştırmayı dengeleme arayışıdır” (Rundell, 1994:10). Modernliğin farklılaş- tırıcı işlevi, özellikle eski ve kozmopolit - [Çoksatanlar](https://www.ilimcephesi.com/coksatanlar/) - Kestirmeden söylemem gerekirse "çoksatan kitaplar"a hep ihtiyatla yaklaşmışımdır. Bu çeşit bir kitaba çok zaman ihtiyatla hatta kuşkuyla baktığımı söyleyebilirim. Böyle bir kitaptan söz edildiğinde uzaktan izlerim önce, geride dururum. Bir edebiyat sevdalısı değil de gönülsüz bir yol acemisi rolünü oynarım. Okumam kolay kolay bu türden kitapları. Haklarında bir şey söylemekten sarfınazar ederim. Geçmişte yaşadığım birkaç Kestirmeden söylemem gerekirse "çoksatan kitaplar"a hep ihtiyatla yaklaşmışımdır. Bu çeşit bir kitaba çok zaman ihtiyatla hatta kuşkuyla baktığımı söyleyebilirim. Böyle bir kitaptan söz edildiğinde uzaktan izlerim önce, geride dururum. Bir edebiyat sevdalısı değil de gönülsüz bir yol acemisi rolünü oynarım. Okumam kolay kolay bu türden kitapları. Haklarında bir şey söylemekten sarfınazar ederim. Geçmişte yaşadığım birkaç - [Bilgiden Davranışa](https://www.ilimcephesi.com/bilgiden-davranisa/) - İnsan için hayat dış dünyadan gelen verilerden oluşur. İnsan doğduğu andan itibaren dış dünyadan bilgi almaya başlar. Bu bilgileri almanın temel yolu da beş duyu organını kullanmaktır. İnsan hava ile karşılaşıp ağlayarak dış dünya ile etkileşimini başlatır. Hatta sembolik etkileşimciler (G. H. Mead) bunu zincirin başlatıcı halkası olarak görür. Buna göre insan (bebek) ağlayarak kendisi İnsan için hayat dış dünyadan gelen verilerden oluşur. İnsan doğduğu andan itibaren dış dünyadan bilgi almaya başlar. Bu bilgileri almanın temel yolu da beş duyu organını kullanmaktır. İnsan hava ile karşılaşıp ağlayarak dış dünya ile etkileşimini başlatır. Hatta sembolik etkileşimciler (G. H. Mead) bunu zincirin başlatıcı halkası olarak görür. Buna göre insan (bebek) ağlayarak kendisi - [Davranış Değiştirme](https://www.ilimcephesi.com/davranis-degistirme/) - Davranış değiştirme terimi psikolojideki davranışçılık yaklaşımının mirasıdır. Yirminci yüzyıla damgasını vuran davranışçılık Pavlov, Watson ve Skinner gibi kuramcılarla gelişti. Öyle görünüyor ki kuramcılar kurama fazla geldi; Çünkü Skinner ile davranışçılık zirveye ulaştı ve inişe geçti. Öyle görünüyor ki davranışçılığa Bandura'nın ve Seligman'ın katkıları son katkılar oldu.Bandura da, Seligman da davranışçılıktan yola çıkıp başka kulvarlarda devam Davranış değiştirme terimi psikolojideki davranışçılık yaklaşımının mirasıdır. Yirminci yüzyıla damgasını vuran davranışçılık Pavlov, Watson ve Skinner gibi kuramcılarla gelişti. Öyle görünüyor ki kuramcılar kurama fazla geldi; Çünkü Skinner ile davranışçılık zirveye ulaştı ve inişe geçti. Öyle görünüyor ki davranışçılığa Bandura'nın ve Seligman'ın katkıları son katkılar oldu.Bandura da, Seligman da davranışçılıktan yola çıkıp başka kulvarlarda devam - [İçki](https://www.ilimcephesi.com/27106-2/) - İçki Dönem belgelerinde ve metinlerinde özel ifadesiyle arak ve hamr/şarap olarak geçen, genel ifadesiyle müskirat[61] diye isimlendirilen, bugün ise içki olarak ifade edilen alkollü içecekler konusu, Osmanlı geleneksel zihniyet ve sistemindeki değişimi takip etmeye imkân sağlayan önemli konu başlıklarından birini teşkil etmektedir. Çünkü içki konusu özelde Osmanlı genelde ise Müslüman bireyler ve toplum­lar açısından İçki Dönem belgelerinde ve metinlerinde özel ifadesiyle arak ve hamr/şarap olarak geçen, genel ifadesiyle müskirat[61] diye isimlendirilen, bugün ise içki olarak ifade edilen alkollü içecekler konusu, Osmanlı geleneksel zihniyet ve sistemindeki değişimi takip etmeye imkân sağlayan önemli konu başlıklarından birini teşkil etmektedir. Çünkü içki konusu özelde Osmanlı genelde ise Müslüman bireyler ve toplum­lar açısından - [Tenezzüh ve Eğlence "Yerleri](https://www.ilimcephesi.com/tenezzuh-ve-eglence-yerleri/) - Tepebaşı Bahçesi- Taksim Bahçesi Tepebaşı ve Taksim Bahçeleri, yaz aylarında İstanbul halkının din­lenme ve gezinti yerleridir. Ercüment Ekrem, söz konusu mekânları "yaz akşamlan kibar halkın toplantı ve piyasa yeri” olarak tanımlar; her iki bahçede "şehrin kadın erkek kalburüstü yabancılarının ve “Beyoglu'nun yadırgamadığı yerli şahsiyetlerin yürüyüş yaparak temiz hava aldıklarını ifade eder.[166 Tepebaşı Bahçesi, İngiliz Tepebaşı Bahçesi- Taksim Bahçesi Tepebaşı ve Taksim Bahçeleri, yaz aylarında İstanbul halkının din­lenme ve gezinti yerleridir. Ercüment Ekrem, söz konusu mekânları "yaz akşamlan kibar halkın toplantı ve piyasa yeri” olarak tanımlar; her iki bahçede "şehrin kadın erkek kalburüstü yabancılarının ve “Beyoglu'nun yadırgamadığı yerli şahsiyetlerin yürüyüş yaparak temiz hava aldıklarını ifade eder.[166 Tepebaşı Bahçesi, İngiliz - [Samiha Ayverdi'nin Kitaplarından Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/samiha-ayverdinin-kitaplarindan-alintilar/) - Çelebi'nin dudaklarından düşmeyen şu büyük sözü, çâresiz bir kabulle kendi kendime tekrarlıyorum: Emeline karşı ecelin gülüyor, tedbîrine karşı takdîrin gülüyor. Yaşayan Ölü ------------------------------------------------------------ Okuyorum, fakat ne anlıyorum; orasını pek bilmem. Okuduklarımı sen de dinle: "Cihanda her şey kendi yaratılışına münâsip olan bir şeyi cezbeder. Eğer karşına düşen kimsenin nasıl bir adam olduğunu bilmiyorsan, bak ki, Çelebi'nin dudaklarından düşmeyen şu büyük sözü, çâresiz bir kabulle kendi kendime tekrarlıyorum: Emeline karşı ecelin gülüyor, tedbîrine karşı takdîrin gülüyor. Yaşayan Ölü ------------------------------------------------------------ Okuyorum, fakat ne anlıyorum; orasını pek bilmem. Okuduklarımı sen de dinle: "Cihanda her şey kendi yaratılışına münâsip olan bir şeyi cezbeder. Eğer karşına düşen kimsenin nasıl bir adam olduğunu bilmiyorsan, bak ki, - [Samiha Ayverdi - Yusufcuk ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/samiha-ayverdi-yusufcuk-alintilar/) - "Rûhum, bir kalıbın esîri olmadan evvel, elimi bir el tuttu ve bana güneşleri, seyyâreleri, semâvâtın acâibini gezdirip seyrettirdi. Nihâyet bir âleme getirerek: -İşte misâfir olacağın yer.. burası dünyâdır, dedi. Şaşkın şaşkın etrâfıma bakınırken de devam etti: -Burada herkes kendi istidâdına göre bir tohum eker ve mahsûl devşirir. Para, kadın, evlât, mevki, rütbe, şan ve "Rûhum, bir kalıbın esîri olmadan evvel, elimi bir el tuttu ve bana güneşleri, seyyâreleri, semâvâtın acâibini gezdirip seyrettirdi. Nihâyet bir âleme getirerek: -İşte misâfir olacağın yer.. burası dünyâdır, dedi. Şaşkın şaşkın etrâfıma bakınırken de devam etti: -Burada herkes kendi istidâdına göre bir tohum eker ve mahsûl devşirir. Para, kadın, evlât, mevki, rütbe, şan ve - [Bilimsel Ufkun Sınırı](https://www.ilimcephesi.com/bilimsel-ufkun-siniri/) - “Her ilim sahibinin üzerinde daha iyi bilen biri vardır.” (Yû­suf, 76) “Size ilimden ancak az bir pay verilmiştir.” (İsrâ, 85) “Bilimin herşeyi başarması mümkün değildir. Bu nedenle bü­tün problemleri halledecek bir yol bulacağı varsayımı, insan­lığı nihayetinde kaosa sürükleyecektir.” Nobel Fizik ödülü sahibi Polykarp Kusch Aşırı bir ateist olan kimyager Peter Atkins şöyle der: “Dindar­lar, evrende “Her ilim sahibinin üzerinde daha iyi bilen biri vardır.” (Yû­suf, 76) “Size ilimden ancak az bir pay verilmiştir.” (İsrâ, 85) “Bilimin herşeyi başarması mümkün değildir. Bu nedenle bü­tün problemleri halledecek bir yol bulacağı varsayımı, insan­lığı nihayetinde kaosa sürükleyecektir.” Nobel Fizik ödülü sahibi Polykarp Kusch Aşırı bir ateist olan kimyager Peter Atkins şöyle der: “Dindar­lar, evrende - [İnsan İnsandan Çekilince](https://www.ilimcephesi.com/insan-insandan-cekilince/) - Sohbet konuşmaktan ibaret değil, konuşmanın öte­sinde insanın ruhunu saran ve onu tesir altına alan, in­sanı değiştiren, dönüştüren, kelime ve duygu dağarcı­ğını geliştiren hisli bir dildir. Her sohbetin karakteri ve kendine ait dokusu başka başkadır. İnsan herkesle konuşur ama hakiki sohbet, can kulağıyla dinlediği ve içinden gelerek konuştuğu o nadide insanla olur. Ger­çek bir sohbet, Sohbet konuşmaktan ibaret değil, konuşmanın öte­sinde insanın ruhunu saran ve onu tesir altına alan, in­sanı değiştiren, dönüştüren, kelime ve duygu dağarcı­ğını geliştiren hisli bir dildir. Her sohbetin karakteri ve kendine ait dokusu başka başkadır. İnsan herkesle konuşur ama hakiki sohbet, can kulağıyla dinlediği ve içinden gelerek konuştuğu o nadide insanla olur. Ger­çek bir sohbet, - [Acıyı Karşılamak](https://www.ilimcephesi.com/aciyi-karsilamak/) - Sevdiği bir şeyi kaybedenin ümidi ve kendine gü­veni azalır, dünyanın hâllerine tahammül eşiği düşer. Yitirmenin acısı, insanın omuzlarına, kalbine, adımla­tma ağır bir taş gibi oturur ve hareket etmesine mâni olur. Acılı insan kendini umutsuz, ürkek, çaresiz his­seder. Dış dünyaya ilgisi zayıflar. Dünyanın sonuymuş hissine kapılır. Konuşmak da susmak da onun en bü­yük ihtiyacıdır. Acılar Sevdiği bir şeyi kaybedenin ümidi ve kendine gü­veni azalır, dünyanın hâllerine tahammül eşiği düşer. Yitirmenin acısı, insanın omuzlarına, kalbine, adımla­tma ağır bir taş gibi oturur ve hareket etmesine mâni olur. Acılı insan kendini umutsuz, ürkek, çaresiz his­seder. Dış dünyaya ilgisi zayıflar. Dünyanın sonuymuş hissine kapılır. Konuşmak da susmak da onun en bü­yük ihtiyacıdır. Acılar - [Deneyim/Müşahede](https://www.ilimcephesi.com/deneyim-musahede/) - Öğrenmek yaşamayı öğrenmektir. Öğrenmek nihayetinde yaşamayı öğrenmektir, kıylükal değil. Maddeden tamamen uzaklaşan metafizik felsefe çalışıyor olsanız dahi nihai maksat hakikati keşfedip o hakikate göre yaşamak ve bunu insanlara salık vermektir. Gerçekte öğrenmek özü itibariyle güzeldir. Yani hiçbir ek fayda veya sonuç getirmese dahi bilmek, bilmemeye nazaran güzel bir şey olurdu. Buna rağmen öğrenmek neredeyse Öğrenmek yaşamayı öğrenmektir. Öğrenmek nihayetinde yaşamayı öğrenmektir, kıylükal değil. Maddeden tamamen uzaklaşan metafizik felsefe çalışıyor olsanız dahi nihai maksat hakikati keşfedip o hakikate göre yaşamak ve bunu insanlara salık vermektir. Gerçekte öğrenmek özü itibariyle güzeldir. Yani hiçbir ek fayda veya sonuç getirmese dahi bilmek, bilmemeye nazaran güzel bir şey olurdu. Buna rağmen öğrenmek neredeyse - [Türkiye'de Tek-Parti Dönemi Totaliterlik Deneyimi](https://www.ilimcephesi.com/turkiyede-tek-parti-donemi-totaliterlik-deneyimi/) - 1 Tek-Parti Diktatörlükleri Avrupa’da iki dünya savaşı arasındaki dönemde birçok otoriter rejim kurulmuştu. Öyle ki 1918-45 arasındaki yıllara "diktatörlükler çağı" demek yanlış olmaz. İtalya'da Faşistler 1922’nin Ekim ayında Roma Yürüyüşü ile iktidara geldi; Almanya'da Naziler 1933'te Hit- ler’in Şansölye ilan edilmesiyle büyük bir zafer kazandılar; İspanya 1923'ten 1930'a kadar General Primo de Rivera'nın askeri diktatör 1 Tek-Parti Diktatörlükleri Avrupa’da iki dünya savaşı arasındaki dönemde birçok otoriter rejim kurulmuştu. Öyle ki 1918-45 arasındaki yıllara "diktatörlükler çağı" demek yanlış olmaz. İtalya'da Faşistler 1922’nin Ekim ayında Roma Yürüyüşü ile iktidara geldi; Almanya'da Naziler 1933'te Hit- ler’in Şansölye ilan edilmesiyle büyük bir zafer kazandılar; İspanya 1923'ten 1930'a kadar General Primo de Rivera'nın askeri diktatör - [Nedir Şu Aşk?](https://www.ilimcephesi.com/nedir-su-ask/) - Ailenin ne olup ne olmadığıyla başladık, günümüzde aile ve kadm-erkek ilişkilerindeki değişimler etrafında dolandık ve buradan aşka düştü yolumuz. Aranızda "Ne alakası var, nereden nereye geliverdiniz!" diyenler olabilir. Onlan say­gıyla selamlarım. Lâkin günümüzde evliliklerin geleneksel dünyaya göre birçok değişiklik yaşadığı, mesela bizim kül­türümüzde de bir süreden beri "görücü usulü" yöntemin­den ziyade şöyle ya da böyle Ailenin ne olup ne olmadığıyla başladık, günümüzde aile ve kadm-erkek ilişkilerindeki değişimler etrafında dolandık ve buradan aşka düştü yolumuz. Aranızda "Ne alakası var, nereden nereye geliverdiniz!" diyenler olabilir. Onlan say­gıyla selamlarım. Lâkin günümüzde evliliklerin geleneksel dünyaya göre birçok değişiklik yaşadığı, mesela bizim kül­türümüzde de bir süreden beri "görücü usulü" yöntemin­den ziyade şöyle ya da böyle - [Günümüzde Kadın-Erkek İlişkilerinin Halleri](https://www.ilimcephesi.com/gunumuzde-kadin-erkek-iliskilerinin-halleri/) - Psikolojik rahatsızlıklar ve geleceğin dünyası arasında­ki bağlan yapıtlarında temel alan Çarpışma yazan J. G. Ballard, yaşadığımız dünyanın "aile karşıtı" niteliğini şu sözleriyle gözler önüne seriyor: "20. yüzyılı egemenliği al­tına alan kâbusun akılla evliliğinden her zamankinden daha belirsiz bir dünya doğdu (...) Yaşamımız 20. yüzyı­lın o büyük, ikiz ana temasının egemenliği altında: seks ve paranoya (...) Psikolojik rahatsızlıklar ve geleceğin dünyası arasında­ki bağlan yapıtlarında temel alan Çarpışma yazan J. G. Ballard, yaşadığımız dünyanın "aile karşıtı" niteliğini şu sözleriyle gözler önüne seriyor: "20. yüzyılı egemenliği al­tına alan kâbusun akılla evliliğinden her zamankinden daha belirsiz bir dünya doğdu (...) Yaşamımız 20. yüzyı­lın o büyük, ikiz ana temasının egemenliği altında: seks ve paranoya (...) - [Sağlıklı Aşkın İlk Şartı:Sevme Becerisi](https://www.ilimcephesi.com/saglikli-askin-ilk-sartisevme-becerisi/) - Hepimiz bir sevgi potansiyeli ile mi doğuyoruz? Haset hissiyatının tam karşısmda doğuştan bir sevgi ve şükran kutbumuz var mı dünyaya geldiğimizde? Bu sorulan kesin biçimde cevaplamamıza imkân yok ama sevme becerisini ve ortaya çıkıp gelişmesine mâni olan hâlleri daha net bi­çimde gözlemleyebiliyoruz. Sevme becerisinin oluşup ge­lişmesinde yaşamın ilk yılı çok önemli. Bebeğin çevresine temel güven Hepimiz bir sevgi potansiyeli ile mi doğuyoruz? Haset hissiyatının tam karşısmda doğuştan bir sevgi ve şükran kutbumuz var mı dünyaya geldiğimizde? Bu sorulan kesin biçimde cevaplamamıza imkân yok ama sevme becerisini ve ortaya çıkıp gelişmesine mâni olan hâlleri daha net bi­çimde gözlemleyebiliyoruz. Sevme becerisinin oluşup ge­lişmesinde yaşamın ilk yılı çok önemli. Bebeğin çevresine temel güven - [Kültürel Travmayla Yüzleşmek: Kolektif Acıların Kültürel Temelleri](https://www.ilimcephesi.com/kulturel-travmayla-yuzlesmek-kolektif-acilarin-kulturel-temelleri/) - Sosyal sistemde kimi zaman toplumu rahatsız edecek aksaklıklar oluşur. Örneğin belediye hizmetleri kötüleşe­bilir, okulların eğitim kalitesi düşebilir, ekonomik sıkın­tılar baş gösterebilir, boşanmalar artabilir, sağlık sistemi kötüleşebilir, aile kurumu çözülebilir, biyolojik çeşitlilik azalabilir, organik gıda bulmak zorlaşabilir. Ancak top­lum bunlardan etkilense de bu olumsuzlukların hiç biri kültürel travmanın semptomları olarak algılanmayabilir. Travmanın Kültürel Anlamını Ortaya Çıkarmak Sosyal sistemde kimi zaman toplumu rahatsız edecek aksaklıklar oluşur. Örneğin belediye hizmetleri kötüleşe­bilir, okulların eğitim kalitesi düşebilir, ekonomik sıkın­tılar baş gösterebilir, boşanmalar artabilir, sağlık sistemi kötüleşebilir, aile kurumu çözülebilir, biyolojik çeşitlilik azalabilir, organik gıda bulmak zorlaşabilir. Ancak top­lum bunlardan etkilense de bu olumsuzlukların hiç biri kültürel travmanın semptomları olarak algılanmayabilir. Travmanın Kültürel Anlamını Ortaya Çıkarmak - [Biyoteknolojinin Şantiye Alanı Olarak Beden](https://www.ilimcephesi.com/biyoteknolojinin-santiye-alani-olarak-beden/) - Biyoteknolojinin beden üzerindeki tasarrufu, tıb­bi, ticari, felsefi ve politik gibi farklı boyutları içeren bir anlam çerçevesi içine yerleştirilerek değerlendirilebilir. Tedaviyi amaçlayan tıbbi bağlam bedene müdahalenin ahlaki-legal gerekçesinin en kolay ve sağlam temelde savunulabildiği bağlamdır ve genel olarak tartışma dışıdır. Ancak tıp/sağlık boyutunu diğer boyutlardan bağımsız değerlendirmek pek mümkün değildir. Beden bu nokta­da sadece hekimlerin değil, Biyoteknolojinin beden üzerindeki tasarrufu, tıb­bi, ticari, felsefi ve politik gibi farklı boyutları içeren bir anlam çerçevesi içine yerleştirilerek değerlendirilebilir. Tedaviyi amaçlayan tıbbi bağlam bedene müdahalenin ahlaki-legal gerekçesinin en kolay ve sağlam temelde savunulabildiği bağlamdır ve genel olarak tartışma dışıdır. Ancak tıp/sağlık boyutunu diğer boyutlardan bağımsız değerlendirmek pek mümkün değildir. Beden bu nokta­da sadece hekimlerin değil, - [Posthümanizm:İnsanın Ötesinde Ne var?](https://www.ilimcephesi.com/posthumanizminsanin-otesinde-ne-var/) - Matrix serisinin 1999 yapımı ilk filminde ajan Smith, Morpheus’a şöyle der: Türünüzü sınıflandırmaya çalışırken fark ettim. Aslında siz me­meli değilsiniz. Bu gezegendeki tüm memeliler etraflarındaki çevreyle doğal bir uyuma sahiptir. Ancak siz insanlar değilsiniz. Bir bölgeye taşınır ve çoğalırsınız. Tüm doğal kaynaklar tüketi­lene dek çoğalırsınız. Hayatta kalmanızın tek yolu başka bölge­lere yayılmaktır. Gezegende aynı yayılma Matrix serisinin 1999 yapımı ilk filminde ajan Smith, Morpheus’a şöyle der: Türünüzü sınıflandırmaya çalışırken fark ettim. Aslında siz me­meli değilsiniz. Bu gezegendeki tüm memeliler etraflarındaki çevreyle doğal bir uyuma sahiptir. Ancak siz insanlar değilsiniz. Bir bölgeye taşınır ve çoğalırsınız. Tüm doğal kaynaklar tüketi­lene dek çoğalırsınız. Hayatta kalmanızın tek yolu başka bölge­lere yayılmaktır. Gezegende aynı yayılma - [Sanatta Gerçeklik Meselesi- İslâmî Sanat ve Dil](https://www.ilimcephesi.com/sanatta-gerceklik-meselesi-islami-sanat-ve-dil/) - Sanat özünde bir yansıtma (mimesis) eylemi olarak dikkat çeker. Meselenin öyle ya da böyle ana damarı yansıt­manın ne şekilde yapıldığında saklıdır. Yansıtma biçimleri kaçınılmaz olarak medeniyetlerin sahip oldukları gerçek­lik veya hakikat anlayışına göre oluşur. Sanatkârın eserine kendinden kattığı birtakım ilaveler, esere kişilik anlamında nitelik kazandırabilir fakat onun kimliğini değiştirmez. Konuyu en baştan ele alabilmemize kolaylık Sanat özünde bir yansıtma (mimesis) eylemi olarak dikkat çeker. Meselenin öyle ya da böyle ana damarı yansıt­manın ne şekilde yapıldığında saklıdır. Yansıtma biçimleri kaçınılmaz olarak medeniyetlerin sahip oldukları gerçek­lik veya hakikat anlayışına göre oluşur. Sanatkârın eserine kendinden kattığı birtakım ilaveler, esere kişilik anlamında nitelik kazandırabilir fakat onun kimliğini değiştirmez. Konuyu en baştan ele alabilmemize kolaylık - [Modern ve Postmodern Zamanlarda Eğitimin Varlık-Oluşsal Ufkundaki Dönüşüm Üzerine Bir Deneme](https://www.ilimcephesi.com/modern-ve-postmodern-zamanlarda-egitimin-varlik-olussal-ufkundaki-donusum-uzerine-bir-deneme/) - Kasım Küçükalp* Her eğitim anlayışı kendi meşruiyet ve makuliyet mantığını da belirleyen varlık ve hakikat telakkisinin yol açtığı bir varlık-oluşsal ufka ihtiyaç duymak durumundadır. Klasikten, modern ve çağdaş zamanlara gelinceye değin, eğitim anlayışının nasıl bir içerik kazandığı ve nihayet postmodern dünyada nasıl bir boyuta taşındığı meselesinin anlaşılması da hiç kuşkusuz söz konusu varlık-o- luşsal ufkun Kasım Küçükalp* Her eğitim anlayışı kendi meşruiyet ve makuliyet mantığını da belirleyen varlık ve hakikat telakkisinin yol açtığı bir varlık-oluşsal ufka ihtiyaç duymak durumundadır. Klasikten, modern ve çağdaş zamanlara gelinceye değin, eğitim anlayışının nasıl bir içerik kazandığı ve nihayet postmodern dünyada nasıl bir boyuta taşındığı meselesinin anlaşılması da hiç kuşkusuz söz konusu varlık-o- luşsal ufkun - [Aileyi İfsad Etme ve İnsanlığı Yeniden Yapılandırma Küresel Proje "Savaşı" nın Ana Cepheleri](https://www.ilimcephesi.com/aileyi-ifsad-etme-ve-insanligi-yeniden-yapilandirma-kuresel-proje-savasi-nin-ana-cepheleri/) - m 1 İLK CEPHE: KADİM TERBİYE SİSTEMİNİN ÇÖKERTİLMESİ 1990’larda yaptığım bir ABD ziyaretinde iletişim hâlinde ol­duğum Amerikalılarda bir gariplik hissetmiş ve bu durumu ilk kitabım Dokuz Yüz Katlı insan'da “Kaliforniya Sendromu” diye tanımlamıştım.[1] Sanki karşımda gerçek insanlar yoktu; sözcüklerle zor tarif edilebilecek bir dağınıklık, ulaşılama- mazlık, bir tür “kararma” içindeydiler. Türkçede “gözlerinin feri[2] gitmiş” diye m 1 İLK CEPHE: KADİM TERBİYE SİSTEMİNİN ÇÖKERTİLMESİ 1990’larda yaptığım bir ABD ziyaretinde iletişim hâlinde ol­duğum Amerikalılarda bir gariplik hissetmiş ve bu durumu ilk kitabım Dokuz Yüz Katlı insan'da “Kaliforniya Sendromu” diye tanımlamıştım.[1] Sanki karşımda gerçek insanlar yoktu; sözcüklerle zor tarif edilebilecek bir dağınıklık, ulaşılama- mazlık, bir tür “kararma” içindeydiler. Türkçede “gözlerinin feri[2] gitmiş” diye - [Freud'un Din Görüşlerinin Analizi ve Mantık Hataları](https://www.ilimcephesi.com/freudun-din-goruslerinin-analizi-ve-mantik-hatalari/) - 2.1. "Din Nevrozdur.” İddiasının Eleştirel Analizi ve Mantık Hataları Freud “Din nevrozdur.” iddiasını temellendirmek için en te­melde din ve nevroz arasında sekiz benzerlik noktası tespit ettiğini iddia etmiştir. Saplantılı davranışları temsil eden bu benzerlik noktalarının birkaç önemsiz farkla -ki bu farkları da psikanalizle giderdiğini öne sürer- dinde de olduğunu id­dia etmiştir. Freud sekiz benzerlik noktasından 2.1. "Din Nevrozdur.” İddiasının Eleştirel Analizi ve Mantık Hataları Freud “Din nevrozdur.” iddiasını temellendirmek için en te­melde din ve nevroz arasında sekiz benzerlik noktası tespit ettiğini iddia etmiştir. Saplantılı davranışları temsil eden bu benzerlik noktalarının birkaç önemsiz farkla -ki bu farkları da psikanalizle giderdiğini öne sürer- dinde de olduğunu id­dia etmiştir. Freud sekiz benzerlik noktasından - [Kur'an-ı Kerim'in Mikro Edebi Özellikleri](https://www.ilimcephesi.com/kuran-i-kerimin-mikro-edebi-ozellikleri/) - İkinci Bölüm Kelime Tercihi ilk bölümde Klasik Arapçanın tek bir fikri bile ifade etmek için fevkalâde zengin bir ifade çeşitliliği sunduğunu gördük. Soğuktan bahseden bir kişinin; şifa (uzatılmış soğuk), şırr (ölümcül soğuk), şarşar (rüzgârda hissedilen bir soğuk) ya da daha birçok kelime arasından hangisini seçeceğine, kelimenin kullanılacağı bağlam, tasvirler, ses ve anlam etki eder. İkinci Bölüm Kelime Tercihi ilk bölümde Klasik Arapçanın tek bir fikri bile ifade etmek için fevkalâde zengin bir ifade çeşitliliği sunduğunu gördük. Soğuktan bahseden bir kişinin; şifa (uzatılmış soğuk), şırr (ölümcül soğuk), şarşar (rüzgârda hissedilen bir soğuk) ya da daha birçok kelime arasından hangisini seçeceğine, kelimenin kullanılacağı bağlam, tasvirler, ses ve anlam etki eder. - [Orada Kimse Var Mı?](https://www.ilimcephesi.com/orada-kimse-var-mi/) - El-amâ, büyük sis. Tirmizî’de Resûle “Allah evrenin yaratılışından önce neredeydi?” sorusunun sorulduğu hadis-i şerif vardır. Resûl 'Âmâdaydı' diye cevap veriyor ve hadis bir aşağıdalık-yukarıdahk olmadığını belirterek sürüyor. Diğer bir deyişle, orası zaman-dışılıkla kadim bir mekândışılıktır... Bu surette amâ içinde biçimlerin olmadığı bir boşluk, mutlak ıssızlık, varlık-dışılıktır. özgün ıssızlık. Allah’a olan yolculuklarında, ârifler, derin tefekkürlerinin bir El-amâ, büyük sis. Tirmizî’de Resûle “Allah evrenin yaratılışından önce neredeydi?” sorusunun sorulduğu hadis-i şerif vardır. Resûl 'Âmâdaydı' diye cevap veriyor ve hadis bir aşağıdalık-yukarıdahk olmadığını belirterek sürüyor. Diğer bir deyişle, orası zaman-dışılıkla kadim bir mekândışılıktır... Bu surette amâ içinde biçimlerin olmadığı bir boşluk, mutlak ıssızlık, varlık-dışılıktır. özgün ıssızlık. Allah’a olan yolculuklarında, ârifler, derin tefekkürlerinin bir - [Bedenin Rüyası](https://www.ilimcephesi.com/bedenin-ruyasi/) - Rüyalarla aynı kumaştan yapılmayız, bir uykuyla çevrelenmiş küçük hayatlarımız. Shakespeare, Fırtına Suya düştün, sırılsıklam oldun. Çırpınmak beyhude. Dip seni çekiyor, su kaçıyor boğazına. Batıyorsun mütemadiyen, batı­yorsun, Ratıyorsun aheste... Dip seni koyvermeyip kendine çekiyor habire. Çabalıyorsun ama nafile. Bırak çırpınmayı, olan olacak! Gerçi ya batacak ya çıkacaksın, ama hele bir suy­la barışık olmayı dene. Dene suyun Rüyalarla aynı kumaştan yapılmayız, bir uykuyla çevrelenmiş küçük hayatlarımız. Shakespeare, Fırtına Suya düştün, sırılsıklam oldun. Çırpınmak beyhude. Dip seni çekiyor, su kaçıyor boğazına. Batıyorsun mütemadiyen, batı­yorsun, Ratıyorsun aheste... Dip seni koyvermeyip kendine çekiyor habire. Çabalıyorsun ama nafile. Bırak çırpınmayı, olan olacak! Gerçi ya batacak ya çıkacaksın, ama hele bir suy­la barışık olmayı dene. Dene suyun - [Nereye ve Kime Çağrı?](https://www.ilimcephesi.com/nereye-ve-kime-cagri/) - Dünya sanki çağrılar gezegeni, hep bir çağrı var. Akıllar çağrılıyor, gözler davet ediliyor ve kulaklar misafir edilmek isteniyor. İnsan çevresinden daima davetler alıyor. Birileri şehvete ve şeytana çağırıyor ötekisi inançsızlığa, batıl dinlere, helvadan heykellere, gündüz ve güneş diye mumlara davet ediyor. Bu çağrılar ardı arkası kesilmeden daha cazibedar, şaşaalı ve ihtişamlı bir şekilde yenileniyor. İnsanlık Dünya sanki çağrılar gezegeni, hep bir çağrı var. Akıllar çağrılıyor, gözler davet ediliyor ve kulaklar misafir edilmek isteniyor. İnsan çevresinden daima davetler alıyor. Birileri şehvete ve şeytana çağırıyor ötekisi inançsızlığa, batıl dinlere, helvadan heykellere, gündüz ve güneş diye mumlara davet ediyor. Bu çağrılar ardı arkası kesilmeden daha cazibedar, şaşaalı ve ihtişamlı bir şekilde yenileniyor. İnsanlık - [Gözyaşlarındaki Tuz Kokusu](https://www.ilimcephesi.com/gozyaslarindaki-tuz-kokusu/) - Bağıranların ve çağıranların hayatlarının en dramatik ve ruhlarının en hassas ve kalplerinin en titrek yeridir burası, başkası için ağlamak seanslarının başköşesi bir ev, serili seccadenin ıslaklığı üzerindeki bulanıklık ve boğuklukla ve boğulmayla karışık nurdan bir hava, gece havası, şefkat havası ve başkalarının günahına ağlama havası içindeki ıstıraplar, hıçkırıklar ve kandan ağlamalar. Başkasına başkası diye kızmayan, Bağıranların ve çağıranların hayatlarının en dramatik ve ruhlarının en hassas ve kalplerinin en titrek yeridir burası, başkası için ağlamak seanslarının başköşesi bir ev, serili seccadenin ıslaklığı üzerindeki bulanıklık ve boğuklukla ve boğulmayla karışık nurdan bir hava, gece havası, şefkat havası ve başkalarının günahına ağlama havası içindeki ıstıraplar, hıçkırıklar ve kandan ağlamalar. Başkasına başkası diye kızmayan, - [İnkarın Dünya ve Ahiretteki Sonuçları](https://www.ilimcephesi.com/inkarin-dunya-ve-ahiretteki-sonuclari/) - Her ferdin ve toplumun gerçekleştinnek istediği şeyin ne olduğunu araştırsak tek kelime ile mutluluk olduğunu görürüz. Filozofundan avamına, yöneticisinden yönetilenlere kadar mutsuzluk arayan tek bir kimse bulunamaz. Peki bu nasıl gerçekleşecektir? Kafirler mutluluğu kısa vadede düşünerek onu sadece mal-mülk, saltanat, makam elde etmede, nefsani arzu ve isteklerinin fütursuzca yerine getirilmesinde gönnüşlerdir. Fakat bu doğrultudaki inanç Her ferdin ve toplumun gerçekleştinnek istediği şeyin ne olduğunu araştırsak tek kelime ile mutluluk olduğunu görürüz. Filozofundan avamına, yöneticisinden yönetilenlere kadar mutsuzluk arayan tek bir kimse bulunamaz. Peki bu nasıl gerçekleşecektir? Kafirler mutluluğu kısa vadede düşünerek onu sadece mal-mülk, saltanat, makam elde etmede, nefsani arzu ve isteklerinin fütursuzca yerine getirilmesinde gönnüşlerdir. Fakat bu doğrultudaki inanç - [Gazze Aynasında İnsanlığın Geleceği ve İslam Ümmetinin Mükellefiyeti](https://www.ilimcephesi.com/gazze-aynasinda-insanligin-gelecegi-ve-islam-ummetinin-mukellefiyeti/) - İBRAHİM HALİL ÜÇER Gazze’de yaşanan ve insanlık vicdanını ayağa kaldıran soykırım, işgalci İsrail devletinin (!) İslam coğrafyasının kalbindeki hırsızlık ve talana dayalı mevcudiyetinin bir uzantısı olarak ortaya çıkıyor. İsrail’in bu coğrafyadaki mevcudiyeti, ilk bakışta Yahudilere bir yer arama çabasının sonucu olarak takdim edilse bile, Ortodoks Yahudilerin böylesi bir yer fikrine karşı çıktıkları göz önünde İBRAHİM HALİL ÜÇER Gazze’de yaşanan ve insanlık vicdanını ayağa kaldıran soykırım, işgalci İsrail devletinin (!) İslam coğrafyasının kalbindeki hırsızlık ve talana dayalı mevcudiyetinin bir uzantısı olarak ortaya çıkıyor. İsrail’in bu coğrafyadaki mevcudiyeti, ilk bakışta Yahudilere bir yer arama çabasının sonucu olarak takdim edilse bile, Ortodoks Yahudilerin böylesi bir yer fikrine karşı çıktıkları göz önünde - [Emine Öğük - Mâtürîdî'nin Hikmetli Sözleri ve İlmi İzahları (Alıntılar)](https://www.ilimcephesi.com/emine-oguk-maturidinin-hikmetli-sozleri-ve-ilmi-izahlari-alintilar/) - Delillerin çokluğu (her zaman) gerçeği tüm yönlerden layıkıyla bilme imkânı vermez. (Mâturidi, Kitâbu't-Tevhid, 195) Mâtüridi, delilleri en isabetli şekilde kullanarak düşünceleri temellendirmek gerektiğini, bunun için geçerli delillere ihtiyaç olduğunu söyler. Deliller bir fikri ispatlamada oldukça önemli olduğundan vazgeçilmez bir mahiyet arz ederler. Ancak Mâtüridi, bir iddiayı her açıdan destekleyen deliller olsa bile, her zaman Delillerin çokluğu (her zaman) gerçeği tüm yönlerden layıkıyla bilme imkânı vermez. (Mâturidi, Kitâbu't-Tevhid, 195) Mâtüridi, delilleri en isabetli şekilde kullanarak düşünceleri temellendirmek gerektiğini, bunun için geçerli delillere ihtiyaç olduğunu söyler. Deliller bir fikri ispatlamada oldukça önemli olduğundan vazgeçilmez bir mahiyet arz ederler. Ancak Mâtüridi, bir iddiayı her açıdan destekleyen deliller olsa bile, her zaman - [Sanal Dünyanın Seyyar Ateistleri](https://www.ilimcephesi.com/sanal-dunyanin-seyyar-ateistleri/) - Fransız şair, yazar ve düşünür Paul Valery’nin şu sorusu pek manidar ve düşündürücü: İnsan aklı, kendisinin ürettiği şeylere hükmedebilecek mi? Modern iletişim teknolojisinin hâlihazırdaki göz kamaştıran ürünlerinden biri olan interneti düşündüğümüzde bu soruya olumlu cevap verebilmek pek mümkün gözükmüyor. Sayısız bilgi kaynakları, sosyal medyaları, web siteleri ile internet ürkütücü bir dipsiz kuyuya benziyor. Ucu bucağı Fransız şair, yazar ve düşünür Paul Valery’nin şu sorusu pek manidar ve düşündürücü: İnsan aklı, kendisinin ürettiği şeylere hükmedebilecek mi? Modern iletişim teknolojisinin hâlihazırdaki göz kamaştıran ürünlerinden biri olan interneti düşündüğümüzde bu soruya olumlu cevap verebilmek pek mümkün gözükmüyor. Sayısız bilgi kaynakları, sosyal medyaları, web siteleri ile internet ürkütücü bir dipsiz kuyuya benziyor. Ucu bucağı - [Kadın ve Erkeğin Birbiriyle Sınavı:Flört ve İffet](https://www.ilimcephesi.com/kadin-ve-erkegin-birbiriyle-sinaviflort-ve-iffet/) - İnsanların peygamber kelamından ilk duydukları arasında şu söz vardır: Hayâ etmiyorsan, dilediğini yap. Buhârî, 3483 Günümüzde neredeyse geleneksel usulde evlilik kalmadı fa­kat flörtle başlayıp sonrasmda kurulan evlilikler geçmişe göre çok daha huzursuz. Flörtü ise bir evlilik öncesi bir tanıma dö­nemi olarak görmek mümkün değildir çünkü çok uzun süre flört edildikten sonra yapılan evlilikler,, görücü usulü İnsanların peygamber kelamından ilk duydukları arasında şu söz vardır: Hayâ etmiyorsan, dilediğini yap. Buhârî, 3483 Günümüzde neredeyse geleneksel usulde evlilik kalmadı fa­kat flörtle başlayıp sonrasmda kurulan evlilikler geçmişe göre çok daha huzursuz. Flörtü ise bir evlilik öncesi bir tanıma dö­nemi olarak görmek mümkün değildir çünkü çok uzun süre flört edildikten sonra yapılan evlilikler,, görücü usulü - [Din ve Dünyayı Yorumlama Şeklimiz: Kur'an'ı Anlamak](https://www.ilimcephesi.com/din-ve-dunyayi-yorumlama-seklimiz-kurani-anlamak/) - Vallahi Kur’an’dan öte bir zenginlik, Kur’ansızlıktan öte bir fakirlik yoktur. Hasan el-Basrî el-Musannefu İbn Ebû Şeybe, 7/156 Kur’an’ın kimliği ve mesajının içeriği Kur’an esasında bir milletin inanç, irade ve düşünce özgürlü­ğü uğrunda vermiş olduğu mücadelenin destanıdır. Dolayı­sıyla onu ancak ayağa kalkanlar anlar. Kur’an pratikle tefsir edilir çünkü bir eylem kitabıdır. Masa başında ondan fayda­lanılmaz. Sözgelimi, Vallahi Kur’an’dan öte bir zenginlik, Kur’ansızlıktan öte bir fakirlik yoktur. Hasan el-Basrî el-Musannefu İbn Ebû Şeybe, 7/156 Kur’an’ın kimliği ve mesajının içeriği Kur’an esasında bir milletin inanç, irade ve düşünce özgürlü­ğü uğrunda vermiş olduğu mücadelenin destanıdır. Dolayı­sıyla onu ancak ayağa kalkanlar anlar. Kur’an pratikle tefsir edilir çünkü bir eylem kitabıdır. Masa başında ondan fayda­lanılmaz. Sözgelimi, - [Yaratana Kulluk, Yaratılana Yararlılık Sanatı:İbadet Hayatımız](https://www.ilimcephesi.com/yaratana-kulluk-yaratilana-yararlilik-sanatiibadet-hayatimiz/) - Bazıları Allah’a korkudan ibadet/kulluk (teabbüd) eder. Bu kölelerin ibadetidir. Bazıları Ondan bir şeyler istemek için ibadet eder. Bu tüccarın ibadetidir. Bazıları da şükür ifadesi olarak Allah’a ibadet eder. İşte bu hürriyete kavuşanların ibadetidir. Ali b. Hüseyin Hilyetü’l-Evliyâ, 3/134 İbadetin tanımı ve dindeki önemi İbadet, lügatte kendi rızasıyla boyun eğmek, alçalmak ve say­gı göstermek manalarına gelir. Bazıları Allah’a korkudan ibadet/kulluk (teabbüd) eder. Bu kölelerin ibadetidir. Bazıları Ondan bir şeyler istemek için ibadet eder. Bu tüccarın ibadetidir. Bazıları da şükür ifadesi olarak Allah’a ibadet eder. İşte bu hürriyete kavuşanların ibadetidir. Ali b. Hüseyin Hilyetü’l-Evliyâ, 3/134 İbadetin tanımı ve dindeki önemi İbadet, lügatte kendi rızasıyla boyun eğmek, alçalmak ve say­gı göstermek manalarına gelir. - [Deizmi Doğru Yerden Konuşmak](https://www.ilimcephesi.com/deizmi-dogru-yerden-konusmak/) - Sözcüğün etimolojik kökeni Deizm, Latince “deus” (tanrı) kelimesinden türetilen Fran­sızca bir kavramdır. İlk olarak Charles Blount, “Deist Dinin Özet Açıklaması” adlı eserinde ayrıntılı bir şekilde bahseder. İntiharından sonra yayımlanan bu eser deistik düşüncenin yayılmasında çok etkili olmuştur. Charles bu makalede bütün dinlerin ve peygamberlerin insanlığa katkılarının tarafsız bir şekilde ele alınıp tartışılmasını teklif eder. Aslında Sözcüğün etimolojik kökeni Deizm, Latince “deus” (tanrı) kelimesinden türetilen Fran­sızca bir kavramdır. İlk olarak Charles Blount, “Deist Dinin Özet Açıklaması” adlı eserinde ayrıntılı bir şekilde bahseder. İntiharından sonra yayımlanan bu eser deistik düşüncenin yayılmasında çok etkili olmuştur. Charles bu makalede bütün dinlerin ve peygamberlerin insanlığa katkılarının tarafsız bir şekilde ele alınıp tartışılmasını teklif eder. Aslında - [Fabrika Ayarlarına Dönmek:Tövbe](https://www.ilimcephesi.com/fabrika-ayarlarina-donmektovbe/) - Allah azap etmek istediği kulun aklına tövbe istiğfarı getirmez. Ali b. Ebû Tâlib [r.a.] İmam Gazzâlî, îhyâu Ulûmi’d-Dîn, 1/313 Tövbeyi nasıl anlamalı? Tövbe insanın ilk yaratılış haline, özüne, özündeki Rabbine dönüşüdür. Malum, her insan İslam fıtratıyla doğar. Her gü­nah fıtrattan çıkıştır. Tövbe, insanı fıtrat yörüngesine yeni­den oturtma ameliyesidir. Modern hayat günah üzerine ku­rulu bir düzense, Allah azap etmek istediği kulun aklına tövbe istiğfarı getirmez. Ali b. Ebû Tâlib [r.a.] İmam Gazzâlî, îhyâu Ulûmi’d-Dîn, 1/313 Tövbeyi nasıl anlamalı? Tövbe insanın ilk yaratılış haline, özüne, özündeki Rabbine dönüşüdür. Malum, her insan İslam fıtratıyla doğar. Her gü­nah fıtrattan çıkıştır. Tövbe, insanı fıtrat yörüngesine yeni­den oturtma ameliyesidir. Modern hayat günah üzerine ku­rulu bir düzense, - [İnsan:Şu İp Cambazı](https://www.ilimcephesi.com/insansu-ip-cambazi/) - Tel cambazı istiyordu ki dünya istediği gibi olsun. Bile bıle aldanmaya vardırıyordu işi. Ama olmuyordu, kendisi vardı. Turgut Uyar İnsan, gerilmiş bir ipin üzerinde yürüyen bir cambaz gibidir çoğunlukla, dengesini kaybetmeyegörsün her şey altüst olur, Cambazın hüneri; dengeleyebilme, dengede kalabilme hüneridir. Dengeden bahsettiğimizde itidal sahibi, kendini kontrol etmeyi bilen, aşırılığa kaçmayan, coşkularının, heyecan ve arzularının Tel cambazı istiyordu ki dünya istediği gibi olsun. Bile bıle aldanmaya vardırıyordu işi. Ama olmuyordu, kendisi vardı. Turgut Uyar İnsan, gerilmiş bir ipin üzerinde yürüyen bir cambaz gibidir çoğunlukla, dengesini kaybetmeyegörsün her şey altüst olur, Cambazın hüneri; dengeleyebilme, dengede kalabilme hüneridir. Dengeden bahsettiğimizde itidal sahibi, kendini kontrol etmeyi bilen, aşırılığa kaçmayan, coşkularının, heyecan ve arzularının - [Duralım Burada, Güzel Esiyor!](https://www.ilimcephesi.com/duralim-burada-guzel-esiyor/) - Biz belki de günün birinde bizden çıkacak olan ruhların köklerinden başka bir şey değiliz. Ruhun gebedir belki de ve bir gün benim ruhumu dünyaya getirecektir, oma daha önce her ikisi de belli bir mesafeyi kat etmelidir. Milorad Paviç Evren farklılıklarla dolu. Hiçbir taş, çiçek ya da yüz, deniz kıyısında iki deniz kabuğu birbirinin aynısı Biz belki de günün birinde bizden çıkacak olan ruhların köklerinden başka bir şey değiliz. Ruhun gebedir belki de ve bir gün benim ruhumu dünyaya getirecektir, oma daha önce her ikisi de belli bir mesafeyi kat etmelidir. Milorad Paviç Evren farklılıklarla dolu. Hiçbir taş, çiçek ya da yüz, deniz kıyısında iki deniz kabuğu birbirinin aynısı - [Berzah Olarak însan, Berzah Olarak Sinema](https://www.ilimcephesi.com/berzah-olarak-insan-berzah-olarak-sinema/) - ENVER GÜLŞEN “Biz gerçekten inşam en güzel kir biçimde ya­rattık. Sonra onu, aşağıların en aşağısına in­dirdik. İnsanın bütün macerası bir gerili ip2 üzerinde ayakta dur­maya çalışmaktan ibaret. İpin bir ucu, kendisini en güzel şekilde yaratan Rabb’ine bakarken, diğer ucu, onu her türlü kire toza bulayan “çamura” bağlı. Bu büyük macerada in­sana düşen, ip üzerindeki ENVER GÜLŞEN “Biz gerçekten inşam en güzel kir biçimde ya­rattık. Sonra onu, aşağıların en aşağısına in­dirdik. İnsanın bütün macerası bir gerili ip2 üzerinde ayakta dur­maya çalışmaktan ibaret. İpin bir ucu, kendisini en güzel şekilde yaratan Rabb’ine bakarken, diğer ucu, onu her türlü kire toza bulayan “çamura” bağlı. Bu büyük macerada in­sana düşen, ip üzerindeki - [Her İnsanın Biricik Bir Mahalli Var mı?](https://www.ilimcephesi.com/her-insanin-biricik-bir-mahalli-var-mi/) - AHMET AYHAN ÇİTİL İnsan doğal bir varlıktır. Yerküre-nâm gezegende hem­cinsleriyle birlikte yaşar. Etten, kemikten, kandan, tır­naktan yapılmıştır. Lâkin kendisine doğal varlıklar olarak benzeyen bitkilerden, hayvanlardan farklıdır. Onda bir baş­kalık, bir fazlalık vardır. Sanki doğal olanla sınırlı değil gibi­dir. Düşünür. Düşündüklerini hayata geçirir. Doğal olanın içerisinde doğal olanı aşar görünen dünyalar kurar, özgür bir neden olarak AHMET AYHAN ÇİTİL İnsan doğal bir varlıktır. Yerküre-nâm gezegende hem­cinsleriyle birlikte yaşar. Etten, kemikten, kandan, tır­naktan yapılmıştır. Lâkin kendisine doğal varlıklar olarak benzeyen bitkilerden, hayvanlardan farklıdır. Onda bir baş­kalık, bir fazlalık vardır. Sanki doğal olanla sınırlı değil gibi­dir. Düşünür. Düşündüklerini hayata geçirir. Doğal olanın içerisinde doğal olanı aşar görünen dünyalar kurar, özgür bir neden olarak - [Mucize, Keramet, Sihir ve Hile](https://www.ilimcephesi.com/mucize-keramet-sihir-ve-hile/) - Bâkıllânî [12] çev. Meliha Bilge Eş'arîliğin önemli temsilcilerinden Bâkıllânî (ö. 404/1013), Kitâbü’l-Beyân ani’l-fark beyne’l-mu‘cizât ve’l-kerâmât ve’l-hiyel ve’l-kehâne ve’s-sihr ve’n-nâ- rencât adlı eserinde mucizenin tanımı, şartlan, türleri, mucizenin sihir ve hile olmadığı ve yaratılmışlar tarafindan yapılmasının imkânsız olduğu vb. hususları ele almıştır. Bâkıllânî, mucize türleri konusunda Allah’ın kudreti altında ve insanların yapabildiği türde gerçekleşen ikili Bâkıllânî [12] çev. Meliha Bilge Eş'arîliğin önemli temsilcilerinden Bâkıllânî (ö. 404/1013), Kitâbü’l-Beyân ani’l-fark beyne’l-mu‘cizât ve’l-kerâmât ve’l-hiyel ve’l-kehâne ve’s-sihr ve’n-nâ- rencât adlı eserinde mucizenin tanımı, şartlan, türleri, mucizenin sihir ve hile olmadığı ve yaratılmışlar tarafindan yapılmasının imkânsız olduğu vb. hususları ele almıştır. Bâkıllânî, mucize türleri konusunda Allah’ın kudreti altında ve insanların yapabildiği türde gerçekleşen ikili - [Hakikati İdrak Dereceleri](https://www.ilimcephesi.com/hakikati-idrak-dereceleri/) - Gazzâlî [2] çev. Mahmut Kaya Otobiyografisi ve telif hayatıyla İslam düşünce geleneklerinin önceliklerine ve birikimlerine yön verme amacını taşıyan Gazzâlî’nin (ö. 505/1111) külliyâtı içerisinde Mişkâtü'l-envârın farklı bir konumu vardır. Bu risale bir yandan İhyâu ulûmi’d-dîn’i yazmış bir zihnin derinleşmeye devam eden entelektü­el ilgisini yansıtırken, bir yandan ömrü boyunca hesaplaştığı felsefî mirasın onun perspektifinde bulduğu Gazzâlî [2] çev. Mahmut Kaya Otobiyografisi ve telif hayatıyla İslam düşünce geleneklerinin önceliklerine ve birikimlerine yön verme amacını taşıyan Gazzâlî’nin (ö. 505/1111) külliyâtı içerisinde Mişkâtü'l-envârın farklı bir konumu vardır. Bu risale bir yandan İhyâu ulûmi’d-dîn’i yazmış bir zihnin derinleşmeye devam eden entelektü­el ilgisini yansıtırken, bir yandan ömrü boyunca hesaplaştığı felsefî mirasın onun perspektifinde bulduğu - [Peygamberliğin Delili Olarak Mucize ve Evliyanın Kerametleri](https://www.ilimcephesi.com/peygamberligin-delili-olarak-mucize-ve-evliyanin-kerametleri/) - Nesefî * çev. Fadıl Ayğan Ebu'l-Muin en-Nesefî (ö. 508/1115) Tebsıratü’l-edille isimli eseriyle Sünnî bir kelam ekolü olarak Mâtürîdîliğin sistemleşmesinde önemli bir role sahiptir. Bu eserinde Nesefî, genelde peygamberliğin özelde ise Hz. Peygamber’in risâ- letinin ispatına genişçe yer ayırmıştır. Eserin ilgili bölümlerinde peygamberli­ğin imkânı ve gerekliliği, peygamberliği ispat yöntemleri ve bu bağlamda mu­cize ve türleri konularını Nesefî * çev. Fadıl Ayğan Ebu'l-Muin en-Nesefî (ö. 508/1115) Tebsıratü’l-edille isimli eseriyle Sünnî bir kelam ekolü olarak Mâtürîdîliğin sistemleşmesinde önemli bir role sahiptir. Bu eserinde Nesefî, genelde peygamberliğin özelde ise Hz. Peygamber’in risâ- letinin ispatına genişçe yer ayırmıştır. Eserin ilgili bölümlerinde peygamberli­ğin imkânı ve gerekliliği, peygamberliği ispat yöntemleri ve bu bağlamda mu­cize ve türleri konularını - [Peygamberin Gerekliliği](https://www.ilimcephesi.com/peygamberin-gerekliligi/) - Mâtürîdî [*] çev. Bekir Topaloğlu Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin (ö. 333/944) Kitâbü’t-Tevhîd’inden iktibas edilen aşağıdaki metin, peygamberliğin gerçekliğine ilişkin kavrayışla Tann’nın varlığının ispat edilmesi arasında bağ kurması ve konuyu dinî bilginin ge­rekliliği bağlamında şeriatların varlığıyla irtibatlandırması açısından dikkat çekicidir. Tanrılık (ulûhiyyet) ve peygamberliğin (nübüvvet) ispatı noktasında mucizenin konumuna kısaca atıf yapmakla yetinerek konuya başlangıç yapan Mâtürîdî [*] çev. Bekir Topaloğlu Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin (ö. 333/944) Kitâbü’t-Tevhîd’inden iktibas edilen aşağıdaki metin, peygamberliğin gerçekliğine ilişkin kavrayışla Tann’nın varlığının ispat edilmesi arasında bağ kurması ve konuyu dinî bilginin ge­rekliliği bağlamında şeriatların varlığıyla irtibatlandırması açısından dikkat çekicidir. Tanrılık (ulûhiyyet) ve peygamberliğin (nübüvvet) ispatı noktasında mucizenin konumuna kısaca atıf yapmakla yetinerek konuya başlangıç yapan - [İnsan Hakikati Üzerinde Düşünmenin Anlamı Var Oluş, Bireysellik ve Süreklilik/Beka](https://www.ilimcephesi.com/insan-hakikati-uzerinde-dusunmenin-anlami-var-olus-bireysellik-ve-sureklilik-beka/) - EKREM DEMİRLİ “İnsanı filozoflar hayvan-ı nâtık diye isimlendirdiler, Her şey canlı ve nâtıktır. Halbuki insan kevn-i câmıdır.” —iİbnü”l-Arabi “Bir şeyin hakikati onun ilâhi bilgideki taayyünüdür.” —Sadreddin Konevi Bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber'in(sav) “Allahım! Bana şeylerin hakikatini göster” diye dua ettiği rivayet edilir. “Seni hakkıyla bilemedik, ey Maruf” itirafı ise bilgide eksiklik ve acizliği nihai bir EKREM DEMİRLİ “İnsanı filozoflar hayvan-ı nâtık diye isimlendirdiler, Her şey canlı ve nâtıktır. Halbuki insan kevn-i câmıdır.” —iİbnü”l-Arabi “Bir şeyin hakikati onun ilâhi bilgideki taayyünüdür.” —Sadreddin Konevi Bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber'in(sav) “Allahım! Bana şeylerin hakikatini göster” diye dua ettiği rivayet edilir. “Seni hakkıyla bilemedik, ey Maruf” itirafı ise bilgide eksiklik ve acizliği nihai bir - [Güzellik Satın Alınamaz](https://www.ilimcephesi.com/guzellik-satin-alinamaz/) - İnsan güzelliği salt görme duyusuyla anlayamaz. Güzellik çok dilli bir sözlük. Belki de bu yüzden güzelliği bir bütünlük içerisinde kavramak için görme dışındaki duyularımıza daha çok özen göstermeliyiz. Güzel’in muhtevası; sesi, tavırları, sözleri, tebessümü, yürüyüşü, bakışı, huyu gibi ona güzellik veren birçok hususiyet ile birlikte okunur. Güzellik görülünce anlaşılan, idrak edilince bilinendir. Kimsenin fark etmemesi İnsan güzelliği salt görme duyusuyla anlayamaz. Güzellik çok dilli bir sözlük. Belki de bu yüzden güzelliği bir bütünlük içerisinde kavramak için görme dışındaki duyularımıza daha çok özen göstermeliyiz. Güzel’in muhtevası; sesi, tavırları, sözleri, tebessümü, yürüyüşü, bakışı, huyu gibi ona güzellik veren birçok hususiyet ile birlikte okunur. Güzellik görülünce anlaşılan, idrak edilince bilinendir. Kimsenin fark etmemesi - [Güzeliğe Hadd ü Kenar Olmaz](https://www.ilimcephesi.com/guzelige-hadd-u-kenar-olmaz/) - Güzelliğe hadd ü kenar olmaz. Her ayrıntı, her detay güzelliğin asli unsuru olabilir. Güzellik o meşhur ifadeyle “bölünmez bir bütünlüktür.” İnsanın ruh, beden ve melekelerine dair her incelik, her fizik ve metafizik unsur güzelliğe dâhildir. Güzel, bir metin bütünselliği içinde hasletlerini bozmadan onlar arasındaki insicamı ve irtibatı sağlama çabasındadır. Bu çaba, sürekli bir çabadır. Güzel, Güzelliğe hadd ü kenar olmaz. Her ayrıntı, her detay güzelliğin asli unsuru olabilir. Güzellik o meşhur ifadeyle “bölünmez bir bütünlüktür.” İnsanın ruh, beden ve melekelerine dair her incelik, her fizik ve metafizik unsur güzelliğe dâhildir. Güzel, bir metin bütünselliği içinde hasletlerini bozmadan onlar arasındaki insicamı ve irtibatı sağlama çabasındadır. Bu çaba, sürekli bir çabadır. Güzel, - [Yürüyen Kendine Gider](https://www.ilimcephesi.com/yuruyen-kendine-gider/) - Bir metni okurken zihin başka yollara dalar. Yol, bir güzergahtan öbürüne bir duraktan diğerine akıp gider ve yolun hiçbir merhalesi yekdiğerine benzemez. Okuma yürüyüşünün her safhasında farklı duyguların eşliğinde yürür zihin. Huzursuz, keyifli, sıkıcı, dingin, huşu içinde, kararsız, emin, cesur, ürkek. Aniden aydınlanan, atılgan, saldırgan, sorgulayan, hatırlayan. Her hâl, kendi yürüyüşünü yaratır. Mesele, bir yol Bir metni okurken zihin başka yollara dalar. Yol, bir güzergahtan öbürüne bir duraktan diğerine akıp gider ve yolun hiçbir merhalesi yekdiğerine benzemez. Okuma yürüyüşünün her safhasında farklı duyguların eşliğinde yürür zihin. Huzursuz, keyifli, sıkıcı, dingin, huşu içinde, kararsız, emin, cesur, ürkek. Aniden aydınlanan, atılgan, saldırgan, sorgulayan, hatırlayan. Her hâl, kendi yürüyüşünü yaratır. Mesele, bir yol - [Bu Âlemde Var Bir Güzellik](https://www.ilimcephesi.com/bu-alemde-var-bir-guzellik/) - Gaston Bachelard, hayatının bir döneminde kuş yuvasını temaşa edebilmiş birinin felsefi düşünceyle tanışmış olduğunu söyler. Kuş yuvası karşısında yaşadığımız naif büyülenme ve bu büyülenmeyi tarif ederken söylediklerimiz, felsefî düşünüşün ilk ve temel adımlarıdır. İnsan, hayatının sonraki safhalarında çocukluğa, yetişkinliğe, yuvaya, tabiata, eve, duygu ve düşünceye “Kuş yuvası” imgesi üzerinden hayret, merhamet ve şefkat temelli bir Gaston Bachelard, hayatının bir döneminde kuş yuvasını temaşa edebilmiş birinin felsefi düşünceyle tanışmış olduğunu söyler. Kuş yuvası karşısında yaşadığımız naif büyülenme ve bu büyülenmeyi tarif ederken söylediklerimiz, felsefî düşünüşün ilk ve temel adımlarıdır. İnsan, hayatının sonraki safhalarında çocukluğa, yetişkinliğe, yuvaya, tabiata, eve, duygu ve düşünceye “Kuş yuvası” imgesi üzerinden hayret, merhamet ve şefkat temelli bir - [Güzelin Serzenişi](https://www.ilimcephesi.com/guzelin-serzenisi/) - Güzellik histir, sezgidir. Sezen bakış, güzelliğin ipuçlarını, alâmetlerini görmese de onu duygu yoluyla tanır. İşte bu, güzelliğin sezgisel kavranışıdır. Bazen bir insanı tanımadan kalbimiz ona ısınır. Sıkıntı içindeyken ümidimiz bize yollar açar. İstediğimiz şey olmadığında yeniden başlar, her seferinde inancımıza kuvvetle sarılırız. Sahip olduklarımızı kaybedebilir, güvendiklerimizden yara almış olabiliriz. İyi olacağını düşündüğümüz şeyden kötülük, musibet Güzellik histir, sezgidir. Sezen bakış, güzelliğin ipuçlarını, alâmetlerini görmese de onu duygu yoluyla tanır. İşte bu, güzelliğin sezgisel kavranışıdır. Bazen bir insanı tanımadan kalbimiz ona ısınır. Sıkıntı içindeyken ümidimiz bize yollar açar. İstediğimiz şey olmadığında yeniden başlar, her seferinde inancımıza kuvvetle sarılırız. Sahip olduklarımızı kaybedebilir, güvendiklerimizden yara almış olabiliriz. İyi olacağını düşündüğümüz şeyden kötülük, musibet - [Yerli Sosyolojiye Bir Katkı Denemesi:Vasat Sosyolojisi](https://www.ilimcephesi.com/yerli-sosyolojiye-bir-katki-denemesivasat-sosyolojisi/) - ... Vasat Yaklaşımı Nedir? Vasat yaklaşımı gerçekliğin tüm boyutlarıyla kavranamayacağı varsayımından hareket eder ve bir analiz çerçe­vesi sunmaya çalışır. Gerçeklik, başka bir ifadeyle olgular, birçok boyuta sahiptir. Herhangi bir olgu, saf iyi veya saf kötü bir konumda değildir. En az bir olumlu bir de olum­suz olmak üzere asgari düzeyde iki boyuta sahiptir. Türk atasözlerinden ... Vasat Yaklaşımı Nedir? Vasat yaklaşımı gerçekliğin tüm boyutlarıyla kavranamayacağı varsayımından hareket eder ve bir analiz çerçe­vesi sunmaya çalışır. Gerçeklik, başka bir ifadeyle olgular, birçok boyuta sahiptir. Herhangi bir olgu, saf iyi veya saf kötü bir konumda değildir. En az bir olumlu bir de olum­suz olmak üzere asgari düzeyde iki boyuta sahiptir. Türk atasözlerinden - [Özne ve Hakikat Bağlamında Modern ve Postmodern Epistemolojinin Eleştirisi Vasat'ı Yakalama Üzerine Bir Deneme](https://www.ilimcephesi.com/ozne-ve-hakikat-baglaminda-modern-ve-postmodern-epistemolojinin-elestirisi-vasati-yakalama-uzerine-bir-deneme/) - Bilgi insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. İnsanın yaşamını devam ettirebilmesi elindeki bilgilere bağlıdır. İnsanlık tarihi süreç içerisinde birbirinden farklı bilgi türleri ortaya çıkarmıştır. Dönemin ruhuna uygun olarak bazı bilgi türleri diğer bilgilerden daha prestijli olarak kabul edilmiştir. Bugün genel olarak bilgi türleri 6 başlık altında ele alınmaktadır. Bunlar bilimsel bilgi, sanatsal bilgi, dinî Bilgi insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. İnsanın yaşamını devam ettirebilmesi elindeki bilgilere bağlıdır. İnsanlık tarihi süreç içerisinde birbirinden farklı bilgi türleri ortaya çıkarmıştır. Dönemin ruhuna uygun olarak bazı bilgi türleri diğer bilgilerden daha prestijli olarak kabul edilmiştir. Bugün genel olarak bilgi türleri 6 başlık altında ele alınmaktadır. Bunlar bilimsel bilgi, sanatsal bilgi, dinî - [Felsefe ve Filozoflar: Eleştirel Bir Yaklaşım](https://www.ilimcephesi.com/felsefe-ve-filozoflar-elestirel-bir-yaklasim/) - Gazzâlî [4] çev. Mahmut Kaya & M. Cüneyt Kaya Gazzâlî’nin (ö. 505/1111) meşhur otobiyografisi el-Munkız mine’d-dalâl ve’l-muf- sıh bi’l-ahvârden İktibas edilen metin, onun felsefe eleştirisinin temel dayanak­larım özlü bir şekilde ortaya koymaktadır. Gazzâlî öncelikle filozoftan Tann’nm varlığım ve O’nun âlemle ilişkisini kabul edip etmeme noktasında üçe ayırarak, ateist ve deist yaklaşımdaki filozoftan, tartışmanın dışında tutarak Gazzâlî [4] çev. Mahmut Kaya & M. Cüneyt Kaya Gazzâlî’nin (ö. 505/1111) meşhur otobiyografisi el-Munkız mine’d-dalâl ve’l-muf- sıh bi’l-ahvârden İktibas edilen metin, onun felsefe eleştirisinin temel dayanak­larım özlü bir şekilde ortaya koymaktadır. Gazzâlî öncelikle filozoftan Tann’nm varlığım ve O’nun âlemle ilişkisini kabul edip etmeme noktasında üçe ayırarak, ateist ve deist yaklaşımdaki filozoftan, tartışmanın dışında tutarak - [Hüsün-Kubuha Dair Terimlerin Analizi](https://www.ilimcephesi.com/husun-kubuha-dair-terimlerin-analizi/) - Gazzâlî [********] çev. Osman Demir Mutezile’nin özellikle ta'dil ve tecvir bahsinde ahlaki kavramlar olan iyi vekötünün İlâhî fiile nisbetini sorgulaması,Ehl-i Sünnet'in konuya ilgi duymasını ve buna bağlı olarak hüsün,kubuh,adalet, cevr/zulüm,hikmet ve sefeh gibi kavramların tartışılmasını sağlamıştır. İlahi fiili, mahiyetini ve onun varlıklarla ilişki biçimini bilmek insanın davranışının değeri üzerinde düşünmeye teolojik bir zemin Gazzâlî [********] çev. Osman Demir Mutezile’nin özellikle ta'dil ve tecvir bahsinde ahlaki kavramlar olan iyi vekötünün İlâhî fiile nisbetini sorgulaması,Ehl-i Sünnet'in konuya ilgi duymasını ve buna bağlı olarak hüsün,kubuh,adalet, cevr/zulüm,hikmet ve sefeh gibi kavramların tartışılmasını sağlamıştır. İlahi fiili, mahiyetini ve onun varlıklarla ilişki biçimini bilmek insanın davranışının değeri üzerinde düşünmeye teolojik bir zemin - [Akıl Bir Şeyin İyi veya Kötü Olduğuna Hükmedebilir mi?](https://www.ilimcephesi.com/akil-bir-seyin-iyi-veya-kotu-olduguna-hukmedebilir-mi/) - Fahreddin er-Râzî çev. M. Cüneyt Kaya Mutezile’nin, bir şeyin iyiliği veya kötülüğü hakkında hüküm verme yet­kisini akla vermesiyle birlikte kelâmın en önemli tartışma konularından biri haline gelen bu meseleye dair Fahreddin er-Râzî (ö. 606/1210), el-Metâ- libü’l-âliye'den alıntılanan aşağıdaki metinde analitik bir ayının yaparak aklın bir şeyin iyilik ve kötülüğü konusunda hüküm verme yetkisinin Fahreddin er-Râzî çev. M. Cüneyt Kaya Mutezile’nin, bir şeyin iyiliği veya kötülüğü hakkında hüküm verme yet­kisini akla vermesiyle birlikte kelâmın en önemli tartışma konularından biri haline gelen bu meseleye dair Fahreddin er-Râzî (ö. 606/1210), el-Metâ- libü’l-âliye'den alıntılanan aşağıdaki metinde analitik bir ayının yaparak aklın bir şeyin iyilik ve kötülüğü konusunda hüküm verme yetkisinin - [Dinin Anlamı ve Peygamberliğin Konumu](https://www.ilimcephesi.com/dinin-anlami-ve-peygamberligin-konumu/) - İbnü’l-Arabî *] çev. Ercan Alkan Muhyiddin İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) İslam entelektüel tarihinin dikkat çe­kici isimlerinden biridir. Çocukluk ve gençlik yıllarım Endülüs’te geçirdikten sonra yaşamım doğu İslam dünyasında sürdüren İbnü’l-Arabî Şam’da vefat etmiştir. Sûfî bakış açısının eşliğinde, dinî ve felsefî sorunlara dair üretken bir kimlikle -kimi zaman tartışmalara da konu olacak türde- metinler kaleme al­mıştır. Onun İbnü’l-Arabî *] çev. Ercan Alkan Muhyiddin İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) İslam entelektüel tarihinin dikkat çe­kici isimlerinden biridir. Çocukluk ve gençlik yıllarım Endülüs’te geçirdikten sonra yaşamım doğu İslam dünyasında sürdüren İbnü’l-Arabî Şam’da vefat etmiştir. Sûfî bakış açısının eşliğinde, dinî ve felsefî sorunlara dair üretken bir kimlikle -kimi zaman tartışmalara da konu olacak türde- metinler kaleme al­mıştır. Onun - [Ahlâkın Kökeni ve Nitelikleri*](https://www.ilimcephesi.com/ahlakin-kokeni-ve-nitelikleri/) - İbnü’l-Arabî çev. Ercan Alkan İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) tasavvuf geleneğinin üretken yazarlarından biri ol­masının yanı sıra teorik konularda genel kabullere yönelik yaklaşım ve temel- lendirmelerindeki farklılıkla dikkat çeken sıra dışı bir isimdir. İbnü’l-Arabî’nin hem yazarlık tecrübesini hem de düşünür kimliğini yansıtan en kapsayıcı metni el-Fütûhâtül-Mekkiyye olup, eserdeki hâkim üsluba bağlı olarak temel sorunlar farklı bağlamlarda İbnü’l-Arabî çev. Ercan Alkan İbnü’l-Arabî (ö. 638/1240) tasavvuf geleneğinin üretken yazarlarından biri ol­masının yanı sıra teorik konularda genel kabullere yönelik yaklaşım ve temel- lendirmelerindeki farklılıkla dikkat çeken sıra dışı bir isimdir. İbnü’l-Arabî’nin hem yazarlık tecrübesini hem de düşünür kimliğini yansıtan en kapsayıcı metni el-Fütûhâtül-Mekkiyye olup, eserdeki hâkim üsluba bağlı olarak temel sorunlar farklı bağlamlarda - [İrade Hürriyeti ve İyi ile Kötünün Din Tarafından Belirlenmesi](https://www.ilimcephesi.com/irade-hurriyeti-ve-iyi-ile-kotunun-din-tarafindan-belirlenmesi/) - Sadrüşşerîa çev. Süleyman Tuğral Hanefî-Mâtürîdî ekolün önde gelen fakîh ve kelâmcılanndan olan Sadrüşşerîa (ö. 747/1346), et-Tavzîh şerhu’t-Tenkîh adlı eserinde din-ahlâk ilişkisiyle ilgili olarak hem irade hürriyetine hem de iyilik-kötülük (hüsün ve kubuh) mese­lelerine değinmektedir. Her iki meseleye değindiği kısımları bir bütün olarak alıntıladığımız bu metinde yazar öncelikle iyilik ve kötülük (hüsün ve kubuh) Sadrüşşerîa çev. Süleyman Tuğral Hanefî-Mâtürîdî ekolün önde gelen fakîh ve kelâmcılanndan olan Sadrüşşerîa (ö. 747/1346), et-Tavzîh şerhu’t-Tenkîh adlı eserinde din-ahlâk ilişkisiyle ilgili olarak hem irade hürriyetine hem de iyilik-kötülük (hüsün ve kubuh) mese­lelerine değinmektedir. Her iki meseleye değindiği kısımları bir bütün olarak alıntıladığımız bu metinde yazar öncelikle iyilik ve kötülük (hüsün ve kubuh) - [Öğretim Yöntemleri](https://www.ilimcephesi.com/ogretim-yontemleri/) - İbn Haldun, altına ana bölümde “İlim öğretimi ve anlatım tar­zı” konusuna ayrı bir bölüm ayırmış (VI, 38, s. 502), bazı belli teorik genel ilkelere dayanarak öğrenimle ilgili çeşitli kuralları söz konusu bölümde anlatmıştır. 1.İbn Haldun’un öğretim kurallarını tespit ederken dayandığı temel ilkeler ve bu kuralların esasını teşkil eden ana düşünceler şu şekilde özetlenebilir: a.Bilgiyi İbn Haldun, altına ana bölümde “İlim öğretimi ve anlatım tar­zı” konusuna ayrı bir bölüm ayırmış (VI, 38, s. 502), bazı belli teorik genel ilkelere dayanarak öğrenimle ilgili çeşitli kuralları söz konusu bölümde anlatmıştır. 1.İbn Haldun’un öğretim kurallarını tespit ederken dayandığı temel ilkeler ve bu kuralların esasını teşkil eden ana düşünceler şu şekilde özetlenebilir: a.Bilgiyi - [Evrim Teorisi'nin Özet Bir Sunumu ve Sorunları](https://www.ilimcephesi.com/evrim-teorisinin-ozet-bir-sunumu-ve-sorunlari/) - On dokuzuncu yüzyılın ilk yarısı, canlılığın tarihi hakkındaki bilgileri epeyce değiştiren ve sonraki yıllara damgasını vura­rak canlılıkla ilgili bütün araştırmaların seyrini etkileyen bir teoriye şahitlik etti: evrim teorisi. Evrim düşüncesini, Darwin ve Wallace aynı tarihlerde fark etti ve Darwin'in hakperest tavrıyla iki bilim adamının makalesi aynı toplantıda beraber­ce okundu. Teorinin özü şuydu: Canlılar, sanıldığı gibi On dokuzuncu yüzyılın ilk yarısı, canlılığın tarihi hakkındaki bilgileri epeyce değiştiren ve sonraki yıllara damgasını vura­rak canlılıkla ilgili bütün araştırmaların seyrini etkileyen bir teoriye şahitlik etti: evrim teorisi. Evrim düşüncesini, Darwin ve Wallace aynı tarihlerde fark etti ve Darwin'in hakperest tavrıyla iki bilim adamının makalesi aynı toplantıda beraber­ce okundu. Teorinin özü şuydu: Canlılar, sanıldığı gibi - [Varoluşçu Psikoloji ve Tasavvuf](https://www.ilimcephesi.com/varoluscu-psikoloji-ve-tasavvuf/) - 'Varoluş” İngilizce ve Fransızca’da “existence”; Almanca’da ise ’eristenz” sözcükleriyle karşılanan bir kavramdır. 1800’lerde Avrupa’da bir felsefe akımı şeklinde ortaya çıkan bu yaklaşımın bir süre sonra psi­kolojide de yansımaları görülür. Modem insanı tanımlamada önemli bir yere sahip bu akım, tedaviye getirdiği özgürlük ve insanın anlaşılmasına katkısı yönüyle kabul görmektedir.[575] Varoluşçu ve insancıl yaklaşım, terapiye öznel 'Varoluş” İngilizce ve Fransızca’da “existence”; Almanca’da ise ’eristenz” sözcükleriyle karşılanan bir kavramdır. 1800’lerde Avrupa’da bir felsefe akımı şeklinde ortaya çıkan bu yaklaşımın bir süre sonra psi­kolojide de yansımaları görülür. Modem insanı tanımlamada önemli bir yere sahip bu akım, tedaviye getirdiği özgürlük ve insanın anlaşılmasına katkısı yönüyle kabul görmektedir.[575] Varoluşçu ve insancıl yaklaşım, terapiye öznel - [Makas](https://www.ilimcephesi.com/makas/) - Makas Sol sayfada gördüğünüz bir makas resmi. Osmanlı dö­neminden kalmış. Makasın kulplarına dikkat edelim. Her iki kulpta da simetrik bir şekilde “yâ Fettâh” yazıyor. “Ey Fettâh” demektir. “el-Fettâh”, Allah Teâlâ’nın bir ismidir. “Çokça açan, hep açan” demektir. Peki, neyi açıyor Allah Teâlâ? Kalpleri açı­yor, imkânları açıyor, yolları açıyor, fırsatları açıyor, nimet ve rahmet kapılarını açıyor. Makas Sol sayfada gördüğünüz bir makas resmi. Osmanlı dö­neminden kalmış. Makasın kulplarına dikkat edelim. Her iki kulpta da simetrik bir şekilde “yâ Fettâh” yazıyor. “Ey Fettâh” demektir. “el-Fettâh”, Allah Teâlâ’nın bir ismidir. “Çokça açan, hep açan” demektir. Peki, neyi açıyor Allah Teâlâ? Kalpleri açı­yor, imkânları açıyor, yolları açıyor, fırsatları açıyor, nimet ve rahmet kapılarını açıyor. - [Tevhid İlkeleri ve Kavramları](https://www.ilimcephesi.com/tevhid-ilkeleri-ve-kavramlari/) - Tevhid anlamı, dili, düşünceyi ve eylemi belirler. Anlamı aktarmak için kavramlara ihtiyacımız var. Kur’an’da geçen kavramların en meşhur etimoloji sözlüklerinden olan el-Müf- redât’ı yazmış olan Râgıb el-İsfahânî -rahmetullahi aleyh- bu hususta şöyle der: “Kur’an ilimlerinden öncelikli olarak meşgul olunması ve incelenmesi gereken ilimler lafzî ilimlerdir. Lafız­larla alakalı ilimlerden önde geleni ise lafızların kök mana Tevhid anlamı, dili, düşünceyi ve eylemi belirler. Anlamı aktarmak için kavramlara ihtiyacımız var. Kur’an’da geçen kavramların en meşhur etimoloji sözlüklerinden olan el-Müf- redât’ı yazmış olan Râgıb el-İsfahânî -rahmetullahi aleyh- bu hususta şöyle der: “Kur’an ilimlerinden öncelikli olarak meşgul olunması ve incelenmesi gereken ilimler lafzî ilimlerdir. Lafız­larla alakalı ilimlerden önde geleni ise lafızların kök mana - [Ne Zormuş Şu Anla(t)ma İşi](https://www.ilimcephesi.com/ne-zormus-su-anlatma-isi/) - Söylemenin, anlatmanın, yazmanın bir bedeli olduğu söylenir durur. İnsan işte bu anla(t)mak denilen bedeli ödemek zorunda kalır çoğu zaman. An-la-(t)-mak, ne zordur ne çetrefilli bir iştir. Her şeyden önce saygın bir mesâfe gereklidir. Belki de Ali Şir Nevâi'nin Mahbübu'! Kulübu'nda insanın, hükümdarla ilişkiyi anlatmak için kullandığı teşbihi burada kullanmalıyız, merâmımızı daha iyi anlatmak için. Anla(t)ma Söylemenin, anlatmanın, yazmanın bir bedeli olduğu söylenir durur. İnsan işte bu anla(t)mak denilen bedeli ödemek zorunda kalır çoğu zaman. An-la-(t)-mak, ne zordur ne çetrefilli bir iştir. Her şeyden önce saygın bir mesâfe gereklidir. Belki de Ali Şir Nevâi'nin Mahbübu'! Kulübu'nda insanın, hükümdarla ilişkiyi anlatmak için kullandığı teşbihi burada kullanmalıyız, merâmımızı daha iyi anlatmak için. Anla(t)ma - [Muhyiddin İbn Arabi – Rahmetün Mine’r-Rahman – Kur’ân-ı Kerîm Tefsiri cild:1-2-3-4-5 (Notlarım)](https://www.ilimcephesi.com/muhyiddin-ibn-arabi-rahmetun-miner-rahman-kuran-i-kerim-tefsiri-cild1-notlarim/) - Bismillâhirrahmânirrahim Hamd, evveliyetinin diğer ilkler gibi başlangıcı olmayan, en güzel isimlere ve en yüce ve ezeli niteliklere sahip olan; daha akıl, nefs, basit ve bileşik varlıklar, yer ve gökler yok iken, içindeki bütün mâlumat ile birlikte bütün âlem amâda iken var olan (el-Kain); imkân dâhilindeki hiçbir şeyi yapmaktan aciz olmayan, iradesi ile her şeyi Bismillâhirrahmânirrahim Hamd, evveliyetinin diğer ilkler gibi başlangıcı olmayan, en güzel isimlere ve en yüce ve ezeli niteliklere sahip olan; daha akıl, nefs, basit ve bileşik varlıklar, yer ve gökler yok iken, içindeki bütün mâlumat ile birlikte bütün âlem amâda iken var olan (el-Kain); imkân dâhilindeki hiçbir şeyi yapmaktan aciz olmayan, iradesi ile her şeyi - [İnsan Nefsi(Psikoloji](https://www.ilimcephesi.com/insan-nefsipsikoloji/) - I İbn Haldun insan nefsine (nefs-i İnsanî, the human soul) Mukaddimede özel bir yer ayırmaz ancak nefs (soul) ile ilgili bazı meselelere çeşitli münasebetlerle dolaylı olarak temas eder. Bundan dolayı nefs ve nefsin kuvvetleriyle ilgili bilgi ve görüşlerin birçoğunu bazı bölümler arasına serpiştirmiştir.5 Söz konusu bilgi ve görüşlerin sunuluşundan, îbn Haldun’un bedenden ayrı bir I İbn Haldun insan nefsine (nefs-i İnsanî, the human soul) Mukaddimede özel bir yer ayırmaz ancak nefs (soul) ile ilgili bazı meselelere çeşitli münasebetlerle dolaylı olarak temas eder. Bundan dolayı nefs ve nefsin kuvvetleriyle ilgili bilgi ve görüşlerin birçoğunu bazı bölümler arasına serpiştirmiştir.5 Söz konusu bilgi ve görüşlerin sunuluşundan, îbn Haldun’un bedenden ayrı bir - [Öğretmen Peygamber (s.a.v)1](https://www.ilimcephesi.com/ogretmen-peygamber-s-a-v/) - Kıymetli dinleyenler, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereke­ti üzerinize olsun. Bugün sizinle konuşmamın başlığı: Muallim Peygamber s.a.v dır. Bu önemli konu özet ve kısa bir şekilde verilse de tek bir sohbete sığdırılamaz. Bunun için iki veya üç günde bu ko­nu ele alınacaktır. Cenab-ı Allah’a imandan sonra insana bahşedilen en iyi kişisel kazanç ilimdir. Çünkü bu varlıkta Kıymetli dinleyenler, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereke­ti üzerinize olsun. Bugün sizinle konuşmamın başlığı: Muallim Peygamber s.a.v dır. Bu önemli konu özet ve kısa bir şekilde verilse de tek bir sohbete sığdırılamaz. Bunun için iki veya üç günde bu ko­nu ele alınacaktır. Cenab-ı Allah’a imandan sonra insana bahşedilen en iyi kişisel kazanç ilimdir. Çünkü bu varlıkta - [İslam'da Sorumluluk](https://www.ilimcephesi.com/islamda-sorumluluk/) - Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a, salat ve selam efendi­miz Muhammed’e, ailesine ve bütün ashabına olsun. Şimdi: İslâm’da mesuliyet kelimesi lafız olarak küçük (birkaç harf­ten oluşur) ama mana olarak oldukça büyüktür. Sanki o gök­lere, yere ve dağlara arz edilip de onların korkularından onu yükleme noktasında kaçındıktan ve insanın üstlendiği bir ema­nettir. Bu kelime: “sorumluluk” bazen ahirete Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a, salat ve selam efendi­miz Muhammed’e, ailesine ve bütün ashabına olsun. Şimdi: İslâm’da mesuliyet kelimesi lafız olarak küçük (birkaç harf­ten oluşur) ama mana olarak oldukça büyüktür. Sanki o gök­lere, yere ve dağlara arz edilip de onların korkularından onu yükleme noktasında kaçındıktan ve insanın üstlendiği bir ema­nettir. Bu kelime: “sorumluluk” bazen ahirete - [Kur'an'da İnsan Davranışının Dürtüleri](https://www.ilimcephesi.com/kuranda-insan-davranisinin-durtuleri/) - MUHAMMAD UTHMAN NAJATI Orijinal metinde Yasien Mohamed333 tarafından, giriş bölümü eklenerek İngilizce’ye çevrilmiştir. GİRİŞ334 Dürtüler bahsi, “kişilik, biyolojik dürtüler ile sosyal ve fiziksel çevre arasındaki etkileşimden kaynaklanan, kişinin güdüsel eği­limlerinin nispeten istikrarlı teşekkülü” olduğu sürece kişilikle ilişkilidir.335 Kişilik çalışması, yakın zamana kadar psikologlar tarafından kısmen göz ardı edilmiştir, çünkü geçmişte odak nok­tası, bütünsel insan ve MUHAMMAD UTHMAN NAJATI Orijinal metinde Yasien Mohamed333 tarafından, giriş bölümü eklenerek İngilizce’ye çevrilmiştir. GİRİŞ334 Dürtüler bahsi, “kişilik, biyolojik dürtüler ile sosyal ve fiziksel çevre arasındaki etkileşimden kaynaklanan, kişinin güdüsel eği­limlerinin nispeten istikrarlı teşekkülü” olduğu sürece kişilikle ilişkilidir.335 Kişilik çalışması, yakın zamana kadar psikologlar tarafından kısmen göz ardı edilmiştir, çünkü geçmişte odak nok­tası, bütünsel insan ve - [Kalp ve Kişilik Gelişimi](https://www.ilimcephesi.com/kalp-ve-kisilik-gelisimi/) - MANZURUL HUQ Psikoloji, ruhun bilimi olduğu şeklindeki orijinal tanımından vazgeçerek atalarının baharından koptuğundan beri, çağdaş bilim dünyasının güncel hâli ve uygulamalarına ayak uydur­mak için tutumunu ve çağrışımını değiştirmeye devam etti. Bu değişim sürecinin bir aşamasında, yalnızca manevi tözünü kay­betmekle kalmadı, aynı zamanda psikolojiyi bir davranış bilimi olarak yeniden tanımlayan bir grup davranışçının elinde ussal içeriği MANZURUL HUQ Psikoloji, ruhun bilimi olduğu şeklindeki orijinal tanımından vazgeçerek atalarının baharından koptuğundan beri, çağdaş bilim dünyasının güncel hâli ve uygulamalarına ayak uydur­mak için tutumunu ve çağrışımını değiştirmeye devam etti. Bu değişim sürecinin bir aşamasında, yalnızca manevi tözünü kay­betmekle kalmadı, aynı zamanda psikolojiyi bir davranış bilimi olarak yeniden tanımlayan bir grup davranışçının elinde ussal içeriği - [Seküler Psikolojide İnsan Doğası: İslami Bir Eleştiri](https://www.ilimcephesi.com/sekuler-psikolojide-insan-dogasi-islami-bir-elestiri/) - MALIK BADRI Bu bölüm modern psikolojinin, özellikle de psikanaliz, davra­nışçılık ve bilişsel psikolojinin îslami bir eleştirisini sunmakta­dır. Bu alanların insan doğasına, özellikle bilişsel yönüne ilişkin varsayımlarını sorgulayacak ve erken dönem Müslüman bilim insanlarının bilişsel psikolojiye katkılarını ele alan bir bölümle sonuçlanacaktır. Modern psikolojinin, Freudyen analizin keşfinden bu yana, insan doğasının yalnızca çevresel uyarıcıların veya MALIK BADRI Bu bölüm modern psikolojinin, özellikle de psikanaliz, davra­nışçılık ve bilişsel psikolojinin îslami bir eleştirisini sunmakta­dır. Bu alanların insan doğasına, özellikle bilişsel yönüne ilişkin varsayımlarını sorgulayacak ve erken dönem Müslüman bilim insanlarının bilişsel psikolojiye katkılarını ele alan bir bölümle sonuçlanacaktır. Modern psikolojinin, Freudyen analizin keşfinden bu yana, insan doğasının yalnızca çevresel uyarıcıların veya - [Prof. Dr. M. Fuat Sezgin’in Hayatı Işığında Türkiye’de Üniversite ve Bilim](https://www.ilimcephesi.com/prof-dr-m-fuat-sezginin-hayati-isiginda-turkiyede-universite-ve-bilim/) - Erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar Rencide olur dîde-i huffaş ziyâdan. Ziya Paşa Türkiye’de Üniversite Hayatına Kısa Bir Bakış Türkiye’de Batılı anlamda yükseköğretim/üniversite, Tanzi­mat Dönemi’nde devlet eliyle bürokratlar tarafindan plan­landı ve ilk ders Derviş Paşa’nın refakatinde 1863’te yapıldı. Darülfünûn (fenler evi) adı verilen bu yeni okul, kısa bir süre sonra kapanmak zorunda kaldı. Aradan birkaç sene Erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar Rencide olur dîde-i huffaş ziyâdan. Ziya Paşa Türkiye’de Üniversite Hayatına Kısa Bir Bakış Türkiye’de Batılı anlamda yükseköğretim/üniversite, Tanzi­mat Dönemi’nde devlet eliyle bürokratlar tarafindan plan­landı ve ilk ders Derviş Paşa’nın refakatinde 1863’te yapıldı. Darülfünûn (fenler evi) adı verilen bu yeni okul, kısa bir süre sonra kapanmak zorunda kaldı. Aradan birkaç sene - [Eğitim Sistemimizde Kronik Sorunlar](https://www.ilimcephesi.com/egitim-sistemimizde-kronik-sorunlar/) - Eğitim, özellikle modern toplumda stratejik bir toplumsal ku­rum olması yanında birçok alt dalı da olan bilim sahası olarak temayüz etmiştir. Eğitimin bilim dalı olarak diğer disiplinler­den ayrılması büyük ölçüde 1920 sonrasında gerçekleşmiştir. Bu yazının giriş kısmında kısaca değinildiği üzere, bir bilgi ve düşünce sahasının bilim disiplini olarak kabul görebilmesi ve kendini ispat edebilmesi için gerekli Eğitim, özellikle modern toplumda stratejik bir toplumsal ku­rum olması yanında birçok alt dalı da olan bilim sahası olarak temayüz etmiştir. Eğitimin bilim dalı olarak diğer disiplinler­den ayrılması büyük ölçüde 1920 sonrasında gerçekleşmiştir. Bu yazının giriş kısmında kısaca değinildiği üzere, bir bilgi ve düşünce sahasının bilim disiplini olarak kabul görebilmesi ve kendini ispat edebilmesi için gerekli - [Eğitim Sisteminin Felsefesi ve Tarihsel Dinamikleri](https://www.ilimcephesi.com/egitim-sisteminin-felsefesi-ve-tarihsel-dinamikleri/) - Türk eğitim sistemi, Tanzimat’tan bu yana derin kırılmalar, yeni proje denemeleri ve hedeflerle kendine özgü bir istika­met arayışını hâlâ sürdürmektedir. Bu arayışın temel nedeni Osmanlı son döneminde karşılaşılan yeni dünya düzenine ayak uydurma gayreti ve köklerle nasıl bir irtibat kurulacağı problemi üzerine inşa edilmiştir. Tanzimat’la birlikte eğitim sistemimizde Batı modernitesine uyum ve başkaldırı para­doksu sarmaşık Türk eğitim sistemi, Tanzimat’tan bu yana derin kırılmalar, yeni proje denemeleri ve hedeflerle kendine özgü bir istika­met arayışını hâlâ sürdürmektedir. Bu arayışın temel nedeni Osmanlı son döneminde karşılaşılan yeni dünya düzenine ayak uydurma gayreti ve köklerle nasıl bir irtibat kurulacağı problemi üzerine inşa edilmiştir. Tanzimat’la birlikte eğitim sistemimizde Batı modernitesine uyum ve başkaldırı para­doksu sarmaşık - [Gelenek Meseleleri Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/gelenek-meseleleri-uzerine/) - Biz geleneğin içinde dünyanın içinde bulunduğumuz gibi bulunuruz. Onu bir seçim konusu yapamayız ve ondan ayrılamayız. Arap düşüncesinin gelenek meselesine dair konularla uğraş­masının üzerinden onlarca yıl geçtikten sonra araştırmacıla­rın geleneğe ait meselelere yönelik ilgileri zayıfladı gibi. Konu­nun peşini bırakmayanlara böyle gelmekte... Peki, bu durum gelenek sorunsalının çözüldüğü anlamına mı gelir? Hakikaten de bir dönem İslam Biz geleneğin içinde dünyanın içinde bulunduğumuz gibi bulunuruz. Onu bir seçim konusu yapamayız ve ondan ayrılamayız. Arap düşüncesinin gelenek meselesine dair konularla uğraş­masının üzerinden onlarca yıl geçtikten sonra araştırmacıla­rın geleneğe ait meselelere yönelik ilgileri zayıfladı gibi. Konu­nun peşini bırakmayanlara böyle gelmekte... Peki, bu durum gelenek sorunsalının çözüldüğü anlamına mı gelir? Hakikaten de bir dönem İslam - [İslamcılık Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/islamcilik-uzerine/) - İslamcılık hareketlerinin ikinci bir İslami uyanışa ihtiyacı yok mu? İlk uyanış siyasi ve cüziydi. İkinci uyanış ahlaki ve külli olmalıdır. Günümüzde İslam'ı nasıl sunmalıyız? Anlaşılması, fark edilmesi büyük dikkat isteyen ve zor duruma düşürücü bir soru. Hiçbir asır, içinde bu­lunduğumuz asır kadar İslam’ın kendisine layık bir tarz­la sunulması ihtiyacını ortaya çıkarmamıştı. Bu durum birbiriyle İslamcılık hareketlerinin ikinci bir İslami uyanışa ihtiyacı yok mu? İlk uyanış siyasi ve cüziydi. İkinci uyanış ahlaki ve külli olmalıdır. Günümüzde İslam'ı nasıl sunmalıyız? Anlaşılması, fark edilmesi büyük dikkat isteyen ve zor duruma düşürücü bir soru. Hiçbir asır, içinde bu­lunduğumuz asır kadar İslam’ın kendisine layık bir tarz­la sunulması ihtiyacını ortaya çıkarmamıştı. Bu durum birbiriyle - [Batı Dışı Toplumlarda Self Oryantalizm ve İslamofobi](https://www.ilimcephesi.com/bati-disi-toplumlarda-self-oryantalizm-ve-islamofobi/) - Müşerref YARDIM[3] Betül KARAKOYUNLU[4] Giriş Batı'nın neredeyse İslam'ın doğuşu ile başlatılabilecek Doğu husumeti, öteki olarak koordinatlandırma süreci ve Modernleşmenin tüm dünya tarafından takip edilmesi gere­ken bir izlek olarak sunulması oryantalist paradigmanın bi­leşenlerini meydana getirmektedir. Öte yandan Modernleş­menin ilerleme mesabesinde görülmesi ve salt Batılı değerle­rin bir güzergah olarak sunulması Doğu-Batı polarizasyo­nunu üretmiştir. Bu dikotomide Batı Müşerref YARDIM[3] Betül KARAKOYUNLU[4] Giriş Batı'nın neredeyse İslam'ın doğuşu ile başlatılabilecek Doğu husumeti, öteki olarak koordinatlandırma süreci ve Modernleşmenin tüm dünya tarafından takip edilmesi gere­ken bir izlek olarak sunulması oryantalist paradigmanın bi­leşenlerini meydana getirmektedir. Öte yandan Modernleş­menin ilerleme mesabesinde görülmesi ve salt Batılı değerle­rin bir güzergah olarak sunulması Doğu-Batı polarizasyo­nunu üretmiştir. Bu dikotomide Batı - [Ateist ve Deistlerin İslâm Hakkında Sordukları Sorular ve Cevapları](https://www.ilimcephesi.com/ateist-ve-deistlerin-islam-hakkinda-sorduklari-sorular-ve-cevaplari/) - Cevapları indirmek / okumak için lütfen alttaki bağlantıyı tıklayınız. Ateist ve Deistlerin İslam Hakkında Sorduğu Sorular ve Cevapları https://www.kastamonur.com/ateist-ve-deistlerin-islam-hakkinda-sorduklari-sorular-ve-cevaplari/ Cevapları indirmek / okumak için lütfen alttaki bağlantıyı tıklayınız. Ateist ve Deistlerin İslam Hakkında Sorduğu Sorular ve Cevapları https://www.kastamonur.com/ateist-ve-deistlerin-islam-hakkinda-sorduklari-sorular-ve-cevaplari/ - [Filistin Meselesine Tarihsel ve Güncel Bir Bakış](https://www.ilimcephesi.com/filistin-meselesine-tarihsel-ve-guncel-bir-bakis/) - Röportaj: Sena Yığcı – Habip Genç Prof. Dr. Berdal Aral, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde ders vermektedir. Çalışma alanı Uluslararası Hukuk olan Aral’ın aynı zamanda Filistin-İsrail meselesi hakkında da birçok çalışması bulunmaktadır. Bu röportajda Filistin – İsrail meselesinin tarihi arka planı, uluslararası hukuka uygunluğu, süreç boyunca nelerin olduğu ve bundan sonraki süreçte bizi neler Röportaj: Sena Yığcı – Habip Genç Prof. Dr. Berdal Aral, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde ders vermektedir. Çalışma alanı Uluslararası Hukuk olan Aral’ın aynı zamanda Filistin-İsrail meselesi hakkında da birçok çalışması bulunmaktadır. Bu röportajda Filistin – İsrail meselesinin tarihi arka planı, uluslararası hukuka uygunluğu, süreç boyunca nelerin olduğu ve bundan sonraki süreçte bizi neler - [Yitik Bir Şehrin Görsel Belleği](https://www.ilimcephesi.com/yitik-bir-sehrin-gorsel-bellegi/) - Prof.Dr.Mete Çamdereli Giriş Bir kentin1 belleğini okumak, kültürel kimliğinin izini sürmek, onunla iletişim kurmayı, göstergelerini okumayı, diline ve söylemine sokulmayı gerektirir. Kentler kendilerini gizlemez, ifşa ve ifade eder; kendi sözlerini söyler, kendi dil ve söylemlerini üretir; mevcut durumlarını, geçmiş göndergeleriyle birlikte ihsas eder, kendilerini benzerlerinden ayırır, farklı yanlarını fısıldar. Açıkçası, muhatabıyla aracısız iletişim kurar Prof.Dr.Mete Çamdereli Giriş Bir kentin1 belleğini okumak, kültürel kimliğinin izini sürmek, onunla iletişim kurmayı, göstergelerini okumayı, diline ve söylemine sokulmayı gerektirir. Kentler kendilerini gizlemez, ifşa ve ifade eder; kendi sözlerini söyler, kendi dil ve söylemlerini üretir; mevcut durumlarını, geçmiş göndergeleriyle birlikte ihsas eder, kendilerini benzerlerinden ayırır, farklı yanlarını fısıldar. Açıkçası, muhatabıyla aracısız iletişim kurar - [Ahmet Kasım Fidan - Sufiname](https://www.ilimcephesi.com/ahmet-kasim-fidan-sufiname/) - “Öyle biri ile arkadaş ol ki sana dünya veya ahiret cihetinden faydası dokunsun, bunun dışındakilerle meşgul olmak büyük bir ahmaklıktır.” Ebü Süleyman Dârâni (k.s.) “Bir kardeşinin evliliğine yardım etmek, sevabı çok olan amellerdendir. Hatta bazı âlimler, nikâha yardımın gaziyi teçhiz etmek veya mükâteb (bedelini ödediğinde azat olacak) bir kölenin azadına yardım etmekten daha “Öyle biri ile arkadaş ol ki sana dünya veya ahiret cihetinden faydası dokunsun, bunun dışındakilerle meşgul olmak büyük bir ahmaklıktır.” Ebü Süleyman Dârâni (k.s.) “Bir kardeşinin evliliğine yardım etmek, sevabı çok olan amellerdendir. Hatta bazı âlimler, nikâha yardımın gaziyi teçhiz etmek veya mükâteb (bedelini ödediğinde azat olacak) bir kölenin azadına yardım etmekten daha - [Jön Türklerin Bilimciliği, Bilimcilerin Garbçılığı](https://www.ilimcephesi.com/jon-turklerin-bilimciligi-bilimcilerin-garbciligi/) - Rus orduları, Osmanlı ateşkes teklifinin kabûlüne karşın İstanbul’a yürüyüşlerini sürdürürken, Sultan II. Abdülhamid, 13 Şubat 1878 günü, Osmanlı Meclis-i Meb‘usanı’n oturumlarını “ahvâl-i hâzı- ra-i fevkalâde” gereği “tâtil” eden bir irade ısdar etmiştir.[1] Olağanüstü koşul­lar çerçevesinde alman geçici erteleme kararı, süreç içerisinde daimî karakter kazanmış, dağıtılan meb‘usan meclisi, otuz yılı aşkın bir süre toplantıya çağı­rılmadığı Rus orduları, Osmanlı ateşkes teklifinin kabûlüne karşın İstanbul’a yürüyüşlerini sürdürürken, Sultan II. Abdülhamid, 13 Şubat 1878 günü, Osmanlı Meclis-i Meb‘usanı’n oturumlarını “ahvâl-i hâzı- ra-i fevkalâde” gereği “tâtil” eden bir irade ısdar etmiştir.[1] Olağanüstü koşul­lar çerçevesinde alman geçici erteleme kararı, süreç içerisinde daimî karakter kazanmış, dağıtılan meb‘usan meclisi, otuz yılı aşkın bir süre toplantıya çağı­rılmadığı - [Seçkinlere Bilim, Avama Reforme Edilmiş Din, Dini Yerine Milli](https://www.ilimcephesi.com/seckinlere-bilim-avama-reforme-edilmis-din-dini-yerine-milli/) - Mustafa Kemal, bilimci görüşleri içselleştirmiş bir birey olarak, bâzen “tüm dinlerin yerin dibine geçmesini arzu ettiğini” dile getirmiştir.[330] Erken Cum­huriyet döneminde yaptığı okumalar da bir kurum olarak dine yönelik genel yargısı ile İslâmiyet üzerine geliştirmiş olduğu düşünceleri tahkim etmiştir. Defterine düştüğü, “[e]fkâr-ı medenîyenin, terakkiyât-ı asriyenin mevâni‘-i diniyye ve ananeviyeye maruz kalmaksızın serien inkişâf ve intişârı” Mustafa Kemal, bilimci görüşleri içselleştirmiş bir birey olarak, bâzen “tüm dinlerin yerin dibine geçmesini arzu ettiğini” dile getirmiştir.[330] Erken Cum­huriyet döneminde yaptığı okumalar da bir kurum olarak dine yönelik genel yargısı ile İslâmiyet üzerine geliştirmiş olduğu düşünceleri tahkim etmiştir. Defterine düştüğü, “[e]fkâr-ı medenîyenin, terakkiyât-ı asriyenin mevâni‘-i diniyye ve ananeviyeye maruz kalmaksızın serien inkişâf ve intişârı” - [Batı’nın Kültürel Parçası Yeni Türkiye: İçselleştirilmiş İnkılâpçı Oryantalizm](https://www.ilimcephesi.com/batinin-kulturel-parcasi-yeni-turkiye-icsellestirilmis-inkilapci-oryantalizm/) - 10 Makedonya’nın kesb-i istiklâl etmesi ise‘Osmanlı imparatorluğunun nısfının zayâ‘ı ve bina’en-‘aleyh izmihlâl-i tammı demekdir. . . . Makedonya arada hâ’il olunca Arnavudluk hâliyle elden giderek hududumuz İstanbul kapularına kadar dayanmış olacağından pâyitaht İstanbul’da kalamaz. Pâyitahtımızın Avrupa’dan Asya’ya nakli bizi Avrupa devlederi miyânından bi’l-ihrac ikinci hattâ üçüncü derece bir Asya devleti haline ko[ya]r. Yalnız nüfuz 10 Makedonya’nın kesb-i istiklâl etmesi ise‘Osmanlı imparatorluğunun nısfının zayâ‘ı ve bina’en-‘aleyh izmihlâl-i tammı demekdir. . . . Makedonya arada hâ’il olunca Arnavudluk hâliyle elden giderek hududumuz İstanbul kapularına kadar dayanmış olacağından pâyitaht İstanbul’da kalamaz. Pâyitahtımızın Avrupa’dan Asya’ya nakli bizi Avrupa devlederi miyânından bi’l-ihrac ikinci hattâ üçüncü derece bir Asya devleti haline ko[ya]r. Yalnız nüfuz - [Hörmet](https://www.ilimcephesi.com/hormet/) - Gençliğimizin kurban edildiği yer, hörmet mihrabıdır. Hörmet denen cevher, alelâde bir küçülmeden, bir tevazudan ibaret değildir. O, her şeyde bir sonsuzluğun huzurunda olduğunu hissetme ve kendini böylece bilme halidir. Filhakika her an Allah'ın eseri karşısında olduğunu düşünen insan, yine her an Allah'ı düşünür. Sevginin yaşattığı bu sürekli düşünüş, sevilenin huzurunda insan ruhunu eritir, sonsuzluğun Gençliğimizin kurban edildiği yer, hörmet mihrabıdır. Hörmet denen cevher, alelâde bir küçülmeden, bir tevazudan ibaret değildir. O, her şeyde bir sonsuzluğun huzurunda olduğunu hissetme ve kendini böylece bilme halidir. Filhakika her an Allah'ın eseri karşısında olduğunu düşünen insan, yine her an Allah'ı düşünür. Sevginin yaşattığı bu sürekli düşünüş, sevilenin huzurunda insan ruhunu eritir, sonsuzluğun - [Şiir Yazmak Öğrenilir mi?](https://www.ilimcephesi.com/siir-yazmak-ogrenilir-mi/) - Genç bir şair adayı bana, “Şiir yazmayı çok istiyorum, ancak henüz hiç yazmadım, bana bunun yolunu, ne yapmam gerektiğini anlatabilir misiniz?” diye sordu. Öyle geldi ki bana, şiirin nasıl yazılacağını biliyorum ve de bunu bir meraklısına anlatıp öğretebilirim. Öylesine saf ve tabii bir ricayla soruyordu delikanlı. Fakat hiç duraksamadan bunun mümkün olmadığını söyledim. Gerçekten mümkün Genç bir şair adayı bana, “Şiir yazmayı çok istiyorum, ancak henüz hiç yazmadım, bana bunun yolunu, ne yapmam gerektiğini anlatabilir misiniz?” diye sordu. Öyle geldi ki bana, şiirin nasıl yazılacağını biliyorum ve de bunu bir meraklısına anlatıp öğretebilirim. Öylesine saf ve tabii bir ricayla soruyordu delikanlı. Fakat hiç duraksamadan bunun mümkün olmadığını söyledim. Gerçekten mümkün - [Bize Ne Oldu?](https://www.ilimcephesi.com/bize-ne-oldu/) - “Üç kıt'ada yüz beldeye, bin beldeye sahip Bir memleketim vardı, sen ey Rabb-ı mesaip...” Süleyman Nazif Cemiyeti yapan ferttir; fert de kendi iç hayatının tarihinden ibarettir. Neslimizin bedbaht çocuklarının iç dünyası nasıl bir âlemdir? Bunu dünya psikologları birleşse bilemezler. “Padişahım çok yaşa!” ile gözlerimizi dünyaya açtık. “Büyük yanında konuşulmaz” dediler. “Büyüklerimiz çehar yâr-ı güzin ile “Üç kıt'ada yüz beldeye, bin beldeye sahip Bir memleketim vardı, sen ey Rabb-ı mesaip...” Süleyman Nazif Cemiyeti yapan ferttir; fert de kendi iç hayatının tarihinden ibarettir. Neslimizin bedbaht çocuklarının iç dünyası nasıl bir âlemdir? Bunu dünya psikologları birleşse bilemezler. “Padişahım çok yaşa!” ile gözlerimizi dünyaya açtık. “Büyük yanında konuşulmaz” dediler. “Büyüklerimiz çehar yâr-ı güzin ile - [Milli Eğitim Davamız ve Düşman](https://www.ilimcephesi.com/milli-egitim-davamiz-ve-dusman/) - Devlet bir irade ise, maarif onun hayat noktasıdır. İnkılâbın mânasını anlayabilenler, işe her zaman ve her türlü şartlar içinde maariften başlar, maarifte bitirirler. Devletimizin büyük kurucuları olan Alpaslanlar, Nizamülmülkler gibi modern Hint dünyasını ihya eden Gandi de bu devletleri yıkılmaz, sarsılmaz maarif temelleri üstüne kurdular. O Nizamülmülklerin çocukları, o Alpaslanların torunları İstiklâl Harbi'ni zaferle bitirdikten Devlet bir irade ise, maarif onun hayat noktasıdır. İnkılâbın mânasını anlayabilenler, işe her zaman ve her türlü şartlar içinde maariften başlar, maarifte bitirirler. Devletimizin büyük kurucuları olan Alpaslanlar, Nizamülmülkler gibi modern Hint dünyasını ihya eden Gandi de bu devletleri yıkılmaz, sarsılmaz maarif temelleri üstüne kurdular. O Nizamülmülklerin çocukları, o Alpaslanların torunları İstiklâl Harbi'ni zaferle bitirdikten - [Neyi Öğrenip Neyi Öğrenmemeliyiz?](https://www.ilimcephesi.com/neyi-ogrenip-neyi-ogrenmemeliyiz/) - İnsan, her şeyi öğrenmek zorunda mıdır? Her şeyi bilenler, her şeyi bilmek için iştiyak duyanlar bu halleriyle öğünenler, kendilerinden kaçıp âleme koşanlardır. Kendini bilmek için âlemle kendi benliklerini tanıma noktalarına uzanan, bilgilerini burada toplayanlar ise gerçeği bilenlerdir. Bilgilerimizin ilâhtan eşya zerrelerine doğru derece derece basamaklanan hakikatler sahnesi olduğunu anlamayıp da gelişi güzel her şeyi öğrenmek İnsan, her şeyi öğrenmek zorunda mıdır? Her şeyi bilenler, her şeyi bilmek için iştiyak duyanlar bu halleriyle öğünenler, kendilerinden kaçıp âleme koşanlardır. Kendini bilmek için âlemle kendi benliklerini tanıma noktalarına uzanan, bilgilerini burada toplayanlar ise gerçeği bilenlerdir. Bilgilerimizin ilâhtan eşya zerrelerine doğru derece derece basamaklanan hakikatler sahnesi olduğunu anlamayıp da gelişi güzel her şeyi öğrenmek - [Şiir Yazan İnsan](https://www.ilimcephesi.com/siir-yazan-insan/) - Buralarda bir yerdeydim. Başkaları da vardı ve olageldi. Motor fabrikalarındaki akanbantlar üzerinde kayıp gider gibiyiz. Kimi kavisli, kimi düz, kimi ok gibi, kimi külünk, kimi örse benzeyen... Çeşitli düşünceler, yakalayışlar ve mizaçlar. Kalem tutuşlar ne kadar farklı. Okuyucu onları bir araya getirip makinayı kuruyor mu, yoksa akıp gidiyor mu yazarlar bölük pörçük. Ve yoksa okuyucunun Buralarda bir yerdeydim. Başkaları da vardı ve olageldi. Motor fabrikalarındaki akanbantlar üzerinde kayıp gider gibiyiz. Kimi kavisli, kimi düz, kimi ok gibi, kimi külünk, kimi örse benzeyen... Çeşitli düşünceler, yakalayışlar ve mizaçlar. Kalem tutuşlar ne kadar farklı. Okuyucu onları bir araya getirip makinayı kuruyor mu, yoksa akıp gidiyor mu yazarlar bölük pörçük. Ve yoksa okuyucunun - [Kaideler ve Şerhleri](https://www.ilimcephesi.com/kaideler-ve-serhleri/) - ~BİRİNCİ KAİDE Bir şeyin anlaşılmaması, o şeyin bâtıl olduğuna delâlet etmez. Bir şeyin bâtıllığı, ancak onu reddedip yok sayan kesin bir delil ile sabit olur. Burada aralarında büyük fark bulunan iki şeyin mevcûdiyeti apaçıktır ve onların bilinmesi gereklidir: ı. Bir şeyin varlığının anlaşılmaması. 2.0 şeyin var olmadığının bilinmesi. Bunların birincisinin yani “Bir şeyin varlığının ~BİRİNCİ KAİDE Bir şeyin anlaşılmaması, o şeyin bâtıl olduğuna delâlet etmez. Bir şeyin bâtıllığı, ancak onu reddedip yok sayan kesin bir delil ile sabit olur. Burada aralarında büyük fark bulunan iki şeyin mevcûdiyeti apaçıktır ve onların bilinmesi gereklidir: ı. Bir şeyin varlığının anlaşılmaması. 2.0 şeyin var olmadığının bilinmesi. Bunların birincisinin yani “Bir şeyin varlığının - [Hasan-ı Basri'nin Düşüncesinde Ahlak](https://www.ilimcephesi.com/hasan-i-basrinin-dusuncesinde-ahlak/) - Ahlak Hasan-ı Basri'nin düşüncesinin konusu, düşündürücü olan her şeydir: insanın sonluluğu, kalıcı olanı arayan insanın dünya hayatının geçiciliği,[24] insanların umursamazlığı, olup bi­ten olaylar, kendi döneminde yaşayan insanların birbirleriyle ilişkilerini tayin eden temel saikler, toplumsal gidişat, bu gidi­şat içinde idarecilerin yeri, idarecilerin sorumsuzluğu ve zulmü. O, yaşadığı hayatla sıkı irtibat içindeki olup biteni, kendisinin ötesinde bir Ahlak Hasan-ı Basri'nin düşüncesinin konusu, düşündürücü olan her şeydir: insanın sonluluğu, kalıcı olanı arayan insanın dünya hayatının geçiciliği,[24] insanların umursamazlığı, olup bi­ten olaylar, kendi döneminde yaşayan insanların birbirleriyle ilişkilerini tayin eden temel saikler, toplumsal gidişat, bu gidi­şat içinde idarecilerin yeri, idarecilerin sorumsuzluğu ve zulmü. O, yaşadığı hayatla sıkı irtibat içindeki olup biteni, kendisinin ötesinde bir - [Yeni Batı, Dinler ve Yeni Dünya Düzeni](https://www.ilimcephesi.com/yeni-bati-dinler-ve-yeni-dunya-duzeni/) - Eski Batı teist Hıristiyan söylemi dâhilinde insanlara “Tanrı vardır!"; sekülarist modern Batı Hıristiyanlık ve din karşıtı söy­lemi dâhilinde “Tanrı öldü, artık yoktur!”; yeni Batı ise apate- ist, post-dinî ve post-sekülarist, dine kayıtsız, kelimenin tam ma­nasıyla seküler söylemi dâhilinde “Tanrı önemsizdir!” demekte­dir. Yeni Batı varlığın anlamını seleflerinin aksine dindarlık-din- dışılık diyalektiği üzerine kurmaz. Bu noktayı anlamak Eski Batı teist Hıristiyan söylemi dâhilinde insanlara “Tanrı vardır!"; sekülarist modern Batı Hıristiyanlık ve din karşıtı söy­lemi dâhilinde “Tanrı öldü, artık yoktur!”; yeni Batı ise apate- ist, post-dinî ve post-sekülarist, dine kayıtsız, kelimenin tam ma­nasıyla seküler söylemi dâhilinde “Tanrı önemsizdir!” demekte­dir. Yeni Batı varlığın anlamını seleflerinin aksine dindarlık-din- dışılık diyalektiği üzerine kurmaz. Bu noktayı anlamak - [Yeni Batı ve Anti-İslâmi Şiddet](https://www.ilimcephesi.com/yeni-bati-ve-anti-islami-siddet/) - Günümüzde küresel çapta devasa bir dünyevi gücü yöneten yeni Batı emrinde hükümetler, resmî ve gayriresmî ordular, ulus­lararası örgütler, üniversiteler ve sair akademik kurumlar, medya kuruluşları, sivil toplum örgütleri, düşünce kuruluşları, bankalar, vakıflar, teknoloji devleri, çokuluslu/transnasyonal şirketler, açık ve gizli ar-ge merkezleri ve istihbarat örgütleri bulundurmakta, İslâm ve öteki olarak gördükleri ile olan ilişkilerinde kontrolün­de olan Günümüzde küresel çapta devasa bir dünyevi gücü yöneten yeni Batı emrinde hükümetler, resmî ve gayriresmî ordular, ulus­lararası örgütler, üniversiteler ve sair akademik kurumlar, medya kuruluşları, sivil toplum örgütleri, düşünce kuruluşları, bankalar, vakıflar, teknoloji devleri, çokuluslu/transnasyonal şirketler, açık ve gizli ar-ge merkezleri ve istihbarat örgütleri bulundurmakta, İslâm ve öteki olarak gördükleri ile olan ilişkilerinde kontrolün­de olan - [Faruk Kazan - Molla Câmî’nin Kelam Anlayışı ''Notlarım''](https://www.ilimcephesi.com/faruk-kazan-molla-caminin-kelam-anlayisi-notlarim/) - Allah’ın kelamı, ses ve harf türlerinden değildir. Bilakis Allah’ın zâtına kaim ezeli bir sıfattır. Allah, bu sıfatla emreder, nehiy eder, haber verir. Bunun dışında ibare, yazı veya işaret ile delalet eder. Allah bunlara Arapça tabir ettiğinde Kur’an’dır. Süryanice olunca İncîl’dir, İbranice olunca da Tevrât olur. Farklılık anlam üzerine değil de ibare üzerine olur. 650 Allah’ın kelamı, ses ve harf türlerinden değildir. Bilakis Allah’ın zâtına kaim ezeli bir sıfattır. Allah, bu sıfatla emreder, nehiy eder, haber verir. Bunun dışında ibare, yazı veya işaret ile delalet eder. Allah bunlara Arapça tabir ettiğinde Kur’an’dır. Süryanice olunca İncîl’dir, İbranice olunca da Tevrât olur. Farklılık anlam üzerine değil de ibare üzerine olur. 650 - [Svend Brinkmann - Olan Biteni Kaçırma Keyfi ''Notlarım''](https://www.ilimcephesi.com/svend-brinkmann-olan-biteni-kacirma-keyfi-notlarim/) - Hayatın, zincirlerimizi kırıp bireysel tercihlerimizi gerçekleştirmekten ibaret olduğu fikrine giderek alıştık. Ne var ki mutluluk kimseye bağlı olmamak değil doğru bağları kurmaktır. ------------------------------- Hiçbir şey kaçırmamamızı öğütleyen sınır tanımaz daha fazla, daha fazla, daha fazla düşüncesi çizgisel bir bakışa aittir. Ömür boyu süren bir öğrenme sürecinin parçası olarak, yaşamımız boyunca büyümeye devam etmeye teşvik ediliriz. Hayatın, zincirlerimizi kırıp bireysel tercihlerimizi gerçekleştirmekten ibaret olduğu fikrine giderek alıştık. Ne var ki mutluluk kimseye bağlı olmamak değil doğru bağları kurmaktır. ------------------------------- Hiçbir şey kaçırmamamızı öğütleyen sınır tanımaz daha fazla, daha fazla, daha fazla düşüncesi çizgisel bir bakışa aittir. Ömür boyu süren bir öğrenme sürecinin parçası olarak, yaşamımız boyunca büyümeye devam etmeye teşvik ediliriz. - [Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -8](https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-8/) - Canlarımız (bu aşk ile) muzdarip; Kaza ise vuslata engel oluyor. Ben de inlemekten şikayetçiyim, O da… İbnü'l Arabi ------------------------------------ Kim sünnetin edebine sarılırsa Allah-u Teâlâ onun kalbini marifet nuruyla nurlandırır. Allah'ın habibi Hz. Muhammed'e, onun emirlerine, fiillerine ve ahlâkına uymaktan; söz, fiil, inanç ve niyet olarak onun edepleriyle edeplenmekten daha şerefli bir makam yoktur. İmam-ı Canlarımız (bu aşk ile) muzdarip; Kaza ise vuslata engel oluyor. Ben de inlemekten şikayetçiyim, O da… İbnü'l Arabi ------------------------------------ Kim sünnetin edebine sarılırsa Allah-u Teâlâ onun kalbini marifet nuruyla nurlandırır. Allah'ın habibi Hz. Muhammed'e, onun emirlerine, fiillerine ve ahlâkına uymaktan; söz, fiil, inanç ve niyet olarak onun edepleriyle edeplenmekten daha şerefli bir makam yoktur. İmam-ı - [Tarihin Görüntüleşmesi ve Maket Mekanlar](https://www.ilimcephesi.com/tarihin-goruntulesmesi-ve-maket-mekanlar/) - Müzeleştirme Cahildim dünyanın rengine kandım... - Neşet Ertaş Hafıza, bir iz ve göstergenin maket hali değil, hayat ha­lidir. İz ve gösterge, bugün yaşadığımız hayatta sürekliliğe sahip değilse, onunla ilgili bir geçmişten ve tarihten söz edi­lemez. Bu anlamda hafıza, daha çok dünle değil bugünle il­gilidir. Bundan dolayıdır ki geleneği olan toplumlarda (bu ister Doğu’da olsun ister Müzeleştirme Cahildim dünyanın rengine kandım... - Neşet Ertaş Hafıza, bir iz ve göstergenin maket hali değil, hayat ha­lidir. İz ve gösterge, bugün yaşadığımız hayatta sürekliliğe sahip değilse, onunla ilgili bir geçmişten ve tarihten söz edi­lemez. Bu anlamda hafıza, daha çok dünle değil bugünle il­gilidir. Bundan dolayıdır ki geleneği olan toplumlarda (bu ister Doğu’da olsun ister - [Mekân'ın Ötesi](https://www.ilimcephesi.com/mekanin-otesi/) - Evim, evim, vah evim, gönül bucağı evim! Tadım, rengim, ışığım, anne kucağı evim! - Necip Fazıl Senden ayrı ben bir mekân kurmadım... - Neşet Ertaş Mânâ görünmek için sû ret ister... - İbn Arabî Allah ol dedi ve her şey oldu. Ol’an, oluş’an yer’leşti. Ol emri sonucunda murad, mekânda yer tuttu ve göründü. Şüphesiz ki Evim, evim, vah evim, gönül bucağı evim! Tadım, rengim, ışığım, anne kucağı evim! - Necip Fazıl Senden ayrı ben bir mekân kurmadım... - Neşet Ertaş Mânâ görünmek için sû ret ister... - İbn Arabî Allah ol dedi ve her şey oldu. Ol’an, oluş’an yer’leşti. Ol emri sonucunda murad, mekânda yer tuttu ve göründü. Şüphesiz ki - [Evlilikte Maneviyat Huzur Mu, Kusur Mu?](https://www.ilimcephesi.com/evlilikte-maneviyat-huzur-mu-kusur-mu/) - Prof. Dr. Asım YAPICI Çukurova Üniversitesi DİNDARLIK VE MANEVİYATIN EVLİLİĞE ETKİSİ Giriş Bu çalışmanın konusu eşlerin dindarlık ve maneviyat dü­zeylerinin evlilik ortamını nasıl ve ne yönde etkilediğini araş­tırmaktan ibarettir. Bu bağlamda dinî algı, dinî yönelim, dinî yaşayış biçimi, dünya görüşü ve mezhep farklılıkları, eşlerin yaşadıkları problemleri çözme ve evliliklerini sürdürme sü­recinde destekleyici bir unsur Prof. Dr. Asım YAPICI Çukurova Üniversitesi DİNDARLIK VE MANEVİYATIN EVLİLİĞE ETKİSİ Giriş Bu çalışmanın konusu eşlerin dindarlık ve maneviyat dü­zeylerinin evlilik ortamını nasıl ve ne yönde etkilediğini araş­tırmaktan ibarettir. Bu bağlamda dinî algı, dinî yönelim, dinî yaşayış biçimi, dünya görüşü ve mezhep farklılıkları, eşlerin yaşadıkları problemleri çözme ve evliliklerini sürdürme sü­recinde destekleyici bir unsur - [Fiillerin Ortaya Çıkış Aşamaları Üzerine: Razi'nin Eylem Teorisi](https://www.ilimcephesi.com/fiillerin-ortaya-cikis-asamalari-uzerine-razinin-eylem-teorisi/) - Prof. Dr. Eşref Altaş Giriş Psikolojide davranışların ortaya çıkış süreçleri irade öncesi veya iradeli, bilinçaltı ya da bilinci esas alan teori­lerle dürtü, bağlanma, ihtiyaçlar gibi birçok kavram etra­fında açıklanır. Burada davranışlar için belli bir arka plan oluşturma, davranışları açıklama, eğitme, değiştirme, yön­lendirme ve manipüle etme gibi çeşitli amaçlar güdülür. Klasik îslam düşüncesinde hem kelami hem Prof. Dr. Eşref Altaş Giriş Psikolojide davranışların ortaya çıkış süreçleri irade öncesi veya iradeli, bilinçaltı ya da bilinci esas alan teori­lerle dürtü, bağlanma, ihtiyaçlar gibi birçok kavram etra­fında açıklanır. Burada davranışlar için belli bir arka plan oluşturma, davranışları açıklama, eğitme, değiştirme, yön­lendirme ve manipüle etme gibi çeşitli amaçlar güdülür. Klasik îslam düşüncesinde hem kelami hem - [İslam Düşüncesinde Tıp Geleneği:Belhi Örneği](https://www.ilimcephesi.com/islam-dusuncesinde-tip-gelenegibelhi-ornegi/) - Muhammet Uysal Belhî’yi anlatmaya başlamadan evvel, onu tanımakla ilgili sürecimden biraz bahsetmek isterim. Açıkça söylemek gerekirse, Üstat Belhî’yi ilk çevirmeye karar verdiğimde bu­nun çok önemli bir psikolojik metin olduğunun farkında bile değildim. Pakistan’da okuduğum dönem, -Allah rahmet ey­lesin- Hekim Emced Haşan isimli bir hocamız vardı ve İs­lam tıbbına ilgi duymamız o hocayla başlamıştı. Hoca’dan İslam Muhammet Uysal Belhî’yi anlatmaya başlamadan evvel, onu tanımakla ilgili sürecimden biraz bahsetmek isterim. Açıkça söylemek gerekirse, Üstat Belhî’yi ilk çevirmeye karar verdiğimde bu­nun çok önemli bir psikolojik metin olduğunun farkında bile değildim. Pakistan’da okuduğum dönem, -Allah rahmet ey­lesin- Hekim Emced Haşan isimli bir hocamız vardı ve İs­lam tıbbına ilgi duymamız o hocayla başlamıştı. Hoca’dan İslam - [Osmanlı Mahallesi:Cennetten Bir Köşe midir?](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-mahallesicennetten-bir-kose-midir/) - (AİDİYET: DAYANIŞMA, YARDIMLAŞMA VE İÇTİMAİ/S0SYAL SORUMLULUK)' Osmanlı Mahallesi hakkında birçok çalışma yapılmış ve yapılmak­tadır. Bu çalışmalar ya doğrudan mahalle ile ilgilidir ya da Osmanlı Şehri nin fizikî, İdarî veya sosyal bir birimi olarak dolayısıyla mahalle ile ilgilidir. Osmanlı şehrinde olduğu gibi Osmanlı mahallesinde de konu öncelikle bir mekân olarak ele alınır. Arkasından mahal­leyi konu edinen (AİDİYET: DAYANIŞMA, YARDIMLAŞMA VE İÇTİMAİ/S0SYAL SORUMLULUK)' Osmanlı Mahallesi hakkında birçok çalışma yapılmış ve yapılmak­tadır. Bu çalışmalar ya doğrudan mahalle ile ilgilidir ya da Osmanlı Şehri nin fizikî, İdarî veya sosyal bir birimi olarak dolayısıyla mahalle ile ilgilidir. Osmanlı şehrinde olduğu gibi Osmanlı mahallesinde de konu öncelikle bir mekân olarak ele alınır. Arkasından mahal­leyi konu edinen - [Şehir ve Medeniyet:''Ben''in İdrak Yolculuğu mudur?](https://www.ilimcephesi.com/sehir-ve-medeniyetbenin-idrak-yolculugu-mudur/) - “BİR DENEME” “Çalab’ım bir şâr yaratmış iki cihân faresinde Bakıcak didâr görünür o şar m kenfaresinde Nâgehân ol şar a vardım anı ben yapılır gördüm Ben dahi bile yapıldım taş u toprak arasında.” Hacı Bayram Veli Çalışmanın başlığının beni endişelendirdiğinin farkındayım. Şehir tarihi çalışmaları bir ilmi disiplin olarak soruları bitmiş bir alan değil, en azından “BİR DENEME” “Çalab’ım bir şâr yaratmış iki cihân faresinde Bakıcak didâr görünür o şar m kenfaresinde Nâgehân ol şar a vardım anı ben yapılır gördüm Ben dahi bile yapıldım taş u toprak arasında.” Hacı Bayram Veli Çalışmanın başlığının beni endişelendirdiğinin farkındayım. Şehir tarihi çalışmaları bir ilmi disiplin olarak soruları bitmiş bir alan değil, en azından - [İslam’da insan nedir?](https://www.ilimcephesi.com/islamda-insan-nedir/) - İnsan, özgür düşünceye sahip, -bazı maddi zorlamaların hege­monyasını dahil etmezsek- kendi iradesi ile kudretini kullanabilen bir varlıktır. O, kendi iradesiyle ve olasılıklar arasında dengeyi sağ­lamak arzusuyla bilinçli bir şekilde hareket etmektedir. O nedenle içgüdü baskısının ve fizik kanunlarının boyunduruğu altına gir­miş atom mekanizmasının esir aldığı hayvanlardan daha üstündür. Onun hem ihsana hem de ifsada gücü İnsan, özgür düşünceye sahip, -bazı maddi zorlamaların hege­monyasını dahil etmezsek- kendi iradesi ile kudretini kullanabilen bir varlıktır. O, kendi iradesiyle ve olasılıklar arasında dengeyi sağ­lamak arzusuyla bilinçli bir şekilde hareket etmektedir. O nedenle içgüdü baskısının ve fizik kanunlarının boyunduruğu altına gir­miş atom mekanizmasının esir aldığı hayvanlardan daha üstündür. Onun hem ihsana hem de ifsada gücü - [Ateizm Mezbahasında Akıl](https://www.ilimcephesi.com/ateizm-mezbahasinda-akil/) - İşte biz, insanlara bu misalleri anlatıyoruz ama bunların hik­metini gerçek bilgi sahibi olanlardan başkası akledemez.” (Anke- bût, 29:43) “Bütün evrendeki her şeyi açıklayan bir teori. Ancak sağlık­lı düşünebildiğimize inanmayı imkânsız hâle getirdiği gibi şahit­liklerimizin de kabulüne alan tanımamaktadır.” C.S. Lewis Nizam-ı İslam’da aklın konumu nedir? İslam’da akıl, şerefe mazhar olmanın kaynağı; mükellefiyetin temeli, övgü ile İşte biz, insanlara bu misalleri anlatıyoruz ama bunların hik­metini gerçek bilgi sahibi olanlardan başkası akledemez.” (Anke- bût, 29:43) “Bütün evrendeki her şeyi açıklayan bir teori. Ancak sağlık­lı düşünebildiğimize inanmayı imkânsız hâle getirdiği gibi şahit­liklerimizin de kabulüne alan tanımamaktadır.” C.S. Lewis Nizam-ı İslam’da aklın konumu nedir? İslam’da akıl, şerefe mazhar olmanın kaynağı; mükellefiyetin temeli, övgü ile - [batı ve doğu - İslam anlatı geleneği farkı](https://www.ilimcephesi.com/bati-ve-dogu-islam-anlati-gelenegi-farki/) - Giriş Dünyada neredeyse sonsuz sayıda anlatının olduğu­nu dile getiren Barthes, dünyanın hiçbir yerinde anlatısı olmayan bir halka rastlanmadığını, bütün sınıfların, bü­tün insan topluluklarının sahip oldukları anlatıların son­suz sayıdaki biçimleriyle farklı kültürlerce de tadıldığını, hatta bunların iyi ya da kötü olmasının da umursanma­dığım, anlatının tıpkı yaşam gibi hep var olduğunu söy­leyerek şu soruyu sorar: "Anlatının böyle Giriş Dünyada neredeyse sonsuz sayıda anlatının olduğu­nu dile getiren Barthes, dünyanın hiçbir yerinde anlatısı olmayan bir halka rastlanmadığını, bütün sınıfların, bü­tün insan topluluklarının sahip oldukları anlatıların son­suz sayıdaki biçimleriyle farklı kültürlerce de tadıldığını, hatta bunların iyi ya da kötü olmasının da umursanma­dığım, anlatının tıpkı yaşam gibi hep var olduğunu söy­leyerek şu soruyu sorar: "Anlatının böyle - [Şiir Taraf Tutar](https://www.ilimcephesi.com/siir-taraf-tutar/) - Orhan Okay bir yazısında anlamanın esasında mer­hamet edebilmek olduğunu söyler. Bunun herhalde ilk çağrışımı şu: Karşımızdakini anlamak. Eğer anlaşılmı- yorsak, diğerinin bize karşı sorumluluğunu yerine ge­tirmediğine hükmedebiliriz. Eğer diğeri anlaşılmıyorsa ona karşı bizim sorumluluğumuzu yerine getirmediği­miz söylenebilir. Bu durumda herkesin öncelik vereceği şeyin kendi sorumluluğu olduğu açıktır. Öyle ise anla­mak durumundayız. Karşımızdakini anlamak, anlama­ya çalışmak. Orhan Okay bir yazısında anlamanın esasında mer­hamet edebilmek olduğunu söyler. Bunun herhalde ilk çağrışımı şu: Karşımızdakini anlamak. Eğer anlaşılmı- yorsak, diğerinin bize karşı sorumluluğunu yerine ge­tirmediğine hükmedebiliriz. Eğer diğeri anlaşılmıyorsa ona karşı bizim sorumluluğumuzu yerine getirmediği­miz söylenebilir. Bu durumda herkesin öncelik vereceği şeyin kendi sorumluluğu olduğu açıktır. Öyle ise anla­mak durumundayız. Karşımızdakini anlamak, anlama­ya çalışmak. - [Bitmeyen Hüznümüz ve Değişken Arzu](https://www.ilimcephesi.com/bitmeyen-huznumuz-ve-degisken-arzu/) - Artık çok geç, her zaman hep geç olacak” (Albert Camus, Düşüş) Hepimiz zamanın bir yerinde birinin fotoğrafına son kez bakmışızdır. Son bir veda ve son bir bakış. O kişi zihnimizde, artık o haliyle kalır; gülüşü, gözleri, yanaklarındaki canlılık ya da cansızlık zihnimize işler ve sonrasında nihayetinde belleğimizden yavaş yavaş silinmeye başlar. Acaba en son kimin Artık çok geç, her zaman hep geç olacak” (Albert Camus, Düşüş) Hepimiz zamanın bir yerinde birinin fotoğrafına son kez bakmışızdır. Son bir veda ve son bir bakış. O kişi zihnimizde, artık o haliyle kalır; gülüşü, gözleri, yanaklarındaki canlılık ya da cansızlık zihnimize işler ve sonrasında nihayetinde belleğimizden yavaş yavaş silinmeye başlar. Acaba en son kimin - [Yoldan Savrulmuşlara](https://www.ilimcephesi.com/yoldan-savrulmuslara/) - ..ve ben siyah bir mum gibi sana yanmak için buradayım, yanmak siyah bir mum gibi af dilemeye yüzü olmadan. (Osip Mandelstam, “Siyah Mum”) Endişeyle bakıyorsun fırtınayla dağılmış yüzüme ve “Bu, artık o adam değil,” diye düşünüyorsun kaygını büyüterek. Sandalyenin tam ucundasın; kalkmaya her an hazır, çantan kucağında, sarılmışsın sıkı sıkı, kopacak bir şeyleri tutmaya çalışıyorsun ..ve ben siyah bir mum gibi sana yanmak için buradayım, yanmak siyah bir mum gibi af dilemeye yüzü olmadan. (Osip Mandelstam, “Siyah Mum”) Endişeyle bakıyorsun fırtınayla dağılmış yüzüme ve “Bu, artık o adam değil,” diye düşünüyorsun kaygını büyüterek. Sandalyenin tam ucundasın; kalkmaya her an hazır, çantan kucağında, sarılmışsın sıkı sıkı, kopacak bir şeyleri tutmaya çalışıyorsun - [Evlilik Yolculuğu](https://www.ilimcephesi.com/evlilik-yolculugu/) - “Aile, inanan insanların yüreğindeki en büyük hasret olan cennetin dünyadaki bir yansıması.. ” [Muhammed Emin Yıldırım] Aile Nedir? Aile, evlilik ve kan bağına dayanan; anne, baba ve çocuklar­dan oluşan en küçük sosyal gruptur. Bu tip ailelere çekirdek aile diyoruz. Bu sebeple aile, toplumun temeli olarak kabul edilir. Anne baba, kızlar, oğullar, damatlar, gelinler ve torunların “Aile, inanan insanların yüreğindeki en büyük hasret olan cennetin dünyadaki bir yansıması.. ” [Muhammed Emin Yıldırım] Aile Nedir? Aile, evlilik ve kan bağına dayanan; anne, baba ve çocuklar­dan oluşan en küçük sosyal gruptur. Bu tip ailelere çekirdek aile diyoruz. Bu sebeple aile, toplumun temeli olarak kabul edilir. Anne baba, kızlar, oğullar, damatlar, gelinler ve torunların - [Yolcular ve Mir’aclar](https://www.ilimcephesi.com/yolcular-ve-miraclar/) - ÜÇÜNCÜ Mİ'RAC Oluş ve bozuluş âleminde, muhdes olan cisimlerin var ol­ması için bir müsebbibi olması konusunda ittifak vardır. Bu müsebbib ya bir yaratıcı olabilir ya da beş duyumuzla algıla­dığımız tabiat ve ay altı âlemi olabilir. İhtilafa düşülen konu ise ay üstü âlemdir. Filozoflar gök cisimleri, galaksiler ve yıl­dızların durumlarının önemli bir konu olduğu hakkında ÜÇÜNCÜ Mİ'RAC Oluş ve bozuluş âleminde, muhdes olan cisimlerin var ol­ması için bir müsebbibi olması konusunda ittifak vardır. Bu müsebbib ya bir yaratıcı olabilir ya da beş duyumuzla algıla­dığımız tabiat ve ay altı âlemi olabilir. İhtilafa düşülen konu ise ay üstü âlemdir. Filozoflar gök cisimleri, galaksiler ve yıl­dızların durumlarının önemli bir konu olduğu hakkında - [Yalan Göstergeleri](https://www.ilimcephesi.com/yalan-gostergeleri/) - Yalan» kullandığı göstergelerin sınırsızlığı ile pratik açıdan analizi yapılmadan teorik olarak incelenmesinin mümkün olmadığı kompleks bir kavramdır. Bu bağlamda Freud’un (1856-1939) yalanın» sayısız gösterge üretme potansiyeline sahip bir kavram olduğunu ifade ettiği sözleri dikkate değer­dir. "Görmek için gözleri, duymak için kulakları olan herkes bilmelidir ki, hiçbir ölümlü sır saklayamaz. Dudakları sussa parmak uçlarıyla konuşur Yalan» kullandığı göstergelerin sınırsızlığı ile pratik açıdan analizi yapılmadan teorik olarak incelenmesinin mümkün olmadığı kompleks bir kavramdır. Bu bağlamda Freud’un (1856-1939) yalanın» sayısız gösterge üretme potansiyeline sahip bir kavram olduğunu ifade ettiği sözleri dikkate değer­dir. "Görmek için gözleri, duymak için kulakları olan herkes bilmelidir ki, hiçbir ölümlü sır saklayamaz. Dudakları sussa parmak uçlarıyla konuşur - [Kültürel İktidar, İdeoloji ve Edebiyat: Mevlâna Örneği](https://www.ilimcephesi.com/kulturel-iktidar-ideoloji-ve-edebiyat-mevlana-ornegi/) - Pürnur Altay* 13. yüzyılda yaşamış, hem bıraktığı eserlerle çokça kıymetli hem de yaşam biçimiyle örnek bir mutasavvıf olan Mevlâna Celâ- lettin Rumi, çağdaş Türk romanında ancak ve ancak 1990 sonrasında hayatı ve eserleriyle yer bulmaya başlamıştır. Ne acı ki hayatının büyük bir bölümünü günümüz Türkiye’sinde yaşamış olan bu tasavvuf alimi Türk edebî tarih ve Pürnur Altay* 13. yüzyılda yaşamış, hem bıraktığı eserlerle çokça kıymetli hem de yaşam biçimiyle örnek bir mutasavvıf olan Mevlâna Celâ- lettin Rumi, çağdaş Türk romanında ancak ve ancak 1990 sonrasında hayatı ve eserleriyle yer bulmaya başlamıştır. Ne acı ki hayatının büyük bir bölümünü günümüz Türkiye’sinde yaşamış olan bu tasavvuf alimi Türk edebî tarih ve - [Tek Parti Döneminde Kültür İnşası ve Kamusal Alan'](https://www.ilimcephesi.com/tek-parti-doneminde-kultur-insasi-ve-kamusal-alan/) - Yılmaz Çolak” Giriş Bu bölümde, Tek Parti döneminde gerçekleşen ulus-inşa süreci kapsamında kültür inşası süreci ve dinamikleri anlaşılmaya çalışılmaktadır. Ele aldığımız konu bir anlamda Türkiye'de kültürel iktidarın kuruluşunun ve tartışmalı doğasının sınırlarıdır. Erken Cumhuriyet döneminde kültür, devletle ilişkisi anlamında modernist siyasal projenin içerisinde yer alan reformist bir kültür programının nihai ürünü olarak ortaya çıkmış ve Yılmaz Çolak” Giriş Bu bölümde, Tek Parti döneminde gerçekleşen ulus-inşa süreci kapsamında kültür inşası süreci ve dinamikleri anlaşılmaya çalışılmaktadır. Ele aldığımız konu bir anlamda Türkiye'de kültürel iktidarın kuruluşunun ve tartışmalı doğasının sınırlarıdır. Erken Cumhuriyet döneminde kültür, devletle ilişkisi anlamında modernist siyasal projenin içerisinde yer alan reformist bir kültür programının nihai ürünü olarak ortaya çıkmış ve - [Allah Güzeldir, Güzeli Sever](https://www.ilimcephesi.com/allah-guzeldir-guzeli-sever/) - İslam'ı, adalet, merhamet, kardeşçe bölüşüm ahlakı, digerkâmlık (isâr), kardeşlik, barış (silm) vb. pek çok vasıfla niteleyebiliriz. Bu nitelemeler yanında, İslam'ın bir başka vasfı daha bulunur ki, bu ondaki tüm mükemmel niteliklerin beslendiği ana damarı gösterir. Güzellik sıfatı. İslam'a nispetle söylersek, İslam, bir güzellik dinidir. Güzellik, yani cemal ve ihsan kavramları, Müslüman bireyin olduğu kadar, Müslüman İslam'ı, adalet, merhamet, kardeşçe bölüşüm ahlakı, digerkâmlık (isâr), kardeşlik, barış (silm) vb. pek çok vasıfla niteleyebiliriz. Bu nitelemeler yanında, İslam'ın bir başka vasfı daha bulunur ki, bu ondaki tüm mükemmel niteliklerin beslendiği ana damarı gösterir. Güzellik sıfatı. İslam'a nispetle söylersek, İslam, bir güzellik dinidir. Güzellik, yani cemal ve ihsan kavramları, Müslüman bireyin olduğu kadar, Müslüman - [Türkiye’de Seçkin Zümrenin Değişimine Dair Bir İzah Denemesi](https://www.ilimcephesi.com/turkiyede-seckin-zumrenin-degisimine-dair-bir-izah-denemesi/) - Mezar gıpta o devr-i kadîm efendisine Ne kendi kimseye benzer ne kimse kendisine Yahya Kemal / Süleyman Nazif “Herkesin rûhanî kurbiyeti ne kadar ise, Muhammedi verasetten de o kadar varistir.” Bayram-ı Veli Medeniyetleri, kültürleri, ülkeleri, devletleri, hâkimi­yetleri, hükümetleri, iktidarları (adına ne dersek diyelim insan topluluklarının eseri olan ve onları bir arada tutan “anlam yapıların) gerçekte Mezar gıpta o devr-i kadîm efendisine Ne kendi kimseye benzer ne kimse kendisine Yahya Kemal / Süleyman Nazif “Herkesin rûhanî kurbiyeti ne kadar ise, Muhammedi verasetten de o kadar varistir.” Bayram-ı Veli Medeniyetleri, kültürleri, ülkeleri, devletleri, hâkimi­yetleri, hükümetleri, iktidarları (adına ne dersek diyelim insan topluluklarının eseri olan ve onları bir arada tutan “anlam yapıların) gerçekte - [Bilginin Sebep Olduğu](https://www.ilimcephesi.com/bilginin-sebep-oldugu/) - Filozofların aydınlatamadığı toplumu, şarlatanlar aldatır... Condorcet Anlamıştım ki, her şeyin temelinde siyaset vardı ve ne yapılırsa yapılsın, bir halk ancak onu yönetenin niteliğini haiz oluyordu. J. Rousseau “Var olmak, düşünmek ve hareket etmektir.” demiş­ti Nurettin Topçu. Ne dediğini bilen insanlardandı Rah­metli: “Vakıa hayvanlar da hareket ediyorlar. Lâkin onla­rın hareketleri şuurlu değildir; alelâde yer değiştirmeden, kımıldanmadan Filozofların aydınlatamadığı toplumu, şarlatanlar aldatır... Condorcet Anlamıştım ki, her şeyin temelinde siyaset vardı ve ne yapılırsa yapılsın, bir halk ancak onu yönetenin niteliğini haiz oluyordu. J. Rousseau “Var olmak, düşünmek ve hareket etmektir.” demiş­ti Nurettin Topçu. Ne dediğini bilen insanlardandı Rah­metli: “Vakıa hayvanlar da hareket ediyorlar. Lâkin onla­rın hareketleri şuurlu değildir; alelâde yer değiştirmeden, kımıldanmadan - [Garânîk Safsatası](https://www.ilimcephesi.com/garanik-safsatasi/) - Hicretten bir müddet sonra, Mekke’deki atmosfer değiş­mişti. Birkaç senelik gayretin neticesinde tabir caizse güç bela iman dairesine giren Müslümanların çok büyük bir kısmı ar­tık Resûlullah’ın yanından ayrılmış, Peygamberimiz yeniden yalnız kalmış, kendisine ve davetine karşı bilenmiş azılı bir ahaliye karşı âdeta tebliğ mücadelesine sıfırdan ve yeniden başlamak zorunda kalmıştı. Üstüne birde Mekke kabileleri ara­larında anlaşarak Hicretten bir müddet sonra, Mekke’deki atmosfer değiş­mişti. Birkaç senelik gayretin neticesinde tabir caizse güç bela iman dairesine giren Müslümanların çok büyük bir kısmı ar­tık Resûlullah’ın yanından ayrılmış, Peygamberimiz yeniden yalnız kalmış, kendisine ve davetine karşı bilenmiş azılı bir ahaliye karşı âdeta tebliğ mücadelesine sıfırdan ve yeniden başlamak zorunda kalmıştı. Üstüne birde Mekke kabileleri ara­larında anlaşarak - [Haberi Sıfatlar](https://www.ilimcephesi.com/haberi-sifatlar/) - Medine dönemi, Müslümanlarla “ötekiler” arasında fiilî savaşların başladığı ve devamla sürdüğü bir dönemdir. Sa­vaşlar, sebepleri, hikmetleri, ahkâmı vb. yönlerden daha çok fıkhî ve tarihî müktesebata dâhil görülüp oraya katkı sunsa da zaman zaman itikâdî meselelere de malzeme sunduğu ol­muştur. Meselâ bu örneklerden biri ve belki de en meşhuru, Müslüman olduğunu beyan edip, küffarla kahraman bir Medine dönemi, Müslümanlarla “ötekiler” arasında fiilî savaşların başladığı ve devamla sürdüğü bir dönemdir. Sa­vaşlar, sebepleri, hikmetleri, ahkâmı vb. yönlerden daha çok fıkhî ve tarihî müktesebata dâhil görülüp oraya katkı sunsa da zaman zaman itikâdî meselelere de malzeme sunduğu ol­muştur. Meselâ bu örneklerden biri ve belki de en meşhuru, Müslüman olduğunu beyan edip, küffarla kahraman bir - [1923-50 Arası Türkiye'de Gündelik Hayat Üzerine Sosyolojik İz Düşümler](https://www.ilimcephesi.com/1923-50-arasi-turkiyede-gundelik-hayat-uzerine-sosyolojik-iz-dusumler/) - Adem PALABIYIK[*] Ülkemizin kuruluş yılları olan 19201i dönemlerden bugüne dek belli başlı tartışmaların süregelmesine sebep olan çeşitli gelişmeler ve değişmeler her zaman var olmuştur. Bu tartış­maların birçoğu din, siyaset, laiklik ve gündelik hayatın temel nitelikleri üzerinden devam etmiştir. Özellikle gündelik haya­tın kodları belirlendikçe gelenek ile modern olan arasındaki çatışmalar artmış, çizgiler netleşmiş ve belirli dönemlerde Adem PALABIYIK[*] Ülkemizin kuruluş yılları olan 19201i dönemlerden bugüne dek belli başlı tartışmaların süregelmesine sebep olan çeşitli gelişmeler ve değişmeler her zaman var olmuştur. Bu tartış­maların birçoğu din, siyaset, laiklik ve gündelik hayatın temel nitelikleri üzerinden devam etmiştir. Özellikle gündelik haya­tın kodları belirlendikçe gelenek ile modern olan arasındaki çatışmalar artmış, çizgiler netleşmiş ve belirli dönemlerde - [Cumhuriyetin İlk Döneminde "İdeal Bir Toplum" inşa Etmenin İdeolojik Aygıtı Olarak "Milli” Eğitim](https://www.ilimcephesi.com/cumhuriyetin-ilk-doneminde-ideal-bir-toplum-insa-etmenin-ideolojik-aygiti-olarak-milli-egitim/) - Celal İNCE[‡] Zamanın ve zeminin şartlarına bağlı olarak ideal toplumun temel özellikleri değişebilmektedir. Modern dönemde ön görü­len ideal toplum tek dilin ve kültürün kutsallaştırıldığı ulus-dev- let modeline dayanmaktaydı. Ulus-devlet modeli, bazı kesimler tarafindan yakın dönemde yeryüzündeki çatışmaların asıl kay­nağı olarak görülürken sistemin uygulayıcıları tarafindan esa­retten kurtuluşun reçetesi olarak bakılıyordu. Anderson’a (1995) göre ulus modeli yüzünden Celal İNCE[‡] Zamanın ve zeminin şartlarına bağlı olarak ideal toplumun temel özellikleri değişebilmektedir. Modern dönemde ön görü­len ideal toplum tek dilin ve kültürün kutsallaştırıldığı ulus-dev- let modeline dayanmaktaydı. Ulus-devlet modeli, bazı kesimler tarafindan yakın dönemde yeryüzündeki çatışmaların asıl kay­nağı olarak görülürken sistemin uygulayıcıları tarafindan esa­retten kurtuluşun reçetesi olarak bakılıyordu. Anderson’a (1995) göre ulus modeli yüzünden - [Tek Parti Dönemi Dini Tanzim Stratejisi](https://www.ilimcephesi.com/tek-parti-donemi-dini-tanzim-stratejisi/) - Ejder OKUMUŞ Osmanlı Devleti’nin dağılmasından sonra Türkiye’de Cum­huriyetin kurulmasıyla toplumsal olarak çok önemli değişimler gerçekleşmiştir. Modern Türkiye’nin doğuşuyla başlayan süreçte başta siyaset olmak üzere toplumun hemen hemen bütün alan­larında köklü değişiklikler meydana gelmiştir. Bu değişiklikler çerçevesinde din alanı, en dikkati çeken boyut olarak gözlem­lenmektedir. Din alanında siyaset eliyle ortaya konulan politika, yukardan aşağıya doğru toplumun Ejder OKUMUŞ Osmanlı Devleti’nin dağılmasından sonra Türkiye’de Cum­huriyetin kurulmasıyla toplumsal olarak çok önemli değişimler gerçekleşmiştir. Modern Türkiye’nin doğuşuyla başlayan süreçte başta siyaset olmak üzere toplumun hemen hemen bütün alan­larında köklü değişiklikler meydana gelmiştir. Bu değişiklikler çerçevesinde din alanı, en dikkati çeken boyut olarak gözlem­lenmektedir. Din alanında siyaset eliyle ortaya konulan politika, yukardan aşağıya doğru toplumun - [Müslümanların İktidarla İmtihanı: Bir Muhasebe](https://www.ilimcephesi.com/muslumanlarin-iktidarla-imtihani-bir-muhasebe/) - İBRAHİM HALİL ÜÇER Müslümanlar son iki yüzyıl içerisinde İslam tarihinde daha önce şahit olunmamış iki büyük travma yaşadı. Bunlardan ilki 19. yüzyıla aitti, İkincisi ise 20. yüzyıla. Her ikisi de Müslüman varoluşuyla ilgili önemli krizlere sebep olan bu travmalardan ilki bir şüphe krizi iken İkincisi siya­set kriziydi. Şüphe krizi etrafında Müslümanlar onları ta­rih sahnesinde İBRAHİM HALİL ÜÇER Müslümanlar son iki yüzyıl içerisinde İslam tarihinde daha önce şahit olunmamış iki büyük travma yaşadı. Bunlardan ilki 19. yüzyıla aitti, İkincisi ise 20. yüzyıla. Her ikisi de Müslüman varoluşuyla ilgili önemli krizlere sebep olan bu travmalardan ilki bir şüphe krizi iken İkincisi siya­set kriziydi. Şüphe krizi etrafında Müslümanlar onları ta­rih sahnesinde - [Amel](https://www.ilimcephesi.com/amel/) - 13 Aynasında, varlıkların suretleri sabit olan bir kalb, nasıl parlayabilir? Yüce Allah insana, yüzü tertemiz aynaya benzeyen bir kalb bağışlamıştır. Ayna gibi, karşısına gelen her şey, olduğu gibi içinde yansımaktadır. Bu kalbde sadece bir yansıma yönü vardır. Kalb nereye yöneltilirse o nesne içinde temsil olunur. Yüce Allah bir kuluna lütfederse düşüncesini mana ve melekût 13 Aynasında, varlıkların suretleri sabit olan bir kalb, nasıl parlayabilir? Yüce Allah insana, yüzü tertemiz aynaya benzeyen bir kalb bağışlamıştır. Ayna gibi, karşısına gelen her şey, olduğu gibi içinde yansımaktadır. Bu kalbde sadece bir yansıma yönü vardır. Kalb nereye yöneltilirse o nesne içinde temsil olunur. Yüce Allah bir kuluna lütfederse düşüncesini mana ve melekût - [Gündem ve Biz](https://www.ilimcephesi.com/gundem-ve-biz/) - Bugün pek çoğumuz dakika dakika gelişen olayları, son dakika siyaset ve spor gelişmelerini takip ediyoruz. Cep telefonu elimiz­de kah sosyal medyada tartışmalara giriyor, fotoğraf ve videolara bakıyor, kâh birileriyle muhabbete dalıyoruz. Bazen televiyonda- ki bir tartışmaya saatlerce takılıp ekran başında uyuyakalıyoruz. Ertesi sabah gün boyunca birbirimizle haberlerde duyduğumuz, okuduğumuz haberleri konuşup duruyoruz. Dünyada televizyon Bugün pek çoğumuz dakika dakika gelişen olayları, son dakika siyaset ve spor gelişmelerini takip ediyoruz. Cep telefonu elimiz­de kah sosyal medyada tartışmalara giriyor, fotoğraf ve videolara bakıyor, kâh birileriyle muhabbete dalıyoruz. Bazen televiyonda- ki bir tartışmaya saatlerce takılıp ekran başında uyuyakalıyoruz. Ertesi sabah gün boyunca birbirimizle haberlerde duyduğumuz, okuduğumuz haberleri konuşup duruyoruz. Dünyada televizyon - [Şikayeti Bırak, İşine Bak!](https://www.ilimcephesi.com/sikayeti-birak-isine-bak/) - Bu devirde yaşamış bir Allah dostu doktora gider. Doktor so­rar: “Şikâyetiniz nedir efendim?” O büyük zât cevap verir: “Şikâ­yetimiz yoktur, derdimiz vardır.” Bu sözdeki mânâyı kavrayan kulluğunu kavramış demektir. Tabii ki bu, acı tatlı her şeyi Rab- binden bilen râzı olmuş bir kulun sözleridir. Bir de kendimize bakalım. Nereye baksak, neden bahsetsek, nereye gitsek Bu devirde yaşamış bir Allah dostu doktora gider. Doktor so­rar: “Şikâyetiniz nedir efendim?” O büyük zât cevap verir: “Şikâ­yetimiz yoktur, derdimiz vardır.” Bu sözdeki mânâyı kavrayan kulluğunu kavramış demektir. Tabii ki bu, acı tatlı her şeyi Rab- binden bilen râzı olmuş bir kulun sözleridir. Bir de kendimize bakalım. Nereye baksak, neden bahsetsek, nereye gitsek - [Aldanmak ve Aldatmak](https://www.ilimcephesi.com/aldanmak-ve-aldatmak/) - Bir gün Resûlullah [sav] pazarda bir buğday sergisine uğradı. Elini buğday yığınının içine daldırdı, parmakları ıslandı. Bunun üzeri­ne satıcıya, “Ey zahireci! Bu ıslaklık nedir?” buyurdu. Adam: “Ey Allah’ın Resûlü! Yağmur ıslattı” dedi. Resûl-i Ekrem: “İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya! Kim bizi aldatırsa, bizden değildir.” buyurdu (Müslim). Mümin ne Bir gün Resûlullah [sav] pazarda bir buğday sergisine uğradı. Elini buğday yığınının içine daldırdı, parmakları ıslandı. Bunun üzeri­ne satıcıya, “Ey zahireci! Bu ıslaklık nedir?” buyurdu. Adam: “Ey Allah’ın Resûlü! Yağmur ıslattı” dedi. Resûl-i Ekrem: “İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya! Kim bizi aldatırsa, bizden değildir.” buyurdu (Müslim). Mümin ne - [Yön, Yol ve Yolcu](https://www.ilimcephesi.com/yon-yol-ve-yolcu/) - Amerika kıtasını keşfeden Kristof Kolomb’un hikâyesi ilginçtir. Önce bilmeliyiz ki Amerika zaten oradaydı ve üzerinde insanlar yaşıyordu. Demek ki Amerika keşfedilmedi, Avrupalılar orayı ilk kez gördüler. Zaten Batı her konuda her işi önce kendisinin yap­tığı algısını yerleştirmeye çalışır. Bununla diğerlerine üstünlük kurmaya çalışır. İlginç olan şu ki Kolomb bilerek değil yanlış­lıkla Amerika’ya ulaştı. Çünkü Kolomb, Amerika kıtasını keşfeden Kristof Kolomb’un hikâyesi ilginçtir. Önce bilmeliyiz ki Amerika zaten oradaydı ve üzerinde insanlar yaşıyordu. Demek ki Amerika keşfedilmedi, Avrupalılar orayı ilk kez gördüler. Zaten Batı her konuda her işi önce kendisinin yap­tığı algısını yerleştirmeye çalışır. Bununla diğerlerine üstünlük kurmaya çalışır. İlginç olan şu ki Kolomb bilerek değil yanlış­lıkla Amerika’ya ulaştı. Çünkü Kolomb, - [Aklın Kurnazlığı Karşısında 'Teolojik İslam'ın Çıkmazı](https://www.ilimcephesi.com/aklin-kurnazligi-karsisinda-teolojik-islamin-cikmazi/) - İslam’ın düşünce tarihi hatırlandığında günümüzde tartışmaya çalıştığımız bazı meselelere dair zengin bir literatür ve deneyime sahip olduğu görülür. İslami düşüncenin bugün yeniden tartışmak üzere karşı karşı ya geldiği şartlar, bu tartışmaların konusu ve mahiyeti her şeye rağmen İslam’ın klasik çağında cereyan elmiş olanlarla büyük benzerlikler taşımaktadır.