<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgüven | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/ozguven/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Jan 2020 21:36:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Özgüven | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ilmin/Bilginin Yol işaretleri</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/ilmin-bilginin-yol-isaretleri/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/ilmin-bilginin-yol-isaretleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jan 2020 15:17:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[İlim]]></category>
		<category><![CDATA[İlmin/Bilginin Yol işaretleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram Ali Çetinkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanaat]]></category>
		<category><![CDATA[Sabır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.ilimcephesi.com/?p=23804</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlim, bilgiyi elde etmek üzere çıkılan uzun ve meşakkatli bir yolculuktur. Aşkla başlayan bu yolculuk, zihin ve kalbin bes- lendiği büyük manevî zevki vermektedir. Bilgiye; sabır, sebat, istikrar ve sevgiyle ulaşılır. Bunlardan biri eksik olursa, ilmin amaçları ve gayeleri yerine gelmemiş de­mektir. Bu kapsamda ömrünü ilme adamış olan bilge âlim Fuat Sezgin’in ilim taliplilerine tavsiyeleri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ilmin-bilginin-yol-isaretleri/">Ilmin/Bilginin Yol işaretleri</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-23412 aligncenter" src="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/din-ve-bilim-catisir-mi_1527806321-300x200.jpg" alt="" width="336" height="224" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/din-ve-bilim-catisir-mi_1527806321-300x200.jpg 300w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/din-ve-bilim-catisir-mi_1527806321-360x240.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/din-ve-bilim-catisir-mi_1527806321-277x184.jpg 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/din-ve-bilim-catisir-mi_1527806321-296x197.jpg 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/din-ve-bilim-catisir-mi_1527806321-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/din-ve-bilim-catisir-mi_1527806321-370x247.jpg 370w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/din-ve-bilim-catisir-mi_1527806321-236x157.jpg 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/11/din-ve-bilim-catisir-mi_1527806321.jpg 567w" sizes="(max-width: 336px) 100vw, 336px" /></p>
<p>İlim, bilgiyi elde etmek üzere çıkılan uzun ve meşakkatli bir yolculuktur. Aşkla başlayan bu yolculuk, zihin ve kalbin bes- lendiği büyük manevî zevki vermektedir.</p>
<p>Bilgiye; sabır, sebat, istikrar ve sevgiyle ulaşılır. Bunlardan biri eksik olursa, ilmin amaçları ve gayeleri yerine gelmemiş de­mektir. Bu kapsamda ömrünü ilme adamış olan bilge âlim Fuat Sezgin’in ilim taliplilerine tavsiyeleri dikkat çekicidir.</p>
<p>İlim yolculuğuna çıkan kimse, öncelikle zühd sahibi olma­lıdır. Dünyevî çıkar ve menfaatler, ilimle bir araya gelmez. Zira aşırı dünyevileşme, ilmin düşmanıdır. İlim adamı, dünya nimet­lerine aşırı derecede kapılmayan kanaatkâr insandır. O bilir ki, asıl zenginlik bilgi ve gönul/kalp zenginliğidir. Dolayısıyla amaç <u>halin</u>e getirilmeye çalışılan her türlü maddî güç, ilme ulaşmayı engelleyen bir çengel ve zincirdir.</p>
<p>Sabır, ilim taliplisi için bir pusuladır. Yönü ve istikameti bulmanın formülü, çalışılan saha ve konuda sebat etmektir. Bir konu ve problem üzerinde son sınırlara kadar ulaşılmadan ve kapasite/potansiyel kullanılmadan, araştırmada istenilen ve bek­lenen hedeflere ulaşılamaz. Onun için ‘güzel sabır’ve onu takip eden şükür, bilinmeyenin öğrenilmesine ve öğretilmesine kapı aralar. Bilinmeyeni keşif, yanlış bilineni düzeltme, ancak sabrın genişliğine teslim olmakla elde e<u>dilir.</u></p>
<p>Bilgi seyahati, salt bilim için değildir. Kutsaldan uzak bilgi <sub> </sub>insana faydalı olmayan bilimsel sonuçlar doğurabilir. Bu noktada, dif gibi tevhidin istikametinde yol almak gerekir. Nitekim bilgi ve bilimin kardeşi hikmettir; ve hikmetin başıda, Allah korkusu değil midir?!</p>
