<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Danismed Gazi | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/danismed-gazi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Jun 2015 23:17:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Danismed Gazi | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Selçukluları -Gıyaseddin Keyhusrev&#8217;in İkinci Saltanatı Dönemi-</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-giyaseddin-keyhusrevin-ikinci-saltanati-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-giyaseddin-keyhusrevin-ikinci-saltanati-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2015 23:17:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İzzeddin Kılıç Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans]]></category>
		<category><![CDATA[Danişmedliler]]></category>
		<category><![CDATA[Danişmend]]></category>
		<category><![CDATA[Danismed Gazi]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Gıyaseddin keyhusrev]]></category>
		<category><![CDATA[III. Kılıç Arslan’ın]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Selçukluları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=8370</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; III. Kılıç Arslan’ın Saltanatı II.Rükneddîn, Süleyman-şâh’m ölümünden sonra henüz erginlik çağma erişmemiş olan oğlu III. İzzeddîn Kılıç Arslan, Selçuklu tahtına geçirildi. An­cak bu çocuk yaştaki sultan sekiz ay kadar hüküm sürebildi. Selçuklu tahtını ikinci kez olmak üzere I. Gıyâseddîn Keyhusrev ele geçirmişti. Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;in İkinci Saltanatı Tahttan uzaklaştırılan I. Gıyâseddîn Keyhusrev bir süre Anadolu&#8217;da [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-giyaseddin-keyhusrevin-ikinci-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları -Gıyaseddin Keyhusrev’in İkinci Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="  wp-image-8313 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye Selcuklu Devleti" width="439" height="366" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>III. Kılıç Arslan’ın Saltanatı</strong></p>
<p>II.Rükneddîn, Süleyman-şâh’m ölümünden sonra henüz erginlik çağma erişmemiş olan oğlu III. İzzeddîn Kılıç Arslan, Selçuklu tahtına geçirildi. An­cak bu çocuk yaştaki sultan sekiz ay kadar hüküm sürebildi. Selçuklu tahtını ikinci kez olmak üzere I. Gıyâseddîn Keyhusrev ele geçirmişti.</p>
<p><strong>Gıyâseddîn Keyhusrev&#8217;in İkinci Saltanatı</strong></p>
<p>Tahttan uzaklaştırılan I. Gıyâseddîn Keyhusrev bir süre Anadolu&#8217;da do­laştıktan sonra İstanbul’a gitmiş, orada Bizans’ın ileri gelenlerinden Manuel Mavrozomes’in kızı ile evlenmişti. Ancak Haçlıların İstanbul’u işgali sırasında buradan ayrılarak Menderes vadisine hâkim olan kayınpederinin yanma gitti (1204). Selçuklu ülkesinde ise bu sırada başka planlar yapılıyordu. Sultan’ın henüz çocuk yaşta olmasından hoşlanmayan ve daha önce Selçukluların hiz­metine girmiş Danişmendli beyleri, Emir Mubârizeddîn Ertokuş ile anlaşa­rak Gıyâseddîn Keyhusrev’i taht için davet ettiler. Gıyâseddîn Keyhusrev bu çağrıya uyarak kayınpederi ile beraber harekete geçti, önce eskiden meliklik yaptığı Uluborlu’ya ulaştı, oradan da Konya üzerine yürüdü ve şehri bir ay kadar muhasara ettiyse