-. Her ne kadar öncekilerden farklı ama önemli bir nokta İslam’ın düşünce tarihi hatırlandığında günümüzde tartışmaya çalıştığımız bazı meselelere dair zengin bir literatür ve deneyime sahip olduğu görülür. İslami düşüncenin bugün yeniden tartışmak üzere karşı karşı ya geldiği şartlar, bu tartışmaların konusu ve mahiyeti her şeye rağmen İslam’ın klasik çağında cereyan elmiş olanlarla büyük benzerlikler taşımaktadır.-. Her ne kadar öncekilerden farklı ama önemli bir nokta - [Modernliğin Önerdiği Kimlik](https://www.ilimcephesi.com/modernligin-onerdigi-kimlik/) - Herhangi bir din veya ideoloji, yaratmak istediği insan için ken­disinin ideal olarak tanımladığı kimlikler vücuda getirerek insanla­rın bunları icra etmelerini, yerine getirmelerini isterler. Şüphe yok ki bunlar geleceğe ilişkin bir beklentiyi, hedefi; ulaşmak veya elde edilmek istenen önceden tasarlanmış bir “modeli” yakalamak, hâsıl etmek içindir. Fakat aynı zamanda da bu kimlikler, kendisini icra edenleri de Herhangi bir din veya ideoloji, yaratmak istediği insan için ken­disinin ideal olarak tanımladığı kimlikler vücuda getirerek insanla­rın bunları icra etmelerini, yerine getirmelerini isterler. Şüphe yok ki bunlar geleceğe ilişkin bir beklentiyi, hedefi; ulaşmak veya elde edilmek istenen önceden tasarlanmış bir “modeli” yakalamak, hâsıl etmek içindir. Fakat aynı zamanda da bu kimlikler, kendisini icra edenleri de - [Bir Muhalefet ve Bütünleşme Aracı Olarak Özgürlük](https://www.ilimcephesi.com/bir-muhalefet-ve-butunlesme-araci-olarak-ozgurluk/) - Kilise diyordu ki; “Hayır, siz Incil’i de okusanız aklınızla bunu kavrayamazsınız, anlayamazsınız”. Dolayısıyla burada insan sınırlıdır. Hatta ve hatta öyle de demiyordu, başından beri Kilise diyordu ki; “Akıl inşam yanlışa götürür”. Yani bir bakıma akılla şeytanı Kilise denkleştirmişti. Problemin bir boyutu da buydu zaten. Tabi bunun da arkasında bir sebep vardı. Şöyle ki Hıristiyanlık geldiğinde Kilise diyordu ki; “Hayır, siz Incil’i de okusanız aklınızla bunu kavrayamazsınız, anlayamazsınız”. Dolayısıyla burada insan sınırlıdır. Hatta ve hatta öyle de demiyordu, başından beri Kilise diyordu ki; “Akıl inşam yanlışa götürür”. Yani bir bakıma akılla şeytanı Kilise denkleştirmişti. Problemin bir boyutu da buydu zaten. Tabi bunun da arkasında bir sebep vardı. Şöyle ki Hıristiyanlık geldiğinde - [Kimlik; Enfüsün Tezahürü](https://www.ilimcephesi.com/kimlik-enfusun-tezahuru/) - Küreselleşme ile beraber; insanlara sağladığı kimlikle kendile­rini anlamlandırmalarına imkân verdiği varsayılan ve böylece onları bir arada tuttuğuna inanılan ulus-devlet fikrinin aşındığına vurgu ya­pılmaya başlandı. Bu aynı zamanda modernist sosyal paradigmanın rasyonel temelde inşa ettiği “toplumsal bağ” fikrinin de zayıfladığına ve dolayısıyla birey/vatandaş kimliğinin aşınmasına yol açan yeni geliş­melere işaret etmesiyle önem taşıyordu. Çünkü kökenle Küreselleşme ile beraber; insanlara sağladığı kimlikle kendile­rini anlamlandırmalarına imkân verdiği varsayılan ve böylece onları bir arada tuttuğuna inanılan ulus-devlet fikrinin aşındığına vurgu ya­pılmaya başlandı. Bu aynı zamanda modernist sosyal paradigmanın rasyonel temelde inşa ettiği “toplumsal bağ” fikrinin de zayıfladığına ve dolayısıyla birey/vatandaş kimliğinin aşınmasına yol açan yeni geliş­melere işaret etmesiyle önem taşıyordu. Çünkü kökenle - [Yaşadığımız Kimlik Değil, Kişilik Krizidir](https://www.ilimcephesi.com/yasadigimiz-kimlik-degil-kisilik-krizidir/) - Müslüman için kimlik yaşanan şartlara bağlı/bağımlı olmayan bir aidiyeti ifade eder. Bu tanım modernist anlayışın aidiyeti bir ulusa ya da ulusla özdeşleştirilmiş bir toprağa bağlı kılan kimlik tanımın­dan mahiyet olarak farklıdır. Bu nedenle İslâmî kimlik yerel ve kü­resellik gibi günümüze hâkim zihniyetin dualist ayrımlamasından farklı özelliği ile bildik kimlik kategorilerini aşar; insanın sadece bu dünyayla Müslüman için kimlik yaşanan şartlara bağlı/bağımlı olmayan bir aidiyeti ifade eder. Bu tanım modernist anlayışın aidiyeti bir ulusa ya da ulusla özdeşleştirilmiş bir toprağa bağlı kılan kimlik tanımın­dan mahiyet olarak farklıdır. Bu nedenle İslâmî kimlik yerel ve kü­resellik gibi günümüze hâkim zihniyetin dualist ayrımlamasından farklı özelliği ile bildik kimlik kategorilerini aşar; insanın sadece bu dünyayla - [Sultan Hamid’in Maneviyetinden İstimdad (Sansürsüz)](https://www.ilimcephesi.com/sultan-hamidin-maneviyetinden-istimdad-sansursuz/) - Nerdesin şevketli Sultan Hamid Han Feryadım varır mı barigâhına Ölüm uykusundan bir lahza uyan Şu nankör milletin bak günahına Tahkìre yeltenip tac-ü tahtını Sınadı bu millet kara bahtını Anladı sillenin nerm ü sahtını Rahmet et sultanım sûz-i ahına Tarihler namını andığı zaman Sana hak verecek hey koca sultan Bizdik utanmadan iftira atan Asrın Nerdesin şevketli Sultan Hamid Han Feryadım varır mı barigâhına Ölüm uykusundan bir lahza uyan Şu nankör milletin bak günahına Tahkìre yeltenip tac-ü tahtını Sınadı bu millet kara bahtını Anladı sillenin nerm ü sahtını Rahmet et sultanım sûz-i ahına Tarihler namını andığı zaman Sana hak verecek hey koca sultan Bizdik utanmadan iftira atan Asrın - [Şiddetsiz İletişim](https://www.ilimcephesi.com/siddetsiz-iletisim/) - Şiddet için biraz da "dilsizliğin dili” denir. Konuşulabilecek yerde şiddete başvurmak yaraları daha da depreştiriyor.Şiddetsiz bir iletişim nasıl mümkün olur? İletişim hem başlangıç hem de hayat demektir. “Önce söz vardı.” Hayat söz ile başladı. Tanrı “Ol!” dedi ve evren var oldu. Seçtiği­miz kelimeler sadece dünyamızı tarif etmez, gün gelir hayatın ta kendisi olur. Bizatihi Şiddet için biraz da "dilsizliğin dili” denir. Konuşulabilecek yerde şiddete başvurmak yaraları daha da depreştiriyor.Şiddetsiz bir iletişim nasıl mümkün olur? İletişim hem başlangıç hem de hayat demektir. “Önce söz vardı.” Hayat söz ile başladı. Tanrı “Ol!” dedi ve evren var oldu. Seçtiği­miz kelimeler sadece dünyamızı tarif etmez, gün gelir hayatın ta kendisi olur. Bizatihi - [Çocukluk ve Büyümek Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/cocukluk-ve-buyumek-uzerine/) - Aile dinamiklerinde çocuklarımızın yeri hakkında ne söylersiniz? Terapi odasında danışana sorulan ilk sorulardan bazıları çocukluk dö­nemine aittir. Zira biliyoruz ki çocukluk döneminde yaşananlar, bire­yin bugünkü ve gelecekteki ruh halini etkiler. Bu erken dönemde ba­kım verenlerimize bütünüyle muhtaç durumdayızdır. Ebeveynlerimiz hayatın ilk dönemlerinde ruhumuza mühürlerini vurur. Ebeveynlerin çocuklar üzerindeki etkisini vurgulayan sayısız çalışma vardır. Ebe­veynlerin Aile dinamiklerinde çocuklarımızın yeri hakkında ne söylersiniz? Terapi odasında danışana sorulan ilk sorulardan bazıları çocukluk dö­nemine aittir. Zira biliyoruz ki çocukluk döneminde yaşananlar, bire­yin bugünkü ve gelecekteki ruh halini etkiler. Bu erken dönemde ba­kım verenlerimize bütünüyle muhtaç durumdayızdır. Ebeveynlerimiz hayatın ilk dönemlerinde ruhumuza mühürlerini vurur. Ebeveynlerin çocuklar üzerindeki etkisini vurgulayan sayısız çalışma vardır. Ebe­veynlerin - [Dayanıklılık](https://www.ilimcephesi.com/dayaniklilik/) - Psikiyatri uzun yıllar boyunca patolojiyi ana eksenine aldı ve insanın içindeki iyileştirici güçleri ihmal etti," sadedinde bir görüş var, siz bu konuda ne dersiniz? Psikanalizin kurucu babası Sigmund Freud’un ortaya koyduğu yöntem ve tanımlar, uzunca bir dönem, biz ruh sağlığı çalışan­larını hastalığın doğasını tahlil etmeye ve sorunların kökenine ulaşmaya sevk etti. Bu, meslek eğitimimizin Psikiyatri uzun yıllar boyunca patolojiyi ana eksenine aldı ve insanın içindeki iyileştirici güçleri ihmal etti," sadedinde bir görüş var, siz bu konuda ne dersiniz? Psikanalizin kurucu babası Sigmund Freud’un ortaya koyduğu yöntem ve tanımlar, uzunca bir dönem, biz ruh sağlığı çalışan­larını hastalığın doğasını tahlil etmeye ve sorunların kökenine ulaşmaya sevk etti. Bu, meslek eğitimimizin - [Cömertlik](https://www.ilimcephesi.com/comertlik/) - Bize iyi gelen hasletlerimizden bahsetmeye devam edelim dilerseniz. Ruh sağlığımız ve cömertlik arasındaki ilişki hakkında neler söylersiniz? İnsanın iyilik halini artıran pek çok erdem var: Bağışlayıcılık, minnettarlık, merhamet ya da cömertlik gibi. İyi bir yaşamın ne olduğu konusunda her disiplin kendi içinde sorular sorup kendi yanıtlarını üretmiş. Salman Akhtar psikoloji disiplini kapsamın­da cömertlik üzerine Bize iyi gelen hasletlerimizden bahsetmeye devam edelim dilerseniz. Ruh sağlığımız ve cömertlik arasındaki ilişki hakkında neler söylersiniz? İnsanın iyilik halini artıran pek çok erdem var: Bağışlayıcılık, minnettarlık, merhamet ya da cömertlik gibi. İyi bir yaşamın ne olduğu konusunda her disiplin kendi içinde sorular sorup kendi yanıtlarını üretmiş. Salman Akhtar psikoloji disiplini kapsamın­da cömertlik üzerine - [İnsan-Toplum Doğasının Benzerliği](https://www.ilimcephesi.com/insan-toplum-dogasinin-benzerligi/) - Karakoç, toplumu analiz ederken âdeta bir insanın şahsiyetini irdeler gibidir. Bu yaklaşım, onun toplumu birçok şahsiyetten oluşmuş bir şahsiyet, bir üst kişilik olarak kabul etmesinin so­nucu olarak değerlendirilebilir. Karakoç, insanın varoluş sebebini “kendisinden kendisini çı­karmak” olarak gördüğü gibi, toplum, halk ve hattâ insanlık için de aynı kuralı gündeme getirerek, toplumun ancak kendi malzemesinden kendini Karakoç, toplumu analiz ederken âdeta bir insanın şahsiyetini irdeler gibidir. Bu yaklaşım, onun toplumu birçok şahsiyetten oluşmuş bir şahsiyet, bir üst kişilik olarak kabul etmesinin so­nucu olarak değerlendirilebilir. Karakoç, insanın varoluş sebebini “kendisinden kendisini çı­karmak” olarak gördüğü gibi, toplum, halk ve hattâ insanlık için de aynı kuralı gündeme getirerek, toplumun ancak kendi malzemesinden kendini - [Sanat](https://www.ilimcephesi.com/sanat/) - Evet yine de şiirdir beni arasıra dinlendiren Acıma aralıklar verdiren Ufuklardan ufuklara taşıyarak kelimeleri Ne yapılar kurdum eleğim sağma gibi içimdeki buluttan yağıştan şimşekten ışıklardan Gizli bir yapı taşından ders okudum ben Şiirin birden kaçışını denizlerden Şiir içimizdeki zindanların mahkumu “Arayışlar/Şiir”54 Sanatın Niteliği Karakoç’un “Din, felsefe ve sanat insanın kendi yaradılış sırrı­nı aradığı alanlardır” cümlesi, Evet yine de şiirdir beni arasıra dinlendiren Acıma aralıklar verdiren Ufuklardan ufuklara taşıyarak kelimeleri Ne yapılar kurdum eleğim sağma gibi içimdeki buluttan yağıştan şimşekten ışıklardan Gizli bir yapı taşından ders okudum ben Şiirin birden kaçışını denizlerden Şiir içimizdeki zindanların mahkumu “Arayışlar/Şiir”54 Sanatın Niteliği Karakoç’un “Din, felsefe ve sanat insanın kendi yaradılış sırrı­nı aradığı alanlardır” cümlesi, - [İnsan](https://www.ilimcephesi.com/insan-2/) - Karakoç, insan olmayı bir imkân yelpazesi olarak kabul et­mektedir. İnsan, yelpazenin neresinde olacağına kendisi karar verebilen yaratıktır. Yaratılanların en şereflisi veya aşağıların en aşağısı olmak insanın kendi elindedir. Bu bakış açısıyla Ka­rakoç insanı şu şekilde gruplandırır: a.Tabiata özdeşmiş gibi yapışık duran insan. b.Sürekli tabiattan kaçış halinde olan insan. Bu kaçış, doğa­ya belli noktalarda bilinçli Karakoç, insan olmayı bir imkân yelpazesi olarak kabul et­mektedir. İnsan, yelpazenin neresinde olacağına kendisi karar verebilen yaratıktır. Yaratılanların en şereflisi veya aşağıların en aşağısı olmak insanın kendi elindedir. Bu bakış açısıyla Ka­rakoç insanı şu şekilde gruplandırır: a.Tabiata özdeşmiş gibi yapışık duran insan. b.Sürekli tabiattan kaçış halinde olan insan. Bu kaçış, doğa­ya belli noktalarda bilinçli - [Zaman](https://www.ilimcephesi.com/zaman-2/) - Ey ulular sizin bana öğretmediğinizi Ben zamandan öğrendim Kuruyan hurma dalından öğrendim Damıtılmış petrolden öğrendim Yavrusunu arayan bir deveden öğrendim Hapsedilmiş yarı yanık Sancaklardan öğrendim Yıkılmış taş kemerlerden öğrendim Harap handan köprülerden öğrendim “Hızırla Kırk Saat 3”[39] Zamanın Doğası Karakoç’un düşünce dünyasında “zaman” kavramının özel bir önemi vardır. O, zamanı canlı, dipdiri ve son Ey ulular sizin bana öğretmediğinizi Ben zamandan öğrendim Kuruyan hurma dalından öğrendim Damıtılmış petrolden öğrendim Yavrusunu arayan bir deveden öğrendim Hapsedilmiş yarı yanık Sancaklardan öğrendim Yıkılmış taş kemerlerden öğrendim Harap handan köprülerden öğrendim “Hızırla Kırk Saat 3”[39] Zamanın Doğası Karakoç’un düşünce dünyasında “zaman” kavramının özel bir önemi vardır. O, zamanı canlı, dipdiri ve son - [Türk Siyasetinin Sol Yûzû: Kemalizm Hegemonyasında Politika](https://www.ilimcephesi.com/turk-siyasetinin-sol-yuzu-kemalizm-hegemonyasinda-politika/) - Ömer Baykal* Sağ ve sol kavramları, sivil toplum olgusunun güçlü olduğu Batı Avrupa’da ortaya çıkmış ve temsil mekanizmaları üzerinden ku­rumsal bir kimliğe bürünmüştür. Fransız Devrimi’nin ilk parlamento toplantısındaki oturma düzeninden türeyen sağ ve sol karşıtlığı, iki ayrı siyasal perspektifi temsil etmektedir. Kuruluş itibariyle sağ yan, krallı­ğın restorasyonunu; sol yan ise, cumhuriyetin tesisini hedeflemektedir (Yayla, 2017, Ömer Baykal* Sağ ve sol kavramları, sivil toplum olgusunun güçlü olduğu Batı Avrupa’da ortaya çıkmış ve temsil mekanizmaları üzerinden ku­rumsal bir kimliğe bürünmüştür. Fransız Devrimi’nin ilk parlamento toplantısındaki oturma düzeninden türeyen sağ ve sol karşıtlığı, iki ayrı siyasal perspektifi temsil etmektedir. Kuruluş itibariyle sağ yan, krallı­ğın restorasyonunu; sol yan ise, cumhuriyetin tesisini hedeflemektedir (Yayla, 2017, - [Türkiye’de İslamcılık ve Sistematik Bir Düşünce İddiası Olarak Diriliş Düşüncesi](https://www.ilimcephesi.com/turkiyede-islamcilik-ve-sistematik-bir-dusunce-iddiasi-olarak-dirilis-dusuncesi/) - Giriş Şair ve düşünür Sezai Karakoç ile bütünleşen Diriliş Düşüncesi, Türkiye'de İslamcılık dahilinde kendine özgü bir hareket kaynağı olarak kabul edilebilir. Diriliş, Sezai Karakoç’un hikâyesiyle biçimlenmiş bir düşünce sistematiği gibi görünse de kaynakları ve hedefi açısından bir dönemselliği ya da tarihselliği aşma iddiasını en azından özünde taşımaktadır. Diriliş düşüncesi, Türki- ye de ve Giriş Şair ve düşünür Sezai Karakoç ile bütünleşen Diriliş Düşüncesi, Türkiye'de İslamcılık dahilinde kendine özgü bir hareket kaynağı olarak kabul edilebilir. Diriliş, Sezai Karakoç’un hikâyesiyle biçimlenmiş bir düşünce sistematiği gibi görünse de kaynakları ve hedefi açısından bir dönemselliği ya da tarihselliği aşma iddiasını en azından özünde taşımaktadır. Diriliş düşüncesi, Türki- ye de ve - [Türk Modernleşmesinde Kültürel Bölünme, Muhafazakârlık ve Ahmet Hamdi Tanpınar](https://www.ilimcephesi.com/turk-modernlesmesinde-kulturel-bolunme-muhafazakarlik-ve-ahmet-hamdi-tanpinar/) - Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hayatı ve eserleri, 2000’li yıllardan itibaren büyük bir ilgiye muhatap olmuştur. Bugüne kadar devam eden bu ilgi, bir Tanpınar keşfi olarak tanımlanabilir. Türkiye’nin yakın dönemde yaşadığı değişimin bu ilginin oluşmasında bir karşılığı vardır. Özellikle de 1980 sonrası düşünce hayatında çoğulculuk, demokrasi ve sivil toplum odaklı tartışmalar, Türk modernleşmesine bağlı kimlik krizinin Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hayatı ve eserleri, 2000’li yıllardan itibaren büyük bir ilgiye muhatap olmuştur. Bugüne kadar devam eden bu ilgi, bir Tanpınar keşfi olarak tanımlanabilir. Türkiye’nin yakın dönemde yaşadığı değişimin bu ilginin oluşmasında bir karşılığı vardır. Özellikle de 1980 sonrası düşünce hayatında çoğulculuk, demokrasi ve sivil toplum odaklı tartışmalar, Türk modernleşmesine bağlı kimlik krizinin - [Ehl-i Hakikate Göre Muhabbet ve Nevileri](https://www.ilimcephesi.com/ehl-i-hakikate-gore-muhabbet-ve-nevileri/) - Şeyh Ebû Hafs Ömer ibnu 1-Fârız[I] hazretleri —ki 576’da Kahire de doğmuş, 632’dc yine orada vefat ederek türbe-i mahsusa dahilinde medfun bulunmuştur— sofiyye ricali arasında âşıkane ve ârifâne sözleriyle şöhret almıştır. Taklit edilemeyecek şiirleri ihtiva eden ve Mısırda tekrar tek­rar basılan Divan mın çok sayıda şerhi, Kaside-i Hamriyyesiyle, Kaside-i Tâiyyesinin de ayrıca izahları vardır. “Biz» sevgilinin yâdı Şeyh Ebû Hafs Ömer ibnu 1-Fârız[I] hazretleri —ki 576’da Kahire de doğmuş, 632’dc yine orada vefat ederek türbe-i mahsusa dahilinde medfun bulunmuştur— sofiyye ricali arasında âşıkane ve ârifâne sözleriyle şöhret almıştır. Taklit edilemeyecek şiirleri ihtiva eden ve Mısırda tekrar tek­rar basılan Divan mın çok sayıda şerhi, Kaside-i Hamriyyesiyle, Kaside-i Tâiyyesinin de ayrıca izahları vardır. “Biz» sevgilinin yâdı - [İnsan Bilgilerinin Niteliği](https://www.ilimcephesi.com/insan-bilgilerinin-niteligi/) - İnsan, sembolik düşünme yetisi sayesinde algı planı­nın güdümünden kurtulur ve algı planının hâkimi olur. İnsanın algı planı üzerindeki hâkimiyeti iki bakımdandır. Birinci olarak, insan, zihninde oluşturduğu hükümler­den başka bir şey olmayan bilgileriyle dış dünyayı kavrar. İkinci olarak, zihninde oluşturduğu tasarımlara göre ayar­ladığı eylemlerle ihtiyaçlarını karşılamak ve amaçlarına ulaşmak için dış dünyada değişiklikler yapar. Bilgi, İnsan, sembolik düşünme yetisi sayesinde algı planı­nın güdümünden kurtulur ve algı planının hâkimi olur. İnsanın algı planı üzerindeki hâkimiyeti iki bakımdandır. Birinci olarak, insan, zihninde oluşturduğu hükümler­den başka bir şey olmayan bilgileriyle dış dünyayı kavrar. İkinci olarak, zihninde oluşturduğu tasarımlara göre ayar­ladığı eylemlerle ihtiyaçlarını karşılamak ve amaçlarına ulaşmak için dış dünyada değişiklikler yapar. Bilgi, - [Rainer Maria Rılke: Tanrı Arayışı ve Kayıp Oğul](https://www.ilimcephesi.com/rainer-maria-rilke-tanri-arayisi-ve-kayip-ogul/) - Kuşkusuz her yazar kendisini ve duygularını en iyi ifade ettiği türde yazar. Başka bir şekilde yazamadığı için bu türleri seçer. Kimi yazarlar sadece bir türde yazarken, kimi yazarlar farklı türlerde de yazar. Bu anlamda pek çok ya­zar, edebiyatın farklı türlerinde eserler ortaya koymuş, türler arasında geçişler yapmış, bazen de bir türde ağırlıklı olarak yazmışlardır. Kuşkusuz her yazar kendisini ve duygularını en iyi ifade ettiği türde yazar. Başka bir şekilde yazamadığı için bu türleri seçer. Kimi yazarlar sadece bir türde yazarken, kimi yazarlar farklı türlerde de yazar. Bu anlamda pek çok ya­zar, edebiyatın farklı türlerinde eserler ortaya koymuş, türler arasında geçişler yapmış, bazen de bir türde ağırlıklı olarak yazmışlardır. - [İslâm Düşünürlerinde Kâinatın Ahengi](https://www.ilimcephesi.com/islam-dusunurlerinde-kainatin-ahengi/) - Ya’kub el-Kindî İslâm düşünce dünyasında bazı düşünür ve düşünce ekol­lerinin önemli müzik düşünceleri olduğu muhakkaktır. Bu düşünürlerin ilk akla geleni de Ya’kub el-Kindî’dir. Ebû Yusuf Ya’kub b. îshak b. Sabbah b. îmran b. İsmail b. Mu- hammed b. Eş’as b. Kays el-Kindî, H. 185 (M. 801) yılında, babası Kûfe’de vali olduğu sırada doğmuştur. Bağdat’ta Ya’kub el-Kindî İslâm düşünce dünyasında bazı düşünür ve düşünce ekol­lerinin önemli müzik düşünceleri olduğu muhakkaktır. Bu düşünürlerin ilk akla geleni de Ya’kub el-Kindî’dir. Ebû Yusuf Ya’kub b. îshak b. Sabbah b. îmran b. İsmail b. Mu- hammed b. Eş’as b. Kays el-Kindî, H. 185 (M. 801) yılında, babası Kûfe’de vali olduğu sırada doğmuştur. Bağdat’ta - [Ralph Waldo Emerson - Denemeler: Birinci Seri ''Notlarım''](https://www.ilimcephesi.com/ralph-waldo-emerson-denemeler-birinci-seri-notlarim/) - Hiç kimse öğrenmeye hazır olmadığı bir şeyi öğrenemez, söz konusu nesne ne kadar yakında olursa olsun. Bekleyin, yüreğiniz konuşsun. İnsan, hakikate uygun bir ruhla hakikati söylediğinde, gözleri gökyüzü gibi berrak olur. Alçak niyetleri varsa ve sahtelikle konuşursa, gözleri bulanıktır ve bazen de çarpık. Modası geçmeyecek şeyleri söylemenin ve yazmanın yolu içtenlikle söylemek ve yazmaktır. Hiç kimse öğrenmeye hazır olmadığı bir şeyi öğrenemez, söz konusu nesne ne kadar yakında olursa olsun. Bekleyin, yüreğiniz konuşsun. İnsan, hakikate uygun bir ruhla hakikati söylediğinde, gözleri gökyüzü gibi berrak olur. Alçak niyetleri varsa ve sahtelikle konuşursa, gözleri bulanıktır ve bazen de çarpık. Modası geçmeyecek şeyleri söylemenin ve yazmanın yolu içtenlikle söylemek ve yazmaktır. - [Ebubekir Eroğlu - Çalkantı ve Dalga -Notlarım-](https://www.ilimcephesi.com/ebubekir-eroglu-calkanti-ve-dalga-notlarim/) - Her çağrı, kendisine uyma talebiyle birlikte gelir. Bunu destekleyecek doğal eğilimlere sahibizdir. Bizimle ilgili olsun olmasın; yanımızda parlayan bir ışık dalgasına (bakma dan edemeyiz) bakarız. Parıldama, bakılmayı isteyen bir çağrıdır, şiddetli ışık kendisine bakma isteğini uyarır. Bilerek ışığa bakmamışsak, içimizde uyanan, ışığa bakma isteğini atlatmayı tercih etmişiz, demektir. Sessiz bir odada aniden duyulan tıkırtı Her çağrı, kendisine uyma talebiyle birlikte gelir. Bunu destekleyecek doğal eğilimlere sahibizdir. Bizimle ilgili olsun olmasın; yanımızda parlayan bir ışık dalgasına (bakma dan edemeyiz) bakarız. Parıldama, bakılmayı isteyen bir çağrıdır, şiddetli ışık kendisine bakma isteğini uyarır. Bilerek ışığa bakmamışsak, içimizde uyanan, ışığa bakma isteğini atlatmayı tercih etmişiz, demektir. Sessiz bir odada aniden duyulan tıkırtı - [Teoman Duralı - Din ve Felsefe Bilim Açısından Doğu ve Batı Medeniyetleri -Notlarım-](https://www.ilimcephesi.com/teoman-durali-din-ve-felsefe-bilim-acisindan-dogu-ve-bati-medeniyetleri-notlarim/) - Geçenlerde Mehdi Hasan diye bir Arap -bilmiyorum Lübnanlı mıdır, Kuveytli mi- el-Cezire’de bir program düzenliyordu, bir tartışma programı. Müslümanlığa çok karşı olan bir hanım çıktı. Ne dese bu hanımefendi uymuyor, oturmuyor yerine, çünkü bilmiyor. “Ben Kur’an’ın ruhuna bağlıyım ama Peygambere inanmıyorum” diyor. Peygamberi olmayan Müslümanlığı düşünemezsiniz, imkânsızdır. Diğer dinlerde bilmiyorum bunun karşılığı nedir, peygamberi olmadan Geçenlerde Mehdi Hasan diye bir Arap -bilmiyorum Lübnanlı mıdır, Kuveytli mi- el-Cezire’de bir program düzenliyordu, bir tartışma programı. Müslümanlığa çok karşı olan bir hanım çıktı. Ne dese bu hanımefendi uymuyor, oturmuyor yerine, çünkü bilmiyor. “Ben Kur’an’ın ruhuna bağlıyım ama Peygambere inanmıyorum” diyor. Peygamberi olmayan Müslümanlığı düşünemezsiniz, imkânsızdır. Diğer dinlerde bilmiyorum bunun karşılığı nedir, peygamberi olmadan - [Jean Baudrillard - Çaresiz Stratejiler ''Notlarım''](https://www.ilimcephesi.com/jean-baudrillard-caresiz-stratejiler-notlarim/) - Bir ekran ya da bir kamuoyu araştırmasının tek başına bir anlamı yoktur. Bir sözcüğün bir şeyi, bir imgenin bir gerçekliği, bir yüzün çeşitli duygulan temsil ettiği gibi bir düşünceden yola çıkarak kamuoyu araştırmalarının da bir şeyleri temsil ettiğini düşünmek yanılgıya düşmektir. İletişim araçlarıyla karşılıklı konuşabilmek olanaksızdır. İletişim araçları belki de, kitlelerin konuşmamak için arkasına Bir ekran ya da bir kamuoyu araştırmasının tek başına bir anlamı yoktur. Bir sözcüğün bir şeyi, bir imgenin bir gerçekliği, bir yüzün çeşitli duygulan temsil ettiği gibi bir düşünceden yola çıkarak kamuoyu araştırmalarının da bir şeyleri temsil ettiğini düşünmek yanılgıya düşmektir. İletişim araçlarıyla karşılıklı konuşabilmek olanaksızdır. İletişim araçları belki de, kitlelerin konuşmamak için arkasına - [İsmail Kara - İçimden Geçen Günler 'Notlarım'](https://www.ilimcephesi.com/ismail-kara-icimden-gecen-gunler-notlarim/) - Her askeri müdahale sonrası yahut uyarılmış irtica bayraklarının yükseltileceği zamanlarda bir yerlerden Türkçe ibadet seslerinin gelmeye başlamasına ve “hür” basına intikaline alışkın sayılırız.' Bu tatsız, ayrıca memleket için kan kaybettirici haberler ve çift taraflı yönlendirmeler üzerinden başka alışkanlıklar da edindik akıp giden zaman içinde; ez cümle bir iki hususu hatırlamak, okumuş yazmışlarımızın memleketimizdeki bir(çok) meseleyi Her askeri müdahale sonrası yahut uyarılmış irtica bayraklarının yükseltileceği zamanlarda bir yerlerden Türkçe ibadet seslerinin gelmeye başlamasına ve “hür” basına intikaline alışkın sayılırız.' Bu tatsız, ayrıca memleket için kan kaybettirici haberler ve çift taraflı yönlendirmeler üzerinden başka alışkanlıklar da edindik akıp giden zaman içinde; ez cümle bir iki hususu hatırlamak, okumuş yazmışlarımızın memleketimizdeki bir(çok) meseleyi - [Adalet ve Mizan](https://www.ilimcephesi.com/adalet-ve-mizan/) - TAHSİN GÖRGÜN Adaletin, her şeyi yerli yerine yerleştirmek/koymak olduğu ile ilgili formel tanım, şeylerin yerlerinin nasıl belirleneceği sorusu ile birlikte, bir belirsizlik kazanıyor, Yerini bulmak ve yerinde olmak, bu cihetten mutlak olarak belirlenmesi mümkün olmayan, ancak bunun için mutlak’ı iktiza eden bir hal ve ifade haline geliyor. Adaletin yasa ile, yasanın ise, son iki yüzyıla TAHSİN GÖRGÜN Adaletin, her şeyi yerli yerine yerleştirmek/koymak olduğu ile ilgili formel tanım, şeylerin yerlerinin nasıl belirleneceği sorusu ile birlikte, bir belirsizlik kazanıyor, Yerini bulmak ve yerinde olmak, bu cihetten mutlak olarak belirlenmesi mümkün olmayan, ancak bunun için mutlak’ı iktiza eden bir hal ve ifade haline geliyor. Adaletin yasa ile, yasanın ise, son iki yüzyıla - [Bir İstismar Aracı Olarak Tabiatı Estetize Etmek](https://www.ilimcephesi.com/bir-istismar-araci-olarak-tabiati-estetize-etmek/) - DURSUN ÇİÇEK İstanbul’u aç gülzâryap... —Osman Gazi İnsan tabiatın hâkimi veyorumlayıcısıdır... —FrancisBacon Göğü yükseltti ve mizanı koydu... —Rahman Suresi 7. Âyet O ki her şeyi güzelyarattı... —Secde Suresi 7. Âyet İslam âlimleri âlemi (gerek insanlar ve canlılar gerekse de Allah dışındaki tüm varlık anlamında) tek bir alem olarak kabul ederler. Alem ve diğer açılımları olan DURSUN ÇİÇEK İstanbul’u aç gülzâryap... —Osman Gazi İnsan tabiatın hâkimi veyorumlayıcısıdır... —FrancisBacon Göğü yükseltti ve mizanı koydu... —Rahman Suresi 7. Âyet O ki her şeyi güzelyarattı... —Secde Suresi 7. Âyet İslam âlimleri âlemi (gerek insanlar ve canlılar gerekse de Allah dışındaki tüm varlık anlamında) tek bir alem olarak kabul ederler. Alem ve diğer açılımları olan - [Tarihselcilik Sorunu](https://www.ilimcephesi.com/tarihselcilik-sorunu/) - GİRİŞ: 1.Tarihselcilik,[1] insanın zaman ile irtibatında, zamana mahkûm olmasını ve dolayısı ile kendi özgünlüğü ve özgürlü­ğünden vazgeçerek, ne idüğü belirsiz bir "sürece" teslim olması­nı makul ve hatta zorunlu bir durum gibi gösteren bir ideolojidir. Süreci, dolayısı ile de -içinde bulunduğu şartlar anlamında- za­manı mutlaklaştıran bu tavır, 19. ye 20. yüzyıllarda bu isimle etkili olsa da GİRİŞ: 1.Tarihselcilik,[1] insanın zaman ile irtibatında, zamana mahkûm olmasını ve dolayısı ile kendi özgünlüğü ve özgürlü­ğünden vazgeçerek, ne idüğü belirsiz bir "sürece" teslim olması­nı makul ve hatta zorunlu bir durum gibi gösteren bir ideolojidir. Süreci, dolayısı ile de -içinde bulunduğu şartlar anlamında- za­manı mutlaklaştıran bu tavır, 19. ye 20. yüzyıllarda bu isimle etkili olsa da - [Tarihselcilik:Bir Sömürü İdeolojisi](https://www.ilimcephesi.com/tarihselcilikbir-somuru-ideolojisi/) - Tarihselcilik, Batı Avrupa'da ortaya çıkan ve daha sonra yaygınlaşan; mahiyeti herhangi bir öze sahip olmayış olan, an­cak farklı şekillerde zuhur ederek farklı isimlerle anılan genel bir hali ifade eder. Bu hâl bir cihetten pozitivizm iken başka bir ci­hetten tarihsel materyalizm adım alırken, duruma göre idealizm ve materyalizm olarak da isimlendirilmektedir. Tarihselciliğin başka bir adı Tarihselcilik, Batı Avrupa'da ortaya çıkan ve daha sonra yaygınlaşan; mahiyeti herhangi bir öze sahip olmayış olan, an­cak farklı şekillerde zuhur ederek farklı isimlerle anılan genel bir hali ifade eder. Bu hâl bir cihetten pozitivizm iken başka bir ci­hetten tarihsel materyalizm adım alırken, duruma göre idealizm ve materyalizm olarak da isimlendirilmektedir. Tarihselciliğin başka bir adı - [Biçim/İçerik, Hakikat/Paradoks Arasında Sanat](https://www.ilimcephesi.com/bicim-icerik-hakikat-paradoks-arasinda-sanat/) - Sanatçı, gurbeti yaşayan kişidir; özgün olandan ayrılığın hüznünü yaşar; muhaliftir, yabancıdır, kendi ülkesinde değildir. Biçim/içerik tartışmalarında yapısalcı anlayış, ısrarla bi­çimi öne çıkardı; biçimi, içeriğin önüne geçirdi; daha çok biçimsel bir incelemeyi önceledi. Özellikle Saussu- re dilbilimi, dili bir biçim olarak gördü; biçime dökülmemiş anlamın var olmadığını söyledi. Anlamı oluşturan biçimdir anlayışında ısrar etti. Bu yaklaşım Sanatçı, gurbeti yaşayan kişidir; özgün olandan ayrılığın hüznünü yaşar; muhaliftir, yabancıdır, kendi ülkesinde değildir. Biçim/içerik tartışmalarında yapısalcı anlayış, ısrarla bi­çimi öne çıkardı; biçimi, içeriğin önüne geçirdi; daha çok biçimsel bir incelemeyi önceledi. Özellikle Saussu- re dilbilimi, dili bir biçim olarak gördü; biçime dökülmemiş anlamın var olmadığını söyledi. Anlamı oluşturan biçimdir anlayışında ısrar etti. Bu yaklaşım - [Derrida ve ''Ayırım=Erteleme''Kavramı](https://www.ilimcephesi.com/derrida-ve-ayirimertelemekavrami/) - J.Derrida Batı'da egemen olan akıl yürütme şekline, yapı­salcılığın temel bakış açısını oluşturan ikili karşıtlıklarla dü­şünme biçimini (uygar/barbar; doğum/ölüm; yer/gök; siyah/ beyaz vb.) eleştirir. Derrida'nın dil anlayışı, Sausure'den ayrı­larak göstergeye getirdiği yeni tanım bilinirse, postmodern ta­vır daha iyi anlaşılacaktır. Geleneksel kültürlerde varlıkların ismini insana Tanrı öğ­retmiştir, varlıkları Tanrı adlandırmıştır: Âdem'e isimleri Al­lah öğretmiştir. Yani önce kavram, J.Derrida Batı'da egemen olan akıl yürütme şekline, yapı­salcılığın temel bakış açısını oluşturan ikili karşıtlıklarla dü­şünme biçimini (uygar/barbar; doğum/ölüm; yer/gök; siyah/ beyaz vb.) eleştirir. Derrida'nın dil anlayışı, Sausure'den ayrı­larak göstergeye getirdiği yeni tanım bilinirse, postmodern ta­vır daha iyi anlaşılacaktır. Geleneksel kültürlerde varlıkların ismini insana Tanrı öğ­retmiştir, varlıkları Tanrı adlandırmıştır: Âdem'e isimleri Al­lah öğretmiştir. Yani önce kavram, - [Sevgi ve Nefret](https://www.ilimcephesi.com/sevgi-ve-nefret/) - Sevgi ve nefret çizgisinin insan psikolojisinde derin etkileri vardır. Hatta bu derinlik ilk bakışta o kadar açıktır ki -Freud'un da zannettiği gibi- insan onların psikolojik yapıyı teşkil eden birinci derecedeki çizgiler olduğunu zannetmektedir Ancak çocuğun doğumundan itibaren geliş­me basamaklarında birlikte yaptığımız ilerlemede, bir önceki bölümde gördük ki korku ve ümit duygusu daha önce ortaya Sevgi ve nefret çizgisinin insan psikolojisinde derin etkileri vardır. Hatta bu derinlik ilk bakışta o kadar açıktır ki -Freud'un da zannettiği gibi- insan onların psikolojik yapıyı teşkil eden birinci derecedeki çizgiler olduğunu zannetmektedir Ancak çocuğun doğumundan itibaren geliş­me basamaklarında birlikte yaptığımız ilerlemede, bir önceki bölümde gördük ki korku ve ümit duygusu daha önce ortaya - [Lütuf, Aşk, Şefkat](https://www.ilimcephesi.com/lutuf-ask-sefkat/) - Bu sözcükleri gündelik dilde sıkça kullanırız, ama ne an­lama geldiğini, sözcükteki anlam derinliğini pek fazla düşün­meyiz. "Lütfen!" deriz. Bu sözcüğü bir nezaket ifadesi olarak kabul edip ne anlama geldiğini gözden kaçırırız. Lütfen, latif, lütuf, iltifat... aynı kökten gelen sözcüklerdir. Bu sözcükleri kavramak, duygu değerlerini hissetmek için 'la­tif' sözcüğünün anlamının bilinmesi gerekir. 'Latif, Allah'ın sıfatlarından bir Bu sözcükleri gündelik dilde sıkça kullanırız, ama ne an­lama geldiğini, sözcükteki anlam derinliğini pek fazla düşün­meyiz. "Lütfen!" deriz. Bu sözcüğü bir nezaket ifadesi olarak kabul edip ne anlama geldiğini gözden kaçırırız. Lütfen, latif, lütuf, iltifat... aynı kökten gelen sözcüklerdir. Bu sözcükleri kavramak, duygu değerlerini hissetmek için 'la­tif' sözcüğünün anlamının bilinmesi gerekir. 'Latif, Allah'ın sıfatlarından bir - [Osmanlı Araştırmalarında Osmanlı Hukukunun ve Şer'iyye Sicillerinin Önemi](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-arastirmalarinda-osmanli-hukukunun-ve-seriyye-sicillerinin-onemi/) - Mehmet Akif Aydın[*] Değerli tarihçiler, hanımefendiler, beyefendiler, Hayırlı sabahlar. Konuşmama başlamadan önce bu fevkalade faydalı kongreyi tertipleyenlere ve emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bu kongrelerde hem konunun doğrudan tarafı olan meslektaşlarla fikir alışverişi yapmak imkânı doğuyor hem de çeşitli alanlarda yeni fikirler, yeni görüşler dinleme fırsatı buluyoruz. Bu bakımdan Sakarya Üniversitesi’ne ve bu kongreyi Mehmet Akif Aydın[*] Değerli tarihçiler, hanımefendiler, beyefendiler, Hayırlı sabahlar. Konuşmama başlamadan önce bu fevkalade faydalı kongreyi tertipleyenlere ve emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bu kongrelerde hem konunun doğrudan tarafı olan meslektaşlarla fikir alışverişi yapmak imkânı doğuyor hem de çeşitli alanlarda yeni fikirler, yeni görüşler dinleme fırsatı buluyoruz. Bu bakımdan Sakarya Üniversitesi’ne ve bu kongreyi - [İnsan-Kendi kendisi İlişkisi](https://www.ilimcephesi.com/insan-kendi-kendisi-iliskisi/) - Edep kelimesinin kök manalarına baktığımızda, birincisi “de’b”, terbiye; İkincisi ise“edb” kökünden gelen, davet etme (ziyafet yemeği daveti anlamında üdbe, medebe) anlamlarını görürüz.739 Eğer “davet” ise, nereye davet? İnsan kendi kendini davet edebilir mi? Ama nefs yapısını hatırlarsak, insanın varoluşunu merkezî, “dikey” bir hat etrafında sürdürdüğünü biliriz. Bu hatta ne kadar yakınsak, bir üst varoluş mertebesine Edep kelimesinin kök manalarına baktığımızda, birincisi “de’b”, terbiye; İkincisi ise“edb” kökünden gelen, davet etme (ziyafet yemeği daveti anlamında üdbe, medebe) anlamlarını görürüz.739 Eğer “davet” ise, nereye davet? İnsan kendi kendini davet edebilir mi? Ama nefs yapısını hatırlarsak, insanın varoluşunu merkezî, “dikey” bir hat etrafında sürdürdüğünü biliriz. Bu hatta ne kadar yakınsak, bir üst varoluş mertebesine - [İnsan Olmayı Hatırlamanın Estetiği: Özgürlük](https://www.ilimcephesi.com/insan-olmayi-hatirlamanin-estetigi-ozgurluk/) - FARUK KARAARSLAN I “Hafızayı beşer nisyan ile maluldür” derler. Bu söz, gerçek anlamına hafıza kavramı üzerine yapılacak tefekkürle kavuşur. Unutmak bir taraftan eksiklik iken diğer taraftan insan olmanın delilidir. Aynı şeyi hatırlamak içinde söyleyebiliriz. Platon'un düşüncesine başvurarak ifade edecek olursak, unutmak ve hatırlamak bir çeşit pharmakondur. İnsanı iyileştirir ama her iyileşmenin bedeli olduğunu düşünecek olursak FARUK KARAARSLAN I “Hafızayı beşer nisyan ile maluldür” derler. Bu söz, gerçek anlamına hafıza kavramı üzerine yapılacak tefekkürle kavuşur. Unutmak bir taraftan eksiklik iken diğer taraftan insan olmanın delilidir. Aynı şeyi hatırlamak içinde söyleyebiliriz. Platon'un düşüncesine başvurarak ifade edecek olursak, unutmak ve hatırlamak bir çeşit pharmakondur. İnsanı iyileştirir ama her iyileşmenin bedeli olduğunu düşünecek olursak - [Serbest, Serseri, Özgür](https://www.ilimcephesi.com/serbest-serseri-ozgur/) - TAHSİN GÖRGÜN 1. Özgürlük, insanın kendi saadetini, yani kemalin; arama imkânıdır. Ve bu imkânı ondan kimse alamaz. Ancak kendisi, kendisine sunulan imkânı fark etmeyerek veya ihmal ederek, kendi kemalinden eksik kalabilir. İnsan kemalini ancak diğer insanlarla birlikte elde edebileceği için, kemalin ve özgürlüğün yolu, diğer insanlardan geçer. İnsan kemalini kendisi kendi başına tesis edebilir mi? TAHSİN GÖRGÜN 1. Özgürlük, insanın kendi saadetini, yani kemalin; arama imkânıdır. Ve bu imkânı ondan kimse alamaz. Ancak kendisi, kendisine sunulan imkânı fark etmeyerek veya ihmal ederek, kendi kemalinden eksik kalabilir. İnsan kemalini ancak diğer insanlarla birlikte elde edebileceği için, kemalin ve özgürlüğün yolu, diğer insanlardan geçer. İnsan kemalini kendisi kendi başına tesis edebilir mi? - [Dünya Tarihsel Bakışla İslam Tarihini Yeniden Düşünmek](https://www.ilimcephesi.com/dunya-tarihsel-bakisla-islam-tarihini-yeniden-dusunmek/) - TAHSİN GÖRGÜN İslam'ın İki Anlamı ve Dünya Tarihi İslam Dini tabiri genel olarak iki anlamda kullanılır. Birinci anlamı ile İslam ilk insanın ilk Peygamber olduğu ve daha sonra da insanlara Peygamberler gönderildiği inancına dayalı olarak, insanlığın tarihini İslam tarihi olarak kavrar. İkinci anlamı ile İslam Dini, bu peygamberlerden sonuncusu olan Hz. Muhammed'in tebliği ile insanlığın TAHSİN GÖRGÜN İslam'ın İki Anlamı ve Dünya Tarihi İslam Dini tabiri genel olarak iki anlamda kullanılır. Birinci anlamı ile İslam ilk insanın ilk Peygamber olduğu ve daha sonra da insanlara Peygamberler gönderildiği inancına dayalı olarak, insanlığın tarihini İslam tarihi olarak kavrar. İkinci anlamı ile İslam Dini, bu peygamberlerden sonuncusu olan Hz. Muhammed'in tebliği ile insanlığın - [Klasik Dönem Ahlak ve Siyaset Düşüncesi](https://www.ilimcephesi.com/klasik-donem-ahlak-ve-siyaset-dusuncesi/) - HÜMEYRA ÖZTURAN AHLAK, insanın tutum ve eylemlerinin niteliklerine odaklanırken siyaset, toplum ve toplum yönetimini konu edinmektedir. Ahlak ve toplumla ilgili ilke ve kuralları içermesi bakımından öncelikle Kur'an-ı Kerim ve sünnet, İslam ahlak ve siyaset düşüncesinin ilk kaynakları olarak değerlendirilebilir. Yaklaşık olarak VIII. asırda başlayan tercüme hareketiyle Süryani, Antik Yunan ve Antik Pers külliyatının Arapçaya HÜMEYRA ÖZTURAN AHLAK, insanın tutum ve eylemlerinin niteliklerine odaklanırken siyaset, toplum ve toplum yönetimini konu edinmektedir. Ahlak ve toplumla ilgili ilke ve kuralları içermesi bakımından öncelikle Kur'an-ı Kerim ve sünnet, İslam ahlak ve siyaset düşüncesinin ilk kaynakları olarak değerlendirilebilir. Yaklaşık olarak VIII. asırda başlayan tercüme hareketiyle Süryani, Antik Yunan ve Antik Pers külliyatının Arapçaya - [Sinemada İdeolojik Söylem:Alt Metinler](https://www.ilimcephesi.com/sinemada-ideolojik-soylemalt-metinler/) - Sinema, sembolik düzeni yaratan bir iletişim aracı olarak[1] se­yircinin algılama ve anlama biçimlerini dönüştürebilmekte ve kendisinin belirlediği yeni bir yapı inşa edebilmektedir. Sinema­nın gerçekliği taklit etmesinin yanı sıra taklit edilen gerçekliği de değiştirebilmesi,[2] seyirci nezdindeki etki gücünü göstermesi açı­sından oldukça önemlidir. O, hem inşa ettiği anlamlar ile hem de seyircinin bu anlamlara bağlı kalarak ürettiği Sinema, sembolik düzeni yaratan bir iletişim aracı olarak[1] se­yircinin algılama ve anlama biçimlerini dönüştürebilmekte ve kendisinin belirlediği yeni bir yapı inşa edebilmektedir. Sinema­nın gerçekliği taklit etmesinin yanı sıra taklit edilen gerçekliği de değiştirebilmesi,[2] seyirci nezdindeki etki gücünü göstermesi açı­sından oldukça önemlidir. O, hem inşa ettiği anlamlar ile hem de seyircinin bu anlamlara bağlı kalarak ürettiği - [Sekülerleşme ve Sinema](https://www.ilimcephesi.com/sekulerlesme-ve-sinema/) - Her toplumun kendine özgü kültürel, tarihsel ve sosyo­ekonomik özellikler barındırması, onların farklı ölçütlerle değer­lendirilmesini ve sekülerleşmelerinin de farklı şekillerde ince­lenmesini zorunlu kılmaktadır.[1] Toplumların yapısal farklılıkları, dindarlıkların içeriklerinin ve görünümlerinin değişmesini gün­deme getirmektedir. Bunun sonucunda elbette ki değişik sekülerleşme tanımlan ortaya çıkmaktadır. Özellikle sekülerleşme ile ilgili araştırmaların çoğunluğunun Batı kaynaklı olması ve bundan dolayı Hıristiyan kültürü Her toplumun kendine özgü kültürel, tarihsel ve sosyo­ekonomik özellikler barındırması, onların farklı ölçütlerle değer­lendirilmesini ve sekülerleşmelerinin de farklı şekillerde ince­lenmesini zorunlu kılmaktadır.[1] Toplumların yapısal farklılıkları, dindarlıkların içeriklerinin ve görünümlerinin değişmesini gün­deme getirmektedir. Bunun sonucunda elbette ki değişik sekülerleşme tanımlan ortaya çıkmaktadır. Özellikle sekülerleşme ile ilgili araştırmaların çoğunluğunun Batı kaynaklı olması ve bundan dolayı Hıristiyan kültürü - [Bilimci Anlayışta Ahlaki Temellendirmenin Zorluğu](https://www.ilimcephesi.com/bilimci-anlayista-ahlaki-temellendirmenin-zorlugu/) - Belki de imkânsızlığı demek lazım. Bilimci anlayışa göre bir çıkmaz nokta daha vardır. Fizik varlıklar zorunlu varlıklardır. Me­sela taşın, suyun, toprağın iradesi yoktur. Bir taşı elinize aldığınız­da istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Taşın size “yapma!” deme şansı yoktur. Taşın cömert olma veya adil olma şansı da yoktur. Hatta bit­kiler ve de nispeten hayvanlar da böyledir. Hayvanların taşa Belki de imkânsızlığı demek lazım. Bilimci anlayışa göre bir çıkmaz nokta daha vardır. Fizik varlıklar zorunlu varlıklardır. Me­sela taşın, suyun, toprağın iradesi yoktur. Bir taşı elinize aldığınız­da istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Taşın size “yapma!” deme şansı yoktur. Taşın cömert olma veya adil olma şansı da yoktur. Hatta bit­kiler ve de nispeten hayvanlar da böyledir. Hayvanların taşa - [İslam'da Ahlaki Olanın Alanı](https://www.ilimcephesi.com/islamda-ahlaki-olanin-alani/) - Daha önce kısmen değinmiştik. Konuyu biraz daha açmak ge­rekirse şunları ifade etmek gerekir: Batı’da -özellikle Aydınlanma ile beraber— hukuk ile ahlakın, buna paralel olarak fizik ile metafiziğin, din ile devletin, din ile bilimin, din ile her şeyin arası ayrılmıştır. Ba­tı zihni bu kavramsallaştırma ile dünyayı algılamış, diğer milletleri de bu kavramsallaştırmanın hegemonik gücü ile değerlendirmiştir. Daha önce kısmen değinmiştik. Konuyu biraz daha açmak ge­rekirse şunları ifade etmek gerekir: Batı’da -özellikle Aydınlanma ile beraber— hukuk ile ahlakın, buna paralel olarak fizik ile metafiziğin, din ile devletin, din ile bilimin, din ile her şeyin arası ayrılmıştır. Ba­tı zihni bu kavramsallaştırma ile dünyayı algılamış, diğer milletleri de bu kavramsallaştırmanın hegemonik gücü ile değerlendirmiştir. - [Osmanlı Toplumunun Manevi ve Kültürel Yapısı](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-toplumunun-manevi-ve-kulturel-yapisi/) - Efendim, hepinizi hürmetle selamlıyorum ve böyle bir Vakıf Haftası’nı tertip ettik­leri için, Vakıfların ilgililerine de teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Ben mevzua, benden önce konuşanlarla ilgili olarak bir hususla girmeyi uygun gördüm. Sayın Hüseyin Işık Paşamız, “Niye Osmanlılar, Balkanları Müslüman etmedi­ler?” diye bir soru sordular. Hocamız da ayete dayanarak cevap verdiler. Toplum yapısıyla ilgili olduğu için Efendim, hepinizi hürmetle selamlıyorum ve böyle bir Vakıf Haftası’nı tertip ettik­leri için, Vakıfların ilgililerine de teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Ben mevzua, benden önce konuşanlarla ilgili olarak bir hususla girmeyi uygun gördüm. Sayın Hüseyin Işık Paşamız, “Niye Osmanlılar, Balkanları Müslüman etmedi­ler?” diye bir soru sordular. Hocamız da ayete dayanarak cevap verdiler. Toplum yapısıyla ilgili olduğu için - [700.Yılında Osmanlı](https://www.ilimcephesi.com/700-yilinda-osmanli/) - Nevzat Bey bir şey söyledi. “Tasavvufi hayat uyuşturmamıştır.” dedi, doğru tabii. Ben buna bir şey ilâve etmek istiyorum. Batıdaki tasavvufi hayatta yetişen mistikler umumiyetle manastırlara kapanarak kendi nefislerini terbiye edip kendilerini düşünmüş, halkın arasına katılmamışlardır. Meselâ bir Pascal. Adam 26 yaşında zaten pozitif bilimlerin hepsini hatmetmiş, ondan sonra bunların insanın manevi cephesine bir faydası Nevzat Bey bir şey söyledi. “Tasavvufi hayat uyuşturmamıştır.” dedi, doğru tabii. Ben buna bir şey ilâve etmek istiyorum. Batıdaki tasavvufi hayatta yetişen mistikler umumiyetle manastırlara kapanarak kendi nefislerini terbiye edip kendilerini düşünmüş, halkın arasına katılmamışlardır. Meselâ bir Pascal. Adam 26 yaşında zaten pozitif bilimlerin hepsini hatmetmiş, ondan sonra bunların insanın manevi cephesine bir faydası - [Evrende Kaos Mu Var Düzen Mi?](https://www.ilimcephesi.com/26122-2/) - Ateistler evrende kaos olduğunu iddia ederek esa­sen bu evrenin belli bir düzeninin olmadığını, buradaki olayların karmakarışık olduğunu söylemekte ve bu nokta üzerinden de böyle bir evrenin yaratılmış olamayacağı­nı ispatlamak istemektedirler. Sözgelimi, bu evrenin bir düzeni olduğunu ve burada her şeyin belli bir sistem içerisinde yürüdüğü kabul edildiğinde bu düzeni kimin yürüttüğü ve bu Ateistler evrende kaos olduğunu iddia ederek esa­sen bu evrenin belli bir düzeninin olmadığını, buradaki olayların karmakarışık olduğunu söylemekte ve bu nokta üzerinden de böyle bir evrenin yaratılmış olamayacağı­nı ispatlamak istemektedirler. Sözgelimi, bu evrenin bir düzeni olduğunu ve burada her şeyin belli bir sistem içerisinde yürüdüğü kabul edildiğinde bu düzeni kimin yürüttüğü ve bu - [Madem Bir Yaratıcı Var O Halde Neden Kötülüklere Müsaade Ediyor?](https://www.ilimcephesi.com/madem-bir-yaratici-var-o-halde-neden-kotuluklere-musaade-ediyor/) - Soruda yer alan problemin bugün itibarıyla taşıdığı mana şudur: Madem her şeye gücü yeten, yaratmasında kusur bulunmayan bir Allah fş- var, o halde neden yarat­mış olduğu bu alemde depremler, seller, hastalıklar gibi bilumum kötülükler var. Sonuçta bunları da Allah ya­ratmış olmuyor mu? Bunların varlığı, yaratmasında ku­sur olmayan bir ilahın yokluğunu gerektirir. Dolayısıyla “Kötülük problemi” Soruda yer alan problemin bugün itibarıyla taşıdığı mana şudur: Madem her şeye gücü yeten, yaratmasında kusur bulunmayan bir Allah fş- var, o halde neden yarat­mış olduğu bu alemde depremler, seller, hastalıklar gibi bilumum kötülükler var. Sonuçta bunları da Allah ya­ratmış olmuyor mu? Bunların varlığı, yaratmasında ku­sur olmayan bir ilahın yokluğunu gerektirir. Dolayısıyla “Kötülük problemi” - [Gayr-ı Müslim Ülkelerde Doğanların Suçu Ne?...](https://www.ilimcephesi.com/gayr-i-muslim-ulkelerde-doganlarin-sucu-ne/) - Gayr-ı Müslim Ülkelerde Doğanların Suçu Ne? Müslüman Beldelerinde Doğanlar Müslüman Oluyor. Bu Kâfir Beldelerinde Doğanlara Bir Haksızlık Değil Mi? Bu soruyu soran kişiler İslâm’ın hangi durumlarda ki­şiyi mükellef kabul ettiklerini araştırmadan sorabiliyor­lar. Zira meselenin “Kâfir beldelerinde doğanların suçu ne?” şeklinde sorulması tamamen bu noktayı ele vermek­tedir. Soran kişiler kişiyi Allah katında mesul tutan şeyin Gayr-ı Müslim Ülkelerde Doğanların Suçu Ne? Müslüman Beldelerinde Doğanlar Müslüman Oluyor. Bu Kâfir Beldelerinde Doğanlara Bir Haksızlık Değil Mi? Bu soruyu soran kişiler İslâm’ın hangi durumlarda ki­şiyi mükellef kabul ettiklerini araştırmadan sorabiliyor­lar. Zira meselenin “Kâfir beldelerinde doğanların suçu ne?” şeklinde sorulması tamamen bu noktayı ele vermek­tedir. Soran kişiler kişiyi Allah katında mesul tutan şeyin - [Allah Bana Sormadan Beni Niçin Yarattı? Bana Sorulmadan Yaratılmış Olmam Zulüm Değil midir?](https://www.ilimcephesi.com/allah-bana-sormadan-beni-nicin-yaratti-bana-sorulmadan-yaratilmis-olmam-zulum-degil-midir/) - Bu soru yaratılış bilincine sahip olma yerine hayatı dilediğince, arzularının yönlendirdiği minvalde yaşa­mayı tercih edenlerin sorusudur. Onlar bu gibi sorularla yaşadıkları, her türlü nimetlerinden istifade ettikleri bu hayatın bir bedelinin olmasını istemedikleri ve istifade ettikleri her tür nimetin bir gün faturasıyla karşılaşmak­tan pek ziyade korktukları için bu gibi sorulara sığınmak­tadırlar. Kendilerince bu soruyla tüm sorumluluklarını Bu soru yaratılış bilincine sahip olma yerine hayatı dilediğince, arzularının yönlendirdiği minvalde yaşa­mayı tercih edenlerin sorusudur. Onlar bu gibi sorularla yaşadıkları, her türlü nimetlerinden istifade ettikleri bu hayatın bir bedelinin olmasını istemedikleri ve istifade ettikleri her tür nimetin bir gün faturasıyla karşılaşmak­tan pek ziyade korktukları için bu gibi sorulara sığınmak­tadırlar. Kendilerince bu soruyla tüm sorumluluklarını - [Allah Cennet’e veya Cehenneme Gideceğimizi Biliyorsa Bizi Niçin İmtihan Ediyor?](https://www.ilimcephesi.com/allah-cennete-veya-cehenneme-gidecegimizi-biliyorsa-bizi-nicin-imtihan-ediyor/) - Allah bizi bu dünyaya imtihan etmek maksadıyla gön­dermiştir. Bu imtihan neticesinden kimin daha güzel ameller işleyeceği ortaya çıkacaktır. Bu hayatta devam eden doğum ve ölüm şeklindeki döngünün maksadının bu olduğunu şu ayet-i celile beyan etmektedir: “O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölü­mü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışla­yıcıdır.(Mülk,2) Bu gibi daha nice Allah bizi bu dünyaya imtihan etmek maksadıyla gön­dermiştir. Bu imtihan neticesinden kimin daha güzel ameller işleyeceği ortaya çıkacaktır. Bu hayatta devam eden doğum ve ölüm şeklindeki döngünün maksadının bu olduğunu şu ayet-i celile beyan etmektedir: “O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölü­mü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışla­yıcıdır.(Mülk,2) Bu gibi daha nice - [Sultan Alparslan Dönemi 1063-1072](https://www.ilimcephesi.com/sultan-alparslan-donemi-1063-1072/) - Cihan Piyadeoğlu 1. Tahta Çıkışı Büyük Selçuklular Tarihi, biraz da hanedan içi mücadeleler tarihi olarak öne çıkar. Özellikle Arslan Yabgu'nun oğlu Kutalmış'ın mücadelesini farklı şekilde değerlendirmekte fayda vardır. Kutalmış'ın taht mücadelesi, daha sonra Türkiye Selçuklu Devleti'nin kurulmasının önemli aşmaların dan birini teşkil eder. Arslan Yabgu'nun Gazneli Mahmud tarafından ber taraf edilmesiyle Selçuklu ailesinin yönetimi Tuğrul Cihan Piyadeoğlu 1. Tahta Çıkışı Büyük Selçuklular Tarihi, biraz da hanedan içi mücadeleler tarihi olarak öne çıkar. Özellikle Arslan Yabgu'nun oğlu Kutalmış'ın mücadelesini farklı şekilde değerlendirmekte fayda vardır. Kutalmış'ın taht mücadelesi, daha sonra Türkiye Selçuklu Devleti'nin kurulmasının önemli aşmaların dan birini teşkil eder. Arslan Yabgu'nun Gazneli Mahmud tarafından ber taraf edilmesiyle Selçuklu ailesinin yönetimi Tuğrul - [Hakikati Arayan İnsanlara Çok İhtiyaç Var!](https://www.ilimcephesi.com/hakikati-arayan-insanlara-cok-ihtiyac-var/) - , Prof.Dr.Mehmet Genç ile Roportaj -İlim alanında, uluslararası mukayeseye göre çok iç açıcı bir konumda olduğumuzu maalesef söyleyemiyoruz. Ferdi gayretler var, ama maalesef bunlar yeterli olmaktan çok uzaktır. Kurumsal olarak organize olmuş araştırma birimlerine kesinlikle ve acil ihtiyacımız vardır. Devletin de bu anlamda proje yapması, özel sektörü teşvik edip yatırım yapması gerekmiyor mu? -Evet, hem , Prof.Dr.Mehmet Genç ile Roportaj -İlim alanında, uluslararası mukayeseye göre çok iç açıcı bir konumda olduğumuzu maalesef söyleyemiyoruz. Ferdi gayretler var, ama maalesef bunlar yeterli olmaktan çok uzaktır. Kurumsal olarak organize olmuş araştırma birimlerine kesinlikle ve acil ihtiyacımız vardır. Devletin de bu anlamda proje yapması, özel sektörü teşvik edip yatırım yapması gerekmiyor mu? -Evet, hem - [Samiha Ayverdi - Ateş Ağacı ''Notlarım''](https://www.ilimcephesi.com/samiha-ayverdi-ates-agaci-notlarim/) - Ben seni aramak için, senden başlayan, sende nihayetlenen bir yola girdim; girdiğim yol, insan ayağı ile fetholacak bir ülke değil.. Onun için ben de başı ayağı bıraktım, senden ibaret bir vücutla yollara düştüm, seferdeyim. * ------------------------------------------------------- Ben şimdi bu hayret baskını altında büsbütün masumlaşan, çocuklaşan şu kızı, hemen ilk defa alıcı gözü ile seyrediyordum: Ufak Ben seni aramak için, senden başlayan, sende nihayetlenen bir yola girdim; girdiğim yol, insan ayağı ile fetholacak bir ülke değil.. Onun için ben de başı ayağı bıraktım, senden ibaret bir vücutla yollara düştüm, seferdeyim. * ------------------------------------------------------- Ben şimdi bu hayret baskını altında büsbütün masumlaşan, çocuklaşan şu kızı, hemen ilk defa alıcı gözü ile seyrediyordum: Ufak - [Ekrem Tahir - Babildeki Türkiye ''Notlarım''](https://www.ilimcephesi.com/ekrem-tahir-babildeki-turkiye-notlarim/) - Her kitap bir ön söz, yani bir revaktır. Rüya sarayının revakıdır her kitap. Her ön söz de rüyanın ışıktan, kelimeden merdivenidir. Onun için, uluların kitaplarında ön söz yoktur. Uluların her ön sözü bir kitap, bir revaktır. Mukaddime, İbn Haldun'un Tarih-i İber'inin revakıdır. “Metot Üzerine Risale” Descartes'in eserlerinin bir revakı, yani ön sözüdür. Ruhun Fenomenolojisi, Hegel'in Her kitap bir ön söz, yani bir revaktır. Rüya sarayının revakıdır her kitap. Her ön söz de rüyanın ışıktan, kelimeden merdivenidir. Onun için, uluların kitaplarında ön söz yoktur. Uluların her ön sözü bir kitap, bir revaktır. Mukaddime, İbn Haldun'un Tarih-i İber'inin revakıdır. “Metot Üzerine Risale” Descartes'in eserlerinin bir revakı, yani ön sözüdür. Ruhun Fenomenolojisi, Hegel'in - [Fotoğrafta İnsan, Zaman ve Mekân](https://www.ilimcephesi.com/fotografta-insan-zaman-ve-mekan/) - Bu göz gördügi degül Bu akl irdügi degül Dil vasf virdügi degül Bi-lisan basar gerek Boncuk degül sır sözi Gel gidelim ko sözi Dostu görmez baş gözi Ayrıksı basar gerek Yunus Emre İnsan zamanla ve mekânla sınırlıdır. Bunun farkında ol- duğu için de aklı / kalbi / ruhuyla sonsuzlaşmaya, zamanı ve mekânı aşmaya çalışır. Aslında Bu göz gördügi degül Bu akl irdügi degül Dil vasf virdügi degül Bi-lisan basar gerek Boncuk degül sır sözi Gel gidelim ko sözi Dostu görmez baş gözi Ayrıksı basar gerek Yunus Emre İnsan zamanla ve mekânla sınırlıdır. Bunun farkında ol- duğu için de aklı / kalbi / ruhuyla sonsuzlaşmaya, zamanı ve mekânı aşmaya çalışır. Aslında - [Görünen ve Görüntü Bağlamında Fotoğraf](https://www.ilimcephesi.com/gorunen-ve-goruntu-baglaminda-fotograf/) - Hak, sayısız güzel isimleri bakımından emrin tümünü içeren “kuşatıcı bir varlıkta” isimlerini tek tek görmek ve o varlık vasıtasıyla kendi sırrının kendisine görünmesini istedi. Varlıkla nitelenmiş olması sebebiyle “kendini görmek istedi” de denilebilir; çünkü bir şeyin kendini kendisi vâsıtasıyla görmesi, ayna gibi başka bir şeyde görmesine benzemez. İbn Arabi Geleneksel anlamda suret görünenin ifadesidir, modern Hak, sayısız güzel isimleri bakımından emrin tümünü içeren “kuşatıcı bir varlıkta” isimlerini tek tek görmek ve o varlık vasıtasıyla kendi sırrının kendisine görünmesini istedi. Varlıkla nitelenmiş olması sebebiyle “kendini görmek istedi” de denilebilir; çünkü bir şeyin kendini kendisi vâsıtasıyla görmesi, ayna gibi başka bir şeyde görmesine benzemez. İbn Arabi Geleneksel anlamda suret görünenin ifadesidir, modern - [Gösteri Toplumunda Bakmanın ve Görmenin Küreselleşmesi](https://www.ilimcephesi.com/gosteri-toplumunda-bakmanin-ve-gormenin-kuresellesmesi/) - “Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız, nesneleri görüşümüzü etkiler... John Berger Modern insan ve toplum için imge v ve > imaj, gerçeğinden daha önemlidir. Geç modern süreçte ne olduğunuz degil, nasıl göründüğünüz ve algılandığınız önemlidir. Olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak problemi yoktur. İmaj hakikatten daha gerçektir. Nitekim bu bağlamda bazı sosyologlar, içinde yaşadığımız yüzyıla “Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız, nesneleri görüşümüzü etkiler... John Berger Modern insan ve toplum için imge v ve > imaj, gerçeğinden daha önemlidir. Geç modern süreçte ne olduğunuz degil, nasıl göründüğünüz ve algılandığınız önemlidir. Olduğu gibi görünmek ya da göründüğü gibi olmak problemi yoktur. İmaj hakikatten daha gerçektir. Nitekim bu bağlamda bazı sosyologlar, içinde yaşadığımız yüzyıla - [Bir Medeniyet Projesi Olarak Dayatmacı Sekülerleşme (1923- 1950)](https://www.ilimcephesi.com/bir-medeniyet-projesi-olarak-dayatmaci-sekulerlesme-1923-1950/) - Türk toplumunun modernleşme süreci, 1718’lerde başlar, 1923’de olgunla­şır ve nihâî merhaleye erişir. Osmanlı devletinin 18. ve 19. yüzyıl dönemi, Türkiye Cumhuriyeti’nin alt yapısının teşekkül devridir. 18. yüzyıldan itibaren Türk top­lumu, batılı kurumları örnek alır. Kısmî değişimle savunmacı karakterde başladığı süreci, giderek toplumun diğer alanlarını da içeren kapsam genişliğinde sürdürür. Osmanlı’da batılılaşma, belli kurum ve Türk toplumunun modernleşme süreci, 1718’lerde başlar, 1923’de olgunla­şır ve nihâî merhaleye erişir. Osmanlı devletinin 18. ve 19. yüzyıl dönemi, Türkiye Cumhuriyeti’nin alt yapısının teşekkül devridir. 18. yüzyıldan itibaren Türk top­lumu, batılı kurumları örnek alır. Kısmî değişimle savunmacı karakterde başladığı süreci, giderek toplumun diğer alanlarını da içeren kapsam genişliğinde sürdürür. Osmanlı’da batılılaşma, belli kurum ve - [İslam, Müslümanlar ve Modern Teknoloji](https://www.ilimcephesi.com/islam-muslumanlar-ve-modern-teknoloji/) - [Bu konuşma Kasım 2005'te gerçekleştirilmiştir, önceki konuşmanın içeriğinin devamı olmakla birlikte bilimden ziyade teknolojiye odaklanmaktadır.] İkbal: Sohbetimize bazı genel sorularla başlamak istiyorum. Müslümanların şu an içinde yaşıyor oldukları fizikî, kültürel ve entelektüel muhitin oluşumunda teknolojinin rolü sizce nedir? Teknolojinin çevre üzerindeki etkisi nedir? Müslü­manların teknolojiye yönelik tavırları nasıl olmalıdır? Son olarak, modern öncesi dönemde Müslümanlar [Bu konuşma Kasım 2005'te gerçekleştirilmiştir, önceki konuşmanın içeriğinin devamı olmakla birlikte bilimden ziyade teknolojiye odaklanmaktadır.] İkbal: Sohbetimize bazı genel sorularla başlamak istiyorum. Müslümanların şu an içinde yaşıyor oldukları fizikî, kültürel ve entelektüel muhitin oluşumunda teknolojinin rolü sizce nedir? Teknolojinin çevre üzerindeki etkisi nedir? Müslü­manların teknolojiye yönelik tavırları nasıl olmalıdır? Son olarak, modern öncesi dönemde Müslümanlar - [Popüler Kültürden Kitle Kültürüne: Gündelik Yaşam ve Yaygın Endişe](https://www.ilimcephesi.com/populer-kulturden-kitle-kulturune-gundelik-yasam-ve-yaygin-endise/) - Güncel ÖNKAL" Bilinç-oluşturan kültür, kapitalizm güdümünde bilinci-o- luşturulan kültüre dönüşmüştür. Tepeden tırnağa tüm top­lumsal örgütlenme modellerinde çeşitlendirilen tüketim he­deflerinin çelişkileri arasında sıkışmış birey-kültür-toplum üçgenindeki gerilim gündelik yaşamda kendisini hissettirir. Bu nedenle gündelik hayatın sosyolojisinde gündelik kültüre yönelik çalışmalar bir yanıyla çok kolay gözlemlenebilir ola­nı, sıradanlığı, yaygın tekrarlanabilir ve basit olanı, herkesçe aşina olanı ifade edecek Güncel ÖNKAL" Bilinç-oluşturan kültür, kapitalizm güdümünde bilinci-o- luşturulan kültüre dönüşmüştür. Tepeden tırnağa tüm top­lumsal örgütlenme modellerinde çeşitlendirilen tüketim he­deflerinin çelişkileri arasında sıkışmış birey-kültür-toplum üçgenindeki gerilim gündelik yaşamda kendisini hissettirir. Bu nedenle gündelik hayatın sosyolojisinde gündelik kültüre yönelik çalışmalar bir yanıyla çok kolay gözlemlenebilir ola­nı, sıradanlığı, yaygın tekrarlanabilir ve basit olanı, herkesçe aşina olanı ifade edecek - [Mâtürîdî'nin Hikmet Merkezli Kötülük Analizi](https://www.ilimcephesi.com/maturidinin-hikmet-merkezli-kotuluk-analizi/) - Emine ÖĞÜK* Giriş Geçmişte insanoğlunun çözümünü aradığı karmaşık ve köklü sorunlardan biri kabul edilen kötülük sorunu önemli tartışma­lara neden olmuş, günümüzde devam eden sosyal olayların be­raberinde getirdiği münakaşalarla bu etkisini devam ettirmiş­tir. Dünyada yaşanan felaket, katliam, şiddet, savaş, işkence, soykırım, sömürü, açlık, çevre kirliliği, deprem ve sel gibi âfet­ler ve salgın hastalıklar şeklinde tezâhür ederek, Emine ÖĞÜK* Giriş Geçmişte insanoğlunun çözümünü aradığı karmaşık ve köklü sorunlardan biri kabul edilen kötülük sorunu önemli tartışma­lara neden olmuş, günümüzde devam eden sosyal olayların be­raberinde getirdiği münakaşalarla bu etkisini devam ettirmiş­tir. Dünyada yaşanan felaket, katliam, şiddet, savaş, işkence, soykırım, sömürü, açlık, çevre kirliliği, deprem ve sel gibi âfet­ler ve salgın hastalıklar şeklinde tezâhür ederek, - [Mahremiyetin Akışkanlaştığı Bir Mekân Olarak Internet](https://www.ilimcephesi.com/mahremiyetin-akiskanlastigi-bir-mekan-olarak-internet/) - 1.4. Kamusal/özel alan dikotomisi kurumsal anlamda mekânın, kişilerin bedenlerini/yüzlerini kategorik olarak biçimlendirecek şekilde ayrılması anlamında, modern bir olgu olarak, kullanılabi­lir. Özel hayatı karakterize eden beden/yüz yerle, duygularla, gündelik işlerle, kendi kendine yönelmeyle, doğayla eş tutulan kadın yüzüyken, kamusal beden/yüz ise nötr, ciddi kamusal ala­na, kültürel alana dahil olmuş erkek yüzüdür. Kamusal alan için­de normalin ve 1.4. Kamusal/özel alan dikotomisi kurumsal anlamda mekânın, kişilerin bedenlerini/yüzlerini kategorik olarak biçimlendirecek şekilde ayrılması anlamında, modern bir olgu olarak, kullanılabi­lir. Özel hayatı karakterize eden beden/yüz yerle, duygularla, gündelik işlerle, kendi kendine yönelmeyle, doğayla eş tutulan kadın yüzüyken, kamusal beden/yüz ise nötr, ciddi kamusal ala­na, kültürel alana dahil olmuş erkek yüzüdür. Kamusal alan için­de normalin ve - [Hatıraların Evi](https://www.ilimcephesi.com/hatiralarin-evi/) - “Çocukluk anılan,'sen uyandıktan sonra seninle kalan rüyalardı.” Julian Bames Ev, dünyaya kök saldığımız yer. Kendimiz olarak var olabildiğimiz ve kendimiz olmaktan dolayı sorgu sual edilmediğimiz bir sığmak. Necip Mâhfuz'un harika ifadesiyle, "doğduğun yer değil, bütün kaçma çabalarının boşa çıktığı yer." Ev, çokları için sıcak ve mutlu bir yerdir; yaşadığın, güldüğün, öğrendiğin, kendini tanıdığın. Sevdiğin ve “Çocukluk anılan,'sen uyandıktan sonra seninle kalan rüyalardı.” Julian Bames Ev, dünyaya kök saldığımız yer. Kendimiz olarak var olabildiğimiz ve kendimiz olmaktan dolayı sorgu sual edilmediğimiz bir sığmak. Necip Mâhfuz'un harika ifadesiyle, "doğduğun yer değil, bütün kaçma çabalarının boşa çıktığı yer." Ev, çokları için sıcak ve mutlu bir yerdir; yaşadığın, güldüğün, öğrendiğin, kendini tanıdığın. Sevdiğin ve - [Evlilik](https://www.ilimcephesi.com/evlilik/) - Çok da eski olmayan bir tarihe dek evlilik uzun süreli kutsal bir birliktelik olarak görülüyordu. Bugün ise birçok insan için bir çeşit dönemsel anlaşmaya, vazgeçilebilir bir şeye dönüştü. Aşka ruhsal esenliğin yegâne biçimi olarak bakılıyor, aşktan o kadar çok şey bekleniyor ki... Neredeyse bir tür seküler kurtuluş addediliyor aşk. Modern Batı top- lumlarında hayatın neşeli Çok da eski olmayan bir tarihe dek evlilik uzun süreli kutsal bir birliktelik olarak görülüyordu. Bugün ise birçok insan için bir çeşit dönemsel anlaşmaya, vazgeçilebilir bir şeye dönüştü. Aşka ruhsal esenliğin yegâne biçimi olarak bakılıyor, aşktan o kadar çok şey bekleniyor ki... Neredeyse bir tür seküler kurtuluş addediliyor aşk. Modern Batı top- lumlarında hayatın neşeli - [Bir Evi Yuva Yapan Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/bir-evi-yuva-yapan-nedir/) - “Bir ev duvar ve kirişlerden oluşur, bir yuva sevgi ve rüyalardan.” Ralph Waldo Emerson Kısa bir zaman öncesine kadar insanlar doğdukları şehirde yaşar ve ölürlerdi. Modern zaman insanı, evini kolay terk ede­biliyor. Bellek uçucu ve uçan. Kök salmıyor, derinlere inmiyor. Bireylerdeki "mekânsal" ev algısı, "geçici" ev algısına dönü­şüyor. Mekânın değersizleşmesi, meskûn olmanın toplumsal ilişkilerinden bizi “Bir ev duvar ve kirişlerden oluşur, bir yuva sevgi ve rüyalardan.” Ralph Waldo Emerson Kısa bir zaman öncesine kadar insanlar doğdukları şehirde yaşar ve ölürlerdi. Modern zaman insanı, evini kolay terk ede­biliyor. Bellek uçucu ve uçan. Kök salmıyor, derinlere inmiyor. Bireylerdeki "mekânsal" ev algısı, "geçici" ev algısına dönü­şüyor. Mekânın değersizleşmesi, meskûn olmanın toplumsal ilişkilerinden bizi - [Ailede Mahremiyet Eğitimi](https://www.ilimcephesi.com/ailede-mahremiyet-egitimi/) - Muhammed Esat ALTINTAŞ1 Giriş Mahremiyet eğitimi bağlamında günümüz anne babalarının eksiklikleri ve yanlışları hususunda yaşlı bir şahsın bir pedagoga anlattığı şu çarpıcı tespitlerle yazımıza başlayalım (Güneş, 2015: 10-11): “Günümüz anne babaları mahremiyet eğitimi nasıl verilir bilmiyor! Evvelden, çocuklar yetiştirilirken bir ‘mahremiyet’ eğitimi vardı. Mahremiyet eğitimine anne babalar çok önem verirdi. Şimdiki anne babalara bakıyorum, çocuklarını Muhammed Esat ALTINTAŞ1 Giriş Mahremiyet eğitimi bağlamında günümüz anne babalarının eksiklikleri ve yanlışları hususunda yaşlı bir şahsın bir pedagoga anlattığı şu çarpıcı tespitlerle yazımıza başlayalım (Güneş, 2015: 10-11): “Günümüz anne babaları mahremiyet eğitimi nasıl verilir bilmiyor! Evvelden, çocuklar yetiştirilirken bir ‘mahremiyet’ eğitimi vardı. Mahremiyet eğitimine anne babalar çok önem verirdi. Şimdiki anne babalara bakıyorum, çocuklarını - [Trans-Hümanist ve Dijital Çağda Mahremiyet](https://www.ilimcephesi.com/trans-humanist-ve-dijital-cagda-mahremiyet/) - Ahmet DAĞ1 Giriş Sırasıyla büyük devrimler olan tarım-sanayi-teknolojik devrimlerini yaşayan insanlık, şimdilerde dijital devrim sürecini yaşamaktadır. 1990’lı yıllarda internetin bilgisayarlarda yaygın kullanımı, 2000’li yıllarda dijitalleşme veya sanal-siber âlem gerçekliğini doğurmuştur. İçinde yaşadığımız bu çağa; internet ve yüksek teknolojiyle ilişkili olarak “Enformatik, Dijital, Endüstri 4.0, Siber, Posthümanist, New Age, Bilişim” çağı gibi birçok isim verilmektedir. Mikroçipin Ahmet DAĞ1 Giriş Sırasıyla büyük devrimler olan tarım-sanayi-teknolojik devrimlerini yaşayan insanlık, şimdilerde dijital devrim sürecini yaşamaktadır. 1990’lı yıllarda internetin bilgisayarlarda yaygın kullanımı, 2000’li yıllarda dijitalleşme veya sanal-siber âlem gerçekliğini doğurmuştur. İçinde yaşadığımız bu çağa; internet ve yüksek teknolojiyle ilişkili olarak “Enformatik, Dijital, Endüstri 4.0, Siber, Posthümanist, New Age, Bilişim” çağı gibi birçok isim verilmektedir. Mikroçipin - [Mahremiyetin Dönüşümünün Dini Hayata Etkisi](https://www.ilimcephesi.com/mahremiyetin-donusumunun-dini-hayata-etkisi/) - Mustafa Derviş DERELİ1 “Mahremiyet bir görüş biçimi ve insan ilişkilerinde bir beklentidir. İnsan deneyiminin yerelleştirilmesidir; öyle ki, yaşamın dolaysız şartlarına yakın olan, en yüce olandır.” (R. Sennett, Kamusal İnsanın Çöküşü) Giriş Mahremiyet, insan olmaktan ve insani nitelikleri koruma çabasından kaynaklanan varoluşsal bir olgudur. İnsanın kendisine vakit ayırmak, kendi kendini dinlemek, kendisiyle halleşmek, gerektiğinde yüzleşmek istediği Mustafa Derviş DERELİ1 “Mahremiyet bir görüş biçimi ve insan ilişkilerinde bir beklentidir. İnsan deneyiminin yerelleştirilmesidir; öyle ki, yaşamın dolaysız şartlarına yakın olan, en yüce olandır.” (R. Sennett, Kamusal İnsanın Çöküşü) Giriş Mahremiyet, insan olmaktan ve insani nitelikleri koruma çabasından kaynaklanan varoluşsal bir olgudur. İnsanın kendisine vakit ayırmak, kendi kendini dinlemek, kendisiyle halleşmek, gerektiğinde yüzleşmek istediği - [Türk Modernizminin Sonuçları](https://www.ilimcephesi.com/turk-modernizminin-sonuclari/) - 1. İslâm'ı Terakkiye Mani Görme Osmanlı toplumunun geri kalması konusunda İslâm dininin olumsuz bir tesirinin olduğunu düşünen ve bunun için Islâm’ın toplum üzerindeki tesirinin kırılmasının gerektiğini düşünen Abdullah Cevdet, bunu gerçekleştirmek için de Islâm’ın Müslümanlar üzerindeki etkisinden yararlanılması gerektiğini şöyle ifâde etmişti: “Uzun tecrübelerimizle biz, Müslüman kafasının Hıristiyan âleminden geldiği takdirde aydınlığa bütün girişleri kapayacağını 1. İslâm'ı Terakkiye Mani Görme Osmanlı toplumunun geri kalması konusunda İslâm dininin olumsuz bir tesirinin olduğunu düşünen ve bunun için Islâm’ın toplum üzerindeki tesirinin kırılmasının gerektiğini düşünen Abdullah Cevdet, bunu gerçekleştirmek için de Islâm’ın Müslümanlar üzerindeki etkisinden yararlanılması gerektiğini şöyle ifâde etmişti: “Uzun tecrübelerimizle biz, Müslüman kafasının Hıristiyan âleminden geldiği takdirde aydınlığa bütün girişleri kapayacağını - [Sanayi Devrimi Sonrası Toplumsal Süreçlerin Şekillenmesinde Sosyal Bilimlerin Etkisi](https://www.ilimcephesi.com/sanayi-devrimi-sonrasi-toplumsal-sureclerin-sekillenmesinde-sosyal-bilimlerin-etkisi/) - T.S.Ashton, Sanayi Devrimi kavramsallaştırmasının 18. yüzyılın ikinci yarısındaki devrimci hareketlerin ortaya koy­duğu bir kavramsallaştırma olduğunu söylemektedir. Ona göre bu kavramın ortaya çıkışı, İngiliz ekonomistleri veya endüstricileriyle ilgili değildir. Bu kavram Fransız İhtilalci hatipler tarafından ortaya atılmış ve yaygınlaştırılmıştır. Bu yönüyle ön yargılar bütününden oluşan bir slogan haline dö­nüşmüş ve perdeleyici bir kavram olarak işlev T.S.Ashton, Sanayi Devrimi kavramsallaştırmasının 18. yüzyılın ikinci yarısındaki devrimci hareketlerin ortaya koy­duğu bir kavramsallaştırma olduğunu söylemektedir. Ona göre bu kavramın ortaya çıkışı, İngiliz ekonomistleri veya endüstricileriyle ilgili değildir. Bu kavram Fransız İhtilalci hatipler tarafından ortaya atılmış ve yaygınlaştırılmıştır. Bu yönüyle ön yargılar bütününden oluşan bir slogan haline dö­nüşmüş ve perdeleyici bir kavram olarak işlev - [Umutsuzluk ve Umutsuzlukla İlişkili Kavramlar](https://www.ilimcephesi.com/umutsuzluk-ve-umutsuzlukla-iliskili-kavramlar/) - Umut Umut, "ummaktan doğan duygu,”,“bir şeyin gerçekleşmesi ihti­malinin verdiği ferahlatıcı duygu, ümit”, “mümkün olan fakat kesin olmayan bir şeyi istemek ve beklemek” anlamına gelmektedir.1 Umut kelimesi İngilizce, “expectation” ve “prospect” ve “hope”, kelimeleriyle ifade edilmektedir. Fakat kelimenin çalışmamız bağla­mında kavramlaşmış ifadesi “hope” şeklindedir.2 Umut, Arapçada “recâ”, “emel”, “terakkub” ve Farsça ise “ümmid” kelimeleriyle ifade edilmektedir. Umut Umut, "ummaktan doğan duygu,”,“bir şeyin gerçekleşmesi ihti­malinin verdiği ferahlatıcı duygu, ümit”, “mümkün olan fakat kesin olmayan bir şeyi istemek ve beklemek” anlamına gelmektedir.1 Umut kelimesi İngilizce, “expectation” ve “prospect” ve “hope”, kelimeleriyle ifade edilmektedir. Fakat kelimenin çalışmamız bağla­mında kavramlaşmış ifadesi “hope” şeklindedir.2 Umut, Arapçada “recâ”, “emel”, “terakkub” ve Farsça ise “ümmid” kelimeleriyle ifade edilmektedir. - [İncelik Bilgisi](https://www.ilimcephesi.com/incelik-bilgisi/) - Derininde sayısız poleni saklayan çiçekler gibi, sayısız sırrı saklar bazı mısralar. İçi çiçeklendirecek kadar cömerttir özleri. Turgut Uyar'ın “Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum / Hiçbirinizle dövüşemem / Siz ne derseniz deyiniz / Benim bir gizli bildiğim var” mısralarında herkese iyi niyetle gülümseyecek kadar cömert, hiç kimseyle dövüşmeyecek kadar bilge olanların sahip olduğu o şey nedir? Derininde sayısız poleni saklayan çiçekler gibi, sayısız sırrı saklar bazı mısralar. İçi çiçeklendirecek kadar cömerttir özleri. Turgut Uyar'ın “Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum / Hiçbirinizle dövüşemem / Siz ne derseniz deyiniz / Benim bir gizli bildiğim var” mısralarında herkese iyi niyetle gülümseyecek kadar cömert, hiç kimseyle dövüşmeyecek kadar bilge olanların sahip olduğu o şey nedir? - [Din ve Medya](https://www.ilimcephesi.com/din-ve-medya/) - Stewart M Hoover Çeviren: Necmettin Pehlivan -Ahmet Yıldız Medyanın doğuşu ve gelişimi, dünyayı sosyal açıdan anlamanın var olan tarzlarına yönelik önemli sorunları ortaya çıkardı. Bizim medyayı yirminci yüzyıla özgü bir fenomen olarak görme eğilimimize rağmen, tarihsel araştırma medya çağının birçok kapasite ve eğilimlerinin derin köklere sahip olduğunu ortaya koymuş tur. Bugün bizim medya olarak Stewart M Hoover Çeviren: Necmettin Pehlivan -Ahmet Yıldız Medyanın doğuşu ve gelişimi, dünyayı sosyal açıdan anlamanın var olan tarzlarına yönelik önemli sorunları ortaya çıkardı. Bizim medyayı yirminci yüzyıla özgü bir fenomen olarak görme eğilimimize rağmen, tarihsel araştırma medya çağının birçok kapasite ve eğilimlerinin derin köklere sahip olduğunu ortaya koymuş tur. Bugün bizim medya olarak - [Kemal Sayar - Hatıraların Evi-Günümüzde Aile Notlarım](https://www.ilimcephesi.com/kemal-sayar-hatiralarin-evi-gunumuzde-aile-notlarim/) - Bir evin, bir yurdun varsa dünyayı kazan kaldırabilirsin. Düş kurmanın, hayallere dalıp gitmenin, bir kitabın koynunda uyuyakalmanın imkânlarını bize vaat etmeyen bir ev boştur. Ev geri çekilmenin, inzivanın, ses ve imgelerden ricat ederek ruha dikkat kesilmenin de yeridir. Dünyaya kapıları kapattığınız anda ruhun kapılarını açma ihtimali her an eşiktedir. Oysa sessizlik mekânı genişletir ve Bir evin, bir yurdun varsa dünyayı kazan kaldırabilirsin. Düş kurmanın, hayallere dalıp gitmenin, bir kitabın koynunda uyuyakalmanın imkânlarını bize vaat etmeyen bir ev boştur. Ev geri çekilmenin, inzivanın, ses ve imgelerden ricat ederek ruha dikkat kesilmenin de yeridir. Dünyaya kapıları kapattığınız anda ruhun kapılarını açma ihtimali her an eşiktedir. Oysa sessizlik mekânı genişletir ve - [Ne ile Mükellefim? Mükellefiyet Bireysel mi Toplumsal mı?](https://www.ilimcephesi.com/ne-ile-mukellefim-mukellefiyet-bireysel-mi-toplumsal-mi/) - TAHSİN GÖRGÜN 1. Nesefi akaidine “ehl-i hakk şöyle dedi” şeklinde başlamak­tadır. Burada iki kavram önemlidir, birisi hakk diğeri ehli haki­kati söyleyebilmenin ön şartı, o hakikate inanan bir toplumun mensubu olmaktır; bu mensubiyet insana hakikatle irtibatım enfüsî bir tecrübe olmaktan çıkararak, iştirak üzerinden ger­çekleşen yakîni temin eder. Toplum, bir vahdet cihetine istinad ettiği için, vahdet ciheti TAHSİN GÖRGÜN 1. Nesefi akaidine “ehl-i hakk şöyle dedi” şeklinde başlamak­tadır. Burada iki kavram önemlidir, birisi hakk diğeri ehli haki­kati söyleyebilmenin ön şartı, o hakikate inanan bir toplumun mensubu olmaktır; bu mensubiyet insana hakikatle irtibatım enfüsî bir tecrübe olmaktan çıkararak, iştirak üzerinden ger­çekleşen yakîni temin eder. Toplum, bir vahdet cihetine istinad ettiği için, vahdet ciheti - [“Transhümanizm Bağlamında Yapay Zekâ Tanrıya Bir Başkaldırı mıdır?’”](https://www.ilimcephesi.com/transhumanizm-baglaminda-yapay-zeka-tanriya-bir-baskaldiri-midir/) - Dr.Abdurrazak GÜLTEKİN* ÖZ İnsan benzeri varlık yapma çalışmaları Antik Yunan’dan günümüze kadar gelmiştir. Özellikle bilgisayar biliminin gelişmesi ile bilgisayar destekli makineler yapay zekâ ile güçlendirilerek insan davranışlarını daha kusursuz ve daha hızlı bir şekilde yerine getirme durumuna gelmiştir. Yapay zekâ çalışmaları ile hesaplama yapmanın dışında bir de zihinsel işlemleri de başarabilen, insanın üst bilişsel süreçleri Dr.Abdurrazak GÜLTEKİN* ÖZ İnsan benzeri varlık yapma çalışmaları Antik Yunan’dan günümüze kadar gelmiştir. Özellikle bilgisayar biliminin gelişmesi ile bilgisayar destekli makineler yapay zekâ ile güçlendirilerek insan davranışlarını daha kusursuz ve daha hızlı bir şekilde yerine getirme durumuna gelmiştir. Yapay zekâ çalışmaları ile hesaplama yapmanın dışında bir de zihinsel işlemleri de başarabilen, insanın üst bilişsel süreçleri - [İlksel Teklif Sorumluluğun ve Özgürlüğün İmkânı](https://www.ilimcephesi.com/ilksel-teklif-sorumlulugun-ve-ozgurlugun-imkani/) - ÖZKAN GÖZEL 1. Her ne olduysa özneler olarak kendimizi yeryüzüne konul­muş bulduk. Hakikatte, yeryüzüne konulmuşluk, varolmanın yükünü üstelik ihtiyarımız haricinde omuzlarımızda buluvermek anlamına geliyor. Bu yük, sırf mihnet olarak çekeceği­miz bir şey mi, yoksa nihayetinde taşımaktan memnuniyet duyacağımız bir şey mi? Esef mi etmeliyiz buna, yoksa şükran mı duymalıyız? Cevapta acele etmeyelim. Bilelim ki bu ÖZKAN GÖZEL 1. Her ne olduysa özneler olarak kendimizi yeryüzüne konul­muş bulduk. Hakikatte, yeryüzüne konulmuşluk, varolmanın yükünü üstelik ihtiyarımız haricinde omuzlarımızda buluvermek anlamına geliyor. Bu yük, sırf mihnet olarak çekeceği­miz bir şey mi, yoksa nihayetinde taşımaktan memnuniyet duyacağımız bir şey mi? Esef mi etmeliyiz buna, yoksa şükran mı duymalıyız? Cevapta acele etmeyelim. Bilelim ki bu - [Teklifin Hakikati - İslam Düşünce Geleneğinden Hareketle Bir Değerlendirme](https://www.ilimcephesi.com/teklifin-hakikati-islam-dusunce-geleneginden-hareketle-bir-degerlendirme/) - ÖMER TÜRKER Birincisi, Fârâbî, Ebû Süleyman es-Sicistânî, İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi Meşşâî filozoflarca temsil edilen teklif teorisidir. Bu teori, filozofların varlık tasavvuru çerçevesinde anlam kazanır ve bilhassa Fârâbî tarafından geliştirilen nübüvvet teorisi doğrultusunda ayrıntısı şekillenir. Filozoflar, Tanrı-âlem ilişkisini hiyerarşik bir düzende nedensellik ilkesine göre açıklar. Varlığı zorunlu olan nihaî sebep olarak Tanrı, mevcutlar ÖMER TÜRKER Birincisi, Fârâbî, Ebû Süleyman es-Sicistânî, İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi Meşşâî filozoflarca temsil edilen teklif teorisidir. Bu teori, filozofların varlık tasavvuru çerçevesinde anlam kazanır ve bilhassa Fârâbî tarafından geliştirilen nübüvvet teorisi doğrultusunda ayrıntısı şekillenir. Filozoflar, Tanrı-âlem ilişkisini hiyerarşik bir düzende nedensellik ilkesine göre açıklar. Varlığı zorunlu olan nihaî sebep olarak Tanrı, mevcutlar - [İslam Düşünce Geleneğinde Tabiat Tasavvuru; Bediüzzaman Örneği](https://www.ilimcephesi.com/islam-dusunce-geleneginde-tabiat-tasavvuru-bediuzzaman-ornegi/) - Ayşe Betül Tekin1 Giriş Bilgi felsefesinin temel problemlerinden birisi de bilginin kaynağı ve araçları problemidir. Düşünce tarihinde, bilginin yalnız duyu ve algı aracılığıyla fiziksel dünyadan elde edile­bileceği iddiasından yalnız sezgi yetisiyle doğrudan bilgi sa­hibi olunabileceği iddiasına kadar çeşitli görüşler mevcuttur. Peki, gerçekten bilgi, sadece duyu ve algıyla kavrayabildiği­miz alanla mı sınırlıdır? Fiziksel dünyayı aşan konularda Ayşe Betül Tekin1 Giriş Bilgi felsefesinin temel problemlerinden birisi de bilginin kaynağı ve araçları problemidir. Düşünce tarihinde, bilginin yalnız duyu ve algı aracılığıyla fiziksel dünyadan elde edile­bileceği iddiasından yalnız sezgi yetisiyle doğrudan bilgi sa­hibi olunabileceği iddiasına kadar çeşitli görüşler mevcuttur. Peki, gerçekten bilgi, sadece duyu ve algıyla kavrayabildiği­miz alanla mı sınırlıdır? Fiziksel dünyayı aşan konularda - [''Havva Olmasaydı...'' Hadisi,Kuran'a Aykırı Mı ?](https://www.ilimcephesi.com/havva-olmasaydi-hadisikurana-aykiri-mi/) - Havvâ olmasaydı, kadın kocasına ihanet etmezdi”.(Müslim,Ra’da,63) Hadîsin ne maksatla nakledildiğine dair bilgi yoktur. İlk bakış­ta anlaşılması zor hadîslerden biridir. Bu hadîs şu şekilde tenkide ko­nu olmuştur: Bu âhad rivâyet, mütevâtir bir haber olan kendisinde en ufak bir şüphe bulunmayan Kur’ân’la bağdaşması mümkün değildir. “Derken şeytan onun aklını karıştırıp ‘Ey Âdem! Sana ebedîlik ağacım ve sonu Havvâ olmasaydı, kadın kocasına ihanet etmezdi”.(Müslim,Ra’da,63) Hadîsin ne maksatla nakledildiğine dair bilgi yoktur. İlk bakış­ta anlaşılması zor hadîslerden biridir. Bu hadîs şu şekilde tenkide ko­nu olmuştur: Bu âhad rivâyet, mütevâtir bir haber olan kendisinde en ufak bir şüphe bulunmayan Kur’ân’la bağdaşması mümkün değildir. “Derken şeytan onun aklını karıştırıp ‘Ey Âdem! Sana ebedîlik ağacım ve sonu - [Transhümanizm, Posthümanizm ve İnsan Bilincinin Yeni Kapsamı](https://www.ilimcephesi.com/transhumanizm-posthumanizm-ve-insan-bilincinin-yeni-kapsami/) - Transhumanism, Posthumanism and the New Scope of Human Consciousness Muhammet ÖZDEMİR*,Nevin BAŞARAN** ÖZ Bu çalışmada transhümanizm ve posthümanizm kavramlarının Türk okuru ve araştırmacısı tarafından bütün yönleriyle tanınması ve iki kavramın insan bilincinin yeni kapsamı bakımından analizi amaçlanmaktadır. Çalışma, transhümanizmi kendi literatürüne dayanarak, posthümanizmi de kendi literatürüne dayanarak karşılaştırmalı biçimde inceleyen dünyadaki ilk çalışmalardan biridir. Transhumanism, Posthumanism and the New Scope of Human Consciousness Muhammet ÖZDEMİR*,Nevin BAŞARAN** ÖZ Bu çalışmada transhümanizm ve posthümanizm kavramlarının Türk okuru ve araştırmacısı tarafından bütün yönleriyle tanınması ve iki kavramın insan bilincinin yeni kapsamı bakımından analizi amaçlanmaktadır. Çalışma, transhümanizmi kendi literatürüne dayanarak, posthümanizmi de kendi literatürüne dayanarak karşılaştırmalı biçimde inceleyen dünyadaki ilk çalışmalardan biridir. - [Sosyal Bilimler ve Felsefe Perspektifinden İnsanı Anlamak](https://www.ilimcephesi.com/sosyal-bilimler-ve-felsefe-perspektifinden-insani-anlamak/) - BİR MODEL OLARAK GABRIEL MARCEL FELSEFESİ 1.Dünya Savaşı, onu izleyen soğuk savaş ve bilim ile tekno­loji alanındaki yoğun gelişmelerin ardından, içinde bulunduğumuz yüzyılda yoğunluğu giderek artan fiziksel ve tinsel dejenerasyonun ulaşmış olduğu boyut, insanın dünya içerisindeki yeri ve anlamının yeniden sorgulanması ihtiyacını doğurmuştur. Kendi anlam ve değerini belirlemeye çalışan tek varlık insandır. İnsan, bilinci itibarıyla BİR MODEL OLARAK GABRIEL MARCEL FELSEFESİ 1.Dünya Savaşı, onu izleyen soğuk savaş ve bilim ile tekno­loji alanındaki yoğun gelişmelerin ardından, içinde bulunduğumuz yüzyılda yoğunluğu giderek artan fiziksel ve tinsel dejenerasyonun ulaşmış olduğu boyut, insanın dünya içerisindeki yeri ve anlamının yeniden sorgulanması ihtiyacını doğurmuştur. Kendi anlam ve değerini belirlemeye çalışan tek varlık insandır. İnsan, bilinci itibarıyla - [Gabriel Marcele Göre Modern İnsanın Temel Problemleri:Soyutlama Ruhu ve Ontolojik Anlam Kaybı](https://www.ilimcephesi.com/gabriel-marcele-gore-modern-insanin-temel-problemlerisoyutlama-ruhu-ve-ontolojik-anlam-kaybi/) - Rönesans, yeni bir yaşam duygusunun ve dünya görüşünün oluşmaya başladığı bir dönemdir. Yeni bir yaşam duygusu üzerinde yeni bir insan, din, doğa, devlet ve hukuk düşüncesi gelişmeye baş­lamıştır. Doğa dünyasını, Ortaçağdan tümüyle farklı bir biçimde ele alıp değerlendiren Rönesansın en büyük başarısı, yeni doğa bilimi­nin tüm görkemiyle kendisini göstermeye başlamasıdır. Bu suretle XVI. yüzyılın sonlarına Rönesans, yeni bir yaşam duygusunun ve dünya görüşünün oluşmaya başladığı bir dönemdir. Yeni bir yaşam duygusu üzerinde yeni bir insan, din, doğa, devlet ve hukuk düşüncesi gelişmeye baş­lamıştır. Doğa dünyasını, Ortaçağdan tümüyle farklı bir biçimde ele alıp değerlendiren Rönesansın en büyük başarısı, yeni doğa bilimi­nin tüm görkemiyle kendisini göstermeye başlamasıdır. Bu suretle XVI. yüzyılın sonlarına - [İnsan Doğası](https://www.ilimcephesi.com/insan-dogasi/) - 1.İNSAN DOĞASI Konusu ‘insan’ olan birçok bilim ve sanat dalı vardır: iktisat, tıp, biyoloji, tarih, edebiyat, psikoloji, sosyoloji, antropoloji... As­lına bakılırsa Ay, Güneş, nesneler, her şey insanın emrine veril­miştir; insan bu varlık ve nesnelerden yararlansın diye yaratıl­mıştır. Bu nedenle her bilim dalı, çalışmalarını kolaylaştırmak, daha verimli hâle getirmek için iş bölümü yapmıştır. Antropoloji de bu 1.İNSAN DOĞASI Konusu ‘insan’ olan birçok bilim ve sanat dalı vardır: iktisat, tıp, biyoloji, tarih, edebiyat, psikoloji, sosyoloji, antropoloji... As­lına bakılırsa Ay, Güneş, nesneler, her şey insanın emrine veril­miştir; insan bu varlık ve nesnelerden yararlansın diye yaratıl­mıştır. Bu nedenle her bilim dalı, çalışmalarını kolaylaştırmak, daha verimli hâle getirmek için iş bölümü yapmıştır. Antropoloji de bu - [Varoluşun Merkezini ve Bütünlüğünü Hatırlama Zamanı](https://www.ilimcephesi.com/varolusun-merkezini-ve-butunlugunu-hatirlama-zamani/) - Ömer Türker Bir sinek bir kartalı kaldırdı vurdu yere Yalan değil gerçektir ben de gördüm tozunu Yunus Emre İnsanlığın büyük salgınlarla imtihanı yeni bir vaka değildir. Kadim çağlardan beri toplu ölümlere yol açan ve kapsandı karantinaları gerektiren hastalıklar hep var olagelmiştir. Fakat yaşadığımız çağda ulaşım ve iletişim imkanlarının alabildiğine artması, acıyı da sevinci Ömer Türker Bir sinek bir kartalı kaldırdı vurdu yere Yalan değil gerçektir ben de gördüm tozunu Yunus Emre İnsanlığın büyük salgınlarla imtihanı yeni bir vaka değildir. Kadim çağlardan beri toplu ölümlere yol açan ve kapsandı karantinaları gerektiren hastalıklar hep var olagelmiştir. Fakat yaşadığımız çağda ulaşım ve iletişim imkanlarının alabildiğine artması, acıyı da sevinci - [Klasikten Moderne ve Çağdaş Zamanlara İnsan Tasavvurunun Dönüşümü](https://www.ilimcephesi.com/klasikten-moderne-ve-cagdas-zamanlara-insan-tasavvurunun-donusumu/) - Kasım Küçükalp Giriş Klasik, modern ve çağdaş Batı düşüncesinde insan tasav­vurunun nasıl şekillendiğini anlamak günümüzde karşı karşıya kalınan birçok insani problemin anlaşılması ba­kımından son derece önemli bir mevzu olarak karşımızda durmaktadır. Özellikle birçok düşünürün post ön eki ile düşünceler ürettiği çağımızda insanın nasıl bir konum içerisinde olduğu meselesinin açıklık kazanması insan ta­savvurundaki dönüşüm Kasım Küçükalp Giriş Klasik, modern ve çağdaş Batı düşüncesinde insan tasav­vurunun nasıl şekillendiğini anlamak günümüzde karşı karşıya kalınan birçok insani problemin anlaşılması ba­kımından son derece önemli bir mevzu olarak karşımızda durmaktadır. Özellikle birçok düşünürün post ön eki ile düşünceler ürettiği çağımızda insanın nasıl bir konum içerisinde olduğu meselesinin açıklık kazanması insan ta­savvurundaki dönüşüm - [Varlık ve Ahlâk](https://www.ilimcephesi.com/varlik-ve-ahlak/) - 1.Özneler olarak biz, olup-bitmiş, hazır, duruk bir zâtiyete sahip değiliz hiçbir şekilde. Biz, kendimizi, kend ’oluş suretinde ve dahi varlığı/mızı kat ede ede, tabakadan tabakaya geçerek kazanırız - her dem yeniden ve yeniden yaratılırız, nasıl ki içinde devine-dura ola-geldiğimiz dünya da öyle ise. Dünya-da, bura-da, bu-ara-da bulunuşumuz, bir kitabın raf- ta öylece-durması misalince yer almaz 1.Özneler olarak biz, olup-bitmiş, hazır, duruk bir zâtiyete sahip değiliz hiçbir şekilde. Biz, kendimizi, kend ’oluş suretinde ve dahi varlığı/mızı kat ede ede, tabakadan tabakaya geçerek kazanırız - her dem yeniden ve yeniden yaratılırız, nasıl ki içinde devine-dura ola-geldiğimiz dünya da öyle ise. Dünya-da, bura-da, bu-ara-da bulunuşumuz, bir kitabın raf- ta öylece-durması misalince yer almaz - [Rene Guenon - Doğu ve Batı -Notlarım](https://www.ilimcephesi.com/rene-guenon-dogu-ve-bati-notlarim/) - Cahil adam, en azından, fırsatını bulursa, öğrenme imkanını muhafaza etmektedir; cahilin bakir bir «aklı selimi» vardır ki bu, genellikle yetersiz olduğunun şuurunda olmasıyla birleştiğinde birtakım budalalıklar . yapmasına mâni olur. Buna karşılık, yarım-öğrenimden geçmiş adamın- kafası hemen her zaman bozulmuş olur ; bildiğini sandığı şeyler öyle bir yeterlilik duygusu verir ki ona, ne olursa Cahil adam, en azından, fırsatını bulursa, öğrenme imkanını muhafaza etmektedir; cahilin bakir bir «aklı selimi» vardır ki bu, genellikle yetersiz olduğunun şuurunda olmasıyla birleştiğinde birtakım budalalıklar . yapmasına mâni olur. Buna karşılık, yarım-öğrenimden geçmiş adamın- kafası hemen her zaman bozulmuş olur ; bildiğini sandığı şeyler öyle bir yeterlilik duygusu verir ki ona, ne olursa - [Abdülhak Şinasi Hisar - Kelime Kavgası -Notlarım](https://www.ilimcephesi.com/abdulhak-sinasi-hisar-kelime-kavgasi-notlarim/) - Adamların çoğu okur yazar adam değil ve duyar, anlar değil, sadece yer, içer adam. ----------------------------------------------------------- Her ruhun gizlenen bir şiir köşesi vardır. Bir gün bir iş adamına hesabının doğru olmadığını söylemiştim. Böylelikle, bilmeden, ruhunun san’at damarını tahrik etmiş oldum. Derhal gözlerine aşklı bir mânâ gelerek: “Aman Efendim,” dedi, "Bu hesabın neresi yanlış?” Ve kontrol Adamların çoğu okur yazar adam değil ve duyar, anlar değil, sadece yer, içer adam. ----------------------------------------------------------- Her ruhun gizlenen bir şiir köşesi vardır. Bir gün bir iş adamına hesabının doğru olmadığını söylemiştim. Böylelikle, bilmeden, ruhunun san’at damarını tahrik etmiş oldum. Derhal gözlerine aşklı bir mânâ gelerek: “Aman Efendim,” dedi, "Bu hesabın neresi yanlış?” Ve kontrol - [İyi ve Kötünün Temeli: Akıl mı, İrade mi?](https://www.ilimcephesi.com/iyi-ve-kotunun-temeli-akil-mi-irade-mi/) - Yazar: Asım Cüneyd Köksal* Platon, Euthyphron diyaloğunda Sokrates’e şu soruyu sordurmuştu: “Dine uygun olan şeyi tanrılar, dine uygun olduğu için mi hoş görürler, yoksa bu, tanrılar hoş gördükleri için mi dine uygundur?”1 Soruyu modernize ederek şöyle de sorabiliriz: “Bir eylem iyi ve değerli olduğu için mi Tanrı tarafından emredilmiştir, yoksa o eylem Tanrı onu Yazar: Asım Cüneyd Köksal* Platon, Euthyphron diyaloğunda Sokrates’e şu soruyu sordurmuştu: “Dine uygun olan şeyi tanrılar, dine uygun olduğu için mi hoş görürler, yoksa bu, tanrılar hoş gördükleri için mi dine uygundur?”1 Soruyu modernize ederek şöyle de sorabiliriz: “Bir eylem iyi ve değerli olduğu için mi Tanrı tarafından emredilmiştir, yoksa o eylem Tanrı onu - [Raşit Keskin - Kalbin Leylak Saati -Notlarım](https://www.ilimcephesi.com/rasit-keskin-kalbin-leylak-saati-notlarim/) - Dünyayı, insanı ağaçla ilişkilendiren kadim kültür, insanın içinde de bir ağaç olduğunu hayal etmiş. İçimizde bir gönül ağacı var diyor Mevlânâ. Dünyada esen yel gibi içimizde de yel eser. O yel, gönül ağacının dallarına dokundukça dostlarımızı hatırlarız. Ah mine'l-aşk... Eski evleri ve kahveleri süsleyen “ah mine'l-aşk” levhaları, İbnü'l Arabi tarafından kalbe düşen aşk ateşiyle Dünyayı, insanı ağaçla ilişkilendiren kadim kültür, insanın içinde de bir ağaç olduğunu hayal etmiş. İçimizde bir gönül ağacı var diyor Mevlânâ. Dünyada esen yel gibi içimizde de yel eser. O yel, gönül ağacının dallarına dokundukça dostlarımızı hatırlarız. Ah mine'l-aşk... Eski evleri ve kahveleri süsleyen “ah mine'l-aşk” levhaları, İbnü'l Arabi tarafından kalbe düşen aşk ateşiyle - [Bilgi Kaynağı Olarak Akıl](https://www.ilimcephesi.com/bilgi-kaynaği-olarak-akil/) - 1 (Ebü'l-Muin en-Nesefi) [Ebü'l-Muin Nesefi (ö. 1115), Matüridi gelen-ek-inde en güçlü kelamcılardan biridir. (Onun bu gelen-ek içindeki yeri, İmam Gazali'nin, Eşr'ari gelen-ek-i içinde yeriyle karşılaştırılır.) Ma­türidlliğin sistemleştirilrnesindeki rolü büyük olduğu gibi, kök­lü bir kelam okuluna dönüşmesinde de özel bir yeri vardır. Belli bir anlamda "Matüridi"nin, Matüridllik olarak keşfinde bir dö­ nüm noktasıdır. Bu çeviri, Ebü'l-Muin 1 (Ebü'l-Muin en-Nesefi) [Ebü'l-Muin Nesefi (ö. 1115), Matüridi gelen-ek-inde en güçlü kelamcılardan biridir. (Onun bu gelen-ek içindeki yeri, İmam Gazali'nin, Eşr'ari gelen-ek-i içinde yeriyle karşılaştırılır.) Ma­türidlliğin sistemleştirilrnesindeki rolü büyük olduğu gibi, kök­lü bir kelam okuluna dönüşmesinde de özel bir yeri vardır. Belli bir anlamda "Matüridi"nin, Matüridllik olarak keşfinde bir dö­ nüm noktasıdır. Bu çeviri, Ebü'l-Muin - [Alemin Hudusu ve Yaratıcının Vücubu1](https://www.ilimcephesi.com/alemin-hudusu-ve-yaraticinin-vücubu1/) - (Nureddin es-Sabuni) [Nureddin es-Sabuni (ö.1184) Matüridi gelen-ek-inin sistemleş­mesinde ve yaygınlaşmasına katkısı olan önemli mütefekkirler­den biridir. Sabuni'nin, Fahreddin er-Razi ile yaptığı münazara­lar meşhurdur. Hayrettin Nebi Güdekli, kelam ilminde söz sahibi olan yeni ku­şak akademisyenler arasında yer almaktadır. Kelamın Tümel Bir Disiplin Olarak İnşası adlı oldukça başarılı bir çalışmanın sahibi olan Güdekli, halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde (Nureddin es-Sabuni) [Nureddin es-Sabuni (ö.1184) Matüridi gelen-ek-inin sistemleş­mesinde ve yaygınlaşmasına katkısı olan önemli mütefekkirler­den biridir. Sabuni'nin, Fahreddin er-Razi ile yaptığı münazara­lar meşhurdur. Hayrettin Nebi Güdekli, kelam ilminde söz sahibi olan yeni ku­şak akademisyenler arasında yer almaktadır. Kelamın Tümel Bir Disiplin Olarak İnşası adlı oldukça başarılı bir çalışmanın sahibi olan Güdekli, halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde - [Gaye,Nizam ve Fıtrat Delili](https://www.ilimcephesi.com/gayenizam-ve-fitrat-delili/) - [Te'vilatü'l-Kur'an'dan]1 (İmam Matüridi) •• "(Allah), geceyi gündüzün içine, gündüzü gecenin içine sokar. Güneş'i ve Ay'ı emri altına almıştır. Hepsi belirlenmiş bir zamana kadar akar (yörüngelerinde döner­ler). İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir. Mülk, O'nundur. O'ndan (Allah'tan) başka taptıklarınız, bir kıtmire (hurma çekirdeğinin zarına) bile malik değildir. "2 Gece ve gündüzün, ayın ve güneşin düzenli hareketinde [Te'vilatü'l-Kur'an'dan]1 (İmam Matüridi) •• "(Allah), geceyi gündüzün içine, gündüzü gecenin içine sokar. Güneş'i ve Ay'ı emri altına almıştır. Hepsi belirlenmiş bir zamana kadar akar (yörüngelerinde döner­ler). İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir. Mülk, O'nundur. O'ndan (Allah'tan) başka taptıklarınız, bir kıtmire (hurma çekirdeğinin zarına) bile malik değildir. "2 Gece ve gündüzün, ayın ve güneşin düzenli hareketinde - ["Allah, Mahlukatı Niçin Yarattı?" Sorusu ve Hakim Sıfatı [Kitabü't-Tevhid'den]](https://www.ilimcephesi.com/allah-mahlukati-niçin-yaratti-sorusu-ve-hakim-sifati-kitabüt-tevhidden/) - 1 (İmam Matüridi) [Matüridi'nin), kelam sisteminde hikmet tasavvurunun kurucu bir rolü vardır. Buna göre varlıkların yaratılmasında gözetilen temel ilke salt fayda-zarar, iyi-kötü, güzel-çirkin değil, hikmettir. Hikmet bir yandan Allah'ın, kulları için en uygun olanı yapmak zorunda olduğu anlayışını savunan öğretileri yumuşatırken; di­ğer yandan sorumlu tutulan insanın iradesini elinden alan cebri düşüncelere karşı bir reddiye 1 (İmam Matüridi) [Matüridi'nin), kelam sisteminde hikmet tasavvurunun kurucu bir rolü vardır. Buna göre varlıkların yaratılmasında gözetilen temel ilke salt fayda-zarar, iyi-kötü, güzel-çirkin değil, hikmettir. Hikmet bir yandan Allah'ın, kulları için en uygun olanı yapmak zorunda olduğu anlayışını savunan öğretileri yumuşatırken; di­ğer yandan sorumlu tutulan insanın iradesini elinden alan cebri düşüncelere karşı bir reddiye - [İyilik ve Kötülük Akıl ile Tespit Edilir"1](https://www.ilimcephesi.com/i̇yilik-ve-kötülük-akil-ile-tespit-edilir1/) - (Sadruşşeria es-Sani) [Sadruşşeria es-Sani, Maveraünnehir bölgesi Matüridi-Hanefi alimlerindendir (ö.1346). Her ne kadar Sadruşşeria, İmam Ma turidi'den ismen hiç bahsetmese de, İmam Maturidi ve Maturidi kelamcılarının görüşlerini benimsediği ve kelami meselelerde Ebu Hanife'ye atıflarda bulunduğu için, Sadruşşeria'nın bir Ha­nefi-Maturidi kelamcısı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Sadruşşeria zaman zaman ulemauna (filimlerimiz) ashıibuna (ar­kadaşlarımız), meşayihuna gibi tabirler kullanmaktadır. (1 72) (Sadruşşeria es-Sani) [Sadruşşeria es-Sani, Maveraünnehir bölgesi Matüridi-Hanefi alimlerindendir (ö.1346). Her ne kadar Sadruşşeria, İmam Ma turidi'den ismen hiç bahsetmese de, İmam Maturidi ve Maturidi kelamcılarının görüşlerini benimsediği ve kelami meselelerde Ebu Hanife'ye atıflarda bulunduğu için, Sadruşşeria'nın bir Ha­nefi-Maturidi kelamcısı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Sadruşşeria zaman zaman ulemauna (filimlerimiz) ashıibuna (ar­kadaşlarımız), meşayihuna gibi tabirler kullanmaktadır. (1 72) - [Selefteki(r.a) Dehanın Sebepleri](https://www.ilimcephesi.com/seleftekir-a-dehanin-sebepleri/) - DEHANIN ANLAMI Kişinin bu manayı birtakım ifadeler ile açıklığa getirmesi mümkündür: "Bir insanın; keskin zekaya, sezebilen bir bilgiye, ezbere, amele ve istikrarlı bir gidişata sahip olup, kısa bir zamanda bereketli, faydalı ve verimli eserler ortaya çıkarmasıdır." Nitekim selefin zamanında da vakitler aynı şekilde hesap ediliyordu. Ancak bu saatler günümüze dek gelen olgun meyveler verdiler. DEHANIN ANLAMI Kişinin bu manayı birtakım ifadeler ile açıklığa getirmesi mümkündür: "Bir insanın; keskin zekaya, sezebilen bir bilgiye, ezbere, amele ve istikrarlı bir gidişata sahip olup, kısa bir zamanda bereketli, faydalı ve verimli eserler ortaya çıkarmasıdır." Nitekim selefin zamanında da vakitler aynı şekilde hesap ediliyordu. Ancak bu saatler günümüze dek gelen olgun meyveler verdiler. - [Varlıkların Dereceleri* ve İnsanların Ahiretteki Halleri**](https://www.ilimcephesi.com/varliklarin-dereceleri-ve-insanlarin-ahiretteki-halleri/) - İzz B. Abdisselam v.660 Çev: Ali PEKCAN*** SUNUŞ MÜELLİF HAKKINDA Kaynaklarda Muhammed Izzüddîn Abdülazîz b. Abdisselâm b. Ebi'l-Kâsım es-Sülemî ed-Dımeşkî eş-Şâfiî olarak yer alan müellif, 'Âlimlerin sultânı' lakabıyla tanınmış olup, H. 577 (M. 1181) yılında Dımeşk'te doğmuştur. Temel İslâm Bi-limlerinin her dalında çok iyi eğitim almış, bunun bir yansıması olarak kıymetli eserler vücûda getirmiştir. Hocaları İzz B. Abdisselam v.660 Çev: Ali PEKCAN*** SUNUŞ MÜELLİF HAKKINDA Kaynaklarda Muhammed Izzüddîn Abdülazîz b. Abdisselâm b. Ebi'l-Kâsım es-Sülemî ed-Dımeşkî eş-Şâfiî olarak yer alan müellif, 'Âlimlerin sultânı' lakabıyla tanınmış olup, H. 577 (M. 1181) yılında Dımeşk'te doğmuştur. Temel İslâm Bi-limlerinin her dalında çok iyi eğitim almış, bunun bir yansıması olarak kıymetli eserler vücûda getirmiştir. Hocaları - [Modern Görsel Kültür Bağlamında Medyatik Din Olgusu](https://www.ilimcephesi.com/modern-gorsel-kultur-baglaminda-medyatik-din-olgusu/) - Metin Eken Giriş Görsel kültür çalışmaları, özellikle içinde bulunduğumuz yüz yılın son çeyreğinde, sanat araştırmaları, medya çalışmaları, sosyoloji, kültürel çalışmalar, sinema araştırmaları gibi alanlarda sıklıkla kendisine müracaat edilen bir sorgulama alanı olarak belirgin bir konum kazanmıştır. Bu süreçte, "Görsel Kültür Çalışmaları" adıyla kitaplar basılmış, muhtelif akademik yayınlarla birlikte, aynı başlığı taşıyan pek çok akademik Metin Eken Giriş Görsel kültür çalışmaları, özellikle içinde bulunduğumuz yüz yılın son çeyreğinde, sanat araştırmaları, medya çalışmaları, sosyoloji, kültürel çalışmalar, sinema araştırmaları gibi alanlarda sıklıkla kendisine müracaat edilen bir sorgulama alanı olarak belirgin bir konum kazanmıştır. Bu süreçte, "Görsel Kültür Çalışmaları" adıyla kitaplar basılmış, muhtelif akademik yayınlarla birlikte, aynı başlığı taşıyan pek çok akademik - [Küreselleşme ve Kültür](https://www.ilimcephesi.com/kuresellesme-ve-kultur/) - Dünya egemenlik ilişkilerinin Batı lehinde şekillenmeye baş­lamasıyla birlikte Batı’nın dünya üzerinde kurmak istediği sistem küresel nitelikteydi. Başlangıçta dünyanın modernleştirilmesi teorisi üzerine kurgulanan söz konusu sistem, günümüzde dün­yaya Amerika'nın hedefleri doğrultusunda belirli bir biçim verme ve dünyayı bir düzene kavuşturma düşüncesiyle şekillenmekte­dir. Modernleşme sürecinde Batı Avrupa'nın oluşturduğu politi­kalarla Avrupa kültürünün etkinliği belirleyici idi. Küreselleşme sürecinde ise Dünya egemenlik ilişkilerinin Batı lehinde şekillenmeye baş­lamasıyla birlikte Batı’nın dünya üzerinde kurmak istediği sistem küresel nitelikteydi. Başlangıçta dünyanın modernleştirilmesi teorisi üzerine kurgulanan söz konusu sistem, günümüzde dün­yaya Amerika'nın hedefleri doğrultusunda belirli bir biçim verme ve dünyayı bir düzene kavuşturma düşüncesiyle şekillenmekte­dir. Modernleşme sürecinde Batı Avrupa'nın oluşturduğu politi­kalarla Avrupa kültürünün etkinliği belirleyici idi. Küreselleşme sürecinde ise - [Gündelik Hayat ve Bilgi Gerçekliğinin Sosyolojik Analizi](https://www.ilimcephesi.com/gundelik-hayat-ve-bilgi-gercekliginin-sosyolojik-analizi/) - MEVLÜT YILMAZ[1] Giriş Gerçeklik, toplumsal açıdan oluşturulması noktasında gün­delik hayat ve bilgi konularına önemli göndermelerde bulun­maktadır. Gerçekliğin sosyal bir kurulum ürünü olduğunu gündelik hayatta gözlemlemek mümkündür. Gündelik ola­nın sosyolojik içeriği çerçevesinde toplumların analizi ve top­lumdan topluma farklılaşan sosyo-kültürel, ekonomik, siya­sal durumların incelenmesi noktalarında gündelik hayat ve bilgi, gerçekliği belirleyici faktörler olarak değerlendirilebilir. Gündelik hayat ve MEVLÜT YILMAZ[1] Giriş Gerçeklik, toplumsal açıdan oluşturulması noktasında gün­delik hayat ve bilgi konularına önemli göndermelerde bulun­maktadır. Gerçekliğin sosyal bir kurulum ürünü olduğunu gündelik hayatta gözlemlemek mümkündür. Gündelik ola­nın sosyolojik içeriği çerçevesinde toplumların analizi ve top­lumdan topluma farklılaşan sosyo-kültürel, ekonomik, siya­sal durumların incelenmesi noktalarında gündelik hayat ve bilgi, gerçekliği belirleyici faktörler olarak değerlendirilebilir. Gündelik hayat ve - [Batı Nihilist Ahlakının Müslüman Ailesine Taşınması: -Kadın Söylemi- Postmodernite](https://www.ilimcephesi.com/bati-nihilist-ahlakinin-musluman-ailesine-tasinmasi-kadin-soylemi-postmodernite/) - Bir önceki bölümde ifade edildiği üzere modern kelimesinin özünde değişime vurgu vardır. Ancak moderniteyi sadece değişim olarak algılamak yanıltıcıdır. Çünkü modernitenin ana felsefesini aklın egemenliği ve dinî olanın reddi oluşturmaktadır. Değişim ise insanın ve bu dünyanın asıl görüntüsüdür.