<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bir Kıssa | İlim Cephesi</title>
	<atom:link href="https://www.ilimcephesi.com/etiket/bir-kissa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<description>Tarih, İslam, Sosyoloji, Felsefe, Edebiyat Kısaca Fikir Dünyamız!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Oct 2017 11:46:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2019/05/fav.png</url>
	<title>Bir Kıssa | İlim Cephesi</title>
	<link>https://www.ilimcephesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Allah İçin Sevmek Böyle Olur</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/allah-icin-sevmek-boyle-olur/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/allah-icin-sevmek-boyle-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2014 09:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Allah İçin Sevmek Böyle Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Dilaver Selvi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halife Muvaffak zamanında bazı fitneciler sûfîleri halifeye şikâyet edip, haklarında iftira ettiler. Olay; hicrî 262, mîlâdî 875&#8217;de meydana geldi. Sûfileri zındıklıkla ithâm eden, Hanbeli mezhebi fakih- lerinden &#8220;Gulam-ı Halil&#8221; isimli bir zattı. Bu adam, Halife Mu­vaffak ve annesi yanında sûfilerin bazı görüşlerini şiddetli tenkit edip onları zındık olmakla suçladı. Onların Allah Te- âlâ&#8217;ya âşık olmaktan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/allah-icin-sevmek-boyle-olur/">Allah İçin Sevmek Böyle Olur</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/allah-icin-sevmek-boyle-olur/insan-ve-hurriyet-250x250-3/" rel="attachment wp-att-17559"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17559" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/insan-ve-hurriyet-250x250-1.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/insan-ve-hurriyet-250x250-1.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/insan-ve-hurriyet-250x250-1-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Halife Muvaffak zamanında bazı fitneciler sûfîleri halifeye şikâyet edip, haklarında iftira ettiler. Olay; hicrî 262, mîlâdî 875&#8217;de meydana geldi.</p>
<p>Sûfileri zındıklıkla ithâm eden, Hanbeli mezhebi fakih- lerinden &#8220;Gulam-ı Halil&#8221; isimli bir zattı. Bu adam,</p>
<p>Halife Mu­vaffak ve annesi yanında sûfilerin bazı görüşlerini şiddetli tenkit edip onları zındık olmakla suçladı. Onların Allah Te- âlâ&#8217;ya âşık olmaktan bahsettiklerini söyleyerek, bunun ol­mayacağını, sûfilerin yanlış yolda ve itikatta olduğunu ileri sürdü. Fakat sonuçta iftirası ve yanlışı ortaya çıktı</p>
<p>Halife, bahsedilen sûfilerin yakalanıp cezalandırılması­nı emretti. Cüneyd-i Bağdâdî, kendisini fıkıh ilmiyle meşgul birisi göstererek kurtuldu. eş-Şehham, er-Rakkam ve Ebû Hüseyin Nuri yakalanıp nezarete alındılar. Boyunları vurulmak üzere hazırlık yapılınca, Nuri (k.s) öne atıldı. Cellat kendisine,</p>
<p>&#8220;Niçin acele ediyorsun?&#8221; diye sorunca,</p>
<p>&#8220;Kardeşlerimin bir saat fazla yaşamaları için ölüme kendimi tercih ediyorum, önce beni öldür!&#8221; dedi.</p>
<p>Cellat hayret içinde kaldı, elini geri çekti. Hâdise hali­feye haber verildi. Halife sûfîlerin hâlini incelemek üzere, Kâdı&#8217;l-Kudât İsmail b. İshak&#8217;a haber gönderdi.</p>
<p>Kâdı, Ebû Hüseyin Nurî ile biraz konuştu. Ona bazı so­rular sordu. Nûri (k.s), başını önce sağ tarafına eğdi, son­ra sol tarafına çevirdi. Sonra önüne eğdi. Sonra kâdıyı hay­rette bırakan cevaplar verdi. Peşinden şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Allah&#8217;ın öyle kulları vardır ki onlar Allah ile kalkarlar, Allah ile yürürler, Allah ile konuşurlar, Allah ile yaşarlar, Al­lah ile ölürler; her işlerinde Allah&#8217;a müracaat eder, O&#8217;na gü­venirler. O&#8217;nun kendilerine güzel nazarı ile kötülüklerden korunurlar.&#8221;</p>
<p>Ebû Hüseyin Nûrî&#8217;nin (k.s) verdiği cevapları ve bu söz­lerini işiten kâdı ağladı ve halife&#8217;nin huzuruna çıkarak,</p>
<p>&#8220;Eğer bu topluluk zındık ise, yeryüzünde hiçbir müslü- man yoktur!&#8221; dedi. Halife de onları serbest bıraktı.</p>
<p>Kâdı, Nûrî Hz.lerine başını sağa, sola ve öne eğmesi­nin sebebini sordu. Nûrî (k.s) şu cevabı verdi:</p>
<p>&#8220;Bana sorduğun soruların cevabını önce sağımdaki meleğe sordum, o, &#8216;Bilmiyorum&#8217; dedi. Solumdaki meleğe sordum; o da bilmediğini söyledi. Sonra kalbime sordum;</p>
<p>Kalbim cevapları Rabbimden alarak bana bildirdi, ben de sana söyledim.</p>