de başarılı olamadı. Gıyâseddîn Keyhusrev muhasa­rayı terk ederek Ilgın’a çekilmişti ki, beklenmedik bir gelişme onun talihini müspet yönde etkiledi. Aksaray ile Konya şehirleri arasındaki geleneksel re­kabet, önce Aksaray’da sonra da Konya’da adına hutbe okunmasını sağladı. Fakat Konyalılar yine de III. Kılıç Arslan’a dokunulmamasını şart koşarak Keyhusrev’i şehre davet etmişlerdi. Gıyâseddîn Keyhusrev yeğenine Tokat’ın idaresini vererek bu isteği yerine getirdi ve 601 Receb/Şubat 1205 tarihinde Konya’ya girerek Selçuklu tahtına oturdu.</p>
<p>Sultan I. Gıyâseddîn sözünde durmamış ve muhtemelen ilk işi III. Kı­lıç Arslan’ı Tokat’a göndermeyerek ortadan kaldırmak olmuştu. Daha sonra doğudaki birçok beylikler söz gelişi; Artuklu ve Eyyûbî Melikleri, Mengücük oğulları ona tabi olduklarını bildirdiler. Haçlıların İstanbul’u işgali sırasında Bizanslıların Anadolu’da iki devlet kurduğunu görüyoruz. Theodoros Laskaris 1206’da İznik ve civarına hâkimiyetini tanıtırken, Karadeniz sahillerinde faaliyet gösteren ve Trabzon’u merkez yapan Komnenoslar (1204-1461) bu hususta daha başarılı olmuşlardı. Ancak İstanbul&#8217;un işgali ve Komnenosların Karadeniz’deki yayılma hareketleri Anadolu’daki transit ticaretin tamamen durmasına yol açmıştı. Bu bakımdan Gıyâseddîn Keyhusrev ve Theodoros Laskaris bir anlaşma yaptılar. Trabzon’a hakim olan Aleksios Komnenoş’un Amisos (Samsun)’u almak istemesi üzerine gelen şikâyetler, Selçuklu Sultan&#8217;nın harekete geçmesine ve onu mağlup etmesine sebep oldu. Böylece ticaret yolunun emniyeti sağlandı. Ayrıca sultan, kayınpederi Manuel Mavrozomes’e Denizli, Honaz ve Menderes vadisini kapsayan bölgenin İda­resini vermiş, adı geçen şahıs Türkmenler ile kendisine verilen bu bölgede faaliyette bulunmuştu.</p>
<p>Sultan Gıyâseddîn Keyhusrev Karadeniz sahillerinin ticari bakımdan güvenliğini sağladıktan sonra bu kez de aynı işi Akdeniz için düşünmeye başladı. Akdeniz’in önemli liman şehirlerinden olan Antalya, Aldo Brandini adlı bir İtalyan’ın idaresinde idi. Selçuklu tüccarların burada da soyulması üzerine sultan Antalya’ya bir sefer tertipleyerek şehri muhasara etti. Kıbrıs Kralı Gautier de Montböliard’m yardım göndermesi, kuşatmanın geçici ola­rak kaldırılmasına yol açtı. Fakat Antalya Türkler tarafından uzaktan kontrol altında tutuluyordu. Bu sırada şehirdeki Rumların sultana yardım için baş­vurmaları, muhasaranın tekrar başlamasına sebep oldu. Nihayet Antalya 3 Şaban 603/5 Mart 1207 tarihinde Selçuklu askerleri tarafından zapt edildi. Gıyâseddîn Keyhusrev şehre vali olarak Mubarizeddîn Ertokuş’u tayin etti. Ayrıca bu fetihten sonra Kıbrıs&#8217;taki Haçlılar ile ticari ve iktisadi faaliyetleri kapsayan bir anlaşma yapıldı. Sultanın ticari gelişmeye verdiği önem Güney­doğu Anadolu’da da kendini gösterdi. Ermenilerin buradaki yollan devamlı olarak tehdit etmesi, sultanı Maraş yönünde harekete geçirdi. Maraş Selçuklu hâkimiyetinde iken şimdi Eyyûbilerin idaresi altına girmişti. Gıyâseddîn Key­husrev bu şehri tekrar Selçuklu toprakları içine kattı (605/1208) ve buradan Ermeniler üzerine yürüyerek bazı yerleri ele geçirdi. Bunlardan biri de daha önce Selçuklular tarafından fethedilmiş bulunan fakat sonra tekrar Ermenile­rin idaresine geçen Pertus Kalesi idi. Ermeniler Eyyûbilerin aracılığıyla sultan ile bir barış yaparak ona tabi oldular. Ermeni II. Leon bu anlaşmaya bir süre sadık kalmış ve Sultan I. Gıyâseddîn adına para bastırmıştı.</p>