[166] Bu bölümde modernite veya postmodernite sayılan durumlar üzerinde, Kur’ân-ı Kerimden bazı âyetlere işaretle durulacaktır. Hevâ ve Heveslerin Bir önceki bölümde ifade edildiği üzere modern kelimesinin özünde değişime vurgu vardır. Ancak moderniteyi sadece değişim olarak algılamak yanıltıcıdır. Çünkü modernitenin ana felsefesini aklın egemenliği ve dinî olanın reddi oluşturmaktadır. Değişim ise insanın ve bu dünyanın asıl görüntüsüdür.[166] Bu bölümde modernite veya postmodernite sayılan durumlar üzerinde, Kur’ân-ı Kerimden bazı âyetlere işaretle durulacaktır. Hevâ ve Heveslerin - [Hamdi Yazır'ın Sosyal Felsefesi'ne Giriş.](https://www.ilimcephesi.com/hamdi-yazirin-sosyal-felsefesine-giris/) - Tahsin GÖRGÜN “Zira vücudda ruh ile cismin derin bir ihtilafa vardır. Ya bir tezahûr-i cismâni ifade edemeyen ruhaniyetin hiçbir hükmü yoktur. Ruhun en büyük şiarı vahdet olduğu ve aynı zamanda her kalp ü vicdanın ruhanî duygusu sırf kendine ait bulunduğu için cismâni bir tezahürde bir- leşmeyen ruhlar arasında bir rabita-i vahdet tezahür edemez ve bi­naenaleyh Tahsin GÖRGÜN “Zira vücudda ruh ile cismin derin bir ihtilafa vardır. Ya bir tezahûr-i cismâni ifade edemeyen ruhaniyetin hiçbir hükmü yoktur. Ruhun en büyük şiarı vahdet olduğu ve aynı zamanda her kalp ü vicdanın ruhanî duygusu sırf kendine ait bulunduğu için cismâni bir tezahürde bir- leşmeyen ruhlar arasında bir rabita-i vahdet tezahür edemez ve bi­naenaleyh - [Bir Filozof Müfessir M.Hamdi Yazır](https://www.ilimcephesi.com/bir-filozof-mufessir-m-hamdi-yazir/) - Prof. Dr. Süleyman Hayri BOLAY Elmalılı Hamdi Yazır Kimdir? M. Yazır, 1294 senesinde Antalya’nın Elmalık kazasında doğmuştur. Anası Fatma Hanım, babası Gölhisar’ın Yazır köyünden Numan Efendi'dir. Hamdi Efendi ilkmektebi ve Rüştiye’yi Elmalı’da bitirmiş; 1310 senesinde İstanbul’a gelmiş ve devrin tanınmış âlimlerinden olan Kayserili Hamdi Efendi'den ve diğer tanınmış bazı hocalardan dersler görmüş, 1324 senesinde Ba- Prof. Dr. Süleyman Hayri BOLAY Elmalılı Hamdi Yazır Kimdir? M. Yazır, 1294 senesinde Antalya’nın Elmalık kazasında doğmuştur. Anası Fatma Hanım, babası Gölhisar’ın Yazır köyünden Numan Efendi'dir. Hamdi Efendi ilkmektebi ve Rüştiye’yi Elmalı’da bitirmiş; 1310 senesinde İstanbul’a gelmiş ve devrin tanınmış âlimlerinden olan Kayserili Hamdi Efendi'den ve diğer tanınmış bazı hocalardan dersler görmüş, 1324 senesinde Ba- - [Felsefe Herhangi Bir Ferdin Hayatını Tanzim Edebilir mi?](https://www.ilimcephesi.com/felsefe-herhangi-bir-ferdin-hayatini-tanzim-edebilir-mi/) - SÜLEYMAN HAYRI BOLAY PROF DR. Felsefe fert olarak herhangi bir kimseye hayatı boyunca ne verebilir, ne kazandırabilir? Verdikleriyle ferdin hayatını ayrıntılı bir şekilde tanzim edebilir mi? Hayat nedir? Kişilerin hayatları­nın tanziminde geçerli ilkeler ve kurallar var mıdır? Eğer felsefe, hayatta kişilere birtakım özellikler kazandırabilirse bunlar her kişi için geçerli olur mu? Bu ve benzer sorulara SÜLEYMAN HAYRI BOLAY PROF DR. Felsefe fert olarak herhangi bir kimseye hayatı boyunca ne verebilir, ne kazandırabilir? Verdikleriyle ferdin hayatını ayrıntılı bir şekilde tanzim edebilir mi? Hayat nedir? Kişilerin hayatları­nın tanziminde geçerli ilkeler ve kurallar var mıdır? Eğer felsefe, hayatta kişilere birtakım özellikler kazandırabilirse bunlar her kişi için geçerli olur mu? Bu ve benzer sorulara - [Hayatın Ontolojik ve Etik Anlamı Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/hayatin-ontolojik-ve-etik-anlami-uzerine/) - FULYA BAYRAKTAR VRP DOÇ.DR., GAZİ Ü. GAZİ EĞİTİM E FELSEFE GR. EĞT. ABD İnsanın kendisini çevreleyen varoluşla kurduğu ilişki, ben-sen pinelinde kurulmadıkça ya yıkıcı ve (hiçleştiricidir) ya da ‘ben’i mutlaklaştırıcıdır. ‘Ben’in hiçleştirilmesi ne denli olumsuz ise mut-laklaştırılması da o denli olumsuzdur. Başka olanı, ötekini göz ardı eden bir varoluş biçimi, şiddetin, öldürmenin ve yok etmenin FULYA BAYRAKTAR VRP DOÇ.DR., GAZİ Ü. GAZİ EĞİTİM E FELSEFE GR. EĞT. ABD İnsanın kendisini çevreleyen varoluşla kurduğu ilişki, ben-sen pinelinde kurulmadıkça ya yıkıcı ve (hiçleştiricidir) ya da ‘ben’i mutlaklaştırıcıdır. ‘Ben’in hiçleştirilmesi ne denli olumsuz ise mut-laklaştırılması da o denli olumsuzdur. Başka olanı, ötekini göz ardı eden bir varoluş biçimi, şiddetin, öldürmenin ve yok etmenin - [Ateist Felsefe ve Hayat (Bilgi ve Ahlak)](https://www.ilimcephesi.com/ateist-felsefe-ve-hayat-bilgi-ve-ahlak/) - Yrd.Doç.Dr.Ahmet Kavlak Yerleşik inançlara başvurmaksızın, insan ve evren için yeni açıklamalar yapılabileceğinin keşfedilmesiyle doğan felsefe, bir itiraz ayrıca reddetme anlamı taşır. Yerleşik inancın insan ve ev­renle ilgili yaptığı açıklamalarının bir kenara bırakılıp aslında tam olarak felsefi anlamda bilgi denilebilecek ne kadar sermayemiz olduğunu keşfetmeye yönelik olan ve Thales ile başlayan Yunan Felsefesi, Thales’in düşünce Yrd.Doç.Dr.Ahmet Kavlak Yerleşik inançlara başvurmaksızın, insan ve evren için yeni açıklamalar yapılabileceğinin keşfedilmesiyle doğan felsefe, bir itiraz ayrıca reddetme anlamı taşır. Yerleşik inancın insan ve ev­renle ilgili yaptığı açıklamalarının bir kenara bırakılıp aslında tam olarak felsefi anlamda bilgi denilebilecek ne kadar sermayemiz olduğunu keşfetmeye yönelik olan ve Thales ile başlayan Yunan Felsefesi, Thales’in düşünce - [Tüketici Ayartma ya da Yoksullaşarak Tüketme](https://www.ilimcephesi.com/tuketici-ayartma-ya-da-yoksullasarak-tuketme/) - Yrd.Doç.Musa Öztürk Giriş Modernliğin dünyasında tesadüflere yer yoktur. Her şeyin rasyonalite dahilinde belli bir izahı vardır. Bauman, Tanrının öldürüldüğü yetim bir dünyaya gözlerini açmış olsa da Tanrısız bir dünyanın nasıl bir “yere” benzediği konusunda uzun yıllar kafa yorduktan sonra onu geri çağıran düşüncenin yıldızının parladığı bir dönemde sahneye çıkmıştır. Bauman, modernliğin sonuçlarını çok geniş Yrd.Doç.Musa Öztürk Giriş Modernliğin dünyasında tesadüflere yer yoktur. Her şeyin rasyonalite dahilinde belli bir izahı vardır. Bauman, Tanrının öldürüldüğü yetim bir dünyaya gözlerini açmış olsa da Tanrısız bir dünyanın nasıl bir “yere” benzediği konusunda uzun yıllar kafa yorduktan sonra onu geri çağıran düşüncenin yıldızının parladığı bir dönemde sahneye çıkmıştır. Bauman, modernliğin sonuçlarını çok geniş - [Teknoloji ile Gelen Modern Hayat ve Öncesi](https://www.ilimcephesi.com/teknoloji-ile-gelen-modern-hayat-ve-oncesi/) - Bilim ve teknoloji 20. yüzyılın ortalarına kadar bir fatih edasıyla toplum hayatında yer etti. Modern bilimin doğduğu 17. yüzyıldan 20. yüzyılın ortalarına kadar dünya ölçüsünde eskiye galebe çalan bir yeniden sözedilebiliyordu. Fakat modern hayat katettiği her merhalede insan hayatını öylesine değişikliğe uğrattı ki bilim ve teknolojinin güdümüne girmeden yaşanılan zamanlar hatırlanamıyacak kadar geride kaldı ve Bilim ve teknoloji 20. yüzyılın ortalarına kadar bir fatih edasıyla toplum hayatında yer etti. Modern bilimin doğduğu 17. yüzyıldan 20. yüzyılın ortalarına kadar dünya ölçüsünde eskiye galebe çalan bir yeniden sözedilebiliyordu. Fakat modern hayat katettiği her merhalede insan hayatını öylesine değişikliğe uğrattı ki bilim ve teknolojinin güdümüne girmeden yaşanılan zamanlar hatırlanamıyacak kadar geride kaldı ve - [Tek Gerçeklik, Yeni İdeoloji](https://www.ilimcephesi.com/tek-gerceklik-yeni-ideoloji/) - François Brütte ile söyleşi François Brütte uzun zamandan beri reklam sistemini inceliyor. Bir başvuru kitabı hâline gelen “Onaylı mutluluk”un yazarı olarak “İdeoloji üzerine, bugün'de'1 reklam olgusunun neden totaliter olduğunu ve “kaçınılmaz gerçekçilik”olarak adlandırdığı bir düşünce sistemi içerinde yer aldığım açıklıyor. Soru- Kitabınıza neden İdeoloji üzerine adını verdiniz? Cevap - Niyetim, futbol, radyo veya televizyon gibi François Brütte ile söyleşi François Brütte uzun zamandan beri reklam sistemini inceliyor. Bir başvuru kitabı hâline gelen “Onaylı mutluluk”un yazarı olarak “İdeoloji üzerine, bugün'de'1 reklam olgusunun neden totaliter olduğunu ve “kaçınılmaz gerçekçilik”olarak adlandırdığı bir düşünce sistemi içerinde yer aldığım açıklıyor. Soru- Kitabınıza neden İdeoloji üzerine adını verdiniz? Cevap - Niyetim, futbol, radyo veya televizyon gibi - [Post Seküler Din Halleri: Dinin Dijitalleşmesi](https://www.ilimcephesi.com/post-sekuler-din-halleri-dinin-dijitallesmesi/) - Faruk Karaarslan Giriş İnsanoğlunun kutsal ile olan ilişkisi her daim üzerinde durul maya değer bir konu olarak görülmüştür. En temelde felsefe olmak üzere sosyal bilimlerin tüm alanları, insanın kutsalla ilişkisini anla maya çalışmıştır. Bu çabaların neticesinde her alanın kendi sınırları içinde belirli tartışma öbekleri oluşmuştur. Örneğin antropoloji kutsalın kültürde ve ritüellerdeki görünümlerine odaklanırken, sosyoloji Faruk Karaarslan Giriş İnsanoğlunun kutsal ile olan ilişkisi her daim üzerinde durul maya değer bir konu olarak görülmüştür. En temelde felsefe olmak üzere sosyal bilimlerin tüm alanları, insanın kutsalla ilişkisini anla maya çalışmıştır. Bu çabaların neticesinde her alanın kendi sınırları içinde belirli tartışma öbekleri oluşmuştur. Örneğin antropoloji kutsalın kültürde ve ritüellerdeki görünümlerine odaklanırken, sosyoloji - [Elmalılı Hamdi Yazır'ın Metalib ve Mezahib'e Yazmış Olduğu Dibacesi'nden Notlar](https://www.ilimcephesi.com/elmalili-hamdi-yazirin-metalib-ve-mezahibe-yazmis-oldugu-dibacesinden-notlar/) - Ey ezelî hikmet sâhibi! Şu, cisimlere aid olaylardan çekim, manevî olaylarda da ruh denilen iki kavuşma başlangıcı olmasa idi, bu yıldızlar ve bu düenden oluşanlar nasıl bulunacaktı? Fikirler ve akıllar nasıl tutunacaktı? Atom tasavvurunun çıktığı o olaylar noktalarından, matematiğin adetleri ve boyutları, fiziğin mekanik büyük eserleri, kimyanın atom unsurları, hayatın uzvî hücreleri, tabiat tarihinin Ey ezelî hikmet sâhibi! Şu, cisimlere aid olaylardan çekim, manevî olaylarda da ruh denilen iki kavuşma başlangıcı olmasa idi, bu yıldızlar ve bu düenden oluşanlar nasıl bulunacaktı? Fikirler ve akıllar nasıl tutunacaktı? Atom tasavvurunun çıktığı o olaylar noktalarından, matematiğin adetleri ve boyutları, fiziğin mekanik büyük eserleri, kimyanın atom unsurları, hayatın uzvî hücreleri, tabiat tarihinin - [Bestekar ve Şair Sultanlar](https://www.ilimcephesi.com/bestekar-ve-sair-sultanlar/) - Yazar: M. Hakan Alvan Osmanlı padişahları şehzadeliklerinden itibaren hayatlarının her döneminde; özellikle şiir ve musikiyi daima baş tacı ettiler. Bu nedenle Osmanlı padişahlarının hemen hepsinin başarılı birer şair veya musikişinas olmasına şaşmamalıdır. Dîvân’ı olup olmadığı meçhulse de şair Osmanlı padişahlarının ilki Sultan II. Murad (v. 1451) diye bilinir. Şiirlerinde Murâdî mahlasını kullanmıştır. Klasik Türk şiiri Yazar: M. Hakan Alvan Osmanlı padişahları şehzadeliklerinden itibaren hayatlarının her döneminde; özellikle şiir ve musikiyi daima baş tacı ettiler. Bu nedenle Osmanlı padişahlarının hemen hepsinin başarılı birer şair veya musikişinas olmasına şaşmamalıdır. Dîvân’ı olup olmadığı meçhulse de şair Osmanlı padişahlarının ilki Sultan II. Murad (v. 1451) diye bilinir. Şiirlerinde Murâdî mahlasını kullanmıştır. Klasik Türk şiiri - [Nihilizmin Panzehiri:Teslimiyet](https://www.ilimcephesi.com/nihilizmin-panzehiriteslimiyet/) - Yazar: Hüseyin Etil Girizgâh: Edebiyat alanında yaşanan gelişmeleri her zaman ciddiye almalıyız. Çünkü edebiyat olayları politik ve toplumsal olayların ön habercisi olma işlevi görmektedir. Şairler ve romancılar sahip oldukları güçlü sezgileri sayesinde toplumsal alandaki en ufak hareketlenmeleri bütün bedenleriyle duyumsayarak yüreklerinde hissederler. Bu hislerini ise ancak edebî biçimler altında topluma iletirler. Böylelikle hissettikleri duyguların Yazar: Hüseyin Etil Girizgâh: Edebiyat alanında yaşanan gelişmeleri her zaman ciddiye almalıyız. Çünkü edebiyat olayları politik ve toplumsal olayların ön habercisi olma işlevi görmektedir. Şairler ve romancılar sahip oldukları güçlü sezgileri sayesinde toplumsal alandaki en ufak hareketlenmeleri bütün bedenleriyle duyumsayarak yüreklerinde hissederler. Bu hislerini ise ancak edebî biçimler altında topluma iletirler. Böylelikle hissettikleri duyguların - [Terimsiz ve Yöntemsiz Düşünme](https://www.ilimcephesi.com/terimsiz-ve-yontemsiz-dusunme/) - İster hoşlanılsın ister hoşlanılmasın, bilgi, herkese açık, ancak belirli bir eğitim sürecini başarmış insanların elde edebileceği bir şeydir. İnsanlar içerisinde doğdukları toplumun eşyayla temas kurma tarzını eğitim/terbiye yoluyla, eşyanın bilgisini ise talim/öğretim yoluyla kazanır; davranışta ehlîleşme yanında bilgide de bir ehlîleşme süreci yaşarlar. Elbette herkes günlük tecrübe içerisinde bakkal hesabı yapacak kadar aritmetik bilir; İster hoşlanılsın ister hoşlanılmasın, bilgi, herkese açık, ancak belirli bir eğitim sürecini başarmış insanların elde edebileceği bir şeydir. İnsanlar içerisinde doğdukları toplumun eşyayla temas kurma tarzını eğitim/terbiye yoluyla, eşyanın bilgisini ise talim/öğretim yoluyla kazanır; davranışta ehlîleşme yanında bilgide de bir ehlîleşme süreci yaşarlar. Elbette herkes günlük tecrübe içerisinde bakkal hesabı yapacak kadar aritmetik bilir; - [Modernite'nin İndirgemeci İnsan Tasavvuru](https://www.ilimcephesi.com/modernitenin-indirgemeci-insan-tasavvuru/) - ... Tarih boyunca insana saadetini sağlamak iddiasında bulunan her yanıtın en çok zorlandığı, idealler/fikirler ile gerçekliğin en çok çatıştığı alan, hiç şüphesiz kişinin inancını/görüşünü korumadır. Çünkü ister beşerî, ister dinî her inanç ve görüş varoluşunu, büyük oranda, bir başkasının varlığını ortadan kaldırmakta görmüştür. Yanıtın –ilkece- hem kendi benimseyenlerinin, hem de katılmayanlarının inanç ve görüşlerini koruması, ... Tarih boyunca insana saadetini sağlamak iddiasında bulunan her yanıtın en çok zorlandığı, idealler/fikirler ile gerçekliğin en çok çatıştığı alan, hiç şüphesiz kişinin inancını/görüşünü korumadır. Çünkü ister beşerî, ister dinî her inanç ve görüş varoluşunu, büyük oranda, bir başkasının varlığını ortadan kaldırmakta görmüştür. Yanıtın –ilkece- hem kendi benimseyenlerinin, hem de katılmayanlarının inanç ve görüşlerini koruması, - [Risale-i Nur'da İlm-i Kaideler](https://www.ilimcephesi.com/risale-i-nurda-ilm-i-kaideler/) - Bir şey tamamıyla elde edilemediği takdirde o şeyi tamamıyla terketmek caiz değildir.” (İşarat-ül İ’caz 9) ***** İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır. Şöyle müsellemattandır ki: Hendese gibi bir san'atta mahir olan zât, tıb gibi başka san'atta âmi ve tufeylî ve dahîl olabilir. Muhakemat - 28 ***** Malûmdur ki, şerr-i kalil için hayr-ı kesîr Bir şey tamamıyla elde edilemediği takdirde o şeyi tamamıyla terketmek caiz değildir.” (İşarat-ül İ’caz 9) ***** İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır. Şöyle müsellemattandır ki: Hendese gibi bir san'atta mahir olan zât, tıb gibi başka san'atta âmi ve tufeylî ve dahîl olabilir. Muhakemat - 28 ***** Malûmdur ki, şerr-i kalil için hayr-ı kesîr - [Emperyalist Epistemolojik Tasavvur](https://www.ilimcephesi.com/emperyalist-epistemolojik-tasavvur/) - 1 Tarihsel bir pratik olarak emperyalizmin Batı medeniyetinden ve Batı'nın evren anlayışından bir sapma olduğu iddia edilir. Yani kendi sorunlarını dünyanın geri kalanına ihraç eden ve diğer uluslar üzerinde hegemonya kuran emperyalist çözümün, yönetim felsefesi olarak demokrasiyi, ekonomik dü­zen olarak laissez-faire'yi ve evrensel felsefe olarak rasyonalizm ve hümanizmi benimsemiş Avrupa'nın liberal, hümanist ve aydınlanmış bir 1 Tarihsel bir pratik olarak emperyalizmin Batı medeniyetinden ve Batı'nın evren anlayışından bir sapma olduğu iddia edilir. Yani kendi sorunlarını dünyanın geri kalanına ihraç eden ve diğer uluslar üzerinde hegemonya kuran emperyalist çözümün, yönetim felsefesi olarak demokrasiyi, ekonomik dü­zen olarak laissez-faire'yi ve evrensel felsefe olarak rasyonalizm ve hümanizmi benimsemiş Avrupa'nın liberal, hümanist ve aydınlanmış bir - [Kalemin Göstergesi, Göstergenin Oyunu - Modernite, İçkinlik ve Yapısöküm](https://www.ilimcephesi.com/kalemin-gostergesi-gostergenin-oyunu-modernite-ickinlik-ve-yapisokum/) - İslam'm Tevhid paradigmasına göre Tanrı, dün­yayı -hem insanlığı hem de doğayı- yok iken var ettikten sonra, ne ikisinden birine yerleşti ne de on­ları tamamen terk etti. Tanrı dünyayı önemsemek- te, ancak Yaratan'ı yaratılandan ayıran bir mesafe bırakmaktadır. Bu, diğer birçok düalitede (örneğin, beden-ruh, erkek-dişi) yankılanan temel bir insanlık-doğa düalitesi ile sonuçlanmıştır. İnsanlığın var­lığı bu mesafenin İslam'm Tevhid paradigmasına göre Tanrı, dün­yayı -hem insanlığı hem de doğayı- yok iken var ettikten sonra, ne ikisinden birine yerleşti ne de on­ları tamamen terk etti. Tanrı dünyayı önemsemek- te, ancak Yaratan'ı yaratılandan ayıran bir mesafe bırakmaktadır. Bu, diğer birçok düalitede (örneğin, beden-ruh, erkek-dişi) yankılanan temel bir insanlık-doğa düalitesi ile sonuçlanmıştır. İnsanlığın var­lığı bu mesafenin - [Modern Bilincin Anlamlandırma Süreci Olarak Cumhuriyet Dönemi](https://www.ilimcephesi.com/modern-bilincin-anlamlandirma-sureci-olarak-cumhuriyet-donemi/) - Modern Bilincin Temeli Olarak Seçkinci ve Tasarımcı Yaklaşım Aydınlanmanın keşfettiği önemli noktalardan biri, bireyin ve toplumun kiliseden bağımsız olarak şekillendirilebileceği düşüncesidir. Örneğin Rousseau, Voltaire, Diderot, Helveti- us, Condorcet gibi düşünürler eğitim ile iyi yurttaşlar yetiştirilebileceğine inanıyorlardı. Aydınlanmada etkin olan bu tasarımcı düşüncede insana ait fenomenlerin uzmanlaşmış kişilerin bilinçli tasarımı ile özenilecek bir yapıya kavuşturu­labileceği, yapay Modern Bilincin Temeli Olarak Seçkinci ve Tasarımcı Yaklaşım Aydınlanmanın keşfettiği önemli noktalardan biri, bireyin ve toplumun kiliseden bağımsız olarak şekillendirilebileceği düşüncesidir. Örneğin Rousseau, Voltaire, Diderot, Helveti- us, Condorcet gibi düşünürler eğitim ile iyi yurttaşlar yetiştirilebileceğine inanıyorlardı. Aydınlanmada etkin olan bu tasarımcı düşüncede insana ait fenomenlerin uzmanlaşmış kişilerin bilinçli tasarımı ile özenilecek bir yapıya kavuşturu­labileceği, yapay - [Ahmed Güner Sayar - A.Süheyl Ünver’le Sohbetler (7. XII. 1968 - 25. XII. 1985) -Notlar](https://www.ilimcephesi.com/ahmed-guner-sayar-a-suheyl-unverle-sohbetler-7-xii-1968-25-xii-1985-notlar/) - Kimse vazifesini tam yapmıyor.Kimse, bu yüzden bahtiyar olamıyor. Sayfa 165 Zengin deniyor amma, serveti kendinden değil. Sayfa 70 Amiş Efendi'den dedemin kaydettiği bir diğer sözünü bana yazdırdı, kendisi de yazdı: “Olan olmuş, olacak da olmuştur. Olacak bir şey yoktur.” Sonra, bu sözün altına dedemin düştüğü notu okudu: “Amiş Efendi, 20 Şaban 1338 (9 Mayıs 1920'de Kimse vazifesini tam yapmıyor.Kimse, bu yüzden bahtiyar olamıyor. Sayfa 165 Zengin deniyor amma, serveti kendinden değil. Sayfa 70 Amiş Efendi'den dedemin kaydettiği bir diğer sözünü bana yazdırdı, kendisi de yazdı: “Olan olmuş, olacak da olmuştur. Olacak bir şey yoktur.” Sonra, bu sözün altına dedemin düştüğü notu okudu: “Amiş Efendi, 20 Şaban 1338 (9 Mayıs 1920'de - [Türk Hukukunun Laikleşme Sürecinde Lozan'ın Oynadığı Rol(ü)](https://www.ilimcephesi.com/turk-hukukunun-laiklesme-surecinde-lozanin-oynadigi-rolu/) - M. AKiF AYDIN PROF.DR., M.Ü. HUKUK FAKÜLTESi, iSTANBUL Genel hatları itibariyle İslam hukukunun altı asırlık bir uygulamasından ibaret olan Osmanlı hukuku, Tanzimat dönemine kadar bünyesinde esasa ilişkin önemli bir değişiklik geçirmemiştir. Bu hukukta köklü değişiklikler Tanzimat dönemiyle başlar. Bu değişikliklerde, sınai, ticari, sosyal ve kültürel ha yattaki gelişmelerin ve değişikliklerin rolü olduğu kadar, Batı M. AKiF AYDIN PROF.DR., M.Ü. HUKUK FAKÜLTESi, iSTANBUL Genel hatları itibariyle İslam hukukunun altı asırlık bir uygulamasından ibaret olan Osmanlı hukuku, Tanzimat dönemine kadar bünyesinde esasa ilişkin önemli bir değişiklik geçirmemiştir. Bu hukukta köklü değişiklikler Tanzimat dönemiyle başlar. Bu değişikliklerde, sınai, ticari, sosyal ve kültürel ha yattaki gelişmelerin ve değişikliklerin rolü olduğu kadar, Batı - [Kelam Geleneğinde Akıl: İslamın İlk Bilimsel Aklı](https://www.ilimcephesi.com/kelam-geleneginde-akil-islamin-ilk-bilimsel-akli/) - Bir önceki yazıda belirtildiği üzere hicri birinci yüzyılın ikinci yarısında başlayıp İslam'ın bütün dönemlerinde şu veya bu şekilde devam eden teorik tartışmalar, ikinci yüzyılın başlarından itibaren kelam ekolünün oluşumunu sağladı. Başlangıçta daha ziyade insan fiilleri ve teşbih ifade eden nasların yorumuna yoğunlaşan tartışmalar, yavaş yavaş kuşatıcı bir alem tasavvuruna doğru evrildi ve nihayet hicri ikinci Bir önceki yazıda belirtildiği üzere hicri birinci yüzyılın ikinci yarısında başlayıp İslam'ın bütün dönemlerinde şu veya bu şekilde devam eden teorik tartışmalar, ikinci yüzyılın başlarından itibaren kelam ekolünün oluşumunu sağladı. Başlangıçta daha ziyade insan fiilleri ve teşbih ifade eden nasların yorumuna yoğunlaşan tartışmalar, yavaş yavaş kuşatıcı bir alem tasavvuruna doğru evrildi ve nihayet hicri ikinci - [Sosyoloji ve Beden](https://www.ilimcephesi.com/sosyoloji-ve-beden/) - -Namevcut Bedenler Çağdaş sosyoloji, insan varlığının en açık olgusu hakkında az şey söylemiştir, yani insanlar bir bedene sahiptir ve bir ölçüde bedendir. Burada, sosyolojik araştırmanın özünde analitik bir boşluk yaratan insanın maddi varlığına dair teorik bir dar görüşlülük vardır. Doğum, yaşlanma ve ölüm oranı gibi kolektif fenomenler, tarihsel ve matematiksel demografinin akademik tekeli haline geldi -Namevcut Bedenler Çağdaş sosyoloji, insan varlığının en açık olgusu hakkında az şey söylemiştir, yani insanlar bir bedene sahiptir ve bir ölçüde bedendir. Burada, sosyolojik araştırmanın özünde analitik bir boşluk yaratan insanın maddi varlığına dair teorik bir dar görüşlülük vardır. Doğum, yaşlanma ve ölüm oranı gibi kolektif fenomenler, tarihsel ve matematiksel demografinin akademik tekeli haline geldi - [Üst Orta Sınıf ve Yüksek Kültür](https://www.ilimcephesi.com/ust-orta-sinif-ve-yuksek-kultur/) - Anlam arayışının belli bir başarıyla sürdürüldüğü dört temel modern yaşam alanını gözden geçirmiş bulunuyoruz. Bu inceleme esnasında, mahiyetleri ayrıntılı olarak ele alınmamakla birlikte, zorlayıcı karşıt güçlerin varlığı netlik kazandı. Esas itiba­riyle bu anlamda iki güç mevcuttur. Bu güçler, saldırılarını, insan hayatının esas itibariyle anlamdan yoksun olduğu şeklindeki ni­hilist görüş ve dolayısıyla da modern medeniyetin ortaya Anlam arayışının belli bir başarıyla sürdürüldüğü dört temel modern yaşam alanını gözden geçirmiş bulunuyoruz. Bu inceleme esnasında, mahiyetleri ayrıntılı olarak ele alınmamakla birlikte, zorlayıcı karşıt güçlerin varlığı netlik kazandı. Esas itiba­riyle bu anlamda iki güç mevcuttur. Bu güçler, saldırılarını, insan hayatının esas itibariyle anlamdan yoksun olduğu şeklindeki ni­hilist görüş ve dolayısıyla da modern medeniyetin ortaya - [İslam Medeniyetinde Çağlar Meselesi (Farklı Bir Dönemlendirme)](https://www.ilimcephesi.com/islam-medeniyetinde-caglar-meselesi-farkli-bir-donemlendirme/) - Prof.Dr.Mustafa Demirci Medeniyetler tarih sahnesine adım attığında, varlık, bilgi ve değerler alanına yeni tanımlar getirirler. Tarihsel bilinç; inşanın kendi varo­luşunu yeni bir dünya algısı içinde tanımladığı bir “benlik duygusu” tesis etmesiyle oluşur ki bu durum insanın içinde bulunduğu coğ­rafyayı bu duygu çerçevesinde yeni bir forma sokarak yeni bir “mekân algısı” oluşturur. Bu bilinç, aynı zamanda Prof.Dr.Mustafa Demirci Medeniyetler tarih sahnesine adım attığında, varlık, bilgi ve değerler alanına yeni tanımlar getirirler. Tarihsel bilinç; inşanın kendi varo­luşunu yeni bir dünya algısı içinde tanımladığı bir “benlik duygusu” tesis etmesiyle oluşur ki bu durum insanın içinde bulunduğu coğ­rafyayı bu duygu çerçevesinde yeni bir forma sokarak yeni bir “mekân algısı” oluşturur. Bu bilinç, aynı zamanda - [Medeniyeti ve Ötekileri Yeniden Düşünmek (Tarihsel Aşamalar ve Toplumsal Sınıflandırmalar)](https://www.ilimcephesi.com/medeniyeti-ve-otekileri-yeniden-dusunmek-tarihsel-asamalar-ve-toplumsal-siniflandirmalar/) - Lütfi Sunar Medeniyet Tartışması: Medeniyeti Asli Bir Kategori Olarak Tanımlamak Medeniyet kavramı etrafındaki çağdaş tartışmaları çerçeveye otur­tan filozoflardan Arnold Toynbee (1935, s. 455) medeniyetleri “en yüksek nizamın kurumlan, kavranmadan kavrayan kurumlar” olarak tanımlar. Onu takip ederek söyleyecek olursak medeniyet bugün genellikle komplike bir toplum durumu olarak tanımlan­maktadır. Toplumlar kendilerine has bazı aşamalardan geçerek bu duruma Lütfi Sunar Medeniyet Tartışması: Medeniyeti Asli Bir Kategori Olarak Tanımlamak Medeniyet kavramı etrafındaki çağdaş tartışmaları çerçeveye otur­tan filozoflardan Arnold Toynbee (1935, s. 455) medeniyetleri “en yüksek nizamın kurumlan, kavranmadan kavrayan kurumlar” olarak tanımlar. Onu takip ederek söyleyecek olursak medeniyet bugün genellikle komplike bir toplum durumu olarak tanımlan­maktadır. Toplumlar kendilerine has bazı aşamalardan geçerek bu duruma - [Şâhid-i Ma’nâ Benim, Kimdir Asıl Söz Sahibi?](https://www.ilimcephesi.com/sahid-i-mana-benim-kimdir-asil-soz-sahibi/) - Bismillâhirrahmanirrahim. Allaha hamdolsun ki Kelâm-ı Kadîmi ile Âdeme hitab etmiş. Ve beşeriyete o Kelamın nûrunu teblîğ eden Muhammed’e salat ü selam olsun: İşte o Kelam-ı Kadim’den bir ayet: “Haleka’l-insân; allemehu’l- beyan “: Hak yaratdı insanı; talim etdi beyanı.“ Bir başka âyetde diyor ki: Güzel kelime kökleri yeryüzünde dalları gökyüzünde büyüyen bir ağaca benzer.Bakara suresinde Bismillâhirrahmanirrahim. Allaha hamdolsun ki Kelâm-ı Kadîmi ile Âdeme hitab etmiş. Ve beşeriyete o Kelamın nûrunu teblîğ eden Muhammed’e salat ü selam olsun: İşte o Kelam-ı Kadim’den bir ayet: “Haleka’l-insân; allemehu’l- beyan “: Hak yaratdı insanı; talim etdi beyanı.“ Bir başka âyetde diyor ki: Güzel kelime kökleri yeryüzünde dalları gökyüzünde büyüyen bir ağaca benzer.Bakara suresinde - [Kelâmın Ve Cümlenin Vahdetine Dair](https://www.ilimcephesi.com/kelamin-ve-cumlenin-vahdetine-dair/) - I. Bismillâhirrahmânirrâhîm. İnnehû min Süleymâne ve innehû bismillâhirrahmânirrâhîm. Hz. Süleyman kelâma besmeleyle başla­mış; (Nemi: 30) biz dahi besmeleyle başlayalım ki Naili’nin dediği gibi “verâ-i perdede esrar var zuhûr edecek”... Bir “kim” kelâmı ile bütün kevn-ü mekânı yaratan Allah’a hamdolsun: Allâhü la ilahe il­lâ hüvel Hayy’ul Kayyûm la te’huzühû sinetün ve la nevm: Allah, ki O’ndan I. Bismillâhirrahmânirrâhîm. İnnehû min Süleymâne ve innehû bismillâhirrahmânirrâhîm. Hz. Süleyman kelâma besmeleyle başla­mış; (Nemi: 30) biz dahi besmeleyle başlayalım ki Naili’nin dediği gibi “verâ-i perdede esrar var zuhûr edecek”... Bir “kim” kelâmı ile bütün kevn-ü mekânı yaratan Allah’a hamdolsun: Allâhü la ilahe il­lâ hüvel Hayy’ul Kayyûm la te’huzühû sinetün ve la nevm: Allah, ki O’ndan - [Samiha Ayverdi - İnsan ve Şeytan -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/samiha-ayverdi-insan-ve-seytan-alintilar/) - ” Biz insanlar, her şeyi bildiğimizi zan ve iddiâ ettigimiz için hiçbir şey bilemiyorduk. Amcamın mensup olduğu aydınlar sınıfı: İki doktorası olan adamın başka bilgilere ne ihtiyacı olur? diyordu. Ben ise: Hayır, asıl icâzet, sen bu kâğıtla istediğin mevkie çıkabilirsin... diye verilen diploma değil, sen bu arınmış gönülle ulu kişilerden oldun... diye rûha verilen mânevi ” Biz insanlar, her şeyi bildiğimizi zan ve iddiâ ettigimiz için hiçbir şey bilemiyorduk. Amcamın mensup olduğu aydınlar sınıfı: İki doktorası olan adamın başka bilgilere ne ihtiyacı olur? diyordu. Ben ise: Hayır, asıl icâzet, sen bu kâğıtla istediğin mevkie çıkabilirsin... diye verilen diploma değil, sen bu arınmış gönülle ulu kişilerden oldun... diye rûha verilen mânevi - [Bilgi Işıktır](https://www.ilimcephesi.com/bilgi-isiktir/) - Işk", manevi terminolojinin daima gözde bir kavramı olmuştur.1 Özellikle cehaletin karanlığından uzak olduğu ölçüde bilgi için bir mecaz olarak işlev görmüştür. Karanlıkta, hiç bir şeyi gözlemleyemez veya tanıyamayız. Cehalet içinde kalırız. Ancak ışık ve aydınlıkta, yolumuzu bulabilir, bilebiliriz. Bu basit beşeri tecrübe, insanlığın en uzak tarihinin en erken döneminden itibaren zihin ve ruh dünyasına aktarılmıştır. Işk", manevi terminolojinin daima gözde bir kavramı olmuştur.1 Özellikle cehaletin karanlığından uzak olduğu ölçüde bilgi için bir mecaz olarak işlev görmüştür. Karanlıkta, hiç bir şeyi gözlemleyemez veya tanıyamayız. Cehalet içinde kalırız. Ancak ışık ve aydınlıkta, yolumuzu bulabilir, bilebiliriz. Bu basit beşeri tecrübe, insanlığın en uzak tarihinin en erken döneminden itibaren zihin ve ruh dünyasına aktarılmıştır. - [İslam Düşüncesinde Tarih Felsefesi](https://www.ilimcephesi.com/islam-dusuncesinde-tarih-felsefesi/) - Kasım Şulul Tarihi, geçmişin olayları olarak ele alırsak, Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamber (as)’ın geçmişte olup bitenleri söz konusu ettiklerine tanık oluruz. Tarihi, olup-biten ve olmakta olan insanî-toplumsal olayları anlatan bir bilim kabul edersek, bu anlamda Kur’ân-ı Kerîm bir tarih kitabı değildir ve olması da beklenemez. Tarih felsefesi –en yaygın kanıya göre- tarihin düşünceye dayalı Kasım Şulul Tarihi, geçmişin olayları olarak ele alırsak, Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamber (as)’ın geçmişte olup bitenleri söz konusu ettiklerine tanık oluruz. Tarihi, olup-biten ve olmakta olan insanî-toplumsal olayları anlatan bir bilim kabul edersek, bu anlamda Kur’ân-ı Kerîm bir tarih kitabı değildir ve olması da beklenemez. Tarih felsefesi –en yaygın kanıya göre- tarihin düşünceye dayalı - [Şiir ve Bilgelik](https://www.ilimcephesi.com/siir-ve-bilgelik/) - Mustafa Aydoğan 1.Niyazi Mısri veya İnsanın Kendi Aslına Dönme Töreni İnsanın kendine ve varlığa ilişkin tasarrufu aslında şairanedir. Varlığın tecelli etme biçimi hakikat üzere gerçekleşir ve hakikatin sınırları insanın sınırlarını aşar. Hakikat, Allah'ın realitesidir ve mutlak bir realitedir. İnsanı, her türlü oluşun mümkün ve olağan olduğu bir kavrayış noktasına davet eder. Bu davette rica değil, Mustafa Aydoğan 1.Niyazi Mısri veya İnsanın Kendi Aslına Dönme Töreni İnsanın kendine ve varlığa ilişkin tasarrufu aslında şairanedir. Varlığın tecelli etme biçimi hakikat üzere gerçekleşir ve hakikatin sınırları insanın sınırlarını aşar. Hakikat, Allah'ın realitesidir ve mutlak bir realitedir. İnsanı, her türlü oluşun mümkün ve olağan olduğu bir kavrayış noktasına davet eder. Bu davette rica değil, - [Hukuk mu Ahlak mı?](https://www.ilimcephesi.com/hukuk-mu-ahlak-mi/) - -İSLÂM NOKTA-İ NAZARINDAN DİN-AHLÂK-HUKUK İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA BİR İNCELEME- PROF DR:SAFFET KÖSE Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır Yüreklerden çekilmiş farzedin havf-ı Yezdânın Ne irfanın kalır te’siri kat’iyyen, ne vicdanın Hayat artık behimidir… hayır ondan da alçaktır. M. Âkif ERSOY “Medeniyet ahlâk kaideleri ağırlık kazandığı ölçüde yükselir. Hukuk, ahlak kaidelerine -İSLÂM NOKTA-İ NAZARINDAN DİN-AHLÂK-HUKUK İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA BİR İNCELEME- PROF DR:SAFFET KÖSE Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır Yüreklerden çekilmiş farzedin havf-ı Yezdânın Ne irfanın kalır te’siri kat’iyyen, ne vicdanın Hayat artık behimidir… hayır ondan da alçaktır. M. Âkif ERSOY “Medeniyet ahlâk kaideleri ağırlık kazandığı ölçüde yükselir. Hukuk, ahlak kaidelerine - [Osmanlı Siyasetnamelerinde Ahlak Düşüncesi](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-siyasetnamelerinde-ahlak-dusuncesi/) - Ahlak düşüncesinin temellerini ve çerçevesini belirlemeye ayırdığımız llk Bölüm'de ahlakı, nefs teorisi üzerinden değerlendirmeye çalışmıştık. Bu tercihimizin temel nedeni, ahlakın tanımı konusunda hem dini hem de felsefi literatürün ortak analiz biriminin nefs olmasıdır. Her iki düşünce geleneği de nefsin ne olduğu ve hangi nitelikleri taşıdığı sorularına yoğunlaşmıştır. Nefsin tanımı üzerinden ahlak ve ahlaki tercihler ile Ahlak düşüncesinin temellerini ve çerçevesini belirlemeye ayırdığımız llk Bölüm'de ahlakı, nefs teorisi üzerinden değerlendirmeye çalışmıştık. Bu tercihimizin temel nedeni, ahlakın tanımı konusunda hem dini hem de felsefi literatürün ortak analiz biriminin nefs olmasıdır. Her iki düşünce geleneği de nefsin ne olduğu ve hangi nitelikleri taşıdığı sorularına yoğunlaşmıştır. Nefsin tanımı üzerinden ahlak ve ahlaki tercihler ile - [Sekülerleşme Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/sekulerlesme-nedir/) - Sosyoloğun ilk görevi inceleme nesnesini tanımlamak olmalıdır. Böylece hem biz hem sosyoloğun kendisi konunun ne olduğunu bilecektir. Bu herhangi bir ispat ya da doğrulamanın ilk ve vazgeçilmez koşuludur. Bir teorinin doğruluğu, hesaba katılması gereken olgular tanımlanmışsa denetlenebilir. Emile Durkheim, The Rules of Sociological Method, 1982 [1895], s. 74-75. 1. Sekülerleşmenin Tanımı Sekülerleşme, belli bir toplumda Sosyoloğun ilk görevi inceleme nesnesini tanımlamak olmalıdır. Böylece hem biz hem sosyoloğun kendisi konunun ne olduğunu bilecektir. Bu herhangi bir ispat ya da doğrulamanın ilk ve vazgeçilmez koşuludur. Bir teorinin doğruluğu, hesaba katılması gereken olgular tanımlanmışsa denetlenebilir. Emile Durkheim, The Rules of Sociological Method, 1982 [1895], s. 74-75. 1. Sekülerleşmenin Tanımı Sekülerleşme, belli bir toplumda - [Deizmin Çıkmazları Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/deizmin-cikmazlari-uzerine/) - Soru: Deizm (Yaratıcı’ya inanıp dinleri kabul etmeme) akımının çıkmazları nelerdir? Bir yaratıcı olduğunu kabul edip Yaratıcı’nın din indirmediğini, insanlara müdahale etmediğini ve onlarla iletişim kurmadığını, dinlerin insan ürünü olduğunu savunmanın mantığa aykırı yönleri nelerdir? Cevap: Deizm de tıpkı ateizm gibi mantıksal çıkmazları fazla olan bir felsefedir, akımdır. Özellikle elektron mikroskobunun üretiminden sonra bilim dünyasında yapılan Soru: Deizm (Yaratıcı’ya inanıp dinleri kabul etmeme) akımının çıkmazları nelerdir? Bir yaratıcı olduğunu kabul edip Yaratıcı’nın din indirmediğini, insanlara müdahale etmediğini ve onlarla iletişim kurmadığını, dinlerin insan ürünü olduğunu savunmanın mantığa aykırı yönleri nelerdir? Cevap: Deizm de tıpkı ateizm gibi mantıksal çıkmazları fazla olan bir felsefedir, akımdır. Özellikle elektron mikroskobunun üretiminden sonra bilim dünyasında yapılan - [Algının Anatomisi](https://www.ilimcephesi.com/alginin-anatomisi/) - Yazar: Rıdvan Şentürk* Teleskobun, mikroskobun, röntgenin, fotoğraf makinesi ve nihayet kameranın keşfi, beraberinde getirdiği yeni mekân anlayışı ve algılama biçimleriyle, gelecekte mekânı çevresinden soyutlayarak küçük etki alanlarına bölümlemekle kalınmayacağının, aynı zamanda bakışın bütünlüğünün de mikrolojik parçalara bölüneceğinin habercisiydi. Merkezi, hiyerarşik bir düzen içinde inşa edilen klasik ontolojinin geçerliğini yitirdiği modernleşme sürecinde, insanın ve dünyanın evrendeki Yazar: Rıdvan Şentürk* Teleskobun, mikroskobun, röntgenin, fotoğraf makinesi ve nihayet kameranın keşfi, beraberinde getirdiği yeni mekân anlayışı ve algılama biçimleriyle, gelecekte mekânı çevresinden soyutlayarak küçük etki alanlarına bölümlemekle kalınmayacağının, aynı zamanda bakışın bütünlüğünün de mikrolojik parçalara bölüneceğinin habercisiydi. Merkezi, hiyerarşik bir düzen içinde inşa edilen klasik ontolojinin geçerliğini yitirdiği modernleşme sürecinde, insanın ve dünyanın evrendeki - [İmgeler Bize Ne Söyler?](https://www.ilimcephesi.com/imgeler-bize-ne-soyler/) - Doç.Dr.Nurullah Koltaş Günümüzde sinema, şiir ve müzik gibi birçok sahada, genişleme imkânı taşıyan ve görünmeyen bir gerçekliğe açılan bir pencereden çok bu gerçekliğe bir geçiş imkânı sağlamayan imge yoksunu kurguları merkeze alan bir anlayış göze çarpmaktadır. Diğer bir deyişle, asli hâlinde imgelemin (mundus imaginalis) ve metafizik bilgiye erişme kapasitesinin yerli yerinde kullanılmadığı hatta inkâr edildiği Doç.Dr.Nurullah Koltaş Günümüzde sinema, şiir ve müzik gibi birçok sahada, genişleme imkânı taşıyan ve görünmeyen bir gerçekliğe açılan bir pencereden çok bu gerçekliğe bir geçiş imkânı sağlamayan imge yoksunu kurguları merkeze alan bir anlayış göze çarpmaktadır. Diğer bir deyişle, asli hâlinde imgelemin (mundus imaginalis) ve metafizik bilgiye erişme kapasitesinin yerli yerinde kullanılmadığı hatta inkâr edildiği - [İmaj Sorusunun Dönüşümü:Ekranlar Arasında Düşünmek](https://www.ilimcephesi.com/imaj-sorusunun-donusumuekranlar-arasinda-dusunmek/) - Doç.Dr.Emre Şan Kavramlar üreten ve onlarla iş gören felsefe için imaj bir tür sınırdır. İmaj felsefe için yabancı, anlaşılmaz hatta tuhaf görünebilir. Bu yüzden felsefenin imajla kurduğu karmaşık ilişkiyi bugün yeniden düşünmek yararlı olacaktır. Yolumuzu kaybetmeden ilerlemek için şu sorularla başlayalım: imaj neyi gösterir ve özellikle nasıl gösterir? İmajın görünüşe getirdiği şey nedir? İmaj Doç.Dr.Emre Şan Kavramlar üreten ve onlarla iş gören felsefe için imaj bir tür sınırdır. İmaj felsefe için yabancı, anlaşılmaz hatta tuhaf görünebilir. Bu yüzden felsefenin imajla kurduğu karmaşık ilişkiyi bugün yeniden düşünmek yararlı olacaktır. Yolumuzu kaybetmeden ilerlemek için şu sorularla başlayalım: imaj neyi gösterir ve özellikle nasıl gösterir? İmajın görünüşe getirdiği şey nedir? İmaj - [Müslüman Zihin İnşası ve Özgür Fikriyatın Temelleri](https://www.ilimcephesi.com/musluman-zihin-insasi-ve-ozgur-fikriyatin-temelleri/) - Temel Hazıroğlu İslâm dünyasının ve hatta insanlığın hâlini yakından görmek için önce kendimize bir bakmamız gerekir. Zira kendimizi yoklamadıkça, kendi vaziyetimizi iyice analiz etmedikçe, kendimizle cesurca yüzleşmedikçe gerçekleri kavrayamayız. Üstelik de suçu hep dışarda aramaya başlarız. Oysa dışardan gelen etkiler, bizim hâlimizin ona açıklığıyla doğrudan orantılıdır. Kısaca biz öncelikle kendimizi düzeltmedikçe, kendi zihin dünyamızı hakikat Temel Hazıroğlu İslâm dünyasının ve hatta insanlığın hâlini yakından görmek için önce kendimize bir bakmamız gerekir. Zira kendimizi yoklamadıkça, kendi vaziyetimizi iyice analiz etmedikçe, kendimizle cesurca yüzleşmedikçe gerçekleri kavrayamayız. Üstelik de suçu hep dışarda aramaya başlarız. Oysa dışardan gelen etkiler, bizim hâlimizin ona açıklığıyla doğrudan orantılıdır. Kısaca biz öncelikle kendimizi düzeltmedikçe, kendi zihin dünyamızı hakikat - [Yeni İnsana Doğru...Geleceği Erteleyen Gençler Ne İstiyor?](https://www.ilimcephesi.com/yeni-insana-dogru-gelecegi-erteleyen-gencler-ne-istiyor/) - Ercan Yıldırım Kuşak çatışmasının bulunmadığı bir tarihten, tarih felsefesinden, gündelik tecrübelerden bahsetmek imkânsız; çünkü dünya insandan önce değiştiği, insan doğadan ve zamandan daha muhafazakâr kaldığı için kendini yenileyemez. Varoluş, doğa, dünya zamana uyumlu yeni varlıklarla beraber insan nesilleri ortaya çıkarır. Her kuşak doğar, çağının tekno-kültürünün sesi olur, değişime ayak uyduramayıp muhafazakârlaşır ve nihayet yeni kuşakların Ercan Yıldırım Kuşak çatışmasının bulunmadığı bir tarihten, tarih felsefesinden, gündelik tecrübelerden bahsetmek imkânsız; çünkü dünya insandan önce değiştiği, insan doğadan ve zamandan daha muhafazakâr kaldığı için kendini yenileyemez. Varoluş, doğa, dünya zamana uyumlu yeni varlıklarla beraber insan nesilleri ortaya çıkarır. Her kuşak doğar, çağının tekno-kültürünün sesi olur, değişime ayak uyduramayıp muhafazakârlaşır ve nihayet yeni kuşakların - [Cami Merkezli Şehir](https://www.ilimcephesi.com/cami-merkezli-sehir/) - Sadettin Ökten* Eski şehirlerimizden birini ya da eski şehirlerimizde var olan tarihi merkez bölgeyi ziyaret edip belli hassasiyetlerle bir gözlem yaptığımızı var sayıyoruz. Burada önemli olan zihnin ve duyguların belli hassasiyetler sahibi olması, diğer bir deyişle ne aradığını ve nereye bakması gerektiğini bilmesidir. Gözlemlediğimiz eski şehirde yenilenme adına ciddi bir değişim yaşanmışsa, ki çoğu Sadettin Ökten* Eski şehirlerimizden birini ya da eski şehirlerimizde var olan tarihi merkez bölgeyi ziyaret edip belli hassasiyetlerle bir gözlem yaptığımızı var sayıyoruz. Burada önemli olan zihnin ve duyguların belli hassasiyetler sahibi olması, diğer bir deyişle ne aradığını ve nereye bakması gerektiğini bilmesidir. Gözlemlediğimiz eski şehirde yenilenme adına ciddi bir değişim yaşanmışsa, ki çoğu - [Transhümanist Süreçte Sanatın Mahiyeti ve Geleceği](https://www.ilimcephesi.com/transhumanist-surecte-sanatin-mahiyeti-ve-gelecegi/) - Ahmet Dağ Nietzsche’nin asıl köklerinin Tragedya’da olduğunu söylediği sanat, Batı’da zirvesine Rönesans döneminde ulaşmıştır. 17. yüzyıldan sonra sanatın mahiyeti değişmiştir. Akılcı ve matematiksel bir karaktere sahip olan 17. yy.’da; matematik/sayı ile doğa arasında uyum olduğu kabulü, olgusal doğa tasarımını ve Newton'un fizik-matematik bileşımli mekanikçi bilim anlayışını hâkim kılarak önce sanayileşme, sonrasında teknolojikleşme sürecini Ahmet Dağ Nietzsche’nin asıl köklerinin Tragedya’da olduğunu söylediği sanat, Batı’da zirvesine Rönesans döneminde ulaşmıştır. 17. yüzyıldan sonra sanatın mahiyeti değişmiştir. Akılcı ve matematiksel bir karaktere sahip olan 17. yy.’da; matematik/sayı ile doğa arasında uyum olduğu kabulü, olgusal doğa tasarımını ve Newton'un fizik-matematik bileşımli mekanikçi bilim anlayışını hâkim kılarak önce sanayileşme, sonrasında teknolojikleşme sürecini - [Heidegger'de Sanat-Hakikat İlişkisi: Sanat Eserinin Kökeni Üzerinden Bir Değerlendirme](https://www.ilimcephesi.com/heideggerde-sanat-hakikat-iliskisi-sanat-eserinin-kokeni-uzerinden-bir-degerlendirme/) - Prof.Dr.Kasım Küçükalp1 Giriş Sanat-felsefe ve sanat-hakikat ilişkisine dair tartışmaların, Batı düşüncesinin başlangıcına, kaynak filozof olarak görülen Platon a kadar geri götürülmesi mümkün­dür. Batı düşüncesi geleneği boyunca insanın, logos sahibi canlı formülasyonunda olduğu üzere, akla referansla tanımlanmış olması, düşünme eyleminin de insan ak­lının epistemik bir faaliyeti olarak görülmesine vücut vermiş, bu durum ise varlık, hakikat, Prof.Dr.Kasım Küçükalp1 Giriş Sanat-felsefe ve sanat-hakikat ilişkisine dair tartışmaların, Batı düşüncesinin başlangıcına, kaynak filozof olarak görülen Platon a kadar geri götürülmesi mümkün­dür. Batı düşüncesi geleneği boyunca insanın, logos sahibi canlı formülasyonunda olduğu üzere, akla referansla tanımlanmış olması, düşünme eyleminin de insan ak­lının epistemik bir faaliyeti olarak görülmesine vücut vermiş, bu durum ise varlık, hakikat, - [Doğu-Batı](https://www.ilimcephesi.com/dogu-bati/) - Jale N. Erzen DOĞU-BATI Yuvarlak, küre dünyamızın doğu ve batısı kesin çizgilerle belirtilmemiş olsa da genellikle Avrupa ve Asyalı düşünürlerin çoğu için bu ayrım tutucu bir polemik için başvurulan başlıca ikilemlerden biridir. Denilebilir ki her iki coğrafyanın taraftarları bu ikilemi çoğu kez kendilerini yüceltmek ya da karşıdakini aşağılamak için kullanırlar. Ne var ki farklar kadar Jale N. Erzen DOĞU-BATI Yuvarlak, küre dünyamızın doğu ve batısı kesin çizgilerle belirtilmemiş olsa da genellikle Avrupa ve Asyalı düşünürlerin çoğu için bu ayrım tutucu bir polemik için başvurulan başlıca ikilemlerden biridir. Denilebilir ki her iki coğrafyanın taraftarları bu ikilemi çoğu kez kendilerini yüceltmek ya da karşıdakini aşağılamak için kullanırlar. Ne var ki farklar kadar - [Osmanlı Tasavvurunda Varlığın Ahenkli Birliğinin Düşünce ve Sanata Yansıması: Perspektifsizlik](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-tasavvurunda-varligin-ahenkli-birliginin-dusunce-ve-sanata-yansimasi-perspektifsizlik/) - Doç. Dr.Mustafa Uğur Karadeniz Klasik Osmanlı düşüncesine hâkim olan varlığı, hayatı ve sanatı bütüncül bir bakışla kavrayış; izlerini şehir ve mimariden şiire, resimden tekniğe kadar yayılan geniş bir zeminde görebileceğimiz fark edilmesi gereken ilk düzeydir. Yine ancak bu farkındalık, ondaki estetik tasavvurun künhüne ulaşabilecek ilk adımlar olabilir. Varlığın ahenkli birliği, perspektif kuramının kısa bir ifadesi Doç. Dr.Mustafa Uğur Karadeniz Klasik Osmanlı düşüncesine hâkim olan varlığı, hayatı ve sanatı bütüncül bir bakışla kavrayış; izlerini şehir ve mimariden şiire, resimden tekniğe kadar yayılan geniş bir zeminde görebileceğimiz fark edilmesi gereken ilk düzeydir. Yine ancak bu farkındalık, ondaki estetik tasavvurun künhüne ulaşabilecek ilk adımlar olabilir. Varlığın ahenkli birliği, perspektif kuramının kısa bir ifadesi - [Medeniyet Olarak Sanat](https://www.ilimcephesi.com/medeniyet-olarak-sanat/) - Kevser Çelik* "Tarih bize gösterir ki sanatın çiçek açması, ulusların medeniyet yolundaki ilk etkinliğidir." A.N.Whitchead Medeniyet ve sanat ilişkisinin özdeş kavramlar olarak birbirlerinin yerine kullanılma­ları genel kabul görebilir. Başlıkta yer alan ‘medeniyet olarak sanat,’ tarihsel bir geri­ye dönük tanımlamadan esinlenerek kullanılmıştır: “Sanat olarak Devlet.” Rönesans dönemini imleyen bu adlandırma, 20. yüzyılın en büyük felsefecileri arasında Kevser Çelik* "Tarih bize gösterir ki sanatın çiçek açması, ulusların medeniyet yolundaki ilk etkinliğidir." A.N.Whitchead Medeniyet ve sanat ilişkisinin özdeş kavramlar olarak birbirlerinin yerine kullanılma­ları genel kabul görebilir. Başlıkta yer alan ‘medeniyet olarak sanat,’ tarihsel bir geri­ye dönük tanımlamadan esinlenerek kullanılmıştır: “Sanat olarak Devlet.” Rönesans dönemini imleyen bu adlandırma, 20. yüzyılın en büyük felsefecileri arasında - [Mesele:Tını Yitimi](https://www.ilimcephesi.com/meseletini-yitimi/) - Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş Bâkî İnsan tınısını yitirdi. Modern dünyanın insana bütün yapıp ettiklerini bu tek cümle ile özetlemek mümkün. Tını, lügatte “bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka bir cisim tarafından aynı yükseklikte çıkarılan sesten ayırt ettiren özellik”[1] olarak tanım­lanır. Bu anlamda tını, bir sesi Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş Bâkî İnsan tınısını yitirdi. Modern dünyanın insana bütün yapıp ettiklerini bu tek cümle ile özetlemek mümkün. Tını, lügatte “bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka bir cisim tarafından aynı yükseklikte çıkarılan sesten ayırt ettiren özellik”[1] olarak tanım­lanır. Bu anlamda tını, bir sesi - [İnsan-Varlık İlişkisinin Yitimi: Varlığın Himmetinden Mahrumiyet](https://www.ilimcephesi.com/insan-varlik-iliskisinin-yitimi-varligin-himmetinden-mahrumiyet/) - Dünyanın gerçek gizemi görünür olandır, görünmez olan değil. [The true mystery of t he ıvorld is t he visib- le, not the invisible.] Oscar Wilde, The Picture of Dorian Gray, s. 22. İnsan, kozmosun bir parçasıdır ve mücerret manada varlığın insicamı içerisinde -Hacı Arif Bey’in bestelediği o meşhur şarkı­daki deyişle- vücud iklimindeki bir ayrık otu Dünyanın gerçek gizemi görünür olandır, görünmez olan değil. [The true mystery of t he ıvorld is t he visib- le, not the invisible.] Oscar Wilde, The Picture of Dorian Gray, s. 22. İnsan, kozmosun bir parçasıdır ve mücerret manada varlığın insicamı içerisinde -Hacı Arif Bey’in bestelediği o meşhur şarkı­daki deyişle- vücud iklimindeki bir ayrık otu - [Mekan Üzerine Düşünceler](https://www.ilimcephesi.com/mekan-uzerine-dusunceler/) - ı. “Yaşadıkları metropolün günlük keşmekeşinde —mecazi ve gerçek anlamda- soyutlanmış olmalarıydı. Akşam çalıştıkları binanın (emniyetli) otoparkından arabalarına atlayıp (üye oldukları) spor salonunda günün yorgunluğunu çıkarıp, yolda (girişleri kontrollü) bir alışveriş merkezine uğradıktan sonra (kilitli bir sitedeki) evlerine dönebilirler. Kısacası, cam gök-kulelerin simgelediği kapalı/korumalı mekanlar, ofis binaları ile sınırlı değil. Beş yıldızlı otellerden gurme restoranlara, havaalanlarının ı. “Yaşadıkları metropolün günlük keşmekeşinde —mecazi ve gerçek anlamda- soyutlanmış olmalarıydı. Akşam çalıştıkları binanın (emniyetli) otoparkından arabalarına atlayıp (üye oldukları) spor salonunda günün yorgunluğunu çıkarıp, yolda (girişleri kontrollü) bir alışveriş merkezine uğradıktan sonra (kilitli bir sitedeki) evlerine dönebilirler. Kısacası, cam gök-kulelerin simgelediği kapalı/korumalı mekanlar, ofis binaları ile sınırlı değil. Beş yıldızlı otellerden gurme restoranlara, havaalanlarının - [İnsan, Mekan ve Duygu](https://www.ilimcephesi.com/insan-mekan-ve-duygu/) - Modern insan; şehirlere, yerleşim yerlerine yahut genel olarak mekânlara bugün artık bir mühendis gözüyle bakmaktadır. Bu bakış açısı yanlış olmasa da eksik ve yanlı bir bakıştır. Bu bakımdan insanoğlunun mekâna bakış açısı çok amaçlı olabilmelidir. Bunun nedeni ise insan için hem yaşadığı “habitus”u anlamlandırabilecek hem de kendini tanımlayacak açıklama gücüne sahip olmasının altında yatmaktadır. Bu Modern insan; şehirlere, yerleşim yerlerine yahut genel olarak mekânlara bugün artık bir mühendis gözüyle bakmaktadır. Bu bakış açısı yanlış olmasa da eksik ve yanlı bir bakıştır. Bu bakımdan insanoğlunun mekâna bakış açısı çok amaçlı olabilmelidir. Bunun nedeni ise insan için hem yaşadığı “habitus”u anlamlandırabilecek hem de kendini tanımlayacak açıklama gücüne sahip olmasının altında yatmaktadır. Bu - [Anlamın Yitirilmesi Mekanın İncinmesi](https://www.ilimcephesi.com/anlamin-yitirilmesi-mekanin-incinmesi/) - Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana Var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim Sezai Karakoç İçerisinde bulunduğumuz dünyanın bir dağın ardında saklı durduğuna çağırırsam sizi hayret eder misiniz? Hayret etmek; modern insanın unuttuğu bir yaklaşım olarak burada dursun. Çünkü modern insan hayretini, kendisiyle birlikte unutmak, unuturken de silme yolunu seçen bir yaklaşıma sahiptir. Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana Var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim Sezai Karakoç İçerisinde bulunduğumuz dünyanın bir dağın ardında saklı durduğuna çağırırsam sizi hayret eder misiniz? Hayret etmek; modern insanın unuttuğu bir yaklaşım olarak burada dursun. Çünkü modern insan hayretini, kendisiyle birlikte unutmak, unuturken de silme yolunu seçen bir yaklaşıma sahiptir. - [Batılılaşma -Türkiye-Batı İlişkilerinin Ontolojik Derinliği-](https://www.ilimcephesi.com/batililasma-turkiye-bati-iliskilerinin-ontolojik-derinligi/) - III. Modern medeniyetin içinde bulunduğu kriz derinleşerek devam ediyor. Bunu ister Badiou'nun veya Habermas'ın ifadesi ile kapitalizmin, isterse dünya sisteminin krizi olarak ifade edelim, fark etmiyor. Bu krizi çok canlı bir şekilde yaşadığımız ve içinde bulunduğumuz bölgeyle irtibatlı olarak hayatımızı doğrudan etkileyen bir sürecin -sömürge yapılarının çözülme sürecinin- farklı bir ifadesi olarak Sykes-Picot Antlaşması'nın işlerliğini III. Modern medeniyetin içinde bulunduğu kriz derinleşerek devam ediyor. Bunu ister Badiou'nun veya Habermas'ın ifadesi ile kapitalizmin, isterse dünya sisteminin krizi olarak ifade edelim, fark etmiyor. Bu krizi çok canlı bir şekilde yaşadığımız ve içinde bulunduğumuz bölgeyle irtibatlı olarak hayatımızı doğrudan etkileyen bir sürecin -sömürge yapılarının çözülme sürecinin- farklı bir ifadesi olarak Sykes-Picot Antlaşması'nın işlerliğini - [İslam Modernizmi Neye Tekabül Ediyor?](https://www.ilimcephesi.com/islam-modernizmi-neye-tekabul-ediyor/) - İngilizlerin eski bir İstanbul elçisi şöyle yazıyor: Bir Türk memurunun ne yapacağını bilmeyi arzu ederseniz, önce onun neyi yapmasının kendi çıkarına olduğunu belirleyin. İkinci olarak herhangi bir İnsanın bu şartlar altında ne yapacağını tespit edin. Üçüncü olarak da insanların ondan neyi yapmasını beklediğini tayin edin. Bunları belirledikten sonra, onun bu yollardan herhangi birini tercih etmeyeceğinden İngilizlerin eski bir İstanbul elçisi şöyle yazıyor: Bir Türk memurunun ne yapacağını bilmeyi arzu ederseniz, önce onun neyi yapmasının kendi çıkarına olduğunu belirleyin. İkinci olarak herhangi bir İnsanın bu şartlar altında ne yapacağını tespit edin. Üçüncü olarak da insanların ondan neyi yapmasını beklediğini tayin edin. Bunları belirledikten sonra, onun bu yollardan herhangi birini tercih etmeyeceğinden - [Bir İnanç Olarak Evrim](https://www.ilimcephesi.com/bir-inanc-olarak-evrim/) - Selçuk Kütük Bazı konulardaki tartışmaların sonu hiç gelmez, çünkü asıl mesele hep gölgede kalır ve söylenmesi gereken şeyler doğrudan değil de dolaylı olarak ifade edilir. Evrim teorisi ve evrenin kökeni hakkındaki tartışmaların bu bitmeyen münakaşalar listesinin en başında geldiğini söylemek abartı sayılmaz. Taraflar söylenebilecek hemen her şeyi ortaya koymuş olmalarına rağmen neredeyse hiç kimse pozisyonunu Selçuk Kütük Bazı konulardaki tartışmaların sonu hiç gelmez, çünkü asıl mesele hep gölgede kalır ve söylenmesi gereken şeyler doğrudan değil de dolaylı olarak ifade edilir. Evrim teorisi ve evrenin kökeni hakkındaki tartışmaların bu bitmeyen münakaşalar listesinin en başında geldiğini söylemek abartı sayılmaz. Taraflar söylenebilecek hemen her şeyi ortaya koymuş olmalarına rağmen neredeyse hiç kimse pozisyonunu - [Köklerle İlişki Kur/a/mayan Tanzimat ve Düşünürleri](https://www.ilimcephesi.com/koklerle-iliski-kur-a-mayan-tanzimat-ve-dusunurleri/) - Kaos/kargaşa ortamlarında fikir beyan etmek kolay olmayan bir teşebbüstür. Kaos ortamının verdiği panikle düşünce geliştirenlerin fikirleri; ya olgunlaşmamış fikirlerdir ya da yerini bulamayan salvolardır. Hele ki hâkim güç karşısında afallayanlar, savrulan biri gibi tutunacak tutamaklar ararlar kendilerine, işte böylesi bir ortamda Tanzimat düşüncesi, hareketi, kurgusu ve psikolojisi dağınıklık içeren Türk düşünürünü ve döneme ait bir Kaos/kargaşa ortamlarında fikir beyan etmek kolay olmayan bir teşebbüstür. Kaos ortamının verdiği panikle düşünce geliştirenlerin fikirleri; ya olgunlaşmamış fikirlerdir ya da yerini bulamayan salvolardır. Hele ki hâkim güç karşısında afallayanlar, savrulan biri gibi tutunacak tutamaklar ararlar kendilerine, işte böylesi bir ortamda Tanzimat düşüncesi, hareketi, kurgusu ve psikolojisi dağınıklık içeren Türk düşünürünü ve döneme ait bir - [Sinema ve Gerçeklik/İlluzyon-Simülasyon İlişkisi Üstüne Bir Deneme](https://www.ilimcephesi.com/sinema-ve-gerceklik-illuzyon-simulasyon-iliskisi-ustune-bir-deneme/) - Oğuz Adanır İlk ortaya çıktığı tarihten bu yana sinema, biri görece müdahale edilmemiş “gerçeklik” (Lumiere kardeşlerin “Trenin Ciotat Garına Varışı”) diğeri ise (Meltem söz gelimi “Aya Seyahat”) müdahale edilmiş “gerçeklik” unsurları içerdiğini söyleyebileceğimiz birbirine koşut iki yönde ilerlemiştir. Öncelikle kendi başına gerçeklik olarak adlandırılabilecek bir şeyden söz edebilmek mümkün değildir. Zira, Platondan bu yana gerçeklik Oğuz Adanır İlk ortaya çıktığı tarihten bu yana sinema, biri görece müdahale edilmemiş “gerçeklik” (Lumiere kardeşlerin “Trenin Ciotat Garına Varışı”) diğeri ise (Meltem söz gelimi “Aya Seyahat”) müdahale edilmiş “gerçeklik” unsurları içerdiğini söyleyebileceğimiz birbirine koşut iki yönde ilerlemiştir. Öncelikle kendi başına gerçeklik olarak adlandırılabilecek bir şeyden söz edebilmek mümkün değildir. Zira, Platondan bu yana gerçeklik - [Yaratma ve Nizam Üzerine Deliller ve Düşünceler](https://www.ilimcephesi.com/yaratma-ve-nizam-uzerine-deliller-ve-dusunceler/) - (Câhiz) [Ebû Osman Amr b. Bahr el-Câhiz (ö. H. 255/ M. 869) Arap edebiyatının en büyük nesir yazarlarından ve Mu tezile kelâmcılarından biridir. Basra’da doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiştir. 200’ün üzerinde eseri yazdığı tespit edilen Cahiz’in eserlerinden 25 kadarı tam olarak 65 kadarı ise eksik olarak günümüze kadar ulaşmıştır. En meşhur eserleri arasında (Câhiz) [Ebû Osman Amr b. Bahr el-Câhiz (ö. H. 255/ M. 869) Arap edebiyatının en büyük nesir yazarlarından ve Mu tezile kelâmcılarından biridir. Basra’da doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiştir. 200’ün üzerinde eseri yazdığı tespit edilen Cahiz’in eserlerinden 25 kadarı tam olarak 65 kadarı ise eksik olarak günümüze kadar ulaşmıştır. En meşhur eserleri arasında - [Tanrı'nın Yokluğunu Tasavvur Etmenin İmkansızlığı"](https://www.ilimcephesi.com/tanrinin-yoklugunu-tasavvur-etmenin-imkansizligi/) - (St. Anselm) SÖYLEV BÖLÜM II-IV 1077’de, Normandiya’da Bec Manastırı başrahibiyken Anselm, Hristiyan Tanrı anlayışına dair geniş bir meditasyon olan Monologion’u yazdı. Fakat bu eserin mantıksal karmaşıklığından memnun değildi ve Hristiyanların Tann’nın gerçekliğine dair bütün inançlarının, “tek bir argümanla”, yani tek bir öncülün çıkarımlarını geliştiren bir akıl yürütme yoluyla kanıtlanıp kanıtlanamayaca- ğını araştırmaya başladı. Oldukça ciddi, (St. Anselm) SÖYLEV BÖLÜM II-IV 1077’de, Normandiya’da Bec Manastırı başrahibiyken Anselm, Hristiyan Tanrı anlayışına dair geniş bir meditasyon olan Monologion’u yazdı. Fakat bu eserin mantıksal karmaşıklığından memnun değildi ve Hristiyanların Tann’nın gerçekliğine dair bütün inançlarının, “tek bir argümanla”, yani tek bir öncülün çıkarımlarını geliştiren bir akıl yürütme yoluyla kanıtlanıp kanıtlanamayaca- ğını araştırmaya başladı. Oldukça ciddi, - [İstidlal Yoluyla Bilgi Edinme (İmam Mâtüridî)](https://www.ilimcephesi.com/istidlal-yoluyla-bilgi-edinme-imam-maturidi/) - [Kitâbü’t-Tevhîd şu ana kadar bize ulaşan kitaplar içinde, bilgi teorisinin sunumuyla başlayan en eski eser olma özelliği taşır. Bu itibarla, Mâtürîdî gelen-ek-in en güçlü olduğu yönlerden birisinin dini epistemoloji olmâsı son derece dikakte değer bir konudur. Aşağıda yer alan metinde Mâtürîdî, dini epistemolojinin en önemli konularından olan iman ve akıl ilişkisine dair net bir tavır [Kitâbü’t-Tevhîd şu ana kadar bize ulaşan kitaplar içinde, bilgi teorisinin sunumuyla başlayan en eski eser olma özelliği taşır. Bu itibarla, Mâtürîdî gelen-ek-in en güçlü olduğu yönlerden birisinin dini epistemoloji olmâsı son derece dikakte değer bir konudur. Aşağıda yer alan metinde Mâtürîdî, dini epistemolojinin en önemli konularından olan iman ve akıl ilişkisine dair net bir tavır - [Reklamcılıkta Güzellik Fenomeni: Satın Alınan Bir Yolcu Olarak Güzellik ve Metalaşan Beden](https://www.ilimcephesi.com/reklamcilikta-guzellik-fenomeni-satin-alinan-bir-yolcu-olarak-guzellik-ve-metalasan-beden/) - Uğur Bakır Tüm dünyada Benetton için yaptığı reklam kampanyası ile ünlenen İtalyan fotoğraf sanatçısı ve reklamcı Oliviero Toscani (1996), reklamları “bize sırıtan bir leş” olarak tanımlıyor. Sonsuz mutluluğun ve yeryüzü cennetinin müjdeleyicisi olan reklamlar, çok güzel kokan ve şık görünen bir leşten öte değil ona göre. Özü itibariyle bir şeyleri satmak için tasarlanan iletişim formları Uğur Bakır Tüm dünyada Benetton için yaptığı reklam kampanyası ile ünlenen İtalyan fotoğraf sanatçısı ve reklamcı Oliviero Toscani (1996), reklamları “bize sırıtan bir leş” olarak tanımlıyor. Sonsuz mutluluğun ve yeryüzü cennetinin müjdeleyicisi olan reklamlar, çok güzel kokan ve şık görünen bir leşten öte değil ona göre. Özü itibariyle bir şeyleri satmak için tasarlanan iletişim formları - [Varlığın Ahenginden Müzik Devrimine](https://www.ilimcephesi.com/varligin-ahenginden-muzik-devrimine/) - Yalçın Çetinkaya* *Istanbul Teknik Üniversitesi Türk Mûsikîsi Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölümü’nde “Profesör"olarak görev yapmaktadır. Islâm medeniyet tasavvuru, varlığın mebdeine yani başlangıcına sınır koymanın insan için mümkün olmadığını ve bunu sadece Allah’ın bildiğini vahyin öğrettikleri ile bilebilmektedir. İnsan yaratılmadan önce de varlıktan, yaradılmışlıktan ve başka bir boyut ve formda da olsa varlığın “hayatından” söz etmek mümkün. Yalçın Çetinkaya* *Istanbul Teknik Üniversitesi Türk Mûsikîsi Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölümü’nde “Profesör"olarak görev yapmaktadır. Islâm medeniyet tasavvuru, varlığın mebdeine yani başlangıcına sınır koymanın insan için mümkün olmadığını ve bunu sadece Allah’ın bildiğini vahyin öğrettikleri ile bilebilmektedir. İnsan yaratılmadan önce de varlıktan, yaradılmışlıktan ve başka bir boyut ve formda da olsa varlığın “hayatından” söz etmek mümkün. - [Psikanalitik Uçurum](https://www.ilimcephesi.com/psikanalitik-ucurum/) - Çok daha ciddi sorunlar yaratan bir diğer davranış biçimi de pek çok Müslüman psikologun, Batılı psikologların kısmen veya tamamen terk ettiği kertenkele deliğine dalmalarıdır. Psikanalitik çukur bunun en açık örneği ve muhtemelen en tehlikeli olanıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi psikanaliz, sadece ruhsal rahatsızlıkların tedavisiyle ilgilenen psikolojik bir ekol değildir. Freud’un dünya çapındaki etkisi, modern Çok daha ciddi sorunlar yaratan bir diğer davranış biçimi de pek çok Müslüman psikologun, Batılı psikologların kısmen veya tamamen terk ettiği kertenkele deliğine dalmalarıdır. Psikanalitik çukur bunun en açık örneği ve muhtemelen en tehlikeli olanıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi psikanaliz, sadece ruhsal rahatsızlıkların tedavisiyle ilgilenen psikolojik bir ekol değildir. Freud’un dünya çapındaki etkisi, modern - [Edebiyat Üzerine:Edebiyat ve İlim](https://www.ilimcephesi.com/edebiyat-uzerineedebiyat-ve-ilim/) - Fuzulî, “ilimsiz şiir temelsiz binaya benzer” derken ilmi, edebiyatın dokusu içine almak ister. Bizim düşüncemiz tamamen farklıdır. Biz burada ilim ile edebiyatın çeşitli ilişkilerinden yalnız bir tanesi üzerinde duracağız. İnsanın maddî ve manevî bütün faaliyeti kendi varlığını koruma amacına yönelmiştir. Bu itibarla her türlü faaliyet, birinci plânda birlik manzarası gösterir. Bunlar sonradan kendi özelliklerine göre Fuzulî, “ilimsiz şiir temelsiz binaya benzer” derken ilmi, edebiyatın dokusu içine almak ister. Bizim düşüncemiz tamamen farklıdır. Biz burada ilim ile edebiyatın çeşitli ilişkilerinden yalnız bir tanesi üzerinde duracağız. İnsanın maddî ve manevî bütün faaliyeti kendi varlığını koruma amacına yönelmiştir. Bu itibarla her türlü faaliyet, birinci plânda birlik manzarası gösterir. Bunlar sonradan kendi özelliklerine göre - [Küresel Medeniyet:Ortak Kültür,Ortak Üretim,Çokluk](https://www.ilimcephesi.com/kuresel-medeniyetortak-kulturortak-uretimcokluk/) - Küresel Medeniyet kapitalist dünya sistemini, moderniteyi tanımlamak için kullanılan “kitle” kavramının çok Ötesine geçerek yeni birliktelikler kurgulamakta. Ortaklık, çokluk bunların en başında gelen kavramlar. Küresel Medeniyet önceki mede­niyetlerden farklı olarak “dünya çapında” dönüşüm için çaba­lar. Bu yüzden de “yepyeni bir insan” portresi hedefini güder. Her renkten, kültürden, ırktan ve milletten insanın “ortak” de­ğerleri, geleceği Küresel Küresel Medeniyet kapitalist dünya sistemini, moderniteyi tanımlamak için kullanılan “kitle” kavramının çok Ötesine geçerek yeni birliktelikler kurgulamakta. Ortaklık, çokluk bunların en başında gelen kavramlar. Küresel Medeniyet önceki mede­niyetlerden farklı olarak “dünya çapında” dönüşüm için çaba­lar. Bu yüzden de “yepyeni bir insan” portresi hedefini güder. Her renkten, kültürden, ırktan ve milletten insanın “ortak” de­ğerleri, geleceği Küresel - [Modern Toplumda Doyumsuzluk](https://www.ilimcephesi.com/modern-toplumda-doyumsuzluk/) - Max Weber'in işaret ettiği gibi, modern top­lum için doyumsuzluk ya da hiçbir şeyle yetinememe hali artık günümüz toplumlarının küresel ölçekte ortak yapısı ve aynı zamanda da kaderini ifade ediyor. Zira üretim ya­pıları bununla beraber yeniden düzenlenmekte; üretim tarzının kapitalist özelliğiyle beraber insanı da kapsayan bir bütün olarak nitel bir değişim yaşanmaktadır. “Refah devleti” kavramının hızla Max Weber'in işaret ettiği gibi, modern top­lum için doyumsuzluk ya da hiçbir şeyle yetinememe hali artık günümüz toplumlarının küresel ölçekte ortak yapısı ve aynı zamanda da kaderini ifade ediyor. Zira üretim ya­pıları bununla beraber yeniden düzenlenmekte; üretim tarzının kapitalist özelliğiyle beraber insanı da kapsayan bir bütün olarak nitel bir değişim yaşanmaktadır. “Refah devleti” kavramının hızla - [Uluslararası Politika ve Avrupamerkezci Tarihyazım-](https://www.ilimcephesi.com/uluslararasi-politika-ve-avrupamerkezci-tarihyazim-1/) - Davut Ateş* * Doç. Dr., Selçuk Üniversitesi, İktidadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü... İnsan & Toplum, 3(6), 107-133. Öz: Tarih, toplumların kolektif hafızasıdır. Hiçbir toplumun tarihi ötekinden bağımsız değildir. Tarihyazımı geleneksel olarak siyasal otoriteler, yani devletler arasındaki ilişkilere odaklanmıştır. Bu bağlamda toplum ve devlet, eş değer olgular olarak kabul edilmiştir. 15. Davut Ateş* * Doç. Dr., Selçuk Üniversitesi, İktidadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü... İnsan & Toplum, 3(6), 107-133. Öz: Tarih, toplumların kolektif hafızasıdır. Hiçbir toplumun tarihi ötekinden bağımsız değildir. Tarihyazımı geleneksel olarak siyasal otoriteler, yani devletler arasındaki ilişkilere odaklanmıştır. Bu bağlamda toplum ve devlet, eş değer olgular olarak kabul edilmiştir. 15. - [Yeni Birey,Yeni Dindarlık-2](https://www.ilimcephesi.com/yeni-bireyyeni-dindarlik-2/) - Üstünlüğün Sembolü Olarak Başörtüsü:Başörtüsünden Kaçış ' Tek suçum başörtülü olmak... bu söz yalnız mezkur spikerin değil, dönem itibariyle başörtülü kadınların önemli mottolarından biriydi. Esasında mesaj devlete yönelik verilerek, “başörtüsünün içeriğini oluşturan iddiaların hiçbirini biz de kabul etmiyoruz” denilmektedir. Dolayısıyla kamusal alana girildi-ğinde laiklerin ve açıkların yaptıklarından başka hedeflerinin olmadığı dile getirilmektedir. Yürürlükteki düzenin bir parça Üstünlüğün Sembolü Olarak Başörtüsü:Başörtüsünden Kaçış ' Tek suçum başörtülü olmak... bu söz yalnız mezkur spikerin değil, dönem itibariyle başörtülü kadınların önemli mottolarından biriydi. Esasında mesaj devlete yönelik verilerek, “başörtüsünün içeriğini oluşturan iddiaların hiçbirini biz de kabul etmiyoruz” denilmektedir. Dolayısıyla kamusal alana girildi-ğinde laiklerin ve açıkların yaptıklarından başka hedeflerinin olmadığı dile getirilmektedir. Yürürlükteki düzenin bir parça - [Yeni Birey,Yeni Dindarlık-1](https://www.ilimcephesi.com/yeni-bireyyeni-dindarlik-1/) - Maddi zenginlik, yeni dindarlığın belirleyicisi olarak imkânların artmasını sağlarken, orta sınıf kültürüne yaklaşma­yı beraberinde getirir. Girişimci, bireyci, eğitimli, tüketimci, yeni iktisada uyumlu, İktisadî şartlarla İslâmî ilkeler arasında bağdaştırmalar yapabilen bireylerle, neoliberal kültür içinde doğmuş, aidiyetlerini buna göre belirlemiş, önceki dönemlerle bağını kesmiş gençler teşekkül ettirir yeni dindarlığı. Geçiş dönemini idare eden, neoliberal kültüre İslâmcıları ve Maddi zenginlik, yeni dindarlığın belirleyicisi olarak imkânların artmasını sağlarken, orta sınıf kültürüne yaklaşma­yı beraberinde getirir. Girişimci, bireyci, eğitimli, tüketimci, yeni iktisada uyumlu, İktisadî şartlarla İslâmî ilkeler arasında bağdaştırmalar yapabilen bireylerle, neoliberal kültür içinde doğmuş, aidiyetlerini buna göre belirlemiş, önceki dönemlerle bağını kesmiş gençler teşekkül ettirir yeni dindarlığı. Geçiş dönemini idare eden, neoliberal kültüre İslâmcıları ve - [Teşhir Toplumunu Sosyolojinin Vitrinine Çıkarmak](https://www.ilimcephesi.com/teshir-toplumunu-sosyolojinin-vitrinine-cikarmak/) - Batı düşüncesi, insanı yaşadığımız çağın ruhuna uygun bir biçimde tanımlama veya adlandırma gayretine girişmiştir. Yığın insanı (Ortega y Gasset), organizasyon insanı (William Whyte), dışa dönük, kantitatif insan (Bernard Ronze), teknik insan, ötekine yönelimli insan (W. Miles) (Ellul, 2004: 264) gibi tanımlamalar, referans gösterilen sistemler temelinde esasında insanın yeniden üretimidir. Bu tanımlamalara, tüketen, anı yaşayan, sekülerleşen, Batı düşüncesi, insanı yaşadığımız çağın ruhuna uygun bir biçimde tanımlama veya adlandırma gayretine girişmiştir. Yığın insanı (Ortega y Gasset), organizasyon insanı (William Whyte), dışa dönük, kantitatif insan (Bernard Ronze), teknik insan, ötekine yönelimli insan (W. Miles) (Ellul, 2004: 264) gibi tanımlamalar, referans gösterilen sistemler temelinde esasında insanın yeniden üretimidir. Bu tanımlamalara, tüketen, anı yaşayan, sekülerleşen, - [Sentetik Hayatlar ve Tüketimin İdeolojisi](https://www.ilimcephesi.com/sentetik-hayatlar-ve-tuketimin-ideolojisi/) - Featherstone,(107) endüstriyel toplumların yaygın yaşam bi­çimi olan tüketim kültürünü tahlil ederken ilk olarak sözkonusu olguyu kapitalizmle açıklayan teoriden bahseder. Buna göre çağ­daş Avru-Amerikan toplumlarını eşitlik ve özgürlük etrafında bir­leştiren kapitalizm, öte yandan boş zaman ve tüketimi öne çıkar­mıştır. Moderniteyle hilafi bağlamında postmoderniteyi, esasen bir dönüşüm süreci olarak nitelemek mümkündür. Özellikle XIX. as­rın sonuyla XX. asrın Featherstone,(107) endüstriyel toplumların yaygın yaşam bi­çimi olan tüketim kültürünü tahlil ederken ilk olarak sözkonusu olguyu kapitalizmle açıklayan teoriden bahseder. Buna göre çağ­daş Avru-Amerikan toplumlarını eşitlik ve özgürlük etrafında bir­leştiren kapitalizm, öte yandan boş zaman ve tüketimi öne çıkar­mıştır. Moderniteyle hilafi bağlamında postmoderniteyi, esasen bir dönüşüm süreci olarak nitelemek mümkündür. Özellikle XIX. as­rın sonuyla XX. asrın - [E.Aronson,A.Pratkanis ''Propaganda Çağı'' Adlı Kitaptan Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/e-aronsona-pratkanis-propaganda-cagi-adli-kitaptan-alintilar/) - Bu da açıkça gösteriyor ki medya en temel inanç ve fikirlerimizîn bazılarını etkilemekte; bizi reklamı yapılan bir markayı almaya yönlendirebiliyor veya başka insanların yok edilmesini desteklememize yol açabiliyor. Bazen rasyonel varlıklar olarak davranabildiğimiz doğru; meselâ medya bir konuda kapsamlı bir tartışma başlattığında ve bu konuda düşünmeye sevk edildiğimizde. Ama durum her zaman böyle olmuyor. Bazen Bu da açıkça gösteriyor ki medya en temel inanç ve fikirlerimizîn bazılarını etkilemekte; bizi reklamı yapılan bir markayı almaya yönlendirebiliyor veya başka insanların yok edilmesini desteklememize yol açabiliyor. Bazen rasyonel varlıklar olarak davranabildiğimiz doğru; meselâ medya bir konuda kapsamlı bir tartışma başlattığında ve bu konuda düşünmeye sevk edildiğimizde. Ama durum her zaman böyle olmuyor. Bazen - [Yorgunluk Virüsü](https://www.ilimcephesi.com/yorgunluk-virusu/) - Covid-19, bir nevi, toplumumuzda yaşanan krizleri bize geri yansıtan bir ayna gibi. Salgından önce zaten var olan patolojik belirtileri daha görünür hâle getirdi. Bu belirtilerden biri de yorgunluk. Hepimiz her nedense kendimizi çok yorgun hissediyoruz. Bu yorgunluk normal bir yorgunluk değil; kendi gölgelerimiz gibi her yerde ve her zaman bize eşlik eden kalıcı bir yorgunluk. Covid-19, bir nevi, toplumumuzda yaşanan krizleri bize geri yansıtan bir ayna gibi. Salgından önce zaten var olan patolojik belirtileri daha görünür hâle getirdi. Bu belirtilerden biri de yorgunluk. Hepimiz her nedense kendimizi çok yorgun hissediyoruz. Bu yorgunluk normal bir yorgunluk değil; kendi gölgelerimiz gibi her yerde ve her zaman bize eşlik eden kalıcı bir yorgunluk. - [Ömer Ferid Kam - Makaleler (Edebi, Fikri Tahlil ve Tenkidler) -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/omer-ferid-kam-makaleler-edebi-fikri-tahlil-ve-tenkidler-alintilar/) - İnsanın, kendisiyle seçkinleştiği akıl, ilâhi kanun, yani din ile kayırlanmadıkça ve doğrulanmadıkça sahte bir akçe gibidir... hiçbir şeye yaramaz. İnsanları bir bağ ve kural altına alan bu kuvvet, her durumda esaslarını semavi bir kaynaktan almağa, bu esasları hareket rehberi olarak görmeğe mecburdur. Doğrusu, maddiyat sahasında dolaşanlar, ömür. lerini o sahadaki faaliyetlerle sınırlandıranlar, bu söze karşı İnsanın, kendisiyle seçkinleştiği akıl, ilâhi kanun, yani din ile kayırlanmadıkça ve doğrulanmadıkça sahte bir akçe gibidir... hiçbir şeye yaramaz. İnsanları bir bağ ve kural altına alan bu kuvvet, her durumda esaslarını semavi bir kaynaktan almağa, bu esasları hareket rehberi olarak görmeğe mecburdur. Doğrusu, maddiyat sahasında dolaşanlar, ömür. lerini o sahadaki faaliyetlerle sınırlandıranlar, bu söze karşı - [İnsani Bir Özellikten,Varlığın ve Hayatın Amacına Cinsellik](https://www.ilimcephesi.com/insani-bir-ozelliktenvarligin-ve-hayatin-amacina-cinsellik/) - İnsan, bilim tarafından güdü olarak tanımlanan ve biyolojik, psikolojik, sosyal hayatını şekillendiren bazı temel özelliklerle doğar. Güdüler organizmayı belirli bir amaca yönelik uyarıp, faaliyete geçirirler. Örneğin açlık güdüsü organizmayı bir şeyler yemeye yöneltir ve besin alınmayınca gittikçe artan dozajda organizmayı ekilemeye devam eder. Güdülerin birçok çeşidinden bahsetmek mümkündür. Açlık, susuzluk, uyku, annelik, beğenilmek, güvenlikte hissetmek, İnsan, bilim tarafından güdü olarak tanımlanan ve biyolojik, psikolojik, sosyal hayatını şekillendiren bazı temel özelliklerle doğar. Güdüler organizmayı belirli bir amaca yönelik uyarıp, faaliyete geçirirler. Örneğin açlık güdüsü organizmayı bir şeyler yemeye yöneltir ve besin alınmayınca gittikçe artan dozajda organizmayı ekilemeye devam eder. Güdülerin birçok çeşidinden bahsetmek mümkündür. Açlık, susuzluk, uyku, annelik, beğenilmek, güvenlikte hissetmek, - [Tarihi Haberlerin Nakli](https://www.ilimcephesi.com/tarihi-haberlerin-nakli/) - İbn Batûta seyahatından ve dünyanın çeşitli ülkelerinde gördüğü acaip şeylerden bahsedermiş. Anlattıklarının çoğu Hint hükümdarlarına dairmiş. Hükümdarın ahvâline dair dinleyenlerin garipsedikleri şeylerden sözedermiş. Meselâ bunlardan biri şu imiş; Hind hükümdarı sefere çıkacağı zaman, kadın, erkek, çocuk bütün şehir halkını saydırır, bunların altı aylık erzakını ayırır, ihsanından olmak üzere bu erzakı onlara verirdi. Hükümdar seferden dönünce, İbn Batûta seyahatından ve dünyanın çeşitli ülkelerinde gördüğü acaip şeylerden bahsedermiş. Anlattıklarının çoğu Hint hükümdarlarına dairmiş. Hükümdarın ahvâline dair dinleyenlerin garipsedikleri şeylerden sözedermiş. Meselâ bunlardan biri şu imiş; Hind hükümdarı sefere çıkacağı zaman, kadın, erkek, çocuk bütün şehir halkını saydırır, bunların altı aylık erzakını ayırır, ihsanından olmak üzere bu erzakı onlara verirdi. Hükümdar seferden dönünce, - [İslam Felsefesinde Özgünlük Sorunu](https://www.ilimcephesi.com/islam-felsefesinde-ozgunluk-sorunu/) - B. Özgünlük sorunu aslında felsefi bir sorun olarak bilgi sorunu ile, yani epistemoloji ile yakından ilgilidir. Bu bakımdan genel anlamda özgünlükten ne anlaşıldığı, varsayılan bir bilgi kuramına bağlıdır. Nitekim burada savunacağım özgünlük anlayışı ayrıntılarına burada girmeyeceğim bir bilgi kuramını varsayacaktır. Bu ayrıntılara girmeden, özgün bir fikri, en geniş bir şekilde şöyle tanımlayabilirim: “Bulunulan ortamın bilgi B. Özgünlük sorunu aslında felsefi bir sorun olarak bilgi sorunu ile, yani epistemoloji ile yakından ilgilidir. Bu bakımdan genel anlamda özgünlükten ne anlaşıldığı, varsayılan bir bilgi kuramına bağlıdır. Nitekim burada savunacağım özgünlük anlayışı ayrıntılarına burada girmeyeceğim bir bilgi kuramını varsayacaktır. Bu ayrıntılara girmeden, özgün bir fikri, en geniş bir şekilde şöyle tanımlayabilirim: “Bulunulan ortamın bilgi - [Bir İnsanlık Durumunu Hatırlamak ya da Gündelik Hayatın Sınırına Dair Değimler](https://www.ilimcephesi.com/bir-insanlik-durumunu-hatirlamak-ya-da-gundelik-hayatin-sinirina-dair-degimler/) - Faruk Karaarslan Bu metnin kaleme alındığı süre zarfında Covid-19 salgını bütün dünyayı etkilemeye devam etmektedir. Ülkeler, toplumlar, bilim adamları teyakkuz halinde salgını kontrol etmek üzere çalışmaya devam ediyor. Salgının küresel oluşu ve her insanı doğrudan ya da dolaylı olarak etkilediği ise kulaklarımıza çoktan yerleşmiş durumda. Salgın artık hayatın bir gerçeği. Her hangi bir insandan uzakta Faruk Karaarslan Bu metnin kaleme alındığı süre zarfında Covid-19 salgını bütün dünyayı etkilemeye devam etmektedir. Ülkeler, toplumlar, bilim adamları teyakkuz halinde salgını kontrol etmek üzere çalışmaya devam ediyor. Salgının küresel oluşu ve her insanı doğrudan ya da dolaylı olarak etkilediği ise kulaklarımıza çoktan yerleşmiş durumda. Salgın artık hayatın bir gerçeği. Her hangi bir insandan uzakta - [İdeolojiye Karşı İdeolojinin Üretilmesi: Türkiye'de Din ve İdeoloji İlişkisi](https://www.ilimcephesi.com/ideolojiye-karsi-ideolojinin-uretilmesi-turkiyede-din-ve-ideoloji-iliskisi/) - Giriş Din ve ideoloji, insan eylemlerine kaynaklık eden iki önemli sosyal gerçeklik unsurudur. Hem din hem de ideoloji, sosyal gerçekliği anlama ve yorumlama konusunda imkanlar sunmaktadır. Din, kutsal'a kaynaklık etmesi dolayısıyla aşkın olan ile insan arasında bir bağ kurmakta ve sosyal hayatı düzenleyen bir kurum olarak kabul edilmektedir. İdeoloji ise siyasallıkla ilişkisi bağlamında sosyal gerçekliği Giriş Din ve ideoloji, insan eylemlerine kaynaklık eden iki önemli sosyal gerçeklik unsurudur. Hem din hem de ideoloji, sosyal gerçekliği anlama ve yorumlama konusunda imkanlar sunmaktadır. Din, kutsal'a kaynaklık etmesi dolayısıyla aşkın olan ile insan arasında bir bağ kurmakta ve sosyal hayatı düzenleyen bir kurum olarak kabul edilmektedir. İdeoloji ise siyasallıkla ilişkisi bağlamında sosyal gerçekliği - [Şerhu’l- Alâki’l-Adudiyye Geleneği Çerçevesinde Taşköprülüzâde Ahmed Efendi](https://www.ilimcephesi.com/serhul-alakil-adudiyye-gelenegi-cercevesinde-taskopruluzade-ahmed-efendi/) - Şerhu’l- Alâki’l-Adudiyye Geleneği Çerçevesinde Taşköprülüzâde Ahmed Efendi ve Müneccimbaşı Ahmed Dede’nin Ahlâkî Tekâmül Anlayışları Dr.Asiye Aykıt İslam felsefesi geleneğinde hikmet; nazarî ve amelî olarak ikiye ayrılır ve ilki daha çok insanın bilme faaliyetiyle, İkincisi ise bu bilgiyle bağlantılı olarak eylemleriyle irtibatlandırılır. Birincisinde başarılı olmak bizi nazarî kemale, İkincisinde başarılı olmak ise amelî kemâle götürür. Her Şerhu’l- Alâki’l-Adudiyye Geleneği Çerçevesinde Taşköprülüzâde Ahmed Efendi ve Müneccimbaşı Ahmed Dede’nin Ahlâkî Tekâmül Anlayışları Dr.Asiye Aykıt İslam felsefesi geleneğinde hikmet; nazarî ve amelî olarak ikiye ayrılır ve ilki daha çok insanın bilme faaliyetiyle, İkincisi ise bu bilgiyle bağlantılı olarak eylemleriyle irtibatlandırılır. Birincisinde başarılı olmak bizi nazarî kemale, İkincisinde başarılı olmak ise amelî kemâle götürür. Her - [Susmak](https://www.ilimcephesi.com/susmak/) - Yalnızken susmak kolay. Zaten başka yol da yoktur. Ne ki, yalnızken susmayı anlamlı bir susma olarak göremeyiz. Susmanın bir anlamı olması için en az iki kişinin varlığı gerekir. Önemli olan, birlikte susmaktır. Hep beraberken susmak. Başkası, konuşturur. Başkası, söz talep eder. Başkası, kışkırtır. Karşımızdaki, yanımızdaki ikinci bir kişinin varlığı ile biz aslında bir tercihle karşı Yalnızken susmak kolay. Zaten başka yol da yoktur. Ne ki, yalnızken susmayı anlamlı bir susma olarak göremeyiz. Susmanın bir anlamı olması için en az iki kişinin varlığı gerekir. Önemli olan, birlikte susmaktır. Hep beraberken susmak. Başkası, konuşturur. Başkası, söz talep eder. Başkası, kışkırtır. Karşımızdaki, yanımızdaki ikinci bir kişinin varlığı ile biz aslında bir tercihle karşı - [Hâfız-ı Şirazi - Hâfız Divanı](https://www.ilimcephesi.com/hafiz-i-sirazi-hafiz-divani/) - Türkçesi:Hicabi Kırlangıç Bahçede güle dadılık edince seher yeli Gülü süsledi bir gelin süsleyici gibi Eğer gölgeden güneşe emanın varsa Bir güneş yüzlü bul, bir de gül gölgesi ---------------------------------------------------- Dostlardan hiçbirini göremiyorum yerinde Gönlüm kan oldu hüzünden, sâki nerdesin ---------------------------------------------------- Hâfız, git işine, vaktin padişahına kulluk Herkes ediyor da sen bir kez etmiyorsun ---------------------------------------------------- Şu Türkçesi:Hicabi Kırlangıç Bahçede güle dadılık edince seher yeli Gülü süsledi bir gelin süsleyici gibi Eğer gölgeden güneşe emanın varsa Bir güneş yüzlü bul, bir de gül gölgesi ---------------------------------------------------- Dostlardan hiçbirini göremiyorum yerinde Gönlüm kan oldu hüzünden, sâki nerdesin ---------------------------------------------------- Hâfız, git işine, vaktin padişahına kulluk Herkes ediyor da sen bir kez etmiyorsun ---------------------------------------------------- Şu - [Küreselleşmenin Savaşları ve Buharlaşan Adil Savaş Kuramı](https://www.ilimcephesi.com/kuresellesmenin-savaslari-ve-buharlasan-adil-savas-kurami/) - Adnan Bülent BALOĞLU* ÖZ Bugün, küçük bir zengin kapitalist ‘elit’ grubu, elindeki sınırsız güç ve devasa sermaye ile yeryüzü ekonomisine ve siyasetine hükmetmek ve tabii kaynaklarını tekeline almak için büyük bir çaba sarf ediyor. Hedeflerine ulaşabilmek için ellerinde tasarım ve patenti kendilerinin olan bir proje var: küreselleşme! Bu projeyi, liberal serbest ekonomi, serbest pazar, demokrasi, Adnan Bülent BALOĞLU* ÖZ Bugün, küçük bir zengin kapitalist ‘elit’ grubu, elindeki sınırsız güç ve devasa sermaye ile yeryüzü ekonomisine ve siyasetine hükmetmek ve tabii kaynaklarını tekeline almak için büyük bir çaba sarf ediyor. Hedeflerine ulaşabilmek için ellerinde tasarım ve patenti kendilerinin olan bir proje var: küreselleşme! Bu projeyi, liberal serbest ekonomi, serbest pazar, demokrasi, - [Zygmunt Bauman - Kimlik -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/zygmunt-bauman-kimlik-alintilar/) - Genel anlamda “kimlik, özel anlamda 'ulusal kimlik fikri insanlık deneyiminde “doğal yollarla döllenmemiş, tabii biçimde kuluçkaya yatırılmamıştır. Aynı şekilde, “hayatın apaçık gerçeği sayılabilecek bir deneyimden de türememiştir. Bu fikir, modern insanın Lebenswel'ine (canlılar âlemi, yaşam dünyası) zorla sokulmuş ve bir kurgu olarak ortaya çıkmıştır. Kimlik fikri, tam da kurgu olduğu için ve bu fikrin ima Genel anlamda “kimlik, özel anlamda 'ulusal kimlik fikri insanlık deneyiminde “doğal yollarla döllenmemiş, tabii biçimde kuluçkaya yatırılmamıştır. Aynı şekilde, “hayatın apaçık gerçeği sayılabilecek bir deneyimden de türememiştir. Bu fikir, modern insanın Lebenswel'ine (canlılar âlemi, yaşam dünyası) zorla sokulmuş ve bir kurgu olarak ortaya çıkmıştır. Kimlik fikri, tam da kurgu olduğu için ve bu fikrin ima - [İslam Can-Ejder Ulutaş- Teşhir Toplumu (Bir Duyu Sosyolojisi Denemesi)](https://www.ilimcephesi.com/islam-can-ejder-ulutas-teshir-toplumu-bir-duyu-sosyolojisi-denemesi/) - Kendini teşhir etme, zarafetin yok olmasına neden olur.(Han,2017:39) --------------------------------------------------------------- Teşhir unutturur. Hatırlanması gerekeni, hatırlanmaya deger olanı imajlar yığınıyla gözlere sokarak esasen unutturur, Teşhir, aşırı imaj pompalayarak, yüksek voltajlı ışıklar altında varlığı silik hale getirir. Özel olanı sıradanlaştırır. Herkesin ulaşabileceği bir şey haline getirir. Teşhir ayrıca aşikâr edilmesi gerekeni vülgarize ederek sunmakta, insanları, toplumu duyarsızlaştırmaktadır. Örtük Kendini teşhir etme, zarafetin yok olmasına neden olur.(Han,2017:39) --------------------------------------------------------------- Teşhir unutturur. Hatırlanması gerekeni, hatırlanmaya deger olanı imajlar yığınıyla gözlere sokarak esasen unutturur, Teşhir, aşırı imaj pompalayarak, yüksek voltajlı ışıklar altında varlığı silik hale getirir. Özel olanı sıradanlaştırır. Herkesin ulaşabileceği bir şey haline getirir. Teşhir ayrıca aşikâr edilmesi gerekeni vülgarize ederek sunmakta, insanları, toplumu duyarsızlaştırmaktadır. Örtük - [Türk Modernleşmesine Eleştirel Katkı](https://www.ilimcephesi.com/turk-modernlesmesine-elestirel-katki/) - Çöküşü durdurmak isteyen Osmanlı aydınları yeni sosyoekonomik formatlar koymak yerine ithal formatları devşirip geliştirme çabasına girdiler. 1902 yılındaki Jön Türkler toplantısından sonra günümüze kadar sürecek uzlaşmaz iki düşünce odağı ortaya çıktı.1 Bunlardan biri reformların devlet eliyle yukarıdan aşağı yapılmasını öngören Ahmet Rıza ve Ziya Gökalp’in temsil ettiği merkeziyetçi görüş, öteki ise “teşebbüs-ü şahsî’nin gelişebilmesi için Çöküşü durdurmak isteyen Osmanlı aydınları yeni sosyoekonomik formatlar koymak yerine ithal formatları devşirip geliştirme çabasına girdiler. 1902 yılındaki Jön Türkler toplantısından sonra günümüze kadar sürecek uzlaşmaz iki düşünce odağı ortaya çıktı.1 Bunlardan biri reformların devlet eliyle yukarıdan aşağı yapılmasını öngören Ahmet Rıza ve Ziya Gökalp’in temsil ettiği merkeziyetçi görüş, öteki ise “teşebbüs-ü şahsî’nin gelişebilmesi için - [Tenkit ve Buhran](https://www.ilimcephesi.com/tenkit-ve-buhran/) - Tenkit geleceği gösteren olarak değil; çünkü okula uygun ve itibariyle yaratıcı değildir. Dâhi güzellikleri oluşturur, inşa eder; tenkitçi yanlışları görür, söyler. Dâhi, tahayyül gücüne ihtiyacı var; tenkitçi hüküm gücüne. Şayet ben tenkidi resmeyleseydim, onu şöyle gösterirdim: Tıpkı Pegasusun tüylerini söküp kopardığı ve onu bizim akademiye gidiş tarzını öğrettiği gibi... Ama mamafih artık orduda generaller yok Tenkit geleceği gösteren olarak değil; çünkü okula uygun ve itibariyle yaratıcı değildir. Dâhi güzellikleri oluşturur, inşa eder; tenkitçi yanlışları görür, söyler. Dâhi, tahayyül gücüne ihtiyacı var; tenkitçi hüküm gücüne. Şayet ben tenkidi resmeyleseydim, onu şöyle gösterirdim: Tıpkı Pegasusun tüylerini söküp kopardığı ve onu bizim akademiye gidiş tarzını öğrettiği gibi... Ama mamafih artık orduda generaller yok - [Dostluk ve İnanç](https://www.ilimcephesi.com/dostluk-ve-inanc/) - Sevdiğimiz, saydığımız kişidir o. Dostluğunu, bize olan takdir duygularını, zor anlarımızda yardımını esirgemeyeceğini, koşup geleceğini sezer, biliriz. Arkadaşlığından kuşku duymayız. Duygularımızın karşılıklılığı hakkındaki içsel bilgimiz, şaşmaz bir doğru şeklinde içimizde durur. İnsanı mutlu eden en hoş durumlardan biri, dostuna dostluk duygularını iletebilmesi olsa gerek. İster sözle, ister mimiklerle, ister anışlarla olsun, dostluğumuzu iletmeyi/ göstermeyi başarabilmişsek Sevdiğimiz, saydığımız kişidir o. Dostluğunu, bize olan takdir duygularını, zor anlarımızda yardımını esirgemeyeceğini, koşup geleceğini sezer, biliriz. Arkadaşlığından kuşku duymayız. Duygularımızın karşılıklılığı hakkındaki içsel bilgimiz, şaşmaz bir doğru şeklinde içimizde durur. İnsanı mutlu eden en hoş durumlardan biri, dostuna dostluk duygularını iletebilmesi olsa gerek. İster sözle, ister mimiklerle, ister anışlarla olsun, dostluğumuzu iletmeyi/ göstermeyi başarabilmişsek - [Varalım sevgilinin yanına hû diyerek](https://www.ilimcephesi.com/varalim-sevgilinin-yanina-hu-diyerek/) - I. Mahmud şair sultanlarımızdandır; “Sebkatî” mahlasıyla şiirler yazmıştır. Sebkatî “önde giden, ön alan” anlamında, müsabakayla aynı kökten gelen bir kelimedir. Şair I. Mahmud veyahut mahlasıyla Sebkatî, Nâbî merhumun talebesi ve şiirde onun takipçisidir. Onun şiirlerine yaptığı nazireler gerçekten dikkat çekicidir. Ne dâniş itdi tahsil Sebkatî tab’-ı sihir-pîşen bir nazm-ı neşât-efzâyı sen şâhâne söylersin Nâbî’ye nazire I. Mahmud şair sultanlarımızdandır; “Sebkatî” mahlasıyla şiirler yazmıştır. Sebkatî “önde giden, ön alan” anlamında, müsabakayla aynı kökten gelen bir kelimedir. Şair I. Mahmud veyahut mahlasıyla Sebkatî, Nâbî merhumun talebesi ve şiirde onun takipçisidir. Onun şiirlerine yaptığı nazireler gerçekten dikkat çekicidir. Ne dâniş itdi tahsil Sebkatî tab’-ı sihir-pîşen bir nazm-ı neşât-efzâyı sen şâhâne söylersin Nâbî’ye nazire - [Evrim Teorisinin Felsefi Temelleri, İslam ile Sentezi ve Oluşan Zıtlıklar](https://www.ilimcephesi.com/evrim-teorisinin-felsefi-temelleri-islam-ile-sentezi-ve-olusan-zitliklar/) - Evrim teorisini ve teistik evrim düşüncesini etraflıca incelemeden evvel, evrim teorisinin felsefi dayanaklarını, arka planda evrim fikrine yol açan aklı kısaca bilmek gerekiyor. Bunun yanında evrim hipotezinin İslam düşüncesi ile sentezi birtakım tezatları beraberinde getirecektir. Bu bölümü beş nokta ile izah edeceğiz: Birincisi: Allah’ı inkâr eden ve cevher olarak maddeyi esas alan materyalist felsefe, 19. Evrim teorisini ve teistik evrim düşüncesini etraflıca incelemeden evvel, evrim teorisinin felsefi dayanaklarını, arka planda evrim fikrine yol açan aklı kısaca bilmek gerekiyor. Bunun yanında evrim hipotezinin İslam düşüncesi ile sentezi birtakım tezatları beraberinde getirecektir. Bu bölümü beş nokta ile izah edeceğiz: Birincisi: Allah’ı inkâr eden ve cevher olarak maddeyi esas alan materyalist felsefe, 19. - [İslam Düşüncesi Açısından Evrim Teorisinin İlmi Değeri](https://www.ilimcephesi.com/islam-dusuncesi-acisindan-evrim-teorisinin-ilmi-degeri/) - İlim, Allah’ın kâinatta koyduğu kanunların insanlar tarafından keşfedilmesidir. Bu bakımdan fennî ilimlerin her biri Allah’ın varlığını, birliğini ve sonsuz gücünü bizlere göstermektedir. Terakkinin kaynağı ilimdir. İnsanlar için kaçınılması gereken en büyük düşman ise cehalettir. Çünkü bütün terakki ve tekâmüllerin engeli cehalettir. Kur’an, birçok ayet-i kerimesinde insanları dinî ve dünyevi ilimleri öğrenmeye teşvik eder. Bunlardan ikisini İlim, Allah’ın kâinatta koyduğu kanunların insanlar tarafından keşfedilmesidir. Bu bakımdan fennî ilimlerin her biri Allah’ın varlığını, birliğini ve sonsuz gücünü bizlere göstermektedir. Terakkinin kaynağı ilimdir. İnsanlar için kaçınılması gereken en büyük düşman ise cehalettir. Çünkü bütün terakki ve tekâmüllerin engeli cehalettir. Kur’an, birçok ayet-i kerimesinde insanları dinî ve dünyevi ilimleri öğrenmeye teşvik eder. Bunlardan ikisini - [İslam Tıp ve Felsefe Geleneğinde Psikoloji](https://www.ilimcephesi.com/islam-tip-ve-felsefe-geleneginde-psikoloji/) - Ömer Türker İslam Düşüncesinde Psikolojinin Temelleri “İslam Düşünce Geleneğinde Psikoloji” konusunu ana batlarıyla sunmaya çalışacağım. Türkçede bugün ruh kavramıyla ifade etmeye çalıştığımız şeyin teknik anlamda karşılığı, İslam felsefe geleneği söz konusu olduğunda nefs kavramıdır. Türkçede nefs daha ziyade şehevi arzular için kullanılan bir tabirdir. Ancak İslam Felsefesi literatüründe şehevi arzuların ilkesine hayvani nefs; akli idrak Ömer Türker İslam Düşüncesinde Psikolojinin Temelleri “İslam Düşünce Geleneğinde Psikoloji” konusunu ana batlarıyla sunmaya çalışacağım. Türkçede bugün ruh kavramıyla ifade etmeye çalıştığımız şeyin teknik anlamda karşılığı, İslam felsefe geleneği söz konusu olduğunda nefs kavramıdır. Türkçede nefs daha ziyade şehevi arzular için kullanılan bir tabirdir. Ancak İslam Felsefesi literatüründe şehevi arzuların ilkesine hayvani nefs; akli idrak - [Johann Wolfgang Von Goethe - Goethe Der ki... Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/johann-wolfgang-von-goethe-goethe-der-ki-alintilar/) - Müziği, zevk almak yoluyla olmaktan çok, düşünce yoluyla yani genel olarak tanırım. ------------------------------------ Yalın güzeli, güzelden anlayan değerlendirir, Süslü ise yığına seslenir. ------------------------------------ Hayatın sonuyla başını birleştirebilen insan, en mutlu insandır. ------------------------------------ İnsan özgür olmak için kendine hakim olmayı bilmelidir. ------------------------------------ İnsanın ruhu suya benzer su gibi Gökten iner Göğe çıkar, Sonra gene yere İnmesi Müziği, zevk almak yoluyla olmaktan çok, düşünce yoluyla yani genel olarak tanırım. ------------------------------------ Yalın güzeli, güzelden anlayan değerlendirir, Süslü ise yığına seslenir. ------------------------------------ Hayatın sonuyla başını birleştirebilen insan, en mutlu insandır. ------------------------------------ İnsan özgür olmak için kendine hakim olmayı bilmelidir. ------------------------------------ İnsanın ruhu suya benzer su gibi Gökten iner Göğe çıkar, Sonra gene yere İnmesi - [Akıl-Nakil İlişkisinde Muhakkak Görmemiz Gerekenler](https://www.ilimcephesi.com/akil-nakil-iliskisinde-muhakkak-gormemiz-gerekenler/) - Bu yazıda çok dikkatimi çeken bir kaç karşılaştırma üze­rinde duracağım. Aristo ile ilgili bir şeyler okurken aklıma Ga­zali ve Razi düştü. Ne ilgisi var diyeceksiniz! Çok ilgisi var. Za­ten kelamı anlamak iyi bir felsefe tarihi bilmekle mümkündür. Bu bahs-i diğer bir konu... Bir kaç metin nakledeceğim. Önce Aristo ile ilgili bir metin: “Dışardan, duyularla idrak Bu yazıda çok dikkatimi çeken bir kaç karşılaştırma üze­rinde duracağım. Aristo ile ilgili bir şeyler okurken aklıma Ga­zali ve Razi düştü. Ne ilgisi var diyeceksiniz! Çok ilgisi var. Za­ten kelamı anlamak iyi bir felsefe tarihi bilmekle mümkündür. Bu bahs-i diğer bir konu... Bir kaç metin nakledeceğim. Önce Aristo ile ilgili bir metin: “Dışardan, duyularla idrak - [Alexis Carrel - İnsanlar Uyanın -Notlar](https://www.ilimcephesi.com/alexis-carrel-insanlar-uyanin-notlar/) - Din, felsefe ve ilim arasındaki mücadele Batılı insanların ruhunu derinden sarstı, Hayatta nasıl davranılması icap ettiğini gösteren, münakaşa kabul etmez, kat'i bir kaide yoktu. Ahlâki prensipler gevşemişti. San'at ve şiir güzelliği fazilete tercih edildi. İnsan iradesi artık bu âlemden ötesine doğru yönelmiyordu Bu dünyanın servetlerini ele geçirmekle ıktifa ediyordu. Machiavel'in cüretkârca ilân ettiği gibi, hayatın Din, felsefe ve ilim arasındaki mücadele Batılı insanların ruhunu derinden sarstı, Hayatta nasıl davranılması icap ettiğini gösteren, münakaşa kabul etmez, kat'i bir kaide yoktu. Ahlâki prensipler gevşemişti. San'at ve şiir güzelliği fazilete tercih edildi. İnsan iradesi artık bu âlemden ötesine doğru yönelmiyordu Bu dünyanın servetlerini ele geçirmekle ıktifa ediyordu. Machiavel'in cüretkârca ilân ettiği gibi, hayatın - [Sosyal Bir Varlık Olarak İnsan](https://www.ilimcephesi.com/sosyal-bir-varlik-olarak-insan/) - Prof.Dr. Ali Büyükaslan* İnsan nasıl tanımlanabilir? İnsanı zamandan ve mekândan bağımsız olarak tanımlamak mümkün mü? Bu soruların cevabını bulabilmek için Cüneyt Arkın'ın filmleri düşünülebilir. Bir genç doğar, güçlü kuvvetlidir, zalimlere ve kötülere karşı durur. Hayatı böyle çizgi gibi bir sona doğru gider. Çizgisel, lineer dediğimiz bir hayat yolu vardır. Sinemadaki geri dönüş tekniğinde bir hayal Prof.Dr. Ali Büyükaslan* İnsan nasıl tanımlanabilir? İnsanı zamandan ve mekândan bağımsız olarak tanımlamak mümkün mü? Bu soruların cevabını bulabilmek için Cüneyt Arkın'ın filmleri düşünülebilir. Bir genç doğar, güçlü kuvvetlidir, zalimlere ve kötülere karşı durur. Hayatı böyle çizgi gibi bir sona doğru gider. Çizgisel, lineer dediğimiz bir hayat yolu vardır. Sinemadaki geri dönüş tekniğinde bir hayal - [Fırsat Sakal Altından Geçer](https://www.ilimcephesi.com/firsat-sakal-altindan-gecer/) - Nasreddin Hoca'ya, bir gece rüyasında dokuz akçe verirler. Fakat hoca, dokuz değil on akçe versinler diye ısrar eder. Bu esnada uykusundan uyanan hoca hemen eline bakar ama elinde hiç akçe yoktur. Bu durum karşısında uyumak için gözlerini kapatıp elini uzatan hoca, “Tamam on değil, dokuz akçe olsun” der. 1 “Fırsat sakal altından geçer” diye bir Nasreddin Hoca'ya, bir gece rüyasında dokuz akçe verirler. Fakat hoca, dokuz değil on akçe versinler diye ısrar eder. Bu esnada uykusundan uyanan hoca hemen eline bakar ama elinde hiç akçe yoktur. Bu durum karşısında uyumak için gözlerini kapatıp elini uzatan hoca, “Tamam on değil, dokuz akçe olsun” der. 1 “Fırsat sakal altından geçer” diye bir - [Kuyular İlk Nerede Oluşur? ](https://www.ilimcephesi.com/kuyular-ilk-nerede-olusur/) - Nasreddin Hoca bir gece kuyudan su çekmek için bahçeye çıkar. Kovayı kuyuya sarkıttığı an ayın kuyudaki yansımasını görür. Hemen telaşla eşine seslenir, “Hanım çabuk çengeli getir, ay kuyuya düşmüş” der. Hanımı gece vakti hocaya dert anlatamayacağını bildiği için hemen kalkıp çengeli götürür. Çengeli alan hoca kuyuya sarkıtıp ayı yakalamak için uğraşmaya başlar. Tam o esnada Nasreddin Hoca bir gece kuyudan su çekmek için bahçeye çıkar. Kovayı kuyuya sarkıttığı an ayın kuyudaki yansımasını görür. Hemen telaşla eşine seslenir, “Hanım çabuk çengeli getir, ay kuyuya düşmüş” der. Hanımı gece vakti hocaya dert anlatamayacağını bildiği için hemen kalkıp çengeli götürür. Çengeli alan hoca kuyuya sarkıtıp ayı yakalamak için uğraşmaya başlar. Tam o esnada - [Devlet-i Aliyye'nin Demokrasi,Sosyalizm Gibi Davası Yoktur...](https://www.ilimcephesi.com/devlet-i-aliyyenin-demokrasisosyalizm-gibi-davasi-yoktur/) - Birkaç gün önce Atatürk Eğitim Enstitüsü'nden çocuklar geldi.Nasıl kalmışlar,bilmiyorum.Kılıç artıkları.Biri müstağribler kervanı'nı ezbere okuyor.Ezberlemiş.''Efendim''dedi.''Reşid Paşa,İngilizler'in Ajanı''dedi.''Peki Cevdet Paşa,Reşid Paşa'yı neden seviyor? Bir kere şunu kabul etmek gerek.Reşid Paşa,İngiliz burjuvazisinin ajanıdır,demek hem doğru,hem yanlış.Reşid Paşa,Batı'dan dostlar bulduğuna kanidir.Genç yaşta Fransa'ya giden Reşid Paşa'yı artislerle,ajanlarla istila ettiler ve onu sadrazamlığa hazırladılar.Fransa'ya ve İngiltere'ye büyük bir samimiyetle Birkaç gün önce Atatürk Eğitim Enstitüsü'nden çocuklar geldi.Nasıl kalmışlar,bilmiyorum.Kılıç artıkları.Biri müstağribler kervanı'nı ezbere okuyor.Ezberlemiş.''Efendim''dedi.''Reşid Paşa,İngilizler'in Ajanı''dedi.''Peki Cevdet Paşa,Reşid Paşa'yı neden seviyor? Bir kere şunu kabul etmek gerek.Reşid Paşa,İngiliz burjuvazisinin ajanıdır,demek hem doğru,hem yanlış.Reşid Paşa,Batı'dan dostlar bulduğuna kanidir.Genç yaşta Fransa'ya giden Reşid Paşa'yı artislerle,ajanlarla istila ettiler ve onu sadrazamlığa hazırladılar.Fransa'ya ve İngiltere'ye büyük bir samimiyetle - [Vücut ve Yön](https://www.ilimcephesi.com/vucut-ve-yon/) - Vücut ile yön arasında bir zorunluluk ilişkisi olmalı. Bir vücuda sahip olmamış olsaydık, yönlerle bir ilişkimiz olur muydu acaba? Ya da yönlerle ilişkimiz olmasaydı, bir vücuda sahip olduğumuzdan bahsedebilir miydik? Vücudumuz bizi, bir beşer olarak bu dünyaya bağlayan tarafımızdır. Vücutsuzlaşmak, esas olarak, ölüm dairesi içine girmektir. Ölmek, yok olmak değil, vücutsuzlaşmaktır. Ölüm vuku bulduğunda, Vücut ile yön arasında bir zorunluluk ilişkisi olmalı. Bir vücuda sahip olmamış olsaydık, yönlerle bir ilişkimiz olur muydu acaba? Ya da yönlerle ilişkimiz olmasaydı, bir vücuda sahip olduğumuzdan bahsedebilir miydik? Vücudumuz bizi, bir beşer olarak bu dünyaya bağlayan tarafımızdır. Vücutsuzlaşmak, esas olarak, ölüm dairesi içine girmektir. Ölmek, yok olmak değil, vücutsuzlaşmaktır. Ölüm vuku bulduğunda, - [Görmenin, Göstermenin ve Gözetlemenin Halleri](https://www.ilimcephesi.com/gormenin-gostermenin-ve-gozetlemenin-halleri/) - Göz referanslı modern dünya, görme istencinin dışında öncelikle gözetleme ve denetlemenin hüküm sürdüğü bir evreni işaret etmektedir. Temaşa etme anlamındaki gözün yerini alan gözetim, gizlilik ve güvenlik gibi kavramları yanma alarak modern kenti ve bireyi kontrol etmenin adı olmuştur. Foucault’un Bentham’dan mülhem panoptikon kavramı, modern dünyanın gözetleme tarzına yeni bir yorumdur. Fouca- ult özellikle, total Göz referanslı modern dünya, görme istencinin dışında öncelikle gözetleme ve denetlemenin hüküm sürdüğü bir evreni işaret etmektedir. Temaşa etme anlamındaki gözün yerini alan gözetim, gizlilik ve güvenlik gibi kavramları yanma alarak modern kenti ve bireyi kontrol etmenin adı olmuştur. Foucault’un Bentham’dan mülhem panoptikon kavramı, modern dünyanın gözetleme tarzına yeni bir yorumdur. Fouca- ult özellikle, total - [Vahyin İnzâl Keyfiyeti](https://www.ilimcephesi.com/vahyin-inzal-keyfiyeti/) - Peygamberlerin vahye muhatap olma keyfiyeti hakkında merak edilen konu başlıklarından bir tanesi, vahyin inzâl keyfiyetidir. Vahiy peygamberlere ve dahi peygamberimize hangi yollarla gelmiştir? Bu sual ve cevabı, Kur’ân-ı Kerîm’in tüm âyetlerinin Hz. Peygamber (s.a.v.)’in rüyalarından ibaret olduğunu dile getiren kimseler gibi nevzuhur iddia sahiplerinin hatasını aşikâr kılmak için son derece lüzumludur. Vahy-i İlâhî’nin birçok inzâl Peygamberlerin vahye muhatap olma keyfiyeti hakkında merak edilen konu başlıklarından bir tanesi, vahyin inzâl keyfiyetidir. Vahiy peygamberlere ve dahi peygamberimize hangi yollarla gelmiştir? Bu sual ve cevabı, Kur’ân-ı Kerîm’in tüm âyetlerinin Hz. Peygamber (s.a.v.)’in rüyalarından ibaret olduğunu dile getiren kimseler gibi nevzuhur iddia sahiplerinin hatasını aşikâr kılmak için son derece lüzumludur. Vahy-i İlâhî’nin birçok inzâl - [Allah Dostları](https://www.ilimcephesi.com/allah-dostlari/) - Derler ki davranışları itibarıyla Allah dostları dört çeşittir: Biri var, âlem de bilir kendi de bilir ki Allah dostudur; biri var, âlem bilir kendi bilmez; biri var, kendi bilir kimse bilmez; biri var, kendi de bilmez kimse de bilmez. Hikâye odur ki, bir Anadolu köylüsü, “Yeni Cami’de vakit namazı kılan mutlaka bir Velî’yi tanır, Derler ki davranışları itibarıyla Allah dostları dört çeşittir: Biri var, âlem de bilir kendi de bilir ki Allah dostudur; biri var, âlem bilir kendi bilmez; biri var, kendi bilir kimse bilmez; biri var, kendi de bilmez kimse de bilmez. Hikâye odur ki, bir Anadolu köylüsü, “Yeni Cami’de vakit namazı kılan mutlaka bir Velî’yi tanır, - [Sevgi Yukarıdan Gelir](https://www.ilimcephesi.com/sevgi-yukaridan-gelir/) - Şair Nedim’in çok parlak ve iddialı, sekiz beyitlik bir gazeli vardır. Klasik edebiyata merakı olanlar, mutlaka duy- muştur bunu. Çok enteresan bir beyitle başlar: Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Mey süzülmüş şişeden ruhsâr-ı âl olmuş sana Daha ilk mısralardan ustalık, sanat görülüyor. Şair sevgiliyi överken “haddeden geçmiş bir nezâket”ten bahsediyor. Gazelin konusu Şair Nedim’in çok parlak ve iddialı, sekiz beyitlik bir gazeli vardır. Klasik edebiyata merakı olanlar, mutlaka duy- muştur bunu. Çok enteresan bir beyitle başlar: Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Mey süzülmüş şişeden ruhsâr-ı âl olmuş sana Daha ilk mısralardan ustalık, sanat görülüyor. Şair sevgiliyi överken “haddeden geçmiş bir nezâket”ten bahsediyor. Gazelin konusu - [Bir Rubainin Düşündürdükleri](https://www.ilimcephesi.com/bir-rubainin-dusundurdukleri/) - Hazret-i Mevlânâ; birçok cepheleri olan bir varlık. Ancak bütün cepheleri ile tek varlık. San’at sahasında bir san’atkârı lâyıkiyle anlamak için, onun bütün cephelerini idare eden ve onu bir vahdet hâlinde gösteren hâkim ve temel karakterini bulmak lâzımdır. Çün- ki, nazarî olarak insan uzviyyeti nasıl bir vahdet ve âhenk içinde hareket ediyorsa, mânevî hüviyeti de aynı Hazret-i Mevlânâ; birçok cepheleri olan bir varlık. Ancak bütün cepheleri ile tek varlık. San’at sahasında bir san’atkârı lâyıkiyle anlamak için, onun bütün cephelerini idare eden ve onu bir vahdet hâlinde gösteren hâkim ve temel karakterini bulmak lâzımdır. Çün- ki, nazarî olarak insan uzviyyeti nasıl bir vahdet ve âhenk içinde hareket ediyorsa, mânevî hüviyeti de aynı - [Divan Edebiyatında Sanat Telakkisi](https://www.ilimcephesi.com/divan-edebiyatinda-sanat-telakkisi/) - Mevzuumuz, Divan Edebiyatında san’at telâkkisidir. Yani san’- at dediğimiz mefhum, bu edebiyatın mensupları tarafından nasıl telâkki edilmiş, hangi çeşit yazılara san’at eseri denmiştir. Bunu izah etmeden evvel san’at telâkkisi üzerinde durmamız icabeder. San’at telâkkisinden evvel de “san’at” tan ne anladığımızı anlatmamız lâzımdır. Bu noktaları gayet kısa bir şekilde zikredip geçeceğim : Evvelâ san’at, hayatî bir Mevzuumuz, Divan Edebiyatında san’at telâkkisidir. Yani san’- at dediğimiz mefhum, bu edebiyatın mensupları tarafından nasıl telâkki edilmiş, hangi çeşit yazılara san’at eseri denmiştir. Bunu izah etmeden evvel san’at telâkkisi üzerinde durmamız icabeder. San’at telâkkisinden evvel de “san’at” tan ne anladığımızı anlatmamız lâzımdır. Bu noktaları gayet kısa bir şekilde zikredip geçeceğim : Evvelâ san’at, hayatî bir - [İnsan Varlığı Açısından Eğilimler](https://www.ilimcephesi.com/insan-varligi-acisindan-egilimler/) - İnsan, işgören; bir takım fiil ve davranışlarda bulunan bir varlıktır. Bu özellik, insanla birlikte canlıların çoğunu kapsar, öyleyse fiil ve davranışlar neden öteki canlılarda değil de insanda "iyi-kötü" ölçüsüne vuruluyor? Bilindiği üzere hayvanların fiil ve davranışları bir takım içgüdülerin (eskilerin ifadesiyle sevk-i tabiîlerin) sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu güçlerden herbiri birer varlık gücüdür. Canlı varolduğu İnsan, işgören; bir takım fiil ve davranışlarda bulunan bir varlıktır. Bu özellik, insanla birlikte canlıların çoğunu kapsar, öyleyse fiil ve davranışlar neden öteki canlılarda değil de insanda "iyi-kötü" ölçüsüne vuruluyor? Bilindiği üzere hayvanların fiil ve davranışları bir takım içgüdülerin (eskilerin ifadesiyle sevk-i tabiîlerin) sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu güçlerden herbiri birer varlık gücüdür. Canlı varolduğu - [Bediüzzaman Said Nursi - Muhakemat -Notlar](https://www.ilimcephesi.com/bediuzzaman-said-nursi-muhakemat-notlar/) - İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır. Şöyle müsellemattandır ki: Hendese gibi bir san'atta mahir olan zât, tıb gibi başka san'atta âmi ve tufeylî ve dahîl olabilir. Muhakemat - 28 ------------------------------------------ Ve hem de çok defa lisan, kalbin dilini tamamen anlamıyor. Lâsiyyema kalb bazan mes'elenin derin yerlerinden -kuyu dibinde gibi- bir tıntın eder ise lisan İlim ilme kuvvet verir. Tahakküm etmemek şarttır. Şöyle müsellemattandır ki: Hendese gibi bir san'atta mahir olan zât, tıb gibi başka san'atta âmi ve tufeylî ve dahîl olabilir. Muhakemat - 28 ------------------------------------------ Ve hem de çok defa lisan, kalbin dilini tamamen anlamıyor. Lâsiyyema kalb bazan mes'elenin derin yerlerinden -kuyu dibinde gibi- bir tıntın eder ise lisan - [Kemal Sayar - Bir Kalbi Kırılmaktan Koruyabilsem -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/kemal-sayar-bir-kalbi-kirilmaktan-koruyabilsem-alintilar/) - Söz kalpten kalbe gitsin daima. Başka yere hiç uğramasın. “Irmak kenarında otur, ömrün geçişini seyret/ Gelip geçen dünyadan bu işaret yeter bize“ diyor Şirazlı Hâfız. Bir ırmağın akıp gitmesi gibi ebediyete akıyor ömürlerimiz. ----------------------------------------------------- Bir şeyin hakikati, yıkılırken ortaya çıkar. Düşerken, yıkılırken, kaybederken ne isek; aslında oyuz. İnsan düş kırıklığından da öğrenir. Kayıp ve ayrılıklar Söz kalpten kalbe gitsin daima. Başka yere hiç uğramasın. “Irmak kenarında otur, ömrün geçişini seyret/ Gelip geçen dünyadan bu işaret yeter bize“ diyor Şirazlı Hâfız. Bir ırmağın akıp gitmesi gibi ebediyete akıyor ömürlerimiz. ----------------------------------------------------- Bir şeyin hakikati, yıkılırken ortaya çıkar. Düşerken, yıkılırken, kaybederken ne isek; aslında oyuz. İnsan düş kırıklığından da öğrenir. Kayıp ve ayrılıklar - [Abdullah Şerkâvî’nin Şerhü’l-Hikem’i ve Ali Örfî Efendi Tarafından Yapılan Tercümesi -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/abdullah-serkavinin-serhul-hikemi-ve-ali-orfi-efendi-tarafindan-yapilan-tercumesi-alintilar/) - Ataullah İskenderi - Hikem-i Ataiyye (Ebü Türab radıyallahu anh dedi ki: “Kul, amelde samimi olunca Allah o ameli işlemeden onun zevkini onun gönlüne verir. Ameli işlerken ihlas bulunursa, onu işlerken zevk ve şevk duyar.| -------------------------------------------- Nefsin hazları için Hak'tan Hakk'ın gayrısını talep etmek layık değildir. Makbul ve güvenilir olan hal, istenilen bütün şeylerde güzel edep Ataullah İskenderi - Hikem-i Ataiyye (Ebü Türab radıyallahu anh dedi ki: “Kul, amelde samimi olunca Allah o ameli işlemeden onun zevkini onun gönlüne verir. Ameli işlerken ihlas bulunursa, onu işlerken zevk ve şevk duyar.| -------------------------------------------- Nefsin hazları için Hak'tan Hakk'ın gayrısını talep etmek layık değildir. Makbul ve güvenilir olan hal, istenilen bütün şeylerde güzel edep - [Ekrem Tahir - Yaratıcı Öfke -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/ekrem-tahir-yaratici-ofke-alintilar/) - Mefhum fehmetmektir; fehm ve idrak etmek. Ve fehmetmek demek; anlamak, şuurluca kavramak ve idrakte yerini bulması demektir. Bir meseleyi araştırmak, tetkik yolculuğuna çıkıp, bu yolculukta bilgileri toplayıp, tasnifleştirip, bilgileri gözleyip, tenkit süzgecinden geçirip, yolculuk tecrübelerini titizce devşirip terkipleştirmek, hülâsayı kelâm; ona bütün dimensiyonunla hâkim olup hükmedebilmektir. Lakin diğer bir ifadeyle meselenin bütün dimensiyonlarıyla bilmeden, insan Mefhum fehmetmektir; fehm ve idrak etmek. Ve fehmetmek demek; anlamak, şuurluca kavramak ve idrakte yerini bulması demektir. Bir meseleyi araştırmak, tetkik yolculuğuna çıkıp, bu yolculukta bilgileri toplayıp, tasnifleştirip, bilgileri gözleyip, tenkit süzgecinden geçirip, yolculuk tecrübelerini titizce devşirip terkipleştirmek, hülâsayı kelâm; ona bütün dimensiyonunla hâkim olup hükmedebilmektir. Lakin diğer bir ifadeyle meselenin bütün dimensiyonlarıyla bilmeden, insan - [''Tanrı'nın Ölümü''nün Politik Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme](https://www.ilimcephesi.com/tanrinin-olumunun-politik-sonuclari-uzerine-bir-degerlendirme/) - Derda Küçükalp* *Prof.Dr.,Uludağ Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ÖZ Tanrı’nın olmadığı bir dünya, insan ile diğer varlıklar arasında bir mahiyet farkının olduğunu iddia edemeyeceğimiz bir dünyadır. Tanrı’nın yokluğunun kaçınılmaz neticesi natüralizmdir. Natüralizmin siyaset felsefesindeki ilk yansıması kuvvet politikası, diğeri ise faydacılıktır. Tanrı’nın yokluğunda hümanizm yeni anlam sistemi, yeni din olarak ortaya çıkmıştır. Hümanizm hem Derda Küçükalp* *Prof.Dr.,Uludağ Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ÖZ Tanrı’nın olmadığı bir dünya, insan ile diğer varlıklar arasında bir mahiyet farkının olduğunu iddia edemeyeceğimiz bir dünyadır. Tanrı’nın yokluğunun kaçınılmaz neticesi natüralizmdir. Natüralizmin siyaset felsefesindeki ilk yansıması kuvvet politikası, diğeri ise faydacılıktır. Tanrı’nın yokluğunda hümanizm yeni anlam sistemi, yeni din olarak ortaya çıkmıştır. Hümanizm hem - [Samiha Ayverdi - Dile Gelen Taş -Notlarım](https://www.ilimcephesi.com/samiha-ayverdi-dile-gelen-tas-notlarim/) - Bâzen üşenip de yazmak istemediğim zamanlar, avucuma noktalar koyarım. İnkişâf etmemiş" tohumlar gibi, elimin harâretiyle, o küçücük zeminde, filizlenip boy atacak bir çekirdekten hâsıl olan” dallı budaklı ağaç gibi, sanki cihâna kol atacak gibi gelir. ---------------------------------------------- Ben derim ki: Ağlayan da haklı, gülen de. Veren de haklı, alan da. Şu garip kadını seven de haklı, Bâzen üşenip de yazmak istemediğim zamanlar, avucuma noktalar koyarım. İnkişâf etmemiş" tohumlar gibi, elimin harâretiyle, o küçücük zeminde, filizlenip boy atacak bir çekirdekten hâsıl olan” dallı budaklı ağaç gibi, sanki cihâna kol atacak gibi gelir. ---------------------------------------------- Ben derim ki: Ağlayan da haklı, gülen de. Veren de haklı, alan da. Şu garip kadını seven de haklı, - [Osmanlı Düşüncesinin Temel Meseleleri](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-dusuncesinin-temel-meseleleri/) - Osmanlı Düşünürlerinin Meseleleri Osmanlı Düşüncesi'nin varlıkla irtibatının doğrudan gö­rülebileceği alanlardan biri de Osmanlı düşünürlerinin ele aldığı meselelerdir. Osmanlı düşünürlerinin meseleleri, ait oldukları geleneğin yeniden üretilmesi sürecinde karşılaşılan meseleler gibi gözükmektedir. Bu meseleler kabaca, geleneğin kavranması söz konusu olduğunda karşılaşılan meseleler ve ge­leneğin kavranması esnasında daha öncekilerin dayanmakla bir­likte söz konusu etmedikleri esasa müteallik meseleler olarak Osmanlı Düşünürlerinin Meseleleri Osmanlı Düşüncesi'nin varlıkla irtibatının doğrudan gö­rülebileceği alanlardan biri de Osmanlı düşünürlerinin ele aldığı meselelerdir. Osmanlı düşünürlerinin meseleleri, ait oldukları geleneğin yeniden üretilmesi sürecinde karşılaşılan meseleler gibi gözükmektedir. Bu meseleler kabaca, geleneğin kavranması söz konusu olduğunda karşılaşılan meseleler ve ge­leneğin kavranması esnasında daha öncekilerin dayanmakla bir­likte söz konusu etmedikleri esasa müteallik meseleler olarak - [Ahlak Vasfının Dolayımsızlığı ve Kapsamı](https://www.ilimcephesi.com/ahlak-vasfinin-dolayimsizligi-ve-kapsami/) - İnsan irâdesiyle meydana gelen davranışlar, birer oluş ola-rak değerlendirildiğinde salt hareketlerden ibarettir. Aslında birer oluş olmak bakımından birbirlerinden tefrik edilmesi mümkün olmayan hareketler bütünü, yapılacak sınıflamalar dikkate alındığında çoğalır ve çeşitlenir. Öncelikle salt hareket olmaları bakımından bilinen hareket kategorilerine bağlı olarak çeşitli sınıflamalara tabi tutulur. Bu bağlamda bir hareketin nitelikte, nicelikte, mekânda, konumda vs. olduğunu İnsan irâdesiyle meydana gelen davranışlar, birer oluş ola-rak değerlendirildiğinde salt hareketlerden ibarettir. Aslında birer oluş olmak bakımından birbirlerinden tefrik edilmesi mümkün olmayan hareketler bütünü, yapılacak sınıflamalar dikkate alındığında çoğalır ve çeşitlenir. Öncelikle salt hareket olmaları bakımından bilinen hareket kategorilerine bağlı olarak çeşitli sınıflamalara tabi tutulur. Bu bağlamda bir hareketin nitelikte, nicelikte, mekânda, konumda vs. olduğunu - [Gerçekliğin İmalatı: Hakikat Sonrası ve Sosyal Medya](https://www.ilimcephesi.com/gercekligin-imalati-hakikat-sonrasi-ve-sosyal-medya/) - Nurdan Atalay,(Dr. Öğretim Üyesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü.) Ebru Thwaites Diken(Dr.