<p>Ebû Nuaym, Hilyetü&#8217;l-Evliyâ, 10/250-251, Hatib, Târih, 5/130135; Arûsî, Netâicû&#8217;l-Efkar, 1/228; S. Ateş, İslam Tasavvufu, s. 83</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dilaver Selvi,Ateşin Yakamadığı Aşık</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/allah-icin-sevmek-boyle-olur/">Allah İçin Sevmek Böyle Olur</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/allah-icin-sevmek-boyle-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ölümün Kabirdeki Durumu</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/olumun-kabirdeki-durumu/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/olumun-kabirdeki-durumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2014 08:45:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümün Kabirdeki Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Dilaver Selvi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ebu Kılabe el-Basri (r.a) anlatıyor: Şamdan Basra&#8217;ya dönmüştüm.İhtiyaç hasıl oldu,kuytu bir yere girdim ve gusül abdesti aldım,iki rekat namaz kıldım,ardından oradaki bir mezarın tümseğine başımı koyup uyudum.Bir ara uyandım,bir de baktım ki kabrin sahibi başımda dikilmiş şöyle diyor: Bütün gece bana eziyet ettin durdun.Sizler amel ediyorsunuz,fakat onların ne kadar kıymetli olduğunu bilmiyorsunuz.İşte biz bunu anladık,ancak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/olumun-kabirdeki-durumu/">Ölümün Kabirdeki Durumu</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/olumun-kabirdeki-durumu/basamaklar-3/" rel="attachment wp-att-17560"><img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-17560" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar.jpg" alt="" width="357" height="238" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar-360x240.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar-277x184.jpg 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar-296x197.jpg 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar-570x380.jpg 570w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar-585x390.jpg 585w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar-370x247.jpg 370w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar-236x157.jpg 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/basamaklar-300x201.jpg 300w" sizes="(max-width: 357px) 100vw, 357px" /></a></p>
<p>Ebu Kılabe el-Basri (r.a) anlatıyor:</p>
<p>Şamdan Basra&#8217;ya dönmüştüm.İhtiyaç hasıl oldu,kuytu bir yere girdim ve gusül abdesti aldım,iki rekat namaz kıldım,ardından oradaki bir mezarın tümseğine başımı koyup uyudum.Bir ara uyandım,bir de baktım ki kabrin sahibi başımda dikilmiş şöyle diyor:</p>
<p>Bütün gece bana eziyet ettin durdun.Sizler amel ediyorsunuz,fakat onların ne kadar kıymetli olduğunu bilmiyorsunuz.İşte biz bunu anladık,ancak ne çare! Amel edecek imkanımız yok.O kıldığın iki rekat namaz var ya,dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.Allah(c.c.) dünyadaki kardeşlerimize bol mükafatlar ihsan etsin.Onlara selamlarımızı söyle.Zira onların duaları bereketiyle kabrimize dağlar gibi nur yağmaktadır&#8221;dedi.(Gazali,İhya,5/244-245)</p>
<p>Hz. Peygamber(s.a.v.)Efendimiz buyurur ki:</p>
<p>&#8220;Ölünün kabirdeki durumu,suda boğulmakta olan kimsenin durumuna benzer.Suya düşen kimse ne bulsa kurtulmak için ona yapışır.Kabre konan kimse de böyledir;o kabrinde anne babasından,herhangi bir kardeşinden dua bekler.Dirilerin yaptığı dualar,ölülere dağlar büyüklüğünde nurlar halinde arzedilir&#8221;(Beyhaki,Şuabü&#8217;l-İman,nr:795)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dilaver Selvi,Ateşin Yakamadığı Aşık</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/olumun-kabirdeki-durumu/">Ölümün Kabirdeki Durumu</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/olumun-kabirdeki-durumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O (c.c) isyan edene böyle iyilik yaparsa!</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/o-c-c-isyan-edene-boyle-iyilik-yaparsa/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/o-c-c-isyan-edene-boyle-iyilik-yaparsa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2014 08:30:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Dilaver Selvi]]></category>
		<category><![CDATA[O (c.c) isyan edene böyle iyilik yaparsa!]]></category>
		<category><![CDATA[Zünnun Mısri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zünnûn-i Mısrî (rah) anlatıyor: Bir gün Nil nehrinin kenarında yürüyordum. Bir akrep gördüm; haraket halindeydi. İnsanlara zarar vermesinden koktum; elime bir taş alıp onu öldürmek istedim. Akrep hız­la kaçtı. Nil&#8217;in kenarında durdu. O sırada sudan bir kurba­ğa çıktı. Akrep onun sırtına sıçrayıp oturdu. Kurbağa suda yüzerek akrebi karşı sahile doğru götürmeye başladı. Ben de durumu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/o-c-c-isyan-edene-boyle-iyilik-yaparsa/">O (c.c) isyan edene böyle iyilik yaparsa!</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/o-c-c-isyan-edene-boyle-iyilik-yaparsa/islam-nizami-250x250-3/" rel="attachment wp-att-17561"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17561" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/islam-nizami-250x250.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/islam-nizami-250x250.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/islam-nizami-250x250-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a></p>