<p>Öte taraftan İznik’teki Bizans Devleti gittikçe kuvvetlenmekte olup İstanbul’daki Haçlılar ile bir anlaşma yapan Sultan Gıyâseddîn bu durumu hoş karşılamıyordu. Nitekim daha önce kendisini İstanbul’da ağırlayan sa­bık İmparator III. Aleksios’un İznik tahtı için kendisine müracaat etmesi ve damadı I. Laskaris’ten şikâyetçi olması sultan için bir fırsat yaratmıştı. Sul­tan görünüşte III. Aleksios’u tahta geçirmek maksadıyla harekete geçti. Sel­çuklu ve Bizans orduları Menderes kenarındaki Antiokheia’da karşılaştılar. Bizans ve İslâm kaynaklarına göre savaş iki şekilde sonuçlanmıştır. Birinci­ye göre galip gelen taraf Bizans olmuştur. Özellikle İbn-i Bibî’ye21 göre ise, Türkler önce düşmanı mağlup etmiş, kaçanları takibe başlamış ve yağmaya dalmıştır. Bu kargaşalıktan yararlanan bir Frenk askeri Sultan I. Gıyâseddîn Keyhusrev’i şehit etmiştir. Sultanın ölüm haberi Selçuklu ordusunun paniğe kapılmasına ve mağlubiyetine sebep oldu (23 Zilhicce 607/7 Haziran 1211). Ancak her iki tarafın ağır kayıplar vermesinden savaşın neticesinin ortada olduğu anlaşılıyor.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil- Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-giyaseddin-keyhusrevin-ikinci-saltanati-donemi/">Türkiye Selçukluları -Gıyaseddin Keyhusrev’in İkinci Saltanatı Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-giyaseddin-keyhusrevin-ikinci-saltanati-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Selçukluları -I. Kılıç Arslan Dönemi-</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-i-kilic-arslan-donemi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-i-kilic-arslan-donemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Harun Selçuk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2015 15:34:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çaka Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Çavlı]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Şahinşah]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Bohemund]]></category>
		<category><![CDATA[Danismed Gazi]]></category>
		<category><![CDATA[Ebul Gazi]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Merçil - Müslüman Türk Devletleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıç Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[Kapadokya]]></category>
		<category><![CDATA[Melikşah]]></category>
		<category><![CDATA[Musul]]></category>
		<category><![CDATA[Niksar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Selçukluları Devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=8318</guid>

					<description><![CDATA[<p>                      Kılıç Arslan’ın Saltanata Hâkim Olması: Ebu’l-Kasım&#8217;ın ölümünden sonra kardeşi Ebu’l-Gazî İznik’i elinde tut­makta devam etti. Tam bu sıralarda da Sultan Melikşâh’ın vefat etmiş olması onu Emîr Bozan’ın tazyikinden kurtarmış oldu. Zira Bozan bütün kuvvetleri ile birlikte Büyük Selçuklu Devleti’nde meydana çıkan karışıklıklarda rol oy­namak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-i-kilic-arslan-donemi/">Türkiye Selçukluları -I. Kılıç Arslan Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>     <a href="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg"><img decoding="async" class="  wp-image-8313 aligncenter" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2015/06/Turkiye-Selcuklu-Devleti.jpg" alt="Turkiye Selcuklu Devleti" width="412" height="343" /></a></strong></p>