- öğretim Üyesi, Bilgi Üniversitesi, Sinema ve Televizyon Bölümü.) 'öptü beni: Bunlar kâinat gibi gerçek dudaklardır dedi, İster gökyüzünden seyret, ister gözlerimden Körler onları görmese de yıldızlar vardır, dedi.' Nazım Hikmet, Rubailer Geçtiğimiz aylarda Twitter'da gazeteci Işın Eliçin 'Hemen her şeye hakikat sonrası Nurdan Atalay,(Dr. Öğretim Üyesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü.) Ebru Thwaites Diken(Dr.- öğretim Üyesi, Bilgi Üniversitesi, Sinema ve Televizyon Bölümü.) 'öptü beni: Bunlar kâinat gibi gerçek dudaklardır dedi, İster gökyüzünden seyret, ister gözlerimden Körler onları görmese de yıldızlar vardır, dedi.' Nazım Hikmet, Rubailer Geçtiğimiz aylarda Twitter'da gazeteci Işın Eliçin 'Hemen her şeye hakikat sonrası - [Mustafa Sıbai - Hayat Bana Böyle Öğretti.-Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/mustafa-sibai-hayat-bana-boyle-ogretti-alintilar/) - Kriterlerin değişmesi 1082-Erkeklik ölçütleri değiştiği zaman kadınlar, adamlara hükmeder. Yiğitlik kıstasları değiştiği zaman hırsızlar, çesurlarâ hükmeder. Fazilet ölçütleri değiştiği zaman ayaktakımı, saygınlara hükmeder, -------------------------------------------- Kadın meselesi 1015-Kadın, sayı bakımından toplumun yarısını kapsar. Hisler açısından toplumda en güzel şey olduğu gibi, problemler açısından da toplumun en karmaşık tarafıdır. Bundan dolayı çoğu erkek düşünürün bu meseleyi, tamamlayıcı Kriterlerin değişmesi 1082-Erkeklik ölçütleri değiştiği zaman kadınlar, adamlara hükmeder. Yiğitlik kıstasları değiştiği zaman hırsızlar, çesurlarâ hükmeder. Fazilet ölçütleri değiştiği zaman ayaktakımı, saygınlara hükmeder, -------------------------------------------- Kadın meselesi 1015-Kadın, sayı bakımından toplumun yarısını kapsar. Hisler açısından toplumda en güzel şey olduğu gibi, problemler açısından da toplumun en karmaşık tarafıdır. Bundan dolayı çoğu erkek düşünürün bu meseleyi, tamamlayıcı - [Ebu Hanife’ye Yapılan Eleştirilerin Cevapları](https://www.ilimcephesi.com/ebu-hanifeye-yapilan-elestirilerin-cevaplari/) - Bu yazının ele alınışının asıl nedeni ‘Ebu Hanife’ye yöneltilen eleştiriler ve bu eleştirilerin haklılık payının’ izharıdır. Bu yüzden Ebu Hanife’nin nerede yaşadığı,çevresi,öğrencileri,şahsiyeti,takvası,menkibeleri,metodu gibi konular üzerinde pek durmadık.Bu yazı daha çok,ona yöneltilen eleştirilere cevap verme amaçlı ele alınmıştır. Ebu Hanife (İmam A’zam) kimdir ? Asıl adı Numan olup 80 (M.699) yılında Kufe’de doğup 150 Bu yazının ele alınışının asıl nedeni ‘Ebu Hanife’ye yöneltilen eleştiriler ve bu eleştirilerin haklılık payının’ izharıdır. Bu yüzden Ebu Hanife’nin nerede yaşadığı,çevresi,öğrencileri,şahsiyeti,takvası,menkibeleri,metodu gibi konular üzerinde pek durmadık.Bu yazı daha çok,ona yöneltilen eleştirilere cevap verme amaçlı ele alınmıştır. Ebu Hanife (İmam A’zam) kimdir ? Asıl adı Numan olup 80 (M.699) yılında Kufe’de doğup 150 - [Fen tek ve nadir olan olayları inkar eder mi?](https://www.ilimcephesi.com/fen-tek-ve-nadir-olan-olaylari-inkar-eder-mi/) - Rivayeti sabit olan bir naklî delil karşısında aklın ve dirayetin yeri nedir? Hiç şüphesiz ki, nakli anlayacak olan da akıldır. Bundan dolayı akıl ve dirayet göz ardı edildiği zaman ortada ne akıl kalır, ne de nakil. Lâkin aynı zamanda unutmamak gerekir ki, akıl gerçek bilginin yaratıcısı değil, alıcısı ve kabul edicisidir. O bilgiyi üretmez, alır. Rivayeti sabit olan bir naklî delil karşısında aklın ve dirayetin yeri nedir? Hiç şüphesiz ki, nakli anlayacak olan da akıldır. Bundan dolayı akıl ve dirayet göz ardı edildiği zaman ortada ne akıl kalır, ne de nakil. Lâkin aynı zamanda unutmamak gerekir ki, akıl gerçek bilginin yaratıcısı değil, alıcısı ve kabul edicisidir. O bilgiyi üretmez, alır. - [Divan-ı Hulusi Darendevi'den Şerhler 2](https://www.ilimcephesi.com/divan-i-hulusi-darendeviden-serhler-2/) - Reşat ARSLAN Ey şehîd-i pâk-dil hep Ins ü cin ağlar sana Ser-te-ser mâtem tutup kevn ü mekân ağlar sana Beyit: Ey şehîd-i pâk-dil hep İns ü cin ağlar sana Ser-te-ser matem tutup kevn ü mekân ağlar sana 1 Sözün kıymeti onun içeriğinde saklıdır. İçerik olacak ki kelam değer bulsun. Bu anlamda beyitlerden hareket akıyor, hikmet Reşat ARSLAN Ey şehîd-i pâk-dil hep Ins ü cin ağlar sana Ser-te-ser mâtem tutup kevn ü mekân ağlar sana Beyit: Ey şehîd-i pâk-dil hep İns ü cin ağlar sana Ser-te-ser matem tutup kevn ü mekân ağlar sana 1 Sözün kıymeti onun içeriğinde saklıdır. İçerik olacak ki kelam değer bulsun. Bu anlamda beyitlerden hareket akıyor, hikmet - [Divan-ı Hulusi Darendevi'den Şerhler](https://www.ilimcephesi.com/divan-i-hulusi-darendeviden-serhler/) - Ersin BAYRAM Göz görmedi ey sevdiğim âlemde sen meh-rû gibi Aklımı aldın günlümü saldın ayağa su gibi Göz görmedi ey sevdiğim âlemde sen meh-rû gibi Aklımı aldın günlümü saldın ayağa su gibi N'itsin ne yapsın sâdıkın olmazsa vasla lâyıkın Aklı perîşân âşıkın boynundaki gîsû gibi Ey pâdişâh-ı hüsn ü hür üftâdenin hâlini sor Kaddin temâşâ Ersin BAYRAM Göz görmedi ey sevdiğim âlemde sen meh-rû gibi Aklımı aldın günlümü saldın ayağa su gibi Göz görmedi ey sevdiğim âlemde sen meh-rû gibi Aklımı aldın günlümü saldın ayağa su gibi N'itsin ne yapsın sâdıkın olmazsa vasla lâyıkın Aklı perîşân âşıkın boynundaki gîsû gibi Ey pâdişâh-ı hüsn ü hür üftâdenin hâlini sor Kaddin temâşâ - [Kültür Endüstrisinin Tüketim Toplumu İnşa Çabası](https://www.ilimcephesi.com/kultur-endustrisinin-tuketim-toplumu-insa-cabasi/) - Aydın Aktay* Özet Bu yazıda, kültür endüstrisinin tüketim toplumu oluşturma çabalan ve bu çabalan gerçeğe dönüştürmenin enstrümanlan olarak kullandığı kültür araç gereçlerinden olan müzik, sinema, sanat, spor gibi ideolojik aygıtların etkileri ve işlevleri değerlendirilmektedir. Bu aygıtların popüler kültürü sürekli nasıl üreterek, küresel çapta nasıl yaygınlaştırdıklan, internet ve uydu kanallarındaki dizile­rin analizleriyle gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu yapılırken, Aydın Aktay* Özet Bu yazıda, kültür endüstrisinin tüketim toplumu oluşturma çabalan ve bu çabalan gerçeğe dönüştürmenin enstrümanlan olarak kullandığı kültür araç gereçlerinden olan müzik, sinema, sanat, spor gibi ideolojik aygıtların etkileri ve işlevleri değerlendirilmektedir. Bu aygıtların popüler kültürü sürekli nasıl üreterek, küresel çapta nasıl yaygınlaştırdıklan, internet ve uydu kanallarındaki dizile­rin analizleriyle gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu yapılırken, - [Bir Bedevi Hatırası](https://www.ilimcephesi.com/bir-bedevi-hatirasi/) - Bazıları vardır rağbette olan neyse ona rağbet ederler; bazıları da rağbet edilecek şeyi arar bulur. Kendimden yola çıkarak şöyle bir gözden geçiriyorum, nelere rağbet etmişim. Ben sanırım rağbet etmeyi bırakmışım. Biçilen bir ömür yegane bir idealle baş başayım. Ama şayet birşeye rağbet edecek olsaydım o şey dağlar olurdu. Güller olurdu mavi gökyüzü değil bulutlar olurdu Bazıları vardır rağbette olan neyse ona rağbet ederler; bazıları da rağbet edilecek şeyi arar bulur. Kendimden yola çıkarak şöyle bir gözden geçiriyorum, nelere rağbet etmişim. Ben sanırım rağbet etmeyi bırakmışım. Biçilen bir ömür yegane bir idealle baş başayım. Ama şayet birşeye rağbet edecek olsaydım o şey dağlar olurdu. Güller olurdu mavi gökyüzü değil bulutlar olurdu - [Emanet](https://www.ilimcephesi.com/emanet/) - Ancak emniyet içerisinde iman edenler, emanete sahip çıkabilirler. İ. KALIN Açalım biraz bu emniyetten ne kastetmiş ola hocamız. Bir kök var değil mi, emniyet, emanet ve iman. Bu üçü de bakıldığı zaman çok benzer kökler. Mana olarak bakıldığı zaman ise en üstünü imandır. Ancak emniyet içinde olan bir iman denilmiş, peki nedir emniyet içinde olan Ancak emniyet içerisinde iman edenler, emanete sahip çıkabilirler. İ. KALIN Açalım biraz bu emniyetten ne kastetmiş ola hocamız. Bir kök var değil mi, emniyet, emanet ve iman. Bu üçü de bakıldığı zaman çok benzer kökler. Mana olarak bakıldığı zaman ise en üstünü imandır. Ancak emniyet içinde olan bir iman denilmiş, peki nedir emniyet içinde olan - [Şimdinin Vakitsiz Seferberliği](https://www.ilimcephesi.com/simdinin-vakitsiz-seferberligi/) - Hasanali Yıldırım (...)Günümüzde de dünyanın bütün çocuklarının masal dinleyerek büyüdüğünü mü umanlardansınız yoksa? Hangi çocuk ruhu, en çok gereksindiği evrede hayalimi kışkırtan ve onu insan-toplum-nesne ilişkilerine farkettirmeden hazırlayan, zihnini dünyaya ayarlamasını kolaylaştıran masalların yokluğunun bıraktığı boşluğu bir benzeriyle doldurabilir? Hangi şey, varolmayan tiplemelerle dolu bir olay örgüsü üzerin- den varolanlar dünyasına özgü gerçekleri işaret eden Hasanali Yıldırım (...)Günümüzde de dünyanın bütün çocuklarının masal dinleyerek büyüdüğünü mü umanlardansınız yoksa? Hangi çocuk ruhu, en çok gereksindiği evrede hayalimi kışkırtan ve onu insan-toplum-nesne ilişkilerine farkettirmeden hazırlayan, zihnini dünyaya ayarlamasını kolaylaştıran masalların yokluğunun bıraktığı boşluğu bir benzeriyle doldurabilir? Hangi şey, varolmayan tiplemelerle dolu bir olay örgüsü üzerin- den varolanlar dünyasına özgü gerçekleri işaret eden - [Ontolojiye Politik Tahakküm: Feminizm ile Oryantalizm (Kirli) İttifakının Gölgesinde Aile](https://www.ilimcephesi.com/ontolojiye-politik-tahakkum-feminizm-ile-oryantalizm-kirli-ittifakinin-golgesinde-aile/) - Mehmet ULUKÜTÜK* * Doç. Dr. Bursa Teknik Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, mehmet.ulukutuk@btu.edu.tr Giriş insanların ontolojik tecrübeleri, tarihsel ve dinsel tecrübeleri­nin bir hasılasıdır. Bununla birlikte ontolojinin şimdiki anı ve koşullarını aşan bir yönü de var. Ontoloji varlığı ve varolanları anlamlandırdığımız üst bir kategori olarak dünya ve içindeki­lere öteden ve üst bir perspektiften Mehmet ULUKÜTÜK* * Doç. Dr. Bursa Teknik Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, mehmet.ulukutuk@btu.edu.tr Giriş insanların ontolojik tecrübeleri, tarihsel ve dinsel tecrübeleri­nin bir hasılasıdır. Bununla birlikte ontolojinin şimdiki anı ve koşullarını aşan bir yönü de var. Ontoloji varlığı ve varolanları anlamlandırdığımız üst bir kategori olarak dünya ve içindeki­lere öteden ve üst bir perspektiften - [Muhtelif Fıkıh Tanımları, Fıkha ve Fakihe Dair Açıklamalar](https://www.ilimcephesi.com/muhtelif-fikih-tanimlari-fikha-ve-fakihe-dair-aciklamalar/) - Fıkıh nedir? Fakih Kimdir?: Kronolojik Bir Derleme Şâ‘bî(v. 104/722) Biz fakihlerden değiliz, bizim yaptığımız hadisi işitmek ve rivayet etmekten ibarettir. Fakihler, bildiği ile amel edenlerdir.[3] Hasan-ı Basrî (v. 110/728) Ferkad es-Sebahî, Hasan-ı Basrî’ye (Allah onlara rahmet etsin) bir şey sormuş ve aldığı cevap karşısında şunu söylemişti: “Ey Ebû Saîd! Fakihler sana bu hususta muhâlefet ediyorlar”. Fıkıh nedir? Fakih Kimdir?: Kronolojik Bir Derleme Şâ‘bî(v. 104/722) Biz fakihlerden değiliz, bizim yaptığımız hadisi işitmek ve rivayet etmekten ibarettir. Fakihler, bildiği ile amel edenlerdir.[3] Hasan-ı Basrî (v. 110/728) Ferkad es-Sebahî, Hasan-ı Basrî’ye (Allah onlara rahmet etsin) bir şey sormuş ve aldığı cevap karşısında şunu söylemişti: “Ey Ebû Saîd! Fakihler sana bu hususta muhâlefet ediyorlar”. - [Aydınlanma ve Modernliğe Romantik,Felsefi, Antropolojik Eleştiriler](https://www.ilimcephesi.com/aydinlanma-ve-modernlige-romantikfelsefi-antropolojik-elestiriler/) - "Avrupa (nesneye) karşı iradi bir tavır alırken, Asya temaşaya dayalı bir tavır alır. Avrupa doğaya etkin bir şekilde direnir; Asya edilgin bir şekilde içinde durur. AvrupalI birey direncini kırıp doğayı etkin bir şekilde dö­nüştürür, Asyalı, bir bitki, hayvan ya da bir çocuk gibi ritmik olarak nefes alır, verir ve edilgin bir şekilde temaşa eder." Teodor "Avrupa (nesneye) karşı iradi bir tavır alırken, Asya temaşaya dayalı bir tavır alır. Avrupa doğaya etkin bir şekilde direnir; Asya edilgin bir şekilde içinde durur. AvrupalI birey direncini kırıp doğayı etkin bir şekilde dö­nüştürür, Asyalı, bir bitki, hayvan ya da bir çocuk gibi ritmik olarak nefes alır, verir ve edilgin bir şekilde temaşa eder." Teodor - [Buz Çözülünce Su](https://www.ilimcephesi.com/buz-cozulunce-su/) - MEHMET AYCI Derman arardım derdime derdim bana derman imiş. Niyazi Misri Derman”, “Aramak”, “Dert” ve “Ben” sözcüklerinden ve 16 heceden oluşan tek dize bize o kadar çok şey söylüyor ki, üzerine düşünüldüğünde bu dizenin şerhinden bir kitap bile çıkarabilirsiniz. Türkçede elbette az sözcükle kurulan çok çağrışımlı, çok güçlü dizelere rastlamak mümkün. Özellikle Yunus Emre'nin şiirlerinde MEHMET AYCI Derman arardım derdime derdim bana derman imiş. Niyazi Misri Derman”, “Aramak”, “Dert” ve “Ben” sözcüklerinden ve 16 heceden oluşan tek dize bize o kadar çok şey söylüyor ki, üzerine düşünüldüğünde bu dizenin şerhinden bir kitap bile çıkarabilirsiniz. Türkçede elbette az sözcükle kurulan çok çağrışımlı, çok güçlü dizelere rastlamak mümkün. Özellikle Yunus Emre'nin şiirlerinde - [Şiir Adağı Göçmen Konağı Arayurt](https://www.ilimcephesi.com/siir-adagi-gocmen-konagi-arayurt/) - ALİ ÖMER AKBULUT Şiirin aslı karanlıktır, karanlıktadır. “Aslı gibidir” diyebileceğiniz bir görüntü vermez şiir. Kıyaslayabileceğiniz bir imkân sunmaz. Herkesin her şeyi görebildiği iddiasıyla ferah fahur dolaştığı gündüze ve her şeyin “en doğrusu”nun bulunduğu vehmine sahip sağduyuya kapalıdır şiir. Her şeyi göze ve görüntüye yerleştiren, her şey “ortada” duygusu veren gündüz ve sağduyu zuhuru kapatır, örter ALİ ÖMER AKBULUT Şiirin aslı karanlıktır, karanlıktadır. “Aslı gibidir” diyebileceğiniz bir görüntü vermez şiir. Kıyaslayabileceğiniz bir imkân sunmaz. Herkesin her şeyi görebildiği iddiasıyla ferah fahur dolaştığı gündüze ve her şeyin “en doğrusu”nun bulunduğu vehmine sahip sağduyuya kapalıdır şiir. Her şeyi göze ve görüntüye yerleştiren, her şey “ortada” duygusu veren gündüz ve sağduyu zuhuru kapatır, örter - [İbrahim Kalın - Açık Ufuk -Notlarım](https://www.ilimcephesi.com/ibrahim-kalin-acik-ufuk-notlarim/) - Aklınız, kalbiniz, duygularınız, hayal gücünüz ve iradeniz size ait değilse, düşünce yolculuğunda mesafe kat edemezsiniz. Şöyle bir dolanıp gelmek, kelimelerin ve kavramların dünyasına arada bir girip çıkmak tefekkür etmek değil, zihin eğlendirmektir. Oysa bizim günü kurtaran kurnazlıklara değil, neden ve nasıl var olduğumuza dair esaslı bir kavrayışa ihtiyacımız var. Var olmak ciddi bir iştir. Düşünerek Aklınız, kalbiniz, duygularınız, hayal gücünüz ve iradeniz size ait değilse, düşünce yolculuğunda mesafe kat edemezsiniz. Şöyle bir dolanıp gelmek, kelimelerin ve kavramların dünyasına arada bir girip çıkmak tefekkür etmek değil, zihin eğlendirmektir. Oysa bizim günü kurtaran kurnazlıklara değil, neden ve nasıl var olduğumuza dair esaslı bir kavrayışa ihtiyacımız var. Var olmak ciddi bir iştir. Düşünerek - [Abdülvehhâb eş-Şa'rânî' - El-Yevâkît Ve’l-Cevâhir cilt:1 -Notlarım-](https://www.ilimcephesi.com/abdulvehhab-es-sarani-el-yevakit-vel-cevahir-cilt1-notlarim/) - Hocamız, Şeyhülislâm Zekeriyyâ el-Ensârî (ö. 926/1520) -Allah rahmet eylesin- şöyle derdi: “İmamların sözleri şu üç durumdan birinin dışında olamaz: Ya Kitap ve Sünnet’e açıkça uygundur ki bunlara kesin olarak inanmak gerekir. Ya Kitap ve Sünnet’e açıkça muhaliftir ki bunlara inanmak da kesin olarak haramdır. Ya da uygun veya aykırı olduğu tam olarak açık değildir ki Hocamız, Şeyhülislâm Zekeriyyâ el-Ensârî (ö. 926/1520) -Allah rahmet eylesin- şöyle derdi: “İmamların sözleri şu üç durumdan birinin dışında olamaz: Ya Kitap ve Sünnet’e açıkça uygundur ki bunlara kesin olarak inanmak gerekir. Ya Kitap ve Sünnet’e açıkça muhaliftir ki bunlara inanmak da kesin olarak haramdır. Ya da uygun veya aykırı olduğu tam olarak açık değildir ki - [Abdülvehhâb eş-Şa’rânî’ – El-Yevâkît Ve’l-Cevâhir cilt:2 -Notlarım-](https://www.ilimcephesi.com/abdulvehhab-es-sarani-el-yevakit-vel-cevahir-cilt2-notlarim/) - İmâmü’l-Haremeyn (rh.a) şöyle derdi: “Peygamberlerden küçük günahların meydana gelmesine cevaz verenler bu günahları bir lokmalık hırsızlık, ölçü ve tartıda bir hurmalık aldatma gibi hasisliğe delâlet etmemek [şartı] ile kayıtlamışlardır. Bu konularda şüphesiz anında uyarılmaları gerekir. Rivayetlerde yer aldığı gibi, onun (sav) yetmiş defadan fazla istiğfar etmesine gelince bu, daha yüksek makamlara yükselmek içindir. Yükseldiği her İmâmü’l-Haremeyn (rh.a) şöyle derdi: “Peygamberlerden küçük günahların meydana gelmesine cevaz verenler bu günahları bir lokmalık hırsızlık, ölçü ve tartıda bir hurmalık aldatma gibi hasisliğe delâlet etmemek [şartı] ile kayıtlamışlardır. Bu konularda şüphesiz anında uyarılmaları gerekir. Rivayetlerde yer aldığı gibi, onun (sav) yetmiş defadan fazla istiğfar etmesine gelince bu, daha yüksek makamlara yükselmek içindir. Yükseldiği her - [Nerede Hata Yaptığını Anlayip Tövbe Etmen Hakkında](https://www.ilimcephesi.com/nerede-hata-yaptigini-anlayip-tovbe-etmen-hakkinda/) - Nimetin sana nereden geldiğini ve senden alınma sebebini bilmen gerekir. Çünkü nimet senden sebepsiz yere alınmaz. “Bir toplum kendisinde-ki özellikleri değiştirinceye kadar Allah onda bulunanı değiştirmez.”1 [8] Bilmelisin ki bu nimet ancak yerine getirmen gereken bir vazifeyi terk ettiğin için senden alınmıştır. Bu vazife ise şükürdür. Şükredilmeyen her nimet yok olmayı hak eder. Denilmiştir ki: Nimetin sana nereden geldiğini ve senden alınma sebebini bilmen gerekir. Çünkü nimet senden sebepsiz yere alınmaz. “Bir toplum kendisinde-ki özellikleri değiştirinceye kadar Allah onda bulunanı değiştirmez.”1 [8] Bilmelisin ki bu nimet ancak yerine getirmen gereken bir vazifeyi terk ettiğin için senden alınmıştır. Bu vazife ise şükürdür. Şükredilmeyen her nimet yok olmayı hak eder. Denilmiştir ki: - [Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -5](https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-5/) - Her kültür kendi GÖK-YÜZÜ'ne bakar... İşte ancak böyle bir kültürün yine kendine ait bir GÖK-KUBBE'si olur... Sonuç açıktır: Kendine hâs bir yüzü olmayan kendine ait denebilecek hiç bir şey varlığa getiremez.. İhsan Fazlıoğlu -------------------- Varlık yalnız Bir'dedir, toplam bölüm her birde… Devam eden yalnız bir, sayıda dört tekbirde... Necip Fazıl Kısakürek ------------------ Kumarhaneler bedava Her kültür kendi GÖK-YÜZÜ'ne bakar... İşte ancak böyle bir kültürün yine kendine ait bir GÖK-KUBBE'si olur... Sonuç açıktır: Kendine hâs bir yüzü olmayan kendine ait denebilecek hiç bir şey varlığa getiremez.. İhsan Fazlıoğlu -------------------- Varlık yalnız Bir'dedir, toplam bölüm her birde… Devam eden yalnız bir, sayıda dört tekbirde... Necip Fazıl Kısakürek ------------------ Kumarhaneler bedava - [Kitap Notları-Hikmetli Sözler-Şiirler-Beyitler -2](https://www.ilimcephesi.com/kitap-notlari-hikmetli-sozler-siirler-beyitler-2/) - Bütün şiirlerde söylediğim sensin Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkis'ın Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini Deniz gözlerinden alir sonsuzluğun haberini Ey gönüllerin en yumuşağı en derini Sezai Karakoç ------------------ Allah hadsiz nukuş-u esmasını göstermek için, insanı öyle Bütün şiirlerde söylediğim sensin Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkis'ın Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini Deniz gözlerinden alir sonsuzluğun haberini Ey gönüllerin en yumuşağı en derini Sezai Karakoç ------------------ Allah hadsiz nukuş-u esmasını göstermek için, insanı öyle - [Selçuklular ve Batıniler](https://www.ilimcephesi.com/selcuklular-ve-batiniler-2/) - Eğer Sultan'ın iyiliğini düşünmeseydim, bu hançeri yere değil de onun yumuşak göğsüne saplatırdım. - Hasan Sabbah 11.yüzyılın ortalarında tarih sahnesine çıkarak kısa süre için­de Sünnî Islâm dünyasının siyasî lideri ve hamisi konumuna gelen Selçuklular, bu konumlarıyla bir anlamda Sünnî Islâm anlayışının da koruyucusu olmuşlardı. 1055 yılında Bağ­dat’taki Sünnî Abbasî Halifeliği’ni baskı altında tutmakta olan Şiî Eğer Sultan'ın iyiliğini düşünmeseydim, bu hançeri yere değil de onun yumuşak göğsüne saplatırdım. - Hasan Sabbah 11.yüzyılın ortalarında tarih sahnesine çıkarak kısa süre için­de Sünnî Islâm dünyasının siyasî lideri ve hamisi konumuna gelen Selçuklular, bu konumlarıyla bir anlamda Sünnî Islâm anlayışının da koruyucusu olmuşlardı. 1055 yılında Bağ­dat’taki Sünnî Abbasî Halifeliği’ni baskı altında tutmakta olan Şiî - [Çağdaş Türk Düşüncesini Dönemlendirmek](https://www.ilimcephesi.com/cagdas-turk-dusuncesini-donemlendirmek/) - Lütfi Sunar Jacçues le Goff, “Tarihi dönemlere ayırmalı mıyız?’’ sorusuna “anlamak ve takip etmek için evet” yanıtını verir. Bu anlamda dönemselleştirme geliş­melerin izlenmesi ve anlaşılır kılınması için elzem gözükmektedir. Ancak ta­rihte dönemlerin değil, dönemselleştirmelerin olduğunu unutmadan bunu yapmak gerekmektedir. Hele söz konusu başlangıç ve bitişlerin, değişim ve dönüşümlerin çok da kolay ve açık bir biçimde Lütfi Sunar Jacçues le Goff, “Tarihi dönemlere ayırmalı mıyız?’’ sorusuna “anlamak ve takip etmek için evet” yanıtını verir. Bu anlamda dönemselleştirme geliş­melerin izlenmesi ve anlaşılır kılınması için elzem gözükmektedir. Ancak ta­rihte dönemlerin değil, dönemselleştirmelerin olduğunu unutmadan bunu yapmak gerekmektedir. Hele söz konusu başlangıç ve bitişlerin, değişim ve dönüşümlerin çok da kolay ve açık bir biçimde - [İnsan Nedir, Ne Olmalıdır?](https://www.ilimcephesi.com/insan-nedir-ne-olmalidir/) - İnsan, ten ve duygu görüntüsüyle bedenlendiği için, durumunun cisim olduğu; ruhu ise latif olduğun­dan, onun ruhî durumunun da latif olacağı hak­kında... Bütün varlıkların kaynağı olan latif âlem, ruhların yurdudur. O âlem en yüce âlemdir, şu dün­ya ise, en aşağı âlemdir. O yüzden Peygamberimiz aleyhisselâm insan bedeninin bir binek[9] olduğunu söylemiştir. Nitekim İsa aleyhisselâm şu semâya İnsan, ten ve duygu görüntüsüyle bedenlendiği için, durumunun cisim olduğu; ruhu ise latif olduğun­dan, onun ruhî durumunun da latif olacağı hak­kında... Bütün varlıkların kaynağı olan latif âlem, ruhların yurdudur. O âlem en yüce âlemdir, şu dün­ya ise, en aşağı âlemdir. O yüzden Peygamberimiz aleyhisselâm insan bedeninin bir binek[9] olduğunu söylemiştir. Nitekim İsa aleyhisselâm şu semâya - [İnsana Verilen İmkan ve Bilgi](https://www.ilimcephesi.com/insana-verilen-imkan-ve-bilgi/) - Yüce Allahın varlıkları karanlıktan var etmesi,.. Karanlıktan maksadın, insanın hayvan tarafını oluşturan su ve balçık oluşu ve insanın yiyecek ve uykuyla hayatiyetini devam ettirmesi... Hakk’ın kendi nurunu karanlığın üzerine yayması... “Hak Teâlâ mahlûkatı karanlıktan yaratmış. Ardından onların üzerine nurunu saçmıştır.[16]” Yüce Allah'ın insanı yarattığında ona Kendini tanıma kabiliyeti vermesi... Sınırsız sıfatlarının her birinden insana Yüce Allahın varlıkları karanlıktan var etmesi,.. Karanlıktan maksadın, insanın hayvan tarafını oluşturan su ve balçık oluşu ve insanın yiyecek ve uykuyla hayatiyetini devam ettirmesi... Hakk’ın kendi nurunu karanlığın üzerine yayması... “Hak Teâlâ mahlûkatı karanlıktan yaratmış. Ardından onların üzerine nurunu saçmıştır.[16]” Yüce Allah'ın insanı yarattığında ona Kendini tanıma kabiliyeti vermesi... Sınırsız sıfatlarının her birinden insana - [Türk Modernleşmesi:Düşmanına Aşık Olmak Modernleşmenin Oluşturduğu Kimlik Bunalımı](https://www.ilimcephesi.com/turk-modernlesmesidusmanina-asik-olmak-modernlesmenin-olusturdugu-kimlik-bunalimi/) - İbrahim Zeyd Gerçik ÖZ Bu çalışmanın amacı Türk modernleşmesini, tarihsel gelişim evrelerini dikkate alarak çözümlemek ve modernleşmenin doğurduğu kimlik probleminin vurgulamasıdır. Türk modernleşmesi Osmanlı ve Cumhuriyet modernleşmesi olarak hem birbirini tamamlayan hem de birbirinden ayrışan iki evreye ayrılır. Osmanlı modernleşmesinin öncüleri, “kutsal devlet anlayışı”ndan beslenen bürokratlardır. Ahlaki ve kültürel değerlerden çok pragmatik/faydacı bir bakış açısıyla İbrahim Zeyd Gerçik ÖZ Bu çalışmanın amacı Türk modernleşmesini, tarihsel gelişim evrelerini dikkate alarak çözümlemek ve modernleşmenin doğurduğu kimlik probleminin vurgulamasıdır. Türk modernleşmesi Osmanlı ve Cumhuriyet modernleşmesi olarak hem birbirini tamamlayan hem de birbirinden ayrışan iki evreye ayrılır. Osmanlı modernleşmesinin öncüleri, “kutsal devlet anlayışı”ndan beslenen bürokratlardır. Ahlaki ve kültürel değerlerden çok pragmatik/faydacı bir bakış açısıyla - [Cihan Okuyucu - Divan Edebiyatı Estetiği -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/cihan-okuyucu-divan-edebiyati-estetigi-alintilar/) - İbnü’I-Arabî de Füsus ve Fütuhat-ı Mekkiye’ de sevgi üzerinde çok durmuştur. 0 da sevginin bir oluşunu yine bu varlık anlayışına bina eder. Buna göre; eşya, var olmadan önce de zat-ı Bari'de ”ayn”lar olarak mevcuttu. Allah’ın kendine duyduğu aşk onları görünür kıldı. Dolayısıyla, Allah’ın kendini sevmesi, kendi dışındaki şeyleri -eşyayı-de sevmesi anlamı taşır. O halde; Allah İbnü’I-Arabî de Füsus ve Fütuhat-ı Mekkiye’ de sevgi üzerinde çok durmuştur. 0 da sevginin bir oluşunu yine bu varlık anlayışına bina eder. Buna göre; eşya, var olmadan önce de zat-ı Bari'de ”ayn”lar olarak mevcuttu. Allah’ın kendine duyduğu aşk onları görünür kıldı. Dolayısıyla, Allah’ın kendini sevmesi, kendi dışındaki şeyleri -eşyayı-de sevmesi anlamı taşır. O halde; Allah - [Ahlâkî Önermelerin Kaynağı Olarak Akıl](https://www.ilimcephesi.com/ahlaki-onermelerin-kaynagi-olarak-akil/) - Hümeyra Özturan Ahlâk felsefesi, 20. yüzyılın ikinci yansından itibaren felsefenin diğer di­siplinlerinde de olduğu üzere analitik felsefe akımının etkisi altında gir­miştir. Wittgenstein’ın, “Dilimin sınırlan dünyamın sınırlandır.” cümle­siyle formüle edilebilecek analitik yaklaşım, felsefenin hakikat iddiasını tamamen yok etmiş, onu bir dil analizinden ibaret saymıştır. Din ve ahlâk gibi meseleler de ancak bir “dil oyunu” sistemi içinde Hümeyra Özturan Ahlâk felsefesi, 20. yüzyılın ikinci yansından itibaren felsefenin diğer di­siplinlerinde de olduğu üzere analitik felsefe akımının etkisi altında gir­miştir. Wittgenstein’ın, “Dilimin sınırlan dünyamın sınırlandır.” cümle­siyle formüle edilebilecek analitik yaklaşım, felsefenin hakikat iddiasını tamamen yok etmiş, onu bir dil analizinden ibaret saymıştır. Din ve ahlâk gibi meseleler de ancak bir “dil oyunu” sistemi içinde - [Bir Zorunluluk Olarak Ahlâk: İnsan Olmak ve Ahlâklı Olmak](https://www.ilimcephesi.com/bir-zorunluluk-olarak-ahlak-insan-olmak-ve-ahlakli-olmak/) - Tahsin Görgün ... Ahlâkî Bir Makuliyet imkânı ii) Bu durum bizi, ilk bakışta, rasyonel davranmanın ahlâkla irtibatsız davranma olduğu gibi bir neticeye ulaştıracaktır ki bu, başta sorduğumuz sorunun bir cevabı olarak karşımıza çıkacaktır. Yani “ahlâksız” davranmak da makuldür. Hatta “ahlâkî davranmak, makul olmamaktır” gibi bir hüküm ortaya çıkacak­tır. Günümüzde özellikle siyasi alanda ahlâkî ilkelere bağlı Tahsin Görgün ... Ahlâkî Bir Makuliyet imkânı ii) Bu durum bizi, ilk bakışta, rasyonel davranmanın ahlâkla irtibatsız davranma olduğu gibi bir neticeye ulaştıracaktır ki bu, başta sorduğumuz sorunun bir cevabı olarak karşımıza çıkacaktır. Yani “ahlâksız” davranmak da makuldür. Hatta “ahlâkî davranmak, makul olmamaktır” gibi bir hüküm ortaya çıkacak­tır. Günümüzde özellikle siyasi alanda ahlâkî ilkelere bağlı - [İslam’da Sanat ve Estetik](https://www.ilimcephesi.com/islamda-sanat-ve-estetik/) - İslam sanatı, bir temaşa[2] etkinliği ve dünyayı güzelleştirme yürüyüşüdür. Bu sanatın bir niteliği olan dinamizm de böy­le bir hareket hâlinde olmanın sonucudur. Gelenekte “sanat” sözcüğünün geniş bir anlam yelpazesine sahip olması da bu dinamizm ile ilgilidir. Arapçada san’ (sun’) “yapmak, etmek”, sana’ “işinde mahir olmak”, san’at ise “yapılan iş, meslek” an­lamlarında kullanılmaktadır. Bu anlamlar sözcüğün İslam sanatı, bir temaşa[2] etkinliği ve dünyayı güzelleştirme yürüyüşüdür. Bu sanatın bir niteliği olan dinamizm de böy­le bir hareket hâlinde olmanın sonucudur. Gelenekte “sanat” sözcüğünün geniş bir anlam yelpazesine sahip olması da bu dinamizm ile ilgilidir. Arapçada san’ (sun’) “yapmak, etmek”, sana’ “işinde mahir olmak”, san’at ise “yapılan iş, meslek” an­lamlarında kullanılmaktadır. Bu anlamlar sözcüğün - [Bilgi, İktidar ve Modern Kültürel İktidarın Temel Dinamikleri](https://www.ilimcephesi.com/bilgi-iktidar-ve-modern-kulturel-iktidarin-temel-dinamikleri/) - Ertan özensel* özet: Tarihsel süreçte bilgi-iktidar ilişkisi sürekli var olmakla birlikte, modem zamanlarda bu ilişki sürecinin çok daha karmaşık bir hal alırken aynı zamanda bilgi, merkezi bir konuma gelmiştir. Doğa bilimlerinin ardından sosyal bilimlerinde devreye girmesiyle iktidarlar, kendilerini meşrulaştırırlar- ken sahip oldukları denetimi de güçlendirme imkanına kavuşmuş oluyorlardı, özellikle ulus dev­let, demokrasi, kapitalizm gibi argümanlarıyla Ertan özensel* özet: Tarihsel süreçte bilgi-iktidar ilişkisi sürekli var olmakla birlikte, modem zamanlarda bu ilişki sürecinin çok daha karmaşık bir hal alırken aynı zamanda bilgi, merkezi bir konuma gelmiştir. Doğa bilimlerinin ardından sosyal bilimlerinde devreye girmesiyle iktidarlar, kendilerini meşrulaştırırlar- ken sahip oldukları denetimi de güçlendirme imkanına kavuşmuş oluyorlardı, özellikle ulus dev­let, demokrasi, kapitalizm gibi argümanlarıyla - [Kültürel İktidar Neden Muktedirdir?](https://www.ilimcephesi.com/kulturel-iktidar-neden-muktedirdir/) - Sosyal Psikoloji Gözüyle Kültürel İktidar Fenomenini Anlamak Gökhan Arslantürk[4] Özet: Kültürel iktidar, güç ve iktidar kavramının farklı bir boyutunu temsil etmektedir. Bu yönüy­le son yıllarda gittikçe artan bir ilginin odağı konumundadır. Yeni gelişen bir alan olarak, kültürel iktidar hegemonya, kültür savaşı, simgesel güç ya da yumuşak güç gibi kavramlarla ele alınmakta­dır. Bu çalışmada daha çok Sosyal Psikoloji Gözüyle Kültürel İktidar Fenomenini Anlamak Gökhan Arslantürk[4] Özet: Kültürel iktidar, güç ve iktidar kavramının farklı bir boyutunu temsil etmektedir. Bu yönüy­le son yıllarda gittikçe artan bir ilginin odağı konumundadır. Yeni gelişen bir alan olarak, kültürel iktidar hegemonya, kültür savaşı, simgesel güç ya da yumuşak güç gibi kavramlarla ele alınmakta­dır. Bu çalışmada daha çok - [Çağdaş Psikolojik bir Perspektif:İslami Tefekkür ve Seküler Psikoloji](https://www.ilimcephesi.com/cagdas-psikolojik-bir-perspektifislami-tefekkur-ve-sekuler-psikoloji/) - İslam’ın yüce ibadet biçimlerinden biri olan tefekkü­rü, bilimin saygın cübbesine bürünmüş sahih olma­yan bilgilerle dolu, büyük ölçüde kültüre bağımlı ve seküler bir disiplin olan çağdaş Batılı psikolojinin bakış açısıyla tartışmak, haddini bilmezlik gibi görülebilir. Ancak Doğu’daki Müslüman halk ve çoğu psikoloji öğrencisi, Batı’dan ithal edilen her şeye hâlâ hayranlık duydukları için, kitaba bu bölümle başlamanın İslam’ın yüce ibadet biçimlerinden biri olan tefekkü­rü, bilimin saygın cübbesine bürünmüş sahih olma­yan bilgilerle dolu, büyük ölçüde kültüre bağımlı ve seküler bir disiplin olan çağdaş Batılı psikolojinin bakış açısıyla tartışmak, haddini bilmezlik gibi görülebilir. Ancak Doğu’daki Müslüman halk ve çoğu psikoloji öğrencisi, Batı’dan ithal edilen her şeye hâlâ hayranlık duydukları için, kitaba bu bölümle başlamanın - [Nefret ve Merhamet](https://www.ilimcephesi.com/nefret-ve-merhamet/) - Eğer insanlar, kendileri için ıstırap çekenle­rin varlığını bilselerdi bu kadar kötü olmaz­lardı. Abdülaziz Hayrî Bekgine İnsanoğlu, yani toprağa bürünen şuur, insan olarak toprak üze­rinde dolaştığı günden beri kendinden talep edileni yerine getiriyor. Ondan talep edilen şey onun vazifesi olmuştu: O, tanıyacak, hüküm verecek, kıymetlendirecek, tasdik edecek ve hareket edecekti. Zira o, bu kabiliyetlere de sahip Eğer insanlar, kendileri için ıstırap çekenle­rin varlığını bilselerdi bu kadar kötü olmaz­lardı. Abdülaziz Hayrî Bekgine İnsanoğlu, yani toprağa bürünen şuur, insan olarak toprak üze­rinde dolaştığı günden beri kendinden talep edileni yerine getiriyor. Ondan talep edilen şey onun vazifesi olmuştu: O, tanıyacak, hüküm verecek, kıymetlendirecek, tasdik edecek ve hareket edecekti. Zira o, bu kabiliyetlere de sahip - [Makineler Dünyasında İnsan Özgürlüğü](https://www.ilimcephesi.com/makineler-dunyasinda-insan-ozgurlugu/) - Modern dönemlerin en çok yüceltilen kavramı muhteme­len özgürlük kavramıdır. Devletler öyle olmadıkların­da bile özgür bir devlet olmakla övünürken, küçük çocuklar bile ailelerinden özgürlük talep etmekte, insanlar kararlarına meşruiyet kazandırmak istediklerinde onun özgürce alınmış bir karar olduğunu söylemektedir. İfade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü gibi özgürlükler medya­da dünya çapında tartışmalara konu olmaktadır. Çoğunlukla da Modern dönemlerin en çok yüceltilen kavramı muhteme­len özgürlük kavramıdır. Devletler öyle olmadıkların­da bile özgür bir devlet olmakla övünürken, küçük çocuklar bile ailelerinden özgürlük talep etmekte, insanlar kararlarına meşruiyet kazandırmak istediklerinde onun özgürce alınmış bir karar olduğunu söylemektedir. İfade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü gibi özgürlükler medya­da dünya çapında tartışmalara konu olmaktadır. Çoğunlukla da - [Duyguların Mekanikleşmesi](https://www.ilimcephesi.com/duygularin-mekaniklesmesi/) - Duygular insanı insan yapan temel unsurlardandır. Olumlu ve olumsuz olarak gruplandırdığımız duygular insan hayatının renkleri gibidirler. Her duygu insanın hoşuna gitmese de, bazı duyguları diğerlerine tercih etsek de kuşku­suz duyguların olmadığı bir hayat canlılıktan, sahicilikten ve sıcaklıktan yoksun bir hayat olacaktır. Bunun en açık kanıtı, insanların geçmişlerine baktıklarında en net şekilde en yoğun duyguları yaşadıkları Duygular insanı insan yapan temel unsurlardandır. Olumlu ve olumsuz olarak gruplandırdığımız duygular insan hayatının renkleri gibidirler. Her duygu insanın hoşuna gitmese de, bazı duyguları diğerlerine tercih etsek de kuşku­suz duyguların olmadığı bir hayat canlılıktan, sahicilikten ve sıcaklıktan yoksun bir hayat olacaktır. Bunun en açık kanıtı, insanların geçmişlerine baktıklarında en net şekilde en yoğun duyguları yaşadıkları - [Akıl-vahiy çatışması (mı?)](https://www.ilimcephesi.com/akil-vahiy-catismasi-mi/) - h) Akılla ilgili bu meselelerin yanında en önemli tartışma konularından biri de akıl-vahiy çatışmasıdır. Bir görüşe göre akıl ile vahiy çatışmaz. Çünkü ikisi de İlahî kaynaklıdır. Vahyi gönderen de aklı veren de Allah’tır. Bunu daha ileriye götürüp din ve felsefe kardeştir veya hakikatin iki yüzüdür, şeklinde ni­telemeler de bulunmaktadır. Ama bir vakıa olarak insan aklıyla h) Akılla ilgili bu meselelerin yanında en önemli tartışma konularından biri de akıl-vahiy çatışmasıdır. Bir görüşe göre akıl ile vahiy çatışmaz. Çünkü ikisi de İlahî kaynaklıdır. Vahyi gönderen de aklı veren de Allah’tır. Bunu daha ileriye götürüp din ve felsefe kardeştir veya hakikatin iki yüzüdür, şeklinde ni­telemeler de bulunmaktadır. Ama bir vakıa olarak insan aklıyla - [Ahlakın Kaynağı](https://www.ilimcephesi.com/ahlakin-kaynagi/) - f) Ahlâkın kaynağı meselesi, asırlar boyu pek çok İslâm alim ve filozofunu meşgul etmiş, günümüzde de meşgul etmeye de­vam etmektedir. Bu anlamda ahlâkın yegane kaynağının din olup olmadığı temel tartışma konularındandır. Burada öncelikle şunu vurgulamak gerekir ki, her dindar, ahlâklı olmak zorundadır. Çünkü din, bu dünyada ahlâklı dav­ranmayı öğretir ve esasen Dinin mesajı da bu f) Ahlâkın kaynağı meselesi, asırlar boyu pek çok İslâm alim ve filozofunu meşgul etmiş, günümüzde de meşgul etmeye de­vam etmektedir. Bu anlamda ahlâkın yegane kaynağının din olup olmadığı temel tartışma konularındandır. Burada öncelikle şunu vurgulamak gerekir ki, her dindar, ahlâklı olmak zorundadır. Çünkü din, bu dünyada ahlâklı dav­ranmayı öğretir ve esasen Dinin mesajı da bu - [Aklın İnşası:Tefekkür](https://www.ilimcephesi.com/aklin-insasitefekkur/) - İnsanın ana hatlarıyla aklî, kalbi ve amelî olmak üzere üç boyutu vardır. İnsan, aklî yönden tefekkür eder, delil getirir, kıyas yapar; kalbî yönden sever, nefret eder, korkar, ümitlenir; amelî bakımdan da aklının ve kalbinin yönlen­dirmesi sonucu birtakım davranışları ortaya koyar. Düşün­menin merkezi beyin, duygunun merkezi kalp, davranışların merkezi ise organlar olarak kabul edilmektedir. Sağlıklı bir İnsanın ana hatlarıyla aklî, kalbi ve amelî olmak üzere üç boyutu vardır. İnsan, aklî yönden tefekkür eder, delil getirir, kıyas yapar; kalbî yönden sever, nefret eder, korkar, ümitlenir; amelî bakımdan da aklının ve kalbinin yönlen­dirmesi sonucu birtakım davranışları ortaya koyar. Düşün­menin merkezi beyin, duygunun merkezi kalp, davranışların merkezi ise organlar olarak kabul edilmektedir. Sağlıklı bir - [Medeniyet, Modernlik ve Bir Medeniyetsizleştirme Girişimi Olarak Modernleşme](https://www.ilimcephesi.com/medeniyet-modernlik-ve-bir-medeniyetsizlestirme-girisimi-olarak-modernlesme/) - Muhittin Bilge Medeniyet bir kavram olarak nispeten yeni olmakla birlikte bir olgu olarak neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir vakıadır. Cemil Meriç’in (1979: 93) ifadesiyle “Muhtevası çağdan çağa, ülkeden ülkeye, yazardan yazara değişen” medeniyetin, Batı dillerinde ilk defa 18. yüzyıl ortalarında (1756), “civilisation” kelimesiyle Fransızcada ifade edildiği görülür. İngilizcede ise 1770’lerde “civilization” biçiminde kullanılan kavramın Muhittin Bilge Medeniyet bir kavram olarak nispeten yeni olmakla birlikte bir olgu olarak neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir vakıadır. Cemil Meriç’in (1979: 93) ifadesiyle “Muhtevası çağdan çağa, ülkeden ülkeye, yazardan yazara değişen” medeniyetin, Batı dillerinde ilk defa 18. yüzyıl ortalarında (1756), “civilisation” kelimesiyle Fransızcada ifade edildiği görülür. İngilizcede ise 1770’lerde “civilization” biçiminde kullanılan kavramın - [Uygarlık ve Barbar Mizaç](https://www.ilimcephesi.com/uygarlik-ve-barbar-mizac/) - Stjepan Mestrovic Giriş Bir düşünce olarak uygarlığın toplumsal manası nedir? Bu düşüncenin toplumsal kökenleri, yapısı ve neticeleri nelerdir? Eski Yunan (ki kendi uygarlıkları ile barbarlar arasındaki ayrımı kutuplaştırmışlardır), Şarlman’a kadar Roma imparatorları, feodalizm, Oliver Cromwell öncesi, sırası ve sonrası birçok din savaşı, Napolyon, Mussolini ve Hitler’den bugün bir Avrupa Birliği kurmaya yönelik hareketleri de içine Stjepan Mestrovic Giriş Bir düşünce olarak uygarlığın toplumsal manası nedir? Bu düşüncenin toplumsal kökenleri, yapısı ve neticeleri nelerdir? Eski Yunan (ki kendi uygarlıkları ile barbarlar arasındaki ayrımı kutuplaştırmışlardır), Şarlman’a kadar Roma imparatorları, feodalizm, Oliver Cromwell öncesi, sırası ve sonrası birçok din savaşı, Napolyon, Mussolini ve Hitler’den bugün bir Avrupa Birliği kurmaya yönelik hareketleri de içine - [Hüsamettin Arslan: Modern insan gözleriyle düşünür.](https://www.ilimcephesi.com/husamettin-arslan-modern-insan-gozleriyle-dusunur/) - İnsan her dönemde insan. Ama modern dönemde ibret bahsine sağır, tecrübe bakımından nasipsiz olmamızın bu çağa özgü bir sebebi olsa gerek. Yaşadıklarımızdan neden ibret alamıyoruz? Geçmiş hayatlardan neden tecrübe aktarımı yapamıyoruz? Bu soruları felsefe kökenli bir sosyologla, Prof. Dr. Hüsamettin Arslanla konuştuk. Jacques Ellul’dan tercüme ettiği Sözün Düşüşü kitabının izleğinde, ‘göz’ün hâkimiyeti altındaki modern insanın, geçmişten, İnsan her dönemde insan. Ama modern dönemde ibret bahsine sağır, tecrübe bakımından nasipsiz olmamızın bu çağa özgü bir sebebi olsa gerek. Yaşadıklarımızdan neden ibret alamıyoruz? Geçmiş hayatlardan neden tecrübe aktarımı yapamıyoruz? Bu soruları felsefe kökenli bir sosyologla, Prof. Dr. Hüsamettin Arslanla konuştuk. Jacques Ellul’dan tercüme ettiği Sözün Düşüşü kitabının izleğinde, ‘göz’ün hâkimiyeti altındaki modern insanın, geçmişten, - [Rainer Maria Rilke - Genç Bir Şaire Mektuplar -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/rainer-maria-rilke-genc-bir-saire-mektuplar-alintilar/) - Şunu her gün, müteşekkir olduğum acılar içinde bir kez daha öğreniyorum; sabır her şeydir! ------------------------------------------------ Sonra kuşkunuz da iyi bir özelliğe dönüşebilir, yeter ki eğitin onu. Bilici olmalı kuşkunuz, eleştirici olmalı. Size bir şeyi zehir etmek istedi mi sorun bakalım, neden şu ya da bu şey çirkinmiş, kanıtlar isteyin, sınamadan geçirin kendisini. Belki o Şunu her gün, müteşekkir olduğum acılar içinde bir kez daha öğreniyorum; sabır her şeydir! ------------------------------------------------ Sonra kuşkunuz da iyi bir özelliğe dönüşebilir, yeter ki eğitin onu. Bilici olmalı kuşkunuz, eleştirici olmalı. Size bir şeyi zehir etmek istedi mi sorun bakalım, neden şu ya da bu şey çirkinmiş, kanıtlar isteyin, sınamadan geçirin kendisini. Belki o - [Osman Turan - Türkiye'de Manevi Buhran (Din ve Laiklik) -Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/osman-turan-turkiyede-manevi-buhran-din-ve-laiklik-alintilar/) - Bu vesileyle bilgisizlik ve dikkatsizlikten ileri gelen bir hatayı kaydetmeden geçemeyeceğim. Bursa Yunanlılar tarafından işgal edildiği zaman, o zaman Yunan Başvekili olan Venizelos'un oğlu bir yedek subay olarak Osmangazi Türbesi'ne girerek çizmesi ve bastonu ile ona hakaret etmiş ve: “Kalk bakalım, milletini kurtarabilecek misin?" demişti. İşte bu oğul Venizelos, kabinede bulunmadığı ve resmî bir sıfatı Bu vesileyle bilgisizlik ve dikkatsizlikten ileri gelen bir hatayı kaydetmeden geçemeyeceğim. Bursa Yunanlılar tarafından işgal edildiği zaman, o zaman Yunan Başvekili olan Venizelos'un oğlu bir yedek subay olarak Osmangazi Türbesi'ne girerek çizmesi ve bastonu ile ona hakaret etmiş ve: “Kalk bakalım, milletini kurtarabilecek misin?" demişti. İşte bu oğul Venizelos, kabinede bulunmadığı ve resmî bir sıfatı - [İstanbul Sözleşmesi’nin Gizle(yeme)diği “Epistemik Şiddet”](https://www.ilimcephesi.com/istanbul-sozlesmesinin-gizleyemedigi-epistemik-siddet/) - Kamil Ergenç Üzerinde durulması gereken husus (kanaatimce) “şiddetin” önlenmesi amacına matuf olarak ihdas edildiği söylenen bir metnin bizzat kendisinin taşıdığı “epistemik şiddet” potansiyelidir. Sonuçları itibariyle daha sarsıcı ve kalıcı izler bırakan epistemik şiddet, fiziksel şiddette olduğu gibi hemen fark edilebilen bir özelliğe sahip değildir. Daha çok dil ve kavramlar aracılığıyla ve/veya tasavvur ve yorum üzerinden Kamil Ergenç Üzerinde durulması gereken husus (kanaatimce) “şiddetin” önlenmesi amacına matuf olarak ihdas edildiği söylenen bir metnin bizzat kendisinin taşıdığı “epistemik şiddet” potansiyelidir. Sonuçları itibariyle daha sarsıcı ve kalıcı izler bırakan epistemik şiddet, fiziksel şiddette olduğu gibi hemen fark edilebilen bir özelliğe sahip değildir. Daha çok dil ve kavramlar aracılığıyla ve/veya tasavvur ve yorum üzerinden - [İstanbul Sözleşmesi’ne Ruhunu Veren İdeoloji](https://www.ilimcephesi.com/istanbul-sozlesmesine-ruhunu-veren-ideoloji/) - Hukukçu Muharrem Balcı Pınar Yayınları arasında çıkan İstanbul Sözleşmesinden İnsanı ve Aileyi Korumak kitabında küresel bir ifsâd projesi olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin izini sürüyor ve bu kavramın, şaşırtıcı biçimde İstanbul Sözleşmesi’nin temelini oluşturduğunu ortaya koyuyor. Küresel bir proje olarak toplumsal cinsiyet eşitliği söyleminden YÖK Tutum Belgesi’ne, anne-baba yerine ebeveyn kavramının tercih edilmesinden cinsel tercih/yönelim ifadesine, Hukukçu Muharrem Balcı Pınar Yayınları arasında çıkan İstanbul Sözleşmesinden İnsanı ve Aileyi Korumak kitabında küresel bir ifsâd projesi olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin izini sürüyor ve bu kavramın, şaşırtıcı biçimde İstanbul Sözleşmesi’nin temelini oluşturduğunu ortaya koyuyor. Küresel bir proje olarak toplumsal cinsiyet eşitliği söyleminden YÖK Tutum Belgesi’ne, anne-baba yerine ebeveyn kavramının tercih edilmesinden cinsel tercih/yönelim ifadesine, - [Çağdaş Dünyanın Anlamı](https://www.ilimcephesi.com/cagdas-dunyanin-anlami/) - Biz burada kısaca çağdaş dünyanın ne olduğu sorusundan hareketle, bu soruya cevap ararken, aynı zamanda çağdaşlığın niçin bir 'talep' olarak karşımıza çıktığını da keşfetmeye yönele­ceğiz. Mevcut olanın niçin olması gereken olarak algılandığı ve bizim bunu keşfetmemizin, klasik ilim geleneği ile irtibatını işa­ret ettikten sonra, yapılan bu şeylerin aynı zamanda bir 'yorum', bir 'tevil', yani bir Biz burada kısaca çağdaş dünyanın ne olduğu sorusundan hareketle, bu soruya cevap ararken, aynı zamanda çağdaşlığın niçin bir 'talep' olarak karşımıza çıktığını da keşfetmeye yönele­ceğiz. Mevcut olanın niçin olması gereken olarak algılandığı ve bizim bunu keşfetmemizin, klasik ilim geleneği ile irtibatını işa­ret ettikten sonra, yapılan bu şeylerin aynı zamanda bir 'yorum', bir 'tevil', yani bir - [Kültürel Kapitülasyona Hayır - İstanbul Sözleşmesine Reddiye](https://www.ilimcephesi.com/kulturel-kapitulasyona-hayir-istanbul-sozlesmesine-reddiye/) - TAKDİM “Kadınlara karşı şiddetin önlenmesi” gibi bir başlık, muhtevasından bağımsız olarak ele alındığında çok masumdur. Hem dünyada hem de ülkemizde böyle bir meselenin olduğu aşikârdır. Bu meselenin üzerinde tetkik ve tefekkür faaliyetlerinin sürdürülmesi, “içtimai meseleler” üst başlığı altında lüzumlu ve faydalıdır. Fakat unutulmamalıdır ki tüm ifsat teşebbüsleri, meşru ve makul meseleler üzerinden sürdürülmekte, özellikle meşru TAKDİM “Kadınlara karşı şiddetin önlenmesi” gibi bir başlık, muhtevasından bağımsız olarak ele alındığında çok masumdur. Hem dünyada hem de ülkemizde böyle bir meselenin olduğu aşikârdır. Bu meselenin üzerinde tetkik ve tefekkür faaliyetlerinin sürdürülmesi, “içtimai meseleler” üst başlığı altında lüzumlu ve faydalıdır. Fakat unutulmamalıdır ki tüm ifsat teşebbüsleri, meşru ve makul meseleler üzerinden sürdürülmekte, özellikle meşru - [Bilginin Yeniden Üretimi](https://www.ilimcephesi.com/bilginin-yeniden-uretimi/) - İlim, İmam Maturidi'nin tanımladığı ve müteahhirun dö­neminde kabul edildiği gibi, bir temyizdir. Temyiz bir taraftan "taayyündü gerektirir, diğer taraftan taayyünü fark edecek bir "nazar" keskinliği. Biz buna "görüş" veya "rey" de diyebiliriz. Taayyün etmiş olanı görerek, onun bizimle irtibatını, bizi ilgi­lendiren cihetini, yani "manasını" tespit etmeye de "anlama", "fıkıh" denilmektedir. Temyiz faaliyeti taayyün sürecine İlim, İmam Maturidi'nin tanımladığı ve müteahhirun dö­neminde kabul edildiği gibi, bir temyizdir. Temyiz bir taraftan "taayyündü gerektirir, diğer taraftan taayyünü fark edecek bir "nazar" keskinliği. Biz buna "görüş" veya "rey" de diyebiliriz. Taayyün etmiş olanı görerek, onun bizimle irtibatını, bizi ilgi­lendiren cihetini, yani "manasını" tespit etmeye de "anlama", "fıkıh" denilmektedir. Temyiz faaliyeti taayyün sürecine - [İslami Düşünce Geleneğinin Yeri](https://www.ilimcephesi.com/islami-dusunce-geleneginin-yeri/) - Bugün İslami düşünce geleneğinin kendisinde tecessüm ettiği eserleri okuyanlar kendilerini sanki iki alternatiften biriy­le karşı karşıyaymış gibi görmektedir: Bu eserlerde ifade edileni ya kabul etmek veya reddetmek zorundayız (bir kısmını alıp bir kısmını terk etme üçüncü bir alternatif değil, ikili bir alternatif­le düşünmenin mantıki bir neticesidir). Kabul edenler, her şeyi olduğu gibi veya biraz Bugün İslami düşünce geleneğinin kendisinde tecessüm ettiği eserleri okuyanlar kendilerini sanki iki alternatiften biriy­le karşı karşıyaymış gibi görmektedir: Bu eserlerde ifade edileni ya kabul etmek veya reddetmek zorundayız (bir kısmını alıp bir kısmını terk etme üçüncü bir alternatif değil, ikili bir alternatif­le düşünmenin mantıki bir neticesidir). Kabul edenler, her şeyi olduğu gibi veya biraz - [İlim ve Gelenek](https://www.ilimcephesi.com/ilim-ve-gelenek/) - İlmi mastar anlamında bir fiil olarak düşünüp nefsin ma­naya vusulü olarak tarif edecek olursak, manayı da bizimle eşya arasındaki ilişkide ortaya çıkan, gerçekliğin bir tür gerçekleşme alanı olarak görmemiz gerekecektir. Bu tarif gereği, kendinde gerçeklik bize kendisini takdim etmekle birlikte, biz onu olduğu gibi değil, bize gözüktüğü gibi görürüz. Bize gözükeni, biz, kendi zihni yapımız İlmi mastar anlamında bir fiil olarak düşünüp nefsin ma­naya vusulü olarak tarif edecek olursak, manayı da bizimle eşya arasındaki ilişkide ortaya çıkan, gerçekliğin bir tür gerçekleşme alanı olarak görmemiz gerekecektir. Bu tarif gereği, kendinde gerçeklik bize kendisini takdim etmekle birlikte, biz onu olduğu gibi değil, bize gözüktüğü gibi görürüz. Bize gözükeni, biz, kendi zihni yapımız - [İslam Hukuku Perspektifinden İstanbul Sözleşmesi](https://www.ilimcephesi.com/islam-hukuku-perspektifinden-istanbul-sozlesmesi/) - Prof. Dr. Abdullah ÇOLAK’“ Hitit Üniversitesi,İlahiyat Fakültesi,İslam Hukuku Anabilim Dalı Ögretim Üyesi Ülkemizde kadınlar, çocuklar ve aile kurumuyla ilgili olmak üzere kabul edilen uluslararası kaynaklı kanun, sözleşme ve protokollerin çok da uzun bir geçmişe sahip olduğu söylenemez. Bununla birlikte son 20 yılda bu alanda yürütülen faaliyetlerin hızlandığı ve yasal düzenlemelerin ivedilikle alındığı görülmektedir. Gerek dünyada Prof. Dr. Abdullah ÇOLAK’“ Hitit Üniversitesi,İlahiyat Fakültesi,İslam Hukuku Anabilim Dalı Ögretim Üyesi Ülkemizde kadınlar, çocuklar ve aile kurumuyla ilgili olmak üzere kabul edilen uluslararası kaynaklı kanun, sözleşme ve protokollerin çok da uzun bir geçmişe sahip olduğu söylenemez. Bununla birlikte son 20 yılda bu alanda yürütülen faaliyetlerin hızlandığı ve yasal düzenlemelerin ivedilikle alındığı görülmektedir. Gerek dünyada - [Nuraniyet ve Kuantum Alemi](https://www.ilimcephesi.com/nuraniyet-ve-kuantum-alemi/) - Prof. Dr. Yunus Çengel Adnan Menderes Üniversitesi Nevada Üniversitesi, ABD Derya benim katremdir, Zerreler umman bana. Yunus Emre Giriş Nur kelimesinin karşılığı lugatlarda 'aydınlık, parıltı, parlaklık, ışık, ziya' olarak verilir ve nur her çeşit karanlığın zıddı olarak ifade edilir. Nur, aynı zamanda Allah'ın doksan dokuz isminden biridir ve bu isim, bütün nurların kaynağı, yaratıcısı ve Prof. Dr. Yunus Çengel Adnan Menderes Üniversitesi Nevada Üniversitesi, ABD Derya benim katremdir, Zerreler umman bana. Yunus Emre Giriş Nur kelimesinin karşılığı lugatlarda 'aydınlık, parıltı, parlaklık, ışık, ziya' olarak verilir ve nur her çeşit karanlığın zıddı olarak ifade edilir. Nur, aynı zamanda Allah'ın doksan dokuz isminden biridir ve bu isim, bütün nurların kaynağı, yaratıcısı ve - [İnsanın Gerçek Mahiyetini Anlamaya Doğru](https://www.ilimcephesi.com/insanin-gercek-mahiyetini-anlamaya-dogru/) - Prof. Dr. Yunus Çengel Adnan Menderes Üniversitesi Nevada Üniversitesi, ABD İlim, ilim bilmektir, İlim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen, Ya bu nice okumaktır. Okumaktan mana ne, Kişi Hakk'ı bilmektir. Çûn okudun bilmezsin, Ha bir kuru emektir. Yunus Emre Özet Mûsbet bilimler gözleme dayanır ve sorgulama ile gelişir. İlmin gelişmesi önündeki en büyük engel ise şartlanmadır Prof. Dr. Yunus Çengel Adnan Menderes Üniversitesi Nevada Üniversitesi, ABD İlim, ilim bilmektir, İlim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen, Ya bu nice okumaktır. Okumaktan mana ne, Kişi Hakk'ı bilmektir. Çûn okudun bilmezsin, Ha bir kuru emektir. Yunus Emre Özet Mûsbet bilimler gözleme dayanır ve sorgulama ile gelişir. İlmin gelişmesi önündeki en büyük engel ise şartlanmadır - [İnsanların Simaları Neden Farklıdır?](https://www.ilimcephesi.com/insanlarin-simalari-neden-farklidir/) - Prof. Dr. Haşan Acar Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı Bir insan topluluğuna bakıldığında, her bireyin simasının diğerlerinden farklı olduğu görülür. Bu farklılık, insan tarihi kadar eski ve ilgi çekici bir konu olmuş ve sürekli araştırılmıştır. Her insanın simasında, anatomik olarak, saç, alın, kaş, göz, şakak, burun, ağız, dudaklar ve çene Prof. Dr. Haşan Acar Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı Bir insan topluluğuna bakıldığında, her bireyin simasının diğerlerinden farklı olduğu görülür. Bu farklılık, insan tarihi kadar eski ve ilgi çekici bir konu olmuş ve sürekli araştırılmıştır. Her insanın simasında, anatomik olarak, saç, alın, kaş, göz, şakak, burun, ağız, dudaklar ve çene - [İnsandaki Genlerin Mahiyeti](https://www.ilimcephesi.com/insandaki-genlerin-mahiyeti/) - Op. Dr. Selçuk Eskiçubuk Genel Cerrahi Uzmanı İş Yapan Sanki Sebepler Gibi Görünüyor Yüce yaratıcı bu dünyada yaptığı işlere sebepleri perde yapmıştır. Genler, hormonlar ve enzimler, moleküller, atomlar hepsi de insan vücudundaki özel görevli memurlardır ve O'nun ilim ve irâdesine birer perdedirler. Sebeplere dışarıdan bakıldığında, sanki esas fiili yapanlar anlarmış gibi görüne­bilir. Sonuçlarla sanki yapışıkmış Op. Dr. Selçuk Eskiçubuk Genel Cerrahi Uzmanı İş Yapan Sanki Sebepler Gibi Görünüyor Yüce yaratıcı bu dünyada yaptığı işlere sebepleri perde yapmıştır. Genler, hormonlar ve enzimler, moleküller, atomlar hepsi de insan vücudundaki özel görevli memurlardır ve O'nun ilim ve irâdesine birer perdedirler. Sebeplere dışarıdan bakıldığında, sanki esas fiili yapanlar anlarmış gibi görüne­bilir. Sonuçlarla sanki yapışıkmış - [Toplumsal Cinsiyet](https://www.ilimcephesi.com/toplumsal-cinsiyet/) - Cins kelimesi, Türk Dil Kurumu lügatinde "tür, çeşit, soy, kök, asıl" gibi manalara gelirken ıstılahta "birbirine benze­yen ve ortak pek çok özellikleri olan türler topluluğu" ola­rak tanımlanmaktadır. Cinsiyet de ferde üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, seks olarak tanımlanır. Buna göre cinsiyet kelimesi bi­yolojik olarak kadın ve Cins kelimesi, Türk Dil Kurumu lügatinde "tür, çeşit, soy, kök, asıl" gibi manalara gelirken ıstılahta "birbirine benze­yen ve ortak pek çok özellikleri olan türler topluluğu" ola­rak tanımlanmaktadır. Cinsiyet de ferde üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, seks olarak tanımlanır. Buna göre cinsiyet kelimesi bi­yolojik olarak kadın ve - [''Kelam'' Terimi ve Kelam İlminin Oluşumu](https://www.ilimcephesi.com/kelam-terimi-ve-kelam-ilminin-olusumu/) - “Kelam” terimi Müslüman filozoflar tarafindan, kelime, akıl ve delil anlamında “logos”un Arapça karşılığı olarak kul­lanılmıştır. İbn Rüşd’ün Yunanca “doğa hakkında tartışma” anlamına gelen ifadeyi “el-kelâmu’t-tabi’i (doğa bilimi) ile karşı­ladığını, “fizikçiler” anlamına gelen kelimeyi ise bazen “ashâbu’l-kelâmü’t-tabîî" bazen de “mütekellimûn, el-mütekelli- mûn fi’t-tabi’yyât” olarak tercüme ettiğini görüyoruz (İbn Rüşd 1948:1,101,104; 1,8). “Konuşma” ve “söz” anlamına gelen “Kelam” terimi Müslüman filozoflar tarafindan, kelime, akıl ve delil anlamında “logos”un Arapça karşılığı olarak kul­lanılmıştır. İbn Rüşd’ün Yunanca “doğa hakkında tartışma” anlamına gelen ifadeyi “el-kelâmu’t-tabi’i (doğa bilimi) ile karşı­ladığını, “fizikçiler” anlamına gelen kelimeyi ise bazen “ashâbu’l-kelâmü’t-tabîî" bazen de “mütekellimûn, el-mütekelli- mûn fi’t-tabi’yyât” olarak tercüme ettiğini görüyoruz (İbn Rüşd 1948:1,101,104; 1,8). “Konuşma” ve “söz” anlamına gelen - [Felsefenin İslam Dünyasındaki Yolculuğu](https://www.ilimcephesi.com/felsefenin-islam-dunyasindaki-yolculugu/) - Kadîm dönemlerden beri varlığı bilinen “doğu hikmeti” Yunan topraklarında da varlığını devam ettiriyordu. Ne var ki sofistler felsefî düşünceyi teorik alandan pratik bireysel alana çekmeye çalıştılar ve pratik ve ahlaki yaşantının önemine vurgu yaptılar. Sofistlere göre felsefe hakikati keşfetmenin bir yolu değil, pratikle ilgili olması bakımından bir yaşama sanatı ve hayatı kontrol etmenin bir aracıydı. Kadîm dönemlerden beri varlığı bilinen “doğu hikmeti” Yunan topraklarında da varlığını devam ettiriyordu. Ne var ki sofistler felsefî düşünceyi teorik alandan pratik bireysel alana çekmeye çalıştılar ve pratik ve ahlaki yaşantının önemine vurgu yaptılar. Sofistlere göre felsefe hakikati keşfetmenin bir yolu değil, pratikle ilgili olması bakımından bir yaşama sanatı ve hayatı kontrol etmenin bir aracıydı. - [Kur'an Işığında Evrimci Yaratılış Görüşünün Değerlendirilmesi](https://www.ilimcephesi.com/kuran-isiginda-evrimci-yaratilis-gorusunun-degerlendirilmesi/) - Prof.Dr. Veysel Güllüce Kur’ân’da yaratılış konusu çok geniş bir alanı içine alır. Bütün varlıkları içine alır. Kur’an kâinâtın ilk halinden, göklerin ve yerin yaratılış ve tesviyesinden, başlangıçta bitişik olan gökler ve yerin daha sonra ayrıldığından[1], semavat ve arzın “altı gün” olarak ifade edilen altı devirde, altı merhalede yaratıldığından, yer küredeki kûtların (bitki ve rızıkların) dört merhalede takdir Prof.Dr. Veysel Güllüce Kur’ân’da yaratılış konusu çok geniş bir alanı içine alır. Bütün varlıkları içine alır. Kur’an kâinâtın ilk halinden, göklerin ve yerin yaratılış ve tesviyesinden, başlangıçta bitişik olan gökler ve yerin daha sonra ayrıldığından[1], semavat ve arzın “altı gün” olarak ifade edilen altı devirde, altı merhalede yaratıldığından, yer küredeki kûtların (bitki ve rızıkların) dört merhalede takdir - [İnsan ve Kainat; Küçük Kainat ve Büyük İnsan](https://www.ilimcephesi.com/insan-ve-kainat-kucuk-kainat-ve-buyuk-insan/) - Bir tarafta atomlarla yazılan hücreler, hücrelerden dokunan organlar, bunların birlikte çalışmalarıyla ortaya çıkan insan bedeni. Öte yanda bakterilerle kaynaşan toprak, oksijen ve hidrojenin birlikteliğiyle meydana gelen su mucizesi, denizler, nehirler. Tâ uzaklarda yıldızlarla bezenmiş gök yüzü, güneş ve ay… Atomundan güneşine kadar her şey aynı hedefe yönelmiş durumda. Bütün çalışmalar, bütün ittifaklar kâinatın meyvesi Bir tarafta atomlarla yazılan hücreler, hücrelerden dokunan organlar, bunların birlikte çalışmalarıyla ortaya çıkan insan bedeni. Öte yanda bakterilerle kaynaşan toprak, oksijen ve hidrojenin birlikteliğiyle meydana gelen su mucizesi, denizler, nehirler. Tâ uzaklarda yıldızlarla bezenmiş gök yüzü, güneş ve ay… Atomundan güneşine kadar her şey aynı hedefe yönelmiş durumda. Bütün çalışmalar, bütün ittifaklar kâinatın meyvesi - [Nefsin İdrak Kuvvetleri](https://www.ilimcephesi.com/nefsin-idrak-kuvvetleri/) - 'Şimdi' de nefsin idrâk kuvvetini görelim: İdrak kuvvetleri, bir tertibdahilinde kademe kademe en yüksek idrak kuvveti olan ve (kuvve-i) nâtıka denilen müfekkire kuvvetine kadar yükselir. Buna göre zahirdeki his kuvvetleri ve idrak halleri görme, işitme ve benzeri duyu organları vasıtasiyle bâtına çıkar. Bâtınî his ve idrâk organ­larının ilki “müşterek his”tir(commun sense). Bu, görülmüş, işitilmiş, dokunulmuş 'Şimdi' de nefsin idrâk kuvvetini görelim: İdrak kuvvetleri, bir tertibdahilinde kademe kademe en yüksek idrak kuvveti olan ve (kuvve-i) nâtıka denilen müfekkire kuvvetine kadar yükselir. Buna göre zahirdeki his kuvvetleri ve idrak halleri görme, işitme ve benzeri duyu organları vasıtasiyle bâtına çıkar. Bâtınî his ve idrâk organ­larının ilki “müşterek his”tir(commun sense). Bu, görülmüş, işitilmiş, dokunulmuş - [Gösteri Toplumu ya da Dijital Çağda Mahremiyet](https://www.ilimcephesi.com/gosteri-toplumu-ya-da-dijital-cagda-mahremiyet/) - İnternet insan uygarlığı için bir tehdittir. Julian Assange Postmodern toplum dijital teknolojinin egemen olduğu bir toplumdur ve başka birçok isimle de adlandırılabilir. Şeffaf toplum, gösteri toplumu, akışkan toplum bunlardan sadece birkaç tanesidir. Temel özelliği dijital teknolojiler sayesinde her şeyin görünürlülüğünün daha da kolaylaşması ve insan­ların da bu yeni duruma uyumlu bir zihin düzeyinde buluna­rak İnternet insan uygarlığı için bir tehdittir. Julian Assange Postmodern toplum dijital teknolojinin egemen olduğu bir toplumdur ve başka birçok isimle de adlandırılabilir. Şeffaf toplum, gösteri toplumu, akışkan toplum bunlardan sadece birkaç tanesidir. Temel özelliği dijital teknolojiler sayesinde her şeyin görünürlülüğünün daha da kolaylaşması ve insan­ların da bu yeni duruma uyumlu bir zihin düzeyinde buluna­rak - [İslam Düşüncesinde Niyet Kavramı: İrâde, Gaye, İhlâs ve Burhân](https://www.ilimcephesi.com/islam-dusuncesinde-niyet-kavrami-irade-gaye-ihlas-ve-burhan/) - Ömer Türker Giriş: İslam düşünce geleneklerinde niyet meselesi çeşitli yönleriyle in­celenmiş ve bir eyleme karar verme sürecindeki yeri belirlenmeye çalışılmıştır. “Ameller niyetlere göredir” hadisinde bir eylemin dinî değerinin oluşmasında niyetin belirleyici olduğunun ifade edilmesi, bilhassa dinî ilimler geleneğinde bu terim etrafında yoğun bir ede­biyatın oluşmasını sağlamıştır.[1] Bu bağlamda fakihler, sûfîler ve ke- lamcıların yaptığı tahlillerde Ömer Türker Giriş: İslam düşünce geleneklerinde niyet meselesi çeşitli yönleriyle in­celenmiş ve bir eyleme karar verme sürecindeki yeri belirlenmeye çalışılmıştır. “Ameller niyetlere göredir” hadisinde bir eylemin dinî değerinin oluşmasında niyetin belirleyici olduğunun ifade edilmesi, bilhassa dinî ilimler geleneğinde bu terim etrafında yoğun bir ede­biyatın oluşmasını sağlamıştır.[1] Bu bağlamda fakihler, sûfîler ve ke- lamcıların yaptığı tahlillerde - [Kur’an’ın Düşünce Kamusu](https://www.ilimcephesi.com/kuranin-dusunce-kamusu/) - Kur'an, çıkarımsal ve sezgisel akıl ve düşünmey­le ilgili bir dizi terim kullanır. Tefekkür yani “düşün­me”, kalp,fuat yani“gönül”, literal anlamı “tohum/ çekirdek” olan lüb yani “aslî kalp” bu terimler ara­sındadır ve bunların her biri algılama, düşünme ve muhakeme etme eylemlerinin farklı bir yönüne kar­şılık gelir. Akılla aynı anlamsal alanı paylaşan başka terimler de vardır: ilim yani Kur'an, çıkarımsal ve sezgisel akıl ve düşünmey­le ilgili bir dizi terim kullanır. Tefekkür yani “düşün­me”, kalp,fuat yani“gönül”, literal anlamı “tohum/ çekirdek” olan lüb yani “aslî kalp” bu terimler ara­sındadır ve bunların her biri algılama, düşünme ve muhakeme etme eylemlerinin farklı bir yönüne kar­şılık gelir. Akılla aynı anlamsal alanı paylaşan başka terimler de vardır: ilim yani - [Gözükaralık/Cesaret/Korkaklık](https://www.ilimcephesi.com/gozukaralik-cesaret-korkaklik-2/) - Gözükaralık/Cesaret/Korkaklık Tevazuyu ele alırken bahsettiğimize benzer bir altın oran genç olmanın en önemli alamet-i farikalarından biri olan cesaret için de geçerlidir. Klasik ahlak felsefesinde nefsin üç gücü vardır: düşünme, gazap ve şehvet. Her birinin ifratı, tefriti ve itidali vardır. Bu çerçevede cesaret/ şecaat/ yiğitlik nefsin gazap gücünün itidalidir. Hatırlarsan, adalet bahsinde itidal kavramının adalet ile olan Gözükaralık/Cesaret/Korkaklık Tevazuyu ele alırken bahsettiğimize benzer bir altın oran genç olmanın en önemli alamet-i farikalarından biri olan cesaret için de geçerlidir. Klasik ahlak felsefesinde nefsin üç gücü vardır: düşünme, gazap ve şehvet. Her birinin ifratı, tefriti ve itidali vardır. Bu çerçevede cesaret/ şecaat/ yiğitlik nefsin gazap gücünün itidalidir. Hatırlarsan, adalet bahsinde itidal kavramının adalet ile olan - [Tanrı Korkusu ve Allah Sevgisi](https://www.ilimcephesi.com/tanri-korkusu-ve-allah-sevgisi/) - Bütün korkulardan kurtulmak isteyen insan, Al­lah’tan korkmayı bilen insandır. Korkularımızın kaynağı, ölüm korkusudur. Bede­nimizin yok olması korkusu dallanır budaklanır da bin bir başlı bir korku sistemi haline gelir. Ölüm korkusunun temeli de, inançsızlık ya da inanç zayıf­lığıdır. Öteye inanmamak, yok olup gitmek tedirgin­liğini getirir. Ancak Tanrı’ya inanan, O’nu seven ve O’ndan korkan insandır ki, öte Bütün korkulardan kurtulmak isteyen insan, Al­lah’tan korkmayı bilen insandır. Korkularımızın kaynağı, ölüm korkusudur. Bede­nimizin yok olması korkusu dallanır budaklanır da bin bir başlı bir korku sistemi haline gelir. Ölüm korkusunun temeli de, inançsızlık ya da inanç zayıf­lığıdır. Öteye inanmamak, yok olup gitmek tedirgin­liğini getirir. Ancak Tanrı’ya inanan, O’nu seven ve O’ndan korkan insandır ki, öte - [Öte Dünya](https://www.ilimcephesi.com/ote-dunya/) - İnsan, ölümü gerçeğiyle anlasa ve görse, ondan sonraki hayata, öte dünyaya inanmakta bir an için bile duraklamazdı. Öte dünyanın idraki yanında, ölüm bir tafsilâttır. Hayat da, ölüm de, çözümlenince, bize öteki dün­yayı söylüyor. Ölüm, ağzında hayat mırıltısı ve öteye ait şifreler bulunan sfenks. Kim heceleyecek şifreyi: benliğini erite erite, hurdayken öteye geçen elbet. Biz müslümanlar İnsan, ölümü gerçeğiyle anlasa ve görse, ondan sonraki hayata, öte dünyaya inanmakta bir an için bile duraklamazdı. Öte dünyanın idraki yanında, ölüm bir tafsilâttır. Hayat da, ölüm de, çözümlenince, bize öteki dün­yayı söylüyor. Ölüm, ağzında hayat mırıltısı ve öteye ait şifreler bulunan sfenks. Kim heceleyecek şifreyi: benliğini erite erite, hurdayken öteye geçen elbet. Biz müslümanlar - [İman](https://www.ilimcephesi.com/iman/) - İnsanoğlu, ilk idrak basamaklarında, kendi iç yolculuğuna, imân ihtiyacı ve amacıyla başlar. İskender-i Zülkarneyn ile Hızırın karanlıklar içinde yolculuklar yapıp âb-ı hayatı aramalarıyla sembolize edilmişti klasik edebiyatta insanın bu iç yolculuğu. İnsanoğlu, varlığını sezer sezmez, bilerek bilme­yerek yaratıcısını aramaya koyulur. Allah’ı aramak, bulmak ve hep onunla olmak, biricik varoluş sebebi­miz, dünya zorluklarına karşı tesellimiz ve İnsanoğlu, ilk idrak basamaklarında, kendi iç yolculuğuna, imân ihtiyacı ve amacıyla başlar. İskender-i Zülkarneyn ile Hızırın karanlıklar içinde yolculuklar yapıp âb-ı hayatı aramalarıyla sembolize edilmişti klasik edebiyatta insanın bu iç yolculuğu. İnsanoğlu, varlığını sezer sezmez, bilerek bilme­yerek yaratıcısını aramaya koyulur. Allah’ı aramak, bulmak ve hep onunla olmak, biricik varoluş sebebi­miz, dünya zorluklarına karşı tesellimiz ve - [İyilik ile Kötülüğün Ötesi](https://www.ilimcephesi.com/iyilik-ile-kotulugun-otesi/) - Nietzsche’nin dahiyane eleştirilerinin ilki, yani, hiyerarşik olarak birinci öncelikli olanı, iyilik ve kötülükle ilgili betimle­meleri ve anlamlandırmalarıdır. Bu bağlamda sorunsallaştırdığı- mız kavram; SumMum Bonum’dur. Summum bonum’un; Grek ve bir miktar farklı bağlamları olsa da Latinlerden bu yana; en yüksek-en yüce iyilik, en kut­sal iyilik, en güzel-tatmin edici iyilik gibi anlamları vardır. Böyle yazılınca kavram bomboş Nietzsche’nin dahiyane eleştirilerinin ilki, yani, hiyerarşik olarak birinci öncelikli olanı, iyilik ve kötülükle ilgili betimle­meleri ve anlamlandırmalarıdır. Bu bağlamda sorunsallaştırdığı- mız kavram; SumMum Bonum’dur. Summum bonum’un; Grek ve bir miktar farklı bağlamları olsa da Latinlerden bu yana; en yüksek-en yüce iyilik, en kut­sal iyilik, en güzel-tatmin edici iyilik gibi anlamları vardır. Böyle yazılınca kavram bomboş - [Kurum - Kamu İlişkileri](https://www.ilimcephesi.com/kurum-kamu-iliskileri/) - Modernizmin anahtar kavramlarının başında rasyonalizas- yon gelmektedir. Onlara göre eski toplumun tümüne nüfuz eden gelenekler rasyonel değildi ve onların yerini akla uygun olarak kurulacak yapılar almalı, geleneğin işlevlerini kurumlar üstlen­meliydi. Ayıp, günah, haram gibi bireyi içten kuşatan mekaniz­malar; hem bireyin özgürlüğünün ve self-aktüalizasyonunun önündeki engellerdi hem de toplumun gelişmesi ve ilerlemesi­ne set çekiyordu. Dolayısıyla bu Modernizmin anahtar kavramlarının başında rasyonalizas- yon gelmektedir. Onlara göre eski toplumun tümüne nüfuz eden gelenekler rasyonel değildi ve onların yerini akla uygun olarak kurulacak yapılar almalı, geleneğin işlevlerini kurumlar üstlen­meliydi. Ayıp, günah, haram gibi bireyi içten kuşatan mekaniz­malar; hem bireyin özgürlüğünün ve self-aktüalizasyonunun önündeki engellerdi hem de toplumun gelişmesi ve ilerlemesi­ne set çekiyordu. Dolayısıyla bu - [Modern Kogitonun Klasik Yapısı](https://www.ilimcephesi.com/modern-kogitonun-klasik-yapisi/) - Cizvit papazı olan ve çetin bir kilise eğitimine tabi tutulmuş olan Descartes eğitiminin kendisini; “...içinden çıkılmaz şüphe ve yanlışlıklar içine düş”ürdüğünü belirtmekte ve bu eğitimin “bilgi­sizliğini ona gittikçe daha iyi gösterdiğini (Descartes, 1984:10) yazmaktadır. İlahiyat, felsefe, ahlak gibi konulara ilişkin bilgilerin “...kumla çamur üzerine kurulmuş pek azametli, pek görkem­li saraylara ben”zemekle (a.y. : 12) Cizvit papazı olan ve çetin bir kilise eğitimine tabi tutulmuş olan Descartes eğitiminin kendisini; “...içinden çıkılmaz şüphe ve yanlışlıklar içine düş”ürdüğünü belirtmekte ve bu eğitimin “bilgi­sizliğini ona gittikçe daha iyi gösterdiğini (Descartes, 1984:10) yazmaktadır. İlahiyat, felsefe, ahlak gibi konulara ilişkin bilgilerin “...kumla çamur üzerine kurulmuş pek azametli, pek görkem­li saraylara ben”zemekle (a.y. : 12) - [Modernitenin Kurumsal Geist Teorisyeni Olarak Hegel](https://www.ilimcephesi.com/modernitenin-kurumsal-geist-teorisyeni-olarak-hegel/) - Her şeyden önce belirtmek gerekir ki Hegel ile Kant ve özel­likle Nietzsche ve hatta Marx, diğer pek çok düşünür gibi, eserle­rine atıflarla özetlenebilecek düşünür ve bilim insanları değildir. Onların lafızlarını kullanarak, anlaşılır bir cümle ortaya çıkart­mak mümkün değildir. Bu dört düşünürün kasıtlarından anlaşı­lanlar, anlaşılabilir lafızlar haline getirildiği takdirde, kendi için­de bütünlüğü ve tutarlılığı olan bir Her şeyden önce belirtmek gerekir ki Hegel ile Kant ve özel­likle Nietzsche ve hatta Marx, diğer pek çok düşünür gibi, eserle­rine atıflarla özetlenebilecek düşünür ve bilim insanları değildir. Onların lafızlarını kullanarak, anlaşılır bir cümle ortaya çıkart­mak mümkün değildir. Bu dört düşünürün kasıtlarından anlaşı­lanlar, anlaşılabilir lafızlar haline getirildiği takdirde, kendi için­de bütünlüğü ve tutarlılığı olan bir - [Post-Truth ya da Mağaraya Dönüş](https://www.ilimcephesi.com/post-truth-ya-da-magaraya-donus/) - * Mîlay Köktürk' (” Prof. Dr., Pamukkale Üniversitesi, Felsefe Bölümü, E-Posta: milaykokturk@gmail.com) Özet Platon'un mağara alegorisinde, gerçeklik sorunu benzetme yoluyla tar­tışılır. Mağarada zincirlenmiş hâlde yaşayanların, yansıyan gölgeleri gerçek diye nitelendirecekleri, bundan kuşku duyan birinin gölge ve gerçek ayırımını yapmaya başladığı ifade edilir. Mağaradan çıkabilen insan da bu kişidir. Mağara alegorisi, her çağda, inşam hapsetmiş * Mîlay Köktürk' (” Prof. Dr., Pamukkale Üniversitesi, Felsefe Bölümü, E-Posta: milaykokturk@gmail.com) Özet Platon'un mağara alegorisinde, gerçeklik sorunu benzetme yoluyla tar­tışılır. Mağarada zincirlenmiş hâlde yaşayanların, yansıyan gölgeleri gerçek diye nitelendirecekleri, bundan kuşku duyan birinin gölge ve gerçek ayırımını yapmaya başladığı ifade edilir. Mağaradan çıkabilen insan da bu kişidir. Mağara alegorisi, her çağda, inşam hapsetmiş - [Din Dili Medyatikleşirse](https://www.ilimcephesi.com/din-dili-medyatiklesirse/) - NİHAYET DERGİSİ METİN EKEN Medya her şeyden önce teknik bir “araç/aracı/vasıta” niteliğindedir. Bu yönüyle sembolik içeriklerin farklı zaman ve mekân bağlamlarına kolay ve hızlı bir biçimde aktarılmasına olanak sağlar. Ancak özellikle çağımızdaki yapılanmasıyla medya sadece bir araç ya da vasıta değil, aynı zamanda bir “ortam/vasat/mekân” olarak da işlev görür. Bu ise gündelik gerçekliğin medya zemininde NİHAYET DERGİSİ METİN EKEN Medya her şeyden önce teknik bir “araç/aracı/vasıta” niteliğindedir. Bu yönüyle sembolik içeriklerin farklı zaman ve mekân bağlamlarına kolay ve hızlı bir biçimde aktarılmasına olanak sağlar. Ancak özellikle çağımızdaki yapılanmasıyla medya sadece bir araç ya da vasıta değil, aynı zamanda bir “ortam/vasat/mekân” olarak da işlev görür. Bu ise gündelik gerçekliğin medya zemininde - [Sizin de bir “Popstar Vaiz”iniz var mı?](https://www.ilimcephesi.com/sizin-de-bir-popstar-vaiziniz-var-mi/) - NİHAYET KÜBRA KURUALİ YAŞAR - İSLAM DALP Son yıllarda akademik alanda medyada dinin temsil biçimleriyle ilgili çalışmalar görmeye başladık. Bu çalışmalar görsel, işitsel, basılı ya da dijital medyadaki yayınlar üzerinden “medya-din” ilişkisini sorguluyor. Medya, dinin tebliğ görevini mi üstlenmeye başladı? Televizyonun ticari yapısı, dinin maneviyatıyla birleştiğinde ortaya çıkan “medyatik söylem” dine mi zarar veriyor, topluma NİHAYET KÜBRA KURUALİ YAŞAR - İSLAM DALP Son yıllarda akademik alanda medyada dinin temsil biçimleriyle ilgili çalışmalar görmeye başladık. Bu çalışmalar görsel, işitsel, basılı ya da dijital medyadaki yayınlar üzerinden “medya-din” ilişkisini sorguluyor. Medya, dinin tebliğ görevini mi üstlenmeye başladı? Televizyonun ticari yapısı, dinin maneviyatıyla birleştiğinde ortaya çıkan “medyatik söylem” dine mi zarar veriyor, topluma - [Ömer Şavlığ - Kur'an'dan İncelikler 2 ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/omer-savlig-kurandan-incelikler-2-alintilar/) - Yüce Rabbimizin kelâmı olan Kur’ân-ı Kerîm’in her bir kelimesi hatta her bir harfi mutlaka bir hikmete binaen kullanılmıştır. Kur’ân’daki bir kelimeyi çıkarıp yerine aynı manaya gelen farklı bir kelime koymak mümkün değildir. Zira o kelime değiştirildiği takdirde, âyette ki birtakım incelik ve hikmetler de yitirilmiş olacaktır. Bunu bir örnek üzerinden izâh edelim: Kur’ân’da kullanılan ”el-Aksâ" Yüce Rabbimizin kelâmı olan Kur’ân-ı Kerîm’in her bir kelimesi hatta her bir harfi mutlaka bir hikmete binaen kullanılmıştır. Kur’ân’daki bir kelimeyi çıkarıp yerine aynı manaya gelen farklı bir kelime koymak mümkün değildir. Zira o kelime değiştirildiği takdirde, âyette ki birtakım incelik ve hikmetler de yitirilmiş olacaktır. Bunu bir örnek üzerinden izâh edelim: Kur’ân’da kullanılan ”el-Aksâ" - [Ruhun Derin Yaraları](https://www.ilimcephesi.com/ruhun-derin-yaralari/) - Yara almamış bir talih hiçbir darbeye karşı koyamaz. Ama yaşadığı sıkıntılarla sürekli savaşım halinde olan kişinin derisi aldığı yaralarla kabuk bağlar, hiçbir kötülüğe yenilmez; düşse bile dizlerinin üstünde dövüşür. Seneca ' Derin yaraları var ruhun, âdeta bir Kutupyıldızı gibi, onlara bakarak yön tayin ederiz. Nereye gideceksek. 0 izler bize yol gösterir. Yeni bir hayata, berrak Yara almamış bir talih hiçbir darbeye karşı koyamaz. Ama yaşadığı sıkıntılarla sürekli savaşım halinde olan kişinin derisi aldığı yaralarla kabuk bağlar, hiçbir kötülüğe yenilmez; düşse bile dizlerinin üstünde dövüşür. Seneca ' Derin yaraları var ruhun, âdeta bir Kutupyıldızı gibi, onlara bakarak yön tayin ederiz. Nereye gideceksek. 0 izler bize yol gösterir. Yeni bir hayata, berrak - [Cihana gönül verme](https://www.ilimcephesi.com/cihana-gonul-verme/) - Prof.Dr.Kemal Sayar “Eğer yaşamınızı, doğaya göre şekillendirirseniz asla fakir olmayacaksınız, eğer insanların görüşlerine göre şekillendirirseniz asla varlıklı olmayacaksınız.” Epikür, olmak ve sahip olmak arasındaki gerilimi, bu iki eylemin kaynaklarına işaret ederek konumlandıran ilk düşünürlerden. İlki kökensel ve fıtri bir ihtiyaca, ikincisi ise gölgeler dünyasına, herkes alanına ait ihtiyaçlara verilen cevap tarzı. Ataullah İskenderî “Kendisinden kopması mümkün olmayandan Prof.Dr.Kemal Sayar “Eğer yaşamınızı, doğaya göre şekillendirirseniz asla fakir olmayacaksınız, eğer insanların görüşlerine göre şekillendirirseniz asla varlıklı olmayacaksınız.” Epikür, olmak ve sahip olmak arasındaki gerilimi, bu iki eylemin kaynaklarına işaret ederek konumlandıran ilk düşünürlerden. İlki kökensel ve fıtri bir ihtiyaca, ikincisi ise gölgeler dünyasına, herkes alanına ait ihtiyaçlara verilen cevap tarzı. Ataullah İskenderî “Kendisinden kopması mümkün olmayandan - [Sabır: Bekleme sanatı](https://www.ilimcephesi.com/sabir-bekleme-sanati/) - Prof.Dr.Kemal Sayar Hayatlarımızı zaman yönetir; onun içine doğar, onunla yaşar, onda ölürüz. Ne ki hayatta her zaman istediğimizi alamayız. Sabır işte bunu öğrenmektir. Beklemeyi bilmelisin. Beklemeyi bilirsen, güzellikler seni bulacaktır. Oysa çağımızda keyif almadan geçirdiğimiz her anı kayıp sayıyor, çabuk tatmin ve keyfi vazgeçilmez buluyoruz. ‘Musibet, Allah’a şikâyet edildiğinde ibadete, başkasına yanıp yakıla anlatılıp bir sızlanmaya Prof.Dr.Kemal Sayar Hayatlarımızı zaman yönetir; onun içine doğar, onunla yaşar, onda ölürüz. Ne ki hayatta her zaman istediğimizi alamayız. Sabır işte bunu öğrenmektir. Beklemeyi bilmelisin. Beklemeyi bilirsen, güzellikler seni bulacaktır. Oysa çağımızda keyif almadan geçirdiğimiz her anı kayıp sayıyor, çabuk tatmin ve keyfi vazgeçilmez buluyoruz. ‘Musibet, Allah’a şikâyet edildiğinde ibadete, başkasına yanıp yakıla anlatılıp bir sızlanmaya - [Kemal Sayar - Ruhun Derin Yaraları ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/kemal-sayar-ruhun-derin-yaralari-alintilar/) - Hayatımızı daha geniş bir dairede yaşamak, haberlere gömülüp kalmamak lazım. Bir seferliğine haberi okuduktan veya izledikten sonra ısrarla beş on sefer aynı haberi dinlerseniz, bu artık ikincil travmatizasyon sürecine giriyor. O haberler üzerinden biz örselenmeye başlıyoruz. Çünkü kendimizi çok çaresiz hissediyoruz. O çaresizlik duygusu da insanı tükenmişliğe götüren bir şey. Bol cinayetli, bol komplolu sabah Hayatımızı daha geniş bir dairede yaşamak, haberlere gömülüp kalmamak lazım. Bir seferliğine haberi okuduktan veya izledikten sonra ısrarla beş on sefer aynı haberi dinlerseniz, bu artık ikincil travmatizasyon sürecine giriyor. O haberler üzerinden biz örselenmeye başlıyoruz. Çünkü kendimizi çok çaresiz hissediyoruz. O çaresizlik duygusu da insanı tükenmişliğe götüren bir şey. Bol cinayetli, bol komplolu sabah - [Sahabe Hakkında Genel Bir Değerlendirme](https://www.ilimcephesi.com/sahabe-hakkinda-genel-bir-degerlendirme/) - Sahabî: Hz. Peygamber'e iman ederek onunla karşılaşan ve Müslüman olarak ölen kimsedir. Çoğulu ise"Ashâb" veya"Sahâbe"dir.Sahâbe-i Kirâm, Resûlüllah Efendimizin mübârek sohbetleriyle şerefyâb oldular. Peygamberimizin (Aleyhi Vesellem) terbiyesinde ve onun mübârek feyziyle yetiştiler. Onların akılları, ruhları, kalp ve vicdanları o nurun şualarıyla aydınlandı. Zira onlar dağların güney yamacındaki çiçekler gibi, ışığı doğrudan doğruya güneşten aldılar.Sahâbe-i Kirâm, Peygamberimize Sahabî: Hz. Peygamber'e iman ederek onunla karşılaşan ve Müslüman olarak ölen kimsedir. Çoğulu ise"Ashâb" veya"Sahâbe"dir.Sahâbe-i Kirâm, Resûlüllah Efendimizin mübârek sohbetleriyle şerefyâb oldular. Peygamberimizin (Aleyhi Vesellem) terbiyesinde ve onun mübârek feyziyle yetiştiler. Onların akılları, ruhları, kalp ve vicdanları o nurun şualarıyla aydınlandı. Zira onlar dağların güney yamacındaki çiçekler gibi, ışığı doğrudan doğruya güneşten aldılar.Sahâbe-i Kirâm, Peygamberimize - [Öztürkçenin İçyüzü](https://www.ilimcephesi.com/ozturkcenin-icyuzu/) - Prof. Dr. TAHSİN BANGUOĞLU S: Dilimiz üzerinde başlatılan hareketlerin tarihî seyri? içerisinde değerlendirmesini yapar mısınız?.. Resmî hüviyeti de bulunan bir teşekkül tarafından organize edilen "Öztürkçecilik" hareketini nasıl değerlendiriyorsunuz?.. C: «Yazı dilimizin sadeleşmesi hareketi yeni değildir. Meşrutiyetle beraber başlar. İlk yeni dilciler sade Türkçeciler, Türkçülerdir. Meşrutiyetten bu yana 1908’den 1932’ye kadar normal, organik ve gönüllü bir Prof. Dr. TAHSİN BANGUOĞLU S: Dilimiz üzerinde başlatılan hareketlerin tarihî seyri? içerisinde değerlendirmesini yapar mısınız?.. Resmî hüviyeti de bulunan bir teşekkül tarafından organize edilen "Öztürkçecilik" hareketini nasıl değerlendiriyorsunuz?.. C: «Yazı dilimizin sadeleşmesi hareketi yeni değildir. Meşrutiyetle beraber başlar. İlk yeni dilciler sade Türkçeciler, Türkçülerdir. Meşrutiyetten bu yana 1908’den 1932’ye kadar normal, organik ve gönüllü bir - [İslam Mimarisi](https://www.ilimcephesi.com/islam-mimarisi/) - PROF. DR.“ OKTAY ASLANAPA Tarihî seyri içerisinde gelişmesini ve tekamülünü nazarı dikkate alarak İslâm mimarîsî ve diğer İslâm sanatları üzerine malumat verir misiniz?.. İslâm sanatı deyince, hicretten sonraki asırlar içerisinde gelişen san’at söz konusudur. 622-722, yani sekizinci yüzyılın ilk yarısı içerisinde. .. İslâmî devrin ilk eserleri zamanımıza kadar gelmiştir. Bir takım değişiklikler olmuş, ortadan kaybolmuş PROF. DR.“ OKTAY ASLANAPA Tarihî seyri içerisinde gelişmesini ve tekamülünü nazarı dikkate alarak İslâm mimarîsî ve diğer İslâm sanatları üzerine malumat verir misiniz?.. İslâm sanatı deyince, hicretten sonraki asırlar içerisinde gelişen san’at söz konusudur. 622-722, yani sekizinci yüzyılın ilk yarısı içerisinde. .. İslâmî devrin ilk eserleri zamanımıza kadar gelmiştir. Bir takım değişiklikler olmuş, ortadan kaybolmuş - [Muhabbeti Lâyık Olan Ancak Allah'tır!](https://www.ilimcephesi.com/muhabbeti-layik-olan-ancak-allahtir/) - Allah'a nisbet edildiğinden değil de şahsından dolayı başkasını seven bir kimsenin sevgisi cehaletinden ve Allah'ın marifetindeki kusurluluğundan ileri gelir. Hz. Peygamber'i sevmek övülür; zira Allah sevgisinin aynısıdır. Âlimleri ve muttakîleri sevmek de böyledir. Çünkü mahbubun mahbubu mahbubdur. Mahbubun elçisi sevilir. Mahbubun dostu güzeldir. Bütün bunlar esasın sevgisine dönüşür. Onu geçip başkasına varamaz. Bu bakımdan hakîkatte, Allah'a nisbet edildiğinden değil de şahsından dolayı başkasını seven bir kimsenin sevgisi cehaletinden ve Allah'ın marifetindeki kusurluluğundan ileri gelir. Hz. Peygamber'i sevmek övülür; zira Allah sevgisinin aynısıdır. Âlimleri ve muttakîleri sevmek de böyledir. Çünkü mahbubun mahbubu mahbubdur. Mahbubun elçisi sevilir. Mahbubun dostu güzeldir. Bütün bunlar esasın sevgisine dönüşür. Onu geçip başkasına varamaz. Bu bakımdan hakîkatte, - [Kur'an'ın değiştiğini ya da Peygamber sözü olduğunu iddia edenlere ne dersiniz?](https://www.ilimcephesi.com/kuranin-degistigini-ya-da-peygamber-sozu-oldugunu-iddia-edenlere-ne-dersiniz/) - Allah, Kur'an ve diğer iman esaslarında Müslümanları şüpheye düşürmek için, eskiden olduğu gibi şimdi de bazı iftiralar yapılmaktadır. Bir Müslüman asırlardır Ümmet-i Muhammed'in kabul ettiği bir davada hemen şüpheye düşmemelidir. Ancak bu iddialara cevap vermek de gerekir: 1. Bilindiği gibi kelimeler manalara, edebî sanatlara zarf olurlar. Esas olan manadır, sanattır. Hepimiz Türkçe bildiğimiz halde kendi öz dilimizle yazılmış Allah, Kur'an ve diğer iman esaslarında Müslümanları şüpheye düşürmek için, eskiden olduğu gibi şimdi de bazı iftiralar yapılmaktadır. Bir Müslüman asırlardır Ümmet-i Muhammed'in kabul ettiği bir davada hemen şüpheye düşmemelidir. Ancak bu iddialara cevap vermek de gerekir: 1. Bilindiği gibi kelimeler manalara, edebî sanatlara zarf olurlar. Esas olan manadır, sanattır. Hepimiz Türkçe bildiğimiz halde kendi öz dilimizle yazılmış - [Vesvese Girdabında Sualler](https://www.ilimcephesi.com/vesvese-girdabinda-sualler/) - İnternette ve medyada, bir akademik araştırmadan(1) kaynaklı olarak, deizm ve ateizmle alâkalı bir grup sual dolaşmaktadır. Bunlardan bazıları, öteden beri Kelâm âlimlerince cevaplandırılan, vesveseye kapılmış bir akla takılabilecek suallerdir. Fakat bazıları pek çocuksu ve tabiri câiz ise saçma sorulardır. Cevap verilmek için ciddiye alınmayacak lâkırdılardır. Bu tarz iddiaları, çürütmek için de olsa dile getirmek ve İnternette ve medyada, bir akademik araştırmadan(1) kaynaklı olarak, deizm ve ateizmle alâkalı bir grup sual dolaşmaktadır. Bunlardan bazıları, öteden beri Kelâm âlimlerince cevaplandırılan, vesveseye kapılmış bir akla takılabilecek suallerdir. Fakat bazıları pek çocuksu ve tabiri câiz ise saçma sorulardır. Cevap verilmek için ciddiye alınmayacak lâkırdılardır. Bu tarz iddiaları, çürütmek için de olsa dile getirmek ve - [Sonumuz belli ise niçin bu dünyaya geliyoruz?](https://www.ilimcephesi.com/sonumuz-belli-ise-nicin-bu-dunyaya-geliyoruz/) - Kader hakkında düşünen ve kaderin sırlarına vâkıf olmayan kişilerin, kendi kendilerine en çok sordukları ve cevabını en çok merak ettikleri sorulardan bir tanesi de şudur: “Allah benim cennete veya cehenneme gideceğimi biliyor. Ve bunu kader defterimde yazmış. O hâlde beni bu dünyaya niçin gönderiyor?” Bu sorudan anlaşılıyor ki, soru sahibi, akıbetinin ne olacağının Allah tarafından Kader hakkında düşünen ve kaderin sırlarına vâkıf olmayan kişilerin, kendi kendilerine en çok sordukları ve cevabını en çok merak ettikleri sorulardan bir tanesi de şudur: “Allah benim cennete veya cehenneme gideceğimi biliyor. Ve bunu kader defterimde yazmış. O hâlde beni bu dünyaya niçin gönderiyor?” Bu sorudan anlaşılıyor ki, soru sahibi, akıbetinin ne olacağının Allah tarafından - [İnanan ya da inanmayan ailede doğmak](https://www.ilimcephesi.com/inanan-ya-da-inanmayan-ailede-dogmak/) - Prof. Dr. Cağfer KARADAŞ Bizler Müslüman ailelerde doğduğumuz için mi Allah’a inanıyoruz? İnanmayan ailelerde doğanların suçu ne? Allah, onlara da akıl vermiş bize de. Ama biz aklı tam kullanabiliyor muyuz? Demir gibi ağır, kaya gibi cüsseli üç tane soru. Anlaşılan bugün amacın beni zorlamak. Eee… Allah kerim. Ne demiş şair: “Allah’a dayan, saye sarıl, hikmete Prof. Dr. Cağfer KARADAŞ Bizler Müslüman ailelerde doğduğumuz için mi Allah’a inanıyoruz? İnanmayan ailelerde doğanların suçu ne? Allah, onlara da akıl vermiş bize de. Ama biz aklı tam kullanabiliyor muyuz? Demir gibi ağır, kaya gibi cüsseli üç tane soru. Anlaşılan bugün amacın beni zorlamak. Eee… Allah kerim. Ne demiş şair: “Allah’a dayan, saye sarıl, hikmete - [Allah Bizim Cennete ve Cehenneme Gireceğimizi Biliyorsa, Neden Bizi İmtihan Ediyor?](https://www.ilimcephesi.com/allah-bizim-cennete-ve-cehenneme-girecegimizi-biliyorsa-neden-bizi-imtihan-ediyor/) - Doç. Dr. Soner Duman Sorunun önemi Özellikle lise ve üzeri düzeydeki gençlerimizin sıklıkla sorduğu soruların başında yukarıdaki soru gelmektedir. Bu soruya cevap verme teşebbüsünde bulunmadan önce şu iki hususun göz önünde bulundurulması gerekir: a) Bu soru aslında İslam tarihi boyunca Müslüman âlimlerin üzerinde en çok konuştuğu ve tartıştığı meselelerden birini oluşturuyor. Çünkü bu sorunun imana Doç. Dr. Soner Duman Sorunun önemi Özellikle lise ve üzeri düzeydeki gençlerimizin sıklıkla sorduğu soruların başında yukarıdaki soru gelmektedir. Bu soruya cevap verme teşebbüsünde bulunmadan önce şu iki hususun göz önünde bulundurulması gerekir: a) Bu soru aslında İslam tarihi boyunca Müslüman âlimlerin üzerinde en çok konuştuğu ve tartıştığı meselelerden birini oluşturuyor. Çünkü bu sorunun imana - ["Müminin Niyeti Amelinden Hayırlıdır" Hadisinin Sırrı](https://www.ilimcephesi.com/muminin-niyeti-amelinden-hayirlidir-hadisinin-sirri/) - Bazıları bu tercihin sebebini şu şekilde açıklıyor: 'Niyet bir sırdır.Onu ancak Allah bilir.Amel ise açıktır.Oysa gizli amelin ustünlüğü vardır!'Bu izah doğrudur;fakat hadisin maksadı bu değildir.Çünkü, kişi, kalbiyle Allah'ı zikretmeye veya müslümanların maslahatları hakkında düşünmeye niyet ettiğinde; hadîsin bu şekilde anlaşılması hâlinde; düşünmeye niyetlenmesinin, bilfiil düşünmekten daha hayırlı olması gerekirdi. Bazılarına göre de tercihin sebebi şudur: Bazıları bu tercihin sebebini şu şekilde açıklıyor: 'Niyet bir sırdır.Onu ancak Allah bilir.Amel ise açıktır.Oysa gizli amelin ustünlüğü vardır!'Bu izah doğrudur;fakat hadisin maksadı bu değildir.Çünkü, kişi, kalbiyle Allah'ı zikretmeye veya müslümanların maslahatları hakkında düşünmeye niyet ettiğinde; hadîsin bu şekilde anlaşılması hâlinde; düşünmeye niyetlenmesinin, bilfiil düşünmekten daha hayırlı olması gerekirdi. Bazılarına göre de tercihin sebebi şudur: - [Kemal Sayar, Sadettin Ökten - Aşk İle Anı Seyretmek](https://www.ilimcephesi.com/kemal-sayar-sadettin-okten-ask-ile-ani-seyretmek/) - Allah ne istiyor kullarından? Çok açık: Hiçbir şey'ı Rab yerıne koyma. Bilim, akıl, imkân, sağlık, her ne varsa. Yanı onlara fazla güvenme, bunların hepsinin üzerinde senin Rabbin var. O yarattı seni ve sana doğru yolu O gösterdi. Yedirdi ve içirdi. Diğer her şey vesile veya vasıta olur. Ama esas başlangıçtaki sebep, her şey ondan geliyor. Allah ne istiyor kullarından? Çok açık: Hiçbir şey'ı Rab yerıne koyma. Bilim, akıl, imkân, sağlık, her ne varsa. Yanı onlara fazla güvenme, bunların hepsinin üzerinde senin Rabbin var. O yarattı seni ve sana doğru yolu O gösterdi. Yedirdi ve içirdi. Diğer her şey vesile veya vasıta olur. Ama esas başlangıçtaki sebep, her şey ondan geliyor. - [Yasin Pişgin - Kur'an'ın Kalbine Giriş ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/yasin-pisgin-kuranin-kalbine-giris-alintilar/) - , Zamanı iyi fark et, bak nasıl zamanın içerisinde, zaman ellerinden, avuçlarından kayıp gidiyor. Çocuktun genç oldun; gençtin orta yaşı buldun; yaşlandın bak gidiyorsun. . . Yolcusun. . . “Bu dünya bir pencere Her gelen baktı geçti Nice han, nice Sultan Tahtı bıraktı geçti” dediği gibi şairin, fark et; hanlar, saraylar, hükümferma olmalar, her türlü , Zamanı iyi fark et, bak nasıl zamanın içerisinde, zaman ellerinden, avuçlarından kayıp gidiyor. Çocuktun genç oldun; gençtin orta yaşı buldun; yaşlandın bak gidiyorsun. . . Yolcusun. . . “Bu dünya bir pencere Her gelen baktı geçti Nice han, nice Sultan Tahtı bıraktı geçti” dediği gibi şairin, fark et; hanlar, saraylar, hükümferma olmalar, her türlü - [Jean Baudrillard - Can Çekişen Küresel Güç ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/jean-baudrillard-can-cekisen-kuresel-guc-alintilar/) - Güvenlik “zararsız terör” adı altında yavaş yavaş yerleşerek tüm Batılı değerler sisteminin, yani özgürlük, demokrasi, insan haklarının altını oymaktadır. “Demokrasileri” “giderek” kendi kendilerine zarar vermeye zorlayan teröristlerin kurdukları şeytani tuzak böyle bir şeydir. ------------------------------------- Herkesin toplumsal ve ekonomik bir düzen arzuladığı ve geleceğin bütünleşme ve hesap kitap üstüne oturacağı türünden bir düşünceyi kim üretti? Kapitalin Güvenlik “zararsız terör” adı altında yavaş yavaş yerleşerek tüm Batılı değerler sisteminin, yani özgürlük, demokrasi, insan haklarının altını oymaktadır. “Demokrasileri” “giderek” kendi kendilerine zarar vermeye zorlayan teröristlerin kurdukları şeytani tuzak böyle bir şeydir. ------------------------------------- Herkesin toplumsal ve ekonomik bir düzen arzuladığı ve geleceğin bütünleşme ve hesap kitap üstüne oturacağı türünden bir düşünceyi kim üretti? Kapitalin - [Düşünce, Düşünce Başlar](https://www.ilimcephesi.com/dusunce-dusunce-baslar-2/) - Malum; masallar, meseller ve misaller ibret içindir. Lügat-i Nâcî’nin tarifine göre ibret, “mûcib-i intibah olacak vaka ya da husus ”tur. Eskiler mezkûr formlara gerek meramlarını ifade için, gerekse muhataplarım uyarmak ve uyandırmak için sıkça başvururlardı. Bunlar, eğlenmek ve oyalanmaktan ziyade, dere çıkarmak ve ibret almak içindi esasmda. Şimdi Lao Tzu’dan (MÖ 4. asır) şu ibretâmiz Malum; masallar, meseller ve misaller ibret içindir. Lügat-i Nâcî’nin tarifine göre ibret, “mûcib-i intibah olacak vaka ya da husus ”tur. Eskiler mezkûr formlara gerek meramlarını ifade için, gerekse muhataplarım uyarmak ve uyandırmak için sıkça başvururlardı. Bunlar, eğlenmek ve oyalanmaktan ziyade, dere çıkarmak ve ibret almak içindi esasmda. Şimdi Lao Tzu’dan (MÖ 4. asır) şu ibretâmiz - [Özkan Gözel - Ne - Varlık ve Hiçlik](https://www.ilimcephesi.com/ozkan-gozel-ne-varlik-ve-hiclik/) - Çağa sâri nihilizme sözüm ona bir çare olarak öne sürülen Üstinsan (Übermensch) tasarımı insanın hiç olmadan hep olmaya kalkışmasının modern, trajik bir timsalini oluşturuyor sonuçta. Bu tasarım uyarınca insan, lâ süpürgesiyle kendini kendinden süpürmek ve bu surette yine kendine ama yeni kendine giden yolu açmak yerine, bu süpürgeye binip uçmağa heves ediyor. “Tanrı’nın ölümü” akabinde Çağa sâri nihilizme sözüm ona bir çare olarak öne sürülen Üstinsan (Übermensch) tasarımı insanın hiç olmadan hep olmaya kalkışmasının modern, trajik bir timsalini oluşturuyor sonuçta. Bu tasarım uyarınca insan, lâ süpürgesiyle kendini kendinden süpürmek ve bu surette yine kendine ama yeni kendine giden yolu açmak yerine, bu süpürgeye binip uçmağa heves ediyor. “Tanrı’nın ölümü” akabinde - [Lev Nikolayeviç Tolstoy - Aşk ve Öfke ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/lev-nikolayevic-tolstoy-ask-ve-ofke-alintilar/) - ' Eğer biraz öfkelendiysen hiçbir şey demeden ve yapmadan önce ona kadar say. (İnnallâhe maasâbirîn)3 Eğer çok fazla öfkelendiysen yüze kadar say. (Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm)4 Öfkelendiğin zaman bunu hatırlarsan artık saymana da gerek kalmaz.5 ***** 3.”Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir.”(Bakara/2-153) 4.Güç ve kuvvet, sadece yüceler yücesi olan Allah'ın yardımıyla elde edilir.”(Buhari, Ezan, ' Eğer biraz öfkelendiysen hiçbir şey demeden ve yapmadan önce ona kadar say. (İnnallâhe maasâbirîn)3 Eğer çok fazla öfkelendiysen yüze kadar say. (Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm)4 Öfkelendiğin zaman bunu hatırlarsan artık saymana da gerek kalmaz.5 ***** 3.”Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir.”(Bakara/2-153) 4.Güç ve kuvvet, sadece yüceler yücesi olan Allah'ın yardımıyla elde edilir.”(Buhari, Ezan, - [Özne ve Hakikat](https://www.ilimcephesi.com/ozne-ve-hakikat/) - Hakikat kaygısı, hakikat anlatılarının küçümsendiği çağımız­da bile öznenin hâlâ en temel kaygısı sayılmalı. Öyle, zira insan hakikate farklı adlar verebilir, hakikat yokmuş gibi dav­ranabilir, dahası hakikat diye bir şeyi inkar edebilir, ama ha­kikatte yine de ondan vaz geçemez: Hakikat (ve eksikli kipi hakikatsizlik), insanı, insanın insanlığını örtük veya belirtik bir biçimde belirlemeye devam eder daima. Hakikat kaygısı, hakikat anlatılarının küçümsendiği çağımız­da bile öznenin hâlâ en temel kaygısı sayılmalı. Öyle, zira insan hakikate farklı adlar verebilir, hakikat yokmuş gibi dav­ranabilir, dahası hakikat diye bir şeyi inkar edebilir, ama ha­kikatte yine de ondan vaz geçemez: Hakikat (ve eksikli kipi hakikatsizlik), insanı, insanın insanlığını örtük veya belirtik bir biçimde belirlemeye devam eder daima. - [Takdir Edilmiş Kategorilerin Değerlendirilmesi](https://www.ilimcephesi.com/takdir-edilmis-kategorilerin-degerlendirilmesi/) - … 4.3.7. İnsan varlığı, tüm diğer canlı varlıklardan farklı olarak, dış dünyayı, zihnindeki işletim sistemi dolayımıyla algılamaktadır. Zihinsel işletim sisteminin aparatları kategoriler ve değer yargı­larıdır. Nietzsche’nin de değişik vesilerle söylediği gibi, herhan­gi bir varlık hakkında, kişilerde teşekkül eden kanaatler; onla­ra daha önce benimsetilen kategorilerin ve bu kategorileri nasıl değerlendireceklerine dair onlara benimsetilmiş olan değer yar­gılarının … 4.3.7. İnsan varlığı, tüm diğer canlı varlıklardan farklı olarak, dış dünyayı, zihnindeki işletim sistemi dolayımıyla algılamaktadır. Zihinsel işletim sisteminin aparatları kategoriler ve değer yargı­larıdır. Nietzsche’nin de değişik vesilerle söylediği gibi, herhan­gi bir varlık hakkında, kişilerde teşekkül eden kanaatler; onla­ra daha önce benimsetilen kategorilerin ve bu kategorileri nasıl değerlendireceklerine dair onlara benimsetilmiş olan değer yar­gılarının - [Bir İçselliğe Sahip miyiz?](https://www.ilimcephesi.com/bir-icsellige-sahip-miyiz/) - Başladukça ben söze başlar hücûma vâridât Şöyle kim takat getürmez anı takrire zeban Nef’î İçsellik (interiorite) dediğimiz hergünkü sıradan hayatin ru­tin olaylarının mütemadiyen üstünü örttüğü ve neredeyse hissedilmez kıldığı şu ortamdır, iç âlemdir, gönül dünyasıdır. Hergünkü hayatin alelade akışı esnasmda biz ekseriya yüzey- deyizdir. Yüzeyde sıradan olaylar içinde yüzmekteyizdir. De­rine dalma, düşüncelere gark olma gibi Başladukça ben söze başlar hücûma vâridât Şöyle kim takat getürmez anı takrire zeban Nef’î İçsellik (interiorite) dediğimiz hergünkü sıradan hayatin ru­tin olaylarının mütemadiyen üstünü örttüğü ve neredeyse hissedilmez kıldığı şu ortamdır, iç âlemdir, gönül dünyasıdır. Hergünkü hayatin alelade akışı esnasmda biz ekseriya yüzey- deyizdir. Yüzeyde sıradan olaylar içinde yüzmekteyizdir. De­rine dalma, düşüncelere gark olma gibi - [Yapay Karakterler Çağina Giriş](https://www.ilimcephesi.com/yapay-karakterler-cagina-giris/) - Mehmet Erikli İnsan kendi gerçekliği içinde tanır kendini. Dünyaya geldiği andan itibaren etrafını el yordamıyla tanıma arzusundadır. Aslında kendisini tamamlayacak maden içtedir ve o için karanlığından ürker ilk olarak. Gürültüsü dinmez bir yeryüzünde, kendisi için yeni “anlamlar" arama çabasını çok sonra öğrenecektir. O çok sonralar geldiğinde ise ihtiyaç duyacağı "kimliği" başkalarınca düzene sokulmuş olunca şu Mehmet Erikli İnsan kendi gerçekliği içinde tanır kendini. Dünyaya geldiği andan itibaren etrafını el yordamıyla tanıma arzusundadır. Aslında kendisini tamamlayacak maden içtedir ve o için karanlığından ürker ilk olarak. Gürültüsü dinmez bir yeryüzünde, kendisi için yeni “anlamlar" arama çabasını çok sonra öğrenecektir. O çok sonralar geldiğinde ise ihtiyaç duyacağı "kimliği" başkalarınca düzene sokulmuş olunca şu - [Sanat Lâdinî Bir Din mi?](https://www.ilimcephesi.com/sanat-ladini-bir-din-mi/) - Sanat beşeri bir faaliyettir, giderek de beşere mahsustur. Be­şere mahsus dedik, dolayısıyla sanatın insanın bir imtiyazı olduğunu ima etmiş olduk. Tanrı’nın sanatından bahsedilebi­lir, hatta edilmelidir de, yine de sanat deyince akla öncelikle beşeri bir faaliyet gelmelidir. Tanrı’nın sanatı -beşeri sanatın hilafına- içinde arayış gibi, atılım gibi, deneme gibi öğeleri barındırmaz zira. Bu sanat Tanrı’mn hikmeti Sanat beşeri bir faaliyettir, giderek de beşere mahsustur. Be­şere mahsus dedik, dolayısıyla sanatın insanın bir imtiyazı olduğunu ima etmiş olduk. Tanrı’nın sanatından bahsedilebi­lir, hatta edilmelidir de, yine de sanat deyince akla öncelikle beşeri bir faaliyet gelmelidir. Tanrı’nın sanatı -beşeri sanatın hilafına- içinde arayış gibi, atılım gibi, deneme gibi öğeleri barındırmaz zira. Bu sanat Tanrı’mn hikmeti - [Selçuklular Döneminde Anadolu’da Felsefe ve Bilim](https://www.ilimcephesi.com/selcuklular-doneminde-anadoluda-felsefe-ve-bilim-bir-giris-ihsan-fazlioglu/) - Aristoteles'e göre "episteme"nin yani nazarî bilginin (ilm) üretimi için “boş vakit” ve "merak" vazgeçilmez asgarî iki şarttır. Boş vakit ile merak, kısaca dendikte, maddî ve manevî ihtiyaçların azamî düzeyde karşılandığı bir ortamda ortaya çıkar. Böyle bir ortamın adı şehirdir. Şehir maddî ve manevî emniyetin bulunduğu mekandır. Şehir, içerisinde yaşayan insanlar arasında ortak bir vicdanın, ortak Aristoteles'e göre "episteme"nin yani nazarî bilginin (ilm) üretimi için “boş vakit” ve "merak" vazgeçilmez asgarî iki şarttır. Boş vakit ile merak, kısaca dendikte, maddî ve manevî ihtiyaçların azamî düzeyde karşılandığı bir ortamda ortaya çıkar. Böyle bir ortamın adı şehirdir. Şehir maddî ve manevî emniyetin bulunduğu mekandır. Şehir, içerisinde yaşayan insanlar arasında ortak bir vicdanın, ortak - [Sanat Eseri](https://www.ilimcephesi.com/sanat-eseri/) - Mutlak varlık kendi başına şeylerin başka bir deyişle idelerin biçimlerini kendisinde görünüşe çıkarır. Sanatın biçimleri mutlak olandan yansıma veya kendi başına nasıl ise öyle olan şeylerin biçimleri olmalıdır. Mutlak varlık baş­ka hiçbir şeye bağlı olmayan koşulsuz varlıktır. Bir karşıtlıklar dünyası olan doğa dünyasının karşısında bir başka dünya daha vardır. Bu da genellikle bir tin dünyası Mutlak varlık kendi başına şeylerin başka bir deyişle idelerin biçimlerini kendisinde görünüşe çıkarır. Sanatın biçimleri mutlak olandan yansıma veya kendi başına nasıl ise öyle olan şeylerin biçimleri olmalıdır. Mutlak varlık baş­ka hiçbir şeye bağlı olmayan koşulsuz varlıktır. Bir karşıtlıklar dünyası olan doğa dünyasının karşısında bir başka dünya daha vardır. Bu da genellikle bir tin dünyası - [Risale-i Nurda Akıl](https://www.ilimcephesi.com/risale-i-nurda-akil/) - Akıl, en genel anlamda, düşünüp yargılama gücü, doğru olanı yanlış olandan ayırma kabiliyetidir. Bediüzzaman'ın eserlerinde akıl, âdeta bütün konuların yörüngesinde yer alır. Onun okulu bir akıl terbiyesidir denilebilir. Bediüzzaman günlük insanın yeni perspektifler kazanmasını dolaylı ola­rak düşünmüştür. Onun belirgin iddiasına böyle bir isteği yerleştirmek baş­langıçta yadırganabilir. Ama Risale-i Nur'u sürekli okuyan ve hayatla ve sa­natla Akıl, en genel anlamda, düşünüp yargılama gücü, doğru olanı yanlış olandan ayırma kabiliyetidir. Bediüzzaman'ın eserlerinde akıl, âdeta bütün konuların yörüngesinde yer alır. Onun okulu bir akıl terbiyesidir denilebilir. Bediüzzaman günlük insanın yeni perspektifler kazanmasını dolaylı ola­rak düşünmüştür. Onun belirgin iddiasına böyle bir isteği yerleştirmek baş­langıçta yadırganabilir. Ama Risale-i Nur'u sürekli okuyan ve hayatla ve sa­natla - [Risale-i Nurda Zaman](https://www.ilimcephesi.com/risale-i-nurda-zaman/) - Bediüzzaman'ın eserlerinde kullandığı zaman birimleri bir mekan üze­rine oturtulmuş, bizim yıl ve bölümlerine dağılan zaman birimleri değildir. Belli tarihleri içine almaz. O dehaların zamanı olan bütün zamanlarda geçer­li olan zaman birimleri kullanır, bunlar da bir zaman, bir süre sonra ve benze­ri zaman kalıplarıdır. Bediüzzaman zamanı çeşitli şekillerde tarif eder. Allah'ın bütün kâinatı içine alan faaliyetleri Bediüzzaman'ın eserlerinde kullandığı zaman birimleri bir mekan üze­rine oturtulmuş, bizim yıl ve bölümlerine dağılan zaman birimleri değildir. Belli tarihleri içine almaz. O dehaların zamanı olan bütün zamanlarda geçer­li olan zaman birimleri kullanır, bunlar da bir zaman, bir süre sonra ve benze­ri zaman kalıplarıdır. Bediüzzaman zamanı çeşitli şekillerde tarif eder. Allah'ın bütün kâinatı içine alan faaliyetleri - [Allah (c.c) İçin Buğzetmek](https://www.ilimcephesi.com/allah-c-c-icin-bugzetmek/) - Allah (cc.) için seven bir kimseye Allah (cc.) için buğzetmek de lazımdır. Çünkü sen, Allah (cc.)’a itaat ediyor ve Allah (cc.) nezdinde değerlidir diye bir insanı seversen eğer o insan, Allah (cc.)’a isyan ederse, Allah (cc.)’a isyan etti­ği ve O’nun nezdinde değersizleştiği zaman da ona buğzetmen gerekir. Her­hangi bir kimseyi bir sebepten ötürü seviyorsa, Allah (cc.) için seven bir kimseye Allah (cc.) için buğzetmek de lazımdır. Çünkü sen, Allah (cc.)’a itaat ediyor ve Allah (cc.) nezdinde değerlidir diye bir insanı seversen eğer o insan, Allah (cc.)’a isyan ederse, Allah (cc.)’a isyan etti­ği ve O’nun nezdinde değersizleştiği zaman da ona buğzetmen gerekir. Her­hangi bir kimseyi bir sebepten ötürü seviyorsa, - [Bediüzzaman'ın Kurmaca Şahısları](https://www.ilimcephesi.com/bediuzzamanin-kurmaca-sahislari/) - Bunların başında "Haşir"deki kahraman gelir. Sabit bir kişiliğe sahip olan kurmaca şahısları gibi değildir, o sürekli değişen önü açık bir kişilik sergiler. Bediüzzamanın kahramanları sürekli değişmeye endeksli kişilerdir. Onlar bilgi ve gözlemleri arttıkça gelişir ve geliştikleri oranda eski kişiliklerini terk ettiklerinden memnun olurlar. Onlardaki değişimi izleyelim. Anlatıcı iki şahsa da aynı uzaklıkta durur. İkinci adamı Bunların başında "Haşir"deki kahraman gelir. Sabit bir kişiliğe sahip olan kurmaca şahısları gibi değildir, o sürekli değişen önü açık bir kişilik sergiler. Bediüzzamanın kahramanları sürekli değişmeye endeksli kişilerdir. Onlar bilgi ve gözlemleri arttıkça gelişir ve geliştikleri oranda eski kişiliklerini terk ettiklerinden memnun olurlar. Onlardaki değişimi izleyelim. Anlatıcı iki şahsa da aynı uzaklıkta durur. İkinci adamı - [Şeytanın Kalbe Vesvese İle Tasallutu, Vesvese'nin Anlamı ve Galebe Çalmasının Sebebi](https://www.ilimcephesi.com/seytanin-kalbe-vesvese-ile-tasallutu-vesvesenin-anlami-ve-galebe-calmasinin-sebebi/) - Söylediğimiz gibi kalp kurulmuş bir çadır gibidir ve birtakım kapıları vardır. Her kapısından kendisine durum ve haller gelir ve yine kalbin misâli hedefe benzer. Ona her taraftan oklar atılır veya kalp, dikilmiş bir aynaya benzer. O aynanın üzerinde çeşitli sûretler geçer. Bir sûretten sonra başka bir sûret görünür. O ayna bu geçen sûretlerden boş değildir Söylediğimiz gibi kalp kurulmuş bir çadır gibidir ve birtakım kapıları vardır. Her kapısından kendisine durum ve haller gelir ve yine kalbin misâli hedefe benzer. Ona her taraftan oklar atılır veya kalp, dikilmiş bir aynaya benzer. O aynanın üzerinde çeşitli sûretler geçer. Bir sûretten sonra başka bir sûret görünür. O ayna bu geçen sûretlerden boş değildir - [Marifet İlmi](https://www.ilimcephesi.com/marifet-ilmi/) - Birisi, “Marifet ilmi nedir?” diye sorunca ikinci kişi, “Sen Rabb’ini tanıyor musun?” dedi. Birinci kişi, “Evet” diye cevap verdi. İkinci kişi, “Hangi sıfatlarıyla tanıyorsun?” diye sorunca birinci kişi süküt etti ve sonra: “Bana kendi Zat’ını bazı sıfatlarıyla tanıttı.” dedi. Ikinci kişi, “Sen bu sıfatlardan hangisine nail olabildin?” dedi. Birinci kişi, “Ona iman etmeye nail oldum.” Birisi, “Marifet ilmi nedir?” diye sorunca ikinci kişi, “Sen Rabb’ini tanıyor musun?” dedi. Birinci kişi, “Evet” diye cevap verdi. İkinci kişi, “Hangi sıfatlarıyla tanıyorsun?” diye sorunca birinci kişi süküt etti ve sonra: “Bana kendi Zat’ını bazı sıfatlarıyla tanıttı.” dedi. Ikinci kişi, “Sen bu sıfatlardan hangisine nail olabildin?” dedi. Birinci kişi, “Ona iman etmeye nail oldum.” - [İnsan Doğası Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/insan-dogasi-uzerine-2/) - Herhalde koskoca dinî ve felsefî bir meseleyi burada halle­decek değiliz. Ancak bir ucundan tutabilirsek ne ala! Malum­dur ki, insanın bir doğası var mı, var ise değişir mi, değişmez mi tartışmaları söz konusu. Öz mü önce gelir varlık mı sorusu da bir açıdan bu tartışmayla ilgili. Bazı felsefi akımlar insanın doğası itibariyle kötü veya iyi olduğunu Herhalde koskoca dinî ve felsefî bir meseleyi burada halle­decek değiliz. Ancak bir ucundan tutabilirsek ne ala! Malum­dur ki, insanın bir doğası var mı, var ise değişir mi, değişmez mi tartışmaları söz konusu. Öz mü önce gelir varlık mı sorusu da bir açıdan bu tartışmayla ilgili. Bazı felsefi akımlar insanın doğası itibariyle kötü veya iyi olduğunu - [Boyun Eğen Nefsin Misali](https://www.ilimcephesi.com/boyun-egen-nefsin-misali/) - Güzel işlere boyun eğen nefsin misali, soğuk ve karanlık bir kış gecesinde kendisine, “Şu eşyaları şuraya taşı” denilen kişinin misali gibidir. Bu durum o adamı çok korkutur, yük ona ağır gelir, ortam onu ürkütüğü içinde zafiyetini ve nefsinin acziyetini izhar eder. “O eşyaları taşırsan sana bin dirhem veya bin dinar var.” denilse o kişi elde Güzel işlere boyun eğen nefsin misali, soğuk ve karanlık bir kış gecesinde kendisine, “Şu eşyaları şuraya taşı” denilen kişinin misali gibidir. Bu durum o adamı çok korkutur, yük ona ağır gelir, ortam onu ürkütüğü içinde zafiyetini ve nefsinin acziyetini izhar eder. “O eşyaları taşırsan sana bin dirhem veya bin dinar var.” denilse o kişi elde - [Kalb ve Nefsin Misali](https://www.ilimcephesi.com/kalb-ve-nefsin-misali/) - Kalb ve nefsin misali, bir beldenin yönetimini üstlenen bir emir ile o beldenin haznedarlığını üstlenen bir kişinin misali gibidir. O emit insanlara namaz kıldım, insanlar da vaazını dinlemek için onun yanına gelirler. Emir, halkı tedib eder, had cezalarını; bazen öğreterek, bazen tazir cezası* vererek, bazen de hapsederek uygular. Bazen de insanlara ödül verir. Mesela, onlara Kalb ve nefsin misali, bir beldenin yönetimini üstlenen bir emir ile o beldenin haznedarlığını üstlenen bir kişinin misali gibidir. O emit insanlara namaz kıldım, insanlar da vaazını dinlemek için onun yanına gelirler. Emir, halkı tedib eder, had cezalarını; bazen öğreterek, bazen tazir cezası* vererek, bazen de hapsederek uygular. Bazen de insanlara ödül verir. Mesela, onlara - [Ahlak Sahibi Kişinin Misali](https://www.ilimcephesi.com/ahlak-sahibi-kisinin-misali/) - Ahlâk sahibi kişinin misali, toprakları, komutanları ve ambarları olan bir melikin misali gibidir. Ambarlardaki hazineler az, topraklar da küçük olursa komutanlar bu durumdan sıkılır ve bazıları diğerlerine şöyle der: “Bu melikin hazinelerinin ve altınlarının ancak adı var. Bu hazineler. den istifade edemiyoruz ki biz de müstağni olup bizi ve mülkümüzü gözetleyen düşmana karşı hazırlık yapalım! Ahlâk sahibi kişinin misali, toprakları, komutanları ve ambarları olan bir melikin misali gibidir. Ambarlardaki hazineler az, topraklar da küçük olursa komutanlar bu durumdan sıkılır ve bazıları diğerlerine şöyle der: “Bu melikin hazinelerinin ve altınlarının ancak adı var. Bu hazineler. den istifade edemiyoruz ki biz de müstağni olup bizi ve mülkümüzü gözetleyen düşmana karşı hazırlık yapalım! - [Proje Olarak Beden](https://www.ilimcephesi.com/proje-olarak-beden/) - Pazar, ürettiği mutsuzluktan beslenir. Zygmunt Bauman Beden, hakkındaki tüm takdirin taşıyıcısı olan bireyin omuz­larındaymış gibi göründüğü, ancak işin iç yüzünde küresel ağ­larca kumanda edilen politik bir projedir. Her an pazarlanmaya hazır olan bu proje, öldürdüğü Tanrı’nın yerine kendi Ben'ini ikame eden modern bireyin kendi başına seçtiğini sandığı şeyleri de tayin eder. Proje olarak bedenin etrafında Pazar, ürettiği mutsuzluktan beslenir. Zygmunt Bauman Beden, hakkındaki tüm takdirin taşıyıcısı olan bireyin omuz­larındaymış gibi göründüğü, ancak işin iç yüzünde küresel ağ­larca kumanda edilen politik bir projedir. Her an pazarlanmaya hazır olan bu proje, öldürdüğü Tanrı’nın yerine kendi Ben'ini ikame eden modern bireyin kendi başına seçtiğini sandığı şeyleri de tayin eder. Proje olarak bedenin etrafında - [Ayna-Vitrin Olarak Beden](https://www.ilimcephesi.com/ayna-vitrin-olarak-beden/) - Bazen şeylerin değerini büyütür, bazen yadsır ayna. Aynanın yüzeyinde değerli görünen her şey yansımaya dayanamaz. Italo Calvino1 Beden politikasında herkes bir diğerinin kaderidir. Bu noktada beden, Foucault’un birçok kere söylediği gibi gözetlenen olsa da; daha da fazla gözetilendir. Çünkü beden-gözû kendisin­den çok başkasına dönüktür. Bu monitorizasyon amaçsız bir fantezi değildir; aksine başkaları üzerinde/n yansıyan ayna, bi­reyin Bazen şeylerin değerini büyütür, bazen yadsır ayna. Aynanın yüzeyinde değerli görünen her şey yansımaya dayanamaz. Italo Calvino1 Beden politikasında herkes bir diğerinin kaderidir. Bu noktada beden, Foucault’un birçok kere söylediği gibi gözetlenen olsa da; daha da fazla gözetilendir. Çünkü beden-gözû kendisin­den çok başkasına dönüktür. Bu monitorizasyon amaçsız bir fantezi değildir; aksine başkaları üzerinde/n yansıyan ayna, bi­reyin - [Malayani Toplumu](https://www.ilimcephesi.com/malayani-toplumu/) - Bizler -yansız bir adlandırmayla-“Teknoloji Çağı”nı idrak ediyoruz hâlihazırda. Hayatlarımızın büyük bir bölümü teknolojiyle dolayımlanıyor suni bir şekilde. Heidegger (ö. 1976) “Atom Çağı” dediği bu zaman dilimini bazen menfi bir nitelemeye başvurarak “Teknolojik Nihilizm Çağı” olarak da adlandırmıştır. Peki nedir teknolojiye içkin bu nihilizm? Her şeyin ve bu arada insanın da işletime amade bir el-altında-duran Bizler -yansız bir adlandırmayla-“Teknoloji Çağı”nı idrak ediyoruz hâlihazırda. Hayatlarımızın büyük bir bölümü teknolojiyle dolayımlanıyor suni bir şekilde. Heidegger (ö. 1976) “Atom Çağı” dediği bu zaman dilimini bazen menfi bir nitelemeye başvurarak “Teknolojik Nihilizm Çağı” olarak da adlandırmıştır. Peki nedir teknolojiye içkin bu nihilizm? Her şeyin ve bu arada insanın da işletime amade bir el-altında-duran - [Düşünce 'Düşünce' Başlar](https://www.ilimcephesi.com/dusunce-dusunce-baslar/) - Düşmeden düşünemeyeceğiz, ‘düş’melerimiz olmadan, tasamız, kederimiz olmadandüşünemeyeceğiz. Düşmeden,ayağımız taşa değmeden düşünemeyeceğizdir. Hüznümüz kadardır düşüncemiz, acımız kadar kederimiz kadar… Önce yeryüzünedüşmüş idik ilk hüznümüz ve ilk tövbemizdi bu. İlk gözyaşımız, ilk acımız yeryüzüne düşmeklebaşlamıştı. Cennetimizden düştüktensonra başlamıştı arayışımız, cennete olan hasretimizdi hüznümüz, kederimizefkârımız. Efkârımızdüşümüze dairdi hayalimize dair. Düştüğümüz yerde, hüznümüzün efkârındatefekkürümüz olmalıydı, fikrimiz olmalıydı ki; düşüncemiz olsun. Fikrimiz Düşmeden düşünemeyeceğiz, ‘düş’melerimiz olmadan, tasamız, kederimiz olmadandüşünemeyeceğiz. Düşmeden,ayağımız taşa değmeden düşünemeyeceğizdir. Hüznümüz kadardır düşüncemiz, acımız kadar kederimiz kadar… Önce yeryüzünedüşmüş idik ilk hüznümüz ve ilk tövbemizdi bu. İlk gözyaşımız, ilk acımız yeryüzüne düşmeklebaşlamıştı. Cennetimizden düştüktensonra başlamıştı arayışımız, cennete olan hasretimizdi hüznümüz, kederimizefkârımız. Efkârımızdüşümüze dairdi hayalimize dair. Düştüğümüz yerde, hüznümüzün efkârındatefekkürümüz olmalıydı, fikrimiz olmalıydı ki; düşüncemiz olsun. Fikrimiz - [Emperyalizmin Klasik Çağı](https://www.ilimcephesi.com/emperyalizmin-klasik-cagi/) - Ellen Meiksins Wood Britanya kapitalizminin yükselişi kuşkusuz diğer önemli Avrupalı güçlerde, her ne kadar onların Britanya’daki iktisadi kalkınmayı sürükleyen içsel zorunlulukları olmasa da, sanayileşmeyi teşvik etmiştir. Ama bu etki ilk önce jeopolitik askerî rekabetin yerine iktisadi rekabetin geçmesini sağlamadı. 