<p>Zünnûn-i Mısrî (rah) anlatıyor:</p>
<p>Bir gün Nil nehrinin kenarında yürüyordum. Bir akrep gördüm; haraket halindeydi. İnsanlara zarar vermesinden koktum; elime bir taş alıp onu öldürmek istedim. Akrep hız­la kaçtı. Nil&#8217;in kenarında durdu. O sırada sudan bir kurba­ğa çıktı. Akrep onun sırtına sıçrayıp oturdu. Kurbağa suda yüzerek akrebi karşı sahile doğru götürmeye başladı. Ben de durumu merak edip suya daldım. Onlarla birlikte karşı ya geçtim. Onları takibe başladım.</p>
<p>Kurbağa karaya çıkınca, akrep üzerinden indi. Bira/ ileri doğru gitti. Orada sarhoş bir adam uyuyordu. Bir tano yılan da adamın etrafında dolaşıyor, onu sokmaya hazırla nıyordu. Akrep hızlıca yılanın üzerine atladı, onu öyle bir ısırıp soktu ki yılan olduğu yere yığılıp kaldı.</p>
<p>Ben varıp adamı uyandırdım. Adam korku ve heyecan la ayağa kalktı. Yanındaki yılanı görünce kaçmaya başladı. Ben,</p>
<p>&#8220;Korkma, onun sana zararı olmaz, seni ondan kurtaran kurtardı&#8221; dedim ve ona olayı anlattım. Adam başını önüne eğdi, bir müddet düşündü, sonra başını göğe kaldırıp,</p>
<p>&#8220;Ya Rabbi, sen isyan eden benim gibi bir kula böyle iyi­lik ve ihsanda bulunursan, ya sana sürekli itaat eden kulla­rına nasıl iyiliklerde bulunursun kim bilir! Senin yüceliğine yemin olsun ki bir daha içki içmeyeceğim ve sana isyan et­meyeceğim&#8221; dedi. Sonra ağlayarak çekip gitti. Giderken şu manadaki beyitleri söylüyordu:</p>
<p>&#8220;Ey tembel kul, sen yatmış uyuyorsun; her şeye gücü yeten yüce Zat ise, seni nice tehlikelerden koruyor. Gözler uyuyup da o yüce sultandan nasıl gafil olur? Sen uyursun ama O&#8217;ndan sana hep nimetler gelir.</p>
<p>Yafii,Ravdü-r Riyahin,syf;291</p>
<p>Dilaver Selvi,Ateşin Yakamadığı Aşık</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/o-c-c-isyan-edene-boyle-iyilik-yaparsa/">O (c.c) isyan edene böyle iyilik yaparsa!</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/o-c-c-isyan-edene-boyle-iyilik-yaparsa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otuz Yıl İstiğfar Ettiren Bir Söz</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/otuz-yil-istigfar-ettiren-bir-soz/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/otuz-yil-istigfar-ettiren-bir-soz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2014 22:33:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Dilaver Selvi]]></category>
		<category><![CDATA[Otuz Yıl İstiğfar Ettiren Bir Söz]]></category>
		<category><![CDATA[Seri Sekati]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ariflerden Seri Sekati (k.s) der ki: &#8220;Bir olay üzerine bir kere &#8216;Elhamdülillah&#8217; dedim; tam otuz yıl bu sözden dolayı istiğfar ediyor,Allah&#8217;tan affımı istiyorum.Bu şöyle oldu: Bir gece,içinde benin dükkanımın da bulunduğu çarşıda yangın çıktı.Bana,&#8217;dükkanın yandı &#8216; diye bir haber ulaştı.Hemen gece yarısı dışarı çıkıp olayı öğrenmek istedim.Yolda bir grup insanla karşılaştım,olay yerinden gelenler bana, Ey [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/otuz-yil-istigfar-ettiren-bir-soz/">Otuz Yıl İstiğfar Ettiren Bir Söz</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/otuz-yil-istigfar-ettiren-bir-soz/istigfar-3/" rel="attachment wp-att-17613"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17613" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/istigfar-1.jpg" alt="" width="350" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/istigfar-1.jpg 350w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/istigfar-1-300x214.jpg 300w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" /></a></p>
<p>Ariflerden Seri Sekati (k.s) der ki:</p>
<p>&#8220;Bir olay üzerine bir kere &#8216;Elhamdülillah&#8217; dedim; tam otuz yıl bu sözden dolayı istiğfar ediyor,Allah&#8217;tan affımı istiyorum.Bu şöyle oldu:</p>
<p>Bir gece,içinde benin dükkanımın da bulunduğu çarşıda yangın çıktı.Bana,&#8217;dükkanın yandı &#8216; diye bir haber ulaştı.Hemen gece yarısı dışarı çıkıp olayı öğrenmek istedim.Yolda bir grup insanla karşılaştım,olay yerinden gelenler bana,</p>
<p>Ey Ebu Hasan,&#8217;bir çok insanın dükkanı yandı,ama seninki yanmadı&#8217; dediler.Bunun üzerine ben de, &#8220;Elhamdülillah,dükkanım kurtuldu&#8221;dedim.</p>
<p>Sonra biraz düşündüm,hata ettiğimi anladım.&#8221;Ben,diğer mümin kardeşlerimin mallarının yandığı bir yangında kendi malımın kurtulmasına sevinip nasıl olurda &#8216;elhamdülillah&#8217; derim .&#8221;diye çok üzüldüm.Bunun bir keffareti olsun diye dükkanda ne varsa hepsini fakirlere dağıttım ve sonra pazarı terk ettim.</p>
<p>Büyük arif Ebu Talib-i Mekki (k.s) der ki:</p>
<p>&#8216;Allah Teala,Seri Sakati&#8217;nin (k.s) bu samimi niyeti ve güzel ahlakının karşılığını verdi;onun gönlünü dünyadan çekti,kendi muhabbetiyle doldurdu,onu muhabbet makamına yükseltti.Onu bu şekilde nefsinin kendini düşünmesine razı olmaması sebebiyle,ilahi rıza makamına ulaştırdı.&#8217;</p>
<p>Kuşeyri,Kuşeyri Risalesi,syf;75</p>