<p><strong>     </strong></p>
<p><strong>          Kılıç Arslan’ın Saltanata Hâkim Olması:</strong></p>
<p>Ebu’l-Kasım&#8217;ın ölümünden sonra kardeşi Ebu’l-Gazî İznik’i elinde tut­makta devam etti. Tam bu sıralarda da Sultan Melikşâh’ın vefat etmiş olması onu Emîr Bozan’ın tazyikinden kurtarmış oldu. Zira Bozan bütün kuvvetleri ile birlikte Büyük Selçuklu Devleti’nde meydana çıkan karışıklıklarda rol oy­namak üzere Suriye’ye yollanmıştı. İmparator Aleksios bu sefer Ebu’l-Gazî’yi hediyeler ve vaatlerle kandırıp onun İznik’i terk etmesini sağlamaya çalıştı. Ebu’l-Gazî ise belki de henüz ağabeyinin ölüm haberini almamış olduğu ci­hetle, İmparator’u oyalamakla yetinmişti. Ancak Sultan Melikşâh’ın ölümü, onun tutuklu olarak İsfahan’da tuttuğu Süleymân-şâh’ın oğullarının serbest kalmalarını sağladı. Süleymân-şâh’ın iki oğlu, Kılıç Arslan ve Kulan (veya Dâvud) Horasan’dan kaçarak veya başka bir rivayete göre serbest bırakılarak süratle Anadolu’ya ve sonra İznik&#8217;e geldiler. Onların İznik’e gelişlerini belki de 1093 yılı başına koymak gerekecektir. Çünkü bilindiği üzere Melik-şâh&#8217;ın hanımı Terken Hatun, küçük yaştaki oğlu Mahmûd’un, babasının tahtına çıkmasını sağlamak ümit ve arzusu ile Melikşâh’ın ölümünü bir süre halktan saklı tutmuştu. Böylece haberin İsfahan’a ulaşması ve Kılıç Arslan ile karde­şinin buradan hareketleri ve İznik&#8217;e varışları her halde uzunca bir müddet sürmüş olmalıdır.</p>
<p>İznik’te bulunan Türkler, Selçuklu şehzadelerinin gelişini büyük bir se­vinçle karşıladılar. Ebu’l-Gazi’nin iktidarı hiç direnmeden Kılıç Arslan&#8217;a dev­rettiği anlaşılmaktadır. Kılıç Arslan bu suretle babası Süleymân-şâh&#8217;a halef oluyor, tabiatıyla babasının benimsemiş olduğu “Sultan” ünvanını da alıyordu. Ancak Anadolu henüz birliğe ulaşmış bir sultanlık olmaktan çok uzak idi. Kılıç Arslan&#8217;ın hâkimiyet sahası ancak İznik ve civarını kapsar görünmektedir. İzmit, Ebu’l-Kasım zamanında elden çıkmıştı. İzmit körfezi sahilleri ise boydan boya Bizanslıların elinde idi. İzmir ve çevresinde başka bir Türk beyi, Çaka hâkimdi. Öte taraftan Danişmendliler, Mengücükler ve Saltuklular gibi Türk beylikleri Anadolu’nun muhtelif bölgelerinde hüküm sürüyorlardı. Dikkatle bakılacak olursa Kılıç Arslan’ın Anadolu’daki mevkii bir ölçüde kendisinden iki yüz yıl sonraki Osmanoğulları’nın durumuna çok benzemektedir. Osmanoğulları&#8217;nın yapmış oldukları gibi o ve onun ahfadı Anadolu birliğini İznik, Bursa, Bilecik, Eskişehir ve civanndan hareket ederek gerçekleştirilmişlerdir.</p>