19. yüzyılda, klasik emperyalizm çağında, Avrupalı devletler daha da şiddetli sömürgeci yayılma kampanyaları yürüttüler ve sömürge Ellen Meiksins Wood Britanya kapitalizminin yükselişi kuşkusuz diğer önemli Avrupalı güçlerde, her ne kadar onların Britanya’daki iktisadi kalkınmayı sürükleyen içsel zorunlulukları olmasa da, sanayileşmeyi teşvik etmiştir. Ama bu etki ilk önce jeopolitik askerî rekabetin yerine iktisadi rekabetin geçmesini sağlamadı. 19. yüzyılda, klasik emperyalizm çağında, Avrupalı devletler daha da şiddetli sömürgeci yayılma kampanyaları yürüttüler ve sömürge - [Peygamberimizin Miracı Hakkında](https://www.ilimcephesi.com/peygamberimizin-miraci-hakkinda/) - Sevgi insanın elinden tutarsa en zor işler bile kolaylaşıverir. O yüzden şerefli bir aşkın peşinden koş, çünkü gü­zellik kazananlar en nihayetinde o güzele varır. Aşk güneşine erişmek için uğraş her daim, çünkü o güneşin her bir ışını insanı çok yükseklere taşır. Gökteki güneş nasıl şebnemleri buharlaştırıp bulutların üstüne çıkarıyorsa o güneş de seni toprağın Sevgi insanın elinden tutarsa en zor işler bile kolaylaşıverir. O yüzden şerefli bir aşkın peşinden koş, çünkü gü­zellik kazananlar en nihayetinde o güzele varır. Aşk güneşine erişmek için uğraş her daim, çünkü o güneşin her bir ışını insanı çok yükseklere taşır. Gökteki güneş nasıl şebnemleri buharlaştırıp bulutların üstüne çıkarıyorsa o güneş de seni toprağın - [Alemlerin Rabbinin Varlığı ve Birliği Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/alemlerin-rabbinin-varligi-ve-birligi-uzerine/) - Dünyayı yok iken var eden bu kudret, ne muhteşem bir kudrettir, Allah Allah! O Allah ki Hamîd'dir, Hâmid'dir, Hayy ve Ebededir. Vahîd'dir, Vâhid dir, Ferd ve Samed dir.(1)İki cihan ve güneş Allah'ın cemaline peçedir, onun güzelliğini örter. Nitekim güneşe bakalım, onun da ışığı zatına perde değil midir? Ama Allah'ın cemali sıfatlarına, özelliklerine yansımıştır; sıfatlan zatının Dünyayı yok iken var eden bu kudret, ne muhteşem bir kudrettir, Allah Allah! O Allah ki Hamîd'dir, Hâmid'dir, Hayy ve Ebededir. Vahîd'dir, Vâhid dir, Ferd ve Samed dir.(1)İki cihan ve güneş Allah'ın cemaline peçedir, onun güzelliğini örter. Nitekim güneşe bakalım, onun da ışığı zatına perde değil midir? Ama Allah'ın cemali sıfatlarına, özelliklerine yansımıştır; sıfatlan zatının - [Kitabu Kavaid’il-Akaid](https://www.ilimcephesi.com/kitabu-kavaidil-akaid/) - Ebû Hamid Muhammed el-Gazzâlî BİRİNCİ BOLUM Ehli Sünnet’in İslâm’ın Şartlarından Olan Kelime-i Şehâdet Hakkındaki İnancı Yıratan, ölümden sonra tekrar hayat veren, dilediğini en güzel şekilde yapan, övülen, Arş’ıon sahibi olan, şiddetli gazabı bulunan, kullarının en seçkinlerini doğru yola ileten ve onlara bu yolda sebat veren; kendilerine Tevhid inancını nasip ettiği bu kullarına, inançlarını şüphe Ebû Hamid Muhammed el-Gazzâlî BİRİNCİ BOLUM Ehli Sünnet’in İslâm’ın Şartlarından Olan Kelime-i Şehâdet Hakkındaki İnancı Yıratan, ölümden sonra tekrar hayat veren, dilediğini en güzel şekilde yapan, övülen, Arş’ıon sahibi olan, şiddetli gazabı bulunan, kullarının en seçkinlerini doğru yola ileten ve onlara bu yolda sebat veren; kendilerine Tevhid inancını nasip ettiği bu kullarına, inançlarını şüphe - [Gelmeyen Gelenek ve Bilmeyen İrfan:Nazari Düşünce Geleneğimizin Bileşenleri](https://www.ilimcephesi.com/gelmeyen-gelenek-ve-bilmeyen-irfannazari-dusunce-gelenegimizin-bilesenleri/) - İnsanın en büyük saadeti ve en yüce mertebesi, Allah'ın kemâl sıfat­ları ile dünya ve âhiretteki fiillerini bilmektir. Bu bilginin özlü ifade­si, mebde' ve me'âdın (başlangıç ve sonun veya ilkenin ve bu ilkeden çıkan her şeyin) bilgisidir. Bu bilgiye ulaşmanın iki yöntemi vardır. Birincisi nazar ve istidlâl, İkincisi riyâzet ve mücâhedeyoludur... Birinci yolu izleyenler, peygamberlerin dinlerinden İnsanın en büyük saadeti ve en yüce mertebesi, Allah'ın kemâl sıfat­ları ile dünya ve âhiretteki fiillerini bilmektir. Bu bilginin özlü ifade­si, mebde' ve me'âdın (başlangıç ve sonun veya ilkenin ve bu ilkeden çıkan her şeyin) bilgisidir. Bu bilgiye ulaşmanın iki yöntemi vardır. Birincisi nazar ve istidlâl, İkincisi riyâzet ve mücâhedeyoludur... Birinci yolu izleyenler, peygamberlerin dinlerinden - [Ameli Hakk'a Taşımak ve Amelle Hakk'a Yaklaşmak](https://www.ilimcephesi.com/ameli-hakka-tasimak-ve-amelle-hakka-yaklasmak/) - Zühd ile çok istedik hiç müyesser olmadı Terk idübetı küllisin gümânt yağmaya verdik Yunus Emre İslam düşüncesi geleneğinde sûfiler ve işrâkî filozofların, kelamcılardan ve Meşşâî filozoflardan farklı olarak amelle yet­kinleşmeyi savunduğu belirtilir. Amelle yetkinleşmek ise genel olarak riyazet kapsamına giren uygulamalar sayesinde metafi­zik idrake ulaşmak demektir. Bilhassa tasavvuf geleneği, “Hz. Peygamber’in (sav) sünnetine ittiba ederek Zühd ile çok istedik hiç müyesser olmadı Terk idübetı küllisin gümânt yağmaya verdik Yunus Emre İslam düşüncesi geleneğinde sûfiler ve işrâkî filozofların, kelamcılardan ve Meşşâî filozoflardan farklı olarak amelle yet­kinleşmeyi savunduğu belirtilir. Amelle yetkinleşmek ise genel olarak riyazet kapsamına giren uygulamalar sayesinde metafi­zik idrake ulaşmak demektir. Bilhassa tasavvuf geleneği, “Hz. Peygamber’in (sav) sünnetine ittiba ederek - [İman ve Kaygı:Allah'a Yakınlığın Uzaklığı](https://www.ilimcephesi.com/iman-ve-kaygiallaha-yakinligin-uzakligi/) - Kaygıların hasıyım ad oldu insan bana Niyâzî Mısrî Ünlü âlim İbn Hazm Ahlâk ve Davranış Tarzları başlığıyla Türkçeye çevrilen eserinde der ki; “İstisnasız bütün insanla­rın peşinden koştuğu tek hedefin ne olduğunu araştırdım ve bunun tek bir şey olduğunu gördüm: Kaygıdan kurtulmak.”[26] İbn Hazm bu hükmü doğrulamak için çeşitli gözlemlerini ak­tarır ve peygamberler gibi insanlığın yüksek Kaygıların hasıyım ad oldu insan bana Niyâzî Mısrî Ünlü âlim İbn Hazm Ahlâk ve Davranış Tarzları başlığıyla Türkçeye çevrilen eserinde der ki; “İstisnasız bütün insanla­rın peşinden koştuğu tek hedefin ne olduğunu araştırdım ve bunun tek bir şey olduğunu gördüm: Kaygıdan kurtulmak.”[26] İbn Hazm bu hükmü doğrulamak için çeşitli gözlemlerini ak­tarır ve peygamberler gibi insanlığın yüksek - [Fazilet ve Edep:Yücelmenin Anlamı](https://www.ilimcephesi.com/fazilet-ve-edepyucelmenin-anlami/) - Eğer akıl başdayısa gönülde ol tuşdayısa İkisi bir işdeyise düşman bana kâr eylemez Yunus Emre Türkçede erdem kelimesiyle karşıladığımız fazilet kelimesi, Arapçada fazlalık ve üstünlük anlamlarına gelir. Dolayısıyla bir kimsenin faziletli olduğunu söylediğimizde onun hangi hususta faziletli ise o hususta bir üstünlüğe sahip olduğunu ifade etmiş oluruz. İslam ahlâk düşünürleri, böylesi bir üstünlüğün iki şeye Eğer akıl başdayısa gönülde ol tuşdayısa İkisi bir işdeyise düşman bana kâr eylemez Yunus Emre Türkçede erdem kelimesiyle karşıladığımız fazilet kelimesi, Arapçada fazlalık ve üstünlük anlamlarına gelir. Dolayısıyla bir kimsenin faziletli olduğunu söylediğimizde onun hangi hususta faziletli ise o hususta bir üstünlüğe sahip olduğunu ifade etmiş oluruz. İslam ahlâk düşünürleri, böylesi bir üstünlüğün iki şeye - [Benlik ve Mesuliyet:Anlamı Anlamak](https://www.ilimcephesi.com/benlik-ve-mesuliyetanlami-anlamak/) - Sana ağır bir söz vahyedeceğiz. Müzzemmil 73/5 Şaşırtıcı bir şekilde şuur ve idrakten örülmüş bir âlemde yaşı­yoruz. Her şey bir bilgiler kümesinin oluşturduğu bir anlamlar yumağını andırıyor. Şuur olmadan bir madenin filizlenmesi, bir bitkinin veya hayvanın beslenmesi, büyümesi, üremesi ve türlü hareketler yapması, bir insanın hayatını idame ettirmesi düşünülemez. Öyle ki bütün bunları bilen bir Sana ağır bir söz vahyedeceğiz. Müzzemmil 73/5 Şaşırtıcı bir şekilde şuur ve idrakten örülmüş bir âlemde yaşı­yoruz. Her şey bir bilgiler kümesinin oluşturduğu bir anlamlar yumağını andırıyor. Şuur olmadan bir madenin filizlenmesi, bir bitkinin veya hayvanın beslenmesi, büyümesi, üremesi ve türlü hareketler yapması, bir insanın hayatını idame ettirmesi düşünülemez. Öyle ki bütün bunları bilen bir - [Ali Ömer Akbulut - Hû Konşu ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/ali-omer-akbulut-hu-konsu-alintilar/) - İrfanın varlıktan devşirdiği diriltici nefeslenme, İnsan’ı hep harikuladeliğiyle görünür kılmıştır bu diyarda. İnsan; kardeşleriyle birliğinde, muhabbetinde, yapıp eylediklerinde, imar ettiklerinde, taşında toprağında, dahası tarlaya soğan dikişinde; her türlü hâl içinde bu eşsiz güzelliğiyle seyr olunmuştur. Ve [hâlâ baki kalanla bu kubbede] seyrine doyulmamıştır bu güzelliğin. Hâkim söylemin yeteneksizliği onu ifadeden acizdir. İnsanlık macerası, gecesi de, İrfanın varlıktan devşirdiği diriltici nefeslenme, İnsan’ı hep harikuladeliğiyle görünür kılmıştır bu diyarda. İnsan; kardeşleriyle birliğinde, muhabbetinde, yapıp eylediklerinde, imar ettiklerinde, taşında toprağında, dahası tarlaya soğan dikişinde; her türlü hâl içinde bu eşsiz güzelliğiyle seyr olunmuştur. Ve [hâlâ baki kalanla bu kubbede] seyrine doyulmamıştır bu güzelliğin. Hâkim söylemin yeteneksizliği onu ifadeden acizdir. İnsanlık macerası, gecesi de, - [Prof.Dr.Zekeriya Güler - Hadis Günlüğü ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/prof-dr-zekeriya-guler-hadis-gunlugu-alintilar/) - Bir İhtisas Dalı Olarak Hadis İçinde bulunduğumuz asırda, ihtisaslaşma hızla yayılmış ve “ihtisâsa hürmet esastır” anlayışı saygınlık kazanmıştır. Şüphesiz bu durumun bir takım avantajlar yanında dezavantajlar yaşadığı ve yaşattığı görülmüştür, görülmektedir. Araştırma sâhası dışına çıkarak konuşan veya yazan eski-yeni nice âlimlerin müşkil ve gülünç duruma düştükleri çok olmuştur. “Adam, ihtisâsı dışına çıkıp konuştuğu zaman işte Bir İhtisas Dalı Olarak Hadis İçinde bulunduğumuz asırda, ihtisaslaşma hızla yayılmış ve “ihtisâsa hürmet esastır” anlayışı saygınlık kazanmıştır. Şüphesiz bu durumun bir takım avantajlar yanında dezavantajlar yaşadığı ve yaşattığı görülmüştür, görülmektedir. Araştırma sâhası dışına çıkarak konuşan veya yazan eski-yeni nice âlimlerin müşkil ve gülünç duruma düştükleri çok olmuştur. “Adam, ihtisâsı dışına çıkıp konuştuğu zaman işte - [Dursun Gürlek - Çınaraltı'nda Kitap Sohbetleri ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/dursun-gurlek-cinaraltinda-kitap-sohbetleri-alintilar/) - Eğer konuşma yöntemini bilirseniz en öfkeli; en hırçın adama bile istediğiniz sözü söyleyebilirsiniz. Zengin, ihtiyar ve son derece titiz bir paşa varmış. Bir gün heyecanlı bir kitap okurken yorulmuş, gözlerini biraz dinlendirmek için elindeki eseri masanın üstüne bırakmış. Bu arada gözlüğünü de alnının üstüne kaldırmış. Tekrar okumaya başlayacağı sırada bakmış ki gözlük masanın üzerinde yok. Eğer konuşma yöntemini bilirseniz en öfkeli; en hırçın adama bile istediğiniz sözü söyleyebilirsiniz. Zengin, ihtiyar ve son derece titiz bir paşa varmış. Bir gün heyecanlı bir kitap okurken yorulmuş, gözlerini biraz dinlendirmek için elindeki eseri masanın üstüne bırakmış. Bu arada gözlüğünü de alnının üstüne kaldırmış. Tekrar okumaya başlayacağı sırada bakmış ki gözlük masanın üzerinde yok. - [Soren Kierkegaard - Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/soren-kierkegaard-kirdaki-zambak-ve-gokteki-kus-alintilar/) - Yarının kaygısı yarının olsun, Her günün derdi kendine yeter... ------------------------------- Ah, ne koşulsuz bir sevinç; Onundur saltanat Ve güç, kudret ve şan, şeref ebediyen. "Ebediyen", bak işte o gün, ebediyet günü, tabii hiç son bulmaz. Onun için sen sadece buna, saltanatın ve güç, kudretin ve şan, şerefin ebediyen Onun olduğuna, sadece buna sımsıkı tutunacaksın, o Yarının kaygısı yarının olsun, Her günün derdi kendine yeter... ------------------------------- Ah, ne koşulsuz bir sevinç; Onundur saltanat Ve güç, kudret ve şan, şeref ebediyen. "Ebediyen", bak işte o gün, ebediyet günü, tabii hiç son bulmaz. Onun için sen sadece buna, saltanatın ve güç, kudretin ve şan, şerefin ebediyen Onun olduğuna, sadece buna sımsıkı tutunacaksın, o - [Annemarie Schimmel - İki Renkli Sırma Adlı Kitabından Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/annemarie-schimmel-iki-renkli-sirma-adli-kitabindan-alintilar/) - Sabır neşenin anahtarıdır, sabır basamaklari olan merdivendir, sabrederek sıkıntıların üstesinden geliriz; soframı talan eden ey sen! -------------------------------- Güneş daha önce senin gibi bir şey görmedi, Bir anlığına bir el dolunayı digeri de hilali kavrar.. -------------------------------- Kalbimin levhası arkadaşımın endamının elif'inden ibaret. Ne yapabilirim? Öğretmenim bana başka bir harf öğretmedi,” Şair ya sadece arkadaşının güzel vücudunu Sabır neşenin anahtarıdır, sabır basamaklari olan merdivendir, sabrederek sıkıntıların üstesinden geliriz; soframı talan eden ey sen! -------------------------------- Güneş daha önce senin gibi bir şey görmedi, Bir anlığına bir el dolunayı digeri de hilali kavrar.. -------------------------------- Kalbimin levhası arkadaşımın endamının elif'inden ibaret. Ne yapabilirim? Öğretmenim bana başka bir harf öğretmedi,” Şair ya sadece arkadaşının güzel vücudunu - [Hâkim et-Tirmizî - Kur'an ve Sünnetteki Misaller Adlı Kitabından Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/hakim-et-tirmizi-kuran-ve-sunnetteki-misaller-adli-kitabindan-alintilar/) - Kulun Tevbesinden Dolayı Allah’ın Sevinci: Işin başlangıcında Allah’ın kullarına olan sevgisi ve sevinci vardır. Allah Resulü’nün (s.a.) şu sözünü duymadın mı? “Herhangi birinizin tevbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ’nın duyduğu hoşnutluk, ıssız çölde giderken üzerindeki yiyecek ve içeceğiyle birlikte devesini elinden kaçıran, onu arayıp tarayan ancak netice alamayınca deveyi bulma ümidini tamamen kaybederek bir ağacın gölgesine Kulun Tevbesinden Dolayı Allah’ın Sevinci: Işin başlangıcında Allah’ın kullarına olan sevgisi ve sevinci vardır. Allah Resulü’nün (s.a.) şu sözünü duymadın mı? “Herhangi birinizin tevbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ’nın duyduğu hoşnutluk, ıssız çölde giderken üzerindeki yiyecek ve içeceğiyle birlikte devesini elinden kaçıran, onu arayıp tarayan ancak netice alamayınca deveyi bulma ümidini tamamen kaybederek bir ağacın gölgesine - [Mehmet Erikli&Davut Bayraklı - Modern Hurafeler Adlı Kitaptan Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/mehmet-eriklidavut-bayrakli-modern-hurafeler-adli-kitaptan-alintilar/) - Pusulası olmayan bir gemi, engin denizde gitmek istediği limanı bulamaz. Hayat denen denizde bir gemi olan insanın pusulası ise bu engin denize verdiği anlamdır. Her an yeni bir fırtınaya gebe olan dünyada, "Ben neden buradayım, ben kimim, ölünce beni ne bekliyor ve bu yaşamak da nereden çıktı?" gibi sorulara en yetkin ve doyurucu cevabı, hayatı Pusulası olmayan bir gemi, engin denizde gitmek istediği limanı bulamaz. Hayat denen denizde bir gemi olan insanın pusulası ise bu engin denize verdiği anlamdır. Her an yeni bir fırtınaya gebe olan dünyada, "Ben neden buradayım, ben kimim, ölünce beni ne bekliyor ve bu yaşamak da nereden çıktı?" gibi sorulara en yetkin ve doyurucu cevabı, hayatı - [Savaş Ş.Barkçin - Yön ve Yol Adlı Kitaptan Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/savas-s-barkcin-yon-ve-yol-adli-kitaptan-alintilar/) - Dost ile ettiğin ahdi unutma Gel gönül dost illerine gidelim Sakın bu fanide sen vatan tutma Gel gönül dost illerine gidelim Aziz Mahmud Hüdayi(k.s) ---------------------------------------------------------- Dostluğun başka bir edebi, yanlışını görünce onu güzelce uyarmaktır. Dostumuzda bir yanlışı gördüğümüzde onu edebince uyarmak, onun eteğini tutup ateşe düşmekten muhafaza etmeliyiz. Bir hayrı ise kimde görürsek görelim o Dost ile ettiğin ahdi unutma Gel gönül dost illerine gidelim Sakın bu fanide sen vatan tutma Gel gönül dost illerine gidelim Aziz Mahmud Hüdayi(k.s) ---------------------------------------------------------- Dostluğun başka bir edebi, yanlışını görünce onu güzelce uyarmaktır. Dostumuzda bir yanlışı gördüğümüzde onu edebince uyarmak, onun eteğini tutup ateşe düşmekten muhafaza etmeliyiz. Bir hayrı ise kimde görürsek görelim o - ['Felsefe-Bilimin Odağında Metafizik'Adlı Kitaptan Bir Esin](https://www.ilimcephesi.com/felsefe-bilimin-odaginda-metafizikadli-kitaptan-bir-esin/) - “Felsefe-Bilimin Odağında Metafizik” adlı kitabının bir yerinde “ilim mi bilim mi” meselesine değiniyor T. Duralı... Dinî ilimlerin bilim değil ilim olduğunu söylüyor. Ama bun­ların nakli, şerhi, incelenmesi ona göre bilim “gibi”dir. “Gibi­dir diyor, buna dikkat. Mesela fizik-kimya. Bunların araştırma nesnesi tekrarlanabilir, her zaman deneylenebilir dünya olay­larıdır. Dinî ilimlerin konusu, her zaman tekrarlanabilir dünya olayları değildir. “Felsefe-Bilimin Odağında Metafizik” adlı kitabının bir yerinde “ilim mi bilim mi” meselesine değiniyor T. Duralı... Dinî ilimlerin bilim değil ilim olduğunu söylüyor. Ama bun­ların nakli, şerhi, incelenmesi ona göre bilim “gibi”dir. “Gibi­dir diyor, buna dikkat. Mesela fizik-kimya. Bunların araştırma nesnesi tekrarlanabilir, her zaman deneylenebilir dünya olay­larıdır. Dinî ilimlerin konusu, her zaman tekrarlanabilir dünya olayları değildir. - [Gazzâlî’nin Niyet Anlayışı](https://www.ilimcephesi.com/gazzalinin-niyet-anlayisi/) - Muhammed Muhdi Gündüz Giriş Arapça kökenli olan niyet sözlükte genel olarak yönelmek (kastet­mek) ve sevk eden anlamlarına gelir. Yönelmek ileride olan bir ey­leme ilişkin olduğunda azim olarak adlandırılırken; eylemle beraber olduğunda ise kasd olarak isimlendirilir. Buna göre niyetin; azim, kasd ve sevk eden olmak üzere üç anlamı ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada niyetin bu anlamlarını Muhammed Muhdi Gündüz Giriş Arapça kökenli olan niyet sözlükte genel olarak yönelmek (kastet­mek) ve sevk eden anlamlarına gelir. Yönelmek ileride olan bir ey­leme ilişkin olduğunda azim olarak adlandırılırken; eylemle beraber olduğunda ise kasd olarak isimlendirilir. Buna göre niyetin; azim, kasd ve sevk eden olmak üzere üç anlamı ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada niyetin bu anlamlarını - [Hukuk Alanının Yeniden İnşası ve Fıkıh](https://www.ilimcephesi.com/hukuk-alaninin-yeniden-insasi-ve-fikih/) - Şimdi modernleşme sürecinin fıkıh üzerindeki etkisine bakabiliriz. Osmanlı fıkhı, fıkhın en gelişmiş hâlini ve en zengin birikimini temsil eder. Osmanlının son 300-400 yılında fıkıh uygulamalarının gündelik akışını tespit edecek kadar ayrıntılı bir biçimde Osmanlı fıkıh faaliyetlerine vakıf olacağımız kay­naklar bugün elimizdedir. Osmanlı fıkhının öğretimi medreselerde yapılırken uygulamayı kadılar ve nihayet verdikleri fetvalarla fıkhın gelişimini yöneten Şimdi modernleşme sürecinin fıkıh üzerindeki etkisine bakabiliriz. Osmanlı fıkhı, fıkhın en gelişmiş hâlini ve en zengin birikimini temsil eder. Osmanlının son 300-400 yılında fıkıh uygulamalarının gündelik akışını tespit edecek kadar ayrıntılı bir biçimde Osmanlı fıkıh faaliyetlerine vakıf olacağımız kay­naklar bugün elimizdedir. Osmanlı fıkhının öğretimi medreselerde yapılırken uygulamayı kadılar ve nihayet verdikleri fetvalarla fıkhın gelişimini yöneten - [Selefî(ci)lik ve Modernizm Üzerine Bazı Gözlemler](https://www.ilimcephesi.com/seleficilik-ve-modernizm-uzerine-bazi-gozlemler/) - Tahsin Görgün Prof. Dr, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi. “The British connection with the Gulf originated in the early seventeenth century. Över the next three hundred years, British interests multiplied and intensified to the point that British sup- remacy in the Gulf was clearly recognizable by the early deca- des of the present century. By Tahsin Görgün Prof. Dr, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi. “The British connection with the Gulf originated in the early seventeenth century. Över the next three hundred years, British interests multiplied and intensified to the point that British sup- remacy in the Gulf was clearly recognizable by the early deca- des of the present century. By - [İslam Medeniyetinde Bilgi ve Bilim](https://www.ilimcephesi.com/islam-medeniyetinde-bilgi-ve-bilim/) - Birileri mutlak hakikat kabul etse de bilim, bugün tartışılan konular arasında yerini almaktadır. Başlıkta geçen kitap konuya hakkını vermiştir. Ben kısa bir özet sunmak istiyorum; 1. Bir medeniyette bilim geleneği, hangi dünya görüşü üzerine kurulmuşsa onun özelliklerini taşır ve bunlar bütün bilimsel ve bilgisel faaliyetlere tabii olarak yansır. Bu açıdan bakınca, İslam bilim geleneğinin İslam Birileri mutlak hakikat kabul etse de bilim, bugün tartışılan konular arasında yerini almaktadır. Başlıkta geçen kitap konuya hakkını vermiştir. Ben kısa bir özet sunmak istiyorum; 1. Bir medeniyette bilim geleneği, hangi dünya görüşü üzerine kurulmuşsa onun özelliklerini taşır ve bunlar bütün bilimsel ve bilgisel faaliyetlere tabii olarak yansır. Bu açıdan bakınca, İslam bilim geleneğinin İslam - [Aile:Modern Çağın Son Kalesi](https://www.ilimcephesi.com/ailemodern-cagin-son-kalesi/) - Bugün aileyi konuşuyoruz. Konuşmamız da lazım. Batının herşeyi bizi etkilediği gibi aile anlayışı da daha doğrusu ailesizlik anlayışı da bizi etkiliyor. Batıda aile çökmüştür. Aile yüksek ahlakî değerlerin üretildiği, yaşandığı ve aktarıldığı yerdir. Batıda ailenin anlamı dönüşmüştür. Aile kapitalizme payanda olacak şekilde dizayn edilmektedir. Belki de kapitalizmin önünde en büyük engel geleneksel aile yapılanmasıdır. Batının Bugün aileyi konuşuyoruz. Konuşmamız da lazım. Batının herşeyi bizi etkilediği gibi aile anlayışı da daha doğrusu ailesizlik anlayışı da bizi etkiliyor. Batıda aile çökmüştür. Aile yüksek ahlakî değerlerin üretildiği, yaşandığı ve aktarıldığı yerdir. Batıda ailenin anlamı dönüşmüştür. Aile kapitalizme payanda olacak şekilde dizayn edilmektedir. Belki de kapitalizmin önünde en büyük engel geleneksel aile yapılanmasıdır. Batının - [İmam-ı Â’zam Ebû Hanife ve Mürcie İthamı Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/imam-i-azam-ebu-hanife-ve-murcie-ithami-uzerine/) - İslâm’ın ikinci nesline erişen İmam-ı Â’zam Ebû Hanife’nin itikadı hem seleften olması hasebiyle hem de amelî bir mezhebin kendisine nispet edildiği müctehid bir âlim olması hasebiyle kendisinden sonra hem müntesiplerinin hem diğer mezhep müntesiplerinin hem de muhaliflerinin merakını cezbetmiş ve onu tasvip etmeyenler çeşitli yakıştırmalar ile imamı itikatta bidate sapmakla itham etmişlerdir. Bu ithamlardan biri İslâm’ın ikinci nesline erişen İmam-ı Â’zam Ebû Hanife’nin itikadı hem seleften olması hasebiyle hem de amelî bir mezhebin kendisine nispet edildiği müctehid bir âlim olması hasebiyle kendisinden sonra hem müntesiplerinin hem diğer mezhep müntesiplerinin hem de muhaliflerinin merakını cezbetmiş ve onu tasvip etmeyenler çeşitli yakıştırmalar ile imamı itikatta bidate sapmakla itham etmişlerdir. Bu ithamlardan biri - [Ekran Objesi Olarak Beden](https://www.ilimcephesi.com/ekran-objesi-olarak-beden/) - Bugün kitleleri harekete geçinen şey kopma değil, bulaşmadır Jean Baudrillard[1] Toplumsal gözün aynı anda hem izleyip hem de izlendiği sayı­sız ekran, bedene dair kolektif beklentinin artiküle edildiği bu çağın ortak havuzudur. Beden meselelerinin hastane, klinik ya da spor salonu gibi tipik mekânlardan taşarak; yaşamın her an ve alanına yayılmasını organize eden ekranlarda, —ki bunla­rın içine Bugün kitleleri harekete geçinen şey kopma değil, bulaşmadır Jean Baudrillard[1] Toplumsal gözün aynı anda hem izleyip hem de izlendiği sayı­sız ekran, bedene dair kolektif beklentinin artiküle edildiği bu çağın ortak havuzudur. Beden meselelerinin hastane, klinik ya da spor salonu gibi tipik mekânlardan taşarak; yaşamın her an ve alanına yayılmasını organize eden ekranlarda, —ki bunla­rın içine - [Bildikçe İnsana Bir Şeyler Mi Oluyor?](https://www.ilimcephesi.com/bildikce-insana-bir-seyler-mi-oluyor/) - Hangi Şeyin îlmi? Bilmeyi değerli kılan unsurun ne olduğunu anlamak için “neyi, ne kadar, ne maksatla, hangi öncelik sı­rasına göre bilmek...” gibi temel soruların cevaplanması gerekir. Kötü amaçla kullanıldığında silaha ve sömürü aracına dönüşebilen bilginin bir taraftan sorun oluştu­rurken diğer taraftan da problemin çözümü için kaçınıl­maz olması ilginçtir. Hakikat soruşturması içinde olmayan malumat sa­hipleri dünyanın Hangi Şeyin îlmi? Bilmeyi değerli kılan unsurun ne olduğunu anlamak için “neyi, ne kadar, ne maksatla, hangi öncelik sı­rasına göre bilmek...” gibi temel soruların cevaplanması gerekir. Kötü amaçla kullanıldığında silaha ve sömürü aracına dönüşebilen bilginin bir taraftan sorun oluştu­rurken diğer taraftan da problemin çözümü için kaçınıl­maz olması ilginçtir. Hakikat soruşturması içinde olmayan malumat sa­hipleri dünyanın - [İbret Alma Sanatı](https://www.ilimcephesi.com/ibret-alma-sanati/) - İbret almaz mısın ey dil Yiten bizim gibilerdir Kara toprağa gark olmuş Yatan bizim gibilerdir Çatarlar ağaçtan atlar Biner gider koç yiğitler Üstümüzde çimen otlar Biten bizim gibilerdir Nefse uyup hata kılup Ettiğiniz ameli bulup Kabri dopdolu od olup Tüten bizim gibilerdir Yunus derviş nefse uyup Nefis libasın soyunup Cümlesin mezada verip Satan bizim gibilerdir İbret almaz mısın ey dil Yiten bizim gibilerdir Kara toprağa gark olmuş Yatan bizim gibilerdir Çatarlar ağaçtan atlar Biner gider koç yiğitler Üstümüzde çimen otlar Biten bizim gibilerdir Nefse uyup hata kılup Ettiğiniz ameli bulup Kabri dopdolu od olup Tüten bizim gibilerdir Yunus derviş nefse uyup Nefis libasın soyunup Cümlesin mezada verip Satan bizim gibilerdir - [Otorite Olmadan İlim Öğrenilir mi?](https://www.ilimcephesi.com/otorite-olmadan-ilim-ogrenilir-mi/) - Modern dönemler öncesinde, ilmin üretildiği ve aktarıldığı kurumlar medreselerdi. Bu medreselerde her bir ilim dalında “otorite” kabul edilen bir takım metinler ve o otorite metinlerin yazımı, şerh edilmesi ve öğrencilere aktarılmasında uzmanlaşmış “otorite âlimler” vardı. Bu metinlerin kimi zaman özet tarzında (muhtasar), kimi zaman şiir tarzında (manzum) yazılmış olanları ilme yeni başlayan öğrencilere bu otorite Modern dönemler öncesinde, ilmin üretildiği ve aktarıldığı kurumlar medreselerdi. Bu medreselerde her bir ilim dalında “otorite” kabul edilen bir takım metinler ve o otorite metinlerin yazımı, şerh edilmesi ve öğrencilere aktarılmasında uzmanlaşmış “otorite âlimler” vardı. Bu metinlerin kimi zaman özet tarzında (muhtasar), kimi zaman şiir tarzında (manzum) yazılmış olanları ilme yeni başlayan öğrencilere bu otorite - [Usul Okumak Ne Demek?](https://www.ilimcephesi.com/usul-okumak-ne-demek/) - Sadece usul-i fıkıh için değil bütün İslamî ilimler [ve hatta belki de bütün beşerî ilimler] için şunu söyleyebiliriz: "Bir ilim dalına ilişkin medlulleri [deliller ile ulaşılmış sonuçları] bilmek ile o medlulleri elde etme sürecini bilmek farklı şeylerdir." Fıkıh ilminden örnek verelim: Fıkıhta mükelleflerin fiillerine ilişkin farz, vacip, sünnet, mübah, mekruh, haram vb. hükümler, fıkıh ilminin Sadece usul-i fıkıh için değil bütün İslamî ilimler [ve hatta belki de bütün beşerî ilimler] için şunu söyleyebiliriz: "Bir ilim dalına ilişkin medlulleri [deliller ile ulaşılmış sonuçları] bilmek ile o medlulleri elde etme sürecini bilmek farklı şeylerdir." Fıkıh ilminden örnek verelim: Fıkıhta mükelleflerin fiillerine ilişkin farz, vacip, sünnet, mübah, mekruh, haram vb. hükümler, fıkıh ilminin - [Şer'i Delillerin Farklı Bir Taksimi](https://www.ilimcephesi.com/seri-delillerin-farkli-bir-taksimi/) - Usul kitaplarında şer'î deliller farklı açılardan taksim edilir. Bu taksimler içinde lk olarak büyük Hanefî usulcü İmam Ebu Zeyd Debûsî'nin (v. 430) "Takvîmü'l-edille fî usuli'l-fıkh" adlı eserinde rastladığımız "bilginin kesinlik değeri" bakımından yapılan taksim son derece münâsip ve aynı zamanda önemli sonuçları bulunan bir taksimdir. Debûsî dinî konuda bize kesin bilgi verip vermemesi açısından delilleri Usul kitaplarında şer'î deliller farklı açılardan taksim edilir. Bu taksimler içinde lk olarak büyük Hanefî usulcü İmam Ebu Zeyd Debûsî'nin (v. 430) "Takvîmü'l-edille fî usuli'l-fıkh" adlı eserinde rastladığımız "bilginin kesinlik değeri" bakımından yapılan taksim son derece münâsip ve aynı zamanda önemli sonuçları bulunan bir taksimdir. Debûsî dinî konuda bize kesin bilgi verip vermemesi açısından delilleri - [Ben Demiyorum Allah Diyor](https://www.ilimcephesi.com/ben-demiyorum-allah-diyor/) - "Bizim mahalle"de modern zamanlara has “enteresan” durumlardan biri de mebzûl miktarda "İslam'da" ve "Kur'an'da" diye başlayan eserin yazılmasıdır. Sanırım sizler de araştırdığınızda ne kadar çok "İslam'da" ve "Kur'an'da" diye başlayan kitap olduğunu göreceksiniz.! Sadece yazılı eser mi? Konuşmalarımızda da sürekli bu kelimeleri vurgular olduk! “Bunda ne var ki!” diyebilirsiniz. Peki bu durum neyin işareti? Bunu "Bizim mahalle"de modern zamanlara has “enteresan” durumlardan biri de mebzûl miktarda "İslam'da" ve "Kur'an'da" diye başlayan eserin yazılmasıdır. Sanırım sizler de araştırdığınızda ne kadar çok "İslam'da" ve "Kur'an'da" diye başlayan kitap olduğunu göreceksiniz.! Sadece yazılı eser mi? Konuşmalarımızda da sürekli bu kelimeleri vurgular olduk! “Bunda ne var ki!” diyebilirsiniz. Peki bu durum neyin işareti? Bunu - [Sünnet Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/sunnet-uzerine/) - "Ağacı budamak" ile "ağacı kökünden kesmek" arasındaki farkı anlatmaya gerek yok... Biri ağacın ömrüne ömür katar, güçlendirir, gürbüz hale getirir. Diğeri ağacı kurutur, öldürür... Allah Resûlü'nün (s.a.v.) sünnetini bir ağaca, o ağacın dikili olduğu zemini Kur'an'a benzetebiliriz. Sünnetin kökleri Kur'an toprağının dört bir yanına sapasağlam yayılmıştır. Sünnetin gövdesini amelî tevatür oluşturur. Dallar, yapraklar ve meyveler "Ağacı budamak" ile "ağacı kökünden kesmek" arasındaki farkı anlatmaya gerek yok... Biri ağacın ömrüne ömür katar, güçlendirir, gürbüz hale getirir. Diğeri ağacı kurutur, öldürür... Allah Resûlü'nün (s.a.v.) sünnetini bir ağaca, o ağacın dikili olduğu zemini Kur'an'a benzetebiliriz. Sünnetin kökleri Kur'an toprağının dört bir yanına sapasağlam yayılmıştır. Sünnetin gövdesini amelî tevatür oluşturur. Dallar, yapraklar ve meyveler - [İcma:Nuh'un(a.s) Gemisine Binmek](https://www.ilimcephesi.com/icmanuhuna-s-gemisine-binmek/) - İslam ümmeti, 1400 yıllık süreçte ne bâdireler atlattı… Ne tûfanlar gördük, ne kasırgalar yaşadık, ne zelzeleler salladı bizleri… Resûlullah (s.a.v.) döneminden günümüze gelinceye kadar ümmetimiz içinde dudak uçuklatacak kadar farklılıklar çıktı… Sarsıldık, sendeledik, tökezledik… Bununla birlikte bu ümmetin ana gövdesi yoldan sapmadı, raydan çıkmadı, istikametini kaybetmedi. Ümmetin dönem dönem “fiziği” bozuldu belki ama “kimyası” asla İslam ümmeti, 1400 yıllık süreçte ne bâdireler atlattı… Ne tûfanlar gördük, ne kasırgalar yaşadık, ne zelzeleler salladı bizleri… Resûlullah (s.a.v.) döneminden günümüze gelinceye kadar ümmetimiz içinde dudak uçuklatacak kadar farklılıklar çıktı… Sarsıldık, sendeledik, tökezledik… Bununla birlikte bu ümmetin ana gövdesi yoldan sapmadı, raydan çıkmadı, istikametini kaybetmedi. Ümmetin dönem dönem “fiziği” bozuldu belki ama “kimyası” asla - [Hanefî Usul Düşüncesinde Kötülük Problemine Bakış](https://www.ilimcephesi.com/hanefi-usul-dusuncesinde-kotuluk-problemine-bakis/) - Hanefî usul düşüncesine göre bir şeyin yasaklanması, yasaklanan şeyin Allah nezdinde kötü / çirkin olmasını gerektirir. Çünkü bu yasağı koyan Allah hikmet sahibidir. Hikmet sahibi, abes bir iş yapmaz. Bir şeyi yasakladıysa onun kötü olması sebebiyle yasaklamıştır. Bu, yasaklanan şeydeki kötülüğün yasak öncesinde mevcut olmasını gerektirir. Bu, Eş’arîlerin “bir şey, Şâri yasakladığı için kötü olur” Hanefî usul düşüncesine göre bir şeyin yasaklanması, yasaklanan şeyin Allah nezdinde kötü / çirkin olmasını gerektirir. Çünkü bu yasağı koyan Allah hikmet sahibidir. Hikmet sahibi, abes bir iş yapmaz. Bir şeyi yasakladıysa onun kötü olması sebebiyle yasaklamıştır. Bu, yasaklanan şeydeki kötülüğün yasak öncesinde mevcut olmasını gerektirir. Bu, Eş’arîlerin “bir şey, Şâri yasakladığı için kötü olur” - [Sebep - Hüküm İlişkisi](https://www.ilimcephesi.com/sebep-hukum-iliskisi/) - Bir sebebe bağlı olarak indirilen bir âyet veya bir sebebe bağlı olarak Allah Resûlü (s.a.v.) tarafından söylenilen bir söz acaba yalnızca o sebebe mi özgüdür yoksa genel midir? Bu konu usul tarihinde farklı tartışmalara sebep olmuştur. Bu konuda MâlikÎlerin meseleye toptancı yaklaşmayıp bir ayrım yaptıkları görülür. [Zaten Mâlikî mezhebinin özellikle furu fıkıhtaki genel yaklaşımı, toptancı Bir sebebe bağlı olarak indirilen bir âyet veya bir sebebe bağlı olarak Allah Resûlü (s.a.v.) tarafından söylenilen bir söz acaba yalnızca o sebebe mi özgüdür yoksa genel midir? Bu konu usul tarihinde farklı tartışmalara sebep olmuştur. Bu konuda MâlikÎlerin meseleye toptancı yaklaşmayıp bir ayrım yaptıkları görülür. [Zaten Mâlikî mezhebinin özellikle furu fıkıhtaki genel yaklaşımı, toptancı - [Bir Mezhep Nasıl Doğar?](https://www.ilimcephesi.com/bir-mezhep-nasil-dogar/) - Mezheplerin, "kurucularının" isimleriyle anılması zaman zaman "kurucu imam" sonrasındaki fukahanın mezhep içi faaliyetlerinin öneminin gözden kaçırılmasına yol açmaktadır. Oysa mezhep dediğimiz kurumsal yapı, yalnızca "kurucu imam"ın ictihadlarına indirgenemeyecek kadar önemlidir. Mezhebin, "kollektif bir çabanın ürünü" olduğunu anlamak, mezhebin nasıl doğup kurumsal kimlik kazandığı sorusuna cevap vermeyi gerektirir. Mezhep kelimesi fıkıh ve usul literatüründe biri dar Mezheplerin, "kurucularının" isimleriyle anılması zaman zaman "kurucu imam" sonrasındaki fukahanın mezhep içi faaliyetlerinin öneminin gözden kaçırılmasına yol açmaktadır. Oysa mezhep dediğimiz kurumsal yapı, yalnızca "kurucu imam"ın ictihadlarına indirgenemeyecek kadar önemlidir. Mezhebin, "kollektif bir çabanın ürünü" olduğunu anlamak, mezhebin nasıl doğup kurumsal kimlik kazandığı sorusuna cevap vermeyi gerektirir. Mezhep kelimesi fıkıh ve usul literatüründe biri dar - [Mezheplerin Kurucu İmamlarının Ümmet İçin Önemi](https://www.ilimcephesi.com/mezheplerin-kurucu-imamlarinin-ummet-icin-onemi/) - Hanbelî fıkhının en önde gelen âlimlerinden Muvaffakuddin İbn Kudâme (v. 620), kendi mezhebi yanında diğer mezheplerin görüşlerini de delilleriyle birlikte ele aldığı muhteşem eseri el-Muğnî’nin girişinde mezheplerin kurucu imamlarına yönelik mükemmel bir bakış açısı ortaya koyarak şunları söyler: *** Yüce Allah, rahmeti, lütfu, kuvveti ve kudretiyle, kıyamete kadar bu ümmetten bir grubun hak üzere kalacağını, Hanbelî fıkhının en önde gelen âlimlerinden Muvaffakuddin İbn Kudâme (v. 620), kendi mezhebi yanında diğer mezheplerin görüşlerini de delilleriyle birlikte ele aldığı muhteşem eseri el-Muğnî’nin girişinde mezheplerin kurucu imamlarına yönelik mükemmel bir bakış açısı ortaya koyarak şunları söyler: *** Yüce Allah, rahmeti, lütfu, kuvveti ve kudretiyle, kıyamete kadar bu ümmetten bir grubun hak üzere kalacağını, - [Kitle Teorisi ve Ideolojik Aygıt Olarak Spor](https://www.ilimcephesi.com/kitle-teorisi-ve-ideolojik-aygit-olarak-spor/) - Yazar: Prof. Dr. Serhat Ulağlı XX. yüzyıl spor ve ideoloji arasındaki sıkı ilişkinin alenen ifşa olduğu bir dönem olmuştur. Özellikle kitleleri arkasından sürükleyen tüm dünyadaki futbol tutkusu, toplumsal, siyasi, ekonomik sorunların Önüne geçmeye başlamış, yaşanan en büyük kaoslar, karşısında tuttuğu ekibin (ki neden tutulduğunun da mantıklı bir açıklaması yoktur) galibiyeti tüm sorunları unutturmaya yetmektedir. Ülkelerde yaşanan Yazar: Prof. Dr. Serhat Ulağlı XX. yüzyıl spor ve ideoloji arasındaki sıkı ilişkinin alenen ifşa olduğu bir dönem olmuştur. Özellikle kitleleri arkasından sürükleyen tüm dünyadaki futbol tutkusu, toplumsal, siyasi, ekonomik sorunların Önüne geçmeye başlamış, yaşanan en büyük kaoslar, karşısında tuttuğu ekibin (ki neden tutulduğunun da mantıklı bir açıklaması yoktur) galibiyeti tüm sorunları unutturmaya yetmektedir. Ülkelerde yaşanan - [Kapitalizm ve Boş Zaman](https://www.ilimcephesi.com/kapitalizm-ve-bos-zaman/) - – Ömer Aytaç Kapitalizm bir üretim sistemi olarak çalışma kadar boş zamanı da organize etti. Çalışmayı katı bir kodlanmışlık içine hapsettiği gibi boş zamanı da terminolojik anlamından sıyırarak, kârlı bir alan olarak düzenleme çabası içinde oldu. Bu bağlamda, boş zamanlar, birey inisiyatifinden uzaklaşarak, kurumsal aygıtlar ve araçsal hegemoninin etkisine girdi. Boş zaman, artık bireysel dinginlik, – Ömer Aytaç Kapitalizm bir üretim sistemi olarak çalışma kadar boş zamanı da organize etti. Çalışmayı katı bir kodlanmışlık içine hapsettiği gibi boş zamanı da terminolojik anlamından sıyırarak, kârlı bir alan olarak düzenleme çabası içinde oldu. Bu bağlamda, boş zamanlar, birey inisiyatifinden uzaklaşarak, kurumsal aygıtlar ve araçsal hegemoninin etkisine girdi. Boş zaman, artık bireysel dinginlik, - [Tartışmalarımız Niye Sonuçsuz Kalıyor?](https://www.ilimcephesi.com/tartismalarimiz-niye-sonucsuz-kaliyor/) - Bir konuda tartışma yapabilmek için tartışma yapacak olanların ortak bir zeminde, ortak kavramlarda buluşması gerekir. Mesela sizinle havanın sıcak mı soğuk mu olduğunu tartışabilmem için her ikimizin "sıcak", "soğuk" ve "hava" kavramlarından aynı şeyi anlamamız gerekir. Ben hava deyince bir şeyi kastediyor, siz başka şeyi anlıyorsanız, ben sıcak dediğimde siz soğuğu anlıyorsanız kıyamete kadar tartışsak Bir konuda tartışma yapabilmek için tartışma yapacak olanların ortak bir zeminde, ortak kavramlarda buluşması gerekir. Mesela sizinle havanın sıcak mı soğuk mu olduğunu tartışabilmem için her ikimizin "sıcak", "soğuk" ve "hava" kavramlarından aynı şeyi anlamamız gerekir. Ben hava deyince bir şeyi kastediyor, siz başka şeyi anlıyorsanız, ben sıcak dediğimde siz soğuğu anlıyorsanız kıyamete kadar tartışsak - [(S)indirilmiş Din](https://www.ilimcephesi.com/sindirilmis-din/) - Dine ilişkin tartışmaların son zamanlardaki hit söylemi: “İndirilmiş din”, “uydurulmuş din”. Bu ayrım bugün mü çıkmış? Elbette hayır. İslam’ın ilk döneminden beri âlimler, dine herhangi bir ekleme ve çıkarma yapılmasını engellemek, bid’at ve hurafeler konusunda insanların dikkatini çekmek için çeşitli uyarılarda bulunmuşlardır. Bu uyarıları en yoğun tarzda yapanlardan birisi de hicrî 728 yılında vefat etmiş Dine ilişkin tartışmaların son zamanlardaki hit söylemi: “İndirilmiş din”, “uydurulmuş din”. Bu ayrım bugün mü çıkmış? Elbette hayır. İslam’ın ilk döneminden beri âlimler, dine herhangi bir ekleme ve çıkarma yapılmasını engellemek, bid’at ve hurafeler konusunda insanların dikkatini çekmek için çeşitli uyarılarda bulunmuşlardır. Bu uyarıları en yoğun tarzda yapanlardan birisi de hicrî 728 yılında vefat etmiş - [Osmanlı Devletinde İlim](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-devletinde-ilim/) - İnsanı, diğer varlıklardan ayıran özelliklerden biri de, Al­lah tarafından kendisine verilmiş bulunan öğrenme kabiliye­tidir. Bu öğrenme kabiliyeti sayesinde insan, diğer mahlûkata hükmedebilmektedir. Böyle bir durum olmasaydı, Allah onu yeryüzüne halife yapmazdı. O, bu öğrenme ve elde ettiği ilim sayesinde büyük bir lütfa nail olmuştur. Bu yüzden İslâm, ilme büyük bir önem atf etmektedir. O, müntesiplerinin İnsanı, diğer varlıklardan ayıran özelliklerden biri de, Al­lah tarafından kendisine verilmiş bulunan öğrenme kabiliye­tidir. Bu öğrenme kabiliyeti sayesinde insan, diğer mahlûkata hükmedebilmektedir. Böyle bir durum olmasaydı, Allah onu yeryüzüne halife yapmazdı. O, bu öğrenme ve elde ettiği ilim sayesinde büyük bir lütfa nail olmuştur. Bu yüzden İslâm, ilme büyük bir önem atf etmektedir. O, müntesiplerinin - [Osmanlı Tarihinde Kaynak Tahlili](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-tarihinde-kaynak-tahlili/) - Geçmiş asırlara ait hayat tarzı ile olaylar hakkındaki bil­gi ve haberler eskiden beri insanları ilgilendirir olmuştur. Zira bunlar, bazen bilgi ve tecrübe kazandırıyor, bazen ibret alma vâsıtası oluyor, bazen dinlendiriyor ve hatta bazen de gürlüyordu. İnsanlar, fikrî gelişmelerini ilerlettikten sonra geçmişteki olayları ve yaşayış tarzını öğrenme arzusuna düş­tüler. Böylece belli bir medenî seviyeyi aşmış olanlar, Geçmiş asırlara ait hayat tarzı ile olaylar hakkındaki bil­gi ve haberler eskiden beri insanları ilgilendirir olmuştur. Zira bunlar, bazen bilgi ve tecrübe kazandırıyor, bazen ibret alma vâsıtası oluyor, bazen dinlendiriyor ve hatta bazen de gürlüyordu. İnsanlar, fikrî gelişmelerini ilerlettikten sonra geçmişteki olayları ve yaşayış tarzını öğrenme arzusuna düş­tüler. Böylece belli bir medenî seviyeyi aşmış olanlar, - [Salim Öğüt - Modern Düşüncenin İslam Anlayışı ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/salim-ogut-modern-dusuncenin-islam-anlayisi-alintilar/) - (Hasan Elik) Müellif: ”şeytan içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?“ ayet-i kerimesini tercüme etmiş ama maalesef yine Kafdağı büyüklüğünde bir gaf yapmakta hiçbir beis görmemiştir. Evet, maalesef ayet-i kerimede geçen ”namaz" kelimesini, bir kesme işaretiyle ”dua" diye açıklamaya kalkışımıştır. Müellifin bu konulardaki (Hasan Elik) Müellif: ”şeytan içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?“ ayet-i kerimesini tercüme etmiş ama maalesef yine Kafdağı büyüklüğünde bir gaf yapmakta hiçbir beis görmemiştir. Evet, maalesef ayet-i kerimede geçen ”namaz" kelimesini, bir kesme işaretiyle ”dua" diye açıklamaya kalkışımıştır. Müellifin bu konulardaki - [Dilaver Selvi - İçimizdeki Dünya](https://www.ilimcephesi.com/dilaver-selvi-icimizdeki-dunya/) - Yüce Allah’ı tanımaya mârifet dedik. Mârifet, muhabbeti; muhabbet, teslimiyeti; teslimiyet, sevdiğine karşı edep ve itaati gerektirir. Bu itaat; özde, sözde, görünür görünmez bütün hallerde gerçekleşince insan vefa ve sefa sahibi olur. Bu hal, hayatın gayesidir. Dinimiz, Rabb’imize karşı edepten ibarettir. Edep, yüce Allah’ın razı olduğu halde olmak ve onun isteklerine uymaktır. Mârifet, mü’minin ana sermeyesi, Yüce Allah’ı tanımaya mârifet dedik. Mârifet, muhabbeti; muhabbet, teslimiyeti; teslimiyet, sevdiğine karşı edep ve itaati gerektirir. Bu itaat; özde, sözde, görünür görünmez bütün hallerde gerçekleşince insan vefa ve sefa sahibi olur. Bu hal, hayatın gayesidir. Dinimiz, Rabb’imize karşı edepten ibarettir. Edep, yüce Allah’ın razı olduğu halde olmak ve onun isteklerine uymaktır. Mârifet, mü’minin ana sermeyesi, - [Soner Duman - Usul Yazıları ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/soner-duman-usul-yazilari-alintilar/) - Kimileri dinin kesin hükümleriyle sabit alanlarında “bana göre” diye başlayan cümleler kurarak kendi düşüncelerini dinin önüne geçirirken, kimileri de tamamen kendi yorumlarını, beğeni ve tercihlerini kendilerine ait bir yorum olduğunu“bana göre” diye belirtmeksizin sanki dinin emriymiş gibi takdim etmektedirler. Her ikisi de sonuçta dindekini bertaraf etme, kendi görüşünü din yerine ikame etme sonucuna yol açabilecek Kimileri dinin kesin hükümleriyle sabit alanlarında “bana göre” diye başlayan cümleler kurarak kendi düşüncelerini dinin önüne geçirirken, kimileri de tamamen kendi yorumlarını, beğeni ve tercihlerini kendilerine ait bir yorum olduğunu“bana göre” diye belirtmeksizin sanki dinin emriymiş gibi takdim etmektedirler. Her ikisi de sonuçta dindekini bertaraf etme, kendi görüşünü din yerine ikame etme sonucuna yol açabilecek - [Selçuk Kütük - Endişeye Mahal Yok ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/selcuk-kutuk-endiseye-mahal-yok-alintilar/) - İnsanın zahiri güzelliği büyük bir nimettir ve bu nimeti ihsan edeni görmezden gelmek tam bir nankörlük demektir. Maddi güzellik ancak bir bahar mevsimi kadar kısa sürer, sonra sonbahar ve kış gelir, saçlara kar yağmış gibi ak düşer. Manevi güzellik ise edep ve iffet sayesinde ortaya çıkar; edebini muhafaza edebilen kişi maddi ve manevi güzelliğini ebedileştirmeyi İnsanın zahiri güzelliği büyük bir nimettir ve bu nimeti ihsan edeni görmezden gelmek tam bir nankörlük demektir. Maddi güzellik ancak bir bahar mevsimi kadar kısa sürer, sonra sonbahar ve kış gelir, saçlara kar yağmış gibi ak düşer. Manevi güzellik ise edep ve iffet sayesinde ortaya çıkar; edebini muhafaza edebilen kişi maddi ve manevi güzelliğini ebedileştirmeyi - [Amel ve Ahlak](https://www.ilimcephesi.com/amel-ve-ahlak/) - Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Resûlullah (a.s.) şöyle buyurmuştur: “iman yetmiş veya altmış küsur şubedir. İmanın en faziletlisi La ilaheillallah sözüdür. En alt derecesi ise yolda var olan bir eziyeti gidermektir.”(Müslim, İman,58) Bilgi: îman, bir ağacın kökü gibidir. Ameller, imanın dalları veya bir anlamda meyveleridir. Hadiste ameller “iman” olarak adlandırılmıştır. Bundan maksad amelin, bizzat iman olduğu Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Resûlullah (a.s.) şöyle buyurmuştur: “iman yetmiş veya altmış küsur şubedir. İmanın en faziletlisi La ilaheillallah sözüdür. En alt derecesi ise yolda var olan bir eziyeti gidermektir.”(Müslim, İman,58) Bilgi: îman, bir ağacın kökü gibidir. Ameller, imanın dalları veya bir anlamda meyveleridir. Hadiste ameller “iman” olarak adlandırılmıştır. Bundan maksad amelin, bizzat iman olduğu - [Kadının Kocasından Başkası için Süslenmesi](https://www.ilimcephesi.com/kadinin-kocasindan-baskasi-icin-suslenmesi/) - Resûlullah, kadının kocasından başkası için süslenmesini nehyetti.[249] Hakim et-Tirmizî ye göre kocadan başkası için süslenme; açılıp saçılmak, kırıtarak ve salınarak yürümek gibidir. Allah şöyle buyurur: “Evlerinizde oturun, eski câhiliye adetlerinde olduğu gibi açılıp saçılmayın 250 “Gizlemekte oldukları zînetleri anlaşıl­sın diye ayaklarını yerlere vurmasınlar?251 Bu ses, halhal sesidir. Kadın böyle yaparsa ve kocasından başkası için süslenirse, Resûlullah, kadının kocasından başkası için süslenmesini nehyetti.[249] Hakim et-Tirmizî ye göre kocadan başkası için süslenme; açılıp saçılmak, kırıtarak ve salınarak yürümek gibidir. Allah şöyle buyurur: “Evlerinizde oturun, eski câhiliye adetlerinde olduğu gibi açılıp saçılmayın 250 “Gizlemekte oldukları zînetleri anlaşıl­sın diye ayaklarını yerlere vurmasınlar?251 Bu ses, halhal sesidir. Kadın böyle yaparsa ve kocasından başkası için süslenirse, - [Alimin Kaybı](https://www.ilimcephesi.com/alimin-kaybi/) - Abdullah b. Amr şöyle dedi: Resûlullah (a.s.) şöyle buyu­rurken işittim: “Allah Teâlâ ilmi insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, fakat âlimleri ortadan kaldırmak su­retiyle alır. Neticede ortada hiçbir âlim bırakmaz, insanlar bir kısım cahilleri kendilerine lider edinirler. Onlara birtakım mese­leler sorulur; onlar da bilmedikleri halde fetva verirler. Neticede hem kendileri sapıklığa düşer, hem de insanlar Abdullah b. Amr şöyle dedi: Resûlullah (a.s.) şöyle buyu­rurken işittim: “Allah Teâlâ ilmi insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, fakat âlimleri ortadan kaldırmak su­retiyle alır. Neticede ortada hiçbir âlim bırakmaz, insanlar bir kısım cahilleri kendilerine lider edinirler. Onlara birtakım mese­leler sorulur; onlar da bilmedikleri halde fetva verirler. Neticede hem kendileri sapıklığa düşer, hem de insanlar - [Hesapta İlk Sorulacak](https://www.ilimcephesi.com/hesapta-ilk-sorulacak/) - Cabir b. Abdullah’ın Resûlullah’dan şöyle dinlediği rivâyet edilir: “İnsan ile şirk arasındaki (sınır), namazı terktir.”[8] Ebu Hureyre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in şöyle buyur­duğunu rivayet etmiştir: “Kıyamet gününde kulun ilk hesaba çekileceği şey farz namazdır. Rabb’imiz -durumu en iyi bildiği halde- meleklerine diyecek ki: Balon bakalım, namazları tam mı, eksik mi? Namazları tamsa ecri tam olarak yazılacak. Cabir b. Abdullah’ın Resûlullah’dan şöyle dinlediği rivâyet edilir: “İnsan ile şirk arasındaki (sınır), namazı terktir.”[8] Ebu Hureyre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in şöyle buyur­duğunu rivayet etmiştir: “Kıyamet gününde kulun ilk hesaba çekileceği şey farz namazdır. Rabb’imiz -durumu en iyi bildiği halde- meleklerine diyecek ki: Balon bakalım, namazları tam mı, eksik mi? Namazları tamsa ecri tam olarak yazılacak. - [Doğruluk, Güzellik,İyilik](https://www.ilimcephesi.com/dogruluk-guzellikiyilik/) - İslâm açısından bir şey iyiyse, aynı zamanda bu güzeldir ve doğrudur, doğruluğu da içerir. Yani biz şunu görüyoruz: İslâm’da doğruluk, güzellik, iyilik birbiderinden ayrıştırılamaz şeylerdir. Ve ihsanda toplanmıştır. Ihsanda, evet.Peki, diğerinde kötüdür, çirkindir ve o da yanlışı içeriyor. Şimdi günümüzün dünyasında burada bir kopukluk var. Günümüzde bu şu demektir: İslâm’da hakikatten kopuk bir güzellik, iyilik, İslâm açısından bir şey iyiyse, aynı zamanda bu güzeldir ve doğrudur, doğruluğu da içerir. Yani biz şunu görüyoruz: İslâm’da doğruluk, güzellik, iyilik birbiderinden ayrıştırılamaz şeylerdir. Ve ihsanda toplanmıştır. Ihsanda, evet.Peki, diğerinde kötüdür, çirkindir ve o da yanlışı içeriyor. Şimdi günümüzün dünyasında burada bir kopukluk var. Günümüzde bu şu demektir: İslâm’da hakikatten kopuk bir güzellik, iyilik, - [Postmodern Toplumda Mahremiyetin Dönüşümü](https://www.ilimcephesi.com/postmodern-toplumda-mahremiyetin-donusumu-2/) - Kişisel mahremiyet devri geçti. Mark Zuckerberg Giriş: Gözün Egemenliği ve Ahlaki Müphemliğin Yükselişi Friedrich Nietzsche üstüninsan (ya da insanötesi)[1] için iyinin ve kötünün ötesinde bir durum tasavvur ettiğinde, iki ütopik belirlemede/talepte bulunmuş oluyordu. Birincisi, var­lık hiyerarşisinde hayvandan daha yukarıda konumlandırılan insan için üst bir varoluş safhası daha vardır; İkincisi, üstü- ninsana doğru kendini yeniden inşa Kişisel mahremiyet devri geçti. Mark Zuckerberg Giriş: Gözün Egemenliği ve Ahlaki Müphemliğin Yükselişi Friedrich Nietzsche üstüninsan (ya da insanötesi)[1] için iyinin ve kötünün ötesinde bir durum tasavvur ettiğinde, iki ütopik belirlemede/talepte bulunmuş oluyordu. Birincisi, var­lık hiyerarşisinde hayvandan daha yukarıda konumlandırılan insan için üst bir varoluş safhası daha vardır; İkincisi, üstü- ninsana doğru kendini yeniden inşa - [İnsanın Güzele-Güzelliğe Tutkusunun İstismarı ve Sömürüsü](https://www.ilimcephesi.com/insanin-guzele-guzellige-tutkusunun-istismari-ve-somurusu/) - Batı; insanlık tarihini, insan ruhunu ve tabiatı tahrip ettiği kadar insan yüzünü, suretini de tahrip ediyor, sö­mürüyor. İnsan ve Güzel insan; güzel ve çirkin üzere nisbetlerle düşünen var­lık... "Güzel nedir? Çirkin, güzelden mülhem bir bakış, bir görünüş müdür? Güzel, kime göre neye göre güzeldir ve güzelden öte ne var?" Bu sorular hem dini hem felsefi Batı; insanlık tarihini, insan ruhunu ve tabiatı tahrip ettiği kadar insan yüzünü, suretini de tahrip ediyor, sö­mürüyor. İnsan ve Güzel insan; güzel ve çirkin üzere nisbetlerle düşünen var­lık... "Güzel nedir? Çirkin, güzelden mülhem bir bakış, bir görünüş müdür? Güzel, kime göre neye göre güzeldir ve güzelden öte ne var?" Bu sorular hem dini hem felsefi - [Byung-Chul Han - Şeffaflık Toplumu (İnceleme)](https://www.ilimcephesi.com/byung-chul-han-seffaflik-toplumu-inceleme/) - ... Kitap; 1)olumluluk toplumu 2)teşhircilik toplumu 3)apaçıklık toplumu 4)porno toplumu 5)ivme toplumu 6)teklifsizlik toplumu 7)enformasyon toplumu 8)ifşa toplumu 9)kontrol toplumu olmak üzere 9 bölümden oluşmaktadır. Byung-chul han günümüz toplumunu, sosyal medyanın insanlar üzerindeki etkilerini, teşhirciliği ve beraberinde getirdiği pornografi algısı gibi birçok güncel ve sosyolojik meseleyi ele alıyor. "Şeffaflık Toplumu”nun önce ne demek olduğunu açıklayayım; ... Kitap; 1)olumluluk toplumu 2)teşhircilik toplumu 3)apaçıklık toplumu 4)porno toplumu 5)ivme toplumu 6)teklifsizlik toplumu 7)enformasyon toplumu 8)ifşa toplumu 9)kontrol toplumu olmak üzere 9 bölümden oluşmaktadır. Byung-chul han günümüz toplumunu, sosyal medyanın insanlar üzerindeki etkilerini, teşhirciliği ve beraberinde getirdiği pornografi algısı gibi birçok güncel ve sosyolojik meseleyi ele alıyor. "Şeffaflık Toplumu”nun önce ne demek olduğunu açıklayayım; - [Modern Dönemdeki Akılcı Yaklaşımlar ve Rivayetlerin Tespiti](https://www.ilimcephesi.com/modern-donemdeki-akilci-yaklasimlar-ve-rivayetlerin-tespiti/) - 2.4.2.2. Modern dönemde, aklın objektif kanaate varabilmesi için kutsaldan arınmasının gerekli olduğu kabulüyle hayatiyet kazanan rasyonalizm,[317] dinî metinlerin açıklanıp yorumlanmasının da aklilik ölçüsü çerçeve­sinde gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesine[318] sebebiyet vermiş ve aklın kendisinin kutsallaştırılarak kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır.[319] Hıristiyan Batı düşüncesinin bir parçası olarak tarih sahnesindeki yerini alan akılcı duruş,[320] siyasal-sosyal ve ekonomik alanda çıkış yolu arayan 2.4.2.2. Modern dönemde, aklın objektif kanaate varabilmesi için kutsaldan arınmasının gerekli olduğu kabulüyle hayatiyet kazanan rasyonalizm,[317] dinî metinlerin açıklanıp yorumlanmasının da aklilik ölçüsü çerçeve­sinde gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesine[318] sebebiyet vermiş ve aklın kendisinin kutsallaştırılarak kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır.[319] Hıristiyan Batı düşüncesinin bir parçası olarak tarih sahnesindeki yerini alan akılcı duruş,[320] siyasal-sosyal ve ekonomik alanda çıkış yolu arayan - [İlim Adamının Vasf-ı Lâzımı; Güven](https://www.ilimcephesi.com/ilim-adaminin-vasf-i-lazimi-guven/) - Aslını ararsanız güven sadece ilim adamının değil, insanım diyen herkesin ayrılmaz vasfı olmalıdır. Çünkü güvenin hâkim olmadığı toplumlar tedirgindir, huzursuzdur. Ne fikir planında ne de aksiyon sahasında bir çalışma içerisinde olamazlar. Bir toplumda iyi şeylerin temelini atmak istiyorsanız öncelikle orada güveni tesis etmelisiniz. Onun için Allah Resülü’nün (s.a.v)Medine’ye hicret ettiğinde kendisini karşılamaya gelen ashabına ilk Aslını ararsanız güven sadece ilim adamının değil, insanım diyen herkesin ayrılmaz vasfı olmalıdır. Çünkü güvenin hâkim olmadığı toplumlar tedirgindir, huzursuzdur. Ne fikir planında ne de aksiyon sahasında bir çalışma içerisinde olamazlar. Bir toplumda iyi şeylerin temelini atmak istiyorsanız öncelikle orada güveni tesis etmelisiniz. Onun için Allah Resülü’nün (s.a.v)Medine’ye hicret ettiğinde kendisini karşılamaya gelen ashabına ilk - [Çağımızda Bir Hastalık: Takipçileri Artırma Çabası](https://www.ilimcephesi.com/cagimizda-bir-hastalik-takipcileri-artirma-cabasi/) - Sosyal medya ve çeşitli yayın vasıtalarıyla insanlarla münasebet kuranların kimi sırf dikkat çekebilmek veya meşhur olabilmek amacıyla çıkıyorlar yola. İlmin, irfanın, maneviyatın, kabiliyetin, zekânın, sanatın ve hepsinden önemlisi vakarın ve oturaklılığın para etmediği toplumumuzda adının duyulabilmesi için de ne kadar süflî iş varsa teşebbüs etmek zorunda kalıyor. Yaşını başını almış hatta belki çoluk çocuk sahibi Sosyal medya ve çeşitli yayın vasıtalarıyla insanlarla münasebet kuranların kimi sırf dikkat çekebilmek veya meşhur olabilmek amacıyla çıkıyorlar yola. İlmin, irfanın, maneviyatın, kabiliyetin, zekânın, sanatın ve hepsinden önemlisi vakarın ve oturaklılığın para etmediği toplumumuzda adının duyulabilmesi için de ne kadar süflî iş varsa teşebbüs etmek zorunda kalıyor. Yaşını başını almış hatta belki çoluk çocuk sahibi - [Modern Bir Put: Hazcılık](https://www.ilimcephesi.com/modern-bir-put-hazcilik/) - Membaı itibarıyla kadim zamana dayanan “arz mı talebi, yoksa talep mi arzı doğurur” tartışmaları zamanımız açısından belirgin bir hal almış durumda. Zira kendisine sunulan her türlü imkânı “ihtiyaç” haline getiren tüketim çılgını bir topluma dönüştük. Öyle bir çılgınlık ki bu, ihtiyaç sandığımız birçok şeyin başkaları adına bir “hayal”den ibaret olması “gerçekten de ben buna muhtaç Membaı itibarıyla kadim zamana dayanan “arz mı talebi, yoksa talep mi arzı doğurur” tartışmaları zamanımız açısından belirgin bir hal almış durumda. Zira kendisine sunulan her türlü imkânı “ihtiyaç” haline getiren tüketim çılgını bir topluma dönüştük. Öyle bir çılgınlık ki bu, ihtiyaç sandığımız birçok şeyin başkaları adına bir “hayal”den ibaret olması “gerçekten de ben buna muhtaç - [Fikrin Çöp Hali](https://www.ilimcephesi.com/fikrin-cop-hali/) - İnsanların fikirlerini ifade etmeleri, uygulamada sıkıntılar yaşansa da teorik olarak her ülkede teminat altına alınmış bir hak olarak görülüyor. İşin bu kısmı güzel ve gerekli... Ancak insanların gerçek fikirlere sahip olmalarının önündeki engellerle ilgili koruyucu bir düzenleme yok. Bugün öyle görünüyor ki, gerçekten fikir sahibi olmak insanlık tarihi boyunca hiç olmadığı kadar zorlaşmış durumda. İlk İnsanların fikirlerini ifade etmeleri, uygulamada sıkıntılar yaşansa da teorik olarak her ülkede teminat altına alınmış bir hak olarak görülüyor. İşin bu kısmı güzel ve gerekli... Ancak insanların gerçek fikirlere sahip olmalarının önündeki engellerle ilgili koruyucu bir düzenleme yok. Bugün öyle görünüyor ki, gerçekten fikir sahibi olmak insanlık tarihi boyunca hiç olmadığı kadar zorlaşmış durumda. İlk - [Kenan Çağan - Postmodernizm ve Mahremiyetin Dönüşümü ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/kenan-cagan-postmodernizm-ve-mahremiyetin-donusumu-alintilar/) - Modernitenin tanımlayıcı iki önemli özelliğini rasyonalite ve sekülerleşme olarak tespit etmek mümkün. Her ikisinin de köklerini, Rönesans’ın keşfi ve mirası olan insan ve nesnel gerçeklik anlayışında bulabiliriz. Zira ikisi de modern toplumun inşası sürecinde yerlerini daha muhkem kıldılar. Aklın aydınlatıcı rehberliğinde metafiziğin bütün tahakkümcü yüklerinden kurtularak özgürleşmeyi umut eden insan, yine aklın rehberliğinde nesnel gerçekliği Modernitenin tanımlayıcı iki önemli özelliğini rasyonalite ve sekülerleşme olarak tespit etmek mümkün. Her ikisinin de köklerini, Rönesans’ın keşfi ve mirası olan insan ve nesnel gerçeklik anlayışında bulabiliriz. Zira ikisi de modern toplumun inşası sürecinde yerlerini daha muhkem kıldılar. Aklın aydınlatıcı rehberliğinde metafiziğin bütün tahakkümcü yüklerinden kurtularak özgürleşmeyi umut eden insan, yine aklın rehberliğinde nesnel gerçekliği - [Kilise İle Yola Çıkanların Geldikleri Nihai Nokta Mekke Müşriklerin Ufkudur](https://www.ilimcephesi.com/kilise-ile-yola-cikanlarin-geldikleri-nihai-nokta-mekke-musriklerin-ufkudur/) - * Hüküm: Hocam öncelikle tarihselciliğin ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını, Türkiye’ye nasıl geldiğini ve ortaya çıkmasına etki eden amilleri sorarak başlamak istiyoruz. Bu noktada neler söylersiniz? İhsan Şenocak: Bismillahirrahmanirrahim... Tarihselcilik Malum Şekliyle Kilisenin Kucağında Doğdu Mevcut haliyle Tarihselcilik kilise’ye aittir. Malum olduğu üzere Batı’da Hristiyanlara zulmeden,onları arenalarda aslanlara parçalatan bir Roma vardı. Roma, Hristiyanlığı benimsedikten * Hüküm: Hocam öncelikle tarihselciliğin ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını, Türkiye’ye nasıl geldiğini ve ortaya çıkmasına etki eden amilleri sorarak başlamak istiyoruz. Bu noktada neler söylersiniz? İhsan Şenocak: Bismillahirrahmanirrahim... Tarihselcilik Malum Şekliyle Kilisenin Kucağında Doğdu Mevcut haliyle Tarihselcilik kilise’ye aittir. Malum olduğu üzere Batı’da Hristiyanlara zulmeden,onları arenalarda aslanlara parçalatan bir Roma vardı. Roma, Hristiyanlığı benimsedikten - [Dijital Kültür ve Kötülüğün Yayılma Hızı, Sınırlar, Roller](https://www.ilimcephesi.com/dijital-kultur-ve-kotulugun-yayilma-hizi-sinirlar-roller/) - Yunus Nadir Eraslan Bilgisayarların hayatımıza girmesiyle birlikte sıklıkla kullandığımız dijital (sayısal) kavramı da handiyse hayatımızın her alanında kendi mantalitesini bize dayatan bir durum arz etmeye başladı. Hayatımızı kolaylaştırmak ya da tasarlayanın amaçladığı doğrultuda farklı bir anlam katmak adına insanın yaşam biçimini değiştirip dönüştüren bir araç hâline geldi. Araç diyorum, zira sayısal dediğimiz kavramın temelinde yazılıp Yunus Nadir Eraslan Bilgisayarların hayatımıza girmesiyle birlikte sıklıkla kullandığımız dijital (sayısal) kavramı da handiyse hayatımızın her alanında kendi mantalitesini bize dayatan bir durum arz etmeye başladı. Hayatımızı kolaylaştırmak ya da tasarlayanın amaçladığı doğrultuda farklı bir anlam katmak adına insanın yaşam biçimini değiştirip dönüştüren bir araç hâline geldi. Araç diyorum, zira sayısal dediğimiz kavramın temelinde yazılıp - [Nerede Bir Numen Görürseniz Öldürün](https://www.ilimcephesi.com/nerede-bir-numen-gorurseniz-oldurun/) - Zafer Baysal "insan varlığımızdan tuhaf tohumlar bıraksam günü geçmiş bir gazete, toprak bir çanak" İsmet Özel "Felsefi bir incelemenin rastlantısalı uzaklaştırmaktan başka amacı yok­tur." diyor Hegel. Yani bir anlamda incelemenin nesnesi olan şeyin neden­selliğine, nasıllığına, ilişkin bir yönelim incelemenin esasını oluşturmalıdır hazret için. Ki bu süreç âlimin (bilebilecek olan özne), maluma (bilinebile­cek olana nesne) ilişmiş Zafer Baysal "insan varlığımızdan tuhaf tohumlar bıraksam günü geçmiş bir gazete, toprak bir çanak" İsmet Özel "Felsefi bir incelemenin rastlantısalı uzaklaştırmaktan başka amacı yok­tur." diyor Hegel. Yani bir anlamda incelemenin nesnesi olan şeyin neden­selliğine, nasıllığına, ilişkin bir yönelim incelemenin esasını oluşturmalıdır hazret için. Ki bu süreç âlimin (bilebilecek olan özne), maluma (bilinebile­cek olana nesne) ilişmiş - [Tehlikeli Hediye](https://www.ilimcephesi.com/tehlikeli-hediye/) - Ali Ömer Akbulut TEHLİKELİ HEDİYE Peki, biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan? Kavafis Hakikatten söz etmeye başlanıldığı an ele geçmezliğiyle eli hep boş çıkaran, kendi "söz"ünü durmadan "söken" bir fikriyatla yüzleşilir. Bir belirsizlik ve bilinmezlik içindeyiz. Hakikat adına örülmek üzere örneği çıkarılan1 örgü sökülmeye başlanmıştır. Bu bir bengidönüş, biraz mesiyanik bir durumdur belki. Ali Ömer Akbulut TEHLİKELİ HEDİYE Peki, biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan? Kavafis Hakikatten söz etmeye başlanıldığı an ele geçmezliğiyle eli hep boş çıkaran, kendi "söz"ünü durmadan "söken" bir fikriyatla yüzleşilir. Bir belirsizlik ve bilinmezlik içindeyiz. Hakikat adına örülmek üzere örneği çıkarılan1 örgü sökülmeye başlanmıştır. Bu bir bengidönüş, biraz mesiyanik bir durumdur belki. - [Tekno Dünyada Kullanıcı Narsisizmi](https://www.ilimcephesi.com/tekno-dunyada-kullanici-narsisizmi/) - Semih Diri- Mitolojiye göre Narsis (Narkisos), çok güzel ve aşktan anlamaz bir delikanlıdır. Onu sevip de derinden perişan olan kızlar bu genci tanrılara şikâyet ederler. Tanrıların verdiği ceza sonucu Narsis bir gün derede kendi aksini görüp âşık olur. Kendisini seyrederken suya atlar ve boğulur. Başka bir efsaneye göre Narsis bir ırmak ile perinin Semih Diri- Mitolojiye göre Narsis (Narkisos), çok güzel ve aşktan anlamaz bir delikanlıdır. Onu sevip de derinden perişan olan kızlar bu genci tanrılara şikâyet ederler. Tanrıların verdiği ceza sonucu Narsis bir gün derede kendi aksini görüp âşık olur. Kendisini seyrederken suya atlar ve boğulur. Başka bir efsaneye göre Narsis bir ırmak ile perinin - [Dijital Yerliler, Dijital Göçmenler](https://www.ilimcephesi.com/dijital-yerliler-dijital-gocmenler/) - Salih Cenap Baydar 1999 yılında, yeni bir asrın eşiğinde, Matrix filmi vizyona girmiş ve gün­demimizi haylice meşgul etmişti. Kimine göre vurdulu kırdılı Hollywood filmlerinin etkileyici bir örneği, kimine göre subliminal gnostik/mesiyanik mesajlar içeren tehlikeli bir eser, kimine göre içinde tasavvufi mesajlar bulu­nabilecek ilginç bir sinema filmiydi Matrix. Üzerinde çok şey yazılıp çizildi ama Matrix'in Salih Cenap Baydar 1999 yılında, yeni bir asrın eşiğinde, Matrix filmi vizyona girmiş ve gün­demimizi haylice meşgul etmişti. Kimine göre vurdulu kırdılı Hollywood filmlerinin etkileyici bir örneği, kimine göre subliminal gnostik/mesiyanik mesajlar içeren tehlikeli bir eser, kimine göre içinde tasavvufi mesajlar bulu­nabilecek ilginç bir sinema filmiydi Matrix. Üzerinde çok şey yazılıp çizildi ama Matrix'in - [Teknolojik Determinizm ve Toplumsal Değişim](https://www.ilimcephesi.com/teknolojik-determinizm-ve-toplumsal-degisim/) - Turgay Yerlikaya[*] İfşa edilme korkusu fark edilme hazzı tarafından bastırılıyor. Zygmunt Bauman, Akışkan Gözetim Giriş Teknolojinin tarihsel değişmenin ana unsuru olduğuna yönelik tezlerin teknolojik determinizm savunusu olduğu bilinmektedir. Bu görüşe göre teknoloji sosyo-kültürel ve sosyo-politik alanda en önemli belirleyicidir. Tekniğin imkânlarından hareketle ve kapitalizmin teknikle işbirliği sonu­cunda ortaya çıkan bağlam, teknolojinin asli belirleyici olma pozisyonunu Turgay Yerlikaya[*] İfşa edilme korkusu fark edilme hazzı tarafından bastırılıyor. Zygmunt Bauman, Akışkan Gözetim Giriş Teknolojinin tarihsel değişmenin ana unsuru olduğuna yönelik tezlerin teknolojik determinizm savunusu olduğu bilinmektedir. Bu görüşe göre teknoloji sosyo-kültürel ve sosyo-politik alanda en önemli belirleyicidir. Tekniğin imkânlarından hareketle ve kapitalizmin teknikle işbirliği sonu­cunda ortaya çıkan bağlam, teknolojinin asli belirleyici olma pozisyonunu - [Resulullah (s.a.v)in Konuşma Tarzı](https://www.ilimcephesi.com/resulullah-s-a-vin-konusma-tarzi/) - Hz. Aişe radıyallahu anha şöyle dedi: "Ressulullah sallallahu aleyhi ve sellem, sözlerini sizin yaptığınız gibi çabuk çabuk, arka arkaya eklemezdi. Ağır ağır, her kelimenin anlaşılmasını sağlayacak şekilde konuşurdu; yanında bulunanlar onun söylediklerini ezberleyebilirlerdi." (Ebu Davud, Edeb 21, nr. 4839; Tirmizi, Menakıb 9, nr. 3639.) Hadisin Ravileri Hadisimizin sahabi ravisi mü'minlerin annesi Hz. Aişe de (v. Hz. Aişe radıyallahu anha şöyle dedi: "Ressulullah sallallahu aleyhi ve sellem, sözlerini sizin yaptığınız gibi çabuk çabuk, arka arkaya eklemezdi. Ağır ağır, her kelimenin anlaşılmasını sağlayacak şekilde konuşurdu; yanında bulunanlar onun söylediklerini ezberleyebilirlerdi." (Ebu Davud, Edeb 21, nr. 4839; Tirmizi, Menakıb 9, nr. 3639.) Hadisin Ravileri Hadisimizin sahabi ravisi mü'minlerin annesi Hz. Aişe de (v. - [Dua](https://www.ilimcephesi.com/dua-4/) - Mustafa Kutlu Dini, vatanı ve milleti için göğsünü, tanklara kurşunlara siper eden aziz şehitlerimizin ruhuna İnsan dua etmeye başlayınca kainat kaybolur. İşte bu dua gerçek duadır. Ötekileri de küçümsemeyelim. Her fert nasibi kadar yük taşır, her işin aslını Cenab-ı Hak bilir. İnsan duaya durunca her şey kaybolur dedik ya; bir tek O kalır. Ezeli ve Mustafa Kutlu Dini, vatanı ve milleti için göğsünü, tanklara kurşunlara siper eden aziz şehitlerimizin ruhuna İnsan dua etmeye başlayınca kainat kaybolur. İşte bu dua gerçek duadır. Ötekileri de küçümsemeyelim. Her fert nasibi kadar yük taşır, her işin aslını Cenab-ı Hak bilir. İnsan duaya durunca her şey kaybolur dedik ya; bir tek O kalır. Ezeli ve - [Ferdiyetçilik (Individualisme)](https://www.ilimcephesi.com/ferdiyetcilik-individualisme/) - Bizim “ferdiyetçilik”ten anladığımız şey, ferdiyetten üstün her nevi prensibin ret ve inkâr edilmesi, müteâkiben de medeniyetin her sâhada sâdece beşerî unsurlara ircâ edilmesidir. Rönesans devrinde “hümanizm” adıyla ifâde edilen de budur. Bu aynı zamanda profan görüş noktası dediğimiz şeydir. Neticede bu değişik isimler aym şeyi ifâde ederler. Bu profan zihniyet ise antitraditionnel (an’anedin karşıtı) zihniyetle Bizim “ferdiyetçilik”ten anladığımız şey, ferdiyetten üstün her nevi prensibin ret ve inkâr edilmesi, müteâkiben de medeniyetin her sâhada sâdece beşerî unsurlara ircâ edilmesidir. Rönesans devrinde “hümanizm” adıyla ifâde edilen de budur. Bu aynı zamanda profan görüş noktası dediğimiz şeydir. Neticede bu değişik isimler aym şeyi ifâde ederler. Bu profan zihniyet ise antitraditionnel (an’anedin karşıtı) zihniyetle - [Kalp ile Nefis](https://www.ilimcephesi.com/kalp-ile-nefis/) - Fikri sahih ü rayı pesendîde vü sevâb Nefsi alîm ü kalbi kavi kendü pehlevân Me'âlî Fikirce sağlam, görüşte doğru ve isabetli... Düşüncede bilge, kalbi kuvvetli, bedence pehlivan... FERÎDÜDDİN ATTÂR, "Sakın öfkene kapılma, seni yaralasalar da aldırma. Akıl, ilim ve yumuşak huylulukla kavga etme; kibir, kin ve öfkeyle barışma. İnsan, şeytanın sözünü dinle­mez; kendi koynunda yılan Fikri sahih ü rayı pesendîde vü sevâb Nefsi alîm ü kalbi kavi kendü pehlevân Me'âlî Fikirce sağlam, görüşte doğru ve isabetli... Düşüncede bilge, kalbi kuvvetli, bedence pehlivan... FERÎDÜDDİN ATTÂR, "Sakın öfkene kapılma, seni yaralasalar da aldırma. Akıl, ilim ve yumuşak huylulukla kavga etme; kibir, kin ve öfkeyle barışma. İnsan, şeytanın sözünü dinle­mez; kendi koynunda yılan - [Hududullah](https://www.ilimcephesi.com/hududullah/) - Mustafa Kutlu “Hududullah” Allah’ın kanunudur. Kur’ân-ı Kerim’in pek çok âyetinde bu konunun mahiyeti ile ilgili bilgi verilmektedir. Meselâ Talâk sûresinde şöyle buyruluyor: “Hakikat Allah her şey için bir ölçü takdir etmiştir”. Ra’d sûresinde bu hüküm tekrarlanıyor: “Her şey Allah katında bir miktar iledir.” Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde bu âyetler için şu açıklamayı yapıyor: “Cenab-ı Hak Mustafa Kutlu “Hududullah” Allah’ın kanunudur. Kur’ân-ı Kerim’in pek çok âyetinde bu konunun mahiyeti ile ilgili bilgi verilmektedir. Meselâ Talâk sûresinde şöyle buyruluyor: “Hakikat Allah her şey için bir ölçü takdir etmiştir”. Ra’d sûresinde bu hüküm tekrarlanıyor: “Her şey Allah katında bir miktar iledir.” Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde bu âyetler için şu açıklamayı yapıyor: “Cenab-ı Hak - [Cemil Meriç:İslam Dünyası İçin Kurtuluş İttihattadır](https://www.ilimcephesi.com/cemil-mericislam-dunyasi-icin-kurtulus-ittihattadir/) - Burhan Bozgeyik:Geride bıraktığımız Hicrî 14. Asrın değerlendirmesini; a') Bu asırda cereyan. eden dünya çapında tarihî hadiseler b) Kültür san’at yönünden c) İslâmiyet açısından yapar mısınız? Cemil Meriç:Sualiniz en az iki kitabın konusu, a) Tarih b) Tarih Felsefesi.. Ciddi bir cevap takdim etmeme ne bilgim ne de bir sohbetin bir dar çerçevesi müsait. Sadece hatıralarınızı tazeleyeceğim. Burhan Bozgeyik:Geride bıraktığımız Hicrî 14. Asrın değerlendirmesini; a') Bu asırda cereyan. eden dünya çapında tarihî hadiseler b) Kültür san’at yönünden c) İslâmiyet açısından yapar mısınız? Cemil Meriç:Sualiniz en az iki kitabın konusu, a) Tarih b) Tarih Felsefesi.. Ciddi bir cevap takdim etmeme ne bilgim ne de bir sohbetin bir dar çerçevesi müsait. Sadece hatıralarınızı tazeleyeceğim. - [Prof.Dr.Sabahaddin Zaim'le Mülakat](https://www.ilimcephesi.com/prof-dr-sabahaddin-zaimle-mulakat/) - .... B.Bozgeyik:Kapitalist ve sosyalist sistemlerin mahzurları üzerinde de durur musunuz?.. Sabahaddin Zaim:Kapitalist sistemin çürük tarafı; dengeyi kuramayışıdır. Üretim tüketim dengesini kuramamıştır. Üretemi arttırmış, fakat tüketimde dengeyi kuramamıştır. Sosyal adâleti sağlayamamıştır. Bunun için uğraşılıyor. Fakat sistemin yapısında hudutsız kâr prensibi ve faize dayalı bir sistemin gelişmesi birikimlere yol açıyor. Zaten kusurları, sistemin iki ucu birbiri hakkında .... B.Bozgeyik:Kapitalist ve sosyalist sistemlerin mahzurları üzerinde de durur musunuz?.. Sabahaddin Zaim:Kapitalist sistemin çürük tarafı; dengeyi kuramayışıdır. Üretim tüketim dengesini kuramamıştır. Üretemi arttırmış, fakat tüketimde dengeyi kuramamıştır. Sosyal adâleti sağlayamamıştır. Bunun için uğraşılıyor. Fakat sistemin yapısında hudutsız kâr prensibi ve faize dayalı bir sistemin gelişmesi birikimlere yol açıyor. Zaten kusurları, sistemin iki ucu birbiri hakkında - [Cumhuriyet Devrindeki Eğitim](https://www.ilimcephesi.com/cumhuriyet-devrindeki-egitim/) - TAHSİN 'BANGUOĞLU ANLATİYOR Bozgeyik -Cumhuriyet dönemindeki eğitimimizin bir değerlendirmesini yapar mısınız? “Banguoğlu: Eğitim, her milletin kültür şartlarına ve kültür varlıklarına göre düzenlenir. Bizde Cumhuriyet eğitiminin baş hatası şu olmuştur: Cumhuriyet, Laiklik diye bir prensip getirdi. Biz, laikliği yanlış anladık. Laik devlet olur, laik millet olmaz. Millet dindardır. Laik insan olmaz. Ama bu yanlış anlayış neticesinde TAHSİN 'BANGUOĞLU ANLATİYOR Bozgeyik -Cumhuriyet dönemindeki eğitimimizin bir değerlendirmesini yapar mısınız? “Banguoğlu: Eğitim, her milletin kültür şartlarına ve kültür varlıklarına göre düzenlenir. Bizde Cumhuriyet eğitiminin baş hatası şu olmuştur: Cumhuriyet, Laiklik diye bir prensip getirdi. Biz, laikliği yanlış anladık. Laik devlet olur, laik millet olmaz. Millet dindardır. Laik insan olmaz. Ama bu yanlış anlayış neticesinde - [Osmanlı Ailesi](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-ailesi/) - Burhan Bozgeyik: Husûsiyetleri ve zaman içerisinde kazandıkları yapı itibariyle Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi ailesinin değerlendirmesini yapar mısınız? Sâmiha Ayverdi Hanımefendi: Osmanlı devrinde her müessese bir kapalı sınıf karakteri taşıdığı gibi aile de aynı şartları hâizdi. Binaenaleyh kapalı sınıf demek; kendi bünyesi içinde ve bünyesinin hayat şartları ve bu bünyeyi besleyici unsurlardan gıda alarak harice örtülü olduğundan Burhan Bozgeyik: Husûsiyetleri ve zaman içerisinde kazandıkları yapı itibariyle Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi ailesinin değerlendirmesini yapar mısınız? Sâmiha Ayverdi Hanımefendi: Osmanlı devrinde her müessese bir kapalı sınıf karakteri taşıdığı gibi aile de aynı şartları hâizdi. Binaenaleyh kapalı sınıf demek; kendi bünyesi içinde ve bünyesinin hayat şartları ve bu bünyeyi besleyici unsurlardan gıda alarak harice örtülü olduğundan - [İngiliz Yahudi İttifakı ve A.B.D](https://www.ilimcephesi.com/ingiliz-yahudi-ittifaki-ve-a-b-d/) - 1950lerden sonra yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor. Ondokuzuncu yüzyılda gündeme gelen sermâyeci ideoloji, yânî İngilterede gerçekleşen bir felsefe sistemi olarak ortaya çıkan sermâyecilik ve buna dayalı yeni bir medeniyet Örneğini yaşıyoruz. 0 da Ingiliz-Yahudi diye adlandırdığım medeniyet. İngiliz ile Yahudinin izdivâcından A.B.D. ortaya çıkmıştır. Anne İngiltere ne zaman başı sıkışsa, yavrusu A.B.D.ni imdada çağırmıştır. 1950lerden sonra yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor. Ondokuzuncu yüzyılda gündeme gelen sermâyeci ideoloji, yânî İngilterede gerçekleşen bir felsefe sistemi olarak ortaya çıkan sermâyecilik ve buna dayalı yeni bir medeniyet Örneğini yaşıyoruz. 0 da Ingiliz-Yahudi diye adlandırdığım medeniyet. İngiliz ile Yahudinin izdivâcından A.B.D. ortaya çıkmıştır. Anne İngiltere ne zaman başı sıkışsa, yavrusu A.B.D.ni imdada çağırmıştır. - [Hayati İnanç ile Sohbet](https://www.ilimcephesi.com/hayati-inanc-ile-sohbet/) - "Mümin mümine gayret eder; mümin Allah’a gayret eder;Allah da mümin kuluna gayret eder. ” Bekir Develi:| Efendimiz aleyhisselam, “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim,” buyuruyor. Tamamlamak üzere dediğine göre hocam, demek ki bir asgari ahlak var. Hani Cenâb-ı Allah, “Ahsen-i takvim” * buyuruyor âyet-i kerîmede, demek ki bir ahlak mevcut, Efendimiz (s.a.v.) bu ahlakı tamamlamak "Mümin mümine gayret eder; mümin Allah’a gayret eder;Allah da mümin kuluna gayret eder. ” Bekir Develi:| Efendimiz aleyhisselam, “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim,” buyuruyor. Tamamlamak üzere dediğine göre hocam, demek ki bir asgari ahlak var. Hani Cenâb-ı Allah, “Ahsen-i takvim” * buyuruyor âyet-i kerîmede, demek ki bir ahlak mevcut, Efendimiz (s.a.v.) bu ahlakı tamamlamak - [Hayati İnanç ile Bir Sohbet](https://www.ilimcephesi.com/hayati-inanc-ile-bir-sohbet/) - “İnsanın; yaratılış gayesine uygun, dünyaya uğrama maksadına uygun o şeyi gecikmeden bulması icap ediyor.Ona harcanan mesai ne kadar olsa değer. ” Bekir Develi: Bismillahirrahmanirrahim. Allah’a hamd, Resül-i Ekrem’e (s.a.v.), âlîne ve ashabına salât ve selam olsun. Rabbim, bu kitabı oluşturma adına sarf ettiğimiz zamanın hakkını verenlerden eylesin bizi inşallah. Okuyan kardeşlerimizden, bu kitabı okurken sarf “İnsanın; yaratılış gayesine uygun, dünyaya uğrama maksadına uygun o şeyi gecikmeden bulması icap ediyor.Ona harcanan mesai ne kadar olsa değer. ” Bekir Develi: Bismillahirrahmanirrahim. Allah’a hamd, Resül-i Ekrem’e (s.a.v.), âlîne ve ashabına salât ve selam olsun. Rabbim, bu kitabı oluşturma adına sarf ettiğimiz zamanın hakkını verenlerden eylesin bizi inşallah. Okuyan kardeşlerimizden, bu kitabı okurken sarf - [Hayati İnanç&Bekir Develi - Fabrika Ayarı ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/hayati-inancbekir-develi-fabrika-ayari-alintilar/) - İnancımız şudur: Din bir hâl meselesidir. Onunla hâllenmeden, onu üzerimizde taşımadan dine hakiki anlamda bir mensubiyetten ya da kâmil manada bir sadakatten söz edemeyiz. Evet; dinin felsefesi var, ilmi var, teorisi var, düşüncesi var ama nihai gaye onun bir hâle, bir hayat tarzı ve pratiğine dönüşmesidir. Hayata dokunmayan, yön vermeyen bir din algısı eksiktir. Kitapların İnancımız şudur: Din bir hâl meselesidir. Onunla hâllenmeden, onu üzerimizde taşımadan dine hakiki anlamda bir mensubiyetten ya da kâmil manada bir sadakatten söz edemeyiz. Evet; dinin felsefesi var, ilmi var, teorisi var, düşüncesi var ama nihai gaye onun bir hâle, bir hayat tarzı ve pratiğine dönüşmesidir. Hayata dokunmayan, yön vermeyen bir din algısı eksiktir. Kitapların - [Derinlik sarhoşluğu](https://www.ilimcephesi.com/derinlik-sarhoslugu/) - “Dün yürüdüğün yoldan, bugün bir kez daha yürü” dedi adam, sesini bir bilge edasıyla bükerek, “bak o zaman yeni şeyler göreceksin”. Kaybolmayı göze alarak yürü. Çünkü dünya, sırlarını kaybolanlara açar. Dünyayı kaybetmeyi başaran, ruhunu bulur. Tam tersi de doğrudur hani, çokları dünyayı kazanacağım derken ruhlarını kaybeder! Rüya bizim içimizde değil, biz rüyanın içindeyiz. Bakar körüz “Dün yürüdüğün yoldan, bugün bir kez daha yürü” dedi adam, sesini bir bilge edasıyla bükerek, “bak o zaman yeni şeyler göreceksin”. Kaybolmayı göze alarak yürü. Çünkü dünya, sırlarını kaybolanlara açar. Dünyayı kaybetmeyi başaran, ruhunu bulur. Tam tersi de doğrudur hani, çokları dünyayı kazanacağım derken ruhlarını kaybeder! Rüya bizim içimizde değil, biz rüyanın içindeyiz. Bakar körüz - [Metin Tenkidi Meselesi](https://www.ilimcephesi.com/metin-tenkidi-meselesi/) - Soru 22: “Hadîs tarihinde metin tenkidi ihmal edilmiştir.” yargısı doğru mudur? Bu iddianın oryantalist bir dayatma olduğunu söylemeye gerek yok-tur. Burada meseleyi irdelemek gerekir. O zaman ihmal meselesi metin tenkidine yüklediğiniz anlama bağlıdır. Metin tenkidinden maksat illâ hadîslere uydurma etiketi vurnlak ise hali hazırdaki eserlerimize baktığımızda mevzû’ hadîs oranının sahîh olanlara göre oldukça az olduğu Soru 22: “Hadîs tarihinde metin tenkidi ihmal edilmiştir.” yargısı doğru mudur? Bu iddianın oryantalist bir dayatma olduğunu söylemeye gerek yok-tur. Burada meseleyi irdelemek gerekir. O zaman ihmal meselesi metin tenkidine yüklediğiniz anlama bağlıdır. Metin tenkidinden maksat illâ hadîslere uydurma etiketi vurnlak ise hali hazırdaki eserlerimize baktığımızda mevzû’ hadîs oranının sahîh olanlara göre oldukça az olduğu - [İslam'ın Kubbesi Ahlat](https://www.ilimcephesi.com/islamin-kubbesi-ahlat/) - Prof.Dr.Muharrem Kesik Ahlatşahlar 1100 ila 1208 yıllarında Ahlat ve civarında hüküm sürmüş bir Türk İslam beyliğidir. Beyliğin merkezi durumundaki Ahlat’ın isminin Urartulardan geldiği, onların bu şehre “Halads” dedikleri kabul edilir. Ermenilerce Şalent, Süryanîler tarafından Keloth olarak adlandırılan şehir, Arapça İslam kaynaklarında Hılât şeklinde kaydedilmiştir. Türklerin fethinden sonra şehre Ahlat denilmeye başlanmıştır. Van Gölü’nün kuzeybatısında yer Prof.Dr.Muharrem Kesik Ahlatşahlar 1100 ila 1208 yıllarında Ahlat ve civarında hüküm sürmüş bir Türk İslam beyliğidir. Beyliğin merkezi durumundaki Ahlat’ın isminin Urartulardan geldiği, onların bu şehre “Halads” dedikleri kabul edilir. Ermenilerce Şalent, Süryanîler tarafından Keloth olarak adlandırılan şehir, Arapça İslam kaynaklarında Hılât şeklinde kaydedilmiştir. Türklerin fethinden sonra şehre Ahlat denilmeye başlanmıştır. Van Gölü’nün kuzeybatısında yer - [Bazı Sahabeler Hakkında](https://www.ilimcephesi.com/bazi-sahabeler-hakkinda/) - Soru 58: Günümüzde özellikle hadîsler hakkında şüphe saçmanın bir yolu da Ebû Hureyre aleyhinde bir iftiradan geçiyor. Söz konusu bu iftiraları açıklar mısınız? Ebû Hureyre hakkında gerçekten pek çok iddia ve iftira hem geçmişte hem de günümüzde ortaya atılmıştır, atılmaktadır. Onları madde madde şöyle sıralayabiliriz: a. Adı,ve nesebinin belirsizliği: Ebû Hureyre’nin Müslüman olmadan önceki adı Soru 58: Günümüzde özellikle hadîsler hakkında şüphe saçmanın bir yolu da Ebû Hureyre aleyhinde bir iftiradan geçiyor. Söz konusu bu iftiraları açıklar mısınız? Ebû Hureyre hakkında gerçekten pek çok iddia ve iftira hem geçmişte hem de günümüzde ortaya atılmıştır, atılmaktadır. Onları madde madde şöyle sıralayabiliriz: a. Adı,ve nesebinin belirsizliği: Ebû Hureyre’nin Müslüman olmadan önceki adı - [Unamuno’da Trajiğin Anlamı](https://www.ilimcephesi.com/unamunoda-trajigin-anlami/) - * Miguel de Unamuno (18641936) modern Ispanyol düşünce ve edebiyatının önde gelen kişiliklerindendir. Uzun bir süre Salamanca Üniversitesi’nde Yunan ve Lâtin edebiyatları profesörlüğü yapan Unamuno; monarşik düzene ve başındaki diktatör Primo de Riviera’ya karşı yazdığı sert yazılardan dolayı yurtdışına sürgüne gönderildi. Romain Rolland ve Gabriel D’Anunzio başta olmak üzere pek çok aydının protestoları ve Fransa’nın * Miguel de Unamuno (18641936) modern Ispanyol düşünce ve edebiyatının önde gelen kişiliklerindendir. Uzun bir süre Salamanca Üniversitesi’nde Yunan ve Lâtin edebiyatları profesörlüğü yapan Unamuno; monarşik düzene ve başındaki diktatör Primo de Riviera’ya karşı yazdığı sert yazılardan dolayı yurtdışına sürgüne gönderildi. Romain Rolland ve Gabriel D’Anunzio başta olmak üzere pek çok aydının protestoları ve Fransa’nın - [Hadislere Akılcı Yaklaşım](https://www.ilimcephesi.com/hadislere-akilci-yaklasim/) - Mu'tezile’nin akılcı olduğu biliniyor. Günümüzde Ehl-i Sünnet olduğu gözüken insanlarda hadîslere akılcı yaklaşımın bariz bir şekilde ortaya çıktığı bir vakıadır. Hadîslere akılcı yaklaşma ve akabinde reddetmenin sebepleri nelerdir? Hadîslere akılcı yaklaşanlarda göze çarpan özellikler nelerdir? Hadîsleri böyle ele alanların temel yaklaşımları nelerdir? Hadîslere akılcı yaklaşmanın elbette farklı farklı sebepleri vardır. Hadîslere akılcı yaklaşanlarda dikkat çeken Mu'tezile’nin akılcı olduğu biliniyor. Günümüzde Ehl-i Sünnet olduğu gözüken insanlarda hadîslere akılcı yaklaşımın bariz bir şekilde ortaya çıktığı bir vakıadır. Hadîslere akılcı yaklaşma ve akabinde reddetmenin sebepleri nelerdir? Hadîslere akılcı yaklaşanlarda göze çarpan özellikler nelerdir? Hadîsleri böyle ele alanların temel yaklaşımları nelerdir? Hadîslere akılcı yaklaşmanın elbette farklı farklı sebepleri vardır. Hadîslere akılcı yaklaşanlarda dikkat çeken - [Sahabenin Adaletine Dair](https://www.ilimcephesi.com/sahabenin-adaletine-dair/) - Soru 42: Sahâbenin adaletine yönelik tenkidler isabetli midir? Ehl-i Sünnet’e göre sahâbenin hepsi adildir. Bunun delili Kur’ân ve sünnettir. Ayrıca belirtmek gerekir kİ, sahâbenin adil olması rivâyetlerinde hata yapmamaları anlamına gelmez. Onun için “Şayet sahâbe adilse meselâ Hz. Âişe neden Ebû Hureyre’yi tenkid etsin!” demenin bir anlamı yoktur. Sahâbenin adaletinden kasıt onların Allah Resûlü’ne yalan Soru 42: Sahâbenin adaletine yönelik tenkidler isabetli midir? Ehl-i Sünnet’e göre sahâbenin hepsi adildir. Bunun delili Kur’ân ve sünnettir. Ayrıca belirtmek gerekir kİ, sahâbenin adil olması rivâyetlerinde hata yapmamaları anlamına gelmez. Onun için “Şayet sahâbe adilse meselâ Hz. Âişe neden Ebû Hureyre’yi tenkid etsin!” demenin bir anlamı yoktur. Sahâbenin adaletinden kasıt onların Allah Resûlü’ne yalan - [Senden Sonrası](https://www.ilimcephesi.com/senden-sonrasi/) - “Bunca zaman ben bir yalanı mı yaşadım? Mutlu olduğumu zannederken aslında hiç mutlu değil miydim?” Bu soruyu bana yönelten kadın, travmatik bir ayrılığın acısıyla dünyanın yerle bir oluşunu anlatmıyor sadece, hepimizin içinde saklanan ve ancak büyük bir acıyla sorulmayı hak eden o büyük soruyu dillendiriyor. Tolstoy’un kahramanı, ölüm döşeğindeki İvan İlyiç gibi, hayat boyu hakikati “Bunca zaman ben bir yalanı mı yaşadım? Mutlu olduğumu zannederken aslında hiç mutlu değil miydim?” Bu soruyu bana yönelten kadın, travmatik bir ayrılığın acısıyla dünyanın yerle bir oluşunu anlatmıyor sadece, hepimizin içinde saklanan ve ancak büyük bir acıyla sorulmayı hak eden o büyük soruyu dillendiriyor. Tolstoy’un kahramanı, ölüm döşeğindeki İvan İlyiç gibi, hayat boyu hakikati - [İnşirah](https://www.ilimcephesi.com/insirah/) - “Hiç doğmamış olmayı dilerdim”. Bu cümle terapi odasının orta yerine mıhlanıyor, doktoru hareketsiz, hastayı geleceksiz bırakarak havada asılı kalıyor. Mazinin derin dehlizlerinden yolunu bulmuş bir uğultu, yaşayan her şeyi donduruyor. O, orada kaldığı sürece kımıldayacak bir boşluk bırakmıyor bize, nereye kıpraşsak orada bir heyula gibi yolumuzu kesiyor. Kimi insanlar hayat boyu bir yük taşıyorlar sırtlarında, “Hiç doğmamış olmayı dilerdim”. Bu cümle terapi odasının orta yerine mıhlanıyor, doktoru hareketsiz, hastayı geleceksiz bırakarak havada asılı kalıyor. Mazinin derin dehlizlerinden yolunu bulmuş bir uğultu, yaşayan her şeyi donduruyor. O, orada kaldığı sürece kımıldayacak bir boşluk bırakmıyor bize, nereye kıpraşsak orada bir heyula gibi yolumuzu kesiyor. Kimi insanlar hayat boyu bir yük taşıyorlar sırtlarında, - [Aşk ile 'Ben'i Seyretmek](https://www.ilimcephesi.com/ask-ile-beni-seyretmek-2/) - Kaz Dağları’nın eteklerindeki güzelim Yeşilyurt köyünün kahvesinde, beş öğretmen oturmuş şevkle TEOG sorularını tartışıyor. Ağızlarından bir şikayet cümlesi çıkmıyor, öğrencilerine daha iyi nasıl yardımcı olabilirlerdi, sorular nasıl olup da daha iyi düzenlenebilirdi, bütün dertleri bu. Türkiye’de işini seven ve bulunduğu yerden bir yakınma üretmeyen insanlarla karşılaştığımda seviniyorum. Bu bir güzellik. İnsanı mihver alan, insana su Kaz Dağları’nın eteklerindeki güzelim Yeşilyurt köyünün kahvesinde, beş öğretmen oturmuş şevkle TEOG sorularını tartışıyor. Ağızlarından bir şikayet cümlesi çıkmıyor, öğrencilerine daha iyi nasıl yardımcı olabilirlerdi, sorular nasıl olup da daha iyi düzenlenebilirdi, bütün dertleri bu. Türkiye’de işini seven ve bulunduğu yerden bir yakınma üretmeyen insanlarla karşılaştığımda seviniyorum. Bu bir güzellik. İnsanı mihver alan, insana su - [Ân-ı Dâim](https://www.ilimcephesi.com/an-i-daim/) - Âşinası olmadığınız bir otel odasında uykuya dalıyorsunuz. O kadar yorgunsunuz ki başınızı yastığa koyduğunuz anda derin bir uykunun kollarına bırakıyorsunuz kendinizi. Ama unuttuğunuz bir şey var, o odada sizden önce kalan misafir saatin uyandırma alarmını kurmuştu. Uykunuzun en sıcak yerinde canhıraş bir ses sizi dünyaya ve gerçekliğe çağırıyor şimdi. Panik içinde bir karanlığa uyanıyor ve Âşinası olmadığınız bir otel odasında uykuya dalıyorsunuz. O kadar yorgunsunuz ki başınızı yastığa koyduğunuz anda derin bir uykunun kollarına bırakıyorsunuz kendinizi. Ama unuttuğunuz bir şey var, o odada sizden önce kalan misafir saatin uyandırma alarmını kurmuştu. Uykunuzun en sıcak yerinde canhıraş bir ses sizi dünyaya ve gerçekliğe çağırıyor şimdi. Panik içinde bir karanlığa uyanıyor ve - [Sadakat](https://www.ilimcephesi.com/sadakat/) - “Kâinat ve felekler, aşk üzere, dostluk üzere halk edilmiştir… Her şey gönülde cereyan ediyor. İnsanları gönül döllüyor” demişti merhum Fethi Gemuhluoğlu. Merhametin olmazsa olmaz bileşenlerinden ikisi ahlak ve sadakat. Aşk olmadan merhamet olmaz. Dikkat etmeden merhamet de edemeyiz. Bir kesinti çağında yaşıyoruz, dikkatimizin kolayca çelinebilir olduğu bir zamanda. Sürekli, düşündüğümüz şeyden bambaşka bir şey düşünmeye “Kâinat ve felekler, aşk üzere, dostluk üzere halk edilmiştir… Her şey gönülde cereyan ediyor. İnsanları gönül döllüyor” demişti merhum Fethi Gemuhluoğlu. Merhametin olmazsa olmaz bileşenlerinden ikisi ahlak ve sadakat. Aşk olmadan merhamet olmaz. Dikkat etmeden merhamet de edemeyiz. Bir kesinti çağında yaşıyoruz, dikkatimizin kolayca çelinebilir olduğu bir zamanda. Sürekli, düşündüğümüz şeyden bambaşka bir şey düşünmeye - [‘Yaralarım aşktandır’](https://www.ilimcephesi.com/yaralarim-asktandir/) - ‘İki mahkum hücre duvarına tıklayarak birbiriyle haberleşir. Onları ayıran duvar, aynı zamanda haberleşme vasıtalarıdır. Her ayrılık, bir bağdır’ demiş Simone Weil, ne güzel söylemiş. Bizi ayırdığını düşündüğümüz her şey belki de birbirimize sesimizi duyurabilmemizin bir vasıtası. Eğer aynı zindanın mahkumları olduğumuzu fark edebildiysek. Cehennem kimsenin diğerini anlamadığı yerdir, hayır cehennem başkaları değil, başkasının hiç olmadığı ‘İki mahkum hücre duvarına tıklayarak birbiriyle haberleşir. Onları ayıran duvar, aynı zamanda haberleşme vasıtalarıdır. Her ayrılık, bir bağdır’ demiş Simone Weil, ne güzel söylemiş. Bizi ayırdığını düşündüğümüz her şey belki de birbirimize sesimizi duyurabilmemizin bir vasıtası. Eğer aynı zindanın mahkumları olduğumuzu fark edebildiysek. Cehennem kimsenin diğerini anlamadığı yerdir, hayır cehennem başkaları değil, başkasının hiç olmadığı - [Tasavvufî Bazı Meselelere Dair Açıklamalar](https://www.ilimcephesi.com/tasavvufi-bazi-meselelere-dair-aciklamalar/) - 1. Allah’ın Sıfatlarıyla Sıfatlanma Meselesi Yukarıda Allah’ın sıfatıyla sıfatlanma konusu geçti. Bazan bunu işiten ahmak kimse gerçek manada sıfatlanmayı zanneder. Oysa böyle bir şey mümkün değildir. Sadece ismen kullanılır. Bâri‘ olan Allah’ın kendisiyle vasıflandırıldığı manada değil, bilakis kulla alakalı hâdis (sonradan olma) bir manada kullanılır. Kastallânî’nin daha önceki ifadelerinde geçtiği gibi. Dolayısıyla rahîm (sıfatı) mutlak 1. Allah’ın Sıfatlarıyla Sıfatlanma Meselesi Yukarıda Allah’ın sıfatıyla sıfatlanma konusu geçti. Bazan bunu işiten ahmak kimse gerçek manada sıfatlanmayı zanneder. Oysa böyle bir şey mümkün değildir. Sadece ismen kullanılır. Bâri‘ olan Allah’ın kendisiyle vasıflandırıldığı manada değil, bilakis kulla alakalı hâdis (sonradan olma) bir manada kullanılır. Kastallânî’nin daha önceki ifadelerinde geçtiği gibi. Dolayısıyla rahîm (sıfatı) mutlak - [Nefsi Tanımaya Dair](https://www.ilimcephesi.com/nefsi-tanimaya-dair/) - el-Kavlü ’l-Eşbeh fî Hadîsi men Arefe Nefseh fe-kad Arefe Rabbeh İmam Suyuti (r.a) Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla! Allah’a hamdolsun. O her şeye kâfidir. Selâm O ’nun seçilmiş kulları üzerine olsun. Dillerde şöhret bulmuş olan ''Nefsini bilen Rabbini bilir'' hadisinin manası hakkında sorulan soruların sayısı oldukça arttı. Bu hadisten bazan sıhhatli olmayan birtakım manalar el-Kavlü ’l-Eşbeh fî Hadîsi men Arefe Nefseh fe-kad Arefe Rabbeh İmam Suyuti (r.a) Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla! Allah’a hamdolsun. O her şeye kâfidir. Selâm O ’nun seçilmiş kulları üzerine olsun. Dillerde şöhret bulmuş olan ''Nefsini bilen Rabbini bilir'' hadisinin manası hakkında sorulan soruların sayısı oldukça arttı. Bu hadisten bazan sıhhatli olmayan birtakım manalar - [Nebi'nin (s.a.v) İlm-i Batına Göre Hüküm Vermesi](https://www.ilimcephesi.com/nebinin-s-a-v-ilm-i-batina-gore-hukum-vermesi/) - Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah’a hamd, seçkin kulları üzerine selâm olsun. Resûlullah’ın (s.a.v); Musa’nın (a.s) Hızır’la (a.s) buluşmasını, Hızır’ın çocuğu öldürmesindeki hikmetini, Musa’nın (a.s) ona itirazını, Hızır’ın (a.s) Musa’ya, “Ey Musa! Ben, Allah ’ın ilminden bana öğrettiği bir ilim üzerindeyim ki senin onu bilmen mümkün değil. Sen de Allah ’ın ilminden sana öğrettiği Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah’a hamd, seçkin kulları üzerine selâm olsun. Resûlullah’ın (s.a.v); Musa’nın (a.s) Hızır’la (a.s) buluşmasını, Hızır’ın çocuğu öldürmesindeki hikmetini, Musa’nın (a.s) ona itirazını, Hızır’ın (a.s) Musa’ya, “Ey Musa! Ben, Allah ’ın ilminden bana öğrettiği bir ilim üzerindeyim ki senin onu bilmen mümkün değil. Sen de Allah ’ın ilminden sana öğrettiği - [Hadis-i Şerifler Büyük Ehemmiyetle Tedvin Edilmiştir](https://www.ilimcephesi.com/hadis-i-serifler-buyuk-ehemmiyetle-tedvin-edilmistir/) - Ashab-ı kiram radıyallahu Teâlâ anhum, devamlı bir sûrette evinin dışında Rasûl-u Muhterem sallallâhu aleyhi ve sellemi takib ederlerdi.. Evin içinde ise ezvâc-ı tâhirat O'nu takib ederlerdi. Sözlerini, fiillerini, hatta yürüyüşünü, ashabca görülen hal yaşantısını zabtedip nöbet ve takibde olanlar, döndükleri zaman ehillerine ve arkadaşlanna bildirirlerdi. Bu sûretle devreden çıkanlar, devreye girenlerden öğrenirlerdi. Ve bu sûretle Ashab-ı kiram radıyallahu Teâlâ anhum, devamlı bir sûrette evinin dışında Rasûl-u Muhterem sallallâhu aleyhi ve sellemi takib ederlerdi.. Evin içinde ise ezvâc-ı tâhirat O'nu takib ederlerdi. Sözlerini, fiillerini, hatta yürüyüşünü, ashabca görülen hal yaşantısını zabtedip nöbet ve takibde olanlar, döndükleri zaman ehillerine ve arkadaşlanna bildirirlerdi. Bu sûretle devreden çıkanlar, devreye girenlerden öğrenirlerdi. Ve bu sûretle - [Gözyaşları](https://www.ilimcephesi.com/gozyaslari/) - Gözyaşları günahlarımızı yıkadı. Gözyaşları yedi kat gökler gibi gözlerimizin önüne gerilen vehimleri yıkayarak eritti. Hayal olan eşyanın arkasındaki hakikat gözüktü; yaşlı gözlerle Levh-i Mahfuz okundu. Bekâya ermek için geçilen yolu iyi biliyor musun? Bedenin sırtında geçirilen bu dünya ömrü çorak, kuru, Ölü bir âlemindir. Kupkuru bir gölgeye sığınarak buradaki yaşayış, duygusuzluk devridir. Arık hem de Gözyaşları günahlarımızı yıkadı. Gözyaşları yedi kat gökler gibi gözlerimizin önüne gerilen vehimleri yıkayarak eritti. Hayal olan eşyanın arkasındaki hakikat gözüktü; yaşlı gözlerle Levh-i Mahfuz okundu. Bekâya ermek için geçilen yolu iyi biliyor musun? Bedenin sırtında geçirilen bu dünya ömrü çorak, kuru, Ölü bir âlemindir. Kupkuru bir gölgeye sığınarak buradaki yaşayış, duygusuzluk devridir. Arık hem de - [İfk Hadisesi: Risalet Evini Sarsan Algı Operasyonu](https://www.ilimcephesi.com/ifk-hadisesi-risalet-evini-sarsan-algi-operasyonu/) - İfk Hadisesi olarak bilinen olay İslâm tarihinin en önemli olaylarından biridir. Ahzap savaşından sonra gerçekleşen bu ha­dise, Medine’de Peygamber Efendimizin kurduğu sisteme karşı girişilmiş, ilk ciddi psikolojik savaştır. Günümüzün tabiriyle “hard savaş/sert güçle başarıya ulaşamayan İslâm düşmanları, psikolojik savaş stratejileriyle hedeflerine ulaşmayı amaçlamışlardı. Organizeli gerçekleştiren bu algı yönetimi operasyonu, gerçekleştiği dönemde Medine İslâm Devleti’ni sarsacak İfk Hadisesi olarak bilinen olay İslâm tarihinin en önemli olaylarından biridir. Ahzap savaşından sonra gerçekleşen bu ha­dise, Medine’de Peygamber Efendimizin kurduğu sisteme karşı girişilmiş, ilk ciddi psikolojik savaştır. Günümüzün tabiriyle “hard savaş/sert güçle başarıya ulaşamayan İslâm düşmanları, psikolojik savaş stratejileriyle hedeflerine ulaşmayı amaçlamışlardı. Organizeli gerçekleştiren bu algı yönetimi operasyonu, gerçekleştiği dönemde Medine İslâm Devleti’ni sarsacak - [Kandırılmaya Yatkın Kişilik ve Aldatılmanın Psikolojisi](https://www.ilimcephesi.com/kandirilmaya-yatkin-kisilik-ve-aldatilmanin-psikolojisi/) - İnsanoğlunun doğasında kandırılmaya yatkınlık vardır. Biz kan­maya ve aldatılmaya açık bir şekilde doğuyoruz. Ama bazılarımız, diğer bazılarımıza göre algı yönetmenleri ve manipülatörlerin daha mı kolay kurbanı oluyor? Kandırılmaya yatkın bir kişilik var mıdır? Diğer bir ifadeyle bazı kişiler (ya da toplumlar) diğer bazılarına göre algı yönetimi ve manipülasyona daha mı açık ve savunmasızdırlar. Araştırmalar bazı İnsanoğlunun doğasında kandırılmaya yatkınlık vardır. Biz kan­maya ve aldatılmaya açık bir şekilde doğuyoruz. Ama bazılarımız, diğer bazılarımıza göre algı yönetmenleri ve manipülatörlerin daha mı kolay kurbanı oluyor? Kandırılmaya yatkın bir kişilik var mıdır? Diğer bir ifadeyle bazı kişiler (ya da toplumlar) diğer bazılarına göre algı yönetimi ve manipülasyona daha mı açık ve savunmasızdırlar. Araştırmalar bazı - [Fahreddin Râzî’den Yüzün Tarihini Okumak Ya da Yüz ve Beden Ruhun Kıyafeti midir?](https://www.ilimcephesi.com/fahreddin-raziden-yuzun-tarihini-okumak-ya-da-yuz-ve-beden-ruhun-kiyafeti-midir/) - A – Firaset İlmine Giriş Sözlükte anlama, kavrama, keşfetme, sezme ve ileriyi görme gibi anlamlara gelen firaset kelimesi, en geniş anlamıyla “akıl ve duyu organlarıyla bilinemeyen, ancak sezgi gücü ile ulaşılan bütün bilgi alanlarını” kapsar. Diğer bir ifade ile söylemek gerekirse, “firaset, görünen alametlerle görünmeyen ahlâk ve karakteri ortaya çıkarmaktır. Sözlükte anlama, kavrama, keşfetme, sezme A – Firaset İlmine Giriş Sözlükte anlama, kavrama, keşfetme, sezme ve ileriyi görme gibi anlamlara gelen firaset kelimesi, en geniş anlamıyla “akıl ve duyu organlarıyla bilinemeyen, ancak sezgi gücü ile ulaşılan bütün bilgi alanlarını” kapsar. Diğer bir ifade ile söylemek gerekirse, “firaset, görünen alametlerle görünmeyen ahlâk ve karakteri ortaya çıkarmaktır. Sözlükte anlama, kavrama, keşfetme, sezme - [Tanrı Neden Yalvarmamızı İstiyor?](https://www.ilimcephesi.com/tanri-neden-yalvarmamizi-istiyor/) - ... En baştaki vahim soruya dönelim. Tanrı neden ısrarla kullarından yalvarmasını istiyor? Bu soruya Batı düşüncesindeki aydınlanmacı kafanın cevabı ukalaca olmuştur. Buna göre tanrı egoisttir ve kullarının ezikliğinden zevk almaktadır. Batı edebiyatının en önemli ve en büyük yapay destanı sayılan Paradise Lost (Yitik Cennet)’i yazan John Milton’un tanrı kavramı durumu özetler gibidir: “Milton’un Tanrısı, yüce ... En baştaki vahim soruya dönelim. Tanrı neden ısrarla kullarından yalvarmasını istiyor? Bu soruya Batı düşüncesindeki aydınlanmacı kafanın cevabı ukalaca olmuştur. Buna göre tanrı egoisttir ve kullarının ezikliğinden zevk almaktadır. Batı edebiyatının en önemli ve en büyük yapay destanı sayılan Paradise Lost (Yitik Cennet)’i yazan John Milton’un tanrı kavramı durumu özetler gibidir: “Milton’un Tanrısı, yüce - [Kalplerin Makamları](https://www.ilimcephesi.com/kalplerin-makamlari/) - Ebu Hüseyin Nuri(ö.908) (Makâmâtü'l-kulûb) Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla, Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a aittir. Onun sela­mı seçilmiş kullarının üzerine, salâtı ise Efendi­miz Muhammed’e ve bütün ailesine olsun. Allah kendisine rahmetiyle muamele etsin Mu­hakkik Şeyh Ebû Hüseyin Nûrî şöyle demiştir: Kalplerin makamları dörttür. Zira Allah (cc) kalbi dört isimle anmıştır: sadr, kalp, fuâd, lübb. Sadr, Allah’ın Ebu Hüseyin Nuri(ö.908) (Makâmâtü'l-kulûb) Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla, Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a aittir. Onun sela­mı seçilmiş kullarının üzerine, salâtı ise Efendi­miz Muhammed’e ve bütün ailesine olsun. Allah kendisine rahmetiyle muamele etsin Mu­hakkik Şeyh Ebû Hüseyin Nûrî şöyle demiştir: Kalplerin makamları dörttür. Zira Allah (cc) kalbi dört isimle anmıştır: sadr, kalp, fuâd, lübb. Sadr, Allah’ın - [Ariflerin Lügatçesi](https://www.ilimcephesi.com/ariflerin-lugatcesi/) - Ebu Said Harraz(ö.899) (Kitâbü ’l-hakâik) Ebû Saîd (rh) şöyle demiştir: Kalpleri minnet bahçelerine dönüştürülmüş, kerem ağaçlarının gölgesinde hoşça vakit geçiren, nimet semere­leri arasında cemâl ile nimetlendirilmiş kişinin övgüsüyle Allah’a hamd olsun. O’nun dostları (evliya), nimetinin serbest bırakılmayan tut­sakları, seçkin kulları (asfiya) cömertliğinin ay­rılmaz rehinleri, sevdikleri (ehibbâ) ise kudreti tahtında nimetlerden azat olmayan köleleridir. Kulluk edenler Ebu Said Harraz(ö.899) (Kitâbü ’l-hakâik) Ebû Saîd (rh) şöyle demiştir: Kalpleri minnet bahçelerine dönüştürülmüş, kerem ağaçlarının gölgesinde hoşça vakit geçiren, nimet semere­leri arasında cemâl ile nimetlendirilmiş kişinin övgüsüyle Allah’a hamd olsun. O’nun dostları (evliya), nimetinin serbest bırakılmayan tut­sakları, seçkin kulları (asfiya) cömertliğinin ay­rılmaz rehinleri, sevdikleri (ehibbâ) ise kudreti tahtında nimetlerden azat olmayan köleleridir. Kulluk edenler - [Maddî Bir Medeniyet](https://www.ilimcephesi.com/maddi-bir-medeniyet-2/) - Şimdiye kadar söylediklerimizden anlaşılır ki, doğulular batı medeniyetinin maddî bir medeniyet olduğunu söylerken yanılmamışlardır. Materyalizm kelimesi ancak XVIII. asırda ortaya çıkmıştır. Berkeley bu kelimeyi îcat etmiş, bununla maddenin gerçek varlığını kabul eden felsefî teorileri kasdetmiştir. Bir müddet sonra bu kelime daha dar bir mânâ kazanmış ve bugüne kadar devam etmiştir. Bu anlayışa göre kâinatta maddeden Şimdiye kadar söylediklerimizden anlaşılır ki, doğulular batı medeniyetinin maddî bir medeniyet olduğunu söylerken yanılmamışlardır. Materyalizm kelimesi ancak XVIII. asırda ortaya çıkmıştır. Berkeley bu kelimeyi îcat etmiş, bununla maddenin gerçek varlığını kabul eden felsefî teorileri kasdetmiştir. Bir müddet sonra bu kelime daha dar bir mânâ kazanmış ve bugüne kadar devam etmiştir. Bu anlayışa göre kâinatta maddeden - [“Osmanlı Sömürmediği İçin Yıkıldı”*](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-somurmedigi-icin-yikildi/) - Prof. Dr. Aykut Kazancıgil İlk sorum Osmanlı’ya nasıl bakmalı olacak? Öncelikle Osmanlı İmparatorluğu’nun tasvirini yapmak lazım. Osmanlı Devleti yapısal olarak, Selçuklu ve beylikler düzeninin bir sonucudur. Cumhuriyet’i yapan neslin alt tarafı Osmanlılar üst tarafı Cumhuriyet dönemi değildir. Osmanlı döneminde doğmuş Türklerdir ve bunlar Cumhuriyet döneminde yaşamışlardır. Bir nesil önceye kadar Osmanlılar Türkiye’nin ekseriyetini oluşturuyordu. Prof. Dr. Aykut Kazancıgil İlk sorum Osmanlı’ya nasıl bakmalı olacak? Öncelikle Osmanlı İmparatorluğu’nun tasvirini yapmak lazım. Osmanlı Devleti yapısal olarak, Selçuklu ve beylikler düzeninin bir sonucudur. Cumhuriyet’i yapan neslin alt tarafı Osmanlılar üst tarafı Cumhuriyet dönemi değildir. Osmanlı döneminde doğmuş Türklerdir ve bunlar Cumhuriyet döneminde yaşamışlardır. Bir nesil önceye kadar Osmanlılar Türkiye’nin ekseriyetini oluşturuyordu. - [Bugünü Söğüt’e ya da Söğüt’ü Amerika’ya, Avrupa’ya Taşımanın Âlemi Yok](https://www.ilimcephesi.com/bugunu-sogute-ya-da-sogutu-amerikaya-avrupaya-tasimanin-alemi-yok/) - “Sanki Osmanlı ‘kuruluş’ bir ‘bağımsızlık’ ilanıyla veya yoktan var olmuş, Köprülü’nün ifadesiyle, “okyanus ortasında bir adada gerçekleşmiş” gibi... Önce tarihin akışı içinde böyle bir sıfır noktası icat etmek, ardından ona bir tarih yazmak tuhaf bir boşluk doğuruyor, sonra o boşluktan yığınlarca varsayım ortaya çıkıyor… Tarihçilerin kafalarını biraz Söğüt’ün dışına çıkarmaları, Osmanlı çalışmalarına bir disiplin kazandırmaları, “Sanki Osmanlı ‘kuruluş’ bir ‘bağımsızlık’ ilanıyla veya yoktan var olmuş, Köprülü’nün ifadesiyle, “okyanus ortasında bir adada gerçekleşmiş” gibi... Önce tarihin akışı içinde böyle bir sıfır noktası icat etmek, ardından ona bir tarih yazmak tuhaf bir boşluk doğuruyor, sonra o boşluktan yığınlarca varsayım ortaya çıkıyor… Tarihçilerin kafalarını biraz Söğüt’ün dışına çıkarmaları, Osmanlı çalışmalarına bir disiplin kazandırmaları, - [“Osmanlılar Kayı’dandır ve Kurucusu Osman Gazi’dir”](https://www.ilimcephesi.com/osmanlilar-kayidandir-ve-kurucusu-osman-gazidir/) - Osmanlı Devleti’nin kuruluşuyla ilgili kaynak eser ve arşiv kaydının yok denecek kadar az olması tartışmaları da beraberinde getiriyor. Biz de kuruluş yılından kurucunun ismine, Kayı boyundan Osman Gazi’nin okuma-yazma bilip bilmediğine, en merak edilen hususları konunun uzmanı Prof. Dr. Feridun Emecen’e sorduk. Konuşan:Sames Tınas Osman Gazi’nin ismi hakkında “Otman, Ataman” gibi yakıştırmalar yapılıyor. Bu konu Osmanlı Devleti’nin kuruluşuyla ilgili kaynak eser ve arşiv kaydının yok denecek kadar az olması tartışmaları da beraberinde getiriyor. Biz de kuruluş yılından kurucunun ismine, Kayı boyundan Osman Gazi’nin okuma-yazma bilip bilmediğine, en merak edilen hususları konunun uzmanı Prof. Dr. Feridun Emecen’e sorduk. Konuşan:Sames Tınas Osman Gazi’nin ismi hakkında “Otman, Ataman” gibi yakıştırmalar yapılıyor. Bu konu - [İslamcıların Siyasi Görüşleri Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/islamcilarin-siyasi-gorusleri-uzerine/) - Türkiye’de modernleşme dönemi fikir ve siyaset akımlarından biri olan İslâmcılık hareketini en etraflı ve derinlikli şekilde çalışan isim şüphesiz Prof. Dr. İsmail Kara’dır. İlk cildi 1994 yılında çıkan İslâmcıların Siyasi Görüşleri adlı kitabının 2. cildi “Hürriyet Müsavat Uhuvvet” altbaşlığıyla Dergâh Yayınları’ndan neşredildi. Kendisiyle yeni eserini konuştuk… Konuşan:Derin Tarih İslâmcıların Siyasi Görüşleri adlı kitabınızın ilk cildi Türkiye’de modernleşme dönemi fikir ve siyaset akımlarından biri olan İslâmcılık hareketini en etraflı ve derinlikli şekilde çalışan isim şüphesiz Prof. Dr. İsmail Kara’dır. İlk cildi 1994 yılında çıkan İslâmcıların Siyasi Görüşleri adlı kitabının 2. cildi “Hürriyet Müsavat Uhuvvet” altbaşlığıyla Dergâh Yayınları’ndan neşredildi. Kendisiyle yeni eserini konuştuk… Konuşan:Derin Tarih İslâmcıların Siyasi Görüşleri adlı kitabınızın ilk cildi - [Tefekkürün İzinde](https://www.ilimcephesi.com/tefekkurun-izinde/) - Düşünme, zihin yorma, derin düşünme, işin şuuruna varma” gibi anlamlara gelen tefekkür, insana özgü bir fiildir. Onun sayesinde insan, diğer canlı ve cansızlardan ayrılmak­tadır. Düşünmek ve konuşmak, ‘en şerefli’ olma vesileleridir. Tefekkürün doğurttuğu özgün ve özgür düşünce fikirdir. Fikrin içinde düşünce, anlayış ve zihin bulunmaktadır. Doğru ve derin düşünen mütefekkir, zihniyet inşa eden âlim, âkil Düşünme, zihin yorma, derin düşünme, işin şuuruna varma” gibi anlamlara gelen tefekkür, insana özgü bir fiildir. Onun sayesinde insan, diğer canlı ve cansızlardan ayrılmak­tadır. Düşünmek ve konuşmak, ‘en şerefli’ olma vesileleridir. Tefekkürün doğurttuğu özgün ve özgür düşünce fikirdir. Fikrin içinde düşünce, anlayış ve zihin bulunmaktadır. Doğru ve derin düşünen mütefekkir, zihniyet inşa eden âlim, âkil - [Ilmin/Bilginin Yol işaretleri](https://www.ilimcephesi.com/ilmin-bilginin-yol-isaretleri/) - İlim, bilgiyi elde etmek üzere çıkılan uzun ve meşakkatli bir yolculuktur. Aşkla başlayan bu yolculuk, zihin ve kalbin bes- lendiği büyük manevî zevki vermektedir. Bilgiye; sabır, sebat, istikrar ve sevgiyle ulaşılır. Bunlardan biri eksik olursa, ilmin amaçları ve gayeleri yerine gelmemiş de­mektir. Bu kapsamda ömrünü ilme adamış olan bilge âlim Fuat Sezgin’in ilim taliplilerine tavsiyeleri İlim, bilgiyi elde etmek üzere çıkılan uzun ve meşakkatli bir yolculuktur. Aşkla başlayan bu yolculuk, zihin ve kalbin bes- lendiği büyük manevî zevki vermektedir. Bilgiye; sabır, sebat, istikrar ve sevgiyle ulaşılır. Bunlardan biri eksik olursa, ilmin amaçları ve gayeleri yerine gelmemiş de­mektir. Bu kapsamda ömrünü ilme adamış olan bilge âlim Fuat Sezgin’in ilim taliplilerine tavsiyeleri - [Gönül Terazisi](https://www.ilimcephesi.com/gonul-terazisi/) - İçinin huzurlu ve sıkıntıdan uzak kalması, gönül açmakla olur. O zaman mutluluk verici şeyler iç sıkıntıları giderir, ruhu ve bedeni ferahlatır; beşeri, gönül inşam yapar. Şer olaylar, hoş­görü sahibinin rızasıyla hayra çevrilir. Alçak gönüllü tevazu sahiplerine gelince, onlar bütün in­sanların gönüllerini hoş tutmaya bakarlar. Kendilerini üstünlük ve gururun iticiliğinden korurlar. Güzel söyler ve güzel dav­ranırlar, İçinin huzurlu ve sıkıntıdan uzak kalması, gönül açmakla olur. O zaman mutluluk verici şeyler iç sıkıntıları giderir, ruhu ve bedeni ferahlatır; beşeri, gönül inşam yapar. Şer olaylar, hoş­görü sahibinin rızasıyla hayra çevrilir. Alçak gönüllü tevazu sahiplerine gelince, onlar bütün in­sanların gönüllerini hoş tutmaya bakarlar. Kendilerini üstünlük ve gururun iticiliğinden korurlar. Güzel söyler ve güzel dav­ranırlar, - [Gece ve Yalnızlıkla Konuşmalar](https://www.ilimcephesi.com/gece-ve-yalnizlikla-konusmalar/) - Akşam, yine de gündüzden parçalar taşır. Görüşmeler, konuşmalar, yüzler, kelimeler geceye karışık olarak gelir. Onun için, akşam, bir şok değildir. Yavaş yavaş İnen bir gündüz perdesidir. Fakat vakit ilerleyip gündüzün izleri çekilince, kristal bir cam kesmesinin, gece­nin içine düşersiniz. Ve sessiz bir kuzgun gibi kanatlarıyla sizi örten gece der ki: —Gecenin değerini bil, insanoğlu! Namazda Akşam, yine de gündüzden parçalar taşır. Görüşmeler, konuşmalar, yüzler, kelimeler geceye karışık olarak gelir. Onun için, akşam, bir şok değildir. Yavaş yavaş İnen bir gündüz perdesidir. Fakat vakit ilerleyip gündüzün izleri çekilince, kristal bir cam kesmesinin, gece­nin içine düşersiniz. Ve sessiz bir kuzgun gibi kanatlarıyla sizi örten gece der ki: —Gecenin değerini bil, insanoğlu! Namazda - [Kader Hakkında Bir Mesele](https://www.ilimcephesi.com/kader-hakkinda-bir-mesele/) - Önemli bir mes’ele birçok insan tarafından şöyle sorulmaktadır: - Cenâb-ı Hak ezelde ilim ve iradesiyle her şeyi tesbit ve takdir ettiğine göre, bir insanın hakkında şer işlemeyi takdir etmişse, o kimse nasıl hayır işleyebilir ve bu durumda nasıl mesul tutulabilir? Evet, Âlim-i Mutlak olan Allah-u Azimüşşân, olmuş ve olacak herşeyi, ihtiyarî ve ıztırarî bütün fiilleri Önemli bir mes’ele birçok insan tarafından şöyle sorulmaktadır: - Cenâb-ı Hak ezelde ilim ve iradesiyle her şeyi tesbit ve takdir ettiğine göre, bir insanın hakkında şer işlemeyi takdir etmişse, o kimse nasıl hayır işleyebilir ve bu durumda nasıl mesul tutulabilir? Evet, Âlim-i Mutlak olan Allah-u Azimüşşân, olmuş ve olacak herşeyi, ihtiyarî ve ıztırarî bütün fiilleri - [Mahmut Erol Kılıç - Hayatın Satır Araları ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/mahmut-erol-kilic-hayatin-satir-aralari-alintilar/) - Daha çok maddilikle kurulmuş modern insan kalbinden sürgün insandır; kalp gözü olmayan... Madde ile mana arasında makası açan modernizm, insanı tek kanatlı bir varlık kılmış. Modern insan şimdi daha çok robotik biridir; Vicdanın, müteal duyguların kendisine oturmadığı bir makina. .. Tabiata daha çok hükmetmeye kilitlenen; çıkarı, başarıyı tek hedef bilen; Ölüm dahi olsa hedefe giden Daha çok maddilikle kurulmuş modern insan kalbinden sürgün insandır; kalp gözü olmayan... Madde ile mana arasında makası açan modernizm, insanı tek kanatlı bir varlık kılmış. Modern insan şimdi daha çok robotik biridir; Vicdanın, müteal duyguların kendisine oturmadığı bir makina. .. Tabiata daha çok hükmetmeye kilitlenen; çıkarı, başarıyı tek hedef bilen; Ölüm dahi olsa hedefe giden - [Turan Koç - Zamanın Gözleri ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/turan-koc-zamanin-gozleri-alintilar/) - 'İslam sanatı" dediğiniz külliyat ya da başarılar bütününü, bir başka açıdan, nihaî anlamda Kur’an’a dayanan âlem, insan ve hayat telakkisinin belli bir dehanın kavrayışından süzülmüş ifadesi olarak da yorumlayabiliriz. Yani ”sanat” dediğimiz olay/eser, bir yerde İslam imanının artistik dildeki ifadesidir. Bu sanatta gayb ile şehâdet âlemi, tenzih ile teşbih, bir yolunu bulup, birlikte mükemmel bir 'İslam sanatı" dediğiniz külliyat ya da başarılar bütününü, bir başka açıdan, nihaî anlamda Kur’an’a dayanan âlem, insan ve hayat telakkisinin belli bir dehanın kavrayışından süzülmüş ifadesi olarak da yorumlayabiliriz. Yani ”sanat” dediğimiz olay/eser, bir yerde İslam imanının artistik dildeki ifadesidir. Bu sanatta gayb ile şehâdet âlemi, tenzih ile teşbih, bir yolunu bulup, birlikte mükemmel bir - [Dostluğun Metafiziği](https://www.ilimcephesi.com/dostlugun-metafizigi/) - Hem kavram hem de hâl olarak arıza geçiren bir şeydir dost­luk. .. Modern zamanların tasallutuna uğrayan... Şüphesiz dilde durmaya devam ediyor, ama içerik ve hâl olarak gelenekteki karşılığından çok uzak. Bir kavramın içeriğini boşaltmak, ona başka türlü anlamlar vermek, onu öldürmek anlamına gelir. Dolayısıyla dostluğu la- yıkıyla tanımlamak gerekiyor. Öyle, çünkü toplum denen şey ancak Hem kavram hem de hâl olarak arıza geçiren bir şeydir dost­luk. .. Modern zamanların tasallutuna uğrayan... Şüphesiz dilde durmaya devam ediyor, ama içerik ve hâl olarak gelenekteki karşılığından çok uzak. Bir kavramın içeriğini boşaltmak, ona başka türlü anlamlar vermek, onu öldürmek anlamına gelir. Dolayısıyla dostluğu la- yıkıyla tanımlamak gerekiyor. Öyle, çünkü toplum denen şey ancak - [Anlam Katmanları](https://www.ilimcephesi.com/anlam-katmanlari/) - Varlık tek katmanlı değil, çok katlı... Varlığın yaratılışında katmanlar olduğundan kendisini oluşturan her bir şeyin yapısında da mertebeler vardır. İlmin derecelerinden bahsediyoruz mesela; bilenlerle bilmeyenler bir değildir. İnsan dendiğinde de, bu meseleyle karşılaşıyoruz. İnsan, et ve kemik şeklindeki yapıdan ibaret değil; insanın bir iç dünyası var, bu iç dünyada mertebeler bulunur. Kadim bilgelik anlatıları ve Varlık tek katmanlı değil, çok katlı... Varlığın yaratılışında katmanlar olduğundan kendisini oluşturan her bir şeyin yapısında da mertebeler vardır. İlmin derecelerinden bahsediyoruz mesela; bilenlerle bilmeyenler bir değildir. İnsan dendiğinde de, bu meseleyle karşılaşıyoruz. İnsan, et ve kemik şeklindeki yapıdan ibaret değil; insanın bir iç dünyası var, bu iç dünyada mertebeler bulunur. Kadim bilgelik anlatıları ve - [İnsanın Öğrenci Hâli](https://www.ilimcephesi.com/insanin-ogrenci-hali/) - Öğrenci, öğretmen ve eğitim kavramları uzun bir süreci işaret ediyor. Bu süreç, okullar demek; ilkokul, ortaokul, lise, üniver­site... Zamanın ruhu içinde daha fazla enstrümana kavuşan bir şey eğitim. Mesela son yılların tartışması, bitmek bilmeyen im­tihanlar... İlkokuldan başlayan ama üniversitenin bitimiyle de bitmeyen... Okulların ve üniversitelerin sayısı artıyor, yine de talepte azalma olmuyor. Eğitim, toplumun büyük Öğrenci, öğretmen ve eğitim kavramları uzun bir süreci işaret ediyor. Bu süreç, okullar demek; ilkokul, ortaokul, lise, üniver­site... Zamanın ruhu içinde daha fazla enstrümana kavuşan bir şey eğitim. Mesela son yılların tartışması, bitmek bilmeyen im­tihanlar... İlkokuldan başlayan ama üniversitenin bitimiyle de bitmeyen... Okulların ve üniversitelerin sayısı artıyor, yine de talepte azalma olmuyor. Eğitim, toplumun büyük - [Enderun Teravihi](https://www.ilimcephesi.com/enderun-teravihi/) - Hz. Ömer (ra) ile birlikte cemaat halinde kılına­rak günümüze intikal eden teravih namazının Osmanlı dünyasında sanatla be­zenmiş bambaşka bir yeri vardı. Buhurizâde Mustafa Itrî Efendi’nin tertip ettiği rivayet olunan Ende­run usulü teravih, ibadet ile sanatı kaynaştırmıştı. Osmanlı sarayında en değer­li hâfız ve musikişinasları barın­dıran Enderun’dan ismini alan bu usul, çok rağbet görünce saray dı­şına taşmış; Hz. Ömer (ra) ile birlikte cemaat halinde kılına­rak günümüze intikal eden teravih namazının Osmanlı dünyasında sanatla be­zenmiş bambaşka bir yeri vardı. Buhurizâde Mustafa Itrî Efendi’nin tertip ettiği rivayet olunan Ende­run usulü teravih, ibadet ile sanatı kaynaştırmıştı. Osmanlı sarayında en değer­li hâfız ve musikişinasları barın­dıran Enderun’dan ismini alan bu usul, çok rağbet görünce saray dı­şına taşmış; - [Güzelliğin Aynası: Geleneksel İslam Sanatı](https://www.ilimcephesi.com/guzelligin-aynasi-geleneksel-islam-sanati/) - Sanat eserleri, her tür ve düzeydeki form ya da biçimleriy­le belli bir dünya görüşü ve hakikat tasavvurunun bel­li bir dönem ve bölgedeki telakki tarzım dışa vurur. Bir toplumun hayat ve hakikat anlayışı, sanat eseriyle, sanatçıla­rın estetik kavrayışları üzerinden elle tutulur, gözle görünür bir ifadeye bürünür. Kısaca, sanat eserleri her şeyden önce belli bir hayat ve Sanat eserleri, her tür ve düzeydeki form ya da biçimleriy­le belli bir dünya görüşü ve hakikat tasavvurunun bel­li bir dönem ve bölgedeki telakki tarzım dışa vurur. Bir toplumun hayat ve hakikat anlayışı, sanat eseriyle, sanatçıla­rın estetik kavrayışları üzerinden elle tutulur, gözle görünür bir ifadeye bürünür. Kısaca, sanat eserleri her şeyden önce belli bir hayat ve - [Dil, Söz, Sözlük](https://www.ilimcephesi.com/dil-soz-sozluk/) - Gözsüze el eyledim, sağır sözüm anladı Dilsiz çağırıp söyler dilimdeki sözümü Yunus EMRE Günümüzden yaklaşık 25-30 yıl önce dünyasını değiş­miş bir yakınımızın, bir akşam gelip evimizde eşi­mizle, uzakta olan çocuklarımız üstüne geliştirdiği­miz konuşmalarımıza tanık olduğunu farzedelim. Konuşma cep telefonları üzerinden gelişmektedir: — "Büyüğün cebi cevap vermiyor..." — "Bulunduğum yerden çekmiyor." diyordu. — "Cebini kaybetmiş de Gözsüze el eyledim, sağır sözüm anladı Dilsiz çağırıp söyler dilimdeki sözümü Yunus EMRE Günümüzden yaklaşık 25-30 yıl önce dünyasını değiş­miş bir yakınımızın, bir akşam gelip evimizde eşi­mizle, uzakta olan çocuklarımız üstüne geliştirdiği­miz konuşmalarımıza tanık olduğunu farzedelim. Konuşma cep telefonları üzerinden gelişmektedir: — "Büyüğün cebi cevap vermiyor..." — "Bulunduğum yerden çekmiyor." diyordu. — "Cebini kaybetmiş de - [İslami Estetik Telakkide Varlık, Bilgi ve Değer](https://www.ilimcephesi.com/islami-estetik-telakkide-varlik-bilgi-ve-deger/) - İslam düşünce ve eğitim tarihine baktığımızda estetiğin bugün anladığımız anlamda başlı başına bir disiplin ola­rak ele alınmadığını, medrese müfredatlarında 'estetik' adı altında veya benzeri bir anlama gelebilecek bir dersin yer almadığını görürüz. Gerçekten, estetik, başlı başına bir disip­lin olarak Batı dünyasında da nisbeten 'yeni' denebilecek bir dönemde ortaya çıkmıştır. Ancak, bu durum hiçbir zaman ve İslam düşünce ve eğitim tarihine baktığımızda estetiğin bugün anladığımız anlamda başlı başına bir disiplin ola­rak ele alınmadığını, medrese müfredatlarında 'estetik' adı altında veya benzeri bir anlama gelebilecek bir dersin yer almadığını görürüz. Gerçekten, estetik, başlı başına bir disip­lin olarak Batı dünyasında da nisbeten 'yeni' denebilecek bir dönemde ortaya çıkmıştır. Ancak, bu durum hiçbir zaman ve - [Ahlâkın Kaynağı Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/ahlakin-kaynagi-nedir/) - Düşünce tarihi birbirinden oldukça farklı ahlâk temellendir­melerine tanıklık eder. Kimi düşünürler ahlâkın kaynağının haz, kimileri tabiat, kimileri insan duygularından biri -mese­la; korku-, kimileri sezgi, kimileri toplum, kimileri Tanrı’nın buyruğu ve kimileri de insan aklı olduğunu iddia etmiştir. Bu görüşleri birer birer tartışıp bunlar arasında tercih yapmak ye­rine bu görüşleri de tartışmaya imkân verecek şekilde “insa­nın Düşünce tarihi birbirinden oldukça farklı ahlâk temellendir­melerine tanıklık eder. Kimi düşünürler ahlâkın kaynağının haz, kimileri tabiat, kimileri insan duygularından biri -mese­la; korku-, kimileri sezgi, kimileri toplum, kimileri Tanrı’nın buyruğu ve kimileri de insan aklı olduğunu iddia etmiştir. Bu görüşleri birer birer tartışıp bunlar arasında tercih yapmak ye­rine bu görüşleri de tartışmaya imkân verecek şekilde “insa­nın - [Tanrı’sız Bir Hayat -Ateizm Nasıl Bir Hayat Sunar?](https://www.ilimcephesi.com/tanrisiz-bir-hayat-ateizm-nasil-bir-hayat-sunar/) - Ateizm, hayatta karşılığı olmayan, içi boş ve hayalî bir entelektüel vaziyet/tavır değildir. Eğer iddiaları doğru ise, ateizmin nasıl bir hayat sunacağı hususunda pek de iç açıcı olmayan bazı kaçınılmaz, varoluşsal ve mantıksal çıkarımlar­da bulunulması gerekiyor. Ateizmin perspektifinden bakıldı­ğında hayat, saçma ve gülünç bir şeydir. Aşağıda sunacağım argümanın gayesi Tanrı’nın varlığına dair aklî bir delil sunmak Ateizm, hayatta karşılığı olmayan, içi boş ve hayalî bir entelektüel vaziyet/tavır değildir. Eğer iddiaları doğru ise, ateizmin nasıl bir hayat sunacağı hususunda pek de iç açıcı olmayan bazı kaçınılmaz, varoluşsal ve mantıksal çıkarımlar­da bulunulması gerekiyor. Ateizmin perspektifinden bakıldı­ğında hayat, saçma ve gülünç bir şeydir. Aşağıda sunacağım argümanın gayesi Tanrı’nın varlığına dair aklî bir delil sunmak - [Tanrı ve Nesnel Ahlak](https://www.ilimcephesi.com/tanri-ve-nesnel-ahlak/) - Rabbini Bil, İyiyi/Doğruyu Bil Yorucu bir iş gününün ardından evinize döndünüz ve te­levizyonu açtınız. Kanallar arasında gezerken bir başlık sizi hayrete düşürüyor ve popüler bir uluslararası haber kanalın­da duruyorsunuz. Beklenildiği gibi, haberin başlığı hakikaten ürkütücü: Adam Beş Yaşında Bir Çocuğu Boğazladı. Şimdi size bir soru sorayım. Bu adam, ahlâkî açıdan yanlış bir şey mi yapmıştır? Rabbini Bil, İyiyi/Doğruyu Bil Yorucu bir iş gününün ardından evinize döndünüz ve te­levizyonu açtınız. Kanallar arasında gezerken bir başlık sizi hayrete düşürüyor ve popüler bir uluslararası haber kanalın­da duruyorsunuz. Beklenildiği gibi, haberin başlığı hakikaten ürkütücü: Adam Beş Yaşında Bir Çocuğu Boğazladı. Şimdi size bir soru sorayım. Bu adam, ahlâkî açıdan yanlış bir şey mi yapmıştır? - [Bilim Tanrı’yı Yalanlar mı?](https://www.ilimcephesi.com/bilim-tanriyi-yalanlar-mi/) - Ateistlerin Asılsız Varsayımları Muhteşem bir saraya girdiğinizi düşünün. Koridorlarında yürürken sarayın büyüklüğü karşısında büyüleniyor ve gör­düğünüz ilk kapıdan içeriye girip binayı keşfetmeye başlıyor­sunuz. Girdiğiniz odada, yüzlerce masa ve sandalyenin tıpkı bir sınıftaki gibi tanzim edildiğini görüyorsunuz. Birdenbire diğer odaları keşfetme isteğinizi kaybediyor ve çevredeki bir kahve dükkanında bir arkadaşınızla buluşmak üzere saraydan ayrılıyorsunuz. Kahve içerken Ateistlerin Asılsız Varsayımları Muhteşem bir saraya girdiğinizi düşünün. Koridorlarında yürürken sarayın büyüklüğü karşısında büyüleniyor ve gör­düğünüz ilk kapıdan içeriye girip binayı keşfetmeye başlıyor­sunuz. Girdiğiniz odada, yüzlerce masa ve sandalyenin tıpkı bir sınıftaki gibi tanzim edildiğini görüyorsunuz. Birdenbire diğer odaları keşfetme isteğinizi kaybediyor ve çevredeki bir kahve dükkanında bir arkadaşınızla buluşmak üzere saraydan ayrılıyorsunuz. Kahve içerken - [Ateizm Neden Gayritabiidir/Anormaldir?](https://www.ilimcephesi.com/ateizm-neden-gayritabiidir-anormaldir/) - Aşikâr Bir Hakikat Bir akşam, fen derslerinde aynı sırada oturduğunuz eski okul arkadaşlarınızdan David, size telefon açıyor. Onunla se­nelerdir konuşmamışsınız, fakat size sorduğu garip sorulan hala hatırlıyorsunuz. Arkadaşınızı yakın buluyor olsanız da, fikirleri pek hoşunuza gitmiyor. İstemeyerek de olsa telefo­na cevap veriyorsunuz. Kısa bir selamlaşmadan sonra sizi bir öğle yemeğine davet ediyor. Gönülsüzce de olsa Aşikâr Bir Hakikat Bir akşam, fen derslerinde aynı sırada oturduğunuz eski okul arkadaşlarınızdan David, size telefon açıyor. Onunla se­nelerdir konuşmamışsınız, fakat size sorduğu garip sorulan hala hatırlıyorsunuz. Arkadaşınızı yakın buluyor olsanız da, fikirleri pek hoşunuza gitmiyor. İstemeyerek de olsa telefo­na cevap veriyorsunuz. Kısa bir selamlaşmadan sonra sizi bir öğle yemeğine davet ediyor. Gönülsüzce de olsa - [Dilin Afetlerini Bildirir](https://www.ilimcephesi.com/dilin-afetlerini-bildirir/) - Bunda da bölümler vardır: Birinci Bölüm Ma lâ yani olan sözün âfet ve zararlarını bildirir. Ma lâ yani söz, onu söylemediğin zaman günâh işlemediğin ve şimdiki halde ve ileride zarar etmediğin söze denir.'Meselâ bir yere yaptığın yolculuğu, yolculukta gördüğün dağları, akarsuları ve her memlekette olan tanınmış kimseleri, onların hal ve tavırlarını anlatman, hikâye etmen bu Bunda da bölümler vardır: Birinci Bölüm Ma lâ yani olan sözün âfet ve zararlarını bildirir. Ma lâ yani söz, onu söylemediğin zaman günâh işlemediğin ve şimdiki halde ve ileride zarar etmediğin söze denir.'Meselâ bir yere yaptığın yolculuğu, yolculukta gördüğün dağları, akarsuları ve her memlekette olan tanınmış kimseleri, onların hal ve tavırlarını anlatman, hikâye etmen bu - [Duanın Edebleri](https://www.ilimcephesi.com/duanin-edebleri/) - Burada on edep bildirilir. BİRİNCİ EDEB: Dua için kıymetli zamanları gözetmek ve kaçırmamaktır. Yılda Arefe günü, ayda Ramazan ayı, haftada Cuma günü, gece saatlerinden seher vakti gibi. (Gecenin üçte ikisi geçtikten sonraki zamana seher vakti denir. Bu vakti ibâdetle geçirmek, bu vakitte dua etmek, yalvarmak, ağlamak çok faydalıdır. Bu zamanda kalkıp teheccüd kılmayı, Rabbine yalvarmayı Burada on edep bildirilir. BİRİNCİ EDEB: Dua için kıymetli zamanları gözetmek ve kaçırmamaktır. Yılda Arefe günü, ayda Ramazan ayı, haftada Cuma günü, gece saatlerinden seher vakti gibi. (Gecenin üçte ikisi geçtikten sonraki zamana seher vakti denir. Bu vakti ibâdetle geçirmek, bu vakitte dua etmek, yalvarmak, ağlamak çok faydalıdır. Bu zamanda kalkıp teheccüd kılmayı, Rabbine yalvarmayı - [Hadisin Haber Değerine Yönelik Tartışmalar](https://www.ilimcephesi.com/hadisin-haber-degerine-yonelik-tartismalar/) - Nakle dayanan ilimlerde en önemli problem her zaman “rivayetler arasındaki uyum” olmuştur. Rivayetler arasındaki uyumsuzluklar/ihtilaflar küçük bile olsa, bazı önemli meselelerde ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. İhtilaflı rivayetler, dinle ilgili olduğunda daha da önem kazanmaktadır. İnsanlar dinî konulardaki ihtilaflardan daha ziyade rahatsız olmaktadır. Bu nedenle, ilk dönemlerde, hadis rivayetleri arasındaki ihtilaflar, muhaddisler kadar fakîhler Nakle dayanan ilimlerde en önemli problem her zaman “rivayetler arasındaki uyum” olmuştur. Rivayetler arasındaki uyumsuzluklar/ihtilaflar küçük bile olsa, bazı önemli meselelerde ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. İhtilaflı rivayetler, dinle ilgili olduğunda daha da önem kazanmaktadır. İnsanlar dinî konulardaki ihtilaflardan daha ziyade rahatsız olmaktadır. Bu nedenle, ilk dönemlerde, hadis rivayetleri arasındaki ihtilaflar, muhaddisler kadar fakîhler - [Allah Teâlâ'nın Kelime-i Tevhidi Benzettiği Şeyler](https://www.ilimcephesi.com/allah-tealanin-kelime-i-tevhidi-benzettigi-seyler/) - Birincisi: Allah Teâlâ imanı ateşe benzeterek şöyle buyurdu: “Onların (münâfıkların) durumu (karanlıkta) bir ateş yakan kimsenin misâli gi­bidir.” (Bakara, 2/17) Başka bir âyette de şöyle buyurdu: “...Bir ziynet ve­ya (diğer) bir değerli mal yapmak isteyerek ateşte erittikleri şeylerden de buna benzer köpük olur...” (Ra’d; 2/17) Bu âyetlerde iki işaret vardır. 