<p>Dilaver Selvi,Ateşin Yakamadığı Aşık</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/otuz-yil-istigfar-ettiren-bir-soz/">Otuz Yıl İstiğfar Ettiren Bir Söz</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/otuz-yil-istigfar-ettiren-bir-soz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefisle Savaş</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/nefisle-savas/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/nefisle-savas/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2014 22:03:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Dilaver Selvi]]></category>
		<category><![CDATA[Mesnevide Geçen Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefisle Savaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2246</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayyazi (k.s) anlatıyor: ”Şehid olmak ümidiyle, zırhsız, göğsüm açık bir şekilde yetmiş kere savaşa girdim. Tenimde ok yarası almadık yer kalmadı. Vücudum kılıç yaralarıyla kalbura döndü, fakat şehidlik nasip olmadı. Bunun üzerine nefsimle savaşmaya karar verdim. Halvete girdim. Çile çekmeye koyuldum.Devamlı riyâzet yapıyordum. Ölmeyecek kadar yiyip içiyor, çok az uyuyordum. Nefsimle olan mücadeleme, ara vermeden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nefisle-savas/">Nefisle Savaş</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/nefisle-savas/amel-ve-ahlak-2/" rel="attachment wp-att-17620"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-17620" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak.jpg" alt="" width="348" height="231" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak.jpg 600w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak-360x240.jpg 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak-277x184.jpg 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak-296x197.jpg 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak-570x380.jpg 570w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak-270x180.jpg 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak-585x390.jpg 585w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak-370x247.jpg 370w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak-236x157.jpg 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/amel-ve-ahlak-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 348px) 100vw, 348px" /></a>Ayyazi (k.s) anlatıyor:</p>
<p>”Şehid olmak ümidiyle, zırhsız, göğsüm açık bir şekilde yetmiş kere savaşa girdim. Tenimde ok yarası almadık yer kalmadı. Vücudum kılıç yaralarıyla kalbura döndü, fakat şehidlik nasip olmadı.</p>
<p>Bunun üzerine nefsimle savaşmaya karar verdim. Halvete girdim.</p>
<p>Çile çekmeye koyuldum.Devamlı riyâzet yapıyordum. Ölmeyecek kadar yiyip içiyor, çok az uyuyordum. Nefsimle olan mücadeleme, ara vermeden devam ettim.</p>
<p>Bir gün, bir topluluğun savaşa gitmekte olduğunu gördüm. Bende de savaşa gitme arzusu uyandı. Nefsim bana, Haydi, yürü savaş meydanına’ diyordu. Nefsimin, savaşın faziletlerini sayıp döküp beni teşvik etmesine hayret ettim. Şaşırdım kaldım.Çünkü nefis yaratılışı gereği ibadetten itaatten hoşlanmaz.Nefsime seslendim:</p>
<p>Ey nefis! Doğruyu söyle. Savaşa gitmek istemenin sebebi nedir?‘ Nefsim cevap vermeyince tehdit ettim:</p>
<p>Eğer doğruyu söylemezsen, seni daha fazla riyâzet yaparak perişan ederim. Mahvolursun’ dedim.</p>
<p>O anda nefsim, sessiz sedasız bir şekilde, güzel bir ifadeyle, içimden şöyle söyledi:</p>
<p>Sen yaptığın riyâzetlerle, her gün beni öldürüyorsun. Devamlı işkence görüyorum. Yemeksiz ve uykusuz bırakarak, yavaş yavaş canımı alacaksın. Üstelik benim çektiğim bu ıstıraplardan kimsenin haberi yok. Savaşta bir kez ölüp kurtulurum. İnsanlar senin yiğitliğini överler. Şehid olduğun için, adın sanın yayılır.’</p>
<p>Bunun üzerine nefsime,Hem münafık hem iki yüzlüsün. Bu dünyada münafık olduğun gibi ölümünden sonra da münafıksın. Ne bu dünyada müslüman oluyorsun ne de öbür dünyada. İki dünyada da işe yaramazsın’dedim.</p>
<p>Bu beden sağ oldukça, halvetten başımı çıkartmamaya söz verdim.”</p>
<p>***</p>
<p>Sûfîler, nefisle yapılan mücadeleyi büyük savaş olarak kabul ederler. Düşmanla yapılan savaş ise küçük savaştır.Nefisle yapılan büyük savaşta şehid olmanın önemini, Mevlânâ şöyle anlatır:</p>
<p>”Dünyada muhabbet kılıcı ile Allah yolunda şehid olmuş nice kişiler vardır ki, onlar dünyada âdeta ölmüş gibi görünürler.Aslında onlar yaşayan ölülerdir. Ölmeden evvel ölünüz’ hadis-i şerifinin sırrına mazhar olmuşlardır. Daha hayatta iken nefislerini öldürmüşlerdir. Onların yeryüzündeki bedenlerinde, ölmeden önce hayvanî nefisleri ölmüş, insanî ruhları diri kalmıştır. Onlar âhirete diri olarak giderler.”</p>