<p>I.Kılıç Arslan’ın Türkiye Selçuklu tahtına çıkarak “Sultan” ünvanı al­dıktan sonraki ilk işi devleti yeniden teşkilatlandırmak olmuştu. Ayrıca Çaka Bey’in kızı ile evlenmesi, bu iki Türk hükümdarı arasında bir dostluk kurul­masına sebep oldu. Bu dostluk semeresini vermekte gecikmedi, Kılıç Arslan Marmara sahillerine yerleşmeye çalışan Bizanslıları oradan çıkarttı. Öte ta­raftan Çaka Bey, Çanakkale’ye doğru ilerlemiş ve Abydos (Çanakkale’ye 8 ki­lometre mesafede)’u muhasara etmişti. Onun bu hareketiyle İstanbul yolu tehlikeye düşmüş oluyor, İmparator Aleksios bu tehlikeden kurtulabilmek için I. Kılıç Arslan’ı kendisine müttefik yapmaya çalışıyordu. Nitekim o bu arzusunda başarılı olmuştu. I. Kılıç. Arslan kendi hâkimiyet sahası içinde Çaka’nın beyliğinin genişlemesini iyi karşılamamış ve harekete geçmişti. İki taraftan sıkışan Çaka Bey bu durumdan kurtulmak için Kılıç Arslan’ın ya­nma gitti ise de, bir netice elde edemediği gibi damadı tarafından ortadan kaldırıldı. Kılıç Arslan ise Bizans ile yaptığı bu ittifak sayesinde doğuda geniş­leme imkânı buluyordu. İlk önce 1095’te Malatya üzerine yürüdü, bu şehir Gabriel adında bir Ermeni’nin idaresinde idi. Kılıç Arslan iyi tahkim edilmiş olan bu şehri şiddetle muhasara etti. Fakat bu sırada Avrupa&#8217;dan harekete geçmiş olan Haçlı orduları Türkiye Selçuklularının başkenti İznik’e, kadar ulaşmıştı. Sultan Kılıç Arslan bu bakımdan süratle geri döndü ise de, Haçlıla­rın kuşattığı İznik’e giremediği gibi, büyük ve muntazam Haçlı ordusuyla gi­riştiği savaşta da başarılı olamamıştı. Neticede İznik’e müdafaa eden Türkler Bizanslılar ile anlaşarak şehri onlara teslim ettiler (19 Haziran 1097). Öte ta­raftan Kılıç Arslan Anadolu’ya çekilmiş, öteki Türk beylerinden Danişmendli Gümüş Tegin (Emir Danişmend) ve Kayseri (Kapadokya) hâkimi Haşan Bey ile birleşerek ilerleyen Haçlı ordusuna karşı harekete geçmişti. Bu müttefik Türk ordusu Eskişehir (Dorylaeum) önünde Haçlı ordusu ile karşılaştı. Birkaç gün sürdüğü anlaşılan bu savaşta iki taraf kahramanca mücadele etmiş, ne­ticede Türkler üstün sayıdaki düşman karşısından çekilmek zorunda kalmış­lardı (1 Temmuz 1097). Sultan Kılıç Arslan bundan sonra bir çeşit çete savaşı yaparak düşmanı yıpratmak niyetinde idi. Nitekim bu çekiliş sırasında Türk­ler yol boyunca içecek ve yiyecek maddelerini yok ederek, bir ölçüde Haçlıları açlığa mahkûm ediyorlardı. Buna rağmen Haçlı ordusu Konya’ya kadar iler­ledi ve buradan sonra Ereğli’de ikiye ayrılarak yoluna devam etti. Bu sırada Anadolu’nun durumu yeniden değişiyor, Bizanslılar Türklerin elindeki Batı Anadolu’nun sahik bölgelerini İzmir, Efes, Sardes ve Eski Lydia’nın öteki bir­çok şehrini işgal ediyorlardı. Öte taraftan Türklerin gelişiyle Toroslara sığman Ermeniler de yavaş yavaş sahillere ve ovalara inmeye başlamışlardı.</p>
<p>Bu Haçlı seferi fırtınasının geçmesinden sonra Anadolu Türkleri tekrar toparlandılar. Sultan I. Kılıç Arslan ise Konya’ya yerleşerek burayı Selçuklu Devleti’nin başkenti yaptı. Bu sırada Haçlılara karşı Danişmendliler de başa­rılı savaşlar veriyorlardı. Nitekim Danişmendli ordusu 1100 yılında bir Haçlı ordusunu Malatya civarında mağlup ve Bohemund’u esir etti. Türklerin bu za­ferinden sonra 1101 yılı Haçlı seferlerini oluşturan Haçlı orduları Anadolu’ya girdi. Sultan Kılıç Arslan ve Danişmend Gazi Bohemund’u kurtarmak için Niksar’a doğru ilerleyen Haçlı ordusunun birinci grubunu Merzifon’da 1101 yılında imha ettiler. Yine aynı yıl içinde peşpeşe iki Haçlı ordusu da Sultan Kılıç Arslan ve Danişmendliler tarafından Konya Ereğlisi’nde büyük bir kıs­miyle ortadan kaldırıldılar. Böylece Anadolu Türkleri eski güvenlerine ka­vuşmuş oldular. Öte taraftan Haçlıların kendisi için bir tehlike teşkil ettiğini gören imparator