1.Nasıl ki, saf olmayan altın, Birincisi: Allah Teâlâ imanı ateşe benzeterek şöyle buyurdu: “Onların (münâfıkların) durumu (karanlıkta) bir ateş yakan kimsenin misâli gi­bidir.” (Bakara, 2/17) Başka bir âyette de şöyle buyurdu: “...Bir ziynet ve­ya (diğer) bir değerli mal yapmak isteyerek ateşte erittikleri şeylerden de buna benzer köpük olur...” (Ra’d; 2/17) Bu âyetlerde iki işaret vardır. 1.Nasıl ki, saf olmayan altın, - [Medeniyet Tasavvurumuz ve Ahlak](https://www.ilimcephesi.com/medeniyet-tasavvurumuz-ve-ahlak/) - Mehmet Tayfun AMMAN* Bilim kavramlar ve kavramların tanımlarıyla başlar. Fakat sosyal bi­limlerde kavramlar etrafındaki tartışmalar da hiç bir zaman kolay kolay bitmez. Bu durum medeniyet ve onunla doğrudan bağlantılı kültür kav­ramı için de geçerlidir. Kavramsal tartışmalara girersek asıl konumuz olan "medeniyet tasavvurumuz ve ahlâk"a yeterince vakit ayıramayız. Bu nedenle söz konusu iki kavramın kabul görecek Mehmet Tayfun AMMAN* Bilim kavramlar ve kavramların tanımlarıyla başlar. Fakat sosyal bi­limlerde kavramlar etrafındaki tartışmalar da hiç bir zaman kolay kolay bitmez. Bu durum medeniyet ve onunla doğrudan bağlantılı kültür kav­ramı için de geçerlidir. Kavramsal tartışmalara girersek asıl konumuz olan "medeniyet tasavvurumuz ve ahlâk"a yeterince vakit ayıramayız. Bu nedenle söz konusu iki kavramın kabul görecek - [Bilgi ve Zihinsel Altyapısı](https://www.ilimcephesi.com/bilgi-ve-zihinsel-altyapisi/) - Bilgi ve bilginin zihinsel altyapısı soyut bir konu olmasına rağmen konuyu mümkün olduğu kadar somutlaştırarak ele almaya çalışacağız. Konumuz aslında felsefenin bir alt dalı olan epistemolojiyi veya bilgi felsefesi diyebileceğimiz alanı ilgilendirmektedir. Burada kullanılan iki kavram var; birisi bilgi diğeri de zihinsel altyapıdır. Bunların ne olduğu­nu ilk önce anlatmamız gerekiyor. Hepimizin bilgi sahibi olarak birin­ci Bilgi ve bilginin zihinsel altyapısı soyut bir konu olmasına rağmen konuyu mümkün olduğu kadar somutlaştırarak ele almaya çalışacağız. Konumuz aslında felsefenin bir alt dalı olan epistemolojiyi veya bilgi felsefesi diyebileceğimiz alanı ilgilendirmektedir. Burada kullanılan iki kavram var; birisi bilgi diğeri de zihinsel altyapıdır. Bunların ne olduğu­nu ilk önce anlatmamız gerekiyor. Hepimizin bilgi sahibi olarak birin­ci - [O'nun(s.a.v) Belagati de Mucizedir](https://www.ilimcephesi.com/onuns-a-v-belagati-de-mucizedir/) - Allah Resulü (sav), gündelik hayatta aile reisi, baba, çocuk, dede, kayınpeder, damat, mesaj sahibi, hukuk­çu, komutan, devlet yöneticisi, diplomat, tüccar sıfatıy­la üstlendiği işlevlerin (misyonların) her birinde kemal noktadadır. O, üstlendiği bütün bu işlevleri eksiksiz ve fazlasız olarak, yani tam hakkım vererek ifa etmiştir. Onun hangi işlevi öne çıkartılsa, orada bir mükemmellik timsaliyle karşılaşırız. Üstelik onun Allah Resulü (sav), gündelik hayatta aile reisi, baba, çocuk, dede, kayınpeder, damat, mesaj sahibi, hukuk­çu, komutan, devlet yöneticisi, diplomat, tüccar sıfatıy­la üstlendiği işlevlerin (misyonların) her birinde kemal noktadadır. O, üstlendiği bütün bu işlevleri eksiksiz ve fazlasız olarak, yani tam hakkım vererek ifa etmiştir. Onun hangi işlevi öne çıkartılsa, orada bir mükemmellik timsaliyle karşılaşırız. Üstelik onun - [Ölümü Dolayımında](https://www.ilimcephesi.com/olumu-dolayiminda/) - Ölümün, hayata ilişkin bir gerçek olduğunu, ölümün ancak hayatın var olmasıyla var olabileceğini görmez­likten gelme hususunda ne güçlü bir eğilim içindeyiz! Bu eğilim bizi, ölümü, sanki hayat olmasa da olabilirmiş gibi bir telakkiye sürüklüyor. Böylece, çoğu kez hayata anlamını veren olgunun (gerçeğin) ölüm olduğunu ko­layca atlayıveriyoruz. Böylece, ölümü görmezlikten ge­lirsek hayatı ebedileştireceğimizi mi sanıyoruz acaba? Ölümün, hayata ilişkin bir gerçek olduğunu, ölümün ancak hayatın var olmasıyla var olabileceğini görmez­likten gelme hususunda ne güçlü bir eğilim içindeyiz! Bu eğilim bizi, ölümü, sanki hayat olmasa da olabilirmiş gibi bir telakkiye sürüklüyor. Böylece, çoğu kez hayata anlamını veren olgunun (gerçeğin) ölüm olduğunu ko­layca atlayıveriyoruz. Böylece, ölümü görmezlikten ge­lirsek hayatı ebedileştireceğimizi mi sanıyoruz acaba? - [Mümin Kim?](https://www.ilimcephesi.com/mumin-kim/) - Hadis: "Sizden biri, kendisi için istediği bir şeyi kardeşi için istemedikçe hakkıyla iman etmiş sayılmaz.''(Rudani,Cem'ul Fevaid, c. 1, s. 57.) Kendim için sevdiğimi, senin için de sevmeliyim. Bütün hadis-i şerifler aslında anlam itibarıyla birbir­lerini tamamlıyor. Bize müstakil bir dünyanın, bir İslâm dünyasının nasıl teşekkül edeceğinin ipuçlarını veriyor. Ben bu hadis-i şerifleri doğrusu belli bir maksat Hadis: "Sizden biri, kendisi için istediği bir şeyi kardeşi için istemedikçe hakkıyla iman etmiş sayılmaz.''(Rudani,Cem'ul Fevaid, c. 1, s. 57.) Kendim için sevdiğimi, senin için de sevmeliyim. Bütün hadis-i şerifler aslında anlam itibarıyla birbir­lerini tamamlıyor. Bize müstakil bir dünyanın, bir İslâm dünyasının nasıl teşekkül edeceğinin ipuçlarını veriyor. Ben bu hadis-i şerifleri doğrusu belli bir maksat - [Ey Ebu Zer, Çorba Pişirdiğinde...](https://www.ilimcephesi.com/ey-ebu-zer-corba-pisirdiginde/) - Hadis: "Sizden biri, yapacağı en küçük iyiliği bile asla basit görmesin. Yapacak hiçbir şey bulamazsa kardeşini güler yüzle karşılasın. Bir et satın alırsan ya da bir tencere kaynatırsan suyunu çok katıp komşuna ondan ikram et."(Rudani,Cem'ul Fevaid,c.6,s.124) Bu hadis-i şerifin bir başka versiyonu da şöyle, Ebu Zer hazretlerinin ağzından naklediliyor: "Dostum Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hadis: "Sizden biri, yapacağı en küçük iyiliği bile asla basit görmesin. Yapacak hiçbir şey bulamazsa kardeşini güler yüzle karşılasın. Bir et satın alırsan ya da bir tencere kaynatırsan suyunu çok katıp komşuna ondan ikram et."(Rudani,Cem'ul Fevaid,c.6,s.124) Bu hadis-i şerifin bir başka versiyonu da şöyle, Ebu Zer hazretlerinin ağzından naklediliyor: "Dostum Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem - [Niçin Zekât?](https://www.ilimcephesi.com/nicin-zekat/) - "Zekâtın verilmemesi, karada ve denizde malların telefine neden olur.'(Rudani,Cemu'l Fevaid,c.2,s.291) Malların telef olması, mal üzerinden kişinin cezalandırılması olarak mütalaa edilebilir. Kişi malın zekâtını kendi rızası ile vermediği takdirde o mal boş yere zayi olur. Niçin karada ve denizde? Bu belirleme, aslında, her yerde bağlamında anlaşılmaya müsaittir. Cezalan­dırmayı kendi mantığı içinde, yani iktisadi bağlamda ele almak "Zekâtın verilmemesi, karada ve denizde malların telefine neden olur.'(Rudani,Cemu'l Fevaid,c.2,s.291) Malların telef olması, mal üzerinden kişinin cezalandırılması olarak mütalaa edilebilir. Kişi malın zekâtını kendi rızası ile vermediği takdirde o mal boş yere zayi olur. Niçin karada ve denizde? Bu belirleme, aslında, her yerde bağlamında anlaşılmaya müsaittir. Cezalan­dırmayı kendi mantığı içinde, yani iktisadi bağlamda ele almak - [Edimlerin Sonucuna Katlanmak](https://www.ilimcephesi.com/edimlerin-sonucuna-katlanmak/) - -Cennetin ve Cehennemin Yolunu Döşemek- Ebû Hureyre (ra) rivayet ediyor: "Allah Resulü (sav) buyurdular ki: 'Allah, İsrailoğullarından sedef hastası, kel ve kör olan üç ki­şiyi imtihan etmek istedi. Onlara bir melek gönderdi. [Me­lek] önce sedef hastalığı olana geldi ve sordu: Arzun nedir? Güzel bir renk ve güzel bir cilt, insanların tiksindiği bu hâ­lim gitsin, dedi. -Cennetin ve Cehennemin Yolunu Döşemek- Ebû Hureyre (ra) rivayet ediyor: "Allah Resulü (sav) buyurdular ki: 'Allah, İsrailoğullarından sedef hastası, kel ve kör olan üç ki­şiyi imtihan etmek istedi. Onlara bir melek gönderdi. [Me­lek] önce sedef hastalığı olana geldi ve sordu: Arzun nedir? Güzel bir renk ve güzel bir cilt, insanların tiksindiği bu hâ­lim gitsin, dedi. - [Sevgi: Karşılık Beklemeyen Edim](https://www.ilimcephesi.com/sevgi-karsilik-beklemeyen-edim/) - Ebu Hureyre'den (ra), Resulullah'ın (sav) şöyle buyurdu-ğu nakledilmiştir: "Bir adam başka bir kasabada bulunan Müslüman kardeşini ziyaret etti. Allah onun yoluna bir melek gönderdi ve melek ona sordu: - Nereye böyle? Şu kasabadaki arkadaşıma. Ondan bir çıkarın mı var? - Hayır, sadece onu Allah için sevdiğim için. - Ben Allah'ın sana gönderdiği bir elçiyim, bilesin Ebu Hureyre'den (ra), Resulullah'ın (sav) şöyle buyurdu-ğu nakledilmiştir: "Bir adam başka bir kasabada bulunan Müslüman kardeşini ziyaret etti. Allah onun yoluna bir melek gönderdi ve melek ona sordu: - Nereye böyle? Şu kasabadaki arkadaşıma. Ondan bir çıkarın mı var? - Hayır, sadece onu Allah için sevdiğim için. - Ben Allah'ın sana gönderdiği bir elçiyim, bilesin - [Gece Yürüyüşü: Miraçtaki Sır](https://www.ilimcephesi.com/gece-yuruyusu-miractaki-sir/) - Allah Resulü (sav), "gece yürüyüşü"ne dair bilgiyi başkalarından saklaması gerektiğine, çünkü ona inan­mayacakları ve kendisini alaya alacaklarına dair uyarı­yı işittiğinde, bunun öyle olacağım herkesten daha çok biliyordu. Buna rağmen, Allah'ın adına ant içerek duru­mu tebliğ edeceğini bildirmişti. Bu, bir meydan okuma tavrıydı. Ve aynı zamanda, içinde yaşadığı toplumun [ durağan değerlerine bir başkaldırıyı içeriyordu. Çün­kü Allah Resulü (sav), "gece yürüyüşü"ne dair bilgiyi başkalarından saklaması gerektiğine, çünkü ona inan­mayacakları ve kendisini alaya alacaklarına dair uyarı­yı işittiğinde, bunun öyle olacağım herkesten daha çok biliyordu. Buna rağmen, Allah'ın adına ant içerek duru­mu tebliğ edeceğini bildirmişti. Bu, bir meydan okuma tavrıydı. Ve aynı zamanda, içinde yaşadığı toplumun [ durağan değerlerine bir başkaldırıyı içeriyordu. Çün­kü - [Fazlur Rahman Hakkında](https://www.ilimcephesi.com/fazlur-rahman-hakkinda/) - Ebubekir Sifil Batının gösterdiği bilimsel ve teknolojik sıçrama karşısında İslam dünyasının geri kalmasının en önemli sebeplerinden birisi olarak, bütün kurum ve tezahürleriyle “geleneksel din telakkisinin tesbit edilmesi, modernleşme maceramızın meşruiyet temelini oluşturan unsurların başında gelmektedir. İslam dünyasında mutlaka bir zihniyet dönüşümü yaşanması gerektiği noktasını müşterek bir zemin olarak paylaşan İslam moder nistleri, bu noktadan itibaren Ebubekir Sifil Batının gösterdiği bilimsel ve teknolojik sıçrama karşısında İslam dünyasının geri kalmasının en önemli sebeplerinden birisi olarak, bütün kurum ve tezahürleriyle “geleneksel din telakkisinin tesbit edilmesi, modernleşme maceramızın meşruiyet temelini oluşturan unsurların başında gelmektedir. İslam dünyasında mutlaka bir zihniyet dönüşümü yaşanması gerektiği noktasını müşterek bir zemin olarak paylaşan İslam moder nistleri, bu noktadan itibaren - [Atatürk Yobazlığı](https://www.ilimcephesi.com/ataturk-yobazligi/) - YALNIZ YAŞAMAK DININI AŞILAYAN VE BÜTÜN PRENSIPLERINI EKONOMIK TEMELLER ÜZERINE KURAN BIR “DIN” OLARAK DAYATILMIŞTI KEMALIZM. ONDAN BAŞKA SIYASÎ DOKTRINE VE DINE IHTIYAÇ DUYULMADIĞINI DÜŞÜNEN UCUBE KAFALARIN KEMALIZMI ILAHLAŞTIRMA SERÜVENI... Yavuz Bülent Bakiler Aradan 72 yıl geçmesine rağmen hadise bütün özelliğiyle aklımdadır. Sivas’ta Ziya Gökalp ilkokulunun beşinci sınıfındaydım. Bir sabah öğretmenimiz derse girer girmez hepimize YALNIZ YAŞAMAK DININI AŞILAYAN VE BÜTÜN PRENSIPLERINI EKONOMIK TEMELLER ÜZERINE KURAN BIR “DIN” OLARAK DAYATILMIŞTI KEMALIZM. ONDAN BAŞKA SIYASÎ DOKTRINE VE DINE IHTIYAÇ DUYULMADIĞINI DÜŞÜNEN UCUBE KAFALARIN KEMALIZMI ILAHLAŞTIRMA SERÜVENI... Yavuz Bülent Bakiler Aradan 72 yıl geçmesine rağmen hadise bütün özelliğiyle aklımdadır. Sivas’ta Ziya Gökalp ilkokulunun beşinci sınıfındaydım. Bir sabah öğretmenimiz derse girer girmez hepimize - [Nizamü'l Mülk'ün Hayatından İbret Yüklü 9 Hikaye](https://www.ilimcephesi.com/nizamul-mulkun-hayatindan-ibret-yuklu-9-hikaye/) - Prof.Dr.Muharrem Kesik Orta Asya’dan Anadolu’nun batısına uzanan coğrafyada siyasete, eğitime, topluma, din ve mezhep anlayışına yön vermiş büyük Selçuklu vezirinin hayatından nakledilen hatıra ve anekdotlar örnek şahsiyeti ve devlet adamlığı hakkında dikkat çekici ayrıntılar içeriyor. Büyük Selçuklu Devleti’nin ve Türk tarihinin meşhur devlet adamı Vezir Nizâmü’l-Mülk’ün gerçek adı Hasan b. Ali b. İshâk et-Tûsî’dir. Abbâsî Prof.Dr.Muharrem Kesik Orta Asya’dan Anadolu’nun batısına uzanan coğrafyada siyasete, eğitime, topluma, din ve mezhep anlayışına yön vermiş büyük Selçuklu vezirinin hayatından nakledilen hatıra ve anekdotlar örnek şahsiyeti ve devlet adamlığı hakkında dikkat çekici ayrıntılar içeriyor. Büyük Selçuklu Devleti’nin ve Türk tarihinin meşhur devlet adamı Vezir Nizâmü’l-Mülk’ün gerçek adı Hasan b. Ali b. İshâk et-Tûsî’dir. Abbâsî - [Kalbi Kötü Hislerden Korumak Farzdır](https://www.ilimcephesi.com/kalbi-kotu-hislerden-korumak-farzdir/) - Şer'i şerîf, kalbin vasıflarına çok büyük ehemmiyet vermiştir. Daha evvelden dedik ki, çamurun özünden oluşup tohum haline gelen insan bedeninin içerisinde = gende nefs yani rûh-i hayvânî bulunmaktadır, makamı süflî ve nihayet ardîdir = toprağa nisbet edilir. Kendisiyle ruh birleştikten sonra ruha itâat ederse, makamı Ahsen-i Takvîm olup meleklerle birleşir. Hayır, ruh nefse esir olursa, Şer'i şerîf, kalbin vasıflarına çok büyük ehemmiyet vermiştir. Daha evvelden dedik ki, çamurun özünden oluşup tohum haline gelen insan bedeninin içerisinde = gende nefs yani rûh-i hayvânî bulunmaktadır, makamı süflî ve nihayet ardîdir = toprağa nisbet edilir. Kendisiyle ruh birleştikten sonra ruha itâat ederse, makamı Ahsen-i Takvîm olup meleklerle birleşir. Hayır, ruh nefse esir olursa, - [Nefs ve Kalbin Misali](https://www.ilimcephesi.com/nefs-ve-kalbin-misali/) - Âlem-i emrden iniş yapan ruh, toprak cüzlerinin özünden oluşan rûh-i hayvânî yani nefs, birleştikten sonra bir tek şeydir. Ve bu itibarla nefs denildiği zaman, insanın hakikati kasdedilir. Bu hakîkat ise bölünmeyi kabul etmez. Ancak nefs, işlemiş olduğu fiilinin ismiyle isimlendirilir. Mesela şeriat dairesinden çıkıp istek ve arzularına uyduğu zaman, kendisine «nefs-i emmâre» denilir. Yaptığı kötü Âlem-i emrden iniş yapan ruh, toprak cüzlerinin özünden oluşan rûh-i hayvânî yani nefs, birleştikten sonra bir tek şeydir. Ve bu itibarla nefs denildiği zaman, insanın hakikati kasdedilir. Bu hakîkat ise bölünmeyi kabul etmez. Ancak nefs, işlemiş olduğu fiilinin ismiyle isimlendirilir. Mesela şeriat dairesinden çıkıp istek ve arzularına uyduğu zaman, kendisine «nefs-i emmâre» denilir. Yaptığı kötü - [Can Sıkıntısından Kaçmak](https://www.ilimcephesi.com/can-sikintisindan-kacmak/) - Meltem, büyük bir şirkette yönetici olarak çalışıyor, işinde oldukça başarılı ve genç yaşına rağmen daha şimdiden çok iyi bir terfi aldı. Aslında bu terfi, onu tanıyanlar için sürpriz değil çünkü bu terfiyi almak için çok çalıştı. Meltem de bu durumdan çok mem­nun görünüyor. Yeni pozisyonu daha çok çalışmasını gerektirecek ama olsun o zaten bunu seviyor. Meltem, büyük bir şirkette yönetici olarak çalışıyor, işinde oldukça başarılı ve genç yaşına rağmen daha şimdiden çok iyi bir terfi aldı. Aslında bu terfi, onu tanıyanlar için sürpriz değil çünkü bu terfiyi almak için çok çalıştı. Meltem de bu durumdan çok mem­nun görünüyor. Yeni pozisyonu daha çok çalışmasını gerektirecek ama olsun o zaten bunu seviyor. - [Şeffaf Ol, Bu Bir Emirdir!](https://www.ilimcephesi.com/seffaf-ol-bu-bir-emirdir/) - Mahremiyet ve tevazu yerine ka­musal çıplaklık ve gösteri, perdeli pencereler yerine evin içini gösteren cam duvarlar, ıstırap ve yasın mahrem yaşantısı yerine sosyal medyada herkese ilanı... Utanma duygumuzu kaybettikçe, kendimizi göstermeye duyduğumuz ihtiyaç korkusu öylesine içimize işlemiş ki, dışarıda sürekli bizi beğenecek bir bakış arıyoruz. Halbuki eskiler, kem gözden korkardı. Başkasının göz ve tecessüsünden korumamız Mahremiyet ve tevazu yerine ka­musal çıplaklık ve gösteri, perdeli pencereler yerine evin içini gösteren cam duvarlar, ıstırap ve yasın mahrem yaşantısı yerine sosyal medyada herkese ilanı... Utanma duygumuzu kaybettikçe, kendimizi göstermeye duyduğumuz ihtiyaç korkusu öylesine içimize işlemiş ki, dışarıda sürekli bizi beğenecek bir bakış arıyoruz. Halbuki eskiler, kem gözden korkardı. Başkasının göz ve tecessüsünden korumamız - [Sanal Arkadaş](https://www.ilimcephesi.com/sanal-arkadas/) - Dün dost kavramının içini doldurmak için adanmışlık, sadakat, feragat ve fedakârlık gibi değerler olmazsa ol­mazdı. Sanal arkadaşlıkları irse başlatmak kadar bitir­mek de kolay, her şey bir tuşa bakar. Modern çağda arkadaşlık, beraber yürünen yolların, birlikte çekilen eziyetlerin yüküne talip değil. Yalnız­lık çağında kendi yaralarımıza merhem olacak ve bizi can kulağıyla dinleyecek dostlar arıyoruz aramasına, ama Dün dost kavramının içini doldurmak için adanmışlık, sadakat, feragat ve fedakârlık gibi değerler olmazsa ol­mazdı. Sanal arkadaşlıkları irse başlatmak kadar bitir­mek de kolay, her şey bir tuşa bakar. Modern çağda arkadaşlık, beraber yürünen yolların, birlikte çekilen eziyetlerin yüküne talip değil. Yalnız­lık çağında kendi yaralarımıza merhem olacak ve bizi can kulağıyla dinleyecek dostlar arıyoruz aramasına, ama - [Tut Elimi](https://www.ilimcephesi.com/tut-elimi/) - Soğuk ve rüzgârlı bir kış günü, apartman önünde bir dostumu bekliyorum. Kapıdan bir anne ve çocuk çıkı­yor. Dışarıya adımını atar atmaz,anne durup çocu­ğun montunun önünü kapatıyor. Aradan on dakika geçmeden bir adam ve yaşlı annesi çıkıyor kapıdan, adam durup annesinin paltosunun düğmelerini dik­liyor. Anne çocuğa, çocuk anneye bakıyor; anne çocu­ğun elini tutuyor, çocuk annenin. Yaşam, Soğuk ve rüzgârlı bir kış günü, apartman önünde bir dostumu bekliyorum. Kapıdan bir anne ve çocuk çıkı­yor. Dışarıya adımını atar atmaz,anne durup çocu­ğun montunun önünü kapatıyor. Aradan on dakika geçmeden bir adam ve yaşlı annesi çıkıyor kapıdan, adam durup annesinin paltosunun düğmelerini dik­liyor. Anne çocuğa, çocuk anneye bakıyor; anne çocu­ğun elini tutuyor, çocuk annenin. Yaşam, - [Teknoloji İle Ne Yaparız?](https://www.ilimcephesi.com/teknoloji-ile-ne-yapariz/) - Mircea Eliade, Dinsel inançlar ve Düşünceler Tarihi'nde şöyle der:,"Her yenilik bir toplu ölüm tehlikesi­ni de beraberinde Şaşıyordu." Atom bombasını üreten ve binlerce kilometre uzakta kullanılmasını sağlayan, teknoloji değil miydi? İki dünya savaşı da ölüm kusan savaş teknoloji sindeki gelişmelere paralel seyretme­miş miydi?, Teknoloji hayatımızı kolaylaştırdığı gibi, onu gerçek özünden uzaklaştıran, toplu ölümlere geçit veren bir Mircea Eliade, Dinsel inançlar ve Düşünceler Tarihi'nde şöyle der:,"Her yenilik bir toplu ölüm tehlikesi­ni de beraberinde Şaşıyordu." Atom bombasını üreten ve binlerce kilometre uzakta kullanılmasını sağlayan, teknoloji değil miydi? İki dünya savaşı da ölüm kusan savaş teknoloji sindeki gelişmelere paralel seyretme­miş miydi?, Teknoloji hayatımızı kolaylaştırdığı gibi, onu gerçek özünden uzaklaştıran, toplu ölümlere geçit veren bir - [Aşk İle ''Ben''i Seyretmek](https://www.ilimcephesi.com/ask-ile-beni-seyretmek/) - Kaz Dağları'nın eteklerindeki güzelim Yeşilyurt köyünün kahvesinde, bes öğretmen oturmuş şevkle TEOG sorularını tartışıyor. Ağızlarından bir şikâyet cümlesi çıkmıyor, öğrencilerine daha iyi nasıl yardımcı olabilirlerdi, sorular nasıl olup da daha iyi düzenlenebilirdi, bütün dertleri bu. Türkiye'de işini seven ve bulunduğu yerden bir yakınma üretmeyen insanlarla karşılaştığımda seviniyorum. Bu bir güzellik. İnsanı mihver alan, insana su Kaz Dağları'nın eteklerindeki güzelim Yeşilyurt köyünün kahvesinde, bes öğretmen oturmuş şevkle TEOG sorularını tartışıyor. Ağızlarından bir şikâyet cümlesi çıkmıyor, öğrencilerine daha iyi nasıl yardımcı olabilirlerdi, sorular nasıl olup da daha iyi düzenlenebilirdi, bütün dertleri bu. Türkiye'de işini seven ve bulunduğu yerden bir yakınma üretmeyen insanlarla karşılaştığımda seviniyorum. Bu bir güzellik. İnsanı mihver alan, insana su - [Beni İzleyin](https://www.ilimcephesi.com/beni-izleyin/) - Bir haber başlığı dikkatimi çekiyor: "YouTube şakası çekerken erkek arkadaşını öldürdü." Herhalde gerçek değildir diye düşünüp gediyorum. Aynı haber başka bir yerde de karşıma çıkınca okumaya başlıyorum. Maalesef gerçek Çektikleri "şaka" videolarını YouTube kanallarında yayınlanan Amerikalı bir çift bu sefer daha tehlikeli bir''şaka" denemeye karar veriyorlar ve kadın adama 30 cm'den ateş ediyor. Adam göğsün­de Bir haber başlığı dikkatimi çekiyor: "YouTube şakası çekerken erkek arkadaşını öldürdü." Herhalde gerçek değildir diye düşünüp gediyorum. Aynı haber başka bir yerde de karşıma çıkınca okumaya başlıyorum. Maalesef gerçek Çektikleri "şaka" videolarını YouTube kanallarında yayınlanan Amerikalı bir çift bu sefer daha tehlikeli bir''şaka" denemeye karar veriyorlar ve kadın adama 30 cm'den ateş ediyor. Adam göğsün­de - [Siber Zorbalık](https://www.ilimcephesi.com/siber-zorbalik/) - Ahmet, lise sınıfındaki kızlar arasında çok popüler. Havalı saçları, kendine güveni ve gülen gözleri ile kız­lardan yoğun ilgi görüyor. Bu durum sınıftaki bazı erkek çocuklarda kıskançlık duygusu uyandırıyor. Özellikle de istediklerini zorbalıkla elde etmeye alış­kın olan Mert'te. Öyle sinir oluyor ki Ahmet'e, o okul­da olmadığı günler okul bile keyifli geliyor. Madem okulda açık açık bir Ahmet, lise sınıfındaki kızlar arasında çok popüler. Havalı saçları, kendine güveni ve gülen gözleri ile kız­lardan yoğun ilgi görüyor. Bu durum sınıftaki bazı erkek çocuklarda kıskançlık duygusu uyandırıyor. Özellikle de istediklerini zorbalıkla elde etmeye alış­kın olan Mert'te. Öyle sinir oluyor ki Ahmet'e, o okul­da olmadığı günler okul bile keyifli geliyor. Madem okulda açık açık bir - [İnternetten Öğrenmek mi Dediniz?](https://www.ilimcephesi.com/internetten-ogrenmek-mi-dediniz/) - Çoğumuz hatırlar, sosyal medya uygulamaları yaygın­laşmadan önce internette vakit geçirmek için kullandı­ğımız terim, İngilizceden çevrilen "internette sörf yap­maktı. Heyecanı, eğlenceyi ve hızı çağrıştıran, siteler arasında seri bir şekilde akıp gidebilmeyi sembolize eden bir terim. Bir bilgi otoyolunda hızla gitmek gibi. Bu durum, internetten bilgi arayış şeklimizi de önemli ölçüde etkiledi. İnternetten almaya çalıştığımız bilgi sıklıkla Çoğumuz hatırlar, sosyal medya uygulamaları yaygın­laşmadan önce internette vakit geçirmek için kullandı­ğımız terim, İngilizceden çevrilen "internette sörf yap­maktı. Heyecanı, eğlenceyi ve hızı çağrıştıran, siteler arasında seri bir şekilde akıp gidebilmeyi sembolize eden bir terim. Bir bilgi otoyolunda hızla gitmek gibi. Bu durum, internetten bilgi arayış şeklimizi de önemli ölçüde etkiledi. İnternetten almaya çalıştığımız bilgi sıklıkla - [Ekrana Bağımlı Beyin](https://www.ilimcephesi.com/ekrana-bagimli-beyin/) - Can, akşamüstü okuldan eve dönüyor. Anne ve baba geç saatlere kadar çalışıyorlar. Can, on yaşından beri eve kendi anahtarı ile giriyor. Annesinin ona bıraktı­ğı yemeği ısıtıp, mutfakta karnını doyuruyor. Sonra da kıyafetini bile değiştirmeden bilgisayarın başına geçiyor. Önündeki altı saat boyunca da o ekranın karşısından kalkmayacak. Bu döngü hemen her gün tekrar ediyor. Sürekli oyun Can, akşamüstü okuldan eve dönüyor. Anne ve baba geç saatlere kadar çalışıyorlar. Can, on yaşından beri eve kendi anahtarı ile giriyor. Annesinin ona bıraktı­ğı yemeği ısıtıp, mutfakta karnını doyuruyor. Sonra da kıyafetini bile değiştirmeden bilgisayarın başına geçiyor. Önündeki altı saat boyunca da o ekranın karşısından kalkmayacak. Bu döngü hemen her gün tekrar ediyor. Sürekli oyun - [Bilginin İllüzyonu](https://www.ilimcephesi.com/bilginin-illuzyonu/) - Makineler bizi çıplak bırakıyor. Cep telefonumuzun batarya ışığı sönerken, Wi-fi zayıf sinyal verirken içimizi bir huzursuzluk kaplıyor. Hayatımızın kontrolünü bilgisayarlar ve akıllı telefonlara verdikçe, onlarsız ne kadar çaresiz ve zavallı olduğumuzu hissediyoruz. Oysa hayatımızı anlamlandırdığımız ve hayatımızın dizginlerini elimize aldığımız ölçüde kendimizi mutlu hissederiz. Duygularımızda yahut zihnimizde karşılık bulan bilgi bizi diri tutar; hayatla bağımızı Makineler bizi çıplak bırakıyor. Cep telefonumuzun batarya ışığı sönerken, Wi-fi zayıf sinyal verirken içimizi bir huzursuzluk kaplıyor. Hayatımızın kontrolünü bilgisayarlar ve akıllı telefonlara verdikçe, onlarsız ne kadar çaresiz ve zavallı olduğumuzu hissediyoruz. Oysa hayatımızı anlamlandırdığımız ve hayatımızın dizginlerini elimize aldığımız ölçüde kendimizi mutlu hissederiz. Duygularımızda yahut zihnimizde karşılık bulan bilgi bizi diri tutar; hayatla bağımızı - [İmam Mâturîdî’nin Düşünce Sisteminde İnsanın Anlamı ve Değeri](https://www.ilimcephesi.com/imam-maturidinin-dusunce-sisteminde-insanin-anlami-ve-degeri/) - Hülya Alper İslam düşünce geleneği içinde ilk dönemden itibaren “in­san” bir mesele olarak ele alınmış, neye insan denilece­ğinden başlayarak özünün neden teşekkül ettiği, nasıl bir varlık olduğu, niçin yeryüzünde var kılındığı, gayesinin ne olduğu, yetkileriyle sorumluluklarının nelerden ibaret bulunduğu ve bunların neye dayanarak belirleneceği gibi bir dizi sorunun cevabı tarih boyunca tartışılagelmiştir. Bu bağlamda ruh Hülya Alper İslam düşünce geleneği içinde ilk dönemden itibaren “in­san” bir mesele olarak ele alınmış, neye insan denilece­ğinden başlayarak özünün neden teşekkül ettiği, nasıl bir varlık olduğu, niçin yeryüzünde var kılındığı, gayesinin ne olduğu, yetkileriyle sorumluluklarının nelerden ibaret bulunduğu ve bunların neye dayanarak belirleneceği gibi bir dizi sorunun cevabı tarih boyunca tartışılagelmiştir. Bu bağlamda ruh - [Fıkhı Açıdan İnsan Kavramı](https://www.ilimcephesi.com/fikhi-acidan-insan-kavrami/) - Bezm-i Elestten Kabire İnsanın Mükellef Oluşunun Serüveni Tuba Erkoç Baydar İlk bakışta insanın mahiyetinden ziyade muhatap oldu­ğu şer’î amelî hükümler ile ilgilenen fıkıh İlmî aslında in­sanın kendi iç dünyasını anlama sürecidir. Zira fıkhî bir bükme ulaşmada kritik noktayı oluşturan “mükellefiyet kavramı” ancak insanın mahiyetini anlamak ile mümkün olur. Nitekim Hz. Peygamberden (s.a.v) itibaren bilfiil Müslümanca Bezm-i Elestten Kabire İnsanın Mükellef Oluşunun Serüveni Tuba Erkoç Baydar İlk bakışta insanın mahiyetinden ziyade muhatap oldu­ğu şer’î amelî hükümler ile ilgilenen fıkıh İlmî aslında in­sanın kendi iç dünyasını anlama sürecidir. Zira fıkhî bir bükme ulaşmada kritik noktayı oluşturan “mükellefiyet kavramı” ancak insanın mahiyetini anlamak ile mümkün olur. Nitekim Hz. Peygamberden (s.a.v) itibaren bilfiil Müslümanca - [Kibirli Kalp](https://www.ilimcephesi.com/kibirli-kalp/) - Kibre uyma sîret-i şeytânidür Kıl tevazu kol sıfat insânidür Ahmed-i Rıdvan Kibre gitme ki şeytanın içi kibirle doludur. Sen tevazu yolunu seç, çünkü tevazu (Âdem'den dolayı) insanın sıfatı olmuştur. RAHMET dediğimiz yağmur suları dağ başlarında değil, alçak vadilerde birikir. Kibirli insanların kalpleri de böyledir ve rahmet onların kalplerinden akar, alçak gönüllülerin kalple­rinde toplanır. Kibir, kişinin Kibre uyma sîret-i şeytânidür Kıl tevazu kol sıfat insânidür Ahmed-i Rıdvan Kibre gitme ki şeytanın içi kibirle doludur. Sen tevazu yolunu seç, çünkü tevazu (Âdem'den dolayı) insanın sıfatı olmuştur. RAHMET dediğimiz yağmur suları dağ başlarında değil, alçak vadilerde birikir. Kibirli insanların kalpleri de böyledir ve rahmet onların kalplerinden akar, alçak gönüllülerin kalple­rinde toplanır. Kibir, kişinin - [Vefalı Kalp](https://www.ilimcephesi.com/vefali-kalp/) - El-aman ne fena vakte yetiştik Ahde vefa eder yaran kalmadı (Karacaoğlan) LEYLÂ'nın âşığı Kays kendini kaybedip de çöllere düştüğü vakit adı Mecnûn'a çıkmıştı. Nevfel isminde bir yiğit onun hikâyesini öğrenip Leylâ'ya kavuşturmayı içinden geçirdi. Bunun için önce kızı babasından istedi. "Bende bir inci, sende bir deli var. Kim incisini deliye teslim eder?" cevabım alınca da El-aman ne fena vakte yetiştik Ahde vefa eder yaran kalmadı (Karacaoğlan) LEYLÂ'nın âşığı Kays kendini kaybedip de çöllere düştüğü vakit adı Mecnûn'a çıkmıştı. Nevfel isminde bir yiğit onun hikâyesini öğrenip Leylâ'ya kavuşturmayı içinden geçirdi. Bunun için önce kızı babasından istedi. "Bende bir inci, sende bir deli var. Kim incisini deliye teslim eder?" cevabım alınca da - [Korku ve Umut](https://www.ilimcephesi.com/korku-ve-umut/) - Kalbimde bîm-i çevri ümîd-i visali var Râh-i emelde havfü recâ meşrebimcedir Erzurumlu Zihnî Kalbimde eziyetinin korkusu, vuslatının da umudu var. Emel yolunda korku da umut da bana yoldaştır vesselâm... KALBİN içinde birbirini kovan en önemli duygulardan birisi korku, diğeri umuttur. Kalp bugünü, bu zamanı, bu anı yaşamayı tercih eder ve geçmişe yönelik kazanmalarını kaybetmekten korkar. Kalbimde bîm-i çevri ümîd-i visali var Râh-i emelde havfü recâ meşrebimcedir Erzurumlu Zihnî Kalbimde eziyetinin korkusu, vuslatının da umudu var. Emel yolunda korku da umut da bana yoldaştır vesselâm... KALBİN içinde birbirini kovan en önemli duygulardan birisi korku, diğeri umuttur. Kalp bugünü, bu zamanı, bu anı yaşamayı tercih eder ve geçmişe yönelik kazanmalarını kaybetmekten korkar. - [Doyan Kalp](https://www.ilimcephesi.com/doyan-kalp/) - Hak murâdun gönlüne göre müyesser eylemiş Kalbüni öz kendü nûriyle münevver eylemiş Hayreti EY SEVGİLİ! Allah senin muradını tam da gönlüne göre vermiş. O kadar ki, kalbini Kendi'nin öz nuruyla aydınlatmış. Acıkan bir kalbin doyurulması, içine sevgiler ve erdemler koymakla mümkündür, bunu biliyoruz; lâkin her kalbin bir de dolaylı yoldan ihtiyaç duyduğu doygunluk biçimi Hak murâdun gönlüne göre müyesser eylemiş Kalbüni öz kendü nûriyle münevver eylemiş Hayreti EY SEVGİLİ! Allah senin muradını tam da gönlüne göre vermiş. O kadar ki, kalbini Kendi'nin öz nuruyla aydınlatmış. Acıkan bir kalbin doyurulması, içine sevgiler ve erdemler koymakla mümkündür, bunu biliyoruz; lâkin her kalbin bir de dolaylı yoldan ihtiyaç duyduğu doygunluk biçimi - [Acıkan Kalp](https://www.ilimcephesi.com/acikan-kalp/) - Kalbimin esrarını pes perdeden ney söylüyor Sîne-çâk olduklarım her dem pey-â-pey söylüyor Âsaf Neyler, alttan alta hep kalbimdeki sırları dile getiriyor ve durmaksızın bağrımı yarıp yırttığımı dillendiriyorlar. İNSAN bedeninde acıkan üç organ vardır. Birisi maddi (so­mut), diğer ikisi manevî (soyut) açlık çekerler. Birincisi mide­dir ve çağımız insanını kıskıvrak yakalayan materyalist felsefe neredeyse "Bütün yollar mideden Kalbimin esrarını pes perdeden ney söylüyor Sîne-çâk olduklarım her dem pey-â-pey söylüyor Âsaf Neyler, alttan alta hep kalbimdeki sırları dile getiriyor ve durmaksızın bağrımı yarıp yırttığımı dillendiriyorlar. İNSAN bedeninde acıkan üç organ vardır. Birisi maddi (so­mut), diğer ikisi manevî (soyut) açlık çekerler. Birincisi mide­dir ve çağımız insanını kıskıvrak yakalayan materyalist felsefe neredeyse "Bütün yollar mideden - [Arsız Kalp](https://www.ilimcephesi.com/arsiz-kalp/) - Edeb kanda haya kanda resûle iktida kanda Begüm sıdk ü safa kanda dutup kalbi kasavetler Hakîkî Edep nerde kaldı, utanma nerde kaldı. Ya Peygamber'e uyma? A beyim, kalpleri kasvetler istila etmiş, doğruluk ve esenlik ne gezer! ESKİLER hoşlarına gitmeyen bir hale şahit olduklarında "el- hayâ ve el-edep!" diye hayıflanma nidası salıverirlerdi. Bura­daki edep kelimesi terbiyeli Edeb kanda haya kanda resûle iktida kanda Begüm sıdk ü safa kanda dutup kalbi kasavetler Hakîkî Edep nerde kaldı, utanma nerde kaldı. Ya Peygamber'e uyma? A beyim, kalpleri kasvetler istila etmiş, doğruluk ve esenlik ne gezer! ESKİLER hoşlarına gitmeyen bir hale şahit olduklarında "el- hayâ ve el-edep!" diye hayıflanma nidası salıverirlerdi. Bura­daki edep kelimesi terbiyeli - [İskender Pala - Kalp ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/iskender-pala-kalp-alintilar/) - Yine de kalp bu.. Seviyor ama okşamak için elleri yok. Tıbben ağrıması mümkün değil ama bir şekilde ağrıyor işte. Beyne musallat olan migrenden daha şiddetli bir ağrısı var. Hafızası da beyin hafızasından daha kuvvetli. Ayaklarımızın veya beyin hücrelerimizin bizi götüremediği yerlere kadar götürdüğü biliniyor ama asla ne kendisi bir taşıma aracı ne de bizden taşıma Yine de kalp bu.. Seviyor ama okşamak için elleri yok. Tıbben ağrıması mümkün değil ama bir şekilde ağrıyor işte. Beyne musallat olan migrenden daha şiddetli bir ağrısı var. Hafızası da beyin hafızasından daha kuvvetli. Ayaklarımızın veya beyin hücrelerimizin bizi götüremediği yerlere kadar götürdüğü biliniyor ama asla ne kendisi bir taşıma aracı ne de bizden taşıma - [Kemal Sayar-Berna Yalaz - Ağ:Sanal Dünyada Gerçek Kalmak ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/kemal-sayar-berna-yalaz-agsanal-dunyada-gercek-kalmak-alintilar/) - Günümüzde yalnızlık,artık “yeni yoksulluk"tur. İyi beslenmiş insanların açlığı. Çağımızın ruhsal sorunlarını geriye doğru sardığımızda, yeme bozukluklarından alkolizme, depresyondan intihara dek yalnızlığın ayak izlerini buluruz. Modern insanın refah ve yaşama standardı yükseliyor olsa da içinde iyileşmeyen bir boşluk var. Dışarıdaki hayat o kadar büyük bir hızla akıyor ki insanlar kendilerini tuhaf ve tanımadıkları bir dünyada buluyor. Günümüzde yalnızlık,artık “yeni yoksulluk"tur. İyi beslenmiş insanların açlığı. Çağımızın ruhsal sorunlarını geriye doğru sardığımızda, yeme bozukluklarından alkolizme, depresyondan intihara dek yalnızlığın ayak izlerini buluruz. Modern insanın refah ve yaşama standardı yükseliyor olsa da içinde iyileşmeyen bir boşluk var. Dışarıdaki hayat o kadar büyük bir hızla akıyor ki insanlar kendilerini tuhaf ve tanımadıkları bir dünyada buluyor. - [Aranan Kalp](https://www.ilimcephesi.com/aranan-kalp/) - DERHAL BULUN!” demiş patronları, “Nasıl bulduğunuz da, ne kadar masrafa mal olduğu da önemli değil, bulun, kalp bulun bana!” Adamları da aramışlar. Güya doktor en sağlıklı kalbin atletik gençlerde olduğunu söylemiş ama onlar abartmışlar, yeni ergen olsun, erkek olsun, sportmen olsun, sağlıklı olsun, şöyle olsun, böyle olsun... Patron kesenin ağzını açınca kraldan fazla kralcı alçaklar, DERHAL BULUN!” demiş patronları, “Nasıl bulduğunuz da, ne kadar masrafa mal olduğu da önemli değil, bulun, kalp bulun bana!” Adamları da aramışlar. Güya doktor en sağlıklı kalbin atletik gençlerde olduğunu söylemiş ama onlar abartmışlar, yeni ergen olsun, erkek olsun, sportmen olsun, sağlıklı olsun, şöyle olsun, böyle olsun... Patron kesenin ağzını açınca kraldan fazla kralcı alçaklar, - [Meşruiyet Aracı Olarak Birgivî: Kadızâdeliler Hareketi](https://www.ilimcephesi.com/mesruiyet-araci-olarak-birgivi-kadizadeliler-hareketi/) - XVII. yy/da ortaya çıkan Kadızâdeliler Hareketi, kendi devrinde zihniyet farklılığıyla ilgi çektiği gibi modern za­manlardaki araştırmalara da konu olmuştur. Halil İnalcık,Birgivî-Kadızâde bağını zihniyet üzerinden kurar. Musikî, semâ ve raksa yer ayıran İnalcık, Taşköprîzâde’nin bu başlık­lardaki müspet görüşünü aktardıktan sonra bağnazlık hareket­lerine temas etmiş ve bu konuda Birgivî ve Kadızâde’nin ben­zer refleks verdiğine işaret etmiştir. İnalcık, XVII. yy/da ortaya çıkan Kadızâdeliler Hareketi, kendi devrinde zihniyet farklılığıyla ilgi çektiği gibi modern za­manlardaki araştırmalara da konu olmuştur. Halil İnalcık,Birgivî-Kadızâde bağını zihniyet üzerinden kurar. Musikî, semâ ve raksa yer ayıran İnalcık, Taşköprîzâde’nin bu başlık­lardaki müspet görüşünü aktardıktan sonra bağnazlık hareket­lerine temas etmiş ve bu konuda Birgivî ve Kadızâde’nin ben­zer refleks verdiğine işaret etmiştir. İnalcık, - [Tarihsel Tecrübeye Sahip Bir Eleştiri: Bid’at ve Bozulma Söylemi ](https://www.ilimcephesi.com/tarihsel-tecrubeye-sahip-bir-elestiri-bidat-ve-bozulma-soylemi/) - Çivizâde ve özellikle Birgivî’nin selefi zihniyete sahip oldu­ğuna dair öne sürülen argümanlar çoğunlukla daha önce pek çok mutasavvıf ve fakih tarafından gündeme alınmış tarihsel tecrübeye sahip hususlardır. Konuya girmeden evvel tarihçi­lerin özellikle Birgivî’yi hangi bakımdan farklı bulduğuna te­mas etmeliyiz. İnalcık, Birgivî ve Kadızâdeliler’in dinde taas­subu benimsediklerini ve Osmanlı toplumunda tespit ettikleri yirmi bir bid’ata karşı Çivizâde ve özellikle Birgivî’nin selefi zihniyete sahip oldu­ğuna dair öne sürülen argümanlar çoğunlukla daha önce pek çok mutasavvıf ve fakih tarafından gündeme alınmış tarihsel tecrübeye sahip hususlardır. Konuya girmeden evvel tarihçi­lerin özellikle Birgivî’yi hangi bakımdan farklı bulduğuna te­mas etmeliyiz. İnalcık, Birgivî ve Kadızâdeliler’in dinde taas­subu benimsediklerini ve Osmanlı toplumunda tespit ettikleri yirmi bir bid’ata karşı - [Mâtürîdîyye ve Tasavvuf İlişkisi](https://www.ilimcephesi.com/maturidiyye-ve-tasavvuf-iliskisi-2/) - İslamî ilimler genel olarak ele alındığında Kur’an ve hadis, diğer İslamî ilimlere malzeme sunan ilimler olarak görülür. Bu malzemeleri alıp yorumlayan en önemli ilimler ise fıkıh, kelâm ve tasavvuftur. Cibril hadisi diye bilinen ve Cebrail’in Hz. Peygamber’e bazı sorularını içeren meşhur hadiste “İslam nedir? Sorusunun cevabı olan namaz, oruç, hac, zekat gibi konular sonraki asırlarda İslamî ilimler genel olarak ele alındığında Kur’an ve hadis, diğer İslamî ilimlere malzeme sunan ilimler olarak görülür. Bu malzemeleri alıp yorumlayan en önemli ilimler ise fıkıh, kelâm ve tasavvuftur. Cibril hadisi diye bilinen ve Cebrail’in Hz. Peygamber’e bazı sorularını içeren meşhur hadiste “İslam nedir? Sorusunun cevabı olan namaz, oruç, hac, zekat gibi konular sonraki asırlarda - [30 Ağustos](https://www.ilimcephesi.com/30-agustos/) - 30 Ağustos’u da geride bıraktık. Artık 30 Ağustos’lar, Yunan’ı denize döktüğümüz gün olarak hatırlanmıyor. Askerlerin görev değişikliği günü olarak hatırlanıyor. Zaten “Yunan’ı denize dökmek” hikaye. O bir “Müthiş Türkler efsanesi”. Mustafa Kemal’in de dediği gibi “Geldikleri gibi gittiler.” İlk kurşun da “Müthiş Türk efsanesi” idi. Zaten atılan kurşun ilk kurşun olmadığı gibi, Osman Nevres (Hasan 30 Ağustos’u da geride bıraktık. Artık 30 Ağustos’lar, Yunan’ı denize döktüğümüz gün olarak hatırlanmıyor. Askerlerin görev değişikliği günü olarak hatırlanıyor. Zaten “Yunan’ı denize dökmek” hikaye. O bir “Müthiş Türkler efsanesi”. Mustafa Kemal’in de dediği gibi “Geldikleri gibi gittiler.” İlk kurşun da “Müthiş Türk efsanesi” idi. Zaten atılan kurşun ilk kurşun olmadığı gibi, Osman Nevres (Hasan - [Köylüye Okumak](https://www.ilimcephesi.com/koyluye-okumak/) - Köye tek kitap girebilmişti: Kur'an. Ve hayali cennete kanatlandıran birkaç risale. Toprak adamı ancak cehennemden kurtulmak için okur. Kitap cennetin anahtarıdır. Öğretmen imamın yerini tutamadı, tutamayacaktır. Öğretmen köye neyi getiriyor? Samimiyetsizliği, köksüzlüğü ve hoppalığı. Köy bir gurbet, bir sürgün, bir Lilluputlar ülkesidir hazret için. Hazret de köylü için yabancı bir madde, bir düşman, bir nevi casus. Okuyup Köye tek kitap girebilmişti: Kur'an. Ve hayali cennete kanatlandıran birkaç risale. Toprak adamı ancak cehennemden kurtulmak için okur. Kitap cennetin anahtarıdır. Öğretmen imamın yerini tutamadı, tutamayacaktır. Öğretmen köye neyi getiriyor? Samimiyetsizliği, köksüzlüğü ve hoppalığı. Köy bir gurbet, bir sürgün, bir Lilluputlar ülkesidir hazret için. Hazret de köylü için yabancı bir madde, bir düşman, bir nevi casus. Okuyup - [Osmanlı Tarihinin Mirası](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-tarihinin-mirasi/) - Osmanlı tarihinin bugünkü Türk insanına mirası nedir?Yarını inşa ederken tarihî vasıflarımızdan ne ölçüde faydalanabiliriz?Maziden gelen temayüllerimize dayanarak nasıl bir istikbal inşa edebiliriz? Başka bir tabirle Türk insanı kapitalizme mi sosyalizme mi yatkındır? Osmanlı birçok unsurların mesut bir terkibi. Orta Asya'dan getirdiği biyolojik vasıflar: bir başbuğ etrafında toplanmak, gözünü daldan budaktan esirgememek, bir kelimeyle birçok göçebe medeniyetlerinde Osmanlı tarihinin bugünkü Türk insanına mirası nedir?Yarını inşa ederken tarihî vasıflarımızdan ne ölçüde faydalanabiliriz?Maziden gelen temayüllerimize dayanarak nasıl bir istikbal inşa edebiliriz? Başka bir tabirle Türk insanı kapitalizme mi sosyalizme mi yatkındır? Osmanlı birçok unsurların mesut bir terkibi. Orta Asya'dan getirdiği biyolojik vasıflar: bir başbuğ etrafında toplanmak, gözünü daldan budaktan esirgememek, bir kelimeyle birçok göçebe medeniyetlerinde - [Bir İmparatorluğun Anatomisi](https://www.ilimcephesi.com/bir-imparatorlugun-anatomis/) - Kaçanlar: “Boğuluyoruz”, diyorlar… “Memleket bir zelzele arefesinde. Gitmek, kaderin hatalarını düzeltmektir. Cangıldan şehire, kasırgadan limana, kaostan tarihe kaçış.Yükseliş devrinde aydın, toplumun herhangi bir ferdidir: zevkleri ile, zilletleri ile, mukaddesleri ile. Ne imtiyazı var­dır, ne imtiyaz peşindedir.Tanzimat, Babıâli’nin Avrupalılaşması. Bürokrasi, halk­ları da, saraydan da kopar. Aydın da bürokrattır, hem de çok nazlı, çok hassas, çok hercâi Kaçanlar: “Boğuluyoruz”, diyorlar… “Memleket bir zelzele arefesinde. Gitmek, kaderin hatalarını düzeltmektir. Cangıldan şehire, kasırgadan limana, kaostan tarihe kaçış.Yükseliş devrinde aydın, toplumun herhangi bir ferdidir: zevkleri ile, zilletleri ile, mukaddesleri ile. Ne imtiyazı var­dır, ne imtiyaz peşindedir.Tanzimat, Babıâli’nin Avrupalılaşması. Bürokrasi, halk­ları da, saraydan da kopar. Aydın da bürokrattır, hem de çok nazlı, çok hassas, çok hercâi - [Hepimiz Suç Ortağıyız](https://www.ilimcephesi.com/hepimiz-suc-ortagiyiz/) - Proküst’ün yatağı. Bu habis harfler şuurun gırtlağına dişlerini geçiren birer sülük. Atını senatör yapan Caligula insan haysiyetine bu hebbenneka eşkıya çetesinden çok daha hürmetkâr. Bir demokrasi düşünün ki, kendisine aydın payesi verilen şamar oğlanları alfabenin harfleri hakkında konuşmak hakkından mahrum.Sözde laik bir cumhuriyette en kenef , en âdi mefhum ve nesneler mukaddes. Latin alfabesi kuduz bir köpek gibi dile musallat edildi. Üniversite o zamanki ve bu zamanki Proküst’ün yatağı. Bu habis harfler şuurun gırtlağına dişlerini geçiren birer sülük. Atını senatör yapan Caligula insan haysiyetine bu hebbenneka eşkıya çetesinden çok daha hürmetkâr. Bir demokrasi düşünün ki, kendisine aydın payesi verilen şamar oğlanları alfabenin harfleri hakkında konuşmak hakkından mahrum.Sözde laik bir cumhuriyette en kenef , en âdi mefhum ve nesneler mukaddes. Latin alfabesi kuduz bir köpek gibi dile musallat edildi. Üniversite o zamanki ve bu zamanki - [Aydınlar memleketi batırmışlardır...](https://www.ilimcephesi.com/solla-sag-bir-butundur-solu-tayin-eden-sagdir-sagi-tayin-eden-soldur/) - Solla sağ bir bütündür, solu tayin eden sağdır, sağı tayin eden soldur. Biz hakikatların sadece bir tarafını görmeye mahkum edilmişizdir. Oysa yalnız bir tarafını görmek, hiçbir şeyi görmemektir. (Halifeliğin müdafaa edilmediği yerde sosyalizmin hiçbir değeri yoktur.) Düşünceye yasak bölge tayin edildiği andan itibaren düşünmek yoktur, bir düşüncenin esareti altına girmek vardır. Batı bütün fetihlerini entelektüel Solla sağ bir bütündür, solu tayin eden sağdır, sağı tayin eden soldur. Biz hakikatların sadece bir tarafını görmeye mahkum edilmişizdir. Oysa yalnız bir tarafını görmek, hiçbir şeyi görmemektir. (Halifeliğin müdafaa edilmediği yerde sosyalizmin hiçbir değeri yoktur.) Düşünceye yasak bölge tayin edildiği andan itibaren düşünmek yoktur, bir düşüncenin esareti altına girmek vardır. Batı bütün fetihlerini entelektüel - [Osmanlı Medeniyeti Bir İman ve Hamle Medeniyetidir](https://www.ilimcephesi.com/osmanli-medeniyeti-bir-iman-ve-hamle-medeniyetidir/) - Osmanlı medeniyeti bir iman ve hamle medeniyetidir. Ciddi olan her hakikat, her bilgi Kur'an'da toplanmıştır. Edebiyat, Batı'daki gibi bir kavga silahı değil, fatihler için eğlencedir... Osmanlı'da felsefe yoktur. Çünkü felsefe, şüphelerin çocuğudur. Mutlak hakikate eren kimseler için böyle bir zihin çabasına ne ihtiyaç var? Cetlerimiz, hayat tecrübelerini, düşünce ve intibalarını kah sözle, kah yazıyla aktarmışlardır. Osmanlı medeniyeti bir iman ve hamle medeniyetidir. Ciddi olan her hakikat, her bilgi Kur'an'da toplanmıştır. Edebiyat, Batı'daki gibi bir kavga silahı değil, fatihler için eğlencedir... Osmanlı'da felsefe yoktur. Çünkü felsefe, şüphelerin çocuğudur. Mutlak hakikate eren kimseler için böyle bir zihin çabasına ne ihtiyaç var? Cetlerimiz, hayat tecrübelerini, düşünce ve intibalarını kah sözle, kah yazıyla aktarmışlardır. - [Slogan İlkelin İdolojisi](https://www.ilimcephesi.com/slogan-ilkelin-idolojisi/) - Karanlıkta kavga olmaz. İdeolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri. İstemesek de onlara muhtacız. Kaosu kosmos yapan insan zekâsı, tecrübelerini ideolojilerde sergilemiş. İdeolojiye düşmanlık, tek izm'e teslimiyettir: obskürantizme. İdeolojiler siyaset dünyasının haritaları. Haritasız denize açılmır mı? Ama harita tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz. Pusulaya da ihtiyaç var. Pusula: şuur. Tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru. Karanlıkta kavga olmaz. İdeolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri. İstemesek de onlara muhtacız. Kaosu kosmos yapan insan zekâsı, tecrübelerini ideolojilerde sergilemiş. İdeolojiye düşmanlık, tek izm'e teslimiyettir: obskürantizme. İdeolojiler siyaset dünyasının haritaları. Haritasız denize açılmır mı? Ama harita tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz. Pusulaya da ihtiyaç var. Pusula: şuur. Tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru. - [Cemil Meriç Harf İnkılabını Yorumluyor](https://www.ilimcephesi.com/cemil-meric-harf-inkilabini-yorumluyor/) - Bu milletin bütün kütüphanelerini yaktılar. 1929′da ilk mektebi bitiren nesil kendini bir çöl ortasında buldu. Yeniden başladı alfabeye ve ölünceye kadar alfabede kaldı. Sonraki nesiller hep aynı yokluk, hep aynı sefalet içinde çırpındılar. 1929′da okuma-yazma bilenler 1930′da analfabet durumuna düştüler. Ve kendilerine zorla kabul ettirilen, dili çelik bir korse gibi, bir Çinlinin ayakkabısı gibi, ezip Bu milletin bütün kütüphanelerini yaktılar. 1929′da ilk mektebi bitiren nesil kendini bir çöl ortasında buldu. Yeniden başladı alfabeye ve ölünceye kadar alfabede kaldı. Sonraki nesiller hep aynı yokluk, hep aynı sefalet içinde çırpındılar. 1929′da okuma-yazma bilenler 1930′da analfabet durumuna düştüler. Ve kendilerine zorla kabul ettirilen, dili çelik bir korse gibi, bir Çinlinin ayakkabısı gibi, ezip - [Şiddet Avrupa'nın Tanrısı !](https://www.ilimcephesi.com/siddet-avrupanin-tanrisi/) - Avrupa, Makyavel'den beri kasideler okur şiddete. Hristiyanıyla, maddecisiyle, sosyalistiyle bir sara nöbeti içindedir. Ama şiddet, tarihin hiçbir döneminde çağımızdaki kadar yüceltilmemiştir. Sorel'in "Şiddet Üzerine Düşünceler"iyle başlayan bir isteri nöbeti, Batı'nın sözde irfanını bir cinayet kışkırtıcısı derekesine düşürdü. Camus doğru söylüyor: "Maverayla göbek bağını koparmış bir dünyanın insanı ya intihar eder ya isyan." Öldürmek, maddeci Batı'nın alın yazısı. Avrupa, Makyavel'den beri kasideler okur şiddete. Hristiyanıyla, maddecisiyle, sosyalistiyle bir sara nöbeti içindedir. Ama şiddet, tarihin hiçbir döneminde çağımızdaki kadar yüceltilmemiştir. Sorel'in "Şiddet Üzerine Düşünceler"iyle başlayan bir isteri nöbeti, Batı'nın sözde irfanını bir cinayet kışkırtıcısı derekesine düşürdü. Camus doğru söylüyor: "Maverayla göbek bağını koparmış bir dünyanın insanı ya intihar eder ya isyan." Öldürmek, maddeci Batı'nın alın yazısı. - [Demokrasi ve İslamiyet](https://www.ilimcephesi.com/demokrasi-ve-islamiyet-cemil-meric/) - İki asır önce basılan bir ikonoloji kitabında, kadın olarak tasvir edilmiş demokrasi; alnında asma yapraklarından bir taç, sırtında kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde yılan. Her çağ kendi rüyalarını, kendi emellerini söyletmiş kelimeye; her demagog kendi yalanlarını. Uğrunda sel gibi kan akıtılmış. Nedir bu demokrasi? “Katıksız demokrasi ayak takımının despotizmidir”, diyor Voltaire. “Demokrasinin temeli İki asır önce basılan bir ikonoloji kitabında, kadın olarak tasvir edilmiş demokrasi; alnında asma yapraklarından bir taç, sırtında kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde yılan. Her çağ kendi rüyalarını, kendi emellerini söyletmiş kelimeye; her demagog kendi yalanlarını. Uğrunda sel gibi kan akıtılmış. Nedir bu demokrasi? “Katıksız demokrasi ayak takımının despotizmidir”, diyor Voltaire. “Demokrasinin temeli - [Haçlıların En Büyük Zaferi !](https://www.ilimcephesi.com/haclilarin-en-buyuk-zaferi/) - Tarih, Tanzimat'tan başlayarak tepeden tırnağa değiştirilmelidir. Tarih kitapları Haçlıların en büyük zaferidir. Türk milleti, asıl ailesinden kaçırılmış bir çocuk gibidir. Çocuğu kaçıranlar, onun kendi asaleti, ailesi ve kökü hakkında bir şey bilmesi korkusu ile kendi hakkında bilgi elde edebileceği her yolu kapamak isterler. Gerçekten biz tarihini çaldırtan yitik bir nesiliz. Ama daha acısı, yitiğimizin farkında Tarih, Tanzimat'tan başlayarak tepeden tırnağa değiştirilmelidir. Tarih kitapları Haçlıların en büyük zaferidir. Türk milleti, asıl ailesinden kaçırılmış bir çocuk gibidir. Çocuğu kaçıranlar, onun kendi asaleti, ailesi ve kökü hakkında bir şey bilmesi korkusu ile kendi hakkında bilgi elde edebileceği her yolu kapamak isterler. Gerçekten biz tarihini çaldırtan yitik bir nesiliz. Ama daha acısı, yitiğimizin farkında - [Osmanlıcayı bilen insanların kalmaması "felâket"](https://www.ilimcephesi.com/osmanlicayi-bilen-insanlarin-kalmamasi-felaket/) - Osmanlıcayı bilen insanların kalmamasını "felâket" olarak görüyordu Cemil Meriç. Siz fikri gelişmenizde katkısı olan düşünürümüzle aynı fikirde misiniz bu konuda? Tamamen aynı fikirdeyim. Osmanlıca dediğimiz doğrudan doğruya Türkçedir. Ona başka isimler takarak kendimizden uzakta tutmayalım lütfen. Sadece harfleri farklıdır ve 80 yıllık alfabemize karşılık 1000 yıllık bir mazisi vardır elifba'nın. Yani "biz" dediğimiz o büyük Osmanlıcayı bilen insanların kalmamasını "felâket" olarak görüyordu Cemil Meriç. Siz fikri gelişmenizde katkısı olan düşünürümüzle aynı fikirde misiniz bu konuda? Tamamen aynı fikirdeyim. Osmanlıca dediğimiz doğrudan doğruya Türkçedir. Ona başka isimler takarak kendimizden uzakta tutmayalım lütfen. Sadece harfleri farklıdır ve 80 yıllık alfabemize karşılık 1000 yıllık bir mazisi vardır elifba'nın. Yani "biz" dediğimiz o büyük - [Avrupa İslam'ı Tanımaz](https://www.ilimcephesi.com/avrupa-islami-tanimaz/) - HAÇ VE HİLÂL Namık Kemal'in asırlarca armağan ettiği vecize, "Avrupa Şark'ı tanımaz", tashihe muhtaç. Avrupa, hiç değilse 19. asır Avrupa'sı, Şark'ı pekâlâ tanır. Avrupa, İslâm dünyasını tanımaz. Tanımaz, çünkü İslâm medeniyetini yok etmek için canlarını tehlikeye atarken, Avrupa'nın İslâmiyet'e anlayışlı davranması beklenebilir miydi? Haçlı seferleri'ni kışkırtanlar, önce İslâmiyet'i karalamak isteyeceklerdi. Kaldı ki putperest Avrupa,İslâmiyet kelimesini HAÇ VE HİLÂL Namık Kemal'in asırlarca armağan ettiği vecize, "Avrupa Şark'ı tanımaz", tashihe muhtaç. Avrupa, hiç değilse 19. asır Avrupa'sı, Şark'ı pekâlâ tanır. Avrupa, İslâm dünyasını tanımaz. Tanımaz, çünkü İslâm medeniyetini yok etmek için canlarını tehlikeye atarken, Avrupa'nın İslâmiyet'e anlayışlı davranması beklenebilir miydi? Haçlı seferleri'ni kışkırtanlar, önce İslâmiyet'i karalamak isteyeceklerdi. Kaldı ki putperest Avrupa,İslâmiyet kelimesini - [Önkabuller: Ehl-i sünnet, mutezile, şia, modernizm](https://www.ilimcephesi.com/onkabuller-ehl-i-sunnet-mutezile-sia-modernizm/) - Hemen hatırlatmam gerekir: Önkabuller derken kastımız ehl-i sünnet, mutezile veya şianın kendisi değildir. Bunlar tüzel kişilik veya devlet gibidir. Devlet soyut bir kavramdır. Ancak devleti temsil edenlerin görüşleri vardır. Devleti tem­sil edenlerin yaklaşım ve bakışları devleti yönlendirir. Yer yer yeni konseptler de ortaya çıkabilir. Ama devletin en temel bakış açısı bellidir. O devleti devlet yapan Hemen hatırlatmam gerekir: Önkabuller derken kastımız ehl-i sünnet, mutezile veya şianın kendisi değildir. Bunlar tüzel kişilik veya devlet gibidir. Devlet soyut bir kavramdır. Ancak devleti temsil edenlerin görüşleri vardır. Devleti tem­sil edenlerin yaklaşım ve bakışları devleti yönlendirir. Yer yer yeni konseptler de ortaya çıkabilir. Ama devletin en temel bakış açısı bellidir. O devleti devlet yapan - [Kur'an'ı Anlamak Ama Nasıl Anlamak?](https://www.ilimcephesi.com/kurani-anlamak-ama-nasil-anlamak/) - Giriş Malum olduğu üzere günümüzde İslam’ın kaynaklarına yaklaşımda geçmişe nazaran bazı farklı görüşler vardır. Me­sela tek kaynak Kur'an’dır. Bu ehl-i Kur'an ve mealcilerin gö­rüşüdür. Bunu tartışmanın fazla bir anlamı yoktur. Bunun yanında Kur'an ve sünneti kaynak kabul eden anlayış vardır. Bunlar da kendi aralarında ayrılmaktadır. Örneğin sünneti kaynak kabul eden ama bu sünnetin Kur’an’da olduğunu Giriş Malum olduğu üzere günümüzde İslam’ın kaynaklarına yaklaşımda geçmişe nazaran bazı farklı görüşler vardır. Me­sela tek kaynak Kur'an’dır. Bu ehl-i Kur'an ve mealcilerin gö­rüşüdür. Bunu tartışmanın fazla bir anlamı yoktur. Bunun yanında Kur'an ve sünneti kaynak kabul eden anlayış vardır. Bunlar da kendi aralarında ayrılmaktadır. Örneğin sünneti kaynak kabul eden ama bu sünnetin Kur’an’da olduğunu - [Ehl-i Sünnetin İtikadi Alandaki Mutedil Yaklaşımı](https://www.ilimcephesi.com/ehl-i-sunnetin-itikadi-alandaki-mutedil-yaklasimi/) - Dün paylaştığım yazıda ehl-i sünnetin tarih boyunca mutedil bir yaklaşımı benimseyen, bünyesinde farklı grupları barındıran bir şemsiye kavram olduğundan söz etmiştim. Bu söylemin kuru bir slogan olmadığını ortaya koyma sadedinde bu yazıda ehl-i sünnetin mutedil yaklaşımının itikat (usulüddin) alanındaki tezahürlerinden söz edeceğim. (Kısmetse bir başka yazıda ehl-i sünnetin usul-i fıkıh alanındaki ortayolcu yaklaşımının temel özelliklerini Dün paylaştığım yazıda ehl-i sünnetin tarih boyunca mutedil bir yaklaşımı benimseyen, bünyesinde farklı grupları barındıran bir şemsiye kavram olduğundan söz etmiştim. Bu söylemin kuru bir slogan olmadığını ortaya koyma sadedinde bu yazıda ehl-i sünnetin mutedil yaklaşımının itikat (usulüddin) alanındaki tezahürlerinden söz edeceğim. (Kısmetse bir başka yazıda ehl-i sünnetin usul-i fıkıh alanındaki ortayolcu yaklaşımının temel özelliklerini - [Cuma Geceniz Mübarek Olsun](https://www.ilimcephesi.com/cuma-geceniz-mubarek-olsun/) - Bilcümle Sartre’lara ve de Camus’lerin alayına karşı biz okur-yazar Müslümanları Cuma geceleri savunmuş gibi geliyor şimdilerde. Cuma dediysek, Perşembe aslında. Ya da bizim bugün Perşembe gecesi diye adlandırdığımız ve fakat “Müslüman Saati” hesabına göre Cuma gecesi olan Perşembe. Müslüman gününün, akşamla birlikte bittiğini babalarımız bilirdi. Yatsıyla birlikte de ertesi günün gecesi başlamış olurdu. Bu sebeple Bilcümle Sartre’lara ve de Camus’lerin alayına karşı biz okur-yazar Müslümanları Cuma geceleri savunmuş gibi geliyor şimdilerde. Cuma dediysek, Perşembe aslında. Ya da bizim bugün Perşembe gecesi diye adlandırdığımız ve fakat “Müslüman Saati” hesabına göre Cuma gecesi olan Perşembe. Müslüman gününün, akşamla birlikte bittiğini babalarımız bilirdi. Yatsıyla birlikte de ertesi günün gecesi başlamış olurdu. Bu sebeple - [Allah Bereket Versin](https://www.ilimcephesi.com/allah-bereket-versin/) - “Allah bereket versin” sözü, esnaf görgüsünde ilk öğrenilecek şeylerden biridir. Esnaf, paracığını harcayan müşteriyi teselli etmeyi behemehal öğrenmeli, onun, harcadığı parayla usulünce vedalaşmasını, aklının o parada kalmamasını sağlamalıdır. Bereket sözcüğünde, kapitalist aklın almayacağı bir şey bulunur. Bereket sayesinde az çoktur, uzak yakındır. İki kişinin doyduğuyla üç kişi doyabilir. Az söz, çok etki doğurabilir. Bu o “Allah bereket versin” sözü, esnaf görgüsünde ilk öğrenilecek şeylerden biridir. Esnaf, paracığını harcayan müşteriyi teselli etmeyi behemehal öğrenmeli, onun, harcadığı parayla usulünce vedalaşmasını, aklının o parada kalmamasını sağlamalıdır. Bereket sözcüğünde, kapitalist aklın almayacağı bir şey bulunur. Bereket sayesinde az çoktur, uzak yakındır. İki kişinin doyduğuyla üç kişi doyabilir. Az söz, çok etki doğurabilir. Bu o - [Anlamlı Tedirginlik](https://www.ilimcephesi.com/anlamli-tedirginlik/) - Mineraller ve taşlar seyahat etmez. Bitkiler kökleriyle toprağa sabitlenmiştir. E hayvanlar göç eder ama bildik bir yerden, yine bildik başka bir yere giderler ya da bilinçli bir seyahat diyemeyeceğimiz yer değiştirmeler yaparlar. Buna mukabil, sadece insandır ki, gider, terk eder, bir yeri bilinçli olarak ve geri dönülmeyecek biçimde arkada bırakabilir. Bunları Jean-Luc Nancy’den, şu filozof Mineraller ve taşlar seyahat etmez. Bitkiler kökleriyle toprağa sabitlenmiştir. E hayvanlar göç eder ama bildik bir yerden, yine bildik başka bir yere giderler ya da bilinçli bir seyahat diyemeyeceğimiz yer değiştirmeler yaparlar. Buna mukabil, sadece insandır ki, gider, terk eder, bir yeri bilinçli olarak ve geri dönülmeyecek biçimde arkada bırakabilir. Bunları Jean-Luc Nancy’den, şu filozof - [Hayat ve Provası](https://www.ilimcephesi.com/hayat-ve-provasi/) - Bu hayatı, bir test sürüşü gibi yaşıyoruz. Beğenirsek alacağız, beğenmezsek kalacak. Henüz bizimmiş gibi sahiplenmiş değiliz onu. Bedelini ödeyerek, onunla artık dönüşü olmayan bir ilişkiye girdiğimizi düşünmüyoruz. Belki de vaz geçeriz gibi duruyor. Belki de diğer dükkanda daha iyisini buluruz. Aklımız, tanımadığımız, başka ve daha güzel bir hayatta. Hayatı deniyoruz. Ama hayatı hayatta deniyoruz. Bu Bu hayatı, bir test sürüşü gibi yaşıyoruz. Beğenirsek alacağız, beğenmezsek kalacak. Henüz bizimmiş gibi sahiplenmiş değiliz onu. Bedelini ödeyerek, onunla artık dönüşü olmayan bir ilişkiye girdiğimizi düşünmüyoruz. Belki de vaz geçeriz gibi duruyor. Belki de diğer dükkanda daha iyisini buluruz. Aklımız, tanımadığımız, başka ve daha güzel bir hayatta. Hayatı deniyoruz. Ama hayatı hayatta deniyoruz. Bu - [Kıyamet kopuyor elinde fidan var ve sen](https://www.ilimcephesi.com/kiyamet-kopuyor-elinde-fidan-var-ve-sen/) - Sokrates’in, kendisini öldürecek olan baldıran zehri hazırlanırken flütle yeni bir ezgi öğrenmeye çalıştığı söylenir. “Ne işe yarayacak ki bu?” diye ümitsizce sorarlar. “Yeni bir ezgi öğrenmeye.” der filozof. Filmin ilk beş dakikasında kahramanımız mutlu, başarılı, gürbüz bir beyaz yakalıdır. Küçük, kesik öksürükler, tatsız kırmızı lekeler, yolunda gitmeyen uykular derken, soğukkanlı doğrucu tabip gerçeği söyleyiverir: “Üç Sokrates’in, kendisini öldürecek olan baldıran zehri hazırlanırken flütle yeni bir ezgi öğrenmeye çalıştığı söylenir. “Ne işe yarayacak ki bu?” diye ümitsizce sorarlar. “Yeni bir ezgi öğrenmeye.” der filozof. Filmin ilk beş dakikasında kahramanımız mutlu, başarılı, gürbüz bir beyaz yakalıdır. Küçük, kesik öksürükler, tatsız kırmızı lekeler, yolunda gitmeyen uykular derken, soğukkanlı doğrucu tabip gerçeği söyleyiverir: “Üç - [Niçin kınadığımız şey başımıza gelir?](https://www.ilimcephesi.com/nicin-kinadigimiz-sey-basimiza-gelir/) - Hatta kınadığınız o şey başınıza gelmeden ölmezsiniz, buyuruyor Allah’ın Kutlu Elçisi. Bir yanıyla kınadığımız şey, o fiil, o nitelik, o hususiyet, bizim hassasiyetle kaçındığımız bir şeyken, nasıl oluyor da kendimizi tam da onu işlerken buluyoruz? O şeyi kınamakla, ona olan soğukluğumuzu, antipatimizi, giderek nefretimizi göstermişken, nasıl oluyor da o şeye bulaşıyoruz? Aslında bu meselenin tam Hatta kınadığınız o şey başınıza gelmeden ölmezsiniz, buyuruyor Allah’ın Kutlu Elçisi. Bir yanıyla kınadığımız şey, o fiil, o nitelik, o hususiyet, bizim hassasiyetle kaçındığımız bir şeyken, nasıl oluyor da kendimizi tam da onu işlerken buluyoruz? O şeyi kınamakla, ona olan soğukluğumuzu, antipatimizi, giderek nefretimizi göstermişken, nasıl oluyor da o şeye bulaşıyoruz? Aslında bu meselenin tam - [Ahlak Sukut Etmez](https://www.ilimcephesi.com/ahlak-sukut-etmez/) - Asım Cüneyd Köksal Birçoğumuz, yaşlı tanıdıklarımızdan bazılarının “Ahlak sukut etmiş evladım!” dediklerine şahit olmuşuzdur.1 Bu sözü sarf edenler, yaşadıkları devri yadırgamakta ve ahlaki bazı değerlerin yozlaştığını, hatta artık dikkate alınmaz olduğunu, bu değerlerin hükmünün kalmadığını anlatmak isterler. Yani bu sözle olgusal bir durumdan söz etmiş olurlar. Osmanlılar devrinde yaşamış bir âlim olan Hasan Kâfî el-Akhisârî (ö. Asım Cüneyd Köksal Birçoğumuz, yaşlı tanıdıklarımızdan bazılarının “Ahlak sukut etmiş evladım!” dediklerine şahit olmuşuzdur.1 Bu sözü sarf edenler, yaşadıkları devri yadırgamakta ve ahlaki bazı değerlerin yozlaştığını, hatta artık dikkate alınmaz olduğunu, bu değerlerin hükmünün kalmadığını anlatmak isterler. Yani bu sözle olgusal bir durumdan söz etmiş olurlar. Osmanlılar devrinde yaşamış bir âlim olan Hasan Kâfî el-Akhisârî (ö. - [Yapay Zekâ ve İnsan Zekâsı Karşılaştırması](https://www.ilimcephesi.com/yapay-zeka-ve-insan-zekasi-karsilastirmasi/) - Ahmet Ayhan Çitil Yapay Zekâ (İng. Artificial Intelligence) bilgisayar biliminin, hedefi, bilgisayarların / programların kendilerine zekâ atfedilebilecek bir biçimde işlemelerini / çıktılar üretmelerini / “davranmalarını” sağlamak üzere programlar geliştirmek olan alt dalının adıdır. Dar kapsamda belirlenmiş görevleri yerine getiren programların yazılması ve uygulamaların geliştirilmesi ile ilgilenir. Geniş kapsamda ve uzun vadede ise akıl sahibi bir Ahmet Ayhan Çitil Yapay Zekâ (İng. Artificial Intelligence) bilgisayar biliminin, hedefi, bilgisayarların / programların kendilerine zekâ atfedilebilecek bir biçimde işlemelerini / çıktılar üretmelerini / “davranmalarını” sağlamak üzere programlar geliştirmek olan alt dalının adıdır. Dar kapsamda belirlenmiş görevleri yerine getiren programların yazılması ve uygulamaların geliştirilmesi ile ilgilenir. Geniş kapsamda ve uzun vadede ise akıl sahibi bir - [Karşılaşmalar](https://www.ilimcephesi.com/karsilasmalar/) - Wael B.Hallaq Bizi kuran karşılaşmalardır; karşılaşmalardır bizi biz yapan. Dünyayı olduğu şey yapan da onlardır. Karşılaşma olmadan hiçbir şey mümkün olamaz. Karşılaşmalar olmaksızın yaşam da mümkün olmazdı. Bütün yaşamın kaynağı, yani su bile karşılaşmayla meydana gelir; oksijen ve hidrojenin karşılaşmasıyla. Bu karşılaşma olmadan primitif organizmalar önceden ve şimdi oldukları gibi kalırlardı; tıpkı karşılaşmasalardı oksijen ve Wael B.Hallaq Bizi kuran karşılaşmalardır; karşılaşmalardır bizi biz yapan. Dünyayı olduğu şey yapan da onlardır. Karşılaşma olmadan hiçbir şey mümkün olamaz. Karşılaşmalar olmaksızın yaşam da mümkün olmazdı. Bütün yaşamın kaynağı, yani su bile karşılaşmayla meydana gelir; oksijen ve hidrojenin karşılaşmasıyla. Bu karşılaşma olmadan primitif organizmalar önceden ve şimdi oldukları gibi kalırlardı; tıpkı karşılaşmasalardı oksijen ve - [Gazâlî'nin Döneminin Fizik Bilimine Yaklaşımı ve Bugün İçin Ondan Öğreneceklerimiz](https://www.ilimcephesi.com/gazalinin-doneminin-fizik-bilimine-yaklasimi-ve-bugun-icin-ondan-ogreneceklerimiz/) - Ekrem Demirli Miladi 1111 yılında İran’da ölen Gazâlî, İbn Sînâ (öl. 1037)’nın bilimsel (wissenschaftlichen) fizik öğretileri ile ayrıntılı olarak meşgul olan, döneminin en etkili din adamlarından biriydi. Gazâlî, hiç kimsenin öğretisinin bir bütün olarak mahkum edilmemesi gerektiğini defaatle vurgular. Daha ziyade kişi, bir öğreti sisteminin doğruluğunu ya da yanlışlığını değerlendirmeye geçmeden önce ona aşinalık kesbetmelidir. Ekrem Demirli Miladi 1111 yılında İran’da ölen Gazâlî, İbn Sînâ (öl. 1037)’nın bilimsel (wissenschaftlichen) fizik öğretileri ile ayrıntılı olarak meşgul olan, döneminin en etkili din adamlarından biriydi. Gazâlî, hiç kimsenin öğretisinin bir bütün olarak mahkum edilmemesi gerektiğini defaatle vurgular. Daha ziyade kişi, bir öğreti sisteminin doğruluğunu ya da yanlışlığını değerlendirmeye geçmeden önce ona aşinalık kesbetmelidir. - [İslam Kültür Mirası ve Çağdaş Hayat](https://www.ilimcephesi.com/islam-kultur-mirasi-ve-cagdas-hayat/) - Prof.Dr.Tahsin Görgün 1.Mesele: Günümüzde Müslümanlar yaklaşık yüzelli yıldan beri devam eden ve farklı bölgelerde, farklı şekillerde gerçekleşen, ama aynı neticeyi veren bir süreç neticesinde ikiyüzyıl önce sahip oldukları, yaşadıkları, herkese tanıdık ve bildik gelen, herkesin iştirak ederek devamını sağladığı bir kültürden fersah fersah uzaklaşmış durumdadırlar. Bugün yaşayan nesil 18. yüzyılda yaşayıp eserlerini vermiş olan, İsmail Prof.Dr.Tahsin Görgün 1.Mesele: Günümüzde Müslümanlar yaklaşık yüzelli yıldan beri devam eden ve farklı bölgelerde, farklı şekillerde gerçekleşen, ama aynı neticeyi veren bir süreç neticesinde ikiyüzyıl önce sahip oldukları, yaşadıkları, herkese tanıdık ve bildik gelen, herkesin iştirak ederek devamını sağladığı bir kültürden fersah fersah uzaklaşmış durumdadırlar. Bugün yaşayan nesil 18. yüzyılda yaşayıp eserlerini vermiş olan, İsmail - [Başka Ülkelerde Doğan veya Farklı Dinlere Bağlı Olan İnsanların Durumu Ne Olacak?](https://www.ilimcephesi.com/baska-ulkelerde-dogan-veya-farkli-dinlere-bagli-olan-insanlarin-durumu-ne-olacak/) - I Önce problemi açık bir şekilde ifade edelim: İnsanlar genel olarak doğdukları ye içinde yaşadıkları toplumların inanç­larını ve kültürel değerlerini benimserler. O halde Ortadoğu ülkelerinde dünyaya gelen insanların Müslüman, Avrupa’da doğanların Hıristiyan, Uzakdoğu’dakilerin Taoist veya Şin- toist, Hindistan’dakilerin ise Hindu dinine uymaları gayet doğaldır. Eğer insanlar doğdukları coğrafyaya bağlı olarak inanç sistemlerine tabi oluyorlarsa ve I Önce problemi açık bir şekilde ifade edelim: İnsanlar genel olarak doğdukları ye içinde yaşadıkları toplumların inanç­larını ve kültürel değerlerini benimserler. O halde Ortadoğu ülkelerinde dünyaya gelen insanların Müslüman, Avrupa’da doğanların Hıristiyan, Uzakdoğu’dakilerin Taoist veya Şin- toist, Hindistan’dakilerin ise Hindu dinine uymaları gayet doğaldır. Eğer insanlar doğdukları coğrafyaya bağlı olarak inanç sistemlerine tabi oluyorlarsa ve - [Din Bilim İlişkileri ve Sorunlar](https://www.ilimcephesi.com/din-bilim-iliskileri-ve-sorunlar/) - Son iki asırlık süreç içinde bilim, felsefe ve dinler arasın­daki mesafenin giderek açıldığı ve gerginliğin birbirini dışlama noktasına ulaştığı görülmektedir. Bilim adamları evrenin fiziksel özellikleri ve oluşumu üzerinde öylesine ince ve derin araştırmalar yapmaktadırlar ki, her biri kendi uzmanlık alanı sahası içindeki bilgilerin arasında kaybolup gitmektedir. Böylece evrendeki bütünlük, karşılıklı ilişkiler ve ahenk gözden kaçırılmaktadır. Son iki asırlık süreç içinde bilim, felsefe ve dinler arasın­daki mesafenin giderek açıldığı ve gerginliğin birbirini dışlama noktasına ulaştığı görülmektedir. Bilim adamları evrenin fiziksel özellikleri ve oluşumu üzerinde öylesine ince ve derin araştırmalar yapmaktadırlar ki, her biri kendi uzmanlık alanı sahası içindeki bilgilerin arasında kaybolup gitmektedir. Böylece evrendeki bütünlük, karşılıklı ilişkiler ve ahenk gözden kaçırılmaktadır. - [Niçin Yaratıldık?](https://www.ilimcephesi.com/nicin-yaratildik/) - I Şüphe yok ki, mutlu ve huzurlu bir hayatın en temel unsur­larından biri de, onu tutarlı bir amaca göre yaşamak ve ki­şisel varlığını anlamlı hale getirebilmektir. Makul ve belirli bir maksada yönelik olmayan her fiil boş, absürd ve mana­sızdır. O halde insanın anlam arayışı ve makul cevap bek­lentisi kendi potansiyeline uygun ve beklenen bir I Şüphe yok ki, mutlu ve huzurlu bir hayatın en temel unsur­larından biri de, onu tutarlı bir amaca göre yaşamak ve ki­şisel varlığını anlamlı hale getirebilmektir. Makul ve belirli bir maksada yönelik olmayan her fiil boş, absürd ve mana­sızdır. O halde insanın anlam arayışı ve makul cevap bek­lentisi kendi potansiyeline uygun ve beklenen bir - [Peygamberlere ve Kutsal Kitaplara Ne İhtiyaç Var?](https://www.ilimcephesi.com/peygamberlere-ve-kutsal-kitaplara-ne-ihtiyac-var/) - I Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet dinlerinde peygam­berlerin merkezcil bir önemi vardır, çünkü peygamberler vahye muhatap olan ye Tanrı’dan haber (Kitap) getiren kişi durumundadırlar, dolayısıyla peygamberlik meselesi ye- rine oturtulmadan kitaplı dinlerin anlaşılması ve kabulü mümkün değildir. Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki Tanrı’nın insanları yarattıktan sonra evren ve insanlarla iliş­kisini tamamen kestiğini düşünmek hiç de makul I Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet dinlerinde peygam­berlerin merkezcil bir önemi vardır, çünkü peygamberler vahye muhatap olan ye Tanrı’dan haber (Kitap) getiren kişi durumundadırlar, dolayısıyla peygamberlik meselesi ye- rine oturtulmadan kitaplı dinlerin anlaşılması ve kabulü mümkün değildir. Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki Tanrı’nın insanları yarattıktan sonra evren ve insanlarla iliş­kisini tamamen kestiğini düşünmek hiç de makul - [Evrim Teorisi Tamamen Geçersiz midir? Tanrı İnancı ile Evrim Arasında Bir İlişki Ya Da Çelişki Var mıdır?](https://www.ilimcephesi.com/evrim-teorisi-tamamen-gecersiz-midir-tanri-inanci-ile-evrim-arasinda-bir-iliski-ya-da-celiski-var-midir/) - I Probleme giriş yaparken öncelikle evrim teorisini tüm yön­leri ile kabul etme ya da tamamen reddetme gibi bir yol izlenmeyeceğini özellikle belirtmek gerekiyor. Evrimin bi­limsel olarak kolayca gösterilebilecek ve herkes tarafından kabul edilebilecek aklen geçerli yönleri belirtilirken, tar­tışmalı ve çelişkili olan kısımları ortaya konulacaktır. Ev­rime yönelik yaklaşımlar itibarıyla üç insan tipi karşımıza çıkmaktadır: 1.Tip: Bazı I Probleme giriş yaparken öncelikle evrim teorisini tüm yön­leri ile kabul etme ya da tamamen reddetme gibi bir yol izlenmeyeceğini özellikle belirtmek gerekiyor. Evrimin bi­limsel olarak kolayca gösterilebilecek ve herkes tarafından kabul edilebilecek aklen geçerli yönleri belirtilirken, tar­tışmalı ve çelişkili olan kısımları ortaya konulacaktır. Ev­rime yönelik yaklaşımlar itibarıyla üç insan tipi karşımıza çıkmaktadır: 1.Tip: Bazı - [Tanrı Beni Yaratırken Bana Sormadı Ki! İddiası](https://www.ilimcephesi.com/tanri-beni-yaratirken-bana-sormadi-ki-iddiasi/) - Tanrı Beni Yaratırken Bana Sormadı Ki! O Halde Neden Sorumlu Tutuluyorum? Dünyaya Kendi İsteğimle Gelmedim Ki! I Birçok insanın aklına ister istemez takılan sorulardan biri de “Allah beni yaratırken ve dünyaya gönderirken bana sormadı ki! Bu dünyaya ben kendi isteğim ve seçimimle gelmedim. Belki var olmayı istemeyecektim ve bu imtihana girmeye razı olmayacaktım!” şeklinde özetlenebilir. Tanrı Beni Yaratırken Bana Sormadı Ki! O Halde Neden Sorumlu Tutuluyorum? Dünyaya Kendi İsteğimle Gelmedim Ki! I Birçok insanın aklına ister istemez takılan sorulardan biri de “Allah beni yaratırken ve dünyaya gönderirken bana sormadı ki! Bu dünyaya ben kendi isteğim ve seçimimle gelmedim. Belki var olmayı istemeyecektim ve bu imtihana girmeye razı olmayacaktım!” şeklinde özetlenebilir. - [Yoksulluk İş ve Çalışma](https://www.ilimcephesi.com/yoksulluk-is-ve-calisma/) - Çalışmanın en yüksek erdem olduğu yönündeki önyargı, yer­yüzünde milyonlarca insanın hayatını karartan sonuçlara yol aç­mıştır. Bize daha çocukluğumuzdan itibaren, çevremizdeki çalış­kan insanların örnek gösterilmesi, sürekli onlara özenmemizin talep edilmesi, bıkkınlık veren bir durum değil midir? Zengin olmanın, bu dünyada iyi bir hayat sürrmenin, çalışmakla ve daha çok çalışmakla mümkün olduğu yönündeki kanı, insana ve do­ğaya Çalışmanın en yüksek erdem olduğu yönündeki önyargı, yer­yüzünde milyonlarca insanın hayatını karartan sonuçlara yol aç­mıştır. Bize daha çocukluğumuzdan itibaren, çevremizdeki çalış­kan insanların örnek gösterilmesi, sürekli onlara özenmemizin talep edilmesi, bıkkınlık veren bir durum değil midir? Zengin olmanın, bu dünyada iyi bir hayat sürrmenin, çalışmakla ve daha çok çalışmakla mümkün olduğu yönündeki kanı, insana ve do­ğaya - [Modern Toplum ve Dostluk](https://www.ilimcephesi.com/modern-toplum-ve-dostluk/) - Kapitalist modernizmin hayatımıza getirdiği iş bölümü, sa­dece belli bir iş süresiyle sınırlı olan ve ancak işin gerektirdiği biçim ve derinlikte ilişkiyi öngören bir arkadaşlık anlayışını da­yatmıştır. Sözümona özgür bireylerden oluşan bir toplum yarat­ma iddiasındaki kapitalizm, iş arkadaşlığı ve “tanıdık” kategori­leriyle sınırlı bir dostluk anlayışını öne çıkartıyor. Yarenlik, can yoldaşlığı, kan kardeşliği, asker, mapushane ve Kapitalist modernizmin hayatımıza getirdiği iş bölümü, sa­dece belli bir iş süresiyle sınırlı olan ve ancak işin gerektirdiği biçim ve derinlikte ilişkiyi öngören bir arkadaşlık anlayışını da­yatmıştır. Sözümona özgür bireylerden oluşan bir toplum yarat­ma iddiasındaki kapitalizm, iş arkadaşlığı ve “tanıdık” kategori­leriyle sınırlı bir dostluk anlayışını öne çıkartıyor. Yarenlik, can yoldaşlığı, kan kardeşliği, asker, mapushane ve - [İnanmak](https://www.ilimcephesi.com/inanmak/) - Gayrette hasbilik ve samimiyet, yalnız inanmakla mümkündür. Ki asıl muvaffakiyet, bu mümkünün içerisinde! İnanmadan başarıya ulaşmada, hile ve tesadüf bariz unsur olduğu hâlde bunda, soylu bir mücadele var! Olmazlar kalesini yıkabilecek topun adı, asil inançtır. Hakikatin çıplak dolaşmayı sevdiği, hakikatin er geç zuhur edeceği; bâtılın daima yıkılmaya mahkûm olacağı realitesine inan­mak, insanoğlunun vatan ve millet Gayrette hasbilik ve samimiyet, yalnız inanmakla mümkündür. Ki asıl muvaffakiyet, bu mümkünün içerisinde! İnanmadan başarıya ulaşmada, hile ve tesadüf bariz unsur olduğu hâlde bunda, soylu bir mücadele var! Olmazlar kalesini yıkabilecek topun adı, asil inançtır. Hakikatin çıplak dolaşmayı sevdiği, hakikatin er geç zuhur edeceği; bâtılın daima yıkılmaya mahkûm olacağı realitesine inan­mak, insanoğlunun vatan ve millet - [Kanmamak İçin](https://www.ilimcephesi.com/kanmamak-icin/) - Münkir ve münafıkların sözlerine, işlerine kanmamak için “ba­siretli mümin” olmak lazımdır. İman da, basiret de bilgiyle güçlenir. Bilmenin, ilmin önemine dair ayetleri, hadisleri hatırlaya­lım. Bâtıla, şeytana kanmamak için “bilmeye” mecburuz. İmâm-ı Âzam “İlmim olmasaydı şeytan beni kandırmıştı.” buyuruyor. Bilmek, ama neyi bilmek? “Her şeyin ilmi, cehlinden üstündür.” ölçüsünü unutmayarak “Ya Rabbi bana eşyanın hakikatini bildir.” Münkir ve münafıkların sözlerine, işlerine kanmamak için “ba­siretli mümin” olmak lazımdır. İman da, basiret de bilgiyle güçlenir. Bilmenin, ilmin önemine dair ayetleri, hadisleri hatırlaya­lım. Bâtıla, şeytana kanmamak için “bilmeye” mecburuz. İmâm-ı Âzam “İlmim olmasaydı şeytan beni kandırmıştı.” buyuruyor. Bilmek, ama neyi bilmek? “Her şeyin ilmi, cehlinden üstündür.” ölçüsünü unutmayarak “Ya Rabbi bana eşyanın hakikatini bildir.” - [Uhud Dersi](https://www.ilimcephesi.com/uhud-dersi/) - Müslüman yenilmez, Uhud Savaşına hangi Müslüman yenilgi gözüyle baktı? Bedir Savaşı nasıl parlak bir zaferse Uhud da o zaferi tamamlayan hikmetli bir derstir, bir imtihandır. O imtihandan başardı çıkmadır ki sonunda Mekke’nin fethi yatar. Başarıyı da başarısızlığı da Allah’tan bilir Müslüman. İnsansa ancak kendisine düşeni yerine getirmekle yükümlüdür. “Devesini sımsıkı bağlamak”tan sorumludur insan ancak. Sonunda Müslüman yenilmez, Uhud Savaşına hangi Müslüman yenilgi gözüyle baktı? Bedir Savaşı nasıl parlak bir zaferse Uhud da o zaferi tamamlayan hikmetli bir derstir, bir imtihandır. O imtihandan başardı çıkmadır ki sonunda Mekke’nin fethi yatar. Başarıyı da başarısızlığı da Allah’tan bilir Müslüman. İnsansa ancak kendisine düşeni yerine getirmekle yükümlüdür. “Devesini sımsıkı bağlamak”tan sorumludur insan ancak. Sonunda - [Sır](https://www.ilimcephesi.com/sir/) - Kâinat bir sırlar manzumesidir, insan, hayvan, bitki, cansızlar hep birer esrar mecmuasıdır, esrar içinde devreylerler ilahi bir sır ummanında bütün varlık, hatta yokluk. Akıllı adamsa bu sırra hayran olandır, hayrette olandır. Çözülen, çö­züldüğü sanılan her sırrın arkasında, bir başka sırlarla yüz yüze gel­mektedir insan. Kalktığı sanılan her sır perdesinin altında, yeni sır perdeleri vardır. Gelişen Kâinat bir sırlar manzumesidir, insan, hayvan, bitki, cansızlar hep birer esrar mecmuasıdır, esrar içinde devreylerler ilahi bir sır ummanında bütün varlık, hatta yokluk. Akıllı adamsa bu sırra hayran olandır, hayrette olandır. Çözülen, çö­züldüğü sanılan her sırrın arkasında, bir başka sırlarla yüz yüze gel­mektedir insan. Kalktığı sanılan her sır perdesinin altında, yeni sır perdeleri vardır. Gelişen - [Yeniden Düşünelim](https://www.ilimcephesi.com/yeniden-dusunelim/) - Çok yaygın, hemen Herkesin her fırsatta dile getirdiği, klişe gö­rüntülü nice sözlerimiz, düsturlarımız vardır ki bizler, yani Müslümanlar, onları âdeta yeni baştan idrak etmeye yönelmeliyiz. Bilinç yenilenmesi, iman tecdidi, sürekli olarak yer almalıdır Müslümanın hayatında. Sürekli tövbe üzere olmak, sürekli şehadet kelimesi getirmek, sürekli ibadet eylemek, hep sürekli yenilenmenin, dirilmenin göstergesidir Müslüman için. Müslüman için Çok yaygın, hemen Herkesin her fırsatta dile getirdiği, klişe gö­rüntülü nice sözlerimiz, düsturlarımız vardır ki bizler, yani Müslümanlar, onları âdeta yeni baştan idrak etmeye yönelmeliyiz. Bilinç yenilenmesi, iman tecdidi, sürekli olarak yer almalıdır Müslümanın hayatında. Sürekli tövbe üzere olmak, sürekli şehadet kelimesi getirmek, sürekli ibadet eylemek, hep sürekli yenilenmenin, dirilmenin göstergesidir Müslüman için. Müslüman için - [Nasıl İnsana Muhtacız?](https://www.ilimcephesi.com/nasil-insana-muhtaciz/) - Ağrı Dağı, külçe altına dönüşse... Nehirlerimizin kalınlığınca petrol damarları fışlarsa toprağı­mızdan. .. Başaklardan inci, Tuz Gölü’nden mercan devşirsek... Her 22 yaşındaki gencimizin koynundan bir yükseköğrenim diplo­ması çıksa... Uçak üretimimiz için Amerika, tanklarımız için Rusya müşterileri­miz olsa... Velhasıl-ı kelam hiçbir eksiğimiz değil, hadde hesaba gelmeyen fazla­mız olsa... Hayal bu ya, bütün bunlarımız olsa bir şey ifade Ağrı Dağı, külçe altına dönüşse... Nehirlerimizin kalınlığınca petrol damarları fışlarsa toprağı­mızdan. .. Başaklardan inci, Tuz Gölü’nden mercan devşirsek... Her 22 yaşındaki gencimizin koynundan bir yükseköğrenim diplo­ması çıksa... Uçak üretimimiz için Amerika, tanklarımız için Rusya müşterileri­miz olsa... Velhasıl-ı kelam hiçbir eksiğimiz değil, hadde hesaba gelmeyen fazla­mız olsa... Hayal bu ya, bütün bunlarımız olsa bir şey ifade - [Bizim İşimiz](https://www.ilimcephesi.com/bizim-isimiz/) - Nasreddin Hoca’ya adamın biri: - Hoca, demiş, yolda gördüm, bir tepsi baklava götürüyorlardı. Hoca: Bana ne! demiş. Adam bu sefer yılışarak: Ama Hoca, tepsiyi size götürüyorlardı, deyince bu kere Hoca: Sana ne! diye cevaplamış. Bir gariptir insanoğlu. Üstüne vazife olsun olmasın her konuya bur­nunu sokmaktan zevk alır. Geçenlerde bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Bazı çevrelerden duyup Nasreddin Hoca’ya adamın biri: - Hoca, demiş, yolda gördüm, bir tepsi baklava götürüyorlardı. Hoca: Bana ne! demiş. Adam bu sefer yılışarak: Ama Hoca, tepsiyi size götürüyorlardı, deyince bu kere Hoca: Sana ne! diye cevaplamış. Bir gariptir insanoğlu. Üstüne vazife olsun olmasın her konuya bur­nunu sokmaktan zevk alır. Geçenlerde bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Bazı çevrelerden duyup - [İntikam Hakkı](https://www.ilimcephesi.com/intikam-hakki/) - Ekrem Özdemir “Kula bela gelmez Hakk yazmadıkça Hakk bela vermez kul azmadıkça Hakk kulundan intikamı kulu eliyle alır İlmi Ledün bilmeyenler, onu kul yaptı sanır. Cümle eşya Halık’ındır, kul eliyle işlenir Emr-i Bârî olmadıkça sanma bir çöp deprenir.”1 Derler ki, saçında üç tel olan bir derviş berbere gider. Tam tıraş olacakken içeri heybetli, iri yarı Ekrem Özdemir “Kula bela gelmez Hakk yazmadıkça Hakk bela vermez kul azmadıkça Hakk kulundan intikamı kulu eliyle alır İlmi Ledün bilmeyenler, onu kul yaptı sanır. Cümle eşya Halık’ındır, kul eliyle işlenir Emr-i Bârî olmadıkça sanma bir çöp deprenir.”1 Derler ki, saçında üç tel olan bir derviş berbere gider. Tam tıraş olacakken içeri heybetli, iri yarı - [Kalpten Uzakta](https://www.ilimcephesi.com/kalpten-uzakta/) - SÜLEYMAN ÖZAR "Âdemoğlunun kalbi, kaynar vaziyetteki tencereden daha hızlı alt ( -üst olmaktadır". (Hadis) Yitik Bir Adres Olarak Kalp İnsanın yer, yön ve zaman algısını doğal köklerinden uzak tutan mo- dern uygarlık düzeni, yeni biçimler alarak hayatlarımıza egemen olmaya devam etmektedir. Uygarlık düzenini uygarlık "düzeyi" olarak yansıtan aydınlanmışlık aynasını ise devlet ve devletin ideolojik örgütlenmesi SÜLEYMAN ÖZAR "Âdemoğlunun kalbi, kaynar vaziyetteki tencereden daha hızlı alt ( -üst olmaktadır". (Hadis) Yitik Bir Adres Olarak Kalp İnsanın yer, yön ve zaman algısını doğal köklerinden uzak tutan mo- dern uygarlık düzeni, yeni biçimler alarak hayatlarımıza egemen olmaya devam etmektedir. Uygarlık düzenini uygarlık "düzeyi" olarak yansıtan aydınlanmışlık aynasını ise devlet ve devletin ideolojik örgütlenmesi - [Anlayan-Doğa ve Dini Okumanın İmkânı](https://www.ilimcephesi.com/anlayan-doga-ve-dini-okumanin-imkani/) - Yasin Ramazan Müslümanların, Kur’an’ı, Platon’un Devlet’ini okur gibi okumadıklarını biliyoruz. Görünürde, bu farklılık birinin dini, diğerinin felsefi içeriğe sahip olmasıyla ilgili sanılabilir. Fakat daha derine bakarsak, bu farklı okumanın, içerikle alakası olmadığını görebiliriz. Her ne kadar iki metinde paralellikler kurulsa ve ortak temalar bulunduğu zaman zaman söylense de, inananlar Kur’an’ın farklı bir kitap olduğunu her Yasin Ramazan Müslümanların, Kur’an’ı, Platon’un Devlet’ini okur gibi okumadıklarını biliyoruz. Görünürde, bu farklılık birinin dini, diğerinin felsefi içeriğe sahip olmasıyla ilgili sanılabilir. Fakat daha derine bakarsak, bu farklı okumanın, içerikle alakası olmadığını görebiliriz. Her ne kadar iki metinde paralellikler kurulsa ve ortak temalar bulunduğu zaman zaman söylense de, inananlar Kur’an’ın farklı bir kitap olduğunu her - [Modern Zaman, Mekân ve Toplumsal Unutma](https://www.ilimcephesi.com/modern-zaman-mekan-ve-toplumsal-unutma/) - Modern mekân ve zaman tasavvurlarının moderniteye nasıl unutturucu bir tabiat biçtiğinin analizine geçmeden önce modern zaman ve mekân kategorilerinin birbirleriyle ilişkisine dair bir hususun altını çizmek gereklidir. İnsanlar/toplumlar, hatırlayacaklarını, zaman ve mekân bileşimi ile hafızasına kodlamaktadırlar. Hem bireysel hem de toplumsal hatırlamanın en önemli boyutunu, hatırlanan olayın zamanı ve mekânı oluşturmaktadır. Hatta zamandan ve mekândan Modern mekân ve zaman tasavvurlarının moderniteye nasıl unutturucu bir tabiat biçtiğinin analizine geçmeden önce modern zaman ve mekân kategorilerinin birbirleriyle ilişkisine dair bir hususun altını çizmek gereklidir. İnsanlar/toplumlar, hatırlayacaklarını, zaman ve mekân bileşimi ile hafızasına kodlamaktadırlar. Hem bireysel hem de toplumsal hatırlamanın en önemli boyutunu, hatırlanan olayın zamanı ve mekânı oluşturmaktadır. Hatta zamandan ve mekândan - [Hayati İnanç - Can Veren Pervaneler](https://www.ilimcephesi.com/23298-2/) - Hayati İnanç - Can Veren Pervaneler -2 Şâhidî derd ü belâdır şâhid-i aşk u velâ Sebt-i da'vâ etmeye bürhâna gelmişlerdeniz Bunu yazan adam eminim ciddi bir şey söylüyor: “Biz” diyor “Cenab-ı Hakkın ruhlara ilahi aşkı sunduğu o günde aldığıma aşk ile sarhoş olup öyle yola çıktık.” “Elestu bi rabbiküm.” “Kalu belâ.” Ben sizin rabbiniz değil Hayati İnanç - Can Veren Pervaneler -2 Şâhidî derd ü belâdır şâhid-i aşk u velâ Sebt-i da'vâ etmeye bürhâna gelmişlerdeniz Bunu yazan adam eminim ciddi bir şey söylüyor: “Biz” diyor “Cenab-ı Hakkın ruhlara ilahi aşkı sunduğu o günde aldığıma aşk ile sarhoş olup öyle yola çıktık.” “Elestu bi rabbiküm.” “Kalu belâ.” Ben sizin rabbiniz değil - [Çağ ve İnanmış Adam](https://www.ilimcephesi.com/cag-ve-inanmis-adam/) - İnanmış adamın çağla durumu, kıldan ince, kılıçtan keskincedir. Çağı aşarsa anlaşılmayacaktır. Çağın akışına uyarsa, zaman içinde eriyip gidecektir. Çağ gelsin bana yetişsin diye bir kıyıya çekilirse, çağ onu aşacaktır. Dinamizme yeniden dönüş güçleşecektir. Öyleyse ne yapacaktır inanmış insan? Hem çağın önünde gidecek, hem çağ kendisine yetişsin diye onun elinden tutacaktır. Çağ uyusa ve onun hiç İnanmış adamın çağla durumu, kıldan ince, kılıçtan keskincedir. Çağı aşarsa anlaşılmayacaktır. Çağın akışına uyarsa, zaman içinde eriyip gidecektir. Çağ gelsin bana yetişsin diye bir kıyıya çekilirse, çağ onu aşacaktır. Dinamizme yeniden dönüş güçleşecektir. Öyleyse ne yapacaktır inanmış insan? Hem çağın önünde gidecek, hem çağ kendisine yetişsin diye onun elinden tutacaktır. Çağ uyusa ve onun hiç - [Orucun Ruhu](https://www.ilimcephesi.com/orucun-ruhu/) - Yahudilikteki ve Hristiyanlıktaki perhizler artık tıbbın malı olmuştur. Tıp, ne zaman ve nelerden perhiz edileceğini aşağı yukarı kesinlikle söyleyebilmekte ve gerektiği zaman hastaya öğütlemektedir. Bu dinlerde perhizden tıbbın alanına girmeyen hiçbir şey kalmamıştır. Ama oruç öyle değildir. Tıbbın da onaylayacağı faydaları dışında o yine başlı başına bir tapınma olarak kalmaktadır. Bu, orucun, bedeni sıkıya Yahudilikteki ve Hristiyanlıktaki perhizler artık tıbbın malı olmuştur. Tıp, ne zaman ve nelerden perhiz edileceğini aşağı yukarı kesinlikle söyleyebilmekte ve gerektiği zaman hastaya öğütlemektedir. Bu dinlerde perhizden tıbbın alanına girmeyen hiçbir şey kalmamıştır. Ama oruç öyle değildir. Tıbbın da onaylayacağı faydaları dışında o yine başlı başına bir tapınma olarak kalmaktadır. Bu, orucun, bedeni sıkıya - [Put](https://www.ilimcephesi.com/put/) - Put diken, puta tapmayı hortlatan, puta tapan asırdır bu asır. İnsanlığın en büyük yanılgısı, ortak sevgi ve saygı alanında oldu çağımızda. İnsan, kalbinin bağını Tanrıdan kopararak eşyaya, güçlü görünen insanlara, düşüncelere ve sistemlere bağlıyor. Bu bağlanışı şöyle veya böyle ölçülü bir bağlanış sanmayın. Bu, aklın veya sağduyunun kabul edeceği veya mazur göreceği bir ilgi değil, Put diken, puta tapmayı hortlatan, puta tapan asırdır bu asır. İnsanlığın en büyük yanılgısı, ortak sevgi ve saygı alanında oldu çağımızda. İnsan, kalbinin bağını Tanrıdan kopararak eşyaya, güçlü görünen insanlara, düşüncelere ve sistemlere bağlıyor. Bu bağlanışı şöyle veya böyle ölçülü bir bağlanış sanmayın. Bu, aklın veya sağduyunun kabul edeceği veya mazur göreceği bir ilgi değil, - [Gece İzi](https://www.ilimcephesi.com/gece-izi/) - Müslümanı öbür insanlardan ayıran özelliklerden biri de, bir gece yolculuğunun izini yüzünde taşıması­dır. Bu bir yorgunluk izi değil, bir sıhhat izidir. Miraç izidir bu... Peygamber, Miracı bize sadece hâtıra olarak bı­rakmadı, bir gelenek olarak bıraktı. Her gün dönü­münde, namazın gelip kendisine ulvi bir çerçeve oldu­ğu yüce bir gelenektir miraç geleneği... Muallâkatüsseba şairleri, kasidelerine, sevgilinin kabilesinin Müslümanı öbür insanlardan ayıran özelliklerden biri de, bir gece yolculuğunun izini yüzünde taşıması­dır. Bu bir yorgunluk izi değil, bir sıhhat izidir. Miraç izidir bu... Peygamber, Miracı bize sadece hâtıra olarak bı­rakmadı, bir gelenek olarak bıraktı. Her gün dönü­münde, namazın gelip kendisine ulvi bir çerçeve oldu­ğu yüce bir gelenektir miraç geleneği... Muallâkatüsseba şairleri, kasidelerine, sevgilinin kabilesinin - [Hicret Mimarisi](https://www.ilimcephesi.com/hicret-mimarisi/) - Onlar, hicret adamıdırlar. İçlerinde hep bir hicretin sızısını duyarlar. Ocakta ateş mi var? Yakında sönecektir, bilirler. Yol tepeye mi çıkıyor, biraz sonra inecektir yamaçtan, farkındadırlar. Şimdi kılıç gibi doğan güneş, sonra bomba gibi batacaktır. Yeşil ağaç kuruyacak, su çekilecek, karakış yazı kovalayacak ve kovacaktır.* (kovalayacak, kovacak) Batılı insan, turist olur, olabilir, ama hicret adamı olamaz. Onlar, hicret adamıdırlar. İçlerinde hep bir hicretin sızısını duyarlar. Ocakta ateş mi var? Yakında sönecektir, bilirler. Yol tepeye mi çıkıyor, biraz sonra inecektir yamaçtan, farkındadırlar. Şimdi kılıç gibi doğan güneş, sonra bomba gibi batacaktır. Yeşil ağaç kuruyacak, su çekilecek, karakış yazı kovalayacak ve kovacaktır.* (kovalayacak, kovacak) Batılı insan, turist olur, olabilir, ama hicret adamı olamaz. - [Nimetleri Kutludur](https://www.ilimcephesi.com/nimetleri-kutludur/) - Müslümanın nimetleri kutludur. Müslüman, nimet­leri'kutlu bilir. Bir batılının, bir komünistin, bir puta- tapanın gözünde, yenilen ve içilenler... tarınlaşmamışsa maddeleriyle neyseler ondan ibaret bilinir ve öylece de­ğerlendirilirler. Hatta, lûgatlarında «nimet» kelimesini tam karşılayacak bir kelime bile yoktur. Nimeti tanrı­laştırmaksa, her şeyden önce nimete zulümdür. Çünkü: nimetin her tarafından kulluk sızar. Nimetler de, her türlü güç ve Müslümanın nimetleri kutludur. Müslüman, nimet­leri'kutlu bilir. Bir batılının, bir komünistin, bir puta- tapanın gözünde, yenilen ve içilenler... tarınlaşmamışsa maddeleriyle neyseler ondan ibaret bilinir ve öylece de­ğerlendirilirler. Hatta, lûgatlarında «nimet» kelimesini tam karşılayacak bir kelime bile yoktur. Nimeti tanrı­laştırmaksa, her şeyden önce nimete zulümdür. Çünkü: nimetin her tarafından kulluk sızar. Nimetler de, her türlü güç ve - [Utanış](https://www.ilimcephesi.com/utanis/) - İnancın yarısı utanç. Ama nasıl utanç? Kalbden ansızın fırlayarak kızartısını yüze vuran kanın utancından, Peygamber neslinin duvarları önünde kendi duvarını yükseltmeyip yıkmaktan, Peygamber karşısında sesini yükseltmeyip indirmekten, kul olma şuuru içinde,her saniye '' mutlak bir göz'' tarafından, her kımıldanışının gözlendigine inanmaya ve ona göre davranmaya kadar ulaşan bir utanç,yani hayâ. Bu ulu utanç, bu yüce İnancın yarısı utanç. Ama nasıl utanç? Kalbden ansızın fırlayarak kızartısını yüze vuran kanın utancından, Peygamber neslinin duvarları önünde kendi duvarını yükseltmeyip yıkmaktan, Peygamber karşısında sesini yükseltmeyip indirmekten, kul olma şuuru içinde,her saniye '' mutlak bir göz'' tarafından, her kımıldanışının gözlendigine inanmaya ve ona göre davranmaya kadar ulaşan bir utanç,yani hayâ. Bu ulu utanç, bu yüce - [Son Peygamber yada Yeniden Bulunmuş Cennet](https://www.ilimcephesi.com/son-peygamber-yada-yeniden-bulunmus-cennet/) - O, Cennetin bir kapısı değil, Cennet’in ta kendisidir. Cennetin sekiz rahmet kapısıyla ilintili olarak andığımız sekiz peygamber ve onlara bağlı öbür peygamberler, birer kurtuluş kapısı olarak hep O’na açılırlar. Hazreti Âdem, her ne kadar ilk insan ise de, gerçekte O’nun hakikatından bir tecelli idi. Bu bakımdan öncelik nur-u Muhammedi, hakikat-ı Muhammedi’de bulunuyordu. Sadece bu nur O, Cennetin bir kapısı değil, Cennet’in ta kendisidir. Cennetin sekiz rahmet kapısıyla ilintili olarak andığımız sekiz peygamber ve onlara bağlı öbür peygamberler, birer kurtuluş kapısı olarak hep O’na açılırlar. Hazreti Âdem, her ne kadar ilk insan ise de, gerçekte O’nun hakikatından bir tecelli idi. Bu bakımdan öncelik nur-u Muhammedi, hakikat-ı Muhammedi’de bulunuyordu. Sadece bu nur - [Kuran'ın Çağırdığı 'Birlik' Mesajına Uymalıyız...](https://www.ilimcephesi.com/kuranin-cagirdigi-birlik-mesajina-uymaliyiz/) - Kur’anın çağırdığı birlik ideali artık müslümanların hayat memat meselesi olmuştur. Ya hep bir araya gelip varolmak için direniriz. Veya teker teker yok oluruz, yok ediliriz. Tarihin sûru, bütün gücüyle bunu söylüyor. . Kulaklarımızın bütün gücüyle bu sûru işitmeye ça­lışalım. Kurtlar tarafından parçalanmamak isteyen, akşam ka­ranlığı bastırmadan, henüz ortalık aydınlıkken sürüsüne ka­nisini duyduğu çağrıya uyarak,Kâbeye Allahın Kur’anın çağırdığı birlik ideali artık müslümanların hayat memat meselesi olmuştur. Ya hep bir araya gelip varolmak için direniriz. Veya teker teker yok oluruz, yok ediliriz. Tarihin sûru, bütün gücüyle bunu söylüyor. . Kulaklarımızın bütün gücüyle bu sûru işitmeye ça­lışalım. Kurtlar tarafından parçalanmamak isteyen, akşam ka­ranlığı bastırmadan, henüz ortalık aydınlıkken sürüsüne ka­nisini duyduğu çağrıya uyarak,Kâbeye Allahın - [İnsan'ın Kendi İç (Nefs) Savaşı](https://www.ilimcephesi.com/insanin-kendi-ic-nefs-savasi/) - İnsanı çevreleyen ilk ateş, nefstir. Bunu aşmak, sonra öbür nefslerin öldüğü ve şeytanın da durmadan gerginleştirip pekiştirdiği kötülük ağına takılmadan, öteye, ileriye, boyuna ileriye geçmek, müslüman olmanın, üstün insan olmanın biri­cik yoludur. Her engel, tasavvuf dilinde bir «Perde» dir. Bu savaşın büyüklüğünü anlatmak için yetmiş bin perdeden bahs­edilmiştir. Hatta o kadar incelik vardır ki, sadece İnsanı çevreleyen ilk ateş, nefstir. Bunu aşmak, sonra öbür nefslerin öldüğü ve şeytanın da durmadan gerginleştirip pekiştirdiği kötülük ağına takılmadan, öteye, ileriye, boyuna ileriye geçmek, müslüman olmanın, üstün insan olmanın biri­cik yoludur. Her engel, tasavvuf dilinde bir «Perde» dir. Bu savaşın büyüklüğünü anlatmak için yetmiş bin perdeden bahs­edilmiştir. Hatta o kadar incelik vardır ki, sadece - [Mucize ile Görüntü Olağanüstünlüğü Arasındaki Fark](https://www.ilimcephesi.com/mucize-ile-goruntu-olaganustunlugu-arasindaki-fark/) - Mucize ile görüntü olağanüstülüğü arasındaki fark, anla­şılıyor ki bir öz farkıdır. Ait oldukları alemlerin, varoluş dün­yalarının farkı. Hazreti Musanın Âsa mucizesinde büyücülerin marifeti, bugünkü Batı Medeniyeti harikalarının ilkel bir şekliydî. Ama olağanüstü deney, fizik dünyada yapılıyordu. Asa­ya geien can ve dirilikse, ötelerden, aklın ermediği bir bölge­den gelen bir soluk, bir canlılıktı. Bu müşahhasın (somutun) karşısına Mucize ile görüntü olağanüstülüğü arasındaki fark, anla­şılıyor ki bir öz farkıdır. Ait oldukları alemlerin, varoluş dün­yalarının farkı. Hazreti Musanın Âsa mucizesinde büyücülerin marifeti, bugünkü Batı Medeniyeti harikalarının ilkel bir şekliydî. Ama olağanüstü deney, fizik dünyada yapılıyordu. Asa­ya geien can ve dirilikse, ötelerden, aklın ermediği bir bölge­den gelen bir soluk, bir canlılıktı. Bu müşahhasın (somutun) karşısına - [Tuğyana Entelektüel Kılıf: Feminizm, Bio-Politika ve Toplumsal Cinsiyet](https://www.ilimcephesi.com/tugyana-entelektuel-kilif-feminizm-bio-politika-ve-toplumsal-cinsiyet/) - Kamil Ergenç İnsanın özgürlüğü sorunu, düşünce tarihinin esaslı meselelerinden biridir. Yapıp etmelerimizin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğini hep merak etmişizdir. Yaptığımız şeyi neden öyle yaptığımız ile uzak durduğumuzdan hangi sebepten ötürü teberri ettiğimiz hususu bütün bir düşünce tarihi boyunca, özellikle ahlak felsefesi bağlamında, tartışılagelmiştir. İnsan, bir otorite tarafından “belirlenen” olmaktan genel olarak hazzetmez. Bu durumu Kamil Ergenç İnsanın özgürlüğü sorunu, düşünce tarihinin esaslı meselelerinden biridir. Yapıp etmelerimizin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğini hep merak etmişizdir. Yaptığımız şeyi neden öyle yaptığımız ile uzak durduğumuzdan hangi sebepten ötürü teberri ettiğimiz hususu bütün bir düşünce tarihi boyunca, özellikle ahlak felsefesi bağlamında, tartışılagelmiştir. İnsan, bir otorite tarafından “belirlenen” olmaktan genel olarak hazzetmez. Bu durumu - [Tarih Metafiziği ve Sorumluluk](https://www.ilimcephesi.com/tarih-metafizigi-ve-sorumluluk/) - Ayhan Bıçak* Tarih metafiziği, tarihin anlamını, bu bağlamda da insanın kökenini, eylemlerini ve amaçlarını esas alarak dünyadaki varoluş şartlarını araştıran felsefe disiplinidir. Tarih metafiziği, insanın sahip olduğu niteliklerden ve bu niteliklerin tarihi süreci belirleyişlerinden hareketle insanın dünyadaki varoluşunu anlamlı ve bütünlüklü olarak temellendirmek amacındadır. Tarihin anlamı, insanın kökeni, tarihsel süreçte yaptıkları ve amaçları göz önünde Ayhan Bıçak* Tarih metafiziği, tarihin anlamını, bu bağlamda da insanın kökenini, eylemlerini ve amaçlarını esas alarak dünyadaki varoluş şartlarını araştıran felsefe disiplinidir. Tarih metafiziği, insanın sahip olduğu niteliklerden ve bu niteliklerin tarihi süreci belirleyişlerinden hareketle insanın dünyadaki varoluşunu anlamlı ve bütünlüklü olarak temellendirmek amacındadır. Tarihin anlamı, insanın kökeni, tarihsel süreçte yaptıkları ve amaçları göz önünde - [İnsan Sorumluluğu](https://www.ilimcephesi.com/insan-sorumlulugu/) - Seneler boyu edindiğimiz tecrübeler, var olan Batı psikoloji ilmi ve dinamik psikiyatrinin insanı tanıma konusunda çok yetersiz kaldığı istikametinde. 1 İlginçtir, ne hikmetse, yüz senedir psikoloji ve psikiyatri var ama insan psikolojisi hep daha kötüye doğru gidiyor. Vesvese (kaygı), enaniyet (narsisizm), bağımlılıklar (özellikle son senelerde izlenen sanallık), öfke devasa boyutlarda arttığı hâlde biz psikiyatrlar sadece Seneler boyu edindiğimiz tecrübeler, var olan Batı psikoloji ilmi ve dinamik psikiyatrinin insanı tanıma konusunda çok yetersiz kaldığı istikametinde. 