<p>Kaynak : Mesnevide Geçen Hikayeler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dilaver Selvi,Ateşin Yakamadığı Aşık</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/nefisle-savas/">Nefisle Savaş</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/nefisle-savas/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ateşin Yakmadığı Aşık</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/atesin-yakmadigi-asik/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/atesin-yakmadigi-asik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2014 21:57:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Ateşin Yakmadığı Aşık]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Ömer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yemende ortaya çıkan yalancı peygamber Esvedül-Ansi, o bölgede oturan Müslüman salihlerden Ebu Müslim Havlaniyi yanına çağırttı. Ona kendisini peygamber olarak seçtirmek istiyordu. Yanına gelince, Benim peygamber olduğuma şahitlik eder misin? diye sordu, Ebu Müslim Havlani (rah), Duymuyorum, kulağım sağır! diye cevap ver di. Esved, Muhammedin peygamber olduğuna şahitlik eder misin? diye sordu, Ebu Müslim, Evet, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/atesin-yakmadigi-asik/">Ateşin Yakmadığı Aşık</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/atesin-yakmadigi-asik/atesin-yakmadigi-asik-250x250/" rel="attachment wp-att-17621"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17621" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/atesin-yakmadigi-asik-250x250.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/atesin-yakmadigi-asik-250x250.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/atesin-yakmadigi-asik-250x250-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Yemende ortaya çıkan yalancı peygamber Esvedül-Ansi, o bölgede oturan Müslüman salihlerden Ebu Müslim Havlaniyi yanına çağırttı. Ona kendisini peygamber olarak seçtirmek istiyordu. Yanına gelince,</p>
<p>Benim peygamber olduğuma şahitlik eder misin? diye sordu, Ebu Müslim Havlani (rah),</p>
<p>Duymuyorum, kulağım sağır! diye cevap ver di. Esved,</p>
<p>Muhammedin peygamber olduğuna şahitlik eder misin? diye sordu, Ebu Müslim,</p>
<p>Evet, şahitlik ederim dedi. Esved tekrar,</p>
<p>Benim peygamber olduğuma şahitlik eder misin? diye sordu, Ebu Müslim tekrar,</p>
<p>Duymuyorum kulağım sağır! diye cevap verdi. Esved,</p>
<p>Benim peygamber olduğuma şahitlik eder misin? diye sordu,</p>
<p>Evet, şahitlik ederim dedi. Esved, sorusunu tekrar tekrar sordu, Ebu Müslim de (rah) aynı şekilde cevap verdi. Esved kızdı, onu cezalandırmak istedi. Büyük bir ateşe atıldı. Ateş ona hiçbir zarar vermedi. Ebu Müslim (rah) ateşin içinde namaz kılmaya başladı. Ateş Allahın (c.c) dostu Hz. İbrahimi (a.s) yakmadığı gibi, bu Hak aşığını da yakmamıştı. Esved hayret etti. Korktu. Etrafındakiler Esvede, Bu adamı buralardan uzaklaştır, yoksa size tabi olanların aklını çeler, yanınızda kimse kalmaz dediler.</p>
<p>Onun bu cesaret ve kerameti etrafa yayıldı. Olay Medine-i Münevvereye kadar ulaştı. Esved, Ebu Müslimin Yemeni terk etmesini emretti. O da kalktı Medineye geldi. Âlemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.v) vefat etmiş, yerine Hz. Ebu Bekir Sıddık (r.a) halife olmuştu.</p>
<p>Ebu Müslim (rah), bineğini mescidin dışına bağlayıp mescide girdi. Bir direğin arkasına durup namaz kılmaya başladı. Onamaz kılarken Hz. Ömer (r.a) kendisini gördü. Yanında durdu. Namazını bitirince, ona,</p>
<p>Kardeş sen neredensin? diye sordu. O da,</p>
<p>Yemendenim dedi. Hz. Ömer (r.a),</p>
<p>Şu yalancı peygamberin ateşe attığı fakat ateşin yakmadığı mümin kardeşimiz ne yapıyor? diye sordu, Ebu Müslim de,</p>
<p>O adam benim dedi. Hz. Ömer heyecanla,</p>
<p>Allah adına soruyorum, o gerçekten sen misin? diye sordu, Ebu Müslim,</p>
<p>Allah şahit, benim dedi. HZ. Ömer hemen Ebu Müslimin boynuna sarılıp alnından öptü, ağladı. Sonra onu alıp Hz. Ebu Bekir Sıddık (r.a) yanına götürdü, huzuruna oturttu. Onu tanıttı. Başından geçeni anlattı ve</p>
<p>Allaha hamdolsun, bu Ümmet-i Muhammedin içinde, Hz. Halil İbrahim gibi kendisini ateşin yakmadığı kimseyi, ölmeden önce bana gösterdi diye şükretti.</p>
<p>Ebu Nuaym,Hilyetü-l Evliya,2/150</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/atesin-yakmadigi-asik/">Ateşin Yakmadığı Aşık</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/atesin-yakmadigi-asik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Abid Olmak</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/gercek-abid-olmak/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/gercek-abid-olmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2014 21:48:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Abid Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Dilaver Selvi]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Aşık Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Abid Olmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2238</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abidlerden biri anlatıyor; Bir hac mevsiminde Mina&#8217;dan Arafat&#8217;a doğru gidiyordum.Yolda bir kadın ile karşılaştım.