<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yargılıyız acı çekmeye... | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/yargiliyiz-aci-cekmeye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2015 12:46:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Yargılıyız acı çekmeye... | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yargılıyız Acı Çekmeye&#8230;</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 12:46:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nuri Pakdil]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yargılıyız acı çekmeye...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=7946</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yargılıyız acı çekmeye. Acının her şeye egemen olduğu bir çağda yaşıyoruz: en çok insan öldürülen bir çağ çünkü bu. Özellikle, Türkiye&#8217;de her şeyin üstünü yoğun bir acı kaplamış: gülüşümüz bile acıdır bizim. Büyük bir ulusun son küçük parçası üstünde bırakıldık. Hem bir toprak yitikliğinin, hem de bir ülkü yitikliğinin acılarından kaynaklanıyor bizim acımız. O, bu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/">Yargılıyız Acı Çekmeye…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir12.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-7947" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/indir12.jpg" alt="Yargılıyız acı çekmeye..." width="350" height="262" /></a>Yargılıyız acı çekmeye. Acının her şeye egemen olduğu bir çağda yaşıyoruz: en çok insan öldürülen bir çağ çünkü bu. Özellikle, Türkiye&#8217;de her şeyin üstünü yoğun bir acı kaplamış: gülüşümüz bile acıdır bizim. Büyük bir ulusun son küçük parçası üstünde bırakıldık. Hem bir toprak yitikliğinin, hem de bir ülkü yitikliğinin acılarından kaynaklanıyor bizim acımız. O, bu iki du­rumu sürekli duyumsatmaya çalışıyordu: kesiksiz bir direnişle: (Güncele kapılıp gitmeme direnişiydi bu). Kuzey Afrika kıyılarından, Arabistanlardan, Kafkasyalardan. Balkanlardan bir haber bekler gibiydi âdeta: &#8220;On milyon kilometre karemiz nerde?&#8221;: sorardı bunu: &#8220;insanımızı kardeş kardeş bir arada yaşatan ülkü nerde?&#8221;: (Bu gerçekleri tüm aydınların, yurttaşların kavramalarını istiyordu: biraz da hurdan kaynaklanıyordu O&#8217;nun halk çıyanı okulluya büyük önem verişi bundandı: okullarda bu ger, çekler öğretilemese, duyumsatılamasa bile, Türk ulusunun tarihsel yeteneğine olan inancı tamdı: &#8220;nasıl olsa&#8221; derdi, &#8220;tam anlayacaklar bu gerçeği&#8221; derdi, &#8220;o ülkünün gereğini&#8221; derdi: &#8220;Ulusal kavrama zamanı bu&#8221;: eklerdi böyle). İyileşmez bir yara: evrensel yitiklik. Türk ulusunun sayrılığı, biraz da saralı hali, burdan ge­liyor şimdi: evrensel ülküsünün elinden alınışından. Sınırsız bir büyüklüktür insan: evrensel ülkü yaklaşımıyla ulusal bileşime va­ramadı mı o ulus, yatalak bir hastadır artık: ulusumuzun şimdiki konumu. Evrensel ülkümü arıyorum her yerde.</p>
<p>Evrensel ülkümün bir parçasını birinde görüvereyim, sürekli, durmadan yürümek istiyorum birlikte: evrensel ülkünün çok somut bir belirtisi olu­yordu O: Türk toplumu içinde: yıkımlar ortasında: (Enkazların arasından adım adım ilerliyordu: ilerletmek istiyordu toplumu: tüm yapıların kopuk kablolarını bağlamaya uğraşarak: evrensel ülkünün ışığına: &#8221;hepimiz kablo bağlayıcılarıyız&#8221; derdi, &#8220;akım için&#8221; derdi, &#8220;tarihsel işlevimizin yürüyüşü için: BU YENIKLİKTEN YENİDEN AYAĞA KALKARAK&#8221; derdi: sorardı dönüp: &#8220;ancak, in­sanı severek, sürekli, değil mi?&#8221;: bir bir doğrulardık O&#8217;nu: 0 da eklerdi hemen: &#8220;İNSAN SEVGİSİ PEYGAMBER SEVGİSİYLE BAŞLAR&#8221;: ilke). Bir örgü örer gibi tüm tarihsel değerleri ekle­meye çalışıyordu birbirine: Tarihe tutunarak yürünebilirdi ancak: çetin engeller vardı aşılması gereken = yaşayabilmemiz bu en­gelleri aşmamıza bağlıydı. (Kendi kendime düşünürüm: nasıl, kendi kendinin de engeli olabiliyor insan, diye. Bir çelişki gibi görünse de, insan, kendi kendinin de engeli olabilir: yaratılış bilgeliğini kavramaya doğru ilerlemeyen insan, bunun gereği zi­hinsel edimlerini manevî kaynaklarla donatmayan insan, sürekli kendini bir tembelliğe iten insan, kendi kendinin de engeli olur:</p>
<p>aşmaya, daha ileri varmaya engel olur: insan, aşmak zorundadır kendi kendini: kendi kendini öldürmeye, bir çukura düşmeye karar verebilen insan, niçin, kendi kendini aşmaya, doruklara çıkmaya karar veremesin?:insan, manevi kaynaklardan uzak­laştıkça parça parça öldürmüş olur kendini: taksitli özöldürüm bu). Yürüyüşte yolun temizlenmesi gerekli: sanatın, edebiyatın bir işlevi de, en azından, yolu temizlemektir, yolu açık tutmaktır: zaman zaman, sanatın, edebiyatın işlevinin savaşımcı bir yakla­şımla belirmesi gereğini de anlatırdı: &#8220;Büyük&#8221; derdi, &#8220;sanatın, edebiyatın işlevi&#8221;. Eklerdi: &#8220;yürüyüşü düşmanlardan korumak da sanata, edebiyata düşüyor. Yürüyüşün öncüleri sanatçılar, edebiyatçılar olmuyorlar mı bunun için? Sanatçılarında yoğun­laşır ulusların duyumsama gücü, kuşkusuz ileriyi görme yeteneği de&#8221; + özellikle, Ankara&#8217;ya her gelişinde özenle gözlemlerdim O&#8217;ndaki bitimsiz coşkuyu: tarihsel işlevini bilmiş olmanın çok al­çak gönüllüce beliren sevinci mi oluyordu bu? (Düşünürdüm). Bir insan bir ordu oluyordu O&#8217;nda: dinç, gürbüz, vakur: tarihin tüm kanayan yaralarını da şahdamarında duyumsayan: İNSAN (: Yeryüzünün damarlarında dolaşan tek yapıcı güç). O&#8217;nunla bir bilinç &#8216;yürüyordu&#8217;: devingenleşenbir bilinçti de bu; onun için &#8216;yürüyordu&#8217; diyorum bu bilince: O&#8217;nun bize aşıladığı özsuya: evrensel ülküden kaynaklanan çok narin, çok insancıl eylemin içimizde kımıldaması diyorum bu özsuya.</p>
<p>Nuri Pakdil,Bağlanma</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/">Yargılıyız Acı Çekmeye…</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/yargiliyiz-aci-cekmeye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