1 İlginçtir, ne hikmetse, yüz senedir psikoloji ve psikiyatri var ama insan psikolojisi hep daha kötüye doğru gidiyor. Vesvese (kaygı), enaniyet (narsisizm), bağımlılıklar (özellikle son senelerde izlenen sanallık), öfke devasa boyutlarda arttığı hâlde biz psikiyatrlar sadece - [Mesuliyetin Fıkhi Temelleri](https://www.ilimcephesi.com/mesuliyetin-fikhi-temelleri/) - Asım Cüneyd Köksal* Fıkıh ilmi için insan her şeyden önce sorumlu bir varlıktır. Ebu Hanife’nin “İnsanın haklarını ve vazifelerini bilmesidir.” şeklinde tercüme edilebilecek olan fıkıh tarifi, insanın sorumlu ve aynı zamanda bu sorumluluğun farkında bir varlık oluşunu âşikâr kılar. Fıkıh ilminin konusu mükelleflerin fiilleridir, yani ilâhî hitaba muhatap ve yaptıklarından sorumlu olan insanların ortaya koydukları Asım Cüneyd Köksal* Fıkıh ilmi için insan her şeyden önce sorumlu bir varlıktır. Ebu Hanife’nin “İnsanın haklarını ve vazifelerini bilmesidir.” şeklinde tercüme edilebilecek olan fıkıh tarifi, insanın sorumlu ve aynı zamanda bu sorumluluğun farkında bir varlık oluşunu âşikâr kılar. Fıkıh ilminin konusu mükelleflerin fiilleridir, yani ilâhî hitaba muhatap ve yaptıklarından sorumlu olan insanların ortaya koydukları - [Siyasi Kesreti Toplamak](https://www.ilimcephesi.com/siyasi-kesreti-toplamak/) - Özkan Öztürk* Türklerin İslam’la tanışma süreçlerinde bi’l-kuvve olarak taşıdıkları imkânlar ile vahdet-i vücut metafizik-kozmolojik yorumunu benimsemeleri sonucunda tarih sahnesinde önlerine açılan sayfalar üzerinde uzun uzun düşünmek gerekir. Kendini ilâhî olan ile irtibatlı gören ve özellikle de eylediklerini Tanrı adına eyleyen bir inancın, göçebe ölçekten âleme kıvam verici, operatif, inşacı, icracı kudret ve zihniyete nasıl ulaştığı, Özkan Öztürk* Türklerin İslam’la tanışma süreçlerinde bi’l-kuvve olarak taşıdıkları imkânlar ile vahdet-i vücut metafizik-kozmolojik yorumunu benimsemeleri sonucunda tarih sahnesinde önlerine açılan sayfalar üzerinde uzun uzun düşünmek gerekir. Kendini ilâhî olan ile irtibatlı gören ve özellikle de eylediklerini Tanrı adına eyleyen bir inancın, göçebe ölçekten âleme kıvam verici, operatif, inşacı, icracı kudret ve zihniyete nasıl ulaştığı, - [Akılla Tutmak-Akılda Tutmak](https://www.ilimcephesi.com/akilla-tutmak-akilda-tutmak/) - Yazar: Özkan Öztürk* Bilmeye yönelik kavramlarımızı genellikle “el” analojisi üzerinden üretmişizdir. El, tutar, alır, kavrar, yakalar. Bir şeyi bilmek, genellikle yakalama eylemine benzetilmiş ve insanın anlama yetisine soyut bir el misyonu yüklenmiştir. El, epistemolojik iktidarın amblemi gibidir. Elin fiilleri, zihne de yüklem olmuştur hep. Birçok dilde yaygın bir analojidir bu. Nitekim “kavram” kelimesi kavramakla ilişkilidir. Yazar: Özkan Öztürk* Bilmeye yönelik kavramlarımızı genellikle “el” analojisi üzerinden üretmişizdir. El, tutar, alır, kavrar, yakalar. Bir şeyi bilmek, genellikle yakalama eylemine benzetilmiş ve insanın anlama yetisine soyut bir el misyonu yüklenmiştir. El, epistemolojik iktidarın amblemi gibidir. Elin fiilleri, zihne de yüklem olmuştur hep. Birçok dilde yaygın bir analojidir bu. Nitekim “kavram” kelimesi kavramakla ilişkilidir. - [İbnülemin Mahmud Kemâl'e Göre Vazife Ahlakımız](https://www.ilimcephesi.com/ibnulemin-mahmud-kemale-gore-vazife-ahlakimiz/) - İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal) (1871-1957), toplumsal hayatta çok hızlı ve büyük değişimlerin yaşandığı Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş devrinde yaşamış önemli mütefekkir-yazarlarımızın başında gelir. Son devir Osmanlı devlet adamları, şâirleri, musikişinâsları ve hattatları üzerine kaleme aldığı biyografileri ve tarih bilgisiyle tanınan İbnülemin, Osmanlı kültür hayatını bütün boyutlarıyla tanıtmayı kendine bir misyon ve dava olarak seçmiş, özellikle dergi İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal) (1871-1957), toplumsal hayatta çok hızlı ve büyük değişimlerin yaşandığı Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş devrinde yaşamış önemli mütefekkir-yazarlarımızın başında gelir. Son devir Osmanlı devlet adamları, şâirleri, musikişinâsları ve hattatları üzerine kaleme aldığı biyografileri ve tarih bilgisiyle tanınan İbnülemin, Osmanlı kültür hayatını bütün boyutlarıyla tanıtmayı kendine bir misyon ve dava olarak seçmiş, özellikle dergi - [Teknoloji Kullanmak İletişim Kurmak Değildir: Kuşakların Iletişim Pratikleri Uzerine](https://www.ilimcephesi.com/teknoloji-kullanmak-iletisim-kurmak-degildir-kusaklarin-iletisim-pratikleri-uzerine/) - Doç.Dr.Mehmet Emin Babacan* Giriş Modern dönemde Sanayi Devrimi ile birlikte o güne kadar insanlığın geliştirerek kullandığı aletler/araçlar makineye dönüşmüş, bu nedenle birey ve toplum hayatında çok büyük bir değişim başlamıştır. Makinenin merkezinde olduğu söz konusu bu yeni hayat tarzı bütün geleneksel insan ilişkilerini, iletişim tecrübelerini ve diğer bütün birikimlerini de değişime zorlamıştır. Geleneksel dönemde daha Doç.Dr.Mehmet Emin Babacan* Giriş Modern dönemde Sanayi Devrimi ile birlikte o güne kadar insanlığın geliştirerek kullandığı aletler/araçlar makineye dönüşmüş, bu nedenle birey ve toplum hayatında çok büyük bir değişim başlamıştır. Makinenin merkezinde olduğu söz konusu bu yeni hayat tarzı bütün geleneksel insan ilişkilerini, iletişim tecrübelerini ve diğer bütün birikimlerini de değişime zorlamıştır. Geleneksel dönemde daha - [Modern Dünyada Hatırlama ve Unutma Üzerine Bir Derkenar](https://www.ilimcephesi.com/modern-dunyada-hatirlama-ve-unutma-uzerine-bir-derkenar-2/) - Faruk Karaarslan İçinde yaşadığımız çağı adlandırmaya dair dilimize pelesenk olmuş birçok kavram var. Modern, postmodern, dijital, gerçek ötesi, sanal, uzay bunlardan bazıları. Hangi kavramı kullanırsak kullanalım, bu adlandırma kargaşasının da nedeni olan, çok daha temel bir sorun karşımıza çıkıyor. Bu sorun, içinde yaşadığımız çağa anlam verme ve dolayısıyla tanım yapma sorunudur. Anlamın kaybolmadığı bir yerde Faruk Karaarslan İçinde yaşadığımız çağı adlandırmaya dair dilimize pelesenk olmuş birçok kavram var. Modern, postmodern, dijital, gerçek ötesi, sanal, uzay bunlardan bazıları. Hangi kavramı kullanırsak kullanalım, bu adlandırma kargaşasının da nedeni olan, çok daha temel bir sorun karşımıza çıkıyor. Bu sorun, içinde yaşadığımız çağa anlam verme ve dolayısıyla tanım yapma sorunudur. Anlamın kaybolmadığı bir yerde - [Jules Payot - İrade Terbiyesi ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/jules-payot-irade-terbiyesi-alintilar/) - Araplar büyük bir imparatorluk kurdular ama korumayı başaramadılar. Çünkü ülke yönetimi için gerekli olan düzeni, yolları, okulları ve sanayii kuramadılar. Aynı şekilde, tüm tembel öğrenciler, sınavların yaklaşmasıyla kırbaçlanmış gibi çalışırlar. Oysa eksik olan aylarca ve yillarca az ama düzenli çalışmadır. Gerçek ve verimli çalışma enerjisi az ama düzenli olan eforla mümkündür. Böyle değilse muhtemelen tembel Araplar büyük bir imparatorluk kurdular ama korumayı başaramadılar. Çünkü ülke yönetimi için gerekli olan düzeni, yolları, okulları ve sanayii kuramadılar. Aynı şekilde, tüm tembel öğrenciler, sınavların yaklaşmasıyla kırbaçlanmış gibi çalışırlar. Oysa eksik olan aylarca ve yillarca az ama düzenli çalışmadır. Gerçek ve verimli çalışma enerjisi az ama düzenli olan eforla mümkündür. Böyle değilse muhtemelen tembel - [Kişiye Özel Tavsiyeler](https://www.ilimcephesi.com/kisiye-ozel-tavsiyeler/) - Mücadele etmemiz gereken iki düşmanımız var; tembellik ve nefse düşkünlük. Kişi tembellik yüzünden kendini tamamen bırakırken ortamın da ahlâki açıdan korunaksız hâle gelmesine sebep olur. Diğer bir deyişle tembellik insanı şehvete iter. Biraz daha ileri gidersek stoacıların dediği gibi ahlâki çöküntü de tembelliğe neden olur.” İhtiras insanın kendini kaybetmesine neden olmaz mı? İhtiras, insanda hayvani Mücadele etmemiz gereken iki düşmanımız var; tembellik ve nefse düşkünlük. Kişi tembellik yüzünden kendini tamamen bırakırken ortamın da ahlâki açıdan korunaksız hâle gelmesine sebep olur. Diğer bir deyişle tembellik insanı şehvete iter. Biraz daha ileri gidersek stoacıların dediği gibi ahlâki çöküntü de tembelliğe neden olur.” İhtiras insanın kendini kaybetmesine neden olmaz mı? İhtiras, insanda hayvani - [Modernizm Yeryüzünü Hiç Olmadığı Kadar Kirletti!](https://www.ilimcephesi.com/modernizm-yeryuzunu-hic-olmadigi-kadar-kirletti/) - Söyleşi Dâru'l İlim ve İlimevleri Kurucusu Muhammed Yazıcı ile Modernizm, Post-modernizm ve Deizm Üzerine söyleşi gerçekleştirdik. Son dönemlerde deizmin gençler arasında yaygınlaştığına dair bir takım haberlere rastlamaktayız. Bu vesileyle röportajımıza deizmin etimolojik kökeniyle başlayalım. Sözcük kökü hangi dilde ne anlama geliyor ve kavramsal boyutta ilk kim tarafından kullanılmış? İşin ansiklopedik kısmını literal bir vaziyette kısaca aktarmak Söyleşi Dâru'l İlim ve İlimevleri Kurucusu Muhammed Yazıcı ile Modernizm, Post-modernizm ve Deizm Üzerine söyleşi gerçekleştirdik. Son dönemlerde deizmin gençler arasında yaygınlaştığına dair bir takım haberlere rastlamaktayız. Bu vesileyle röportajımıza deizmin etimolojik kökeniyle başlayalım. Sözcük kökü hangi dilde ne anlama geliyor ve kavramsal boyutta ilk kim tarafından kullanılmış? İşin ansiklopedik kısmını literal bir vaziyette kısaca aktarmak - [Bir Savaş Sonrası İdeolojisi Kemalizm](https://www.ilimcephesi.com/bir-savas-sonrasi-ideolojisi-kemalizm/) - Son yıllara kadar üzerinde konuşulması, yazılması düşünülmesi mümkün olmayan bazı tabu hükmündeki konular yavaş yavaş günlük basın da dahil olmak üzere tartışmaya açıldı. Türkiye’nin siyasî, sosyal,eğitim ve kültür kurumları üzerinde bir noktadan sonra bir Örtünün veya bir zırhın varlığı herkesçe bilinmektedir. Bunun “resmî ideoloji” veya gerçek adlandırmasıyla “atatürkçülük” olduğu da malumdur. Burada Mustafa Kemal’i yargılamak Son yıllara kadar üzerinde konuşulması, yazılması düşünülmesi mümkün olmayan bazı tabu hükmündeki konular yavaş yavaş günlük basın da dahil olmak üzere tartışmaya açıldı. Türkiye’nin siyasî, sosyal,eğitim ve kültür kurumları üzerinde bir noktadan sonra bir Örtünün veya bir zırhın varlığı herkesçe bilinmektedir. Bunun “resmî ideoloji” veya gerçek adlandırmasıyla “atatürkçülük” olduğu da malumdur. Burada Mustafa Kemal’i yargılamak - [Bir Seküler Din Olarak Kemalizmin İnşası](https://www.ilimcephesi.com/bir-sekuler-din-olarak-kemalizmin-insasi/) - Türkiye'de bir seküler din inşa etmek Füsun Üstel, bütün rejimler ve ideolojiler gibi Kemalizmin de zora ve ikna/ rızaya dayanan ikili bir yapısı olduğunu, ama Kemalizm özelinde zora da­yanan boyutun fazlasıyla öne çıkarılıp, diğerinin çokça ihmal edildiğini be­lirtirken haklıdır.[1] Eskiden bu vazifeyi ifa eden İslâm’ın giderek denklem­den çıkmaya başladığı noktada, Kemalizmin bir seküler milliyetçilik Türkiye'de bir seküler din inşa etmek Füsun Üstel, bütün rejimler ve ideolojiler gibi Kemalizmin de zora ve ikna/ rızaya dayanan ikili bir yapısı olduğunu, ama Kemalizm özelinde zora da­yanan boyutun fazlasıyla öne çıkarılıp, diğerinin çokça ihmal edildiğini be­lirtirken haklıdır.[1] Eskiden bu vazifeyi ifa eden İslâm’ın giderek denklem­den çıkmaya başladığı noktada, Kemalizmin bir seküler milliyetçilik - [Sulhi Ceylan - İnsanı Okumak "Alıntılar"](https://www.ilimcephesi.com/sulhi-ceylan-insani-okumak-alintilar/) - maj Başkalarının gözündeki olumlu imajını düzeltmek için insan neler yapar diye düşündüğümde, karşıma hiç de sevinebileceğim bir tablo çıkmıyor. İnsan bir ömür imajı için çalışabilen bir varlık. ”Başkaları ne der?” korkusu insanı hayata bağlayan ve aynı zamanda hayatı ıskalatan bir hal. Çünkü başkalarına göre yaşanan hayatlar kişinin kendini tanıma ve bütünlemesinin önündeki en büyük engeldir. maj Başkalarının gözündeki olumlu imajını düzeltmek için insan neler yapar diye düşündüğümde, karşıma hiç de sevinebileceğim bir tablo çıkmıyor. İnsan bir ömür imajı için çalışabilen bir varlık. ”Başkaları ne der?” korkusu insanı hayata bağlayan ve aynı zamanda hayatı ıskalatan bir hal. Çünkü başkalarına göre yaşanan hayatlar kişinin kendini tanıma ve bütünlemesinin önündeki en büyük engeldir. - [Varlıkların Yaratılış Hikmetleri](https://www.ilimcephesi.com/varliklarin-yaratilis-hikmetleri/) - (Gazzali ) [Islam din felsefesinde, âlemdeki nizam ve gaye Allah’a bir alem olarak düşünülür. Bizzat Kur’an, insanın, aklım alemdeki nizam ve gaye üzerine yine olabildiğince aklî olarak düşünmesi için teşvik eder. Alemdeki hikmet dolu nizam ve gaye, kendisi hakim olan bir Tanrı’ya işarettir. Konuyla ilgili müstakil bir kitap kaleme alan Gazzali, aşağıda yer alan metinde (Gazzali ) [Islam din felsefesinde, âlemdeki nizam ve gaye Allah’a bir alem olarak düşünülür. Bizzat Kur’an, insanın, aklım alemdeki nizam ve gaye üzerine yine olabildiğince aklî olarak düşünmesi için teşvik eder. Alemdeki hikmet dolu nizam ve gaye, kendisi hakim olan bir Tanrı’ya işarettir. Konuyla ilgili müstakil bir kitap kaleme alan Gazzali, aşağıda yer alan metinde - [Muhal, Allah’ın Kudreti Dahilinde Değildir](https://www.ilimcephesi.com/muhal-allahin-kudreti-dahilinde-degildir/) - (Gazzali ) (. . .) Denirse ki: Biz, her mümkünün Allah’m kudreti dahilinde olduğu hususunda size muvafakat ediyor (katılıyoruz), siz de her muhalin kudret dahilinde olmadığında bize iştirak ediyorsunuz. Halbuki eşya arasında muhal olduğu bilinenler var, mümkün olduğu bilinenler var, bir de aklın durup mümkün veya muhal olduğuna hükmedemediği şeyler var. Şu halde size göre (Gazzali ) (. . .) Denirse ki: Biz, her mümkünün Allah’m kudreti dahilinde olduğu hususunda size muvafakat ediyor (katılıyoruz), siz de her muhalin kudret dahilinde olmadığında bize iştirak ediyorsunuz. Halbuki eşya arasında muhal olduğu bilinenler var, mümkün olduğu bilinenler var, bir de aklın durup mümkün veya muhal olduğuna hükmedemediği şeyler var. Şu halde size göre - [Allah'ı Tanımanın Yolu](https://www.ilimcephesi.com/allahi-tanimanin-yolu/) - ( Gazzali ) [Tanrı’nın sıfatları meselesi, din felsefesinin diğer konularında olduğu gibi, ontolojinin ve epistemolojinin kesiştiği bir noktada yer alır. Bu her iki meseledeki kavrayış, bu konudaki eğilimleri de belirler mahiyettedir. Meselenin bu boyutunu çok iyi fark etmiş olan Gazzali, aşağıda yer alan metinde, marifetullah konusunda taklit ve tahkik yolunun nasıl birbirinden ayrı olduğunu anlamlı ( Gazzali ) [Tanrı’nın sıfatları meselesi, din felsefesinin diğer konularında olduğu gibi, ontolojinin ve epistemolojinin kesiştiği bir noktada yer alır. Bu her iki meseledeki kavrayış, bu konudaki eğilimleri de belirler mahiyettedir. Meselenin bu boyutunu çok iyi fark etmiş olan Gazzali, aşağıda yer alan metinde, marifetullah konusunda taklit ve tahkik yolunun nasıl birbirinden ayrı olduğunu anlamlı - [Eşyanın Lisandaki Varlığı](https://www.ilimcephesi.com/esyanin-lisandaki-varligi/) - (Gazali) [Aşağıdaki metinde, Gazali, Islam düşüncesinde bir çok tartışmaya konu olan, Ilahi Kelam’ın doğasına ilişkin meseleleri aydınlatabılecek bir çerçeve sunmaktadır.] Şunu iyi bilmelisin ki: her şeyin varlığı dört mertebededir: a Hariçteki varlığı, b Zihindeki varlığı, c Lisandaki varlığı, d Yazı ve şekildeki varlığı, Ateşi misal alalım: Bunun ocakta bir vücudu vardır. Bir de zihin ve (Gazali) [Aşağıdaki metinde, Gazali, Islam düşüncesinde bir çok tartışmaya konu olan, Ilahi Kelam’ın doğasına ilişkin meseleleri aydınlatabılecek bir çerçeve sunmaktadır.] Şunu iyi bilmelisin ki: her şeyin varlığı dört mertebededir: a Hariçteki varlığı, b Zihindeki varlığı, c Lisandaki varlığı, d Yazı ve şekildeki varlığı, Ateşi misal alalım: Bunun ocakta bir vücudu vardır. Bir de zihin ve - [Yusuf Çağlayan - Sosyolojik Savaş ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/yusuf-caglayan-sosyolojik-savas-alintilar/) - "Bir milletin çocukları kendilerine ait olan dini,milli ve tarih bilgileri,yani kim olduklarını,nasıl bir tarih ve ecdada sahip bulunduklarını öğrenmeden,milli şahsiyetlerini kazanmadan yabancı milletlerin baskısı altına düşerlerse, bu yabancıların yaşantıları ve uygarlıkları gözlerinde büyür. Kendilerini böyle bir tarihten ve milli övünçten yoksun sanarak milli gururları kırılır, izzet-i nefisleri harap olur, kendilerini küçük görürler. Bu durum onları "Bir milletin çocukları kendilerine ait olan dini,milli ve tarih bilgileri,yani kim olduklarını,nasıl bir tarih ve ecdada sahip bulunduklarını öğrenmeden,milli şahsiyetlerini kazanmadan yabancı milletlerin baskısı altına düşerlerse, bu yabancıların yaşantıları ve uygarlıkları gözlerinde büyür. Kendilerini böyle bir tarihten ve milli övünçten yoksun sanarak milli gururları kırılır, izzet-i nefisleri harap olur, kendilerini küçük görürler. Bu durum onları - [Ebu Nasr el-Farabi - Es-Siyasetü'l-Medeniyye ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/ebu-nasr-el-farabi-es-siyasetul-medeniyye-alintilar/) - Onların çoğu, bir şeyi yeterli ölçüde hayâl etmeye veya tartışmayı gerektiren konuların nerede bulunacağını bilip, hakikati (gerçeği) anlamaya güçleri yetmediği için, hakikati anlayan ve anladığını söyleyen bir kimsenin, şeref veya egemenlik ardından koşan, bile bile yalan söyleyen veya yanılmış bir kişi olduğunu sanırlar. Dolayısıyla; onlar, hakikati da yanlış saymak ister ve hakikati anlayanı da küçük Onların çoğu, bir şeyi yeterli ölçüde hayâl etmeye veya tartışmayı gerektiren konuların nerede bulunacağını bilip, hakikati (gerçeği) anlamaya güçleri yetmediği için, hakikati anlayan ve anladığını söyleyen bir kimsenin, şeref veya egemenlik ardından koşan, bile bile yalan söyleyen veya yanılmış bir kişi olduğunu sanırlar. Dolayısıyla; onlar, hakikati da yanlış saymak ister ve hakikati anlayanı da küçük - [Ahlâkın ve Dilin Ölçülmesi](https://www.ilimcephesi.com/ahlakin-ve-dilin-olculmesi/) - Eğer eğitim, ahlâk eğitimiyse. Ahlâkın başarıya endeksli bir ölçüm metodu yoktur. Dili ve ahlâkı ölçüm yoluyla değerlendirmek mümkün değildir. Bugün, dili ölçmek için uygulanan sözel yetenek sınavları, sadece belli standartlara indirgenerek formatlanmış bir dili ölçebilmektedirler. Buna göre: sözcük sayısı, sıfat ve fiiil tamlamaları, cümle tanzimi ve imlâ kurallarıyla, anlam ve ilgi kombinasyonlarının hepsini veya bunlardan Eğer eğitim, ahlâk eğitimiyse. Ahlâkın başarıya endeksli bir ölçüm metodu yoktur. Dili ve ahlâkı ölçüm yoluyla değerlendirmek mümkün değildir. Bugün, dili ölçmek için uygulanan sözel yetenek sınavları, sadece belli standartlara indirgenerek formatlanmış bir dili ölçebilmektedirler. Buna göre: sözcük sayısı, sıfat ve fiiil tamlamaları, cümle tanzimi ve imlâ kurallarıyla, anlam ve ilgi kombinasyonlarının hepsini veya bunlardan - [Hz.Peygamber’in Hayatı En Üstün Örnektir](https://www.ilimcephesi.com/hz-peygamberin-hayati-en-ustun-ornektir/) - Allah’ın yapıp ettikleri konusunda O’ndan razı olmanın gerçeğini ve Allah’ın rızasını kazanmanın da neye bağlı olduğunu bilmek isteyen kimse, Peygamberimiz aleyhisselâm tarafından yaşanan olayalar üzerinde tefekkür etmelidir. Gerçekten de Peygamberimiz aleyhisselamın Yaradan hakkındaki bilgisi tam ve kesin bir niteliğe kavuştuğu zaman, anladı ki tek Mâlik (sahip), O’dur. Mâlikse, mülkünü istediği gibi yönetir. Yine anladı ki Allah’ın yapıp ettikleri konusunda O’ndan razı olmanın gerçeğini ve Allah’ın rızasını kazanmanın da neye bağlı olduğunu bilmek isteyen kimse, Peygamberimiz aleyhisselâm tarafından yaşanan olayalar üzerinde tefekkür etmelidir. Gerçekten de Peygamberimiz aleyhisselamın Yaradan hakkındaki bilgisi tam ve kesin bir niteliğe kavuştuğu zaman, anladı ki tek Mâlik (sahip), O’dur. Mâlikse, mülkünü istediği gibi yönetir. Yine anladı ki - [Kitap Okumak Gerek Hem de Çok!](https://www.ilimcephesi.com/kitap-okumak-gerek-hem-de-cok/) - Eski âlimlerin idealleri çok yüksekti, inanılmaz derecede gayretli idiler. Hayatlarının özünü oluşturan eserleri bunun en büyük delili ve en açık ispatıdır. Ancak onların eserlerinin çoğu kayboldu, zira öğrencilerin gayreti azaldı, artık sadece özetlenmiş kitaplar arıyorlar, kalın ve cilt cilt eserlere tahammülleri yok. Daha sonra da kendilerine okutulan kitaplarla yetinir oldular. Başka eserleri okumayı hepten terk Eski âlimlerin idealleri çok yüksekti, inanılmaz derecede gayretli idiler. Hayatlarının özünü oluşturan eserleri bunun en büyük delili ve en açık ispatıdır. Ancak onların eserlerinin çoğu kayboldu, zira öğrencilerin gayreti azaldı, artık sadece özetlenmiş kitaplar arıyorlar, kalın ve cilt cilt eserlere tahammülleri yok. Daha sonra da kendilerine okutulan kitaplarla yetinir oldular. Başka eserleri okumayı hepten terk - [Allah'ın Hikmetine Boyun Eğmeli](https://www.ilimcephesi.com/allahin-hikmetine-boyun-egmeli/) - Bu bölüm, üzerinde iyi düşünülüp kafa yorulması gereken çok önemli bir bölümdür. Allah’a imanı olan kimsenin O’nun bütün edip eylediklerine teslim olması, O’nun Hakîm ve Hükümran olduğunu idrak etmesi ve asla saçma bir şey yapmayacağını bilmesi gerekir. Allah’ın fiillerindeki hikmeti göremezse, bunu kendi cahilliğine verip Hakîm ve Hükümran olan Allah’a boyun eğsin! Aklı kendisine yapılan Bu bölüm, üzerinde iyi düşünülüp kafa yorulması gereken çok önemli bir bölümdür. Allah’a imanı olan kimsenin O’nun bütün edip eylediklerine teslim olması, O’nun Hakîm ve Hükümran olduğunu idrak etmesi ve asla saçma bir şey yapmayacağını bilmesi gerekir. Allah’ın fiillerindeki hikmeti göremezse, bunu kendi cahilliğine verip Hakîm ve Hükümran olan Allah’a boyun eğsin! Aklı kendisine yapılan - [İbnü'l-Cevzi - Bir Alimin Günlüğü ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/ibnul-cevzi-bir-alimin-gunlugu-alintilar/) - 3 Sonuçları Kestirebilme Olup bitene basiret gözüyle bakan, sonuçlarını daha baştan görür de bunlardan yararlanmasını ve zararlarından da korunmasını bilir. Buna mukabil, neticeleri kestiremeyen kimse, duygu ve tutkularının esiri olur. Dolayısıyla kurtuluş beklerken ızdırapla karşılaşır, iç huzuru ararken dara düşer. Bütün bunlar, geçmişin hatırlanmasıyla, gelecekte ortaya çıkar. Öyle ya, sen hayatın boyunca Allah’a ya itaat 3 Sonuçları Kestirebilme Olup bitene basiret gözüyle bakan, sonuçlarını daha baştan görür de bunlardan yararlanmasını ve zararlarından da korunmasını bilir. Buna mukabil, neticeleri kestiremeyen kimse, duygu ve tutkularının esiri olur. Dolayısıyla kurtuluş beklerken ızdırapla karşılaşır, iç huzuru ararken dara düşer. Bütün bunlar, geçmişin hatırlanmasıyla, gelecekte ortaya çıkar. Öyle ya, sen hayatın boyunca Allah’a ya itaat - [Duanın 'Kabulü Gecikirse Kaygılanma!](https://www.ilimcephesi.com/duanin-kabulu-gecikirse-kaygilanma/) - Allah’a yalvarıp yakarmasının karşılığını görememesi, tekrar tekrar dua etmesi ve hayli zaman geçtiği halde kendisi için hiçbir netice elde edememesi bir mümin açısından zorlu bir imtihandır. Müminin bunun sabır isteyen bir imtihan olduğunu bilmesi gerekir. Duanın kabulünün gecikmesiyle baş gösteren vesveseler, kuruntular, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Bu türden bir durum benim de başıma geldi. Allah’a yalvarıp yakarmasının karşılığını görememesi, tekrar tekrar dua etmesi ve hayli zaman geçtiği halde kendisi için hiçbir netice elde edememesi bir mümin açısından zorlu bir imtihandır. Müminin bunun sabır isteyen bir imtihan olduğunu bilmesi gerekir. Duanın kabulünün gecikmesiyle baş gösteren vesveseler, kuruntular, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Bu türden bir durum benim de başıma geldi. - [Toplumsal Cinsiyet ve Cinsiyet Özgürleşmesi](https://www.ilimcephesi.com/toplumsal-cinsiyet-ve-cinsiyet-ozgurlesmesi/) - Zygmunt Bauman, Hıristiyanlığın “Baba, Oğul, Ruh’ul Kudüs’ten” müteşekkil teslisinin, Aydınlanma ile “Akıl, Bireysellik ve Özgürlüğe” evrildiğini, Modernite ile “Bilim, Ulus ve Devlet/Vatan”ın oturduğu kutsal teslis tahtına, Postmodern dönemde “Vücud, Haz ve Karışılmazlığın (özgürlük)” oturduğunu söyler. Sonuncuları olan Postmodernite, tıpkı kendinden öncekilerin daha öncekilerle dalga geçtiği gibi Modernitenin kutsallarına (kahramanlık, fedakârlık, şehitlik ve benzeri ütopyacı kutsallarına) Zygmunt Bauman, Hıristiyanlığın “Baba, Oğul, Ruh’ul Kudüs’ten” müteşekkil teslisinin, Aydınlanma ile “Akıl, Bireysellik ve Özgürlüğe” evrildiğini, Modernite ile “Bilim, Ulus ve Devlet/Vatan”ın oturduğu kutsal teslis tahtına, Postmodern dönemde “Vücud, Haz ve Karışılmazlığın (özgürlük)” oturduğunu söyler. Sonuncuları olan Postmodernite, tıpkı kendinden öncekilerin daha öncekilerle dalga geçtiği gibi Modernitenin kutsallarına (kahramanlık, fedakârlık, şehitlik ve benzeri ütopyacı kutsallarına) - [Modern İslam Düşüncesinin Fikri ve Toplumsal Tahribatı](https://www.ilimcephesi.com/modern-islam-dusuncesinin-fikri-ve-toplumsal-tahribati/) - "Dinin sekülerleştirilmesi" veya "dinî bir çözülme" olarak nitelendirilmesinin pek de yanlış olmayacağını düşündüğümüz Modern İslam Düşüncesi kendisini orijinal bir yaklaşım olarak takdim etse de, varlık sebebi ve en temel karakteri olan tepkisellik, onu sanıldığından daha belirsiz ve kaygan zeminlerde hareket etmeye itmektedir. Buna bir de hareketin literal yapısındaki heterojenite ve argümanlarınının kendisini isbat etmiş bir "Dinin sekülerleştirilmesi" veya "dinî bir çözülme" olarak nitelendirilmesinin pek de yanlış olmayacağını düşündüğümüz Modern İslam Düşüncesi kendisini orijinal bir yaklaşım olarak takdim etse de, varlık sebebi ve en temel karakteri olan tepkisellik, onu sanıldığından daha belirsiz ve kaygan zeminlerde hareket etmeye itmektedir. Buna bir de hareketin literal yapısındaki heterojenite ve argümanlarınının kendisini isbat etmiş bir - [Üç Tarz-ı İnsan "Eşref-i Mahlukat'tan" "Post-İnsan'a"](https://www.ilimcephesi.com/uc-tarz-i-insan-esref-i-mahlukattan-post-insana/) - Enver Gülşen Ahsen-i Takvîm’de yaratılmış olan insanın Esfel-i Sâfilîn’e “düşüşü”, insanın yükseliş imkânlarını da beraberinde getirecekti. “Âdem Cennet’ten düşmüştü; ama Âdem’in torunları Cennet’e tekrar yükselsinler diye”ydi bu, büyük bir muhakkikin dediği gibi. İnsanın, bugüne kadarki macerası, materyalist evrimin kör-saatçisiyle değil, Yaratıcının “her an bir şen üzerinde olan” yaratmasıyla açıklanabilir ancak. Bu bağlamda insanlık tarihinin “evriminde”, kabaca Enver Gülşen Ahsen-i Takvîm’de yaratılmış olan insanın Esfel-i Sâfilîn’e “düşüşü”, insanın yükseliş imkânlarını da beraberinde getirecekti. “Âdem Cennet’ten düşmüştü; ama Âdem’in torunları Cennet’e tekrar yükselsinler diye”ydi bu, büyük bir muhakkikin dediği gibi. İnsanın, bugüne kadarki macerası, materyalist evrimin kör-saatçisiyle değil, Yaratıcının “her an bir şen üzerinde olan” yaratmasıyla açıklanabilir ancak. Bu bağlamda insanlık tarihinin “evriminde”, kabaca - [İnsan:Ummanın İçinde Bir Damla](https://www.ilimcephesi.com/insanummanin-icinde-bir-damla/) - İnsan için her şey bir yerde başlar. Doğarsınız, görür, bilir tanırsınız. Yürür, konuşur, koşar oynarsınız. Küçükken serpilir büyürsünüz. Büyüdükçe her şeyin sandığınızdan daha başka olduğunu anlamaya başlarsınız. Dünyada var olanın sadece siz olmadığınızın farkına varırsınız. Gece ve gündüz vardır, yaz kış, akıp giden zaman vardır. Dağlar, ırmaklar, vadiler, denizler vardır. Yeryüzü ve gökyüzü vardır. İnsan için her şey bir yerde başlar. Doğarsınız, görür, bilir tanırsınız. Yürür, konuşur, koşar oynarsınız. Küçükken serpilir büyürsünüz. Büyüdükçe her şeyin sandığınızdan daha başka olduğunu anlamaya başlarsınız. Dünyada var olanın sadece siz olmadığınızın farkına varırsınız. Gece ve gündüz vardır, yaz kış, akıp giden zaman vardır. Dağlar, ırmaklar, vadiler, denizler vardır. Yeryüzü ve gökyüzü vardır. - [Sebilürreşad'dan Elmalılı Hamdi Yazır'a Göre İslami İlimlerin Ruhu ve Tasnif Karakteri](https://www.ilimcephesi.com/sebilurresaddan-elmalili-hamdi-yazira-gore-islami-ilimlerin-ruhu-ve-tasnif-karakteri/) - Hak Dini Kur’an Dili adlı tefsiriyle tanınan son devir din bilginlerinden ve bilgelerinden Elmalılı Muhammed Yazır (d. 1878/Elmalı-Antalya, ö. 1942/Erenköy-İstanbul) Küçük Ayasofya ve Beyazıt medreselerinde dersler aldıktan sonra Osmanlı’da kadı vekilleri yetiştiren Mekteb-i Nüvvâb’ı birincilikle bitirir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ilmiyye şubesine üye olur. Batılı tarzda bir meşrutiyet fikri yerine, çağdaş bilim ve medeniyet birikiminden Hak Dini Kur’an Dili adlı tefsiriyle tanınan son devir din bilginlerinden ve bilgelerinden Elmalılı Muhammed Yazır (d. 1878/Elmalı-Antalya, ö. 1942/Erenköy-İstanbul) Küçük Ayasofya ve Beyazıt medreselerinde dersler aldıktan sonra Osmanlı’da kadı vekilleri yetiştiren Mekteb-i Nüvvâb’ı birincilikle bitirir. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ilmiyye şubesine üye olur. Batılı tarzda bir meşrutiyet fikri yerine, çağdaş bilim ve medeniyet birikiminden - [Aydınlanma Sonrasında Ne Başlar?](https://www.ilimcephesi.com/aydinlanma-sonrasinda-ne-baslar/) - Yuh Hui Haziran 2018 tarihinde Henry Kissinger, The Atlantic adlı dergide “How the Enlightenment Ends” [Aydınlanmanın Sona Erme Biçimi] başlıklı bir makale yayınladı. İlk bakışta, Aydınlanma yahut “Akıl Çağı”na yapay zekânın son verdiğini söylüyor gibiydi makale. Analiz ve muhakeme kapasitesine sahip makineler, insanın idrak kapasitesini solluyordu. Aydınlanma düşüncesine dayanan teknoloji, temel ilkesi olan felsefeyi azlediyordu. Aydınlanmanın Yuh Hui Haziran 2018 tarihinde Henry Kissinger, The Atlantic adlı dergide “How the Enlightenment Ends” [Aydınlanmanın Sona Erme Biçimi] başlıklı bir makale yayınladı. İlk bakışta, Aydınlanma yahut “Akıl Çağı”na yapay zekânın son verdiğini söylüyor gibiydi makale. Analiz ve muhakeme kapasitesine sahip makineler, insanın idrak kapasitesini solluyordu. Aydınlanma düşüncesine dayanan teknoloji, temel ilkesi olan felsefeyi azlediyordu. Aydınlanmanın - [Modern Dünyada Hatırlama ve Unutma Üzerine Bir Derkenar](https://www.ilimcephesi.com/modern-dunyada-hatirlama-ve-unutma-uzerine-bir-derkenar/) - Faruk Karaarslan İçinde yaşadığımız çağı adlandırmaya dair dilimize pelesenk olmuş birçok kavram var. Modern, postmodern, dijital, gerçek ötesi, sanal, uzay bunlardan bazıları. Hangi kavramı kullanırsak kullanalım, bu adlandırma kargaşasının da nedeni olan, çok daha temel bir sorun karşımıza çıkıyor. Bu sorun, içinde yaşadığımız çağa anlam verme ve dolayısıyla tanım yapma sorunudur. Anlamın kaybolmadığı bir yerde Faruk Karaarslan İçinde yaşadığımız çağı adlandırmaya dair dilimize pelesenk olmuş birçok kavram var. Modern, postmodern, dijital, gerçek ötesi, sanal, uzay bunlardan bazıları. Hangi kavramı kullanırsak kullanalım, bu adlandırma kargaşasının da nedeni olan, çok daha temel bir sorun karşımıza çıkıyor. Bu sorun, içinde yaşadığımız çağa anlam verme ve dolayısıyla tanım yapma sorunudur. Anlamın kaybolmadığı bir yerde - [Yaratılışa Müdahale ve Yeni Bir Evrimci Neo-Darwinist Bir Yaklaşım Olarak Transhümanizm](https://www.ilimcephesi.com/yaratilisa-mudahale-ve-yeni-bir-evrimci-neo-darwinist-bir-yaklasim-olarak-transhumanizm/) - ÖZ Evrim teorisi, hem küresel hem de yerel olarak tartışılmış ve hâlâ tartışılmakta olan bir süreçtir. Evrim konusunda tartışmalar ve yeni yaklaşımlar bitmeyecek gibi görünüyor. Bu bağlamda transhümanizm, yeni evrimci yaklaşımlardan biridir. Transhümanizm kavramı, modern sentez olan evrimci teorinin İngiliz kurucusu evrimci teorisyen J. Huxley’in kullandığı yeni bir sözcüktür. Teknolojik araçlar vasıtasıyla insan doğasının ÖZ Evrim teorisi, hem küresel hem de yerel olarak tartışılmış ve hâlâ tartışılmakta olan bir süreçtir. Evrim konusunda tartışmalar ve yeni yaklaşımlar bitmeyecek gibi görünüyor. Bu bağlamda transhümanizm, yeni evrimci yaklaşımlardan biridir. Transhümanizm kavramı, modern sentez olan evrimci teorinin İngiliz kurucusu evrimci teorisyen J. Huxley’in kullandığı yeni bir sözcüktür. Teknolojik araçlar vasıtasıyla insan doğasının - [Fatih'in Büyük Mirası](https://www.ilimcephesi.com/fatihin-buyuk-mirasi/) - Büyük atamız Fatih'in bize bıraktığı mirası Kostantiniye'nin fethinden ibaret görmek onu anlamamaktadır. Roma'nın varisi olan Bizans İmparatorluğu'nun dünya haritasından silinerek cihan tarihinde yeni bir devrin, Peygamber'in duasına mazhar olmuş bir kılıçla açıldığını düşünmek de bu mirasın bütün servetini ihtiva etmez. Çaldıran kahramanıyla, Plevne gazisini, Mehmed Akifle, Hüseyin Avni'leri de içerisine alan bu muhteşem miras, Türk Büyük atamız Fatih'in bize bıraktığı mirası Kostantiniye'nin fethinden ibaret görmek onu anlamamaktadır. Roma'nın varisi olan Bizans İmparatorluğu'nun dünya haritasından silinerek cihan tarihinde yeni bir devrin, Peygamber'in duasına mazhar olmuş bir kılıçla açıldığını düşünmek de bu mirasın bütün servetini ihtiva etmez. Çaldıran kahramanıyla, Plevne gazisini, Mehmed Akifle, Hüseyin Avni'leri de içerisine alan bu muhteşem miras, Türk - [Rejimin Din Siyaseti](https://www.ilimcephesi.com/rejimin-din-siyaseti/) - İnanç krizi 19. yüzyılın sonlarında İslâm, entelektüel kesimde cazibesini hızla yitirme­ye başlamıştı. Niyazi Berkes, Abdülhamid dönemi mekteplerinde yetişenler için (ki sonradan Cumhuriyeti kuran kadro olarak karşımıza çıkacaklardır) “Dinden, şeriattan, gelenekten, maneviyattan o denli çok söz edilen bir dö­nemde, karanlık fikir ve inançlara isyan eden bir kuşak yetişiyordu. Bu ku­şağın başlıca özelliği de inançları inkâr ve İnanç krizi 19. yüzyılın sonlarında İslâm, entelektüel kesimde cazibesini hızla yitirme­ye başlamıştı. Niyazi Berkes, Abdülhamid dönemi mekteplerinde yetişenler için (ki sonradan Cumhuriyeti kuran kadro olarak karşımıza çıkacaklardır) “Dinden, şeriattan, gelenekten, maneviyattan o denli çok söz edilen bir dö­nemde, karanlık fikir ve inançlara isyan eden bir kuşak yetişiyordu. Bu ku­şağın başlıca özelliği de inançları inkâr ve - [Siyasal Dinler ve Kemalizm:Karşılıklı Etkileşim](https://www.ilimcephesi.com/siyasal-dinler-ve-kemalizmkarsilikli-etkilesim/) - İtalya, Almanya ve Rusya’nın yanı sıra, Birinci Dünya Savaşı’nda korkunç bir trajedi yaşamış ve savaştan büyük bir hayal kırıklığı ile ayrılmış bağımsız bir ülke daha vardır ve bu ülkede de rejim, en az diğerleri kadar radikal bir yeni yol izleyecektir. Üstelik bu ülkede de siyaset, yine en az diğer örneklerde ol­duğu kadar kutsallaşacak, bu ülkenin İtalya, Almanya ve Rusya’nın yanı sıra, Birinci Dünya Savaşı’nda korkunç bir trajedi yaşamış ve savaştan büyük bir hayal kırıklığı ile ayrılmış bağımsız bir ülke daha vardır ve bu ülkede de rejim, en az diğerleri kadar radikal bir yeni yol izleyecektir. Üstelik bu ülkede de siyaset, yine en az diğer örneklerde ol­duğu kadar kutsallaşacak, bu ülkenin - [Modernleşme ve Sekülerleşme Sürecinde Dini Hayat](https://www.ilimcephesi.com/modernlesme-ve-sekulerlesme-surecinde-dini-hayat/) - Dinin birey ve toplum hayatına getirdiği meşruiyet ölçütleri,aynı zamanda ona sosyal bir karakter de kazandırmaktadır.Böylelikle din gündelik hayatta yaşananlarla birebir ilişki içine girerken, coğrafî, ekonomik ve kültürel faktörler de dinin etkileşim alanına dahil olmaktadır. Dolayısıyla gündelik hayatta meydana gelen değişimler, dinin geleneksel-dinî davranış biçimlerini etkilemekte ve değiştirmektedir. Hayatın de­vamlı bir etkileşim ve değişim içinde Dinin birey ve toplum hayatına getirdiği meşruiyet ölçütleri,aynı zamanda ona sosyal bir karakter de kazandırmaktadır.Böylelikle din gündelik hayatta yaşananlarla birebir ilişki içine girerken, coğrafî, ekonomik ve kültürel faktörler de dinin etkileşim alanına dahil olmaktadır. Dolayısıyla gündelik hayatta meydana gelen değişimler, dinin geleneksel-dinî davranış biçimlerini etkilemekte ve değiştirmektedir. Hayatın de­vamlı bir etkileşim ve değişim içinde - [Dünyevileşme-Protestanlaşma Sürecinde Dini Hayat](https://www.ilimcephesi.com/dunyevilesme-protestanlasma-surecinde-dini-hayat/) - Sekülerleşme değişik toplumlarda farklı tarihsel deneyimler olarak izlenebilmektedir. Bir yönüyle modernleşme kuramı­nın temel kavramsal araçlarından biri olurken, öbür yandan modernizmin ilerleme projesinde kaçınılmaz bir süreç ola­rak kabul edilmektedir. En genel hatlarıyla modernleşme, önce 15-16. yüzyıldan başlayarak Orta ve Batı Avrupa toplumlarında modernliği ortaya çıkaran, daha sonra da Batı dı­şı toplumlarda Batı dünyasında ortaya çıkan yapıların Sekülerleşme değişik toplumlarda farklı tarihsel deneyimler olarak izlenebilmektedir. Bir yönüyle modernleşme kuramı­nın temel kavramsal araçlarından biri olurken, öbür yandan modernizmin ilerleme projesinde kaçınılmaz bir süreç ola­rak kabul edilmektedir. En genel hatlarıyla modernleşme, önce 15-16. yüzyıldan başlayarak Orta ve Batı Avrupa toplumlarında modernliği ortaya çıkaran, daha sonra da Batı dı­şı toplumlarda Batı dünyasında ortaya çıkan yapıların - [Kemal Sayar,Sadettin Ökten - Dünyaya Geldim Gitmeye ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/kemal-sayarsadettin-okten-dunyaya-geldim-gitmeye-alintilar/) - Sadettin Ökten: O kadar geniş bir mana denizi ki gönül, uçsuz bucaksız. Hayatta her şeyin bir sınırı var, dünyanın bir sınırı var. Bedenimizin, hayatımızın, bilgimizin, duyularımızın bir sınırı var. Gönlümüzün bir sınırı var mı? Sevgimizin, muhabbetimizin, hüznümüzün, şevkimizin bir sınırı var mı? Gönül deyince insanın sonsuzluğa açılması, sonsuzla olan muaşeret, muhasebe ve muarefesinden söz ediyoruz. Sadettin Ökten: O kadar geniş bir mana denizi ki gönül, uçsuz bucaksız. Hayatta her şeyin bir sınırı var, dünyanın bir sınırı var. Bedenimizin, hayatımızın, bilgimizin, duyularımızın bir sınırı var. Gönlümüzün bir sınırı var mı? Sevgimizin, muhabbetimizin, hüznümüzün, şevkimizin bir sınırı var mı? Gönül deyince insanın sonsuzluğa açılması, sonsuzla olan muaşeret, muhasebe ve muarefesinden söz ediyoruz. - [Târihsel anomalilerin seyri hakkında](https://www.ilimcephesi.com/tarihsel-anomalilerin-seyri-hakkinda/) - Târihsel tecrübelere kabataslak olarak baktığımızda, kazananların “büyüyenler”; kaybedenlerin ise “büzüşenler” olduğunu görebiliriz. Büyümeyi, kendisinden olmayanlarla hemhâl olmak; büzüşmeyi ise kendisinden farklı olanları dışlayıp kendi muhayyel saflığına gömülmek olarak anlayabiliriz. Muhayyel diyorum; çünkü târihte saf kalmak zâten imkân dışıdır. Târih, ister savaşlar yoluyla, ister alış veriş yoluyla herkesi, kendisinden farklı olanlarla biraraya getiren süreçleri içeriyor. Amazon Târihsel tecrübelere kabataslak olarak baktığımızda, kazananların “büyüyenler”; kaybedenlerin ise “büzüşenler” olduğunu görebiliriz. Büyümeyi, kendisinden olmayanlarla hemhâl olmak; büzüşmeyi ise kendisinden farklı olanları dışlayıp kendi muhayyel saflığına gömülmek olarak anlayabiliriz. Muhayyel diyorum; çünkü târihte saf kalmak zâten imkân dışıdır. Târih, ister savaşlar yoluyla, ister alış veriş yoluyla herkesi, kendisinden farklı olanlarla biraraya getiren süreçleri içeriyor. Amazon - [Tesettür Giyimdeki Kararsızlıklar](https://www.ilimcephesi.com/tesettur-giyimdeki-kararsizliklar/) - Başörtülü kızlarda görülmeye başlanan giyimin tesettür ilkesinden koparak moda çizgilerine bürünmesi; kimliklerin ifade edilme biçimiyle yakından alakalıdır. Tesettürün modaya dönüşerek, İslamî ilkelerin bertaraf edilmesi, kararsız kalınmış bir kimlik hükmünde görünmektedir. Tesettüre riayet olarak baştaki başörtü korunurken, pantolon-ceket, yırtmaçlı etek giyilmeye başlanması giyim dilinin kim için ortaya konmakta olduğunun tartışılmasını gerekli kılmaktadır. Çünkü giyim kişinin hangi Başörtülü kızlarda görülmeye başlanan giyimin tesettür ilkesinden koparak moda çizgilerine bürünmesi; kimliklerin ifade edilme biçimiyle yakından alakalıdır. Tesettürün modaya dönüşerek, İslamî ilkelerin bertaraf edilmesi, kararsız kalınmış bir kimlik hükmünde görünmektedir. Tesettüre riayet olarak baştaki başörtü korunurken, pantolon-ceket, yırtmaçlı etek giyilmeye başlanması giyim dilinin kim için ortaya konmakta olduğunun tartışılmasını gerekli kılmaktadır. Çünkü giyim kişinin hangi - [Din Dilini Dilimleyen Sekülarizm](https://www.ilimcephesi.com/din-dilini-dilimleyen-sekularizm/) - Kozmik şuurun, dinî ve dünyevî olarak ikiye bölünüşü biliniği gibi modern paradigmanın ortaya koyduğu dünya algısıyla ilgilidir. Modern Öncesi insanlar dünyayı bir bütün içinde algılarlar. Günlük hayata egemen olan dil, yaratıcısını her an yanında hisseden, yapıp ettiklerini onun rızasını kazanmak üzere gerçekleştirmeye çalışan insanların dilidir. Bu dilden nasibini herkes kendi mizacı ve meşrebi doğrultusunda alır. Kozmik şuurun, dinî ve dünyevî olarak ikiye bölünüşü biliniği gibi modern paradigmanın ortaya koyduğu dünya algısıyla ilgilidir. Modern Öncesi insanlar dünyayı bir bütün içinde algılarlar. Günlük hayata egemen olan dil, yaratıcısını her an yanında hisseden, yapıp ettiklerini onun rızasını kazanmak üzere gerçekleştirmeye çalışan insanların dilidir. Bu dilden nasibini herkes kendi mizacı ve meşrebi doğrultusunda alır. - [Haberlerden Haberli Olmak ya da Kötümserlik Tohumları](https://www.ilimcephesi.com/haberlerden-haberli-olmak-ya-da-kotumserlik-tohumlari/) - Psikolojik savaşın en önemli stratejilerinden birisi savaşılmakta olan halkın arasına kötümserlik tohumlarının ekilmesidir. Kötümserlik insanlardaki güven duygusunu tarumar ettiği için toplumun ahlâkî ilkelere riayet etmesini sağlamak epey zorlaşır. ”Tanrının ölümü” ile birlikte her şeyin mubah oluşu gibi madem ki iyi olan hiçbir şey kalmamıştır, herkes ve her şey kötüye gitmektedir ve yenilgi kaçınılmazdır, o vakit Psikolojik savaşın en önemli stratejilerinden birisi savaşılmakta olan halkın arasına kötümserlik tohumlarının ekilmesidir. Kötümserlik insanlardaki güven duygusunu tarumar ettiği için toplumun ahlâkî ilkelere riayet etmesini sağlamak epey zorlaşır. ”Tanrının ölümü” ile birlikte her şeyin mubah oluşu gibi madem ki iyi olan hiçbir şey kalmamıştır, herkes ve her şey kötüye gitmektedir ve yenilgi kaçınılmazdır, o vakit - [İmaj ve Takva](https://www.ilimcephesi.com/imaj-ve-takva/) - I Modern insan, kimliğini en ziyade imaj yoluyla oluşturuyor. İmajlar, tüketim toplumunun satın alınabilir nesneleri olarak imaj -maker’lar tarafından piyasaya sunuluyor: “Bana imajını göster sana kim olduğunu söyleyeyim.” Geleneksel insanın hayat tasavvurunda mihenk taşı olan “yalan dünya” imgesi modern insanın bilincinde de var, fakat dünyanın geçiciliğini hatırlatmaktan ziyade, oyun içinde oyunun meşruiyetini arttırıcı bir muhtevaya I Modern insan, kimliğini en ziyade imaj yoluyla oluşturuyor. İmajlar, tüketim toplumunun satın alınabilir nesneleri olarak imaj -maker’lar tarafından piyasaya sunuluyor: “Bana imajını göster sana kim olduğunu söyleyeyim.” Geleneksel insanın hayat tasavvurunda mihenk taşı olan “yalan dünya” imgesi modern insanın bilincinde de var, fakat dünyanın geçiciliğini hatırlatmaktan ziyade, oyun içinde oyunun meşruiyetini arttırıcı bir muhtevaya - [Negatif Enerji ve Roller](https://www.ilimcephesi.com/negatif-enerji-ve-roller/) - Değerli Hocam Ümit Meriç Hanımefendi, annesinden bahsettiği bir televizyon programında, annesinin Anadolu çocuklarına verdiği rolü anlatmıştı. Merhum Fevziye Meriç yalınayak, başı kabak ilkokul öğrencilerine ders verirken, “Ben sizin çorapsız, ayakkabısız halinizi görmüyorum. Ben sizin hepinizi geleceğin hâkimleri, geleceğin doktorları öğretmenleri olarak görüyorum” der demez o fakir Anadolu çocuklarının yüzüne bir vakar inermiş. ' Rol vermek Değerli Hocam Ümit Meriç Hanımefendi, annesinden bahsettiği bir televizyon programında, annesinin Anadolu çocuklarına verdiği rolü anlatmıştı. Merhum Fevziye Meriç yalınayak, başı kabak ilkokul öğrencilerine ders verirken, “Ben sizin çorapsız, ayakkabısız halinizi görmüyorum. Ben sizin hepinizi geleceğin hâkimleri, geleceğin doktorları öğretmenleri olarak görüyorum” der demez o fakir Anadolu çocuklarının yüzüne bir vakar inermiş. ' Rol vermek - [Fatma Barbarasoğlu - İmaj ve Takva ''Alıntılar''](https://www.ilimcephesi.com/fatma-barbarasoglu-imaj-ve-takva-alintilar/) - Günümüzde çalışmanın bir hizmet olduğu hemen hemen unutulmuş, bunun yerine hırs ve haset geçmiştir. Çalışma ahlâkında hizmet duygusunun hırs ve haset ile yer değiştirmiş olmasının sebebi nedir? Kişilerin meşrep ve mizaçlarına göre değişiklikler gösterse de, insanları hırs ve haset duygularına iten sebeplerin başında bugünkü hayat standardını koruyamayacağı, olduğundan daha kötü bir duruma düşeceği tehlikesi gelmektedir. Günümüzde çalışmanın bir hizmet olduğu hemen hemen unutulmuş, bunun yerine hırs ve haset geçmiştir. Çalışma ahlâkında hizmet duygusunun hırs ve haset ile yer değiştirmiş olmasının sebebi nedir? Kişilerin meşrep ve mizaçlarına göre değişiklikler gösterse de, insanları hırs ve haset duygularına iten sebeplerin başında bugünkü hayat standardını koruyamayacağı, olduğundan daha kötü bir duruma düşeceği tehlikesi gelmektedir. - [Madde ve Antimadde](https://www.ilimcephesi.com/madde-ve-antimadde/) - METAFİZİK KAYNAKLAR-II ”Ne yücedir 0 Allah ki toprağın bitirdiğinden, kendilerinden, (insanlardan) ve daha bilmedikleri nice şeylerden olan bütün çiftleri uaratmıştır.”(Yâsin Süresi, 36.) Bir insanın sokakta yürürken birden bire kendi kendisiyle karşılaşması, şüphesiz beklenilmeyen olağanüstü hadisedir. İnsanlar buna benzer umulmadık, olağanüstü hadiseler karşısında genellikle düşüp bayılırlar. Ayıldıkları zaman veya şoktan kurtuldukları anda hadise kendilerini düşündürmeye başlar. METAFİZİK KAYNAKLAR-II ”Ne yücedir 0 Allah ki toprağın bitirdiğinden, kendilerinden, (insanlardan) ve daha bilmedikleri nice şeylerden olan bütün çiftleri uaratmıştır.”(Yâsin Süresi, 36.) Bir insanın sokakta yürürken birden bire kendi kendisiyle karşılaşması, şüphesiz beklenilmeyen olağanüstü hadisedir. İnsanlar buna benzer umulmadık, olağanüstü hadiseler karşısında genellikle düşüp bayılırlar. Ayıldıkları zaman veya şoktan kurtuldukları anda hadise kendilerini düşündürmeye başlar. - [Hakikate Bilerek Bigâne Kalmanın Dayanılmaz Hafifliği](https://www.ilimcephesi.com/hakikate-bilerek-bigane-kalmanin-dayanilmaz-hafifligi/) - Beşer cinsi kendisine ilginç ve tehlikeli tuzaklar kurar, hem de bilerek ama bilmezden gelerek. Yukarıda dillendirdiğim hüküm cümlesi ilk etapta çok yadırgatıcı gelebilir. Üzerinde biraz düşündükten sonra ise bana hak vereceğinize kaniyim. İnsan nisyanla malüldür, malum olduğu üzere. Nisyan, yani unutmak... Genellikle gayr-i ihtiyari unutur insan. Bazı durumlarda da bilerek ve isteyerek tercih eder nisyanı. Beşer cinsi kendisine ilginç ve tehlikeli tuzaklar kurar, hem de bilerek ama bilmezden gelerek. Yukarıda dillendirdiğim hüküm cümlesi ilk etapta çok yadırgatıcı gelebilir. Üzerinde biraz düşündükten sonra ise bana hak vereceğinize kaniyim. İnsan nisyanla malüldür, malum olduğu üzere. Nisyan, yani unutmak... Genellikle gayr-i ihtiyari unutur insan. Bazı durumlarda da bilerek ve isteyerek tercih eder nisyanı. - [Sevgiye En Lâyık Varlık: Allah](https://www.ilimcephesi.com/sevgiye-en-layik-varlik-allah/) - İslâm düşüncesi literatüründe sevgiye dair pasajlarda sevgi-bilgi ara­sındaki güçlü ilişkiye vurgu yapılmakta ve sevginin sadece şuurlu varlık olan insana özgü bir duygu olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte sevgiye lâyık olanın da kendi kendine yeterli, mutlak anlam­da mükemmel olan Allah olduğu ifade edilmektedir. Gazzâlî, ihyâu ulûmıd-dîn adlı eserinde, Allah'ı sevmenin sebeplerini zikrettiği, "Sevgiye layık olan yalnızca Allah'tır" İslâm düşüncesi literatüründe sevgiye dair pasajlarda sevgi-bilgi ara­sındaki güçlü ilişkiye vurgu yapılmakta ve sevginin sadece şuurlu varlık olan insana özgü bir duygu olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte sevgiye lâyık olanın da kendi kendine yeterli, mutlak anlam­da mükemmel olan Allah olduğu ifade edilmektedir. Gazzâlî, ihyâu ulûmıd-dîn adlı eserinde, Allah'ı sevmenin sebeplerini zikrettiği, "Sevgiye layık olan yalnızca Allah'tır" - [Allah’ı Bilmek: Bilgi-İrade-Sevgi İlişkisi](https://www.ilimcephesi.com/allahi-bilmek-bilgi-irade-sevgi-iliskisi/) - İslâm düşünürleri, mutlak kemâl sahibi Allaha karşı yaratılmış var­lıkların bazılarının tabiî bazılarının da iradeli olarak sevgisi oldu­ğundan söz etmişlerdir. Bu sevginin bazen O’nun lütuf ve cömert­liğinden; bazen af ve merhametinden bazen de ihsanından dolayı gerçekleştiği ifade edilmiştir. Ancak hepsinden Öte konuyla ilgili metinlerde önemle vurgulanan husus, Allah'ın sadece zâtı için se­vildiği ve bu anlamda sevilmeye İslâm düşünürleri, mutlak kemâl sahibi Allaha karşı yaratılmış var­lıkların bazılarının tabiî bazılarının da iradeli olarak sevgisi oldu­ğundan söz etmişlerdir. Bu sevginin bazen O’nun lütuf ve cömert­liğinden; bazen af ve merhametinden bazen de ihsanından dolayı gerçekleştiği ifade edilmiştir. Ancak hepsinden Öte konuyla ilgili metinlerde önemle vurgulanan husus, Allah'ın sadece zâtı için se­vildiği ve bu anlamda sevilmeye - [Cibril Hadisi ve Tasavvuf: Riyakarlık-Kibir ve İhlas Arasında Riyazet Hayatı](https://www.ilimcephesi.com/cibril-hadisi-ve-tasavvuf-riyakarlik-kibir-ve-ihlas-arasinda-riyazet-hayati/) - İman, İslam ve İhsan: Allah'ı Görür Gibi İman Etmek, İman, İslam ve İhsan: Allah'ı Görür Gibi İman Etmek, - [Yürüyen Merdivenlere Koşan İnsanlar](https://www.ilimcephesi.com/yuruyen-merdivenlere-kosan-insanlar/) - Uçağı icat ettiğinizde uçak kazasmı da icat edersiniz... Her teknoloji kendi olumsuzluğunu beraberinde getirir. Bu olumsuzluk teknik ilerlemeyle aynı zamanda icat edilir. Paul Virilio Paul Virilio. (d. 1932) Fransız kentbilimci ve hız uzmanı. Hız ve Politika’nın ve başka başka eserlerin yazarı. Virilio’ya göre sanayi devrimi hızm hâkimiyetini tesis eden ve yayan bir devrim olmuştur. Bu Uçağı icat ettiğinizde uçak kazasmı da icat edersiniz... Her teknoloji kendi olumsuzluğunu beraberinde getirir. Bu olumsuzluk teknik ilerlemeyle aynı zamanda icat edilir. Paul Virilio Paul Virilio. (d. 1932) Fransız kentbilimci ve hız uzmanı. Hız ve Politika’nın ve başka başka eserlerin yazarı. Virilio’ya göre sanayi devrimi hızm hâkimiyetini tesis eden ve yayan bir devrim olmuştur. Bu - [Narsist Bir Döngü:Hümanist Trajedi](https://www.ilimcephesi.com/narsist-bir-donguhumanist-trajedi/) - ...in fî sudârihim illâ kibrun mâ hum bibâlig'îh. Mü’min Süresi, 40/56 1. İnsan bu, meçhul Alexis Carrel (ö. 1944) ünlü kitabının başlığına bu ilginç tabiri yerleştirmiştir: İnsan bu, meçhul. (L’Homme, cet Inconnu, 1935) Vaktiyle pek çok dünya diline çevrilen, çok satan ve çok okunan bu kitap sonradan Türkçeye de çevrilmiş ve bir dönemin hit kitapları ...in fî sudârihim illâ kibrun mâ hum bibâlig'îh. Mü’min Süresi, 40/56 1. İnsan bu, meçhul Alexis Carrel (ö. 1944) ünlü kitabının başlığına bu ilginç tabiri yerleştirmiştir: İnsan bu, meçhul. (L’Homme, cet Inconnu, 1935) Vaktiyle pek çok dünya diline çevrilen, çok satan ve çok okunan bu kitap sonradan Türkçeye de çevrilmiş ve bir dönemin hit kitapları - [Hayâsızlığın kısa tarihi](https://www.ilimcephesi.com/hayasizligin-kisa-tarihi/) - 30 Haziran 2019 Daha önce birkaç defa bölümler halinde yayınladığımız bu diziyi tek parça halinde yayınlıyoruz: ÜMİT ŞİMŞEK Dünya sapıklarının bizim topraklarımızda, gözümüzün içine baka baka sergiledikleri hayâsızlıklar, bizi çok gecikmiş bir muhasebeyle karşı karşıya getiriyor: Bundan otuz kırk sene önce hayalimizden bile geçmeyen şeyler bugün bu ülkede nasıl yaşanır hale geldi? Vaktiyle en iğrenç, 30 Haziran 2019 Daha önce birkaç defa bölümler halinde yayınladığımız bu diziyi tek parça halinde yayınlıyoruz: ÜMİT ŞİMŞEK Dünya sapıklarının bizim topraklarımızda, gözümüzün içine baka baka sergiledikleri hayâsızlıklar, bizi çok gecikmiş bir muhasebeyle karşı karşıya getiriyor: Bundan otuz kırk sene önce hayalimizden bile geçmeyen şeyler bugün bu ülkede nasıl yaşanır hale geldi? Vaktiyle en iğrenç, - [İnsan Doğası Üzerine](https://www.ilimcephesi.com/insan-dogasi-uzerine/) - Herhalde koskoca dinî ve felsefî bir meseleyi face sayfasında halledecek değiliz. Ancak bir ucundan tutabilirsek ne ala! Malumdur ki, insanın bir doğası var mı? Var ise değişir mi, değişmez mi tartışmaları söz konusu. Öz mü önce gelir varlık mı sorusu da bir açıdan bu tartışmayla ilgili. Bazı felsefi akımlar insan doğasının olmadığı kanaatinde. Onları şekillendiren Herhalde koskoca dinî ve felsefî bir meseleyi face sayfasında halledecek değiliz. Ancak bir ucundan tutabilirsek ne ala! Malumdur ki, insanın bir doğası var mı? Var ise değişir mi, değişmez mi tartışmaları söz konusu. Öz mü önce gelir varlık mı sorusu da bir açıdan bu tartışmayla ilgili. Bazı felsefi akımlar insan doğasının olmadığı kanaatinde. Onları şekillendiren - [Aldır Gönül](https://www.ilimcephesi.com/aldir-gonul/) - Ayrı bir gezegenden buraya ışınlanmışlar sanki, iyiliğin yıldız tozu ruhlarına serpilmiş de buraya bizim elimizden tutup doğruluğa götürmeye gelmişler. Süslü kelimelerin bizi bir yere götürmediğini görecek kadar yaşlıyım artık. Ama onlar yok mu, o iyiler, gerçek soyluları bu dünyanın? İşte onlarla karşılaştığım her seferinde ruhum ümit ve nurla doluyor, bir insan olarak dünyaya salındığıma hamd Ayrı bir gezegenden buraya ışınlanmışlar sanki, iyiliğin yıldız tozu ruhlarına serpilmiş de buraya bizim elimizden tutup doğruluğa götürmeye gelmişler. Süslü kelimelerin bizi bir yere götürmediğini görecek kadar yaşlıyım artık. Ama onlar yok mu, o iyiler, gerçek soyluları bu dünyanın? İşte onlarla karşılaştığım her seferinde ruhum ümit ve nurla doluyor, bir insan olarak dünyaya salındığıma hamd - [Güzelin Tesellisi](https://www.ilimcephesi.com/guzelin-tesellisi/) - Felsefenin tesellisi olabiliyorsa, güzelliğin de tesellisi vardır. Güzellikle hemhal olmak, dört bir yandan çekiştirilen modern ruhlarımızı teskin ve terbiye eder. Dünya sürgünümüzde bize uzak yıldızların ışıklarını taşıyarak teselli verir. Güzelliğin omzuna başımızı koyduğumuzda cümle müşkülat biter. Carl Jung, Hatıralar, Rüyalar ve Düşünceler adlı kitabında bir rüyasını anlatır. Bu rüyada karanlık bir şehrin (Liverpool) merkezine gitmiştir. Jung’un Liverpool’u Felsefenin tesellisi olabiliyorsa, güzelliğin de tesellisi vardır. Güzellikle hemhal olmak, dört bir yandan çekiştirilen modern ruhlarımızı teskin ve terbiye eder. Dünya sürgünümüzde bize uzak yıldızların ışıklarını taşıyarak teselli verir. Güzelliğin omzuna başımızı koyduğumuzda cümle müşkülat biter. Carl Jung, Hatıralar, Rüyalar ve Düşünceler adlı kitabında bir rüyasını anlatır. Bu rüyada karanlık bir şehrin (Liverpool) merkezine gitmiştir. Jung’un Liverpool’u - [Kemal Sayar - Başı Sınuklar İçin Kılavuz ''Notlar'' -1](https://www.ilimcephesi.com/kemal-sayar-basi-sinuklar-icin-kilavuz-notlar-1/) - Hüzün size bir şeyler sunmak ister, o bağışa gönlünüzü açmazsanız, sizi terk eder. Kelebekler çiçek tozlarını getirmiyorsa odanıza, belki de pencereleri açmayı unutmuşsunuzdur. İçine gömüldüğümüz evreni mutlak zannediyoruz. Rahatlık alanımızdan dışarı çıkmak gerek, üzerimizde unvanlarımızdan ve şanlı zaferlerimizden bir hale taşımaksızın insan yüzlerini dolaşmak, pişmekte olan bir yemeğin kokusunu içimize çekmek, kalabalığın içinde bir fani Hüzün size bir şeyler sunmak ister, o bağışa gönlünüzü açmazsanız, sizi terk eder. Kelebekler çiçek tozlarını getirmiyorsa odanıza, belki de pencereleri açmayı unutmuşsunuzdur. İçine gömüldüğümüz evreni mutlak zannediyoruz. Rahatlık alanımızdan dışarı çıkmak gerek, üzerimizde unvanlarımızdan ve şanlı zaferlerimizden bir hale taşımaksızın insan yüzlerini dolaşmak, pişmekte olan bir yemeğin kokusunu içimize çekmek, kalabalığın içinde bir fani - [Kemal Sayar - Başı Sınuklar İçin Kılavuz ''Notlar'' -2](https://www.ilimcephesi.com/kemal-sayar-basi-sinuklar-icin-kilavuz-notlar-2/) - Narsist birey özsaygı arıyor ama onu yanlış yerde arıyor: Başkalarının alkışlarında, her gün yenilediği görüntüsünde, servet makam ve mansıpta, dış dünyanın ışıltısında. Sosyal medya çağında, sahici içe yönelimli benliğin yerini ancak görünüp alkışlandığında kendisini canlı hisseden ”performans benliği" alıyor. Oysa anlam, bağ kurma yeteneğimizle devşirdiğimiz bir şeydir ve narsist ne kendisiyle ne de başkalarıyla sahici Narsist birey özsaygı arıyor ama onu yanlış yerde arıyor: Başkalarının alkışlarında, her gün yenilediği görüntüsünde, servet makam ve mansıpta, dış dünyanın ışıltısında. Sosyal medya çağında, sahici içe yönelimli benliğin yerini ancak görünüp alkışlandığında kendisini canlı hisseden ”performans benliği" alıyor. Oysa anlam, bağ kurma yeteneğimizle devşirdiğimiz bir şeydir ve narsist ne kendisiyle ne de başkalarıyla sahici - [Başı Sınuklar İçin Kılavuz](https://www.ilimcephesi.com/basi-sinuklar-icin-kilavuz/) - Prof.Dr.Kemal Sayar Odaya önce gözyaşları giriyor. Gözyaşları sağı solu kolaçan ediyor, masanın üzerinde duran kalem ve kağıtları inceliyor, sonra yanaklarından süzülerek iskemlenin üzerine şıp diye damlıyor. Önce göz yaşıyla konuşuyorum. Neden geldin sen buraya? İlk gelen ben değilim herhalde diyor. Yok senden önce de çokları geldi ama sahibinin önü sıra yürüyen pek yoktu. Pek mi Prof.Dr.Kemal Sayar Odaya önce gözyaşları giriyor. Gözyaşları sağı solu kolaçan ediyor, masanın üzerinde duran kalem ve kağıtları inceliyor, sonra yanaklarından süzülerek iskemlenin üzerine şıp diye damlıyor. Önce göz yaşıyla konuşuyorum. Neden geldin sen buraya? İlk gelen ben değilim herhalde diyor. Yok senden önce de çokları geldi ama sahibinin önü sıra yürüyen pek yoktu. Pek mi - [Düşünsel Bir Sorun Olarak İslâm ile Demokrasinin Uzlaşmazlığı](https://www.ilimcephesi.com/dusunsel-bir-sorun-olarak-islam-ile-demokrasinin-uzlasmazligi/) - Demokrasi retoriğinin revaçta oldugu bir dünyada ve bir dönemde, demokrasi ile lslâm'ın uzlaşmazlığına ilişkin fikirler dermeyan etmek bazılarımıza bindigi dalı kesmek veya maslahatın icaplarını görmezlikten gelmek, hatta kendini bilmezlik olarak görünebilir. Üstelik bazı ülkelerde, bazı Müslümanların demokratik yönetimlerin onlara sağlayacağı kolaylıklardan istifade etmek için mucadele verdikleri ve demokrasinin sağlayacağı kolaylıklardan yararlanmak suretiyle İslâmî taleplerine daha Demokrasi retoriğinin revaçta oldugu bir dünyada ve bir dönemde, demokrasi ile lslâm'ın uzlaşmazlığına ilişkin fikirler dermeyan etmek bazılarımıza bindigi dalı kesmek veya maslahatın icaplarını görmezlikten gelmek, hatta kendini bilmezlik olarak görünebilir. Üstelik bazı ülkelerde, bazı Müslümanların demokratik yönetimlerin onlara sağlayacağı kolaylıklardan istifade etmek için mucadele verdikleri ve demokrasinin sağlayacağı kolaylıklardan yararlanmak suretiyle İslâmî taleplerine daha - [Amerika'yı Kristof Kolomb'dan Önce Müslümanlar Keşfetti !](https://www.ilimcephesi.com/amerikayi-kristof-kolombdan-once-muslumanlar-kesfetti/) - Sefer Turan: Bir de, ''Amerika'nın keşfı Kristof Kolomb'dan önce Müslümanlar tarafından gerçekleştirildi" diyorsunuz, yoksa bu da mı gazetecilerin sözü? Fuad Sezgin: Hayır ... Evet onu söylüyorum. Müslümanların bir haritasını da buldum. Çok mühim bir harita ... Bu hususta internette Almanca ve İngilizce olarak görüşlerimi ihtiva eden 30'ar sayfalık bir yazı var. Onu kitabın ı3. cildine Sefer Turan: Bir de, ''Amerika'nın keşfı Kristof Kolomb'dan önce Müslümanlar tarafından gerçekleştirildi" diyorsunuz, yoksa bu da mı gazetecilerin sözü? Fuad Sezgin: Hayır ... Evet onu söylüyorum. Müslümanların bir haritasını da buldum. Çok mühim bir harita ... Bu hususta internette Almanca ve İngilizce olarak görüşlerimi ihtiva eden 30'ar sayfalık bir yazı var. Onu kitabın ı3. cildine - [Kendinin Körü Olmak](https://www.ilimcephesi.com/__trashed-8/) - 1. Ferîdüddin Attâr hazretleri Mantıku't-Tayr adlı kitabında, Hz. Musa aleyhisselâm ile ilgili bir hikâye aktarır. Hz. Musa zamanında gece gündüz ibadetle meşgul olan bir âbid vardır. Sabahlara kadar Allah’a ibadet etmesine rağmen, bu âbid bir türlü yaptığı ibadetten zevk alamamakta ve kalbinde bir ferahlık oluşmamaktadır. Bu âbidin aynı zamanda çok güzel ve uzun bir sakalı 1. Ferîdüddin Attâr hazretleri Mantıku't-Tayr adlı kitabında, Hz. Musa aleyhisselâm ile ilgili bir hikâye aktarır. Hz. Musa zamanında gece gündüz ibadetle meşgul olan bir âbid vardır. Sabahlara kadar Allah’a ibadet etmesine rağmen, bu âbid bir türlü yaptığı ibadetten zevk alamamakta ve kalbinde bir ferahlık oluşmamaktadır. Bu âbidin aynı zamanda çok güzel ve uzun bir sakalı - [Yalnızlık İnsana Mahsustur](https://www.ilimcephesi.com/yalnizlik-insana-mahsustur/) - 1. ”Yalnızlık Allah’a mahsustur” diye bir söz dolanıp durur dillerde. Bu kadar çok dolanmasına rağmen bu sözün üzerine pek düşünülmez. Her söyleyenin ifade etmek istediği, yalnızlığı Allah’a has kılmaktır aslında. Bu sözden maksat kendi yalnızlığının ya geçici olmasını istemek ya da artık yalnız kalmaktan sıkıldığını dile getirmektir. Burada durup düşünmeliyiz. Hakikaten yalnızlık sıfatını Allah’a atfedebilir 1. ”Yalnızlık Allah’a mahsustur” diye bir söz dolanıp durur dillerde. Bu kadar çok dolanmasına rağmen bu sözün üzerine pek düşünülmez. Her söyleyenin ifade etmek istediği, yalnızlığı Allah’a has kılmaktır aslında. Bu sözden maksat kendi yalnızlığının ya geçici olmasını istemek ya da artık yalnız kalmaktan sıkıldığını dile getirmektir. Burada durup düşünmeliyiz. Hakikaten yalnızlık sıfatını Allah’a atfedebilir - [Bu Anlattığım Senin Hikâyen](https://www.ilimcephesi.com/bu-anlattigim-senin-hikayen/) - 1. ”Hafıza-yı beşer nisyan ile mâlüldür" vecizesini duymayanınız yoktur. Hafızayı beşer, yani insan hafızası, nisyan ile yani unutkanlıkla, mâlüldür, özürlüdür. Kısacası insan unutkan bir varlıktır. İçinde bulunduğu hal sebebiyle geçmişi ve geleceği unuttuğu çok olur. Hele bir de kişi, bulunduğu andan son derece haz alıyor ve neşeli ise unutkanlıkta zirve noktasını yaşar. Gözü hiçbir şeyi 1. ”Hafıza-yı beşer nisyan ile mâlüldür" vecizesini duymayanınız yoktur. Hafızayı beşer, yani insan hafızası, nisyan ile yani unutkanlıkla, mâlüldür, özürlüdür. Kısacası insan unutkan bir varlıktır. İçinde bulunduğu hal sebebiyle geçmişi ve geleceği unuttuğu çok olur. Hele bir de kişi, bulunduğu andan son derece haz alıyor ve neşeli ise unutkanlıkta zirve noktasını yaşar. Gözü hiçbir şeyi - [Yol, Sonsuza Varma İsteğinin Tecessüm Hali](https://www.ilimcephesi.com/yol-sonsuza-varma-isteginin-tecessum-hali/) - 1. Hayat bir arayış ve bu arayıştan doğan yolculuktur. Yolculuk maddi ve manevi olarak ikiye ayrılabilir. Maddi yolculuk da aslında manevi yolculuğun bir süreğidir. Yani kişi kendi dışında ve kendi içinde sürekli seyahat edendir. Kendi dışında (âfak) yaptığı seyahatler, kendi içinde (enfüs) yapacağı seyahatlere kılavuz olur. İnsanın yolculuğunun ana sebepleri ise mutluluğu, aşkı veya hakikati 1. Hayat bir arayış ve bu arayıştan doğan yolculuktur. Yolculuk maddi ve manevi olarak ikiye ayrılabilir. Maddi yolculuk da aslında manevi yolculuğun bir süreğidir. Yani kişi kendi dışında ve kendi içinde sürekli seyahat edendir. Kendi dışında (âfak) yaptığı seyahatler, kendi içinde (enfüs) yapacağı seyahatlere kılavuz olur. İnsanın yolculuğunun ana sebepleri ise mutluluğu, aşkı veya hakikati - [Kendine Kapanan Kapı](https://www.ilimcephesi.com/kendine-kapanan-kapi/) - 1. Kanunun Önünde bir görevli durmaktadır, kapı görevlisi. Köyden gelen biri kapıdan içeri girmek isteyince görevli tarafından durdurulur. İçeri girip giremeyeceğini sorduğunda ise bekçi, ”Olabilir ama şimdi değil” diye cevap verir. Kanunun kapısı hep açıktır ama adam izin olmadığı için girememekte, en fazla eğilip kapının yanından içeriye bakabilmektedir. Bu durum karşısında kapıcı, ”Madem bu kadar 1. Kanunun Önünde bir görevli durmaktadır, kapı görevlisi. Köyden gelen biri kapıdan içeri girmek isteyince görevli tarafından durdurulur. İçeri girip giremeyeceğini sorduğunda ise bekçi, ”Olabilir ama şimdi değil” diye cevap verir. Kanunun kapısı hep açıktır ama adam izin olmadığı için girememekte, en fazla eğilip kapının yanından içeriye bakabilmektedir. Bu durum karşısında kapıcı, ”Madem bu kadar - [Allah'ın Ilminden Hiçbir Şey Gizli Kalmaz](https://www.ilimcephesi.com/allahin-ilminden-hicbir-sey-gizli-kalmaz/) - 284- Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir. 284-KIRÂET: Nâfi, İbnü Kesir, Ebu Amr, Hamze, Kisaî ve Halefi Âşir kırâetlerinde nın cezmiyle ; İbnü Âmir, Âsım, Ebu Cafer ve Yakup'dan 284- Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir. 284-KIRÂET: Nâfi, İbnü Kesir, Ebu Amr, Hamze, Kisaî ve Halefi Âşir kırâetlerinde nın cezmiyle ; İbnü Âmir, Âsım, Ebu Cafer ve Yakup'dan - [İyiliğin Allah'tan Olduğu](https://www.ilimcephesi.com/iyiligin-allahtan-oldugu/) - Nîsa Suresi Ayet 79- (Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter. 79-Bu konuda Ey Muhammed, hitaba layık ve Allah'ın sözünü anlayacak olan sensin, dinle: Sana gelen her iyilik, her menfaat, itaat ve mükafat Nîsa Suresi Ayet 79- (Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter. 79-Bu konuda Ey Muhammed, hitaba layık ve Allah'ın sözünü anlayacak olan sensin, dinle: Sana gelen her iyilik, her menfaat, itaat ve mükafat - [Modern ve Tarihselci Aklın Kur’an Okumaları -3](https://www.ilimcephesi.com/modern-ve-tarihselci-aklin-kuran-okumalari-3-2/) - 2.Kur'an Kıssaları ve Mucize Olgusu Öztürk, bu bağlamda özetle şunları söylemektedir: "Kur'an, ilahi iradenin tarihin muhtelif dönemlerinde eşyanın tabiatına aykırı nitelikte bir takım müdahalelerde bulunduğundan söz eder. İşte bu müdahaleler sebebiyle ateş, İbrahim'i yakmaz, Musa'nın elindeki asa vasıtasıyla deniz ikiye yarılır, yine aynı asanın temasıyla kayadan su fışkırır, İsrailoğullarına kudret helvası ve bıldırcın eti nazil 2.Kur'an Kıssaları ve Mucize Olgusu Öztürk, bu bağlamda özetle şunları söylemektedir: "Kur'an, ilahi iradenin tarihin muhtelif dönemlerinde eşyanın tabiatına aykırı nitelikte bir takım müdahalelerde bulunduğundan söz eder. İşte bu müdahaleler sebebiyle ateş, İbrahim'i yakmaz, Musa'nın elindeki asa vasıtasıyla deniz ikiye yarılır, yine aynı asanın temasıyla kayadan su fışkırır, İsrailoğullarına kudret helvası ve bıldırcın eti nazil - [Modern ve Tarihselci Aklın Kur’an Okumaları -2](https://www.ilimcephesi.com/modern-ve-tarihselci-aklin-kuran-okumalari-2-2/) - ... Kur'an Kıssaları Öztürk, özetle, Kur'an kıssalarından asıl maksadın hidâyet olduğunu kabul etmekle beraber, kıssaların tarihi gerçekliklerinin önemli olmadığını, mucize kabilinden zikredilen bazı olayların salt tabiat hadisesinden ibaret olduğunu, aynı zamanda bazı kıssalarda mitolojik unsurlar bulunduğunu ve yine kısmen de olsa bunlardaki demitolojize girişiminin İlâhi vahye aykırı olamayacağını açıkça ifade etmektedir. Araştırmamızda bu ser- dedilen ... Kur'an Kıssaları Öztürk, özetle, Kur'an kıssalarından asıl maksadın hidâyet olduğunu kabul etmekle beraber, kıssaların tarihi gerçekliklerinin önemli olmadığını, mucize kabilinden zikredilen bazı olayların salt tabiat hadisesinden ibaret olduğunu, aynı zamanda bazı kıssalarda mitolojik unsurlar bulunduğunu ve yine kısmen de olsa bunlardaki demitolojize girişiminin İlâhi vahye aykırı olamayacağını açıkça ifade etmektedir. Araştırmamızda bu ser- dedilen - [Modern ve Tarihselci Aklın Kur’an Okumaları -1](https://www.ilimcephesi.com/modern-ve-tarihselci-aklin-kuran-okumalari-1-2/) - Kuranla İlgili Bazı Meseleler Kur'an'da Sözlü ve Yazılı Metin Ayırımı Kur'an'ı, aslî şekliyle sözlü bir metin olarak telakki eden yazar(Prof.Dr.Mustafa Öztürk kastediliyor), teberrüken yazılan Kur'an'ın birçok bağlamını yitirdiğini ve böylece güç anlaşılır bir kitap haline geldiğini rahatlıkla ifade etmektedir. Kur'an hakkındaki bu pervasızca yargının ne derece doğru ya da yanlış olduğunu öğrenmek için onun bu Kuranla İlgili Bazı Meseleler Kur'an'da Sözlü ve Yazılı Metin Ayırımı Kur'an'ı, aslî şekliyle sözlü bir metin olarak telakki eden yazar(Prof.Dr.Mustafa Öztürk kastediliyor), teberrüken yazılan Kur'an'ın birçok bağlamını yitirdiğini ve böylece güç anlaşılır bir kitap haline geldiğini rahatlıkla ifade etmektedir. Kur'an hakkındaki bu pervasızca yargının ne derece doğru ya da yanlış olduğunu öğrenmek için onun bu - [Batı Medeniyetinin Kökenleri](https://www.ilimcephesi.com/bati-medeniyetinin-kokenleri/) - Sefer Turan: Hocam burada belki bir açılım olur. Bir röportajınızda diyorsunuz ki: "Doğu olmasaydı, Batı olmazdı." Fuad Sezgin: Ben öyle bir şey söylemedim, yanlış yazılmış. Turan: Size atfedilen buna benzer bir söz daha var. Diyorsunuz ki: "Batı medeniyetinin temelinde Yunan değil İslam medeniyeti vardır!" Sezgin: Bu da gazetecilerin sözü. Ama bana da biraz uyuyor.Ben şu Sefer Turan: Hocam burada belki bir açılım olur. Bir röportajınızda diyorsunuz ki: "Doğu olmasaydı, Batı olmazdı." Fuad Sezgin: Ben öyle bir şey söylemedim, yanlış yazılmış. Turan: Size atfedilen buna benzer bir söz daha var. Diyorsunuz ki: "Batı medeniyetinin temelinde Yunan değil İslam medeniyeti vardır!" Sezgin: Bu da gazetecilerin sözü. Ama bana da biraz uyuyor.Ben şu - [İlmi İhtilaflar ve Fıkhî Görüşler Hakkında](https://www.ilimcephesi.com/ilmi-ihtilaflar-ve-fikhi-gorusler-hakkinda/) - “İlmi ihtilaflar ve fıkhî görüşler / ictihadlar bazı kimseler tarafından, Allah Teâlâ’nın dininde ileri sürülmüş ‘şahsi görüşler’ olarak değerlendirilir. İctihadların birden fazla olması ve birbiriyle ihtilaflı bulunması onlara göre bu sebeptendir. Hatta bazı kimseler fıkhî ihtilafları, Kitab ve Sünnet’ e alternatif olarak ortaya konulmuş, dolayısıyla Müslüman tarafından duvara çalınması, uzak durulması, terk edilip Allah’ın Kitabı’na “İlmi ihtilaflar ve fıkhî görüşler / ictihadlar bazı kimseler tarafından, Allah Teâlâ’nın dininde ileri sürülmüş ‘şahsi görüşler’ olarak değerlendirilir. İctihadların birden fazla olması ve birbiriyle ihtilaflı bulunması onlara göre bu sebeptendir. Hatta bazı kimseler fıkhî ihtilafları, Kitab ve Sünnet’ e alternatif olarak ortaya konulmuş, dolayısıyla Müslüman tarafından duvara çalınması, uzak durulması, terk edilip Allah’ın Kitabı’na - [İmam el-Gazzâlî - El-Münkız'dan Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/imam-gazzali-el-munkizdan-alintilar/) - Aklî ilimlere nasıl güvenebilirsin. Hâlbuki bundan önce duyu organlarına güveniyordun. Akl hâkimi geldi, bizim yanılabileceğimizi söyleyip, bizi yalanladı. Eğer akl olmasaydı, sen devâmlı olarak ve ısrârla bizi tasdîk edecekdin. Şimdi muhtemeldir ki, aklın da ötesinde bir başka hâkim vardır. O ortaya çıkarsa, aklın duyu organlarını yalanladığı gibi, o da aklın yanıldığını söyler. Aklın yanıldığını söyleyecek Aklî ilimlere nasıl güvenebilirsin. Hâlbuki bundan önce duyu organlarına güveniyordun. Akl hâkimi geldi, bizim yanılabileceğimizi söyleyip, bizi yalanladı. Eğer akl olmasaydı, sen devâmlı olarak ve ısrârla bizi tasdîk edecekdin. Şimdi muhtemeldir ki, aklın da ötesinde bir başka hâkim vardır. O ortaya çıkarsa, aklın duyu organlarını yalanladığı gibi, o da aklın yanıldığını söyler. Aklın yanıldığını söyleyecek - [Ehl-i Sünnet'in Ortaya Çıkışı ve Karakter Özellikleri](https://www.ilimcephesi.com/ehl-i-sunnetin-ortaya-cikisi-ve-karakter-ozellikleri/) - "Fırkalar içinde bir fırka"dan mı, yoksa müsemmanın isimden önce var olması durumundan mı bahsetmemiz gerektiği sorusunu cevaplamadan Ehl-i Sünnet üzerine yapılacak tahlil ve değerlendirmeler hep önemli bir eksiklik ile malul bulunacaktır. Ehl-i Sünnet'in "fırkalar içinde bir fırka" olduğunu söylemek, ancak tarihî durumu önyargılı okumakla mümkündür. Söz gelimi şu doğrultudaki tesbitler böyle bir okumanın ürünüdür: Önce "Fırkalar içinde bir fırka"dan mı, yoksa müsemmanın isimden önce var olması durumundan mı bahsetmemiz gerektiği sorusunu cevaplamadan Ehl-i Sünnet üzerine yapılacak tahlil ve değerlendirmeler hep önemli bir eksiklik ile malul bulunacaktır. Ehl-i Sünnet'in "fırkalar içinde bir fırka" olduğunu söylemek, ancak tarihî durumu önyargılı okumakla mümkündür. Söz gelimi şu doğrultudaki tesbitler böyle bir okumanın ürünüdür: Önce - [Ekonomiye Hâkim Olan Değerler](https://www.ilimcephesi.com/ekonomiye-hakim-olan-degerler/) - Ahlaki değerlerle gelişen ekonomik sistemin yetersiz olacağını savunan düşünce, tüketim davranışında bencilliği ve çıkarcılığı ön planda tutar. Kapitalist anlayışa sahip olan klasik iktisatçılardan Adam Smith'in teorisine göre “Ahlakla ekonomi birbirinin zıddıdır.” İnsanı motive eden şeyin, kendi menfaati olduğunu düşünen Smith, ahlakın maddi çıkarlara zarar verdiğini ve bu sebeple ekonominin kayba uğradığını iddia eder. Modernizm, iş Ahlaki değerlerle gelişen ekonomik sistemin yetersiz olacağını savunan düşünce, tüketim davranışında bencilliği ve çıkarcılığı ön planda tutar. Kapitalist anlayışa sahip olan klasik iktisatçılardan Adam Smith'in teorisine göre “Ahlakla ekonomi birbirinin zıddıdır.” İnsanı motive eden şeyin, kendi menfaati olduğunu düşünen Smith, ahlakın maddi çıkarlara zarar verdiğini ve bu sebeple ekonominin kayba uğradığını iddia eder. Modernizm, iş - [İnsan ve Kâinat](https://www.ilimcephesi.com/insan-ve-kainat-2/) - Büyük âlim Şeyhu’l-lslâm Ebü Ya'küb Yusuf b. Eyyub el Hemedânî şöyle dedi: Hamd ü senâ, mahlükâtını, âciz ve muhtaç olduklarını göstermek için yaratan, hiç bir şeye ihliyâcı olmadığı halde herşeyi birbirine bağlı ve muhtaç kılan Allah Teâlâ'ya mahsustur. Ayet-i Kerîmede: "O, göklerde ve yerde olan herşeyi, kendi katından (bir lütuf olarak) sizin emrinize verdi"(Casiye,13) buyurulmuştur. Büyük âlim Şeyhu’l-lslâm Ebü Ya'küb Yusuf b. Eyyub el Hemedânî şöyle dedi: Hamd ü senâ, mahlükâtını, âciz ve muhtaç olduklarını göstermek için yaratan, hiç bir şeye ihliyâcı olmadığı halde herşeyi birbirine bağlı ve muhtaç kılan Allah Teâlâ'ya mahsustur. Ayet-i Kerîmede: "O, göklerde ve yerde olan herşeyi, kendi katından (bir lütuf olarak) sizin emrinize verdi"(Casiye,13) buyurulmuştur. - [İnsan Şiiri](https://www.ilimcephesi.com/insan-siiri/) - Kanaatimce Şeyh Gâlib’in şaheseri aşağıdaki müsemmen (sekizli) gazelidir. (İnsan Gazeli’ diye adlandıranlar var; haksız da değiller gibi. Başka bir örnek daha gösterilebilir mi bilmiyorum; 85 manzumede her bir mlsra (toplam 48, tekrarlar dikkate almmazsa 40) bağımsız birer değer hükmü olarak okunabilir. Adeta ardı ardına söylenmiş 40 atasözü gibi; insan kudreti ile izahı gerçekten çok kolay Kanaatimce Şeyh Gâlib’in şaheseri aşağıdaki müsemmen (sekizli) gazelidir. (İnsan Gazeli’ diye adlandıranlar var; haksız da değiller gibi. Başka bir örnek daha gösterilebilir mi bilmiyorum; 85 manzumede her bir mlsra (toplam 48, tekrarlar dikkate almmazsa 40) bağımsız birer değer hükmü olarak okunabilir. Adeta ardı ardına söylenmiş 40 atasözü gibi; insan kudreti ile izahı gerçekten çok kolay - [Ne Eylemişler?](https://www.ilimcephesi.com/ne-eylemisler/) - ... Şeyh Gâlib’in ‘eylemişlerdir’ redifli iki gazeline, Keçecizâde İzzet Molla’nın nazîresini büyük bir zevkle okuduktan sonra, anladıklarımı sizlerle paylaşmayı istedim. Buyurun: O âkıller ki râhın semt-i takdîr eylemişlerdir Çıkar yolancak oldur hüsn-i tedbîr eylemişlerdir Şerâr-ı âhı dâne eşk-i çeşmi âb kılmışlar O sayyâdân ki murg-i kâmı nahcîr eylemişlerdir Fuzûlî dehrden kâm almak olmaz olmadan giryân ... Şeyh Gâlib’in ‘eylemişlerdir’ redifli iki gazeline, Keçecizâde İzzet Molla’nın nazîresini büyük bir zevkle okuduktan sonra, anladıklarımı sizlerle paylaşmayı istedim. Buyurun: O âkıller ki râhın semt-i takdîr eylemişlerdir Çıkar yolancak oldur hüsn-i tedbîr eylemişlerdir Şerâr-ı âhı dâne eşk-i çeşmi âb kılmışlar O sayyâdân ki murg-i kâmı nahcîr eylemişlerdir Fuzûlî dehrden kâm almak olmaz olmadan giryân - [Hayat ve Ölüm](https://www.ilimcephesi.com/hayat-ve-olum/) - Mülk 2. “Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, güçlüdür, çok bağışlayıcıdır” [Hayat ve Ölüm] Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. Ebû Bekir el-Esam şöyle dedi: Ölümü yarattı,meâlindeki beyan sizi ölü iken, yani yok iken nutfe, aleka (aşılanmış yumurta) ve bir Mülk 2. “Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O, güçlüdür, çok bağışlayıcıdır” [Hayat ve Ölüm] Hanginizin davranışça daha iyi olduğunu deneyerek göstermek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. Ebû Bekir el-Esam şöyle dedi: Ölümü yarattı,meâlindeki beyan sizi ölü iken, yani yok iken nutfe, aleka (aşılanmış yumurta) ve bir - [Allah’a Nispet Edilen Fiiller Kulların Fiilleri Gibi Değildir](https://www.ilimcephesi.com/allaha-nispet-edilen-fiiller-kullarin-fiilleri-gibi-degildir/) - Fecr 22. : Rabb'in gelip melekler de saf saf dizildiğinde; Bu İlâhî beyan değişik şekillerde yorumlanabilir: Birincisi: Mânası “Ve câe Rabbuke bi’l-meleki” Rabb’inin meleği getirmesi şeklindedir. Zira “vav” harfinin “bâ” harfi yerine kullanılması caizdir. Tıpkı şu İlâhî beyanda olduğu gibi: “İsrâiloğulları, “Ey Mûsâ! Onlar orada bulundukları sürece biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabb’in gidin Fecr 22. : Rabb'in gelip melekler de saf saf dizildiğinde; Bu İlâhî beyan değişik şekillerde yorumlanabilir: Birincisi: Mânası “Ve câe Rabbuke bi’l-meleki” Rabb’inin meleği getirmesi şeklindedir. Zira “vav” harfinin “bâ” harfi yerine kullanılması caizdir. Tıpkı şu İlâhî beyanda olduğu gibi: “İsrâiloğulları, “Ey Mûsâ! Onlar orada bulundukları sürece biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabb’in gidin - [Peygamberlerin Hataları Kur’ân’da Neden Anlatılır?](https://www.ilimcephesi.com/peygamberlerin-hatalari-kuranda-neden-anlatilir/) - Şöyle bir soru sorulursa: Allah’ın salât ve selâmı üzerlerine olsun peygamberlerin ve kitapta zikredilen seçilmiş kulların zellelerini (hataları) zikretmenin hikmeti nedir? Üstelik bu kusurların bizzat Cenâb-ı Hak tarafından örtüldüğü ve bağışlandığı belirtilmesine ve bize de kusur işleyen insanların kusurlarını örtmemizi, onları affetmemizi ve bağışlamamızı emretmesine rağmen... Peygamberlerinin ve seçilmiş kullarının işlediği zellelerin (kusurların) camilerde ve Şöyle bir soru sorulursa: Allah’ın salât ve selâmı üzerlerine olsun peygamberlerin ve kitapta zikredilen seçilmiş kulların zellelerini (hataları) zikretmenin hikmeti nedir? Üstelik bu kusurların bizzat Cenâb-ı Hak tarafından örtüldüğü ve bağışlandığı belirtilmesine ve bize de kusur işleyen insanların kusurlarını örtmemizi, onları affetmemizi ve bağışlamamızı emretmesine rağmen... Peygamberlerinin ve seçilmiş kullarının işlediği zellelerin (kusurların) camilerde ve - [Allah'ın Meşîeti/Dilemesi](https://www.ilimcephesi.com/allahin-mesieti-dilemesi/) - Zuhruf,20. "Rahmân dileseydi biz onlara ibadet etmezdik, dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur, yalnızca tahminde bulunuyorlar.” Rahman dileseydi biz onlara ibadet etmezdik, dediler. Mûtezile, Allah’ın kâfirden küfrü değil, ancak imanı dilediğini bu âyetin zahiri anlamına bağlar. Çünkü kâfirler Allah Teâlâ’nın kendilerinden küfrü dilediğini, [§]putlara tapmayı bırakmalarını dilemediğini iddia ediyorlardı. Çünkü Rahman dileseydi biz onlara ibadet Zuhruf,20. "Rahmân dileseydi biz onlara ibadet etmezdik, dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur, yalnızca tahminde bulunuyorlar.” Rahman dileseydi biz onlara ibadet etmezdik, dediler. Mûtezile, Allah’ın kâfirden küfrü değil, ancak imanı dilediğini bu âyetin zahiri anlamına bağlar. Çünkü kâfirler Allah Teâlâ’nın kendilerinden küfrü dilediğini, [§]putlara tapmayı bırakmalarını dilemediğini iddia ediyorlardı. Çünkü Rahman dileseydi biz onlara ibadet - [İnsanlar Niçin Belâya Mâruz Kalırlar?](https://www.ilimcephesi.com/insanlar-nicin-belaya-maruz-kalirlar/) - Şura,30:“Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar'' Onların başlarına geldiği belirtilen musibet, kendi hataları, isyanları ve yapıp ettikleri yüzünden olsun veya olmasın herkesi kapsar; kuraklık, kıtlık, düşman saldırısı ve benzerleri gibi musibetler, caniler olduğu kadar çocuklar, hayvanlar, iyiler ve salih insanlar da dâhil olmak üzere herkese şamildir. Dolayısıyla Şura,30:“Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar'' Onların başlarına geldiği belirtilen musibet, kendi hataları, isyanları ve yapıp ettikleri yüzünden olsun veya olmasın herkesi kapsar; kuraklık, kıtlık, düşman saldırısı ve benzerleri gibi musibetler, caniler olduğu kadar çocuklar, hayvanlar, iyiler ve salih insanlar da dâhil olmak üzere herkese şamildir. Dolayısıyla - [Allah’ın Nesneler Adına Yemin Etmesi](https://www.ilimcephesi.com/allahin-nesneler-adina-yemin-etmesi/) - Zariyat,1-4:Savurdukça savuranlara, yükü taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere, işleri taksim edenlere andolsun.” ... Allah’ın Nesneler Adına Yemin Etmesi Durum böyle olunca, önemleri akıl yoluyla anlaşılan bu varlıklara yemin etmek, adına yemin edilenin haberini tekit etmek mânasına gelir. Bu bilinen bir durumdur. Bazılarınm, “Allah kendisinden başkası adına yemin etmeyi kullarına yasaldadı, böyleyken kendisi nasıl yemin eder?” demelerinin Zariyat,1-4:Savurdukça savuranlara, yükü taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere, işleri taksim edenlere andolsun.” ... Allah’ın Nesneler Adına Yemin Etmesi Durum böyle olunca, önemleri akıl yoluyla anlaşılan bu varlıklara yemin etmek, adına yemin edilenin haberini tekit etmek mânasına gelir. Bu bilinen bir durumdur. Bazılarınm, “Allah kendisinden başkası adına yemin etmeyi kullarına yasaldadı, böyleyken kendisi nasıl yemin eder?” demelerinin - [Yazıcı Meleklerin Amelleri Yazması](https://www.ilimcephesi.com/yazici-meleklerin-amelleri-yazmasi/) - Kaf,17:''İnsanın sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptığını) alıp kaydeder." Yani insanın yanında duran o iki alıcıyı hatırla yahut iki alıcıyı koru veyahut iki alıcıdan sakın! Bunlar senin yaptıklarını ve söylediklerini gözetleyen iki melektir. Çünkü onlar senin yaptıklarını ve söylediklerini senden alır, onları senin aleyhinde olmak üzere muhafaza eder ve yazarlar. Cenâb-ı Hak bunu söylüyor ve Kaf,17:''İnsanın sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptığını) alıp kaydeder." Yani insanın yanında duran o iki alıcıyı hatırla yahut iki alıcıyı koru veyahut iki alıcıdan sakın! Bunlar senin yaptıklarını ve söylediklerini gözetleyen iki melektir. Çünkü onlar senin yaptıklarını ve söylediklerini senden alır, onları senin aleyhinde olmak üzere muhafaza eder ve yazarlar. Cenâb-ı Hak bunu söylüyor ve - [İyilerin Mekânı Cennet, Kötülerin Mekânı Cehennemdir](https://www.ilimcephesi.com/iyilerin-mekani-cennet-kotulerin-mekani-cehennemdir/) - Infitar,13. “Buna göre kuşkusuz erdemliler cennette olacaklar;''14. “Kötüler ise kesinlikle cehenneme gireceklerdir." Daha önce de belirtiğimiz gibi “berr” (pı) kendisinden istenileni veren kimsedir. Kendisinden istenilenler ise şu İlâhî beyanda belirtilen hususlardır: “Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz erdemlilik değildir. Asıl erdemli kişi Allaha, âhiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, Infitar,13. “Buna göre kuşkusuz erdemliler cennette olacaklar;''14. “Kötüler ise kesinlikle cehenneme gireceklerdir." Daha önce de belirtiğimiz gibi “berr” (pı) kendisinden istenileni veren kimsedir. Kendisinden istenilenler ise şu İlâhî beyanda belirtilen hususlardır: “Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz erdemlilik değildir. Asıl erdemli kişi Allaha, âhiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, - [Allah, İnsan ve Kâinat](https://www.ilimcephesi.com/allah-insan-ve-kainat/) - 'İnsan yediğine bir bakıp düşünsün!"(Abese,24) İnsan yediğine baksın; onu nasıl takdir etmiştir; öyle ki onu çıkarmak için gökleri, yerleri, havayı, güneşi, ayı, geceyi, gündüzü ve diğer nimetleri kullanmıştır. Göğün kullanılması içindeki yağmurun indirilmesi sayesinde olmaktadır. Havayı kullanması yağmur için onun bir sebep yapılması itibariyledir. Yerin kullanılması, yağmurun yağıp yerin, yağmur için bir durma mekânı olması 'İnsan yediğine bir bakıp düşünsün!"(Abese,24) İnsan yediğine baksın; onu nasıl takdir etmiştir; öyle ki onu çıkarmak için gökleri, yerleri, havayı, güneşi, ayı, geceyi, gündüzü ve diğer nimetleri kullanmıştır. Göğün kullanılması içindeki yağmurun indirilmesi sayesinde olmaktadır. Havayı kullanması yağmur için onun bir sebep yapılması itibariyledir. Yerin kullanılması, yağmurun yağıp yerin, yağmur için bir durma mekânı olması - [Aile Toplum ve Dayanışma Ağları Kapsamında Bir Değerlendirme-2](https://www.ilimcephesi.com/aile-toplum-ve-dayanisma-aglari-kapsaminda-bir-degerlendirme-2/) - Çağdaş toplumlarda akrabalık bağlarını insanlar bir yük olarak görmektedirler. Gönderilen her peygamber Hz. Adem ve Havva’nın bıraktığı miras olan “aile geleneği”nin devamı olarak kendi aileleriyle insanlara örneklik yaptılar. Bununla, içinde yaşadıkları toplumun “yürürlükte” olan aile telakkisini ve ilişkilerini zımnen de olsa ya onaylamış ya da restore etme yoluna gitmişlerdir. Günümüzün artık genel kabul görmüş modern aile modelinden, benzerlikleri Çağdaş toplumlarda akrabalık bağlarını insanlar bir yük olarak görmektedirler. Gönderilen her peygamber Hz. Adem ve Havva’nın bıraktığı miras olan “aile geleneği”nin devamı olarak kendi aileleriyle insanlara örneklik yaptılar. Bununla, içinde yaşadıkları toplumun “yürürlükte” olan aile telakkisini ve ilişkilerini zımnen de olsa ya onaylamış ya da restore etme yoluna gitmişlerdir. Günümüzün artık genel kabul görmüş modern aile modelinden, benzerlikleri - [Aile Toplum ve Dayanışma Ağları Kapsamında Bir Değerlendirme-1](https://www.ilimcephesi.com/aile-toplum-ve-dayanisma-aglari-kapsaminda-bir-degerlendirme-1/) - Yeni Bir Sosyal Dünya İçin Modern Batı Düşüncesi Köken İtibariyle Karşıtlıklar Üzerine Kuruludur İnsan hakları Batının 19. Asırdaki sorunuydu. 20. Asırdaki ise erkek karşıtlığı üzerine kurulu, ifadesini feminizmde bulan kadın sorunu oldu. Modern batı düşüncesi köken itibariyle karşıtlıklar üzerine kuruludur; karşıtlıklar hâsıl ederek sorunları kategorize eder, sonra da bunlar arasındaki çatışmadan bir senteze ulaşılacağını varsayar. Yeni Bir Sosyal Dünya İçin Modern Batı Düşüncesi Köken İtibariyle Karşıtlıklar Üzerine Kuruludur İnsan hakları Batının 19. Asırdaki sorunuydu. 20. Asırdaki ise erkek karşıtlığı üzerine kurulu, ifadesini feminizmde bulan kadın sorunu oldu. Modern batı düşüncesi köken itibariyle karşıtlıklar üzerine kuruludur; karşıtlıklar hâsıl ederek sorunları kategorize eder, sonra da bunlar arasındaki çatışmadan bir senteze ulaşılacağını varsayar. - [Bir Avrasya Düşünürü: Cemil Meriç](https://www.ilimcephesi.com/bir-avrasya-dusunuru-cemil-meric/) - 70 yıllık ömrünün 1938’den 1987’ye kadar uzanan 50 yılını İstanbul se­maları altında geçiren ve “muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istik­bale bağlayan” kelime ve sevgi köprüsü olmak isteyen Cemil Meriç’e, Boğaz’ın üstündeki köprüler veya altındaki müstakbel tüp-geçit kadar önem verdiğini ispatlayan İstanbul Belediyesi yetkililerine, ülkemin, “Bu Ülke”nin geleceği adına teşekkür ederek sözlerime başlıyorum. Cemil Meriç, 70 yıllık ömrünün 1938’den 1987’ye kadar uzanan 50 yılını İstanbul se­maları altında geçiren ve “muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istik­bale bağlayan” kelime ve sevgi köprüsü olmak isteyen Cemil Meriç’e, Boğaz’ın üstündeki köprüler veya altındaki müstakbel tüp-geçit kadar önem verdiğini ispatlayan İstanbul Belediyesi yetkililerine, ülkemin, “Bu Ülke”nin geleceği adına teşekkür ederek sözlerime başlıyorum. Cemil Meriç, - [Ezansız Semtlerde Ezan Sesleri](https://www.ilimcephesi.com/ezansiz-semtlerde-ezan-sesleri/) - RAMAZAN’IN SON GÜNLERİNDEN biri. Kitap fuarına gelmiş birkaç arkadaşımla, Sultanahmet Camiinin geniş avlusunda sohbet ediyorum.Sözüm ona ‘gözlemde bulunmaya’ gelmiştim. Kulağım arkadaşlarımda, ortalığı gözlüyorum. Derken, onca kalabalığın arasında beyazlatılmış kotu, pembe tişörtü, spor ayakkabısı ve at kuyruğu saçları ile, o kalabalığa hiç de denk düşmeyen birini seçiyor gözüm. Bana, fakülte yıllarında anfinin sağ-alt bölümünü işgal eden‘ezansız RAMAZAN’IN SON GÜNLERİNDEN biri. Kitap fuarına gelmiş birkaç arkadaşımla, Sultanahmet Camiinin geniş avlusunda sohbet ediyorum.Sözüm ona ‘gözlemde bulunmaya’ gelmiştim. Kulağım arkadaşlarımda, ortalığı gözlüyorum. Derken, onca kalabalığın arasında beyazlatılmış kotu, pembe tişörtü, spor ayakkabısı ve at kuyruğu saçları ile, o kalabalığa hiç de denk düşmeyen birini seçiyor gözüm. Bana, fakülte yıllarında anfinin sağ-alt bölümünü işgal eden‘ezansız - [Kolonyalist Dili Meşrulaştırma Aracı Olarak Tarihselcilik](https://www.ilimcephesi.com/kolonyalist-dili-mesrulastirma-araci-olarak-tarihselcilik/) - Müslümanların modern paradigmayla karşılaşmaları, benzerine daha önce rastlanmamış sancılı bir durumun ortaya çıkmasına sebep oldu.Modern öncesi dönemde çok daha ağır travmalarla karşılaşmış olmalarına rağmen yaslandıkları değerler sistemine(tevhid) ve tutundukları sağlam kulpa(urvetül vuska) olan kavi imanları sayesinde bir çıkış yolu bulan Müslümanlar,özelikle 17.yüzyıldan itibaren yüzleşmek zorunda kaldığı modern paradigma karşısında mağlubiyet psikolojisine girdiler.Oysaki Müslümanlar ilk defa Müslümanların modern paradigmayla karşılaşmaları, benzerine daha önce rastlanmamış sancılı bir durumun ortaya çıkmasına sebep oldu.Modern öncesi dönemde çok daha ağır travmalarla karşılaşmış olmalarına rağmen yaslandıkları değerler sistemine(tevhid) ve tutundukları sağlam kulpa(urvetül vuska) olan kavi imanları sayesinde bir çıkış yolu bulan Müslümanlar,özelikle 17.yüzyıldan itibaren yüzleşmek zorunda kaldığı modern paradigma karşısında mağlubiyet psikolojisine girdiler.Oysaki Müslümanlar ilk defa - [Cemil Meriç - Bir Facianın Hikayesi'nden Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/cemil-meric-bir-facianin-hikayesinden-alintilar/) - Babil kulesinde yaşıyoruz Sombart’a göre. Avrupa insanı doğru yoldan uzaklaştı… Bir buçuk asırdır Avrupa’da ve Amerika’da olup bitenleri anlamak için Şeytan’ın gücüne inanmak lâzım. Gördüklerimizi Şeytan’ın işi diye vasıflandırmaktan başka çıkar yol yok. Mavera inancını yıktı Şeytan. İnsanları kibirlerinden yakaladı. Tanrı’dan ne farkımız var demeye başladılar. Ve Şeytan içimizde uyuklayan aşağılık insiyakları şahlandırdı : “Hırs, Babil kulesinde yaşıyoruz Sombart’a göre. Avrupa insanı doğru yoldan uzaklaştı… Bir buçuk asırdır Avrupa’da ve Amerika’da olup bitenleri anlamak için Şeytan’ın gücüne inanmak lâzım. Gördüklerimizi Şeytan’ın işi diye vasıflandırmaktan başka çıkar yol yok. Mavera inancını yıktı Şeytan. İnsanları kibirlerinden yakaladı. Tanrı’dan ne farkımız var demeye başladılar. Ve Şeytan içimizde uyuklayan aşağılık insiyakları şahlandırdı : “Hırs, - [Mümkün Alemlerin En İyisi](https://www.ilimcephesi.com/mumkun-alemlerin-en-iyisi/) - I.* (...) Eğer sen “Şimdi herşeyin bir zorunluluk (cebr) altında bulunduğu belli olmuştur. Öyleyse Allah’ın sevap vermesi, azap etmesi, öfkelenmesi ve hoşnut olmasının manası nedir? Kendi yaptığından dolayı Allah nasıl öfkelenebilir?!" dersen; Bilmelisin ki, biz bunun ne anlama geldiğine “Şükür Kitabı”nda işaret etmiştik. Burada onu tekrarlayıp sözü uzatacak değiliz. Tevekkül halini doğuran şeyin, tevhid ile I.* (...) Eğer sen “Şimdi herşeyin bir zorunluluk (cebr) altında bulunduğu belli olmuştur. Öyleyse Allah’ın sevap vermesi, azap etmesi, öfkelenmesi ve hoşnut olmasının manası nedir? Kendi yaptığından dolayı Allah nasıl öfkelenebilir?!" dersen; Bilmelisin ki, biz bunun ne anlama geldiğine “Şükür Kitabı”nda işaret etmiştik. Burada onu tekrarlayıp sözü uzatacak değiliz. Tevekkül halini doğuran şeyin, tevhid ile - [Tasavvuf Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/tasavvuf-nedir/) - İmam-ı Gazzâlî,*bir eserinde: “Anladım ki büyük mutasavvıfların elde etmek istedikleri gaye, öğrenmekle değil; tatmak, yaşamak...süretiyle elde edilir.” diyor. (Bk. al-Munkızu mina-ad-Dalâl, Hilmi Güngör tercemesi, Şark-İslâm klâsikleri serisi, No. 18, Maarif Vekâleti neşriyatından, İstanbul 1948, s. 44). Muhtelif yönlerden Tasavvuf’u ta’rîf etmek istersek deriz ki: Tasavvuf: Allah’ı bilme ve bulma yoludur. Tasavvuf: Mâddeden ma’nâya yükselmedir. Tasavvuf: İmam-ı Gazzâlî,*bir eserinde: “Anladım ki büyük mutasavvıfların elde etmek istedikleri gaye, öğrenmekle değil; tatmak, yaşamak...süretiyle elde edilir.” diyor. (Bk. al-Munkızu mina-ad-Dalâl, Hilmi Güngör tercemesi, Şark-İslâm klâsikleri serisi, No. 18, Maarif Vekâleti neşriyatından, İstanbul 1948, s. 44). Muhtelif yönlerden Tasavvuf’u ta’rîf etmek istersek deriz ki: Tasavvuf: Allah’ı bilme ve bulma yoludur. Tasavvuf: Mâddeden ma’nâya yükselmedir. Tasavvuf: - [Kopyalama’nın Öteki Yüzü](https://www.ilimcephesi.com/kopyalamanin-oteki-yuzu/) - İSPANYOL FİLOZOFU MİGUEL de Unamuno, “Hiçbir şey, bana hiçliğin kendisi kadar korkunç görünmüyor” der bir yazısında. İnsanın şuuru ‘eğer iki karanlık arasında bir şimşekten başka birşey değil’se, yani insan yokluktan gelip gene bir yok oluşa gidiyorsa, ‘o zaman, hayattan daha iğrenç birşey olamaz’ da der. Ayrıca, yok olmaktansa, sonsuza dek cehennemde yanmaya razı olduğunu söyler. İSPANYOL FİLOZOFU MİGUEL de Unamuno, “Hiçbir şey, bana hiçliğin kendisi kadar korkunç görünmüyor” der bir yazısında. İnsanın şuuru ‘eğer iki karanlık arasında bir şimşekten başka birşey değil’se, yani insan yokluktan gelip gene bir yok oluşa gidiyorsa, ‘o zaman, hayattan daha iğrenç birşey olamaz’ da der. Ayrıca, yok olmaktansa, sonsuza dek cehennemde yanmaya razı olduğunu söyler. - [Kazananlar, Kaybedenler](https://www.ilimcephesi.com/kazananlar-kaybedenler/) - GÖZÜNÜ SONUCA diken, hedefe ulaşılmış ise gerisini pek umursamayan bir çağın insanlarıyız. “Amaca giden yolda herşey mübahtır” diyen Makyavel’in manevî torunları, bugün dünyanın her tarafında dolaşıyor. Hâzır medeniyet, eğitim kurumlarından gazete haberlerine, romanlarından filmlerine.. hemen her vesileyle, önemli olanın ‘sonuç’ olduğunu fısıldıyor. Ne şekilde olursa olsun,yeter ki sonuca ulaş diyor. O yüzden, nasıl kazanmış olurlarsa GÖZÜNÜ SONUCA diken, hedefe ulaşılmış ise gerisini pek umursamayan bir çağın insanlarıyız. “Amaca giden yolda herşey mübahtır” diyen Makyavel’in manevî torunları, bugün dünyanın her tarafında dolaşıyor. Hâzır medeniyet, eğitim kurumlarından gazete haberlerine, romanlarından filmlerine.. hemen her vesileyle, önemli olanın ‘sonuç’ olduğunu fısıldıyor. Ne şekilde olursa olsun,yeter ki sonuca ulaş diyor. O yüzden, nasıl kazanmış olurlarsa - [Hz.Ali ile Bir Yahudi'nin Konuşması](https://www.ilimcephesi.com/allahu-teala/) - Nu’mân b. Sa'd anlatıyor: Kûfe'de vilâyet konağında, Ali b. Ebî Tâlib'in evindeydik. Bulunduğumuz mekâna Nevf b. Abdillah geldi ve “Ey Müminlerin Emiri, kapıda kırk Yahudi adam var” dedi. Ali “Bana getirin” dedi. Huzuruna geldiklerinde ona: “Ey Ali! Semadaki Rabbini bize anlat,kendisi nasıl bir şeydir, nasıl oldu, ne zaman oldu, kendisi şimdi nerededir?”diye sordular. Ali dik Nu’mân b. Sa'd anlatıyor: Kûfe'de vilâyet konağında, Ali b. Ebî Tâlib'in evindeydik. Bulunduğumuz mekâna Nevf b. Abdillah geldi ve “Ey Müminlerin Emiri, kapıda kırk Yahudi adam var” dedi. Ali “Bana getirin” dedi. Huzuruna geldiklerinde ona: “Ey Ali! Semadaki Rabbini bize anlat,kendisi nasıl bir şeydir, nasıl oldu, ne zaman oldu, kendisi şimdi nerededir?”diye sordular. Ali dik - [Zümer 74.Ayet Tefsiri](https://www.ilimcephesi.com/zumer-74-ayet-tefsiri/) - Zümer 74.Ayet Meali: Onlar: Bize verdiği sözde sâdık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah’a hamdolsun. İyi amelde bulunanların mükâfatı ne güzelmiş! derler.“Onlar” mü’minler cenneti görünce: “Bize verdiği sözde sâdık olan ve bizi,dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah’a hamdolsun.” Ca’fer-i Sâdık (r.a.) der ki: “Bu hamd, Allah Zümer 74.Ayet Meali: Onlar: Bize verdiği sözde sâdık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah’a hamdolsun. İyi amelde bulunanların mükâfatı ne güzelmiş! derler.“Onlar” mü’minler cenneti görünce: “Bize verdiği sözde sâdık olan ve bizi,dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah’a hamdolsun.” Ca’fer-i Sâdık (r.a.) der ki: “Bu hamd, Allah - [Varoluşun Hikmeti](https://www.ilimcephesi.com/varolusun-hikmeti/) - Prof.Dr.Metin Özdemir Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi ... Evrenin yoktan var edilmesinin anlamı, yaratılışın hikmetli oluşuyla yakından ilgilidir. Allah evreni boş yere yaratmamıştır. Onun içerisinde bulunan her bir varlığın bir anlamı ve yöneldiği bir gayesi vardır. Bu anlayışı besleyen temel düşünce, yaratıkların geri dönüşü olmayan bir yok oluş için yaratılmış olmasının boş ve saçma bir Prof.Dr.Metin Özdemir Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi ... Evrenin yoktan var edilmesinin anlamı, yaratılışın hikmetli oluşuyla yakından ilgilidir. Allah evreni boş yere yaratmamıştır. Onun içerisinde bulunan her bir varlığın bir anlamı ve yöneldiği bir gayesi vardır. Bu anlayışı besleyen temel düşünce, yaratıkların geri dönüşü olmayan bir yok oluş için yaratılmış olmasının boş ve saçma bir - [Belalara Karşı Sabır](https://www.ilimcephesi.com/belalara-karsi-sabir/) - Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.(Şura Suresi,31.Ayet Meali) ... Bu âyet-i kerîme herkesi bir musîbete uğradığında süratle nefis muhâsebesine götürmelidir. Ki böylece kişi, bu musîbetin nereden ve niçin geldiğini bilsin de derhal tevbe edip helâk olmaktan kurtulsun. Bunun faydası şudur: Evet, her şey her ne kadar Allah’ın Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.(Şura Suresi,31.Ayet Meali) ... Bu âyet-i kerîme herkesi bir musîbete uğradığında süratle nefis muhâsebesine götürmelidir. Ki böylece kişi, bu musîbetin nereden ve niçin geldiğini bilsin de derhal tevbe edip helâk olmaktan kurtulsun. Bunun faydası şudur: Evet, her şey her ne kadar Allah’ın - [Allah'a Sığınma](https://www.ilimcephesi.com/allaha-siginma/) - A'raf Suresi 200.Ayet Meali:Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O,işiten, bilendir. Mana şudur: Şâyet şeytan sana vesvese verir ve seni tavsiye edilen kötülüğü iyilikle savma hasletinden çevirir ve bunun hilafına bir şeye çağırırsa şeytanın şerrinden hemen Allah’a sığın ve şeytana itâat etme; zîrâ Allah senin sığınmanı işitir ve A'raf Suresi 200.Ayet Meali:Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O,işiten, bilendir. Mana şudur: Şâyet şeytan sana vesvese verir ve seni tavsiye edilen kötülüğü iyilikle savma hasletinden çevirir ve bunun hilafına bir şeye çağırırsa şeytanın şerrinden hemen Allah’a sığın ve şeytana itâat etme; zîrâ Allah senin sığınmanı işitir ve - [Eğlence Kültürünün İslam Toplumunu Dönüştürmesi](https://www.ilimcephesi.com/eglence-kulturunun-islam-toplumunu-donusturmesi/) - Yazar: Prof. Dr. Mustafa TEKİN İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İnsanoğlu çok boyutlu bir varlıktır. Gündelik hayatında birçok faliyet alanlarına değer. Böylece hem tek boyutluluktan kurtulur, hem de insan olmanın gereklerini göstermiş olur. Öte yandan çok boyutluluk, “Tevhid’in yansıması kesrettedir.” yargısının insan üzerindeki en önemli yansımasıdır. İnsanoğlu bütünlüklü bir varlık, onun farklı boyutları da o bütünlüğü Yazar: Prof. Dr. Mustafa TEKİN İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İnsanoğlu çok boyutlu bir varlıktır. Gündelik hayatında birçok faliyet alanlarına değer. Böylece hem tek boyutluluktan kurtulur, hem de insan olmanın gereklerini göstermiş olur. Öte yandan çok boyutluluk, “Tevhid’in yansıması kesrettedir.” yargısının insan üzerindeki en önemli yansımasıdır. İnsanoğlu bütünlüklü bir varlık, onun farklı boyutları da o bütünlüğü - [Sultan 2.Abdülhamid ve 1.Dünya Savaşı](https://www.ilimcephesi.com/sultan-2-abdulhamid-ve-1-dunya-savasi/) - SULTAN II. ABDÜLHAMİD I. DÜNYA SAVAŞI’NIN ÇIKACAĞINI BİLİYOR MUYDU? Dr.Ahmet Uçar Tarihçi Yazar 14 Temmuz 1893’te Sultan II. Abdülhamid’e isimsiz olarak ve muhtemelen Sultan’ın yakın çevresinden bir uzman tarafından sunulan bir raporda, hem daha sonra yaşanan dünya savaşları, hem de günümüz açısından bir devletin kendisini müdafaa ve dünya sahnesinde var olma kavgasında barış zamanlarında yapacağı SULTAN II. ABDÜLHAMİD I. DÜNYA SAVAŞI’NIN ÇIKACAĞINI BİLİYOR MUYDU? Dr.Ahmet Uçar Tarihçi Yazar 14 Temmuz 1893’te Sultan II. Abdülhamid’e isimsiz olarak ve muhtemelen Sultan’ın yakın çevresinden bir uzman tarafından sunulan bir raporda, hem daha sonra yaşanan dünya savaşları, hem de günümüz açısından bir devletin kendisini müdafaa ve dünya sahnesinde var olma kavgasında barış zamanlarında yapacağı - [Rakamlara Tapmak, Sayılarla Amel Etmek, Dijitalde Yaşamak](https://www.ilimcephesi.com/rakamlara-tapmak-sayilarla-amel-etmek-dijitalde-yasamak/) - Yazar: Danyal PEKER İnsanoğlu ilk önce etrafındaki şeyleri saymaya başladı. Önce bir elin parmakları, sonra iki eli… Taşlarla, boncuklarla devam eden serüven sembol olarak rakamların yazıya aktarılmasıyla yeni bir boyuta taşındı. I, V, X, L, C, D, M harfleriyle tanımlanan Roma rakamlarının çetrefilliği, Harizminin Hint kültüründen öğrendiği “0” rakamını geliştirerek bilim dünyasına hediyesiyle sadeleşti ve 10 Yazar: Danyal PEKER İnsanoğlu ilk önce etrafındaki şeyleri saymaya başladı. Önce bir elin parmakları, sonra iki eli… Taşlarla, boncuklarla devam eden serüven sembol olarak rakamların yazıya aktarılmasıyla yeni bir boyuta taşındı. I, V, X, L, C, D, M harfleriyle tanımlanan Roma rakamlarının çetrefilliği, Harizminin Hint kültüründen öğrendiği “0” rakamını geliştirerek bilim dünyasına hediyesiyle sadeleşti ve 10 - [Endüstriyel Mutluluk](https://www.ilimcephesi.com/endustriyel-mutluluk/) - Gidilecek yolun uzun ve engebeli olduğu iddiası ile hevesimizi kıran endüstriyel mutluluklar, bize mutluluğu bir hap gibi yutturmayı, serum gibi zerk etmeyi teklif eder. Bunun karşılığında ise gözünü cüzdanımıza diker. Betül Şatır yazdı. Muhlise abla çok okuyan, her şey üzerin­de derinlikli düşünen bir büyüğüm. Derin tecrübesi, yerli yerinde cümleleri ile her zaman ufkumu açmıştır. Tesirli Gidilecek yolun uzun ve engebeli olduğu iddiası ile hevesimizi kıran endüstriyel mutluluklar, bize mutluluğu bir hap gibi yutturmayı, serum gibi zerk etmeyi teklif eder. Bunun karşılığında ise gözünü cüzdanımıza diker. Betül Şatır yazdı. Muhlise abla çok okuyan, her şey üzerin­de derinlikli düşünen bir büyüğüm. Derin tecrübesi, yerli yerinde cümleleri ile her zaman ufkumu açmıştır. Tesirli - [Kur'an-ı Kerim'in Tercümesi Meselesi](https://www.ilimcephesi.com/kuran-i-kerimin-tercumesi-meselesi/) - İlâhiyat mevzuunda bilgileri kıt bir sürü şahıslar, Kur'an-ı Kerim’i dillerine dolamışlardır. "Efendim, Kur'an ana dilimiz olan Türkçe’ye çevrilsin; herkes Kur’an’ın ne olduğunu bilsin. İbadet de Türkçe edilsin; tercüme aslın yerine geçsin...” diye bir takım hezeyanları sıralıyorlar. Bu mahmuru (saçma sapan söz söyleyen) insanların kopardıkları yaygaraya hiç bir ehli iman kapılmıyor, ehemmiyet vermiyor. Hamd olsun, o İlâhiyat mevzuunda bilgileri kıt bir sürü şahıslar, Kur'an-ı Kerim’i dillerine dolamışlardır. "Efendim, Kur'an ana dilimiz olan Türkçe’ye çevrilsin; herkes Kur’an’ın ne olduğunu bilsin. İbadet de Türkçe edilsin; tercüme aslın yerine geçsin...” diye bir takım hezeyanları sıralıyorlar. Bu mahmuru (saçma sapan söz söyleyen) insanların kopardıkları yaygaraya hiç bir ehli iman kapılmıyor, ehemmiyet vermiyor. Hamd olsun, o - [İslam'da Örtünme(Tesettür)](https://www.ilimcephesi.com/islamda-ortunmetesettur/) - Bu mesele birçok garplı yazarların tenkitlerine uğramış bir meseledir. Onlar, örtünmeyi bir türlü kafalarına sığdıramıyorlar. Fakat Kur’an-ı Kerim onu, ancak ahlâk ve namusu korumak maksadıyla emretmiştir. Düşünelim: Tehlike arzeden herhangi bir şeyle savaşmak için hürriyeti tahdid pahasına bile olsa kanunlar vaz'edilir. Halbuki insandaki behimî ve şehevî his birçok tehlikeli şeylerden daha tehlikelidir. O halde bu Bu mesele birçok garplı yazarların tenkitlerine uğramış bir meseledir. Onlar, örtünmeyi bir türlü kafalarına sığdıramıyorlar. Fakat Kur’an-ı Kerim onu, ancak ahlâk ve namusu korumak maksadıyla emretmiştir. Düşünelim: Tehlike arzeden herhangi bir şeyle savaşmak için hürriyeti tahdid pahasına bile olsa kanunlar vaz'edilir. Halbuki insandaki behimî ve şehevî his birçok tehlikeli şeylerden daha tehlikelidir. O halde bu - [Sadık Güneş 'Enformasyon Toplumunun Putları' Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/sadik-gunes-enformasyon-toplumunun-putlari-alintilar/) - Medyanın sunduğu bu dünya olup bitenler hakkında bilgilendirmekle kalmaz onları nasıl anlayacağımıza dair 'anlamlandırma formatları’ da verir. Televizyon bir haberi vermeden önce o haberi nasıl anlamamız gerektiğine dair bir zihniyet verir. Ardından kendi değişmez yorumunu zerkeder. Bütün bu nedenlerle bizim kitle iletişimi aracılığıyla enformasyon çağına girdiğimiz yanılsaması gibi bu araçlar tarafından bilgilendirildiğimiz de bir yanılsamadır. Medyanın sunduğu bu dünya olup bitenler hakkında bilgilendirmekle kalmaz onları nasıl anlayacağımıza dair 'anlamlandırma formatları’ da verir. Televizyon bir haberi vermeden önce o haberi nasıl anlamamız gerektiğine dair bir zihniyet verir. Ardından kendi değişmez yorumunu zerkeder. Bütün bu nedenlerle bizim kitle iletişimi aracılığıyla enformasyon çağına girdiğimiz yanılsaması gibi bu araçlar tarafından bilgilendirildiğimiz de bir yanılsamadır. - [Ebû Hüreyre(r.a) ve Hadis Rivayeti](https://www.ilimcephesi.com/ebu-hureyrer-a-ve-hadis-rivayeti/) - Ebû Hüreyre (r.anh), Allah Resûlü(SallallahuAleyhiveSellem)’den gece gündüz hiç ayrılmadı. O, bir zekâ ve hafıza kahramanıydı. Gecenin üçte birinde uyur, üçte birinde ibadet eder, evrâd ve ezkârını okur; kalan üçte birinde de hafızasındaki hadisleri unutmamak için tekrar ederdi. Aynı zamanda o, bir ilim adamı, bir fakih, bir hadis hafızı da olmuştu. Bir gün mescitte: “Allahım, bana Ebû Hüreyre (r.anh), Allah Resûlü(SallallahuAleyhiveSellem)’den gece gündüz hiç ayrılmadı. O, bir zekâ ve hafıza kahramanıydı. Gecenin üçte birinde uyur, üçte birinde ibadet eder, evrâd ve ezkârını okur; kalan üçte birinde de hafızasındaki hadisleri unutmamak için tekrar ederdi. Aynı zamanda o, bir ilim adamı, bir fakih, bir hadis hafızı da olmuştu. Bir gün mescitte: “Allahım, bana - [Sebb-i Sahabe Meselesi](https://www.ilimcephesi.com/sebb-i-sahabe-meselesi/) - "Sahâbe-i Kirâm Hakkında Uygunsuz Konuşmanın Hükmü" Ehl-i Sünnet nazarında Sahabe, muhabbet duyulması vacip olan, faziletleri gerek Kur’ân gerekse Sünnet tarafından sabit olmuş kimselerdir. Ehl-i Sünnet’in bu zatlara karşı duyduğu muhabbet ve bağlılık duygusu, başından beri mezhebin en belirgin alametlerinden olmuştur. Hamele-i din ve Kur’ân olan Sahabenin hatırasına gösterilecek hürmet, onlar tarafından İslam dinine duyulan muhabbet "Sahâbe-i Kirâm Hakkında Uygunsuz Konuşmanın Hükmü" Ehl-i Sünnet nazarında Sahabe, muhabbet duyulması vacip olan, faziletleri gerek Kur’ân gerekse Sünnet tarafından sabit olmuş kimselerdir. Ehl-i Sünnet’in bu zatlara karşı duyduğu muhabbet ve bağlılık duygusu, başından beri mezhebin en belirgin alametlerinden olmuştur. Hamele-i din ve Kur’ân olan Sahabenin hatırasına gösterilecek hürmet, onlar tarafından İslam dinine duyulan muhabbet - [Modern Toplumun İhtiyaç Stratejisi](https://www.ilimcephesi.com/modern-toplumun-ihtiyac-stratejisi/) - GERÇEK İHTİYAÇTAN SUNİ İHTİYACA Prof. Dr. Saffet KÖSE Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İnsanların üretilen mala olan tutkusunu tahrik eden ve ‘çöldeki adama ısıtıcı, kutuplardakine klima ya da buzdolabı satabilme’ stratejisi üzerine oturmuş olan pazarlama zihniyeti, bilimsel tetkiklerle tespit edilen eğilim ve zaafları merkeze alan reklam araçlarının da gücüyle sun‘î ihtiyaçlar oluşturup tüketimi bir yaşam biçimi GERÇEK İHTİYAÇTAN SUNİ İHTİYACA Prof. Dr. Saffet KÖSE Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İnsanların üretilen mala olan tutkusunu tahrik eden ve ‘çöldeki adama ısıtıcı, kutuplardakine klima ya da buzdolabı satabilme’ stratejisi üzerine oturmuş olan pazarlama zihniyeti, bilimsel tetkiklerle tespit edilen eğilim ve zaafları merkeze alan reklam araçlarının da gücüyle sun‘î ihtiyaçlar oluşturup tüketimi bir yaşam biçimi - [Fıkhı “Dünyevîleştirmek”](https://www.ilimcephesi.com/fikhi-dunyevilestirmek/) - Reşid Rıza’nın Ahkâm Tasnifi Çerçevesinde Bir İnceleme- Dr. Özgür KAVAK Öğretmen İslâm dünyasında modernleşme sürecinin başlangıcından itibaren şekillenen İslâm düşüncesi üzerinde, hangi sıfatlarla tanımlanırsa tanımlansın Cemâleddin Afganî – Muhammed Abduh – Reşid Rıza çizgisinin derin etkileri olmuştur. Özellikle Menâr Dergisi’ndeki yazıları vasıtasıyla din bilgini, düşünür, gazeteci ve siyasetçi kimlikleriyle çağdaş İslâm düşüncesinin önde gelen figürlerinden Reşid Rıza’nın Ahkâm Tasnifi Çerçevesinde Bir İnceleme- Dr. Özgür KAVAK Öğretmen İslâm dünyasında modernleşme sürecinin başlangıcından itibaren şekillenen İslâm düşüncesi üzerinde, hangi sıfatlarla tanımlanırsa tanımlansın Cemâleddin Afganî – Muhammed Abduh – Reşid Rıza çizgisinin derin etkileri olmuştur. Özellikle Menâr Dergisi’ndeki yazıları vasıtasıyla din bilgini, düşünür, gazeteci ve siyasetçi kimlikleriyle çağdaş İslâm düşüncesinin önde gelen figürlerinden - [Sevginin Tezahürleri](https://www.ilimcephesi.com/sevginin-tezahurleri/) - İnsanın iç dünyasına ait olan duygular, dışa akseden alâmet ve belirtileri ile anlaşılır ve tanınır. Duygular hakkındaki hükümler de buna göre verilir. İmân, her şeyden önce kalbî bir duygudur. Fakat bir kimsenin mü'minliği ancak tezahür ve belirtilerle anlaşılabilir, Bu tezahürler ise duyu organları ile ilgilidir. Mesela, dil ile ikrar îmânın bir rüknüdür. Nitekim, "Lâ ilâhe İnsanın iç dünyasına ait olan duygular, dışa akseden alâmet ve belirtileri ile anlaşılır ve tanınır. Duygular hakkındaki hükümler de buna göre verilir. İmân, her şeyden önce kalbî bir duygudur. Fakat bir kimsenin mü'minliği ancak tezahür ve belirtilerle anlaşılabilir, Bu tezahürler ise duyu organları ile ilgilidir. Mesela, dil ile ikrar îmânın bir rüknüdür. Nitekim, "Lâ ilâhe - [Allah'ın Kulunu Sevmesinin Tezahürleri](https://www.ilimcephesi.com/allahin-kulunu-sevmesinin-tezahurleri/) - Allah'ın kulunu sevmesinin mahiyetini ve sevdiklerini, ana hatları ile ve belli bir çerçeve dahilinde bundan önceki kısımda açıkla­maya çalıştık. Her duygunun dışa akseden bir tezahürü olduğu gibi, sevginin de bir tezahürünün olacağım bir kere daha hatırlatmış ola­cağız. Allah'ın kulunu sevmesinin de birtakım tezahürleri bulunmak­tadır. Bu tezahürlerin, Islâmın itikad esaslarından kaynaklanan dünyevî ve uhrevî, maddî ve Allah'ın kulunu sevmesinin mahiyetini ve sevdiklerini, ana hatları ile ve belli bir çerçeve dahilinde bundan önceki kısımda açıkla­maya çalıştık. Her duygunun dışa akseden bir tezahürü olduğu gibi, sevginin de bir tezahürünün olacağım bir kere daha hatırlatmış ola­cağız. Allah'ın kulunu sevmesinin de birtakım tezahürleri bulunmak­tadır. Bu tezahürlerin, Islâmın itikad esaslarından kaynaklanan dünyevî ve uhrevî, maddî ve - [İhsan Fazlıoğlu Okumaları](https://www.ilimcephesi.com/ihsan-fazlioglu-okumalari/) - AFORİZMALAR Önsöz Yerine, Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun "bilgi kendine kayıtsız kalan kişileri ve toplumları affetmez" nasihatini dikkate alarak, bilgiye ve bilginlerimize kayıtsız kalmama adına fazlioglu.blogspot.com adresinde samimi bir çalışma başlatılmıştır. Bu platform üzerinden Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun vermiş olduğu konferanslar, seminerler, dersler, katıldığı radyo ve TV programları, gazete ve dergilerdeki röportajları ve yazıları ile hocamız AFORİZMALAR Önsöz Yerine, Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun "bilgi kendine kayıtsız kalan kişileri ve toplumları affetmez" nasihatini dikkate alarak, bilgiye ve bilginlerimize kayıtsız kalmama adına fazlioglu.blogspot.com adresinde samimi bir çalışma başlatılmıştır. Bu platform üzerinden Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun vermiş olduğu konferanslar, seminerler, dersler, katıldığı radyo ve TV programları, gazete ve dergilerdeki röportajları ve yazıları ile hocamız - [Kadın ve Huzur” Bir arada mümkün mü?](https://www.ilimcephesi.com/kadin-ve-huzur-bir-arada-mumkun-mu/) - "...özgür düşüncenin iki düşmanı Avrupa'nın bilgeliği ve Amerika'nın faydacılığıdır. Yeni devletler bu ikisinin izni olmadan hiç bir fikri kabul etmek istemiyorlar..." (Simon Bolivar'dan alıntı. Eduardo Galeano, Aynalar s:206) Sömürgeciliğin sonuçlarından biri de tüm Dünya fikriyatının Batı düşüncesi tarafından tahakküm altına alınması oldu. Ortaya konulan fikir; ya Batı Medeniyetinin kabul edebileceği bir fikir olmalı ya da; "...