Üzerinde kıldan yapılmış bir elbise, başında yünden bir örtü, elinde bir tesbih ve asa vardı. Yüzünde de taat ve ibadet nuru parlıyordu. Allah Allah diye zikrederek hızlıca yürüyordu.Ben içimden; &#8220;Bu kadın, kendisini ibadet ehli göstermek isteyen birine benziyor&#8221; diye düşündüm. Ben öyle [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/gercek-abid-olmak/">Gerçek Abid Olmak</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/gercek-abid-olmak/gercek-abid-olmak-250x250/" rel="attachment wp-att-17610"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17610" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/gercek-abid-olmak-250x250.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/gercek-abid-olmak-250x250.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/gercek-abid-olmak-250x250-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a></p>
<p>Abidlerden biri anlatıyor; Bir hac mevsiminde Mina&#8217;dan Arafat&#8217;a doğru gidiyordum.Yolda bir kadın ile karşılaştım.Üzerinde kıldan yapılmış bir elbise, başında yünden bir örtü, elinde bir tesbih ve asa vardı. Yüzünde de taat ve ibadet nuru parlıyordu. Allah Allah diye zikrederek hızlıca yürüyordu.Ben içimden;</p>
<p>&#8220;Bu kadın, kendisini ibadet ehli göstermek isteyen birine benziyor&#8221; diye düşündüm. Ben öyle düşünürken ,kadın bana doğru baktı ve;</p>
<p>&#8220;Allah gizlediğiniz ve açıktan yaptığınız herseyi bilir &#8221; ayetini okudu. Ben kadının Allah&#8217;ın veli kullarından biri olduğunu anladım.Haline hayran oldum. Kendisine;</p>
<p>&#8220;Ey kadın, şu halinizle beni mestetttiniz,kalbim seninle meşgul&#8221; dedim. O bana,</p>
<p>Ey zavallı adam, her şeyim sana feda olsun, fakat arkanda benden daha güzel biri var&#8221; dedi.Ben de dönüp arkaya baktığımda hiç kimseyi göremedim. O zaman kadın bana yüksek sesle şunları söyledi;</p>
<p>Ey boş dava sahibi ve sevgi sözünde yalancı adam&#8230; Seven sevdiğine böylemi davranır?</p>
<p>Sen önce yüce Allah&#8217;ın hizmetinde olan kimselere karşı kötü düşüncelere girdin. Eğer sen buraya gerçekten Allah için gelseydin ve O&#8217;nu tanımadaki niyetinde sadık olsaydın, O seni kapısında durdurur, sadece kendisi ile meşgul ederdi.</p>
<p>Biz seni uzaktan görünce kendini ibadete vermiş bir abid zannettik.Biraz yakından görünce bu adam arif herhalde diye düşündük.Sözlerine bakınca bir aşığa benziyor dedik. Fakat öyle çıkmadın. Eğer sen gerçekten abid olsaydın, Allah&#8217;tan başkası ile meşgul olmazdın. Eğer arif olsaydın, O&#8217;nu bırakıp bana yönelmezdin. Eğer, söylediğin gibi aşık olsaydın, dönüp benden başkasına bakmazdın.</p>
<p>Kadın bunları söyledi ve hızlıca benden uzaklaştı. Giderken Şöyle diyordu;</p>
<p>Gerçekte Allah ile beraber olan kimse yoktur&#8230;O ancak kendi zatı ile beraberdir.</p>
<p>Gözden kaybolana kadar böyle söyledi. Allah kendisinden razı olsun.</p>
<p>Yafii, Ravdü&#8217;r Riyahin, syf;519,520</p>
<p>Dilaver Selvi-Ateşin Yakamadığı Aşık</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/gercek-abid-olmak/">Gerçek Abid Olmak</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/gercek-abid-olmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Resulullah Aleyhiselama Hürmetsizliğin Cezası</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/resulullah-aleyhiselama-hurmetsizligin-cezasi/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/resulullah-aleyhiselama-hurmetsizligin-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2014 21:43:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Dilaver Selvi]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlid]]></category>
		<category><![CDATA[Peygambere Hürmetsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Resulullah Aleyhiselama Hürmetsizliğin Cezası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2236</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medineli Şeyh Muhammed Sadaka’nın (rah) Muhammed Sadaka (k.s), Nakşibendî büyüklerinden bir zattır. Sultan II. Abdülhamid devrinde yaşamıştır. Oğlu Şeyh Abdülaziz (rah), bizzat yaşadığı şu olayı anlatmıştır: “Ben Suriye’de talebe idim. O bölgenin zenginlerinden birisi alemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz için mevlit okutuyordu. Mevlide biz de katıldık. Mevlitte Hz. Resûlullah’ın (s.a.v) doğum anını anlatan bölüm [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/resulullah-aleyhiselama-hurmetsizligin-cezasi/">Resulullah Aleyhiselama Hürmetsizliğin Cezası</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/resulullah-aleyhiselama-hurmetsizligin-cezasi/salavat-resmi-250x250/" rel="attachment wp-att-17607"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17607" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-resmi-250x250.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-resmi-250x250.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-resmi-250x250-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Medineli Şeyh Muhammed Sadaka’nın (rah) Muhammed Sadaka (k.s), Nakşibendî büyüklerinden bir zattır. Sultan II. Abdülhamid devrinde yaşamıştır. Oğlu Şeyh Abdülaziz (rah), bizzat yaşadığı şu olayı anlatmıştır:</p>