<p>Bilim dünyasında her türlü söz, hareket ve davranış, insanla­rın yararına yönelik olmalıdır. Bunun için de, faydasız bilimden Hûda’ya sığınmak ve yararlı bilgiyi elde etmek için çaba sarfetmek elzemdir. Bu da, el-Alîmm (Her Şeyi Bilen) bilgisinden (marifetullah) mümkün olduğunca nasiplenmekle gerçekleşir.</p>
<p>İlim; öğrenmek, öğretmek ve dinlemekle kazanılır. Bunun yolu da, okumaktan geçer. Ciddi, seçici ve bilinçli okumak, başka meşgalelerden uzaklaşmakla gerçekleşir. Akıl, zihin ve kalbin konusu haz ve menfaat üzerinde olursa, ilmin şartları oluşma­mış, yol işaretleri takip edilmemiş olur.</p>
<p>İlmin kapısı, aşağılık kompleksinden kurtularak özgüvenin emin limanlarına demir atmakla açılır. Yoğunlaşarak çalışılan her konu ve mesele, çözümlenmezse bile semeresi bol olur, be­reketli neticeleri doğurur. Sinik, korkak, cesur olmayan zihin­ler, başka akılların gölgesinden kurtulamazlar. Bu marazî hal­den uzaklaşamayan da meyve vermez, yani üretemez. Düşüncesi kısır ve kadük kalır, derece adayamaz, tekamül edemez ve asla özgünlük mertebesine yükselemez.</p>
<p>Özgüvenin varlığı, ‘bilgi serüveni’nde büyük bir zenginliktir. Ancak aşın özgüven, hata ve yanlışlıkların arkadaşıdır. Yanılma ve yanlış anlamalar, kibir ve gururun yol arkadaşlarıdır. Bu du­rumda yolculuk, şeytanla yapılan bir seyahattir.</p>
<p>İlim; gurur, uçup ve kibirle asla yan yana gelmeyecek ka­dar üstün bir değerdir. Bu anlamda ilim, hem bir değer, hem de bir bilgidir. Onu şerefli kılan, kutsalla olan ‘aşkın ilişkisidir. Bu kapsamda Peygamberlerin mirası, ilim erbabına bırakılmış kıymetli bir verasettir.</p>
<p>Bir peygamber mirasçısı olarak Fuat Sezgine göre, bilim, sadece kitaptan değil; aynı zamanda hocadan da öğrenilen bir kazanımdır. O, bu çerçevede Müslüman ilim taliplerine yönelik olarak; Müslümanların bilime katkılarını görerek, aşağılık duy­gusundan uzaklaşmalarının gerektiğini vurgular.</p>
<p>Şahsiyet itibariyle ciddi bir özgüvene sahip bilim adamı ola­rak Sezgin, çalışmalarında mübalağaya kaçmadan her konuda herkese hakkını vermekte hassasiyet göstermelerini önerir.</p>
<p>Kaynaklarını vermede titizlik gösteren ‘yitik hâzinenin kâ­şifi” olan Sezgin, çalışmalarının ana gayesini şöyle özetler: “Be­nim mensubu olduğum bir ilim, kültür ve medeniyet dünyası var. B izler, öksüz ve sahipsiz değiliz. Çok derinlere inen sağlam bir medeniyete beşiklik etmişiz. Fakat yüzyıllardır bu medeni­yetin görmezden gelindiğini, hakkının yenildiğini, tahkir edi­lip bütün yaptıklarının da elinden alındığını ve ona zulmedildiğini gördüm. İslâm medeniyetinin bu göz kamaştıran birikimim ve dünya bilimine yaptığı büyük katkıları, bunun farkında ol­mayan dünyaya tanıtmayı gaye ittihaz ettim. Bu gayretimin bir <u>kısmı,</u> sadece bilim dünyasına hizmet, ama diğer çok mühim bir gayesi ise, koskoca bir. İslâm âleminin yitirmiş olduğu ken­dine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini hatırlatarak kaybettiklerini iade etmek içindir.”</p>
<p>Doksan dört yıllık ömrünü ilim yolculuğuyla şereflendiren Sezgin, yirmi dört saatlik günün yaklaşık on yedi saatini çalı­şarak geçirdiğini ifade etmektedir: “Bir de, benim çalışma yı­lım 365 gündür, haftam 7 gündür. Ben cumartesi ve Pazar günü bile sabah saat 7.30’da enstitüdeyim.” (Fuat Sezgin, <em>Bilim Ta- rihi Sohbetleri,</em> söyleşi: Sefer Turan, İstanbul 2019)</p>
<p>Hâsılı, Müslüman ilim tâliplisi ve erbabı, bilim seyaha­tinde yabana dillere vakıf olmalı (en azından medeniyet dili­miz Arapça ve bir Batı dilini bilmeli), metotlu ve istikrarlı bir şekilde çalışmalıdır. Bunu yaparken özgüven elbisesi içinde, sa­bır ve cesaret ile dünyevî takıntılardan uzaklaşarak bilimin/bilginin zengin dünyasına hicret etmelidir.</p>
<p>Bayram Ali Çetinkaya -Hakikat Arayışında Akıl ve Kalp,syf:75-79</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/ilmin-bilginin-yol-isaretleri/">Ilmin/Bilginin Yol işaretleri</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/ilmin-bilginin-yol-isaretleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hased kültürü</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/hased-kulturu/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/hased-kulturu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2015 12:29:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji/Aile/Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[Hased]]></category>