özgür düşüncenin iki düşmanı Avrupa'nın bilgeliği ve Amerika'nın faydacılığıdır. Yeni devletler bu ikisinin izni olmadan hiç bir fikri kabul etmek istemiyorlar..." (Simon Bolivar'dan alıntı. Eduardo Galeano, Aynalar s:206) Sömürgeciliğin sonuçlarından biri de tüm Dünya fikriyatının Batı düşüncesi tarafından tahakküm altına alınması oldu. Ortaya konulan fikir; ya Batı Medeniyetinin kabul edebileceği bir fikir olmalı ya da; - [Adalette Ayrımcılığın Pozitifi Olamaz](https://www.ilimcephesi.com/adalette-ayrimciligin-pozitifi-olamaz/) - Zengin birisi cinayet işliyor fakat sonra diyor ki “Bana hapis cezası vermeyin, benim ülke ekonomisine çok katkım var.” Affedilmesi uygun mudur? Engelli biri suç işliyor ve sonra diyor ki “Benim zaten bir sürü derdim var, engelim var beni affedin.” O kişiyi affetmek adalete sığar mı? Bir kadın hırsızlık yapıyor ve sonra diyor ki: “Biz kadınlar yıllarca Zengin birisi cinayet işliyor fakat sonra diyor ki “Bana hapis cezası vermeyin, benim ülke ekonomisine çok katkım var.” Affedilmesi uygun mudur? Engelli biri suç işliyor ve sonra diyor ki “Benim zaten bir sürü derdim var, engelim var beni affedin.” O kişiyi affetmek adalete sığar mı? Bir kadın hırsızlık yapıyor ve sonra diyor ki: “Biz kadınlar yıllarca - [Çağdaş Küresel Medeniyetin Temel Belirleyicisi](https://www.ilimcephesi.com/cagdas-kuresel-medeniyetin-temel-belirleyicisi/) - MALÎ SERMÂYECİLİK İDEOLOJİSİ Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı Bir toplumun, toplumsal çevrenin ortaya koyduğu, meydana getirdiği bütün maddî ile manevî ürünlere kültür değerleri diyoruz. Bu, topluma mahsus bir üretimdir. Toplumlar kültürlerini meydana getirirler. Kültür meydana getirmemiş toplum düşünemeyiz. Bir varolanın, insan olup kültür üretmemesi imkânsız bir şeydir. Çünkü, yaşayabilmesi, canlı kalabilmesi için elzem olan fizik-biyolojik MALÎ SERMÂYECİLİK İDEOLOJİSİ Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı Bir toplumun, toplumsal çevrenin ortaya koyduğu, meydana getirdiği bütün maddî ile manevî ürünlere kültür değerleri diyoruz. Bu, topluma mahsus bir üretimdir. Toplumlar kültürlerini meydana getirirler. Kültür meydana getirmemiş toplum düşünemeyiz. Bir varolanın, insan olup kültür üretmemesi imkânsız bir şeydir. Çünkü, yaşayabilmesi, canlı kalabilmesi için elzem olan fizik-biyolojik - [M. Kemal-Enver Paşa ilişkisi ve Turancılık](https://www.ilimcephesi.com/m-kemal-enver-pasa-iliskisi-ve-turancilik/) - *** M. Kemal’in Enver Paşa hakkındaki suçlamaları: “(Enver) hesapsızdır, fikir ve kararların nasıl tatbik edileceğini düşünmeyi teferruat sayar; askerlikte genel bakımdan bilgisizdir, çünkü tabur, alay vs. gibi birliklere sıra ile komuta etmeden, en çok Makedonya ile Bingazi’de çete ve aşiret vuruşmalarında bulunduktan sonra sırf siyasal destekle en yüksek makamlara erişmiştir… Bu yüzden Enver, bir tümen *** M. Kemal’in Enver Paşa hakkındaki suçlamaları: “(Enver) hesapsızdır, fikir ve kararların nasıl tatbik edileceğini düşünmeyi teferruat sayar; askerlikte genel bakımdan bilgisizdir, çünkü tabur, alay vs. gibi birliklere sıra ile komuta etmeden, en çok Makedonya ile Bingazi’de çete ve aşiret vuruşmalarında bulunduktan sonra sırf siyasal destekle en yüksek makamlara erişmiştir… Bu yüzden Enver, bir tümen - [Zaman ve Mekana Müslümanca Bakış](https://www.ilimcephesi.com/zaman-ve-mekana-muslumanca-bakis/) - Biz farkında olalım ya da olmayalım, zaman ve mekân kavramları hayatımızın tamamını kuşatır. Bizler bu dünyada insan olarak zaman ve mekândan bağımsız bir şekilde ne yaşayabiliriz ne de düşünebiliriz. Zira zaman ve mekân tarafından öylesine kuşatılmış bulunuyoruz ki, onların çevrelemediği bir alem, onların hükmünün geçerli olmadığı bir boyut düşünemiyoruz. Zaman ve mekân algımız, “yaratılmış” olmanın Biz farkında olalım ya da olmayalım, zaman ve mekân kavramları hayatımızın tamamını kuşatır. Bizler bu dünyada insan olarak zaman ve mekândan bağımsız bir şekilde ne yaşayabiliriz ne de düşünebiliriz. Zira zaman ve mekân tarafından öylesine kuşatılmış bulunuyoruz ki, onların çevrelemediği bir alem, onların hükmünün geçerli olmadığı bir boyut düşünemiyoruz. Zaman ve mekân algımız, “yaratılmış” olmanın ## Sayfalar - [Anasayfa](https://www.ilimcephesi.com/) - İlim Cephesi, İslam, tarih, sosyoloji ve felsefe alanlarında özgün makaleler, analizler ve düşünce yazıları sunan kapsamlı bir bilgi platformudur. - [Gizlilik ve Çerez Politikası](https://www.ilimcephesi.com/gizlilik-ve-cerez-politikasi/) - Biz kimiz Web sitemizin adresi: https://www.ilimcephesi.com. Sitemizde çeşitli konularla ilgili belgeler, kitaplardan alıntılar, köşe yazıları, röportajlar, dergi yazıları, karikatürler, videolar vb. argümanlar bulabilirsiniz. Bu paylaşımlarda muhakkak argümanın kime ait olduğuna dair bir bilgi göreceksiniz. (Olur da bizi savcılığa verip mahkelemelerde sürüm sürüm süründürmek isterseniz bunu dikkate alamanız gerekecektir.) Bu sebeple, bu paylaşımlardan dolayı site yönetimine - [İletişim](https://www.ilimcephesi.com/iletisim/) - Eleştiri ve önerilerinizi bekleriz. Mail adresimiz: ilimcephesi@gmail.com - [Yasal Bildiri](https://www.ilimcephesi.com/yasal-bildiri/) - Sitemizde çeşitli konularla ilgili belgeler, kitaplardan alıntılar, köşe yazıları, röportajlar, dergi yazıları, karikatürler, videolar vb. argümanlar bulabilirsiniz. Bu paylaşımlarda muhakkak argümanın kime ait olduğuna dair bir bilgi göreceksiniz. (Olur da bizi savcılığa verip mahkelemelerde sürüm sürüm süründürmek isterseniz bunu dikkate alamanız gerekecektir.) Bu sebeple, bu paylaşımlardan dolayı site yönetimine suç isnat edilemez. Ayrıca paylaşımlara üyelerin ## Kategoriler - [Genel](https://www.ilimcephesi.com/genel/) - [Sosyoloji](https://www.ilimcephesi.com/sosyoloji/) - [Felsefe](https://www.ilimcephesi.com/felsefe/) - [Edebiyat](https://www.ilimcephesi.com/edebiyat/) - [Mustafa Kemal Atatürk](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/yakin-tarih-yazilari/mustafa-kemal-ataturk/) - [Kazım Karabekir](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/yakin-tarih-yazilari/kazim-karabekir-yakin/) - [Yakın Tarih](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/yakin-tarih-yazilari/) - [Osmanlı Tarihi](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/osmanli-tarihi/) - [Mustafa Armağan](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/yakin-tarih-yazilari/mustafa-armagan1/) - [İslam](https://www.ilimcephesi.com/islam/) - [Kavramlar](https://www.ilimcephesi.com/kavramlar/) - [Risale-i Nur](https://www.ilimcephesi.com/islam/risale-i-nur/) - [Cemil Meriç](https://www.ilimcephesi.com/sosyoloji/cemil-meric-yazilari/) - [Misyonerler](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/yakin-tarih-yazilari/misyonerler-2/) - [Tarih](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/) - [Nurettin Topçu](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/nurettin-topcu/) - [E-Kitap](https://www.ilimcephesi.com/e-kitap/) - [Mehmet Kaplan](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/mehmet-kaplan/) - [Siyaset](https://www.ilimcephesi.com/siyaset/) - [Reddiye & Ehl-i Bidat](https://www.ilimcephesi.com/islam/reddiye/) - [Şiir](https://www.ilimcephesi.com/edebiyat/siir/) - [Kıssa-Menkıbe-Hikaye](https://www.ilimcephesi.com/islam/kissa/) - [Fıkıh/Fıkhi Meseleler](https://www.ilimcephesi.com/islam/fikih/) - [Tasavvuf](https://www.ilimcephesi.com/islam/tasavvuf/) - [Hikmetli Sözler](https://www.ilimcephesi.com/sozler/) - [Düşünce Yazıları](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/) - [Akaid/Kelami Bahisler](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/) - [Allah/Ruyetullah](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/allah/) - [Peygamber/Nübüvvet/Risalet](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/nubuvvet/) - [Kabir/Ahiret/Haşir](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/kabirahiret/) - [Kader/Kaza](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/kader/) - [Cin/Şeytan/Melek](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/cinseytanmelek/) - [Tekfir](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/tekfir/) - [Ruh/Cisim](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/ruhcisim/) - [Cennet/Cehennem](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/cennetcehennem/) - [Mucize/Keramet](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/mucizekeramet/) - [Kuran-ı Kerim](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/kuran-i-kerim/) - [Şefaat](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/sefaat/) - [Tevessül/İstimdad](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/tevessul/) - [Vahdet-i Vücud/Vahdet-i Şuhud](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/vahdet-i-vucudvahdet-i-suhud/) - [Gayb Bilgisi](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/gayb-bilgisi/) - [Nüzul-u İsa/Mehdi/Deccal](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/nuzul-u-isadeccal/) - [Kıyamet Alametleri](https://www.ilimcephesi.com/islam/akaid/kiyamet-alametleri/) - [Tasavvuf Meseleleri](https://www.ilimcephesi.com/islam/tasavvuf/tasavvuf-tasavvuf/) - [İsmet Özel](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/ozel/) - [Sünnet/Hadis Meseleleri](https://www.ilimcephesi.com/islam/hadis/) - [D.Mehmed Doğan-T.c Tarihine Giriş](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/yakin-tarih-yazilari/d-mehmed-dogan-t-c-tarihine-giris/) - [Nuri Pakdil](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/nuri-pakdil/) - [Hüseyin Yürük-Türkiye Demokrasi Tarihi 1](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/yakin-tarih-yazilari/demokrasi-tarihi/) - [Cemal Fedayi-Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Nasıl Geçildi?](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/yakin-tarih-yazilari/cemal-fedayi/) - [Hece Dergisi](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/hece/) - [Kadı İyaz - Şifa-i Şerif](https://www.ilimcephesi.com/islam/kadi/) - [Tefsir](https://www.ilimcephesi.com/tefsir/) - [Ebubekir Sifil](https://www.ilimcephesi.com/sifil/) - [Ehli Sünnet Mezhebi](https://www.ilimcephesi.com/islam/ehli-sunnet-mezhebi/) - [Rasim Özdenören](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/rasim/) - [Ehl-i Beyt Meseleleri](https://www.ilimcephesi.com/islam/ehl-i-beyt-meseleleri/) - [Sezai Karakoç](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/sezai/) - [Prof.Dr.Teoman Duralı](https://www.ilimcephesi.com/durali/) - [Muhyiddin İbn Arabi](https://www.ilimcephesi.com/islam/tasavvuf/ibn-arabi/) - [İhsan Fazlıoğlu](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/ihsan/) - [Genel Türk Tarihi](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/genel-turk-tarihi/) - [Selçuklu Tarihi](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/selcuklu-tarihi/) - [Yavuz Köktaş](https://www.ilimcephesi.com/islam/hadis/yavuz/) - [İmam Şatibi](https://www.ilimcephesi.com/islam/satibi/) - [Necip Fazıl Kısakürek](https://www.ilimcephesi.com/slide/dusunce/necip-fazil/) - [Abdulfettah Ebu Gudde - İlim Yolunda](https://www.ilimcephesi.com/islam/ebu-gudde/) - [Edip Yüksel](https://www.ilimcephesi.com/islam/reddiye/edip-yuksel/) - [Mustafa İslamoğlu](https://www.ilimcephesi.com/islam/reddiye/mustafa-islamoglu/) - [Abdulaziz Bayındır](https://www.ilimcephesi.com/islam/reddiye/abdulaziz-bayindir/) - [Psikoloji/Aile/Eğitim](https://www.ilimcephesi.com/psik/) - [Slide](https://www.ilimcephesi.com/slide/) - [Ahmet Cemil Ertunç - Cumhuriyetin Tarihi](https://www.ilimcephesi.com/tarih-yazilari/yakin-tarih-yazilari/c-tarihi/) - [Fahruddin Er-Râzi](https://www.ilimcephesi.com/tefsir/razi/) - [Ismail Çetin](https://www.ilimcephesi.com/islam/cetin/) - [Elmalılı M.Hamdi Yazır](https://www.ilimcephesi.com/tefsir/elmalili/) - [Bilim](https://www.ilimcephesi.com/bilim/) ## Etiketler - [Televizyon kültürü](https://www.ilimcephesi.com/etiket/televizyon-kulturu/) - [cemil meriç](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemil-meric/) - [televizyon nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/televizyon-nedir/) - [televizyon kimlere hitap eder](https://www.ilimcephesi.com/etiket/televizyon-kimlere-hitap-eder/) - [Bulutları Delen Kartal](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bulutlari-delen-kartal/) - [kültür](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kultur/) - [avrupa medeniyeti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupa-medeniyeti/) - [avrupa bizi anlıyor mu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupa-bizi-anliyor-mu/) - [avrupanın amacı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupanin-amaci/) - [misyonerler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/misyonerler/) - [osmanlı düşmanları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-dusmanlari/) - [haçlıların zaferi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/haclilarin-zaferi/) - [inkılap tarihi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/inkilap-tarihi/) - [tanzimat](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tanzimat/) - [avrupa islam](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupa-islam/) - [avrupa islamı biliyor mu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupa-islami-biliyor-mu/) - [hristiyanların islama bakışı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hristiyanlarin-islama-bakisi/) - [osmanlıca](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlica/) - [nutuk orjinal](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nutuk-orjinal/) - [cemil meriç düşüncenin gökkuşağı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemil-meric-dusuncenin-gokkusagi/) - [necmeddin şahiner](https://www.ilimcephesi.com/etiket/necmeddin-sahiner/) - [cemil meriç ile nur sohbetleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemil-meric-ile-nur-sohbetleri/) - [sol ve sağ](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sol-ve-sag/) - [solla sağ birdir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/solla-sag-birdir/) - [ideoloji](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ideoloji/) - [ideoloji nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ideoloji-nedir/) - [gerici](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gerici/) - [ilerici](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilerici/) - [düşünce hürriyeti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dusunce-hurriyeti/) - [maddeci ve hristiyan avrupa](https://www.ilimcephesi.com/etiket/maddeci-ve-hristiyan-avrupa/) - [hristiyanların tek düşmanı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hristiyanlarin-tek-dusmani/) - [Osmanlı medeniyeti bir iman ve hamle medeniyetidir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-medeniyeti-bir-iman-ve-hamle-medeniyetidir/) - [kültür emperyalizmi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kultur-emperyalizmi/) - [Tarih kitapları Haçlıların en büyük zaferidir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tarih-kitaplari-haclilarin-en-buyuk-zaferidir/) - [çağdaşlık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cagdaslik/) - [slogan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/slogan/) - [risale-i nur](https://www.ilimcephesi.com/etiket/risale-i-nur-2/) - [bediüzzaman said nursi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bediuzzaman-said-nursi/) - [Cemil Meriç ve Harf İnkılabı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemil-meric-ve-harf-inkilabi/) - [Sovyet Dünyası ve Kapitalist Dünya](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sovyet-dunyasi-ve-kapitalist-dunya/) - [Sanayileşmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sanayilesmek/) - [Osmanlı mı yoksa Avrupamı bahtiyar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-mi-yoksa-avrupami-bahtiyar/) - [Her ihtilal gayr-i meşrudur.](https://www.ilimcephesi.com/etiket/her-ihtilal-gayr-i-mesrudur/) - [27 Mayıs İhtilali](https://www.ilimcephesi.com/etiket/27-mayis-ihtilali/) - [Halk Partisi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/halk-partisi/) - [1933 üniversite reformu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/1933-universite-reformu/) - [Üniversite ve Yahudiler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/universite-ve-yahudiler/) - [Rönesans bir ideolojidir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ronesans-bir-ideolojidir/) - [İslam Medeniyeti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-medeniyeti/) - [Avrupa'nın Asya'daki Amacı Avrupalılaştırmak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupanin-asyadaki-amaci-avrupalilastirmak/) - [Kapitalizm ve Osmanlı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kapitalizm-ve-osmanli/) - [Milliyetçilik ve Batı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/milliyetcilik-ve-bati/) - [Türk Tiyatrosu ve Cemil Meriç](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turk-tiyatrosu-ve-cemil-meric/) - [Batı'da tiyatro](https://www.ilimcephesi.com/etiket/batida-tiyatro/) - [Bizde'ki Tiyatro](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bizdeki-tiyatro/) - [Osmanlı ve Demokrasi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-ve-demokrasi/) - [Sosyalizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sosyalizm/) - [Namık Kemal](https://www.ilimcephesi.com/etiket/namik-kemal/) - [KUR'AN TERCÜMELERİ](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuran-tercumeleri/) - [Kuran-ı Kerim ve Batı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuran-i-kerim-ve-bati/) - [Şiddet Avrupa'nın Tanrısı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/siddet-avrupanin-tanrisi/) - [Anarşi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/anarsi/) - [anomi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/anomi/) - [terör](https://www.ilimcephesi.com/etiket/teror/) - [DEMOKRASİ VE İSLÂMİYET](https://www.ilimcephesi.com/etiket/demokrasi-ve-islamiyet/) - [Çağdaş Avrupa'nın demokrasi anlayışı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cagdas-avrupanin-demokrasi-anlayisi/) - [İslamiyet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islamiyet/) - [Avrupalılaşmak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupalilasmak/) - [KÖYLÜYE OKUMAK](https://www.ilimcephesi.com/etiket/koyluye-okumak/) - [OSMANLI TARİHİNİN MİRASI](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-tarihinin-mirasi/) - [Osmanlı istismar için ülke fethetmez](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-istismar-icin-ulke-fethetmez/) - [OSMANLIDA FİKRÎ FAALİYET](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlida-fikri-faaliyet/) - [Cevdet Paşa](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cevdet-pasa/) - [Tanzimata kadar edebiyatımız yanlız şiirdir.](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tanzimata-kadar-edebiyatimiz-yanliz-siirdir/) - [TÜRKİYE'DEKİ HAYALET](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkiyedeki-hayalet/) - [İLKELİN İDEOLOJİSİ](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilkelin-ideolojisi/) - [Hisar Dergisi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hisar-dergisi/) - [İzmler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/izmler/) - [İdeolojiler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ideolojiler/) - [Hayale ve Hakikate Dair](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hayale-ve-hakikate-dair/) - [BİZDE HİCİV YOK](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bizde-hiciv-yok/) - [Bir İmparatorluğun Anatomisi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bir-imparatorlugun-anatomisi/) - [Aydın için padişah](https://www.ilimcephesi.com/etiket/aydin-icin-padisah/) - [Rıza Tevfik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/riza-tevfik/) - [Kelam Bütünüyle Haysiyettir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kelam-butunuyle-haysiyettir/) - [Montesquieu.](https://www.ilimcephesi.com/etiket/montesquieu/) - [Doğu Despotizmi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dogu-despotizmi/) - [Hepimiz Suç Ortağıyız](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hepimiz-suc-ortagiyiz/) - [MÜSTAĞRİP](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustagrip/) - [Tanzimat sonrası Türk aydını](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tanzimat-sonrasi-turk-aydini/) - [Genç Batı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/genc-bati/) - [Namık Kemâl ve nesli](https://www.ilimcephesi.com/etiket/namik-kemal-ve-nesli/) - [DİVAN EDEBİYATINDA ROMAN](https://www.ilimcephesi.com/etiket/divan-edebiyatinda-roman/) - [Batı romanı ve Osmanlı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bati-romani-ve-osmanli/) - [Çağdaşlaşma](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cagdaslasma/) - [Türk-İslam Dünyasında Fikir Üretimi Neden Durdu?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turk-islam-dunyasinda-fikir-uretimi-neden-durdu/) - [Batılılaşmak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/batililasmak/) - [çağdaşlaşmak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cagdaslasmak/) - [Sanayileşme](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sanayilesme/) - [Cemil Meriç ve Osmanlı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemil-meric-ve-osmanli/) - [Evrim nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/evrim-nedir/) - [Fosiller](https://www.ilimcephesi.com/etiket/fosiller/) - [Madde](https://www.ilimcephesi.com/etiket/madde/) - [Tesadüf](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tesaduf/) - [Sosyoloji Notları ve Konferanslar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sosyoloji-notlari-ve-konferanslar/) - [Darwin](https://www.ilimcephesi.com/etiket/darwin/) - [İLKEL İNSAN](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilkel-insan/) - [Kazım Karabekir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kazim-karabekir/) - [Tarih Yeniden Yazılmalıdır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tarih-yeniden-yazilmalidir/) - [Cemal FEDAYi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemal-fedayi/) - [YAKIN TARİH NİÇİN ŞAŞIRTIYOR?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yakin-tarih-nicin-sasirtiyor/) - [Kızına göre Sultan Abdülhamid'in dindarlığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kizina-gore-sultan-abdulhamidin-dindarligi/) - [Ayşe Osmanoğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ayse-osmanoglu/) - [II. Abdülhamîd Han Azledildikten Sonra](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ii-abdulhamid-han-azledildikten-sonra/) - [İttihat ve Terakki](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ittihat-ve-terakki/) - [Balkan Harbi faciası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/balkan-harbi-faciasi/) - [Enver Paşa](https://www.ilimcephesi.com/etiket/enver-pasa/) - [Talat Paşa](https://www.ilimcephesi.com/etiket/talat-pasa/) - [Hareket Ordusu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hareket-ordusu/) - [İzmir Suikastı Bahanesiyle Suçsuz Yere Asılanlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/izmir-suikasti-bahanesiyle-sucsuz-yere-asilanlar/) - [İstiklal Mahkemeleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/istiklal-mahkemeleri/) - [Kemalistlerin Ağa Babası İngiliz Ajanı Çıktı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemalistlerin-aga-babasi-ingiliz-ajani-cikti/) - [Theodor Herzl’](https://www.ilimcephesi.com/etiket/theodor-herzl/) - [Sultan II. Abdülhamit](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamit/) - [Armin Hermann Vambery](https://www.ilimcephesi.com/etiket/armin-hermann-vambery/) - [İsmet İnönü](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ismet-inonu/) - [Merzifonlu Vezir Camisinin Fuhuş Yeri Yapılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/merzifonlu-vezir-camisinin-fuhus-yeri-yapilmasi/) - [Cezmi Yurtsever](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cezmi-yurtsever/) - [Turgut Özal](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turgut-ozal/) - [CHP Bir Dönem Fakir Halkı Ankara’ya Sokmamıştı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/chp-bir-donem-fakir-halki-ankaraya-sokmamisti/) - [İttihat Terakki](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ittihat-terakki/) - [CHP](https://www.ilimcephesi.com/etiket/chp/) - [Aşık Veysel](https://www.ilimcephesi.com/etiket/asik-veysel/) - [Recep Peker](https://www.ilimcephesi.com/etiket/recep-peker/) - [Şapka Takmayanı Mezardan Çıkartıp Asarlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sapka-takmayani-mezardan-cikartip-asarlar/) - [Devrimler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/devrimler/) - [Kıyafet Devrimi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kiyafet-devrimi/) - [Ahmet Anapalı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmet-anapali/) - [Osmanlı Mirasına İhanet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-mirasina-ihanet/) - [Haim Naum](https://www.ilimcephesi.com/etiket/haim-naum/) - [Lozan Konferansı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/lozan-konferansi/) - [Ahmet Akgündüz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmet-akgunduz/) - [30 Ağustos](https://www.ilimcephesi.com/etiket/30-agustos/) - [Kurtuluş Savaşı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kurtulus-savasi/) - [Yunan işgali](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yunan-isgali/) - [Abdurrahman Dilipak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/abdurrahman-dilipak/) - [64.000 Kişinin Kafatasını Kim Ölçtü?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/64-000-kisinin-kafatasini-kim-olctu/) - [Yavuz Bülent Bakiler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yavuz-bulent-bakiler/) - [Türk ırkı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turk-irki/) - [Siyasi menfaatle dönen bir bestekar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/siyasi-menfaatle-donen-bir-bestekar/) - [Ali izzet Özkan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ali-izzet-ozkan/) - [Ahmet Kabaklı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmet-kabakli/) - [Harf inkılabı ile gelen yasak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/harf-inkilabi-ile-gelen-yasak/) - [Harf İnkılabı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/harf-inkilabi/) - [Tek Parti dönemi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tek-parti-donemi/) - [Falih Rıfkı Atay](https://www.ilimcephesi.com/etiket/falih-rifki-atay/) - [Amerika'nın Yabancı Bir Dille İmzaladıgı Tek Antlaşma](https://www.ilimcephesi.com/etiket/amerikanin-yabanci-bir-dille-imzaladigi-tek-antlasma/) - [George Washington](https://www.ilimcephesi.com/etiket/george-washington/) - [Mustafa Kemal](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-kemal/) - [Sultan II.Abdülhamid Kızıl Sultan mıydı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamid-kizil-sultan-miydi/) - [Mustafa Armağan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-armagan/) - [Albert Vandal](https://www.ilimcephesi.com/etiket/albert-vandal/) - [Jön Türkler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/jon-turkler/) - [Sultan 2.Abdülhamid](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-2-abdulhamid/) - [Sultan II.Abdülhamid Meşrutiyet düşmanımıydı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamid-mesrutiyet-dusmanimiydi/) - [Sultan II.Abdülhamid](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamid/) - [93 Harbi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/93-harbi/) - [Sultan II.Abdülhamid Milleti cahil mi bıraktı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamid-milleti-cahil-mi-birakti/) - [Abdülhamid Dönemi Eğitim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/abdulhamid-donemi-egitim/) - [Sultan II.Abdülhamid denizciliğe düşmanmıydı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamid-denizcilige-dusmanmiydi/) - [Sultan II.Abdülhamid keyfî sansür mü uyguladı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamid-keyfi-sansur-mu-uyguladi/) - [Sultan II.Abdülhamid'in kurduğu 'hafiye teşkilatı' zararlımıydı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamidin-kurdugu-hafiye-teskilati-zararlimiydi/) - [Sultan II.Abdülhamid despotmuydu?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamid-despotmuydu/) - [31 Mart olayını Sultan II.Abdülhamid mi tertipledi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/31-mart-olayini-sultan-ii-abdulhamid-mi-tertipledi/) - [Yusuf Kemal Tengirşenk](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yusuf-kemal-tengirsenk/) - [Sultan II.Abdülhamid'in kurdurduğu Hamidiye Alayları gereksiz miydi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamidin-kurdurdugu-hamidiye-alaylari-gereksiz-miydi/) - [Hamidiye Alayları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hamidiye-alaylari/) - [Sultan II.Abdülhamid korkakmıydı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-ii-abdulhamid-korkakmiydi/) - [şapka inkılabı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sapka-inkilabi/) - [Necip Fazıl](https://www.ilimcephesi.com/etiket/necip-fazil/) - [Kazım Karabekir Paşa İdam Edilmekten Nasıl Kurtuldu?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kazim-karabekir-pasa-idam-edilmekten-nasil-kurtuldu/) - [Kemalizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemalizm/) - [Sultan Abdülaziz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-abdulaziz/) - [Abdulhakim Arvasi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/abdulhakim-arvasi/) - [Biz Sultan Aziz'in ahini çekiyoruz. Sultan Hamid'in ahina daha sira gelmedi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/biz-sultan-azizin-ahini-cekiyoruz-sultan-hamidin-ahina-daha-sira-gelmedi/) - [Atatürk diktatör müydü?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturk-diktator-muydu/) - [Harf Devrimi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/harf-devrimi/) - [Şapka Kanunu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sapka-kanunu/) - [Tek partili rejim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tek-partili-rejim/) - [Atatürk’ün The Times röportajı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkun-the-times-roportaji/) - [Dr. Rıza Nur](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dr-riza-nur/) - [Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/terakkiperver-cumhuriyet-firkasi/) - [Meyhane Olarak Kullanılan Camiler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/meyhane-olarak-kullanilan-camiler/) - [KATİP MUSTAFA ÇELEBİ MESCİDİ’Nİ İSTİKLAL MEYHANESİ’NE ÇEVİRDİLER](https://www.ilimcephesi.com/etiket/katip-mustafa-celebi-mescidini-istiklal-meyhanesine-cevirdiler/) - [HALVETÎ DERGAHI VE CAMİİ SERGİ SALONU YAPILDI](https://www.ilimcephesi.com/etiket/halveti-dergahi-ve-camii-sergi-salonu-yapildi/) - [KADİRİ DERGAHI DA MEYHANE YAPILDI!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kadiri-dergahi-da-meyhane-yapildi/) - [Sadece Kur’an’la Amel Edilmesini Söyleyene Reddiye ve Cehaletinin Açıklaması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sadece-kuranla-amel-edilmesini-soyleyene-reddiye-ve-cehaletinin-aciklamasi/) - [mealcilere cevaplar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mealcilere-cevaplar/) - [mezhep nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhep-nedir/) - [mezhep ne zaman çıktı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhep-ne-zaman-cikti/) - [mezhepler neden kuruldu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhepler-neden-kuruldu/) - [İmam-I Âzam Da Bizim Gibi Mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/imam-i-azam-da-bizim-gibi-mi/) - [İçtihat alimlerinin farkı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ictihat-alimlerinin-farki/) - [Hadisleri Reddedip Sadece Kuran'la Amel Edenler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hadisleri-reddedip-sadece-kuranla-amel-edenler/) - [4 hak mezhep](https://www.ilimcephesi.com/etiket/4-hak-mezhep/) - [kazım karabekir günlüki m.kemal atatürk](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kazim-karabekir-gunluki-m-kemal-ataturk/) - [kızıl pençe](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kizil-pence/) - [sünnet nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sunnet-nedir/) - [Sünnetin fonksiyonu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sunnetin-fonksiyonu/) - [hadislerin yazılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hadislerin-yazilmasi/) - [Mezhepler arasındaki farkların sebebi nedir izah eder misiniz?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhepler-arasindaki-farklarin-sebebi-nedir-izah-eder-misiniz/) - [Mezheplerin farkları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezheplerin-farklari/) - [mezhebe uymayanlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhebe-uymayanlar/) - [mezheplere uymayanların durumu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezheplere-uymayanlarin-durumu/) - [Amelî mezhepler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ameli-mezhepler/) - [Amelî mezhepler neler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ameli-mezhepler-neler/) - [73 fırka hadisi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/73-firka-hadisi/) - [73 fırka nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/73-firka-nedir/) - [İslami konularda farklı düşünmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islami-konularda-farkli-dusunmek/) - [islami konularda neden farklı düşünceler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islami-konularda-neden-farkli-dusunceler/) - [mezheplerin doğuru](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezheplerin-doguru/) - [peygamber efendimizin zamanında mezhep varmıydı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/peygamber-efendimizin-zamaninda-mezhep-varmiydi/) - [ehli sünnet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ehli-sunnet/) - [ehli sünnet nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ehli-sunnet-nedir/) - [İlk insan topraktan mı yaratılmış](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilk-insan-topraktan-mi-yaratilmis/) - [ilk insan maymundan mı gelmiş](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilk-insan-maymundan-mi-gelmis/) - [ilk insan topraktan mı yaratıldı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilk-insan-topraktan-mi-yaratildi/) - [Varlıkların yaratılması evrimle açıklanabilir mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/varliklarin-yaratilmasi-evrimle-aciklanabilir-mi/) - [görmediğime inanmam](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gormedigime-inanmam/) - [görmediğime inanmam diyenlere cevap](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gormedigime-inanmam-diyenlere-cevap/) - [İnsanla maymun arasındaki genetik benzerlik midir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insanla-maymun-arasindaki-genetik-benzerlik-midir/) - [insan maymun benzer mi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insan-maymun-benzer-mi/) - [Kur'an tüm asırlara mı hitap ediyor](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuran-tum-asirlara-mi-hitap-ediyor/) - [Kur'an o dönemin koşullarına göre mi inmiştir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuran-o-donemin-kosullarina-gore-mi-inmistir/) - [risale-i nur sadeleştirilmesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/risale-i-nur-sadelestirilmesi/) - [sadeleştirme](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sadelestirme/) - [risalei nur sadeleştirme](https://www.ilimcephesi.com/etiket/risalei-nur-sadelestirme/) - [İsmet Paşa ve Irkçılık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ismet-pasa-ve-irkcilik/) - [Mehmet Akif ve Kalpak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmet-akif-ve-kalpak/) - [Erzurum Kongresi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/erzurum-kongresi/) - [Atatürk neydi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturk-neydi/) - [10 Kasım](https://www.ilimcephesi.com/etiket/10-kasim/) - [Mehmed Doğan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmed-dogan/) - [Atatürk'ün cenaze namazı neden camide kılınmadı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkun-cenaze-namazi-neden-camide-kilinmadi/) - [Yavuz Bahadıroğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yavuz-bahadiroglu/) - [Osmanlı’nın Cumhuriyete mirası borç muydu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlinin-cumhuriyete-mirasi-borc-muydu/) - [servet mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/servet-mi/) - [Osmanlı borçları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-borclari/) - [ALİ ULVİ KURUCU'DAN İBRETLİK BİR HATIRA](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ali-ulvi-kurucudan-ibretlik-bir-hatira/) - [Unutmadık ve unutmayacağız](https://www.ilimcephesi.com/etiket/unutmadik-ve-unutmayacagiz/) - [Şevki Yılmaz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sevki-yilmaz/) - [İttihad ve Terakki](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ittihad-ve-terakki/) - [Hz Muhammed](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hz-muhammed/) - [Hilafet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hilafet/) - [Kenan Alpay](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kenan-alpay/) - [Osmanlı'dan Cumhuriyete](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlidan-cumhuriyete/) - [Atatürk demokrat mıydı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturk-demokrat-miydi/) - [Engin Ardıç](https://www.ilimcephesi.com/etiket/engin-ardic/) - [Tek Parti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tek-parti/) - [Serbest Fırka](https://www.ilimcephesi.com/etiket/serbest-firka/) - [Alfabe Devrimi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/alfabe-devrimi/) - [Caminin üstüne Zafer anıtı diktiler!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/caminin-ustune-zafer-aniti-diktiler/) - [afyonda yıkılan paşa cami](https://www.ilimcephesi.com/etiket/afyonda-yikilan-pasa-cami/) - [cami yerine heykel](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cami-yerine-heykel/) - [500 yıllık cami yerine heykel](https://www.ilimcephesi.com/etiket/500-yillik-cami-yerine-heykel/) - [afyon paşa cami](https://www.ilimcephesi.com/etiket/afyon-pasa-cami/) - [kutsal kitaplar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kutsal-kitaplar/) - [kutsal kitaplar neden gönderildi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kutsal-kitaplar-neden-gonderildi/) - [Higgs Bozonu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/higgs-bozonu/) - [Higgs Bozonu nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/higgs-bozonu-nedir/) - [tanrı parçacığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tanri-parcacigi/) - [müçtehitlerin tabakası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muctehitlerin-tabakasi/) - [Müçtehitlerin tabakaları neler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muctehitlerin-tabakalari-neler/) - [Sadeleştirmenin Perde Arkası Kime Dayanıyor](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sadelestirmenin-perde-arkasi-kime-dayaniyor/) - [risale-i nur sadeleştirme](https://www.ilimcephesi.com/etiket/risale-i-nur-sadelestirme/) - [ırkçılık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/irkcilik/) - [turan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turan/) - [türk ırkçısı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turk-irkcisi/) - [kürt ırkçısı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kurt-irkcisi/) - [eşref edip](https://www.ilimcephesi.com/etiket/esref-edip/) - [chp zülumleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/chp-zulumleri/) - [Metin Karabaşoğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/metin-karabasoglu/) - [Hz Peygamber Sünneti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hz-peygamber-sunneti/) - [Hadisleri Kabul Etmeyen Şüphecilerin Vesveselerine Reddiye](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hadisleri-kabul-etmeyen-suphecilerin-vesveselerine-reddiye/) - [Mealci geçinenler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mealci-gecinenler/) - [Buhari ve Müslim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/buhari-ve-muslim/) - [Hadis İnkarcıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hadis-inkarcilari/) - [Hadis Usulü](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hadis-usulu/) - [İmam Şafii](https://www.ilimcephesi.com/etiket/imam-safii/) - [Beyhaki](https://www.ilimcephesi.com/etiket/beyhaki/) - [vehhabilik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vehhabilik/) - [vehhabilik nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vehhabilik-nedir/) - [sayın dalkıran](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sayin-dalkiran/) - [kitabül tevhid](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kitabul-tevhid/) - [abdulvehhab](https://www.ilimcephesi.com/etiket/abdulvehhab/) - [İstiğase](https://www.ilimcephesi.com/etiket/istigase/) - [Evliya vesile yapmak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/evliya-vesile-yapmak/) - [Dinde Vasıta](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dinde-vasita/) - [Tevessül](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tevessul/) - [Fatih Çıtlak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/fatih-citlak/) - [40 Mektup](https://www.ilimcephesi.com/etiket/40-mektup/) - [İhlas](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ihlas/) - [Hz Mevlana](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hz-mevlana/) - [Namaz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/namaz/) - [Kainat](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kainat/) - [Cenab-ı Hak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cenab-i-hak/) - [İbadetlerimiz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ibadetlerimiz/) - [Tefekkür](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tefekkur/) - [İlim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilim/) - [Fatih Sultan Mehmet ve Akşemseddin](https://www.ilimcephesi.com/etiket/fatih-sultan-mehmet-ve-aksemseddin/) - [Sünnet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sunnet/) - [Mehmet Akif Ersoy](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmet-akif-ersoy/) - [Kur'ân'ı anlamayan da tercemesine dolanır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kurani-anlamayan-da-tercemesine-dolanir/) - [Elmalı Hamdi Yazır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/elmali-hamdi-yazir/) - [hak dini Kur'an alıntı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hak-dini-kuran-alinti/) - [Ahmet Hamdi Tanpınar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmet-hamdi-tanpinar/) - [Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri - Kadir Mısıroğlu Cilt-2.](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tarihten-gunumuze-tahrif-hareketleri-kadir-misiroglu-cilt-2/) - [Kıyasıya bir savaştı bu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kiyasiya-bir-savasti-bu/) - [Haç'la Hilâl'in](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hacla-hilalin/) - [Batı'yla Doğu'nun](https://www.ilimcephesi.com/etiket/batiyla-dogunun/) - [iman'la inkâr'ın savaşı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/imanla-inkarin-savasi/) - [mağaradakiler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/magaradakiler/) - ["Çağdaşlık nedir? Atom bombası mı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cagdaslik-nedir-atom-bombasi-mi/) - [fuhuş mu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/fuhus-mu/) - [rezillik mi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/rezillik-mi/) - [kapitalizm mi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kapitalizm-mi/) - [sosyalizm mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sosyalizm-mi/) - [İlk Hükümet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilk-hukumet/) - [Bir Allahsıza Cevap](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bir-allahsiza-cevap/) - [peyami safa](https://www.ilimcephesi.com/etiket/peyami-safa/) - [Üç Büyük Mustarip](https://www.ilimcephesi.com/etiket/uc-buyuk-mustarip/) - [ergun göze](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ergun-goze/) - [necip fazıl kısakürek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/necip-fazil-kisakurek/) - [On dokuzuncu asra kadar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/on-dokuzuncu-asra-kadar/) - [Osmanlı ülkesinde bir ortak şu­ur vardı: İslâmiyet.](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-ulkesinde-bir-ortak-su­ur-vardi-islamiyet/) - [nutuk](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nutuk/) - [Harf devriminin en önemli amacı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/harf-devriminin-en-onemli-amaci/) - [harf devrimi neden yapıldı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/harf-devrimi-neden-yapildi/) - [harf devriminin amacı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/harf-devriminin-amaci/) - [Osmanlı halkı “cahil” miydi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-halki-cahil-miydi/) - [Osmanlı'da okuma yazma oranı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlida-okuma-yazma-orani/) - [Osmanlı da okuma oranı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-da-okuma-orani/) - [Yavuz bahadıroğlu yazıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yavuz-bahadiroglu-yazilari/) - [Gelin ve Kaynana Evde Nasıl Mutlu Olur?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gelin-ve-kaynana-evde-nasil-mutlu-olur/) - [Gelin ve kaynana ilişkisi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gelin-ve-kaynana-iliskisi/) - [gelin ve kaynana](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gelin-ve-kaynana/) - [Gelin ve Kaynana arası nasıl olur](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gelin-ve-kaynana-arasi-nasil-olur/) - [HAYATI AŞKLA YAŞAMAK](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hayati-askla-yasamak/) - [Tarihi bozmak için neler yapıldı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tarihi-bozmak-icin-neler-yapildi/) - [Selefilik İddiası Mezhepsizliğe Bir Köprüdür](https://www.ilimcephesi.com/etiket/selefilik-iddiasi-mezhepsizlige-bir-koprudur/) - [Kadir Mısıroğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kadir-misiroglu/) - [Elmalılı Hamdi Yazır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/elmalili-hamdi-yazir/) - [Kur'an Meali Yazmanın Zorluluğu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuran-meali-yazmanin-zorlulugu/) - [Mezhepsizlik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhepsizlik/) - [Mezhepsizlik Dinsizliğe Götüren Köprüdür](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhepsizlik-dinsizlige-goturen-koprudur/) - [Ebubekir Sifil](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ebubekir-sifil/) - [el-Kevserî](https://www.ilimcephesi.com/etiket/el-kevseri/) - [Makâlât](https://www.ilimcephesi.com/etiket/makalat/) - [Mezhepsizlik Nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhepsizlik-nedir/) - [Türkiye: Korkular Cumhuriyeti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkiye-korkular-cumhuriyeti/) - [Hüseyin Çelik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/huseyin-celik/) - [Hüseyin Çelik Yazıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/huseyin-celik-yazilari/) - [Hüseyin Çelik Kitapları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/huseyin-celik-kitaplari/) - [Türkiye’de Değişim Demokrasi ve Aydınlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkiyede-degisim-demokrasi-ve-aydinlar/) - [Devlet Korkusu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/devlet-korkusu/) - [Dil ve Aydınlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dil-ve-aydinlar/) - [Dilde Tasfiyecilik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dilde-tasfiyecilik/) - [Yarınki Türkiye](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yarinki-turkiye/) - [Yarınki Türkiye'nin Kurucuları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yarinki-turkiyenin-kuruculari/) - [Nurettin Topçu Yazıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nurettin-topcu-yazilari/) - [Devlet Otoritesinin Tehditçileri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/devlet-otoritesinin-tehditcileri/) - [Milliyetçiliğimizin Esasları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/milliyetciligimizin-esaslari/) - [Nurettin Topçu Alıntı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nurettin-topcu-alinti/) - [Türk Milliyetçiliği Çok Garip Çok Talihsiz Bir Silâhtır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turk-milliyetciligi-cok-garip-cok-talihsiz-bir-silahtir/) - [Cemil Meriç – Sosyoloji Notları ve Konferanslar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemil-meric-sosyoloji-notlari-ve-konferanslar/) - [İnsanların Bir Kısmı Düşünür Bir Kısmı Yaşar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insanlarin-bir-kismi-dusunur-bir-kismi-yasar/) - [Rıza Tevfik Abdulhamid](https://www.ilimcephesi.com/etiket/riza-tevfik-abdulhamid/) - [Rıza Tevfik Abdulhamid Şiiri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/riza-tevfik-abdulhamid-siiri/) - [Sultan Hamid’in Maneviyetinden İstimdad](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sultan-hamidin-maneviyetinden-istimdad/) - [D.Mehmet Doğan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/d-mehmet-dogan/) - [Hilafetin Kaldırılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hilafetin-kaldirilmasi/) - [Hilafet kaldırılmasa İngilizler Lozan’ı tasdik eder miydi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hilafet-kaldirilmasa-ingilizler-lozani-tasdik-eder-miydi/) - [Hilafetin Kaldırılmasında İngilizler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hilafetin-kaldirilmasinda-ingilizler/) - [İngilizler ve Hilafet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ingilizler-ve-hilafet/) - [Yakup Kadri Karaosmanoğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yakup-kadri-karaosmanoglu/) - [Yakup Kadri Çarşaf Peçe](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yakup-kadri-carsaf-pece/) - [Kemalist Yazar'ın Çarşaf Savunması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemalist-yazarin-carsaf-savunmasi/) - [Çarşaf ve Peçe](https://www.ilimcephesi.com/etiket/carsaf-ve-pece/) - [Türkiye’de Değişim Demokrasi ve Aydınlar Kitabı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkiyede-degisim-demokrasi-ve-aydinlar-kitabi/) - [Bir Başka Açıdan Atatürkçülük](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bir-baska-acidan-ataturkculuk/) - [Atatürkçülüğe Farklı Bakış](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkculuge-farkli-bakis/) - [Atatürkçülük Gerçeği](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkculuk-gercegi/) - [Atatürkçülük](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkculuk/) - [Bu Ülkeyi Tanımak…](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bu-ulkeyi-tanimak/) - [İhtilaflı Fıkralar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ihtilafli-fikralar/) - [Fethullah Gülen](https://www.ilimcephesi.com/etiket/fethullah-gulen/) - [Fethullah Gülen Fıkra](https://www.ilimcephesi.com/etiket/fethullah-gulen-fikra/) - [O DA BİR DİNDUR](https://www.ilimcephesi.com/etiket/o-da-bir-dindur/) - [İsmet Bozdağ](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ismet-bozdag/) - [Atatürk’ün Fikir Kaynakları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkun-fikir-kaynaklari/) - [Ruşen Eşref Ünaydın](https://www.ilimcephesi.com/etiket/rusen-esref-unaydin/) - [Atatürk'ün Tarih Felsefesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkun-tarih-felsefesi/) - [İkinci Grup](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ikinci-grup/) - [Birinci Meclis](https://www.ilimcephesi.com/etiket/birinci-meclis/) - [Ahmet Cemil Ertunç](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmet-cemil-ertunc/) - [Mehmet Akif](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmet-akif/) - [Müctehid Tabakaları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muctehid-tabakalari/) - [İçtihat](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ictihat/) - [Mehmet Akif Şiirleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmet-akif-siirleri/) - [Müctehid Taslakları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muctehid-taslaklari/) - [Kültürel Yozlaşma Kıskacında Gençlik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kulturel-yozlasma-kiskacinda-genclik/) - [Kültürel Yozlaşma](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kulturel-yozlasma/) - [Mezhepsizlik Dinsizliğe Köprüdür](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhepsizlik-dinsizlige-koprudur/) - [Muhammed Zâhid el-Kevserî](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muhammed-zahid-el-kevseri/) - [Mehmed Zahid Kevserî](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmed-zahid-kevseri/) - [Mezhepsizliğin Sonu Ne Olur](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mezhepsizligin-sonu-ne-olur/) - [Kuran İslamı kavramı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuran-islami-kavrami/) - [Kuran Müslümanlığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuran-muslumanligi/) - [Kuran İslamı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuran-islami/) - [Mealcilik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mealcilik/) - [Mealcilik Nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mealcilik-nedir/) - [Osman Gazi'nin Orhan Bey'e Vasiyeti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osman-gazinin-orhan-beye-vasiyeti/) - [Osman Gazinin Vasiyeti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osman-gazinin-vasiyeti/) - [Devlet Felsefemiz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/devlet-felsefemiz/) - [Kendi Mazisinden Geri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kendi-mazisinden-geri/) - [Söze İlahi'den](https://www.ilimcephesi.com/etiket/soze-ilahiden/) - [Vedalar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vedalar/) - [Vedalardan Alıntı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vedalardan-alinti/) - [Rig-Veda](https://www.ilimcephesi.com/etiket/rig-veda/) - [Brahmanlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/brahmanlar/) - [Nihat Hatipoğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nihat-hatipoglu/) - [Baban Da Mı Şapka Giyerdi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/baban-da-mi-sapka-giyerdi/) - [Dücane Cündioğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ducane-cundioglu/) - [Arasokakların Tarihi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/arasokaklarin-tarihi/) - [Şapka](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sapka/) - [Cumhuriyet ve Muhafazakâr Türkler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cumhuriyet-ve-muhafazakar-turkler/) - [Muhafazakâr Türkler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muhafazakar-turkler/) - [Cumhuriyet Türkleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cumhuriyet-turkleri/) - [Osmanlı Türkleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-turkleri/) - [Atatürk ve Oflu İmam](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturk-ve-oflu-imam/) - [Oflu İmam](https://www.ilimcephesi.com/etiket/oflu-imam/) - [İnkılap Tarihi Bilmemek Mazeret mi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/inkilap-tarihi-bilmemek-mazeret-mi/) - [Ekrem Buğra Ekinci](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ekrem-bugra-ekinci/) - [Medeni Nikah](https://www.ilimcephesi.com/etiket/medeni-nikah/) - [Ünvanların Kaldırılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/unvanlarin-kaldirilmasi/) - [Tekke ve Zaviyelerin kapatılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tekke-ve-zaviyelerin-kapatilmasi/) - [Tevhid-i Tedrisat](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tevhid-i-tedrisat/) - [Anarşist Kimdir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/anarsist-kimdir/) - [Anarşist](https://www.ilimcephesi.com/etiket/anarsist/) - [Anarşist Tanımı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/anarsist-tanimi/) - [Kime Anarşist Denir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kime-anarsist-denir/) - [Kültür Medeniyet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kultur-medeniyet/) - [Vahdettin](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vahdettin/) - [Milli Mücadele](https://www.ilimcephesi.com/etiket/milli-mucadele/) - [Milli Mücadele ve Vahdettin](https://www.ilimcephesi.com/etiket/milli-mucadele-ve-vahdettin/) - [Misak-ı Milli Bir İngiliz Projesi miydi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/misak-i-milli-bir-ingiliz-projesi-miydi/) - [İtilaf Devletleri ve Sevr](https://www.ilimcephesi.com/etiket/itilaf-devletleri-ve-sevr/) - [Lozan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/lozan/) - [Milli Mücadele ve Misak-ı Milli](https://www.ilimcephesi.com/etiket/milli-mucadele-ve-misak-i-milli/) - [Osmanlı Devleti Ne Zaman ve Kim Tarafından Yıkıldı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-devleti-ne-zaman-ve-kim-tarafindan-yikildi/) - [Saltanatın Ilgası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/saltanatin-ilgasi/) - [Osmanlı Devleti Yıkılışı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-devleti-yikilisi/) - [Lozan Antlaşması Türkiye'nin Kırılma Noktası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/lozan-antlasmasi-turkiyenin-kirilma-noktasi/) - [Saltanatın İlgası Hukuka ve Yemine Aykırıdır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/saltanatin-ilgasi-hukuka-ve-yemine-aykiridir/) - [Saltanat ve Hilafetin Kaldırılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/saltanat-ve-hilafetin-kaldirilmasi/) - [Ankara Hükümeti İsteseydi Vahdettin'i Ülkeden Terketmesini Önleyebilirdi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ankara-hukumeti-isteseydi-vahdettini-ulkeden-terketmesini-onleyebilirdi/) - [Meclis Halife Seçmeye Yetkili midir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/meclis-halife-secmeye-yetkili-midir/) - [Halifelik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/halifelik/) - [Saltanat Ilgası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/saltanat-ilgasi/) - [Hilafet Ilgasında Yapılanlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hilafet-ilgasinda-yapilanlar/) - [Osmanlıyı toplumsal hafızadan silmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanliyi-toplumsal-hafizadan-silmek/) - [1.Meclis;Niyet Farklı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/1-meclisniyet-farkli/) - [Söylem Farklı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/soylem-farkli/) - [Lozan Antlaşması ve Hilafet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/lozan-antlasmasi-ve-hilafet/) - [Saltanatın Kaldırılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/saltanatin-kaldirilmasi/) - [Lozan'a Niçin Karabekir Değil de ismet Paşa Gönderildi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/lozana-nicin-karabekir-degil-de-ismet-pasa-gonderildi/) - [Lozan'ın Gizli Yanları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/lozanin-gizli-yanlari/) - [Lozan'da Dayatmalar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/lozanda-dayatmalar/) - [Hılafetin Ilgası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hilafetin-ilgasi/) - [Lord Gurun](https://www.ilimcephesi.com/etiket/lord-gurun/) - [Hasan Hüseyin Ceylan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hasan-huseyin-ceylan/) - [İskipli Atıf Hoca](https://www.ilimcephesi.com/etiket/iskipli-atif-hoca/) - [İstiklal Mahkemesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/istiklal-mahkemesi/) - [İskipli Atıf Hoca Tevkif Edilişi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/iskipli-atif-hoca-tevkif-edilisi/) - [Kılıç Ali](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kilic-ali/) - [Atıf Hocanın Kerameti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/atif-hocanin-kerameti/) - [3 Aliler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/3-aliler/) - [Maraş Hadisesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/maras-hadisesi/) - [Şapka İnkılabı Zulümleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sapka-inkilabi-zulumleri/) - [Cemaleddin Hoca](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemaleddin-hoca/) - [Diyanet-Devlet İlişkileri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/diyanet-devlet-iliskileri/) - [Cemaleddin Hoca ve İlk Dinde Reform Gayretleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemaleddin-hoca-ve-ilk-dinde-reform-gayretleri/) - [Dinde Reform](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dinde-reform/) - [Din Görevlileri Maddi Baskı Altında](https://www.ilimcephesi.com/etiket/din-gorevlileri-maddi-baski-altinda/) - [Tarihte Usul](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tarihte-usul/) - [Zeki Velidi Togan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/zeki-velidi-togan/) - [Tarihe Usul İndir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tarihe-usul-indir/) - [Kemalist Eğitim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemalist-egitim/) - [O olmasaydı sözüne cevap](https://www.ilimcephesi.com/etiket/o-olmasaydi-sozune-cevap/) - [İbadetlerin Türkçeleştirilmesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ibadetlerin-turkcelestirilmesi/) - [Kemalizm ve Din](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemalizm-ve-din/) - [A'dan Z'ye Kemalizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/adan-zye-kemalizm/) - [A dan Z ye Kemalizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/a-dan-z-ye-kemalizm/) - [O Olmasaydı Sen Olmazdın](https://www.ilimcephesi.com/etiket/o-olmasaydi-sen-olmazdin/) - [O olmasaydı!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/o-olmasaydi/) - [Kongrede M. Kemal'e Güvenmiyorlardı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kongrede-m-kemale-guvenmiyorlardi/) - [Atatürk'ün Cenazesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkun-cenazesi/) - [Halil Açıkgöz - Cemil Meriç İle Sohbetler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/halil-acikgoz-cemil-meric-ile-sohbetler/) - [Cemil Meriç İle Sohbetler - Halil Açıkgöz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemil-meric-ile-sohbetler-halil-acikgoz/) - [Jurnal](https://www.ilimcephesi.com/etiket/jurnal/) - [Bu Ülke](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bu-ulke/) - [Jurnal 1](https://www.ilimcephesi.com/etiket/jurnal-1/) - [Güzellik Yarışması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/guzellik-yarismasi/) - [Devlet-i Aliyye'nin Demokrasi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/devlet-i-aliyyenin-demokrasi/) - [Sosyalizm Gibi Davası Yoktur.](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sosyalizm-gibi-davasi-yoktur/) - [Cemil Meriç - Jurnal](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemil-meric-jurnal/) - [Lois Massignon](https://www.ilimcephesi.com/etiket/lois-massignon/) - [Bir itiraf](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bir-itiraf/) - [Müslümanların Herşeyini Bozduk](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muslumanlarin-herseyini-bozduk/) - [Misyonerlerin Planları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/misyonerlerin-planlari/) - [Bitmeyen Zorunlu Eğitim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bitmeyen-zorunlu-egitim/) - [Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/maglubiyet-ideolojisinin-sonu/) - [Zorunlu Eğitim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/zorunlu-egitim/) - [Zorunlu Eğitim Gerekli Mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/zorunlu-egitim-gerekli-mi/) - [Mağlubiyet İdeolojisi Öğretimi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/maglubiyet-ideolojisi-ogretimi/) - [Mecburi Öğretime Kim Mecbur?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mecburi-ogretime-kim-mecbur/) - [Mecburi Eğitim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mecburi-egitim/) - [Kıssadan Hisse](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kissadan-hisse/) - [Kırk Ambar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kirk-ambar/) - [Avrupalılaşmak Mı Avrupalılaştırılmak Mı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupalilasmak-mi-avrupalilastirilmak-mi/) - [Avrupalılaşmak Mı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupalilasmak-mi/) - [Avrupalılaştırılmak Mı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/avrupalilastirilmak-mi/) - [Ezeli Sır: Kader](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ezeli-sir-kader/) - [Said Nursi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/said-nursi/) - [Said Nursi ve Kader](https://www.ilimcephesi.com/etiket/said-nursi-ve-kader/) - [Kader](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kader/) - [Kaypak Bîr Mefhum: Orta-Doğu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kaypak-bir-mefhum-orta-dogu/) - [Orta-Doğu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/orta-dogu/) - [Orta-Doğu Kavramı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/orta-dogu-kavrami/) - [Çanakkale Geçilseydi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/canakkale-gecilseydi/) - [Osmanlı'nın Çöküşü](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlinin-cokusu/) - [Çanakkale Savaşı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/canakkale-savasi/) - [Çanakkale Geçildi Mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/canakkale-gecildi-mi/) - [Kültür ve Medeniyet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kultur-ve-medeniyet/) - [Dini İmhaya Çalışanlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dini-imhaya-calisanlar/) - [Üniversitenin Ortaya Koyduğu Ahlâk İdeali Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/universitenin-ortaya-koydugu-ahlak-ideali-nedir/) - [Üniversite Ahlakı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/universite-ahlaki/) - [İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-kaynaklarina-gore-malazgirt-savasi/) - [İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı PDF](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-kaynaklarina-gore-malazgirt-savasi-pdf/) - [İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı İndir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-kaynaklarina-gore-malazgirt-savasi-indir/) - [O Fotoğraf Cephede Mi Çekildi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/o-fotograf-cephede-mi-cekildi/) - [Karlar Üzerinde Resim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/karlar-uzerinde-resim/) - [Atatürkün Resmi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkun-resmi/) - [Atatürkün Karlar Üzerinde Resmi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturkun-karlar-uzerinde-resmi/) - [ÖLÜLER](https://www.ilimcephesi.com/etiket/oluler/) - [Nesillerin Ruhu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nesillerin-ruhu/) - [İdeal Kıymet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ideal-kiymet/) - [Bir Şey İçin Yaşamak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bir-sey-icin-yasamak/) - [Mehmet Kaplan Yazıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmet-kaplan-yazilari/) - [Atatürk’ü Koruma Kanunu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturku-koruma-kanunu/) - [Atatürk’ü Koruma Kanunu Ne Zaman Çıktı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturku-koruma-kanunu-ne-zaman-cikti/) - [Atatürk’ü Koruma Kanunu Kim Tarafından Yapıldı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturku-koruma-kanunu-kim-tarafindan-yapildi/) - [5816 Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret edilemeyeceği Kanunu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/5816-ataturkun-hatirasina-alenen-hakaret-edilemeyecegi-kanunu/) - [5816 Kanun](https://www.ilimcephesi.com/etiket/5816-kanun/) - [Nefis Muhasebesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nefis-muhasebesi/) - [Necip Fazıl Kısakürek Yazıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/necip-fazil-kisakurek-yazilari/) - [S.Ahmed Arvasi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/s-ahmed-arvasi/) - [Zekanın Görevi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/zekanin-gorevi/) - [Kendini Bilmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kendini-bilmek/) - [Tekamul Nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tekamul-nedir/) - [Tekamül Mahiyeti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tekamul-mahiyeti/) - [Tarih Tekerrür Eder Mi ?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tarih-tekerrur-eder-mi/) - [Varlıkların Değişimi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/varliklarin-degisimi/) - [Oluşumu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/olusumu/) - [Tekamul ve Tekerrür](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tekamul-ve-tekerrur/) - [Çağımızın Istırabı ve Yaradıcıyı Araması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cagimizin-istirabi-ve-yaradiciyi-aramasi/) - [İnsanın Sonsuzluğu Arayışı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insanin-sonsuzlugu-arayisi/) - [Freud](https://www.ilimcephesi.com/etiket/freud/) - [İnsanı Ancak Sonsuzluk Doyurur](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insani-ancak-sonsuzluk-doyurur/) - [İnsan Sadece Maddiyatı ile Değil Maneviyatı İle İnsandır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insan-sadece-maddiyati-ile-degil-maneviyati-ile-insandir/) - [İnsan İdraki](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insan-idraki/) - [İnsanın Ebediliği İstemesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insanin-ebediligi-istemesi/) - [Sanat Maneviyatı İle Sanattır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sanat-maneviyati-ile-sanattir/) - [Bunalım ve İnsan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bunalim-ve-insan/) - [Din Değil Dinsizlik öğretisi!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/din-degil-dinsizlik-ogretisi/) - [Cumhuriyet Dönemi Dinde Reformlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cumhuriyet-donemi-dinde-reformlar/) - [Dinde Reform Hareketleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dinde-reform-hareketleri/) - [Chp ve Din](https://www.ilimcephesi.com/etiket/chp-ve-din/) - [Atatürk ve Din](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturk-ve-din/) - [Örnek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ornek/) - [Örnek Kelimesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ornek-kelimesi/) - [Örnek Kelimesi Türkçe Mi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ornek-kelimesi-turkce-mi/) - [Manevi Kayıplarımız](https://www.ilimcephesi.com/etiket/manevi-kayiplarimiz/) - [Türk Milliyetçiliği](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turk-milliyetciligi/) - [Kanun ve Kader](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kanun-ve-kader/) - [Kader Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kader-nedir/) - [Kaderin Önemi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kaderin-onemi/) - [Bu koşu ‘Uğur’ getirmez!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bu-kosu-ugur-getirmez/) - [Uğur Koşar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ugur-kosar/) - [Uğur Koşar İtikadi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ugur-kosar-itikadi/) - [Uğur Koşar Kitapları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ugur-kosar-kitaplari/) - [Kemal Özer](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemal-ozer/) - [Kemal Özer Makaleleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemal-ozer-makaleleri/) - [Nefsini Bilen Rabbini Bilir kitabı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nefsini-bilen-rabbini-bilir-kitabi/) - [Siyonist kötü Yahudi iyi mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/siyonist-kotu-yahudi-iyi-mi/) - [Yahudiler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yahudiler/) - [Siyonistler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/siyonistler/) - [Tevrattan Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tevrattan-alintilar/) - [Faruk Köse](https://www.ilimcephesi.com/etiket/faruk-kose/) - [Yeni Akit](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yeni-akit/) - [İslam Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-nedir/) - [İslâm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-2/) - [İslam Kelime Anlamı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-kelime-anlami/) - [Sabır Ne Demektir? Nasıl Kazanılır?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sabir-ne-demektir-nasil-kazanilir/) - [Sabretmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sabretmek/) - [Sabır Nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sabir-nedir/) - [Sabır Nasıl Kazanılır?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sabir-nasil-kazanilir/) - [Hak Dini Kur'an Dili](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hak-dini-kuran-dili/) - [Hürriyet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hurriyet/) - [Sanatkar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sanatkar/) - [İslam Sanatı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-sanati/) - [Sanat ve Tevhid](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sanat-ve-tevhid/) - [Mükemmelleşmek İhtiyacı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mukemmellesmek-ihtiyaci/) - [Sonsuzluk](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sonsuzluk/) - [İnsan ve Nizam](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insan-ve-nizam/) - [Zeka](https://www.ilimcephesi.com/etiket/zeka/) - [Rönesans](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ronesans/) - [Reform](https://www.ilimcephesi.com/etiket/reform/) - [M.Akif İnan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/m-akif-inan/) - [Batı Uygarlığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bati-uygarligi/) - [İnsan'ın Kendi Nizamını Bulması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insanin-kendi-nizamini-bulmasi/) - [Kendini Allaha Teslim Etmeyen Zeka Korkunçtur](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kendini-allaha-teslim-etmeyen-zeka-korkunctur/) - [Akif İnan Yazıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/akif-inan-yazilari/) - [Osmanlı Devleti Ne Zaman Yıkıldı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-devleti-ne-zaman-yikildi/) - [Osmanlıyı Kim Yıktı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanliyi-kim-yikti/) - [Osmanlı Nasıl Yıkıldı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-nasil-yikildi/) - [Cemal Fedayi Yazıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cemal-fedayi-yazilari/) - [Yeni Bir Fıkıh Yazmak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yeni-bir-fikih-yazmak/) - [Yeni Fıkıha İhtiyaç Varmı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yeni-fikiha-ihtiyac-varmi/) - [Hz. Peygamber (s.a.v.) ve sünnet düşmanlığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hz-peygamber-s-a-v-ve-sunnet-dusmanligi/) - [Hadis İnkarcılığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hadis-inkarciligi/) - [Hz. Peygambere Düşmanlık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hz-peygambere-dusmanlik/) - [Sünnet Düşmanlığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sunnet-dusmanligi/) - [Bediüzzaman'a Göre Mustafa Kemal Yahudi'dir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bediuzzamana-gore-mustafa-kemal-yahudidir/) - [Bediüzzaman](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bediuzzaman/) - [Mustafa Kemal Yahudi mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-kemal-yahudi-mi/) - [Mustafa Kemal ve Bediüzzaman](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-kemal-ve-bediuzzaman/) - [Yaşlılarla Oturmanın Anlamı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yaslilarla-oturmanin-anlami/) - [Evlilerin Yaşlılarla Oturması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/evlilerin-yaslilarla-oturmasi/) - [Yaşlılarla Oturmak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yaslilarla-oturmak/) - [Yaşlılarla Yaşamak Zordur Ama Güzeldir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yaslilarla-yasamak-zordur-ama-guzeldir/) - [Yaşlılar Yaşamak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yaslilar-yasamak/) - [Yaşlılarla Yaşamak Kolay mı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yaslilarla-yasamak-kolay-mi/) - [Yaşlılarla yaşanır mı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yaslilarla-yasanir-mi/) - [Mahremiyete Hayır!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mahremiyete-hayir/) - [Antalya Plaj Yasağı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/antalya-plaj-yasagi/) - [IŞİD - Esat İşbirliği](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-esat-isbirligi/) - [Mustafa Özcan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-ozcan/) - [Işid Esatın destekçisi mi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-esatin-destekcisi-mi/) - [Işid](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid/) - [Zalim Esat](https://www.ilimcephesi.com/etiket/zalim-esat/) - [Işid ve Esat](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-ve-esat/) - [IŞİD Hadisleri!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-hadisleri/) - [Işid Hakkındaki Hadis-i Şerifler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-hakkindaki-hadis-i-serifler/) - [Işid Hakkında Hadis](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-hakkinda-hadis/) - [Işid Müslüman mı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-musluman-mi/) - [Işid Hariciliği](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-hariciligi/) - [Mehmet Kırkıncı Hocaefendi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmet-kirkinci-hocaefendi/) - [Vehhabilik Tarihi Gelişimi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vehhabilik-tarihi-gelisimi/) - [Vehhabilerin Dini Anlayışı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vehhabilerin-dini-anlayisi/) - [Vehhabilerin Tevhide Bakışı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vehhabilerin-tevhide-bakisi/) - [Vehhabiliğin Dine Bakışı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vehhabiligin-dine-bakisi/) - [Osmanlı bilfiil çöktü ama bilkuvve yaşıyor!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-bilfiil-coktu-ama-bilkuvve-yasiyor/) - [Yusuf Kaplan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yusuf-kaplan/) - [Yeni Şafak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yeni-safak/) - [Rönesansı Hazırlayan Asıl Sebep Nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ronesansi-hazirlayan-asil-sebep-nedir/) - [Rönesans ve Yunan Felsefesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ronesans-ve-yunan-felsefesi/) - [Batıcılık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/baticilik/) - [Laisizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/laisizm/) - [Laisizm Topluma Etkisi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/laisizm-topluma-etkisi/) - [Tanzimat Aydınları ve Laisizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tanzimat-aydinlari-ve-laisizm/) - [İslam Uygarlığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-uygarligi/) - [Yunan Felsefesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yunan-felsefesi/) - [Batı Uygarlığı ve Teknik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bati-uygarligi-ve-teknik/) - [Eşya Uygarlığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/esya-uygarligi/) - [Çağdaş Uygarlık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cagdas-uygarlik/) - [Çağdaşlık Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cagdaslik-nedir/) - [Batılılar Neden Bizim Batılılaşmamızı Şart Koştu ?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/batililar-neden-bizim-batililasmamizi-sart-kostu/) - [Batılılaşma](https://www.ilimcephesi.com/etiket/batililasma/) - [Entelektüelle ve Akademisyenle Nereye Kadar?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/entelektuelle-ve-akademisyenle-nereye-kadar/) - [Akademisyenler Ne İşe Yarar?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/akademisyenler-ne-ise-yarar/) - [Nihilizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nihilizm/) - [İslam Toplumu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-toplumu/) - [Tevhid](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tevhid/) - [Allaha kulluk](https://www.ilimcephesi.com/etiket/allaha-kulluk/) - [Ateizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ateizm/) - [Modernizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/modernizm/) - [Pozitivizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/pozitivizm/) - [Her ikisi de Müslüman olan Araplarla Türkler arasında karşılıklı nefret tohumlarının atılmasına sebep olan olaylar nelerdir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/her-ikisi-de-musluman-olan-araplarla-turkler-arasinda-karsilikli-nefret-tohumlarinin-atilmasina-sebep-olan-olaylar-nelerdir/) - [Bilinmeyen Osmanlı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bilinmeyen-osmanli/) - [Araplar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/araplar/) - [Araplar ve Türkler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/araplar-ve-turkler/) - [Araplar ve Türkler Arasında İhtilaf](https://www.ilimcephesi.com/etiket/araplar-ve-turkler-arasinda-ihtilaf/) - [Araplar İhanet Etti mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/araplar-ihanet-etti-mi/) - [Ahmet Hamdi Tanpınar Şiirleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmet-hamdi-tanpinar-siirleri/) - [Ahmet Hamdi Tanpınar Bütün Şiirleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmet-hamdi-tanpinar-butun-siirleri/) - [SEN ve BEN](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sen-ve-ben/) - [Türkler ve Araplar Arasında ki Nefret Tohumları?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkler-ve-araplar-arasinda-ki-nefret-tohumlari/) - [Ahmet Davutoğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmet-davutoglu/) - [Stratejik Derinlik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/stratejik-derinlik/) - [Ahmet Davutoğlu Alıntıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmet-davutoglu-alintilari/) - [Stratejik Zihniyet ve Kültürel Kimlik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/stratejik-zihniyet-ve-kulturel-kimlik/) - [Ataullah İskenderi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataullah-iskenderi/) - [Hikem-i Ataiyye Şerhi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hikem-i-ataiyye-serhi/) - [Mutluluk](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mutluluk/) - [Ebu'-Hasan Şazelî](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ebu-hasan-sazeli/) - [Duanın Kabulü veya Olmaması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/duanin-kabulu-veya-olmamasi/) - [Duada Acele Edilmesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/duada-acele-edilmesi/) - [Ahmed B.Hanbel](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmed-b-hanbel/) - [Bildiğinle Amel Etmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bildiginle-amel-etmek/) - [Amel Etmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/amel-etmek/) - [Laisizm Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/laisizm-nedir/) - [Prof. Dr. Atilla Yayla](https://www.ilimcephesi.com/etiket/prof-dr-atilla-yayla/) - [Atilla Yayla](https://www.ilimcephesi.com/etiket/atilla-yayla/) - [İnkılâp Tarihi Dersi Kaldırılsın!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/inkilap-tarihi-dersi-kaldirilsin/) - [İnkılâp Tarihi Kaldırılsın](https://www.ilimcephesi.com/etiket/inkilap-tarihi-kaldirilsin/) - [Ez Zahir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ez-zahir/) - [Cenabı Hakkın Bize Bizden Yakın Olması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cenabi-hakkin-bize-bizden-yakin-olmasi/) - [Hikem-i Ataiyye](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hikem-i-ataiyye/) - [Hikmei Ataiyye Şerhi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hikmei-ataiyye-serhi/) - [Dünya Nedir ?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dunya-nedir/) - [Allahu Teala Perdeli Değildir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/allahu-teala-perdeli-degildir/) - [Hikemi Ataiyye Şerhi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hikemi-ataiyye-serhi/) - [Duanın Kabulünün Gecikmesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/duanin-kabulunun-gecikmesi/) - [İçimizdeki Batılılar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/icimizdeki-batililar/) - [Batı Yandaşları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bati-yandaslari/) - [Bir Kıssa](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bir-kissa/) - [Kendini Beğenmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kendini-begenmek/) - [Ucb](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ucb/) - [Nefs](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nefs/) - [Her Bildiğini Söylemek Cahillik Alametidir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/her-bildigini-soylemek-cahillik-alametidir/) - [Nefsi Hesaba Çekmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nefsi-hesaba-cekmek/) - [Ahiret İçin Çalışmak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahiret-icin-calismak/) - [Evliyayı Sevmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/evliyayi-sevmek/) - [İslâm Dünyasının 'Püsküllü Bela'sı: Neo-Selefîler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-dunyasinin-puskullu-belasi-neo-selefiler/) - [Neo-Selefîler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/neo-selefiler/) - [Neo-Selefîler Kimler?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/neo-selefiler-kimler/) - [Neo-Selefîlik Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/neo-selefilik-nedir/) - [Selefilik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/selefilik/) - [Selefilik Nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/selefilik-nedir/) - [Muhabbete Muhabbet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muhabbete-muhabbet/) - [Eski Türklerde Sevgi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/eski-turklerde-sevgi/) - [Dil Devrimi Manevî Bir Soykırım](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dil-devrimi-manevi-bir-soykirim/) - [Harf İnkılabı Nedir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/harf-inkilabi-nedir/) - [Harf Devrimi Olabilie Mi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/harf-devrimi-olabilie-mi/) - [Öztürkçe nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ozturkce-nedir/) - [Öztürkçe](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ozturkce/) - [Mehmet Doğan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmet-dogan/) - [Derin Tarih](https://www.ilimcephesi.com/etiket/derin-tarih/) - [Güzel Amel](https://www.ilimcephesi.com/etiket/guzel-amel/) - [Mana-i Harfiyle Bakmak Kainata](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mana-i-harfiyle-bakmak-kainata/) - [Riya](https://www.ilimcephesi.com/etiket/riya/) - [İmam Gazali](https://www.ilimcephesi.com/etiket/imam-gazali/) - [Nefs-i Emmare](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nefs-i-emmare/) - [Nefis](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nefis/) - [Yoksulluk](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yoksulluk/) - [Şems-i Tebrizi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sems-i-tebrizi/) - [Beyazıd Bistami](https://www.ilimcephesi.com/etiket/beyazid-bistami/) - [Resulullah Aleyhisselam](https://www.ilimcephesi.com/etiket/resulullah-aleyhisselam/) - [Ebedi Saadet Kapısı Ancak İmandadır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ebedi-saadet-kapisi-ancak-imandadir/) - [İlahi Yasaklar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilahi-yasaklar/) - [Allah Neyi Nehyetmişse Onda Hikmet Vardır](https://www.ilimcephesi.com/etiket/allah-neyi-nehyetmisse-onda-hikmet-vardir/) - [Ataulllah İskenderi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataulllah-iskenderi/) - [Dünya](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dunya/) - [İbn-i Haldun](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ibn-i-haldun/) - [Cevdet Said](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cevdet-said/) - [İlmin ortadan Kalkması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilmin-ortadan-kalkmasi/) - [İlmin Ortadan Kalkması Ne Demektir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilmin-ortadan-kalkmasi-ne-demektir/) - [İlim zan ile olmaz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ilim-zan-ile-olmaz/) - [Hikemi Ataiyye Şerhinden Alıntılar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hikemi-ataiyye-serhinden-alintilar/) - [Ataullah İskenderi Alıntı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataullah-iskenderi-alinti/) - [Ataullah İskenderi Yazıları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataullah-iskenderi-yazilari/) - [Allahu Teala Kulunun İbadetinden Fayda Sağlamaz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/allahu-teala-kulunun-ibadetinden-fayda-saglamaz/) - [Hikemi Ataiyye Şerhinden Bir Kıssa](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hikemi-ataiyye-serhinden-bir-kissa/) - [Müslümanlar Hazinelerinize Sahip Çıkın!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muslumanlar-hazinelerinize-sahip-cikin/) - [Toplumsal Değişme Yasaları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/toplumsal-degisme-yasalari/) - [Kitap ve Sünnetin Değeri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kitap-ve-sunnetin-degeri/) - [Müslümanların Hazinesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muslumanlarin-hazinesi/) - [Osmanlı'nın Son Zaferi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlinin-son-zaferi/) - [Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci](https://www.ilimcephesi.com/etiket/prof-dr-ekrem-bugra-ekinci/) - [Tesalya Savaşı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tesalya-savasi/) - [Tesalya Savaşı Ne Zaman Oldu?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/tesalya-savasi-ne-zaman-oldu/) - [Abdulhamid Yunan Harbi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/abdulhamid-yunan-harbi/) - [Abdulhamid Tesalya](https://www.ilimcephesi.com/etiket/abdulhamid-tesalya/) - [Kızıl Elma Nerede?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kizil-elma-nerede/) - [Kızıl Elma Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kizil-elma-nedir/) - [Kızıl Elma](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kizil-elma/) - [Osmanlı Kızıl Elması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-kizil-elmasi/) - [Yeniçeri ve Kızılelma](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yeniceri-ve-kizilelma/) - [Kuru Kavga Değil!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuru-kavga-degil/) - [Ama Hangi Osmanlı Kitabı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ama-hangi-osmanli-kitabi/) - [Osmanlının Davası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlinin-davasi/) - [Osmanlının İdeali](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlinin-ideali/) - [Hüküm Dergisi Eylül Sayısı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hukum-dergisi-eylul-sayisi/) - [Hüküm Dergisi Alıntı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hukum-dergisi-alinti/) - [Gençlerin Kurtuluşu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/genclerin-kurtulusu/) - [İslam Nizamı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-nizami/) - [Ahlaksızlık Ancak İslam İle Biter](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahlaksizlik-ancak-islam-ile-biter/) - [Gençleri Ahlaksızlık Tufanından Kurtaracak Yegane Nizam İslam'dır!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gencleri-ahlaksizlik-tufanindan-kurtaracak-yegane-nizam-islamdir/) - [Objektif Serisinden](https://www.ilimcephesi.com/etiket/objektif-serisinden/) - [Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yazarlar-sanatcilar-meshurlar/) - [Sinan ve San'at Günü](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sinan-ve-sanat-gunu/) - [Mimar Sinan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mimar-sinan/) - [Mimar Sinan ve Peyami Safa](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mimar-sinan-ve-peyami-safa/) - [Birinci Meclisin Gündemi ve Gruplar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/birinci-meclisin-gundemi-ve-gruplar/) - [İbn-i Teymiyye Kimdir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ibn-i-teymiyye-kimdir/) - [Üç Talak Hakkında Görüşü Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/uc-talak-hakkinda-gorusu-nedir/) - [İbn-i Teymiyye](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ibn-i-teymiyye/) - [İbn-i Teymiyye Görüşleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ibn-i-teymiyye-gorusleri/) - [İbn-i Teymiyye Üç Talak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ibn-i-teymiyye-uc-talak/) - [Zehebî](https://www.ilimcephesi.com/etiket/zehebi/) - [en-Nasihatü’z-Zehebiyye’l-İbn-i Teymiyye](https://www.ilimcephesi.com/etiket/en-nasihatuz-zehebiyyel-ibn-i-teymiyye/) - [Ahmed Davutoğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmed-davutoglu/) - [Din Tahripçileri Dini Tamir Davasında](https://www.ilimcephesi.com/etiket/din-tahripcileri-dini-tamir-davasinda/) - [Fatih Sultan Mehmet Han Konuşuyor](https://www.ilimcephesi.com/etiket/fatih-sultan-mehmet-han-konusuyor/) - [Büyük Fetih](https://www.ilimcephesi.com/etiket/buyuk-fetih/) - [Büyük Fetih Alıntı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/buyuk-fetih-alinti/) - [Erasmus Değil 'Orgasmus' Projesi!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/erasmus-degil-orgasmus-projesi/) - [Erasmus Skandalı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/erasmus-skandali/) - [Erasmus Projesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/erasmus-projesi/) - [Kırk Katır Mı Kırk Satır Mı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kirk-katir-mi-kirk-satir-mi/) - [Işid Tuzağı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-tuzagi/) - [ABD ve Işid](https://www.ilimcephesi.com/etiket/abd-ve-isid/) - [Işid Olayları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/isid-olaylari/) - [Batı Bataklığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bati-batakligi/) - [İbrahim Tenekeci](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ibrahim-tenekeci/) - [Batının Işid Oyunu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/batinin-isid-oyunu/) - [Yeni Haçlı İttifakı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yeni-hacli-ittifaki/) - [İslam Birliğinin Önemi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islam-birliginin-onemi/) - [Bazı Sûre ve Âyetleri Okumanın Faziletleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bazi-sure-ve-ayetleri-okumanin-faziletleri/) - [Ayetlerin Faziletleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ayetlerin-faziletleri/) - [Surelerin Faziletleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/surelerin-faziletleri/) - [Ayet ve Sureler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ayet-ve-sureler/) - [Kur'an Okumanın Fazileti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kuran-okumanin-fazileti/) - [Asım Köksal - İslam Tarihi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/asim-koksal-islam-tarihi/) - [Mahmut Esad Bozkurt](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mahmut-esad-bozkurt/) - [Ali Şükrü Bey](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ali-sukru-bey/) - [Hukukun Üstünlüğü İlkesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hukukun-ustunlugu-ilkesi/) - [Cumhuriyetin İlk Siyasi Partisi: Halkçılık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cumhuriyetin-ilk-siyasi-partisi-halkcilik/) - [Halkçılık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/halkcilik/) - [Halk Fırkası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/halk-firkasi/) - [Halk ve Halkçılık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/halk-ve-halkcilik/) - [İkinci Mecliste Muhalefet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ikinci-mecliste-muhalefet/) - [Türkiye Cumhuriyeti Tarihine Giriş](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkiye-cumhuriyeti-tarihine-giris/) - [Birinci Meclisin Sonu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/birinci-meclisin-sonu/) - [Geleneksel Bir Siyasal Söylemin Doğuşu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/geleneksel-bir-siyasal-soylemin-dogusu/) - [Dünkü Muhalefetsizliğin Bugünkü Gerekçeleri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dunku-muhalefetsizligin-bugunku-gerekceleri/) - [Şeyh Said İsyanı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/seyh-said-isyani/) - [Takrir-i Sukun Kanunu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/takrir-i-sukun-kanunu/) - [Muhalefetsiz Bir Dönemin İnşası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muhalefetsiz-bir-donemin-insasi/) - [Basın ve Sansür](https://www.ilimcephesi.com/etiket/basin-ve-sansur/) - [Atatürk Diyor Ki: "Osmanlıca Kitap Dergi ve Risaleleri Yurt Dışına Satın"](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturk-diyor-ki-osmanlica-kitap-dergi-ve-risaleleri-yurt-disina-satin/) - [Osmanlıca Dergi Kitapların Satılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlica-dergi-kitaplarin-satilmasi/) - [Osmanlıca Eserleri Kim Sattı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlica-eserleri-kim-satti/) - [Osmanlıca Kaynakları Kim Sattı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlica-kaynaklari-kim-satti/) - [Osmanlıca Kitapların Satılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlica-kitaplarin-satilmasi/) - [Dergi Kitapların Satılması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dergi-kitaplarin-satilmasi/) - [Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Nasıl Geçildi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanlidan-cumhuriyete-nasil-gecildi/) - [M. Kemal Paşa Halife mi Olmak İstiyordu?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/m-kemal-pasa-halife-mi-olmak-istiyordu/) - [Atatürk Halife Mi Olmak İstiyordu?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ataturk-halife-mi-olmak-istiyordu/) - [Kemal Paşa Hilafet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemal-pasa-hilafet/) - [Hilafet Kaldırıldı Ama Patrikhane Korundu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hilafet-kaldirildi-ama-patrikhane-korundu/) - [Hilafet Kaldırıldıktan Sonra Ne Oldu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hilafet-kaldirildiktan-sonra-ne-oldu/) - [İslami Kimlikten Milli Kimliğe: Din Yok Milliyet Var](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islami-kimlikten-milli-kimlige-din-yok-milliyet-var/) - [Din Yok Milliyet Var](https://www.ilimcephesi.com/etiket/din-yok-milliyet-var/) - [Milliyetçilik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/milliyetcilik/) - [Kemalizmin Milliyetçiliği](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemalizmin-milliyetciligi/) - [Madde Ve Ruh](https://www.ilimcephesi.com/etiket/madde-ve-ruh/) - [Maddecilik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/maddecilik/) - [Materyalizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/materyalizm/) - [Materyalizm İnsana Ne Değer Verir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/materyalizm-insana-ne-deger-verir/) - [Batıl İtikatlarla Mücadele](https://www.ilimcephesi.com/etiket/batil-itikatlarla-mucadele/) - [Batıl itikat nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/batil-itikat-nedir/) - [Namık Kemal “Hürriyet-i efkâr”](https://www.ilimcephesi.com/etiket/namik-kemal-hurriyet-i-efkar/) - [Fikirleri İkna Etmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/fikirleri-ikna-etmek/) - [İnsan Ve Hürriyet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/insan-ve-hurriyet/) - [Basamaklar](https://www.ilimcephesi.com/etiket/basamaklar/) - [Dil Davası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dil-davasi/) - [Dilin Ehemmiyeti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dilin-ehemmiyeti/) - [İzmir Suikastı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/izmir-suikasti/) - [Ziya Gökalp](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ziya-gokalp/) - [Türkçülük](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkculuk/) - [İslamcılık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islamcilik/) - [İttihad Terakki](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ittihad-terakki/) - [Türkiyede Laiklik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkiyede-laiklik/) - [Muasır Medeniyet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/muasir-medeniyet/) - [Laik Cumhuriyet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/laik-cumhuriyet/) - [Cumhuriyetin İlanı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cumhuriyetin-ilani/) - [İkinci Meclis](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ikinci-meclis/) - [Türkiyede Siyasal Sistemin İnşası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkiyede-siyasal-sistemin-insasi/) - [Siyasi Muhalefetin Feshi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/siyasi-muhalefetin-feshi/) - [İstiklal Mahkemeleri Hakkında Genel Değerlendirme](https://www.ilimcephesi.com/etiket/istiklal-mahkemeleri-hakkinda-genel-degerlendirme/) - [Türkiyede Laikliğin İnşası ve Devrimler](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turkiyede-laikligin-insasi-ve-devrimler/) - [Osmanlı Dönemi ve Laiklik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/osmanli-donemi-ve-laiklik/) - [Laiklik](https://www.ilimcephesi.com/etiket/laiklik/) - [Ziya Gökalp'te Din ve Devlet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ziya-gokalpte-din-ve-devlet/) - [İslamofobinin nedeni: Dünyanın Müslümanlaşması tehlikesi!](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islamofobinin-nedeni-dunyanin-muslumanlasmasi-tehlikesi/) - [İslamofobi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islamofobi/) - [İslamofobi Nedir?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islamofobi-nedir/) - [İslamofobi Nedenleri?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islamofobi-nedenleri/) - [İslamofobiyı Kim Destekliyor](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islamofobiyi-kim-destekliyor/) - [İslamofobi Nasıl Biter?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islamofobi-nasil-biter/) - [Dünyanın Müslümanlaşması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dunyanin-muslumanlasmasi/) - [İslam'ın Artışa Geçmesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/islamin-artisa-gecmesi/) - [İzmir Suikastı ve Muhalefet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/izmir-suikasti-ve-muhalefet/) - [Sembolik Düzeyde Laikleşme:Festen Şapka'ya](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sembolik-duzeyde-laiklesmefesten-sapkaya/) - [Şapka Devrimi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sapka-devrimi/) - [Ulemaya İftira Etme İslamoğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ulemaya-iftira-etme-islamoglu/) - [İhsan Şenocak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ihsan-senocak/) - [İhsan Şenocak Mustafa İslamoğlu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ihsan-senocak-mustafa-islamoglu/) - [Mustafa İslamoğlunun Yalanları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-islamoglunun-yalanlari/) - [Mustafa İslamoğlu Çürütülüyor](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-islamoglu-curutuluyor/) - [Mustafa İslamoğlu İftira Ediyor](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-islamoglu-iftira-ediyor/) - [Ulema Hadislere Aykırı Davrandı Mı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ulema-hadislere-aykiri-davrandi-mi/) - [Ahmed bin Hanbel Savunması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmed-bin-hanbel-savunmasi/) - [Ahmed bin Hanbel Müdafaası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ahmed-bin-hanbel-mudafaasi/) - [Cumhuriyet Niçin ve Nasıl İlan Edildi?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cumhuriyet-nicin-ve-nasil-ilan-edildi/) - [Devletin reisi kim?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/devletin-reisi-kim/) - [Cumhuriyet Niçin İlan Edildi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/cumhuriyet-nicin-ilan-edildi/) - [Günlük Hayatın Değiştirilmesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gunluk-hayatin-degistirilmesi/) - [Alfabenin Değiştirilmesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/alfabenin-degistirilmesi/) - [Laik Toplum/Kent](https://www.ilimcephesi.com/etiket/laik-toplumkent/) - [Kurumsal Laikleşme: Laik “Dinî” Kurum: Diyanet İşleri Başkanlığı](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kurumsal-laiklesme-laik-dini-kurum-diyanet-isleri-baskanligi/) - [Kurumsal Laikliğin Aşamaları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kurumsal-laikligin-asamalari/) - [Yasal Laikleşme](https://www.ilimcephesi.com/etiket/yasal-laiklesme/) - [Ziya Göklap](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ziya-goklap/) - [Güdümlü Muhalefet:Serbest Fırka](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gudumlu-muhalefetserbest-firka/) - [Takrir-i Sükun](https://www.ilimcephesi.com/etiket/takrir-i-sukun/) - [İdealler ve Gerçekler: 1930’un Türkiyesi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/idealler-ve-gercekler-1930un-turkiyesi/) - [Modern Çağda Bir Lâle Devri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/modern-cagda-bir-lale-devri/) - [Güdümlü Muhalefet: Serbest Cumhuriyet Fırkası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/gudumlu-muhalefet-serbest-cumhuriyet-firkasi/) - [Fethi Bey](https://www.ilimcephesi.com/etiket/fethi-bey/) - [Devlet Partisine Muhalif Olmak](https://www.ilimcephesi.com/etiket/devlet-partisine-muhalif-olmak/) - [serbest Cumhuriyet Fırkasının İzlerini Silme Süreci](https://www.ilimcephesi.com/etiket/serbest-cumhuriyet-firkasinin-izlerini-silme-sureci/) - [İmam Ahmed](https://www.ilimcephesi.com/etiket/imam-ahmed/) - [Zalim Sultan Hadisleri ve İSLAMOĞLU’nun Son Numarası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/zalim-sultan-hadisleri-ve-islamoglunun-son-numarasi/) - [Hüküm Dergisi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hukum-dergisi/) - [Mustafa İslamoğlu Hadis](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-islamoglu-hadis/) - [Mustafa İslamoğlu Yalanları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-islamoglu-yalanlari/) - [Ebubekir Sifil Mustafa İslamoğluna Reddiye](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ebubekir-sifil-mustafa-islamogluna-reddiye/) - [Mustafa İslamoğluna Reddiye](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mustafa-islamogluna-reddiye/) - [Sayı:27](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sayi27/) - [M.Kemal ve Arkadaşlarının Eşek Şakaları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/m-kemal-ve-arkadaslarinin-esek-sakalari/) - [Türk Hava Kuvvetleri ve Şeyh Said](https://www.ilimcephesi.com/etiket/turk-hava-kuvvetleri-ve-seyh-said/) - [Erken Cumhuriyet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/erken-cumhuriyet/) - [2.Meşruiyet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/2-mesruiyet/) - [Dilaver Selvi-Ateşin Yakamadığı Aşık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/dilaver-selvi-atesin-yakamadigi-asik/) - [Hz Ali](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hz-ali/) - [Ya Varsa !](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ya-varsa/) - [Şems Tebrizi ve 3 Filozof](https://www.ilimcephesi.com/etiket/sems-tebrizi-ve-3-filozof/) - [İbn Hacer](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ibn-hacer/) - [Bunun Neresi Cennet](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bunun-neresi-cennet/) - [Resulullah'a Salavat Getirmek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/resulullaha-salavat-getirmek/) - [Resulullah Aleyhiselama Hürmetsizliğin Cezası](https://www.ilimcephesi.com/etiket/resulullah-aleyhiselama-hurmetsizligin-cezasi/) - [Mevlid](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mevlid/) - [Nankör Olan Kaybeder !](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nankor-olan-kaybeder/) - [Ateşin Yakmadığı Aşık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/atesin-yakmadigi-asik/) - [Hz Ömer](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hz-omer/) - [Nefisle Savaş](https://www.ilimcephesi.com/etiket/nefisle-savas/) - [Otuz Yıl İstiğfar Ettiren Bir Söz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/otuz-yil-istigfar-ettiren-bir-soz/) - [Zünnun Mısri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/zunnun-misri/) - [Ölümün Kabirdeki Durumu](https://www.ilimcephesi.com/etiket/olumun-kabirdeki-durumu/) - [Allah İçin Sevmek Böyle Olur](https://www.ilimcephesi.com/etiket/allah-icin-sevmek-boyle-olur/) - [Anlamın Buharlaşması](https://www.ilimcephesi.com/etiket/anlamin-buharlasmasi/) - [Hakikati Söylemek](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hakikati-soylemek/) - [Safsata](https://www.ilimcephesi.com/etiket/safsata/) - [Vehim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/vehim/) - [Hristiyanlık](https://www.ilimcephesi.com/etiket/hristiyanlik/) - [Luther](https://www.ilimcephesi.com/etiket/luther/) - [Kuranı Kerim](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kurani-kerim/) - [Popülizm](https://www.ilimcephesi.com/etiket/populizm/) - [Ömer Hayyam: Şarap Şairi Mi İlmin Yüz Akı Mı?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/omer-hayyam-sarap-sairi-mi-ilmin-yuz-aki-mi/) - [Ömer Hayyam](https://www.ilimcephesi.com/etiket/omer-hayyam/) - [Ömer Hayyam Şiirleri Ona Mı Ait?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/omer-hayyam-siirleri-ona-mi-ait/) - [Ömer Hayyam İftira](https://www.ilimcephesi.com/etiket/omer-hayyam-iftira/) - [Ömer Hayyam Kim?](https://www.ilimcephesi.com/etiket/omer-hayyam-kim/) - [Mescid-i Aksa](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mescid-i-aksa/) - [Mescid-i Aksa Şiiri](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mescid-i-aksa-siiri/) - [Mescid-i Aksa Mehmet Akif İnan](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mescid-i-aksa-mehmet-akif-inan/) - [Ehli Sünnet Akaidi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ehli-sunnet-akaidi/) - [Ehli Sünnet Akaidi Pdf](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ehli-sunnet-akaidi-pdf/) - [Ehli Sünnet Akaidi Kitap Oku](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ehli-sunnet-akaidi-kitap-oku/) - [Ehli Sünnet Akaidi indir](https://www.ilimcephesi.com/etiket/ehli-sunnet-akaidi-indir/) - [Mehmed Zahit Kotku Kitapları](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmed-zahit-kotku-kitaplari/) - [Mehmed Zahit Kotku Pdf](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmed-zahit-kotku-pdf/) - [Mehmed Zahit Kotku Ehli Sünnet Akaidi](https://www.ilimcephesi.com/etiket/mehmed-zahit-kotku-ehli-sunnet-akaidi/) - [Bediüzzaman Mustafa Kemal’in Ölümünü Ve Kemalizmin Merhalelerini Haber Veriyor](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bediuzzaman-mustafa-kemalin-olumunu-ve-kemalizmin-merhalelerini-haber-veriyor/) - [Akgündüz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/akgunduz/) - [Bediüzzaman Said Nursi ve İlmî Şahsiyeti](https://www.ilimcephesi.com/etiket/bediuzzaman-said-nursi-ve-ilmi-sahsiyeti/) - [Kemalizmin Son Dönemindeyiz](https://www.ilimcephesi.com/etiket/kemalizmin-son-donemindeyiz/)