<p>“Ben Suriye’de talebe idim. O bölgenin zenginlerinden birisi alemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz için mevlit okutuyordu. Mevlide biz de katıldık. Mevlitte Hz. Resûlullah’ın (s.a.v) doğum anını anlatan bölüm okunurken cemaat ayağa kalktı. O sırada mevlitte bulunan bir hoca, ayağa kalkmadı. Hoca, mevlit sırasında ayağa kalkmanın dinde bir yeri ve delili olmadığını zannederek ayağa kalkmamıştı. Kimse ona karışmadı. Mevlit bitti. Dağıldık.</p>
<p>Ben okudum, medreseden mezun oldum. O bölgenin bir köyünde imamlık görevi aldım. Aradan onbeş sene geçmişti. Yine bölgenin zenginlerinden birisi Hz. Resûlullah’ın (s.a.v) doğumunu kutlamak için mevlit okutuyordu. Beni de çağırdılar, gittim. Mevlit okunmaya başlayınca cemaatin içinden birisi hemen ayağa kalktı, edebe geçti, ellerini bağladı, boynunu büküp okunan mevlidi öylece dinlemeye başladı. Ben, kim bu adam diye bakınca, kendisini tanıdım. Bu adam, onbeş sene önceki mevlitte ayağa kalkmayan hoca idi. Hayret ettim, sabırsızlıkta mevlidin bitmesini bekledim. Mevlitten sonra, hocanın yanına vardım. Kendimi tanıttım, o ilk karşılaştığımız mevlidi hatırlattım. Sonra edeple,</p>
<p>“Hocam, o gün öyle yaptınız, bu gün de böyle yaptınız. Lütfen bunun sebebini açıklar mısınız?” diye sordum. Hoca, anlatayım dedi ve şunları anlattı:</p>
<p>“Ben, Hz. Resûlullah’ın (s.a.v) doğum anını anlatan bölümü dinlerken ayağa kalmadığım o mevlitten sonra eve döndüm. O gece bir rüya gördüm. Bir grup insanla bir odada oturuyorduk. Birden herkes ayağa kalktı. Hz. Resûlullah’ın (s.a.v) geldiğini söylediler. Ben de kalkmaya davrandım, Hz. Resûlullah (s.a.v), bana, “Sen öyle kal!” dedi. O anda rüyadan uyandım, kendimi oturur vaziyette buldum, yerimden kalkamıyordum. Felç olmuştum. Yedi yıl felçli hâlim devam etti. Kendi ihtiyaçlarımı göremez oldum. Her hizmetimi hanımım yapıyordu. Namazlarımı yatakta, oturduğum yerde kılıyordum. Bir gün hanımım beni yıkadı, gusül abdesti aldırdı. Oturduğum yerde iki rekat hacet namazı kıldım. Ellerimi açıp yüce Allah’a yalvardım. Hz. Resûlullah’a (s.a.v) yöneldim, beni affedip şefaat etmesi için ağladım, sızladım. Saatlerce böyle devam ettim. Artık dua edecek ve ağlayacak takatim kalmamıştı. Bu yorgunluk içinde olduğum yerde uyuyakaldım.</p>
<p>Uykumda yine bir rüya gördüm. Rüyamda bir odada bulunuyordum. Etrafımda bir grup insan vardı. Herkes birden ayağa kalktı. Baktım ki Hz. Resûlullah (s.a.v) odaya teşrif etti. Alemlere rahmet Efendimiz (s.a.v) bana doğru baktı ve tebessüm ederek,</p>
<p>“Ayağa kalkabilirsin” buyurdu. Birden rüyadan uyandım. Baktım ki ayaktayım. İyi olmuştum. Ben de, ‘Bundan sonra ne zaman Hz. Resûlullah’ın (s.a.v) mevlidi okunursa, başından sonuna kadar ayakta dinleyeceğim diye Allah’a söz verdim, yemin ettim. Onun için böyle yaptım.”</p>
<p>Bu olayı dinleyen ve mevlit sırasında ayağa kalkmanın dindeki delilini soran yirmi kadar âlim,</p>
<p>‘Bu delil bize yeter’ demişlerdir.</p>
<p>Dilaver Selvi, Ateşin Yakamadığı Aşık, syf;118-120.</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/resulullah-aleyhiselama-hurmetsizligin-cezasi/">Resulullah Aleyhiselama Hürmetsizliğin Cezası</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/resulullah-aleyhiselama-hurmetsizligin-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Resulullah&#8217;a Salavat Getirmek</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/resulullaha-salavat-getirmek/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/resulullaha-salavat-getirmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2014 21:39:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Gazali]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Resulullah'a Salavat Getirmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tabiinden Abdülvahid b. Zeyd (r.a) anlatıyor: Hac farizasını yerine getirmek için yola çıktım.Bu yolculukta adamın biri bana arkadaşlık etti. Bu adam,otururken,kalkarken,yürürken hasılı her işinde Resulullah&#8217;a (sav) salavat getiriyordu.Bunun sebebini sorduğumda şöyle dedi. &#8221;Mekke&#8217;ye ilk gidişimde yanımda babam da vardı.Hac vazifesini bitirip geri dönmüştük.Yolda konaklardan birine uğradık. Orada uyumuştum.Uykumda biri geldi ve, &#8216;Kalk baban öldü;Allah (c.c) [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/resulullaha-salavat-getirmek/">Resulullah’a Salavat Getirmek</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/resulullaha-salavat-getirmek/salavat-4/" rel="attachment wp-att-17604"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-17604" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat.png" alt="" width="356" height="237" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat.png 480w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-360x240.png 360w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-277x184.png 277w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-296x197.png 296w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-270x180.png 270w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-370x247.png 370w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-236x157.png 236w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/12/salavat-300x200.png 300w" sizes="(max-width: 356px) 100vw, 356px" /></a>Tabiinden Abdülvahid b. Zeyd (r.a) anlatıyor:</p>