		<category><![CDATA[Hased kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Haset]]></category>
		<category><![CDATA[Herşeyin Bir Anlamı Var]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Sayar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=8016</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hased kültürü insan ilişkilerini infilaka hazır bir bomba haline getiriyor. Bu havayı soluduğumda, başkasının yücel­tmesi benim değersizleşmem anlamına geliyor. O halde onu da dedikodu, kara çalma, çelme takma gibi en adi vasıtalarla yanıma çekmeliyim ki, değersizlik hislerim beni perişan et­mesin. Bu toplum, tuhaf bir özgüven spazmı içinde, özgü­ven bazen büzüşüyor, o kadar narinleşiyor ki, her [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hased-kulturu/">Hased kültürü</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hased kültürü insan ilişkilerini infilaka hazır bir bomba haline getiriyor. Bu havayı soluduğumda, başkasının yücel­tmesi benim değersizleşmem anlamına geliyor. O halde onu da dedikodu, kara çalma, çelme takma gibi en adi vasıtalarla yanıma çekmeliyim ki, değersizlik hislerim beni perişan et­mesin. Bu toplum, tuhaf bir özgüven spazmı içinde, özgü­ven bazen büzüşüyor, o kadar narinleşiyor ki, her şey ve her­kes tehdit oluveriyor. Sonra birden gevşiyor, dağa taşa mey­dan okuyan sağlıksız bir ruh haline dönüşüyor. Bu psikolo­jik dinamik, insanları hemen her konuda hiç zahmet harcamaksızın otorite kılmaya yetiyor. Anlamak zahmetine hiç girmeden, üç satır okumadan, ter dökmeden üst perdeden konuşan insanların ülkesi. Okumasına ve anlamasına gerek yok, çünkü o doğuştan haklı olanlar kabilesinden.</p>
<p>Haset, kıskançlıktan farklı olarak, sahip olunan bir şeyi kaybetme korkusundan çok, başka birine kötülük yapma ar­zusuyla şekillenir. Bizim toplumumuzda geleneksel yapının çözülmesi, diğerkâmlık ve özgeciliğin bu yapıyla birlikte de­ğer yitimine uğraması, ‘haset kültürü’nü tırmandırıyor. Ha­yatî bir fare yarışı’ olarak tanımlayan rekabetçi anlayış, ki­şinin özgüvenini yanlış sacayakları üzerine kuruyor. Maddî güç, başkaları üzerinde iktidar kurabilme kabiliyeti, toplum­sal alanda görünürlük ve işitilirlik gibi gelgeç değerler, özgü­venin en önemli belirleyicileri oluyor. Hayat bir kez fare ya­rışı’ olarak algılanmaya başlandığında, bizden önde olduğu­nu düşündüğümüz herkes öfkemizin nesnesi oluveriyor.</p>
<p>Haset kültürü insanların birbiriyle konuşmasını da en­gelliyor* Bu kültürün içinden konuşanlar, insanın samimi bir ontolojik duruşa yaslanarak konuşabileceğine ihtimal vermiyor. Kendilerinden farklı düşünen herkesi İkbal avcılı­ğıyla, çıkar peşinde koşmakla itham ediyor. Baktığı her yer­de güç yarışı görenler, adeta gücü kutsuyor ve onu elde et­mek için her vasıtayı mübah sayıyor. Haset kuvvetli bir his ve ona mağlup olan kimse yok ki, iç huzuru bulabilsin. İç­ten içe insanı kemiren, sinir uçlarını her daim uyaran, İnsanı sürgit bir mutsuzluğa hapseden olumsuz bir duygu. Bütün zaferleri Pirüs zaferi, ötekinin tahrip edilmesi için sıkılan her kurşun aslında kendisini vuruyor, başkasını yok etmek için harcanan her çaba aslında kendi iç ışığını söndürüyor.</p>
<p>Gelin, biz bu haset kültürüne ayak direyelim. Kalemi kağıdı elimize alıp bir şükran mektubu yazalım. Hayatımız­da bize iyilik etmiş birisine, bize dünyanın güzel ve emin bir yer olduğunu göstermiş, insana ve hayata umutla bak­mamızı sağlamış, bir harf öğretmiş, bir kapı aralamış birisi­ne, ona duyduğumuz şükran ve minnettarlığı cömertçe ya­zalım, Sonra onunla buluşalım ve gözlerimiz onunkilere hiç değmeden, usulca bu mektubu okuyalım, insanın insana söyleyeceği ne çok şey var&#8230;</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Kemal Sayar-Herşeyin Bir Anlamı Var</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/hased-kulturu/">Hased kültürü</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/hased-kulturu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