Aleksios, Sultan Kılıç Arslan ile onlara karşı bir ittifak yaptı. Bu sırada Danişmend Gazi de boş durmuyor ve Malatya’yı fethediyordu (18 Eylül 1101). Sultan I. Kılıç Arslan ise 1103 yılında bir sefere çıktı, buna sebep aynı dinden olmalarına rağmen Ermenilerin Haçlılardan şikâyet etmeleri idi. I. Kılıç Arslan Elbistan’ı ve Maraş’ı Haçlıların elinden kurtardı. Danişmend Gazi’nin elinde tutsak olan Haçlı reislerini (Bohemund, Richard gibi) fidye karşılığı serbest bırakması, bu paranın yarısını isteyen I. Kılıç Arslan ile ara­larının açılmasına sebep oldu. Aslında sultan daha önce onun Malatya’yı ele geçirmesine kızmıştı, fidye olayı belki de görünürdeki bir sebep idi. Neticede sultan, Danişmend Gazi’nin üzerine yürüyerek onu mağlup etti (1103). Çok geçmeden Danişmend Gazi’nin 1105’te ölmesi, Sultana Malatya’yı ele geçir­mek fırsatım verdi. Aynı yıl içinde sultan Malatya’yı kuşatmış, Danişmend</p>
<p>Gazi’nin oğlu Yağı-basan mukavemet edemeyerek şehri teslim etmişti. Böylece Anadolu Beyliklerinin en kudretlilerinden biri olan Danişmendlilerin durumu sarsılmıştı. Sultan öteki beylikleri de kendine tabi kılmak istedi ve bunda da bir ölçüde başarılı oldu (Söz gelişi; Dilmaçoğulları, înaloğullan gibi). Ancak Saltuklular ve Sökmenliler (Ahlat-şâhlar) Büyük Selçuklulara tabi olarak kalmışlardı. Sultan Kılıç Arslan’ın bu genişleme siyaseti neticesinde Büyük Selçukluların hâkimiyet sahasına komşu olması, hanedanın bu iki ko­lunun çatışmasını beklenir hâle getirmişti. Nitekim çok geçmeden böyle bir olay vuku buldu. Musul’a hâkim olmak meselesi; Sultan Kılıç Arslan ile Büyük Selçuklu emirlerinden Çavlı’yı karşı karşıya getirdi. İlk etapta Kılıç Arslan üs­tündü ve 22 Mart 1107’de Musul’a girdi. Emir Çavlı ise mücadeleyi bırakma­mıştı, büyük bir ordu toplayarak harekete geçti. İki taraf Hâbur Nehri kenarında karşılaştı. Sultan I. Kılıç Arslan kahramanca dövüşmüş, ancak mağlup olacağını anladığı zaman atıyla Hâbur Nehri’ni geçerek kurtulmak istemişti. Fakat kendisine ve atma ait zırhların ağırlığı ona bu şansı tanımamış ve ne­hirde boğulmuştu (3 Haziran 1107). Emir Çavlı onun oğlu Şahinşâh’ı yakala­yıp, Sultan Muhammed Tapar’a gönderdi. Böylece Türkiye Selçukluları tahtı kısa bir süre için tekrar boş kaldı. Kılıç Arslan’ın Şahinşâh’tan başka Mes’ûd, Arap ve Tuğrul Arslan adlarında üç oğlu daha vardı (Muhtemelen bir de Gök- Arslan).</p>
<p>Sultan I. Kılıç Arslan&#8217;ın ölümünden sonra eşi beraberinde küçük oğlu Tuğrul Arslan olduğu halde Malatya’ya gelmiş ve burada Tuğrul Arslan’ın sul­tanlığı ilan edilmişti. Öte taraftan Bizanslılar Türkiye Selçuklu sultanlığının bu zayıf durumundan faydalanarak Türkleri oturdukları yerlerden uzaklaş­tırmaya başladılar. Bu özellikle sahil bölgelerinde kendisini göstermiş Türkler, Bizans saldırısı karşısında ağır kayıplar vererek Orta Anadolu’ya çekilmişler­di. Bizanslılara bu devrede Kayseri (Kapadokya) emîri Haşan karşı koymaya çalışmıştı.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Erdoğan Merçil-Müslüman Türk Devletleri Tarihi</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-i-kilic-arslan-donemi/">Türkiye Selçukluları -I. Kılıç Arslan Dönemi-</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/turkiye-selcuklulari-i-kilic-arslan-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