<p>Hac farizasını yerine getirmek için yola çıktım.Bu yolculukta adamın biri bana arkadaşlık etti. Bu adam,otururken,kalkarken,yürürken hasılı her işinde Resulullah&#8217;a (sav) salavat getiriyordu.Bunun sebebini sorduğumda şöyle dedi.</p>
<p>&#8221;Mekke&#8217;ye ilk gidişimde yanımda babam da vardı.Hac vazifesini bitirip geri dönmüştük.Yolda konaklardan birine uğradık. Orada uyumuştum.Uykumda biri geldi ve, &#8216;Kalk baban öldü;Allah (c.c) onun yüzünü simsiyah etti&#8217; dedi.Korku içinde uyandım,hemen babamın üzerindeki örtüyü kaldırdım,bir de ne göreyim,babam ölmüş ve yüzü simsiyah olmuştu.İçimi bir korku ve ürperti kapladı.Böyle üzüntü ve keder içinde beklemekte iken uyuya kalmışım.Rüyamda elleri demir sopalı dört siyah adam babamın baş ucuna dikilmişlerdi..Tam o esnada güzel yüzlü üzerinde yeşil elbiseli bulunan bir adam çıkageldi ve onlara, &#8216;Onun yanından uzaklaşın &#8216; dedi.Babamın yüzünü eliyle sıvazladıktan sonra yanıma geldi ve, &#8216;Kalk ,Allah (c.c) babaının yüzünü bembeyaz etti&#8217; dedi.</p>
<p>Ben, &#8216;Anam babam sana feda olsun,sen kimsin? dedim.O,</p>
<p>&#8216;Ben Muhammed&#8217;im (sav) dedi. Uykudan uyandım. Hemen babamın baş ucuna gidip örtüyü kaldırdım, yüzü bembeyaz olmuştu. İşte o günden sonra sürekli Resulullah&#8217;a (sav) salavat getiriyorum.&#8217;</p>
<p>İmam-ı Gazali (k.s) ihya 5/263</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/resulullaha-salavat-getirmek/">Resulullah’a Salavat Getirmek</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/resulullaha-salavat-getirmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bunun Neresi Cennet</title>
		<link>https://www.ilimcephesi.com/bunun-neresi-cennet/</link>
					<comments>https://www.ilimcephesi.com/bunun-neresi-cennet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2014 11:37:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kıssa-Menkıbe-Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Hacer]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Hacer Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun Neresi Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Dilaver Selvi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilimcephesi.com/?p=2231</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyük İslam alimi Hafız İbn Hacer Rahmetullahi aleyh güzel giysiler içinde, haşmetli bir halde, büyük bir cemaatle birlikte bir pazar yerine uğradı. O böyle pazarda dolaşırken, pejmürde ve eski kıyafet içinde, yağlara bulanmış bir vaziyette sıcak zeytin yağı satan bir yahudi, kendisine doğru yaklaşıp atının yularından tuttu ve; &#8220;Ey Şeyhü&#8217;l-İslam, siz Peygamberinizin, &#8220;Dünya mümin için [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bunun-neresi-cennet/">Bunun Neresi Cennet</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilimcephesi.com/bunun-neresi-cennet/dsc_0737-250x250/" rel="attachment wp-att-17108"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-17108" src="http://ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/dsc_0737-250x250-1.jpg" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/dsc_0737-250x250-1.jpg 250w, https://www.ilimcephesi.com/wp-content/uploads/2014/11/dsc_0737-250x250-1-100x100.jpg 100w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a>Büyük İslam alimi Hafız İbn Hacer Rahmetullahi aleyh güzel giysiler içinde, haşmetli bir halde, büyük bir cemaatle birlikte bir pazar yerine uğradı. O böyle pazarda dolaşırken, pejmürde ve eski kıyafet içinde, yağlara bulanmış bir vaziyette sıcak zeytin yağı satan bir yahudi, kendisine doğru yaklaşıp atının yularından tuttu ve;</p>
<p>&#8220;Ey Şeyhü&#8217;l-İslam, siz Peygamberinizin, &#8220;Dünya mümin için zindan, kâfir içinse bir cennet gibidir&#8221; (Müslim,Zühd 1) dediğini söylüyorsunuz. Şu hâlimize göre, sen nasıl hapistesin ve ben nasıl bir cennetteyim?&#8221; diye sordu. İbn Hacer rahmetullahi aleyh;</p>
<p>&#8220;Ben, bir mümin olarak yüce Allah&#8217;ın bana ahirette hazırladığı nimetlerin yanında şu hâlimle sanki bir hapiste gibiyim. Sen ise eğer iman etmeden ölürsen ahirette senin için hazırlanan azabın yanında bu halinle cennette gibisin!&#8221; diye cevap verdi.Bu cevap üzerine yahudi müslüman oldu.(Münavi Feyzü-l Kadir,6/3280)</p>
<p>Dilaver Selvi,Ateşin Yakamadığı Aşık</p>The post <a href="https://www.ilimcephesi.com/bunun-neresi-cennet/">Bunun Neresi Cennet</a> first appeared on <a href="https://www.ilimcephesi.com">İlim Cephesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.ilimcephesi.com/bunun-neresi-cennet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
